Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.650.292
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
Kanuni Sultan Süleyman Han'ın Mohaç zaferinden sonra Osmanlı ordusu kışı geçirmek üzere Belgrad'a çekilince Avusturya İmparatoru Fedinand meydanı boş bulmuş ve yüz bin kişilik bir ordu ile Budin'i kuşatmış, fakat burasını almaya muvaffak olamamıştı. Bunun üzerine Osmanlı ordusu baharla birlikte harekete geçerek Ferdinand'a haddini bildirmek üzere Avusturya üzerine ilerlemeye başlamıştı. Budin ile Viyana arasındaki yol üzerinde en önemli kalelerden biri Filek kalesi idi. Burasını zaptetmeden daha ileriye gitmek imkansızdı. Bu kale, o civardaki kalelerin en sarp ve zaptedilmesi en zor olanıydı. Avusturyalılar buraya, "Onun bir kulesine kartallar bile yuva yapamaz, çünkü başları döner" derlerdi.
İkinci Murâd Hanın vefâtı ile Osmanlı tahtına çıkan genç pâdişâh Sultan Mehmed, İstanbul'un fethi hazırlıklarını tamamladıktan sonra şehre doğru hareket ederken, Allah adam larının da ordusunda bulunmasını istedi. Bu dâvet üzerine Akşemseddin, Akbıyık Sultan, Molla Fenâri, Molla Gürâni, Şeyh Sinân gibi meşhûr âlim ve veliler, talebeleriyle birlikte orduya katıldılar. Yine orduya katılan Aydınoğlu, Karamanoğlu, İsfendiyaroğlu kuvvetleri gibi gönüllü birlikler, İstanbul'un fethinin, bütün Türk-İslâm âlemince mukaddes bir gâye kabûl edildiğini dile getirdiler. Bilhassa talebeleriyle birlikte orduya katılan Akşemseddin hazretleri ve diğer âlim ve evliyâ zâtlar, askerlere ayrı bir şevk ve azim veriyorlardı.
Bosnâvi Abdullah Efendi, Osmanlı evliyâsının büyüklerindendir. 1583'te doğdu. Doğum yeri olan Bosna'da ilim tahsiline başlayan Abdullah Efendi, sonra İstanbul'a geldi. Tahsilini tamamladıktan sonra Bursa'ya gitti. Bursalı Hasan Kabaduz Efendi ile görüştü. Bu zâtın sohbetlerinde kemâle gelip olgunlaştı. Hâcı Bayram-ı Veli'nin halifelerinden Bıçakçı Ömer Dede'nin halifesi olan Hasan Kabaduz Efendinin feyiz ve himmetleri ile yüksek derecelere kavuştu...
Radıyyüddîn Ali hazretleri evliyânın meşhurlarındandır. Seyyid olup soyu Peygamber (sallallahü aleyhi ve selem) efendimize ulaşır. İran’da Tebrîz yakınlarında doğdu. Tebrîz'de ilim öğrendi. Tahsîlini tamamlayıp, fetvâ verecek dereceye yükseldikten sonra Herat şehrine kâdı olarak tâyin edildi. Gördüğü bir rüyâyı bir işâret kabûl edip, derhâl vazifesinden istifâ etti. Herat'tan ayrıldı. Geylân bölgesinde bulunan Seyyid Cemâleddîn-i Ezherî hazretlerine talebe oldu. Bâtınî ilimlerde kısa zamanda yükseldi. Seyyid Cemaleddîn'in en önde gelen talebelerinden ve halîfelerinden oldu. Ona hocası tarafından icâzet ve hilâfet verilip, Horasan taraflarına gönderildi. 1320 (H.720) senesinde Horasan’da Meşhed’de vefât etti. Sohbetlerinde talebelerine buyurdu ki:
Osman ibn-i Semmâk el-Bağdâdi hazretleri hadis âlimidir. 260 (m. 873)'de doğdu. Bağdat'ta yaşadı. Devrinin büyük âlimlerinden hadis ve kıraat öğrendi. Dârekutni, Hâkim Nişâpûri gibi âlimler onun talebesi oldular. 344'te (m. 955) Bağdat'ta vefat etti. Şu hadis-i şerifleri rivayet eder:
Vehb b. Münebbih'ten rivayet edilmiştir, diyor ki:
- "İsrailoğullarının abidlerinden biri vardı ki, nehrin kenarındaki ibadethanesinde ibadet ederdi. Yakınında bir elbise tamir ve temizleyicisi vardı. Belinde para kemeri bulunan bir atlı gelip, kemerini ve elbisesini çıkarır. Nehirde elbisesini yıkar. Elbisesini giyer, fakat para kemerini orda unutup gider.