Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.606.001
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Babası Üçüncü Murâd Hanın vefatından on bir gün sonra 17 Ocak 1595 târihinde Manisa'dan İstanbul'a gelip, sultan ilân edildi. İlk icrââtı, devlet ve saltanatın emniyetini kuvvetlendirip, tâyinlerde bulunmak oldu. Ulemâdan Sadeddin Efendiyi hocalığına, Ferhad Paşayı Sadrâzamlığa, Halil Paşayı da Kaptan-ı deryalığa tâyin etti. 1593'ten beri devam eden Avusturya harpleri esnasında, papa Sekizinci Clément'in teşvik ve propagandalarıyla, ahâlisi Hıristiyan olan Osmanlı Devletine tâbi Erdel, Eflâk ve Boğdan Voyvodalıkları Türklere karşı isyân ettiler. Sadrâzam Ferhâd Paşa, Eflak Seferi için Serdâr-ı ekrem tâyin edildi. 14 Mayıs 1595'te Eflak ve Boğdan'ın imtiyazlı prenslik statüsü kaldırılıp vilâyet hâline getirilerek, vâliler tâyin edildi.
Ordu-yu Hümayun sefere gidiyordu. İlk mola Gebze yakınlarında verildi. Ordunun geçtiği yollar bağlık bahçelikti. Asmalar salkım salkım üzüm, ağaçlar elma doluydu. Yavuz Sultan Selim Han bir an düşündü: "Acaba askerim, sahibinden izinsiz üzüm veya elma koparıp yer mi?" hemen Yeniçeri Ağasını çağırdı ve: "Ağa! Fermanımızdır. Bütün askerin heybeleri yoklansın. Bir elma veya üzüm çıkan asker derhal huzura getirilsin!" diye emretti. Yeni çeri Ağası, birkaç saat içinde bütün askerin heybelerini arattırdı. Daha sonra Sultan Selim Hanın huzuruna gelerek: "Hünkarım! Bütün askerin heybelerini araştırdık. Bir tek üzüm veya elma bulamadık. Asmaları ve elma ağaçlarını da inceledik. Koparılma izine rastlamadık" dedi. Bu habere çok sevinen Sultan, elerini açarak "Yâ Rabbi, sana sonsuz hamd-ü senalar olsun. Bana haram yemeyen bir ordu nasip ettin. Eğer asker içinde bir nefer sahibinden izinsiz bir meyve koparıp yeseydi, Mısır seferinden vazgeçerdim" dedi. Sonra Yeniçeri Ağasına dönerek: "Çünkü Ağa! Haram yiyen bir ordu ile beldelerin fethi mümkün olamaz" dedi.
Osman Ukayli hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. 1135 (m. 1722)'de Haleb'de doğdu. 1193 (m. 1779)'da orada vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
İbn-i Şübrime hazretleri Tabiînden meşhûr hadîs ve fıkıh âlimidir. 72 (m. 691) senesinde doğdu. 144 (m. 761) senesinde vefât etti. Kûfe’de yaşamıştır. İbn-i Mâce hariç, rivâyetleri diğer Kütüb-i sitte kitablarında yer alır. Buyurdu ki:
Fatih Sultan Mehmed Han'ın başveziri Mahmûd Paşa, evinde bir dâvet tertib etti. Dâvete, hurûfi yolunda olan sapıklar da çağırıldı. Fahreddin Acemi de perde arkasına saklanmış, onları dinliyordu. Sohbet ilerleyince, Mahmûd Paşa, kendilerini çok sevdiğini ve her dertlerini çekinmeden kendisine açabileceklerini söyledi. Vezirin bu aşırı sevgi ve muhabbetinden dolayı onu kendisinden zanneden bu kimseler, fırkalarının iç yüzünü anlatmaya başladılar. "Her testi içine konulanı sızdırır" sözü gereğince sapıklıklarını ve küfürlerini açıkladılar. Hattâ:"Allahü teâlâ (hâşâ) Fadlullah'a (Hurûfilik bozuk yolunun kurucusu olup, 1393 senesinde Timûr Hanın oğlu Mirân Şah tarafından öldürülmüştü.) hulûl etmiştir." dediler.