Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.439.109

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bütün Ibâdetlerini Kusurlu Bil!

Lâli Mehmed Fenaî Efendi, Gülşenî tarikati şeyhlerindendir. 1002 (m. 1592)’de Kastamonu’da doğdu. Memleketi Kastamonu’da bir süre tahsil gördükten sonra İstanbul’a oradan da Edirne’ye gitti, Gülşenî şeyhlerinden Sırrî Mehmed Efendi’ye intisap edip kendisinden hilâfet aldı ve talebe yetiştirdi. Hasan Sezâî bunların en meşhurudur. 1112 (m. 1700)’de Edirne’de vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

HilÂfeti HÂiz Olan Türkler

Deli Hüseyin Paşa

Bağdad’in Fethi

Allah'ın Emaneti

Abayi Yakmak

Ayyaşin Sonu

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yeşil Sarikli Gazi

Gavs-ül-Memdûh'un akrabâlarından Ali Efendi birkaç arkadaşıyla hacca gitmişti. Dönüşte Lazkiye civârına geldiklerinde yiyecekleri bitti. Lazkiye'ye giderek orayı idâre eden Osmanlı paşasına durumu anlattılar ve yardım talebinde bulundular. Onların Tillolu olduğunu öğrenince, Gavs-ül-Memdûh hazretlerini sordu. Yeğeni olduğunu söyledi. Paşa buna çok sevindi ve hocalarının evsâfını sordu. O da tek tek anlattı. Anlattıkça paşa tasdik ediyordu. Buna oldukça şaşırdı. Acabâ paşa, hocamı nereden tanıyordu? Dayanamayıp sordu. Paşa da cevap olarak şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Yeniçeriliğin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

16 - Yavuz Ve Sina Çölü

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim'in iki atı vardı: Akduman ve Karaduman. Sulh zamanlarında Akduman'la dolaşırdı. Harpte ise Karaduman'a binerdi. İkisi de çok cins Arap atlarıydı. Akduman'ın kuyruğu ve yeleleri pek gösterişliydi. Karaduman ise, uzun bacaklı ve daha kuvvetliydi. Alnı ak akıtmalı, ayakları sekiliydi. Hiçbir yarışta onu geçen görül memişti. Güzel bir sonbahar sabahı, Cihan Padişahı Yavuz Selim Han at gezintisi yapıyordu. Yanında can yoldaşı Hasan Can bulunuyordu. Yavuz'un, Allah, Peygamber ve atlarından sonra en sevdiği insandı. Gizli ve açık müşküllerini sadece onunla dertleşirdi. Fakat Hasan Can merak içindeydi. Çünkü büyük Padişah, bugün Karaduman'a binmişti.

Böyle Soruya Böyle Cevap

Vehbi Tülek

Sadrazami Tersleyen Adam

Vehbi Tülek

Çeşme Faciasi

Vehbi Tülek

Rüstem Paşa Ve Şeyh Burhaneddin

Vehbi Tülek

Hepsi Osmanli Padişahinin Gölgesine Siğinmişlardir

Vehbi Tülek

Sarayda Kadir Gecesi Alayi

Vehbi Tülek

Çerkes Hasan Bey’in İtirafnamesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Nasr Ergıyânî

Ebû Nasr Ergıyâni hazretleri, Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 454 (m. 1062)'de İran'da Nişâbûr civârında Ergıyân'da doğdu. 528 (m. 1134)'de Nişâbûr'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Esas âlim, Ilmi Ile Amel Edendir

Vehbi Tülek

İbrâhim Havvâs hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Cüneyd-i Bağdâdi hazretlerinin talebelerinden olup, Ebû Câfer Huldi ve Sürvân-ı Kebir'in hocasıdır. Yüksek makam ve kerâmetler sâhibiydi. Bağdât'ta doğdu. 903 (H. 291) yılında İran'da Rey'de vefât etti.

Fırka-i Nâciyyeden Ayrılanların Hâli

Vehbi Tülek

Alâeddin Ali Fenâri

Vehbi Tülek

Osmanlı devletinde yetişen âlimlerin ve velilerin büyüklerinden ve Şemsüddin Fenâri'nin torunlarından. İsmi, Ali bin Yûsuf Bâli bin Şemsüddin Muhammed Fenâri'dir. Osmanlı Devletinin ilk şeyhülislâmı Molla Fenâri'nin oğlu Molla Yûsuf'un çocuğudur. Lakabı Alâeddin olup, dedesine nisbetle Fenâri dendi. Bursa'da doğup büyüdü. Doğum târihi bilinmemektedir. 1497 (H.903) senesinin sonlarına doğru Bursa'da vefât ettiği rivâyet edilmektedir. Dedesi Molla Fenâri'nin kabrinin yanına defnedildi.
Alâeddin Fenâri, küçük yaştan itibâren ilimle meşgûl olmaktan çok zevk duyardı.

Zeyneddîn-i Hâfî

Vehbi Tülek

Fatiha Ve Âyet-el Kürsînin Önemi

Vehbi Tülek

Resûlullahın Sünnetine Uymadıktan Sonra

Vehbi Tülek

Size Cömertlik Ve Güzel Huy Yaraşır

Vehbi Tülek

Bir Kimsenin Imanı Son Nefesinde Belli Olur

Vehbi Tülek

Hakîkî Dostu, Arkadaşı Kendine Tercih Et

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Kânûni Sultan Süleymân Hân devrinde, bir ara yağmurlar yağmaz olmuş, insanlar kuraklıktan çok muzdarip olmuşlardı. İstanbul halkı, yağmur duâsına çıkılmasına karar verdi. Pâdişâh da çıktı. Okmeydanı'nda büyük bir kalabalık toplandı. Öyle ki bu toplulukta, başta pâdişâh olmak üzere, âlimler, vâliler, idâreciler, vezirler, kuvvetli-zayıf, zengin-fakir herkes vardı. Bilindiği gibi, Osmanlı sultanları yapacakları bütün mühim işlerde, mutlaka şeyhülislâma danışırlar, onun fetvâsına uygun hareket ederlerdi. Bunun için Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendiden, yağmur duâsını kimin yapmasının münâsib olacağı suâl edildi. O da; "Duâyı, pâdişâh veya onun münâsib gördüğü bir zât eder." buyurdu. Bunun üzerine pâdişâh; "Ya'kûb Germiyâni duâ eylesin." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Onun Görmediği Yer

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Allah Diyen Genç

Ölüyü Diriltemem

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek