Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.833.595

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Varlığın Yaratıcısı Allahü Teâlâdır

Sıddîkî Efendi, Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. Bağdad'da doğdu. Burada zamanın büyük âlimlerinin ders ve sohbetlerinde kemale geldikten sonra Kudüs'e giderek talebe yetiştirdi. 1735 (H.1148)'de orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bedeli Çanakkale’de

Askerlik vazifesi yaparken vatan uğrunda şehadet mertebesine ermek veya gazi olmak her Türk için tabii bir şeydir. Ancak bu 45 şehit ve 150 gazinin durumu başkadır. Zira bunların istisnasız hepsi (1909 ve 1914 Askeri Mükellefiyet Kanunu gereğince) askerlik vazifesinden ya muaf ya da maksureli (tecilli) tutulmuş gençlerdir. Bu iki kanun sultani mektepleri talebe ve mezunları askerlik vazifesinden " maksureli" ettiği gibi, Balkan Harbi sırasında mer'i olan 1909 kanunu da üstelik bütün İstanbul halkını askerlik vazifesinden azade kılmaktadır.Bu şehit ve gazilerin hepsi 17-22 yaşındayken ve bir kısmı henüz mektebin lise ve orta kısmında, bir kısmıysa mezun ve İstanbul Darülfünunu veya Avrupa üniversite lerinde tahsildeyken, birbir leriyle yarış edercesine askerlik şubelerine koşmuşlar ve gönüllü olarak askere yazılmışlardı. Hatta içlerinden Irak Cephesi'nde şehit düşen 646 Celal İbrahim seferberliğin ilanıyla beraber geceden gidip askerlik şubesinin kapısında sabahlamış ve " 1 Numaralı Gönüllü" yazılmak şerefini elde emiştir.

Vehbi Tülek

Cezzar Ahmed Paşa Ve Napoeon Bonapart

Vehbi Tülek

Ördeğini De Beraber Al

Vehbi Tülek

Benim Gözüm Göreceklerini Gördü

Vehbi Tülek

18 Mart 1915 günü. İngiliz donanması en büyük savaş gemileriyle Çanakkale boğazını geçmek için zorluyor, yoğun topçu ateşi ile boğazın iki tarafındaki Osmanlı tabyalarını hallaç pamuğu gibi atıyordu.O gün Boğaz tabyaları arasında en çok iş gören ve en çok hasara uğrayan Rumeli Mecidiyesi Bataryası oldu. Sabahtan beri muharebenin en şiddetli anlarında dahi iki sahil arasında gidip gelmekten çekinmemiş olan Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa, tabyanın feci durumunu haber aldığı zaman yine motora atlayıp Çimenlik İskelesi'nden karşı sahile hareket etti. Cephaneliği berhava olan tabyanın durumu hazindi.

Orhan Gazi Ve İznik’in Fethi

Vehbi Tülek

Yunan Askeri Hakiminin İtiraflari

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Emrediyorum Paşa!

Vehbi Tülek

Bu Sopayi Baban Verdi

Vehbi Tülek

Vasif Efendi İspanya’da

Vehbi Tülek

Sultan Adülaziz’in Avrupa Seyahati

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Adalet Her Kökü Sulamak Değildir

Mehmed Çelebi Afyon'da yaşayan Mevlevî büyüklerindendir. Sultan Dîvânî diye meşhur oldu. On altıncı yüzyılda yaşadı. Afyon'da doğdu. Babası büyük veli Abapûş-i Velî'dir. Onun terbiyesinde yetişerek tasavvufta büyük dereceler elde etti. Babasının sağlığında, yerine geçerek talebe yetiştirmeye başladı. Yavuz Sultan Selim arasında yakınlık vardı. Yavuz Sultan Selim Han ekseriyetle mühim ve müşkil zor meselelerde Sultan Dîvânî ile istişare için mektuplaşırdı. Aldığı cevaba göre hareket etmesiyle o sıkıntısı gider, işleri hayırla neticelenirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Takıyyüddîn Makdisî

Vehbi Tülek

Takıyyüddin Makdisi hazretleri, hadis ve Hanbeli mezhebi fıkıh âlimidir. Filistin ahâlisinden olduğu için "Makdisi" nisbet edildi. 679 (m. 1280) yılında vefât etti. Naklettiği Hadis-i şeriflerden bazıları:

Osmanoğullarının âkıbeti Nasıl Olacak Ağabey?

Vehbi Tülek

Ebû Nasr Ergıyânî

Vehbi Tülek

Ebû Nasr Ergıyâni hazretleri, Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 454 (m. 1062)'de İran'da Nişâbûr civârında Ergıyân'da doğdu. 528 (m. 1134)'de Nişâbûr'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Eshâb-ı Kiramın En Üstünleri Hakkında

Vehbi Tülek

Muhammed El-hadramî

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Mendi

Vehbi Tülek

benim Affı Ve Ihsânı Bol Olan Rabbim Var

Vehbi Tülek

En Şerefli Söz, Allahü Teâlâyı Anmaktır

Vehbi Tülek

Edep Timsali Kâtip İsmâil Enarânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Yirmi Saniyede

Abdullah Bin MübÂrek

Ölüyü Diriltemem

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Onun Görmediği Yer

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek