Allah, Sizin Için Kolaylık Diler
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.586.280
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
Muhiddin Piri adı verilen geleceğin büyük denizcisi, çocuk yaşında deniz seferlerine başladı. Meşhûr denizci Kemal Reis, Piri Reis'in amcasıydı. Onu yetiştirmeyi tamâmen üzerine alan Kemâl Reis, 1501'de Navarin'i Venediklilerden geri alınca, müjdeyi bildirmek için yeğenini İstanbul'a gönderdi. Sultan İkinci Bâyezid Hanın huzûruna çıkan Piri Reis, mükâfatlandırılarak, hayır duâ aldı. Akdeniz'i karış karış dolaşan Kemâl Reis'in yanında ölümüne kadar kalan Piri Reis, uğradıkları her limanı inceleyerek haritalarını yaptı. 16 Ocak 1511'de Kemâl Reis'in şehit olması üzerine birkaç yıl seferlere çıkmayarak kitap ve haritalarla uğraştı.
Sultan II. Murad Han devrinde Osmanlı harb teknolojisinde muazzam bir ilerleme kayd edildi. Osmanlı mühendis ve ustaları, artık hiçbir memlekette rastlanamayacak çapta ve güçte toplar yapabiliyorlardı. İstanbul kuşatmasından önce Edirne'de dökülen 60 kadar top, 14 batarya halinde surların karşısına dizildi. Ancak bunlar bir süre sonra kaldırıldı. Yerlerine "Şâhi" denilen daha büyükleri konuldu.Söz konusu büyük toplardan birini, Bizans'dan ayrılarak Osmanlı hizmetine giren Urban isimli Macar dökmüştü. Sıradan bir dökümcü ustasıydı Urban. Ne topların balistik ve mukavemet hesaplarından, ne de barut ölçülerinden haberi vardı. Sadece çizilen plana göre döküm işlemini gerçekleştirmişti. Osmanlı ülkesinde, bu işi yapan pek çok usta vardı.
Muhammed Hâni hazretleri evliyanın büyüklerindendir. 1213'te (m. 1798) Hama-Halep yolu üzerinde bulunan Hân-ı Şeyhûn köyünde doğdu. Hama'da tahsilini tamamladıktan sonra Şam'a giderek zamanın en büyük âlimi Mevlana Hâlid-i Bağdâdi hazretlerine talebe oldu. Onun vefatından sonra yerine geçen İsmail Enârâni'ye, onun da vefatı üzerine halifesi Abdullah Herevi'ye biat etti. Bu zatın da vefatı üzerine onun halifesi olarak talebe yetiştirdi. 1279'da (m. 1862) vefat etti. "Behcetü's-seniyye" isimli eserinde buyuruyor ki:
Seyyid Abdullah Haddâdî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1044 (m. 1634) senesinde Yemen’in Terim şehrinde doğdu. 1132 (m. 1720) senesinde orada vefât etti. Zamanının büyük âlimleriyle görüşüp derslerini dinledi. Fıkıh ilmini Kâdı Sehl bin Ahmed ve başkalarından öğrendi. Küçük yaşta ilimde söz sahibi oldu. Buyurdu ki:
Yahyâ bin Rebi hazretleri tefsir, hadis, fıkıh, ferâiz, kelâm ve kıraat âlimlerindendir. 528 (m. 1134)'de Vâsıt şehrinde doğdu. 606 (m. 1210)'da Bağdad'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Hz. Mugire, Sa'd bin Ebi Vakkâs tarafından sefir olarak gönderilmişti. İranlılar, sert konuşup, Müslümanları korkutacaklarını zannettiler. Söz sırası Mugire'ye gelince, o, büyük bir cesaretle konuşmaya başladı ve şöyle dedi: "İslâmiyetin esaslarına göre, herkes Allahü teâlâ indinde bir kul olarak eşittir. Hiç kimsenin diğerine karşı bu hususta bir imtiyazı yoktur."