Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.392.662

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Çalışabilecek Kimsenin Dilenmesi Câiz Değildir

Muhammed Bahrak hazretleri velîlerin büyüklerinden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimidir. 1465 (H.869) senesinde Yemen’de Hadramût'ta doğdu. 1524 (H.930) senesinde, Hindistân'da vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Osmanlı Devletinin Birinci Dünya Savaşına girmesiyle cepheler genişledi. Ruslar Kafkaslara saldırınca Osmanlı Hükumeti oraya asker yığdı. Fakat batıdaki Rus birliklerinin bir kısmı oraya kaydırılınca Alman cephesi zayıfladı. Rus Çarı hemen İngiltere'den yardım istedi. Bunun üzerine Churchill, Çanakkale'ye yüklendi. Hesaplarına göre ikinci bir cephe Osmanlıları Kafkaslar'dan çekecek, hele Boğazlar ele geçerse savaş çabucak bitecektir. İngiliz Harbiye Nazırı Lord Kitchener bu fikri şiddetle destekler. Avustralya ve Yeni Zelanda' dan getirilen askerlerin (Anzakların) yöreye ulaşması ile saldırıya geçerler. 19 Şubat sabahı bombardıman başlar. Donanma birkaç ehemmiyetsiz isabet alır ama bizim dış tabyalarımız tamamen elden çıkar.

Vehbi Tülek

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

Ii.mahmud Han’in İlim Ve Sanat Aşki

Vehbi Tülek

Silada

Vehbi Tülek

1915 senesi Kasım ayının soğuk bir akşam vakti. Afyon ile Uşak arasındaki Işıklar istasyonunda duran trenden üç asker indi. Bunlardan biri, geçen kış Kafkas cephesinde savaşmış bir süvari onbaşısı, biri Çanakkale'de omzundan yaralanmış bir topçu çavuşu, diğeri de Mısır cephesinde döğüşmüş bir piyade neferi idi. Bunlar iki yıl evvel aynı köy den çıkıp da her biri memleketin birer ucunda harp etmiş üç hemşehri, aynı günlerde yaralanıp, garip bir tesadüf eseri İstanbul'da askeri hastanede, hatta aynı koğuşta buluşmuşlardı. Bir aydan fazla süren tedavilerinden sonra 60 gün tebdili hava verilmiş ve memleketlerine doğru yola çıkmışlardı. Bunlardan Ahmet ile Osman çavuş birbirlerine akraba idi. Emin onbaşı da onlara komşuydu.

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufi Sapiklari

Vehbi Tülek

Zenbilli Ali Efendi

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

Kanije Kalesinin Fethi Ve Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Ata Efendi’nin Vatan Aşki

Vehbi Tülek

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

Çerkes Hasan Bey’in İtirafnamesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Hafs-ı Haddâd

Ebû Hafs-ı Haddâd hazretleri, her gün kazandığı bir altını kimsesiz ve yoksullara dağıtır, geceleri dul kadınların kapısına yiyecek bırakırdı. Kendisi akşam namazında borç alır, bununla orucunu açardı. Öyle zaman olurdu ki, pınarda kalan sebzeleri toplar, bunları temizler, pişirir ve yerdi.
Ebû Hafs-ı Haddâd, Ubeydullah bin Mehdi Ebyurdi ve Ali en-Nasrabâdi'nin sohbetinde bulunup, feyz aldı. Ahmed bin Hadreveyh el-Belhi ile arkadaşlık etti. Bağdât'ta Cüneyd-i Bağdâdi hazretleri ile görüştü. Şah ibni Şücâ el-Kirmâni ve Ebû Osmân Said bin İsmâil talebelerinin önde gelenlerindendir...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kabir Azâbı Rüyâ Gibi Değildir

Vehbi Tülek

Tâcüddin İbrâhim Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Doğum târihi ve yeri bilinmemektedir. 909 (m. 1503) senesinde Amasya'da vefât etti. Kabir hâlleri hakkında buyurdu ki:

Ömer Nesefî

Vehbi Tülek

Hüseyin Ibn-i Yezdânyâr

Vehbi Tülek

Hüseyin ibn-i Yezdânyâr hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. İran'da, Urmiyelidir. Dördüncü asırda yaşadı. Tasavvufta, kendisine has tâkib ettiği bir yolu vardı. Kendisine "Hayâ (utanmak) nedir?" diye sordular. Onlara şöyle buyurdu:

Allah'a Kavuşturan Yollar Pek Çoktur

Vehbi Tülek

Alâüddîn Alî Bağdâdî

Vehbi Tülek

Hurmada Bulunan Sonsuz Üstünlükler

Vehbi Tülek

Hamdûn Kassâr Hazretleri

Vehbi Tülek

Şeytan, Insanın Kurdudur

Vehbi Tülek

Sû-i Zan, Yanlış Karar Vermeye Sebep Olur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Arafatta Görüşürüz

Arafatta Görüşürüz

Sultan III. Mustafa zamanında İstanbul'da yaşamış olan evliyanın büyüklerinden Abdülehad Nuri Efendinin meşhûr talebelerinden Karabâşi Hacı Sâdık Efendi şöyle anlattı: Hacca giderken, korkulu ve kimsesiz yerlerde, Abdülehad Efendiyi bizzat bu gözlerim ile görürdüm. Kendi kendime, ona olan fazla sevgimden dolayı onu gördüğümü, bir hayal olduğu nu düşündüm. Fakat Mekke-i mükerremeye vardığımda, tavâf ederken hocamı yanımda gördüm. Hattâ bana selâm verdi. Ben de elini öptüm. Sonra kayboldu. Ben tavâfımı bitirdiğimde, hocam Makâm-ı İbrâhim denilen yerden ayrılıyordu. Bana; "Ey Sâdık Dede! Arafat'ta görüşürüz." deyip tekrar kayboldu. Arafat'ta, hocam Abdülehad Efendi ile birlikte vakfeye durduk. Sonra bana vedâ ederek ayrıldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Sarayda İftar

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Geç Gelen Kurtarıcı

Sakin Kalyona Binme

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek