Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.728.930

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Emir Ve Yasaklara Riâyet Etmek Farzdır

Abdurrahmân-ı Zâz hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi ve meşhûr velilerdendir. 1040 (H. 432) senesinde İran'da Tebrîz'e bağlı Serahs kasabasında doğdu. Sonra Merv'e yerleşti. Birçok âlimden hadîs ve fıkıh ilmini öğrendi. Şâfiî mezhebinde büyük bir âlim olarak yetişti. Merv'deki Şâfiî âlimlerinin en üstünü oldu. 1101 (H. 494) senesinde vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Varna Zaferi

Sultan II. Murad ile Macaristan arasında imzalanan Segedin anlaşması (12 Temmuz 1444), kral Ladislas tarafından bozuldu. Maksat, Osmanlıları Balkanlardan atmaktı. Bu sebeple bir çok Avrupa devletinin katılmasıyla Osmanlılara karşı bir haçlı ordusu teşkiledildi ve harekete geçtiler. 100.000 kişilik bu ordu, Tuna'yı geçerek Bulgar istan'a girdi ve Varna'yı muhasara etti. Bu tehlikeli durum karşısında ordusunun başına geçen Sultan II. Murad, 10 Kasım 1444'de Varna limanı karşısında haçlı ordusuyla karşı karşıya geldi. Muharebe başlamadan önce Sultan Murad iki rekat namaz kıldı ve:"Yâ Rabbi! Mü'min kullarını benim günahımın çokluğundan dolayı düşman karşı sında aciz bırakma! Habibin hürmetine bizleri muhafaza et ve bizleri muvaffak eyle!" diye dua etti.

Vehbi Tülek

Yara

Vehbi Tülek

Gül Baba’nin Cenaze Namazi

Vehbi Tülek

23 - Budin Müdafaasi

Vehbi Tülek

1602 senesi Ağustos ayı. Budin kalesi Avusturya muhasarası altında. O yaz başında Osmanlı ordusu, Erdel üzerine sefere çıkmıştı. Bunu fırsat bilen Avusturya'lılar, Arşidük Matyas kumandasında kalabalık bir ordu ile, Osmanlı idaresi altındaki Budin üzerine yürüdüler ve ilk olarak, surları çok zayıf olan Peşte'yi kolayca zaptettiler. Kalede bulunan Rumeli beylerbeyi Lala Mehmet Paşa, emrindeki çok az kuvvetle müdafaaya hazırlanıyordu. Peşte'yi ele geçiren Avusturyalılar, kısa bir zaman sonra Budin'i muhasara ettiler.

Selman Reis

Vehbi Tülek

MercidÂbik Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Kanuninin Atinin Üzengisi

Vehbi Tülek

Ne Diye Akçe Versin

Vehbi Tülek

Hediye Baston

Vehbi Tülek

Patrona Halil Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

Kanunî Sultan Süleyman’in BÂlî Beye Mektubu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kendini Başkasından Üstün Görme

Ebû Ca'fer Cüzâmi hazretleri kelam ve fıkıh âlimlerindendir. İspanya'da Gırnata'da doğdu. 538 (m. 1143)'de Fas'ın Fes şehrinde vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"vah Hârûn Reşîd... Vah...

Vehbi Tülek

Behlûl-i Dânâ, Bağdad evliyasının meşhurlarındandır. Asıl ismi Vehib bin Ömer Sayrâfi'dir. Behlûl-i Dânâ adıyla şöhret buldu. Halife Hârûn Reşid'in kardeşi olduğuna dâir rivâyetler varsa da aslı yoktur. 805 (H.190) senesi Bağdât'ta vefât etti. Dicle kenarında Şunûziyye Kabristanına defnedildi...

İbn-i Haris Kayrevânî

Vehbi Tülek

Hayatım Da Vefatım Da Sizin Için Hayırlıdır

Vehbi Tülek

Ahmed Bürzülî hazretleri kıraat, hadis, tasavvuf ve Mâlikî mezhebi fıkıh âlimidir. 730 (m. 1341)’de Tunus’ta Kayrevan’da doğdu. Zamanının en meşhur âlimlerinden ilim öğrendi. Şemseddîn Muhammed bin Merzûk’tan fıkıh ve hadis ilmini, hadis ravileri ve kıraat rivayetlerini öğrendi. İbn-i Tafracîn Medresesi’nin müderrisliğine, sonra Şeyhülislâmlık makamına getirildi. 844 (m. 1440) yılında Kayrevan’da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Mîrim Halvetî Hazretleri

Vehbi Tülek

Kulumun Bana Olan Zannının Yanındayım

Vehbi Tülek

Hanımla Iyi Geçinmek Dinimizin Emridir!

Vehbi Tülek

Ahmed Sârbân Efendi

Vehbi Tülek

Osmanlı Şeyhülislâmı Molla Hüsrev

Vehbi Tülek

Ebedî Saadetine Vesile Olana Çok Hizmet Et

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Sarik Ve Sakal

Abdullah Bin MübÂrek

Sünnet Akçesi

Kabahat Kilincin Midir?

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek