Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.023.101

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dînimizde Ilk Emredilen Farz Namâzdır

Şeyh-ül-Hızâmiyye el-Vâsıtî hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1258 (H.657) senesinde Irak’ta Vâsıt şehrinde doğdu. 1311 (H.711)'de Şam’da vefât etti. İlim öğrenmek için pekçok şehri dolaştı. Bu yolculukları esnâsında fıkıh, hadîs ve siyer âlimlerinden ilim öğrendi. Mısır'a sonra da Şam'a gitti. Orada talebe yetiştirdi. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Rezil Olursun

Beni O Günlere Eriştirme

Osmanli Konağinda

Helvaci Çocuk

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Üç Kandil

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Müftî Olsa Gerektir

Ebüssü'ûd Efendi, şeyhülislâm olmasıyla ilgili bir rüyâsını şöyle anlatmıştır: "Henüz daha medresede talebe iken, bir gece rüyâmda Zeyrek Câmiine girdim. Câmi çok kalabalık idi. "Bu topluluk nedir?" dedim. "Resûl-i ekrem efendimizin divân-ı seâdetleridir, toplantılarıdır" denildi. Hürmetle bir köşede durdum. Önümde de, o devrin müftisi İbn-i Kemâl Paşa oturuyordu. Peygamber efendimiz mihrâbda bulunuyordu. Sağ ve solunda Eshâb-ı kirâm efendilerimiz edeble ayakta duruyorlardı. Resûlullah efendi mizin huzûrunda da bir zât vardı. Kıyâfetinden onu Arab zannetmiştim. Peygamber efendimiz ile dizdize denilecek bir hâlde oturuyor ve konuşuyordu. Acabâ bu zât kimdir ki, Eshâb-ı kirâm efendilerimiz ayakta oldukları hâlde, o, Resûlullah'ın huzûrunda oturuyor? diyerek hayret ettim. Konuşmalarını dinledim; Peygamber efendimiz Arabca konuşuyorlar, o zât ise Farsça söylüyordu.

Vehbi Tülek

10 - Bir Daha Gelmemize Hacet Kalmaz

Vehbi Tülek

85 - Çelebi Sultan Mehmet Ve Karamanoğlu

Vehbi Tülek

Hirka-i SaÂdet Töreni

Vehbi Tülek

Topkapı Sarayı'nın Hırka-i Saâdet dâiresinde bulunan Peygamber efendimize ve yakınlarına ait olan Mukaddes Emânetler, Osmanlı Devleti zamanında her Ramazan ayının 15'inde ziyâret olunurdu. Bu ziyâretten birkaç gün önce Mukaddes Emânetler'in bulunduğu taht odasının temizliği büyük bir hürmetle yapılır, padişah başta olmak üzere Has oda ağaları Mukaddes Emânetleri Taht Odasından Revân Odasına taşırlardı. Bu taşıma esnasında pâdişah da Has oda ağaları gibi hizmette bulunur, herhangi bir sebeple bu törende bulunamazsa maiyetinden birini gönderirdi.

Sultani Zafere Zorlayan Müderris

Vehbi Tülek

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Vehbi Tülek

Harp Hiledir: Muhasaralarda Sahte Ric'at

Vehbi Tülek

Herkes Yediğini Gönderir

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Pişmemişler Celveti Olamazlar

Vehbi Tülek

Garip Bir Koşu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İslamiyet, Kıyâmete Kadar Bâkîdir

Karaçelebizade Abdülaziz Efendi 42. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1000 (m. 1592)'de Bursa'da doğdu. Burada medrese tahsilinden sonra İstanbul'a giderek ilmini ilerletti. Çeşitli medreselere müderris olarak tayin edildi. Nihayet Şeyhülislamlık makamına getirildi. 1068'de (m. 1658) vefat etti. Bir dersinde şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cemal Halveti'nin Medine Yolculuğu

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bayezid döneminde İstanbul iki büyük musibet ile karşı karşıya kalmıştı... Bunlardan biri büyük bir deprem meydana geldi, ardından da artçı depremler uzun süre devam etti. Deprem korkusu ile yaşayan halk bir de taun (veba) hastalığı ile karşılaştı...

Hocazâde Ahmed Hilmi Efendi

Vehbi Tülek

Şeytanın Hilesi Mal Iledir

Vehbi Tülek

Yûsuf bin Meysere hazretleri Tabiinin hadis âlimlerindendir. Şam'da yaşamıştır. Âmâ idi. Birçok sahâbiden (radıyallahü anhüm) hadis rivâyet etmiştir. Muâz bin Cebel'den (radıyallahü anh) rivâyetle dedi ki:

Cömertlik, Zenginde Olursa Daha Güzeldir

Vehbi Tülek

Yedi Kat Göklerin Ve Yerin Taşıyamadıkları Emanet

Vehbi Tülek

Abdülkadir Necib Efendi

Vehbi Tülek

Yûsuf Bin Abdurrahmân

Vehbi Tülek

Kibir Bulunan Kimseye Bâtın Ilmi Nasip Olmaz

Vehbi Tülek

Ferâseti Devamlı Olan Makbûldür

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Zamanın Şam valisi bir gün, Emeviyye Câmii'ne girdi. O sırada içerde Şam'ın büyük âlimi Şeyh Said el-Halebi, cemaate ders anlatıyordu. İbrahim Paşa gelip Şeyh Said'in yanına oturdu. Ayaklarını uzatmış olan Şeyh, valinin gelmesine rağmen hiç aldırış etmedi. Bu vaziyet valiyi çok kızdırdı ve hemen câmiden ayrıldı.Vali köşküne geldiğinde, dalkavuklar etrafını çevirerek onu şeyhe karşı kışkırtırlar. Onların sözlerinin tesirinde kalan vali, Şeyh'in hemen yakalanıp kendisine getirilmesini emreder. Fakat askerleri gönderdikten biraz sonra da, yaptığı bu işten pişman olur. Çünkü bu hareketinin, başına birçok gâileler açacağını düşünür ve o kararından vaz geçer. Kendi kendine, onu yakalatmak yerine, ona hediyeler göndermeyi düşünür.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

SelÂmetle Gidip Gel

Allah Diyen Genç

Ahde Vefa

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Gerçek Zehir

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek