Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.257.251

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ayıpları Örtmekte Gece Gibi Olmaya Çalış

Ebü'l-Hasan Masîsî hazretleri büyük velîlerdendir. Şam’da doğdu. Sonra Adana yakınlarındaki Misis (Masisa) kasabasına yerleşti ve 822 (H.207) yılında burada vefat etti. İbrâhim Edhem hazretleriyle görüşüp sohbetlerinde bulundu. Çok talebe yetiştirdi. Oğluna şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Müdür Bey’e Habersiz İftara Gidelim

Zariflerden bir devletlûnün maiyyetinde çalışanlar, "Bizim müdür Bey'e bu akşam habersiz iftara gidelim" diye yola koyulmuşlar. İftara beş dakika kala da kapıya dayanmışlar. Müdür Bey, evdeki hazırlıksızlığı düşünerek, biraz mahcup, "Buyurun!" demiş. Sonra telaşla mutfağa geçip hanımına durumu anlatmış. Kadın bir an düşünmüş ve çareyi bulmuş:" Efendim, sen hiç üzülme. Top patlayınca iftâriyeliklerle orucunuzu açın. Sonra "Bizde âdet yemekten önce akşam namazını kılmaktır" deyip öne geç. İlk rek'atte zamm-ı sûre olarak "Yâ sin" sûresini oku. İkinci rek'atte de "Fetih" sûresini... O sırada ben çorbayı ve pilavı pişirmiş, salatayı hazırlamış olurum. Namazdan sonra da âfiyetle yersiniz. Kadının bu buluşu karşısında her halde müsâfirler, hiç habersiz gittikleri evde, herkese yetecek kadar yemek bulduklarına şaşıp kalmışlardır!..Tabii akşam namazının neden bu kadar uzadığının da farkına vararak...

Vehbi Tülek

Gel Beru Topal Zorbabaşi

Vehbi Tülek

Haram Lokma Yiyen HarÂmî Olur

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet, mürşidi Akşemseddin'den ayrı, İstanbul'da geçirdiği günlerde Şeyh Vefa'ya fazla ilgi göstermiş, yalnızlığına onda deva aramış, fakat ikisi arasında geçen çok ince bir hesapla bu ilgisine, Şeyh Vefa tarafından bir cevap bulamamıştı. Bir rivayete göre, Sultan Fatih tam üç defa Şeyh Vefa'yı makamında ziyarete gitmiş, fakat, üçünde kendisini görmeden göremeden dönmüştür. Sultan Fatih, Şeyh Vefa'nın tekkesi önündeki demir kapıya gelmiş, fakat kapıyı kilitli bulmuştur. Bahçede ne bir kul, ne bir can... Hükümdar ârif bir kişiydi. Bunun ne demek olduğunu anladı. Rengi kül gibi solmuştu.Bu yapılan ona hükümdar olarak değil, insan olarak dokunuyordu. O, yaralıydı, dinlenecek, dertlerini dökecek bir makam, sığınacak bir yer arıyordu.

Zirhimi Giyinip Kilicimi Kuşandim

Vehbi Tülek

Ahmed İbni KemÂl Hazretlerinin Nasihatleri

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa Ve Romanya Prensi

Vehbi Tülek

Ravza-i Murad’da Açan Gül

Vehbi Tülek

Kur’an-i Ker0me Hürmet

Vehbi Tülek

Şair Padişah Ii. Selim

Vehbi Tülek

Medine Ve Bağdad Demiryolu Projesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Resûlullah âşıklarını Üzmemeli

Mimârzâde Mehmed Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 934 (m. 1527)'de Haleb'de kadı iken vefât etti. Resûlullah efendimizi (sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem) vesile ederek, Allahü teâlâdan bir şey istemek mevzûunda şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Ile Kul Arasındaki Sır

Vehbi Tülek

Ebû İshâk bin Şeybân hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İran'da, Kazvinlidir. 337 (m. 949)'de vefât etti. Hac için Mekke-i mükerremeye giderken, önce Medine-i münevvereye uğrayıp, Peygamber efendimizin kabr-i şerifini ziyâret ederek, "Esselâmü aleyke yâ Resûlallah" diye selâm verir, kabr-i şeriften "Ve aleyküm selâm ey İbn-i Şeybân" sesini duyardı. Kendisi anlattı:

Pîr Şükrullah Halvetî

Vehbi Tülek

Müminin Dünyâdaki Hediyesi Yoksulluktur

Vehbi Tülek

İbn-i Hınnâ hazretleri Mısır'ın hadis âlimlerindendir. 640 (m. 1243)'de doğdu. 707 (m. 1307)'de vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Hem Nebî Hem Sultân Dâvûd Aleyhisselâm

Vehbi Tülek

Şeyhülislâm Behâî Efendi

Vehbi Tülek

Sırrî-yi Sekatî

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Câhili Dost Edinmez

Vehbi Tülek

resû­lul­lahla Ilk Na­maz Kı­lan O­dur!

Vehbi Tülek

İnsanlara Eziyet Ve Sıkıntı Vermeyin!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

İmanı Ona Kafidir

Gül Yaprağı

Hakikati Görmek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek