Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.615.416

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Meczup Bir Derviş Uzun Dâvûd Efendi

Uzun Dâvûd Efendi Osmanlılar zamânında Mudurnu'da yetişen evliyadandır. Bolu-Mudurnu'da doğdu. 1507 (H. 913) senesinde orada vefât etti. Halvetî şeyhlerinden Seyyid Yahyâ-i Şirvânî'nin yüksek talebelerinden Şeyh Habîb'in sohbetlerine devâm edip, tasavvufun yüksek mârifetlerine kavuştu. Meczup bir zât idi. Allahü teâlânın sevgisinden kendinden geçmiş hâldeydi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ii. Mahmûd Han Ve İsyanci Vehhabiler

28 Temmuz 1808'de Alemdâr Mustafa Paşanın Selim Hanı tekrar başa geçirmek üzere saraya girdiği sırada sâbık hâkânın âsiler tarafından şehit edilmesi üzerine Sultan Mahmûd, Osmanlı tahtına çıktı.İkinci Mahmûd Han, Alemdâr Mustafa Paşayı, veziriâzam tâyin edip, Kabakçı isyânından sonra ülkede pekçok hâdise çıkaran zorbaları yola getirmekle vazifelendirdi. Kabakçı Mustafa isyânında rol oynamış bulunan âsiler cezâlandırıldı. Fesat çıkaranlar İstanbul dışında ikâmete mecbur tutuldu. İstanbul'da otorite sağlamaya çalışılırken, Rumeli ve Anadolu'nun birçok yerinde ve bilhassa Halep ve Bağdât'ta vâlilerin çıkardığı karışıklıklar devâm ediyordu. Cezâyir'in idâresini dayılar ele geçirmişti. Vehhâbiler Haremeyn'i zaptede rek, hutbelerden pâdişâhın adını kaldırmışlardı. Bu kötü gidişe, dur demek isteyen Sultan Mahmûd, Anadolu ve Rumeli vâlilerini İstanbul'a dâvet etti. Bu vâlilerin yeni Sultan'a bağlılıklarını bildirmeleri istendi. Vâliler İstanbul'a gelip, Sultan Mahmûd Hana bağlılıklarını arz ettiler ve muhtemel âsilere karşı ittifak senedi imzâladılar.

Vehbi Tülek

Canli Kuzu

Vehbi Tülek

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

Beykoz, Tokat Bahçesi

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi'nin naklettiğine göre, Tokat bahçesi, Tokat kalesi'nin zaptının bir hatırası olarak Hz. Fatih'in emriyle yapılmıştır. Genis bir ormanlığı ihtiva eden bahçe, çitle çevrili olup, içinde av hayvanları hıfz edilirdi. Tokat bahçesinde bir kösk, büyük bir havuz ve suları kubbede asılı altın bir tasa kadar fışkıran güzel bir şadırvan, bir hamam ve müteaddid avlular vardı. Bir bahçe üstadı tarafından bakılan bu yerden IV. Murad çok haz eder, çemenzarında cirid oynardı. Bahçede Sultan IV. Murad'in attığı mızrağın mesafesini gösteren iki aded dikili taş vardı. Iki taş arasındaki mesafe 120 adımdı. Seyyahlar Hünkar iskelesinden Tokat bahçesine kadar olan sahanın "yeryüzünde cenneti andıran" güzelliğini meth ederek, onun Süleyman Han'ın dehasının bir mahsülü oldugunu, suların dört kat havuzdan aktığını, fakat sonra yüzüstü bırakılarak harab olduğunu ve bilahare 1746 senesinde Sultan I. Mahmud tarafından restore edildiğini söylerler. Duvarlarda Sultan Ahmed, Sultan Murad ve Sultan Osman zamanlarinda yazılmış güzel kitabeleri havi üç levha vardı. Bu kitabelerdeki yazılardan ikisi şöyledir: Ağaçlar altun olsa inciler yaprak İnsanın gözünü doyurmaz, illa toprak ... Fikr et ey dil ki, doğduğun vakit Halk handan idi ve sen giryan Ona sa'y et ki öldüğün vakit Halk giryan ola ve sen handan

Eski İftarlar

Vehbi Tülek

Sadece Emredileni Yaptik

Vehbi Tülek

18 - İskender Paşa

Vehbi Tülek

Şah İsmail’in Hayreti

Vehbi Tülek

Nene Hatun

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa Ve Romanya Prensi

Vehbi Tülek

Belgrad’da İki Şehid

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sizin Ilâhınız, Bir Olan Allah'tır

Şeyh Rükneddîn Semerkandî hazretleri Mâtürîdi kelâm âlimidir. Semerkand’da doğdu. Bağdat’a giderek Müstansıriyye Medresesi’nde İbnü’s-Sââtî’nin derslerine devam ederek icazet aldı. Sonra Şam’a giderek Zâhiriyye ve Nûriyye Medreselerinde müderrislik yaptı. 701 (m. 1301)’de orada vefat etti. “Akaidü’ş-Şeyh Rükniddîn es-Semerķandî” isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ömer Ziyâeddîn Tavîlî

Vehbi Tülek

Şeyh Ömer Ziyâeddin Tavili hazretleri, on dokuzuncu yüzyılda Kuzey Irak'ta yaşamış olan evliyâdan olup, Osman et-Tavili hazretlerinin üçüncü oğludur. 1839 (H.1255) senesinde Tavila'da doğdu. Kerkük'te ilim tahsil etti. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin halifelerinden hilâfet aldı. Ömer Ziyâeddin hazretleri ömrünü ilim öğrenmek, öğretmek ve İslâmiyeti anlatmakla geçirdikten sonra, 1900 (H.1318) senesinde vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

O Söyledi Ise, Gerçek Söyler

Vehbi Tülek

Gözübüyükzâde İbrahim Efendi

Vehbi Tülek

Gözübüyükzâde İbrahim Efendi Osmanlı âlim ve müderrislerindendir. 1160 (m. 1747)'de Kayseri'de doğdu. İlk tah­silininden sonra Hâdim'e giderek Muhammed Hâdimi'nin medrese­sinden icazet aldı. Kayseri'ye dö­nerek kendi medresesinde talebe yetiştirdi. Sultan İkinci Mahmud, şeyhülis­lâmlık teklif ettiyse de kabul etmedi. 1253 (m. 1838)'de Kayseri'de vefat etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Birbirinizin Kusurunu Araştırmayın

Vehbi Tülek

koca Karınlı Müşrik Ubeyde Bin Saîd

Vehbi Tülek

tövbe, Cennete Götürür!..

Vehbi Tülek

Rüzgâr Olmasaydı, Dünya Kötü Kokardı!

Vehbi Tülek

Müftî Zehâvî

Vehbi Tülek

Ârifler, Dünyâya Düşkün Olandan Kaçarlar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Fani Dünya

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek