Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.543.826
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Sultan II. Murad, şehzade Alaaddin Çelebi'nin vefat etmesi üzerine son derece üzüldü ve devlet işlerini on iki yaşındaki oğlu Sultan Mehmet'e bırakarak Manisa'ya çekildi. İşte bu gelişmeler Macar kralı Ladislas içi bir vesile oldu. derhal Osmanlılarla yaptığı antlaşmayı bozan Ladislas, savaş hazırlıklarına başladı. Haçlı ordusu Kasım ayının dokuzuncu günü Varna şehrine girdi. Müttefikler ordusunun saldırı hazırlıkları yaptığını haber alan Osmanlılar ise derhal bir harp meclisi topladılar. Bu mecliste Sultan Murad'a mektup yazılmasına karar verildi. Bu mektupta Sultan Murad'a derhal tahtına çıkmasının gerekliliğinden bildirilmişti. Sultan Murad ise mektupa şöyle cevap veriyordu; "Oğlumuz Sultan Mehmed'e hilafet makamını ve saltanat tahtını devretmekten maksadımız, bundan böyle istirahat etmekten ibarettir. Padişahlık kendine lazımsa din ve devleti korusun!"
Sultan Abdülaziz Han birgün, zaman zaman Sadrazamlığını yapmış olan Fuad Paşa'ya, o zamanın devlet adamlarından Âli Paşa ile Rüşdü Paşa'nın kendisinden ne farkları olduğunu sorduğunda:
"Efendimiz, yeni yapılmış bir köprü tasavvur buyurunuz. Üçümüz de köprünün başına gelmiş bulunalım. Bendeniz hemen Besmele çeker ve biperva köprüyü geçerim. Âli Paşa Besmele çeker ve köprüyü defa larca muayene ettikten sonra geçer. Rüşdü Paşa kulunuz da, Besmele çeker, sonra bir tabur insanı bu köprüden geçirir, sağlam olduğuna kanaat getirdikten sonra geçer."
Asiler, Hicretin otuzbeşinci senesinde Medine'ye gelerek, Hz. Osman'ın evini kuşattılar. Muhasara, kırk gün devam etti. Hz. Hasan ve Hüseyin ile Talha (radıyallahü anh) halifenin kapısında nöbet tuttular. Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden Abdullah bin Selam hazretleri buyuruyor ki: "Muhasarada bulunan Hz. Osman'ı ziyâret etmek üzere yanına gittim. Selâm verdim. Hz. Osman selâmımı aldı. Oturdum, az sonra Hz. Osman. "Kardeşim bu gece rüyamda şu pencereden Resûl-i Ekrem'i gördüm bana "Osman seni muhasara altına aldılar öyle mi?" diye sordu. Ben de "Evet yâ Resûlallah" dedim. Resûl-i Ekrem "Seni susuz bıraktılar, öyle mi?" diye tekrar sordular. Ben de "Evet yâ Resûlallah" dedim.
Yahya Kemal Beyatlı, 1884 yılında Üsküp'te doğdu. Asıl adı Ahmed Agâh'tır. İlköğrenimini Üsküp'te gördü. İstanbul Vefa Lisesi mezunudur. Başlangıçta Sultan II. Abdülhamid yönetimine karşı muhaliflerin safında yer alarak Paris'e kaçtı. Fransa'da Siyasal Bilgiler okurken hocası Albert Sorrel'in etkisinde kalarak düşüncelerinde değişmeler oldu...
Hazret-i Ali, Hazret-i Fatıma ve çocuklarının herkes üzerinde hakları vardır. İnsanların en şereflileri Ehl-i beyttir. Onlara tazim, dinimizin emridir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
Zünnun-i Mısri'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir :
Bir gün elbiselerimi yıkamak için Nil nehrinin kenarına gitmiştim. Nehrin kenarında dururken, bir de baktım ki, görülmemiş şekilde büyük bir akrep bana doğru geliyor. Çok korkmuştum. Beni onun şerrinden koruması için Cenab-ı Hak'ka sığındım. Akrep nehre geldiğinde, sudan büyük bir kurbağa çıkıp akrebe doğru geldi. Akrep kurbağanın sırtına binip suyun üzerinde yüzüp gittiler.