Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.620.884

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah'tan Yardım Istemeyen Kimse, Nefsine Mağlup Olur!

Bekâ bin Batû hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. Irak'ta Nânbûs'ta yaşadı. 1158 (H.553) senesi civârında, orada vefât etti. Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri, Bekâ bin Batû'yu çok sever, kendisini medheder ve; "Diğer evliyâya verilen derecelerin, yüksekliklerin hepsi ölçü ile verildi. Ama Bekâ bin Batû bundan müstesnâ. Ona verilenlerin hepsi sayısız, ölçüsüz verildi" buyururdu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dilsiz Dili

Osmanlı sarayında bizebân da denilen sağır-dilsiz görevliler bulunur, bunlar devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürlerdi. Sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilmesi ve yayılması tehlikesi ortadan kalkardı.Bunların anlaşmak için kendilerine mahsus işâretleri ve el hareketleri vardı ki, buna 'Dilsiz dili' denirdi. Bütün saray halkı bu dili öğrenmişti. Pâdişahın huzûrunda konuşmak ayıp sayıldığı için saraylılar bu dille anlaşırlar, hattâ başka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatırlardı. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuştu. Sağır-dilsiz görevliler Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan meclislerde ve Heyet-i Vükelâ denilen bakanlar kurulunda da kullanıldı. Devlet adamları bunlarla anlaşabilmek için dillerini öğrenmek zorundaydılar. Bunlar son derece hassas ve zeki kimselerdi. Hâfızaları çok güçlüydü. Şâhit oldukları tarihi olayları en ince teferruâtına kadar anlatırlar, tarihi şahsiyetleri kendilerine mahsus hareketleriyle karikatürize edebilirlerdi. Sözgelişi, sağ ellerini parmakları açık tuğ gibi başlarına götürdüklerinde pâdişahı, ellerini yumup baş parmağı 'birinci' der gibi dimdik yukarı kaldırdıklarında da sadrâzamı kasdettikleri anlaşılırdı. Günümüzde de bâzı toplantılarda sağır-dilsiz görevliler hizmet etmektedir.

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

Ne Dediler

Vehbi Tülek

Acele Tövbe Et

Vehbi Tülek

Sarayda vazifeli Mehmed Ağa anlattı: "Sarayda, Enderûndan yetişmiş bir ağa, Üsküdar'daki konağında oturuyordu. Ben de önceleri onun konağında vazifeliydim. O günlerde, Doğancılar'da Nasûhi Efendinin vefât ettiği duyuldu. Cenâze namazı kılınmak üzere câmiye götürülüyordu. Talebeleri mübârek tabutu omuzlarına almışlar, gözyaşları arasında ağanın evi önünden geçerken, ağa, kalabalığı görmeyeyim diye pencerelerin perdelerini kapattı. Çünkü Nasûhi hazretlerinin büyüklüğüne inanmazdı. Ağa, o gece rüyâsında büyük bir kalabalığın Pâdişâh Sultan Ahmed Hanı beklediğini gördü. Halk, yolun kenarlarına dizilmişlerdi. Öyle ki, çarşının aşağı başından Ahmediye Câmiine kadar yollar doluydu. Herkes heyecanla bekleşiyordu. Bâzılarına niçin beklediklerini sorduğunda, onlar;

Ruh Ve Ceset

Vehbi Tülek

Bir Salkim Üzüm

Vehbi Tülek

FÂtih’in İlme Ve UlemÂya Verdiği Kiymet

Vehbi Tülek

Ayni Oyun

Vehbi Tülek

Yunan Subayi Ve Pir Emir Sultan

Vehbi Tülek

İsterse Sirtimdan Geçsin

Vehbi Tülek

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebül-hasan Cûsukî Hazretleri

Ebü'l-Hasan Cûsuki hazretleri, Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin halifelerinden, Ali bin Hiti'nin talebesi idi. On ikinci asır sonlarında vefât etti. Doğum yeri olan Cûsuk köyüne defnedildi. Kabri halk tarafından ziyâret edilmekte, onun feyz ve bereketinden faydalanılmaktadır.
Ali bin Hiti'nin yanında kemâle gelen Ebü'l-Hasan Cûsuki, maddi, mânevi bütün ilimlerin inceliklerine kavuştu. Allahü teâlâya olan aşkını, şiirlerinde terennüm eyledi. Ali bin Hiti hazretlerinin halifesi oldu. Pekçok talebe yetiştirdi. Feyz ve nûrları her tarafa yayıldı.
Ebü'l-Hasan Cûsuki hazretleri buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Süleymân Bin Cezâ

Vehbi Tülek

Süleymân bin Cezâ hazretleri, birçok kitâptan ve en çok hüccet-ül-islâm imâm-ı Gazâli'nin kitaplarından toplayarak hâzırladığı (Ey Oğul) ilm-i hâl kitâbını 960 [m. 1552] senesinde yazmıştır. Çok kıymetlidir. Ey Oğul ilmihâl kitabının baş tarafı şöyledir:

​duâ, Allahü Teâlâya Boyun Eğmektir

Vehbi Tülek

Canlı Cansız, Her Şey Allah'ı Tesbîh Eder

Vehbi Tülek

Fethullah Şirvâni hazretleri Kelâm, fıkıh, matematik ve astronomi âlimi olup Siirt'e bağlı Şirvan köyünde doğdu. 857 (m. 1453) yılında Kastamonu'da vefât edip, oraya defnedildi. Bir dersinde buyurdu ki:

Seyyid Bilâl

Vehbi Tülek

Konuşmadan Önce Iyice Düşünmelidir

Vehbi Tülek

Alışveriş Ilmini Bilmeyen Harama Düşer!

Vehbi Tülek

Şeytana Itaatten Çok Sakın!

Vehbi Tülek

Allah, Hiçbir Şeye Muhtaç Değildir

Vehbi Tülek

Radıyyüddin Lârî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Nasuhi Efendi, Osmanlı evliyasının büyüklerindendi. Lodosun şiddetle estiği fırtınalı bir günde talebeleri Nasûhi Efendiyi ziyârete gittiler. Bir miktar sohbet ettikten sonra, Harem İskelesine doğru geldiler. Sonra Nasûhi Efendi; "Harem' den Galata'ya cenâze namazına kim gider?" dedi. Orada bulunanlar; "Ey Sultanımız! Bu fırtınalı havada karşıya geçmek mümkün müdür?" dediklerinde; "Aslına sonra vâkıf olursunuz. Sevâba ihtiyâcı olan gider." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

9 Evi Dolaşan Kelle

Bize Teveccüh Edin

Karşılık Beklemiyorum

Abayi Yakmak

Abdullah-i EnsÂrî

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek