Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.113.386

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bahri Dede Ve Zigetvar Kalesi'nin Fethi

Bahri Dede evliyânın meşhurlarındandır. Edirne'de doğdu ve orada yetişti. 1566 (H.974) senesinde Bursa'da vefât etti. Edirne'de zamânının âlimlerinden ilim öğrenen Bahri Dede, tasavvufta İbrâhim Edhem hazretlerinin yolunda yetişip kemâle erdi. Bursa'da Murâdiye Dergâhında insanlara rehberlik etti. Sohbetleri çok tesirli ve duâsı makbul idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Devlet İçinde Devlet Ya Da Düyun-u Umumiye

Osmanlı devletinde ilk dış borç, 1854 Kırım Savaşından sonra alındı. Osmanlı Devleti, Sultan İkinci Abdülhamid Han zamânına geldiğinde, ağır dış borçlar altında ezilme mevkindeydi. Akıllı tedbirlerle belli bir zaman içerisinde bu borçlar ödenebilirdi. Lâkin 93 Harbi (1877-78) hezimeti, devleti iflâsın eşiğine getirdi. Devlet, en verimli topraklarını kaybetti. Akın akın gelen göçmenlerin sayısı bir milyona ulaştı. Bu kadar göçmeni bir yıl içinde rahata kavuşturmak çok zordu. Bu arada, Rusya'ya ağır tazminât ödeme mecbûriyetiyle karşı karşıya kalındı. Rusya Ağrı kendilerine bırakıldığı takdirde, tazminât hakkından vazgeçebileceğini teklif etti ise de, Sultan Abdülhamid Han bu teklifi kesinlikle reddetti. Eğer Sultan Abdülhamid Han Ayastefanos Antlaşmasındaki tazminâtı Berlin Muâhedesi ile düşürmemiş olsaydı, devlet daha o sırada batabilirdi. Ordunun durumu ise perişan bir vaziyetteydi. Emperyalist Avrupa devletleri yıllardır peşinde koştukları emellerine ulaşmak üzereydi. Onlar dış baskıların çemberi içerisinde sıkışan imparatorluğu borç bataklığı içinde boğmak istiyorlardı. İşte İkinci Abdülhamid Hanın devraldığı mâli durum bu idi.

Vehbi Tülek

Bu Devletin Dediği Yapilir

Vehbi Tülek

Ciğer PÂresi, Ciğer YÂresi

Vehbi Tülek

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

Çanakkale savaşlarına katılan bir Fransız Generalinden, memleketine döndüğünde savaş hatıralarını anlatmasını istediler. General söze; "Fransızlar böyle mert bir milletle savaştıkları için daima iftihar edebilirler!.." cümlesiyle başlaması üzerine bir gazetecinin; "Neden iftihar edebilirmişiz?" sorusuna General, dünya savaş ve insanlık tarihine altın harflerle yazılacak bir menkıbeyle cevap verdi:

Ülkemde Bu Adama CevÂb Verecek Bir Âlim Yok Mu?

Vehbi Tülek

Rodos’ta Casus Osmanli Kadinlari

Vehbi Tülek

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Vehbi Tülek

Ordusunun Başinda Sefere Çikan Son Osmanli Padişahi

Vehbi Tülek

Ravza-i Murad’da Açan Gül

Vehbi Tülek

Bağdad’in Fethi

Vehbi Tülek

Nadir Şah Ve I. Mahmûd Han

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Müminler, Cennette Allahü Tealayı Görecek!

Mevlânâ Behâeddîn Efendi Osmanlı âlim ve evliyasındandır. Zamânındaki büyük âlimlerden ilim öğrenerek yetişen Mevlânâ Behâeddîn, daha sonra Hâcezâde’den ilim tahsil etti. İstanbul'da Sahn-ı Semân Medresesine tâyin edildi. Sultan İkinci Bâyezîd Han, Edirne'de büyük ve mükemmel bir medrese yaptırınca, buraya, ilk müderris olarak bizzât Mevlânâ Behâeddîn'i tâyin etti. 1490 (H.895) senesinde Edirne'de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

“yeter Ki Mübarek Yüzünüzü Göreyim!”

Vehbi Tülek

Mısır'da Tanta şehrinde yaşamış olan evliyanın büyüklerinden Seyyid Ahmed Bedevi hazretleri uzun boylu, buğday tenli idi. Her an Allahü teâlâyı düşünür, O'nun muhabbetinin ve heybetinin tesiri ile kendinden geçerdi. Kırk gün ve daha ziyâde bir şey yiyip içmez ve uyumazdı. Gözlerinin karası, bir ateş koru halindeydi. Yüzünde çiçek hastalığından kalma bir eser olarak üç nokta bulunuyordu. Biri sağ, biri de sol yanağında olup, diğeri de burnunun yukarı kısmındaydı. Küçüklüğünden beri başına şal sarar, yüzünü de iki nikapla örter, böyle gezerdi. Zaten yüzünü bu şekilde Afrika bedevileri gibi örttüğü için kendisine "Bedevi" deniyordu.

Namazda, Kalbi Hazır Etmenin Ilâcı

Vehbi Tülek

Hüsâmeddîn Uşâkî Hazretleri

Vehbi Tülek

İstanbul'da medfun bulunan evliyanın büyüklerinden Hüsâmeddin Uşâki hazretleri, 1594 (H.1003) senesinde vefât etti. Kasımpaşa'da, Uşâki Dergâhına defnedildi. Asıl memleketi Uşak olduğu için, Uşâki adıyla meşhur oldu. Nükteli ve hikmetli sözler söyleyen Hüsâmeddin Uşâki hazretleri buyurdu ki:

Aza Kanâat Etmiyor, Çokla Doymuyorsun

Vehbi Tülek

Meyyit, Selam Vereni Tanır

Vehbi Tülek

Ehl-i Sünnetin Reisi İmâm-ı A’zam

Vehbi Tülek

Muhammed Taflâtî

Vehbi Tülek

Evinize Girerken İhlâs-ı Şerifi Okuyun

Vehbi Tülek

Yeni Olan Her Şey Eskir, Gençler Ise Ihtiyarlar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Pişman Oldular!

Pişman Oldular!

Bir defâsında, bâzı kimseler gemi ile bir yere gidiyorlardı. Yolcular arasında Abdurrahmân hazretlerinin talebelerinden birkaç kişi de vardı. Bir ara, geminin tabanından bir yer delindi. Ne yaptılarsa delinen yeri tıkayamadılar. Vazifeliler çâresiz kalıp, geminin batmasından korktular. Onlardaki bu telaşı görüp, vaziyeti anlayan talebeler, hocaları Abdurrahmân bin Muhammed'den yardım istediler. O esnâda hocalarını gemide gördüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Garip Karşilanan Bir Adak

Sarayda İftar

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Değişen Sizin Kalbiniz

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek