Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.623.857

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nasîhate, Senden Çok, Benim Ihtiyâcım Vardır

Sirâcüddîn Ebû Süleymân hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Horasan’da doğdu. 781 (H.165) senesinde Bağdat'ta vefât etti. Zamânının âlimlerinden çeşitli ilimleri tahsîl etti. Tâbiînin bazı büyüklerinden hadîs-i şerîf dinledi. Habîb-i Acemî hazretlerinin sohbetlerine devâm edip, ondan feyiz aldı. Tasavvuf yolunda ilerleyip evliyâlıkta yüksek derecelere ulaştı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlmin Kiymeti

Sultan İkinci Bâyezid Hanla bir sefere çıkmıştık. O zaman vezir, Halil Paşanın oğlu İbrâhim Paşaydı. Şanlı, değerli bir vezirdi. Bu zamanda Ahmed ibni Evrenos adında bir kumandan vardı. Kumandanlardan hiç biri onun önüne geçemez, bir mecliste ondan ileri oturamazdı. Ben ise vezirin ve bu kumandanın huzûrunda ayakta, esas vaziyette dururdum. Bir defâsında eski elbiseler giyinmiş bir âlim geldi. Bu kumandanlardan da yüksek yere oturdu ve kimse ona mâni olmadı. Buna çok hayret ettim. Arkadaşlarımdan birine kumandandan da yüksek oturan bu zâtın kim olduğunu sordum. Filibe Medresesi müderrisi âlim Molla Lütfi'dir, dedi. Ne kadar maaş alır, dedim. Otuz dirhem, dedi. Makâmı bu kadar yüksek olan bu kumandandan yukarı nasıl oturur dedim. Âlimler ilimlerinden dolayı tâzim ve takdim olunur, hürmet görürler. Geri bırakılırsa bu kumandan ve vezir buna râzı olmazlar, dedi. Düşündüm. Ben bu kumandan derecesine çıkamam, ama çalışır, gayret edersem şu âlim gibi olurum, dedim ve ilim tahsiline niyet ettim. Seferden dönünce o âlimin huzûruna gittim. SonraEdirne'deki Dârülhadis müderrisliği bu zâta verildi. Ondan Metâli Şerhi'nin hâşiyelerini (açıklama ve ilâvelerini) okudum."

Vehbi Tülek

11 - Silistre Müdafaasi

Vehbi Tülek

Müftî Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Üç Ahbab Çavuşlar

Vehbi Tülek

Osmanlı İmparatorluğu o günlerde çok bunalımlıdır. Abdülhamid Han tahttan indirilmiş, Beylerbeyi Sarayında köhne bir odaya kilitlenmiştir. Yönetime el koyan Enver, Talat ve Cemal Paşalar maceracı ve gözü karadırlar. Almanlar özellikle Enver Paşa'yı avuçlarına alırlar. Öyle ki İstanbul'a kalkan trenlerin üstüne bile "Berlin-Enverland" yazarlar. Talat Paşa idadi (ortamektep) diploması bile olmayan bir postacıdır. Ancak mason olunca önü açılır. "İttihat ve Terakki militanlığı"ndan, "Dahiliye Nazırlığı"na çıkarılır. Ancak o komitacılıktan vazgeçmez. Rakiplerini katlede katlede yükselir ki kanlı Babıali baskını bunlardan sadece biridir. Cenab Şehabeddin'e göre Tâlat paşa, ünlü Bulgar komitacısı Sandasky'e taş çıkartacak kadar "habis zekalıdır" ünlü yazar onu "ağ ören, tuzak kuran, pusuya yatan, harmanyola çeviren bir hilekâr" olarak tarif eder. Cemal Paşa ise gittiği her yerde darağacı kurduran, karışıklıklarda önce Müslümanları astıran, müstehzi, kibirli ve zalim biridir. Yanına yaklaşılmaz. Ermeni hayranıdır ve bunu saklamaz. Arabları şirazeden çıkarmak için ne gerekiyorsa onu yapar. O günlerde Almanya'nın İstanbul sefiri Baron Van Wangenheim toplantı üstüne toplantı düzenler, nefis Türkçesi ile pembe tablolar çizer. "Siz doğudan biz batıdan bastıralım. Hudutlarımız birbirine kavuştuğu zaman bizi kim tutabilir?" der.

Bedeli Çanakkale’de

Vehbi Tülek

İlk Uçan Türk, HezÂrfen Ahmed Çelebi

Vehbi Tülek

Tuzlu Kahve

Vehbi Tülek

Sen Kim, Bu Evi Yapmak Kim

Vehbi Tülek

İki Milyon Sterline Banko

Vehbi Tülek

Selanik Vak’asi

Vehbi Tülek

Bu Aslan İstirahat Etsin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şâh Muhammed Çelebi

Şâh Muhammed Çelebi, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin neslindendir. Zamânının âlimlerinden akli ve nakli ilimleri tahsil etti. Kânûni Sultan Süleymân, Nahcivân seferine çıkacağı zaman, Mihrimah Sultan Medresesine; "Bu medrese, Şâh Muhammed Çelebi'nin yeridir. Başkasına verilirse kapatır veya dergâh hâline getiririz" dedi ve Şâh Muhammed Çelebi'ye iltifât etti. Şâh Muhammed Çelebi, bu medresede ilim öğretip Kur'ân-ı kerimin hakikatlerini anlatmaya çalıştı. 1570 (H.978) senesinde İstanbul'da vefât etti. Âbid Çelebi Mescidi bahçesinde defnedildi. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hayber'de Ganimet Istemeyen Mücâhid

Vehbi Tülek

Hayber, Peygamber efendimiz devrinde, Yahûdilerin toplandığı bir merkezdi. Resulullah efendimiz Medine'ye hicret ettiğinde, oradaki Yahûdi kabileleriyle antlaşma yapmışlardı. Ancak Beni Nâdir kabilesi, antlaşmayı bozarak Resulullaha sûikast tertiplediler. Bu sebeple Medine'den çıkarıldılar. Beni Kureyzâ kabilesi de, antlaşma yaptıkları hâlde Hendek Savaşında düşman tarafına geçerek ahidlerini bozdular...

Din Büyüklerine Itâat Etmemenin Netîcesi!

Vehbi Tülek

Kıyâmet Yaklaştıkça Fitneler Çoğalır!

Vehbi Tülek

Ahmed Bezzâr hazretleri hadis âlimlerindendir. 297 (m. 910)'da Bağdâd'da doğdu. Bağdâd'da ve Mısır'da ilim tahsil etti. Zamanın meşhur muhaddislerinden hadis öğrendi ve çok talebe yetiştirdi. 383 (m. 993)'de Bağdâd'da vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Dostlarla Sofra Başının Hesabı Olmayacaktır

Vehbi Tülek

Muhabbetin Şartlarına Son Derece Dikkat Edin

Vehbi Tülek

Mal Harcamakla Azalır, Ilim Sarf Etmekle Çoğalır

Vehbi Tülek

Pîr Ömer Halvetî

Vehbi Tülek

Övülmesiyle Yerilmesi Arasında Fark Görmeyen Kimse Zâhiddir

Vehbi Tülek

İbrahim Anberî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah Bin MübÂrek

Abdullah Bin MübÂrek

Merv'de bir yıl ticâretle uğraşır, kazancının hepsini fakirlere dağıtırdı. İkinci yıl İslâmiyet'i yaymak için cihâda, düşmanla harbe giderdi. O, medresede müderris, hoca; câmide vâiz, şehirde tüccâr; harbde büyük bir kahramandı. Kılıç ve kalem sâhibi idi. Kalemiyle cihâda dâir eser yazdı, kılıcıyla da dillere destan olan kahramanlıklar gösterdi.

Abbâsiler devrinde Bizanslılarla yapılan harplerden birine katılmıştı. Abbâsi ordusu sessiz, sâkin ve aydınlık bir gecede Tarsus'un kuzeyinde karargâh kurmuştu. Tarsus'un sırtlarında İslâm ve Bizans orduları görünüyordu. İki taraf da kendilerini kuvvetli göstermek için alevleri göklere yükselen ateşler yakmışlardı. Bu ateş ocaklarından birinin etrafında tepeden tırnağa silâhlı askerler hilâl şeklinde oturmuşlar, ortalarında ise ince yapılı, nûrâni yüzlü bir zat onlara ders anlatıyordu. Kimse vaktin nasıl geçtiğinin farkına varmamıştı. Sözü kesip, duâsını yapınca istirahate çekildiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Kul Hakkı

Fani Dünya

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Bize Teveccüh Edin

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek