Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.170.662

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Duânın Belâyı Defetmesi, Kaza Ve Kaderdendir

Karahisârlı Kara Hoca Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Asıl ismi Ali'dir. Afyonkarahisar’da doğdu. 1397 (H.800)'de İznik'te vefât etti. İlk tahsîlini memleketi olan Karahisar'da yaptı. Hadîs-i şerîf, tefsîr ve fıkıh ilimlerinde yükseldi. Cemâleddîn Aksarâyî'den tasavvuf marifetlerini öğrendi. Tahsilini tamamlayıp, memleketine döndü. Osmanlı Sultanı Orhan Gâzi tarafından kendisine İznik'teki bir câmide hatîblik vazifesi verildi. Daha sonra İznik Medresesi Müderrisi oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Kaşik Tuz

Sultan III. Mehmed zamanında, Rumeli'de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı. İhtiyacı olan ona koşar, sıkıntısı olanın derdini o giderirdi. Fakat kendisi bir sürü derde mübtela idi ama halinden hiç şikayetçi değildi. Birgün dergahın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek, başına gelen bir musibetten uzun uzun şikayet eder. O zat, o talebesinden bir bardak su, bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister. İstedikleri getirilince, bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine, bunu içmesini söyler. Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve "Efendim, su çok tuzlu, içemiyeceğim" der. Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine, havuzdaki sudan içmesini söyler. Talebe havuzdan kana kana içer. "Nasıl, su tuzlu mu" diye sorduğunda talebe "Hayır efendim, gayet tatlı geldi" cevabını verir. O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihatı verir: "Oğlum, bir kaşık tuz, her zaman aynı acılıktadır. Fakat bunu bir bardak suda içmek, insana zahmet verdiği halde, bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor. Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor. İşte, göğsü bir bardak kadar dar insan, kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez. Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise, kendisine isabet eden, bir kaşık değil, bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar, o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz."

Vehbi Tülek

32 - Şanli İzzeddin Zirhlisi Ve Gamsiz Hasan Bey

Vehbi Tülek

43 - Sakin Yemeyiniz, O Et Zehirlidir

Vehbi Tülek

Adam

Vehbi Tülek

Ayasofya Câmii'nin yanında kendi adına bir medresesi bulunan Câfer Ağa, ahbaplarını evine dâvet etmek için uşağını birine yollamış...Uşak adamın evine varmış, kapıyı sür'atle çalarak. "Kalk, kalk; hemen toparlan... Ağa seni istiyor!" şeklinde kaba davranışlarda bulunmuş, Adam:" Ağanın bana gönderecek bir adamı yok muydu ki, senin gibi bir eşeği yolladı? deyince, uşak cevabı yapıştırmış:" Câfer Ağa diğer adamlarını öteki "adamlara" gönderdi. Beni de "sana" yolladı!

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Elçi Hazretleri Merak Etmesinler

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han’in Çekmecesi

Vehbi Tülek

89 - Rüyanin Tabiri Budur

Vehbi Tülek

Sahici Türk Ve Müslüman

Vehbi Tülek

26 - Şehitler Hakki İçin

Vehbi Tülek

Boynuzsuz Koç

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Her Günahtan Sonra Tövbe Etmek Farzdır

Ahmed bin Muhammed Tilmsâni hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. Cezayir'in Tilmsân şehrinde doğdu. Kendi memleketinde, zamanın meşhur âlimlerinden Mâliki fıkıh ilmi tahsil etti ve kadılık yaptı. 900'de (m. 1494) Tilmsân'da vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ben De Seni Mağfiret Ettim

Vehbi Tülek

Şihâbüddin Ahmed ibn-i Ferah hazretleri hadis hafızı ve Şâfii fıkıh alimidir. 624 (m. 1227)'de Endülüs'te (İspanya) İşbiliye'de (Sevilla) doğdu. Memleketinin İspanyolların eline geçmesinden sonra Fas'a, oradan Mı­sır'a, ardından Şam'a giderek orada ilim tahsil etti ve çok talebe yetiştirdi. 699'da (m. 1300) ve­fat etti. Şöyle nakleder:

Ebû Amr Bin Nüceyd

Vehbi Tülek

"allahü Teâlâ, Sizin Için Kolaylık Istiyor"

Vehbi Tülek

Abdüllâtif Kudsî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1384 (H.786) senesi Kudüs'te doğdu. Zeynüddîn-i Hâfî hazretleri Kudüs'e geldiklerinde ona talebe oldu. Birlikte Horasan'a gittiler. Zeynüddîn-i Hâfî hazretleri kendisine icâzet verdi. Bursa'ya geldi. Burada câmi ve dergâh inşâ edip talebe yetiştirmeye başladı. Kurduğu dergâh Zeynîler Dergâhı adıyla meşhur oldu. 1452 (H.856) senesinde Bursa'da vefât etti. Bir gün kendisinden; "Sâdık, iyi bir mürid (talebe) nasıl olmalıdır?" diye soruldu. Cevap olarak buyurdu ki:

Ebü'l-abbâs Degûlî

Vehbi Tülek

Şeytanın Taktikleri!..

Vehbi Tülek

İnsan Yaptıklarının Takdir Edilmesini Ister

Vehbi Tülek

Tövbeyi Terk Etmek Insanı Helâk Eder

Vehbi Tülek

Osmanlı Şeyhülislâmı Zenbilli Ali Efendi

Vehbi Tülek

Onlar, Malını Ilim Elde Etmek Için Harcardı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Salavat-ı Şerifin Bereketi

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Devr-i Saadet'te bir Yahûdi, bir Müslüman'a iftira ederek Peygamber Efendimiz'e (sallallahü aleyhi ve sellem) şikâyette bulundu:
-Bu adam benim devemi çaldı. Bu deve benimdir, işte şahidlerim, diyerek iki de münâfıklardan yalancı şahid gösterdi.
Gerekli inceleme yapıldı, durum Müslüman'ın aleyhine tecelli ederek devenin Yahûdi'nin olduğuna hükmolundu ve deve Müslüman'dan alınarak Yahûdi'ye teslim edildi. Bununla kalsa iyi. Hırsızlık yaptığı için o Müslüman'ın ayrıca eli de kesilecekti. O sahabi ellerini açarak:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

İsmail Hakki Efendi

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Bizi Hatirlayin!

Sonunda Orta Yolu Buldular

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek