Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.018.271

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yavrularımız Dinlerini Tam Öğrenemiyorlar

Hilmi Efendi son devir Osmanlı din âlimlerinden ve Nakşibendiyye yolu Hâlidiyye kolu mensuplarındandır. Ankara'da doğdu. 1916 (H.1335) senesinde İzmit'te vefât etti. Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî hazretlerinin talebeleri arasına girdi. Hocasından Hâlidiyye kolundan icâzet aldı. Sonra İzmit'te Fevziye, Taşıçılarbaşı ve Yeni Cumâ câmilerinde imâm ve hatiplik yaptı. Vaazlarında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

1913 senesinde yazılan ve Bulgarların Müslüman Türklere yaptıkları zulümleri anlatan "Türkiye Uyan" adlı kitabın 228. sahifesinde; bir çavuşun subayına mektubu şöyledir:Zâbit efendi! Kuvvetli düşman müfrezelerinin Gümülcine'ye indiğini, askerimizden bir kısmının çekildiğini ve bâzısının da esir edildiğini işittim! Geçen gün dört erle bana teslim ettiğiniz Kuruorman sırtındaki mühimmat deposunu hâlen muhâfaza ediyorum. Tabii Gümülcine'yi işgâl eden düşman buraya da gelecek! Doğrusu devletimin ve milletimin nice fedâkârlıklarla burada yığdığı bu cephaneyi, sapasağlam düşmana teslim edecek değilim! Buna ne askerlik vazifem, ne de vatan sevgim müsaade eder.

Vehbi Tülek

Emrediyorum Paşa!

Vehbi Tülek

Peki Yikilmasin

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

I. Dünya Savaşında Irak Cephesinde savaşan 6. Ordunun Kumandanı Halil Paşa, hatıralarında şöyle bir hadiseyi nakleder:27 Mart 1916 günü Irak'ta Felahiye muharebesinde boğazından ağır yaralanan 18. Kolordu 51. Tümen 9. Alay Emir subayı iken, bu muharebede kendi alayındaki bir bölüğe kumanda eden Üsteğmen Muzaffer, hayatının son dakikalarına geldiğini anlayınca sükûnet ile son görevini yapmaya başladı ve konuşamadığı için, cebinden çıkardığı bir mektup zarfının üzerine kurşun kalemle önce "kıble ne taraftadır?" diye yazarak sordu. Milli şeref ve fazileti bulunan ak yüzünü ve pak alnını, görevini başaranlara mahsus güzellikle huzur-u Peygamberiye çevirdi ve kalbindeki şehadeti diliyle anlatmaya takati olmadığından, kana boyanan o zarfın ortasına okunaklı bir şekilde kelime-i şehadeti yazdı. Sonra bu büyük asker, bölüğüne son sözü söylemek isteyerek aynı zarfın üç yerine; "bölük intikamımı alsın" cümlesini yazarak, ikisini imzaladı, üçüncüsünü ise imzalayamadan son nefesini verdi. Muzaffer Efendinin bu yüce davranışı, yani bir Türk subayının örnek maneviyatı olan o kanlı zarf, Askeri Müzeye gönderildi ve Türk çocuklarına ve gelecek nesillere cevher değerinde bir miras olarak kaldı.

42 - Birakmam Seni Santa Barba

Vehbi Tülek

Velinimeti İçin Şehid Olan Ohrili Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Kabakçi Mustafa İsyÂni

Vehbi Tülek

Filan Gün Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Seni Dervişliğe Kabul Edemem

Vehbi Tülek

Eğer Sakalimin Bir Kili Bilseydi!

Vehbi Tülek

91 - Kanuni Sultan Süleyman Ve Şövalyeler

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hafız Ahmed Vâsıtî

Ahmed Vâsıti hazretleri meşhur hadis hafızlarındandır. İmam Şafii gibi devrinin büyük âlimlerinden hadis okudu. Kendisinden de İmam Buhari ve Müslim gibi muhaddisler hadis rivayet etti. 259 (m. 872)'de vefat etti. Müslüman kardeşine yardım hakkında naklettiği bazı hadis-i şerifler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazın Hakîkatini Anlayamayanlar

Vehbi Tülek

Yanyalı Yûsuf Efendi Nakşibendi yolunun büyüklerindendir. Rumeli'de bulunan Yanya beldesindendir. İstanbul'da ilim tahsil etti. 1245 (m. 1829) senesinde vefât etti. Sohbetlerinde İmam-ı Rabbâni hazretlerinin Mektubat kitabını çok okurdu. Bir sohbetinde şu mektubu okudu:

Seyyid Abdürrahim Bayrami

Vehbi Tülek

Sâlihlerin Sohbetine Devam Eden Kazanır

Vehbi Tülek

Kâsım Seyyâri hazretleri evliyânın meşhurlarındandır. Fıkıh ve hadis ilimlerinde büyük âlim idi. Ebû Bekr-i Vâsıti'nin en büyük talebesidir. Tasavvufta yetişip kemâl derecelerine ulaştı. 953 (H.342) senesinde Merv şehrinde vefât etti. "Seyyâri" adıyla bilinen yolun kurucusudur.

Annene Babana Daima Dua Et

Vehbi Tülek

Bir Mümin, Bir Söz Ile Kâfir Olabilir

Vehbi Tülek

Şeytanın Işi, Insanları Kandırmaya Çalışmaktır!

Vehbi Tülek

Han­belî Fı­kıh â­li­mi Ha­sen Bin Hâ­mid

Vehbi Tülek

Eyüp'ten Dâvet Aldık Tez Davran Lala!

Vehbi Tülek

İslam Dini Geçmiş Dinlerin Süzülmüş Kaymağı Gibidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Latif Bir Şikayet

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Bizi Hatirlayin!

Latif Bir Şikayet

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek