Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.614.542

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Meczup Bir Derviş Uzun Dâvûd Efendi

Uzun Dâvûd Efendi Osmanlılar zamânında Mudurnu'da yetişen evliyadandır. Bolu-Mudurnu'da doğdu. 1507 (H. 913) senesinde orada vefât etti. Halvetî şeyhlerinden Seyyid Yahyâ-i Şirvânî'nin yüksek talebelerinden Şeyh Habîb'in sohbetlerine devâm edip, tasavvufun yüksek mârifetlerine kavuştu. Meczup bir zât idi. Allahü teâlânın sevgisinden kendinden geçmiş hâldeydi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hamdolsun İslam Askeri Muzaffer Olmuştur

Yeğen Mehmed Paşa, çeşitli vazifelerde bulunduktan sonra, 1737 senesinde Nemçe (Avusturya) seferini yapmakla görevlendirildi. Yeğen Mehmed Paşa bu sırada Sultan Birinci Mahmûd Hânın vezir-i âzamı idi.Yeğen Mehmed Paşa, İstanbul'dan hareket etmeden önce, Aksaray civârında oturmakta olan kızının evini Mehmed Emin Tokâdi hazretlerine tahsis edip, oraya dâvet etti. Mehmed Emin Tokâdi de kabûl edip, orayı teşrif etti. Burada ikâmet ettiği sırada Yeğen Mehmed Paşa sık sık ziyâretine gidip, sohbetinde bulunurdu. Huzûruna girerken pâdişâhın huzûruna girer gibi edeb ve hürmet gösterirdi. Mehmed Emin Efendi, ona latife yollu takılırdı. Fakat o dâimâ edeb ve hürmetle huzûrunda dururdu. Yeğen Mehmed Paşa, çıkacağı Avusturya seferi ile ilgili yaptığı hazırlıkları anlatıp duâ istedi. Mehmed Emin Efendi de, gözyaşı dökerek zafere kavuşması için duâ etti.

Vehbi Tülek

Osmanli’da Peygamber Sevgisi

Vehbi Tülek

89 - Rüyanin Tabiri Budur

Vehbi Tülek

74 - Böyle Vaaz Dinlemedik

Vehbi Tülek

Sultan III. Mehmed Han zamanında, halvetiye yolunun büyüklerinden olan Abdülehad Efendinin halifelerinden birisi şöyle anlatır:Pâdişâh beni Dâvûdpaşa Câmiinde vâz etmem için dâvet etmişlerdi. Câmiye girdiğimde bende biraz pişmanlık hâli meydana geldi. Kürsiye çıktığımda, hatırıma hiçbir kelime gelmedi. Yakın olduğu hâlde önümdeki yazıyı okuyacak hâlim kalmamıştı. Bu durumdan kurtulmak için Abdülehad Efendinin rûhâniyetine teveccüh etmek hatırıma geldi. Abdülehad Efendinin rûhâniyetine kalpten teveccüh ettiğimde o anda görünüp, sanki bana; "Nedir bu perişanlık, yapacağın vâaz, uzun zamandan beri yaptığın vâazlar değil midir?" buyuruyordu. O sırada bende, tam bir rahatlık ve zindelik meydana geldi. Öyle bir vâz ettim ki, beni tanıyanlar; "Hayâtımızda böyle bir vâaz dinlemedik." dediler.

20 - Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Gördün Değil Mi?

Vehbi Tülek

Sultanim Özür Dileriz

Vehbi Tülek

Padişah Az Vermez

Vehbi Tülek

23 - Budin Müdafaasi

Vehbi Tülek

Osmanli Paşasinin Siyaseti

Vehbi Tülek

Barbaros’un İstanbul’a Gelişi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdullah Makdisî

Abdullah Makdisi hazretleri Hanbeli fıkıh ve hadis âlimidir. 646 (m. 1248)'de Kudüs'te doğdu. Burada birçok âlimden ilim öğrendi. Kahire'de müderrislikten sonra Eşrefiyye Medresesi'nin rektörlüğüne tayin edildi. 732 (m. 1331)de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Câfer-i Sâdık Hazretleri

Vehbi Tülek

Câfer-i Sâdık hazretleri, "Oniki İmâm"ın altıncısı ve Hazret-i Ali'nin torunlarındandır. Tâbiin devrinin yükseklerinden ve evliyânın büyüklerinden olup, tasavvufta büyük rehberlerden olan ve kendilerine "Silsile-i aliyye" denilen Nakşibendiyye yolu âlimlerinin dördüncüsüdür.
Bu mübarek zata bir gün; "Allahü teâlâ, fâizi niçin haram kılmıştır?" diye sordular. Buyurdu ki: "İnsanların birbirine iyilik yapmaları, ihsânda bulunmaları için, Allahü teâlâ onu haram etti. Fâiz haram olmasaydı, birbirine karşılıksız iyilik yapan kalmazdı. Yapılan her iyiliğin karşılığı olarak dünyâda menfaat bekleyen çok olurdu."

Yular Sahibi Kadının Oğlu

Vehbi Tülek

Kalbe Sıkıntı Veren Iki Haslet

Vehbi Tülek

Uşşâki Seyyid Mehmed Efendi Halvetiyye yolu büyüklerinden olup, Uşşâkilik tarikatında pir-i sâni sayılır. Edirne'de doğdu. Hasan Sezâi hazretlerine talebe oldu. Şeyh Sezâi'nin vefatından İstanbul'a gitti. Uşşâkiyye tarikatını ihya ederek, bu yolda çok talebe yetiştirdi. 1751 (H. 1164) senesinde İstanbul'da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Hayreddîn Atûfî

Vehbi Tülek

Bu Ümmete Ihsan Edilen Beş Şey

Vehbi Tülek

Kemâleddîn Demîrî

Vehbi Tülek

Bir Garip Allah Adamı Ebü'l-garîb İsfelhânî

Vehbi Tülek

Bahaeddin Efendi

Vehbi Tülek

Ya Cennet, Ya Cehennem

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Kum Ve Kaya

Minareden Okunan Şiir

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek