Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.437.192

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Benden Sonrası Için Size Iki Şey Bırakıyorum

Ali bin Sâlih hazretleri Tebe-i tâbiînden büyük bir hadîs âlimidir. Doğum târihi bilinmemektedir. Kûfelidir. 151 (m. 768) târihinde vefât etti. Naklettiğ hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Minare Eğri Mi?

Süleymaniye Camiinin inşası tamamlanmış, ibadete açılacağı gün ilan edilmişti. O gün gelince istanbul'un her yanından insanlar bu eşsiz eserin açılışında bulunmak için şehrin bu noktasına akın etmişti. Herkes hayranlıkla bu Türk mucizesini seyrediyordu. Fakat bunlar arasında bulunan bir çocuk: "Aaa şu minareye bakın nasıl eğri!" diye bağırıyordu. Herkes de bakıyordu ama bir eğrilik görmüyordu. Çocuğun minarelerden biri için eğri dediği Mimar Sinan'a kadar ulaştı. Koca mimar hemen çocuğun yanına geldi ve ona: "Yavrum hangi minare eğri göster bana" dedi. Çocuk da: "İşte şu" diye minarelerden birini gösterdi. Mimar Sinan hemen adamlarını topladı. Uzun halatları biribirine ekletip minareye bağlattı ve:"Çekin yukarı doğru!" diye çektirmeye başladı. Çocuğa da:

Vehbi Tülek

35 - Bu Mukaddes Vatan İçin Ölebiliriz

Vehbi Tülek

Müslümana Dünyada Rahat Yok

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu Dede Molla isimlizâtın bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar birköylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunufarketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyredenSultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunuaçık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonraişine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönülbağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar.

35 - Bu Mukaddes Vatan İçin Ölebiliriz

Vehbi Tülek

3 - İstanbul'un Fethi (manzum Hikaye)

Vehbi Tülek

Peki Yikilmasin

Vehbi Tülek

Iii. Osman Han Ve İstanbul’un Yeniden İmari

Vehbi Tülek

Yavuz’un Vefati

Vehbi Tülek

Hamdolsun İslam Askeri Muzaffer Olmuşdur

Vehbi Tülek

Gemiler Karadan Yürüdü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cömertlik, En Güzel Mücevherdir

Rûmî Abdürrahmân Efendi Osmanlı evliyasındandır. Edirne’de doğdu. 954 (m. 1547) senesinde Bursa’da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hocasına Edeple Bakan Hak Yoluna Girmiş Olur

Vehbi Tülek

Dizdarzâde Ahmed Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Larende’de (Karaman) doğup yetişti. 1032 (m. 1623) senesinde Edirne’de vefât etti. İlk tahsilini tamamladıktan sonra, Çivi-zâde Muhammed Efendi’nin mülâzimi, daha sonra da müderris oldu. Sonra Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin talebeleri arasına girdi. Manevî kemâlâta kavuştuktan sonra, hocasından hilâfet aldı. Daha sonra. Edirne’ye gelerek yerleşti ve talebe yetiştirdi. Buyurdu ki:

Emriniz Altındakileri Ateşten Koruyun

Vehbi Tülek

İbn-i Sükkere

Vehbi Tülek

İbn-i Sükkere hazretleri Endülüslü (İspanya) hadis, fıkıh ve kıraat âlimidir. 454 (m. 1062)'de Sarakusta'da (Zaragoza) doğdu. Sarakusta (Zaragoza), Belensiye (Valencia) ve Meriye'de (Almeria) tanınmış âlimlerden fıkıh ve ha­dis öğrendi. Sonra Tunus'a, Mekke'ye, Bağdat'a ve oradan İran'da Nişabur'a gitti ve burada talebe yetiştirdi. 514 (m. 1120)'de burada vefat etti.

Ahmed Bin Ebü’l-havârî

Vehbi Tülek

Azîzim! Gençlik En Büyük Nîmettir

Vehbi Tülek

Yumuşaklık, Öfke Ateşini Söndürür

Vehbi Tülek

Yanyalı Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Dilini Tutan Kimseye Cennet Kapıları Açılır

Vehbi Tülek

Cimrilikle Iyilik Beraber Bulunmaz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Başka Du Bilmez Misin?

Başka Du Bilmez Misin?

Bir şahıs, Harem-i Şerif'in kapısında, "Ey doğrulara yardım eden, haramlardan kaçınanları koruyan Allâh'ım!.." diyerek hep aynı duâyı okuyordu. Ona, "Sen başka duâ bilmez misin?" dediler. O şöyle açıkladı, bu duâyı tekrar etme sebebini:"Ben Beyt-i Şerif'i tavâf ederken ayağıma takılan bir şeyi eğilip aldım. Bir de baktım ki, içinde bin altın bulunan bir kese. Şeytanımla imânım mücâdeleye tutuştular. 'Bin altın çok para, senin bütün ihtiyaçlarını karşılar" dedi şeytanım. Îmânım ise, 'Bu haramdır, boşuna saklama; sahibini bul, teslim et!' dedi. Ben böyle mücâdele içinde iken, birinin sesi duyuldu:"Burada, içinde bin altınım bulunan kesem kaybolmuştur. Kim buldu ise getirsin, ona otuz altın müjde vereyim!"

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Bizi Hatirlayin!

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Üç Kandil

Karşılık Beklemiyorum

Adalet Ve Tevazu

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek