Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.528.021

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Rabbî, Bu Suya Bereket Ihsân Et!

Kutb-i Rabbânî hazretleri Hindistan'ın meşhur velîlerindendir. İsmi, Muhammed’dir. 1363 (H.765) yılında Pânipüt şehrinde vefât etti. Şerefüddîn Ebû Ali Kalender hazretlerinin terbiyesine verildi. Yıllarca ilim öğrendi ve riyâzetler çekti. Çok kerametleri görüldü. Tayy-i zaman ve tayy-i mekân sâhibi olup zaman ve mekân elinde dürülür, Allahü teâlânın izniyle, kendisine uzaklar yakın olur, zaman uzar ve kısalırdı. Çok zaman, cumâ namazlarını Kâbe-i şerîfte kıldığı halk arasında meşhûrdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Gördün Değil Mi?

Kânûni Sultan Süleyman Han, Yahyâ Efendinin pek yüksek bir zât olduğunu, Hızır aleyhisselâmla görüştüğünü bilir, kendisini de görüştürmesini isterdi. Aralarında geçen bir menkıbe şöyle anlatılır:Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince, kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindi, birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı Kânûni'nin parmağındaki çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp inceleyebilirsiniz" diye uzattı. O zât yüzüğü aldı, evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultan'a uzattı. Avucundaki suda, biraz önce denize attığı yüzük görünüyordu. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes yine çok hayret ettiler. Kânûni elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönerek; "Ağabey, neler oluyor?" deyince; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâmdı." cevâbını verdi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince; Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız!" buyurdu.Yahyâ Efendinin iki oğlu olup, her ikisi de babaları gibi ilim ve irfân âşığı kimselerdi. Babalarının yolunda bulunmuşlar, vefâtlarında aynı türbeye defnolunmuşlardır.Yahyâ Beşiktâşi hazretlerinin şâirliği de kuvvetliydi. Müderris mahlasıyla tasavvufi şiirleri ve müretteb Divân'ı vardır.

Vehbi Tülek

Kanuni'nin Büyüklüğü Ve A.b.d. Ki, Portresi

Vehbi Tülek

Savaş İçin Planiniz Var Mi?

Vehbi Tülek

46 - MurÂd Edilen Sultan Selîm'dir

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bâyezid'in hanımı Şehzâde Korkut'un annesi bir gün dergâha gelip Abdurrahim Tırsi'nin hanımından; "Beyin Abdürrahim Tırsi'den ricâ edip, yardım taleb ederiz. Sultan Bâyezid'den sonra oğlum Korkut pâdişâh olsun." diye ricâda bulundu. O da bu dileği beyine sık sık hatırlatırdı.

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Mücevherli Minare

Vehbi Tülek

Tövbe Et, Çünkü Ölümün Yakindir!..

Vehbi Tülek

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa Ve Romanya Prensi

Vehbi Tülek

Kendi Re’yimizle İş Yapmayiz

Vehbi Tülek

Denize Düşen Yilana Sarilir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû İshâk Şîrâzî

Ebû İshâk Şirâzi, Bağdad'ın meşhûr âlimlerindendir. 1003 (H.393) senesinde, İran'ın Şiraz şehrinin köylerinden biri olan Firûzâbâd'da doğdu. İlim öğrenmek için önce Şirâz'a gitti. 22 yaşında iken Bağdât'a gelip ilim öğrenmeye başladı. Nihâyet, ilmi ve âlimleri çok seven ve Ebû İshâk'a ayrı bir sevgisi olan Selçuklu Devletinin büyük veziri Nizâm-ül-mülk, onun ders okutması için Bağdât'ta bir medrese inşâ ettirdi ve 1067 (H.459) senesinde tedrisâta açıldı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İslâm Târihçilerinden Ahmed Bin Abdülcebbar

Vehbi Tülek

Ahmed bin Abdülcebbar el-Utâridi, faziletler sahibi bir kimse idi. Bağdâd'da İslâm târihçisi İbni İshâk'tan gazalar, harbler hususunda rivâyetlerde bulundu. Bağdâd'ta oturduğu zaman Abdullah bin İdris el-Odi, Ebû Bekir bin İyâs, Hafs bin Gıyâs, Muhammed bin Fudayl, Veki' bin Cerrâh, Ebû Muâviye, Yûnus bin Bükeyr ve Muhammed bin İshâk'tan rivâyette bulunmuştur.

Ebül-hasan Cûsukî Hazretleri

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Bu Ümmete Hediyesi

Vehbi Tülek

Zenbilli Ali Cemâli Efendi Sekizinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. İsmi Ali olup, aslen Aksaraylıdır. Memleketinde ilk tahsilinden sonra İstanbul'a gitti. Molla Hüsrev'in derslerine devâm edip, ilim öğrendi. Fâtih Sultan Mehmed ve İkinci Bâyezid Hân devrinde, çeşitli medreselerde müderrislik yaptıktan sonra İkinci Bâyezid Hân tarafından 1497 (H. 903)'de Şeyhülislâmlığa tâyin edildi.

Mümine Lanet Etmek Onu Öldürmek Gibidir

Vehbi Tülek

Ebu İshak İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Bu Dünyâ, Kederler Ve Üzüntüler Yeridir

Vehbi Tülek

İbn-i Nüceym

Vehbi Tülek

Hasan Bin Muhammed Bin Hanefiyye

Vehbi Tülek

Şe­hid â­lim Ka­dı Ebû Yalâ

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ahde Vefa

Ahde Vefa

Hz.Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler, derlerki
-Ey halife bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin.
Bu söz üzerine Hz.Ömer suçlanan gence dönerek:
-Söyledikleri doğrumu diye sorar.
Suçlanan genç derki evet doğru bu söz üzerine Hz Ömer:
-Anlat bakalım nasıl oldu diye sorar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

İcÂzetin Sirri

Üç Kandil

Yuhçu Baba

İcÂzetin Sirri

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek