Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.802.526

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Padişahın Iltifâtına Mazhar Olan Mübarek Zat

Harputlu Abdurrahmân Efendi Anadolu velîlerindendir. 1756 (H.1169) târihinde Elâzığ’ın Sivrice ilçesine bağlı Çöke köyünde doğdu. İlk tahsîlinden sonra Diyarbakır'da zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Sonra İstanbul'a gitti. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Sultan Ahmed, Şeyhi Aziz Mahmud'a bir hediye sunmak istiyordu. Mürşidinin kendisin den bu hediyeyi kabul etmesi onu çok memnun edecekti. Sultan Ahmed bir gün kendine uygun gördüğü bir hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerine gönderdi. Ama Şeyh Hazretleri kabul etmedi. Şüphesiz bu kabul etmeyiş, sultana karşı bir tavır anlamına gelmiyordu. Evliyanın büyüklerinden çoğu prensip olarak hediye kabul etmezdi. Bu, büyük insanların dünya malına hangi gözle baktıklarını, başkaları için ulaşılmaz sayılan şeylerin nazarlarında hiçbir değer taşımadığını ifade etmenin bir yoluydu. Sultan Ahmed şeyhi Hüdayi'nin kabul etmediği hediyeyi yine bu devrin evliyasından Abdülmecid Sivasi'ye gönderdi ve o da kabul etti. Kendisine, padişahın aynı hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi'e sunduğu ama kabul etmediği de hatırlatıldı. Sivasi Hazretleri gerçek büyüklere yakışır bir tutum ortaya koydu: "Hüdayi Hazretleri bir karga değildir ki leşi kabul etsin" dedi. Aziz Mahmud Hüdayi'ye de "Sizin kabul etmediğiniz hediyeyi Şeyh Sivasi kabul etti" dediler. Şu cevabı verdi: "Onun için hiç bir mahzuru yoktur. Çünkü o öyle büyük bir ummandır ki bir parçacık çamurun kendini bulandırmayacağını bilir."

Vehbi Tülek

51 - İbn-i Haldûn'un Emîr Timur'la Görüşmesi

Vehbi Tülek

Abdestsiz Nöbet Tutmam

Vehbi Tülek

31 - Mezzomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Sakız adasının düşman eline geçmesi, Osmanlı devleti ileri gelenleri arasında büyük bir teessüre sebep oldu. Padişah II. Ahmet Han, adanın düştüğünü haber alınca çok üzüldü:-Yâ Rabbi, ben ne günah işledim de bunu bana reva gördün? Diye ağlamıştı. Ayrıca sefer için Belgrad'da bulunan Veziriazam Sürmeli Ali Paşa'ya:-"Madem ki Sakız düşman elindedir, bütün Macaristan'ı fethetsen makbulüm değildir." Diye haber göndererek, derhal Sakız üzerine sefere çıkılmasını emretti. Ordu hemen İstanbul'a hareket etti. İstanbul'a geldiği zaman da:-"Ordu ahvali derunum yaktı. Teshiri muradımdır. Paşalarla görüşüp ne yapmak lazım ise bildir. Bu kış Sakız adası istirdad edilmezse, bütün gemi kaptanlarını katlederim." Diye kesin emirler verdi.

Ancak İstanbul Kadisi Olursun

Vehbi Tülek

Senin Gibi Bir Kumandanin Kilici Alinmaz

Vehbi Tülek

Şehzade Iii. Selim’in Kur’ani Kerim Hatmi İçin Tertib Edilen Merasim

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Adülhamid Suikasti

Vehbi Tülek

Din Ve Devlet Uğrunda Ölmeye Geldi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Büyük Hadîs âlimi Mis’ar Bin Kedâm

Mis'ar bin Kedâm, büyük hadis âlimlerindendir. Künyesi "Ebû Seleme"dir. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerde çok güvenilir olduğu için kendisine "mushaf" da denir. 155 (m. 772)'de Mekke-i mükerremede vefât etti...
Rivâyetlerinde çok güvenilir olan Mis'ar bin Kedâm, bin kadar hadis-i şerif rivâyet etti. İslâm âlimlerince senet kabul edilen ve "Kütüb-i sitte" adı verilen meşhûr hadis kitabları onun rivâyetlerini almışlardır.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dağlar Kadar Borcun Olsa Da Ödersin

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Hacri hazretleri hadis ve kıraat âlimidir. 505 (1122)'de Endülüs'­te (İspanya) Meriye'de (Almeria) doğdu. Kurtuba (Cordoba) ve İşbiliye'de (Sevilla) ilim tahsil etti. Meriye İspanya tarafından işgal edilince Mürsiye'ye (Murcia) gitti. Buradan da Fas'taki Sebte'ye geçerek talebe yetiştirdi. 591 (m. 1195)'de Sebte'de vefat etti. Şöyle nakletmiştir:
Müminlerin annesi Aişe Validemiz (radıyallahü anha) şöyle anlatır:

Genç Kadının Gerçek Tövbesi

Vehbi Tülek

Peygamberlerde Yedi Sıfat Bulunur

Vehbi Tülek

İsmâilefendizâde İshak Efendi Altmışbirinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1090 (m. 1679)'da İstanbul'da doğdu. 1147 (m. 1734)'de vefât etti. Fatih-Çarşamba'da babasının yaptırdığı İsmâil Ağa Câmii'nin bahçesine defnedildi. Buyurdu ki:

Seyyid Şerif Cürcani

Vehbi Tülek

Şu Bedeninin De Senin Üzerinde Hakkı Vardır!

Vehbi Tülek

Bizi, Hayır Duadan Unutmayalar

Vehbi Tülek

Ömer Bin Saîd El-hemedânî

Vehbi Tülek

Hacı Bayram-ı Velî

Vehbi Tülek

Bu Benimle Kulum Arasındadır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Cennetlik Hanım Isteyen...

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Örümcek Ağı

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek