Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.055.110

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Din Kardeşinin Yaptığı Nasîhati Kabul Et

Molla Kârazî hazretleri, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin halîfelerinden Şeyh Muhammed Hânî'nin talebesidir. İsmi, "Ahmed" olup, "Kârazî" nisbeleriyle bilinir. Diyarbakır'a bağlı Kâraz'da doğdu ve orada vefât etti. Önce Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerinden Şeyh Hâlid-i Cezerî'nin sohbetlerinde bulundu. Hâlid-i Cezerî vefât edince Şam'a giderek Muhammed Hânî'ye talebe oldu. Kısa zaman içinde tasavvuf yolunda ilerleyip kemâle, olgunluğa ulaştı. Muhammed Hânî hazretleri ona hilafet verdi. Diyarbakır taraflarına gönderdi. Orada yirminci yüzyıl başlarında vefat etti. Bir talebesine buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Düğün-bayram Alayina Gitmiyor Ya!

Koca Râgıp Paşa hem vezir, hem de kitap te'lifiyle uğraşan takvâ sâhibi âlim bir zât idi. Halkın arasından geldiği için, vezirliği esnasında sık sık İstanbul sokaklarında dolaşır, insanlarla konuşurmuş. Nüktedân, şakacı ve âlicenap bir mizâcı varmış. Bir gün yanında birkaç devletlü ile Bayezit'ten Aksaray'a doğru giderlerken arkadaşlarından biri ona, yolları üzerindeki Kuyucu Murad Paşa türbesinde, sözünü dudaktan esirgemeyen bir türbedâr bulunduğunu söylemiş. Paşa, biraz sonra türbeden içeri dalmış. Tabii diğerleri de... Türbedâr, sadrâzamın geldiğini görünce pek sevinmiş ve onu elinden geldiğince ağırlamış. Lâkin o gün paşanın muzipliği üzerindedir ve adamı sinirlendirip sözdeki cesâretini görmek ister. Sonra aralarında şu konuşma cereyan eder:

Vehbi Tülek

Haram Lokma Yiyen HarÂmî Olur

Vehbi Tülek

22 - Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Savaşin Zorluklarina Katlanmadan Zafere Ulaşilamaz

Vehbi Tülek

Şehzâde Murâd tahta çıkmak üzere Manisa'dan İstanbul'a gelirken, Sâdeddin Efendi de berâberinde idi. O zaman Sultan Murâd'ın özengi ağası olan Tiryâki Gâzi Hasan Paşanın naklettiğine göre, şehzâde yolculuk sırasında yanında göremediği Hoca Efendiyi sordu. Yanındakiler onun bindiği atın ham olması dolayısıyla biraz geride kaldığını söylediler. Bunun üzerine Sultan Murâd derhal kendi yedek atlarından birini altın işlemeli eğer ve süslü takımlarla donatarak ona gönderdi ve yetişinceye kadar bekledi." Sâdeddin Efendiye bundan sonra Hâce-i sultâni (sultan hocası) ve Reis-ül-ulemâ ünvânları verildi. Devletin iç ve dış siyâsetine yardımcı oldu.

Moskoftan Padişah Olur Muymuş Be!

Vehbi Tülek

Beş Yüz Beş Kuruş

Vehbi Tülek

Hirka-i SaÂdet Töreni

Vehbi Tülek

Ben Yerimden Bir Adim Bile Kipirdamam

Vehbi Tülek

Mahkemeye Hazirim

Vehbi Tülek

Akşemseddin Ve Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Takvadan Faziletli Bir Şey Yoktur

Ebû İshâk Ezdi hazretleri büyük hadis âlimlerinden ve Mâliki mezhebinin en büyük fakihlerindendir. 179 (m. 795)'de Basra'da doğdu 282 (m. 895)'de Mekke-i mükerremede vefât etmiştir. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Buna Benzer Bir Sûre Söyleyemezsiniz

Vehbi Tülek

Muhammed ibn-i Hayr İşbili hazretleri hadis ve kıraat âlimidir. 502'de (m. 1109) Endülüs'te (İspanya) İşbiliye'de (Sevilla) doğdu. İlk tahsilinden sonra Bâce (Beja), Kurtuba (Cordoba). Meriye (Almeria), Şilb (Silves) ve Ceziretülhadrâ (Algeciras) gibi ilim merkezlerinde tahsilini tamamladı. Kurtuba Ulucamii imamlığına tayin edilen İbn-i Hayr 575'te (m. 1179) Kurtuba'da vefat etti. Buyurdu ki:

Kalplerin Pasını Istiğfar Temizler

Vehbi Tülek

Otuz Dokuzu Gam, Biri Ferahlık Denizi

Vehbi Tülek

Ali Musannifek hazretleri Hanefi âlimlerinden ve Fahreddin-i Râzi'nin torunlarındandır. 803 (m. 1401)'de İran'ın Bistâm kasabasında doğdu. 875 (m. 1470)'de İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Sâlih Bin Beşîr

Vehbi Tülek

Salih Arkadaşlarla Yola Çıkmalı

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Sizin Için Kolaylık Istiyor

Vehbi Tülek

İmânı Zayıf Olanlar Şeytana Aldanırlar

Vehbi Tülek

Gördüm Ki, Insanların Çoğu Gâfildir

Vehbi Tülek

Ebûbekr Ibn-i Ebî Şeybe

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Hâce Ali Şirgâhi, Şâh Şücâ Kirmâni'nin türbesinin yanında fakirleri davet eder, yemek verirdi. Böyle bir gün; "Yâ Rabbi! Bir misâfir gönder!" dedi. Âniden bir köpek geldi. Hâce Ali köpeği kovaladı. Köpek kaçtı. Sonra Şâh'ın kabrinden bir ses geldi:
"Misâfir istiyordun. Gönderdik, kovdun." dedi. Derhal kalktı, dışarı koştu. Köpeği aradı bulamadı. Şehrin dışına gitti. Köpeği orada bir ağacın altında yatıyor halde buldu. Yemeği onun önüne koydu. Köpek yemeğe dönüp bakmadı. Hâce Ali utandı ve istigfâra başladı. Tövbe etti. Köpek dile gelip;
"Ey Hâce Ali, şimdi iyi ettin. Misâfir çağırıp kovmak ne demektir. Dikkatli ol! Eğer Şâh Şücâ orada olmasaydı, göreceğini görmüştün, bütün haller senden alınırdı." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Abdullah El-acemî

Onun Görmediği Yer

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Evliyalar Ölmez İmiş

Latif Bir Şikayet

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek