Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.515.503

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ölmeden Evvel Ölüp, Nefsinizi Tam Islâh Edin

Kâdı Celâl Tehâniserî hazretleri Hindistan'da yetişen velîlerdendir. Yedi yaşında Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. On yedi yaşına geldiğinde bütün ilimleri öğrenip ders ve fetvâ vermeye başladı. Tasavvuf yolunu öğrenmek için Abdülkuddûs hazretlerinin sohbetlerine devâm etti. Kısa zamanda kemâle gelerek icâzet aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

33 - Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Yavuz Sultan Selim Hânın kızı Şâh Sultan, zevci Sadr-ı âzam Lütfi Paşa ile Yanya'dan İstanbul'a gelirken, yolda eşkıyânın baskınına uğradı. Bu kötü durumdan nasıl kurtulacaklarını düşünürlerken, o anda Allahü teâlânın izni ile, zamânın evliyâsından Merkez Efendi karşılarına çıkıverdi. Önceden orada olmadığı hâlde, bir anda karşılarına dikilen Merkez Efendiyi gören haydutlar, şaşkına döndüler.

Vehbi Tülek

65 - Osman Fadlî Efendi'nin Duasi

Vehbi Tülek

Mohaç Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Öyleyse Sultanimizi Üzme !

Vehbi Tülek

Yıldırım Bayezıd Niğbolu zaferinde kazanılan gânimetlerle muhteşem bir mescid yaptırmak ister. Mimarlar bugün Ulucami'nin bulunduğu mevkide karar kılarlar. Söz konusu arsa üzerinde evi, bahçesi olanlara başka yerden muadil yer verilir. Hatta ceplerine birkaç kese altın sıkıştırılır gönülleri hoş edilir. Ancak yaşlı bir kadıncağız bir "Evim de evim" feryadı tutturur ki sormayın. Değerinin fevkinde ücretlere omuz silker, bütün tekliflere "olmaz" der. Önce vezirler, sonra bizzat Sultan, kadının ayağına gider, iknaya çalışırlar. Ama o direnir. Sultan Bayezid caminin yerini sevmiştir. Hiç hesapta olmayan pürüz canını sıkar. Hatta divanı toplar, çözüm yolu arar. Kadılar "mal onun değil mi" derler, "satarsa satar, satmazsa satmaz!" Meclis çaresizlik içinde dağılırken Bayezid'in aklına damadı gelir. Emir Sultan'ı bulur meseleyi anlatır. Mübarek sadece tebessüm eder. "Acele etme!" der, "Bir gecede neler değişmez?"

Devlet Yikildiktan Sonra

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

Hiddet Değil Gayret

Vehbi Tülek

Daha Büyük KerÂmet Mi Olur?

Vehbi Tülek

Destileri Kirmasinlar

Vehbi Tülek

Gel Beru Topal Zorbabaşi

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bedreddîn Muhammed Şiblî

Bedreddin Muhammed Şibli hazretleri Hanefi fıkıh âlimlerindendir. 712 (m. 1312)'de Şam'a bağlı Şibliye kasabasında doğdu. İlk tahsilini burada yaptı. Kahire ve Kudüs'te tahsilini tamamlayıp Trablusşam Kadılığına getirildi. 769 (m. 1367)'de orada vefat etti. "Âkâmü'l-mercân" isimli eseri meşhurdur. Cinler hakkındaki haberleri ve hükümleri anlatan bu kitapta buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazları Vaktinde Kılmak Şarttır

Vehbi Tülek

Ali ibn-i Afif hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 752 (m. 1351) senesinde Filistin'deki Nablûs'ta doğdu, 813 (m. 1410)'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Ebû Bekr Nişâbûrî

Vehbi Tülek

Lâ Ilâhe Illallah" Yüce Bir Sözdür

Vehbi Tülek

Ebü'l-Feth Ahmed Gazâlî hazretleri evliyânın büyüklerinden ve fıkıh âlimlerindendir. İmâm-ı Gazâlî hazretlerinin kardeşidir. İran’da Kazvin'de doğdu. Küçük yaşta ilim öğrenmeye başladı. Zamânındaki âlimlerin sohbetlerinde bulundu. Pek çok tasavvuf ehlini ziyâret edip, hizmet etti. Sonra Bağdât'ta vaaz meclisi kurdu. 1126 (H.520) senesinde Kazvin'de vefât etti. Ahmed Gazâlî hazretleri vaazlarının birinde Lâ ilâhe illallah lafzının faziletini şöyle anlattı:

Evinden Çıkamaz Hâle Gelen Borçlu

Vehbi Tülek

Kulluktan Daha Şerefli Bir Şey Yoktur

Vehbi Tülek

İman Etmek, Bütün Insanlara Lâzımdır

Vehbi Tülek

Büyük Cihangir Timur Han

Vehbi Tülek

Hanefî Mezhebinin Reîsi: İmam-ı A'zam Ebû Hanîfe

Vehbi Tülek

Cömertlik Ve Güzel Huy Üzere Yaratılanlar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Keramete İnanmayan Âlim

Abdullah-i EnsÂrî

Kadin Akli

Abayi Yakmak

Arafatta Görüşürüz

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek