Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.283.607

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Fakir Babası: İmâm-ı Ali Rızâ

İmâm-ı Ali Rızâ hazretleri, 'Oniki İmâm'ın sekizincisidir. 770 (H.153)de Medîne'de doğdu. 818 (H.203)’de Tûs (Meşhed)de vefât etti. Halîfe Me'mûn, İmâm-ı Ali Rızâ hazretlerini çok sever, sık sık onunla görüşürdü. Saraya gelişinde saray görevlileri onu karşılar, hürmet gösterirlerdi. Fakat bu hürmetleri mecbûriyetten idi. Çünkü İmâm hazretlerini sevmiyorlardı. Bir araya gelerek, hazret-i İmâm'ın geldiğinde sarayın perdesini kaldırmamaya ve onu karşılamamaya karar verdiler. Fakat hazret-i İmâm oraya her gelişinde ellerinde olmadan kalkıp, karşılayıp perdeyi de kaldırıyorlardı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ayni Oyun

1850'li yıllara kadar ne Harputlular Amerika ve Amerikalıları tanırdı, ne de Amerikalılar Harput'u bilir ve Harputluları tanırlardı. Görünüþte hümanist fakat bir bu kadar da emperyalist duygularla dünyayı bir örümcek aðı gibi saran misyoner teþkilâtlarından, bölgeyle ilgili araþtırmalar yapan Amerikan Board Heyeti'nden misyonerler, Harput'u Amerikalılar'a tanıtmaya baþlamıþtı.
1820'den beri Osmanlı topraklarında faaliyetlerine devam eden Amerikan Board misyonerleri, 1850 yılında yaptıkları yıllık toplantıda, Harput ve çevresinin (Muþ, Bitlis, Van) Erzurum istasyonunca yakından izlenmesi kararı çıkınca bölge incelenmeye baþlanmıþtı.

Vehbi Tülek

Üç Ahbab Çavuşlar

Vehbi Tülek

İslamiyet Dersi

Vehbi Tülek

Dörtyüz Kese Altin

Vehbi Tülek

Öküz Mehmed Paşa, Ulukışla'nın bir aşireti olan "Oğuz" aşiretindendi. Fakat Türkmenler arasında Oğuz kelimesi, Okuz olarak söylenir ve yazılırdı. Buna nisbetle Mehmed Paşa'nın adı Okuz Mehmed Paşa olmasına rağmen, yazılırken yapılan bir hata ile Öküz olarak meşhur oldu. Sultan I. Ahmed'in damadıdır. Kızı Gevherhan Sultan ile evlenmiştir. Sadrazamlığı sırasında, bir sefer esnasında bir köyün civarında konaklamışlardı. Köylü nün hayvanları da orada otluyordu. Bir öküz Mehmed Paşa'nın yakınına kadar sokuldu. Tabii bütün paşalar gülüşmeye başladılar. Hatta içlerinden biri:"Paşam öküzle neler konuştunuz, size ne söyledi" diyerek espri yapmaya kalktı. Mehmed Paşa:"Evet öküzle biraz konuştuk. Bana dedi ki, sen de bizlerdensin, fakat bu eşeklerin arasında ne işin var, anlayamadım."

Bir Salkim Üzüm

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve Süleymaniye Camii

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Silah Kullanma Sanati

Vehbi Tülek

Rumeli Hisarinin Şekli

Vehbi Tülek

Fetih Vaktidir

Vehbi Tülek

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sa’dî Çelebi

Sa'di Çelebi, Osmanlı Şeyhülislâmlarının onuncusudur. Kastamonu'nun Daday ilçesinde doğdu. 945 (m. 1538) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İnsanların En Fazîletlisi Allah Yolunda Cihâd Edendir

Vehbi Tülek

Abdürrazzâk San’ânî hazretleri Hadîs ve fıkıh âlimidir127 (m. 744)’de Yemen’de San’a’da doğdu. 211 (m. 826)’da vefât etti. Hadîs ilminde, hafız (yüz bin hadîs-i şerîfi râvileri ile birlikte ezbere bilen) bir zât idi. Küçük yaşta ilim öğrenmeye başladı. Kısa zamanda yükselip herkes tarafından tercih edilen bir âlim oldu. Dînî mes’eleleri çözmesi için, her taraftan kendisine müracaat ederlerdi.  Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden ba’zıları:

Abdülhâlık Goncdüvânî

Vehbi Tülek

Eshabıma Ve Akrabama Dil Uzatmayın

Vehbi Tülek

Ahmed Merrûzi hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. Ho­rasan bölgesinde Merrûz (Mervürrûz) şeh­rinde doğdu. Mem­leketinde ve İsferâyin'de tahsil gördük­ten sonra Basra'da büyük âlimlerin derslerine devam etti. İcazet aldıktan sonra memleketine döndü ve kadı tayin edildi. 362 (m. 973)'de orada vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

İslâmiyette Üç Türlü Yemin Vardır

Vehbi Tülek

kavmime Hidâyet Ver Yâ Rabbî!..

Vehbi Tülek

Âlimler, Peygamberlerin Vârisleridir

Vehbi Tülek

Ölüm Hastası Olan Vasiyet Yazmalıdır

Vehbi Tülek

Büyük Günaha Da Küçük Günaha Da Tövbe Farzdır

Vehbi Tülek

Yedi Kat Göklerin Ve Yerin Taşıyamadıkları Emanet

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Bunlar Şarapti

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Abdullah El-acemî

Üç Kandil

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek