Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.607.144

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hak Sözü Kabul Etmemek De Bir Kalp Hastalığıdır!

Ebû Muhammed Ayderûsî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1538 (H.945) senesinde Yemen'de doğdu. 1610 (H. 1019) senesinde vefât etti. Annesi Fâtıma binti Abdurrahmân da, evliyâlık derecelerine kavuşmuş bir hanımdı. Onun terbiyesi ile yetişti. Sonra, Hindistan'ın Ahmedâbâd şehrinde bulunan babasının yanına gitti ve okumaya devâm etti. Daha sonra hacca gitti. Mekke-i mükerreme ve Medîne-i münevveredeki birçok âlimden ilim öğrendi. Memleketine dönüp ilim ve edeb öğretmeye, ders vermeye başladı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ancak İstanbul Kadisi Olursun

Çivizâde, 1545 senesinde Rumeli kadıaskeri olunca, Şâh Muhammed Çelebi'nin Sirâciyye Medresesine tâyin edilmesi için pâdişâha arz edip, onun iyiliğinden bahsederken; "Bu hakirin mülâzimi olmasından başka hiçbir aybı yoktur." dedi. Bunun üzerine pâdişâh, Çivizâde'ye iltifât edip; "Efendi! Yalnız sizin talebeniz olması ona şeref olarak yeter." dedi. Çivizâde bunun üzerine; "Saâdetli pâdişâhım, iki mülâzimim vardır. Biri Şâh Muhammed Çelebi, diğeri de Kınalızâde Ali Çelebi'dir. İki gözüm gibidirler. İkisinin birbirinden farkı yoktur" dedi.

Vehbi Tülek

Yeniçağ’da Avrupa

Vehbi Tülek

Sarikamiş'i Bilir Misiniz?

Vehbi Tülek

Beni O Günlere Eriştirme

Vehbi Tülek

Cem Sultan Papanın elinde esir iken, bir sohbet sırasında Papa ona, kendi dininden ayrı bir memlekete niçin geldiğini sorunca teessüre kapılan Cem; "Maksadım başka bir memlekete iltica etmek değildi. Rumeli'ye geçebilmek için Rodoslulardan yol istedim. Muvafakatlarını alarak Rodos'a geldim. Fakat onlar söz ve yeminlerine sadakat göstermeyip beni yolumdan alıkoydular ve bana yedi yıldır hapis hayatı yaşattılar. Böylece layık oldukları nâmertliklerini gösterdiler. Şimdi ise sizin huzurunuzdayız. Artık Mısır'a gidip ailemle beraber olmaktan başka bir arzum yoktur." dedi.

Burak Reis

Vehbi Tülek

İki Milyon Sterline Banko

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Okçuluk

Vehbi Tülek

Çehrin Kalesi Ve Mevlana

Vehbi Tülek

Preveze Deniz Zaferi

Vehbi Tülek

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa’nin İstanbula Dönüşü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Ma'şer Sindî

Ebû Ma'şer Sindi hazretleri meşhur hadis âlimlerindendir. Pakistan'ın Sind bölgesindendir. Bir savaşta esir alınmış, Halife Mansûr'un kızı ken­disini satın alarak azat etmiştir. Bağdat'ta ilim tahsil etti ve hadis âlimi oldu. 170 (m. 787)'de Bağdat'ta vefat etti, cenaze namazını Halife Hârûnürreşid kıldırdı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cennet Ve Cehennem Ehlinin Alâmeti Vardır

Vehbi Tülek

Hacı Halife hazretleri Osmanlı evliyâsındandır. Kastamonu'da doğdu. Şeyh Tâcüddin İbrâhim'in sohbetine gidip, tasavvuf yoluna girdi. 896 (m. 1490) senesinde vefât etti. Alâüddin Fenâri ona talebe olmak istedi. Hacı Halife ona hitaben buyurdu ki:

Ahmed Bin Nasr Dâvûdî

Vehbi Tülek

Onun Bir Hafta Ömrü Kaldı

Vehbi Tülek

Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi'nin oğlu Sultan Behâeddin Veled, şöyle bir hadise anlatır:
"Babam ile bir gün Hüsâmeddin Çelebi'nin bağına gidiyorduk. Babam beni bir katıra bindirdi. Kendisi, diğer talebelerle berâber yaya gidiyordu. Bir ara babamın mübârek vücûdunu, Allahü teâlânın izniyle büyük bir nûrun kapladığını gördüm. Hemen aklıma, babamın büyüklüğünü inkâr edenler geldi. 'Böylelerine şaşıyorum, niçin kötü düşünüyorlar?' diye düşünürken, babam geriye dönerek şöyle buyurdu:

İbn-i Abdirabbih

Vehbi Tülek

Tasavvufun Hakîkatinden Gâfil Olandan Sakın!

Vehbi Tülek

Cimrilerle Ve Yalancılarla Dost Olmaktan Sakın!

Vehbi Tülek

Abdest Ve Guslün Sahih Olması Için

Vehbi Tülek

Kıyâmeti Inkâra Kalkışan, İslâm'dan Ayrılmış Olur!

Vehbi Tülek

İbn-i Merzûk Mısrî (sa'd Bin Osman)

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Padişah Ve At

Padişah Ve At

Padişahın yakınlarından bir beyin çok güzel bir atı vardı. Bir gün o ata binip padişahın alayına katıldı. Padişahın gözü, ansızın o ata takıldı. Böyle bir at kendi sürüsünde yoktu. Atın çalımı, rengi padişahın gözünü aldı, attan gözünü ayıramıyordu. Çevikliği, güzelliğiyle beraber atta padişahı çeken bir şey vardı. Önce önemsemek istemedi ama, gönlü atı istiyordu.
Padişah geziden dönünce, vezirine durumu açtı. Yolda bir at gördüğünü, derhal gidip o atı, sahibinden alıp, getirmelerini emretti. Padişahın adamları, hızla atın sahibi beyin yanına geldiler. Padişahın atı çok beğendiğini, ne fiyat isterse hemen vereceklerini bildirdiler. Bey, beyninden vurulmuşa döndü. O güzelim, canı gibi sevdiği atını padişah istiyordu ha! Ne yapacağını, ne söyleyeceğini şaşırdı. Padişahın adamlarını oyalamak için onlara yemek ikram etti. Onlar yemeklerini yerken İmadülmülk aklına geldi. Hemen durumu ona danışmalı, ondan akıl almalıydı. Çünkü o, zamanın en bilgini, en akıllısı, en güzel ahlaklısıydı. Kaç kere vezirliği bırakıp, ibadet için uzlete çekilmişse de padişah ona yalvararak izin vermemişti. Atın sahibi üzüntülü bir halde zamanın şeyhülislamının yanına koştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Kul Hakkı

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek