Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.217.665

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Din Büyükleri, Veliler, Allah'ın Askerleridir

Bosnalı Ali Dede Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Bosna'nın Mostar kasabasında doğdu. 1598 (H.1007) yılında Sigetvar Kalesi yakınlarında vefât etti. Küçük yaşta İstanbul'a geldi. Devrin ulemâsından dersler aldı, ilmini ilerletti. Halvetiyye tarîkatı şeyhlerinden Bosnalı Bâlî Efendinin halîfesi Nûreddînzâde'ye bağlandı. Uzun sene hizmetinde bulundu. 1566'da Sigetvar Seferine katıldı. Bu seferde Kânûnî Sultan Süleymân Han vefât etmişti. Oraya padişah için bir türbe inşâ edildi. Ali Dede türbedârlığa getirildi. Türbenin yanına bir de zâviye yaptıran Ali Dede, "Türbe Şeyhi" ünvânıyla tanındı. Pekçok eseri olup bunlardan Risâle fî Beyânî Ricâli'l-Gayb ve Terbiyeü'l-Merâtib ve'l-Usûl eserini yazmaktan murâdını şu sözlerle ifâde etmektedir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Eğer Sakalimin Bir Kili Bilseydi!

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul'u almadan evvel Cenevizlilerle iyi ilişkileri geliştirmişti. İstanbul'a giren Osmanlılar, Ceneviz kolonisi olan Galata'yı da işgal etti. Bu durum karşısında Cenevizliler Osmanlı lara cephe aldı ve ilişkilerini kesti.Akdeniz ve Karadeniz ticaret yolları Venedik ve Cenevizlilerin kontrolleri altında bulunuyordu. Bundan endişe eden Fatih, Cenevizli lerin elinde bulunan Amasra üzerine sefere çıktı. Ayrıca 150 gemiden kurulu bir donanma hazırlayıp, Mahmud Paşa'ya:-Kurduğum bu donanma ile Karadeniz sahilini takibedeceksin! Emrini verdi.Mahmud Paşa Karadeniz'e açılırken, Fatih'te ordusuyla İzmit- Sapanca-Akyazı üzerinde sefere çıktı. Seferin nereye ve kim üzerine olduğunu herkes merak ediyordu. Ordu kadılarından biri:-Haşmetlû Sultanım, sefer nereye ola ki? Diye sordu.Fatih Sultan Mehmed bu soruya şu tarihi cevabı verdi:-Bana bak efendi! Zihnimden geçenleri şu gördüğün sakalımın bir teli sezecek olsa, bütün sakalımı keserdim!

Vehbi Tülek

Akka’da Durdurulmasaydim Bütün Doğu’yu Ele Geçirebilirdim

Vehbi Tülek

Şehid Sultan Genç Osman

Vehbi Tülek

Akçakoca Kalesi

Vehbi Tülek

Osmanlı devletinin kuruluş yılları. Orhan Gazinin silah arkadaşları, İzmit ve civarını ele geçirmişti. Buralara Anadolu içlerinden göç eden Türkmen boyları yerleştiriliyordu. Böylece Anadolu'nun Türkleşmesi daha geniş alanlara yayılıyordu. İzmit havalisinde ele geçirilemeyen tek kale, Karadeniz sahilindeydi. Çok sarp bir yerde kurulu olduğu için zaptedilmesi çok zordu. Fakat buranın tekfuru zaman zaman Türk köylerine saldırıp gençleri esir alıyor, kadınlara saldırıyordu. Orhan Gazi, yaşlı Akça Koca'ya burasını zaptetme emrini verdi. O sırada Akyazı'da bulunan Akça Koca, hemen harekete geçti ve gün doğmadan kaleye ulaştı. Kaledekiler henüz uykudaydılar. Hemen gazileri kale kapılarına taksim eden Akça Koca, 20 arkadaşıyla birlikte kalenin büyük kapısı önünde pusuya yatıp beklemeye başladı. Güz doğduktan sonra kaledekilerin bir kısmı tarlalara gitmek üzere kaleden çıkmaya başladılar. Açılan kale kapıları, onlar için büyük bir fırsattı. Kaleden çıkanların arkası kesilince Akça Koca, arkadaşlarına hücum emrini verdi ve kapılar kapanmadan kaleden içeri girmeyi başardılar. Hemen kılıçlarını çekip Allah Allah" nidalarıyla yeri göğü inletmeye başladılar. Herkes kaçıyor, saklanacak yer arıyordu. Akça Koca, Tekfurun konağını buldu ve adamı kıskıvrak yakaladı. Tekfur için yapılacak bir şey kalmamıştı. Gazilerden aman diledi ve kaleyi terketmek için izin istedi. Kalede herkes sevinçliydi. Çünkü tekfurun zulmünden kurtulup Osmanlı adaletine kavuşmuşlardı. Bu kaleye daha sonra, burasını fetheden Akça Koca'nın ismi verildi ve ona yurtluk olarak tahsis edildi.

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi’nin Duasi

Vehbi Tülek

Kayiğa Karşi Araba

Vehbi Tülek

Hristiyan Tarihçinin Kaleminden “hac”

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufi Sapiklari

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Devri Ve Ilk Donanma Faaliyetleri

Vehbi Tülek

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muharebe Eden, Ibâdet Edenden Daha Üstündür

Ebû Muhammed Mekki el-Kaysi hazretleri tefsir ve kıraat âlimidir. 355'te (m. 966) Tunus'ta Kayrevan'da doğdu. İlk tahsilinden sonra Kahire'ye giderek kıraat ve tefsir âlimlerinin derslerinden istifade etti. Tekrar Kayre­van'a döndü; sonra Endülüs'e geçti ve Kurtuba'da kıraat dersleri vermeye başladı. 437'de (m. 1045) orada ve­fat etti. Tefsirinden bazı bölümler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sükût, Seni Özür Dileme Zahmetinden Kurtarır

Vehbi Tülek

Muhammed bin İsmâil Hadramî hazretleri hadîs, tasavvuf ve Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Arabistan’ın güneyindeki Hadramut’ta doğdu. Birçok âlimden ilim tahsil edip, hadîs ve fıkıh ilimlerinde âlim oldu. Tasavvuf yolunda ilerledi. Allahü teâlânın sevgili kullarıyla sohbet etti. Sonra Yemen’de Tihâme taraflarında Dıhhî köyünde yerleşti. Kendisine bir dergâh yaptı. Orada dersler vererek ilim öğretti. 651 (m. 1253) yılında orada vefât etti.

İmam-ı Şafii'nin Talebesi Ebû Yakub El-buveytî

Vehbi Tülek

Emîr Necmüddîn Dehlevî

Vehbi Tülek

Emir Necmeddin Dehlevi hazretleri Hindistan'da yaşamış olan evliyanın büyüklerindendir. 651'de (m. 1253) Bedâyûn'da doğdu. Çocukluğunda ailesiyle birlikte Del­hi'ye geldi. Çeştiyye yolu büyüklerinden Nizâmüddin Evliyâ hazretlerine intisap etti. İcazet verilerek Devletâbâd'a (Devagiri) gönderildi ve burada talebe yetiştirdi. 727 (m. 1327)'de orada vefat et­ti. Bir sohbetinde talebelerine buyurdu ki:

Nimetlerime Şükrederseniz Elbette Arttırırım

Vehbi Tülek

şim­di Cen­net E­vin­de­yim...

Vehbi Tülek

Akıl, Nimetlerin En Büyüğüdür

Vehbi Tülek

Benî Kureyzalı Zebir Bin Bata

Vehbi Tülek

Birbirinize Kardeş Muamelesi Yapınız

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı Abdurrahmân Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Körükçüzâde Efendi isminde bir âlim, bir gün Süleymâniye Câmiinde vâz eder, altı gün de umûmi ders verirdi. Abdülehad Nûri Efendiye ve talebelerine gerek vâzında, gerekse derslerin de dil uzatır, aleyhinde konuşurdu. Abdülehad Efendinin halifeleri ve talebeleri, o zâtın bu sözlerini duyunca çok üzüldüler, onu hocalarına şikâyet edip, vâzına ve derslerine mâni olmasını istediler. Abdülehad Efendi de onlara; "Birkaç gün tahammül edin. Onun bizi inkârı ve düşmanlığı, bize bağlılığa dönüşecek. Bizim talebelerimiz arasına girecek. Vefâtımızdan sonra otuz sene tasavvuf yolunun doğruluğunu müdâfaa edecek." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Tüccarin Rüyasi

Pişman Oldular!

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

At Hirsizi

Hayat Kurtaran Yalan

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek