Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.887.018

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

En Büyük Hayır Ve Iyilik Resûlullah'a Uymaktır.

Seyyid Abdülvehhâb Buhârî hazretleri Hindistan'da yaşayan evliyânın büyüklerindendir. 1525 (H. 932)'de Delhi'de vefât etti. Mültan'da, Seyyid Sadreddîn Buhârî'den naklî ilimleri ve tasavvuf ilmini tahsil edip, yüksek derecelere kavuştu. Delhi'ye giderek talebe yetiştirdi. Hocası Seyyid Sadreddîn Buhârî'den şu sözleri duydu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Burak Reis

Cem Sultan meselesinin hallinden sonra, İkinci Bâyezid Han, Akdeniz'i bir Türk gölü hâline getirmek için bâzı kalelerin bir an önce fethedilmesini istiyordu. Bunun için de önce İnebahtı (Leponto)Kalesinin fethedilmesi gerekiyordu. İnebahtı'nın fethi için İstanbul ve Gelibolu'da sefer hazırlıklarına başlandı. Nihâyet Sultân İkinci Bâyezid Han karadan, Kaptan-ı deryâ Küçük Dâvûd Paşa da, 300 parçadan meydana gelen Osmanlı donanması ile 1499 yılı baharında Gelibolu'dan hareket etti. Devrin meşhur denizcilerinden Kemâl, Burak, Kara Hasan ve Herek reisler de bu donanmaya katılmışlardı. Ancak buralara sâhib olan Venedikliler de boş durmuyordu. Bütün Avrupa devletlerinden yardım alarak 160 parçadan meydana gelen kuvvetli bir filo meydana getirmişlerdi.

Vehbi Tülek

Sultan Ahmedin Rüyasi

Vehbi Tülek

Fransiz Kadinlarin İftar Ve Teravih Seyri

Vehbi Tülek

Osman Gazi Ve Kumral Ebdal

Vehbi Tülek

Osman Gazi zamanında Kumral Ebdal isminde, evliyadan bir zat vardı. Bir çok kerameti görülen bu zat, sık sık Hızır aleyhisselam ile görüşürdü. Yine bir defasında Hızır aleyhisselâm, Ebdal Kumral'a Osman Bey'den söz etti. Onun dağılmış olan müslümanları bir bayrak altında toplayacağından ve kurduğu devletin üç kıtaya yayılacağından bahsetti. Ebdal Kumral hazretleri bu genç beyi tanımıyordu. Ancak, birçok gazâda bulun duğunu ve zaman zaman gelip Şeyh Edebâli'nin zâviyesinde misâfir kaldığını duymuştu. Hızır aleyhisselâm; "O genç erin, geleceği çok ümitlidir. Kendisine bu müjdemizi ulaştır" dedi. Kumral Ebdal kendisini tanımadığını söyleyince, Hızır aleyhisselâm; "Onu, Edebâli hazretlerinin yanında bulacaksın. Şeyhe bu mevzuda bir rüyâsını nakledecektir." buyurdu.

19 - Oruç Reis

Vehbi Tülek

Kabakçi Mustafa İsyÂni

Vehbi Tülek

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

Akçakoca Kalesi

Vehbi Tülek

Mohaç Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

şeyh-ül-allâme Muhammed Senûsî

Muhammed Senûsi hazretleri, Cezâyir'de Tilemsân şehrinde yetişen tasavvuf büyüklerindendir. Hadis, kelâm, mantık ve kırâat âlimidir. Şerif olup, soyu hazret-i Hasan'a dayanmaktadır. Bunun için "Haseni" diye nisbet edilmiştir. Anne tarafından Senûs isimli şerefli bir kabileye mensûb olup, buna nisbetle de "Senûsi" denilmiş ve bununla meşhûr olmuştur...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmâm-ı İbni Kesîr

Vehbi Tülek

İbn-i Kesir hazretleri tabiin devrinde Mekke'de yetişen meşhur kıraat âlimlerinden olup Kur'ân-ı kerimin kıraatini (okunuşunu), Peygamberimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) okuduğu gibi bildiren âlimlerin ikincisidir. 45 (m 665) yılında Mekke'de doğdu. Orada, Eshâb-ı kiramın ve Tâbiin'in büyüklerinden ilim aldı, hepsinden rivayette bulundu. 120 (m. 738)'de vefat etti. Buyurdu ki:

Ya Hayır Söyle Veya Sus

Vehbi Tülek

Ya Hayır Söyle Ya Da Sus

Vehbi Tülek

Şu'be bin Haccâc hazretleri Tabiinin büyüklerinden, meşhur tefsir ve hadis âlimidir. 82 (m. 701) senesinde Vâsıt'ta doğdu. 160 (m. 777)'de Basra'da vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bir kısmı şunlardır:

Faziletli Kadıköy Müftüsü Ahmed Mekkî Efendi

Vehbi Tülek

Sen Olmasaydın, Hiçbir Şeyi Yaratmazdım

Vehbi Tülek

Âilene Rıfk Ile Muâmele Eyle Ve Onu Dövme

Vehbi Tülek

Hüsameddin Ömer

Vehbi Tülek

Ey Oğlum! İhlas Üzere Ol

Vehbi Tülek

Ebedî Saadete Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abayi Yakmak

Abayi Yakmak

"Abayı yakmak." Bu tâbir mecâzen, "birine âşık olmak, tutulmak, gönül vermek" gibi mânâlar ihtivâ eder. Dervişler arasında birilerinin aşkının büyüklüğünden bahsedilecekse eskiden, "Ooo! Abası hayli yanıktır!" gibi ifadeler kullanılırmış.Eski tekke mimarimizin kompleksi içinde; bir mescid veya câmi, ortada şadırvanı olan bir avlu ve avluyu çevreleyen derviş hücreleri, büyükçe bir dershâne, mutfak, kiler, ambar v.s. bulunduğu bilinmektedir. Bilhassa kış aylarında dershânenin ocağı harlı ateşle yakılarak dervişânın burada toplanmaları sağlanır, böylece hem iktisat yapılmış, hem de uzun saatler mürşidden istifade ve istifâza etmeleri temin edilirmiş.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Fani Dünya

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Üç Kandil

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek