Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.220.526

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tasavvuf Bir Ağaç Ise, Tövbe Onun Köküdür

Şeyh Yâkûbî hazretleri büyük velîlerdendir. 1222 (H.619) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Evliyânın göz bebeği Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin sohbetleriyle yetişip kemâle geldi. Bağdât'ın kuzeydoğusundaki dergâhında sohbetleriyle insanlara doğru yolu gösterdi. Kendisinden kerâmetler, üstün hâller görülmeye başlandı. Sâlih bin Yâkûb el-Ukûbî şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kahraman Osmanli Hanimi: Emine BÂnû

Sene 1782; I. Abdülhamid devri. İstanbul'dan Manisa taraflarına, saray hizmetlerin de çalıştırılmak üzere zeki, eli yatkın kızlar bulmak için, saray kalfası bir hanım gelir. Kırkağaç'a da uğrar. Buraya geldiğinde, küçük Emine'yi görür ve dikkatini çeker. Anne ve babasına, eğer müsaade ederlerse onu saraya götürmek istediğini ve en iyi şekilde yetiştireceklerini söyler. Onlar da, kızlarının iyi bir geleceğe sahip olacağını düşünerek buna rıza gösterirler. Emine, saray adamları ve görevli hanımla birlikte saraya gelir. Topkapı sarayında hizmete başlar. Zekası, çalışkanlığı ve ciddiyetiyle herkesin takdirini toplayarak, kısa zamanda yükselir. Bu sırada Kırım'dan gelen bir elçilik heyeti, Padişah tarafından saraya kabul edilir. Kırım ile olan ilişkilerin daha da iyileştirilmesi için bir çok hediyelerle birlikte Kırım Hanına, sarayında hizmet etmesi için bu kabiliyetli Emine de gönderilir. Kırım Hanı Kerim Giray, bu hediyeyi çok beğenir ve kendisine nikahlar. Emine halinden memnundur. Devlet işlerinde de eşi Kerim Giray'a yardımcı olmaya başlar. Han eşi olduğu için adı Emine Bânû olur.

Vehbi Tülek

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

Ahmet Vefik Paşanin Bastonu

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂli’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

Şeyh Edebâli hazretlerinin, Osmanlı Devleti'nin kurucusu ve dâmadı olan Osman Bey'e vasıyeti şöyledir:"Ey oğul! Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelâmlısın! Ama; bunları nerede, nasıl kul lanacağını bilmezsen, sabah rüzgârında savrulur gidersin. Öfken ve nefsin bir olup, aklını yener. Dâima sabırlı, sebatlı ve irâdene sâhip olasın! Dünya, senin gözlerinin gördüğü gi bi değildir. Bütün bilinmeyenler, feth edilmeyenler, görünmeyenler, senin faziletinle ve ahlâkınla gün ışığına çıkacaktır.Ey oğul! Ananı, atanı say! Bereket büyüklerle berâberdir. İnancını kaybedersen, ye şilken çöllere dönersin. Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördüğünü görme! Bildiğini bilme! Sevildiğin yere sık gidip gelme! Ey oğul! Üç kişiye acı: Câhil arasındaki âlime, zenginken fakir düşene ve hatırlı iken itibârını kaybedene. Ey oğul! Unutma ki; yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir. Haklı olduğunda mücâdeleden korkma!.. "

Ruh Ve Ceset

Vehbi Tülek

Herşey Aslina Çeker

Vehbi Tülek

Şeref Nişani Olacak Çamur

Vehbi Tülek

Gemiler Karadan Yürüdü

Vehbi Tülek

Zafer Ve Seciye

Vehbi Tülek

Haram Lokma Yiyen HarÂmî Olur

Vehbi Tülek

Önce Küfrettiler Sonra Alkişladilar

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hocanın Ölüm ânında Ne Işe Yaradığını Görelim!

Kerimüddin Ebdâli hazretleri Hindistan'ın büyük velilerinden olup Kâbil ile Lâhor arasında, Osmanpûr beldesindendir. 1640 (H.1050) senesinde vefât etti. İlk tahsiline memleketinde başladı. Daha sonra Lâhor'a gitti. Oradan Serhend'e giderek İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin sohbetleriyle şereflendi, feyiz ve himmetlerine kavuştu. İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin feyiz ve himmetleri o kadar çok ve kuvvetliydi ki, daha sohbet olmadan, sâdece huzûrunda bulunmakla Kerimüddin'in hâli değişti. İnâyetlere kavuştu. Misline rastlanamayan bereketli nazarlar (bakışlar) altında, kısa zamanda çok ilerledi. Hazret-i İmâm ona icâzet verdi. İcâzet ile şereflendikten sonra memleketine dönerek talipleri yetiştirdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İlk Konak Beşik, Son Konak Kabir

Vehbi Tülek

Feridüddin Mes'ûd hazretleri Hindistan'da yaşamış olan Çeştiyye yolunun büyüklerindendir. 571'de (m. 1175) Mültan yakınındaki Kehtvâl'de doğdu. Medrese tahsilini tamamladıktan sonra Çeştiyye büyüklerinden Kutbüddin Bahtiyar hazretlerine intisab etti. İcazet verilerek Ecûdehen'de (Pak Pattan) insanları irşad için vazifelendirildi. 664'te (m. 1265) bura­da vefat etti. Bir sohbetinde geceyi ihyâ etmenin fazileti hakkında buyurdu ki:

İbrâhim-i Havvâs

Vehbi Tülek

Eyüplü Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Eyyûbi (Eyüplü) Abdullah Efendi Osmanlı kıraat âlimlerinin büyüklerindendir. İstanbul-Eyüp'te doğdu. Şeyhülislam Hamidizâde Mustafa Efendi'den kıraat ilmi tahsil etti. Buhâri Dergâhı Şeyhi Mehmed Efendi'ye intisap ederek Nakşibendi icazeti de aldı.1252 (m. 1836) senesinde Eyüp'te vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Kötü Ahlaklılarla Görüşmemelidir

Vehbi Tülek

Faziletli Kadıköy Müftüsü Ahmed Mekkî Efendi

Vehbi Tülek

Fakirleri Sev, Onlarla Beraber Ol

Vehbi Tülek

Şehidler Anası Afrâ Hatun

Vehbi Tülek

Abbâdî

Vehbi Tülek

Abdesti Bozanlar Ve Bozmayanlar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Pişman Oldular!

Pişman Oldular!

Bir defâsında, bâzı kimseler gemi ile bir yere gidiyorlardı. Yolcular arasında Abdurrahmân hazretlerinin talebelerinden birkaç kişi de vardı. Bir ara, geminin tabanından bir yer delindi. Ne yaptılarsa delinen yeri tıkayamadılar. Vazifeliler çâresiz kalıp, geminin batmasından korktular. Onlardaki bu telaşı görüp, vaziyeti anlayan talebeler, hocaları Abdurrahmân bin Muhammed'den yardım istediler. O esnâda hocalarını gemide gördüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Karşılık Beklemiyorum

Zalimlere Dersini Verdi!

Bizi Hatirlayin!

Şikayet

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek