Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.609.565

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gariplerin Sığınağı Mübarek Zat

Ebû İshâk Sicistânî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 874 (H.260) senesinde İran’da Sicistân’da doğdu. 962 (H.351) de Bağdat'ta vefât etti. Zamanın büyük âlimlerinden Şafii fıkhı ve hadis ilimleri tahsil etti. Çok talebe yetiştirdi. Malı mülkü çok olup zengindi. Fakat dünyâ malına hiç kıymet vermezdi. Elindekileri hep ihtiyâç sâhiplerine verirdi. Bu hususla ilgili olarak şöyle nakledilir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ezan Okuyana Ağaç

Kemal Paşazade Tarihinin 8. cildinde, Sultan II. Bayezid Han zamnında yaşanan şöyle bir hadiseyi nakleder:Draç kalesinin Venedikli muhafızları endişeli bir bekleyiş içerisindeydiler. Duymaktan kork tukları haber gecikmemiş, Elbasan Sancakbeyi Evrenosoğlu İsazade Mehmed Bey kumandasındaki Osmanlı akıncılarının yaklaştığını öğrendiler.Venedik, bu liman kalesine ayrı bir önem veriyordu. Zira onu kaybederse, Mora kıyıların dan olduğu gibi Arnavutluk'tan da tamamen sökülüp atılacak, sonunda Akdeniz'den silinecekti. O yüzden Draç'ı savunma tedbirlerine titizlik gösterilmiş, tahkimat hayli teferruatlı tutulmuştu

Vehbi Tülek

Bursa İpeği

Vehbi Tülek

Bir Kaşik Tuz

Vehbi Tülek

Belgraddan Bağdada

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi, Belgrad'dan Bağdat'a gitmek üzere yola çıkan fakir bir kimsenin, yeme-içme dahil beş kuruş harcamadan, huzur içinde yolculuk yapabildiğini yazmaktadır. İşte gerçek seyahat hürriyeti budur. Seyahat hürriyeti olup, adamın cebinde gezecek parası yoksa, bu nasıl seyahat etsin? Vakıf kervansarayların kapıları akşama kadar açık durur, ortalık karardıktan sonra kapılar kapanır, vakıf sahibinin vazifelendirdiği kapıcılar, kapının arkasında yatarlardı. Gece bir yolcu geldiğinde, kapıları açıp yolcuyu içeri alırlar; vakıftan, hayvan sahibinin hayvanına yem, kendilerine de yemek çıkarırlardı. Gece içeri gireni bir daha dışarı bırakmazlardı.

Batililari Utandiran Manzara

Vehbi Tülek

Çerkes Hasan Bey’in İtirafnamesi

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Vehbi Tülek

57 - Orhan Gazi Ve Alaeddin Esved Hazretleri

Vehbi Tülek

Geyikli Baba Ve Orhan Gazi

Vehbi Tülek

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Silahdar Ali Paşa’nin Venedik Muharebesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Horasan âlimlerinden Ebü'l-kâsım El-mukrî

Ebü'l-Kâsım el-Mukri, evliyânın büyüklerindendir. Horasan âlimlerinden idi. Yüksek haller sahibi şerefli, himmet sahibi, zamanının bir tanesi idi. 378 yılında Nişâbûr'da vefât etti. Hikmetli sözleri çoktur. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhakkak Ki, Müminler Kurtuluşa Erdiler

Vehbi Tülek

Osman bin Ebi Kâsım Yemeni hazretleri fıkıh âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 1374 (H.776) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden akli ve nakli ilimleri tahsil edip fıkıh ilminde yüksek âlim oldu. Velilerin sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda ilerleyerek, büyük bir veli oldu. Buyurdu ki:

Âmir Bin Ebî Mûsel-eş'arîÂmir Bin Ebî Mûsel-eş'arî

Vehbi Tülek

Mardinli Velî Mûsâ Bin Mâhîn

Vehbi Tülek

Mûsâ bin Mâhin hazretleri, Hicri altıncı asırda Mardin'de yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin talebelerindendir. Hocası, onun yetişip, büyük bir evliyâ olacağını daha önceden müjdelemiş, "Ey Bağdad halkı, yakında öyle biri gelecek, öyle bir güneş doğacak ki, öyle birisi daha size gelmedi" buyurmuştur. "O zât kimdir?" denilince, Mûsâ bin Mâhin Mardini olduğunu işâret etmiştir...

Ebû Hafs-ı Haddâd

Vehbi Tülek

Allah'tan Korkmanızı Tavsiye Ederim

Vehbi Tülek

Bir Garip Allah Adamı Ebü'l-garîb İsfelhânî

Vehbi Tülek

Müctehidler Delillerden Hüküm Çıkarmışlardır

Vehbi Tülek

Yüz Bin Söz, Bir Pul Kadar Etmez!

Vehbi Tülek

Eğer Şükretmezsen, Nimet Elinden Alınır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Gerçek Zehir

Kabahat Kilincin Midir?

Evliyalar Ölmez İmiş

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek