Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.679.061

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanların En Aşağısı Ve En Kıymetlisi Kimdir?

Muhammed bin İsmâil Mağribî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 911 (H.299) senesi Tûr-i Sinâ'da vefât etti. Büyük velîlerden Ebü'l-Hasan Ali bin Ruzeyn hazretlerinin sohbetlerinde ilim ve edeb öğrenerek yükseldi ve zamânının en büyüklerinden oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanlilarda Mevlid Kandilleri

Sultan II. Murad an, 12 Rebiulevvel 996 (10 Şubat 1588) günü bir tezkire çıkartarak:"Bu gece Server-i Kâinat, Mefhar-i Mevcûdât hazretlerinin dünyaya teşrif ettikleri gecedir. Ta'zim ü ihtiram etmek gerektir." Diyerek minarelerde kandiler yakılmasını emretti. Bu vesile ile camilerde ve mescidlerde mevlidler okundu, şenlikler yapıldı. Bu tarihten sonra her mevlid kandilinde aynı şenlikler, bütün Osmanlı Padişahları tarafın dan yapılmaya devam edildi. Önceleri Ayasofya'da yapılan merasimler, daha sonraları Sultan ahmed camiinde yapılmaya başlandı. Halkın büyük rağbetine mazhar olan mevlid kutlamaları zamanla bayram şekline büründü. Bazı camilerde bu gecelerde minareler arasında mahyalar kurulurdu.

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Ve Patrik Gregorios

Vehbi Tülek

Kirim Savaşi

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Osmanlı sarayında bizebân da denilen sağır-dilsiz görevliler bulunur, bunlar devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürlerdi. Sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilmesi ve yayılması tehlikesi ortadan kalkardı.Bunların anlaşmak için kendilerine mahsus işâretleri ve el hareketleri vardı ki, buna 'Dilsiz dili' denirdi. Bütün saray halkı bu dili öğrenmişti. Pâdişahın huzûrunda konuşmak ayıp sayıldığı için saraylılar bu dille anlaşırlar, hattâ başka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatırlardı. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuştu. Sağır-dilsiz görevliler Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan meclislerde ve Heyet-i Vükelâ denilen bakanlar kurulunda da kullanıldı. Devlet adamları bunlarla anlaşabilmek için dillerini öğrenmek zorundaydılar. Bunlar son derece hassas ve zeki kimselerdi. Hâfızaları çok güçlüydü. Şâhit oldukları tarihi olayları en ince teferruâtına kadar anlatırlar, tarihi şahsiyetleri kendilerine mahsus hareketleriyle karikatürize edebilirlerdi. Sözgelişi, sağ ellerini parmakları açık tuğ gibi başlarına götürdüklerinde pâdişahı, ellerini yumup baş parmağı 'birinci' der gibi dimdik yukarı kaldırdıklarında da sadrâzamı kasdettikleri anlaşılırdı. Günümüzde de bâzı toplantılarda sağır-dilsiz görevliler hizmet etmektedir.

Büyük Devlet Olmak

Vehbi Tülek

İlmin Kiymeti

Vehbi Tülek

Benim Peygamberim Beni Kurtarir

Vehbi Tülek

Koca Yusuf

Vehbi Tülek

Herşey Aslina Çeker

Vehbi Tülek

Huzur Dersleri

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Bayezid Ve Baba Yusuf Sivrihisari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şe­hid â­lim Ka­dı Ebû Yalâ

Ka­dı Ebû Ya'lâ haz­ret­le­ri, kı­ra­at, ke­lâm, ha­dis, tâ­rih ve Han­be­li mez­he­bi fı­kıh âli­mi­dir. 1059 (h. 451) yı­lın­da doğ­du 1131 (h. 526) yı­lın­da Bağ­dad'da­ki evin­de şe­hid edil­di...
Ebû Ya'lâ, fı­kıh bil­gi­le­rin­de za­ma­nın ön­de ge­len âlim­le­rin­den ol­du. Han­be­li mez­he­bi fı­kıh bil­gi­le­rin­de arif idi. Fet­va ma­ka­mı­na yük­sel­di. Üs­tün ze­kâ­sı ve en­gin bil­gi­si ile in­san­la­rın mes'ele­le­ri­ni kı­sa za­man­da hal­le­der­di. Ehl-i sün­net ve ce­mâ­at yo­lu­nun mü­dâ­fa­asın­da çok gay­ret­liy­di. Bu hu­sus­ta pek­çok ki­tap yaz­dı...
Gü­zel ah­lâ­kı yük­sek il­mi, ha­fı­za­sı­nın üs­tün­lü­ğü ve ze­kâ­sı­nın kes­kin­li­ği, in­san­la­rın mes'ele­le­ri­ni ko­lay­ca çö­züm­le­me­si ile Müs­lü­man­la­rın sev­gi­si­ni ka­zan­dı. On­la­ra Al­la­hü te­âlâ­nın emir ve ya­sak­la­rı­nı öğ­ret­ti. Eh­li sün­net i'ti­kâ­dı­na ters olan fi­kir sa­hip­le­ri­ne gü­zel ce­vap­lar ve­re­rek sus­tur­du.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

elinizle Kendinizi Tehlikeye Atmayın!

Vehbi Tülek

Eshâb-ı kiram'dan Eşlem Nucûbi radıyallahü anh anlatıyor:
Bir sefer sırasında bir Rum şehrinde bulunuyorduk. Rumlardan karşımıza büyük bir asker safı çıktı. Müslümanlardan da onların karşısına o kadar yahut ondan daha kalabalık bir saf çıktı...

Meydanların Arslanının Sen Olduğunu Anladım!

Vehbi Tülek

Gıybet Ve Iftira Hakkında

Vehbi Tülek

Zeynüddin Hemedâni hazretleri hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 548 (m. 1153)'de İran'da Hemedan'da doğdu. 584 (m. 1188)'de vefât etti. Hadis ilminde hafız (yüzbin hadis-i şerifi senetleriyle ezbere bilen) derecesinde âlimdir. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Baba Resûl

Vehbi Tülek

Dostlarıma Ve Talebelerime Vasiyet Ederim Ki

Vehbi Tülek

Ali Ibn-i Ehı'l-menûfî

Vehbi Tülek

Olanla Yetin, Olmayan Şeye De Râzı Ol

Vehbi Tülek

ben, Ölüyü Diriltemem!

Vehbi Tülek

Kûfe'nin En Büyük âlimi...

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Hayat Kurtaran Yalan

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

İsmail Hakki Efendi

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek