Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.597.561

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beni Eve Götürün Artık Ömrümüz Bitmiştir

Hüsâmeddîn Çelebi Mevlânâ Celâleddîn Muhammed Rûmî hazretlerinin en önde gelen talebesi olup, onun halîfesi, vekîlidir. Konya’da doğdu. Mevlânâ, Çelebi Hüsâmeddîn'i pek ziyâde severdi. Mevlânâ hazretleri derse gelmediği zamanlar talebelere ders verirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Akçakoca Kalesi

Osmanlı devletinin kuruluş yılları. Orhan Gazinin silah arkadaşları, İzmit ve civarını ele geçirmişti. Buralara Anadolu içlerinden göç eden Türkmen boyları yerleştiriliyordu. Böylece Anadolu'nun Türkleşmesi daha geniş alanlara yayılıyordu. İzmit havalisinde ele geçirilemeyen tek kale, Karadeniz sahilindeydi. Çok sarp bir yerde kurulu olduğu için zaptedilmesi çok zordu. Fakat buranın tekfuru zaman zaman Türk köylerine saldırıp gençleri esir alıyor, kadınlara saldırıyordu. Orhan Gazi, yaşlı Akça Koca'ya burasını zaptetme emrini verdi. O sırada Akyazı'da bulunan Akça Koca, hemen harekete geçti ve gün doğmadan kaleye ulaştı. Kaledekiler henüz uykudaydılar. Hemen gazileri kale kapılarına taksim eden Akça Koca, 20 arkadaşıyla birlikte kalenin büyük kapısı önünde pusuya yatıp beklemeye başladı. Güz doğduktan sonra kaledekilerin bir kısmı tarlalara gitmek üzere kaleden çıkmaya başladılar. Açılan kale kapıları, onlar için büyük bir fırsattı. Kaleden çıkanların arkası kesilince Akça Koca, arkadaşlarına hücum emrini verdi ve kapılar kapanmadan kaleden içeri girmeyi başardılar. Hemen kılıçlarını çekip Allah Allah" nidalarıyla yeri göğü inletmeye başladılar. Herkes kaçıyor, saklanacak yer arıyordu. Akça Koca, Tekfurun konağını buldu ve adamı kıskıvrak yakaladı. Tekfur için yapılacak bir şey kalmamıştı. Gazilerden aman diledi ve kaleyi terketmek için izin istedi. Kalede herkes sevinçliydi. Çünkü tekfurun zulmünden kurtulup Osmanlı adaletine kavuşmuşlardı. Bu kaleye daha sonra, burasını fetheden Akça Koca'nın ismi verildi ve ona yurtluk olarak tahsis edildi.

Vehbi Tülek

Padişahlar Da Güler!

Vehbi Tülek

Bizim Silah Fabrikamiz Yok

Vehbi Tülek

Bodrumlu Fedai Musa

Vehbi Tülek

Sene 1669. Veziriazam Köprülüzade Fazıl Ahmed Paşa, Girit'te aylardır alınamayan Kandiye kalesi önlerinde. Kaleyi kuşata Osmanlı askerinin mühimmat ve yiyecek ikmali, Hanya'dan gemilerle getiriliyor ve Kandiye önlerindeki Çanak limanına indiriliyordu. Vene dikliler, Osmanlı askerinin Çanak limanından ikmal yaptıklarını öğrenince 12 gemilik bir filo ile orasını abluka altına aldılar. Fazıl Ahmed Paşa, hemen Memizade Mehmed Paşa kuman dasında 12 gemiden müteşekkil bir filoyu oraya göndererek kuşatmayı kırmak istedi. Fakat bunu haber alan Venedikliler, Çanak limanına takviye olarak 20 gemi daha gönderdiler. Bun dan Memizade Mehmed Paşanın haberi yoktu ve düşman kuvvetlerini 12 gemiden ibaret zannediyordu.

Vatikan’da Bir Osmanli Şehzadesi

Vehbi Tülek

Öyleyse Sultanimizi Üzme !

Vehbi Tülek

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂlî Hazretleri

Vehbi Tülek

Ebdal Murad’in Kilici

Vehbi Tülek

Sözümüzün Netîcesini Görürsün

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Âlimin Yüzüne Bakmak Ibâdettir

Ebû Muhammed el-Basri hazretleri hadis âlimlerindendir. 180 (m. 796)'da vefât etti. Her gün beşyüz rek'at namaz kılar ve Kur'ân-ı kerimin üçte birini okurdu. Rivâyet ettiği bazı hadis-i şerifler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sen Kırk Senedir Namaz Kılmamışsın

Vehbi Tülek

Muhibbüddin Muhammed el-Halebi hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 749'da (m. 1348) Halep'te doğdu. Türk asıllıdır. Burada medrese tahsilinden sonra müderrislik yaptı. Sonra Halep başkadılığına getirildi. 815 (m.1412)'de orada vefat etti. Buyurdu ki:

Fâni Kimselerin Çocuklarısınız

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Abdülkerîm Cîlî

Vehbi Tülek

Abdülkerim Cili hazretleri 1365 (H.767) senesinde Bağdad'da doğdu. 1428 (H.832) senesinde vefât etti. Küçük yaşta ilim tahsiline başladı. Çok zeki ve kavrayışı yüksekti. Onu Zebid bölgesindeki büyük evliyâ Şerefüddin İsmâil bin İbrâhim el-Ceberti'ye gönderdiler. Kısa zamanda o büyük zatın teveccühlerini kazandı. Bilhassa hadis, fıkıh ve tasavvufta yüksek derecelere ulaştı...
Abdülkerim Cili hazretleri, talebelerini, bilhassa nefsin ve şeytanın aldatmalarına karşı çok uyarır, dikkatli olmalarını öğütler ve hocalarının sözünden hiç çıkmamalarını sıkı sıkıya tembih ederdi. İblisin şöyle dediğini bildirirdi: "Vallahi, bana göre bin âlimi aldatmak, imânı kavi bir ümmiyi aldatmaktan daha kolaydır."

Pîr Şükrullah Halvetî

Vehbi Tülek

Zeyneddin Muhammed Ebu’s-sürûr

Vehbi Tülek

Davud-i Halvetî Hazretleri

Vehbi Tülek

Süfyan-ı Sevrî Ve Salevat Okuyan Adam

Vehbi Tülek

Bir Şey Şüpheli Ise Ondan Sakının

Vehbi Tülek

Peygamberliğe Inanmak Saadeti Ve Şerefi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Abdullah Bin MübÂrek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Altıyüz Dirhemlik İp

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek