Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.142.671

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Övülmesiyle Yerilmesi Arasında Fark Görmeyen Kimse Zâhiddir

İbn-i Celâ hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Şam'da doğdu. 918 (H. 306) senesinde orada vefât etti. Zamânın büyük velîlerinden Zünnûn-i Mısrî ile Ebû Türâb Nahşebî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Cüneyd-i Bağdâdî, Ebü'l-Hasan-ı Nûrî hazretleri ile görüşüp istifâde etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ya’kub GermiyÂnî’nin Yardimi

Ya'kûb Germiyâni hazretleri, Rumeli beldelerinden Yanya'da bulunduğu sırada, Yanya yakınındaki Preveze kalesini, frenk kâfirleri karadan ve denizden istilâ edip, muhâsara altına almışlardı. Bu sırada Ya'kûb Germiyâni, müslümanlara yardım için o kaleye gitti. O zâtın kalede bulunması ile, kaledeki müslümanlar, kâfirlerin şerlerinden emin oldular. Ya'kûb Germiyâni, bir kerâmeti olarak, kâfirlere karşı öyle heybetli göründü ki, kâfirlerden hiçbiri kalenin giriş yoluna yaklaşmaya ve saldırmaya cesâret edemedi.Vuruşma esnâsında, kale burcunda bulunan topu, bizzat kendi eliyle ateşlerdi. Allahü teâlânın izni ile atışlar tam isâbetli olurdu. Evvelâ, kâfirlerin alâmet olarak yanlarında taşıdıkları büyük bir haçı, sonra da, askerlerin çoğunu top atışları ile perişân etti. Allahü teâlânın nusret ve yardımiyle kâfirleri dağıttı. Atışlar o kadar tesirli oldu ki, düşman tarafında sağ kalanlar kurtuluşu kaçmakta buldular.

Vehbi Tülek

Acele Tövbe Et

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Mevlana’yi Ziyareti

Vehbi Tülek

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

İnebahtı felaketinde Osmanlı donanması, Haçlı donanması tarafından pusuya düşürülüp imha edildiği sırada, Uluç Ali Paşa, kendi kumandasındaki birkaç gemiyi kurtarmayı başarmış ve İstanbul'a gelerek bu faciayı haber vermişti. Bunun üzerine Sultan II. Selim Han onun bu kısmi başarısından dolayı onu Kaptan-ı Deryalığa tayin etti ve adını da Uluç Ali Reis'den Kılıç Ali Paşa'ya çevirdi.

Diğer taraftan Sadrazam Sokollu Mehmed Paşa, yeniden donanma inşası için, bütün devlet erkanını harekete geçirerek, Osmanlı ülkelerinin bütün imkanlarını seferber etmişti. Çalışmaları büyük bir titizlikle takibediyor, heryere girip çıkıyor ve işlerin aksamasına meydan vermiyordu. Yanına Kaptanı Derya tayin edilen Kılıç Ali Paşa'yı da alarak çıkıyordu.

106 - Sultan I. Mahmud'un Duasi

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Önce İmam, Sonra Mahkeme

Vehbi Tülek

Fatima Sultan’in Rüyasi

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Örnek Şahsiyeti

Vehbi Tülek

Kahraman Bir Türk Düşmani

Vehbi Tülek

Vermeyince Ma’bud

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Zikredenin Kalbinde Nifâk Kalmaz

Çivizâde Damadı Hâmid Efendi 15. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 900 (m. 1494)'de Konya'da doğdu. İstanbul'a giderek Şeyhülislâm Çivizâde Muhyiddin Mehmed Efendi'ye talebe, sonra damat oldu. Müderrislik, kadılık, Rumeli kazaskerliği, nihayet Ebüssuûd Efendi'den sonra Şeyhülis­lâmlık vazifesine getirildi. Bu görevde iken 985'te (m. 1577) vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Küfre Sebep Olan Bidat

Vehbi Tülek

Burhâneddin İbrâhim bin Cemâa hazretleri tefsir ve fıkıh âlimidir. 725 (m. 1325)'de doğdu. 790 (m. 1388)'de Şam'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

İlim, Karanlığa Karşı Gözün Nurudur

Vehbi Tülek

Ramazan Ayı, Çok Şereflidir

Vehbi Tülek

Ebû Nuaym Gazzi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 770 (m. 1368)'de Filistin'de Gazze'de doğdu, 822 (m. 1419)'de Mekke-i mükerremede vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Abdullah Bin Mendi

Vehbi Tülek

Sırâtı Geçerken Kendisine Nûrdan Işık Verilen Kullar

Vehbi Tülek

Zekeriyyâ "aleyhisselam"

Vehbi Tülek

Şeyhülislâm Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Mecûsînin Yaptırdığı Köprünün Değeri!..

Vehbi Tülek

Siz De Bu Genç Gibi Olurdunuz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Sonunda Orta Yolu Buldular

Adam Olmazsan

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek