Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.609.172

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hak Sözü Kabul Etmemek De Bir Kalp Hastalığıdır!

Ebû Muhammed Ayderûsî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1538 (H.945) senesinde Yemen'de doğdu. 1610 (H. 1019) senesinde vefât etti. Annesi Fâtıma binti Abdurrahmân da, evliyâlık derecelerine kavuşmuş bir hanımdı. Onun terbiyesi ile yetişti. Sonra, Hindistan'ın Ahmedâbâd şehrinde bulunan babasının yanına gitti ve okumaya devâm etti. Daha sonra hacca gitti. Mekke-i mükerreme ve Medîne-i münevveredeki birçok âlimden ilim öğrendi. Memleketine dönüp ilim ve edeb öğretmeye, ders vermeye başladı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Asirlarca Araliksiz Okunan Kur’Ân-i Kerîm

Ünlü şair Yahya Kemal, İstanbul'un işgal altında bulunduğu günlerde, İngilizlerin Topkapı Sarayını yağmalayacağı söylentileri üzerine derhal saraya gitmiş ve Saray Katiplerinden Lütfi Bey ile dolaşırken intibalarını dile getirmişti. Bu yazısında, Hırka-i Saadet Dairesi'nde karşılaştı ğı manzarayı şöyle anlatır:"Revan Köşkü'nde gezerken kulağıma derinden bir Kur'ân-ı Kerim sesi geldi. Birdenbire İslam mimarisini tam mânâsıyla gördüm. Çünkü İslam mimarisnin içinde, bir ruh gibi, muhak kak rahle başında bir Kur'ân-ı Kerim sesi lazım. O olmadığı zaman bu mimâri, kuru bir şekilde görünüyor. Bu fikrimi rehberim Lütfi Bey'e söyledim ve bu Kur'ân sesinin nereden geldiğini sordum. "Hırka-i Saâdet Dairesinden" dedi. Yavaş yavaş sesin geldiği pencereye baktım; yeşil yemyeşil, rûhâni yeşilm bir daire, pencereye arkasını çevirmiş bir hafız, öteki aleme dalmış bir ruhun istirahatiyle okuyor, diğer bir hafız da gözlerini yummuş, bir köşede tesbihini çekerek bekliyor.

Vehbi Tülek

Hamevî'nin Osmanli Padişahlari İle Alakali Önemli Tesbiti

Vehbi Tülek

Terzi Sûfî Baba

Vehbi Tülek

Bir Kâse Yoğurt

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti döneminde her paşa ve padişah için, memleketinde herkesin istifadesine açık bir hayır kurumu yapıp ahirete öyle gitme, en büyük ideal idi. Bu sebeple, fethedilen yerlerde her biri bir cami, bir külliye veya bir hastane yapıp gitti. Ecdâdımız, kendi devirlerinin kültürünün gerektirdiği müesseseleri kurdular. İnsan nerde neyi tahsil ederse etsin ama Rabbiyle her zaman irtibatlı olsun diye camisiz yer bırakmadılar.

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Vehbi Tülek

Nene Hatun

Vehbi Tülek

Ii. Murad Han Ve Şücaeddin Karamani Hazretleri

Vehbi Tülek

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

46 - MurÂd Edilen Sultan Selîm'dir

Vehbi Tülek

24 - Haydi Barbaroslarin Çocuklari

Vehbi Tülek

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hibetullah Ibn-i Bârizî

Hibetullah ibn-i Bârizi rahmetullahi aleyh, fıkıh, hadis ve tefsir âlimidir. 645 (m. 1247) senesinde Suriye'nin Hama şehrinde doğdu. 728 (m. 1328) senesinde vefât etti. "El-Vefâ fi ehâdis-il-Mustafâ" isimli kitabında şunları yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdülazîz Dârekî

Vehbi Tülek

Abdülaziz Dâreki hazretleri, Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 284 (m.896)'de İran'da İsfehân'da doğdu ve fıkıh ilmini öğrendi. Sonra Bağdâd'a gelip yerleşti. 375 (m. 985)'de vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Abdullah Bin Zübeyr Humeydî

Vehbi Tülek

Abdurrahîm Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Abdurrahim bin Muhammed el-Musuli hazretleri, fıkıh ve hadis âlimidir. 598 (m. 1202) senesinde Musul'da doğdu. 671 (m. 1272) senesinde Bağdad'da vefât etti. Vefatından bir müddet önce bir dersinde buyurdu ki:

Ey âdemoğlu! Âhireti Sanki Unutmuş Gibisin

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kiramın En Üstünleri Hakkında

Vehbi Tülek

Büyük Devlet Adamı Nizamülmülk

Vehbi Tülek

Kalbin Mühürlenmesi Ne Demektir

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Rezil Ettikleri

Vehbi Tülek

Resûlullahın Kabrini Ziyâret Etmek Sünnettir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Yuhçu Baba

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Gül Yaprağı

İmanı Ona Kafidir

Sünnet Akçesi

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek