Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.622.581

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nasîhate, Senden Çok, Benim Ihtiyâcım Vardır

Sirâcüddîn Ebû Süleymân hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Horasan’da doğdu. 781 (H.165) senesinde Bağdat'ta vefât etti. Zamânının âlimlerinden çeşitli ilimleri tahsîl etti. Tâbiînin bazı büyüklerinden hadîs-i şerîf dinledi. Habîb-i Acemî hazretlerinin sohbetlerine devâm edip, ondan feyiz aldı. Tasavvuf yolunda ilerleyip evliyâlıkta yüksek derecelere ulaştı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Somuncu Baba

Şeyh Hamidüddin Aksarayi, Bursa'da bir fırın yaptırdı. Fırınına merkebiyle dağdan odun getirir, onunla ekmekleri pişirirdi. Ekmek küfesini sırtına alarak; "Somun! Müminler somun!" diye söyler, geçimini bu yolla sağlardı. Halk, bu fırıncıya "Somuncu Baba" der ve pişirdiği ekmeğin lezzetine doyamazlardı. Somuncu Baba ekmek satmaya başlayınca, herkes peşinden koşar, ekmeğini kapışırlardı. Somuncu Baba'nın fırını, Molla Fenâri Mahallesinde, Ali Paşa Çınarı civârında olup, iki gözlü idi. Fırının bitişiğinde de, ibâdet ettiği bir odası vardı. Odanın kıble cihetinde de, nefsini terbiye etmek için kullandığı bir Çilehânesi mevcûd idi. Hamidüddin hazretleri durumunu Bursa'da kimseye bildirmedi. Hep, halk içinde Hak ile olmağa gayret etti.

Vehbi Tülek

İtalya’da Bir Yeniçeri

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa Ve Romanya Prensi

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu DEDE MOLLA'NIN bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar bir köylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunu farketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyreden Sultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunu açık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonra işine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönül bağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar. Sultan nasıl karşılık vereceğini merak ederek tekrar; "Dede, uzak yerden geliyorum. Karnım aç, yiyeceğin var mı? der. Bunun üzerine biraz ilerde iki taşın üzerine yerleştirilmiş tencerede pişmekte olan aşı işâret ederek; "Pilav, pişmek üzere, işte orada, karnın doyuncaya kadar ye!" der. Pâdişâh; "İyi ama, ardımdaki ordu da aş ister." deyince; "İşte tencere orada, indir sen de ye askerlerin de yesin. Hepinize yeter inşâallah!" diye söyler. Sonra tarlasını sürmeye devâm eder.

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Müdür Bey’e Habersiz İftara Gidelim

Vehbi Tülek

Gemiler Karadan Yürüdü

Vehbi Tülek

Garip Bir Koşu

Vehbi Tülek

Hiddet Değil Gayret

Vehbi Tülek

Bu Ne Müfsidane Teklifdir!

Vehbi Tülek

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kurtuluşu, Sâlihlerin Sohbetinde Ara

Ahmed Nasihuddin Çeşti hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Çeştiyye yolunun büyüklerinden olan babası Ebu Ahmed Çeşti'nin halifesi idi. 411 (m. 1020) yılında vefât etmiştir. Kıymetli nasihatleri vardır. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Vakıf, Ibâdet Değil "kurbet"tir

Vehbi Tülek

Muhammed ibn-i Abdülhakem hazretleri Şafii fıkıh ve hadis âlimidir. 182 (m. 799)'da Mısır'da doğdu. Genç yaşta İmam-ı Şafii hazretlerine talebe oldu ve onun takdirini kazandı. Hocasının vefatından sonra çok talebe yetiştirdi 269 (m. 882)'de Kahire'de vefat etti. Şöyle nakleder:

Issız Bir Yerde Yolunu Kaybeden Talebe!

Vehbi Tülek

Abdülkerîm Râzî

Vehbi Tülek

Abdülkerim Râzi, İmâm-ı Gazâli hazretlerinin yetiştirdiği fıkıh âlimlerindendir. (Afganistan'da) Hirat'ta yaşardı. Fâris'te (İran'da) 522 (m. 1128) senesinde vefât etti. Derslerinde buyurdu ki:

fukahâ-i Seb'adan: Ebû Seleme

Vehbi Tülek

Endülüs Emevi Halifesi Hakem Bin Abdülmelik

Vehbi Tülek

Gazabını Yenen Kimse Cennetle Müjdelendi

Vehbi Tülek

iki Çul Sahibi Abdullah El-müzeni

Vehbi Tülek

Muhammed Kudbeddîn Efendi

Vehbi Tülek

O’na Benzer Hiçbir Şey Yoktur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Haramdan Kaçani Korur

Allah Haramdan Kaçani Korur

Timur Han'dan sonra yerine geçen oğullarından Şahruh, babası gibi alimlerle oturup kalkmaktan zevk alırdı. Şahruh'un çevresindeki ulemadan biri de Nimetullah Efendi idi. Aynı zamanda evliyadan olan Nimetullah Efendi'nin dilinden düşürmediği bir söz vardı: "Allah haramdan kaçanı korur" (Yani kişi haramdan kaçarsa Allah ona haram yedirmez, nasip etmez, demek istiyordu.) Bu sözü sık sık tekrar eder, bununla biraz da hükümdar ve adamlarını uyarmak amacı güderdi. Şahruh da bunun her zaman mümkün olmayacağını, insanın bazen bilmeden de harama el uzatabileceğini ileri sürerdi. Şahruh bir gün sarayında özellikle Nimetullah Efendi'yi ağırlamak üzere bir ziyafet düzenledi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Abdullah-i EnsÂrî

İmanı Ona Kafidir

İftiranin Neticesi

Garip Karşilanan Bir Adak

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek