Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.265.844

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İhlâs Elde Edilmedikçe, Kurtuluşa Erişilemez

Şeyh İbn-i Beşşâr hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir. 925 (H.313) senesinde Akabe'de vefât etti. Bu mübarek zat, derslerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sahibinin Kursaği

Kılıcıyla bütün Bizans'ı titreten Osman Gazi, sulh zamanında insanlara ve hatta hayvanlara da çok merhametliydi. Üzerlerine, taşıyamayacakları kadar yük yükletilmiş at ve eşeklerin sahiplerine çıkışır, pazarlara satılmak için getirilmiş hindi ve tavukların baş aşağı taşınmalarına, hele aç bırakılmalarına çok kızardı.

Birgün bir Pazar yerini teftiş ederken, fakir bir köylünün önünde ki iki tavuğun kursağın yoklamış, bunları bomboş görünce adamı iyice azarlamıştı. Zavallı fakir köylü, gözlerine hücum eden yaşlara mani olamadı ve Osman Gazi'ye:"Tavukların kursağında yiyecek var mı yok mu diye yokladın amma, bir de onların sahibinin kursağını yoklasaydın olmaz mıydı? Bende var mı idi ki de onları doyurayım, meramım tavukları satıp biraz yiyecek almaktı" dedi.Bu sözlerden son derece üzülen Osman Gazi, köylünün tavuk larını değerinin çok üzerinde bir bedelle satın alarak, adama yardım etti.

Vehbi Tülek

İmparator Ölü Gibi Donup Kaldi

Vehbi Tülek

4 - Bir Şehidimizin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Sultanim Özür Dileriz

Vehbi Tülek

İhtiyar Sultan Abdülhamid Han, mushaf-ı şerifi üç kere öptü başına koydu ve kendi elleri ile yaptığı zarif dolaba bıraktı. Sonra edeple eğilip seccadesini topladı. Cebinden kehribar tesbihini çıkardı, sedire ilişip cama yaklaştı. Beylerbeyi Sarayı'nın arka tarafına bakan bu kuytu odanın seyre değer bir manzarası olduğu söylenemezdi. Hem gecenin bu vakti ne görülebilirdi ki? Ama o beş yıldır bakmakta olduğu avluya aşinaydı. Çiçekler bakımsız, çınarların dalları çıplak ve ıslak olmalıydı. Oynaşan gölgeler onu hatıralara çağırdı. Evet, şaşırtacak kadar hareketli geçen saltanat yıllarından sonra, bitmek bilmeyen sürgün hayatı başlamıştı. Tahttan indirildiğinden bu yana tam sekiz sene geçmişti. Üç koca yıl Selanik'te Alatini Köşkü'nde kalmış sonra Beylerbeyi Sarayı'na yollanmıştı. Şimdi iyi yürekli annesi Tir-i Müjgân Sultan'ın yaşadığı ve öldüğü mütevazı odadaydı.

Misir’a Bedeldin Ey Sinan

Vehbi Tülek

Benim Gözüm Göreceklerini Gördü

Vehbi Tülek

Osmanoğlunun Ölüsünden Böyle Kaçarsin

Vehbi Tülek

77 - Kristof Kolomb Osmanli Casusu Muydu?

Vehbi Tülek

Sultan I. Murad Hanin Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

İkinci Bayezid HÂn’in Tuğlasi

Vehbi Tülek

7 Yaşinda Harbe Katildim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Zahîreddin Buhârî

Zahireddin Buhâri hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. Babasından ve devrin önde gelen diğer âlimlerinden ders okudu. Buhara'da kadılık yaptı. 619'da (m. 1222) ve­fat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Onlar Diridirler, Lâkin Siz Anlamazsınız

Vehbi Tülek

İsmail Vehbi Efendi Nakşibendi şeyhlerinden âlim bir zat olup Bursalıdır. Mevlâna Halid-i Bağdadi hazretlerinin halifelerinden Muhammed Hani'den hilâfet aldı. 1292 (m. 1875)'de memleketinde vefat etti. Zeyniler'de cami-i şerif önünde defnolundu. Risaletü's-Sülûk isimli eserinde şöyle buyurdu:

Birbirinize Sırt Çevirmeyiniz

Vehbi Tülek

Ebülbekâ Eyyüb Kefevî

Vehbi Tülek

Ebülbekâ Eyyüb Kefevi hazretleri Osmanlı âlimlerindendir. 1028'de (1619) Kırım'da Kefe şehrinde doğdu. Tahsi­lini Kefe'de tamamladıktan sonra Sadrazam Der­viş Mehmed Paşa'nın daveti üzerine İstanbul'a gitti. Önce Birgi, sonra Filibe kadılığı yaptı. Oradan emekli olarak İstanbul'a geldi. 1094 (m. 1683)'de vefat etti. Tuhfetü'ş-şâhân adlı eserinde şöyle anlatır:

Rûme Kuyusu'nu Kim Satın Alırsa

Vehbi Tülek

Ebû Hasen

Vehbi Tülek

Ömer Fehmi Efendi

Vehbi Tülek

Ölüleri Incitmek De Câiz Değildir

Vehbi Tülek

Kerâmet Ile Sihir Arasındaki Fark

Vehbi Tülek

Karamollazade Abdülhamid Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Kânûni Sultan Süleymân Hânın kadıaskerlerinden Mirim Kösesi diye meşhûr olan Muhammed Efendinin hizmet ve sohbetlerinde bulunup, ilmi yüksek derecelere kavuştu. Bu sırada dünyâdan ve dünyâ makamlarından yüz çevirip, tasavvuf ehlinden Sofyalı Bâli Efendinin dergâhına gidip, ona talebe oldu. Hizmetinde ve sohbetinde uzun müddet kalıp, feyz aldı. Tasavvufta yükselip, insanları Allahü teâlânın yüce dinine dâvet etmek ve Resûlullah efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem güzel ahlâkını öğretmekle meşgûl oldu. Allahü teâlâya muhabbetinden dolayı, dünyâya hiç önem vermez oldu. Onun bu durumunu anlayamayan bâzıları pâdişâha şikâyet ettiler. Pâdişâh meselenin tahkik edilmesini emretti. Tahkikat için İstanbul'a geldi. Tahkikat sonunda berâat etti ve hakkındaki ithamlardan kurtuldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Sakin Kalyona Binme

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Helvaci Çocuk

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek