Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.324.265

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah’ın Takdirine Bağlanan Cennetliktir

Mevlânâ Ârif-i Dikgerânî hazretleri "Silsile-i aliyye" adı verilen büyük âlim ve velilerden Seyyid Emîr Külâl hazretlerinin dört halifesinden ikincisidir. Buhara civarındaki Dikgerân köyünde doğdu. Miladi 14. yüzyıl başlarında orada vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kibris’in Fethi

1569 Haziran ayında İskenderiye yakınlarında Nil teknelerinin yolunu kesen Venedik korsanlarının Müslümanları esir alıp Kıbrıs'ta satmaları olayına çok hiddetlenen Selim Han, derhâl Venedik'e bir elçi göndererek Kıbrıs'ın Osmanlı Devletine terkini istedi. Bu isteğin Venedik tarafından reddi üzerine sefer hazırlıklarına başlandı.Aslında Kıbrıs'ın Osmanlı Devletince fethini mecbûri kılan birçok sebep vardı. Osmanlı Devletini, hâkimiyeti altındaki Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine ulaştıran kara yollarının, uzun, yorucu ve yetersiz olmasına karşılık, Kıbrıs üzerinden bu ülkelere her türlü lojistik destekler daha çabuk, rahat ve ekonomik olarak ulaştırılabilirdi. Ancak Kıbrıs'ın, büyük deniz gücüne sâhip Venedik Cumhûriyetinin elinde bulunması bu imkânı ortadan kaldırmaktaydı. Ayrıca Kıbrıs veya yakınlarından geçen Osmanlı ticâret ve hacıları taşıyan yolcu gemileri, Akdeniz'de Hıristiyan korsanları tarafından vurularak soyuluyor, Venedik de bu korsanları himâye ediyordu.İkinci Selim Han, hazırlıkları bitirdikten sonra, Kıbrıs serdârlığına Lala Mustafa Paşa yı tâyin etti ve 15 Mayıs 1570'te donanma İstanbul'dan ayrıldı. Lala Mustafa Paşa, bütün Avrupa devletlerinin Venedik'e yardım etmelerine rağmen, şiddetli çarpışmalar sonunda 8 Eylül 1570'te Lefkoşe'yi 1 Ağustos 1571'de de Magosa'yı alarak Kıbrıs'ın fethini tamamladı.

Vehbi Tülek

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi

Vehbi Tülek

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’in Hal’i

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhanid Han'ı hal' için saraya gelen Hâl heyeti karşısında sultanın vakur ve soğukkanlı tutumunu hadisenin canlı şahidi kızı Ayşe Sultandan dinleyelim: 'Cevat Bey içeri girerek Milli Meclis'ten heyet geldiğini haber verdi. Babam 'Buyursunlar' dedi. Başkâtip önde olarak gelen heyet içeri girdi. Dört kişi idiler. Babamın karşısına sıra ile durup kısa birer selâm verdiler. Babam mukabele etti. Gelenler Arnavut Esat Toptani, Laz Arif Hikmet Paşa, Ermeni Aram Efendi ve Yahudi Karaso Efendi idi. Başta duran Esat Toptani yekten, -Millet seni azletti, dedi. Babam metin ve gür bir sesle, -Zannedersem hâl'etti demek istiyorsunuz. Pek âlâ!. Buna gösterilen sebep nedir, diye cevap verdi.

Bu Devletin Dediği Yapilir

Vehbi Tülek

Bendeniz Bîperva Geçerim

Vehbi Tülek

Zenbilli Ali Efendi

Vehbi Tülek

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

Hazin Göç

Vehbi Tülek

Occhiali (kiliç Ali Paşa)

Vehbi Tülek

Onlar Benim Kullarim Değildir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Osman Nûri Efendi

Osman Nûri Efendi, İzmir'de doğdu. On dokuzuncu asrın sonlarında yine aynı yerde vefât etti. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin halifelerinden Abdülfettâh-ı Akri hazretlerinin sohbeti ile şereflendi. 1861 (H.1277) senesinde Mekke-i mükerremeye varıp, haccını ifâ etti. Orada yıllarca insanlara doğru yolu gösterip, ibâdet etmekle meşgûl oldu. Sonra İzmir'e döndü. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Beşiktaşlı Yahyâ Efendi

Vehbi Tülek

Yahyâ Efendi, İstanbul'da yetişen büyük velilerdendir. 1494 (H.900) senesinde Trabzon'da doğdu. Kânûni Sultan Süleymân da Trabzon'da aynı sene aynı haftada doğdu. Kânûni dünyâya geldiğinde, annesi Âişe Hafsa Sultanın sütü kesilmişti. Bunun üzerine Kânûni'yi Yahyâ Efendinin annesi emzirdi. Kânûni ile süt kardeşi oldular. Kânûni Sultan Süleymân, padişah olunca, ona çok yakın alâka gösterdi. Çok hürmet edip, işlerinde onunla istişare ederdi. Birlikte çok menkıbeleri vardır.

Yahyâ Efendi 1569 (H.977) senesinde İstanbul'da vefât etti. Kabr-i şerifi, Beşiktaş ile Ortaköy arasında yaptırdığı ve kendi adıyla anılan câminin yanında olup, ziyâret mahallidir.

Yahyâ Efendi, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Ebû Yühmid Bakıyye

Vehbi Tülek

Ezân, Herkese Bildirmek Demektir

Vehbi Tülek

Rebî bin Süleymân Murâdî hazretleri İmam-ı Şâfiî’nin talebelerindendir. 174 (m. 791)’de Mısır’da doğdu. Kısa zamanda İmam-ı Şâfiî hazretlerinin ileri gelen talebeleri arasına girdi. Fustat’taki Amr bin Âs Camii'nde müezzinlik yapan, bundan dolayı “Müezzin” lakabıyla anılan Rebî, 270 (m. 884)’de vefat etti. Buyurdu ki:

Cimrilikten Ve Isrâftan Son Derece Sakının!

Vehbi Tülek

Abdülgaffar Efendi

Vehbi Tülek

Mısır’ın Fethi Sana Müyesser Olacak!

Vehbi Tülek

Tufeyl Bin Amr (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Hacı Feyzullah Efendi

Vehbi Tülek

Vaktini Boş Şeylerle Geçirme Kardeşim

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Arafatta Görüşürüz

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

İsmail Hakki Efendi

Sarik Ve Sakal

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek