Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.663.387

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâya Tevekkül Etmek Farzdır!

Muhammed Basrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Basra'da doğdu. 909 (H.297) senesinde aynı yerde vefât etti. Uzun müddet büyük velî Sehl bin Abdullah-ı Tüsterî'nin hizmetinde ve sohbetinde bulundu. Tasavvuf yolunda ilerleyip yüksek mânevî derecelere kavuştu. Ondan icazet alarak talebe yetiştirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Mimar Sinan’in Yumurtalari

Dönemin padişahı Sultan II. Selim, Mimar Sinan'a şanına yakışır bir camii inşa etmesini buyurdu. Sinan hemen kolları sıvadı ve Selimiye camisini inşaya başladı. Temeller kazıldı, iskeleler kurulmuş. Çalışmalar sürerken Mimar Sinan bir gün elinde bir yumurtayla çıkageldi. Kendi kendine bir şeyler mırıldanıyor, aklından hesap yapıyormuş gibi bir hali vardı. Sonra eğildi ve yumurtayı inşaat kumuna kırıp başladı karıştırmaya.. Görenler şaşırdı tabii. Bir müddet sonra "Bütün inşaatta bu harcı kullanacacağız" diye buyurdu. Sırf bu harç olayı için Edirne Karaağaç'ta bir çiftlik kurdurtdu. 30.000 tavuğun her gün düzenli olarak yumurtaları toplanıp kumla ve kille karıştırılıp camide kullanıldı. İnşaat hızla ilerliyordu. Ama Mimar Sinan bir gün ortadan kayboldu. Her yeri aradılar, ama Mimar Sinan'ı kimse bulamadı. Tam 8 yıl sonra Mimar Sinan çıkageldi. Caminin kaldığı yerden devam etmesini buyurdu. Sultan Selim inşaatın 8 yıl beklemesine çok sinirlendi: "Tez getirin Sinan'ı" diye emretti. Sultan Selim bu tüm saray efradı korkudan tir tir tiriyor, Selim'in gazabından korkuyorlardı. Mimar Sinan gayet sakin huzura çıktı. Selim "anlat" dedi.Mimar Sinan kendinden emin, temelin sağlam olması için zaman gerektiğini söyledi ve ekledi: "Hesaplarıma göre 8 yıl gerekiyordu" demiş. Sultan Selim, Mimar Sinan'ın dehası karşısında diyecek bişey bulamadı

Vehbi Tülek

Haberi Duymadan Ahirete Gittiler

Vehbi Tülek

AlÂeddîn Ali Esved KarahisÂrî

Vehbi Tülek

Ii.mahmud Han’in İlim Ve Sanat Aşki

Vehbi Tülek

İkinci Mahmûd Hanın ilmi fazla olup, dini, fenni, teknik, askeri, idâri ve sanat sahalarında kendisini çok iyi yetiştirmişti. Dindar, akıllı, zeki, çalışkan olup, gayret ve azim sâhibiydi. Şâirdi. Adli mahlasıyla şiir yazardı. İlim, sanat adamlarına ve eserlerine çok alâka gösterirdi. Onlara kıymet verip, himâye ederdi.Ülkenin imârına, ilim, sanat, hayır ve sosyal müesseselerine önem veren İkinci Mahmûd Han, pekçok eser yaptırdı. Bâyezid Yangın Kulesini; Unkapanı ile Azapkapı arasındaki şimdi Unkapanı Köprüsü denilen Mahmûdiye Köprüsünü; Beylerbeyi ve Çırağan saraylarını; Tophâne'de Nusratiye, Bahçekapı'da Hidâyet, Üsküdar'da Adliye, Arnavutköy sâhilinde Tevfikiye câmilerini yaptırdı. Hazret-i Hâlid'in türbesini mükemmel tâmir ettirip, iyi bir hattat olduğundan sandukası pûşidesi üzerindeki yazıyı kendi el yazıları ile yazdı. Yine güzel bir hüsnü hatla yazdığı Lefkoşe'de Selimiye Câmiinde asılıdır. Tophâne'de Kâdiri Câmii ve tekkesini tâmir ettirdi.İkinci Mahmûd Han, 1820 senesinde Hücre-i saâdete hediye ettiği şamdanla birlikte gönderdiği aşağıdaki yazı, Osmanlı Sultanlarının Resûlullah'a olan hürmet ve muhabbetlerinin bir vesikasıdır:Şamdan ihdâya eyledim cüret yâ Resûlallah!Murâdım der-i ulyâya hizmet, yâ Resûlallah!Değildir ravdaya şâyeste, destâviz-i nâçizim,Kabûlünle kıl ihsân u inâyet, yâ Resûlallah!Kimim var hazretinden gayrı, hâlim eyleyem i'lam,Cenâbındandır ihsân u mürüvvet, yâ Resûlallah!Dahilek, el-emân, sad el-emân, dergâhına düşdüm,Terahhüm kıl, bana eyle şefâ'at yâ Resûlallah!Dü-âlemde kıl istishâb bu Han Mahmûd-i Adliyi,Senindir evvel ü âhırda devlet yâ Resûlallah!Mısır, Yanya ve Mora gibi vilâyetlerin isyânı ve yeniçerilerin kazan kaldırmaları, yok edilmeleri ve Rus ordularının saldırmaları sırasında Sultan Mahmûd Han, Mekke ve Medine'yi ancak tamir edebilmiş, kendisinden sonra oğlu Abdülmecid Han, bunları tezyin için şaşılacak bir himmet ve gayret göstermiştir.

Eski İftarlar

Vehbi Tülek

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Vehbi Tülek

54 - Taziya Muska

Vehbi Tülek

Buna Karişmak Bizim Vazifemizdir

Vehbi Tülek

Sahibinin Kursaği

Vehbi Tülek

Herkes Yediğini Gönderir

Vehbi Tülek

32 - Şanli İzzeddin Zirhlisi Ve Gamsiz Hasan Bey

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yüksek Huzurda Dövülen âşık!..

İslâm âlimlerinden Mûsâ bin Nu'mân Merâkişi 683 [m. 1284]'te vefât etti. (Misbâh-uz-zulâm Fil-müstegisin bi-hayr-il-enâm) adındaki kitabında, Resulullah Efendimizi (sallallahü aleyhi ve sellem) vesile ederek murâdlarına kavuşanları yazmaktadır...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîmi Tecvîde Uyarak Okumak

Vehbi Tülek

Şemseddin Muhammed Dımeşki hazretleri fıkıh ve hadis âlimidir. 715 (m. 1315)'de doğdu. 765 (m. 1364)'de Şam'da vefât etti. Çok hadis-i şerif topladı. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerde, Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdular ki;

Kalbinde Zenginlik Sevgisi Taşıyanlar Helâk Olurlar.

Vehbi Tülek

Yâ Rabbî! Bunu Onlardan Eyle

Vehbi Tülek

Hişâm bin Ubeydullâh Râzi hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. İran'ın Rey şehrinde doğdu. Fıkhı İmam-ı Azam Ebû Hanife hazretlerinin talebesi İmam-ı Muhammed Şeybâni'den öğrendi. Şeybâni hazretleri onu çok severdi ve onun Rey'deki evinde vefat etmişti. Râzi hazretleri 221 (m. 836)'de vefat etti. Buyurdu ki:

İzzeddîn Bin Abdüsselâm

Vehbi Tülek

Ölmeden Önce Allahü Teâlâya Tövbe Ediniz

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Sizin Için Kolaylık Istiyor

Vehbi Tülek

Her Incinin Bir Sedefi Vardır

Vehbi Tülek

Büyük Fıkıh âlimi Mekhûl Eş-şâmî

Vehbi Tülek

Günâhına Tövbe Etmek Herkese Farz-ı Ayndır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Gül Yaprağı

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek