Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.659.582

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Doktor Ve Ilâç Bulmak Takdîre Bağlıdır

İbrâhim bin Mûsâ el-Ebnâsî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup Şâfiî mezhebi fıkıh âlimidir. 1325 (H. 725) senesinde Mısır'da Ebnâs köyünde doğdu. 1400 (H.802) senesinde hacdan dönerken yolda vefât etti. Mısır'daki Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerinden olan Veliyyüddîn el-Menfelûtî ve Esnevî'den fıkıh okudu. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra ders vermeye başladı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih’in Medreseleri

Fatih'in bilime olan hizmetlerine tanıklık eden anıtların en önemlisi, kuşkusuz camisinin etrafına yaptırdığı medreselerdir... Ancak ilk medrese eğitimi, fetihten hemen sonraki günlerde cami haline getirilen Ayasofya'da başlamış ve caminin yanındaki papaz odaları boşaltılarak öğrencilerin buralarda kalmaları sağlanmıştır. Molla Hüsrev'in başmüderrisliğe getirildiği bu ilk öğretim kurumunda, İstanbul'un ilk kadısı,Ayasofya'yı Cami olarak "tescil eden" Hızır Çelebi 'nin ilk müderrisler arasında bulunduğu görülmektedir. Bu sıralarda molla Zeyrek de müderris olarak Zeyrek camisinde derslere başlamıştır. (Türkiye Tarihi 2 s: 243) İşte İstanbul'da fetihten sonra öğretime başlayan ilk iki medrese bunlarrdır. Fatih medreselerinin yapımı bitince, Zeyrek'teki öğrenciler oraya taşınmış, Ayasofya'da ise öğretim sürdürülmüştür. Vakfiyesinde de belirtildiği üzere, Medaris-i Semaniye adı ile Fatih Camii'nin etrafında yapılmış olan bu yeni kuruluş, sekiz medrese ve her medresenin arkasında Tetimme adı verilen daha küçük sekiz medreseden oluşmaktadır. Ayrıca müderris ve öğrencilerin yararlanması için bir kitaplık, bir Darüşşifa ve bir de misafirhane bulunmakta idi. medreselerin her birinde "akli" ve "natli" bilimlerde birer müderris, Daruşşifada ise hangi ulustan olursa olsun iki hekim, bir göz hekimi, bir cerrah ve bir de eczacı görevlendirilmişti. Hekimlerin hastaları günde iki kez ziyaret etmeleri şart koşulmuştur.Fatih döneminde üzerinde durulması gereken önemli bir kuruluş da hızla geliştiği görülen bir yüksek okul niteliğindeki Enderun Okulu'dur. Bu kuruluş içinde askerlik, yöneticilik,güzel sanatlar bölümleri olduğu gibi, ayrıca bir de hastane bulunmakta idi. tanzimat dönemine kadar yaşadığı görülen Enderun Okulu'nda Galata Sarayı,Eski Saray ve Edirne Sarayı gibi sarayların orta dereceli saray okullarını bitirenler kabul edilmekte idi.

Vehbi Tülek

Sultan Adülaziz’in Avrupa Seyahati

Vehbi Tülek

Zafer Ve Seciye

Vehbi Tülek

Fatih Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Fatih, Rumeli Hisarı gibi, Bizans'ın boğazını sıkacak dev eseri, üçbuçuk ayda tamamladı. Başta kendisi olmak üzere bütün Vezirler sırtlarında taş taşıdı. Dürüstlükle, harcından çalınmadan yapılan eser, 550 senedir dimdik ayakta. 17 Ağustos'ta moloz yığını olan binaların mimar ve mühendisleri bundan ders almalıdır! Çeşitli yalanlarla suçladıkları fethin babası, din ayrımı gözetmeksizin Rum, Ermeni ve Yahudilere inanç ve icrai sanat hürriyetini tattıran insandır. 52 günlük bir muhasaradan sonra, Türk askerleri İstanbul surlarından, coşkun bir sel gibi akıyordu. Bizans halkı ise, ölüm korkusu ile Ayasofya'da toplanmışlar ve gaipten bir kurtarıcı bekliyorlardı.

Yeniçağ’da Avrupa

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Garip Derviş

Vehbi Tülek

Elçimizin Devlet Ve Tuvalet Dersi

Vehbi Tülek

Tunus’un Fethi

Vehbi Tülek

25 - Senin Nasibin Diyar-i Rum'dadir

Vehbi Tülek

Üç Ahbab Çavuşlar

Vehbi Tülek

101 - Sultan Ii. Süleyman Ve Ağriboz Zaferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Duânın Kabul Olması Için Şartlar Vardır

Seyyid Alizâde Yakûb Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Bursa'da doğdu. Orada asrının âlimlerinden okudu. Sonra Bursa'da Hamzabey Medresesi'nde müderris oldu. Daha sonra; İstanbul'da Semâniyye medreselerinin birinde müderris oldu. 931 (m. 1524) senesi hac dönüşü, Mısır'da vefât etti. En büyük eseri olan (Şir'a-tül-islâm) şerhinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Müslüman, Sevdiğini Allah Için Sever

Vehbi Tülek

Ebü'l-Fazl İbnü'ş-Şıhne hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 804 (m. 1402)'de Halep'te doğdu. Halep, Şam ve Kahire'de, devrinin büyük âlimlerinden ilim tahsil etti ve İbn-i Hacer Askalâni'den icazet aldı. Çeşitli medreselerde müderrislik, Kahire'­de Hanefi başkadılığı, nihayet Ku­düs'te Şeyhûniyye Hankahı şeyhliğine getirildi. 890'da (m. 1485) orada vefat etti. Buyurdu ki:

Hâcegi Emkenegi

Vehbi Tülek

Nimete Kavuşanlara âfiyet Olsun

Vehbi Tülek

Hacı Hıdır Efgân hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Aslen Afganistanlıdır. Hindistan'da Serhend'e bağlı Behlülpûr kasabasında doğdu. İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin sohbetleriyle şereflendi. Kısa zaman içinde feyz alıp yükseldi ve tasavvuf derecelerini geçti.

Vaktinde Kılınan Namazın Fazileti

Vehbi Tülek

Zekâtı Açıkça Sadakayı Ise Gizlice Vermelidir

Vehbi Tülek

Faydasız Ilim Ilim Değildir

Vehbi Tülek

İnsan, Açlık Ile Tokluk Arasında Yemeli!

Vehbi Tülek

Hazreti Şa’ya (aleyhisselam)

Vehbi Tülek

Sadaka, En Sevdiğin Malından Olmalı!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Üç Kandil

Sarik Ve Sakal

Adalet Ve Tevazu

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek