Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.013.383

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yavrularımız Dinlerini Tam Öğrenemiyorlar

Hilmi Efendi son devir Osmanlı din âlimlerinden ve Nakşibendiyye yolu Hâlidiyye kolu mensuplarındandır. Ankara'da doğdu. 1916 (H.1335) senesinde İzmit'te vefât etti. Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî hazretlerinin talebeleri arasına girdi. Hocasından Hâlidiyye kolundan icâzet aldı. Sonra İzmit'te Fevziye, Taşıçılarbaşı ve Yeni Cumâ câmilerinde imâm ve hatiplik yaptı. Vaazlarında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Elhamdülillah Muslumaniz

Kafkas kartalı diye anılan İmam Şamil, çarlık Rusya'sının düzenli ordularına karşı Kafkasya'nın bağımsızlığı için bir avuç fedakar ve sadık adamıyla uzun yıllar mücadele vermiş bir lider ve kahramandı. Çarlık Rusya'sının her imkana sahip orduları karşısında, insan da dahil eksilen hiç birşeyi yerine koyamadığı için sonunda mağlup olmuş ve esir düşmüştü. Fakat Rus çarı onu, cesaret ve kahramanlığına hayranlığından dolayı bir esir gibi değil bir misafir gibi karşılamıştı. Üstelik sarayında Şeyh Şamil için bir de ziyafet düzenledi. Yemek devam ederken, Çar kaba bir tarzda imam Şamil'in iştahlılığını iğnelemeye kalkıştı ve "Yahu bu adam beni de yiyecek" dedi. Şeyh Şamil bu, sözün altında kalmadı. Misafirini iğnelemekten çekinmeyen bu kaba Rus'a tereddütsüz şu sözü söyledi:

"Elhamdülillah biz Müslümanız, domuz eti yemeyiz"

Vehbi Tülek

68 - Geriye Bakan İki Göz Olacağina İleri Bakan Bir Göz Olsun

Vehbi Tülek

İrlanda'dan Osmanli'ya Şükran

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Osmanlı sarayında bizebân da denilen sağır-dilsiz görevliler bulunur, bunlar devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürlerdi. Sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilmesi ve yayılması tehlikesi ortadan kalkardı.Bunların anlaşmak için kendilerine mahsus işâretleri ve el hareketleri vardı ki, buna 'Dilsiz dili' denirdi. Bütün saray halkı bu dili öğrenmişti. Pâdişahın huzûrunda konuşmak ayıp sayıldığı için saraylılar bu dille anlaşırlar, hattâ başka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatırlardı. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuştu. Sağır-dilsiz görevliler Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan meclislerde ve Heyet-i Vükelâ denilen bakanlar kurulunda da kullanıldı. Devlet adamları bunlarla anlaşabilmek için dillerini öğrenmek zorundaydılar. Bunlar son derece hassas ve zeki kimselerdi. Hâfızaları çok güçlüydü. Şâhit oldukları tarihi olayları en ince teferruâtına kadar anlatırlar, tarihi şahsiyetleri kendilerine mahsus hareketleriyle karikatürize edebilirlerdi. Sözgelişi, sağ ellerini parmakları açık tuğ gibi başlarına götürdüklerinde pâdişahı, ellerini yumup baş parmağı 'birinci' der gibi dimdik yukarı kaldırdıklarında da sadrâzamı kasdettikleri anlaşılırdı. Günümüzde de bâzı toplantılarda sağır-dilsiz görevliler hizmet etmektedir.

Koca Seyid

Vehbi Tülek

15 - Akdeniz'de Türk Korsanlari

Vehbi Tülek

105 - Baltaci Mehmed Paşa Ve Rus Çari Deli Petro

Vehbi Tülek

Zirhimi Giyinip Kilicimi Kuşandim

Vehbi Tülek

İşte, İnsan Bunlari Görüp Gurura Kapilmamali

Vehbi Tülek

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Vehbi Tülek

Şehzade Selim Ve Mevlana Celaleddin-i Rûmî

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ahmed Bin Harb

Ahmed bin Harb rahmetullahi aleyh, evliyânın büyüklerindendir. Faziletleri ve büyüklüğü herkes tarafından bilinir ve kabûl edilirdi. Yahyâ bin Muâz-ı Râzi vefât ettiğinde, başının, Ahmed bin Harb'in ayaklarının ucuna gelecek şekilde defnedilmesini vasiyet etmiştir. Ahmed bin Harb, Süfyân bin Uyeyne ve başka zâtların sohbetlerinde bulunup ilim öğrendi. Kendisinden İmâm-ı Nesâi rivâyette bulundu. 234 (m. 848) târihinde vefât etti.

Ahmed bin Harb bir gün tefekküre teşvik ve alıştırmak için çocuklarından birine dedi ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Eyyûb-i Sahtiyânî Hazretleri

Vehbi Tülek

Eyyûb-i Sahtiyâni hazretleri, Tâbiinin büyüklerinden, hadis ve fıkıh âlimlerinden olup, 685 (H.66 veya 67) senesinde Basra'da doğdu. 748 (H.131) senesinde tâûn hastalığından Basra'da vefât etti. Kabri oradadır. Eshâb-ı kirâmdan Enes bin Mâlik'i radıyallahü anh görüp onun sohbetinde bulundu. Ondan hadis-i şerif rivâyetinde bulundu. Hadis ilminde hâfız idi. Yâni yüz bin hadis-i şerifi senetleriyle birlikte ezbere bilirdi. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden sekiz yüz kadarı meşhûr altı hadis kitabı olan Kütüb-i Sitte'de yer almıştır...
Sohbetlerinde buyurdu ki:
"Kişi ancak şu iki hasletle üstün olur: Biri insanlardan bir şey beklememek, diğeri insanlardan gelen sıkıntılara katlanmaktır."

İlimden Îmân, Cehâletten Küfür Hâsıl Olmaktadır

Vehbi Tülek

Abbasi Halifesi Me'mûn

Vehbi Tülek

Me'mun, Abbasi halifelerindendir. Halife Hârun'ür-Reşid'in oğludur... Hârun'ür-Reşid'in ölümünden sonra oğlu Emin tahta geçti. Hârun'ür-Reşid, Emin'i veliahd yapmış, ondan sonra da kardeşi Me'mûn'un, hükümdar olmasını kararlaştırmıştı. Emin, hükümdar olunca kardeşi Me'mûn'u veliahdlıktan azletti. Çünkü saltanatı oğlu Abdullah'a bırakmak istiyordu..

Ebû Amr Ve Hevazin Kabilesi

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâya Itaat, Resûlüne Itaattir!

Vehbi Tülek

Ebedî Olarak Yaşamak Istiyorsan

Vehbi Tülek

Oradakilere Doğru Yolu Gösteriniz

Vehbi Tülek

Rızkı, Ummadığı Yerden Gelenler

Vehbi Tülek

Ahirette Bütün Insanlar Ve Canlılar Diriltilecek

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Derdi Olan Neylesin?

Derdi Olan Neylesin?

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethettiğinde bir süre orada kalır. İdareyi eline alıp kendi hâkimiyetini yerleştirmek için bu elzemdir. Bu sırada bir çadırda kalıyor. Çadırı süpürüp temizleyen, yemeği yapan Mısırlı bir cariye vardır ki, Yavuz Selim Han sabah çıkınca, cariye geliyor, akşama kadar çadırı temizleyip yemekleri hazırlayıp gidiyor, akşam olunca da Yavuz Selim Han çadırına dönüyor. Cariye nasıl olduysa bir kaç defa Yavuz Sultan Selim Hanı görür ve Ona âşık olur. Lâkin ümitsiz bir aşk. Zira bir tarafta koskoca Cihan Padişahı Halife-i Rûy-i Zemin, diğer tarafta basit bir cariye... Fakat cariyenin aşkı dayanılmaz seviyeye ulaşıp da kalbine sığmaz hale gelince, ne yapacağını bilemez halde Halifeye açılmaya karar verir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Başka Du Bilmez Misin?

Altıyüz Dirhemlik İp

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Yüz Vermedin!

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek