Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.462.335

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Seni Övdükleri Zaman Seviniyorsan Zarardasın!

Ebû Zûr'a el-Eş'ârî hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. Şam'da yaşadı. Babası Sa'd bin Temim, Eshâb-ı kirâmdandır. Babasının yanında yetişti ve babasından, Ebüdderdâ, İbn-i Ömer, Câbir'den ve daha birçok Eshâb-ı kirâmdan (radıyallahü anhüm) hadîs-i şerîf rivâyet etti. 737 (H. 120) senesinde vefât etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bağdad’in Fethi

Bağdad sarayının geniş salonunda tek kişiden, Zülfikar Han'dan başka kimse yoktu. Geniş sedirde, ipek yastıklara yaslanmış, yıldızlı gökyüzünün derinliklerine dalmıştı. Bulunduğu yerde fenerler ve lambalar yakılmıştı. Zira, Arabistan gecelerine mahsus öyle bir mehtap vardı ki, Zülfikar Han isteseydi rahatça kitap bile okuyabilirdi. Böyle bir gecede insanın içinde neş'eden başka hiçbir şey olmamalıydı. Ama Zülfikar Han hem kederli, hem de öfkeli görünüyordu. Kendi kendine söylendi:-Olamaz, bu namertliktir. Evet, İran Şahı Tahmasb beni Bağdad valisi olarak tayin etti. Ben de hizmet diye buna "kabulümdür" dedim...Dedim ama şart koştum. Şaha o gün söylediklerimi kelimesi kelimesine hatırlıyorum: "Şahım... Müslümanlara hizmet olsun diye Bağdad valiliğini kabul ederim. Lakin siz de hak verirsiniz ki, Osmanlı'ya zarar verecek bir harekete asla iştirak etmem. Bağdad vilayetinde Osmanlı aleyhinde herhangi bir davranışa asla göz yumamam. Çünkü ben bir Türkmen aşiretine mensubum." Evet, Şah benim bu şartlarımdan belki hoşlamamıştı, ama Bağdadlılar beni Türk olduğum için sev diklerini, oraya vali olduğum takdirde şehirde bir huzursuzluk çıkmayacağını iyi biliyordu. Fakat Şah sözünde durmadı. Bağdadlılaraı Osmanlı üzerine saldırıya hazırlıyor ve saraya casuslar koyarak beni bertaraf etmeye çalışıyordu.

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Hanin Vefati

Vehbi Tülek

64 - Sadik Sadrazam Sultanzade Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

12 - Şani Büyük Osman Paşa

Vehbi Tülek

Ruslar 24 Nisan 1877'de Osmanlı devletine harp ilan etmişlerdi. Romanya, Bulgaristan, Sırbistan ve Karadağ da Rusların yanında yer almışlardı. Osman Paşa o zaman Vidin müstahkem mevki kumandanı idi. 7 Temmuz'da Sırp kuvvetlerini bozgu na uğratarak büyük bir ün yapmıştı. Rusların büyük bir ordu ile Tuna istikametine gelmekte olduğu haberi alınınca, Plevne'ye gönderildi. 20 Temmuz günü, burasını kuşatan Rus öncü kuvvetlerini dağıttı. Fakat 10 gün sonra asıl Rus birlikleri kalabalık bir şekilde gelerek Plevne yakınlarında karargah kurdular. 40.000 asker ve 172 ağır topu bulunan bu düşman ordusuna, gece yarısı ani bir baskın yapan Osman Paşa, birkaç saat içinde bu kalabalık Rus ordusunu perişan ederek geri çekilmeye mecbur etti. Ertesi gün kaleden çıkan Osman Paşa Lofça önlerinde kalabalık bir Rus birliğini daha mağlup etti. 7 Eylül günü Ruslar, tekrar Plevne önlerine geldiler. 10 gün süren bu kuşatma, daha şiddetli muharebelere sahne oldu. Osman Paşa sık sık kaleden çıkış hareketleri yaparak Rus birliklerine ani baskınlar yapıyor ve ağır kayıplar verdiriyor du. Nihayet 17 Eylül günü Ruslar yine geri çekilmek zorunda kaldılar. Bu tarihlerde Osmanlı tahtına, Sultan II. Abdülhamid henüz yeni çıkmıştı. Bir ferman göndererek Osman Paşa'ya Gazi ünvanı verdi ve rütbesini Mareşalliğe yükseltti.

Ebdal Murad’in Kilici

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Rumeli’ye Geçmeleri

Vehbi Tülek

Molla Arab Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Zamaninin Ebu Hanifesi: Molla Hüsrev

Vehbi Tülek

Ordusunun Başinda Sefere Çikan Son Osmanli Padişahi

Vehbi Tülek

İki Yusuf’un Hikayesi

Vehbi Tülek

Kanuniyi Kabul Etmeyen Derviş

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ahmed Tahâvî

Ahmed Tahâvi hazretleri, Hanefi fıkıh âlimidir. 238'de Mısır'da dünyaya geldi, 321 [m. 933]'de orada vefât etti. "Ehl-i sünnet vel-cemâat" kitabının baş kısmında, itikâd ile alâkalı şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Teheccüd Ve Evvâbin Namazı Müstehâbdır

Vehbi Tülek

Cemâlüddîn el-Makdisî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup, hadis ve Hanbelî mezhebi fıkıh âlimidir. 1185 (H.581) senesinde Kudüs’te doğdu. Şam'da; Bağdâd'da, İsfehan'da, Mısır'da, Mekke ve Medîne'de büyük âlimlerden hadîs-i şerîf dinledi, fıkıh ilmi tahsil etti. 1232 (H.629) senesinde Şam'da vefât etti...

Hasan Sağanî

Vehbi Tülek

Abdullah El-makdisî

Vehbi Tülek

Abdullah el-Makdisi hazretleri Hanbeli fıkıh âlimi ve muhaddisdir. 646 (m. 1248) senesinde Kudüs'te doğdu. Küçük yaşta iken, birçok âlimden Kur'ân-ı kerimin kırâatini ve hadis-i şerif dinleyip öğrendi. 732 (m. 1331) senesinde vefât etti. Naklettiği bazı hadis-i şerifler:

Rabbinize Yalvararak Ve Gizlice Duâ Edin

Vehbi Tülek

Hakîkî Muhabbet Artmaz Ve Eksilmez

Vehbi Tülek

Eshâbıma Dil Uzatmayınız

Vehbi Tülek

İnsanların Çoğu Allahü Teâlâdan Gâfildir

Vehbi Tülek

Hiç Kimseye Lanet Etme

Vehbi Tülek

Gaflet Uykusundan Daha Ağır Bir Uyku Yoktur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Korkma!

Sünnet Akçesi

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

"encümen-i Bîzebân"

Garip Karşilanan Bir Adak

Fani Dünya

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek