Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.759.419

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tehlikelerden Gücünüz Yettiği Kadar Sakınınız!

Nesîb Efendi Osmanlı şeyhülislâmlarındandır. 1842 (H.1258) senesinde Üsküp'te doğdu. İlk tahsîlini Liphova'da yaptı. Orada Rufâî tarîkati Gülşeniye koluna mensup meşhur velîlerden Şerefüddîn Şuayb Efendiye intisab ederek icâzet aldı. 1863'te İstanbul'a giderek Fâtih medresesinden mezun oldu. Çeşitli devlet kademelerinde çalıştı. 1911'de şeyhülislâmlığa getirildi. 1912'de İttihât ve Terakkî Partisinin baskısı sonucu görevinden ayrıldı. 11 Mart 1914'te (H.1332) vefât etti. Muhyiddîn-i Arabî hazretlerinin eserlerinden yaptığı bâzı tercümeleri Müntehebât adıyla neşretti. Bu eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ümid Bekler

Bir gece Nûreddinzâde Muslihuddin Efendi, fener hazırlatıp saraya gitti. Saraya varınca, kapıda bulunan görevliler içeri aldılar. Kanuni Sultan Süleyman Han'a durumu arzedilince, kendisini kabûl etti. Pâdişâhla uzun müddet sohbet ettikten sonra şu rüyâsını anlattı: "Bu gece Resûlullah efendimizi rüyâmda gördüm. Emir buyurdu ki: "Süleymân'a bizden selâm söyle; İslâmın düşmanlarıyla farz olan cihâdı niçin terk etti? Benim şefâatimden ümit bekler ve rızâmı almak isterse, İslâm askerini hazır bulundurup, İslâm düşmanlarını ihtar etmekten uzak durmasın!" Bunun üzerine Pâdişâh yerinden saygı ile kalkıp, şevkle ve gözleri yaşararak nimete şükür ettikten sonra; "Efendim, şimdi Peygamberlerin Sultânı bu tâkatsız ve güçsüz kölesine ismiyle zikr edip emir buyuruyorlar. Bu emre boyun eğmemiz gerekmez mi? Buna binlerce hamd olsun" deyip, gazâya gitmek üzere niyet etti. Ertesi gün Zigetvar seferine gitmek üzere hazırlıklar yapıldı. Ordu, İslâmın düşmanlarıyla cihâd etmek üzere yola çıktı.Kânûni Sultan Süleymân bu sefere katılıp, orada vefât etti. Şehid olmak sûretiyle Resûlullah efendimizin muhabbetine lâyık oldu. Kânûni'nin Zigetvar seferine, Nûreddinzâde Muslihuddin Efendi de katılmıştı. Sultan Selim'in İstanbul'da tahta çıkıp Belgrat'ta orduyu ve babası Kânûni'nin cenâzesini karşılamasından sonra, cenâze, Muslihuddin Efendi ve yanındaki dört yüz kişiye teslim edilip İstanbul'a gönderildi

Vehbi Tülek

93 - Sultan Ii. Selim Ve Kibris'in Fethi

Vehbi Tülek

Fatima Sultan’in Rüyasi

Vehbi Tülek

Bir Salkim Üzüm

Vehbi Tülek

Avrupa hristiyanları, Papa'nın kışkırtması ile bir araya gelip Osmanlı topraklarına saldırmaya teşebbüs edince, yeryüzünün sultânı Kanuni Sultan Süleyman Han, ordusu ile sefe re çıktı. Târihlere şan veren ordu ağır ağır ilerliyor, hedefine bir an önce ulaşmak için gayret sarf ediyordu. Havalar da iyice ısınmıştı. Bir Hristiyan beldesinden geçerken, yolun dar olması sebebiyle, askerlerden kimisi üzüm bağlarından yürümek mecburiyetinde kaldı. Olgunlaşan üzümler susuzluktan dudağı çatlamış askerlere; "Al beni, ye beni" dercesine duruyordu. Askerlerden biri dayanamayıp, sahibinin haberi olmadan bir salkım üzüm kopardı. Yerine de bir keseye koyduğu parayi bağladı. Üzümü de yedi.

Devletin İki Kanadi

Vehbi Tülek

Nemiz Kaldi Bizim Mülk-i Arab’da

Vehbi Tülek

Hadim Sinan Paşa Ve Yavuz

Vehbi Tülek

Yüzbaşi Şevket

Vehbi Tülek

Parlayan Kiliç

Vehbi Tülek

Devlet Yikildiktan Sonra

Vehbi Tülek

Huzur Dersleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yemek Ve Içmek Ilaç Gibidir

Cevhere Berâsiyye hazretleri evliya hanımlardandır. Bağdat'ta yaşadı. Daha önceleri cariye idi. Azad edilince salih bir zat olan Ebû Abdullah el-Berâsi ile evlendi. Ebû Abdullah el-Berâsi anlatır: "Birgün Cevhere bana; "Ey efendi! Kadınlar Cennet'e girdiklerinde süslenir ziynetlenirler mi?" diye sordu. Ben de evet dedim. Bunun üzerine bir feryat koparıp bayılıp, yere düştü. Daha sonra kendine geldi. Ona; "Bu ne hâldir." dedim. Bana; "Şu hâlimi düşünüyorum da dünya nimetlerinden kavuştuğum şeyler beni korkutuyor ve ahirette mahrum kalacağımı zannettim." diye cevap verdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dünyada Dostla Düşmanı Ayırmazlar

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Sincâri hazretleri evliyânın büyüklerinden olup, Hicri ikinci asrın birinci yarısında Musul yakınlarında Sincâr kasabasında doğup, üçüncü asrın birinci yarısında vefât etti. İbrâhim bin Edhem hazretlerinin sohbetinde bulunup, ona, hizmet etmekle şereflendi. Buyurdu ki:

salevât Okuyarak Bu Nimete Kavuştum

Vehbi Tülek

Yiyeceklerde Şüphe Etmek Takva Değil, Vesvesedir!

Vehbi Tülek

Mahmûd Hasîrî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh ve hadîs âlimidir. Buhârâ’nın yakın köylerinden Hasîr’de, 546 (m. 1151) yılında doğdu. Hasen bin Mensûr Kâdı Hân’dan fıkıh ilmi öğrendi. Nişâbûr’da, Müeyyed Tûsî’den hadîs ilmi öğrenip, Sahîh-i Müslim’i dinledi. Sonra Şam’a gitti. Nûriyye Medresesi’nde ders verdi. 636 (m. 1238) yılında Şam’da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Kur’ân-ı Kerîmin Şaşırtıcı Nazmı

Vehbi Tülek

Âmâ Kadının Vebalı Oğlu!

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Lanet Ettiği Kimseler!

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Isim Ve Sıfatları Ezelidir

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kirâma Dil Uzatan, Zındıktır!

Vehbi Tülek

Dinimizde Kumar Kesin Olarak Haramdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bunlar Şarapti

Bunlar Şarapti

Kâdı Yâkûb şöyle anlatır:

Birgün Şam'da bir mescidin kenarındaydım. Orada bir köprü vardı. Hava çok sıcaktı. Abdullah el-Yuneyni, abdest almak için dereye indi. O sırada bir nasrâni, şarap yüklü katırı ile köprüden geçiyordu. Katır bir ara ürktü ve yük yere yıkıldı. Çevrede başka kimse yoktu. Abdullah el-Yuneyni, yukarı çıkıp bana; "Yükü yüklemeye yardım et!" dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Delik Kova

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Abdullah El-acemî

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Allah Diyen Genç

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek