Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.288.583

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Misâfirini Uğurlarken Kendini Kâhire'de Bulan Zat!

Nûreddîn Şevnî hazretleri büyük velîlerdendir. Mısır'ın bir kasabası olan Şevnî'de doğup 1537 (H.944) senesinde Kâhire'de vefât etti. Çok kerametleri görüldü:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ii. Abdülhamid Han'in İmzasi

Saray kâtiplerinden Esad Bey anlatır:Bir gece önemli bir şifre almıştım. Bunu Sultan Abdülhamid Hân'a imzalatmak için, yatak odasının kapısını çaldım. Kapı açılmadı. Bir müddet bekledikten sonra, tekrar çaldım. Yine açılmadı. Üçüncü defa vuracağım sırada kapı açıldı. Karşıma çıkan sultan, havlu ile yüzünü siliyordu. bana şöyle dedi:"Evlâdım, beklettim kusûruma bakma! Daha kapıyı birinci çalışında kalktım. Gecenin bu saatinde geldiğine göre, mühim bir evrak olduğunu anladım. Abdestsiz idim. Bu milletin hiçbir evrakına abdestsiz imza atmadım. Abdest almak için geciktim. evrakı oku da dinliyeyim!..." Evrakı okudum. Besmele çekerek imzaladı. "Hayırlı olur inşâallah!" dedi.

Vehbi Tülek

Osmanoğlunun Ölüsünden Böyle Kaçarsin

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Osman Gazi Ve Kumral Ebdal

Vehbi Tülek

Osman Gazi zamanında Kumral Ebdal isminde, evliyadan bir zat vardı. Bir çok kerameti görülen bu zat, sık sık Hızır aleyhisselam ile görüşürdü. Yine bir defasında Hızır aleyhisselâm, Ebdal Kumral'a Osman Bey'den söz etti. Onun dağılmış olan müslümanları bir bayrak altında toplayacağından ve kurduğu devletin üç kıtaya yayılacağından bahsetti. Ebdal Kumral hazretleri bu genç beyi tanımıyordu. Ancak, birçok gazâda bulun duğunu ve zaman zaman gelip Şeyh Edebâli'nin zâviyesinde misâfir kaldığını duymuştu. Hızır aleyhisselâm; "O genç erin, geleceği çok ümitlidir. Kendisine bu müjdemizi ulaştır" dedi. Kumral Ebdal kendisini tanımadığını söyleyince, Hızır aleyhisselâm; "Onu, Edebâli hazretlerinin yanında bulacaksın. Şeyhe bu mevzuda bir rüyâsını nakledecektir." buyurdu.

Sultan Mahmud’u Kurtaran Zat

Vehbi Tülek

Tuzlu Kahve

Vehbi Tülek

Bodrumlu Fedai Musa

Vehbi Tülek

İngiliz Elçisi Sir Flip Küri’nin Pişmanlığı!

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

Ağirliğinca Altin Ederdi

Vehbi Tülek

Asil Kahraman Bunlardir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhammed Bin Ömer Gamrî

Muhammed bin Ömer Gamri hazretleri, evliyânın büyüklerinden ve Şâfii mezhebi fıkıh âlimidir. 1384 (H.786) senesinde Mısır'ın Gamr bölgesinde doğdu. 1445 (H.849) senesi Şâbân ayının sonlarında Mahallet-ül-Kübrâ denilen yerde vefât etti. Yaptırdığı câminin yanına defnedildi. Hikmetli sözleri çoktur. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kurtuluşun Alâmeti Nefse Muhâlefettir

Vehbi Tülek

Halilefendizâde Mehmed Sa'id Efendi Altmışsekizinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. İstanbul'da doğdu. 1168 (m. 1754)'de Bursa'da vefât etti. "Nefse muhâlefet" hakkında büyüklerden şunları nakletti:

Bedir Şehitlerinden Sa'd Bin Hayseme

Vehbi Tülek

Cüneyd-i Bağdadi Ve Tûr-i Sînâ'daki Râhib

Vehbi Tülek

Cüneyd-i Bağdadi hazretlerinin bir talebesi anlatır: Hocam Cüneyd-i Bağdâdi hazretleri ile Hicâz'a gidiyorduk. Tûr-i Sinâ dağına varınca, hocam dağa çıktı. Biz de onunla birlikte çıktık. Mûsâ aleyhisselâmın durduğu makâmda durdu. Üzerimizi o makâmın heybeti kapladı. Hepimizi vecd hâli kapladı ve kendimizden geçtik. Bulunduğumuz yerin yakınında bir kilise vardı. Kilisedeki râhib bize;
-Ey ümmet-i Muhammed "sallallahü aleyhi ve sellem"! Bana cevâb veriniz, diye bağırdı.

Kabirleri Ziyâret Etmek Sünnettir

Vehbi Tülek

Beş Vakit Namaz Kılmanın Önemi

Vehbi Tülek

Bir Ibâdetin Sahih Ve Makbûl Olması Için

Vehbi Tülek

Hasımlar Bizi Tâciz Etti Ancak Biz Onları Rahatsız Etmeyiz!

Vehbi Tülek

O Zâtı Duyunca Bu Hâle Geldin, Ya Görseydin!

Vehbi Tülek

Ebu Davud Sicistâni

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Bize Teveccüh Edin

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek