Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.145.647

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâ, Mihnet Ve Sıkıntı Üzerine Kurulmuştur

Yekdest Ahmed Efendi, Muhammed Ma'sûm hazretlerinin yetiştirdiği yedi bin mürşid-i kâmilden biridir. Irak’ta Cüryân'da doğdu. 1707'de Mekke'de vefât etti. Ticâret için Cüryân'dan Hindistan'a gidiyordu. Yolda çoluk-çocuğunun tâûn hastalığından vefât ettiklerini haber aldı. Bu acı haberin etkisinde iken kervan eşkıyâ baskınına uğradı. Şakîler kervandakilerin bütün mallarını aldılar. Onun da mallarını aldıktan sonra sol elini bileğinden kestiler. Kendisine bu sebeple "Yekdest", tek elli denildi... Bütün bu sıkıntılara rağmen Rabbini zikrediyor ve sabrediyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İkinci Bayezid HÂn’in Tuğlasi

Sultan II. Bayezid Han rahmetullâhi aleyh, her seferden dönüşünde elbisesine bulaşan tozları toplar ve bir kavanozda biriktirirdi.Yine bir harp dönüşüydü. Bayezid Han elbisesini çıkartmış, üzerindeki tozları toplamaya başlamıştı. Hanımı Gülbahar Hâtun, merakla sordu:" Pâdişâhım, merakımı hoş görün, ama, o tozları niçin biriktirdiğinizi sorabilir miyim? Pâdişah:" Elbette Gülbahar Hâtun, diye karşılık verdi ve devamla, benim senden gizlim yoktur. Bu tozlardan bir tuğla döktürüp mezarıma koyulmasını vasiyet edeceğim. Çünkü Allah, ayakları Hak yolunda tozlananları cehennem ateşinden koruyacağını buyurmaktadır. İşte Hak yolunda küffarla savaşırken üstümüze bulaşan tozları bu yüzden topluyoruz. Vasiyetimizdir; öldüğümüzde bu tozları kabrime koysunlar.Sultan II. Bayezid Han, biriktirdiği bu tozlardan bir tuğla yaptırdı. Bu tuğla, vasiyeti gereğince, öldüğü zaman kabrine kondu.

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han'in İmzasi

Vehbi Tülek

Vermeyince Ma’bud

Vehbi Tülek

Çaldiran MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Akkoyunlu Devletini ortadan kaldıran, Âzerbaycan, Irak-ı Arab ve İran'ı ele geçirerek Ceyhun Nehrine kadar hudûdunu genişleten Şah İsmâil, 1510'da doğudaki sünni Özbekleri de yendikten sonra, Anadolu'ya yöneldi. Gönderdiği dâi ve halifeleri vâsıtasıyla yaptığı propagandalarda Osmanlı hudutları içindeki Şiileri kendisine bağlamaya, fırsat buldukça da isyânlar çıkarmaya başladı.Yavuz Sultan Selim Han ise, Anadolu'yu bölüp parçalamak ve batıya açılan her seferde Osmanlıyı arkadan vurmak emelinde olan Şâh İsmâil'e kesin bir darbe indirmek niyetindeydi.

50 - Ulubatli Hasan

Vehbi Tülek

Bizim Maksadimiz

Vehbi Tülek

Denize Düşen Yilana Sarilir

Vehbi Tülek

Kabakçi Mustafa İsyÂni

Vehbi Tülek

Rumeli Fatihi Lala ŞÂhin Paşa

Vehbi Tülek

Asil Ruh

Vehbi Tülek

71 - HÂce-i SultÂnî AtÂullah Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsanlar Fıkıhta İmâm-ı Azam'ın Çocuklarıdır

Ömer Hulûsi Efendi doksandördüncü Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1140 (m. 1727)'de İstanbul'da doğdu. 1927 (m. 1812)'de İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde, İmâm-ı Azam hazretlerinin üstünlüklerini şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı İbn-i Hafîf

Vehbi Tülek

İbn-i Hafif hazretleri, zâhir ve bâtın ilminde zamânının en meşhûr âlimi ve büyük velisi idi. Dünyaya hiç değer vermezdi. Çok cömertti. Bütün malını dağıttı... Kendisi şöyle anlatır:

malları Verip, Hâlleri Aldık

Vehbi Tülek

Ebû Osman Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Ebû Osman bin Muhammed Şâfi rahmetullahi aleyh, İmâm-ı Şafii hazretlerinin büyük oğludur. 281 (m. 894)'de Kahire'de doğdu. Cizre ve Haleb'de kadılık yaptı. Babası İmam- Şafii hazretlerinden çok bahsederdi. Buyurdu ki:

Ali Bin İbrahim Husrî

Vehbi Tülek

“ebû Kılâbe” Abdullah Bin Zeyd

Vehbi Tülek

Âmir Bin Abdullah

Vehbi Tülek

Sırrî-yi Sekatî Ve Saraylı Talebesi

Vehbi Tülek

Bizim Ile Münâfıklar Arasındaki Fark

Vehbi Tülek

Selahaddin Eyyûbi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Ölüyü Diriltemem

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek