Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.551.005

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bidat Sahibi, Dîne Muhalefet Ve Düşmanlık Yapmaktadır!

Hasen bin Muhammed Hüseynî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Nesebi, hazret-i Hüseyn’e dayanmaktadır. 767 (m. 1365)’de Kâhire’de doğdu. 866 (m. 1461)’de vefât etti. “Nüzhet-ül-Kassâd” isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

GÂzi Hüsrev Bey

Sultan İkinci Bâyezid'in torunu ve Bosna sancakbeyi olan Gazi Hüsrev Bey, sarayda iyi bir eğitim gördü. Dayısı Şehzâde Mehmed, Kefe sancakbeyi olunca, Hüsrev'i de berâberinde götürdü. Şehzâde Mehmed'in elçisi sıfatıyla Moskova'ya gitti. 1521'de Bosna sancakbeyi oldu. Kânûni Sultan Süleymân'ın Belgrad Seferine katıldı ve Zemlin Kalesini fethetti. Belgrad'ın fethinden sonra Macaristan, Hırvatistan, Transilvanya ve Dalmaçya'ya Türk akınları devâm etti. Mohaç Savaşına kadar süren bu akınlara, Sinan ve Bâli beylerle birlikte Gâzi Hüsrev Bey de katıldı.

Vehbi Tülek

Harp İlanindan Vazgeçsin

Vehbi Tülek

İlmin Kiymeti

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Fatih'in bilime olan hizmetlerine tanıklık eden anıtların en önemlisi, kuşkusuz camisinin etrafına yaptırdığı medreselerdir... Ancak ilk medrese eğitimi, fetihten hemen sonraki günlerde cami haline getirilen Ayasofya'da başlamış ve caminin yanındaki papaz odaları boşaltılarak öğrencilerin buralarda kalmaları sağlanmıştır. Molla Hüsrev'in başmüderrisliğe getirildiği bu ilk öğretim kurumunda, İstanbul'un ilk kadısı,Ayasofya'yı Cami olarak "tescil eden" Hızır Çelebi 'nin ilk müderrisler arasında bulunduğu görülmektedir. Bu sıralarda molla Zeyrek de müderris olarak Zeyrek camisinde derslere başlamıştır. (Türkiye Tarihi 2 s: 243) İşte İstanbul'da fetihten sonra öğretime başlayan ilk iki medrese bunlarrdır. Fatih medreselerinin yapımı bitince, Zeyrek'teki öğrenciler oraya taşınmış, Ayasofya'da ise öğretim sürdürülmüştür. Vakfiyesinde de belirtildiği üzere, Medaris-i Semaniye adı ile Fatih Camii'nin etrafında yapılmış olan bu yeni kuruluş, sekiz medrese ve her medresenin arkasında Tetimme adı verilen daha küçük sekiz medreseden oluşmaktadır. Ayrıca müderris ve öğrencilerin yararlanması için bir kitaplık, bir Darüşşifa ve bir de misafirhane bulunmakta idi. medreselerin her birinde "akli" ve "natli" bilimlerde birer müderris, Daruşşifada ise hangi ulustan olursa olsun iki hekim, bir göz hekimi, bir cerrah ve bir de eczacı görevlendirilmişti. Hekimlerin hastaları günde iki kez ziyaret etmeleri şart koşulmuştur.Fatih döneminde üzerinde durulması gereken önemli bir kuruluş da hızla geliştiği görülen bir yüksek okul niteliğindeki Enderun Okulu'dur. Bu kuruluş içinde askerlik, yöneticilik,güzel sanatlar bölümleri olduğu gibi, ayrıca bir de hastane bulunmakta idi. tanzimat dönemine kadar yaşadığı görülen Enderun Okulu'nda Galata Sarayı,Eski Saray ve Edirne Sarayı gibi sarayların orta dereceli saray okullarını bitirenler kabul edilmekte idi.

91 - Kanuni Sultan Süleyman Ve Şövalyeler

Vehbi Tülek

Osmanli’da Peygamber Sevgisi

Vehbi Tülek

MÂzeret Ortada

Vehbi Tülek

59 - Fatih İle Molla Gürani

Vehbi Tülek

FÂtih’in İlme Ve UlemÂya Verdiği Kiymet

Vehbi Tülek

105 - Baltaci Mehmed Paşa Ve Rus Çari Deli Petro

Vehbi Tülek

Bizans’in Korkulu Rüyasi Orhan GÂzi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allah Adamlarında Üç Alâmet Vardır

Gümüşlüzâde Şücâeddîn İlyâs hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Amasya'da doğdu. Zamânındaki âlimlerden aklî ve naklî ilimleri tahsîl etti. Amasya müftîliği vazifesini yürüttü. Tîmûr Han Amasya'yı aldığı zaman, onu Türkistan'da bulunan Şirvân ahâlisinin istifâdesi için gönderdi. Şirvân'da kâdılık ve ilim öğretmekle meşgûl oldu. Sonra kâdılıktan ayrıldı ve Ârif-i billah Sadreddîn Hayâvî'nin sohbetiyle şereflendi. Sonra memleketi olan Amasya'ya döndü.1433 (H.837) târihinde Amasya'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İnsanı Hayvandan Ayıran Ilim Ve Idrâktir

Vehbi Tülek

Kemâleddîn Süyûtî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 804 (m. 1401) senesinde Mısır’da Süyût beldesinde doğdu. Memleketinde ilim tahsil ederek orada kadılık yaptı. Sonra Kâhire’ye gitti. Meşhur âlimlerden ilim tahsîl etti. Hepsi de ona icâzet verdi. Tûlûniyye Câmii’nde hatîblik yaptı. Halife Müstekfâ-billah’a İmâm oldu. 855 (m. 1541) senesinde vefât etti. Çok kitap yazdı. “Şerh-ül-Akâid-il-Adûdiyye” isimli eserinde şöyle anlatır:

Emrin Altındakilere Ihsânda Bulun!

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Huzâî

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Huzâi hazretleri meşhur hadis âlimlerindendir. 231 (m. 846) Mihne hadisesinde, Kur'an-ı kerime "Mahluk" demediği için Abbasi Halifesi Vâsık tarafından idam edildi. Hazret-i Ali'nin (radıyallahü
anh) fazileti hakkında şu hadis-i şerifi nakletti:

Fakîrler Için Defter Tutmayan Esnaflar

Vehbi Tülek

Allah'ı Anmaya Mâni Olan Her Şeyi Düşman Bilmeli!

Vehbi Tülek

Yahyâ Bin Ahmed “münâvî”

Vehbi Tülek

Akıllı Bir Kimse Hanımını Üzmez

Vehbi Tülek

İbretli Bir Hayat... Abdullah Bin Sa'd

Vehbi Tülek

Kerâmetler Menbâı Ebü’l-abbâs Seyyârî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Mazarratli Harfler Kaçtir?

9 Evi Dolaşan Kelle

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Kabahat Kilincin Midir?

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek