Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.944.797

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâya Düşkün Olanlar, Lezzette Sınır Tanımazlar!

Ahmed es-Sekkâf hazretleri evliyâ ve İslâm âlimlerinin büyüklerinden olup evliyânın büyüklerinden Abdurrahmân es-Sekkaf hazretlerinin oğludur. 1425 (H.829) senesinde vefât etti. Zamânında bulunan büyük velîlerin sohbetlerine devâm ederek ve çok gayret ederek, tasavvuf yolunda ilerledi. Kısa zamanda yetişerek, büyük âlimlerden ve evliyâdan oldu. Çok kerametleri görüldü:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

16 - Yavuz Ve Sina Çölü

Yavuz Sultan Selim'in iki atı vardı: Akduman ve Karaduman. Sulh zamanlarında Akduman'la dolaşırdı. Harpte ise Karaduman'a binerdi. İkisi de çok cins Arap atlarıydı. Akduman'ın kuyruğu ve yeleleri pek gösterişliydi. Karaduman ise, uzun bacaklı ve daha kuvvetliydi. Alnı ak akıtmalı, ayakları sekiliydi. Hiçbir yarışta onu geçen görül memişti. Güzel bir sonbahar sabahı, Cihan Padişahı Yavuz Selim Han at gezintisi yapıyordu. Yanında can yoldaşı Hasan Can bulunuyordu. Yavuz'un, Allah, Peygamber ve atlarından sonra en sevdiği insandı. Gizli ve açık müşküllerini sadece onunla dertleşirdi. Fakat Hasan Can merak içindeydi. Çünkü büyük Padişah, bugün Karaduman'a binmişti.

Vehbi Tülek

Hepimiz Mevaşiyiz

Vehbi Tülek

Yunan Subayi Ve Pir Emir Sultan

Vehbi Tülek

Bu Yüzden Kara Çaldim

Vehbi Tülek

Osmanlı şairlerinden Çâkeri, bir ara Sultan II. Bayezid'e nedimlik etmiş ve sancakbeyliği de yapmıştı. Kendisi pek genç olmasına rağmen, hastalıktan dolayı rengi sararmış, sakalı da ağarmıştı. Bu yüzden sakalını siyaha boyardı. Bir gün Sultan II. Bayezid ona:

"Çâkeri, sakalındaki bu nuru ne için zulmete tebdil edersin? Ak sakalının yüzüne kara çalıp mücrimler gibi teşhir edersin?" diye sorunca Çâkeri:

"Devletlû padişahım! Yaşımı hiç şüphesiz ki bilirsiniz. Fakat sakalım yalan söylüyor. Bu yüzden ona kızdım. İntikam almak için yüzüne kara çaldım" cevabını verir.

O SÂhibine Teslim Oldu

Vehbi Tülek

Destileri Kirmasinlar

Vehbi Tülek

20 - Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Okçuluk

Vehbi Tülek

Sarikamiş'i Bilir Misiniz?

Vehbi Tülek

Unutulmaz Bir İftar Çilesi

Vehbi Tülek

Ben Siftah Ettim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hayırlı Işe Besmele Ile Başlamalıdır

Mevlânâ Hüsâmeddin Pârisâ hazretleri Hâce Alâüddin-i Attâr'ın yüksek talebelerinden ve halifelerindendir. Kabri Afganistan'da Belh şehrindedir. Mevlânâ Hüsâmeddin Pârisâ buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dimitrofçalı Muslihuddîn Efendi

Vehbi Tülek

Dimitrofçalı Muslihuddin Efendi, ilim tahsilinden sonra, memleketinde sanat ile meşgûl oldu. İnsanlara bildiklerini öğretir, yanlışlıkları düzeltir, garip ve kimsesizlere yardımda bulunur, herkese iyilik ederdi...
Muslihuddin Efendinin birçok talebesi vardı. İcâzet verdikleri bu mübârek kimseler, Timeşvar ve Belgrat gibi serhat boylarında gâzilere yardım ederler, ahâlinin Müslüman olması için gayret gösterirlerdi. Onlardan birinin asker arasında mevcudiyetinin hissedilmesi, gâzilerin mâneviyatlarını yükseltir, zaferin kazanılmasına sebep olurdu.

Öfkesini Yenen Kahramandır

Vehbi Tülek

Buhârâlı Velî Hâce Dehkân-ı Kılletî

Vehbi Tülek

Hâce Dehkân-ı Kılleti hazretleri, aslen Buhârâlıdır. On üçüncü asrın ortalarında vefât etmiş olup, kabri Buhârâ yakınlarında Hakriz Hisârında Ayyâr Burcu yakınındadır.
Hace Evliyâ'nın önceki hocası, onu Abdülhâlık-ı Goncdüvâni'nin sohbetlerinden vazgeçirmeye, bu yolda ilerlemesine mâni olmaya çalıştı ise de başaramadı. Bunun için her gördüğü yerde kendisine hakâret ediyor, ayıplıyor, dil uzatıyor ve ağır sözler söylüyordu. Hâce Evliyâ ise hiç cevap vermeyip sabrediyordu...

Bir Âhiret Sultanı Alâeddîn Bin Esad

Vehbi Tülek

Bir Alperen... Cemel Ali Dede

Vehbi Tülek

Ölülerin Ruhuna Okuyup Bağışlamak

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Cahş (radiyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Böyle Yapan, Göz Ağrısı Çekmez!

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Tamistânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Selâhaddin Uşâki'nin çocuğu olduktan bir süre sonra, hocası ve kayınpederi onu evden çıkararak; "Al hanımını evimden ayrıl! Bundan sonra kendi geçimini temin et." dedi. Selâhaddin Uşâki; "Peki hocam, başüstüne!" diyerek hanımı ve çocuğu ile berâber, hocasının evinden ayrıldı. Eğrikapı'dan, Fâtih Câmii civârında, Âşıkpaşa mevkiinde bulunan, Horhor çeşmesine doğru yürürken bir evin kenarında durakladı. Kış günüydü ve kar yağıyordu. Yolun karşı tarafında bulunan Tâhir Ağa onları görünce evine dâvet etmek için yanlarına birini gönderdi. Tâhir Ağa, Selâhaddin Uşâki'yi, evine götürdü. Ona; "Siz kimlerdensiniz? Kış gününde neden bu hâle düşüp sokak kenarında kimsesiz garibler gibi duruyorsunuz?" diye sordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Abdullah Bin MübÂrek

Allah'ın Emaneti

Kum Ve Kaya

Arkadaşlarımı Korumak Için

Anzakli Ömer

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek