Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.409.224

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Bizi Ve Sizi Belâlardan Korusun

Bedî'uddîn Sehârenpûrî hazretleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. Onun zamanında Hindistan’da Sehârenpûr şehrinde yaşadı. İmâm-ı Rabbânî hazretlerine talebe olmadan önce memurluk yapıyordu. Serhend'e giderek onun sohbetlerinde kemale geldi ve İmâm-ı Rabbânî hazretleri, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye icâzet verip, memleketine gönderdi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye yazdığı bir mektup aşağıdadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

65 - Osman Fadlî Efendi'nin Duasi

Sultan Dördüncü Ahmed Han, Osman Fadli Efendiyi çok severdi. Zaman zaman saraya dâvet eder, vâz ve nasihatlerinden istifâde ederdi. Sultan bilemediği takıldığı mevzuları ona sorar, istişâre ederdi. Hattâ Ramazân-ı şerifte, iftarda Seyyid Osman Fadli'nın önünden artan yemeklerinden bereketlenmek için ister, iftârını onunla yapardı.Bir zaman İstanbul'da isyân oldu. Zorbalar her tarafı darma-dağın edip yağmaladılar. Seyyid Osman Fadlı, hiç çekinmeden talebeleri ile birlikte zorbaları yakalayarak adâlete teslim etti. Böylece din ve devlete büyük hizmetlerde bulundu. Sultan İkinci Süleymân pâdişâh olunca, büyük bir kargaşa oldu. Seyyid Osman bu kargaşalığın ortadan kalkması için duâ etti. Bu duâ bereketi ile Allahü teâlâ belâyı kaldırdı. Sadreddin-i Konevi hazretlerinden sonra, devlet işlerini düzeltme husûsunda en çok şöhret sâhibi Seyyid Osmân oldu.

Vehbi Tülek

Mum Donanmasi

Vehbi Tülek

İstanbul’un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Biliyorsunuz hayatı muhteşem zaferlerle dolu olan Yavuz, genç yaşında küçücük bir çıbana boyun eğer. Son nefesini verirken Hasan Can yanındadır. Yavuz sorar:-Hasan bu ne hal?-Şimdi Allah ile olacak zamandır sultanım.-Ah be Hasan. Sen bunca zamandır, bizi kimle bilirdin? Yavuz'un konuşmaya mecâli yoktur. Mushaf-ı şerifi işaret eder. Hasan Can o berrak sesiyle Yasin-i Şerif'e başlar. Yine volkanlar coşar, sular akar. Sultanın yüzünde huzurun izleri hâlelenir. Sonra latif bir tebessüm yayılır. Koca sultan ayan beyan güler, belki de ilk kez böyle güler... "Nasıl bre?" Mısır seferine çıkacakları gün kayıkla Üsküdar'a geçerler. Nedendir bilinmez Sultan, yoldaşına takılır. "Hasan Can kahvaltı yaptın mı?"

Kadem-i Şerif Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Rumeli’ye Geçmeleri

Vehbi Tülek

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

Vehbi Tülek

25 - Senin Nasibin Diyar-i Rum'dadir

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Ve Hediyesi

Vehbi Tülek

İstanbul’un Sulari

Vehbi Tülek

Büyük Fen Dahisi: Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Birbirlerine Karşı Pek Merhametlidirler

Muhammed bin Kâ'b Kurazi hazretleri tabiinin tefsir âlimlerindendir. 40 (m. 661)'de Kûfe'de doğdu. Gençlik döneminde Medine'ye yerleşti. Enes bin Mâ­lik, Berâ bin Âzib, Câbir bin Abdullah, Abdullah bin Abbas, Amr bin Âs ve birçok sahabiden hadis rivayet etti. 108 (m. 726)'de vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kazâya Kalmış Namâzları Bulunan

Vehbi Tülek

Kara Hoca, Osmanlı evliyasından ve Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Afyonkarahisar’da doğdu. İlk tahsîlini memleketi Karahisar'da yaptıktan sonra İran’a giderek Fahrüddîn-i Râzî hazretlerinin talebelerinden hadîs-i şerîf, tefsîr ve fıkıh ilimleri tahsil etti. Cemâleddîn Aksarâyî'ye intisab ederek tasavvuf yolunda ilerledi. Tahsilini tamamlayıp, memleketine döndü. İznik şehrini fetheden Orhan Gâzi tarafından kendisine İznik medresesi müderrisliği verildi. 1397 (H.800)'de İznik'te vefât etti.

Biz Ona Şeytanı Musallat Ederiz

Vehbi Tülek

A­na­do­lu Ve­li­le­rin­den Ho­ca Ah­med Fa­kih

Vehbi Tülek

Ho­ca Ah­med Fa­kih haz­ret­le­ri, Ho­ra­san'da dün­ya­ya gel­di. Bu­ra­da med­re­se tah­si­li gör­dü ve fı­kıh­da­ki üs­tün bil­gi­sin­den do­la­yı ken­di­si­ne "fa­kih" de­nil­di. Ay­rı­ca İran Ede­bi­ya­tı'na va­kıf ol­du ve pek çok şi­ir­le­ri var­dır.

Seyyid Nizâm Efendi

Vehbi Tülek

Resûlullah'ın Buyurduğu Gibi Dua Eden âmâ Zat

Vehbi Tülek

Kuzey Iraklı Velî Molla Celâlüddîn

Vehbi Tülek

Rebî Bin Haysem

Vehbi Tülek

Ehl-i Sünnet âlimlerine Uyana Müjdeler Olsun

Vehbi Tülek

Hasen Kadîb-ül-bân

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Bunlar Şarapti

Allah'ın Emaneti

İsmail Hakki Efendi

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek