Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.543.583
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Ya'kûb Germiyâni hazretleri, Rumeli beldelerinden Yanya'da bulunduğu sırada, Yanya yakınındaki Preveze kalesini, frenk kâfirleri karadan ve denizden istilâ edip, muhâsara altına almışlardı. Bu sırada Ya'kûb Germiyâni, müslümanlara yardım için o kaleye gitti. O zâtın kalede bulunması ile, kaledeki müslümanlar, kâfirlerin şerlerinden emin oldular. Ya'kûb Germiyâni, bir kerâmeti olarak, kâfirlere karşı öyle heybetli göründü ki, kâfirlerden hiçbiri kalenin giriş yoluna yaklaşmaya ve saldırmaya cesâret edemedi.Vuruşma esnâsında, kale burcunda bulunan topu, bizzat kendi eliyle ateşlerdi. Allahü teâlânın izni ile atışlar tam isâbetli olurdu. Evvelâ, kâfirlerin alâmet olarak yanlarında taşıdıkları büyük bir haçı, sonra da, askerlerin çoğunu top atışları ile perişân etti. Allahü teâlânın nusret ve yardımiyle kâfirleri dağıttı. Atışlar o kadar tesirli oldu ki, düşman tarafında sağ kalanlar kurtuluşu kaçmakta buldular.
Yavuz Sultan Selim Han pâdişâh olmadan önce, Trabzon'da vâliyken Halimi Çelebi'yi kendine hoca edinip, talebe oldu ve ondan feyz aldı. Gece-gündüz onun huzûrundan ayrılmazdı ve devamlı sohbetinde bulunurdu. Abdülhalim Efendiye pekçok iltifât ve ihsânlarda bulundu. Allahü teâlânın inâyet ve ihsâniyle Osmanlı tahtına geçip pâdişâh olunca, onu yine yanından ayırmadı. Devamlı birlikte olmak ister ve kendisiyle ilmi sohbetlerde bulunurdu. Halimi Çelebi, Yavuz Sultan Selim Han ile birlikte Mısır Seferine katıldı.
Cemâleddin-i Aksarâyi hazretleri Anadolu'da yetişen âlimlerden ve evliyâdandır. Aksaray'da doğdu. Aksaray'da ilim tahsilinden sonra Amasya'ya giderek Fahreddin İlyâs Rûmi'den ders aldı. Amasya kâdılığına ve Dârü'l-ilim müderrisliğine getirildi. Sonra Aksaray'a döndü. Zincirli Medresesine müderris tayin edildi. 1389 (H.791) senesinde Aksaray'da vefat etti.
Kayışzade lakabıyla bilinen büyük hattat Hafız Osman, 1642 yılında İstanbul'da doğmuştur. Veli ve âlim bir zattır. Küçük yaşta Kur'ân-ı kerime saygısı ve edebi ile tanındı...
mamzâde Buhâri hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 491'de (m. 1098) Buhara'da doğdu. Ebü'l-Kâsım Gülâbâdi'ye talebe oldu ve fıkıh tahsil etti. Sonra Hâce Yûsuf-i Hemedâni'ye intisab ederek tasavvufta ilerledi. 573 (m.1177)'de vefat etti. Şir'atü'I-İsIâm adlı eseri meşhurdur. Bu eserinde "Yeme içme adabı" hakkında buyuruyor ki:
Kâdı Yâkûb şöyle anlatır:
Birgün Şam'da bir mescidin kenarındaydım. Orada bir köprü vardı. Hava çok sıcaktı. Abdullah el-Yuneyni, abdest almak için dereye indi. O sırada bir nasrâni, şarap yüklü katırı ile köprüden geçiyordu. Katır bir ara ürktü ve yük yere yıkıldı. Çevrede başka kimse yoktu. Abdullah el-Yuneyni, yukarı çıkıp bana; "Yükü yüklemeye yardım et!" dedi.