Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.610.211

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hediye Baston

1897 Osmanlı-Yunan harbi zaferle neticelenmişti. Sultan II. Abdülhamid büyük sevinç içndeydi. Harpte yaralananların hepsini İstanbul'a getirtmiş, bunları Gümüşsuyu hastanesi ile yeni yaptırdığı Şişli Etfal hastanesine yerleştirmişti. Hergün hastanelere adam gönderiyor, yaralıların vaziyetini öğreniyordu. Sultan Abdülhamid'in marangozluğa merakı vardı. Yıldız Sarayında bir marangoz atelyesi vardı ve devlet işlerinden yorulduğu zaman dinlenmek için buraya gelir, her biri sanat şaheseri kabul edilen ahşap eşyalar yapardı. Bir sabah yine atelyeye inmişti. Kapıdan girer girmez marangoz Mehmed Usta ile karşılaştı. Hemen ustaya:-Haydi bakalım Mehmed Usta! 150 tane baston ağacı kes...-Ferman efendimizin. Lakin bu kadar baston ağacı ne olacak?-Araştırdım, gazilerimizden 150 kadarının ayaklarından yaralandıklarını öğrendim. Bunlar iyi olsalar da yürümek için bastona muhtaç kalacaklar. Bunlara birer baston yapacağım ve hastaneden çıkıp memleketlerine giderken kendilerine hediye edeceğim.

Vehbi Tülek

Abdülmecid Han Ve Misir Meselesi

Vehbi Tülek

Osmanli-hollanda Münasebetleri

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Adülhamid Suikasti

Vehbi Tülek

21 Temmuz 1905 Cuma...Yıldız Camii, her hafta olduğu gibi yine hıncahınç dolu. Salâ verilirken Sultan Abdülhamid Han abdest tazeledi. Namaz vaktine doğru Baş Mabeyinci yaklaştı:-Arabanız hazır Efendimiz...dedi.Sultan teşekkür etti. En yeni elbiselerini giydi. Güzel kokular süründü. Yavaş yavaş yürümeye başladı. Her zaman olduğu gibi sade ve açık bir faytona bindiler. Yıldız sarayından, Yıldız Camiine kadar yol kenarları lebaleb doluydu. Müslim-Gayri Müslim tebaadan Türkler, Arap, Boşnak, Arnavut, Kürt ve Çerkesler kadar, Rum, Musevi ve Ermeniler de dikkat çekiyordu. Memleketimizi gezmeye veya iş icabı gelen yabancılar, Büyük Hakanı ancak Cuma günleri görebilirlerdi. Bu yüzden yol boyunca onlar da sıralanmışlardı.-Padişahım çok yaşa...-Allah seni başımızdan eksik etmesin...sesleri ve alkışlar arasında ilerleyen Padişah, selamlara karşılık veriyordu.

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufi Sapiklari

Vehbi Tülek

Yanliş Gelen Telgraf

Vehbi Tülek

Nadir Şah Ve I. Mahmûd Han

Vehbi Tülek

Ii. Adülhamid’in Verdiği Senet

Vehbi Tülek

Eline Ne Gelirse Ver

Vehbi Tülek

49 - Şehid Musa Hulûsi Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hakîm Şehîd Muhammed Bin Muhammed

Hakim Şehid hazretleri fıkıh âlimidir. Asıl adı Muhammed bin Muhammed olup, 334 (m. 946) senesinde şehid edildi. Gurer, Kâfi ve Müntekâ kitapları meşhurdur. Müntekâ kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmÂm-i Zehebî Şemseddin Kaymaz

Vehbi Tülek

İmam-ı Zehebi hazretleri fıkıh, hadis ve tarih âlimidir. Türkmen asıllıdır. Adı Şemseddin Kaymaz olup, 673 [m. 1274] de Şam'da doğdu, 748 [m. 1348] de Mısır'da vefat etti. Kitâb-ül-kebâir adlı eserinden bazı bölümler:

Feyiz Ve Marifete Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

Şükrü Paşa Ve Mülazım Sadık Bey

Vehbi Tülek

1912 senesi... Osmanlı tarihinin en karanlık sayfalarından biri olan Balkan Savaşı günleri... Aralık ayı başları idi. Edirne Müstahkem Mevkii Kumandanı Şükrü Paşa:
-Son kurşunu atmadan şehri düşmana teslim etmem, diyordu.
Bulgarlar tarafından kuşatılmış bulunan Edirne dışında bulunan ve şehirdeki karargah ile irtibatı kesilmiş olan bir birliğe yeni bir talimat göndermek ihtiyacını duydu. Bu kolay bir iş değildi. Talimatı götürecek bir veya birkaç kişi, kuşatma hattını geçerken ölümle karşı karşıya gelebilirdi. Bu işe en uygun, Teğmen Sadık'tı...

Unutulmaz Denizci Burak Reis

Vehbi Tülek

Ayıpları Örtmekte Gece Gibi Olmaya Çalış

Vehbi Tülek

Sicâh Bin Hâris Ve Mâlik Bin Nüveyre

Vehbi Tülek

İnsan, Öldüğü Hâl Üzere Diriltilir

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Yardımı, Herkesin Niyetine Göredir

Vehbi Tülek

Amasyalı Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Selâhaddin Uşâki'nin çocuğu olduktan bir süre sonra, hocası ve kayınpederi onu evden çıkararak; "Al hanımını evimden ayrıl! Bundan sonra kendi geçimini temin et." dedi. Selâhaddin Uşâki; "Peki hocam, başüstüne!" diyerek hanımı ve çocuğu ile berâber, hocasının evinden ayrıldı. Eğrikapı'dan, Fâtih Câmii civârında, Âşıkpaşa mevkiinde bulunan, Horhor çeşmesine doğru yürürken bir evin kenarında durakladı. Kış günüydü ve kar yağıyordu. Yolun karşı tarafında bulunan Tâhir Ağa onları görünce evine dâvet etmek için yanlarına birini gönderdi. Tâhir Ağa, Selâhaddin Uşâki'yi, evine götürdü. Ona; "Siz kimlerdensiniz? Kış gününde neden bu hâle düşüp sokak kenarında kimsesiz garibler gibi duruyorsunuz?" diye sordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Cünnetü'l-esmâ

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Anzakli Ömer

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek