Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.760.963

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tehlikelerden Gücünüz Yettiği Kadar Sakınınız!

Nesîb Efendi Osmanlı şeyhülislâmlarındandır. 1842 (H.1258) senesinde Üsküp'te doğdu. İlk tahsîlini Liphova'da yaptı. Orada Rufâî tarîkati Gülşeniye koluna mensup meşhur velîlerden Şerefüddîn Şuayb Efendiye intisab ederek icâzet aldı. 1863'te İstanbul'a giderek Fâtih medresesinden mezun oldu. Çeşitli devlet kademelerinde çalıştı. 1911'de şeyhülislâmlığa getirildi. 1912'de İttihât ve Terakkî Partisinin baskısı sonucu görevinden ayrıldı. 11 Mart 1914'te (H.1332) vefât etti. Muhyiddîn-i Arabî hazretlerinin eserlerinden yaptığı bâzı tercümeleri Müntehebât adıyla neşretti. Bu eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ravza-i Murad’da Açan Gül

Osman Gâzi'nin, oğlu Orhan Gâzi'ye: "Istanbul'u al, gülzâr yap" diye vasiyet ettigi rivayet edilir. Uzun yıllar sonra, torunlarından II. Murad, bir gün sabah namazını kılmış, seccadesinde Kur'ân-ı Kerim okuyordu. Sûre-i Muhammed'i bitirmek, Sûre-i Feth'e baslamak üzereydi ki bir oğlunun daha dünyaya geldigini müjdelediler. Murad Han Gazi: "Ravza-i Murad'da bir gül-i Muhammedi açti" dedi ve sevinç gözyaşları döktü. Hicret'in 835. yılıydı. Ve 12 Recep 835 Cuma günü, vezirlerin, emirlerin ve âlimlerin hazır bulunduğu bir toplantıda, iki rekât şükür namazı kıldıktan sonra, kucağına verilen kundaklı bebeğin kulaklarına tekbir ve ezanlarla üçer defa "Mehmed" diye seslendi: "Şu Sehzâde Mehmed'imin kudûmü şânına âleme gülâb-i meserret saçılsın" dedi. Mehmed, iki cihan Peygamberi'nin adıydı ve "gül" Peygamber Efendimiz'in remziydi. Şehzâde Mehmed'in ebesinin adı Gülbahar'dı. Eşlerinden birinin adi Gülşah, birinin adı da yine Gülbahar'di. Ve dünyanın en güzel gülü onun ellerinde açıldı: İstanbul! Osman Gazi'nin vasiyeti yerine gelmis, İslâmbol "gülzâr" yapılmıştı. Bir gün nakkaş Sinan Bey, Hz. Fatih'in bir portresini yaptı; bir gül kokluyordu Hz. Fâtih, pek zarif bir gül. Büyük mânâlar taşıyan bir gül...

Vehbi Tülek

Nadir Şah Ve I. Mahmûd Han

Vehbi Tülek

Yeniçeri Ocağinin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

110 - Fatih'in Sirri

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Han, yapacağı işlerden kimseye bir şey bahsetmezdi. Hatta ordu sefere çıkar, günlerce yol alır, yine de kimse nereye gidileceğini bilemezdi. Bir sefer esnasında Gebze'de vefat ettiğinde bile, nereye sefer yapılacağını kimse bilmiyordu ve bu yüzden ordu İstanbul'a geri dönmüştü.Bir gün yine bir sefer için İstanbul'dan yola çıkılmıştı. Vezirlerden biri, padişahın ne kadar ketum olduğunu bildiği halde, yine de şansını denemek için huzura çıkarak, nereye sefer yapıldığını sormak cüretinde bulundu. Fatih ona:-Paşa, sen sır tutmasını bilir misin? Diye sordu. O da, nihayet kendisine bir sır verileceği ümidiyle, sevinçli bir şekilde cevap verdi:-Evet hünkarımPadişah da ona:-Ben de sır tutmasını bilirim. Sır, bir kimseye söylenirse, sır olmaktan çıkar paşa. Eğer sakalımın tellerinden biri, yamak istediklerimden birini bilseydi, bütün sakalımı keserdim, cevabını verdi.

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Namuskarliklari

Vehbi Tülek

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Vehbi Tülek

CÂmide Nargile

Vehbi Tülek

Ermeni Zulmünün Canli Şahitleri

Vehbi Tülek

Moskoftan Padişah Olur Muymuş Be!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Söz Dinlemenin Mükafatını Gördü!

Büyük mutasavvıf Ahmed bin Hadraveyh hazretleri fakirlere, gariblere acır, onları himâye ederdi. Buyurdu ki: "Yoksullara hizmet eden, şu üç şeyle mükâfatlandırılır: Tevâzu, edep güzelliği, cömertlik."
Bir kimse Ahmed bin Hadraveyh hazretlerine gelip; "Fakir ve bitkin bir kimseyim, sıkıntıdan kurtulmam için bana bir yol gösterir misiniz?" dedi. Onun bu arzusu üzerine; "Git bütün mesleklerin ve yapılan işlerin isimlerini ayrı ayrı yaz. Bir torbaya doldur bana getir" dedi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmran Bin Husayn (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

İmran bin Husayn hazretleri, Eshab-ı kiramdandır. Huzaa kabilesinden olup, Hayber Gazasında, kız ve erkek kardeşi ile birlikte Müslüman olmuştur. Babasından evvel iman etmiştir. Babası Husayn, Peygamber Efendimizin yanına gelince, uygunsuz davranacağını sandığı için ayağa kalkmadı. Peygamber Efendimizin dâvetini kabul edip şehadet kelimesini getirmesi üzerine, yerinden kalkıp babasının elini ayağını öptü. Sırf Allah rızasını gözeterek yapılan bu hareket karşısında Peygamber Efendimizin ağladığı da nakledilmektedir...

İman, Allahü Teâlânın Fazlıdır, Ihsânıdır

Vehbi Tülek

Hadîs âlimi Abdülalâ Kureşî

Vehbi Tülek

Abdüla'lâ Kureşi hazretleri, büyük velilerden ve hadis âlimlerindendir. Adı Abdüla'lâ, babasının adı Abdila'lâ'dır. İbn-i Şerâhil Kureyşi ismiyle de bilinir. Lakabı Ebû Hûmâm'dır. 804 (H.189) senesinde vefât etti...
Abdüla'lâ Kureşi hazretleri, iyi bir tahsil gördü. Hamid-i Tavil; Yahyâ bin Ebi İshâk, Ceriri, Yûnus bin Ubeyd, Ma'mer bin Râşid, Said bin Ebi Arûbe ve Dâvûd bin Ebi Hind gibi devrinin büyük âlimlerinden ilim öğrendi ve hadis-i şerif bildirdi.

Kişi, Sevdiği Ile Berâberdir

Vehbi Tülek

Fas Evliyâsından Abdüsselâm Bin Meşiş

Vehbi Tülek

"allahü Teâlâya âşık Olanlar, Allah Kelâmını Dinlesinler!

Vehbi Tülek

İyilik Yaptığı Zaman Sevinen, Mümindir

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Nîmetleri Güneş Gibi Meydandadır

Vehbi Tülek

Şâfiî Fıkıh âlimi Ebû Bekr Eş-şelî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Zamanın Şam valisi bir gün, Emeviyye Câmii'ne girdi. O sırada içerde Şam'ın büyük âlimi Şeyh Said el-Halebi, cemaate ders anlatıyordu. İbrahim Paşa gelip Şeyh Said'in yanına oturdu. Ayaklarını uzatmış olan Şeyh, valinin gelmesine rağmen hiç aldırış etmedi. Bu vaziyet valiyi çok kızdırdı ve hemen câmiden ayrıldı.Vali köşküne geldiğinde, dalkavuklar etrafını çevirerek onu şeyhe karşı kışkırtırlar. Onların sözlerinin tesirinde kalan vali, Şeyh'in hemen yakalanıp kendisine getirilmesini emreder. Fakat askerleri gönderdikten biraz sonra da, yaptığı bu işten pişman olur. Çünkü bu hareketinin, başına birçok gâileler açacağını düşünür ve o kararından vaz geçer. Kendi kendine, onu yakalatmak yerine, ona hediyeler göndermeyi düşünür.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Anzakli Ömer

İftiranin Neticesi

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Arafatta Görüşürüz

Arkadaşlarımı Korumak Için

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek