Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.060.955

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nazardan Ve Şeytanların Şerrinden Korunmak Için

Ahmed Kastalânî hazretleri fıkıh, hadîs ve kırâat âlimidir. 851 (m. 1448) senesinde Kâhire’de doğdu. 923 (m. 1517)’de aynı yerde vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ii. Adülhamid Suikasti

21 Temmuz 1905 Cuma...Yıldız Camii, her hafta olduğu gibi yine hıncahınç dolu. Salâ verilirken Sultan Abdülhamid Han abdest tazeledi. Namaz vaktine doğru Baş Mabeyinci yaklaştı:-Arabanız hazır Efendimiz...dedi.Sultan teşekkür etti. En yeni elbiselerini giydi. Güzel kokular süründü. Yavaş yavaş yürümeye başladı. Her zaman olduğu gibi sade ve açık bir faytona bindiler. Yıldız sarayından, Yıldız Camiine kadar yol kenarları lebaleb doluydu. Müslim-Gayri Müslim tebaadan Türkler, Arap, Boşnak, Arnavut, Kürt ve Çerkesler kadar, Rum, Musevi ve Ermeniler de dikkat çekiyordu. Memleketimizi gezmeye veya iş icabı gelen yabancılar, Büyük Hakanı ancak Cuma günleri görebilirlerdi. Bu yüzden yol boyunca onlar da sıralanmışlardı.-Padişahım çok yaşa...-Allah seni başımızdan eksik etmesin...sesleri ve alkışlar arasında ilerleyen Padişah, selamlara karşılık veriyordu.

Vehbi Tülek

Fransiz Kadinlarin İftar Ve Teravih Seyri

Vehbi Tülek

Kefeni Kanlar İçindeydi

Vehbi Tülek

Belgraddan Bağdada

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi, Belgrad'dan Bağdat'a gitmek üzere yola çıkan fakir bir kimsenin, yeme-içme dahil beş kuruş harcamadan, huzur içinde yolculuk yapabildiğini yazmaktadır. İşte gerçek seyahat hürriyeti budur. Seyahat hürriyeti olup, adamın cebinde gezecek parası yoksa, bu nasıl seyahat etsin? Vakıf kervansarayların kapıları akşama kadar açık durur, ortalık karardıktan sonra kapılar kapanır, vakıf sahibinin vazifelendirdiği kapıcılar, kapının arkasında yatarlardı. Gece bir yolcu geldiğinde, kapıları açıp yolcuyu içeri alırlar; vakıftan, hayvan sahibinin hayvanına yem, kendilerine de yemek çıkarırlardı. Gece içeri gireni bir daha dışarı bırakmazlardı.

Mimar Sinan Ve Süleymaniye Camii

Vehbi Tülek

Destileri Kirmasinlar

Vehbi Tülek

Cephede Bir Bayram Namazi

Vehbi Tülek

“pösteki Saymak”

Vehbi Tülek

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Vehbi Tülek

43 - Sakin Yemeyiniz, O Et Zehirlidir

Vehbi Tülek

Sizler Şahid Olun

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

"allâmet-ül-islâm" Hazret-i A'meş

Hazret-i A'meş, hadis ilminde hâfız (yüz bin hadis-i şerifi râvileri ile birlikte ezberlemişti), sikâ, güvenilir, sağlam bir zât olup, ilmi ve fazileti çok yüksekti. İlminin çokluğu sebebiyle kendisine "Allâmet-ül-İslâm"; sıdkı, doğruluğu dolayısıyla da "Mushaf" denilmiştir. Zamânında, Kûfe'de Allahü teâlânın kitâbını onun kadar iyi okuyan, onun kadar güzel söz söyleyen, onun kadar anlayışlı, sorulan her suâle onun kadar süratle cevap veren biri yoktu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebu Hâtim Hanzâlî

Vehbi Tülek

Ebu Hâtim Hanzâli hazretleri hadis hafızıdır. 195'te (810) İran'da Rey şehrinde doğdu. Orada hadis tahsiline başladı. Daha sonra çe­şitli ilim merkezlerini dolaşarak Ahmed bin Hanbel ve Buhâri başta olmak üzere birçok âlimden ders aldı. 277 (m. 890)'da Rey'de vefat etti. Naklettiği bazı hadis-i şerifler:

Koca Efendi

Vehbi Tülek

Kişinin, Nefsi Ve Hevâsı Ile Cihâdı

Vehbi Tülek

Nâzillili Mehmed Efendi, evliyânın büyüklerindendir. Nâzilli'de doğdu. 1300 (m. 1883)'de Mekke-i mükerremede vefât etti. "Hazinet-ül-esrâr" adlı eserinden bazı bölümler:

İnsan, Beden Değil Ruh Demektir

Vehbi Tülek

Ayasolug Çelebisi Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

İzzeddîn Alî Cezerî

Vehbi Tülek

Dinimizde Kumar Kesin Olarak Haramdır

Vehbi Tülek

O Zata Karşı Edebi Asla Terk Etme

Vehbi Tülek

Hadîs âlimi Abdullah Harrâz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Arafatta Görüşürüz

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Firkateyne Bininiz

Bereketi Var Mı?

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek