Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.764.202

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hocam, Niçin Bir Çocuğun Peşinden Gitti Acaba?

Sâmi Niyazi Efendi son devir Anadolu velîlerindendir. Manisa'nın Saruhanlı kazâsında 5 Mart 1878 (H.1296)'de doğdu. İlk tahsîline doğduğu yer olan Saruhan'da başladı. Sonra İstanbul'a giderek, tahsîline devâm etti. Bu arada bâzı velîlerin yanına gidip onların sohbetlerinde bulundu ve tasavvuf yolunda insanlara doğru yolu göstermek için icâzet, izin aldı. Kasımpaşa'daki Yahyâ Efendi Dergâhına şeyh tâyin edildi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Gördün Değil Mi?

Kânûni Sultan Süleyman Han, Yahyâ Efendinin pek yüksek bir zât olduğunu, Hızır aleyhisselâmla görüştüğünü bilir, kendisini de görüştürmesini isterdi. Aralarında geçen bir menkıbe şöyle anlatılır:Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince, kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindi, birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı Kânûni'nin parmağındaki çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp inceleyebilirsiniz" diye uzattı. O zât yüzüğü aldı, evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultan'a uzattı. Avucundaki suda, biraz önce denize attığı yüzük görünüyordu. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes yine çok hayret ettiler. Kânûni elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönerek; "Ağabey, neler oluyor?" deyince; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâmdı." cevâbını verdi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince; Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız!" buyurdu.Yahyâ Efendinin iki oğlu olup, her ikisi de babaları gibi ilim ve irfân âşığı kimselerdi. Babalarının yolunda bulunmuşlar, vefâtlarında aynı türbeye defnolunmuşlardır.Yahyâ Beşiktâşi hazretlerinin şâirliği de kuvvetliydi. Müderris mahlasıyla tasavvufi şiirleri ve müretteb Divân'ı vardır.

Vehbi Tülek

Velinimeti İçin Şehid Olan Ohrili Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Bizans’in Korkulu Rüyasi Orhan GÂzi

Vehbi Tülek

Surre Alayi

Vehbi Tülek

Osmanlı pâdişâhlarının her yıl hac mevsiminde Haremeyn-i şerifeyn ahâlisine, zâhidlere, mukaddes yerlerin ve hac yollarının emniyetini sağlayan Mekke şeriflerine ve Hicaz bölgesinde yaşayanlara gönderdikleri para ve değerli eşyâlara surre; bunları götüren topluluğa da surre alayı denirdi.Bilinen ilk surre alayları, Abbâsiler devrinde (750-1258) gönderildi. Eyyûbiler (1174-1250) ve Memlukler (1250-1517), bu güzel âdeti devam ettirdiler. Herşeyin en güzelini Haremeyn-i şerifeyne lâyık gören Osmanlılar da, surre alaylarının en güzellerini gönderdiler. Osmanlı Devletinde bilinen ilk surre alayı, Yıldırım Bâyezid Han tarafından Edirne'den gönderildi. Gönderilen hediyeler arasında 80.000 altın para da vardı. Çelebi Sultan Mehmed Han, Sultan İkinci Murâd Han ve Fâtih Sultan Mehmed Han zamânında artarak devam etti. Yavuz Sultan Selim Hanın Halife-i Müslimin olmasından sonra daha da sistemleştirildi. Bu hizmet devletin yıkılışına kadar en zor şartlarda bile devam ettirildi.

Kanuni Sultan Süleyman Han’in Çekmecesi

Vehbi Tülek

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Yeniçeri Ocağinin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

Tövbe Et, Çünkü Ölümün Yakindir!..

Vehbi Tülek

60 - Yavuz'un Adaleti

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Haci Bayram-i Veli Hazretlerinin Nasihati

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdurrahman Bin Bişr

Abdurrahman bin Bişr hazretleri meşhur hadis âlimlerindendir. Mâlik bin Enes ve Fudayl bin İyâd hazretlerinin tale­besi idi, İmam-ı Buhâri ve İmam-ı Müslim gibi hadis âlimlerine ise hocalık yaptı. 260 (m. 873)'de İran'da Nişabur'da vefat etti. Naklettiği, salevat-ı şerife okumanın faziletleri hakkındaki hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tasavvuf Büyükleri, Dîne Uyan âlimlerdir

Vehbi Tülek

Cemâleddin Mehmed Efendi Osmanlı âlim ve velilerdendir. Amasya'da doğdu. Burada bir müddet ilim tahsil ettikten sonra Aksaray'a giderek Alâeddin Halveti hazretlerinin sohbet ve hizmetiyle şereflendi. Fâtih Sultan Mehmed Han onu İstanbul'a dâvet edince, Kocamustafapaşa dergâhında yıllarca talebe yetiştirdi. Yetiştirdiği âlim ve velilerin başında Sünbül Sinan Efendi gelmektedir. Başka bir halifesi de Kastamonulu Şeyh Şâbân-ı Veli hazretlerinin hocası Hayreddin-i Tokâdi idi. 1493 (H. 899) senesinde hac yolculuğu esnâsında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Ebûbekr Ibn-i Ebî Şeybe

Vehbi Tülek

Sıbgatullah Hizânî

Vehbi Tülek

Sıbgatullah Hizâni hazretleri, Peygamber efendimizin neslinden olup seyyiddir. Babası, Seyyid Lütfullah Efendi, dedesi Seyyid Abdurrahmân Kutub'dur. Doğum târihi bilinmemektedir. 1870 (H.1287) senesinde vefât etti. Kabri, Hizân'ın Gayda köyündedir.
Seyyid Tâhâ hazretlerinin (Abdurrahmân Nigûnam=Abdurrahmân iyi isimli, yüce şanlıdır), yâhut "Kutb-ı Arvâsi" buyurarak medhettiği Abdurrahmân Kutub'un torunu olan Sıbgatullah Arvâsi, küçük yaştan itibâren ilim tahsiline başladı. Çok zeki olan Seyyid Sıbgatullah, kısa zamanda kelâm, tefsir, hadis, fıkıh gibi zâhiri ilimleri tahsil etti. Zamânının fen bilgilerinde de mütehassıs oldu...

Müminlere Namaz Kılmak Farzdır

Vehbi Tülek

Dünyevî Meşgûliyetten Yüz Çeviren âlimdir!

Vehbi Tülek

Abdüssamed Bağdâdî

Vehbi Tülek

Gizli Nasihat Daha Tesirlidir

Vehbi Tülek

Vefât Ettiğimde Üzerime Kur'ân-ı Kerîm Okuyunuz

Vehbi Tülek

Kur'ân-ı Kerim Allah Kelâmıdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kabahat Kilincin Midir?

Kabahat Kilincin Midir?

Sultan III. Mustafa zamanındaki evliyanın büyüklerinden olan Abdülehad Nuri Efendi, Süleymâniye Câmiinde vâz ettiği bir gün, kürsüye bir kâğıt kondu. Vâzdan sonra, bu şekilde konan kâğıtları okurlardı. Kâğıdı okuyunca; "Sizin gavs olduğunuz söyleniyor. Gavs olan, Allahü teâlânın izni ile istediğini yaparmış. Eğer gavs iseniz, beni bu mecliste öldürün bakalım." yazıyordu. Abdülehad Efendi bu yazıyı okuyunca; "Taassub insanı nelere götürürmüş. Sübhânallah, biz âciz ve fakir bir kuluz. Halk bizi gavs ve kutb bilir. Hak teâlâ onları tasdik eyleye. Kutb olanlar nefis ehli olanlar gibi, ben bunu yapamaz mıyım diye elinden geleni yapmaya kalkışmaz. Onlara sıkıntı ve cefâ verilse bile onlar affederler. Onun için yüksek mertebelere eriştiler. Fakat evliyâ, kınından çekilmiş bir kılıçtır. Bir kimse kendini kılıca vursa, kabahat kılıcın mıdır, yoksa kendini kılıca vuranın mı?" buyurduklarında, câminin içinde; "Aman, eyvah, eyvah." diye bir çığlık koptu. O kâğıdı yazan kişi o anda vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Latif Bir Şikayet

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Bereketi Var Mı?

Alabilirsen Al

Namazini Ben Kildirayim

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek