Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.928.065

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İyi Kimselere Yaklaş Kötülerden Uzaklaş!

Seyyid Âdem Bennûrî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin talebelerindendir. Hindistan'da Serhend'in Bennûr kasabasında doğdu. Önceleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin halîfelerinden olan Hâce Hıdır'dan feyiz aldı. Sonra Hâce Hıdır'ın işâreti ile İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin huzurlarına kavuştu. Birkaç ay gibi kısa bir müddette, eşsiz derecelere ulaştı. İmâm-ı Rabbânî, Seyyid Âdem-i Bennûrî'ye icâzet verip, insanlara doğru yolu göstermek vazîfesi ile Bennûr'a gönderdi. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Elçimizin Devlet Ve Tuvalet Dersi

Paris'teki Versailles Sarayı'nda o gün iğne atsanız yere düşmez. Salonları dolduranların kalp atışları, nerede ise pencere camlarını zangırdatır. Kral 14. Louis ve eşi ile başbakanı yerlerini almışlar. Perukları pudralı şövalyeler ve dekolte elbiseli asilzâde düşkünü madamlar sıra sıra dizilmişler. Ortalıkta "çıt" çıkmıyor. Birisi bekleniyor. Hele başbakanın arkasında sarı benizli adam, bozuk bir saat gibi. Laf değil, Paris'e ilk Osmanlı elçisi geliyor. Kendisine iki gün evvel, "Huzura kabul edileceksiniz..." demişler. Dudak bükmüş ve:" Biz kabul edilmeyiz, çıkarız... diye cevaplamış.

Vehbi Tülek

Tuzlu Kahve

Vehbi Tülek

Fatih Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Musul'un Osmanli HÂkimiyetine Girmesi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim, Safevilerle yapılan Çaldıran Savaşı'nda elde edilen zaferden sonra, İran sınırını güvenlik altına almak maksadıyla, İdris-i Bitlisi'yi, daha önce Şah İsmail'e bağlılık bildirmiş Kürt ve Türkmen emirlerinin Osmanlı Devleti'ne tâbi olmalarını sağlamak için, bölgeye göndermişti. Nitekim İdris-i Bitlisi buralarda çok başarılı çalışmalar yapmıştı. Osmanlı Devleti'ne tâbi olan emirlere, oturdukları yerler yurtluk ve ocaklık olarak ikta edilmiş, buradaki aşiretlerin Osmanlı Devleti'ne tâbi olmaları sağlanmıştı. Kanuni Sultan Süleyman, Tebriz seferinde Hemedan ve Kirmanşah yolunu takip edip Cebel-ü Hamrin, Sülükân Çayırı ve Leylan'dan geçerek 1534'te Kerkük şehrine girdi. Kerkük, Osmanlı idaresine girmeden önce de Türkmenlerin elinde bulunduğundan "Gökyurt" olarak adlandırılmış ve resmi kayıtlara böyle geçmiştir. Kanuni Sultan Süleyman Kerkük'te yirmi sekiz gün kaldı. Aynı sene içinde Kanuni'nin Bağdad seferi ve Bağdad'ın fethiyle Musul bölgesinde Osmanlı hâkimiyeti kesinleştirilerek altı sancak ihtiva eden eyalet merkezi yapıldı. Bazı kaynaklarda verilen bu bilgiye karşılık 1312 tarihli Musul salnâmesinde 1090 (1679-80) yılında Musul'un eyalet olduğu ve üç sancağı ihtiva ettiği belirtilmektedir.

Ii. Abdülhamid Han’in İslamiyete Saldiran Piyesi Fransa’da Yasaklatmasi

Vehbi Tülek

20 - Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Fat0h Sultan Mehmed Han Ve Akbiyik Sultan

Vehbi Tülek

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Vehbi Tülek

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdurrahman Nesib Dede

Abdurrahman Nesib Dede "rahmetullahi aleyh" İstanbul evliyasındandır. Üsküdar'da doğ­du. Aziz Mahmud Hüdâyi âsitânesi şey­hi olan babası Mehmed Şehâbeddin Efendi'nin yanında yetişti ve babasının vefatı üzerine buraya şeyh tayin edildi. 1827'de Ordu-yı Hümâyun vaizliğine getirildi. 1258 (m. 1842)'de vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Mekkî Ve terzi Baba

Vehbi Tülek

On dokuzuncu yüzyılda yaşayan Abdullah Mekki Erzincâni, büyük veli Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin halifelerindendir. Aslen Mekkelidir. Zamânının usûlüne göre çeşitli ilimleri tahsil eden bu mübarek zat, yüksek dereceye ulaştıktan sonra Bağdâd'da bulunduğu sırada büyük âlim ve veli mürşid-i kâmil Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerini tanıdı. Tasavvuf yolunda ilerleyip yüksek mânevi derecelere kavuştu. Hocası onu; İnsanlara İslâmiyetin emir ve yasaklarını anlatmak ve talebe yetiştirmekle vazifelendirerek Erzincan'a gönderdi...

bâlî Sultan Abapûş-i Velî

Vehbi Tülek

Dünyâ Ne Demektir Biliyor Musunuz?

Vehbi Tülek

Ebû Riyah Dücânî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1224 (m. 1809) senesinde Beyrut’un Decin köyünde doğdu. 1294 (m. 1877) senesinde Yafa’da vefât etti. Zamanındaki büyük âlimlerin derslerine ve evliyanın sohbetlerine devam ederek icazet aldı ve çok talebe yetiştirdi. 

Size, Hazreti Ömer’i Halife Yaptım

Vehbi Tülek

Dünya, Yolcunun Bineği Gibidir

Vehbi Tülek

İnsan, Sözü Ile Tartılır Işi Ile Değerlendirilir

Vehbi Tülek

Bu, Sana Layık Bir Ibadet Değildir

Vehbi Tülek

Cenazeyi Definde Gecikmemeli

Vehbi Tülek

Beni Ve Nimetlerimi Inkâr Etmeyin

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

A'meş Ve Hanımı

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Hizir Ve Gelin

Hayat Kurtaran Yalan

Örümcek Ağı

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek