Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.605.432
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Osmanlı Sultanı İkinci Mehmed, gerkek dedelerinin ve gerekse babasının girişmiş olduk ları büyük ve cür'etli teşebbüsü gerçekleştirmek istiyordu. Tabiat ve cografya, İstanbul'u, doğu ve batıdaki Osmanlı ülkelerine merkez yapmıştı. Kostantiniyye, başka bir devletin elin de kaldıkça Osmanlı ülkesi, Hristiyan istilasına açık bulunacağı gibi, Avrupa ile Asya arasında ki bağ ve alaka da emniyete alınamazdı. Böylece devlet, tam ve sağlam bir vücud olacak yerde, gövdesi ortasından ikiye bölünmüş olarak parçalanmak tehlikesine maruz kalırdı.
Sultan Abdülaziz Han, 30 Mayıs 1876 günü, birkaç tane insafsız ve muhteris devlet adamının şahsi hesapları uğruna tahtan indirildi. Bunların başında "Kinim Dinimdir" diyen Serasker (Genel Kurmay Başkanı) Hüseyin Avni Paşa buluyordu. Bununla da kalmayan ihtilalciler, Padişahı ve hanımı Nesrin Kadınefendiyi bir sandala bindirerek Dolmabahçe Sarayından Topkapı Sarayına naklettiler. Bu esnada Hüseyin Avni Paşa, mücevher sakladığını zannederek, onları almak gayesiyle Nesrin Kadınefendinin şalını, Padişahın gözü önünde çekip alarak hakaret etti. Kadınefendi, omuzları açık bir şekilde getirilmesi sebebi ile ve uğradığı hakaretin tesiriyle hastalandı. Daha sonra Sultan Abdülaziz'in 4 Haziran günü şehid edilmesi üzerine şoka girerek 11 Haziran'da vefat etti.
İbn-i Hımsi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 777 (m. 1375)'de Suriye'de Humus (Hıms)'ta doğdu. 861 (m. 1457)'de Kudüs'te vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
İmâm-ı Busayri hazretleri İslâm âlimlerinin ve evliyânın meşhûrlarındandır. 1212 (H.609) senesinde Mısır'da Busayr şehrinde doğdu. Ebü'l-Abbâs-ı Mürsi hazretlerinin talebesidir. Ebü'l-Abbâs Mürsi de, Ebü'l-Hasan-ı Şâzili'nin talebesidir. 1295 (H.695) senesinde Mısır'da İskenderiyye şehrinde vefât etti.
Osmanlı imparatorluğunun manevi direkleri o büyük imparatorluğu altı asır ayakta tutmuştur... İşte bunlardan biri de Dördüncü Murad Han devrinde yaşamış olan Armağani Mehmet Efendi'dir. Aslen Foçalı olan Mehmet Efendi, herkese bir elma hediye ettiğinden kendisine bu isim verilmiştir... Kıymetli nasihatleri vardır. Buyurdular ki:
"Beraberce oturup kalkılan her kimse ile, ülfet ve muhabbet üzere olmak uygun olmaz. Her ülfet ve yakınlık duyulan kimseye de, sırların kapısı açılıp söylenemez. Yalnız emin olan, sırları saklayacak kimseye sırlar açılır, vesselâm!"
"Ahlâkı ve anlayışları birbirine zıt olanlarla oturup görüşmek, ruhlar için kurtlardır. Bunlar insanın içini kemirirler. Huyları ve anlayışları iyi olanla oturup kalkmak ise, ruhların gıdâsı, akılların aşısıdır. Aklın bereketlere kavuşarak artmasına bunlar sebeb olur."
1604 senesinde Sivas'daki Şemsiyye Dergâhı şeyhi ve Kara Şems'in dâmâdı Receb Efendi vefât edince, Abdülmecid Efendi onun vazifesini yürüttü. İlim ve irfândaki şöhretini duyan Sultan III. Mehmed Han tarafından İstanbul'a dâvet edildi. Üçüncü Mehmed Han, Abdülmecid Efendiyi İstanbul'a dâvet ederken, kendi el yazılarıyla şu mektubu yazmışlardı:"Fazilet ve kerâmet sâhibi Sivaslı Abdülmecid Efendi! Merhûm amcan Şemseddin Efendi nin, Eğri seferinde maddi ve mânevi çok yardımlarını gördüm. Döndükten sonra İstanbul'da kalmasını istemiştim. Fakat o arzu etmeyince, ihtiyârlığı sebebiyle memleketine gitmesine izin verdim. Şimdi sizin söz, fiil ve diğer özelliklerinizle ona tam olarak benzediğinizi duydum. İstanbul'u teşrifinizi cân-ü gönülden istiyorum. Hatt-ı şerifim size ulaştığı zaman ihmal etmeyesiniz."