Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.605.143
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
1525 senesinden itibaren, Akdeniz'deki İngiliz ticaret gemileri, Osmanlı limanlarındaki seyr-ü sefer ve ticareti, Osmanlı Devletinin Fransız gemilerine tanımış olduğu haklardan faydalanmak için Fransız bayrağı çekerek ve Fransa'ya vergi ödeyerek sürdürmekteydiler. Dolayısıyla kâraları da azalmaktaydı. Bu sebeple, Fransızlar gibi müstakil imtiyaz elde edebil mek için Osmanlı Devleti nezdinde pek çok teşebüslerde bulundular. 1553'de Anthony Jenkinson ve 1579'da Edward Osborne, Richard Staper ve William Harborne adındaki tüccarlar imtiyaz alabildiler. Bu münferid imtiyazlar 1580'den itibaren Sultan III. Murad tarafından bütün İngiliz tüccarlarına teşmil edildi.
I.Dünya savaşından evvel Bab-ı Ali'de hukuk müşâviri olan Kont Ostrolog anlatıyor: İngilizlerin, Kut-ül Amare yenilgisini takip eden günlerde, Londra'da büyük bir harp meclisi toplandı. Doğu müsteşarı olmam dolayısıyla ben de bulundum... Başbakan Lloyd George şöyle dedi: "Efendiler, ben bir şeyi anlayamıyorum: Bizim medeni milletlerin orduları savaşta barbarlığa yaklaşıyor. Barbar saydığımız Türk orduları ise, savaşta medenileşiyor. Irak kumandanımız bildiriyor ki, Türkler esirlerimizin istirahatini fevkalâde te'min ediyorlarmış. Yaralılarımızı imkânları nisbetinde tedavi ediyor ve şefkat gösteriyorlarmış. İşte bu davranış larının sebebini bir türlü anlayamıyorum..." Daha sonra savaş bakanı söz alarak şunları söyledi:
İbn-i Münîr hazretleri Şâfiî mezhebi âlimlerinden ve büyük velîlerdendir. İsmi, Muhammed bin Abdürrahîm, lakabı Şemsüddîn'dir. Daha çok İbn-i Münîr diye tanınır. Lübnan’da Baalbek'te doğdu. 1531 (H.937) senesinde Baalbek'te vefât etti. İbrâhim Metbûlî hazretlerinin yetiştirdiği talebelerin önde gelenlerindendir. Abdülvehhâb-ı Şa'rânî şöyle anlatır:
"Yâ Rabbi! Resûlünü vesile edenlerin tevbesini kabûl edeceğine söz verdin. Ben de, yüce Peygamberinin huzûrunda senden af diliyorum."
Ali bin Abdullah Semhûdi hazretleri, 844 [m. 1440] senesinde Mısır'da dünyaya geldi; 911 [m. 1506]'de Medine'de vefât etti. Çok kitâp yazdı. "Hülâsa-tül-vefâ" kitâbında buyuruyor ki:
Hişâm bin Ammâr hazretleri Kırâat-i seb'adan olan İbn Amir kıraatinin iki râvisinden biridir. 153 (770)'de Şam'da doğdu. Kıraati, İbn Âmir'in meşhur talebesi Yahya bin Haris'in yetiştirdiği Eyyûb bin Temim'den tahsil etti. 245 (m. 859)'da Şam'da vefat etti. Şöyle buyurmuştur:
Bir köylü, mübarek bir zatın yanına geldi ve şikayete başladı:"Ne olur bana yardım edin, yoksa çıldıracağım. İki göz bir evde yaşıyoruz. Ben, karım, çocuklarım. Herkesin siniri tepesinde. Birbirimize bağırıp duruyoruz. Ev sanki bir cehenneme döndü. Bize geniş bir ev lazım, ama yapmaya gücümüz yok.""Sana söyleyeceğim şeyi yapacağına söz verir misin?" diye sordu mübarek zat."Yemin ederim, ne söylerseniz yapacağım.""Pekâla. Kaç hayvanın var?""Bir inek, dört keçi ve altı tavuk.""Onların hepsini evinize al. Bir hafta sonra yanıma yine gel."O köylü çok şaşırmıştı, ama itaat edeceğine söz vermişti bir kere. Böylece, hayvanları da ahırdan evin içine aldı. Bir hafta sonra geldiğinde perişan haldeydi. Acı ve kederle inliyordu. "Mahvolmuş durumdayız. Pislik! Koku! Gürültü! Hepimizin aklının kaçırmasına ramak kaldı!""Şimdi git ve hayvanları evden çıkar" dedi mübarek zat. Adam eve kadar hiç durmadan koştu. Ertesi gün o zatın yanına geldiğinde gözleri mutluluktan parlıyordu:"Hayat ne kadar güzel. Biz evde, hayvanlar ahırda. Evimiz, öyle sessiz, öyle temiz ve öyle geniş ki, sanki bir cennet!"