Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.699.460

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Velî Kulları Vâsıtasıyla Imdat Eder

Ebû Muhammed Hadramî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Arabistan’ın güneyindeki Hadramut'ta doğdu. 1288 (H.687) senesinde Yemen'de vefât etti. Önce Muhammed bin Ali Ba'levî'den ilim öğrendi. Daha sonra ilim öğrenmek için Şeyh Ahmed bin Cu'd hazretlerinin ve daha birçok velî zâtların ders ve sohbetlerini dinledi. Çok istifâde edip yüksek mertebelere kavuştu. Birçok kerâmetleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanlilarda Okçuluk

Okçuluk Osmanlıların ünlü sporlarındandır. Çok eski zamanlardan beri harp sahasında kendileriyle karşılaşanlar, Türklerin ok atmadaki ustalıklarından hayranlıkla söz etmişlerdir. Türkler, kısa fakat çok kuvvetli yaylar kullanırlardı. Oku gerek piyade ve gerekse süvari olarak kullanmakta emsalleri yoktu. Süratle giden bir atın üzerinden, hedefe isabetli ok atarlardı. Okmeydanı'nda kurulan meşhur kemankeşler ocağı, 15 ve 16. asırlarda emsalsiz üstadlar yetiştirmiştir. Bu arada lodos, poyraz, gündoğusu, batı, kıble, karayel, yıldız gibi yönlerde esen rüzgârlara atılan kamış ve tahta oklarla kurulan menziller, yani kırılan rekorlar, erişilemeyecek kadar yüksektir.Makbul İbrahim Paşa, Atmeydanı'ndaki sarayını yaptırması nedeniyle Kanuni Sultan Süleyman'a bir ziyafet vermiştir. Bu ziyafet eğlenceleri sırasında, Türk Okçuluk Tarihinin önemli kişilerinden biri olan Tozkoparan İskender, at üstünden attığı okla birbirinin içine yerleşmiş 5 kalkanı delmiştir. Bu usta kemankeşin başarıları efsanelere konu olacak kadar büyüktür. Osmanlı İmparatorluğu sınırlarında Tozkoparan İskender'in Gündoğusundaki 1281,5 gez menzilinden (845 metre) daha uzağa ok atışı hiçbir dönemde gerçekleşememiştir.

Vehbi Tülek

Padişahlar Da Güler!

Vehbi Tülek

Özlediğimiz Düğün

Vehbi Tülek

15 - Akdeniz'de Türk Korsanlari

Vehbi Tülek

1513 yılı baharında Batı Akdeniz sularında pervasızca dolaşan bir korsan gemisi. Güvertede orta yaşlı, kırmızı sakallı, yüzü deniz rüzgarlarıyla sertleşmiş, tecrübeli bir kaptan. Adı, Oruç, fakat leventleri ona Baba Oruç diyorlar. Muavinleri, Kazdağlı Salih ve ihtiyar Süleyman Reisler. Bir hafta kadar İtalya sahillerinde dolaştıkları halde bir tüccar gemisine tesadüf edemediler. Üsleri olan Cerbe adasında eli boş dönmek itibarlarını sarsacak. Sonra, Tunus sultanına vergi de verecekler.

“müfti’s-sekaleyn” Ne Demektir Ve Kimdir?

Vehbi Tülek

Zamaninin Ebu Hanifesi: Molla Hüsrev

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

Çapanoğlu Gibi Arkan Var

Vehbi Tülek

58 - Sultan Murad'in Hayreti

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve İznik’in Fethi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sonsuz Öncelerde Yoktan Var Olmak

Alâüddin Tûsi hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh ve kelâm âlimlerindendir. İran'da Tûs'ta doğdu, 887 (m. 1482) yılında Semerkand'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yolculukta Namaz Oruç Ve Kurban

Vehbi Tülek

Ebû Sa'id Mehmed Efendi Yirmidokuzuncu Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1003 (m. 1594) senesinde İstanbul'da doğdu. 1072 (m. 1662) senesinde İstanbul'da vefât etti. Buyurdu ki:

Hak Teâlâ, Tevazu Göstereni Yükseltir

Vehbi Tülek

Kemâleddîn Demîrî

Vehbi Tülek

Kemâleddin Demiri hazretleri Mısır'da yaşamış olan hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 742 (m. 1341)'de Demire adlı köyde doğdu. Bahâeddin Sübki'nin derslerinde yetişti. Daha sonra Mısır'ın büyük âlimlerinden ders alarak tefsir, hadis, fıkıh ve fıkıh usulünde mütehassıs ol­du, fetva ve tedris icazeti aldı. 808 (m. 1405) tarihinde Kahire'de vefat et­ti. Bir dersinde şunları anlattı:

Kadere Imân, Sıkıntı Ve Kederi Giderir

Vehbi Tülek

Tebe-i Tâbiînden Zâhid İsfehânî

Vehbi Tülek

Kerâmet Ile Sihir Arasındaki Fark

Vehbi Tülek

Sûmâme Bin Üsâl (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Orhan Gazi

Vehbi Tülek

İmâm-ı Nevevî Hazretleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Adalet Ve Tevazu

Abdullah El-acemî

Hayat Kurtaran Yalan

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Gerçek Zehir

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek