Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.682.501

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Vallâhî Dünyâ Için Allah Demem!

Erzincânlı Abdullah Efendi Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Zamânının usûlüne göre çeşitli ilimleri tahsîl etti. İlimde yüksek dereceye ulaştıktan sonra Bağdâd'da bulunduğu sırada Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerini tanıdı, sohbetleriyle şereflendi. Mevlânâ Hâlid hazretlerinin sohbet ve hizmetlerinde bulunarak kemâle, olgunluğa ulaştı. Hocası ona hilâfet-i mutlaka verdi. Erzincan'a gönderdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

FÂtih’in İlme Ve UlemÂya Verdiği Kiymet

Yıl 1453, mevsim bahar idi. Bizans'tan Tebriz ve Semenkand'a ulaşan haberler Osmanoğlu Mehmed Hân'ın Kral Konstantin'i yendiği ve İstanbul'u aldığını bildiriyordu. Haberciler bir şey daha ilâve ediyorlardı sözlerine: "Cihangir hükümdar, Moğol istilacılarına hiç benzemeyen ilim ve hikmet sahibi münevver bir genç... Kılıcın zaferini kelâm ve kalemin hüneri ile tartıyor..." Orta Asya hâkanları düşünüyorlardı... Bu gazanfer yarın doğuya yönelirse ne yapacaklardı?.. Tebriz hükümdarı Uzun Hasan hemen ona bir elçi göndermeyi planladı ve meşhur astronomi ve matematik âlimi, memleketin medâr-ı iftihârı mümtaz insan Ali Kuşçu 'yu yola çıkardı. Uluğ Bey'in gözde talebesi ve şarkın o asırdaki hikmet güneşi olan Ali Kuşçu'ya acaba nasıl muâmele olunacak, deneyecekler ve ona göre genç Sultân Fâtih Mehmed Hân'a karşı politika geliştireceklerdi.Ulaklar, Ali Kuşçu'nun 200 kişilik bir kafile ile Osmanlı hudutlarından giriş yaptığını Sultan Fâtih'e bildirdikleri gün, şu mealde bir ferman çıkarıldı: "Her vilâyet menzilinde kendilerine bin altın yol harçlığı verile..."

Vehbi Tülek

Beş Yüz Beş Kuruş

Vehbi Tülek

Kolumu Kesiver Kumandanim

Vehbi Tülek

Terzi Sûfî Baba

Vehbi Tülek

Gargarofça kasabasından Koca Şâban adlı bir sipâhi, Terzi Sûfi nâmında sâlih bir kimse ile berâber Zigetvar seferine katıldı. Sirem sancakbeyi, Bâli Beyin yanında karakol hizmetinde idiler. Çevreyi kontrol ettikten sonra, sahrada uyuya kaldılar. Bir müddet sonra uyanan Terzi Sûfi, Şâban Beyi uyandırıp; "Gel Şâban Bey, hücûma katılalım. İnşâallah hisar fetholunur." dedi. O da latife edip; "Düşte görmüşsen hayrola." dedi. Terzi Sûfi de; "İnşâallah olur. Ak abalı dervişler gelip, hisarı ateşe verip içeri girerler, hayır alâmetidir." dedi. Abdest alıp yola koyuldular. Kaleye yaklaştıklarında, sevinç çığlıkları atan askerler; "Muslihuddin Efendi geldi. Kalenin fethini haber verdi." diyorlardı. Onlar yürüyüşe devâm ettiler. İşte bu sırada, hisarın alevler içinde yandığını gördüler. Hep berâber hücûm edip, fetihten ümitsiz iken, o gün kaleyi ele geçirdiler.

Turhanzade Ömer Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

FÂtih’in İlme Ve UlemÂya Verdiği Kiymet

Vehbi Tülek

Düşman Asfalt Yollardan Mi Geldi

Vehbi Tülek

Yapmasini Değil, Satmasini Bilirim

Vehbi Tülek

Hamdolsun İslam Askeri Muzaffer Olmuştur

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂli’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

Bursa İpeği

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Nuaym İsfahanî

Ebû Nuaym İsfahani hazretleri meşhur hadis, kelâm, tasavvuf âlimi olup, evliyanın meşhurlarının kerametlerini anlatan "Hilyetü'l-evliya" isimli kıymetli eserin müellifidir. 330 (m. 941) senesinde İran'da İsfa­han'da doğdu. Ebû Nuaym, sekiz ya­şından itibaren hadis âlimlerinden ders almaya başladı. Daha sonra Bas­ra, Kûfe, Bağdat, Mekke gibi ilim merkezlerine giderek buralar­da ilim öğrendi. Hilyetü'l-evliya'yı yazdıktan sonra 430 (m. 1038) tarihinde İsfahan'da vefat etti. Bu eserinde şunları yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

cebel-ür-râsih Matar Bâzerâyî

Vehbi Tülek

Ma­tar Bâ­ze­râ­yi haz­ret­le­ri, Irak'ta ye­ti­şen ev­li­yâ­nın bü­yük­le­rin­den ve ârif­le­rin ön­der­le­rin­den­dir. Bağ­dad'a 150 ki­lo­met­re me­sa­fe­de bu­lu­nan Ne­cef şeh­ri­nin köy­le­rin­den Bâ­ze­rây'a men­sûb ol­du­ğu için "Bâ­ze­râ­yi" de­nil­miş­tir. 550 (m. 1155) se­ne­sin­den ev­vel ve­fât et­ti.

Sadaka Verdiğin Zaman Sakın Başa Kakma!

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Cübbâb

Vehbi Tülek

Ahmed bin Cübbâb hazretleri, Kurtubalı (Endülüs) olduğu için "Kurtubi", Mâliki âlimi olduğu için de kendisine "Mâliki" denilirdi. Cübbe satan babasına verilen "Cübbâb" lakabından dolayı, "İbn-i Cübbâb" diye tanındı. 246 (m. 860) yılında Kurtuba'da doğdu. 322 (m. 933) yılında vefât etti...

Saîd Ibni Müseyyib

Vehbi Tülek

Talebe, Her Işinde Üstadına Uymalıdır

Vehbi Tülek

Anne Duası Ve Hazreti Alkame

Vehbi Tülek

Dua, Uyanık Kalp Ile Yapılmalıdır

Vehbi Tülek

Fakirliği Sevmek Çetin Bir Imtihandır!

Vehbi Tülek

Buhârâlı Velî Ârif-i Dikgerânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Hazreti Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) eshabıyla oturmuş sohbet ediyordu. Bir kadın sahabe Resulullah'ın huzuruna telaşla girerek:

- Ya Resûlallah! Şu anda kocam ölüm dçşeğinde, belki biraz sonra ölmüş olacak... Yalnız yanında kelime-i şehadet getirdiğimi anladığı ve kendiside getirmeye çalıştığı halde şehadet kelimesi getiremiyor. Kocamın imansız gitmesinden korkuyorum. Bu hususta bir yardımınızı bekliyorum, dedi.

Hazreti Peygamberimiz:

- Kocan sağlığında ne gibi kötü harekette bulunurdu? diye sordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Altıyüz Dirhemlik İp

Anzakli Ömer

Bize Teveccüh Edin

İsmail Hakki Efendi

Evliyalar Ölmez İmiş

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek