Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.366.835

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

En Kıymetli Sermâyemiz, Üzüntüler Ve Sıkıntılardır

Abdülhak-ı Dehlevî hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. 1551 (H.958) senesinde Delhi'de doğdu. 1642 (H.1052)'de aynı yerde vefât etti. Medrese tahsilinden sonra Silsile-i aliyye büyüklerinden Muhammed Bâki-billah hazretlerinin talebesi oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hepimiz Mevaşiyiz

Sultan II. Abdülhamid Han zamanında bir nüfus sayımı yapılması kararlaştırılır. Ecnebi sefirler Hâkan'a, hazır sayım yapılırken bir de mevâşi (küçük ve büyükbaş hayvanlar) sayımı yapılmasını tavsiye ederler. Hâkan, insanlarla hayvanların aynı sistem ve aynı zaman içinde sayılmasının insan haysiyetini zedeleyici olacağını belirterek, mevâşi sayımının daha evvel yapılmasını münasip görür. Bunun için vilâyet ve kazâlara telgraflar gönderilir. Meğer bir kazânın kaymakamı o sırada izinde imiş. Vekâlet eden zât, alaylı takımından ve kaymakamla hiç geçinemeyen câhil bir adammış. Mevâşi kelimesinin ne mânâya geldiğini bilmediği gibi, araştırmaya dahi ihtiyaç duymamış. Onu, "Üstün gayret sahibi vatandaş" falan zannetmiş olsa gerek ki, telgraf metnini okuduktan sonra, "Bunun ucunda ya bir nişan; ya bir taltif vardır! İhsân-ı şâhâneyi bu sefer de ben kapayım" diye hemen cevâbi telgrafı yazıp göndermiş:"Ser-kurenâ-yi hazret-i pâdişâhiye, ma'rûzât-ı kemineleridir:" Burada kaymakamdan başka hepimiz mevâşiyiz!"Lûgatçe: Kurenâ: Yakınlar; Ser-kurenâ-yi pâdişâhi: Pâdişahın en yakini, baş mâbeynci; Kemine: Âciz, hakir; zavallı.

Vehbi Tülek

Genç Kadiasker

Vehbi Tülek

Herşey Aslina Çeker

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Osmanlı Sultânı Dördüncü Murâd Han, Bağdât seferine giderken Misâli Baba'nın bulunduğu köyün yakınında bir yerde ordusunu istirâhate çekmişti. Bu sırada çevreyi dolaşan Sultan, onun köyüne uğradı. Köyün alt tarafında küçük bir kulübe gördü. Yaklaşıp kapısını çaldı. Kulübenin kapısı açılıp, Sultanı, nûr yüzlü bir zât karşılayıp, tebessüm ederek içeri aldı. Onun velilerden olduğunu fark eden Sultan, hürmetle huzûrunda oturup, bir müddet sohbetini dinledi ve duâsını aldı. Ayrılıp giderken Sultana birkaç avuç bulgur ve bir torba da saman verdi. Sultan bunları alıp ordusuna döndü.O gün yemek zamânı kendisine Misâli Baba tarafından hediye edilen birkaç avuç bulgurun pilav yapılmasını istedi.

En Küçük Yaşta Tahta Çikan Padişah: Iv. Mehmed Han

Vehbi Tülek

14 - Varna Savaşi Ve Koca Hizir

Vehbi Tülek

Bayezid Camiinde İlk Namaz

Vehbi Tülek

Midilli Müdafaasi

Vehbi Tülek

Gül Baba’nin Cenaze Namazi

Vehbi Tülek

İdris Baba Ve Hasan Paşanin Hirkasi

Vehbi Tülek

Abdülaziz Han’in Tahta Çikmasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

En Güzel Ölüm, Şehitlerin Ölümüdür

Dâvûd bin Muhbir hazretleri hadis âlimlerindendir. 206 (m. 821)'de Bağdâd'da vefât etti. "Kitâb-ül-Akl" adlı eserinde naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bedreddin Mahmud Aynî

Vehbi Tülek

Bedreddin Mahmud Ayni hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 760 [m. 1359] da Antep'te doğdu, 855 [m. 1451] de Kâhire'de vefat etti. En meşhur eseri olan "Hidâye Şerhi"nde diyor ki:

Herkesin Gökte Iki Kapısı Vardır

Vehbi Tülek

İran Kisrâsı Ve Arab Kâhin Sa'îb

Vehbi Tülek

İran Kisrâsı (Kralı) Dicle Nehri kenârında büyük bir sarây yaptırmıştı. Bu sarây için hesap edilemeyecek kadar çok para harcamıştı. Bir sabâh kalkıp bu sarâyın ikiye bölündüğünü, sular altında kaldığını gördü...
Yanında kâhinlerden, müneccimlerden ve sihirbâzlardan üç yüz altmış kimse bulunduruyordu. Bunlar arasında Arablardan Sa'ib adında biri vardı ki, kâhinlikte mahâretli ve meşhûr idi. Verdiği hüküm ve haberlerde az hatâ ederdi. Kisrâ bunları toplayıp, köşkünün ikiye yarılıp, harâb olmasının sebebini araştırıp, bulmalarını emretti. Her biri bir tarafa gidip araştırmaya başladılar...

Alâeddîn Halîfe

Vehbi Tülek

Gelen Feyiz Ve Bereketler Hep Velîler Sebebiyledir

Vehbi Tülek

kâdılkudât Ebü'l-behterî

Vehbi Tülek

Ömer Baba

Vehbi Tülek

Kâfirlere Kabirde Azap Vardır

Vehbi Tülek

İctihâd Makamına Lâyık Olanlar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Kânûni Sultan Süleymân Hân devrinde, bir ara yağmurlar yağmaz olmuş, insanlar kuraklıktan çok muzdarip olmuşlardı. İstanbul halkı, yağmur duâsına çıkılmasına karar verdi. Pâdişâh da çıktı. Okmeydanı'nda büyük bir kalabalık toplandı. Öyle ki bu toplulukta, başta pâdişâh olmak üzere, âlimler, vâliler, idâreciler, vezirler, kuvvetli-zayıf, zengin-fakir herkes vardı. Bilindiği gibi, Osmanlı sultanları yapacakları bütün mühim işlerde, mutlaka şeyhülislâma danışırlar, onun fetvâsına uygun hareket ederlerdi. Bunun için Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendiden, yağmur duâsını kimin yapmasının münâsib olacağı suâl edildi. O da; "Duâyı, pâdişâh veya onun münâsib gördüğü bir zât eder." buyurdu. Bunun üzerine pâdişâh; "Ya'kûb Germiyâni duâ eylesin." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Gerçek Zehir

Hayat Kurtaran Yalan

Allah Nasil Misafir Edilir?

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek