Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.920.376

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gıybet Ve Söz Taşımak Büyük Günahtır!

Sâhib Fârûkî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin torunlarındandır. 1821 (H.1237) senesinde Hindistan'ın Luknov şehrinde doğdu. Ebû Saîd Müceddidî hazretlerinden ilim öğrendi. Yirmi yaşında iken dedesinin sohbetinde yetişip, Nakşibendî yolunda icâzet aldı. Sonra Mekke-i mükerremeye hicret etti. Orada pekçok talebe yetiştirdi. Oğlu Şâh Muhammed Ma'sûm-i Ömerî en ileri gelen talebelerindendir. 1870 (H.1287) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. Sohbetlerinde İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin mektubatından okuturdu. Şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Bir Ramazan gecesi herkes uykuda iken Yıldız Sarayı yanmaya başladı. O tarihlerde İstanbul'u işgal etmiş bulunan İngiliz donanması itfaiyesi sevk edilerek yangın söndürülmeye çalışlıyordu. Devlet ileri gelenlerinden ve belediye zabıta ve itfaiyesinden hiç kimse geleme mişti. Çünkü saray tamamen İngiliz ablukası altındaydı. Sadece Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşa buraya ulaşmayı başardı. Padişahın Cihannüma köşkünde olduğunu öğrendi ve hemen oraya koştu. Zat-ı Şahane, sırtında gecelik entarisi ve üzerinde pardesüsü olduğu halde köşkün önünde ayakta duruyordu. Telaşlı değildi. Köşkün bekçibaşısı hüngür hüngür ağlıyordu. Hünkar:-Benim milletimin ocağı yanıyor, ben onu düşünüyorum... kendi evim yanmış, ne ehemmiyeti var, dedi.

Vehbi Tülek

Padişahın Gezinti Teklifi!

Vehbi Tülek

O SÂhibine Teslim Oldu

Vehbi Tülek

55 - Yildirim Bayezid'in Âlimlere Hürmeti

Vehbi Tülek

Yıldırım Bayezid Han'ın oğlu Musa Çelebi, çocukluğunda da çok zeki ve haşarı idi. Gönderildiği mektepte, arkadaşları ve bilhassa hocası, ondan çok çekiyorlardı. Bir gün hocası dayanamadı ve onu dövdü. Küçük Musa, akşam ağlayarak eve geldi ve babası Sultan Yıldırım Bayezid'e:-Sizin gibi bir sultanın oğlunun darb edilmesi layık mıdır? Dedi.Bunun üzerine Sultan Bayezid:-Demek bir Sultanın oğlunu dövdü, öyleyse yarın ben de mektebe geleyim de hocaya bunun hesabını sorayım, cevabını verdi. Oğlunu gönderdikten sonra mektebe gitti ve hocası ile görüşerek, icabeden talimatları verdi.

Tek Kollu Reis

Vehbi Tülek

103 - Sultan Ii. Mustafa Ve Ulaş Zaferi

Vehbi Tülek

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Mimar Sinan

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂli’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

İstanbul’un İşgalinde Yapilan Hirsizliklar

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İmam-ı Mücâhid

İmam-ı Mücâhid hazretleri, Tabiinin en meşhûr âlimlerindendir. 24 (m. 645) senesinde doğdu. 104 (m. 723)'de Mekke'de namaz kıldığı bir sırada secdede iken vefât etti. Tefsirde imamdır denilmiştir. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Seni Allah'tan Uzaklaştıran Her Şey Dünyâ Demektir

Vehbi Tülek

Ebû Ömer İstahrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Hicrî dördüncü asrın ilk yarısında yaşadı. İlim için, Hicaz, Irak, Şam ve başka yerlere seyahatler yaptı. Ruveym bin Ahmed, Sehl bin Abdullah-ı Tüsterî ve başka büyük zâtlarla görüşüp kendilerinden ilim öğrendi. Bir sohbetinde şöyle buyurdu:

Dünyaya Verilen Insanlık Dersi!.

Vehbi Tülek

İbâdetlerini Ihlâsla Yapana Müjde Çok

Vehbi Tülek

Necmüddih İbnü'r-Rıf'a hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 645 (m. 1247)'de Mısır'da Fustat'ta doğdu. Kahire'de devrinin büyük âlimlerden fıkıh okudu. Fıkıh ilmine hâkimiyeti sebebiyle "Fakih" laka­bıyla anıldı. Muizziyye ve Taybersiyye medreselerinde müderrislik yaptı. 710 (m. 1310)'da Kahire'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Türbedar Ahmed Amiş Efendi

Vehbi Tülek

Hesap Vereceğini Düşünen Az Konuşur

Vehbi Tülek

Dertlilerin Sığınağı Bennân El Hammâl

Vehbi Tülek

Ca'fer-i Sadık

Vehbi Tülek

Eli Kalem Tutanlar...

Vehbi Tülek

Her Dilediğimi Ihsân Etti

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Cünnetü'l-esmâ

Cünnetü'l-esmâ

Mecmûatü'l-Ahzâb kitabında şöyle nakledilir: İmam Gazali hazretleri anlatıyor:
Kûfe ve Basra'da büyük bir tâûn hastalığı zuhur etti. Kûfe şehrinin ileri gelenlerinden Abdullah bin Hasan ve Ebul-Münzir, Hazret-i Ali'nin (radıyallahü anh) yanına geldiler. "Musallat olan hastalık yüzünden insanlar kırılıyor, cenazeleri defnetmekle meşgul olanlar kafi gelmiyor... Hatta vahşi hayvanlara yem olanlar var! Bize bir çare göster, himmet elini uzat. Ya Emirel-Müminin, şu sıkıntılı halimizde bize bir rehberlik yap" diye yalvardılar. Ali (radıyallahü anh) de onlara, birşeyler yazıp verdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Bize Teveccüh Edin

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Kadin Akli

Garip Karşilanan Bir Adak

Yuhçu Baba

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek