Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.603.194
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Sarayda vazifeli Mehmed Ağa anlattı: "Sarayda, Enderûndan yetişmiş bir ağa, Üsküdar'daki konağında oturuyordu. Ben de önceleri onun konağında vazifeliydim. O günlerde, Doğancılar'da Nasûhi Efendinin vefât ettiği duyuldu. Cenâze namazı kılınmak üzere câmiye götürülüyordu. Talebeleri mübârek tabutu omuzlarına almışlar, gözyaşları arasında ağanın evi önünden geçerken, ağa, kalabalığı görmeyeyim diye pencerelerin perdelerini kapattı. Çünkü Nasûhi hazretlerinin büyüklüğüne inanmazdı. Ağa, o gece rüyâsında büyük bir kalabalığın Pâdişâh Sultan Ahmed Hanı beklediğini gördü. Halk, yolun kenarlarına dizilmişlerdi. Öyle ki, çarşının aşağı başından Ahmediye Câmiine kadar yollar doluydu. Herkes heyecanla bekleşiyordu. Bâzılarına niçin beklediklerini sorduğunda, onlar;
Şihâbüddîn Şernûbî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Mısır'ın Şernûb kasabasında doğdu. 1538 (H.945) senesinde bir gece rüyâsında Peygamber Efendimizi gördü. Resûlullah Efendimiz ona; "Ey Şihâbüddîn! İstanbul'da Şeyh Nûreddîn'e git, ondan tasavvuf ilmini öğren. Zîrâ kendisi bu zamanda âriflerin reisidir" buyurdu...
Abdullah bin Utbe hazretleri, Tâbiinin büyüklerindendir. Meşhur sahâbi Abdullah bin Mes'ud'un (radıyallahü anh) yeğenidir. Resûlullah efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) vefatı sırasında henüz küçüktü... Kûfe kadılığı yaparken 74 (m. 693) yılında orada vefat etti. Buyurdu ki:
Tâcüddîn bin Zekeriyyâ hazretleri meşhûr velîlerdendir. Hâce Muhammed Bâkîbillah hazretlerinin en yüksek talebelerindendir. Hindistan'da doğdu. Delhi'nin yakın köylerinde bulunan Şeyhullah Bahş (Şeyh İlâh-bahş) hazretlerinin sohbetlerine devam etti. O büyük zâtın hizmet ve sohbetinde uzun müddet kalıp icâzet aldı. Onun vefatından sonra, o günlerde Delhi'yi teşrîf eden Muhammed Bâkîbillah'ın sohbet ve terbiyesine kavuşmak için şerefli huzûruna koştu. Muhammed Bâkîbillah'ın husûsî sohbetlerinde, celîsi, birlikte oturanı ve enîsi, sohbet arkadaşı idi. Hâce Muhammed Bâkîbillah vefât edince, Hindistan’ı terk edip Mekke-i mükerremeye gitti. 1641 (H.1050) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti...
Devr-i Saadet'te bir Yahûdi, bir Müslüman'a iftira ederek Peygamber Efendimiz'e (sallallahü aleyhi ve sellem) şikâyette bulundu:
-Bu adam benim devemi çaldı. Bu deve benimdir, işte şahidlerim, diyerek iki de münâfıklardan yalancı şahid gösterdi.
Gerekli inceleme yapıldı, durum Müslüman'ın aleyhine tecelli ederek devenin Yahûdi'nin olduğuna hükmolundu ve deve Müslüman'dan alınarak Yahûdi'ye teslim edildi. Bununla kalsa iyi. Hırsızlık yaptığı için o Müslüman'ın ayrıca eli de kesilecekti. O sahabi ellerini açarak: