Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.598.449

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Insanlar, Şeytanın Izini Takip Etmeyin

Şeyh Abdullah el-Acemî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Haleb civârında Bire yakınındaki Kefertaşe köyünde ikâmet ederdi. Bağ-bahçe ile uğraşır, çiftçilik yapardı. Üstün hâller ve kerâmetler sâhibi bir zâttı. 1242 (H. 640) senesinde doğduğu yer olan Kefertaşe köyünde vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

O Kendini Tanitti

Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindiler. Birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı olarak Kânûni'nin parmağında bulunan çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki o kıymetli yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp ince leyebilirsiniz." dedi. O zât yüzüğü aldı. Evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât, ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultana uzattı. Avucunda biraz önce denize attığı yüzük vardı. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes, yine çok hayret ettiler. Kânûni, elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönüp;"Ağabey, neler oluyor?" dedi. O da; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâm idi." dedi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince, Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız." buyurdu.

Vehbi Tülek

Osmanli'da Tören

Vehbi Tülek

Derya Ali Baba

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han'in İmzasi

Vehbi Tülek

Saray kâtiplerinden Esad Bey anlatır:Bir gece önemli bir şifre almıştım. Bunu Sultan Abdülhamid Hân'a imzalatmak için, yatak odasının kapısını çaldım. Kapı açılmadı. Bir müddet bekledikten sonra, tekrar çaldım. Yine açılmadı. Üçüncü defa vuracağım sırada kapı açıldı. Karşıma çıkan sultan, havlu ile yüzünü siliyordu. bana şöyle dedi:"Evlâdım, beklettim kusûruma bakma! Daha kapıyı birinci çalışında kalktım. Gecenin bu saatinde geldiğine göre, mühim bir evrak olduğunu anladım. Abdestsiz idim. Bu milletin hiçbir evrakına abdestsiz imza atmadım. Abdest almak için geciktim. evrakı oku da dinliyeyim!..." Evrakı okudum. Besmele çekerek imzaladı. "Hayırlı olur inşâallah!" dedi.

Napolyon Ve Sultan Iii. Selim

Vehbi Tülek

Dörtyüz Kese Altin

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Vehbi Tülek

106 - Sultan I. Mahmud'un Duasi

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Padişahın Gezinti Teklifi!

Vehbi Tülek

Haram Lokma Yiyen HarÂmî Olur

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

merhaba Ey Derviş Oğlu Derviş!

Ahmed Şernûbi hazretleri, Mısırlıdır. 1538 (H.945) senesinde bir gece rüyâsında Peygamber efendimiz ona; "Ey Ahmed! İstanbul'da Şeyh Nûreddin'e git, ondan tasavvuf ilmini öğren. Zirâ kendisi bu zamanda âriflerin reisidir" buyurdu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İbn-i Haris Kayrevânî

Vehbi Tülek

İbn-i Haris Kayrevâni hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 282 (m. 890)'da Tunus'ta Kayrevan'da doğdu. İlk tahsilini memleketinde yaptıktan sonra Endülüs'e (İspanya) giderek Kurtuba'ya (Cordoba) yerleşti. Endülüs Emevi Halifesi II. Hakem tarafından Beccâne'de (Pechina) kadılık ve Kurtuba'­da şûra üyeliği vazifesine getirildi. 361 (m. 971)'de Kurtuba'­da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Necaset, Namaz Kılmaya Engeldir

Vehbi Tülek

Hadis-i Şeriflerin Çeşitleri Hakkında

Vehbi Tülek

Ebû Abdullâh Muhammed ibn-i Vâre hazretleri hadis hafızıdır. 190 (805)'de İran'da Rey'de doğ­du. İlim tahsili için çok memleket gezdi. Büyük âlimlerden hadis öğrendi. Kendisin­den rivayette bulunan talebeleri­nin en meşhuru İmam-ı Buhâri hazretleridir. İbn-i Vâre 270'te (m. 884) Rey'de vefat etti.

Hadis-i şeriflerin çeşitleri hakkında buyurdu ki:

İmânı Kavi Ümmi!..

Vehbi Tülek

Kur'ân-ı Kerim Allah Kelâmıdır

Vehbi Tülek

O Gün Altının, Malın Değeri Olmaz!

Vehbi Tülek

A­li Kuş­çu Ve mü­nec­cim Ku­yu­su

Vehbi Tülek

Ahirete Eli Boş Gitmemek Için

Vehbi Tülek

Müftî Zehâvî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Padişah Ve At

Padişah Ve At

Padişahın yakınlarından bir beyin çok güzel bir atı vardı. Bir gün o ata binip padişahın alayına katıldı. Padişahın gözü, ansızın o ata takıldı. Böyle bir at kendi sürüsünde yoktu. Atın çalımı, rengi padişahın gözünü aldı, attan gözünü ayıramıyordu. Çevikliği, güzelliğiyle beraber atta padişahı çeken bir şey vardı. Önce önemsemek istemedi ama, gönlü atı istiyordu.
Padişah geziden dönünce, vezirine durumu açtı. Yolda bir at gördüğünü, derhal gidip o atı, sahibinden alıp, getirmelerini emretti. Padişahın adamları, hızla atın sahibi beyin yanına geldiler. Padişahın atı çok beğendiğini, ne fiyat isterse hemen vereceklerini bildirdiler. Bey, beyninden vurulmuşa döndü. O güzelim, canı gibi sevdiği atını padişah istiyordu ha! Ne yapacağını, ne söyleyeceğini şaşırdı. Padişahın adamlarını oyalamak için onlara yemek ikram etti. Onlar yemeklerini yerken İmadülmülk aklına geldi. Hemen durumu ona danışmalı, ondan akıl almalıydı. Çünkü o, zamanın en bilgini, en akıllısı, en güzel ahlaklısıydı. Kaç kere vezirliği bırakıp, ibadet için uzlete çekilmişse de padişah ona yalvararak izin vermemişti. Atın sahibi üzüntülü bir halde zamanın şeyhülislamının yanına koştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Dört Şey Mühimdir

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Adalet Ve Tevazu

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek