Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.874.333

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Güzellik Ve Üstünlük Allahü Teâlâdandır

Hâce Abdülvâhid-i Lâhorî hazretleri Hindistan'daki evliyânın büyüklerindendir. Evliyânın gözbebeği İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin talebelerinin önde gelenlerindendir. Lahor’da yaşadı. Önceleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin hocası Muhammed Bâkîbillah hazretlerinin talebesi idi. Bâkîbillah hazretleri onun terbiye ve yetişmesini İmâm-ı Rabbânî hazretlerine havâle ettiler. Abdülvâhid Lâhorî bundan sonra İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Gördün Değil Mi?

Kânûni Sultan Süleyman Han, Yahyâ Efendinin pek yüksek bir zât olduğunu, Hızır aleyhisselâmla görüştüğünü bilir, kendisini de görüştürmesini isterdi. Aralarında geçen bir menkıbe şöyle anlatılır:Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince, kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindi, birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı Kânûni'nin parmağındaki çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp inceleyebilirsiniz" diye uzattı. O zât yüzüğü aldı, evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultan'a uzattı. Avucundaki suda, biraz önce denize attığı yüzük görünüyordu. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes yine çok hayret ettiler. Kânûni elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönerek; "Ağabey, neler oluyor?" deyince; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâmdı." cevâbını verdi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince; Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız!" buyurdu.Yahyâ Efendinin iki oğlu olup, her ikisi de babaları gibi ilim ve irfân âşığı kimselerdi. Babalarının yolunda bulunmuşlar, vefâtlarında aynı türbeye defnolunmuşlardır.Yahyâ Beşiktâşi hazretlerinin şâirliği de kuvvetliydi. Müderris mahlasıyla tasavvufi şiirleri ve müretteb Divân'ı vardır.

Vehbi Tülek

Musul'un Osmanli HÂkimiyetine Girmesi

Vehbi Tülek

Dilekçesi Sirtinda

Vehbi Tülek

Hemen Tayin Edelim

Vehbi Tülek

Seyyid Yahyâ Efendi şöyle anlatmıştır: "Sultan Bâyezid Hân Câmi-i şerifi avlusunda, oyma ustalarından Kefelizâde İbrâhim Halebi adında bir zâtın dükkanında, ilim-irfân sâhibi, kıymetli zâtlar toplanıp sohbet ederlerdi. Arasıra Mehmed Emin Efendi de öğle namazından sonra o dükkanı teşrif eder, dostları ile çok kıymetli sohbeti olurdu. Bir gün yine böyle hoş bir sohbet sırasında medhedilen iyi vasıflı bir kâdı (hâkim) o dükkana geldi. Kâdıasker, bu kâdıya, bir meseleden dolayı dargın olduğu için, bir makâma tâyin edilmesi gerektiği hâlde ona; "Ben kâdıasker olduğum müddetçe, sana kadılık vazifesi vermem!" diyerek yemin ettiğini ağlayarak anlattı. Dükkanda bulunanlar bu hâdiseye çok üzüldü.

Hangimiz Kazançli Çiktik

Vehbi Tülek

Bu Ecel Teridir

Vehbi Tülek

Emir Sultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Selim Dahi Evliyanin Dişinda Değildir

Vehbi Tülek

53 - Osmanli Esnaf Ahlaki

Vehbi Tülek

Kabakçi Mustafa İsyÂni

Vehbi Tülek

FÂsiklardan Uzaklaş

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahı Anmayı âdet Hâline Getirmek

Abdurrahmân bin Diyba hazretleri Yemen'de yetişen Şafii mezhebi fıkıh ve hadis âlimlerindendir. 866 (m. 1461)'de Zebid şehrinde doğdu. 944 (m. 1537)'de orada vefât etti. Derslerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Feyiz Ve Berekete Kavuşanlar

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Makdisi hazretleri hadis ve Hanbeli mezhebi fıkıh âlimidir. 594 (m. 1197)'de doğdu. 656 (m. 1258)'de Filistin'de Nablus'da vefât etti. Kitaplarında naklettiği bazı hadis-i şerifler:

En Hayırlı Saf, Ilk Saftır

Vehbi Tülek

bu Adamı Yut!

Vehbi Tülek

Ali Hâdi (Naki) hazretleri "Oniki İmâm"dan onuncusudur. 829 (H.214) senesinde Medine'de doğdu. 868 (H.254)de Bağdât'ta, Samarra nâhiyesinde vefât etti. Ehl-i beytten hazret-i Hüseyin'in torunudur...

Mîrek-i Belhî

Vehbi Tülek

Hazret-i Alinin Kölesi: Kanber

Vehbi Tülek

Allahım! Onu Bana Şefaatçi Eyle!

Vehbi Tülek

Ebû Bekr El-ferrâ Hazretleri

Vehbi Tülek

şeyhlerin Şeyhi Abdullah Ibni Hafif

Vehbi Tülek

Her Sınıfın Bir Himmeti Vardır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Eski Endülüs Hükümdarlarından biri fakir bir kadının arsasına yeni bir saray yapılmasını emretti. Arsa hükümdarın sarayına alındı ve hükümdar arsanın bedelini de ödemiyordu. Müşkül durumda kalan kadın, çareyi, hükümdarı, kadıya şikâyet etmekle buldu. Zamanın Şeyhülislâmı, kadını dinleyip haklı olduğuna hükmettikten sonra, hükümdara hiç bir şey söylemeden bir çuval ve bir de kazma kürek alıp kadının arsasından toprak doldurmaya başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Latif Bir Şikayet

Derdi Olan Neylesin?

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

SelÂmetle Gidip Gel

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Korkma!

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek