Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.390.967

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bid'at Sâhiplerine Hiç Değer Vermemelidir

Babazâde Efendi Osmanlı âlim ve evliyasındandır. 1582 (H.990) senesinde İstanbul'da vefât etti. Babazâde zamânın âlimlerinden ilim tahsîl ettikten sonra, Ayasofya ve Eyyûb Sultan medreselerinde müderrislik yaptı. Kâfir, bid'at sâhibi ve fâsıklara yaklaşmanın, Müslümanların nûrunu azaltacağını söylerdi. Bu hususta talebelerine bir sohbetinde de şöyle buyurmuştur:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Uzun yıllar mesane hastalığından ıstırap çeken Sultan Reşat Han'a ölümünden iki yıl önce, Alman profesör İsrail tarafından başarılı bir ameliyat yapılmıştı. Yıldız sarayında bitkin halde yatmakta olan Padişah, ameliyat odası haline getirilen salona götürüldü. Doktorlar ve yardımcıları salonda bekliyorlardı. Ameliyat odasına girdiklerinde Padişah, oradakilerle ayrı ayrı helalleşti. Sonra da kıbleye dönerek:"Ey Büyük Allah'ım! Eğer ben milletim ve vatanım için hayırsız ve bahtsız isem beni şu ameliyat masasının üzerinden sağ kaldırma!" diye dua etti. büyük bir cesaret ve tevekkül ile ameliyat masasına uzandı. Yapılan başarılı ameliyat sonunda sıhhatine kavuştu ve iki yıl daha yaşadı.

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Pir Ali Hazretleri

Vehbi Tülek

Şimdi Olmaz, Vezirler Var!

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu DEDE MOLLA'NIN bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar bir köylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunu farketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyreden Sultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunu açık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonra işine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönül bağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar. Sultan nasıl karşılık vereceğini merak ederek tekrar; "Dede, uzak yerden geliyorum. Karnım aç, yiyeceğin var mı? der. Bunun üzerine biraz ilerde iki taşın üzerine yerleştirilmiş tencerede pişmekte olan aşı işâret ederek; "Pilav, pişmek üzere, işte orada, karnın doyuncaya kadar ye!" der. Pâdişâh; "İyi ama, ardımdaki ordu da aş ister." deyince; "İşte tencere orada, indir sen de ye askerlerin de yesin. Hepinize yeter inşâallah!" diye söyler. Sonra tarlasını sürmeye devâm eder.

Ii.mahmud Han’in İlim Ve Sanat Aşki

Vehbi Tülek

52 - Sigetvar Kalesi Ve Ali Dede Hazretleri

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Vefati Ve Celalzade

Vehbi Tülek

Muaveneti Milliye

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

Eski İftarlar

Vehbi Tülek

Adam

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bir Gönül Sultanı Sa'düddîn-i Kaşgârî

Sa'düddin-i Kaşgâri'nin, Alâeddin adında bir talebesi vardı. Anne ve babasından bir mektup geldi. Onu, memleketinden bir kızla evlendirmek istiyorlardı!..

Sa'düddin-i Kaşgâri hazretleri Türkistan'ın büyük velilerindendir. Bu gönüller sultanı, Kaşgarlı olup, Nizâm-ı Hâmûş'un talebesi ve Molla Câmi'nin hocasıdır. Bu mübarek zat, bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahım, Takdirine Râzı Olmayı Nasip Eyle

Vehbi Tülek

Ebû Zer bin Zer hazretleri Tebe-i tâbiîn devri velîlerindendir. İran’da Hemedan’da doğdu. Kûfe'de vefat etti. Tabiinin meşhur âlimlerinden ilim öğrendi. Hadîs rivâyet etti. Çok tesirli konuşurdu. Bir gün cemâate; "Kalplerinizin katılığını, gözlerinizin donukluğunu ve câhilliğinizi bana yüklüyorsunuz. Allahü teâlânın kitâbından size nasîhat etmezsem beni suçluyorsunuz. Lâkin kim hayrı ararsa bulur" buyurdu. İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe hazretleri oğlu Hammâd ile birlikte uzak olmasına rağmen Ebû Zer bin Zer hazretlerinin mescidine gider terâvih namazı kılarlardı.

Nureddin Ziyâdî

Vehbi Tülek

Sıkıntılara Katlanmaktan Başka Çâre Yoktur!

Vehbi Tülek

Ârif-i Dikgerânî hazretleri Seyyid Emir Külâl (Gilâl) hazretlerinin dört halîfesinden ikincisidir. Küçük yaşta ilim tahsîline başlayan Ârif-i Dikgerânî zamânının en büyük velîsi Seyyid Emir Külâl hazretlerinin huzûruna gidip sohbetleriyle şereflendi. Hocası zâhirî ve bâtınî ilimlerde yükselen Ârif-i Dikgerânî'ye icâzet ve hilâfet verdi. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Duân O An Kabul Olmazsa Hemen Ümitsizliğe Kapılma!

Vehbi Tülek

Abdulmuttalibin Son Anları...

Vehbi Tülek

Oruç, Yiyip Içmeyi Terk Etmek Değildir!

Vehbi Tülek

Anadolu Velîlerinden Şücâeddîn Karamânî

Vehbi Tülek

Şu Bedeninin, Senin Üzerinde Hakkı Vardır

Vehbi Tülek

Mâlikî Fıkıh âlimi Ziyâeddîn Halîl Cündî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Salavat-ı Şerifin Bereketi

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Devr-i Saadet'te bir Yahûdi, bir Müslüman'a iftira ederek Peygamber Efendimiz'e (sallallahü aleyhi ve sellem) şikâyette bulundu:
-Bu adam benim devemi çaldı. Bu deve benimdir, işte şahidlerim, diyerek iki de münâfıklardan yalancı şahid gösterdi.
Gerekli inceleme yapıldı, durum Müslüman'ın aleyhine tecelli ederek devenin Yahûdi'nin olduğuna hükmolundu ve deve Müslüman'dan alınarak Yahûdi'ye teslim edildi. Bununla kalsa iyi. Hırsızlık yaptığı için o Müslüman'ın ayrıca eli de kesilecekti. O sahabi ellerini açarak:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Altıyüz Dirhemlik İp

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Bereketi Var Mı?

Ayyaşin Sonu

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek