Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.656.141

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlmin Çok Dereceleri Vardır Ve Sonu Yoktur

Dizdarzâde Ahmed Efendi Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Karaman'da doğup yetişti. İlk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul’a giderek medrese tahsili yaptı. Sonra Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin talebeleri arasına girdi ve hocasından hilâfet aldı. İzmir'e, sonra Edirne'ye gidip talebe yetiştirdi. 1623 yılında orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

3 - İstanbul'un Fethi (manzum Hikaye)

Yıl bin dört yüz elli üç, mevsim bahar, ay Nisan
Geldi Bizans önüne genç Padişah Mehmed Han
İstanbul önlerinde kurdu karargahını
Ümit ve iştiyakla sürüyordu atını

Vehbi Tülek

6 - Turgut Reis'in Esaret Yillari

Vehbi Tülek

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Vehbi Tülek

Vermeyince Ma’bud

Vehbi Tülek

Rivayet olunur ki, Sultan II. Mahmud, tebdil gezdiği bir Ramazan gününde Üsküdar'da mücerred bir kunduracının, boş örse çekiç vurarak her hamlede "Tıkandı da tıkandı" dediğine şahit olmuş. Merak saikiyle içeri girip bunun sebebini sormuş. Adamcık anlatmış: Bir gece rüya gördüm. Çeşmeler vardı. Bazılarından şarıl şarıl sular akıyor, bazılarından sızıyor, bir tanesi de tıp tıp damlıyordu. O sırada bir pir-i nurani belirdi. Ona bu çeşmeleri sordum. "-Şu şarıl şarıl akanlar, padişahımızın talihidir. Sızanlar devlet erkanından filanca paşaların ve falanca zenginlerin talihleridir. Şu damlayan da senin talihindir." deyip kayboldu. Yerden bir çöp aldım ve benim talihim olan çeşmeye yaklaştım. Çöple biraz kurcalayıp lüleyi açmaya çalıştım. Ah, ellerim kurusaydı! Filvaki çöp kırıldı ve artık eski damlalar da damlamaz oldu. O günden sonra müşterim kesildi, kazancım bitti. İflas ettim, bu hale geldim. Şimdi de talihimden şikayet ile "tıkandı da tıkandı" zikriyle boş örsü dövüyorum.

Velinimeti Uğrunda Feda-yi Can Eden Kahraman

Vehbi Tülek

İskender Bey Kimdir

Vehbi Tülek

33 - Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Sahibinin Kursaği

Vehbi Tülek

Reşid Paşa’nin Osmanli Ekonomisini Yikmasi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Pir Ali Hazretleri

Vehbi Tülek

Fatih’in Akincisi Malkoçoğlu BÂlî Bey Bey

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

"seydî Halîfe" Ali El-halvetî

Seyyidüddin Ali el-Halveti, küçük yaşta ilim tahsiline başladı. Din ve fen bilgilerinde mütehassıs oldu. Mânevi feyzlere kavuşmak arzusu ile yanıp tutuşuyordu. Tam bu sırada evliyânın ve Halveti büyüklerinden Şeyh Habib-i Karamâni hazretleri Amasya'ya gelmiş ve halkı irşâda, yetiştirmeğe başlamıştı. Her taraftan talebeler huzûruna koşuyordu. Bereketli sohbetleriyle talebelerin dünyâya meyilleri azalıyor, âhirete yöneliyorlardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarayı Sular Altında Kalan Hükümdar

Vehbi Tülek

Abdullah bin Muhammed Belhi hazretleri hadis hafızı (yüz bin hadis-i şerifi sened ve râvileriyle bilen) ve tarihçidir. Belh'te doğdu. 295 (m. 907)'de Bağdâd'da vefât etti. Kitâb-ül-i'lel ve Kitâb-üt-târih isimli iki eseri vardır. Kitâb-üt-târih'te şöyle nakleder:

Hac Mevsimi Yaşanan Ibretlik Bir Hadise

Vehbi Tülek

İlim Öğretene Ve Öğrenene Cihâd Sevâbı Vardır

Vehbi Tülek

Seyyid Şerefüddîn Ermevî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 691 (m. 1292) senesinde İran’da bulunan Urmiye şehrinde doğdu. Şam’da birçok âlimden ilim öğrendi ve hadîs-i şerif dinledi. Sonra Kahire’ye giderek talebe yetiştirdi. 757 (m. 1356) senesinde Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Kâinâta Ibret Nazarı Ile Bakan Görür!

Vehbi Tülek

Muhammed Karsî

Vehbi Tülek

Ya Cennet, Ya Cehennem

Vehbi Tülek

Hastayı Sadakayla, Malı Zekâtla Koruyun

Vehbi Tülek

Şihâbüddîn Zübeydî

Vehbi Tülek

Mevlânâ Seyyid İbrâhim Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Firkateyne Bininiz

Firkateyne Bininiz

Abdülehad Efendiye bağlı en samimi talebelerinden olan Hassa-ı Hümâyûndan Gürcübaşı Mûsâ Ağa şöyle anlattı:

Abdülehad Efendi hiç sebep yokken ve bir münâsebet de geçmeden bana; "Mûsâ Ağa! Mısır'dan dönüşte, kalyona binmeyip, sayıkaya veya firkateyne bininiz." buyurdu. Buna çok taaccüb ettim. Çünkü, Mısır'a gitmek hiç hatırımdan geçmemişti. Fakat Abdülehad Efendinin bunu söylemekten bir murâdları olmalı deyip, merakla bekliyordum. Bu sözün mânâsını bir türlü anlayamıyordum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Korkma!

Allah Nasil Misafir Edilir?

İmanı Ona Kafidir

Kabahat Kilincin Midir?

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek