Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.409.097

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Bizi Ve Sizi Belâlardan Korusun

Bedî'uddîn Sehârenpûrî hazretleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. Onun zamanında Hindistan’da Sehârenpûr şehrinde yaşadı. İmâm-ı Rabbânî hazretlerine talebe olmadan önce memurluk yapıyordu. Serhend'e giderek onun sohbetlerinde kemale geldi ve İmâm-ı Rabbânî hazretleri, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye icâzet verip, memleketine gönderdi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye yazdığı bir mektup aşağıdadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yeniçağ’da Avrupa

Hıristiyanlığın en revaçta olduğu Ortaçağ'da, büyük tıp âlimleri, yalnız Müslümanlardı ve Avrupalılar Endülüs'e tıp tahsil etmeye gelirlerdi. Çiçek hastalığına karşı aşıyı bulanlar, Müslüman Türklerdir. O zamanki Avrupa'da insanlar, hastalıktan kırılıyordu. Fransa kralı 15. Louis 1774'de çiçekten öldü. Avrupa uzun zaman vebâ ve kolera salgınlarına uğradı.Napolyon 1798'de Akkâ Kalesi'ni muhâsara etdiği zaman, ordusunda vebâ hastalığı meydana çıkmış ve hastalığa karşı çâresiz kalınca, düşmanı olan müslüman Türklerden yardım istemek zorunda kalmıştı. O zaman yazılan bir Fransız eserinde şöyle demektedir:

Vehbi Tülek

Haliçteki İlk Köprü

Vehbi Tülek

62 - İşte Gerçek Bir Gelin Alayi

Vehbi Tülek

Padişaha Nasihat

Vehbi Tülek

Hacı Bayram-ı Veli hazretleri Edirne'den ayrılırken kendisinden nasihat isteyen Sultan Murâd Hana şöyle dedi:"Tebean içinde herkesin yerini tanı, ileri gelenlere ikrâmda bulun. İlim sâhiplerine hürmet et. Yaşlılara saygı, gençlere sevgi göster. Halka yaklaş fâsıklardan uzaklaş, iyilerle düşüp kalk. Hiç kimseyi küçümseme ve hafife alma. İnsanlığında kusûr etme, sırrını hiç kimseye açma, iyice yakınlık peydâ etmedikçe, kimsenin arkadaşlığına güvenme. Cimri ve alçak insanlarla ahbablık kurma. Kötü olduğunu bildiğin hiçbir şeye ülfet etme. Seninle başkaları arasında bir toplantı akdedilir veya insanlarla aranızda bâzı beseleler görüşülürse, yâhut onlar bu meselelerde senin bildiğin hilafını iddiâ ederlerse, onlara hemen muhâlefet etme.

Seni Avdan Men Etmemiş Miydim?

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Eski İftarlar

Vehbi Tülek

İyiliğe Karşi Kemlik

Vehbi Tülek

86 - Hoşa Giden Tabir

Vehbi Tülek

Çelebi Halifenin Kerameti

Vehbi Tülek

Çeşme Faciasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsana Gelen Feyiz Önce Ruha Gelir

Pîrîzâde İbrâhim Efendi Hanefî fıkıh âlimidir. Aslen İstanbullu olup, 1022’de (m. 1613) ailesinin ziyaret için bulunduğu Medine’de doğdu. Burada hadis ve fıkıh ilmi tahsil etti. Birçok âlimden icâzet aldı. Uzun yıllar Mekke müftülüğü yaptı. 1099’da (m. 1688) vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Haram Işlemekte Olanı Söz Ile Menetmelidir

Vehbi Tülek

Şerefüddin Dâvûd-i Kayseri hazretleri Osmanlı Devletinin kuruluş döneminde yetişen âlim ve velilerdendir. 1261'de (H.659) Kayseri'de doğdu. İlk önce Kayseri ve çevresinde ilim tahsil etti. Sonra Mısır'a gitti. Kâhire'de hadis-i şerif, tefsir ve diğer akli ve nakli ilimleri tahsil etti. Bu sırada İznik'i fetheden Osmanlı Sultânı Orhan Gâzi ilk olarak yaptırdığı Orhâniye Medresesine Dâvûd-i Kayseri'yi müderris tâyin etti. 1350 (H.751) yılında İznik'te vefât etti. Bu mübarek zat, bir dersinde şunları anlattı:

Allah Adamlarının Kalbinde Mal Muhabbeti Yoktur

Vehbi Tülek

Allahtan Gelene Rızâ Göster

Vehbi Tülek

Ebû Mensûr bin Muhammed hazretleri tasavvuf ve kelam âlimlerindendir. 350 (m. 961)'de Nişâbûr'da doğdu. 429 (m. 1038)'de vefât etti. Mir'ât-ül-mürüvvet isimli eserinde buyuruyor ki:

Basra Fukahâsından Câbir Bin Zeyd

Vehbi Tülek

Ebü'l-cevza Rabaî

Vehbi Tülek

Tasavvuf, Baştan Başa Edeptir

Vehbi Tülek

Gâfil Olan Mahbûba, Allah’a Kavuşamaz

Vehbi Tülek

Zâlimler Için Hiçbir Yardımcı Yoktur

Vehbi Tülek

Âhir Zaman Peygamberinin Doğduğuna Işarettir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Kabahat Kilincin Midir?

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Keramete İnanmayan Âlim

O Kullarına Çok Merhametlidir

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek