Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.160.656

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Söze Sabretmeyen Çok Söz Işitir

Ahnef bin Kays hazretleri Tâbiînin meşhurlarından ve hadîs âlimlerindendir. Resûlullah Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında Müslüman olduğu hâlde, mübârek yüzlerini göremediği için sahâbî olmakla şereflenemedi. 686 (H.67) senesinde Kûfe'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Iii. Mehmed Ve Karabaş Ali Efendi

Bir gün cihân pâdişâhı Sultan Mehmed bin Sultan İbrâhim Hanın çuhadarlarından Kara Mehmed isminde birinin dizlerine sızı inip, kötürüm oldu. Pâdişâh, hekim başısı Sâlim Efendiye; "Şu çuhadarımız iyi olmalıdır." diye tenbih etti. Sâlim Efendi bu ferman üzerine çuhadar efendiye çeşitli ilaçlar tatbik etti ise de fayda vermedi. Saray hekimleri ve şehirdeki diğer tabibler ona faydalı ilaç bulamadılar. Pâdişâh bir gün çuhadarının yattığı odayı teşrif ettiler, hâlini sordular ve; "Mehmed nicesin, iyi olabilecek misin?" dedi. Çuhadar da; "Pâdişâhım, bana verdikleri hiçbir ilaç fayda vermedi. Çâre olarak sâlih bir kimsenin şifâlı duâsına muhtâcım." dedi.Pâdişâh;

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Bostan Çelebi

Vehbi Tülek

Hey Sultan MurÂd’im VÂ’den Yakin Geldi!..

Vehbi Tülek

Özlediğimiz Düğün

Vehbi Tülek

93 Harbinin aşladığı sırada 1. Kolordu başkatibi Hikmet Bey, şöyle bir hatırasını nakleder:"Gazi Osman Paşa Vidin'de iken, İstanbul'dan, Ruslara harp ilan edildiğini bildiren telgraf geldi. Cennetmekan Sultan II. Abdülhamid Han'ın gönderdiği bu telgrafı büyük bir hürmetle alan Paşa, Sırbistan'da nice galibiyetler kazanan ordusunun bütün kumandan ve subaylarını bir meydana topladı. Telgraf-ı Şahaneyi büyük bir şevk ve hürmetle okuduktan sonra açıklayıcı mahiyette bir konuşma yaptı. Bunları son derece heyecanla takip eden neferlerden 4 yiğit, son derece edeple ortaya çıkıp selam durduktan sonra içlerinden biri bütün arkadaşlarına vekaleten, Gazi Osman Paşaya, din ve vatan için canlarını vermeye hazır olduklarını bildirdiler.

15 - Akdeniz'de Türk Korsanlari

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud’un Rumeli Seyahati

Vehbi Tülek

Akçakoca Kalesi

Vehbi Tülek

Medine Ve Bağdad Demiryolu Projesi

Vehbi Tülek

Rumeli Hisari Ve Fatih

Vehbi Tülek

Fat0h Sultan Mehmed Han Ve Akbiyik Sultan

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Namuskarliklari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kur’ân-ı Kerimden Sonra Fıkıh Öğrenmek Lazımdır

Şemseddîn Bisâtî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 760 (m. 1359) senesinde Mısır’da Bisât kasabasında doğdu. Kahire’ye yerleşti. İlim öğrenmeye orada devam etti. Meşhur âlimlerden oldu. Mısır Kâdı’l-kudâtlığına getirildi. 842 (m. 1439) senesinde Kahire’de vefat etti. Fetvalarında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebü'l-münzir Hişâm Kureşî

Vehbi Tülek

Ebü'l-Münzir Hişâm Kureşi hazretleri Tabiinin hadis âlimlerindendir. 61'de (m. 680) Medine'­de doğdu. Eshab-ı kiramdan Abdullah bin Ömer, Câbir bin Abdullah ve Enes bin Mâlik'i gördü ve onlardan hadis rivayet etti. 146 (m. 763)'de vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Şemseddin Ibn-i Cezeri

Vehbi Tülek

Bizans Kayserinin Ammân Vâlisi Ferve

Vehbi Tülek

Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi selem) Dıhyetü'l-Kelbi'yi (radıyallahü anh) bir mektupla Bizans Kayserine gönderdi. Bu mübarek sahabe, orada yaşadıklarını ve duyduklarını şöyle anlatır:
"Mektup okunduğu zaman, oradakiler Kayser'in yanından çıktılar. Huzura ben alındım. Kayser, onların dini işlerini düzenleyen piskoposu çağırdı. Diğerleri onu mektuptan haberdar etmişlerdi. Bunu Kayser'in kendisi de söyledi ve mektubu ona okuttu. Piskopos ona şunları söyledi:

silsile-i Aliyyeden Ubeydullah-ı Ahrâr

Vehbi Tülek

Nimete Şükredenin Nimetleri Artar

Vehbi Tülek

Şerâfeddîn Ebû Ali Kalender

Vehbi Tülek

Fasîh Dede Ve Nasuhi Efendi

Vehbi Tülek

Bedenin Hastalığı Günah Ilacı Ise Istiğfardır

Vehbi Tülek

Hastayı Sadakayla, Malı Zekâtla Koruyun

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Kânûni Sultan Süleymân Hân devrinde, bir ara yağmurlar yağmaz olmuş, insanlar kuraklıktan çok muzdarip olmuşlardı. İstanbul halkı, yağmur duâsına çıkılmasına karar verdi. Pâdişâh da çıktı. Okmeydanı'nda büyük bir kalabalık toplandı. Öyle ki bu toplulukta, başta pâdişâh olmak üzere, âlimler, vâliler, idâreciler, vezirler, kuvvetli-zayıf, zengin-fakir herkes vardı. Bilindiği gibi, Osmanlı sultanları yapacakları bütün mühim işlerde, mutlaka şeyhülislâma danışırlar, onun fetvâsına uygun hareket ederlerdi. Bunun için Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendiden, yağmur duâsını kimin yapmasının münâsib olacağı suâl edildi. O da; "Duâyı, pâdişâh veya onun münâsib gördüğü bir zât eder." buyurdu. Bunun üzerine pâdişâh; "Ya'kûb Germiyâni duâ eylesin." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Bize Teveccüh Edin

Kadin Akli

Allah'ın Emaneti

İmanı Ona Kafidir

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek