Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.117.547

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Cin Ve Şeytanın Zararından Korunmak Için

Kadı Bedreddin Şiblî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 712 (m. 1312)'de Şam’da doğdu. Daha küçük yaşta iken ilim öğrenmeye başladı. Zamanın büyük âlimlerinin derslerine devam etti. 769 (m. 1367)’de Trablus'ta kadılık yaparken vefat etti.

Çok kitap yazdı. Bunlardan “Akamü'l-mercan fî ahkami'l-can” eseri cinlerle ilgilidir. Bu kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Çomar Bölükbaşi

Evliya Çelebi, seyahatnamesinde başından geçen bir vakayı şöyle anlatır:"İstanbul'dan bazı mektupları hamil olduğum halde ulak olarak hareket ettim ve Gebze, İznik, Eskişehir üzerinden Akşehir'e yaklaştım. Sarplık içinde menzil beygirlerinin ağır yürüyüşü yüzünden o gece dağda kaldık. Sabah namazı için abdest alırken, alaca karanlıkta dağın içinden, cenk kıyafetleriyle heybetli bir süvari çıkageldi. Ama atı ve kendisi bitap... Hemen hakir (Evliya Çelebi):-Bu iyiye alamet değildir, düşüncesiyle endişelenmekle beraber, korku belası onu yanıma davet ettim. Bütün zebun görünüşüne rağmen yeri sarsan adımlarla yaklaştıysa da, kahvaltı soframıza oturmak istemedi. Ama ben:-Elbette bir lokmamızı yemelisin, deyince razı oldu. Sofra başına geçince, hemen sö zü açıp:-Dünya-Ahiret kardeşim ol...Devletten düşmüş bir yiğide benzersin. Atların dahi ze bun olmuş. Nerelisin? Adın nedir? Dediğimde şöyle cevap verdi:

Vehbi Tülek

57 - Orhan Gazi Ve Alaeddin Esved Hazretleri

Vehbi Tülek

73 - Gururdan Kaçinmak...

Vehbi Tülek

Ii. MurÂd Han Ve İstanbul Kuşatmasi

Vehbi Tülek

25 Haziran 1421'de Bursa'da tahta çıkan Sultan İkinci Murâd Han 1422'de Osmanlı Devleti için büyük tehlike arz eden Bizans'ın entrikalarına son vermek ve hazret-i Muhammed sallallahü aleyhi ve sellem tarafından vaad edilen mânevi müjdelere kavuşmak için İstanbul'u kuşattı. Bunun üzerine Bizans İmparatoru, Anadolu Beyliklerini Osmanlı Devleti aleyhine kışkırttı. Sultan İkinci Murâd Hanın kardeşi Küçük Mustafa isyan ederek Karaman ve Germiyan beylik kuvvetleriyle Bursa'yı kuşatınca, İstanbul'da kâfi miktarda kuvet bırakıp, Edirne'ye gitti. Edirne'den Bursa'ya geçti. Küçük Mustafa yakalanıp, cezâ landırıldı. Karaman, Eflak beyleri ve Venedikliler ile antlaşma yapıldı. Candarlı İsfendiyar Bey itâat altına alındı. İstanbul kuşatmasını hızlandıran Murâd Han İmparatorun şehri Venedik hâkimiyetine teslim edebileceği ihtimâliyle 22 Şubat 1424'te Bizanslılarla antlaşma yaptı. Bu antlaşma ile Ege ve Karadeniz kıyılarınıOsmanlılara terkeden Bizanslılar, yıllık otuz bin düka altın haraç vermeyi kabûl ettiler. Anadolu'da İzmir, Menteşe ve Teke beylikleri Osmanlı hâkimiyetine geçti. Germiyan Beyliği, Osmanlı Devletine katıldı. 1425'teSelânik'i ele geçiren Venedikliler Osmanlılara karşı Macarlar ile ittifâk kurdular. 1426'da Batı Anadolu'dan hareket eden Türk denizcileri, Venediklilere âitEğriboz, Modon ve Koron'a sefer yaptılar. Osmanlı-Venedik Harbi 1425-1430 yılları arasında devâm etti. Venediklilerin batı ve doğu devletleriyle ittifâk kurmasına rağmen, Sultan İkinci Murâd Han Şubat 1430'da Selânik'i fethetti. Venedik donanması Gelibolu'da Türk donanmasına taarruz ettiyse de müthiş bir bozguna uğradı. Temmuz 1430'da Osmanlı-Venedik Harbine son veren Lapseki Antlaşması imzâlandı. Selânik Osmanlılarda kaldı. Venedikliler yıllık vergiye bağlandı.İtalyanların hâkimiyetindeki Yanya'da ahâli despot kavgalarından bıkmıştı. Yanyalılar Selânik'te bulunan Osmanlı Sultanı İkinci Murâd Hana mürâcaat edip, Türk adâletine sığınarak hürriyet istediler. Rumeli Beylerbeyi Sinân Paşa, ahâlinin hürriyetine dâir Sultan Murâd Hanın fermânını getirince, şehrin anahtarı Osmanlılara teslim edildi. Böylece 1431'de Yanya ve çevresi de Osmanlı hâkimiyetine girmiş oldu.

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Size İtaat Ettik Ve Uyduk

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Merhameti

Vehbi Tülek

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Vehbi Tülek

Ata Efendi’nin Vatan Aşki

Vehbi Tülek

Çocuk Eğitimine DÂir Ferman

Vehbi Tülek

İngiliz Elçisi Sir Flip Küri’nin Pişmanlığı!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şerefüddin Hasan Tayyibî

Şerefüddin Hasan Tayyibi hazretleri Hanefi fıkıh âlimlerindendir. 743 [m. 1342] de vefat etti. Mişkât şerhi meşhurdur. Bu kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Seyyid Abdülazîz

Vehbi Tülek

Seyyid Abdülaziz hazretleri, Doğu Anadolu'da yetişen kıymetli velilerdendir. 1880 (H.1297) senesinde vefât etti. Kabri, Yukarı Doğubâyezid'dedir. Babası Seyyid İbrâhim, dedesi ise Seyyid Abdurrahim hazretleridir. Dedesi, Arvas Medresesinde ve babalarının sohbetinde yetişip kemâle ermiş, büyük bir âlim ve veli olmuştur. 1785 (H.1199) senesinde İshâk Paşa tarafından Doğubâyezid'e dâvet edildi. Bu dâveti kabûl edip oraya yerleşti. Böylece Arvas âilesinden bir kol da oradan yayıldı...
Seyyid Abdülaziz hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce, bir dostuna belâ ve musibetlere sabır husûsunda (Seyfeddin-i Fârûki hazretlerinin Mektubat'ından nakille) şöyle nasihatte bulundular:

Osmanlı Şeyhülislamı Dürrizade Arif Efendi

Vehbi Tülek

Ma'lülzâde Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Ma'lülzâde Mehmed Efendi rahmetullahi aleyh, Osmanlı şeyhülislâmlarının onyedincisidir. 940 (m. 1533)'de doğdu. 993 (m. 1584)'de İstanbul'da vefât etti.

Bu mübarek zat, bir dersinde, Ömer bin Hattâb'ın (radıyallahü anh) fazileti hakkında şunları anlattı:

Tasavvuf, Kalbi Sâf Yapmak Temizlemek Demektir

Vehbi Tülek

Kâfire, Ölümden Daha Kötü Bir Şey Olamaz

Vehbi Tülek

Sen Kırk Senedir Namaz Kılmamışsın

Vehbi Tülek

Komşuya Hürmet, Onunla Iyi Geçinmektir

Vehbi Tülek

Cerîr Bin Abdülhamid Râzî

Vehbi Tülek

Zeyneddin Tâybâdî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Hizir Ve Gelin

B0r Çuval Toprak

Abdullah El-acemî

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Alabilirsen Al

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek