Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.640.574

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

"allahü Teâlâya âşık Olanlar, Allah Kelâmını Dinlesinler!

Muhammed Bahşî Efendi Osmanlı âlim ve evliyasındandır. 1628 (H.1038) senesinde Haleb köylerinden Bekfâlûn'da doğdu. Şam'da meşhur âlimlerden ilim öğrendi. Ârif-i billah Şeyh Eyyûb el-Halvetî'nin hizmetlerinde bulunup, Halvetiyye yolunda yetişti. Haleb'e gidip orada yerleşti. 1675 senesinde Edirne'ye giderek bir müddet kaldı. Sonra İstanbul'a gitti. Vezîri âzam Fâzıl Mustafa Paşa'nın, Muhammed Bahşî'ye karşı husûsî muhabbeti vardı. İlminden daha çok kişinin istifâdesi için onu Haleb'de bulunan Halvetî İhlâsiyye Tekkesinin meşîhatine, şeyhliğine tâyin etti. Hac için Mekke’ye gittiğinde geri dönmeyen Bahşî hazretleri, 1687 (H. 1098)’de orada vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Rumeli Hisari Ve Fatih

Fatih Sultan Mehmet Rumeli hisarını yapmağa karar verdiği zaman, Bizans İmparatorlu ğu topraklarında yapılacak bu kale için, usulen İmparatordan müsaade istenmişti. İmparator, kalenin yapılmasını istemiyor, fakat müsaade etmese dahi yapılacağını da biliyordu. Onun için, aklınca kurnazlık yaparak padişaha bir haber gönderdi:"Kalenin yapılacağı yer Galata'ya aittir. Galata ise bizim değil, Frenklerin idaresi altında bulunuyor. Bu işe biz razı olsak bile, kalenin yapılması Frenklerle aranızın açılmasına sebep olur. Bu yüzden bu fikirden vazgeçmek lazımdır."Padişah bu cevaba şöyle bir karşılık verdi:"Bizim maksadımız, İmparatorun hatırına saygı göstermiş olmak için önce müsaade almak ve sonra bu işe başlamaktı. Madem ki yer İmparatorumuzun idaresi altında değildir, o zaman mesele kalmaz. Çünkü Frenklerin hatırına bu kadar saygı göstermek bizim için lazım değildir. İcabederse onlara kendimiz cevap verebiliriz."Bu cevaptan sonra Fatih hemen harekete geçti ve hemen kalenin planları hazırlanarak, Zağanos Paşa ile Çandarlı Halil Paşa'ya havale edildi. Gece gündüz çalışılarak dört ay gibi kısa bir sürede bitirilen koca Rumeli hisarı, o devrin en sağlam kalesi oldu.

Vehbi Tülek

Patrona Halil Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

Allah İçin Vurmuştum

Vehbi Tülek

Hiddet Değil Gayret

Vehbi Tülek

Fatih ve II. Bayezid Han devirlerinde kazaskerlik de yapan Ali Fenari Efendi, insaflılığı ve yumuşak huyluluğu ile de tanınmıştı. Bir gün medresede ders verdiği sırada, talebelerden biri hocasının sözlerine karşı laubali bir tarzda itiraza kalkışır. Müderris ona cevap vermez, şöyle gazaplı bir şekilde kaşlarını çatmakla yetinir ve yine dersine devam eder. Dersin sonunda talebeyi çağırıp bu tutumundan dolayı takdir etmekle birlikte dersin adabını hatırlatır ve sorduğu suali de cevaplandırır. Talebe büyük bir mahcubiyetle ocasından özür diler ve bu arada:

"Bu hareketimin cezası olarak ya izin veriniz başka bir müderrisin hizmetine gireyim, yahıt da bundan sonra böyle siz ders verdiğiniz sırada artık hiç ağzımı dilimi açmayayım" der. Mevlana Fenari:

"Benim sana karşı muamelem bir hiddet neticesi değil, gayret arzusu idi. Maamafih şimdiden sonra hatırına gelen sual ve itirazı hiç tereddüd ve tekellüf etmeden söyle, asla gücenmedim" cevabını verir.

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Babiali Baskini

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim’in Erlik Sözü

Vehbi Tülek

Şaşiran ŞÂir

Vehbi Tülek

Kanuni'nin Büyüklüğü Ve A.b.d. Ki, Portresi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

"kebîr-ül-evliyâ" Celâleddîn Hindî

Celâleddin Hindi, büyük velilerdendir. İsmi, Muhammed olup babasının adı Mahmûd'dur. Aslen Kâzrûn şehrinden olduğu için, "Kâzrûni", Hindistan'da Pâni-püt şehrinde yerleştiği için "Pâni-püti", hazret-i Osmân'ın soyundan olduğu için "Osmâni" nisbesiyle bilinir... Kendisine, "Celâleddin", "Kebir-ül-evliyâ", "Kutb-i Rabbâni" lakabları da verildi. Hindistan'da "Celâl Pâni-püti" diye tanındı. Dergahında yüzlerce talebe yetiştirdi ve 1363 (H. 765) senesinde 175 yaşında iken vefat etti. Pâni-püt'te defnedildi. Mezarının üstüne büyük bir türbe yapıldı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şeyh Muhammed Hayat

Vehbi Tülek

Şeyh Muhammed Hayat hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 1163 [m. 1749]'de Medine'de vefat etti. "Gâyet-üt-tahkik" isimli eserinde buyuruyor ki:

Yâ Resûlallah, Bu Zat Ne Hayır Yapardı?

Vehbi Tülek

Saadet, Huzur Isteyen Onun Gibi Olmalıdır

Vehbi Tülek

Ebû Zekeriyyâ Şâvi hazretleri fıkıh, kelâm, tefsir ve nahiv âlimidir. 1030 (m. 1621)'de Fas'ta Milyân'da doğdu. 1096 (m. 1685)'de hacca giderken gemide vefât etti. Bu mübarek zat, bir dersinde, "Edeb" hakkında şunları anlattı:

O Gün Öyle Büyük Bir Gündür Ki

Vehbi Tülek

Osman Bin Merzûk

Vehbi Tülek

Abdülcebbâr Mâzenderânî

Vehbi Tülek

Esas âlim, Ilmi Ile Amel Edendir

Vehbi Tülek

İbn-i Batuta

Vehbi Tülek

Kutb-i Arvâsî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Yûsuf bin Hüseyin şöyle anlatır: "Mısır'a Zünnûn-i Mısri'nin yanına gittikten sonra, Rey şehrine dönüyordum. Bağdâd'a vardım. Dayım Abdullah bin Hâzır orada idi. Hacca gidecekmiş, yanına gittim:

-Nereden geldin? diye sordu:

-Mısır'dan gelip, Rey'e gidiyorum. Bir nasihat etmenizi isterim, dedim.

Buyurdu ki:

-Kabûl etmezsin!

-Ederim. dedim.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Gül Yaprağı

Gerçek Zehir

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Padişah Ve At

A'meş Ve Hanımı

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek