Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.783.528

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Cimrilikten Ve Isrâftan Son Derece Sakının!

İzzeddîn Ebû Muhammed Dîrînî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1216 (H.613) yılında doğdu. 1295 (H.694) senesinde Kahire'de vefât etti. Zamânındaki âlimlerden ilim öğrendi ve evliyanın sohbetinde bulundu. Tasavvuf yolunda yüksek mertebelere kavuştu. Şâfiî mezhebi fıkıh âlimiydi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlk Standart Kanunu

Sultan II. Bayezid Hân zamanında, 1502 yılında yürürlüğe giren Kanunnâme-i İhtisâb-ı Bursa (Bursa Belediyesi Kanunu), dünyanın ilk standart kanunudur. Bu kanun o günün ilk, bugünün hâlâ eskimemiş kanunudur. Bu fermanda; hayvan ürünleri, türlü sebze-meyve, tuz, ekmek, sanayi ürünleri, tekstil ürünleri, tarım-tahıl ürünleri, orman ürünleri, deri ürünlerinin satışları, konulacak fiyatlar ve kaliteleri bir standarda bağlanmıştır. Bu standartlardan bazılar şunlardır :Çörekler: Ekmek ağırlığının yarısı olup ak undan olacak ve unun bir kilesine bir okka (400 dirhem) yağ konulacak.Meyveler: Kaplı (yeşil kabuklu) fındığın kaplı olarak bir okkası, bir akçeye olacak. Kapsızın 200 dirhemi, bir akçeye olacak ve mevsimi geçtikten sonra 125 dirhemi, bir akçeye olacaktır. Sebzeler: Aş kabağına (taze kabak) 3 gün narh olmayacak. Üç günden sonra üç okka, bir akçeye olacak. Haftasında 4 okka, ikinci haftasında 5 okka, üçüncü haftasında 6 okka, dördüncü haftada 8 okka bir akçeye olacak.Kuyumcular: Kullanılan gümüş 80 ayardan düşük olmayacak. Altının miskali de 60 akçelikten aşağı olmayacak.

Vehbi Tülek

Bir Yüz Karasi

Vehbi Tülek

Elhamdülillah Muslumaniz

Vehbi Tülek

52 - Sigetvar Kalesi Ve Ali Dede Hazretleri

Vehbi Tülek

Ali Dede Bosnevi hazretleri 1566'da Sigetvar seferine katıldı. Bu sefer Kânûni Sultan Süleymân'ın son seferi oldu. Pâdişâh çok hasta idi ve kalenin günler süren kuşatmasına rağmen düşürülememesine çok üzülüyordu. Nitekim vefâtından bir gün önce Sokullu Mehmed Paşaya gönderdiği hatt-ı hümâyûnda; "Şu ocağı yanası dahi alınmaz mı?" demişti. Ertesi gün Ali Dede Bosnevi'nin, askeri duâlarla teşyi edip cesâretlendirmesi ile kale zabtedildi. Bu sırada Kânûni de vefât etmişti.

Şaşiran ŞÂir

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Osmanli Tüccari

Vehbi Tülek

57 - Orhan Gazi Ve Alaeddin Esved Hazretleri

Vehbi Tülek

Turhanoğlu Ali Bey

Vehbi Tülek

Mücevherli Minare

Vehbi Tülek

Kayiğa Karşi Araba

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sokollu Mehmet Paşa

Sokollu (Sokullu) Mehmet Paşa, Kanuni Sultan Süleyman Han'ın Veziriazamıdır. Ondan sonra da II. Selim Han'a Sadrazam oldu ve devlet idaresini tamamiyle eline aldı. Birçok seferlere Serdar-ı ekrem olarak katıldı ve hepsinde muzaffer oldu...
Sultan II. Selim Han'ın vefatından sonra tahta çıkan III. Murad devrinde de Sadrazam olarak hizmete devam eden Sokollu'nun, başarılarından dolayı çekemeyenleri de çoktu. Devamlı olarak aleyhinde entrikalar çeviriyorlardı. Bütün bunlara rağmen o;
-Devlet-i aliyyeyi nâehillere bırakmayacağız, diyordu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mübarek Bir Torun Hâce Hasan Attâr

Vehbi Tülek

Büyük veli Hâce Hasan Attâr'ın anne tarafından dedesi, Şâh-ı Nakşibend Behâeddin-i Buhâri hazretleridir. Dedesi Şâh-ı Nakşibend hazretleri küçük Hasan'ı çok severdi. Bir gün Hasan Attâr, çocuklarla birlikte oynarken, dedesi Behâeddin-i Buhâri oradan geçiyordu. Hasan Attâr bir buzağıya binmeye çalışıyor, diğer çocuklar da onun etrâfında koşup, böylece eğlenmekteydiler. Behâeddin-i Buhâri hazretleri durup küçük Hasan'a teveccüh etti ve; "Yakın bir zamanda, bu çocuk bir bineğe biner, şevketli hükümdarlar, atının üzengisini tutarak yanında yürür" buyurdu...

Sadreddîn Horasânî

Vehbi Tülek

Alâüddîn Haskefî

Vehbi Tülek

Alâüddin Haskefi hazretleri Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. 1021 (m. 1612)'de Haskef'de doğdu, 1088 (m. 1677) de vefât etdi. (Batman'ın Hasankeyf ilçesine eskiden kısaca "Haskef" derlerdi) Şam Müftüsü idi. En büyük eseri (Dürr-ül-muhtâr) kitâbıdır. Bu kitabında buyuruyor ki;

koca Karınlı Müşrik Ubeyde Bin Saîd

Vehbi Tülek

İbn-i Hibbân

Vehbi Tülek

Amr Bin Meymûn

Vehbi Tülek

Câferi Sâdık'a Itiraz Eden Adam

Vehbi Tülek

Tövbesini Bozmayan Terzinin Güzel Sonu

Vehbi Tülek

Abdullah İbn-i Abdülhakem

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Hizir Ve Gelin

Alabilirsen Al

Helvaci Çocuk

Keramete İnanmayan Âlim

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek