Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.317.793

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dört Düşmana Karşı Kullanılacak Silahlar

Ali Nebtîtî hazretleri büyük velilerdendir. 1495 (H.901) senesinde, Mısır'da vefat etti. Ebü'l-Abbâs Gamrî'nin talebesidir. Ondan ilim ve edep öğrendi. Keşf ve kerametleri görüldü. Hızır aleyhisselâm ile görüşürdü. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Zor Şehzade

Şehzade Mehmet (Fatih) çok zekidir, ancak ele avuca sığmaz. Derslerini bellemekte zorlanmaz, ama hiç çalışmaz. Hele ezberle işi olmaz. Çok hocada okur, ama tamamını yıldırır. Zaman zaman öğretmenlerini alaya alır. Hatta bir keresinde hocasını durdurur: -Aman efendim, ne yapıyorsunuz? der.-Anlayamadım?-Mermere basıyorsunuz!-Eee ne var bunda?-Az evvel okuttunuz ya hocam. Meryem Validemiz İsa Aleyhisselam'ı taş üstünde getirmedi mi dünyaya. Öyleyse mermere hürmet gerek.-Ya... Öyleyse çıkar bakayım çorabını.-Niye hocam?-Bilmiyor musun aynı Meryem validemiz. İsa Aleyhisselamın beşiğini de yün ile örttü. Öyleyse örgüye hürmet gerek.

Vehbi Tülek

Yeniçeri Zorbalari Ve Iv. Mustafa Han

Vehbi Tülek

Tunus’un Fethi

Vehbi Tülek

Eğri Seferi Ve Şemseddin Sivasi Hazretleri

Vehbi Tülek

Eğri Seferiyle ilgili olarak talebelerinden Receb Efendi şöyle nakleder: "Şemseddin Sivâsi bir gün bu fakiri odalarına çağırıp; "Din düşmanlarının (hıristiyanların), sınırlardaki müslümanlara baskı ve zulümleri haddinden fazla olmuş, tahammül edilemez hâle gelmiştir. İçimde onlara karşı sefere gitme arzusu belirdi." buyurdu. Bu sözü üzerine, ihtiyâr olduklarını zayıf bünyelerinin sefere çıkmaya engel olacağını ve bu husûsa dâir pâdişâhtan da herhangi bir haber gelmediğini söyledim. Bunun üzerine; "Bize işâret ve tenbih olundu ki: "Sefer hazırlıklarını tamamla! Fetih ve zafer senin için mukarrerdir." buyurdu. Ben de; "Şüphesiz ben sâdece hak dine boyun eğip, yüzümü, gökleri ve yeri yaratmış olan Allah'a çevirdim ve ben O'na ortak koşanlardan (müşriklerden) değilim." meâlindeki En'âm sûresi 79. âyetini okudum. Bunun üzerine; "Bize müjde verildi ki yakında güçlü bir pâdişâh gazâ edip, birçok fetihlerde bulunacak ve müminlerin kalpleri de sevinçle dolacaktır." buyurdu.

Osmanli Ordusundaki Tertip Ve Düzen

Vehbi Tülek

70 - Bana Kanuna Uymaz İşler Getirmeyin

Vehbi Tülek

78 - Orhan Gazi Ve Kesik Baş

Vehbi Tülek

Sultan Iii. Selim Ve Kabakçi Mustafa

Vehbi Tülek

İyiliğe Karşi Kemlik

Vehbi Tülek

Çolak Hasan

Vehbi Tülek

Ali Onbaşi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ben Âdem’den Daha Üstünüm

Câbiri Ahmed Efendi Hanefi mezhebi âlimlerinden ve Osmanlı kadılarından olup, Eshâb-ı kirâmdan Câbir bin Abdullah-ı Ensâri'nin nesebine mensup olduğu için, "Câbiri" adıyla tanındı. İran'da doğdu. Yürüyerek İstanbul'a gelip, birçok âlimden ilim tahsil etti. Şam, Mısır, Edirne ve İstanbul kadılıkları, Anadolu kadıaskerliği yaptı. 1008 (m. 1600)'da İstanbul'da vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Seher Vaktinde Uyuyan Kimseye Çok Yazık!

Vehbi Tülek

Ali bin Abdülkâfî hazretleri fıkıh, tefsîr, hadîs, kırâat, lügat ve nahiv âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 1284 (H.683) senesinde, Mısır'ın Sübk köyünde doğdu. Bu sebeple "Takıyyüddîn Sübkî" adıyla meşhur oldu. Kâhire'ye giderek zamanını büyük âlimlerinden fıkıh, hadîs, usûl, mantık, tefsîr, ferâiz, nahiv ilimlerini ve tasavvuf yolunu öğrendi. 1355 (H.756) senesinde Kâhire’de vefât etti.

Ümmetimin âlimlerine Saygılı Olunuz

Vehbi Tülek

îmân Ettim Demekle Olmaz!..

Vehbi Tülek

Alâeddin Lâhori hazretleri Hindistan'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. Doğum târihi bilinmemektedir. 1397 (H.800) senesinde Pâni-pût şehrinde vefât etti. Önceleri, ahâlinin en zenginlerinden ve önde gelenlerinden olup, çok sevilen ve öğülen bir zât idi. Sonraları tasavvuf yoluna girip, bütün malını fakirlere dağıttı...

Velîler, Kimsenin Helâk Olmasını Istemezler

Vehbi Tülek

allahü Teâlâ Seni Görüyor!

Vehbi Tülek

al­lahım, A­mir Bin ­tu­feyli He­lak Ey­le!

Vehbi Tülek

Fıkıh Ve Hadis âlimi Ebu Abdullah

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Muhammed Berzencî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Başka Du Bilmez Misin?

Adam Olmazsan

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Abdullah-i EnsÂrî

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek