Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.558.172

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimsenin Gönlünü Almak, Altından Daha Kıymetlidir

Seyyid Cemâleddîn-i Ezherî hazretleri İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. İran’da Şîrâz’da doğdu. 1358 (H.760) senesinde Geylân’da vefat etti. Mısır'da Câmi'ul-Ezher Medresesine gitti ve zamânın âlimlerinden dînî ilimleri okudu. Tahsîlini tamamladıktan sonra Tebrîz'e yerleşti. Orada, tasavvuf yolunda ilerlemek için, Şihâbüddîn-i Sühreverdî hazretlerinin oğlu Şihâbüddîn-i Tebrîzî'nin talebeleri arasına girdi. İcazet verilerek Geylân taraflarına gönderildi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yirmisekiz Mehmed Çelebi Ve Parisde Opera

Paris şehrine mahsus bir oyun varmış ki opera derlermiş, acayip sanatlar gösterirler miş, büyük toplantı olurmuş. Kibar-ı şehr varırlar ve vasi dahi ekseriya varıp kral dahi arasıra gelirmiş.Bir gün entrodüktör, mahut kral tarafından bir hento getirip tebeamızla bizi alıp gittik. Vasi'nin sarayına bitişik bir yere vardık. Ol mahall-i mahsus opera için yapılmış. Rütbelerine göre herkesin oturacak yeri var. Bizi kral oturduğu yere götürdüler. Kırmızı kadife ile döşenmişti. Vasi dahi gelmiş, yerine oturdu. Erkekler ve kadınlar ile dolmuştu ve yüzden fazla enva-ı saz hazırdı.Akşama bir saat vardı. Her taraf kapalı olmakla birkaç yüz balmumu yanmış ve billur avizelerde dahi hesapsız mumlar yanmıştı. Ol mahal ziyade özentili yapılıp cümle trapzanları ve amudları ve dört duvarı ve sakfı sırma işlemeli olup ve gelen hanımlar dibalara ve cevherlere müstağrak olup mumların şu'lesinden bir halet-feza parıltı zuhur etmiştir ki tabir olunamaz. Karşımızda sazendeler oturduğu mahalde bir münakkaş büyük perde asmışlardı. Tamam yerleştikten sonra nagah ol perde kalkıp arkasından bir büyük saray zuhur eyledi. Sarayda oyuncular libas-ı mahsuslarıyla ve yirmi kadar perinevker murassa libas ve fistanlarıyla meclise tekrar ışık saçıp sazlar dahi hep birden musikiye başladılar. Bir miktar raks olunup ondan sonra operaya başladılar.

Vehbi Tülek

Yeniçeriliğin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

O SÂhibine Teslim Oldu

Vehbi Tülek

43 - Sakin Yemeyiniz, O Et Zehirlidir

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Han, birgün bâzı devlet erkânıyla gezmeye çıkmışlardı. Ormanlık bir yerde istirâhat ederlerken hizmetçiler bir koyun kesip, kızartarak Pâdişâha ikrâm ettiler. Sultan Ahmed Han besmele çekerek elini ete uzattığı an, Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretleri beliriverdi. Pâdişâha; "Sultânım! Sakın yemeyiniz, o et zehirlidir." buyurdu. Etten bir mikdâr kesip, oradaki bir köpeğe verdiklerinde, köpeğin derhal öldüğü görüldü.

Vehhabi İsyani Ve Kavalali İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Rodos’un Fethi

Vehbi Tülek

Önce İmtihana Girin

Vehbi Tülek

Diş Kirasi Rekoru

Vehbi Tülek

61 - Damat İbrahim Paşa'nin Kanuni'ye Cevabi

Vehbi Tülek

Traş Edilmiş Sakal Daha Gür Çikar

Vehbi Tülek

Bağdad’in Fethi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tövbe Eden Hiç Günah Işlememiş Gibi Olur

Muhammed Kinanî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 264 (m. 878) yılında Mısır’da doğdu. Orada birçok âlimden ilim öğrendikten sonra Bağdâd’a gitti. Meşhur âlimlerden hadîs ilmi tahsil etti. Mısır’a dönerek talebe yetiştirdi. 345 (m. 956)’da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İnsanların Elindekine Düşkün Olma Ki

Vehbi Tülek

Ebü'l-Feth Kavvâs hazretleri hadis âlimlerindendir. 303 (m. 915)'de Bağdâd'da doğdu. 385 (m. 995) yılında, aynı yerde vefât etti. Rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Tunuslu Velî Ahmed Tebâsî

Vehbi Tülek

Safîzâde Mehmed Çelebi

Vehbi Tülek

Safizâde Mehmed Çelebi, Osmanlılar zamanında Bursa'da yetişen İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. 970 (m. 1562)'de Bursa'da vefât etti. Kıymetli nasihatleri vardır. Sohbetlerinde buyurdu ki:

İbn-i Fârid Ve yeşil Kuş

Vehbi Tülek

Günah Işlemek Allah'ın Gadabına Sebeptir!

Vehbi Tülek

Celâleddîn Süyûtî

Vehbi Tülek

Bilmeyenlerin, Bilenlerden Sorup Öğrenmeleri Lâzım

Vehbi Tülek

meliküş-şuarâ

Vehbi Tülek

Hadramutlu Mutasavvıf Ebû Abdullah Hadramî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Abdullah Bin MübÂrek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Arkadaşlarımı Korumak Için

Bizi Hatirlayin!

Her Şeyi Göze Almıştı!

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek