Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.613.721

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İngiliz Düşmani Şeyhülislam

1654 senesinde vefat eden ve Sultan IV. Mehmed Han'ın Şeyhülislamı olan Behâeddin Efendi, son derece hoş sohbet ve nüktedan olarak tanınmıştı. Fakat İslam düşmanlarına, hele İngilizlere karşı muazzam bir din gayreti vardı. Bütün yumuşaklığı ve nüktedanlığına rağmen, İslam düşmanlarına karşı gayet sert davranır, onlara hiç taviz vermezdi. 1651 senesinde, İngiliz vatandaşı olan birisi, İzmir'deki İngiltere konsolosundan 200.000 akçe alacağı olduğunu iddia ederek onu mahkemeye verdi. İzmir Kadısı Haşimi zade, konsolosu mahkemeye davet edip alacaklısının davasını bildirdi. Konsolos sert bir tavırla:-Efendi, sen bu davaya bakmaya mezun değilsin... dedi ve İngiltere ve Osmanlı hükûmetleri arasında imzalanan "Ahidnâme" nin bir nüshasını gösterdi. Burada, İngiliz vatandaşlarından birinin öbüründen alacağı 200.000 akçeden az olursa Osmanlı kadıları nın davayı dinleyebilecekleri, aksi halde davanın İngiltere'de görüleceği yazılıydı.

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Mehmed Emin Tokadi

Vehbi Tülek

Oruç Reis

Vehbi Tülek

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Vehbi Tülek

Osmanlıda olduğu gibi Memluklularda da toprak idaresi Tımar sistemiyle idi. Ancak Memluklular, Lübnan topraklarını önce Tımar sistemi ile yönettilerse de sonraları bunu veraset sistemine döndürdüler. Sultan Selim Han Lübnan'ı alınca toprakların yine veraset ile idaresinin devamını emretti. Ki koca Osmanlı devletinde toprakları Tımara tabi olmayan tek bölge Lübnan oldu. Selim Han, Lübnan'daki cemaatlerin en güçlüsü olan Dereziler'den, Maanoğulları'nı emir tayin etti. Bu sistem ta 1697'ye kadar böyle sürdü. Ve Lübnan tarihinin en huzurlu dönemini yaşadı. Fransa ve İtalya'dan gelen misyonerler Derezi ailelerine Katolikliği aşılamaya başladılar. Bundan sonra bölgede karışıklık ve huzursuzluk aldı yürüdü. Lübnan liderliği 1697'de yeni Hıristiyan olan Maanoğullları'ndan Beşir Şihabi'ye geçti. Onun oğlu Katolik Beşir Ömer, 1789'da Emir oldu ve 51 sene ülkeyi yönetti. Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa'nın Osmanlı Devletine isyanı üzerine Beşir Ömer onun tarafını tutarak; Osmanlı Devleti aleyhine çalıştı. Fransızlar bu arada Marunileri, Derezilere karşı tahrik ederek silahlandırdılar. Artık Lübnan'da huzur bitmişti. Her tarafta kan akıyordu.1841'de tekrar idarede etkili olan Osmanlı Devleti, İstanbul'dan Ömer Paşa'yı Lübnan'a vali tayin etti... Her tarafta kan dereleri akıyordu. Maruni ve Dereziler birbirlerine karşı silaha sarıldılar. Fransızlar insanları, Ömer Paşa'ya karşı ayaklandırdılar. 1845'te Lübnan'a inceleme ve gerekli değişiklikleri yapmak üzere Osmanlı Dışişleri Bakanı Şekip Efendi tam yetki ile gönderildi. Bu Şekip Efendinin İstanbul'daki hükümete gönderdiği raporu devlet arşivlerinde vardır. Bu raporda özetle şöyle yazıyor: "Lübnan'daki karışıklıkların tek bir sebebi vardır: Buradaki İngiliz ve Fransız Konsolosları Maruni ve Derezileri karşılıklı olarak kışkırtıp silahlandırıyorlar. Bu konsoloslar Lübnan'dan çıkarılmadıkça Lübnan huzura kavuşamaz." Bir Türk devlet adamı, Fransızların Marunileri, İngilizlerin de Derezileri ölüme sürüklediğini tesbit etmiş.

42 - Birakmam Seni Santa Barba

Vehbi Tülek

İşte, İnsan Bunlari Görüp Gurura Kapilmamali

Vehbi Tülek

44 - Rodos Zaferi

Vehbi Tülek

Kadem-i Şerif Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

Bir Yalanla İki Kelleyi Kurtardin

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud’un Rumeli Seyahati

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Budin Beylerbeyi Aslan Paşa

Kanuni Sultan Süleyman'ın Budin Beylerbeyiliğine tayin ettiği Aslan Paşa, emir almadan, arada anlaşmalar olmasına rağmen Avusturya'ya ait Paloto Kalesine hücum etti fakat mağlup oldu. Bu hareket üzerine Avusturya Kralı Maximillian da Osmanlı toprağı olan Macaristan'a girdi ve Vesperm ile Tato kalelerini zapt edip, oralarda yaşayan yüzlerce Macar ve Türk ahaliyi katletti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmam-ı Mâverdî

Vehbi Tülek

İmam-ı Mâverdi hazretleri Şafii mezhebi tefsir ve fıkıh âlimi olup 364 (m. 974) de Basra'da doğdu. Daha sonra Bağdad'a geldi ve 450 (m. 1058) senesinde orada vefat etti. "Edeb-üd-dünya ved-din" isimli eserinde rivayet ettiği hadis-i şeriflerde, Resûlullah efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyuruyor ki:

Kisrâ, Şîreviyye Ve Yemen Vâlisi Bâzan

Vehbi Tülek

Ben Âdem’den Daha Üstünüm

Vehbi Tülek

Câbiri Ahmed Efendi Hanefi mezhebi âlimlerinden ve Osmanlı kadılarından olup, Eshâb-ı kirâmdan Câbir bin Abdullah-ı Ensâri'nin nesebine mensup olduğu için, "Câbiri" adıyla tanındı. İran'da doğdu. Yürüyerek İstanbul'a gelip, birçok âlimden ilim tahsil etti. Şam, Mısır, Edirne ve İstanbul kadılıkları, Anadolu kadıaskerliği yaptı. 1008 (m. 1600)'da İstanbul'da vefât etti. Buyurdu ki:

Hâlid Bin Saîd Bin Âs

Vehbi Tülek

Her Şey O’nun Hürmetine Yaratıldı

Vehbi Tülek

Hüseyin Ibn-i Yezdânyâr

Vehbi Tülek

Şerif Abdülhayy Haseni

Vehbi Tülek

Evliyâ Görülünce Allah Hatırlanır

Vehbi Tülek

Vesveseli Kimse Ruhsatla Amel Etmeli

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah’a Firar Et

Allah’a Firar Et

Birisinin bir koçu vardı, boynuna ip bağlamış, tuttuğu ucundan çekerek götürüyordu otlaktan. Hırsız hissettirmeden yaklaştı arkadan, ipi kesti, koçla uzaklaştı oradan. Adam olanlardan habersiz devam ederken yoluna, gayrı ihtiyari döndü baktı arkasına...-Aman Allah'ım!.. Koçum... koçum yoktur, kaybolmuş.. Ne yapacağım ben şimdi?.. Diye dövünmeye, sağa, sola koşarak aramaya başladı. Nafile!.. Yoktu hiç bir yerlerde.. Bitap düşene kadar, bakmadığı yer kalmadı. Ümidi kesti, artık bulamayacağına iyice kanaat getirmişti ki, kuyu başında kendisi gibi dövünen bir adam gördü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Şikayet

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Sakin Kalyona Binme

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Minareden Okunan Şiir

Bizi Hatirlayin!

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek