Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.486.566

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyayı Terk Etmeyen, Allah'a Tam Kavuşamaz

Ebü'l-Hüseyin Şirazî hazretleri meşhur velîlerdendir. İran’da Şiraz beldesinden olup, Errecan'da ikâmet etmiştir. Ebû Bekr Şiblî hazretlerinin sohbetlerinde bulunmuştur. Hakâik (hakîkatler), tasavvufî incelikler ilmi üzerinde çok meşhûr sözleri vardır. 964 (H.353) senesinde Errecan'da vefât etti. Talebelerine buyurdu ki::

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Düğün-bayram Alayina Gitmiyor Ya!

Koca Râgıp Paşa hem vezir, hem de kitap te'lifiyle uğraşan takvâ sâhibi âlim bir zât idi. Halkın arasından geldiği için, vezirliği esnasında sık sık İstanbul sokaklarında dolaşır, insanlarla konuşurmuş. Nüktedân, şakacı ve âlicenap bir mizâcı varmış. Bir gün yanında birkaç devletlü ile Bayezit'ten Aksaray'a doğru giderlerken arkadaşlarından biri ona, yolları üzerindeki Kuyucu Murad Paşa türbesinde, sözünü dudaktan esirgemeyen bir türbedâr bulunduğunu söylemiş. Paşa, biraz sonra türbeden içeri dalmış. Tabii diğerleri de... Türbedâr, sadrâzamın geldiğini görünce pek sevinmiş ve onu elinden geldiğince ağırlamış. Lâkin o gün paşanın muzipliği üzerindedir ve adamı sinirlendirip sözdeki cesâretini görmek ister. Sonra aralarında şu konuşma cereyan eder:

Vehbi Tülek

Şemseddin Sivasi Hazretleri’nin Sultan Iii. Mehmed’e Nasihati

Vehbi Tülek

Sultan I. Mahmud Ve İstanbul’un İmari

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Murad Han’in Şefkati

Vehbi Tülek

Murâd Han, ince rûhlu, hassas, lütûfkâr âdil, merhametli olup sözüne sâdık, cesur ve tedbir sâhibi, kumanda kâbiliyeti yüksek bir devlet adamıydı. On iki yaşında şehzâde iken başlayan muhârebe hayâtı, vefâtına kadar devâm etti.İlmi sohbetleri sever, âlimleri himâye eder ve onların ihtiyâçlarını karşılardı. Haftanın iki gününü ilim meclisinde sohbetle geçirirdi. Kendisinin de ilmi ve ibâdeti çok; zühd, verâ ve takvâsı pek fazlaydı. Oğlunu ve kızlarını evlendirdikten sonra, bir gün veziri Çandarlı İbrâhim Paşaya dönmüş; "Koca Çandarlı! Bu dünyâda arzûlanan nedir ki? Oğul evermek, kız çıkarmak... Bunları Allahü teâlânın izniyle yerine getirdik. Geriye imân ile gitmek kaldı." demişti.

Hafiz Mehmed’in Oğlu

Vehbi Tülek

Kavuk Yerine Miğfer

Vehbi Tülek

Osmanli Tüccari

Vehbi Tülek

Gel Beru Topal Zorbabaşi

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Özlediğimiz Düğün

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şeyh Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Peygamberlerin Gıpta Ettiği Kimseler

Ebû Meryem hazretleri Tabiinden meşhûr bir hadis âlimidir. Doğumu bilinmemektedir. 104 (m. 722) senesinde, Ömer bin Abdülaziz'in vâliliği zamanında vefât etti. Bildirdiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ferruh Çelebi

Vehbi Tülek

Ferruh Çelebi, on altıncı asır velilerindendir. Neseben hazret-i Ebû Bekr'e dayanır. Doğum târihi belli değildir. Bursa'da yaşadı ve 1592 (H. 1000) yılında Konya'da vefât etti...
Ferruh Çelebi, Bursa'da Sultan Murâd Türbesi şeyhi iken, hasedçilerin kötülemesine mâruz kaldı. Bu gibi sözlere üzüldü ve göre-vinden ayrılarak Konya'ya geldi. Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin türbesi yanındaki mevlevihânede dersler vermeye başladı. Meclisi kısa zamanda âlimlerin, devlet ileri gelenlerinin ve halkın toplandığı bir yer oldu. Derslerinde anlattığı Mesnevi'den bazı hikmetli sözler:

Abdullah Bin Haris

Vehbi Tülek

Fâtiha Neleri Açmaz Ki

Vehbi Tülek

Süleymân bin Yesâr hazretleri Tabiinin büyüklerinden olup, Medine-i münevveredeki fukaha-i seb'adan (yedi büyük fıkıh âlimi) biridir. 31 (m. 651)'de doğdu. 104 (m. 722) senesinde vefât etti. Şöyle nakletmiştir:

Hadîs â­lim­le­rin­den Sü­leymân Et-­teymî

Vehbi Tülek

Şeytanın Herkese Karşı Bir Hilesi Vardır

Vehbi Tülek

Kabir Azâbı Rüyâ Gibi Değildir

Vehbi Tülek

Sofradan, Doymadan Evvel Kalkmalıdır

Vehbi Tülek

Ebû Abdurrahmân Mukrî

Vehbi Tülek

Bid'at-i Seyyie Ve Bid'at-i Hasene

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Şikayet

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Hayat Kurtaran Yalan

Kul Hakkı

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Derdi Olan Neylesin?

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek