Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.845.144

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Rızâ Gösterilen Fakirlik, Zenginlikten Üstündür

Hâce Vâlâpîr hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerdendir. On yedinci asrın ilk yarısında Pâni-püt şehrinde vefât etti. Babası meşhûr âlim ve evliyâ Abdülkuddûs hazretleridir. Babası meşhûr âlim ve evliyâ Abdülkuddûs hazretleridir. Onun feyzlerinden istifâde etti. Sayısız kerâmetleri görüldü. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Osmanlıda olduğu gibi Memluklularda da toprak idaresi Tımar sistemiyle idi. Ancak Memluklular, Lübnan topraklarını önce Tımar sistemi ile yönettilerse de sonraları bunu veraset sistemine döndürdüler. Sultan Selim Han Lübnan'ı alınca toprakların yine veraset ile idaresinin devamını emretti. Ki koca Osmanlı devletinde toprakları Tımara tabi olmayan tek bölge Lübnan oldu. Selim Han, Lübnan'daki cemaatlerin en güçlüsü olan Dereziler'den, Maanoğulları'nı emir tayin etti. Bu sistem ta 1697'ye kadar böyle sürdü. Ve Lübnan tarihinin en huzurlu dönemini yaşadı. Fransa ve İtalya'dan gelen misyonerler Derezi ailelerine Katolikliği aşılamaya başladılar. Bundan sonra bölgede karışıklık ve huzursuzluk aldı yürüdü. Lübnan liderliği 1697'de yeni Hıristiyan olan Maanoğullları'ndan Beşir Şihabi'ye geçti. Onun oğlu Katolik Beşir Ömer, 1789'da Emir oldu ve 51 sene ülkeyi yönetti. Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa'nın Osmanlı Devletine isyanı üzerine Beşir Ömer onun tarafını tutarak; Osmanlı Devleti aleyhine çalıştı. Fransızlar bu arada Marunileri, Derezilere karşı tahrik ederek silahlandırdılar. Artık Lübnan'da huzur bitmişti. Her tarafta kan akıyordu.1841'de tekrar idarede etkili olan Osmanlı Devleti, İstanbul'dan Ömer Paşa'yı Lübnan'a vali tayin etti... Her tarafta kan dereleri akıyordu. Maruni ve Dereziler birbirlerine karşı silaha sarıldılar. Fransızlar insanları, Ömer Paşa'ya karşı ayaklandırdılar. 1845'te Lübnan'a inceleme ve gerekli değişiklikleri yapmak üzere Osmanlı Dışişleri Bakanı Şekip Efendi tam yetki ile gönderildi. Bu Şekip Efendinin İstanbul'daki hükümete gönderdiği raporu devlet arşivlerinde vardır. Bu raporda özetle şöyle yazıyor: "Lübnan'daki karışıklıkların tek bir sebebi vardır: Buradaki İngiliz ve Fransız Konsolosları Maruni ve Derezileri karşılıklı olarak kışkırtıp silahlandırıyorlar. Bu konsoloslar Lübnan'dan çıkarılmadıkça Lübnan huzura kavuşamaz." Bir Türk devlet adamı, Fransızların Marunileri, İngilizlerin de Derezileri ölüme sürüklediğini tesbit etmiş.

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Mevlana’yi Ziyareti

Vehbi Tülek

Bu Devletin Dediği Yapilir

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Okçuluk

Vehbi Tülek

Okçuluk Osmanlıların ünlü sporlarındandır. Çok eski zamanlardan beri harp sahasında kendileriyle karşılaşanlar, Türklerin ok atmadaki ustalıklarından hayranlıkla söz etmişlerdir. Türkler, kısa fakat çok kuvvetli yaylar kullanırlardı. Oku gerek piyade ve gerekse süvari olarak kullanmakta emsalleri yoktu. Süratle giden bir atın üzerinden, hedefe isabetli ok atarlardı. Okmeydanı'nda kurulan meşhur kemankeşler ocağı, 15 ve 16. asırlarda emsalsiz üstadlar yetiştirmiştir. Bu arada lodos, poyraz, gündoğusu, batı, kıble, karayel, yıldız gibi yönlerde esen rüzgârlara atılan kamış ve tahta oklarla kurulan menziller, yani kırılan rekorlar, erişilemeyecek kadar yüksektir.Makbul İbrahim Paşa, Atmeydanı'ndaki sarayını yaptırması nedeniyle Kanuni Sultan Süleyman'a bir ziyafet vermiştir. Bu ziyafet eğlenceleri sırasında, Türk Okçuluk Tarihinin önemli kişilerinden biri olan Tozkoparan İskender, at üstünden attığı okla birbirinin içine yerleşmiş 5 kalkanı delmiştir. Bu usta kemankeşin başarıları efsanelere konu olacak kadar büyüktür. Osmanlı İmparatorluğu sınırlarında Tozkoparan İskender'in Gündoğusundaki 1281,5 gez menzilinden (845 metre) daha uzağa ok atışı hiçbir dönemde gerçekleşememiştir.

Kanuni’nin Merhameti

Vehbi Tülek

Belgrad’da İki Şehid

Vehbi Tülek

Ezan Sesi

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Oğluna Nasihati

Vehbi Tülek

Tek Başina Bir Ordu: Ebussuud Efendi

Vehbi Tülek

Daha Büyük KerÂmet Mi Olur?

Vehbi Tülek

Kibris’in Fethi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Çocukları Ihtiyârlara Çeviren Dehşetli Gün

İbn-i Ebi'l-Fevâris hazretleri hadis hafızıdır. 338'de (m. 950) Bağdad'da doğdu. Se­kiz yaşında hadis öğrenmeye başlayan İbn Ebü'l-Fevâris, sonra Basra ve Horasan'a gitti. Buralarda hadis tah­sil ettikten sonra Bağdat'ta talebe yetiştirdi. 412 (m. 1022)'de vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İyilere Karşı Da, Kötülere Karşı Da Edepli Ol!

Vehbi Tülek

Karamânî Tâcüddîn Efendi Anadolu velîlerindendir. Antalya-Manavgat'ın Demirciler köyünde doğdu. Tahsîlini Eğirdir'de yaptı. Pîrî Halîfe'den zamânın zâhirî ilimlerini öğrendi. Sonra Konya'ya giderek Abdüllatîf Makdisî'nin hizmet ve sohbetinde bulunup, onun teveccühlerine kavuştu. Sonra Abdüllatîf Makdisî, Bursa'ya gidip yerleşti. Tâcüddîn İbrâhim de hocasından ayrılmadı. Abdüllatîf Makdisî vefât edince, Tâcüddîn İbrâhim hocasının yerine geçip, Bursa'da bir dergâh yaptırdı ve talebe yetiştirdi. 1467 (H.872) senesinde Bursa'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Kâbe-i Muazzama On Kere Inşa Edildi

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerim Bir Mucizedir

Vehbi Tülek

Aksaraylı Ali Efendi Osmanlı âlimlerinden bir zat olup Kadızade Şeyh Mehmed Efendi'ye talebe oldu. Ondan icazet alarak İstanbul'da vaaz ile insanları irşad etti. 1111 (m. 1699)'da İstanbul'da vefat etti. "Tefsirü Kavlihi Teâlâ: Ve'ş-Şemsi" isimli tefsirinde şöyle buyuruyor:

Hocaların Hocası Ebü’l-fadl Serahsi

Vehbi Tülek

Namazın Ahkâm Ve Erkânına Riâyet Etmek

Vehbi Tülek

Ahmed Sârbân Efendi

Vehbi Tülek

Barbaros Hayreddin Paşa

Vehbi Tülek

Ey Cemâat, Bu Zâtın Kıymetini Bilelim

Vehbi Tülek

Hakiki Mümin Bilerek Hatâ Yapmaz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Onun Görmediği Yer

Onun Görmediği Yer

Üsküdarlı Aziz Mahmud Hüdai Hazretleri, üstadı Üftade Hazretleri'nin hizmetinde talebe iken, birçok talebe arkadaşlarının arasında, üstadının yanında ayrı bir yeri vardı. Üftade Hazretleri, talebeleri arasında en çok onunla ilgilenir, bir çok iltifatlar eder ve onun yetişmesine ayrı bir ihtimam gösterirdi. Üstadın o talebesi ile fazla meşgul olmasını diğer talebeler çekemezler ve çok kıskanırlardı.-Biz de talebeyiz o da talebe! Onun bizden ne farkı var? diye hayıflanıyorlardı. Talebelerin bu halini sezen Üftade Hazretleri, onları imtihan etmek istedi. Hepsini huzuruna çağırarak ellerine birer bıçak ve birer de tavuk verip:-Bunu gidip kimsenin görmediği yerde kesip geleceksiniz. Tek şartım, keserken hiç kimsenin sizi görmemesi ve yalnız olmanızdır. Kim daha çabuk gelirse, benim en çok takdirimi o talebem kazanmış olur, buyurdular.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Şikayet

Sarik Ve Sakal

Korkma!

Bereketi Var Mı?

Derdi Olan Neylesin?

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek