Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.658.105

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlmin Çok Dereceleri Vardır Ve Sonu Yoktur

Dizdarzâde Ahmed Efendi Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Karaman'da doğup yetişti. İlk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul’a giderek medrese tahsili yaptı. Sonra Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin talebeleri arasına girdi ve hocasından hilâfet aldı. İzmir'e, sonra Edirne'ye gidip talebe yetiştirdi. 1623 yılında orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Osmanlı Devleti içerisinde yeniçeri isyân ve zorbalıklarının önü alınamaz bir hâle gelmişti. Tâlim ve eğitim kabûl etmiyorlar, savaşa çıkmayı da reddediyorlardı. Kendilerine harp fenlerinin öğretilmesini isteyen din ve devlet adamlarına karşı harekete geçtiler. Bunun üzerine İkinci Mahmûd Han vezirleri ve ulemâ sınıfını toplantıya çağırdı. Abdurrahmân-ı Harpûti hazretleri de bunlar arasında idi. Yeniçerilerin artan zorbalıklarından bahisle ne yapılması gerektiği soruldu. Mesele son derece nâzikti. Yeniçeriler tekrar isyân ederek devlet ileri gelenlerinin kellelerini istemeye başlamışlardı. Tamâmen bid'at yuvaları hâline gelen bektâşi tekkeleri de kendilerini tahrik ediyordu. Sonuçta ulemâ birlik içerisinde bunların öldürülmeleri câizdir diye fetvâ verdi. Savaşın başlangıcı olmak üzere sancak-ı şerifin çıkarılması kararlaştırıldı. Fakat sancağı şerifin açılması çok önemli bir olaydı. Bu işin dönüşü yoktu. Yeniçeriler ile yapılacak mücâdelenin sonu ise kestirilemiyordu. Bu sebepten karar alınmasına rağmen herkeste bir tereddüd vardı. İşte bu devlet adamlarının çekingen ve kararsız hâlleri sırasında Abdurrahmân Harpûti hazretleri söz aldı."Bu din ve devletin ayakta kalması Allahü teâlânın istediği şeyse yeniçerileri vururuz, yok ederiz. Değilse biz de bu din ile berâber batıp gideriz, daha ne ihtimâl kaldı?" diyerek kalplerdeki şüpheleri giderdi. Herkes tek bilek tek yürek oldu. Nitekim bu inanç ve imânla harekete geçerek yeniçeri ocağını ortadan kaldırdılar ve bozulmuş bektaşi yuvalarını kapattılar

Vehbi Tülek

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

Ii. Murad Han Ve Şücaeddin Karamani Hazretleri

Vehbi Tülek

Sakinan Göze Çöp Batar

Vehbi Tülek

"Bunlar bir vakit beyler idi, kapıcılar korlar idi, Gel gör şimdi, bilmeyesin bey hangidir ya kulları? Yunus Emre"Onyedinci asır başında yaşamış ülemadan ve Sultan 1. Ahmed'in şeyhülislamlarından Çelebi Müfti ismiyle meşhur, Hocazade Mehmed Efendi, bulaşıcı hastalıklardan çok korkan bir adamdı. Çelebi'nin bulunduğu yerde hastalık ve ölümden katiyyen bahsedilmez, kendisi de hiç kimsenin hasta ziyaretine ve cenazesine asla gitmezdi. Bir gün, evinin hizmetçilerinden biri hastalanıp vefat etti. Efendi hazretleri hiç tereddüt etmeden, konağına bir duvarcı ustası çağırdı. Ustaya, evin hizmetçisinin öldüğü odanın kapısını örmesini söyledi. Usta, kapıya boydan boya duvar ördükten sonra Çelebi, ayrı bir direktif verdi: Şimdi git, bahçe tarafından dolaş ve o odanın duvarını del, naaşı çıkarıp gömsünler. Bu oda da bir daha kullanılmasın. Hikmet-i İlahi, "sakınan göze çöp batar" misali, bütün dikkatine rağmen Hocazade Mehmed Efendi vebaya yakalanarak hayata veda etti

İngiliz Destekli Çete İşi İhtilal

Vehbi Tülek

Ahmet Vefik Paşanin Bastonu

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Ve Hüner Sahipleri

Vehbi Tülek

Bir KurÂn-i Kerim, Bir SelÂm-i Şahane Ve Hilafetin Gücü

Vehbi Tülek

99 - Deli Hüseyin Paşa Ve İran Şahinin Yayi

Vehbi Tülek

Kibris’in Fethi

Vehbi Tülek

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İbâdet, Imanı Olanlara Emrediliyor

Nakkaşzade Hüseyn Efendi Osmanlılar zamanında yetişen Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. İran'ın Tebriz şehrinde doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 964 (m. 1556) senesinde İstanbul'da vefât etti. Tebriz'de akli ve nakli ilimleri tahsil edip, Osmanlı Sultanı İkinci Bâyezid Hân zamanında İstanbul'a geldi. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

yetmiş Heraklius Olsa Aldırmam!..

Vehbi Tülek

Dün bir neb­ze bah­set­ti­ği­miz gi­bi, Es­hâb-ı ki­râm­dan Dı­rar ib­ni Ez­ver ra­dı­yal­la­hu anh, Bi­zans'a esir düş­müş­tü. An­cak, O He­rak­li­us'un kar­şı­sın­da eğil­me­di. Da­ha gür iman­la İs­lam'ı sa­vun­du... Bi­zans İm­pa­ra­to­ru He­rak­li­us, Müs­lü­man­lar kar­şı­sın­da üst üs­te alı­nan he­zi­met­ler­den do­la­yı çok üz­gün­dü. Dı­rar ve ar­ka­daş­la­rı­nın esir alın­dı­ğı­nı işi­tin­ce çok se­vin­di. Der­hal ge­ti­ril­me­si­ni em­ret­ti.

İhlâs, Hiçbir Amelini Beğenmemektir

Vehbi Tülek

“hat Üstâdı” Hamid Aytaç

Vehbi Tülek

Hattat Hamid Aytaç, 1893'te Diyarbakır'da doğmuştur. Hattat Amidi yani Diyarbakırlı Seyyid Adem Efendi torunlarından Zülfikar Ağa'nın oğludur. İlk öğrenimini sibyan mektebinde Diyarbakır meb'usu hoca Mustafa Akif Efendi'den yapmıştır. Yazı aşkı da bu hocanın eğitiminden doğmuştur. Rüşdiye mektebinde Hoca Vahid Efendi'den rik'a ve jandarma kolağalarından (ön yüzbaşı) Ahmed Hilmi Efendi'den sülüs yazıyı öğrenmiştir. Ayrıca Kavas-ı Sagir imamı Said Efendi'den ve akrabasından hüsn-i hat hocası Abdü's-selam efendilerden de öğrenimini sürdürmüştür...

Esas Pehlivan, Nefsine Galip Gelendir!

Vehbi Tülek

Ali Bin Muhammed Antâkî

Vehbi Tülek

Tabiînin Büyüklerinden Bekr Bin Abdullah

Vehbi Tülek

Bir Lokma Için Alçak Dünyaya Baş Eğme!

Vehbi Tülek

Kâfirler Cennete Hiç Giremeyecek

Vehbi Tülek

Hanbelî Fıkıh âlimi Ömer Bin Hüseyn

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Alabilirsen Al

Alabilirsen Al


Hacı Bayram-ı Veli'nin doğduğu Zülfadl (Sol-Fasol) köyünden bir genç askere çağrılmıştı. Yetim olan bu temiz genç, babasından kalma birkaç altınını, annesinden kalan hâtıra bilezik ve küpleri emânet edecek bir kimse bulamadı. Hepsini küçük bir çekmeceye koyup, Hacı Bayram-ı Veli'nin türbesine getirdi. Türbeyi ziyâret edip;
"Yâ hazret-i Hacı Bayram-ı Veli! Beni vatani vazifemi yapmak için çağırdılar. Annemden ve babamdan kalma şu hâtıraları emânet edecek bir kimse bulamadım. Bu küçük çekmeceyi zâtı âlinize emânet bırakıyorum. Eğer askerden dönersem, gelir alırım. Şâyet dönemezsem, istediğiniz bir kimseye verebilirsiniz!" diye münâcaat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Ölüyü Diriltemem

Hayat Kurtaran Yalan

Abdullah-i EnsÂrî

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek