Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.918.754

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gıybet Ve Söz Taşımak Büyük Günahtır!

Sâhib Fârûkî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin torunlarındandır. 1821 (H.1237) senesinde Hindistan'ın Luknov şehrinde doğdu. Ebû Saîd Müceddidî hazretlerinden ilim öğrendi. Yirmi yaşında iken dedesinin sohbetinde yetişip, Nakşibendî yolunda icâzet aldı. Sonra Mekke-i mükerremeye hicret etti. Orada pekçok talebe yetiştirdi. Oğlu Şâh Muhammed Ma'sûm-i Ömerî en ileri gelen talebelerindendir. 1870 (H.1287) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. Sohbetlerinde İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin mektubatından okuturdu. Şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Velinimeti Uğrunda Feda-yi Can Eden Kahraman

Sultan Abdülaziz Han, 30 Mayıs 1876 günü, birkaç tane insafsız ve muhteris devlet adamının şahsi hesapları uğruna tahtan indirildi. Bunların başında "Kinim Dinimdir" diyen Serasker (Genel Kurmay Başkanı) Hüseyin Avni Paşa buluyordu. Bununla da kalmayan ihtilalciler, Padişahı ve hanımı Nesrin Kadınefendiyi bir sandala bindirerek Dolmabahçe Sarayından Topkapı Sarayına naklettiler. Bu esnada Hüseyin Avni Paşa, mücevher sakladığını zannederek, onları almak gayesiyle Nesrin Kadınefendinin şalını, Padişahın gözü önünde çekip alarak hakaret etti. Kadınefendi, omuzları açık bir şekilde getirilmesi sebebi ile ve uğradığı hakaretin tesiriyle hastalandı. Daha sonra Sultan Abdülaziz'in 4 Haziran günü şehid edilmesi üzerine şoka girerek 11 Haziran'da vefat etti.

Vehbi Tülek

Sizi Sultan İlan Edelim

Vehbi Tülek

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Vehbi Tülek

Malkoçoğlu Ve Romanya’yi Fethi

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bâyezid Han zamanında Kili ve Akkerman alınmış, Osmanlılar Boğdan prensliğiyle Karadeniz arasına girerek, Boğdan'ın deniz yolunu kapamışlar, bu sebeple prensliğin ekonomik varlığı tehlikeye düşmüştü. Boğdanlılar bu iki kalenin geri alınmasını düşündüler. Kalenin zabtından sonra, Akkerman'da kalmış olan bâzı Boğdanlılar, Boğdan prensine haber gönderip, onu kalenin alınması için davet ettiler. Boğdanlılar, kale muhafızları nın gafletinden istifâde ile ipler takarak bir kısmı kaleye çıktı. Bir kısmı da iplerin üzerinde iken muhafızlar haber alarak kaleye girenleri yakalayıp, diğerlerinin de iplerini kestiler. Boğdan beyinin bu hareketi üzerine Rumeli beylerbeyi Hadim Ali Pasa'ya Boğdan seferine çıkması emredildi.

Üç Ahbab Çavuşlar

Vehbi Tülek

Padişah Memlekete Hainlik Etmez

Vehbi Tülek

7 Yaşinda Harbe Katildim

Vehbi Tülek

Cezzar Ahmed Paşa Ve Napoeon Bonapart

Vehbi Tülek

87 - Sultan Ii. Murad Ve Haci Bayram Veli

Vehbi Tülek

Hukukun Şeyhülislamiyim

Vehbi Tülek

Edirne’yi Müslümanlara Tekrar İhsan Edecek

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Amelini Az Gören Kimse Gibi Ol

Paşmakçızâde Seyyid Ali Efendi Elliikinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1048 (m. 1638)'de İstanbul'da doğdu. 1124 (m. 1712)'de orada vefât etti. Tasavvuf büyüklerinin kıymetli sözlerini anlatırdı. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"kayyûm-i Zaman" Muhammed Sibgatullah

Vehbi Tülek

Muhammed Sibgatullah hazretleri Muhammed Ma'sûm-i Fârûki hazretlerinin büyük oğlu, İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin de torunudur. "Kayyûm-i Zaman" ismiyle meşhûrdur. 1624 (H.1033) senesinde Hindistan'da Serhend şehrinde doğdu. İmâm-ı Rabbâni hazretleri onu görür görmez; "Esselâmü aleyküm Molla Sibgatullah" buyurdu. Sonra mübârek yüzünü, o çocuğun kulağına yaklaştırıp, kimsenin duymadığı gizli gizli bir şeyler söyledi. Husûsi sırları, kendilerine mahsus ilim ve mârifetleri müjdeledi. İmâm-ı Ma'sûm'un huzûrunda yetişti. Zâhiri ve bâtıni ilimlerin ve kalbe âit ince mârifetlerin tamâmını ondan öğrendi. Yüksek babasının emir ve işâretiyle talebe yetiştirmeye başladı. 1710 (H.1122) senesinde vefât etti.

Biz Ona 'mübarek Ağaç' Diyorduk

Vehbi Tülek

Mazlumun âhı, Indirir Şâhı

Vehbi Tülek

Muhammed Rebhâmi hazretleri Hindistan'da yetişen fıkıh âlimlerindendir. Dokuzuncu asrın sonlarında vefât etti. En meşhur kitabı olan Rıyad-un-nâsihin ismindeki eserini, 835 (m. 1432) senesinde yazdı. Bu eserinde buyuruyor ki:

Emir Gilân-ı Vâşî Hazretleri

Vehbi Tülek

Şerefüddin Hasan Tayyibî

Vehbi Tülek

Hâfız Sadullah Hazretleri

Vehbi Tülek

Tâhir-i Bedahşî

Vehbi Tülek

Ebu Cafer Nüfeylî

Vehbi Tülek

Öfkelenince Hemen Abdest Almalıdır.

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Helvaci Çocuk

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Sarayda İftar

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek