Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.613.030

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Neme Gerek ?

Bir gün Kanuni, Yahya Efendi'ye: "Ağabey sen ilahi sırlara vakıfsın" diye haber yollar. "Acaba devletimizin encamı n'ola?" Yahya Efendi iki kelime yazar: "Neme gerek!" Kanuni bu cevaba şaşırır. Halbuki sır o kelimelerde gizlidir. Eğer zulüm yayılır, fukaralar feryada başlarsa ve şahısların menfaati devletin çıkarının üstüne çıkarsa. Üstelik görüp işitenler "Amaaan neme gerek" derlerse bil ki yıkılış yakındır! Gün gelir Kanuni vefat eder. 2. Selim kendini bir anda devletin başında bulur. Saltanat yükü omuzlarını çökerttiğinde sığınacak gölge, tutunacak dal arar. Birden aklına baba dostu Yahya Efendi gelir. Yüce Veliyi gördüğü an içi bir hoş olur. Onun bir bakışı ile öylesine rahatlar ki tarifi ne mümkün. Devletini ve milletini güvende hisseder ve ayaklarına kapanmamak için zor tutar kendini. Mübarek onu kulaklarından yakalar: "Söyle bakalım!" der, "abdestin var mı?" Sultan edeple başını eğer, zor duyulan bir sesle: "Var efendim" der. Yahya Efendi, tonunda şefkat hissedilen bir sesle:"Hayır!" der, "benim sorduğum tövbe abdestidir. Şimdi seninle tövbe edeceğiz ve bundan böyle birbirimize eksiklerimizi söyleyeceğiz tamam mı?" Ve öyle de olur.Yahya Efendi mükemmel bir şairdir. Şiirlerini "Müderris" mahlası ile yazar ve her bahane ile ölümü hatırlatır, ölüme hazırlanır. Mübarek, kabrini elceğizi ile kazar ve döner dolaşır kendi mezarına okur. Ona göre müminin ölümü bayram olmalıdır. Bakın şu işe ki bir bayram gecesi vefat eder, cenaze namazı bayram namazını müteakip kılınır ve defnolunur bayram günü.

Vehbi Tülek

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

Çeşme Faciasi

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindiler. Birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı olarak Kânûni'nin parmağında bulunan çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki o kıymetli yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp ince leyebilirsiniz." dedi. O zât yüzüğü aldı. Evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât, ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultana uzattı. Avucunda biraz önce denize attığı yüzük vardı. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes, yine çok hayret ettiler. Kânûni, elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönüp;"Ağabey, neler oluyor?" dedi. O da; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâm idi." dedi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince, Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız." buyurdu.

Amin Alayi

Vehbi Tülek

43 - Sakin Yemeyiniz, O Et Zehirlidir

Vehbi Tülek

Hirka-i SaÂdet Töreni

Vehbi Tülek

Ii. Selim Ve Yahya Efendi

Vehbi Tülek

Osmanli Konağinda

Vehbi Tülek

Hükümdarlar VilÂyet Zabteder, Bahşetmez!

Vehbi Tülek

Bu Asker Sağ Oldukça Bu Kale Size Verilmez

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cömert Zenginin Cimri Çocukları!..

emenli zengin ve cömert bir zât ölmek üzereydi. Evlâdlarına şöyle vasiyet etti: "Evlatlarım, ben bütün ömrüm boyunca fakirlere, gariplere ve zayıflara öşür payını fazlasıyla ve bolca ayırırdım. Siz de bu usûlü devâm ettirin!.."
Adamcağız bunları söyledikten sonra son nefesini verdi. Fakat o sâlih zât vefât edince, çocuklarının gözünü mal hırsı bürüdü. Kendi aralarında; "Biz babamız gibi yapmayalım!.." diyerek ahitleştiler. Allâhü teala, onların bu kötü niyetleri üzerine, bahçelerini yakıp harâbe hâline getirerek simsiyah kıldı. Bu durumu gören cimri evlâtlar şaşırdılar:
"Acabâ yanlış bir yere mi geldik?" dediler. Allâhü teala, Kalem suresinin, 17'den 36'ya kadar olan ayetlerini, bu hadise üzerine nazil etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Harrânî

Vehbi Tülek

Abdullah Harrâni hazretleri hadis ve lügat âlimlerindendir. 205 (m. 820)'de Urfa'nın Harran şehrinde doğup büyüdü. Sonra Bağdâd'a geldi ve 290 (m. 902)'de orada vefat etti. Hadis ilmine dâir "Cüz'ün minel-fevâid-i fil-hadis" kitabında yer alan bazı hadis-i şerifler:

Onlar, Eshâb-ı Kirâmın Yolundan Gidenlerdir

Vehbi Tülek

Yaşayanlar Ölenlerden Ibret Almıyorlar!

Vehbi Tülek

Derviş Osman Efendi Anadolu velilerinden olup, Erzurumlu İbrâhim Hakkı hazretlerinin babasıdır. 1670 (H.1081) senesinde Erzurum-Hasankale'de doğdu. Zamânın velilerinden Zekeriyyâ Efendiye hizmet etti. Bir müddet sonra arkadaşlarıyla birlikte Hicaz'a gitmek niyetiyle Siirt'e doğru yola çıktılar. Hizan'dan Siirt'e giden kervanda ihtiyâr bir kimse ile tanıştılar. O ihtiyâr bunlara, "Siirt'in Tillo kasabasında şeyh İsmâil Fakirullah hazretleri vardır. Allahü teâlânın çok sevdiği evliyâsındandır. Onu ziyâret etmeden, duâsını almadan bir yere gitmeyin!" dedi.

Edeb; Insanın Nefsini Bilmesi, Tanımasıdır!

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf İbrâhim Gülşenî

Vehbi Tülek

Muhammed Rukıyye Hazretleri

Vehbi Tülek

Zındıklar, Namazı Inkâr Etmektedir

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Sevdiği Kullar

Vehbi Tülek

İyiler De Kötüler De Pişman Olacaklar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Firkateyne Bininiz

Firkateyne Bininiz

Abdülehad Efendiye bağlı en samimi talebelerinden olan Hassa-ı Hümâyûndan Gürcübaşı Mûsâ Ağa şöyle anlattı:

Abdülehad Efendi hiç sebep yokken ve bir münâsebet de geçmeden bana; "Mûsâ Ağa! Mısır'dan dönüşte, kalyona binmeyip, sayıkaya veya firkateyne bininiz." buyurdu. Buna çok taaccüb ettim. Çünkü, Mısır'a gitmek hiç hatırımdan geçmemişti. Fakat Abdülehad Efendinin bunu söylemekten bir murâdları olmalı deyip, merakla bekliyordum. Bu sözün mânâsını bir türlü anlayamıyordum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Salavat-ı Şerifin Bereketi

9 Evi Dolaşan Kelle

İmanı Ona Kafidir

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Kadin Akli

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek