Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.617.800

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünya Ve Ahirette Iyilik, Sabır Ile Ele Geçer.

Ebû Muhammed el-Havvas hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. Bağdâd’da yaşadı. 253 (m. 867) senesinde doğdu. 348 (m. 959)’de vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin talebelerinin en eskilerinden ve en büyüklerindendir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bana Bir Tüfek Verin

Mâlum Sultan Abdülhamid Han, hal'inden sonra Selânik'teki Alatini köşküne hapsedildi. Bir gün Alatini Köşkü muhafız kumandanı kolağası Rasim Celaleddin Bey, sultan Abdülhamid Han'la konuşmak için izin isteyerek huzûruna gelip:

-'Zât-ı hümâyûnunuzu rahatsız ettim. beni mâzur görünüz dört düvelle harp hâlinde olduğumuzu söylemem gerekiyor.' deyince Sultan hayretle:

-'Dört düvelle mi?.. Kim bunlar Rasim Bey? Hemen Allah ordu-yı hümayuna nusret, kuvvet versin, inşaallah zafer bizimdir?' diye sordu. asim Bey başını yere eğmiş, ağlayacak gibi konuşuyordu:

"Yunanistan, Bulgaristan, Karadağ ve Sırbistan'la hâkanım ve maalesef yenilmek üzereyiz.' Sultan:

"Dört düvel birleşir de haberimiz olmaz mı Rasim Bey? Bu nasıl bir gaflettir! Bu devletler birleşemezler ki!..Aralarında kilise kavgası var... Yıllar yılı süren Makedonya boğuşmasını hatırlamıyor musunuz?..' diye sordu.

Vehbi Tülek

Mahpeyker Valide Sultan

Vehbi Tülek

Fatihin Hocasi Molla GürÂnî

Vehbi Tülek

Hamevî'nin Osmanli Padişahlari İle Alakali Önemli Tesbiti

Vehbi Tülek

Zenbilli Ali Efendi başta olmak üzere, bazı İslam hu­kukçuları bu çeşit vakıfların meşrûiyet dayanağı hakkında tartışmalar yapmaya başlayınca, bunlara Büyük Hanefi Hukukçusu Seyyid Ahmed Hamevi de katılmıştır. II. Selim devrinde Mısır'da yaşayan bu âlimin, Osmanlı padişahlarının önemli tasarruflarından olan bu vakıflar hakkında yazmış olduğu "El-Es'ilet'ül-Hanefiyye Bil-Ecvibet'il-Hameviyye"[1][2] adlı eserinde bakınız neler diyor:"Şafii hukukçusu İbn-i Ebi Asrûn, tahsisat kabilin­den vakıflara fetva vermiştir. Buna zamanındaki Maliki, Hanbeli ve Hanefi hukukçuları da muvafakat etmiştir. Bunun üzerine Eyyubi devlet adamı Nureddin Eş-Şehid, beytülmala ait araziden bir çoğunu, Şam'da hayır cihet­lerine vakıf yoluyla tahsis etmiştir. Selahaddin Eyyubi de, Kudüs, Şam ve Mısır'da bu tür çok vakıflar yapmışlardır. Bunlara daha sonra gelen Türk ve Çerkez Sultanları tabi olmuşlardır. Nihâyet saltanat ve devlet, ZAMANIN EN ÂDİL HÜKÜMDARLARI OLAN OSMANLI PADİŞAHLARINA geçmiştir. OSMANLI PADİŞAHLARI, EHL-İ KEŞİF VE İRFANIN KİTAPLARINDA SAHABEDEN SONRA EN ÂDİL HÜKÜMLARDARLAR olarak vasıflandırılmışlardır.


Ekmeğe 5 Para Bile Zam Yok

Vehbi Tülek

Kariştirinca Soğuyan Hoşaf

Vehbi Tülek

Yahya Efendi Ve Rum Denizci

Vehbi Tülek

Şehzade Iii. Selim’in Kur’ani Kerim Hatmi İçin Tertib Edilen Merasim

Vehbi Tülek

Seni Dervişliğe Kabul Edemem

Vehbi Tülek

Müdür Bey’e Habersiz İftara Gidelim

Vehbi Tülek

Şanli Bir Zafer İçin “bilmem Ne Kazandik” Diyenin Hali

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ali Bin Heytî'ye Cevap Veren Ölü

Ali bin Heyti hazretleri, Irak evliyâsındandır. Doğum târihi belli değildir. Irak'ın Heyt beldesinde doğdu. 1168 (H.564) senesinde Rezirân'da vefât ettiğinde yüz yaşını geçmişti...
Küçük yaşta ilim öğrenmeye başlayan Ali bin Heyti, Allahü teâlânın ihsânlarına kavuştu. Tâc-ül-Ârifin Ebü'l-Vefâ hazretlerinin talebesidir. Abdülkâdir-i Geylâni'ye çok hürmet ve saygı gösterirdi...
Ali bin Heyti bir gün, Irak'ın Nehr-ül-mülk beldesinin bir köyüne gidip sâhibini hiç tanımadığı bir evin kapısını çaldı. Misâfir kabûl edilmesini ricâ etti. Ev sâhibi de tanımadığı bu yabancıyı kabûl etti...
Ali bin Heyti hazretleri, misafir olduğu ev sâhibine kapının önünde dolaşmakta olan tavuğu işâret ederek;

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebül-hasan Bekrî Hazretleri

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasan Bekri hazretleri Mısır'da yetişen velilerden ve Şâfii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Doğum târihi ve yeri belli değildir. 1545 (H.952) senesinde Kâhire'de vefât etti. İmâm-ı Şâfii hazretlerinin kabri civârına defnedildi...
Sohbetlerinde buyurdu ki:

Ebû Ubeyde Bin Cerrâh (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Cehennem Azâbından Kurtulmak Için

Vehbi Tülek

Şeyh Abdülhay hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. 1582 (H.990) senesinde doğdu. İlim tahsiline başladıktan sonra, büyük âlim İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin sohbetlerine katıldı ve talebesi olmakla şereflendi. 1054 (m. 1644) yılında vefât etti. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin mektuplarının bulunduğu Mektûbât kitâbının ikinci cildini topladı. İmâm-ı Rabbânî hazretleri hayatta iken onunla zaman zaman mektuplaşırdı. Hocasının kendisine yazdığı nasîhat dolu bir mektupta şunlar yazılıdır:

Seçilmişlerin Ve Avâmın Tövbesi Farklıdır!

Vehbi Tülek

Evinden Hiç Misâfir Eksik Olmayan Zat

Vehbi Tülek

Âlim Manifaturacı “demir Hoca”

Vehbi Tülek

Dünyâ Ve âhiretin Hayrı Ilimledir

Vehbi Tülek

İnsan Rızkını Aradığı Gibi

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Kuraşî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Abdullah-i EnsÂrî

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Kul Hakkı

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Helvaci Çocuk

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek