Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.032.793

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sıfât-ı Zâtiyye Ve Sıfât-ı Sübûtiyye

Şeyh Sıbgî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 871 (H.258) senesinde Horasan’da Nişâbûr’da doğdu. 953 (H.342) senesinde orada vefât etti. İlim öğrenmek ve öğretmek için çok yer dolaştı. Hadîs, fıkıh ve akâid (kelâm) ilminde, birçok meseleyi içine alan kitaplar yazdı. Bunlardan “Kitâb-ül Esmâ ves-Sıfât” isimli eserinde şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

SehzÂdelerin Sünnet Dügünü

Belgrad seferinden dönen Fâtih Sultan Mehmed, Edirne'deki ikameti esnasında biri (Bâyezid) Amasya'da, diğeri (Mustafa) Manisa'da sancakbeyi olan iki şehzâdesinin sünnet edilmelerine karar verir. Bunun üzerine her iki şehzâde de merkeze çağrılır. Bu düğün için Fâtih, çevre hükümdarlara dâvetiyeler göndererek, onların da bu mutlu günlerinde yanlarında bulunmalarını arzu eder. Fâtih'in, ilim adamları ile halka karşı nasıl davrandığını, nasıl bir protokol uyguladığını göstermesi bakımından önemli olan bu düğünden, bütün Osmanlı kaynakları bahsederler. Âşık Paşazâde'nin verdiği malumat şöyledir:

Vehbi Tülek

Kirkpinar'in Doğuşu

Vehbi Tülek

Allah Ne Derse Öyle Olur

Vehbi Tülek

Ayni Oyun

Vehbi Tülek

1850'li yıllara kadar ne Harputlular Amerika ve Amerikalıları tanırdı, ne de Amerikalılar Harput'u bilir ve Harputluları tanırlardı. Görünüþte hümanist fakat bir bu kadar da emperyalist duygularla dünyayı bir örümcek aðı gibi saran misyoner teþkilâtlarından, bölgeyle ilgili araþtırmalar yapan Amerikan Board Heyeti'nden misyonerler, Harput'u Amerikalılar'a tanıtmaya baþlamıþtı.
1820'den beri Osmanlı topraklarında faaliyetlerine devam eden Amerikan Board misyonerleri, 1850 yılında yaptıkları yıllık toplantıda, Harput ve çevresinin (Muþ, Bitlis, Van) Erzurum istasyonunca yakından izlenmesi kararı çıkınca bölge incelenmeye baþlanmıþtı.

Kadi’larin Maaşlari Az Olmamali!

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Han’in Takdiri

Vehbi Tülek

Osmanli’nin Son Abd Büyükelçisi

Vehbi Tülek

Moskoftan Padişah Olur Muymuş Be!

Vehbi Tülek

Şimdi Olmaz, Vezirler Var!

Vehbi Tülek

Osmanli Padişahlari Ve İslam Hukuku

Vehbi Tülek

67 - Acaba Namazim Bozuldu Mu?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nafaka, Yiyecek, Giyecek Ve Barınacak Evdir

İbn-i Dakîk-ul-Îd hazretleri hadîs, usûl, nahiv, edebiyât ve Şâfiî fıkıh âlimidir. İsmi, Muhammed, babasınınki Ali'dir. 1228 (H.625) senesinde Hicâz’da Yenbu şehrinde doğdu. Hadîs-i şerîf öğrenmek için Şam, İskenderiyye ve daha başka yerlere gitti. Başta babasından olmak üzere birçok âlimin ilminden istifâde etti. Mâlikî ve Şafiî mezhebi fıkıh bilgilerinde ve usûl bilgilerinde söz sâhibi oldu. 1302 (H.702) senesinde Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hezheplere Göre Süt Kardeşliği.

Vehbi Tülek

Şemsüddin ibn-i Kasım el-Gazzi Şafii fıkıh ve hadis âlimidir. 859'da (m. 1455) Filistin'de Gazze'de doğdu. İlk tahsilinden sonra Kahire'ye giderek birçok âlimden fıkıh dersleri aldı. Daha sonra Ezher'de müderrislik yaptı. 918 (m. 1512)'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Az Yiyin, Az Uyuyun Çok Tefekkür Edin

Vehbi Tülek

Velîde Bulunan Nûrlar!..

Vehbi Tülek

Dâvûd-i İskenderi hazretleri, Mısır'da yaşamış olan Mâliki mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velilerdendir. 1333 (H.733) senesinde İskenderiyye'de vefât etti. Bu mübarek zatın kıymetli sözlerinden bâzıları şunlardır:

İhlâsı Kimden Öğrendiniz?

Vehbi Tülek

Müslümanları Sevindirmek

Vehbi Tülek

Cö­mert­ler Cö­mer­di Dalec Bin Ah­med

Vehbi Tülek

İlim, Insanlara Allah Korkusu Kazandırır

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Meymûn Bin Mihrân

Vehbi Tülek

Ey Busayrî! Kasîdeni Dinlemek Isterim

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Ölüyü Diriltemem

Her Şeyi Göze Almıştı!

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek