Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.565.634
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Sahte tarikatler türediğini duyan İkinci Bayezid Han, bir meclis kurdurdu. Bu mecliste şeyhlerin imtihana tâbi tutulmasını istedi. Kim hak yolda kim batıl yolda, bu düğümün çözülmesi için Ahmed Şemseddin (Marmaravi) hazretlerini Manisa'dan İstanbul'a dâvet etti.
Ahmed Şemseddin hazretleri derhal bu ulvi görevi kabûl edip İstanbul'da Sultan Bâyezid-i Veli hazretlerinin huzûruna çıktı ve Osmanlı Sultânının da hazır bulunduğu imtihan heyetine reislik etti.
Sultan Abdülmecid zamanında, Rus işgaline karşı Lehistan'da, Avusturya baskısına karşı da Macaristan'da ayaklanmalar olmuş, fakat bunlar şiddetle bastırılmıştı. Bu isyanlara karışanlardan, her iki milletten de bazı kişiler Osmanlı Devletine sığınmışlardı. Avusturya ve Rusya, kaçakların kendilerine iadesi için Osmanlı hükûmetini sıkıştırı yordu. Bu istekleri reddedilince mesele büyüdü. Rus sefiri bizzat padişaha başvurarak bu mültecilerin mutlaka kendilerine verilmesini istedi. Fakat Sultan Abdülmecid, bu son isteği şu sözlerle reddetti:
"Benden bunları iade etmemi asla beklemeyiniz. Ben, kendisine sığınmış adamlardan bir tanesini geri vermemek için devletini bile feda eden Yıldırım Bayezid Han'ın torunuyum. Hal böyle iken size bu yüzlerce kahramanı toptan geri verip namusumu kirletir miyim sanıyorsunuz?
Ebân bin Osman bin Affân hazretleri, Hazret-i Osman'ın (radıyallahü anh) oğlu olup, tabiinin meşhur hadis âlimlerindendir. Babasından, Zeyd bin Sabit'ten, Üsâme bin Zeyd'den ve diğer bazı sahabilerden (radıyallahü anhüm) hadis rivayet etmiştir. 105 yılında (723) Medine'de vefat etti. Naklettiği, namazın ehemmiyeti ile ilgili hadis-i şeriflerden bazıları:
Küçük Mustafa Efendi Osmanlı ulemâsındandır. "Bostan Efendi" diye tanınır. 904 (m. 1498)'de Tire'de doğdu. 977 (m. 1569) senesinde İstanbul'da vefât etti. Namazını Şeyhülislâm Ebüssuud Efendi kıldırdı. Derslerinde buyurdu ki:
Emir Gilân-ı Vâşi hazretleri, Buhârâ'nın büyük velilerindendir. On dördüncü asırda yaşadı ve bu asrın sonlarında vefât etti... Seyyid Emir Külâl hazretlerinin talebelerindendir. Emir Külâl hazretlerinin vefâtından sonra, talebelerin terbiye ve tahsili işi ile meşgul olmaya başladı. Sohbetleri çok kıymetlidir. Vefatına yakın bir sohbetinde buyurdu ki:
Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretleri Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatır: ıki atlı arkadaş yola çıkmışlar. Fakat birisi âmâ imiş. Giderlerken âmâ olan şahıs, kamçısını düşürmüş. Fakat arkadaşına itimad edemediği için, yerden almasını söylememiş, inmiş atından el yordamıyla kamçıyı aramış. Derken, kendi kamçısını bulamamış ama eline ondan daha güzel yumuşak bir şey geçmiş. Bu kamçı daha güzelmiş diyerek alıp atına binmiş. Fakat o kamçı diye bulup aldığı, gecenin soğuğundan hareketsiz duran bir yılanmış. Derken biraz sonra hayli ilerlemiş olan arkadaşına yetişmiş. Arkadaşı sormuş