Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.130.020

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanların Sözlerine Değil, Işlerine Bak

Şemseddîn Marmaravî hazretleri Halvetiyye tarîkatında Ahmediyye şûbesinin kurucusudur. 1435 (H.839) yılında Akhisar'ın Göl Marmarası köyünde doğdu. Uşak'ın Kabaklı köyünde Şeyh Alâeddîn Uşşakî hazretlerinin sohbetleri ile mânevî mertebelerden geçerek şeyhlik pâyesine yükseldi. İcâzet aldıktan sonra, Manisa'ya gönderildi. 1504 (H.910) yılında Manisa'da vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kadem-i Şerif Ve Sultan Ahmed

Sultan Ahmed Han, Peygamber efendimizin mübârek Kadem-i şerifin izi bulunduğu bir taşı Mısır'da Kayıtbay Türbesinden İstanbul'a getirtmiş ve Eyyûb Câmiine koydurmuştu. Sultanahmed Câmii tamamlanınca da Nakş-ı Kadem oradan alınarak buraya nakledildi. Nakil işinin yapıldığı günün gecesinde Sultan Ahmed şöyle bir rüyâ gördü:Bütün pâdişâhların toplandığı yüce bir divanda Peygamber efendimiz kâdılık yapmaktadır. Kayıtbay Türbesini ziyârete vesile olan "Kadem-i şerif" resmini kendi câmii ne nakleden Sultan Ahmed'den dâvâcıdır. Peygamber efendimiz dâvâcıyı dinledikten sonra, Kadem-i şerifin alındığı yere geri verilmesi istikâmetinde karar verir. Suçlu mevkiinde oturan Ahmed Han, kan ter içerisinde uyanır ve derhal şeyhi Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretlerine giderek rüyâsını anlatır. Hüdâyi hazretleri, rüyâyı; "Emânetin derhâl yerine gönderilmesi." şeklinde yorumlar ve Kadem-i şerif Kayıtbay Türbesine iâde edilir.

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Namuskarliklari

Vehbi Tülek

Büyük Devlet Olmak

Vehbi Tülek

26 - Şehitler Hakki İçin

Vehbi Tülek

Girit savaşları yirmi yıldan beri sürüp gidiyordu. Osmanlı devletinin duraklama devrin de, Venedik hakimiyetindeki bu adaya, anlamsız bir sefer düzenlenmiş ve çok pahalıya mal olmuştu. On binlerce Türk evladının hayatına mal olan bu savaşlar, Kandiye kalesinde düğüm lenip kalmıştı. Bu, gayet müstahkem ve denizde de yardım alabilen kaleyi düşürebilirsek, savaşlar fiilen sona erecek, bu suretle adanın fethi tamamlanmış olacaktı. Fakat Osmanlı orduları Avusturya savaşları ile meşgul oldukları için Girit'e yardım yapılamıyor, asker ve cephane gönderilemiyordu.

Çeşme Faciasi

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Amerika’ya Osmanli Yardimi

Vehbi Tülek

Turhanzade Ömer Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

İşte, İnsan Bunlari Görüp Gurura Kapilmamali

Vehbi Tülek

Ben Siftah Ettim

Vehbi Tülek

Demirbaş Hasan

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nihânî Çelebi

Nihâni Çelebi hazretleri, Osmanlı Hanefi mezhebi âlimlerinden ve şâirdir. "Nihâni" mahlasıyla yazmış olduğu şiirleri meşhûrdur. Doğum târihi bilinmeyen Nihâni Çelebi, 926 (m. 1520)'de Mekke-i mükerremede vefât etti. Vefatından kısa bir zaman evvel bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin Malın, Hayatta Iken Sarf Ettiğindir

Vehbi Tülek

Abdülazîz bin Ebû Revvâd hazretleri hadîs âlimlerinden ve evliyanın büyüklerindendir. Horasan’da doğdu. Sonra Mekke-i mükerremeye yerleşti. Burada zamanın meşhur muhaddislerinden hadis öğrendi. 775 (H.159) târihinde burada vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Utanmayan Kimsede Hayır Yoktur

Vehbi Tülek

Kulluktan Daha Şerefli Bir Şey Yoktur

Vehbi Tülek

Şeyh Ebû Bekr Efendi Osmanlı âlim ve velilerindendir. Halep'te doğdu. Zamânın âlimlerinden ve velilerinden ders alarak kemâle geldi. Bir ara Şam'a giderek Muhammed Zağbi ile görüştü. Ebû Bekr Efendi, 1583 (H.991) senesinde vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Onun Annesini Buraya Getirin

Vehbi Tülek

Ebü't-tayyib Takıyyüddin Hasenî

Vehbi Tülek

Cezûlî Ve Saliha Hanımı

Vehbi Tülek

On Beş Yaşında Fetvâ Veren âlim

Vehbi Tülek

Şemsüddîn Sehâvî

Vehbi Tülek

Kerâmet Ile Sihir Arasındaki Fark

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Başka Du Bilmez Misin?

Başka Du Bilmez Misin?

Bir şahıs, Harem-i Şerif'in kapısında, "Ey doğrulara yardım eden, haramlardan kaçınanları koruyan Allâh'ım!.." diyerek hep aynı duâyı okuyordu. Ona, "Sen başka duâ bilmez misin?" dediler. O şöyle açıkladı, bu duâyı tekrar etme sebebini:"Ben Beyt-i Şerif'i tavâf ederken ayağıma takılan bir şeyi eğilip aldım. Bir de baktım ki, içinde bin altın bulunan bir kese. Şeytanımla imânım mücâdeleye tutuştular. 'Bin altın çok para, senin bütün ihtiyaçlarını karşılar" dedi şeytanım. Îmânım ise, 'Bu haramdır, boşuna saklama; sahibini bul, teslim et!' dedi. Ben böyle mücâdele içinde iken, birinin sesi duyuldu:"Burada, içinde bin altınım bulunan kesem kaybolmuştur. Kim buldu ise getirsin, ona otuz altın müjde vereyim!"

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

İcÂzetin Sirri

Kabahat Kilincin Midir?

Zalimlere Dersini Verdi!

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek