Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.447.455

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâdan Iyilik Umarak Can Veriniz

Şeyban bin Abdurrahmân hazretleri Tebe-i tabiînin meşhûrlarından olup hadîs, nahiv ve kırâat âlimidir. Basra’da doğdu. 164 (m. 780)’da Bağdâd’ta vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Pîrî Reis

Muhiddin Piri adı verilen geleceğin büyük denizcisi, çocuk yaşında deniz seferlerine başladı. Meşhûr denizci Kemal Reis, Piri Reis'in amcasıydı. Onu yetiştirmeyi tamâmen üzerine alan Kemâl Reis, 1501'de Navarin'i Venediklilerden geri alınca, müjdeyi bildirmek için yeğenini İstanbul'a gönderdi. Sultan İkinci Bâyezid Hanın huzûruna çıkan Piri Reis, mükâfatlandırılarak, hayır duâ aldı. Akdeniz'i karış karış dolaşan Kemâl Reis'in yanında ölümüne kadar kalan Piri Reis, uğradıkları her limanı inceleyerek haritalarını yaptı. 16 Ocak 1511'de Kemâl Reis'in şehit olması üzerine birkaç yıl seferlere çıkmayarak kitap ve haritalarla uğraştı.

Vehbi Tülek

Kanuni Ve Pir Ali Efendi

Vehbi Tülek

Ciğer PÂresi, Ciğer YÂresi

Vehbi Tülek

Ruh Ve Ceset

Vehbi Tülek

Keçecizâde Fuad Paşa'nın sadrâzamlığında İstanbul'un Ermeni zenginlerinden biri ölmüştü. Katolik Ermeniler, bu kişinin ölümünden az evvel Katolik mezhebine girdiğini söylüyorlardı. Gregoriyenler ise, onun kendi mezheplerindeyken öldüğünü iddiâ ediyorlardı.Ölünün çok zengin olması sebebiyle, her iki kilise, iddiâlarında ayak diretiyorlardı. Münâkaşa, ihtilaf ve gürültü çıkaran Katoliklerle Gregoriyenler, büyük kavgalara girmek üzereyken mesele hükümete aksettirildi. İki taraf da sadrâzamdan hakem olmasını ricâ ettiler. İnce zekâ, zarâfet ve hazırcevaplığıyla şöhret bulan Sadrâzam, önce Katolik Ermenileri dinledi ve meseleyi iki soruyla halletti... İlkönce Katoliklere dönerek:" Müteveffânın Katolik olarak öldüğüne emin misiniz? diye sorunca onlar, hemen cevap verdiler:" Tamamıyla eminiz! Sadrâzam ikinci soruya geçti: " Demek ki mütevaffânın rûhuna siz sahip çıkıyorsunuz?" Evet!" O halde insaf edin, cesedi de Gregoriyenlerin olsun!

Hediye Baston

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’u Kurtaran Zat

Vehbi Tülek

Benden Bunlari İstemeyiniz

Vehbi Tülek

Yenişehirli Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Devlet Yikildiktan Sonra

Vehbi Tülek

Rüstem Paşa Ve Şeyh Burhaneddin

Vehbi Tülek

Hattat Abdullah Zühdi Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahın Rahmetinden Ümidinizi Kesmeyiniz

Fenârizâde Hasan Çelebi Osmanlı âlimlerindendir. Molla Fenâri'nin torunlarındandır. 840 (m. 1436)'de doğdu. 886 (m. 1481)'de Bursa'da vefât etti. Bir dersinde "Ehl-i sünnet" itikadında olmak için inanılması lazım olanlardan bazılarını şöyle bildirdi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İbn-i Bell

Vehbi Tülek

İbn-i Bell (Muhammed bin Ali bin Nasr) rahmetullahi aleyh, Hanbeli mezhebi âlim ve meşhûr vâizlerindendir. 517 (m. 1123)'de Irak'ta Dûr köyünde doğdu. 611 (m. 1214)'de Bağdad'da vefât etti. Kıymetli nasihatleri verdır. Sohbetlerinde buyurdu ki:

İbrâhim Kabâdî Hazretleri

Vehbi Tülek

Ahıret Amellerinin Başı Namazdır

Vehbi Tülek

Sirâcüddîn Osman hazretleri Sultan-ül-ulemâ Hâce Nizâmüddîn-i Evliyâ'nın yetiştirdiği Hindistan evliyâsının büyüklerindendir. Daha gençlik yıllarında, Hâce Nizamüddîn hazretlerinin sohbetlerinde bulunarak yetişen Sirâcüddîn Osman, zamanın meşhur âlimlerinden de fıkıh ve hadis ilmi tahsil etti. 1357 (H.759) yılında vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Takıyyüddîn Zebîdî

Vehbi Tülek

Kâfirleri Allahü Teâlânın Azâbı Ile Korkut!

Vehbi Tülek

Kin Tutmaktan Ve Sert Davranmaktan Sakın

Vehbi Tülek

Harput Velîlerinden Beyzâde Efendi

Vehbi Tülek

Allahım, Bundan Hakkımı Al!.

Vehbi Tülek

Namaz Kılmayan Kıyâmet Günü Perişan Olur!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Gerçek Zehir

9 Evi Dolaşan Kelle

Örümcek Ağı

SelÂmetle Gidip Gel

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek