Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.419.075

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Efendinin Muhyiddîn-i Arabî Ile Ne Alıp Veremediği Var?

Sekran Bâlî Efendi Osmanlı âlim ve evliyâsından olup İzmir-Tire'de doğdu. İstanbul'da Kânûnî Sultan Süleymân'ın hocası Hayreddîn Efendi'nin yanında tahsilini tamamlayıp Kepenekçi Medresesine müderris tâyin edildi. Ali Paşa Zâviyesinde Ramazan Efendi'nin yanında tasavvufta ilerleyip icazet aldı. Hocasının vefatından sonra bu zaviyede şeyhlik yaptı. 1572 (H.980) senesinde, İstanbul'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Dirhem Bal İçin

Sultan II. Mahmud'a, o zamana kadar hiç yemediği "Keçiboynuzu"nu çok medhettiler. Padişah da bu kadar övülen bu meyveyi merak etti ve:-Getirin bakalım nasıl bir şeydir! Dedi.Bu emir üzerine getirilen keçiboynuzlarından birini ağzına aldı, fakat biraz çiğnedikten sonra attı. Yanındakiler:-Niçin attınız efendimiz, diye sorunca:-Bir dirhem bal için beş çeki odun çiğneyemem! Cevabını verdi.

Vehbi Tülek

Yeniçeri Zorbalari Ve Iv. Mustafa Han

Vehbi Tülek

Onlar Benim Kullarim Değildir

Vehbi Tülek

51 - İbn-i Haldûn'un Emîr Timur'la Görüşmesi

Vehbi Tülek

Emir Timur, birçok zaferler kazandıktan sonra Suriye üzerine yürümüştü. Mısır-Memlük orduları onun karşısında duramayıp yenildiler. Halep, Hama ve Sam, Emir'in eline geçti. (1401) Mısır'da devletin ileri gelenleri ve kadılar, daha fazla zarar görmemek, aman istemek için Timur Han'a bir heyet göndermeğe karar verdiler. Önce, kadı İbn-i Haldun'a meseleyi sundular. O da Timur'a başvurmayı münasip gördü. İbn-i Haldun'u heyete reis ve sözcü seçtiler. Sonra İbn-i Haldun murahhas oldugu halde Şam'a, Emir Timur'un katına geldiler. Huzura çıktıklarında korku ve heyecan içindeydiler. Emir Timur onların oturmalarına izin verdi; Güler yüzle önlerinden geçti. Her birini dikkatle gözden geçirdi. İbn-i Haldun'un kılık ve kıyafetini görünce o heyet içinde mümtaz bir şahsiyet olduğunu anladı. O diğerlerinden farklıydı. Emir, onunla konuşmağa başladı. Sonra Emir, elçilere ziyafet verdi. İçlerinden bazıları kibarlık gösterip verilen etten yememişti. İbn-i Haldun yiyenlerdendi.

Sultan Adülaziz’in Avrupa Seyahati

Vehbi Tülek

Unutulmaz Bir İftar Çilesi

Vehbi Tülek

Özlediğimiz Düğün

Vehbi Tülek

Napolyon Ve Sultan Iii. Selim

Vehbi Tülek

Osmanli’da Peygamber Sevgisi

Vehbi Tülek

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Vehbi Tülek

Ii. Mahmûd Han Ve İsyanci Vehhabiler

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Anaya, Babaya Itaat Ve Ihsân Etmelidir

Ma’rûf Nerkisecârî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1863 (H.1280) târihinde Kuzey Irak’ta Nerkisecâr’da doğdu. Halebçe’de Câmi-i Kebîr’de Şeyh Mahmûd Müftî'den okudu ve icâzet aldı. Sonra Biyâre’de Şeyh Ömer Ziyâüddîn hazretlerine talebe olup mânevî terbiyesi altına girdi. 1912 (H.1331) târihinde Süleymâniye'de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ödünç Vermek Müstehaptır

Vehbi Tülek

Mecdüddîn Muhammed Üsrûşenî hazretleri Hanefî fıkıh âlimidir. 592’de (m. 1196) Mâverâünnehir’de Fergana'da doğdu. Babasının hocası Burhâneddin Merginânî ve Zahîrüddin Muhammed Buhârî’den ilim tahsil etti. 637 (m. 1240)’ta vefat etti. “el-Fusûl fi’l-muâmelât” isimli eseri, alışveriş ve benzeri meseleleri anlatır. Bu kitabında şöyle buyuruyor:

Abdullah Hâdimî

Vehbi Tülek

İslâmiyette Üç Türlü Yemin Vardır

Vehbi Tülek

Mecdüddin Abdüsselâm Harrâni hazretleri Tefsir, kıraat, hadis ve fıkıh âlimidir. 590 (1194)'de Urfa-Harran'da doğ­du. İlk tahsilinı burada yaptıktan sonra Bağdat'a gitti ve zamanın büyük âlimlerinden ilim tahsil ederek Harran'a döndü, çok talebe yetiştirdi. 652'de (m. 1254) vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Bin Yıllık Mektup Sahibine Ulaşmıştı

Vehbi Tülek

Büreyde Bin Hasib

Vehbi Tülek

Kerametler Menbâı İbrâhim-i Havvâs

Vehbi Tülek

azâbımdan Bana Sığınıyor

Vehbi Tülek

Saîd Bin El-müseyyeb

Vehbi Tülek

Tehlikenin Başı Haram Yemektir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sarik Ve Sakal

Sarik Ve Sakal

Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: -Buradan kalk. Haddini bil burası senin yerin değil. Herkes meclisin üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakar ki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derken alimler fıkıh konusunda tartışmaya başlarlar:-Hayır, evet, kabul edemem, ben haklıyım, şeklinde her biri birbirine üstünlük kurma sevdasıyla mücadelelerini sürdürür her biri bir dövüş horozuna döner. Bir karmaşadır gider. Fakir alim dayanamaz kalkarak: -Lütfen bir kere de beni dinlermisiniz? Bu konuda benim de söyleyeceğim bir kaç söz var.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Minareden Okunan Şiir

Sarik Ve Sakal

Helvaci Çocuk

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek