Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.540.937
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
{mosimage}Yemen fatihi Koca Sinan Paşa, üçüncü defa sadrazam olmuştu. Ömrü harp meydan ların da geçmiş olan bu ihtiyar vezir,
-Yâ Rabbi! Bana bir zafer daha kazandırmadan canımı alma!
Diye dua ediyordu. Yaşı doksana varmış olmasına rağmen hâlâ dinç ve azimli idi. Bu günlerde Bosna valisi Hasan Paşa'nın, Avusturya sınırına yaptığı bir akında kendisi ile birlikte birçok akıncı şehid düşmüştü. Avusturya imparatoru 2. Rudolf, şeir meydanlarına Türk çanı koydurmuş, sabah, öğle ve akşam saatlerinde çaldırarak halkı kiliselere dolduruyor ve Türk akıncılarının şerlerinden koruması için dua etmelerini emrediyordu.
Dünyada ilk demiryolu 1830'da İngiltere'de Liverpol-Mancester arasında yapılmıştır. Osmanlı Devleti'nde ise 1851'de Kâhire-İskenderun, 1856-60 Köstence-Çernova, 1856-66 İzmir-Aydın, sıra ile; Dedeağaç-Manastır, Haydarpaşa-Ankara, Mudanya-Bursa, Eskişehir-Konya, Adana-Halep-Şam-Kudüs, Adana-Bağdat, Hamidiye-Hicaz... demiryolları yapılmıştır. O zaman dünyada en uzun demiryolu 8334 km ile Osmanlı Devleti'ndeydi. Bugünkü sınırlarımız içinde 4138 km'si kalmıştır.1870'de Avrupa şehirlerini İstanbul'a bağlayacak 1274 km'lik demiryolu yapılmaya başlanır. İlk etapta 15 km'lik Yedikule-Küçükçekmece arası bitmiş ve tren çalışmaya başlamıştır. Fakat, Yedikule'nin şehre uzak olmasından Demiryolu'nu yapan şirket Sirkeci'nin ilk istasyon olmasını ister. Yolun Topkapı Sarayı içinden geçmesi gerekmektedir. Sarayda bulunan bâzı köşk ve bahçelerin yıkılması lâzımdır. Kurulan komisyon bir karar alamaz ve iş Pâdişah Sultan Abdülaziz Hân'a intikal eder. Osmanlı Pâdişahlarının bütün teknolojik gelişmeler için takındığı tavır, verdiği şu ibretli cevaptan anlaşılır: "Memleketime demiryolu yapılsın da, isterse sırtımdan geçsin, râzıyım."
Abdurrahmân Tilmsâni hazretleri tefsir ve hadis âlimlerinin büyüklerindendir. 757 (m. 1356)'da Cezayir'de doğdu. 826 (m. 1423)'de vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Osmanlı âlimlerinden olan Bağdâdizâde Hasan Çelebi, önce Dimetoka'da bulunan Abdülvâsi' Efendi Medresesi müderrisliğine ta'yin oldu. Daha sonra İnegöl Medresesi'ne, Piri Paşa Medresesi'ne müderris olup, 955 (m. 1548) senesinde İznik Orhâniye Medresesi'nde, 962 (m. 1554) senesinde Edirne'deki Üç Şerefeli Medrese'de, 967 (m. 1559) senesinde Sahn-ı semân Medresesi'nde müderris olarak vazife yaptı. 967 (m. 1559) senesi sonlarına doğru Manisa müftiliğine ta'yin edildi. 970 (m. 1562) senesinde, Şehzâde Sultan Üçüncü Murâd'ın isteği üzerine bu vazifeden alındı ve emekli oldu.
Molla Ali Efendi rahmetullahi aleyh, serhad evliyâsının büyüklerindendir. Rumeli'de gâziler arasında meşhûr olup, onların manevi desteği oldu. 1005 (m. 1596) senesinde günümüzde Sırbistan'da bulunan Dimitrofça'da (Mitroviça) vefât etti. Vefatından kısa bir zaman evvel, Hazreti Ömer'in (radıyallahu anh) fazilet ve üstünlüğü hakkında şunları söyledi:
Hacı Hızıroğlu Mehmed Ağa, Üsküdar'ın ileri gelenlerinden ve sipâhilerindendi. Büyük zâtların sohbetlerinde çok bulunurdu. Tarikat âdâbından nasibini almış, edeb sâhibi bir zât idi. Bir gün kötülük ve zulüm yapmak isteyen kimselerin kendisini aradıkları haberini aldı ve dostlarından birisinin evinde saklandı. Gece Allahü teâlâya, kendisini bu belâ ve musibetten muhâfaza buyurması için yalvarırken, çevresinde bulunan veli zâtlardan yardım ve duâ istemek hatırına geldi. Evinin çevresinde oturan velileri bir bir hatırına getirdi. O anda hatırına, bu belâdan, Abdülehad Nûri Efendinin vâsıtasıyla kurtulabileceği düşüncesi geldi. Bunun üzerine bütün kalbiyle Abdülehad Nûri Efendiye yönelip; "Abdülehad Efendi hürmetine beni bu belâdan kurtar." diye Allahü teâlâya yalvardı. O arada uyuya kaldı. Rüyâsında Abdülehad Nûri Efendiyi gördü. Ona; "Mehmed Ağa, korkma! Zorbaların defterinden senin ismin kaybolmuştur. Gönlün hoş olsun. Rahat bir hâlde evinde dostların ile sohbet eyle." dedi. Uyanır uyanmaz Mehmed Ağa, Abdülehad Nûri Efendinin dergâhındaki talebelere yedirmek üzere, Allah için yedi kurban adadı. Bir iki hafta evinde dostları ile sohbette bulundu. Çarşı, pazarda dolaştığı hâlde, kötü bir haber almadı.