Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.193.949

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlânın Öyle Kulları Vardır Ki

Şeyh Alâeddîn Harezmî hazretleri büyük velîlerdendir. On üçüncü ve on dördüncü yüzyıllarda Türkistan’ın batısında Harezm’de yaşadı. Günlerce oruç tutar, geceler boyunca ibâdet ederdi. On beş sene boyunca sırtını yere koyarak uyumamıştı. Nice günler geçerdi de ağzına bir lokma koymazdı. Bir parça kurumuş ekmekle iktifâ ederdi. Hac ibâdetini yapmak üzere gittiği Mekke-i mükerremede İmâm-ı Yâfiî ile karşılaştı. İmâm-ı Yafiî şöyle naklediyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şehzade Selim Ve Mevlana Celaleddin-i Rûmî

Kânûni Sultan Süleymân Hanın oğlu Şehzâde Bâyezid saltanat iddiâsı ile ayaklanmıştı. Kânûni, diğer oğlu Selim'i, onun üzerine gönderdi. Şehzâde Selim kuvvet leri ile Konya'ya geldi. O öncelikle Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin kabrini ziyâret etmek istedi. Yanında bulunanlarla birlikte türbeye girdi. Her zamanki yürüyüşü ile serbest bir şekilde kabre doğru ilerlerken, türbedâr Mahmûd Dede önünü kesti ve; "Mânâ âleminin sultanları olan böyle mübârek zâtların huzûrunda mütevâzi ve boynu bükük olmalıdır." diyerek ziyâret usûlünü hatırlattı. Bunun üzerine şehzâde ve yanındaki askeri erkân hatâlarını anladılar. Orada bulunan mihrabda Allah rızâsı için namaz kıldılar.

Vehbi Tülek

Hz Peygamber'in SelÂmi

Vehbi Tülek

80 - Murad-i Hüdavendigarin Duasi

Vehbi Tülek

99 - Deli Hüseyin Paşa Ve İran Şahinin Yayi

Vehbi Tülek

İran Şahı, Sultan IV. Murad Han'a bir çok hediyeler göndermişti. Bunlar arasında bir de yay bulunuyordu. Dünyada bir benzeri olmayan bu yay, son derece sertti ve ancak kuvvetli bir pehlivan bunu gerebilirdi. Padişah bu yayı ellerine alıp incelediler. Hediyeleri getiren İran elçisi sinsi sinsi gülüyordu:-Pek serttir efendim!..dedi.Fakat Murad Han'ın bakışlarını farkedince susmayı tercih etti. Yoksa kellesinden olacağını anladı. Padişah, çok kuvvetliydi. Fakat kendisi yayı kurmayı denemeden önce, başkalarını denemek istedi ve :-Bu yayı kim germek diler?...diye sordular. Kimsenin cevap vermesini beklemeden:-Sen gel!..diye nöbetçilerden birini çağırdı.

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufi Sapiklari

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Elçimizin Devlet Ve Tuvalet Dersi

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Mehmed Emin Tokadi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve İbrahim Gülşeni

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdullah-ı Şüttârî

Abdullah-ı Şüttâri hazretleri, Hindistan evliyâsından olup, Şihâbüddin Sühreverdi'nin torunlarındandır. Doğum târihi ve yeri belli değildir. Hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. İlim tahsiline başladıktan sonra Hemedâniyye tarikatını Ali Hemedâni'den, Kâdiriyye tarikatini ise Şeyh Abdülvehhâb'dan öğrendi. Daha sonra Tayfûriyye tarikati şeyhlerinden Muhammed Ârif'in sohbetlerine devâm ederek, talebesi oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebülfazl Bakkâlî

Vehbi Tülek

Ebülfazl Bakkâli hazretleri Tefsir ve nahiv âlimidir. Hârezm'in Cürcân şehrinde doğdu­. Hanefi fıkhındaki bilgisi ve güzel ahlakı ile de tanınan Bakkali, 562'de (m. 1167) yetmiş yaşının üzerinde Cürcân'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Rızâ Gösterilen Fakirlik, Zenginlikten Üstündür

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Ömer "kadı Beydâvî"

Vehbi Tülek

Kadı Beydâvi hazretleri meşhur Tefsir âlimlerindendir. Asıl adı Abdullah bin Ömer olup, İran'da Beydâ şehrinde doğdu. 685 [m. 1286] senesinde Tebriz'de vefat etti. "Envârüttenzil" isimli tefsir kitabı çok kıymetlidir. Bu tefsirinde buyuruyor ki:

Veli Şemseddin

Vehbi Tülek

duâ Etseniz De Gözlerim Açılsa!

Vehbi Tülek

Hiçbir Şey, Verâ Gibi Olamaz!

Vehbi Tülek

Buhârâlı Velî Hâce Dehkân-ı Kılletî

Vehbi Tülek

Bu Evde Senin Ne Işin Var

Vehbi Tülek

Bizi Belâlardan Kurtar Yâ Rabbî!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Günlerden bir gün, yıllardan bir yıl, bir padişahın ganimet malından eline çok güzel ve tarif edilmez bir kumaş geçer. Terzi başını çağırtıp o kumaşı eline verir. Terzi başı kumaşı görünce aklı başından gider. Ve sanki hasta olur. Padişaha kaftan kesmek için yaklaşıp evvela tahmin için eline arşın alır: -Sultanım, üstatlar, "bin ölç bir kes, ölçmeden kumaşa el vurmasın hiç kes (kimse) demişler", der. -Sultanım, bu kumaş kaftan olmaya el vermez, diye söyler. Dörtte bir, çeyrek daha gerekir ki, hazret-i sultana layık bir kaftan olsun. Padişah çaresiz: -Biraz dursun, der ve buna uygun parça bulunması için şehir ve vilayet aransın, diye emreder. Her ne kadar şehir baştan başa aranır ve memleket boydan boya taranırsa da ona münasip kumaş ve o beze uyar bir yoldaş bulunamaz. Padişah çaresiz kalıp bir başka terziyi davet eder: -Şu güzel kumaştan bana iyi bir elbise yapıver, diye söyler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Ahde Vefa

Yirmi Saniyede

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek