Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.369.869

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nefis, Hileler Yapan, Dalavereci Bir Rakiptir

Hamza bin Ali Beyhakî hazretleri Maverâünnehir âlim ve evliyâsındandır. 1380 (H.782) yılında Maverâünnehr'de İsferâyin kasabasında doğdu. Halep'te Şeyh Muhyiddîn hazretlerinin, bundan sonra Seyyid Nîmetullah hazretlerinin derslerine devâm ettikten sonra icâzet aldı. Memleketine dönerek talebe yetiştirdi. 1462 (H.866) yılında vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ulu CÂmi’nin Açilişi

Yıldırım Bayezid Hân, 1396 Niğbolu Zaferi'nden sonra Rabbine karşı bir şükran ifâdesi olarak Bursa'ya büyük bir câmi yaptırmaya karar verdi. Câminin inşasında çalı şanların ekmek ihtiyacını yakında küçük bir fırını bulunan Somuncu Baba karşıladı. Ulu Câmi'nin bir Cuma günü açılmasına karar verildi. Bursalılar bu muhteşem câmiyi hınca hınç doldurmuşlardı. Başta pâdişah Yıldırım Bayezid Hân, Şeyhülislam Molla Fenâri, gönüller sultanı Emir Sultan, diğer ulemâ ve devlet erkanı açılış için hazırdı. Yıldırım Bayezid Hân, câminin açılış hutbesini okuması için Emir Sultan'ı görevlen dirdi. Emir Sultan, "Sultanım, zamanımızın büyük âlimi burada iken, bizim hutbe okumamız uygun düşmez." diyerek affını istedi.

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Şehid Sultan Genç Osman

Vehbi Tülek

Sirpsindigi Zaferi

Vehbi Tülek

Sultan Murad Hüdavendigar'ın Edirne'yi fethi, Osmanlılara Balkan fetihlerinin yolunu açtı. Lala Şahin Paşa, Bulgaristan'a girerek Filibe'yi, komutanlarından Evrenos Bey ise Serez'i aldılar (1363). Yeni fethedilen yerlere Türkler yerleştirildi. Edirne ve Filibe'nin fethi üzerine Hristiyan dünyası büyük bir telaşa kapıldı. Çünkü 550 sene önce Müslümanlar, Cebelitarık boğazını geçip İspanya'ya girerek kısa zamanda bütün yarımadayı fethetmişlerdi. Aynı şekilde Balkan yarımadasının da Osmanlıların eline geçmesi yakındı. Osmanlıları derhal Balkanlardan atmak için yeni bir haçlı seferi düzenlenlendi.

Dürüstlüğün Bedeli

Vehbi Tülek

Gel Beru Topal Zorbabaşi

Vehbi Tülek

Kanuninin Atinin Üzengisi

Vehbi Tülek

Geyikli Baba Ve Orhan Gazi

Vehbi Tülek

Hamevî'nin Osmanli Padişahlari İle Alakali Önemli Tesbiti

Vehbi Tülek

Lütfi Paşa Ve Ya’kub Efendi

Vehbi Tülek

Silada

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Evliyalık, Kötü Huylardan Kurtulmak Demektir

Bîçâre Abdullah Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. 1657 (H.1068) senesinde İstanbul’da vefât etti. Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin talebelerinden Ahmed Efendiden ilim ve tasavvuf yolunun edebini öğrendi. Tahsîlini tamamladıktan sonra, insanları doğru yola sevk etmek için Manisa’ya gitti. Sonra İstanbul’daki Zeyrek Câmiinde vaaz ve nasîhat etmekle vazîfelendirildi. Bilâhare Ali Paşa Dergâhına şeyh tâyin edildi. Konuşma ve hitâbet kâbiliyeti çok yüksekti. Tasavvuf yolunun ince meselelerinden bahsederdi. Vaazlarına uzaktan ve yakından çok kimse gelirdi. Onun zamânında evliyâya dil uzatan çoktu. Bir gün kürsüye çıkıp, tenkid edenleri de iknâ edecek tarzda beliğ bir vaaz verdi. Bu vaazında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

kavmime Hidâyet Ver Yâ Rabbî!..

Vehbi Tülek

Dün sizlere arz ettiğimiz gibi, İsa aleyhisselamın elçilerinin hâmisi, koruyucusu olan Habib'ün-Neccâr, Antakya ahalisine; Hazreti İsa'nın elçilerine inanmalarını söyleyerek onlara şu nasihati yaptı:

Ey Ahmak Nefsim! Sen Ne Inatçı, Ne Bencilsin!

Vehbi Tülek

Ruhlar, Beş Kısma Ayrılır

Vehbi Tülek

Zeynüddin İbn-ül-Verdi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 749 (m. 1348)'de Haleb'de vefât etti. "El-Behcet-ül-verdiyye" adlı eserinde "Ruhlar" bahsinde buyuruyor ki:

Tevekkül Eden Kimse Cömert Olur

Vehbi Tülek

ölmeden Önce Gelen Zamanında Gelmiştir!

Vehbi Tülek

kötüleri Terk Et, Sâlihleri Sev!

Vehbi Tülek

Kalbini Nasûh Tövbesi Ile Süsle

Vehbi Tülek

Fıkıh Ve Kıraat âlimi İbrahim Makdisi

Vehbi Tülek

Muhaşşi Sinânüddîn Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Cünnetü'l-esmâ

Cünnetü'l-esmâ

Mecmûatü'l-Ahzâb kitabında şöyle nakledilir: İmam Gazali hazretleri anlatıyor:
Kûfe ve Basra'da büyük bir tâûn hastalığı zuhur etti. Kûfe şehrinin ileri gelenlerinden Abdullah bin Hasan ve Ebul-Münzir, Hazret-i Ali'nin (radıyallahü anh) yanına geldiler. "Musallat olan hastalık yüzünden insanlar kırılıyor, cenazeleri defnetmekle meşgul olanlar kafi gelmiyor... Hatta vahşi hayvanlara yem olanlar var! Bize bir çare göster, himmet elini uzat. Ya Emirel-Müminin, şu sıkıntılı halimizde bize bir rehberlik yap" diye yalvardılar. Ali (radıyallahü anh) de onlara, birşeyler yazıp verdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Kabahat Kilincin Midir?

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Sonunda Orta Yolu Buldular

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek