Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.318.701

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dört Düşmana Karşı Kullanılacak Silahlar

Ali Nebtîtî hazretleri büyük velilerdendir. 1495 (H.901) senesinde, Mısır'da vefat etti. Ebü'l-Abbâs Gamrî'nin talebesidir. Ondan ilim ve edep öğrendi. Keşf ve kerametleri görüldü. Hızır aleyhisselâm ile görüşürdü. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Prut Harbi

Sarayda Kadir Gecesi Alayi

Ayni Oyun

Bize Teveccüh Edin

Latif Bir Şikayet

Fani Dünya

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bendenizde İki Fuad Vardir

Sultan Abdülaziz Han, Sadrazamlarından, tecrübeli devlet adamı Fuad Paşa ile birçok meseleyi istişare ederdi. Bir defasında, o günlerde İstanbul'da bulunan Mısır Hidivi İsmail Paşa ile hususi bir iş yapmak için görüşecekti. Bu meseleyi Fuad Paşa ile istişare etti. Fuad Paşa bunu mahzurlu buluyordu. Fakat Sultan Abdülaziz'in bu işe fazla istekli olduğunu gördüğün den, "Devletlû Hünkarımız nasıl arzu buyuruyorlarsa öyle olsun" dedi. Fakat aradan birkaç saat geçince Padişah, Fuad Paşa'nın kendisine niçin net bir cevap vermediğini düşündü. O gece bir adamını, Kanlıca'da bulunan yalısına gönderdi ve Fuad Paşa'dan, bu mesele hakkında ki görüşünün ne olduğunu yazılı olarak bildirmesini istedi. Fuad Paşa bir kağıda şu satırları yazarak padişaha gönderdi:

"Efendimiz, bendenizde iki Fuad vardır. Birincisi Padişahımızın tebeasından 'Vatandaş Fuad'dır. Vazifesi, Padişaha itaattir. Efendimizin her arzusu ve emri başının üstündedir, her fermanını fikir beyan etmeden kabul eder. İkincisi ise 'Sadrazam Fuad'dır. Onun vazifesi ise, padişahımızın isteklerine karşı gelmek değil, o işin devlete, millete ve padişahımızın şahsına, faidesi veya zararı nedir diye düşünmek, bilgi ve tecrübesine istinaden o iş hakkında fikirlerini beyan etmek, sonra da verilen vazifeyi bihakkın yerine getirmekdir.Padişah Efendimiz bu meseleyi iki Fuad'dan hangisine sual buyururlarsa o, vazifesi ile mütenasib cevab verecekdir."

Vehbi Tülek

Pîrî Reis

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve Pelekanon Savaşi

Vehbi Tülek

76 - İstanbul'un Manevi Fatihi

Vehbi Tülek

İkinci Murâd Hanın vefâtı ile Osmanlı tahtına çıkan genç pâdişâh Sultan Mehmed, İstanbul'un fethi hazırlıklarını tamamladıktan sonra şehre doğru hareket ederken, Allah adam larının da ordusunda bulunmasını istedi. Bu dâvet üzerine Akşemseddin, Akbıyık Sultan, Molla Fenâri, Molla Gürâni, Şeyh Sinân gibi meşhûr âlim ve veliler, talebeleriyle birlikte orduya katıldılar. Yine orduya katılan Aydınoğlu, Karamanoğlu, İsfendiyaroğlu kuvvetleri gibi gönüllü birlikler, İstanbul'un fethinin, bütün Türk-İslâm âlemince mukaddes bir gâye kabûl edildiğini dile getirdiler. Bilhassa talebeleriyle birlikte orduya katılan Akşemseddin hazretleri ve diğer âlim ve evliyâ zâtlar, askerlere ayrı bir şevk ve azim veriyorlardı.

Nene Hatun

Vehbi Tülek

Çal Çoban Çal

Vehbi Tülek

İngiliz Destekli Çete İşi İhtilal

Vehbi Tülek

6 - Turgut Reis'in Esaret Yillari

Vehbi Tülek

Bunu Böyle Bilesiniz

Vehbi Tülek

Hükümdar Ne İmiş Görsünler

Vehbi Tülek

Derya Üzre Cami

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Saray Hocası Molla Şemseddîn

Yavuz Sultan Selim Hân, bir gün hocası Halimi Efendi'ye dedi ki: "Molla Şemseddin bize Târih-i Vassâf yazsın." Şemseddin Efendi çok hızlı yazardı. On günde bir adet Mushâf-ı şerifi yazıp bitirirdi...
Halimi Çelebi, pâdişâhın emrini Saray Hocası Şemseddin Efendi'ye bildirdi. O da yirmi beş gün mühlet isteyip Halimi Çelebi'nin evinde yazmaya başladı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Altıparmak Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Altıparmak Mehmed Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. Aslen Üsküplüdür. Din ve fen ilimlerini memleketinde öğrendi. Tahsilini tamamladıktan sonra tasavvuf yoluna meylederek, Şeyh Cafer Efendi'ye talebe oldu. Daha sonra İstanbul'a gelerek hadis ve tefsir dersleri okuttu. Sonra Mısır'a gitti. 1033 (m. 1623)'de Kahire'de vefat etti. Altıparmak ismiyle meşhur olan "Me'âric-ün-nübüvve" tercümesinden bazı bölümler:

Muhammed Basrî

Vehbi Tülek

Kerâmetler Menbaı Talhâ Bin Îsâ

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Talhâ bin Îsâ, gençliğini ilim öğrenmekle geçirdi. Çok kerâmetleri görüldü. Bereketli ve hikmetli sözleri çoktur. Her fırsatta Kur'ân-ı kerim okur, geceleri devamlı ibâdet ederdi. Allahü teâlâya olan aşk ve muhabbetinin çokluğu sebebiyle, mânevi hallere ve kerâmetlere kavuştu...

Süfyan-ı Sevrî Ve Salevat Okuyan Adam

Vehbi Tülek

Ebü’l-hasen Atıyye El-avfî

Vehbi Tülek

Muaz Bin Cebel (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Sırrî-yi Sekatî

Vehbi Tülek

Resûlullahı Vesile Ederek Istemek

Vehbi Tülek

Onları Allahü Teâlâ Övdü...

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Fani Dünya

İmanı Ona Kafidir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Allah Haramdan Kaçani Korur

Delik Kova

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek