Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.965.430

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Âişe! Bu Kelimeleri Ezberledin Mi?

Ebü’l-Kâsım Kâyinî hazretleri Şafiî fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 462 (m. 1069) yılında Nişâbûr’da Kâyin köyünde doğdu. İsfehân, Nişâbûr, Merv ve Herat’a giderek birçok kimseden ilim öğrendi. 547 (m. 1152) yılında Herat’ta vefât, etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

53 - Osmanli Esnaf Ahlaki

1893 yılında, İstanbul'un ticaret merkezi olan kapalıçarşı yakınlarındaki Vezir Han içindeki dükkanlardan birindeyiz. Konya'dan gelen kumaş tüccarı Ahmet Sabri efendi, devamlı olarak mal aldığı bezzaz Hayri efendi ile sıkı bir pazarlıktan sonra, bazı malların siparişlerini verdi. Bu arada namaz vakti de yaklaştı. Misafir tüccar, abdest hazırlığı yapmak için, yakındaki Atik Ali Paşa camiine gitti. Önce helaya girmesi gerekiyordu. Caminin helasına geldiği sırada birisi heladan çıktı ve hemen o girdi. Biraz sonra dışarı çıktığında kapıda bir kimse onu bekliyordu ve büyük bir telaşla helaya girdi, fakat hemen dışarı çıkarak Ahmet Sabri efendiye yaklaştı:-Efendi, dedi, sizden önce bu helaya ben girmiştim. Para kesesini kapının arkasına asmıştım, fakat çıkarken unutmuşum. On dakika sonra aklıma geldi, geri döndüm. Şimdi içeri baktım, fakat keseyi göremedim. Acaba siz mi aldınız?

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han'in İmzasi

Vehbi Tülek

24 - Haydi Barbaroslarin Çocuklari

Vehbi Tülek

10. Yy.'da Bir Bati'linin İslam Hastanelerini Tasvir Eden Mektubu

Vehbi Tülek

'Sevgili babacığım, benden, para getirmenin lazım olup olmadığını soruyorsun. Taburcu edilirsem hastaneden bana bir kat yeni elbise ve hemen çalışmaya başlamak zorunda kalmayayım diye 5 altın verecekler. Onun için süründen davar satmana gerek yok. Ama beni burada görmek istiyorsan hemen gelmelisin. Ben operasyon salonunun yanındaki ortopedi servisinde yatıyorum. Eğer büyük kapıdan girersen güneydeki revak boyunca yürü. Düştükten sonra beni getirdikleri poliklinik oradadır. Orada her hastayı önce asistan hekimler ve öğrenciler muayene eder. Yatması gerekmeyene reçetesini verirler. O da hastane eczanesinde ilacını yaptırır. Muayeneden sonra beni orada kaydettiler. Sonra başhekime götürdüler.

İzzet Paşa Ve Ömer RizÂî Efendi

Vehbi Tülek

Dürüstlüğün Bedeli

Vehbi Tülek

Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Abd'den Haraç Aliyorduk

Vehbi Tülek

PÂdişÂhim, Baba Haydar Sizi Bekliyor!

Vehbi Tülek

Hattat Abdullah Zühdi Efendi

Vehbi Tülek

Zeynep Kadin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hatmi, Bir Kişinin Okuması Lazımdır

Nûreddin Ali el-Uri hazretleri kıraat âlimidir. İbnü'l-Kâsıh adıyla meşhur oldu. 716'da (m. 1316) Bağ­dat'ta doğdu. Zamanın meşhur kıraat âlimlerinin dersle­rine devam ederek aşereyi tahsil etti ve icazet aldı. Çok talebe yetiştirdi. 801'de (m. 1399) vefat etti. Bu mübarek zat, bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Onlar Için Gelecekte Korku Yoktur

Vehbi Tülek

İbn-i Esir Cezeri hazretleri Fıkıh ve hadis âlimidir. 555 (m. 1160)'da Cizre'de doğdu. 630 (m. 1233'de Musul'da vefât etti. Üsüd-ül-gâbe fi ma'rifet-is-Sahâbe isimli eseri meşhurdur. Bu eserinde şöyle nakleder:

Levh-i Mahfûzda Ilk Yazılan, Besmeledir

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîm Nazm-ı Ilâhîdir

Vehbi Tülek

Abdülvâhid ibn-i Âşir hazretleri kıraat ve Mâliki fıkıh âlimidir. 990 (m. 1583)'te Fas'ta doğdu. Orada ve Mısır'da tanınmış âlim­lerden ilim tahsil etti. Memleketine dönerek çok talebe yetiştirdi. 1040'ta (m. 1631) Fas'ta vefat etti. Buyurdu ki:

Resûl-i Ekrem, Bütün âlemlerin Peygamberidir

Vehbi Tülek

Adil Bir Müslüman’ın Sözüne Inanılır

Vehbi Tülek

Fâtıma-i Nişâbûriyye

Vehbi Tülek

Şeytan Sizi Bana Şikâyet Etti!

Vehbi Tülek

Dünyâya Düşkün Olan Muradına Kavuşamaz

Vehbi Tülek

Emre Uyma Şerefi!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Onun Görmediği Yer

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Cennetlik Hanım Isteyen...

Altıyüz Dirhemlik İp

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek