Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.162.957

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Arkadaşında Kusur Aramayı Bırak, Sen Zarar Görürsün!

Ebû Nasr bin Ziyâd hazretleri Tâbiînin büyük velîlerdendir 712 (H.94) senesinde Basra'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Kanuni Sultan Süleyman Han Belgrad seferine çıkmıştı. Kaleye iki günlük mesafede son defa mola verdiler. Askerler, çevredeki çeşmelerden istifade edip abdest tazelemeye, su ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyorlardı. Çeşmelerden birinin yakınında bir manastır vardı. Bu manastırın baş rahibi, Osmanlı askerinin durumunu öğrenip haçlı ordusunu haberdar etmek için, manastırdaki rahibelerden birkaçını süsleyip, ellerine verdiği testilerle çeşmeye gönderdi. Rahibelerin geldiğini gören Osmanlı askeri, hemen çeşme başından ayrılıp rahibe lere sırtlarını döndüler ve testilerini doldurup gidinceye kadar kimse dönüp bakmadı. Rahibeler gelip durumu anlatınca, hemen kağıt kalem istedi ve haçlı ordusu kumandanına şunları yazdı:

Vehbi Tülek

Yirmisekiz Mehmed Çelebi Ve Parisde Opera

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve İznik’in Fethi

Vehbi Tülek

“müfti’s-sekaleyn” Ne Demektir Ve Kimdir?

Vehbi Tülek

16'ncı yüzyıl Türk-İslâm âleminin en büyük âlimi kabul edilen Kemalpaşazâde Ahmed Efendi hakkında tarihler, yazımıza başlık yaptığımız lakabı kullanırlar. Mânâsı, "İnsanların ve cinlerin müftüsü" demektir. Kendilerine bu lakabın verilmesiyle alâkalı olarak Evliyâ Çelebi merhum, Edirne medreselerini yazdığı bahiste, şu ibretli hikâyeyi anlatıyor. Seyahatnâmeden kısmen sâdeleştirerek veriyoruz:"Medrese-i Kemâlpaşazâde: Bu medresede bir hücreyi ecinni zabt edüp içine hiç kimse giremediği için, nice sene kapısı örtük kalıp boş ve âtıl beklerdi. Nihâyet hicri 888 (m. 1483) târihinde, Sultan Bâyezid-i Veli asrında, Kemâlpaşazâde Ahmed Çelebi tâlib-i ilm iken Edirne'ye gelip, kendisine kalacak bir yer ararken yolu bu medreseye uğrar. Medresenin dersiâmından bir hücre talep ettiğinde aralarında şu konuşma geçer:

Molla Hayali Ve Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Nadir Şah Ve I. Mahmûd Han

Vehbi Tülek

Ankara Savaşi

Vehbi Tülek

95 - Sultan Ahmed'in Rüyasi

Vehbi Tülek

Derya Üzre Cami

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid Ve İhtiyar Kadin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

üç Gün Son­ra ­ka­bir­de O­la­cak­sın!

Ali Hâ­di haz­ret­le­ri, "Oni­ki İmâm"dan onun­cu­su­dur. 829 (H.214) se­ne­sin­de Me­di­ne'de doğ­du. 868 (H.254)de Bağ­dât'ta, Sa­mar­ra nâ­hi­ye­sin­de ve­fât et­ti. Çok ke­ra­met­le­ri gö­rül­müş­tür... Es­bâ­ti şöy­le an­la­tır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şeyh Abdülhalim Efendi

Vehbi Tülek

Şeyh Abdülhalim Efendi İstanbul evliyâsından olup, Halvetiyye yolunun Ramazaniyye kolunu kuran Ramazan Mahfi Efendinin oğludur. Babasının vefâtından sonra yerine geçti. Fakat kısa süre sonra 1617 yılında vefât etti. Kabri, Kocamustafaşa'da Ramazan Efendi Câmiinin yanındaki babasının türbesinin arkasında bulunan küçük kabristandadır. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Salankamen Şehidi Fazıl Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

İhsânda Bulunduğun Kimseyi Mahcup Etme

Vehbi Tülek

Ebü'l-Kâsım Nüveyri hazretleri Şafii âlimidir. 801 (m. 1399)'da Mısır'da doğdu. 898 (m. 1493)'de Mekke-i mükerremede vefât etti. "Târih-ül-Hulefâ" kitabında şunları anlatmaktadır:

devecibaşı Ahmed Sârbân

Vehbi Tülek

Mümin, Başına Gelen Belalara Sızlanmaz!

Vehbi Tülek

sen Dünya Ve âhiret Sultanısın

Vehbi Tülek

Süfyân Bin Uyeyne

Vehbi Tülek

Abdülganî Nablüsî Hazretleri

Vehbi Tülek

Genç Şehîd: Ahmedullah

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

9 Evi Dolaşan Kelle

Bizi Hatirlayin!

Arafatta Görüşürüz

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek