Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.190.460

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

"ey Oğlum! Cömert Ve Güler Yüzlü Ol

Halvetî Alâeddîn Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Fâtih Sultan Mehmed Han devrinde yaşadı. Karaman'da (Lârende) vefât etti. Bursa'da Seyyid Yahyâ Halvetî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip kemâle geldi. İstanbul'a gittiğinde orada halktan ve devlet adamlarından insanlar sohbetine koşup talebe oldular. Bu kalabalık o kadar çok oldu ki, İstanbul'dan uzak bir yerde bulunması uygun görüldü. Karaman diyârında ikâmete memur edildi. Burada vefâtına kadar sohbetleriyle çok kimselere hak yolu gösterdi. Oğluna şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Yavuz Sultan Selim Hânın kızı Şâh Sultan, zevci Sadr-ı âzam Lütfi Paşa ile Yanya'dan İstanbul'a gelirken, yolda eşkıyânın baskınına uğradı. Bu kötü durumdan nasıl kurtulacaklarını düşünürlerken, o anda Allahü teâlânın izni ile, zamânın evliyâsından Merkez Efendi karşılarına çıkıverdi. Önceden orada olmadığı hâlde, bir anda karşılarına dikilen Merkez Efendiyi gören haydutlar, şaşkına döndüler. Eşkıyâ reisi, Merkez Efendinin heybeti karşısında selâmeti kaçmakta buldu. Diğerleri de kaçıp orayı terkettiler. Eşkıyânın ortadan çekilmesiyle Merkez Efendi de bir anda kayboldu. Bu hâli hayretle seyreden Lütfi Paşa ve zevcesi Şâh Sultan, Merkez Efendiyi tanımışlardı. Şâh Sultan, Merkez Efendinin bu kerâmetinden dolayı, İstanbul' da Eyüb Bahariye'de onun adına bir câmi ve yanına medrese yaptırdı. Merkez Efendiyi buraya tâyin ettiler. Bir müddet orada talebe yetiştiren Merkez Efendiye Kânûni Sultan Süleymân Hân, Topkapı surlarının dışında yaptırdığı tekkede vazife verdi. Burada da aynı hizmete devam eden Merkez Efendi, Kânûni Sultan Süleymân Hânın annesinin isteği ve Sünbül Efendinin tenbihi üzerine Manisa'ya gitti. Vâlide Sultanın Manisa'da yaptırdığı imâretin yanındaki dergâhta hocalık yaptı. Tıb bilgisi kuvvetli olan Merkez Efendi, Manisa'da bulunduğu sırada kırk bir çeşit baharattan meydana gelen bir mâcun yaptı. Bu mâcunu hastalar yiyerek şifâ bulurdu. İlkbaharda yetişen çiçeklerden de istifâde edilerek yapılan bu mâcunu almak için, çevre kasabalardan gelirlerdi. Mesir mâcunu diye şöhret bulan bu mâcun, şimdi de yapılmaktadır.

Vehbi Tülek

Osmanoğlunun Ölüsünden Böyle Kaçarsin

Vehbi Tülek

Ehli Sünnetin HÂmisi Iv. Murad Han

Vehbi Tülek

Tuzlu Kahve

Vehbi Tülek

Sultan II. Abdülhamid'in son senelerinde vefat eden emekli miralay Osman Fevzi Bey'in vasiyetnamesinden bir bölüm: "Sevgili Refikam Semahat Hanım; Sizinle ilk tanışmamız, hayli ibretamiz olmuştu. Komşularımızın tavsiyesi ile size talib olduk ve rahmetli validem ile beraber, evinize, sizi istemeye gelmiştik. Âdet üzere, kahve ikram etmeniz icab ediyordu. Biraz sonra kahvelerimizi getirdiniz. Valideminki sade idi, fakat ben bir yudum alınca neye uğradığımı anlamadım. Çünkü kahveye şeker yerine bol mikdarda tuz koymuştunuz. Size bunu hissettirmemeye çalıştım, fakat hemen farkettiniz ve bir çığlık attınız. Ben ise, sizi mahcub etmemek için; "Aman efendim, ne hoş bir tesadüf, bendeniz, asker tabiatli olduğumdan herhalde, kahveyi tuzlu içerim. İnşaallah mes'ud bir yuva kurarız ve siz de bana hergün tuzlu kahve yaparsınız." demişdim. İşte sevgili Semahatcığım, sizinle tam 50 sene devam eden bu mes'ud izdivacımız, tuzlu kahve ile başladı. Aslında hayatımda o ana kadar hiç tuzlu kahve içmemişdim. Zaten İçilecek gibi de değildi. Siz 50 sene boyunca hergün bana, hoşuma gittiğini zannederek tuzlu kahve yaptınız. Bu kahvenin her yudumu zehir gibi acıydı. Fakat bu azabı size hiç hissettirmedim. Zira, karşımda mahcub bir hale düşmeniz, kalbinizin kırılması bana, tuzlu kahveden daha acı gelecekdi. Bu yüzden size hiçbirşey hissettirmedim. Artık ahiret yolculuğu başlıyor. İnşaallah dünya hayatındaki beraberliğimiz Cennet'te de devam eder. Çünki, "Dünyada kimi seviyorsanız, ahırette de beraber olursunuz" sözü hadis-i şerifdir. Sizleri Alalhü Teâlâ'ya emanet ediyorum."

22 - Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Rüstem Paşa Ve Şeyh Burhaneddin

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

Ordusunun Başinda Sefere Çikan Son Osmanli Padişahi

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Sirpsindigi Zaferi

Vehbi Tülek

Çelebi Mehmed Ve Molla Ali

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mezheb Imamının Sözü Senettir

Abdülaziz İbn-i Bezize hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 606'da (m. 1209) Tunus'ta doğdu. Orada, zamanın meşhur fıkıh âlimlerinden ders okudu. Tahsilini tamamladık­tan sonra Tunus'ta Mâliki kadılığı ve müderrislik yaptı. 673 (m. 1274)'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Yolunda" Olmak Ne Demektir

Vehbi Tülek

Ebû Eyyûb el-Hâşimi hazretleri Meşhûr hadis âlimlerindendir. 219 (m. 834) senesinde vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Şeytanın Herkese Karşı Bir Hilesi Vardır

Vehbi Tülek

sen Beni Öldüremezsin

Vehbi Tülek

Dün bahsettiğimiz gibi, insanları kendine taptıran zalim hükümdar, bu sefer de dininden dönmezse gencin başını kestirecektir...
Delikanlı hükümdarın huzuruna getirilir. "Dininden dön" teklifini reddeder. Hükümdar onu yakın adamlarına vererek:
"Onu falan dağa götürün, dağın tepesine çıkarın, dininden dönerse serbest bırakın, yoksa aşağı atın" der.

Harputlu Abdüllatif Efendi

Vehbi Tülek

İnsan, Öldüğü Hâl Üzere Diriltilir

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Ile Kul Arasındaki Sır

Vehbi Tülek

Merhamet Edene Merhamet Edilir

Vehbi Tülek

Âlemlere Rahmet Olarak Gönderildi

Vehbi Tülek

Müslümanlar Bütün Peygamberlere Inanır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Allah Diyen Genç

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek