Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.567.381
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Sultan Abdülmecid zamanında, Rus işgaline karşı Lehistan'da, Avusturya baskısına karşı da Macaristan'da ayaklanmalar olmuş, fakat bunlar şiddetle bastırılmıştı. Bu isyanlara karışanlardan, her iki milletten de bazı kişiler Osmanlı Devletine sığınmışlardı. Avusturya ve Rusya, kaçakların kendilerine iadesi için Osmanlı hükûmetini sıkıştırı yordu. Bu istekleri reddedilince mesele büyüdü. Rus sefiri bizzat padişaha başvurarak bu mültecilerin mutlaka kendilerine verilmesini istedi. Fakat Sultan Abdülmecid, bu son isteği şu sözlerle reddetti:
"Benden bunları iade etmemi asla beklemeyiniz. Ben, kendisine sığınmış adamlardan bir tanesini geri vermemek için devletini bile feda eden Yıldırım Bayezid Han'ın torunuyum. Hal böyle iken size bu yüzlerce kahramanı toptan geri verip namusumu kirletir miyim sanıyorsunuz?19. yüzyıl sonlarında dünyanın çeşitli memleketlerinde düzenlenen milletlerarası fuarlar, o devirdeki devletler için kendilerini tanıtma fırsatı sunuyordu. Bu sebeple, Osmanlı Padişahı Sultan II. Adülhamid Han, bu fuarlarda Osmanlı Devletinin temsil edilmesine çok önem veriyordu.1893 senesinde Amerika Birleşik Devletleri Hükûmeti, Sultan Abdülhamid'e özel bir heyet göndererek, Kristof Kolomb'un Amerika kıtasını keşfinin 400. Yıldönümü dolayısıyla Chicago'da düzenlenecek milletlerarası fuara Osmanlı Devletini de davet etmişti. Osmanlı Hükûmeti, bu fuara Hakkı Paşa başkanlığından bir heyetle katıldı. Fuar alanının, Osmanlı Devletine ayrılan bölümünde örnek bir Anadolu köyü kurulmuş ve burada el sanatları sergilenmişti. Aynı günlerde Amerika'da yaşayan bazı Suriye'li Arabların, turistik maksatlı sema gösterisi yapması, Amerika'daki Osmanlı Büyükelçisinin protestosuna sebep oldu.
İbrahim Hayrani hazretleri, Anadolu'da yaşayan velilerdendir. Eskişehir'e bağlı Mihalıccık kazâsının Narlı köyünde doğdu. Doğum târihi belli değildir. Babası, Muhammed Efendidir. Babasının yanında gerekli din bilgilerini öğrendikten sonra köyde imâm-hatiplik yapmaya başladı. İlim tahsiline devâm etmek için İstanbul'a gitti. Sultan Ahmed Medresesinde derslere devam ederken Nakşibendiyye yolunun büyüklerinden Şeyh Vahy Efendinin sohbetlerinde bulundu. Bir gün Şeyh Vahy Efendi;
-Oğlum İbrâhim! Bizim âhirete göçmemiz yaklaştı. Henüz bu yoldaki çalışmanız tamam olmadı. Bizden sonra Üsküdar Selimiye Dergâhında Ali Behçet Efendiye mürâcaat edip, ondan bu yoldaki çalışmanızı tamamlayınız, buyurdu...
Hasan bin Muhammed Bûrînî hazretleri tefsîr, fıkıh ve hadîs âlimidir. 963 (m. 1556) senesinde Filistin’de Nablûs’un Bûrîniyye köyünde doğdu. Şam’da meşhur âlimlerin derslerine devam ederek ilim tahsil etti. İcazet aldıktan sonra Câmi-i Emevî’de ders okuttu. 1024 (m. 1615) senesinde Şam’da vefât etti.
Ebû Eyyûb Şâmi hazretleri tâbiinden, meşhûr hadis hâfızlarından ve büyük velilerdendir. Afganistan'da Kâbil'de doğdu. 731 (H.113)de Şam'da vefât etti. Zamânında, Şam'ın en büyük fakihi idi. Hadis-i şerif öğrenmek için Irak ve Medine'ye gitti. Enes bin Mâlik hazretlerinden ve daha başka âlimlerden hadis-i şerif rivâyet etti.
Bağdat. Dul bir kadın. Altı öksüz çocuğu ve bir de ihtiyar ana. Kadın geçimi sağlamak üzere, hafta boyu el emeği verir, göz nuru döker iplik eğirir, pazara çıkar ve anası ile çocuklarının rızkını temin etmeye çalışırdı.
Vakti tamam olunca bu dul kadın vefat eder, çocukların bakımı ise ihtiyar kadına kalır. Kadın pazara her hafata çıkamıyor, ip eğiriyordu. Bir zaman baktıki altıyüz dirhem kadar ip eğirmişti, pazara götürmeye karar verdi.