Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.619.058

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kendin Için Istediğini, Insanlar Için De Iste!

Kemâlüddîn Kureşî hazretleri Şafiî fıkıh, usûl ve hadîs âlimidir. 582 (m. 1186) senesinde doğup, 652 (m. 1254) târihinde Haleb’de vefât etti. İlim tahsllinden sonra Nusaybin’de kadılık yaptı. Daha sonra Dımeşk’da hatîblik yaptı. Sultanların mektûplarını yazdı. Zamanının önde gelenlerinden idi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İsterse Sirtimdan Geçsin

Dünyada ilk demiryolu 1830'da İngiltere'de Liverpol-Mancester arasında yapılmıştır. Osmanlı Devleti'nde ise 1851'de Kâhire-İskenderun, 1856-60 Köstence-Çernova, 1856-66 İzmir-Aydın, sıra ile; Dedeağaç-Manastır, Haydarpaşa-Ankara, Mudanya-Bursa, Eskişehir-Konya, Adana-Halep-Şam-Kudüs, Adana-Bağdat, Hamidiye-Hicaz... demiryolları yapılmıştır. O zaman dünyada en uzun demiryolu 8334 km ile Osmanlı Devleti'ndeydi. Bugünkü sınırlarımız içinde 4138 km'si kalmıştır.1870'de Avrupa şehirlerini İstanbul'a bağlayacak 1274 km'lik demiryolu yapılmaya başlanır. İlk etapta 15 km'lik Yedikule-Küçükçekmece arası bitmiş ve tren çalışmaya başlamıştır. Fakat, Yedikule'nin şehre uzak olmasından Demiryolu'nu yapan şirket Sirkeci'nin ilk istasyon olmasını ister. Yolun Topkapı Sarayı içinden geçmesi gerekmektedir. Sarayda bulunan bâzı köşk ve bahçelerin yıkılması lâzımdır. Kurulan komisyon bir karar alamaz ve iş Pâdişah Sultan Abdülaziz Hân'a intikal eder. Osmanlı Pâdişahlarının bütün teknolojik gelişmeler için takındığı tavır, verdiği şu ibretli cevaptan anlaşılır: "Memleketime demiryolu yapılsın da, isterse sırtımdan geçsin, râzıyım."

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Bir Kaşik Tuz

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Murâd Han döneminde yeniçeri ocağının kuruluşuna ilk adım olmak üzere târihlerde şu vak'a anlatılmaktadır: "Sultan Murâd Gâzi, Edirne'de tahta geçüp oturdu. Bir gün Kara Rüstem derlerdi, Karaman vilâyetinden bir dânişmend geldi. Halil Hayreddin Paşa ol vakitde kâdıasker idi. Kara Rüstem; Efendi! Bunca sultanlık malı niçün zâyi edersiniz, deyince, Kâdıasker; nice mal zâyi etmişiz, diye sordu. Kara Rüstem, bu gâziler ki gazâlarda esir çıkarırlar, cenâb-ı Hakk'ın emriyle beşde biri hünkârındır, dedi. Çandarlı Halil Hayreddin bunu hemen Murâd Hana nakletti. Sultan: Mâdemki Allahü teâlânın emr-i şerifidir şimden sonra alın, dedi... Bundan sonra Gâzi Evrenuz ve Lala Şâhin'e ısmarladılar ki akınlarda çıkan esirden beş başda birin pâdişâh için alalar. Bu usûl üzere hayli oğlanlar toplayıp Murâd Gâziye getürdüler. Halil Hayreddin Paşa; bunları Türk'e verelüm hem müslüman olsunlar, dedi. Kabul edilip bunlar evvelen Türk köylüsünün yanına verildiler. Hem Türkçe öğrenip ve hem de müslüman oldular. Ondan sonra saray kapısına girüp, ak börk giydirip adını yeniçeri koydular."

Toprak Taşimaya Giderüm

Vehbi Tülek

Bu Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Aldiğimiz Fiyata

Vehbi Tülek

Kubadoğlu Süleyman Bey

Vehbi Tülek

Koca Seyid

Vehbi Tülek

56 - Paris'de Bir Osmanli

Vehbi Tülek

63 - Sultan Vi. Murad Ve Polonya Elçisi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mucizeye "sihir Ve Göz Boyama" Diyenler!

Mahmûd Lâmii Çelebi Osmanlı âlimlerindendir. 1472 (H.877) de Bursa'da doğdu. Zamânının büyük âlimlerinden zâhiri ilimleri öğrendi. Tasavvufta, Seyyid Emir Ahmed Buhâri hazretlerine intisâb ederek, onun talebesi olmakla şereflendi. 1531 (H.938) senesinde Bursa'da vefât etti. Molla Abdurrahmân Câmi hazretlerinin Şevâhid-ün-Nübüvve kitabını tercüme etti. Bu eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Açlık, Iyi Insanın Gıdâsı, Ibâdet Rûhunun Süsüdür

Vehbi Tülek

Medeni İbrâhim Efendi Anadolu evliyâsındandır. Sinop-Boyabat'ta doğdu. İstanbul'da ilim tahsili yaptı. Sonra tasavvufa meyledip Alacahisarlı Hasan Efendiden feyiz aldı. İcazet verilerek Kırım'da Kefe'ye gönderildi, bir müddet talebe yetiştirdi. Sonra Medine-i münevvereye gitti ve orada yerleşti. 1601 (H.1010) senesinde Medine'de vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Peygamber Efendimizin Vârisi Olan âlimler

Vehbi Tülek

İki Cihan Saadetine Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

Hâfız Sa'dullah hazretleri Hindistan velilerinden ve büyük İslâm âlimidir. Ecmir şehrinde 1740 (H.1152) senesinde vefât etti. İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin torunu ve İmâm-ı Muhammed Ma'sûm hazretlerinin oğlu ve halifesi olan Muhammed Sıddik hazretlerine talebe oldu. O büyük zâtın huzûrunda, Müceddidiyye yolunda kemâle geldi ve talebe yetiştirdi. Mazhâr-ı Cân-ı Cânân hazretlerinin, kendilerinden ilim ve feyiz aldığı hocaları arasında en büyükleri olan dört zâttan biridir. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Dil, Şükretmek Içindir, Gıybet Için Kullanma

Vehbi Tülek

Ey Akıl Sahipleri, Ibret Alınız!

Vehbi Tülek

Ömer (radiyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Han­belî Fı­kıh â­li­mi Ha­sen Bin Hâ­mid

Vehbi Tülek

Bir Kavmin Efendisi, Onlara Hizmet Edendir

Vehbi Tülek

Onun Yanında Yâsîn Sûresini Okuyun

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Sarik Ve Sakal

Yirmi Saniyede

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Tüccarin Rüyasi

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek