Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.490.172

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kim Salât Okursa, Yetmiş Melek De Ona Salât Okur

Câbir bin Zeyd hazretleri Tâbiînin büyüklerdendir. Basra'da yaşamıştır. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Abdullah İbn-i Abbâs, Abdullah İbn-i Ömer, Abdullah İbn-i Amr, Abdullah İbn-i Zübeyr, İkrime (radıyallahü anhüm) gibi pekçok Sahâbîden hadîs-i şerîf dinledi. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Sultan İkinci Mahmûd Han devrinde Özbekistan'dan kalkıp hacca gitmek üzere yola çıkan bir grup Türkistanlı, Halifeyi görmek ve izin almak için İstanbul'a gelmişlerdi. Çünkü eskiden beri hacca gidecek olanlar, sultandan izin almak maksadıyla İstanbul'a gelirler, Cumâ selâmlığında Halifeyi görürler duâsını alırlardı. Bu bir nevi izin almak idi. Türkistan'dan gelen Özbekler de ilk Cumâ selâmlığında Halifeyi görmek üzere Sultan tepesinde çadırlarını kurup yerleşmişlerdi. Sultan İkinci Mahmûd Han maiyyetiyle oradan geçerken, çadırlarının şeklinden onların yabancı olduğunu anlayarak kim olduklarını merâk etti ve bir adamını göndererek durumu öğrendi. Sonra da atını sürerek yanlarına gitti. Durumlarını anladıktan sonra; "Halife emretse burada kalır mısınız?" deyince, hepsi birden; "Hay hay emr ü fermân Pâdişâhımız efendimiz hazretlerinindir." dediler. Bunun üzerine Sultan İkinci Mahmûd Han; "Öyle ise ben halifeyim, emr ediyorum. Hacdan sonra dönünüz, burada kalınız. Size münâsip bir dergâh yapıla ve siz de gelecek hemşehri hacılarınızın hizmetini ifâ edesiniz!" diyerek onların el etek öpmesine meydan vermeden atını sürüp gitti. Hac dönüşüne kadar, bir dergâh ve iki odalı bir ev yapıldı. O günden itibâren "Özbekler Tekkesi" diye anılan bu dergâh yapıldı ve Türkistanlı hacıların hizmetlerinde kullanıldı.

Vehbi Tülek

Mahkemeye Hazirim

Vehbi Tülek

Düğün-bayram Alayina Gitmiyor Ya!

Vehbi Tülek

Osmanli Devleti Ve Endülüs

Vehbi Tülek

711 tarihinde Kuzey Afrika'yı baştan başa kat eden Müslüman mücahidler, İspanya'ya girdikten sonra orayı terk edinceye kadar İberik yarımadasını medeni eserlerle süslemiş, çok sayıda kültürel ve sosyal müesseseler meydana getirmişlerdi. Müsümanlar, İspanya topraklarına ayak basar basmaz, ırk, din, dil, mezheb ve soy farkı gözetmediler. Got, Vandal, Romalı, Hristiyan ve Yahudi demeyip herkese Müslümanlar gibi haklar tanıdılar. Endülüs ( III. Abdurrahman, II. Hakem gibi) büyük hükümdarlar gördü. Parlak devirler yaşadı. Orada (Kurtula Camii gibi) âbideler, (Medinetü'z-zehra gibi) saraylar yapıldı. Doğuda Bağdad, batıda Kurtula, dünya yüzünde İslâm medeniyetinin gözler kamaş tıran merkezleri haline geldi. Kurtuba'da kadınlardan alimler, sairler ve muallimler yetişti.

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

Şehid Padişah Iii. Selim HÂn

Vehbi Tülek

Hepsi Osmanli Padişahinin Gölgesine Siğinmişlardir

Vehbi Tülek

61 - Damat İbrahim Paşa'nin Kanuni'ye Cevabi

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Bu Ecel Teridir

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Buhârâlı Velî Ârif-i Dikgerânî

Ârif-i Dikgerâni, on dördüncü yüzyılda, Buhârâ'da yetişen velilerdendir. Kendilerine "Silsile-i aliyye" adı verilen büyük âlim ve velilerden Seyyid Emir Külâl (Gilâl) hazretlerinin dört halifesinden ikincisidir. İsmi, Ârif'tir. Buhârâ civârındaki Dikgerân köyünde doğduğu için "Dikgerâni" nisbesiyle meşhûr oldu. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Dikgerân'da vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kur'ân-ı Kerim Okurken Edeplerine Dikkat Etmeli

Vehbi Tülek

Burhânüddin Kereki hazretleri kıraat ve nahiv âlimidir. 776'da (m. 1374) Ürdün'ün doğusundaki Kerek'te doğdu. İlk tahsilinden sonra Kahire'ye giderek büyük âlimlerden kıraat ilmi tahsil etti ve talebe yetiştirdi. 853'te (m. 1449) Kahire'de vefat etti. Şöyle buyurdu:

İslam Dini Fen Ilmini Emretmektedir

Vehbi Tülek

Sul­tan­la­ra Bi­le ­na­si­hat E­den Zat

Vehbi Tülek

Bü­yük ve­li Mu­ham­med bin Sem­mâk, Sul­tan­la­ra bi­le na­si­hat et­me­siy­le meş­hur­du. Bir ara Kû­fe'den Bağ­dât'a ge­lip Ha­li­fe Hâ­rûn Re­şid'e de na­si­hat­ler­de bu­lun­du. Ona; "Ey mü­min­le­rin emi­ri! Se­nin Al­la­hü te­âlâ­nın hu­zû­run­da bir ye­rin var­dır. An­cak ilâ­hi hu­zur­da du­ru­şun bit­tik­ten son­ra Cen­net'e ve­ya Ce­hen­nem'e gi­de­cek­sin. Aca­ba se­nin ye­rin han­gi­si ola­cak?" bu­yur­du. Hâ­rûn Re­şid bu söz­le­ri du­yun­ca ken­di­ni tu­ta­ma­yıp ağ­la­ma­ya baş­la­dı...

Nefsin Isteklerini Terk Edemeyenler

Vehbi Tülek

Tevekkül Boş Oturmak Değildir

Vehbi Tülek

Kulluk, Insanın Acizliğini Idrâk Edip, Anlamasıdır

Vehbi Tülek

Resûlullaha hicret Teklif Eden Yemenli

Vehbi Tülek

mazlumun âhı Indirir Şâhı!..

Vehbi Tülek

Emriniz Altındakileri Ateşten Koruyun

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Hz. Mugire, Sa'd bin Ebi Vakkâs tarafından sefir olarak gönderilmişti. İranlılar, sert konuşup, Müslümanları korkutacaklarını zannettiler. Söz sırası Mugire'ye gelince, o, büyük bir cesaretle konuşmaya başladı ve şöyle dedi: "İslâmiyetin esaslarına göre, herkes Allahü teâlâ indinde bir kul olarak eşittir. Hiç kimsenin diğerine karşı bu hususta bir imtiyazı yoktur."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Anzakli Ömer

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Sarik Ve Sakal

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek