Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.088.906

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tövbe Etmeyen Kendine Zulmetmiş Olur

Nâmıkî Câmî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1049 (H.441) senesinde Horasan'da doğdu. 1142 (H.536) senesinde vefât etti. Yirmi iki yaşında iken tövbe etmek nasîb oldu. O yaşa kadar arkadaşları ile içerdi. Sonra tövbe edip dağa gitti. Nice yıllar orada kalıp, ibâdet ve tâat ile meşgûl oldu. Nihayet şehre dönüp talebe yetiştirdi. Oğullarından Zâhirüddîn Îsâ, babasının elinde 600 bin kişinin tövbe ederek doğru yolu bulduklarını bildirmiştir. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Burasi Hakikat Sultanlarinin Payitahtidir

Kânûni Sultan Süleymân Hanın oğlu Şehzâde Bâyezid saltanat iddiâsı ile ayaklanmıştı. Kânûni, diğer oğlu Selim'i, onun üzerine gönderdi. Şehzâde Selim kuvvetleri ile Konya'ya geldi. O öncelikle Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin kabrini ziyâret etmek istedi. Yanında bulunanlarla birlikte türbeye girdi. Her zamanki yürüyüşü ile serbest bir şekilde kabre doğru ilerlerken, türbedâr Mahmûd Dede önünü kesti ve; "Mânâ âleminin sultanları olan böyle mübârek zâtların huzûrunda mütevâzi ve boynu bükük olmalıdır." diyerek ziyâret usûlünü hatırlattı. Bunun üzerine şehzâde ve yanındaki askeri erkân hatâlarını anladılar. Orada bulunan mihrabda Allah rızâsı için namaz kıldılar.

Vehbi Tülek

Önce Küfrettiler Sonra Alkişladilar

Vehbi Tülek

Sarikamiş'i Bilir Misiniz?

Vehbi Tülek

Sultanim Özür Dileriz

Vehbi Tülek

İhtiyar Sultan Abdülhamid Han, mushaf-ı şerifi üç kere öptü başına koydu ve kendi elleri ile yaptığı zarif dolaba bıraktı. Sonra edeple eğilip seccadesini topladı. Cebinden kehribar tesbihini çıkardı, sedire ilişip cama yaklaştı. Beylerbeyi Sarayı'nın arka tarafına bakan bu kuytu odanın seyre değer bir manzarası olduğu söylenemezdi. Hem gecenin bu vakti ne görülebilirdi ki? Ama o beş yıldır bakmakta olduğu avluya aşinaydı. Çiçekler bakımsız, çınarların dalları çıplak ve ıslak olmalıydı. Oynaşan gölgeler onu hatıralara çağırdı. Evet, şaşırtacak kadar hareketli geçen saltanat yıllarından sonra, bitmek bilmeyen sürgün hayatı başlamıştı. Tahttan indirildiğinden bu yana tam sekiz sene geçmişti. Üç koca yıl Selanik'te Alatini Köşkü'nde kalmış sonra Beylerbeyi Sarayı'na yollanmıştı. Şimdi iyi yürekli annesi Tir-i Müjgân Sultan'ın yaşadığı ve öldüğü mütevazı odadaydı.

50 - Ulubatli Hasan

Vehbi Tülek

4 - Bir Şehidimizin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Tavsiye Etmem Majeste

Vehbi Tülek

Çeşme Faciasi

Vehbi Tülek

Böyle Soruya Böyle Cevap

Vehbi Tülek

Çaldiran Savaşi

Vehbi Tülek

Bir Saltanat Ki

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Çatalcalı Ali Efendi

Çatalcalı Ali Efendi, kırküçüncü Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1041 (m. 1631) senesinde Çatalca'da doğdu. 1103 (m. 1692) senesinde Edirne'de vefât etti. Muteber fetvâ kitaplarından biri olan "Fetâvâ-i Ali Efendi" adlı eserindeki fetvâlardan bazıları şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhammed Ibn-i Ebbâr

Vehbi Tülek

Muhammed ibn-i Ebbâr hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. 595 (m. 1198)'de Endülüs'te (İspanya) Belensiye'de (Valencia) doğdu...

Ebû Abdullah Zehebî

Vehbi Tülek

Hadîs â­lim­le­rin­den Sü­leymân Et-­teymî

Vehbi Tülek

Sü­ley­mân bin Tar­hân Tey­mi, Ha­dis âlim­le­rin­den­dir. Tâ­bi­in­den olup, Şey­hü­lis­lâm­dır. 143 (m. 760) se­ne­sin­de ve­fât et­miş­tir. Enes bin Mâ­lik'ten, Ebû Os­man el-Hin­di'den ve di­ğer ba­zı zât­lar­dan ha­dis-i şe­rif işi­tip, ri­vâ­yet et­miş­tir. Onun ri­vâ­yet et­ti­ği ha­dis-i şe­rif­ler "Kü­tüb-i sit­te" de­ni­len meş­hûr al­tı ha­dis ki­ta­bın­da yer al­mak­ta­dır.

Hassan Bin Muhammed El-ümevî

Vehbi Tülek

Dil âlimi Ferrâ

Vehbi Tülek

İmam-ı Mâverdî

Vehbi Tülek

Şe­hid â­lim Ka­dı Ebû Yalâ

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Fazl Furâvî

Vehbi Tülek

Şefkat Hazinesi Sırrî-yi Sekatî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kadin Akli

Kadin Akli

Vaktiyle, bir derviş bir Ramazan akşamı iftara davetliydi. Derviş, yatsıya yakın, evine döndü ve karısından mümkünse kendisi için sofra hazırlamasını istedi. Karısı:"Sen davette değil miydin? Ne yemeği?" deyince, derviş:"Sorma" dedi. "Çok yersem, arkamdan 'Halis derviş değilmiş' diye konuşmalarından korktum, pek birşey yiyemedim." Bunun üzerine, karısı:"Tamam" dedi. "Sen şu akşam namazını kıl da, ben o arada sofrayı hazırlayayım." Derviş:"Ama" dedi, "ben akşam namazını orada kılmıştım."Karısı cevap verdi:"Sen arkamdan kötü konuşurlar diye pek yemek yiyemediğine göre, arkamdan iyi konuşsunlar diye de namazı uzatmışsındır" dedi. "Hadi, akşam namazını bir daha kılıver de, o arada sofrayı hazır edeyim."Rivayet edilir ki, hanımının bu ikazından sonra dervişin aklı başına geldi ve riya derdinden kurtulup halis bir derviş oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Adam Olmazsan

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Latif Bir Şikayet

Cünnetü'l-esmâ

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek