Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.593.813

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ebedî Saadete Kavuşmak Için

Cemâl Halvetî hazretleri Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Amasya'da doğdu. 1493 (H. 899) senesinde hac yolculuğu esnâsında vefât etti. Amasya'da bir müddet ilim tahsil ettikten sonra Aksaray'a gitti. Halvetiyye yolu büyüklerinden Şeyh Abdullah Efendiye talebe oldu. İcazet alarak talebe yetiştirdi. Yetiştirdiği âlim ve velîlerin başında Sünbül Sinan Efendi gelmektedir. Onu kendi kızı Sâfiye Hatun ile evlendirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İstanbul'un Fethi Ve İnsan Haklari

Fetih öncesi Bizans'ın iç durumu hiç iyi değildi. Devlet halkını soyuyor ve çeşitli zulümlerle inletiyordu. Avrupa ve Papalığın yardımını sağlamak için halkını, din değiştirip Katolik olmaya zorluyordu. Vergiler ödenemez büyüklükte idi. Halkın ayaklanmasını önlemek için papazlara, hurafeli inançları körükleme emrini verdiler. Bir yıldız kayması, baykuş ötüşü veya sis basması, felaket habercisi olarak anlatılıyordu. Meryem ana tablosunu bir yerden bir yere taşıyan birisinin ayağı kayıp düşse, halk günlerce yas tutuyordu. Halkı putperest yapmışlardı. Devlet din adamlarını köle gibi kullanıyordu.Halbuki, Fâtih Sultan Mehmet, İstanbul'u alınca hemen halka sordu: "Sizin din ulularınız nerededir?" İleri gelenler, din değiştirmeyi kabul etmediği için Gennadiosun hapsedildiğini söylediler. Derhal zindandan Gennadios çıkarıldı. Fâtih huzura kabul etti. Hâl hatırını sordu. Kendi has ahırından kıymetli bir at getirtip hediye etti. Onuruna mükellef bir ziyâfet verdi. Gönlünü aldı. Çok süslü bir asayı merasimle ve eğilmeden, etek öptürmeden eline verip, "Patrik olunuz! Her hususta sizden önce gelenlerin hukukuna sahipsiniz. Kavminiz her türlü din işlerinde serbesttir. Varın mesut olun!" diyerek bizzat atına kadar refâkat edip öyle göndermiştir.

Vehbi Tülek

İtalya’da Bir Yeniçeri

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve Pelekanon Savaşi

Vehbi Tülek

Donanma Sefer Çikarken

Vehbi Tülek

Andrea Doria'nın, 40 kadar kadırga ile, Mısır'dan Hind mallarını getiren Salih Reis'i yaka lamak üzere Girit sularında beklediği şayiası duyuldu. Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa, kader arkadaşı Salih Reis'in, Doria'nın pususuna düşmesine razı olmayacağı muhakkaktı. Nitekim ertesi gün bu şayiayı tersanede duyan Hayreddin Paşa, sadrazama koşarak şayianın doğru olup olmadığını sordu. Diğer vezirler de oradaydı. Ayas Paşa fevkalade müteessir bir tavırla:"Hakikat böyle Paşa, içimiz kan ağlar" dedi.Diğer vezirler de aynı şekilde konuştular. Bunun üzerine Hayreddin Paşa onlardan son bir teminat istedi:"Salih Reis benim kader arkadaşımdır. Onu göz göre göre küffarın eline bırakamam ve feda edemem. Akdeniz'e yelken açmak artık zaruret halini aldı. Ancak siz de biraz ikdam göstermelisiniz" dedi.

Sultan İkinci Bayezid Ve Sari Saltuk

Vehbi Tülek

Osmanli Ordusundaki Tertip Ve Düzen

Vehbi Tülek

Rumeli Hisari Ve Fatih

Vehbi Tülek

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Zafer Ve Seciye

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Haşim Bin Utbe (radıyallahü Anh)

Ebu Hâşim İbn-i Utbe, Eshab-ı kiramın büyüklerindendir. Hazret-i Ömer devrinde Sa'd bin Ebi Vakkas, Kadisiye Meydan Muharebesinde Rüstem kumandasındaki 100.000 kişilik İran ordusunu bozguna uğrattıktan sonra (637) Medâyin'e girdi. İran Kisrâsı Yezd-i Cürd yanına alabildiği hazineleriyle Hulvan'a giderken Celûlâ'ya uğradı. Burada askerlerini toplayan Yezd-i Cürd, Mihrân ismindeki kumandanı buraya tâyin edip, kendisi Hulvan'a gitti...
Gelen yardımlarla birlikte 100.000'i geçen İran askeri, Müslümanları bekliyordu. Bu sırada Sa'd bin Ebi Vakkâs (radıyallahu anh) hazretleri, durumu hazret-i Ömer'e (radıyallahu anh) bildirdi. Halifeden gelen mektupta şöyle buyuruyordu:
"Ey Sa'd! Şunu iyi bil ki, Allahü teâlâ vaadini gerçekleştirecektir. Haşim bin Utbe'ye Ensâr ve Muhâcirden iki bin, diğerlerinden on bin asker vererek Celûlâ'ya gönder. Öncü kuvvetlerin başına Ka'kâ'a bin Amr'ı tâyin et. Allahü teâlâ zafer ihsân ederse Ka'kâ'a'yı, Sevâd bölgesi ile dağlık bölge arasında görevlendir..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sâdık Talebenin, Uyması Gereken Edepler Vardır

Vehbi Tülek

Seyfeddîn Menârî, Şâh-ı Nakşibend hazretlerinin yetiştirdiği büyük velîlerdendir. Taşkend ile Semerkand arasında bulunan Menâr köyünde doğdu. On beşinci asrın başlarında vefât etti. Şâh-ı Nakşibend vefât edinceye kadar sohbet ve hizmetinden ayrılmadı. Şâh-ı Nakşibend hazretleri, vefâtına yakın bu kıymetli talebesine, kendisinin vefâtından sonra Alâüddîn-i Attâr'a bağlanmasını, onun hizmet ve himmet kanatları altında bulunmasını işâret etti. O da hocasının vefâtından sonra, Hâce Alâüddîn'in hizmetine girdi.

Açlık Nûr, Tokluk Ateş Şehvet Ise Odundur!

Vehbi Tülek

Abdülhak İşbilî

Vehbi Tülek

Abdülhak İşbili hazretleri Endülüs'de (İspanya) yaşamış olan Mâliki âlimlerindendir. [510] da İşbiliyye (Sevilla) şehrinde doğdu, 582 [m. 1187] de orada vefat etti. "Ahkâm'ül-Kübrâ" isimli eseri meşhurdur. Bu kitabında buyuruyor ki:

Arkadaşları Arasında Kendini Farklı Görmek

Vehbi Tülek

Cemaat Rahmet, Tefrika, Bölünmek, Ise Azaptır

Vehbi Tülek

Kemaleddin Nusaybinî

Vehbi Tülek

Öyle Kimseler Görülünce Allahü Teala Hatırlanır

Vehbi Tülek

Yünûnî Hazretleri

Vehbi Tülek

Alemdar Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Karşılık Beklemiyorum

İmanı Ona Kafidir

Onun Görmediği Yer

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek