Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.799.327

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanlara Eziyet Ve Sıkıntı Vermeyin!

Abdülfettâh-ı Akrî hazretleri İstanbul'un en yüksek üç evliyâsından biridir. 1778 (H.1192) senesinde Bağdâd'da doğdu. Silsile-i aliyye büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Onun emriyle İstanbul'a gelip senelerce insanlara hak yolu öğretmek vazîfesiyle meşgul oldu. 1865 (H.1281) senesinde Üsküdar'da vefât etti. Bir sohbetinde talebelerine, hocası Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin şu vasiyetini okudu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

55 - Yildirim Bayezid'in Âlimlere Hürmeti

Yıldırım Bayezid Han'ın oğlu Musa Çelebi, çocukluğunda da çok zeki ve haşarı idi. Gönderildiği mektepte, arkadaşları ve bilhassa hocası, ondan çok çekiyorlardı. Bir gün hocası dayanamadı ve onu dövdü. Küçük Musa, akşam ağlayarak eve geldi ve babası Sultan Yıldırım Bayezid'e:-Sizin gibi bir sultanın oğlunun darb edilmesi layık mıdır? Dedi.Bunun üzerine Sultan Bayezid:-Demek bir Sultanın oğlunu dövdü, öyleyse yarın ben de mektebe geleyim de hocaya bunun hesabını sorayım, cevabını verdi. Oğlunu gönderdikten sonra mektebe gitti ve hocası ile görüşerek, icabeden talimatları verdi.

Vehbi Tülek

15 - Akdeniz'de Türk Korsanlari

Vehbi Tülek

Osmanli-hollanda Münasebetleri

Vehbi Tülek

Yeşil Sarikli Gazi

Vehbi Tülek

Gavs-ül-Memdûh'un akrabâlarından Ali Efendi birkaç arkadaşıyla hacca gitmişti. Dönüşte Lazkiye civârına geldiklerinde yiyecekleri bitti. Lazkiye'ye giderek orayı idâre eden Osmanlı paşasına durumu anlattılar ve yardım talebinde bulundular. Onların Tillolu olduğunu öğrenince, Gavs-ül-Memdûh hazretlerini sordu. Yeğeni olduğunu söyledi. Paşa buna çok sevindi ve hocalarının evsâfını sordu. O da tek tek anlattı. Anlattıkça paşa tasdik ediyordu. Buna oldukça şaşırdı. Acabâ paşa, hocamı nereden tanıyordu? Dayanamayıp sordu. Paşa da cevap olarak şöyle anlattı:

Milletin Efendisi Kimdir?

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂli’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

Hediye Baston

Vehbi Tülek

Abd'den Haraç Aliyorduk

Vehbi Tülek

Etin Okkasi Sekiz Akçe

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han’in Çekmecesi

Vehbi Tülek

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şeyh Derviş Hüseyin Efendi

Şeyh Derviş Hüseyin Efendi "Ganizâde" lakabıyla meşhur velidir. Sipâhi iken, Şeyh Mustafa Köstendili hazretlerine talebe olup, onun sohbetlerinde kemâle erdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Âlimin Kıymeti Ve Şerefi...

Vehbi Tülek

Abdullah Efendi, 1733 (H. 1146) senesinde Ahıska'da dünyâya geldi. Ahıska şimdi Gürcistan'da olup, o zamanlar Osmanlı memleketi idi... Erzurum, Şam ve Kahire'de Tahsilini tamamladıktan sonra, 1761 senesinde İstanbul'a geldi. Bir taraftan öğrendiği yüksek ilimleri öğretmeye, bir taraftan da kıymetli ve faydalı eserler telif etmeye başladı...
Ahıskalı Abdullah Efendi derslerinde şöyle buyururdu:

Yûsuf Bin Alî El-hüzelî

Vehbi Tülek

Kardeşlerinizin Arasını Düzeltiniz

Vehbi Tülek

Hasen Irâki hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 930 (m. 1523)'de, aşağı Mısır'da Kevm denilen yerde vefât etti. Buyurdu ki:

Şükür, Nimeti Değil, Onu Vereni Görmektir

Vehbi Tülek

Salih Bin Ahmed Hemedâni

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı Abdurrahmân Efendi

Vehbi Tülek

Meyyit, Selam Vereni Tanır

Vehbi Tülek

Şeytan Beyne, Öfke Ise Göze Girer

Vehbi Tülek

Abdürrezzak San’ânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Sakin Kalyona Binme

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Onun Görmediği Yer

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek