İnsanın Kemâli, Fâni Olduğunu Anlamasıdır
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.652.572
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Abdülhamid Han'ın uzun yıllar mâbeyn kâtipliğini yapmış Tahsin Paşa, hâtıralarında anlatıyor: -Bir akşamdı. Mabeynde nöbetçi olarak ben kalmıştım.Gelen mektup, telgraf, rapor ve tezkerelerin listesini tertipleyip huzura çıkmak üzereyken bir telgraf geldi. İstanbul'da Laleli postanesi memurlarından birinin Yıldız'a çektiği bu telgrafta, karısının o gece doğum yapacağı, doğumun çok zor olacağına dair doktorlar tarafından dikkat işareti verildiği, elinde hiçbir vasıta bulunmadığı ve Merhamet-i Şâhâneye sığındığını bildiriyordu. Bu telgrafa kıymet vermedim ve onu listeye almadım.
II. Abdülhamid'e önceden muhalefet ve hatta hakaret eden Rıza Tevfik Bölükbaşı gibi çok önemli simalar, sonradan hatasını anlayıp Pişmanlıklarını ifade eden şiirler yazmışlardır. Işte Rıza Tevfik Bölükbaşı'nın, " Sultan Hamid'in Ruhaniyetinden Istimdat" isimli 15 kıtalık şiirinin beş kıtası:
Bağırgani Süleymân Ata, Türkistan evliyâsının büyüklerindendir. Hoca Ahmed Yesevi'nin talebe ve müridlerinden olup, 1186 (H.582) senesinde vefât etti. Süleymân Ata'nın zaman zaman talebelerine söylediği şu iki sözü de söylene söylene günümüze kadar gelmiştir: "Her gördüğünü Hızır bil, her geceyi kadir bil." "Herkes yahşi (güzel, iyi) biz yaman, herkes buğday biz saman."
Aksaraylı Ali Efendi Osmanlı âlimlerinden bir zat olup Kadızade Şeyh Mehmed Efendi'ye talebe oldu. Ondan icazet alarak İstanbul'da vaaz ile insanları irşad etti. 1111 (m. 1699)'da İstanbul'da vefat etti. "Tefsirü Kavlihi Teâlâ: Ve'ş-Şemsi" isimli tefsirinde şöyle buyuruyor:
Ebüssenâ Ahmed ibn-i Sâlih hazretleri Şâfıi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 820 (m. 1417)'de Kahire'de doğdu. 863 (m. 1459)'de orada vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Emevi Halifelerinin büyüklerinden olan Ömer bin Abdülaziz hazretleri zamanında Şam'da yaşamış olan ünlü şairlerden Ebu Amr, cömertliği ile meşhur olmuştu. İhtiyacı olan herkes ona koşar, o da elinde ne varsa verirdi. Bir ara maddi sıkıntıya düştü. Onu, cömertliğinden dolayı tenkid edenler, bunu fırsat bilerek onun hakkında konuşmaya başladılar: "İşte gördünüz mü, fazla cömertlikten sıkıntıya girdi. Biraz ihtiyatlı olsa başına bu sıkıntı gelmeyecekti!" Sonra da bunlardan bazıları Ebu Amr'ın evine giderek kapısını çaldılar. O sırada evde yoktu. Kızı kapının arkasından seslendi: