Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.649.253

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir

Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

94 - Sultan Iii. Murad Ve Polonya Kralliği

Divan-ı Hümayun toplantı halindeydi. Cihan Padişahı III. Murad'da toplantıyı şeref lendirmişlerdi. Lalası Sadeddin Efendi sol tarafında oturuyorlardı...-Şu Vilayet-i Leh tahtının gene boşaldığını işittik. Tedbiriniz ne ola?...Padişah sualine ilk cevap Veziriazam'dan geldi:-Ferman Sultanımızındır Devletlûm...Yalnız şu hususu emen arzetmeliyim ki... bu taca erişmek için, Floransa Büyük Dukası ricada bulunur.-Yalnız o mu?-Hayır efendimiz...Velakin yıllık 1.000.000 Düka altını takdim ile arz-ı ubudiyyet eylemektedir. Hoca Sadeddin Efendi, Padişahtan izin aldıktan sonra:-Bu Düka cenapları, Alaman hanedanı mensuplarından değil mi?

Vehbi Tülek

74 - Böyle Vaaz Dinlemedik

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şeyh Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

55 - Yildirim Bayezid'in Âlimlere Hürmeti

Vehbi Tülek

Yıldırım Bayezid Han'ın oğlu Musa Çelebi, çocukluğunda da çok zeki ve haşarı idi. Gönderildiği mektepte, arkadaşları ve bilhassa hocası, ondan çok çekiyorlardı. Bir gün hocası dayanamadı ve onu dövdü. Küçük Musa, akşam ağlayarak eve geldi ve babası Sultan Yıldırım Bayezid'e:-Sizin gibi bir sultanın oğlunun darb edilmesi layık mıdır? Dedi.Bunun üzerine Sultan Bayezid:-Demek bir Sultanın oğlunu dövdü, öyleyse yarın ben de mektebe geleyim de hocaya bunun hesabını sorayım, cevabını verdi. Oğlunu gönderdikten sonra mektebe gitti ve hocası ile görüşerek, icabeden talimatları verdi.

Harp İlanindan Vazgeçsin

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

31 - Mezzomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Batililari Utandiran Manzara

Vehbi Tülek

Üç Ahbab Çavuşlar

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Ravza-i Mutahara Müdafii Fahreddin Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kalp Katılığından Daha Büyük Musibet Yoktur!

Dâbiî hazretleri meşhur âlim ve velîlerdendir. Sekizinci asırda vefât etti. Mâlik bin Dînâr, Sâbit el-Benânî gibi büyüklerle aynı asırda yaşayıp onlarla sohbette bulundu. Mâlik bin Dînâr'dan naklederek buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yersiz Söz Etmekten Dilinizi Tutunu

Vehbi Tülek

Aşçı Dede Osmanlı evliyasından olup ismi İbrâhim Efendidir. 1828 (H.1244) senesinde İstanbul'da Kandilli'de doğdu. Erzincan'a giderek. Hâlidiyye yolu büyüklerinden Şeyh Vehbi Hayyât'ın (Terzi Baba) halifesi Hacı Fehmi Efendi'ye intisab etti. Bir hac seferinde Medine'de vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Farz, Allahü Tealanın Açıkça Emrettikleridir

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Goncâr

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Goncâr rahmetullahi aleyh, Buhârâ'da yetişen âlimlerdendir. 337 (m. 948) senesinde doğdu. 412 (m. 1021)'de vefât etti. Hadis ve târih ilimlerinde mütehassıs idi. "Buhârâ Târihi" ismindeki kitabın sahibidir. Dört Halife'nin faziletlerini anlatan kıymetli bir eseri daha vardır. Bu eserinde şöyle anlatır:

Allahü Teâlâ Sana Bir Çocuk Verir Inşallah

Vehbi Tülek

Hilm Bana Insanlardan Daha Çok Yardımcıdır

Vehbi Tülek

Köstendilli Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Peygamberimize Tâbi Olmak Farzdır, Lâzımdır

Vehbi Tülek

selâmet-i Hâtimesi Için Fâtiha Okuyalım

Vehbi Tülek

İyilik Yaptıkları Zaman Sevinenler

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Değişen Sizin Kalbiniz

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek