Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.673.145

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Doğru Ile Yanlışı Ayıran Biricik Ölçü, İslâmiyettir

Abdullah-ı İlâhî hazretleri Anadolu evliyâsının büyüklerindendir. Kütahya'nın Simav ilçesinde bir köyde doğdu. İlk tahsîlini Simav'da tamamladıktan sonra İstanbul'a gitti. Zeyrek Medresesinde tahsilini tamamladı. Bilahare Semerkant'a gitti. Orada Silsile-i aliyye büyüklerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin sohbetlerinde kemale geldi. Tasavvufta yüksek derecelere kavuşarak icâzet aldıktan sonra Anadolu'ya gönderildi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Beş Yüz Beş Kuruş

Rodos adasında bir Konsolos Hıristiyan halkını devamlı hükümet aleyhine kışkırtırmış. Durumdan haberdar olan Kaptan-ı derya Çengeloğlu Tahir Paşa, Konsolosu birkaç kez:"Size buranın havası pek yaramıyor," diyerek kibarca uyarmış. Konsolos, bu uyarıları hiç dikkate almadığı gibi faaliyetini de kendi çapında sürdürmeye devam etmiş. Paşa bu duruma daha çok sinirlenerek Konsolosun adadan ayrılmasına vesile olacak olan şu sözleri söylemiş:"Siz beni beş yüz beş kuruş zarar ettireceksiniz. Sizi vurup öldürmesi için önce beş yüz kuruşa bir köle alacağım. O seni öldürdükten sonra da beş kuruşa bir ip alıp köleyi asacağım."

Vehbi Tülek

Sultan Adülaziz’in Avrupa Seyahati

Vehbi Tülek

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Çolak Hasan

Vehbi Tülek

Çolak Hasan yeniçeri olmak istiyordu. Acemi ocağına başvurdu. Fakat Ağa , onu ocağa kabul etmedi. Hasan'ın boynu büküldü. Sonra çolak elini gizlemek için bedenine yaklaştırdı ve kendi kendine;"Artık hiçbir zaman savaşa katılmayacağım, yeniçeri olamayacağım" diyerek evine gitti. Çolak eline aka baka ağlamaya başladı. Devrin büyük âlimlerinden Hoca Sadeddin Efendi, sarayın bahçesinde gezintiye çıkmıştı. Hasan'ın ağlama sesini duydu ve sesin geldiği tarafa yürüdü. Hasan'a niçin ağladığını sordu. Hasan, çolak elini arkasına saklayarak gözyaşlarını gizlemeye çalışıyordu. Sadeddin Efendi ona; "Derdini söyle de bir çaresini bulmaya çalışalım" dedi. Hasan;"Çaresini bulamazsınız" deyince, Hoca;"Sen yine de söyle" dedi.

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Ahmet Vefik Paşanin Bastonu

Vehbi Tülek

Kibris’in Fethi

Vehbi Tülek

Ii. Selim Ve Yahya Efendi

Vehbi Tülek

Üç Ahbab Çavuşlar

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhammed Gunder El-hüzelî

Muhammed Gunder el-Hüzeli hazretleri hadis hâfızıdır 110 (m. 728)'de Basra'da doğdu. Süfyân-ı Sevri ve Süfyân bin Uyeyne gibi âlimlerden hadis rivayet etti. Kendisinden Yahya bin Main ve Ahmed bin Hanbel gibi âlimler rivayette bulundu. 193 (m. 809)'da vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ahmed Rıfâî

Vehbi Tülek

Ahmed Rıfâi hazretleri, Mısır'da yaşamış olan büyük velilerdendir. Peygamber efendimizin soyundan olup seyyiddir. Anne tarafından da nesebi hazreti Hâlid bin Zeyd Ebû Eyyûb el-Ensâri'ye dayanır. Bu yüzden kendisine "Ebü'l-Alemeyn" (iki sancak sâhibi) künyesi verilmiştir. Ebü'l-Abbâs da denir. Beni Rıfâe kabilesine mensûb olduğu için Rıfâi nisbesi ile meşhur oldu...
Ahmed Rıfâi hazretleri, hayâtını hep dine hizmet ile geçirirdi. Bid'at sahiplerine öğüt verir gittikleri yolun bozukluğunu bildirir, kurtuluşlarına vesile olurdu.

Ahmed Nûreddîn Sâbûnî

Vehbi Tülek

Şâfiî Fıkıh âlimi Yûsuf Bin Yahyâ

Vehbi Tülek

Yûsuf bin Yahyâ, Şâfii mezhebinin en büyük âlimlerinden ve İmâm-ı Şâfii'nin en kıymetli arkadaşlarındandır. İsmi Yûsuf bin Yahyâ el-Mısri olup, lakâbı Ebû Ya'kûb el-Buveyti'dir. 231 (m. 845)'de Bağdâd'da Receb ayında şehid edildi...

o Peygamberin Dedesi Sensin!..

Vehbi Tülek

Cemâleddîn İshak Fakîh

Vehbi Tülek

Fazıl Bircendî

Vehbi Tülek

Kızmanın Sonu Pişmanlıktır!

Vehbi Tülek

Zâtî Efendi

Vehbi Tülek

Mahmûd Zencânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Günlerden bir gün, yıllardan bir yıl, bir padişahın ganimet malından eline çok güzel ve tarif edilmez bir kumaş geçer. Terzi başını çağırtıp o kumaşı eline verir. Terzi başı kumaşı görünce aklı başından gider. Ve sanki hasta olur. Padişaha kaftan kesmek için yaklaşıp evvela tahmin için eline arşın alır: -Sultanım, üstatlar, "bin ölç bir kes, ölçmeden kumaşa el vurmasın hiç kes (kimse) demişler", der. -Sultanım, bu kumaş kaftan olmaya el vermez, diye söyler. Dörtte bir, çeyrek daha gerekir ki, hazret-i sultana layık bir kaftan olsun. Padişah çaresiz: -Biraz dursun, der ve buna uygun parça bulunması için şehir ve vilayet aransın, diye emreder. Her ne kadar şehir baştan başa aranır ve memleket boydan boya taranırsa da ona münasip kumaş ve o beze uyar bir yoldaş bulunamaz. Padişah çaresiz kalıp bir başka terziyi davet eder: -Şu güzel kumaştan bana iyi bir elbise yapıver, diye söyler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Örümcek Ağı

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Allah Nasil Misafir Edilir?

İcÂzetin Sirri

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek