Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.162.761

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Arkadaşında Kusur Aramayı Bırak, Sen Zarar Görürsün!

Ebû Nasr bin Ziyâd hazretleri Tâbiînin büyük velîlerdendir 712 (H.94) senesinde Basra'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kibris Fatihi Lala Mustafa Paşa

15 Mayıs 1570'de Kıbrıs'ın fethi ile görevlendirilen Lala Mustafa Paşa, 1570 Mayıs' ında adaya asker çıkardı. Önce Lefkoşe ve sonra Magosa'da yaptığı şiddetli çarpışmalar ve muhâsaradan sonra bir yıl içinde kaleyi fethetti. Anadolu Türklerini yerleştirip idâri teşkilâtı kurduktan sonra, 15 Eylül 1571'de adadan ayrıldı ve büyük karşılama merâsimi, gürleyen top sesleri arasında İstanbul'a geldi. 1578 yılında İran orduları tarafından ülkeleri istilâ edilen sünni Dağıstan, Şirvan ve Gürcistan beylerinin ağır İran tazyikleri karşısında Osmanlı Devletinden yardım istemeleri veİran kuvvetlerinin Irâk'ta Osmanlı topraklarına tecâvüz ederek 29 Mayıs 1555 Amasya antlaşmasını bozmaları üzerine İran'a karşı harbe karar verildi. Divân-ı Hümâyûnda yapılan toplantı sonunda tecrübeli vezir Lala Mustafa Paşa, İran Serdârı tâyin edildi.

Vehbi Tülek

Aşçi Yahya Baba Ve Sultan Ii. Bayezid

Vehbi Tülek

Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Attiği Her Taş Hedefine Ulaşiyordu

Vehbi Tülek

İmâm Efendi adıyla meşhur olan Osman Bedrerddin, kendisine rehberlik edecek âlim bir zât aradığı sırada yirmi yedi yaşındaydı. Bu sıralarda Erzurum, Rusların hücûmuna uğradı. 8 Kasım 1877'de vukû bulan bu savaş, târihte Doksanüç Harbi adıyla bilinir. Aziziye tabyalarının düşmesi üzerine Erzurum halkı yediden yetmişe silâhlanıp, düşmana karşı kahramanca bir müdâfaa yapma hazırlığı içindeydi. 8 Kasım 1877 gecesi Erzurum mahallelerinde gümbür gümbür davullar çalınarak halk cihâd için uyandırıldı. Tanyeri ağarmadan önce halk kalkıp, balta, tahra, dehre, sopa ne bulduysa eline alıp hazırlandı. Tanyeri ağarırken, Ayaz Paşa Câmii şerifi minâresinden sabah ezânı okunmaya başladı. Bu ezânı İmâm Efendi okuyordu. Ezân, ihlâs ve sadâkatle öyle okunuyordu ki, Erzurum'un dağı-taşı, deresi, tepesi, yamaçları, ağaçları sanki dile gelmiş, ezânı tekrar ediyordu.

99 - Deli Hüseyin Paşa Ve İran Şahinin Yayi

Vehbi Tülek

Bosna Fatihi Mahmûd Paşa

Vehbi Tülek

11 - Silistre Müdafaasi

Vehbi Tülek

Ermeni Zulmünün Canli Şahitleri

Vehbi Tülek

Mesir Macunu

Vehbi Tülek

76 - İstanbul'un Manevi Fatihi

Vehbi Tülek

Sarayda Kadir Gecesi Alayi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Müslüman Kardeşinin Ihtiyacını Gidermek

Hayseme bin Süleyman hazretleri hadis hafızıdır. 250 (m. 864)'de Lübnan'da Trablus'ta doğ­du. İlk tahsilinden sonra hadis öğrenmek için Hicaz, Irak, Yemen, Halep, Bağdat, Medâin, Nişâbur gibi ilim merkezlerini dolaştı. Daha sonra Trablus büyük camisinde hadis dersi vermeye başladı. 343'te (m. 955) Trablus'ta vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kisrâ, Şîreviyye Ve Yemen Vâlisi Bâzan

Vehbi Tülek

Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem" efendimiz Abdüllah bin Huzâfe "radıyallahü anh" ile Kisrâ'ya (İran hükümdarına) İslama davet mektubu gönderdi. Kisrâ mektûbu yırtıp parça parça etti. O anda kendisini bir korku kapladı...

Ebû Bekir (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Tevâzu Gösterenin Anlayışı Artar

Vehbi Tülek

Abdülvehhâb bin Abdülkâdir-i Geylâni, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin en büyük oğlu ve aynı zamanda talebelerinin önde gelenlerindendir. 522 (m. 1128)'de Bağdad'da doğdu. 593 (m. 1197)'de orada vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Günahlar, Allah Ile Kul Arasında Perdedir

Vehbi Tülek

Fas Evliyâsından Abdüsselâm Bin Meşiş

Vehbi Tülek

Şîrugânî Ali Efendi

Vehbi Tülek

Halepli Velî Ebû Bekr Efendi

Vehbi Tülek

Sen O Peygamberin Hanımı Olursun

Vehbi Tülek

haydi Oğul Haydi Git Ya Gâzi Ol, Ya Şehit!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Yuhçu Baba

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Yirmi Saniyede

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek