Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.001.214

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dört Mezhepten Birine Uymamak Câiz Değildir

Leblebicioğlu Feyzî Efendi son devir Osmanlı din âlimlerindendir. 1839 (H.1255) senesinde Çorum'da doğdu, 1909 (H.1327) senesinde aynı yerde vefât etti. Memleketindeki çeşitli âlimlerden okuyarak tahsîlini tamamladı. İskilipli Arapzâde Mehmed Emin Efendiden icâzet aldı. Tasavvufa karşı alâka duydu. Nakşibendiyye yolunun Hâlidiyye koluna intisâb edip kendini tasavvufta da yetiştirdi. Çorum'da müderrislik ve müftülük yaptı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Valide Suyu

Sultan II. Osman zamanı. İstanbul'da Hacı Mehmed Efendi isminde bir tüccar vardı. Günün birinde, dinine bağlı bir hanım ile evlenmek istedi. Fakat alacağı hanımın şu üç şartı kabul etmesini istiyordu:1-Sırtına giydiği siyah örtü, öldükten sonra tabutunun üstüne örtülecek2-Beş vakit namazını zamanında eda edecek, velev ki ben yemeksiz kalayım3-Cenâb-ı Hak evlat verir de ölürse, üzerindeki gelinlik ile benim önüme gelecek ve müjdeleyecekBu şartlarla talip olduğu birinci hanım, ilk ikisini kabul etti ve üçüncüsünü kabul etmedi. İkinci olarak istediği hanım da ilk iki şartı kabul etmedi. Nihayet üçüncü olarak is temeye gittiği hanım, bu şartların üçünü de kabul etti ve Mehmed efendi onunla evlendi.

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Böyle Soruya Böyle Cevap

Vehbi Tülek

Bendenizde İki Fuad Vardir

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Han, Sadrazamlarından, tecrübeli devlet adamı Fuad Paşa ile birçok meseleyi istişare ederdi. Bir defasında, o günlerde İstanbul'da bulunan Mısır Hidivi İsmail Paşa ile hususi bir iş yapmak için görüşecekti. Bu meseleyi Fuad Paşa ile istişare etti. Fuad Paşa bunu mahzurlu buluyordu. Fakat Sultan Abdülaziz'in bu işe fazla istekli olduğunu gördüğün den, "Devletlû Hünkarımız nasıl arzu buyuruyorlarsa öyle olsun" dedi. Fakat aradan birkaç saat geçince Padişah, Fuad Paşa'nın kendisine niçin net bir cevap vermediğini düşündü. O gece bir adamını, Kanlıca'da bulunan yalısına gönderdi ve Fuad Paşa'dan, bu mesele hakkında ki görüşünün ne olduğunu yazılı olarak bildirmesini istedi. Fuad Paşa bir kağıda şu satırları yazarak padişaha gönderdi:

"Efendimiz, bendenizde iki Fuad vardır. Birincisi Padişahımızın tebeasından 'Vatandaş Fuad'dır. Vazifesi, Padişaha itaattir. Efendimizin her arzusu ve emri başının üstündedir, her fermanını fikir beyan etmeden kabul eder. İkincisi ise 'Sadrazam Fuad'dır. Onun vazifesi ise, padişahımızın isteklerine karşı gelmek değil, o işin devlete, millete ve padişahımızın şahsına, faidesi veya zararı nedir diye düşünmek, bilgi ve tecrübesine istinaden o iş hakkında fikirlerini beyan etmek, sonra da verilen vazifeyi bihakkın yerine getirmekdir.Padişah Efendimiz bu meseleyi iki Fuad'dan hangisine sual buyururlarsa o, vazifesi ile mütenasib cevab verecekdir."

Kanuni Sultan Süleyman Ve Pir Ali Hazretleri

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Zamaninin Ebu Hanifesi: Molla Hüsrev

Vehbi Tülek

Sinan Reis

Vehbi Tülek

Fetih Sabahi

Vehbi Tülek

Ali Onbaşi

Vehbi Tülek

Pirizade Mehmed Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Aranızda En Hayırlınız

Abdurrahim ez-Züccâc hazretleri Hadis ve Hanbeli mezhebi fıkıh âlimidir. 612 (m. 1214) senesinde Bağdad'da doğdu. Hacdan dönerken, 685 (m. 1286) senesinde vefât etti. Naklettiği bazı Hadis-i şerifler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Süleymân Sâdeddîn Efendi

Vehbi Tülek

Müstekimzâde Süleymân Sâdeddin Efendi, 1719 (H.1131) senesinde İstanbul'da doğdu. Önce babasında okudu. Sonra İstanbul'daki büyük âlimlerden ilim tahsil etti. Nihayet Mehmed Emin Tokâdi hazretlerini tanımak ve ona talebe olmakla şereflendi. Mehmed Emin Tokâdi, Ahmed-i Yekdest hazretlerinin, o da Muhammed Ma'sûm-i Fârûki hazretlerinin halifesiydi.
Müstekimzâde, hocası Mehmed Emin Tokâdi hazretlerinin emriyle İmâm-ı Rabâni hazretlerinin Mektûbât'ını Türkçeye tercüme etti. 1787 (H.1202) senesinde vefât etti. İstanbul Zeyrek'te, Soğukkuyu Piri Paşa Medresesi kabristanında, hocası Mehmed Emin Tokâdi hazretlerinin ayak ucuna defnedildi.
Süleymân Sâdeddin Efendi vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Ey âdemoğlu! Dünyâ Sevgisini Kalbinden Çıkar

Vehbi Tülek

Kâbe'de Vefât Eden Çocuk!..

Vehbi Tülek

Rûh-ül-Beyân tefsirinde anlatılır: Allahü teâlânın veli kullarından birisi, İbn-i Sinâ'ya; "Ömrünü akli ilimlerle bitirdin. Bununla hangi dereceye ulaştın" diye sordu. O da; "Günün saatlerinden bir vakit buldum ki, o vakitte demir hamur gibi olur" dedi veli zât; "O saati bana bildir" dedi. O vakit gelince İbn-i Sina, veli zâta haber verdi ve eline bir demir parçası alarak parmağını demire soktu...

Hazreti Ali’nin Ilimdeki Yüksekliği

Vehbi Tülek

Dünya Ve âhiret Saadeti Için

Vehbi Tülek

Gazabını Yenen Kimse Cennetle Müjdelendi

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâdan Kork Ve Helâlinden Ye

Vehbi Tülek

İlmihâli Öğrenmek Îmanı Korur

Vehbi Tülek

Karamanoğlu Mehmed Bey

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Nasuhi Efendi, Osmanlı evliyasının büyüklerindendi. Lodosun şiddetle estiği fırtınalı bir günde talebeleri Nasûhi Efendiyi ziyârete gittiler. Bir miktar sohbet ettikten sonra, Harem İskelesine doğru geldiler. Sonra Nasûhi Efendi; "Harem' den Galata'ya cenâze namazına kim gider?" dedi. Orada bulunanlar; "Ey Sultanımız! Bu fırtınalı havada karşıya geçmek mümkün müdür?" dediklerinde; "Aslına sonra vâkıf olursunuz. Sevâba ihtiyâcı olan gider." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Evliyalar Ölmez İmiş

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Karşılık Beklemiyorum

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Kabahat Kilincin Midir?

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek