Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.668.012

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evlilik, Gözü Haramdan Daha Muhafaza Eder

Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hey Sultan MurÂd’im VÂ’den Yakin Geldi!..

1451 yılında Edirne'ye bahar erken gelmiştir. Sultan II. Murad Han, bir ikindi vakti Meriç Nehri'nin ortasındaki "Kirişçi" adasında tenezzühe (gezintiye) çıkar. Taze çimenler, kardelenler, bahar yağmurlarıyla yıkanmış toprak kokuları ve çağıldayan ırmağın huşû' veren sesi... Yanında yalnız İshak Paşa vardır. Bir müddet etrafı seyreder ve Paşa'ya seslenir:" İshak! Tabiatın güzelliğine bak. İnsan burada kendini dünyadan ayrılmış gibi hissediyor. Doğrusu içimi şu tabiata karşı bir hasret ateşi kapladı.İshak Paşa:" Doğru dersiz Hünkârım. Ya şu Meriç!.. Ne kadar da asil akıyor, diye karşılık verdi.

Vehbi Tülek

Bu Hükümdar Kemal Ve Tedbir Sahibidir

Vehbi Tülek

AlÂeddîn Ali Esved KarahisÂrî

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Vehbi Tülek

Abdurrahman Harputi hazretleri, küçük yaşta ilim tahsili için gittiği Diyarbakır'da tahsili sırasında, bütün derslerden geri kalması üzerine, arkadaşları onunla alay ederlerdi. Bu durumu hocası öğrenince, onun daha çok rencide olmaması için, yanına çağırarak; "Şimdiye kadar okudukların ve öğrendiğin bilgi sana kâfidir. Köylerde çok rahat imamlık yapabilirsin. Var git oralarda kısmetini ara." dedi. Bunun üzerine medrese tahsilini bırakarak, şehirden ayrıldı. Yolda bir hanın önünden akmakta olan bir çayın kenarında oturup düşünür ken, çayın içerisindeki taşların, suyun şiddetli akıntısından yusyuvarlak olduklarını ve pırıl pırıl parladıklarını gören genç Abdurrahmân, üzüntü ve kırık bir kalb ile; "Yâ Rabbi! Beni sen yarattın. Bu dersleri anlayamamam da senin kudretin iledir. Senin emrinde akan sular, şu taşları nasıl yusyuvarlak yapıyor ve parlatıyorsa, sen de benim zihnime kuvvet ihsân et de, rızâna kavuşturacak ilim deryâsın dan biraz nasib alayım." diye Allahü teâlâya yalvardı.

İlk Hristiyan Vezir

Vehbi Tülek

Kirkpinar'in Doğuşu

Vehbi Tülek

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

Ben Nasil Biri İki Eyledimse

Vehbi Tülek

Osmanoğlunun Ölüsünden Böyle Kaçarsin

Vehbi Tülek

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Vehbi Tülek

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Fahreddîn İbnü'l-mâristâniyye

ahreddin İbnü'l-Mâristâniyye Hanbeli fıkıh âlimidir. 541 (1146)'da Bağ­dat'ta doğdu. Annesi bir hastanede mâristâniyye (hemşire) olduğu için İbnü'l-Mâristâniyye diye tanın­dı. Bağdat'ta meşhur âlimlerden fıkıh tahsil ettikten sonra "Dâr'ül-ilm" adın­da mektep açarak talebe yetiştirdi. Tiflis Emirine elçi olarak gönderilen İbnü'l-Mâristâniyye, Bağdat'a dönüşü sırasında 599 (m. 1203)'de Nahcıvan'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Özür Dileyenlerin Özürlerini Kabul Et

Vehbi Tülek

İbn-i Nahvi hazretleri Cezayir'de Tilemsan'da yetişen evliyâ ve âlimlerdendir. Doğum târihi bilinmemektedir. 513 (m. 1119)'da Tunus'un Tevzer şehrinde vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Allahın Rızasına Ermiş Olmanın Alameti

Vehbi Tülek

Hürmet, Merhamet Ve Şefkat

Vehbi Tülek

Ebü’l-Hayr Katfetî hazretleri hadis ve Hanbelî mezhebi fıkıh âlimidir. 593 (m. 1197) senesinde Bağdad’da doğup, 676 (m. 1277) senesinde, aynı yerde vefât etti. Birçok âlimden ilim tahsil etti. Hocaları ona icâzet verdiler. Büyük zatlardan şöyle nakletti:

Abdullah Bin Muhammed

Vehbi Tülek

İslâmiyetin Ahkâmı Ilhâm Ile Anlaşılmaz

Vehbi Tülek

Sakın Gelen Fakirleri Boş Çevirme

Vehbi Tülek

Sâdık Talebe, Hocasını Yanına Çeker!

Vehbi Tülek

Sertarîkzâde Emin Efendi

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Sevmediği âlimler!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Salavat-ı Şerifin Bereketi

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Devr-i Saadet'te bir Yahûdi, bir Müslüman'a iftira ederek Peygamber Efendimiz'e (sallallahü aleyhi ve sellem) şikâyette bulundu:
-Bu adam benim devemi çaldı. Bu deve benimdir, işte şahidlerim, diyerek iki de münâfıklardan yalancı şahid gösterdi.
Gerekli inceleme yapıldı, durum Müslüman'ın aleyhine tecelli ederek devenin Yahûdi'nin olduğuna hükmolundu ve deve Müslüman'dan alınarak Yahûdi'ye teslim edildi. Bununla kalsa iyi. Hırsızlık yaptığı için o Müslüman'ın ayrıca eli de kesilecekti. O sahabi ellerini açarak:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Padişah Ve At

Sarik Ve Sakal

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Minareden Okunan Şiir

Sonunda Orta Yolu Buldular

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek