Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.991.301

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Günahı Küçük Görmek Gibi Musîbet Yoktur

Muhammed bin Ebû Verd hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bağdât'ta yaşadı. Mîlâdî dokuzuncu asrın ikinci yarısında vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin yakınlarından olup, onun, Sırrî-yi Sekatî'nin, Hâris-i Muhâsibî'nin, Bişr-i Hafî'nin ve Ebü'l-Feth el-Hammâl'in sohbetinde bulundu. Tasavvufta yetişip, yükseldi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kibris Halkina Sultan Selim’in Fermani

II. Selim, Kıbrıs'ın fethini tamamladıktan sonra he­men, Venedikliler devrindeki şiddetli baskı idaresinin iz­lerini silmiş; araziye bağlı esaret demek olan feodalite sistemini kaldırmış ve yerli gayr-i müslimlere meşru da­irede tam bir din hürriyeti tanımıştır. Ada, Kıbrıs Eyaleti haline getirilip Tarsus, Alâiye ve İçel buraya bağlandıktan sonra, ilk Osmanlı valisi zamanında yapılan bir nüfus sayımına göre, 120.000 erkek nüfusu bulunan Kıbrıs halkı arasında hak ve adaletin tesisi için gönderi­len 23 Zilhicce 979/1572 tarihli şu ferman, Osmanlı Devleti ve Kıbrıs münasebetleri açısından tarih içinde parlayan altın bir sayfadır. Belgenin asıl metnini ve sonra da sadeleştirilmiş şeklini beraber okuyalım: Fermanın Asıl Metni:

Vehbi Tülek

Git HünkÂrdan Ferman Getir...

Vehbi Tülek

Zirhimi Giyinip Kilicimi Kuşandim

Vehbi Tülek

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

Aylaklıktan, başıboşluktan usanan, bunun çıkar yol olmadığını anlayıp doğru yola gelmeye karar veren mirasyedi bir adam, padişaha çıkıp, doğruluktan ayrılmadan, dürüstçe yaşamak için kendisine bir yol göstermesini istedi. Padişah da adama ağzına kadar dolu bir fıçı zeytinyağı verdi. Bunu tek bir damla bile dökmeden şehrin bir ucundan öbür ucuna götürmesini, bir damla dahi döktüğü takdirde hemen orada boynunun vurulacağını söyledi. Yanına da kontrol için yalın kılıç iki gözcü verdi. Adam fıçıyı kralın buyruğuna uygun şekilde, bütün gücünü, dikkat ve zekasını kullanarak bir damla bile dökmeden şehrin bir başından öbürüne götürdü. Sonra geri dönüp kralın huzuruna yeniden çıktı. Verilen görevi eksiksiz yerine getirdiğini söyledi. Padişah, adama sordu:

Canli Kuzu

Vehbi Tülek

Attiği Her Taş Hedefine Ulaşiyordu

Vehbi Tülek

Yüz Sopa

Vehbi Tülek

10 - Bir Daha Gelmemize Hacet Kalmaz

Vehbi Tülek

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Huri Kizi İstiyorum

Vehbi Tülek

Gül Baba’nin Cenaze Namazi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sünnet-i Hasene Ve Sünnet-i Seyyie

İbn-i Cemâl el-Mısrî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh ve hadîs âlimidir. 1002 (m. 1593) senesinde Mekke’de doğdu. Zamanındaki meşhur âlimlerden ilim tahsil ederek icazet aldı. Daha sonra Mekke’de, Mescid-i Harâm’da Kur’ân-ı kerîm kırâatini ve diğer ilimlerin tedrisâtını yürütmek için kendisine vazîfe verildi. Kendisinden birçok meşhûr âlim, ilim tahsil etti. 1072 (m. 1661) senesinde Mekke’de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şefaati Seçtim Ve Size Haber Vermek Istedim

Vehbi Tülek

Cemâlüddin Muhammed bin Dübeysi hazretleri hadis hafızı ve kıraat âlimidir. 558'de (m. 1163) Irak'ta Vâ­sıt'ta doğdu. Burada hadis öğrendi ve hafızlık derecesine yükseldi. Sonra Bağ­dat'a yerleşen İbnü'd-Dübeysi kıraat okutmaya başladı. 637 (m. 1239)'da vefat etti. Şöyle nakletti:

Ali Müzeyyen'i Kurtaran Yılan!..

Vehbi Tülek

Şeytanın Pek Çok Hîlesi Vardır

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Mervezi hazretleri hadis ve Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. Türkistan'da Merv'de doğdu. 211 (m. 826)'da İran'da Nişâbûr'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Ahmed Gaznevî

Vehbi Tülek

Saçaklı Şeyh

Vehbi Tülek

Ümm-i Habîbe (radıyallahü Anhâ)

Vehbi Tülek

Ebü'l-abbâs'ın Velî Kızı Ve Damadı

Vehbi Tülek

"vah Hârûn Reşîd... Vah...

Vehbi Tülek

Gönül Huzûru Ile Duâ Etmelidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Cünnetü'l-esmâ

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek