Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.760.637

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tehlikelerden Gücünüz Yettiği Kadar Sakınınız!

Nesîb Efendi Osmanlı şeyhülislâmlarındandır. 1842 (H.1258) senesinde Üsküp'te doğdu. İlk tahsîlini Liphova'da yaptı. Orada Rufâî tarîkati Gülşeniye koluna mensup meşhur velîlerden Şerefüddîn Şuayb Efendiye intisab ederek icâzet aldı. 1863'te İstanbul'a giderek Fâtih medresesinden mezun oldu. Çeşitli devlet kademelerinde çalıştı. 1911'de şeyhülislâmlığa getirildi. 1912'de İttihât ve Terakkî Partisinin baskısı sonucu görevinden ayrıldı. 11 Mart 1914'te (H.1332) vefât etti. Muhyiddîn-i Arabî hazretlerinin eserlerinden yaptığı bâzı tercümeleri Müntehebât adıyla neşretti. Bu eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

PÂdişÂhim, Baba Haydar Sizi Bekliyor!

Zamânın pâdişâhı Kânûni Sultan Süleymân, bir gece rüyâsında ak sakallı, nûr yüzlü bir ihtiyârın sırtını sıvazladığını gördü. İhtiyâr kendisine: "Efendimiz, Eyüp'teki Baba Haydar, sizi kulübesinde bekliyor. Onu ziyâret ediniz." dedi. Pâdişâh uyanınca bu sıcak sesi mânâlândırmaya çalıştı. Kimdi bu Baba Haydar? Devamlı Eyüb'e gitmesine rağmen, Baba Haydar diye birisinden bahsedildiğini hiç duymamış tı. Pâdişâhı ayağına dâvet eden bu zât kimdi? Kânûni bunları düşünürken Şeyhülislâm huzûra girdi. Pâdişâhı düşünceli görünce; "Bir derdiniz mi var Sultânım?" diye sordu. Pâdişâh da; "Hayrolsun inşâallah. Bu gece rüyâda yaşlı bir zât bana; "Eyüp'te Baba Haydar sizi bekliyor." dedi. Buna bir mânâ veremedim. Bu dâvete, sen ne dersin?" dedi. Şeyhülislâm; "Hayırdır inşâallah Pâdişâhım! Eyüp'te hiç bu isimde kimsenin bulun duğunu bilmiyorum. Baba Haydar kim acabâ? Sizinle Baba Haydar'ı arayıp bir ziyâret etsek iyi olur." dedi.

Vehbi Tülek

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Vesikalarla Konuşmasi

Vehbi Tülek

Kirim Savaşi

Vehbi Tülek

1800'lü yıllarda dünyâda iki büyük İslâm devleti vardı. Biri Osmanlı Devleti, diğeri ise, Hindistan'daki Gürgâniye Hükümdârlığıydı. İslâmiyetin büyük düşmanı olan İngilizler ise, devamlı bu iki devleti nasıl yok edebileceklerini plânlamakla meşgûldüler. Önce Gürgâniye Devletini parçalamaya karar verdiler. Böylece hem Asya'daki Müslümanları başsız bırakacaklar, hem de Hindistan'ın hazinelerine ve ticâretine hâkim olacaklardı. Fakat Osmanlı Devletinin buna mâni olmasından korkuyorlardı. Bunun için Osmanlı Devletiyle Rusya arasında savaş çıkarmaya çalıştılar. Sıcak denizlere inme hayâliyle yanıp tutuşan Rusya'yı devamlı tahrik ettikleri gibi, sadrâzam Mustafa Reşid Paşayı da kandırarak Rusya ya karşı düşmanca tavır takınmasını temin ettiler. İngilizlerin asıl maksadını anlayamayan Rus Çarı Birinci Nikola, bu devlet ile Osmanlı toprakları hakkında görüşmeye karar verdi. 9 Ocak 1853'te Sen-Petersburg'un kışlık sarayında verilen bir baloda, İngiliz elçisine Osmanlı Devletinin topraklarını paylaşmayı teklif etti. Ancak İngiltere bu teklifi red ettiği gibi, durumu Bâbıâli'ye de bildirdi. Bunun üzerine Rusya, Osmanlı Devleti hakkında tek başına tedbirler almaya kalkıştı. İstanbul'a prens Mençikof'u elçi olarak gönderip, Fransa'nın Kudüs'te daha önceleri Katolikler adına sağladığı imtiyazların Ortodokslar için de tatbik edilmesini Ortodoks tebeânın himâyesinin Rusya'ya verilmesini istedi. Fakat Mustafa Reşid Paşa, bu teklifleri reddedip meselenin diplomatik yollardan çözümünü önledi. Bunun üzerine Avusturya İmparatorluğu ile Prusya Krallığı, İstanbul ve Petersburg'a kendi hakemliklerinde bir konferans toplanıp savaşın önlenmesini teklif ettiler. Rusya bu teklifi kabul ettiği halde Mustafa Reşid Paşa İngilizlerin tahriki ile reddetti. Böylece iki devlet arasında münâsebetler tamâmen kesildi. Rusya harb ilân etmeden Eflak ve Boğdan'ı işgâl etti. Bunun üzerine Osmanlı Devleti, 4 Ekim 1853'te Rusya'ya harp ilân etti.

Timur Mağlubiyet Tatmamiş Bir Hakandir

Vehbi Tülek

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han’in Papazlara Fermani

Vehbi Tülek

Millî Şehid KemÂl Bey

Vehbi Tülek

Yoksa Hemen Geliyorum

Vehbi Tülek

Bu İtibar Sadece İlme Mi?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bu Yolun Sonu Başlangıçta Yerleştirilmiştir

Tâhir-i Lâhorî hazretleri, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin halîfelerinden ve çocuklarının hocalarındandır. Büyük bir âlim idi. Küçük yaşta memleketindeki âlimlerden zâhirî ilimleri tahsîl etmeye başladı. Tasavvuf yolunda ilerlemek için Serhend’e giderek İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin sohbetlerine devam etti. Senelerce hizmet ederek yüksek derecelere kavuştu. 1630 (H.1040) senesinde Lâhor'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yozgatlı Hacı Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Yozgatlı Hacı Ahmed Efendi büyük velilerdendir. Babası eşraftan Süleyman Efendidir. İlk tahsilini o zamanki medreselerde yapmış ve Arabi, Farisi lisanlarını da öğrendikten sonra kendisinde bir tasavvuf aşkı belirmiştir. O zamanlarda Pir-i Sani lakabını alan Çankırı'nın Çerkeş kasabasındaki Halveti şeyhi Mehmed Mustafa hazretlerine intisâb ederek, hilâfet almıştır.

Öfkesini Yenen Kahramandır

Vehbi Tülek

Muhammed Bin İshak

Vehbi Tülek

Muhammed bin İshak hazretleri siyer âlimidir. 151 [m. 768] senesinde Bağdâd'da vefat etti. (Siret-i Resûl) kitabı meşhurdur. Bu kitabında buyuruyor ki:

Talebe, Murâdına Ermek Için Çalışır

Vehbi Tülek

Allah Rızâsı Için Verilen Sadakanın Karşılığı!

Vehbi Tülek

Kerâmetler Menbâı Ebü’l-abbâs Seyyârî

Vehbi Tülek

Silsile-i Aliyye’den Muhammed Bâkî-billah

Vehbi Tülek

Şeytanın Taktikleri!..

Vehbi Tülek

Ebü’l-kâsım Hırakî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Delik Kova

Delik Kova

Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatılır:Bir zamanlar efendisinin evine her gün nehirden su taşıyan bir köle vardı. Köle boynunda taşıdığı bir sopanın iki ucuna birer kova asar, bu kovaları nehirden aldığı su ile doldurur ve eve getirirdi. Ancak kovalardan birisi birkaç yerinden delinmiş eski bir kovaydı. Dolayısıyla, nehirde ağzına kadar doldurulan suyun ancak yarısını tutabilirdi eve kadar. Diğeri ise yepyeni ve sağlam bir kovaydı. Suyu hiç sızdırmadan taşırdı. Tam iki yıl bu böylece devam etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Ahde Vefa

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Firkateyne Bininiz

Allah'ın Emaneti

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek