Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.594.991

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beni Eve Götürün Artık Ömrümüz Bitmiştir

Hüsâmeddîn Çelebi Mevlânâ Celâleddîn Muhammed Rûmî hazretlerinin en önde gelen talebesi olup, onun halîfesi, vekîlidir. Konya’da doğdu. Mevlânâ, Çelebi Hüsâmeddîn'i pek ziyâde severdi. Mevlânâ hazretleri derse gelmediği zamanlar talebelere ders verirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

SÂlih Reis

Kânûni Sultan Süleymân Hanın, Barbaros Hayreddin Paşayı İstanbul'a dâvetinde, onunla beraber gelen reislerin arasında Sâlih Reis de vardı. Sultanın huzûruna Hayreddin Paşa ile berâber kabul edildi ve deniz albayı rütbesi verildi. Sonra bahriye sancakbeyliğine (tümamiral) terfi etti. Akdeniz'de korsan gemilerine diğer reislerle berâber göz açtırmayan Sâlih Reis, 1540'ta Korsika'nın bir limanında âni baskın neticesinde Turgut Reisle berâber esir düşüp forsaya vuruldu. Akdeniz'in kendilerine dar geldiği bu korkusuz denizciler üç yıla yakın eziyet ve sıkıntılar içinde kürek çektiler.

Vehbi Tülek

Asirlarca Araliksiz Okunan Kur’Ân-i Kerîm

Vehbi Tülek

Pirizade Mehmed Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Vehbi Tülek

Ordu-yu Hümayun sefere gidiyordu. İlk mola Gebze yakınlarında verildi. Ordunun geçtiği yollar bağlık bahçelikti. Asmalar salkım salkım üzüm, ağaçlar elma doluydu. Yavuz Sultan Selim Han bir an düşündü: "Acaba askerim, sahibinden izinsiz üzüm veya elma koparıp yer mi?" hemen Yeniçeri Ağasını çağırdı ve: "Ağa! Fermanımızdır. Bütün askerin heybeleri yoklansın. Bir elma veya üzüm çıkan asker derhal huzura getirilsin!" diye emretti. Yeni çeri Ağası, birkaç saat içinde bütün askerin heybelerini arattırdı. Daha sonra Sultan Selim Hanın huzuruna gelerek: "Hünkarım! Bütün askerin heybelerini araştırdık. Bir tek üzüm veya elma bulamadık. Asmaları ve elma ağaçlarını da inceledik. Koparılma izine rastlamadık" dedi. Bu habere çok sevinen Sultan, elerini açarak "Yâ Rabbi, sana sonsuz hamd-ü senalar olsun. Bana haram yemeyen bir ordu nasip ettin. Eğer asker içinde bir nefer sahibinden izinsiz bir meyve koparıp yeseydi, Mısır seferinden vazgeçerdim" dedi. Sonra Yeniçeri Ağasına dönerek: "Çünkü Ağa! Haram yiyen bir ordu ile beldelerin fethi mümkün olamaz" dedi.

92 - Bunlar Bizi Allah Rizasi İçin Ziyarete Gelirler

Vehbi Tülek

Devlet İçinde Devlet Ya Da Düyun-u Umumiye

Vehbi Tülek

Ermeni Zulmünün Canli Şahitleri

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Onlar Benim Kullarim Değildir

Vehbi Tülek

Eğri Kalesinde Şehid Olan Evliya

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İlminin Faydasını Görmeyen âlimler

Ahmed bin Abdülkâdir hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 682 (m. 1283)'de doğdu. 749 (m. 1348)'da vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce oğluna şunları vasiyet etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İyi Geçinmekten Daha Fazîletli Amel Yoktur

Vehbi Tülek

Niyâzî-i Mısrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Halvetî yolunun Mısriyye kolunun şeyhidir. Adı Muhammed olup babasınınki Ali Çelebi'dir. 1618 (H.1027) senesinde Malatya'nın Soğanlı köyünde doğdu. Tahsîlini tamamladıktan sonra, Malatya'da bulunan Halvetî şeyhi Hüseyin Efendinin sohbetinde bulunarak, ondan feyiz aldı. Bağdât'a ve Kâhire'ye gitti. Kâdiriyye tarîkatı büyüklerinden olan bir zâtın dergâhında misâfir kaldı ve talebe oldu. Câmi-ul-Ezher'de hem ders verdi. Sonra Bursa'ya gitti. Sultan Dördüncü Mehmed Hânın dâveti üzerine İstanbul'a giden Niyâzî-i Mısrî, Ayasofya Câmiinde vaaz verdi. Bir vaazı yanlış anlamalara sebep oldu. Kendisini çekemeyenlerin şikâyeti üzerine Limni'ye gönderildi. 1693 (H.1105) senesinde Limni adasında vefât etti.

Kur’an-ı Kerimin Her Harfi Şifadır

Vehbi Tülek

Fahreddîn İbnü'l-mâristâniyye

Vehbi Tülek

ahreddin İbnü'l-Mâristâniyye Hanbeli fıkıh âlimidir. 541 (1146)'da Bağ­dat'ta doğdu. Annesi bir hastanede mâristâniyye (hemşire) olduğu için İbnü'l-Mâristâniyye diye tanın­dı. Bağdat'ta meşhur âlimlerden fıkıh tahsil ettikten sonra "Dâr'ül-ilm" adın­da mektep açarak talebe yetiştirdi. Tiflis Emirine elçi olarak gönderilen İbnü'l-Mâristâniyye, Bağdat'a dönüşü sırasında 599 (m. 1203)'de Nahcıvan'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Onlar, Halk Arasında Hakk Ile Olurlar

Vehbi Tülek

Seyyid Abdürrahîm Arvâsî

Vehbi Tülek

Muhammed El-hükmî

Vehbi Tülek

Ali Bin Bendâr Sayrafî

Vehbi Tülek

Hanefi'de Namazın Sünnetleri

Vehbi Tülek

Şehabeddin Ahmed Bûsîrî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Salavat-ı Şerifin Bereketi

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Devr-i Saadet'te bir Yahûdi, bir Müslüman'a iftira ederek Peygamber Efendimiz'e (sallallahü aleyhi ve sellem) şikâyette bulundu:
-Bu adam benim devemi çaldı. Bu deve benimdir, işte şahidlerim, diyerek iki de münâfıklardan yalancı şahid gösterdi.
Gerekli inceleme yapıldı, durum Müslüman'ın aleyhine tecelli ederek devenin Yahûdi'nin olduğuna hükmolundu ve deve Müslüman'dan alınarak Yahûdi'ye teslim edildi. Bununla kalsa iyi. Hırsızlık yaptığı için o Müslüman'ın ayrıca eli de kesilecekti. O sahabi ellerini açarak:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Kul Hakkı

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Örümcek Ağı

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek