Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.652.875

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanın Kemâli, Fâni Olduğunu Anlamasıdır

Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Onun Görmediği Yer

Üsküdarlı Aziz Mahmud Hüdai Hazretleri, üstadı Üftade Hazretleri'nin hizmetinde talebe iken, birçok talebe arkadaşlarının arasında, üstadının yanında ayrı bir yeri vardı. Üftade Hazretleri, talebeleri arasında en çok onunla ilgilenir, bir çok iltifatlar eder ve onun yetişmesine ayrı bir ihtimam gösterirdi. Üstadın o talebesi ile fazla meşgul olmasını diğer talebeler çekemezler ve çok kıskanırlardı.-Biz de talebeyiz o da talebe! Onun bizden ne farkı var? diye hayıflanıyorlardı. Talebelerin bu halini sezen Üftade Hazretleri, onları imtihan etmek istedi. Hepsini huzuruna çağırarak ellerine birer bıçak ve birer de tavuk verip:-Bunu gidip kimsenin görmediği yerde kesip geleceksiniz. Tek şartım, keserken hiç kimsenin sizi görmemesi ve yalnız olmanızdır. Kim daha çabuk gelirse, benim en çok takdirimi o talebem kazanmış olur, buyurdular.

Vehbi Tülek

Bodrumlu Fedai Musa

Vehbi Tülek

36 - Gel Kerem Eyle

Vehbi Tülek

Bir Yüz Karasi

Vehbi Tülek

1897 Osmanlı-Yunan harbi esnasında, Manisa havalisinden üç asker kıtalarında firar edip, omuzlarında devletin verdiği silahlarla dağa çıkmışlardı. Bunlardan biri, Yaya köyünde oturan eski bir şakinin, Bakırlı Şaban Efenin tek evladıydı. Çakırcalı'dan ve Kara Ali'den evvel dağlardan dolaşan o idi. Otuz sene devlet kuvvetlerine karşı durdu. Bazen iki arkadaşıyla, yüz kişilik jandarma müfrezesini tarümar ettiği oldu. Bazen tek başına o dağdan bu dağa geçtiği duyulurdu. Köylüler onu hürmetli ve korkulu bir muhabbetle se verlerdi. Çünkü zengin ve kuvvetlilere karşı biaman, zayıf ve fakirlere karşı himayekardı. Bakırlı Şaban Efe tövbe ettiği zaman elli yaşındaydı. Ancak bu yaşta evlendi ve bir oğlu dünyaya geldi. Tam yirmi yıl unutmuş ve unutulmuş bir halde uslu uslu köyünde yaşadı ve bir kahvenin çınarı altında gah nargile çekti, gah uyukladı.

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Vehbi Tülek

Attiği Her Taş Hedefine Ulaşiyordu

Vehbi Tülek

CÂmide Nargile

Vehbi Tülek

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

Vehbi Tülek

Velinimeti Uğrunda Feda-yi Can Eden Kahraman

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

HilÂfeti HÂiz Olan Türkler

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nefsine, Onu Bildiğin Gibi Muâmele Et

Şeyh Abdullah el-Acemî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Urfa’nın Birecik ilçesi Kefertaşe köyünde yaşadı. 1242 (H. 640) senesinde aynı yerde vefât etti. Kabri ziyâret mahallidir. Hikmetli sözleri vardır. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Huzâî

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Huzâi hazretleri meşhur hadis âlimlerindendir. 231 (m. 846) Mihne hadisesinde, Kur'an-ı kerime "Mahluk" demediği için Abbasi Halifesi Vâsık tarafından idam edildi. Hazret-i Ali'nin (radıyallahü
anh) fazileti hakkında şu hadis-i şerifi nakletti:

Allahü Teâlâ Indinde Hangi Amel Sevgilidir

Vehbi Tülek

Bugün, Dünkü Günün Yarınıdır!

Vehbi Tülek

Ebû Abdullâh Muhammed ed-Der'i hazretleri Fas'ta yaşamış olan âlim ve velilerdendir. Merakeş'in batısındaki Der'a'da doğdu. Şâziliyye'nin bir kolu olan Nâsıriyye tarikatine intisab etti ve icazet alarak talebe yetiştirdi. Talebelerinin en meşhuru Libya'da Senûsiyye tarikatını kuran Şeyh Muhammed Senûsi'dir. Ebû Abdullâh 1239 (m. 1823)'de vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Kötülük Edene De Iyilik Yapanlar

Vehbi Tülek

Yûsuf Ayyâd

Vehbi Tülek

"korkma, Kurtulacaksın! Bundan Sonrası Selâmettir"

Vehbi Tülek

Ebedî Olarak Yaşamak Istiyorsan

Vehbi Tülek

Ramazan Halîfe

Vehbi Tülek

Alışveriş Ilmini Bilmeyen Harama Düşer!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Cennetlik Hanım Isteyen...

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Pişman Oldular!

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek