Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.455.745

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Çok Istigfâr Etmenizi Tavsiye Ederim

Beyzâde Mustafa Efendi Osmanlı velîlerindendir. Artvin'in kazâlarından Şavşat'ta doğdu. İstanbul'da Sahn-ı Semân medreselerinde okudu. Tahsîlini tamamladıktan sonra müderrisliğe başladı. Daha sonra Fâtih Câmii Medresesine müderris tâyin edildi. Nakşibendî yolunun büyüklerinden Hâfız Mehmed Efendinin sohbetlerine devâm ederek kemâle ulaştı. Murâd Molla'nın Fâtih'te yaptırdığı Nakşibendî Tekkesine şeyh tâyin edildi. 1785 senesinde vefat etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Nesilleri HelÂk Olurdu

Kızı Hundi Fatıma Sultan'ın Emirsultan ile nikâh haberi Edirne'ye ulaşınca, Yıldırım Bâyezid, Kapıkulu askerlerinden kırk askeri Süleymân Paşanın emrine vererek, Emir Sultan'ın ve Hundi Hâtun'un başlarını getirmesi için Bursa'ya gönderdi. Süleymân Paşa Bursa'ya gelince, Vâlide Sultandan onları istedi. Vâlide Sultan vermeyince, kırk asker, Vâlide Sultan'ın sarayına saldırdı. Vâlide Sultan, onların bu saldırısından korktu. Emir Sultan onun bu hâlini görünce, ona; "Bu dehşet ve korkunuz nedir? Allah aşkına söyleyin." dedi. Sonra Vâlide Sultan'a "Şu yayı alın ve oku gerin. Ben bakayım siz atın." dedi. Vâlide Sultan; "Ben ok atamam." deyince, Emir Sultan; "Siz oku takın, o kendiliğinden gider." dedi. Bunun üzerine Vâlide Sultan, pencereden askerlere karşı oku kirişe koyup, bıraktı. Yeşil ok, parlayarak gidip kırkına saplandı. Askerler derhâl kaçtılar. Vâlide Sultan; "Yâ Emir Sultan! Niye oku sen atmadın da bize attırdın?" diye sorunca, Emir Sultan; "Eğer oku biz atmış olsaydık, hem o askerlerin, hem de Osmanoğullarının nesilleri helâk olurdu. Onun için bu işi size yaptırdık." dedi

Vehbi Tülek

Kamaları Sökülmeyen Tek Batarya

Vehbi Tülek

Tozkoparan İskender

Vehbi Tülek

İdris Baba Ve Hasan Paşanin Hirkasi

Vehbi Tülek

Tarihçi Peçevi, kitabında şöyle bir hadise nakleder:Memlektim olan Peç kasabasından Bosna'ya gitmem icab etti. Kasabamızda İdris Baba derler, kerametleri görülmüş bir zat vardı. Yola çıkmadan evvel onu ziyaret edip duasını alayım dedim:-Ben Bosna'ya gidiyorum. Bir şey ısmarlar mısın baba?-Ismarlarım ya!... Oraya gidince Bosna Beylerbeyi Hasan Paşa'ya selam söyle. Şimdi sefere çıkmak üzeredir. Her nereye giderse yüzü ak olsun. Ervah, Evliya ve Büdela kendisine yardımcı ve onunla beraber dir. Hatta Hazret-i Ali askeri de onunla beraberdir, dedi. Orada, benim le beraber yola çıkacak olanlardan biri:-Bir nesne ister misin Baba, getirelim, deyince:-Hırkam eskimiştir. Bir hırkacık isterim, dedi.

Kanuni Ve Pir Ali Efendi

Vehbi Tülek

Ya’kub GermiyÂnî’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Napolyon Ve Sultan Iii. Selim

Vehbi Tülek

Ii.mahmud Han’in İlim Ve Sanat Aşki

Vehbi Tülek

Benim Gözüm Göreceklerini Gördü

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Namuskarliklari

Vehbi Tülek

Önce Küfrettiler Sonra Alkişladilar

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Haram Yiyenin Duası Kabul Olmaz

Abdülkerim Irâki hazretleri fıkıh ve tefsir âlimidir. 623 (m. 1226) senesinde Mısır'da doğdu. Kâhire'deki el-medreset-üş-şerif'de ders okuttu. Mensûriyye Medresesi'nde tefsir kürsüsü başkanlığı yaptı. Birçok talebe yetiştirdi. 704 (m. 1304) senesinde Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hacı Zihni Efendi

Vehbi Tülek

Hacı Zihni Efendi Osmânlı devleti Maârif Meclisi azâsından idi. 1845 [1262] de İstanbul'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra Mülkiye Mektebi Usul-ü Fıkıh Muallimliği, Maarif Nezareti Encümeni-Teftiş Reisliğine yaptı. 1332 [m. 1914]'de İstanbul'da vefat etti. En meşhur eseri olan "Nimet-i İslam"da diyor ki:

Yâr Muhammed Kadîm

Vehbi Tülek

İmÂm-i Zehebî Şemseddin Kaymaz

Vehbi Tülek

İmam-ı Zehebi hazretleri fıkıh, hadis ve tarih âlimidir. Türkmen asıllıdır. Adı Şemseddin Kaymaz olup, 673 [m. 1274] de Şam'da doğdu, 748 [m. 1348] de Mısır'da vefat etti. Kitâb-ül-kebâir adlı eserinden bazı bölümler:

Hiç Eksilmeyen Yemek Ve Su

Vehbi Tülek

Mahmûd Zengenî Hazretleri

Vehbi Tülek

Onlar Birbirlerini, Allah Rızâsı Için Severler

Vehbi Tülek

Hadîs-i Şerîfleri Tespit Ve Tetkik Hususu

Vehbi Tülek

Yemame Şehidi Ebu Huzeyfe

Vehbi Tülek

Onlar, Katıksız Ekmek Gibidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Padişah Ve At

Padişah Ve At

Padişahın yakınlarından bir beyin çok güzel bir atı vardı. Bir gün o ata binip padişahın alayına katıldı. Padişahın gözü, ansızın o ata takıldı. Böyle bir at kendi sürüsünde yoktu. Atın çalımı, rengi padişahın gözünü aldı, attan gözünü ayıramıyordu. Çevikliği, güzelliğiyle beraber atta padişahı çeken bir şey vardı. Önce önemsemek istemedi ama, gönlü atı istiyordu.
Padişah geziden dönünce, vezirine durumu açtı. Yolda bir at gördüğünü, derhal gidip o atı, sahibinden alıp, getirmelerini emretti. Padişahın adamları, hızla atın sahibi beyin yanına geldiler. Padişahın atı çok beğendiğini, ne fiyat isterse hemen vereceklerini bildirdiler. Bey, beyninden vurulmuşa döndü. O güzelim, canı gibi sevdiği atını padişah istiyordu ha! Ne yapacağını, ne söyleyeceğini şaşırdı. Padişahın adamlarını oyalamak için onlara yemek ikram etti. Onlar yemeklerini yerken İmadülmülk aklına geldi. Hemen durumu ona danışmalı, ondan akıl almalıydı. Çünkü o, zamanın en bilgini, en akıllısı, en güzel ahlaklısıydı. Kaç kere vezirliği bırakıp, ibadet için uzlete çekilmişse de padişah ona yalvararak izin vermemişti. Atın sahibi üzüntülü bir halde zamanın şeyhülislamının yanına koştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Abdullah El-acemî

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek