Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.219.759

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tasavvuf Bir Ağaç Ise, Tövbe Onun Köküdür

Şeyh Yâkûbî hazretleri büyük velîlerdendir. 1222 (H.619) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Evliyânın göz bebeği Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin sohbetleriyle yetişip kemâle geldi. Bağdât'ın kuzeydoğusundaki dergâhında sohbetleriyle insanlara doğru yolu gösterdi. Kendisinden kerâmetler, üstün hâller görülmeye başlandı. Sâlih bin Yâkûb el-Ukûbî şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kariştirinca Soğuyan Hoşaf

Sultan II. Mahhud devrinde iki defa Şeyhülislamlık makamına gelen Dürrizade Seyyid Abdullah Efendi, İstanbul'un namlı zenginlerindendi. Üsküdar Doğancılar'da inşa ettirdiği Paşa Kapısı diye anılan saray yavrusu muhteşem konakta yaşamaktaydı. Sultan II. Mahmud, bir yaz Ramazan akşamı bu konağa, âdeta bir iftar baskını düzenle di. Yanında nazırları, önde gelen devlet adamları ve maiyetinden oluşan hatırı sayılır bir kalabalık vardı. haber vermeden gerçekleştirdiği ziyaret ve misafirlikle Dürrizade'ye sürpriz yapmak istiyordu. Tabii, o anda konak bir panik havası sardı. Etekleri tutuşarak Efendi Hazret lerine koşan Kethüda, ellerini iki yana açarak "Ne yapacağız şimdi?" diye soruyordu. Ama hiç telaş göstermedi Dürrizade. Hareme ayrılan tablalar misafirlere verilecek, kendi yemeği de Padişaha takdim olunacaktı. Neticede bütün bu olumsuz şartlara rağmen, mükellef bir sofra kuruldu. Nitekim II. Mahmud da kethüdayı çağırarak tebrik etmiş, yemeklerin gerçekten nefis olduğunu söylemişti. Sadece bir istisna ile... O da billur kase içindeki hoşafın ılık olmasıydı. Kethüda bu tenkit üzerine, elleri göbeğinde kavuşturulmuş, başı hafifçe eğilmiş olarak cevap verdi:"Biraz karıştırılınca kendiliğinden soğur Efendimiz." Padişah, işte o zaman işin farkına varacak ve bulabildiği tek kusurun da geçersiz olduğunu görecekti. Çünkü billur zannettiği hoşaf kabı, içi oyularak kase süsü verilmiş bir buz kütlesiydi.

Vehbi Tülek

57 - Orhan Gazi Ve Alaeddin Esved Hazretleri

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂlî Hazretleri

Vehbi Tülek

108 - Sarikamiş Kahramanlari

Vehbi Tülek

I. Dünya savaşında çarpıştığımız cephelerden biri de Doğu cephesi. Buradaki en önemli hadise olan Sarıkamış harekatı bir kış günü başlamıştı: 24 Aralık 1914. O tarihte yürüyüşe geçen başkumandan vekili Enver Paşa kumandasındaki Osmanlı ordusu, Erzurum yoluyla Kalaboğazı ve Keşer dağlarını aşarak Bardız'a gelmişti. Oradan ikiye ayrılıp, bir kol Soğanlı dağ larından, diğer kol da Allahüekber dağlarından Selim köyü yolu ile Kars'a ilerledi. Gayesi, Rus ordusuna karşı Kars-Sarıkamış demiryolu hattını kesmekti. Fakat erli halkın deyimiyle "Felek yar olmadı!" Moskof'un tabii yardımcısı olan dondurucu kış soğuğu Türk ordusunu perişan etti. 90.000 Mehmetçik, daha düşmanla karşılaşmadan karlar altında dondu! (25 Aralık 1914)

Otlukbeli Savaşi

Vehbi Tülek

Bedeli Çanakkale’de

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂlî Hazretleri

Vehbi Tülek

Böylesini Hiçbir İngiliz Yapamaz

Vehbi Tülek

İlim Ve Sanata Kiymet Veren Padişah

Vehbi Tülek

Borcun VÂdesi

Vehbi Tülek

Yeniçağ’da Avrupa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Gerçek Dostun Ayıplarını Ört, Kusurlarına Da Tahammül Et!

Ahmed Siyahî Efendi Kastamonu velîlerindendir. 1777 (H.1191) senesinde Kastamonu'da doğdu. Burada zamanın meşhur âlimlerinden ilim tahsil etti. Sonra hacca gitmek üzere yola çıktı. Şam'a vardığı zaman Nakşibendiyye yolunun büyüğü Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sohbetlerine devam etti ve talebeleri arasına katıldı. Mevlânâ Hâlid hazretleri ona icâzet verip vazîfelendirince, Kastamonu'ya döndü. Ömrünün sonuna kadar talebe yetiştiren Ahmed Siyâhî, 1874 (H.1291) senesinde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ümmi Velî Ali Havvâs Berlisi

Vehbi Tülek

Ali Havvâs Berlisi, Mısır'da yaşamış olan evliyanın büyüklerindendir. Ümmi bir zat idi, yani okuma yazma bilmezdi. Buna rağmen, Kur'ân-ı kerim ve hadis-i şerifler hakkında âlimleri hayrete düşüren kıymetli bilgiler verirdi. İşleri hakkında ona danışmaya gelenlere, daha ne için geldiklerini söylemeden, onlara ne iş için geldiklerini söylerdi.
Ali Havvâs, önceleri dolaşarak, sabun ve temizlik malzemeleri satardı. Sonra zeytin satmaya başladı ve birkaç sene zeytincilik yaptı. Sonra bu işi de bırakıp, sepet örmeye başladı. Vefâtına kadar bu işle meşgûl oldu...

Eğitimci Ve Yazar Muallim Cevdet

Vehbi Tülek

Namaz Kılmayan Kıyâmet Günü Perişan Olur!

Vehbi Tülek

Ebû Abdurrahmân el-Umrî hazretleri, Tabiîn devrinin hadîs âlimlerindendir. 127 (m. 744) yılında vefât etmiştir.  Eshâb-ı kiramdan İbn-i Ömer, Enes bin Mâlik’ten (radıyallahü anhüma), ayrıca Süleymân bin Yesâr, Ebî Sâlih bin Semmân’dan ilim öğrenip hadîs-i şerîf rivâyet etmiştir. Sahabeden aldığı hadîs-i şeriflerden bazıları şöyledir: 

Hasan Bin Ali Askerî

Vehbi Tülek

Sul­tan­la­ra Bi­le ­na­si­hat E­den Zat

Vehbi Tülek

Anadolu Selçuklu Sultanı Rükneddin

Vehbi Tülek

Zeyneddin Ömer Bin Verdî

Vehbi Tülek

Namazdan Yüz Çevirdiğin Vakit

Vehbi Tülek

Dünya Ile âhiret Arasındaki Vakit

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hayat Kurtaran Yalan

Hayat Kurtaran Yalan

Şeyh Sa'di-i Şirazi, Bostan ve Gülistan kitabında şöyle bir hadise anlatır;
Bir Padişah, kölelerinden birinin, huzurunda iken yanlış bir işinden dolayı hemen kellesinin uçurulmasını emreder. Zavallı köle, ümitsizlik içinde, kendi dilince padişaha sövüp saymağa, uygunsuz sözler söylemeğe başlar. "Canından el çeken, gönlünde ne varsa döker" demişler ya. Padişah, vezirlerine esirin ne dediğini sorar. İyi kalpli vezirlerden birisi;

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Kadin Akli

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Onun Görmediği Yer

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Adalet Ve Tevazu

Kadin Akli

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek