Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.565.284
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
31 Temmuz 1872'de sadrâzam oldu. Üç ay kadar sadrâzamlık yaptı. Bu esnâda rüşvet karşılığında Mısır Hidivi İsmâli Paşaya Avrupa'dan borç alabilme yetkisi tanıdı. Gerçeklerin aksine devlet bütçesinde gelir fazlalığı olduğunu iddiâ etti. Uygunsuz davranışları ve yalanlarının ortaya çıkması üzerine sadrâzamlıktan azledildi (19 Şubat 1873). Aynı yıl Divân-ı Ahkâm-ı Adliye Nâzırlığına getirildiyse de kendisini sadrâzamlıktan azleden pâdişâha karşı kin beslemeye başladı. Yeni Osmanlıların (Bkz. Jön Türkler) sadrâzam adayı oldu.Midhat Paşa; Mütercim Rüşdi Paşa, Hüseyin Avni Paşa ve Müfsid İmâm (Hasan Hayrullah) işbirliği yaparak Sultan Abdülaziz Hanı tahttan indirip Beşinci Murâd'ı tahta geçirdiler. Ancak Abdülaziz Hanın hunharca katledildiğini duyan Sultan Beşinci Murâd'ın akli dengesi bozuldu. Doktorların verdiği rapor üzerine tahttan indirilip yerine Abdülhamid Han geçti.
1909 yılı, Nisan ayının 27'nci günü, çift atlı saray arabaları Yıldız Sarayı'nın önünde sıra sıra dizilmiş, yolcularını bekliyorlardı. Akşam karanlığında koşuşturan subaylar, askerler ve içinde mum yanan fanuslu lâmbaların ışığında güçlükle fark edilen sürücülerdeki telâş ve tedirginlik, atlara da sirayet etmişti. Huysuzlanıyor, başlarını aşağı yukarı sallıyor, ayakları ile toprağı eşeliyorlardı. Sanki, felâketlerle geçecek yılların işaretlerini şimdiden veriyorlardı.
600 yılı geride bırakarak yedinci asrını süren Osmanlı İmparatorluğu tarihinde, kırılma noktası denilebilecek çok önemli bir gün yaşanıyordu. 32 yıl, 7 ay ve 27 gün süren bir saltanattan sonra 34'üncü padişah Sultan İkinci Abdülhamid Han, o gün tahttan indirilmiş, yerine kardeşi geçirilmişti.
Hasen bin Ali HuIvâni hazretleri hadis âlimidir. Şam civarında HuIvân'da doğdu. Bağdat, Mekke, Mısır, Tarsus gibi ilim merkezlerinde hadis tahsil etti. Sonra Mekke'ye yerleşti. Veki bin Cerrah gibi muhaddislerden hadis okudu. Kendisinden de Buhâri, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizi, İbn-i Mâce gibi büyük âlimler rivayette bulundular. 242 (m. 857)'de Mekke'de vefat etti. Şöyle nakleder:
Abdülgafûr Hâlidi Müşâhidi hazretleri, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin halifelerindendir. Hazret-i Hüseyin efendimizin soyundan olup, seyyiddir. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Bağdad'da yaşamıştır. Mevlânâ Hâlid hazretleri, Seyyid Abdülgafûr'a çok iltifatlarda bulunurdu...
Abdülgafûr Hâlidi Müşâhidi hazretleri, sohbetlerinde buyurdu ki:
Abdullah Dehlevî hazretleri “Silsile-i aliyye” denilen büyük âlim ve velîlerin yirmisekizincisidir. 1158 (m. 1745) senesinde Hindistan’ın Pencap şehrinde doğdu. Mazhar-ı Cân-ı Cânân hazretlerine talebe oldu. Onun sohbeti ve teveccühleri ile kemâle gelerek, zamanının bir tanesi oldu. Çok kerâmetleri görüldü. 1240 (m. 1824) senesinde Delhi’de vefât eyledi. Binlerce âlim ve evliya yetiştirdi. Bunların içinde en büyükleri Mevlanâ Hâlid Ziyâeddîn Bağdâdî’dir. Mekâtib-i şerîfe adında bir mektûbâtı vardır. Mektûplarından biri şöyledir:
Adamın birisi Musa aleyhisselam'a gelerek:
- Ya Musa, ne olur dua et de hayvanların dilinden anlayayım. Bundan kendime dersler çıkarır, iyi insan olurum, dedi. Musa aleyhisselam:
- Git işine bak, bu halin senin için daha hayırlıdır, kaldıramayacağın bir
yükün altına girmeye çalışma, diye cevap verdi. Fakat adam dinlemedi ve
ısrar etti.
- Ya Musa, ne olur hiç değilse kapımdaki köpekle horozun dilinden anlayayım diyordu. Sonunda Musa aleyhisselam dua etti ve adam sevinerek evine gitti.