Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.603.091
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Fâtih Sultan Mehmed Han'ın oğlu Bâyezid Amasya vâlisi idi. Şehzâde Bâyezid, Çelebi Halife Muhammed Cemâleddin Efendiye çok iltifât eder, talebele rine ve dergâhına ihsânlarda bulunur, duâlarını taleb ederdi. Fâtih Sultan Mehmed Han vefâtından önce de duâ etmesi için haber gönderip, fakirlere sadaka dağıttırmıştı. Her şehzâde gibi, şehzâde İkinci Bâyezid de, babasından sonra pâdişâh olmak, kendisine veri len onca emeğe karşılıkta bulunmak istiyordu. Çünkü her şehzâde sultan olmak için yetiş tirilir, kısmetse sultan olurdu. Çelebi Halife, herkese karşı iyi niyet ve hüsn-i zân sâhibi, ilim ve tasavvuf ehli Şehzâdeyi kırmadı. Onun için duâ ve niyazda bulundu.
1513 yılı baharında Batı Akdeniz sularında pervasızca dolaşan bir korsan gemisi. Güvertede orta yaşlı, kırmızı sakallı, yüzü deniz rüzgarlarıyla sertleşmiş, tecrübeli bir kaptan. Adı, Oruç, fakat leventleri ona Baba Oruç diyorlar. Muavinleri, Kazdağlı Salih ve ihtiyar Süleyman Reisler. Bir hafta kadar İtalya sahillerinde dolaştıkları halde bir tüccar gemisine tesadüf edemediler. Üsleri olan Cerbe adasında eli boş dönmek itibarlarını sarsacak. Sonra, Tunus sultanına vergi de verecekler.
Mehmed Emin Tokâdi hazretleri İstanbul evliyâsının en büyüklerindendir. 1075 (m. 1664)'de Tokat'ta doğdu. İlim tahsiline memleketinde başlayıp, sonra İstanbul'a geldi. Şeyhülislâm Mirzâzâde Mehmed Efendiden ders alıp, ilim öğrendi. Sonra Mekke'ye giderek Îmâm-ı Rabbani hazretlerinin oğlu Muhammed Ma'sûm Fârûki hazretlerinin halifesi Ahmed Yekdest Cüryâni'ye intisab etti ve icazet alarak İstanbul'a döndü. 1158 (m. 1745)'de İstanbul'da vefât etti. Zeyrek Yokuşu civarındadır. Kendisini vesile ederek, kabri başında yapılan duâ müstecâbdır, makbûldür. Bu mübarek zat, bir sohbetinde buyurdu ki:
Ahmed Kuddûsi, 1769 (H.1183) senesinde Niğde'nin Bor kazâsında doğdu. Küçük yaşta babasından ders almaya başladı. Ahrâriyye yolunun edebini babasından öğrendi. Tasavvufi şiirler yazdı. Bunları Divan'ında topladı...
Sehl-i Ergiyâni hazretleri Şafii mezhebi fıkıh ve tasavvuf âlimlerindendir. 426 (m. 1035)'da İran'da Nişâbûr'un Ergiyân nahiyesinde doğdu. 490 (m. 1097)'da vefât etti. Bir sonbetinde, Hazreti Ali'nin (radıyallahü anh) kıymetli sözlerini anlattı:
Sultan Abdülmecid zamanında adamcağızın birisinin büyük miktarda borcu varmış. Elini neye atsa ters gidiyor. Zeyrek civarında, evine yakın bir dergaha gitmiş. Namazdan sonra Şeyh efendi, bu yabancıyı yanına çağırmış ve halini sormuş. O da:
"Efendi hazretleri, gırtlağa kadar borç içindeyim, neye elimi atsam kuruyor. Ne olur himmet!" demiş. Şeyh efendi:
"Evladım, sabah namazını 40 gün Yenicami'de kıl. Camiye gidip gelirken de 1000 adet istiğfar oku. Göreceksin, kırkıncı gün ne sıkıntın kalacak ne bir şey..."