Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.650.644
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
Yavuz Sultan Selim Han, şehzadeliğinde Trabzon valisiydi. Osmanlı Devletinin komşusu İran'daki Safevi hükümdarı Şah İsmail'in kendileri için büyük bir tehlike teşkil ettiği ni yakından anlamış ve bunu defalarca İstanbul'a bildirmişti. Bununla da kalmayıp, İran'ın durumunu ve şahı daha yakından görmek için kıyafet değiştirip, gezici bir derviş gibi gizlice ve tek başına, uzun ve meşakkatli bir yolculuktan sonra İran'ın başkenti Tebriz'e geldi. Şah İsmail, satranca pek meraklı ve oyunun namlı bir ustasıydı. Her gün birkaç parti saranç oynar ve sosyal durumuna bakmadan kim isterse tereddütsüz karşılaşırdı. O güne kadar kendisini mat eden çıkmamıştı. Tabii, şaha olan korkunun da bunda payı vardı.
Tesbit edilen günden iki gün önce sarayda İncili Köşk'ün önün de bulunan alana sadrazam için bir otak, şeyhülislam için bir oba, nakibü'l-eşraf ve sadreyn efendiler (Anadolu ve Rumeli kadıaskerleri) için de obalar. Yeniçeri ağası, defterdar efendi, reisü'l- küttab efendi ve çavuşbaşı ağa için çerkeler, müteferrikalar ve diğer görevliler için de on beş kadar çadır kurulup döşenmek üzere mehterhaneden gönderilir. Matbah emini ağa tarafına da yemek hazırlaması için iki–üç gün önceden tenbih edilir. Tayin edilen günden bir gün önce adı geçen zevat belirtilen vakitte sarayda kurulu çadırlarında davetiyeleri ile hazır bulunmaları için çavuşbaşı ağa tarafından davet olunurlar. İstanbul'da bulunan vezirlerin de bu törene davet edilmeleri mu'tad dır. Davetlilerin hepsi mevsim gereği erkan samur kürk, âdi destar (sarık) ve divan bisatlı (tören eğerli) atlarıyla, ulemâ büyük merasim elbiseleri ile, selimi erbabı selimileri ile, mücevveze erbabı da alay için mücevvezelerini beraberlerinde getirmek üzere yazılır. Gedikli müteferrikalar ve çavuşların mücevveze ve erkanlarıyle mevcut olmaları tenbih olunur. Dua için ancak Ayasofya şeyhi davet edilir.
Muhammed Ma'sûm Ömeri hazretleri evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin torunlarındandır. 1846 (H.1263) senesinde Delhi'de doğdu. İngilizler Hindistan'ı işgâl edince, Medine-i münevvereye hicret etti. İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin, Mebde' ve Me'âd kitabını Arabiye tercüme etti ve çok kitap yazdı. 1922 (H.1341) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. Buyurdu ki:
Seyyid Burhaneddin aslen Maveraünnehir'deki Tirmiz şehrindendir. Oradan çıkarak ilim öğrenmek için birçok memleket gezdi. Sonunda Behaeddin Veled hazretlerine kavuştu ve onun halifesi oldu. Bir ara Tebriz şehrine gitmişti. Burada iken hocasının vefat edeceği ilham olundu. Hocası ona rüyada, oğlu Celaleddin'in terbiyesini kendisine verdiğini söyleyince hemen Konya'ya gitti. Mevlana Celaledin-i Rûmi hazretlerinin en büyük hocası oldu.
Abdullah bin Hasan rahmetullahi aleyh, Tebe-i tâbiinin hadis âlimlerindendir. Seyyid olup nesebi Hazret-i Hüseyin'e ulaşmaktadır. 69'da (689) Medine'de doğdu. Daha sonra Şam'a gitti. Ömer bin Abdülaziz katında büyük bir itibarı vardı. Abbasiler iktidara gelince Halife Mansur, Emevilere yakınlığını bahane ederek onu hapsettirdi. 145 (m. 762)'de hapishanede vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Dünya hayatında hiç kimseye iyilik yapmamış, bencil bir adam ölünce, cehennem kapısında bir melek karşıladı. Melek adama şöyle seslendi: "Hayatta iken tek bir gün bile birisine iyilik yaptıysan buraya girmeyeceksin. Varsa söyle!"