Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.410.457

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

En Üstün Hazine, Allahü Teâlâdan Hayâ Etmektir

Şah Medâr hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. 1436 (H.840) senesinde Hindistan'da Mekanpûr beldesinde vefât etti. Evliyânın meşhurlarından Muhammed Taygur Şâmî'nin derslerinde ve sohbetlerinde yetişip kemâle erdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Topal Koyun

İran'a açtığı seferde Sivas'a doğru yol almakta iken, yaşlı bir çoban koşarak Yavuz'un huzuruna geldi ve:
- Sulağımıza hoş geldin Sultanım! Görüyorum ki yorgunsun, açsın. Bu fakire misafir olursan gönül alırsın, dedi

Vehbi Tülek

Artik Serbestsiniz

Vehbi Tülek

45 - Kaleye Çekilen Bayrak Gibi

Vehbi Tülek

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti'nde, yabancı devletlere gönderilecek elçilere çok dikkat edilirdi. Devlet-i Aliyye'nin itibarını gözetecek Serdengeçtiler aranırdı. 1736'da İran Şahı Tahmasb'a da bir elçi göndermek icabetti. İmrahor Mustafa Paşa münasip görüldü. Şah tarafından kabul edilen Mustafa Paşa, görevini yerine getirdi. Sonra, âdeti olduğu için Şah biraz eğlenmek, biraz da denemek kastıyle dedi ki: -İmrahor Paşa!.. Benim bir derdim var. Acaba sen halledebilir misin?-Hayırdır İnşâallah.-Bir atım var. Fakat, çok haşarı. Üstüne bineni yere fırlatır. Şuna bin de fikrini söyle!Mustafa Paşa, sükût etti. Biraz sonra iki seyis, iki tarafından yakalamış atı getirdiler. Önüne geleni kapar, ardında kalanı teper bir hayvandı. Şah sinsi sinsi güler, at yerleri eşeler, seyisler korkuyla bekleşirlerdi. Bütün İran devlet büyükleri meraktaydı. Mustafa Paşa, gayret kemerini kuşanıp, seyislere işaret etti. Azgın hayvanı, apıl apıl getirdiler. Bir adım kala: "Bismillah..." deyip üstüne sıçradı. Sonra da seyislere: "Bırakın!" diye bağırdı. Beygir bütün marifetlerini gösterdi. Sıçradı, çifte attı, şâha kalktı. Fakat, İmrahor Paşa'yı sırtından atamadı. Sonunda kuzu gibi uslanıverdi. Osmanlı elçisi, İran Şâhı'nın önüne geldi. Attan aşağı sıçradı. Gemleri uzatırken dedi ki:"At binenin, kılıç kuşananın Şah'ım!"

Ekmeğe 5 Para Bile Zam Yok

Vehbi Tülek

Akibet Görürsün Hele Ferhat

Vehbi Tülek

Kanije Kalesinin Fethi Ve Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

65 - Osman Fadlî Efendi'nin Duasi

Vehbi Tülek

Kendi Re’yimizle İş Yapmayiz

Vehbi Tülek

Alin Terinde Bereket Vardir

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud HÂn’in Asilerin Elinden Kurtulmasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sizin Peygamberiniz Doğru Söylemiş

Muhammed bin Nasır Sellâmi hazretleri Hadis hafızıdır. 467'de (m. 1075) Bağ­dat'ta doğdu. Önceleri Şafii mez­hebine mensup iken gördüğü bir rüya üzerine Hanbeli mezhe­bini seçti. İbn-i Nasır 550'de (m. 1155) Bağdat'ta vefat etti. Şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

şeyhlerin Şeyhi Abdullah Ibni Hafif

Vehbi Tülek

Ebu Abdullah Muhammed bin Hafif hazretleri 889 (H.276) senesinde Şirâz'da doğdu. 981 (H.371)'de aynı yerde vefât etti. Babası sultan idi. Çağındaki "Şeyhlerin Şeyhi" olup âlemde bir tane idi. O asırda tasavvuf yolunu tutanlar hep ona başvururlardı. Büyük bir ifade gücüne sahipti. En derin hakikatlere dair kırk günde bir eser telif ederdi...

Zafer Ve Yardım, Ancak Allahü Teâlâdandır

Vehbi Tülek

Salih Bin Muhammed Ömerî

Vehbi Tülek

Salih bin Muhammed Ömeri hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 1166'da (m. 1753) Afrika'da Guinea (Gine) Cumhuriyetinde Futa Calon bölge­sinde doğdu. Soyu Hazret-i Ömer'e (radıyallahü anh) ulaşır. Moritanya'da Muhammed bin Bûne ve Mali Cumhuriyetinde Tinbüktü'de Muhammed Zeyn'den ilim tahsil ettikten sonra Hicaz'a gitti ve Medine'ye yerleşti. 1218 (m. 1803)'de orada vefat etti. Buyurdu ki:

Muhammed Bin İshak

Vehbi Tülek

vatan Için Canın Ne Kıymeti Var Ki!

Vehbi Tülek

Ali Echürî

Vehbi Tülek

İstediği Kapıdan Cennete Girenler

Vehbi Tülek

arkadaşları Çoğaltmalı...

Vehbi Tülek

Moğol Askerlerini Şam'dan Uzaklaştıran Mübarek Zat

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Helvaci Çocuk

Helvaci Çocuk

Vaktiyle, cömertliği ile nam yapmış bir şeyh vardı. Bu yüzden de daima borçluydu. Dergahına gelen hiç kimseyi boş çevirmez, dertlerine derman olur, borçlarını öderdi. Bunu yapmak için de servet sahiplerinden onbinlerce altın dinar borç almıştı.Sevgili Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) ne güzel buyurmuşlar:"Pazarda iki melek daima dua eder; Yâ Rabbi, sen cömertlere ihsan eyle, hasislerin malını da helak et!"Bu mübarek zatın alacaklıları, paralarını istediler, alamayınca, bir zaman sonra onu rahatsız etmeye başladılar. Hatta işi hakarete kadar götürdüler. Bu yüzden mübarek, hastalanıp yatağa düştü. Alacaklılardan dördü bunu duyunca; "Adam, bizim paramızı ödeyemeden ölecek. Hemen gidip paramızı alalım" diyerek evine geldiler. Hasta yatağındaki mübareğe hakaretler etmeye başladılar. Onlara hiç cevap vermedi. Bu sırada sokaktan, helva satan bir çocuğun "Helvacııı..." sesi geldi. Mübarek, hemen bir talebesini gönderip helvacıyı çağırttı. Çocuğa,

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Cennetlik Hanım Isteyen...

Ölüyü Diriltemem

Sonunda Orta Yolu Buldular

Hakikati Görmek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek