Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.053.433

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Din Kardeşinin Yaptığı Nasîhati Kabul Et

Molla Kârazî hazretleri, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin halîfelerinden Şeyh Muhammed Hânî'nin talebesidir. İsmi, "Ahmed" olup, "Kârazî" nisbeleriyle bilinir. Diyarbakır'a bağlı Kâraz'da doğdu ve orada vefât etti. Önce Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerinden Şeyh Hâlid-i Cezerî'nin sohbetlerinde bulundu. Hâlid-i Cezerî vefât edince Şam'a giderek Muhammed Hânî'ye talebe oldu. Kısa zaman içinde tasavvuf yolunda ilerleyip kemâle, olgunluğa ulaştı. Muhammed Hânî hazretleri ona hilafet verdi. Diyarbakır taraflarına gönderdi. Orada yirminci yüzyıl başlarında vefat etti. Bir talebesine buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Osmanlı Devleti'nde, yabancı devletlere gönderilecek elçilere çok dikkat edilirdi. Devlet-i Aliyye'nin itibarını gözetecek Serdengeçtiler aranırdı. 1736'da İran Şahı Tahmasb'a da bir elçi göndermek icabetti. İmrahor Mustafa Paşa münasip görüldü. Şah tarafından kabul edilen Mustafa Paşa, görevini yerine getirdi. Sonra, âdeti olduğu için Şah biraz eğlenmek, biraz da denemek kastıyle dedi ki: -İmrahor Paşa!.. Benim bir derdim var. Acaba sen halledebilir misin?-Hayırdır İnşâallah.-Bir atım var. Fakat, çok haşarı. Üstüne bineni yere fırlatır. Şuna bin de fikrini söyle!Mustafa Paşa, sükût etti. Biraz sonra iki seyis, iki tarafından yakalamış atı getirdiler. Önüne geleni kapar, ardında kalanı teper bir hayvandı. Şah sinsi sinsi güler, at yerleri eşeler, seyisler korkuyla bekleşirlerdi. Bütün İran devlet büyükleri meraktaydı. Mustafa Paşa, gayret kemerini kuşanıp, seyislere işaret etti. Azgın hayvanı, apıl apıl getirdiler. Bir adım kala: "Bismillah..." deyip üstüne sıçradı. Sonra da seyislere: "Bırakın!" diye bağırdı. Beygir bütün marifetlerini gösterdi. Sıçradı, çifte attı, şâha kalktı. Fakat, İmrahor Paşa'yı sırtından atamadı. Sonunda kuzu gibi uslanıverdi. Osmanlı elçisi, İran Şâhı'nın önüne geldi. Attan aşağı sıçradı. Gemleri uzatırken dedi ki:"At binenin, kılıç kuşananın Şah'ım!"

Vehbi Tülek

10 - Bir Daha Gelmemize Hacet Kalmaz

Vehbi Tülek

Helal Lokma Gerek

Vehbi Tülek

Senin Gibi Bir Kumandanin Kilici Alinmaz

Vehbi Tülek

Plevne kahramanı Gazi Osman Paşa, kaleyi büyük kuvvetlerle aylarca kuşatan Rus ordu suna yaralı olarak esir düşmüştü. Topallaya topallaya merdivenlerden çıkarken Rus Çarı II. Alexandr ve bazı generaller onu odada bekliyorlardı. Osman Paşa Rus Çarının huzuruna getiril di. Çar ve Osman Paşa birbirleirne bakıştılar. Osman Paşa'nın bıraktığı tesir pek kuvvetliydi. Herkes büyük bir adamın huzurunda bulunduğundan heyecan içindeydiler. Alexandr tercüman vasıtasıyle:-Kumandan! Plevne'den nereye gidiyordunuz? Bilmiyor musunuz ki, Rus askeri sizi muhasara etmişti, dedi. Osman Paşa:-Biliyorum. Fakat tutabildiğim mahalle gitmek üzere askerinizi yarıp çıkacaktım.-Niçin silahlarınızı teslim etmediniz?-Devletim bana, düşmanı gördüğün zaman silahını terket demedi. Buraya beni kavga için gönderdi. Çok kere düşman çokluk olduğu halde yine harp kazanılır. Nitekim bizim sizinle olan muharebelerimiz gibi.Bu askerce sözler Rus Çarı'nın hoşuna gitti:-Bravo!.. siz Osmanlı ordusuna şeref bahşettiniz. Hakikaten cesur bir adamsınız. Bizim yanımızda bulunduğunuz müddetçe üniformanızı, kılıcınızı ve nişanlarınızı taşımak hakkına sahipsiniz. Sizin gibi bir kumandanın kılıcı alınmaz. Burada ve Rusya'da kılıcınızı taşıyınız. Rusya'da bir Mareşal gibi kabul olnacaksınız!..

Hz Peygamber'in SelÂmi

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

Bir Kâse Yoğurt

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Rodos’un Fethi

Vehbi Tülek

56 - Paris'de Bir Osmanli

Vehbi Tülek

Fatih’in Ruhaniyeti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Üryânîzâde Esad Efendi

Üryânizâde Ahmed Esad Efendi 156'ncı Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1814'te İstanbul'da doğdu. Kilisli âlim Osman Üryâni'nin soyundan gelir. Medreseden icazet aldıktan sonra Serez, Halep, Kastamonu, Manastır ve Şam kadılıkları yaptı. 1878'de Sultan 2. Abdülhamid tarafından şey­hülislâm tayin edildi. 1889'da bu görevde iken vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâya Karşı Sâdık Ve Samîmî Ol!

Vehbi Tülek

Şemsüddin bin Muhammed hazretleri evliyânın büyüklerinden ve fıkıh âlimlerindendir. 1523 (H.930) senesinde Mısır'da doğdu. Kahire ve Mekke-i mükerremenin en büyük âlimlerinden ilim tahsil etti. Bunlardan icâzet aldı. Câmi-ul-Ezher'de ders verdi. 1585 (H.994) senesinde Mısır'da vefât etti. Buyurdu ki

İhlâs Sâhibi Olan Kimse Doğru Yoldan Kaymaz

Vehbi Tülek

Naklederek Konuşmak En Uygun Olanıdır

Vehbi Tülek

Ebü'l-Abbâs-ı Mürsi hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh âlimlerinin ve evliyânın büyüklerindendir. Endülüs'te (İspanya) Mürsiyye (Murcia) şehrinde 616 (m. 1219) senesinde doğdu. 686 (m. 1287) senesinde Mısır'da İskenderiyye'de vefât etti. Ebü'l-Hasen-i Şâzili hazretlerinin yetiştirdiği evliyânın en büyüklerindendir. Onun vefâtından sonra halifesi oldu. Kendisi de; Tâcüddin-i İskenderi, İmâm-ı Busayri ve Abdullah-i İsfehâni gibi meşhûr evliyâyı yetiştirdi.

Sadaka, Rabb'in Gadabını Söndürür

Vehbi Tülek

Züfer Bin Hüzeyl "imâm-ı Züfer"

Vehbi Tülek

Hasan-ı Basrî Ve Mecûsî Komşusu

Vehbi Tülek

Rehber, Talebesinin Her Derdine Derman Olur

Vehbi Tülek

İbn-i Hibbân

Vehbi Tülek

Karslı Davud Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Adam Olmazsan

B0r Çuval Toprak

Abdullah El-acemî

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Helvaci Çocuk

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek