Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.415.945

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Cehennem Azâbından Kurtulmak Için

Şeyh Abdülhay hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. 1582 (H.990) senesinde doğdu. İlim tahsiline başladıktan sonra, büyük âlim İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin sohbetlerine katıldı ve talebesi olmakla şereflendi. 1054 (m. 1644) yılında vefât etti. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin mektuplarının bulunduğu Mektûbât kitâbının ikinci cildini topladı. İmâm-ı Rabbânî hazretleri hayatta iken onunla zaman zaman mektuplaşırdı. Hocasının kendisine yazdığı nasîhat dolu bir mektupta şunlar yazılıdır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Küçük Kiyamet

Hicri 915 senesinin Rebiülahir ayının 25. Salı gecesi (l4 Agustos l509) Memaliki-Rûm denilen Amasya, Tokat, Sivas, Çorum ve havalisinde başlayıp 45 gün şiddetle devam eden depremde halk, iki ay kadar dışarda çadır ve örtüler altında kalıp hayatını devam ettirmek zorunda kalmıştı. Bu deprem, aynı şiddette İstanbul ve Edirne'de de oldu. Gerçekten, l4 Eylül l509'da İstanbul, Osmanlı tarihinin kayd ettigi en şiddetli ve hızlı depremine maruz kalmıştı. Küçük kıyamet denilen bu depremde İstanbul'da yüz dokuz cami ve mescid ile bin yetmiş ev harab olmustu. Halktan da beş bin kadar insan ölmüstü. İstanbul'un, Eğrikapı'dan Yedikule'ye kadar olan üç kat suru yıkıldığı gibi, Yedikule'den de başlayıp deniz kenarındaki İshak Pasa Semti kapısına kadar harab oldu. Bunlardan başka Fâtih Camii'nin kubbesi ve direklerinin başları çatladığı gibi imâret, hastahane ve Sahn Medreseleri'nden bazıları ile diğer medreseler den bir kısmının kubbeleri yıkıldı.

Vehbi Tülek

51 - İbn-i Haldûn'un Emîr Timur'la Görüşmesi

Vehbi Tülek

Sultan Ahmedin Rüyasi

Vehbi Tülek

Sözümüzün Netîcesini Görürsün

Vehbi Tülek

Uzun Hasan, Fâtih Sultan Mehmed Hanla harb etmezden önce, Pir Muhammed Efendiye gidip harb için izin istedi. Bunun üzerine Pir Muhammed hazretleri ona; "Sana ve askerine lâzım olan onlarla harb etmemektir. Zirâ onlar müslüman gâzilerdir. Onlarla harp etmemek akıllıca bir iştir." buyurdu. Uzun Hasan, Pir Muhammed hazretlerinden bu sözleri işitince, harb etmek istediğini belirtip dışarı çıktı. Pir Muhammed hazretleri, Uzun Hasan'a arkasından; "Bizim sözümüzün fayda ve zararını, hayır ve şerrini bu taraflara gelince anlarsın. Gerçi şimdi bize kırılırsınız ama ne yapalım siz bilirsiniz." buyurdu. Çok geçmeden yapılan harpte Uzun Hasan'ın askeri bozguna uğrayıp kendisi ve yakınları perişan bir hâle düştü. Sonra yine Pir Muhammed hazretlerine gelerek âkıbetinin nereye varacağını sormadan edemedi. Pir Muhammed Erzincâni hazretleri ona; "Fâtih Mehmed Han, şânı büyük affı seven bir sultandır. Sizi incitmezler. Edep ile hareket edeni rencide etmezler." buyurdu. Sonra çok sevdiği talebelerinden Pir Ahmed Efendiyi Fâtih Sultan Mehmed Hana gönderip Uzun Hasan'la arasında sulh yapılmasını sağladılar

Sultan Adülaziz’in Avrupa Seyahati

Vehbi Tülek

Sultan I. Murad Hanin Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

İngiliz Düşmani Şeyhülislam

Vehbi Tülek

Bayezid Camiinde İlk Namaz

Vehbi Tülek

Moskoftan Padişah Olur Muymuş Be!

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz İnithar Mi Etti, Şehid Mi Edildi?

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şah İsmail’in Satranç Oyunu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yâ Rabbî! Nefsimi Bana Musallat Kılma

Avn bin Abdullah hazretleri Tâbiîn devrinin evliyâsının meşhurlarındandır. Medîne'de doğdu. Kûfe'ye hicret ederek orada yerleşti. 733 (H.115) senesinde orada vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan bazıları ile görüştü ve onlardan hadîs-i şerîf rivâyet etti. Avn bin Abdullah hazretleri, hatâ ve günahlarını hatırlayıp ağlayarak pişmanlığını şöyle dile getirmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tasavvuf, Kalbi Sâf Yapmak Temizlemek Demektir

Vehbi Tülek

Kabûlî Mustafa Efendi, Rufai tarikatı şeyhlerindendir. Edirne'de doğdu. Önceleri mahkeme baş kâtibi iken sonradan mesleğini terk ederek Rufai yoluna girdi ve hanesini dergâh yaparak talebe yetiştirdi. 878 (m. 1473)’de vefat etti. Kenzü'l-Esrar ismindeki kitabında şöyle anlatır:

Ebü’l-abbas El-mukrî

Vehbi Tülek

Zekât, Gazâb-ı Ilâhîyi Söndürür

Vehbi Tülek

Veliyyullah Ahmed Sâhib-i Dehlevi hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. (H.1114) senesinde Hindistan'ın Delhi şehrinde doğdu. 1762 (H.1176) senesinde orada vefât etti. Zamanın meşhur fıkıh ve tefsir âlimlerinden ilim tahsil ederek icazet aldı. Delhi'deki büyük medresede ilim öğretti. Bu sırada Mazhar-ı Cân-ı Cânân hazretlerinin sohbetlerine devam ederek tasavvufta da kemale geldi. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Muhammed Dehlevî Hazretleri

Vehbi Tülek

Hâlimden Hiç Şikâyet Etmem

Vehbi Tülek

Kelam âlimlerinden Abdullah Ibn-i Hafîf

Vehbi Tülek

Kaba Ve Hafîf Necâset Nedir?

Vehbi Tülek

Tasavvufta Ilk “sofî” Ebu Haşim Sofî

Vehbi Tülek

İstiğfar Edenlere Çıkış Yolu Vardır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Zalimlere Dersini Verdi!

Ayyaşin Sonu

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Altıyüz Dirhemlik İp

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek