Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.676.703

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Halîlullah! Büyük Bir Kıtlık Var, Duâ Buyurun

Ebû Abdullah el-Kureşî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1150 (H.544) senesinde Endülüs'te doğdu. 1202 (H.599) senesinde Kudüs'te vefât etti. Memleketinin âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsîl etti. Büyük velî Ebû Yezid el-Kurtubî'den feyiz aldı ve uzun müddet hizmet ve sohbetinde bulundu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Mimar Koca Mehmed Ağa

Sultanahmed Camii mimarı Mehmed Ağa, 1563'de Rumeli'den İstanbul'a geldiğinde çocuk yaştaydı. 5 sene orta tahsilinden sonra Hâssa Mimâri Mektebinde 21 sene mimarlık eğitimi gördü. Çeşitli vazifelerde bulunduktan sonra Sultan III. Murad Han tarafından, Rumeli, Mısır, Arabistan, Kırım ve Macaristan'a, buradaki mimari eserleri incelemek maksadıyla gönderildi. Daha sonra Suyolları Nâzırı oldu. I. Ahmed Han padişah olunca onu Hâssa Sermimarlığı makamına getirdi. Mehmed Ağa, 23 Eylül 1611'de İstanbul'dan hareket ederek, 4 Mart 1612'de Mekke-i Mükerreme'ye vasıl oldu. Şimdi ilk büyük icraatını gerçekleştiriyordu; Meşhur "Altın Oluk"u, Kâbe'ye yerleştir dikten sonra, 82 kilo saf altınla işlenmiş örtü ile Kâbe-i Muazzamayı kapladı ve oradan Medine-i Münevvere'ye geçti. Sultan Ahmed Han, Şeb-çerağ yani Gece Aydınlatan isimli meşhur elması Ravza-i Mutahhara'ya takılmak için göndermişti. Bu meşhur elmas kalın bir altın bir muhafaza içine alınmış, etrafı da 227 küçük elmasla işlenmiş ti. Mehmed Ağa bu elmas askıyı, büyük bir merasimle Peyagamber Efendimizin başucuna astı. Ayrıca Hazret-i Fâtıma validemizin kabrini de baştan başa yeniledi. Daha sonra İstanbul'a döndü.

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Yara

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid Han'ın Suriye'deki çiftliklerinden birinde vazife yapan bir mülazim, yani teğmen, hatıratında şöyle bir hadise nakleder:Güneş çoktan batmıştı. Fakat çiftlik yine, sabah oluyormuş gibi coşkunlu ğunu kaybetmeyen bir aydınlık içinde kuş cıvıltılarıyla dolu, gölgesizdi. Emir erime nargilemi hazırlatmış, kahvemi bekliyordum. Birden avluya dört atlı girdi, dört silahlı bedevi...Gelenlerden en yaşlısı kısrağından inip karşımda dikildi. Sordum:-Hayrola yâ Şeyh?

Hakani Mehmed Bey’in Ricasi

Vehbi Tülek

Sultan Bayezid Ve Arab Molla

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂlî Hazretleri

Vehbi Tülek

Kendi Re’yimizle İş Yapmayiz

Vehbi Tülek

Bu Yüzden Kara Çaldim

Vehbi Tülek

Kahraman Osmanli Hanimi: Emine BÂnû

Vehbi Tülek

Savaş İçin Planiniz Var Mi?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ey Rabbim, Bana Merhamet Et

Ebü'l-Fütûh Muhammed Tâi hazretleri hadis âlimidir. 475 (m. 1082)'de İran'da Hemedan'da doğdu. 555 (m. 1160)'da orada vefât etti. "Kitâb-ül-erbein fi irşâd-is-sâirin ilâ menâzil-il-müttekin" adlı eserinden bazı bölümler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şafiî Mezhebinde Guslün Farzları

Vehbi Tülek

Muhammed bin Nasr Mervezi hazretleri Şafii fıkıh ve hadis âlimidir. 202 (817) yılında Bağdat'ta doğdu. İlim tahsili için Bağdat, Basra, Şam, Medine ve Kahire'ye gitti. Kahire'de Şafii âlimlerinden fıkıh tahsil etti. Daha sonra Semerkant'a yerleşti ve talebe yetiştirdi. 294 (m. 906)'da burada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Bidatlerin Hepsi Dalâlettir

Vehbi Tülek

Meşhurların Son Sözleri

Vehbi Tülek

Ahmed Raûfi hazretleri, İstanbul'da yetişen evliyânın büyüklerinden ve seyyiddir. 1653 (H.1063) senesinde İstanbul'da doğdu. Asrının büyük âlimlerinden akli ve nakli ilimleri öğrendi. Sultan Üçüncü Osman kendisini sık sık ziyâret edip duâsını alırdı...

Gıybet Ve Buğzedenin Nasîhatine Güvenilmez!

Vehbi Tülek

İçtiğin Bardaktan Onlara Da Içir

Vehbi Tülek

Mümin, Herkese Iyilikte Bulunur

Vehbi Tülek

Zemzem-i Hâssa

Vehbi Tülek

Müminlere Söyle Harama Bakmasınlar

Vehbi Tülek

Emir Gilân-ı Vâşî Hazretleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah’a Firar Et

Allah’a Firar Et

Birisinin bir koçu vardı, boynuna ip bağlamış, tuttuğu ucundan çekerek götürüyordu otlaktan. Hırsız hissettirmeden yaklaştı arkadan, ipi kesti, koçla uzaklaştı oradan. Adam olanlardan habersiz devam ederken yoluna, gayrı ihtiyari döndü baktı arkasına...-Aman Allah'ım!.. Koçum... koçum yoktur, kaybolmuş.. Ne yapacağım ben şimdi?.. Diye dövünmeye, sağa, sola koşarak aramaya başladı. Nafile!.. Yoktu hiç bir yerlerde.. Bitap düşene kadar, bakmadığı yer kalmadı. Ümidi kesti, artık bulamayacağına iyice kanaat getirmişti ki, kuyu başında kendisi gibi dövünen bir adam gördü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Her Şeyi Göze Almıştı!

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Gerçek Zehir

Şikayet

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek