Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.329.591

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Eshâb-ı Kirâm Aleyhinde Konuşanın Cezası

Molla Câmî hazretleri büyük velilerdendir. Horasan’da, Cam kasabasında 817’de (m.1415) doğdu. 898’de [m. 1492] Herat’ta vefat etti. Behâeddîn Buhârî hazretlerinin halifelerinden Sa'deddîn-i Kaşgârî meclisinde kemâle geldi. Sultanlardan ve hele vezir Ali Şîr Nevâî’den çok saygı görürdü. Fatih Sultan Muhammed hazretleri ile de mektuplaşırdı. Fatihin daveti ile Konya’ya teşrîf etti ise de padişah vefat ettiğinden görüşemediler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Padişah Memlekete Hainlik Etmez

Sultan Abdülhamid Han'ın son senesinde İttihad ve Terakki Partisi iktidarı ele geçirince, halkı padişah aleyhine çevirmek ve kendi partilerine üye yapmak için çalışmalara başladılar. Bunlardan Dr. Nazım, Aydın'a giderek, tütün tüccarı sıfatıyla beldenin ileri gelenleriyle görüşü yordu. Bu arada meşhur efelerden Çakıcı Mehmed Efe'nin yanına da gitti. Sohbet esnasında Efe'ye:"Sultan Abdülhamid devlete hainlik ediyor. Bilhassa ortalığı hafiyelerle doldurdu. Bunla rın hemen dağıtılması lazım" demesi üzerine Efe, Nazım Bey'e dönerek:"Padişah memlekete hainlik etmez. Hafiye işine gelince, ben bir eşkıyayım. Dağda geze bilmem için jandarmaalrın hareketlerinden haberdar olmam lazım. Bu köylerde benim yirmi den fazla hafiyem var. Eğer onlar olmasa ve bana zamanında haber iletmeseler, bir gün bile bu dağlarda dolaşamam. Benim gibi bir eşkıyanın hafiyeye ihtiyacı oluyor da bu devletin padişahının niçin olmasın. Onun da hafiyeleri olmasa, bir gün bile bu devlet ayakta kalamaz. Bana böyle münasebetsiz laflar etmeyin ve derhal burayı terkedin" diyerek Nazım Bey'i kovdu

Vehbi Tülek

Kanije Kalesinin Fethi Ve Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Peki Yikilmasin

Vehbi Tülek

Yıl bin beş yüz on ikiydi. Yavuz Sultan Selim, vezirini, vüzerasını, emirini, ümerasını , âlimini, umerasını yanına alıp, Bursa'ya ecdadının kabirlerini ziyarete gitti. O sırada Koca Mustafa Paşa, küçük vezir sıfatıyle hünkârın yanında bulunuyordu. Ziyaret sırası, talihsiz Cem'in türbesine gelmişti. Yavuz Sultan Selim, sandukanın başında uzun düşüncelere vardı. Dedesi Fatih Sultan Mehmet, açıkça onu veliaht olarak göstermişti. Buna rağmen ortalıkta neler neler dönmüş, babası Sultan Bayezid ile amcası birbirine silah çekmiş, sonunda o güzel adam,"küffar arasında" ıstırap içinde can vermiş, belki yanında ağzına bir yudum su verecek kimse yokken ölmüştü. Sultan Selim, bu hikâyede, küçük vezirin oynadığı rolü biliyordu. O aynı oyunu kendisi tahta çıkarken de oynamak istemiş, Şehzade Ahmed'i Selim'e tercih etmişti. Bu hatıraların tazelenişi, Koca Mustafa Paşa'nın katli fermanı için yeter sebepti. Yavuz sanki şimdi, amcası Cem kabrinde daha rahat yatıyormuş gibi geldi.

Midhat Paşa

Vehbi Tülek

93 - Sultan Ii. Selim Ve Kibris'in Fethi

Vehbi Tülek

Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Vehbi Tülek

Batililari Utandiran Manzara

Vehbi Tülek

Düşman Asfalt Yollardan Mi Geldi

Vehbi Tülek

Bizim Silah Fabrikamiz Yok

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ölüm Gelinceye Kadar Ibâdet Emredilmiştir

Nakşî İbrahim Efendi, Sünbüliye tarikati şeyhlerindendir. İstanbul'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra Şehzâde Câmiine vâiz tayin edildi. Bu sırada Koca Mustafa Paşa Şeyhi Seyyid Alâeddin Efendi’ye intisâb ederek Sünbüliye tarikatinde kemale erdi. 1114 (m. 1702) tarihinde vefat etti. Bu mübarek zat, bir sohbetinde şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hayır Söylemek Şeytanı Uzaklaştırır

Vehbi Tülek

Ahmed İbn-i Mengûye hazretleri hadis hafızıdır. 347'de (m. 958) İran'da İsfahan'da doğdu. Burada hadis öğrendikten sonra Nişâbur'a giderek tahsilini ilerletti ve yüzbin hadis-i şerifi râvileriyle birlikte ezberleyerek hadis hafızı oldu. 428'de (m. 1036) Nişâbur'da vefat etti. "Ricâlü Şahihi Müslim" isimli eserinde naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Ebû Muhammed Cerîrî

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîm, Harf Ve Kelime Olarak Gönderildi

Vehbi Tülek

Ebü’l-Hattâb hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 392 (m. 1002) senesinde doğdu. 476 (m. 1083) senesinde Bağdad’da vefât etti. Asrındaki büyük âlimlerden kırâat ilmini ve diğer ilimleri öğrendi. Kendisinden de birçok âlim ilim öğrenip, hadîs-i şerîf rivâyet ettiler. Ebü’l-Hattâb’ın, âyet-i kerîmelerin sayısı ve sünnet hakkında kasideleri vardır. Kasidesinin bazı kısımlarında şöyle demektedir:

İhlâs Elde Edilmedikçe, Kurtuluşa Erişilemez

Vehbi Tülek

İnsanlara Eziyet Ve Sıkıntı Vermeyin!

Vehbi Tülek

Evliyânın Baş Tâcı Abdurrahmân Tafsûncî

Vehbi Tülek

Gariplerin Sığınağı Şeyh Abdüsselâm

Vehbi Tülek

Muaz Bin Cebel (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Harama Helâl Diyenin Imanı Gider!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Namazini Ben Kildirayim

Allah Haramdan Kaçani Korur

Arkadaşlarımı Korumak Için

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

At Hirsizi

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek