Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.677.333

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evliyâyı Sevmek, Allahü Teâlâyı Sevmeye Yol Açar

Hâce-i İsfehânî, Silsile-i aliyye büyüklerinden Alâeddîn-i Attâr hazretlerinin talebelerindendir. İran’da İsfehân’da doğdu ve hicrî dokuzuncu asrın ikinci yarısında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz’un Vefati

Hasan Can, Yavuz Sultan Selim'in vefâtını şöyle anlatmaktadır: "Sultan-ı Arab ve Acem, 1520 Şâbân ayında eski saltanat merkeziEdirne'ye gitmeyi kararlaştırıp, vezirler ve divân erkânını önceden, ordu-yı hümâyûna lâzım olan pekçok ağırlıklar ve hazine-i âmire ile yola çıkardılar. Ferhad Paşayı, berâber gitmek üzere alıkoydular. Hareketten evvel, bir gün oturdukları köşkten çıkıp, sarayın eteğindeki bahçeye yürüyerek indiler. Gezintileri sırasında bir yokuşa çıkarken, ol din-i İslâmın koruyucusu, sırtlarında hissettikleri bir acıdan rahatsız olup, bu zavallı hizmetçilerine hitâb ederek; "Arkama gûyâ bir diken batıp acıtır." buyurdular. Bu hakir dahi: "Herhâlde bahçedeki ağaçlardan düşüp gömleğe takılmış olmalı. Ferman buyurulursa görülsün." dedim. Buyurdular ki: "Câizdir." O anda iskemleci, taşımakta olduğu yaldızlı kürsüyü getirdi. Selim Hân da, kürsü üzerine oturdu. Mübârek yakalarından elimi sokup her ne kadar araştırdımsa da, bir şey bulamadım. Mübârek arkaları gâyet kıllı olduğu için, elimi sürmekle bir şey hissedemedim. Ayağa kalkıp bir miktar gittikten sonra, acıdan şikâyetlerini tekrarladılar. Bu kere düğmelerini açıp baktım.

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Rüyasi

Vehbi Tülek

Şeyh Vefa Ve Sultan Bayezid

Vehbi Tülek

Meyyitezade

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi seyahatnamesinde şöyle bir hadise nakledilir:Kanuni Sultan Süleyman Han devrinde, 1552 senesinde Macaristan'daki Eğri kalesi üzerine bir sefer düzenlendir. Bu sefere katılacak olan Anadolu ve Rumeli Sipahilerine haber salındı. Bunlardan biri de Kasımpaşa'daki Sipahi birliklerinden birinin kumandanı olan Hüseyin Ağa idi. Yeni bir gazaya katılacağı için sevinçliydi, fakat geride bırakacağı hanımı hamile ve üstelik hasta idi. Kendisi yok iken ona kim bakacak ve çocuğuna kim sahip çıkacaktı. Sonunda ellerini semaya açtı ve:"Yâ İlâhi!.. Doğacak olan çocuğumu sana emanet ediyorum..." diye yalvardı.

25 - Senin Nasibin Diyar-i Rum'dadir

Vehbi Tülek

İyiliğe Karşi Kemlik

Vehbi Tülek

Bu Kadar Dilenciye Para Yetiştirmek KÂbil Mi?

Vehbi Tülek

Vermeyince Ma’bud

Vehbi Tülek

14 - Varna Savaşi Ve Koca Hizir

Vehbi Tülek

Haram Lokma Yiyen HarÂmî Olur

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şah İsmail’in Satranç Oyunu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mevlânâ Ziyâüddîn Bernî

Mevlânâ Ziyâüddin Berni hazretleri Hindistan'da yetişen meşhûr evliyâdan olup, Hâce Nizâmüddin-i Evliyânın talebesidir. 8. asrın sonlarında vefât etti. "Hasretnâme" isimli eserinde şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sen Ölümden Değil Kendinden Kork!

Vehbi Tülek

Seyyid Mehmed Esrar Dede, Mevlevi şeyhlerindendir. 1748 (H.1162)'de İstanbul Sütlüce'de doğdu. 1796 (H.1211)'de Galata Mevlevihânesinde vefât etti...

Şeyh Gâlib Dede'ye intisab ederek Mevlevi tarikatine girdi. Esrâr Dede ve hocası Şeyh Gâlib'in Osmanlı Sultanı Üçüncü Selim Hana tam bir muhabbet ve bağlılıkları vardı. Sohbetlerinde Mesnevi'den anlatırdı. Buyurdu ki:

Ebû Muhammed Hasen

Vehbi Tülek

Urûdek Fırâtî

Vehbi Tülek

Urûdek Fırâti rahmetullahi aleyh, evliyânın büyüklerindendir. Irak'ta Şa'bâniye köyünde yaşamıştır. 673 (m. 1276) senesinde vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Hayırlı Bir Işi Geriye Atma

Vehbi Tülek

Gariplerin Sığınağı...

Vehbi Tülek

Sâlihler Cehenneme Hiç Gitmeyecektir

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı İbn-i Hafîf

Vehbi Tülek

Abdest Ve Guslün Sahih Olması Için

Vehbi Tülek

Allah'tan Ancak Ilim Sahipleri Korkar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Evliyalar Ölmez İmiş

Evliyalar Ölmez İmiş

Ankara'nın Zülfazl (günümüzde Solfasol deniyor) köyünden çok temiz, çok saf bir genç, askere gidiyormuş. Babasından kalma bir kaç altını, anasından kalma birkaç mücevheri varmış. Delikanlının derdi asker dönüşü evlenmek; servetini içine koyduğu küçük sandığını emanet edeceği, güvenip, bırakacağı kimseciği de yok. Düşünüyor, tasınıyor, acaba ne yapsam, diye sızlanıyor... Derken, bir gece rüyasında Hacı Bayram'ı görmez mi? "A! be Selim cik, ne düşünüp duruyorsun getir sandığını, bana bırak!" diyor. Selim oğlan, ertesi günü, sevine sevine Ankara'ya geliyor, doğru türbedarın önüne dikiliyor, hal, keyfiyet böyle, böyle... diye meseleyi anlatıyor. Türbedar da uyanıklardanmış, gece o da haberini almışmış. Getiriyorlar sandığı, Hazretin başucuna bırakıyorlar. Sandık deyince, öyle koca bir şey sanılmasın, ancak bir çanta kadar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek