Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.507.513

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kendi Rızkına Râzı Olan, Kimseye Muhtaç Olmaz

İmam-ı Câfer-i Sâdık hazretleri Tâbiînin yükseklerinden ve evliyânın büyüklerinden olup "Oniki İmâm"ın altıncısıdır. 702 (H.83) senesinde Medîne-i münevverede doğdu. 765 (H.148) senesinde Mekke'de vefât etti. İlmi, Oniki İmâmdan beşincisi olan babası Muhammed Bâkır'dan öğrendi. İlim ve fazîlette zamânının bir tânesi oldu. Bütün din bilgilerinde olduğu gibi, zamânının bütün fen ilimlerinde de söz sâhibiydi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Abdurrahman Harputi hazretleri, küçük yaşta ilim tahsili için gittiği Diyarbakır'da tahsili sırasında, bütün derslerden geri kalması üzerine, arkadaşları onunla alay ederlerdi. Bu durumu hocası öğrenince, onun daha çok rencide olmaması için, yanına çağırarak; "Şimdiye kadar okudukların ve öğrendiğin bilgi sana kâfidir. Köylerde çok rahat imamlık yapabilirsin. Var git oralarda kısmetini ara." dedi. Bunun üzerine medrese tahsilini bırakarak, şehirden ayrıldı. Yolda bir hanın önünden akmakta olan bir çayın kenarında oturup düşünür ken, çayın içerisindeki taşların, suyun şiddetli akıntısından yusyuvarlak olduklarını ve pırıl pırıl parladıklarını gören genç Abdurrahmân, üzüntü ve kırık bir kalb ile; "Yâ Rabbi! Beni sen yarattın. Bu dersleri anlayamamam da senin kudretin iledir. Senin emrinde akan sular, şu taşları nasıl yusyuvarlak yapıyor ve parlatıyorsa, sen de benim zihnime kuvvet ihsân et de, rızâna kavuşturacak ilim deryâsın dan biraz nasib alayım." diye Allahü teâlâya yalvardı.

Vehbi Tülek

Traş Edilmiş Sakal Daha Gür Çikar

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Sultan Iii. Mehmed Ve Karabaş Ali Efendi

Vehbi Tülek

Bir gün cihân pâdişâhı Sultan Mehmed bin Sultan İbrâhim Hanın çuhadarlarından Kara Mehmed isminde birinin dizlerine sızı inip, kötürüm oldu. Pâdişâh, hekim başısı Sâlim Efendiye; "Şu çuhadarımız iyi olmalıdır." diye tenbih etti. Sâlim Efendi bu ferman üzerine çuhadar efendiye çeşitli ilaçlar tatbik etti ise de fayda vermedi. Saray hekimleri ve şehirdeki diğer tabibler ona faydalı ilaç bulamadılar. Pâdişâh bir gün çuhadarının yattığı odayı teşrif ettiler, hâlini sordular ve; "Mehmed nicesin, iyi olabilecek misin?" dedi. Çuhadar da; "Pâdişâhım, bana verdikleri hiçbir ilaç fayda vermedi. Çâre olarak sâlih bir kimsenin şifâlı duâsına muhtâcım." dedi.Pâdişâh;

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Bendeniz Bîperva Geçerim

Vehbi Tülek

Bir Şehîdin Son Sözleri

Vehbi Tülek

Edirne’yi Müslümanlara Tekrar İhsan Edecek

Vehbi Tülek

Şeyh Edebali’nin Nasihatleri

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdullah Ibn-i Ebî Asrûn

Abdullah ibn-i Ebi Asrûn hazretleri Şafii mezhebi fıkıh ve kelam âlimidir 493 (m. 1099)'da Musul'da doğdu. 585 (m. 1189)'da Şam'da vefât etti. İsm-i a'zam hakkında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hibetullah Ibn-i Bârizî

Vehbi Tülek

Hibetullah ibn-i Bârizi rahmetullahi aleyh, fıkıh, hadis ve tefsir âlimidir. 645 (m. 1247) senesinde Suriye'nin Hama şehrinde doğdu. 728 (m. 1328) senesinde vefât etti. "El-Vefâ fi ehâdis-il-Mustafâ" isimli kitabında şunları yazmaktadır:

Resûl-ü Zîşân âlemlerin Övünç Kaynağıdır

Vehbi Tülek

el Amân Ey Fahr-i âlem El Amân...

Vehbi Tülek

Himmetzâde Abdullah Efendi, 1640 (H.1050) yılında İstanbul'da doğdu. 1710 (H.1122) yılında vefât etti. Üsküdar'daki Bezcizâde Tekkesinde babasının yanına defnedildi. Babası Himmet Efendi, Bayramiyye yolunun şeyhlerindendi. O da babasına talebe oldu...

Onlar, Eshâb-ı Kirâmın Yolundan Gidenlerdir

Vehbi Tülek

Hiçbir Iyiliği Hor Görme

Vehbi Tülek

İbn-ür-rıfâî'yi Üzen Adam!..

Vehbi Tülek

Denizde Şehit Olmak Daha Faziletlidir

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Talhâ

Vehbi Tülek

Allah'ın Kudretinden Şüphe Edenler

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Pişman Oldular!

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek