Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.639.701

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâyı Sevmek Bütün Günahların Başıdır

Muhammed Dehlevî hazretleri Çeştiyye evliyâsının büyüklerindendir. 1385 (H.787) senesinde Hindistan’da Delhi'de doğdu. 1486 (H.891) senesinde Delhi'de vefât etti. Çerâğ-ı Dehlevî Nasîruddîn Mahmûd'un sohbetlerinde kemâle geldi. Bu zâtın en büyük talebelerinden ve halîfelerinden oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Amin Alayi

Osmanlı Devletinde 4-7 yaş arasındaki çocuklara "elif-ba" ve ahlak bilgilerinin öğretildiği ilk mektebe başlatılırken yapılan merasim. Bu merasimin bir kandil günü olmasına bilhassa dikkat edilirdi. Bu mümkün olmazsa, pazartesi veya perşembe günleri yapılırdı.Merasime bir gün önceden evin temizliğiyle başlanırdı. Ayrıca ailenin mensupları Kapalıçarşı'ya giderek, okula başlayacak çocuğa ve mahalledeki fakirlerin çocuklarına gerekli eşyaları alırlardı. Bundan başka aile yadigarı rahle de cilaya verilirdi.Amin alayı yapılacağı gün, sabah namazından sonra çocuğa yeni elbiseleri giydirilir, hazırlık tamamlanınca ailece Eyüb Sultan'a gidilir ve burada dua edilirdi. Eve dönüldükten kısa bir süre sonra, okul çocukları ile ilahiciler gelirdi. Her okulun ayrı bir ilahicisi vardı. Semtte, amin alayı bir seyir vesilesiydi. O gün sokaklarda bir bayram havası ve görülmedik bir kalabalık olurdu.

Vehbi Tülek

4 - Bir Şehidimizin Son Mektubu

Vehbi Tülek

MÂzeret Ortada

Vehbi Tülek

Dilekçesi Sirtinda

Vehbi Tülek

Ahmet Vefik Paşa, deli-dolu bir insandı ama, bir o kadar da yardım yapmayı severdi. Bir gün, kırk yıl çalıştıktan sonra, kadro darlığı yüzünden işinden çıkarılan bir memur, Paşa'nın karşısına çıkar:" Çok muhterem vâli Paşa'mız hazretleri, diyerek söze başlar. Dilekçe yazmak için gerekli kâğıdı ve pulu alacak param bile yok. Bendenizi münasip göreceğiniz bir vazifeye yeniden tâyin etmenizi arz ve istirham ederim. Adım, falan oğlu filan. dilekçemin tarihi de bugündür, diye sözlü dilekçesini vâli Paşa'ya sunar.Vâli adamı dinler. Hademeyi çağırır ve tebeşir ister. Adama da sırtını dönmesini söyler ve sırtına tebeşirle şunları yazar: "Dilekçe sahibine münasip bir vazifenin verilmesi için defterdar beye…" Sonra da adama, gidip defterdarı görmesini söyler. Adam sevinerek çıkar; ancak, çok geçmeden defterdar vâlinin makamında görülür. Adamın sırtındaki yazıyı okumuştur. Bunun şaka olup olmadığını bir de vâliye sorup, emri bir de vâliden duymak ister.Ahmet Vefik Paşa defterdara:" Bunun şakası-makası yok. Biçâre adamın dilekçe yazacak ve buna pul yapıştıracak kadar bile parası yokmuş. Onun için dilekçesini sözlü okudu. Ben de bir seferlik pul parasını affettim. Kâğıdı olmadığına göre havâleyi de tebeşirle sırtına yazdım. Zavallı adamı hemen uygun bir işe yerleştiriniz, diye emir verir

PÂdişÂhim, Baba Haydar Sizi Bekliyor!

Vehbi Tülek

65 - Osman Fadlî Efendi'nin Duasi

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa’nin İstanbula Dönüşü

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve İbrahim Gülşeni

Vehbi Tülek

İlk Standart Kanunu

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Murad Ve Molla Fenari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahü Teâlâ, Tövbe Edenleri Sever

Seyyid Müştak Efendi Anadolu'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. 1758 (H.1172) senesinde Bitlis'te doğdu. Hasan Şirvânî'nin sohbetlerinde bulunup talebelerinden oldu. İcâzet ile şereflendi. 1790-1814 senelerinde İstanbul'a geldi. 1831'de (H.1247) Muş'ta vefat etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Rahmet Kapıları Herkese Açık

Vehbi Tülek

Kâsımzâde Şah Ali Efendi Osmanlı evliyâ ve ulemâsındandır. 880 (m. 1475)'de Çanakkale-Bolayır'da doğdu. 960 (m. 1553)'de İstanbul'da vefât etti. Sohbetlerinde, evliyanın kıymetli nasihatlerini naklederdi. Buyurdu ki:

Abdullah Bin Mus’ab

Vehbi Tülek

Ehl-i Sünnetin Reisi İmâm-ı A’zam

Vehbi Tülek

Ehl-i sünnetin reisi olan İmâm-ı A'zam'ın hocası Hammâd, fıkıh ilmini İbrâhim Nehai'den, bu da Alkame'den, Alkame de Abdullah bin Mes'ûd'dan, bu da Peygamber efendimizden öğrenmiştir. Hammâd'ın derslerine yirmi sekiz yıl devam edip emsalsiz bir dereceye ulaştı, daha ders aldığı sırada fıkıhta tanınıp meşhur oldu...
İmâm-ı a'zam Ebu Hanife hazretlerinin, düzgün itikâda sahip olmak için, ölüm hastalığında yaptığı vasiyetin özeti şöyledir:

Âhiret Payı Olarak Ne Hazırladın

Vehbi Tülek

Hadis Ve Fıkıh âlimi Kays Bin Âsım

Vehbi Tülek

Ca’fer Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Medine Yollarında... Cündeb Bin Damre

Vehbi Tülek

Eyvâh, Dünyâya Daldım âhiretimi Harap Ettim!

Vehbi Tülek

Dinin Temel Direği Fıkıh Bilgisidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

9 Evi Dolaşan Kelle

Hizir Ve Gelin

B0r Çuval Toprak

Allah Nasil Misafir Edilir?

İcÂzetin Sirri

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek