Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.670.339

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kimseye Faydası Olmayan Cansız Bir Madde Gibidir!

Muhammed bin Abdülhâlık Dîneverî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Medîne-i münevvere ve Şam arasında Vâdi-i Kurâ'da ikâmet etti. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Dînever şehrinde vefât etti. Zamânındaki bâzı âlim ve evliyâ ile görüşüp mânevî ilimlerde yüksek dereceye ulaştı. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli-hollanda Münasebetleri

1787'de neredeyse boş bir hazine ile savaşa başlayan Osmanlı devlet adamları büyük meblağlar tutan savaş masrafları nedeniyle artan hazine ihtiyaçlarını karşılamanın bir yolunu bulmak için birçok toplantı yapmış fakat bunlardan bir sonuç alınamamıştı. Yine bu mesele için kethüda bey'in dairesinde bazı devlet adamları ile bir görüşme yapılmış ve burada dışarıdan borçlanma gündeme gelmişti. Ancak mesele gizli tutulmak zorundaydı. Çünkü mâli sıkıntıyı düşmanların öğrenmesi Osmanlı devletini daha zor durumda bırakabilirdi. Sonuçta mesele kaymakam tarafından Padişah'a arz olundu. Padişah sâdır olan hattı hümâyûnda konunun öncelikle Şeyhülislam'la görüşülmesini emrediyordu. Çünkü Osmanlı Devletinde dışardan borç alınması daha önce benzeri görülmemiş bir olaydı. Bunun üzerine Kaymakam Mustafa Paşa kıyafet değiştirip Şeyhülislam bulunan Mehmet Kamil Efendi'nin konağına giderek yabancı devletlerden borç alma konusunda fikrini sordu. Şeyhülislam yabancı bir ülkeden borçlanma nın mekruh olduğunu ancak kerahatine rağmen bunun mevcut şartlar altında yapılması gerek tiğini bildirmesi üzerine Hollanda'dan borç alınması tasarlandı ve Hollanda elçisiyle konu ile ilgili görüşmelere girişildi.

Vehbi Tülek

Hz Peygamber'in SelÂmi

Vehbi Tülek

Barbaros’un İstanbul’a Gelişi

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Rüyasi

Vehbi Tülek

Edebâli hazretlerinin kendi parasıyla yaptırıp talebelerine ders verdiği Bilecik'teki zâviyesini ziyâretlerinden birinde, Osman Bey bir rüyâ gördü. Rüyâsını hocası Edebâli hazretlerine anlattı. Osman Beyin rüyâsında, Edebâli hazretlerinin koltuk altından çıkan bir nûr, gelip Osman Beyin göğsüne girdi. O nûrun girmesiyle, Osman Beyin karnından bir ağaç peydâ oldu. Birden dallanıp budaklandı. Dalları çok yükseklere ulaştı. Altındaki nice dağlar ve nehirleri gölgeledi. Onun gölgesindeki dağ ve nehirlerden birçok insan gelip istifâde etmeye başladığı sırada, Osman Bey uyandı. Edebâli hazretleri, Osman Beyin böyle bir rüyâ görmesine çok sevindi. Onun yapacağı büyük hizmetlerde, kendisi nin de nasibi olmasına çok şükretti. Osman Beyin bu güzel rüyâsını şöyle tâbir etti: "Oğul sen, Ertuğrul Gâzi oğlu Osman, babandan sonra "Bey" olacaksın, kızım Mâl Hâtunla evleneceksin. Benden çıkıp sana gelen nûr budur. Sizin asil ve temiz soyunuzdan nice pâdişâhlar gelecek. Onlar, nice devletleri bir çatı altında toplayacaklar. Allahü teâlâ, nice insanın huzur ve saâdete kavuşmasına, din-i İslâmla şereflenmesine senin neslini vesile edecek." dedi. Osman Beyi tebrik etti. gözünün nûru kızını, bu mübârek insana nikâh etti. Osman Beyin, Mâl Hâtunla izdivâcından Orhan Bey dünyâya geldi.Edebâli hazretleri, dâmâdı tarafından kurulan Osmanlı Devletine mânevi güç verdi. Sultan Osman Gâzinin hürmet ettiği, her hususta istişâre edip danıştığı en yakın yardımcılarından oldu.

Büyük Fen Dahisi: Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Unutulmaz Bir İftar Çilesi

Vehbi Tülek

12 - Şani Büyük Osman Paşa

Vehbi Tülek

Onlar Benim Kullarim Değildir

Vehbi Tülek

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Vehbi Tülek

Lütfi Paşa Ve Ya’kub Efendi

Vehbi Tülek

Ancak İstanbul Kadisi Olursun

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Konuşmak Gümüş Ise Susmak Altındır

Raûfî Ahmed Efendi İstanbul'da yetişen evliyânın büyüklerinden ve seyyiddir. 1653 (H.1063) senesinde İstanbul'da doğdu. Asrının büyük âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri öğrendi. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra müderrisliğine tâyin edildi. Sonra bir dergâhın şeyhi olan Ali Efendi ile karşılaşıp, ona talebe oldu. İcazet aldıktan sonra, talebe yetiştirmeye başladı. Sultan Üçüncü Osman kendisini sık sık ziyâret edip duâsını alırdı. 1757 (H.1171) senesinde Üsküdar'da vefât etti. Sohbetlerinde büyüklerden nakille buyururdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hasan-ı Basrî Ve Bir Vezirin Oğlu

Vehbi Tülek

Tâbiinin ve bu devirdeki evliyânın en büyüklerinden olan Hasan-ı Basri hazretleri, bir gün arkadaşlarıyla birlikte yolda giderken vezirlerden birinin oğlu ile karşılaşır. Delikanlı, yağız atının üzerine kurulmuş, beraberinde de hizmetçileri, bütün ihtişamıyla yoluna devam etmektedir. Hasan-ı Basri hazretleri yolun ortasında durarak gence şöyle seslenir:

İbâdetlerin En Kıymetlisi Ilim Ve Fıkıh Öğrenmektir

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Affedicidir Affedenleri Sever

Vehbi Tülek

Kadi Mir Meybüdi hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. İran'ın Yezd şehrinin Meybüd ka­sabasında doğdu. Çeşitli medreselerde müderrislik ve Yezd kadılığında bulundu. 909 (m. 1503) yılında Şah İsmail İran'a hakim olup Şiiliği resmi din ilan edince, Meybüdi'nin de arasında bulunduğu Sünni âlimleri huzuruna çağırtıp Hazret-i Ebû Bekir, Ömer ve Osman'a (radıyallahü anhüm) hakaret etme­lerini istedi, hiçbiri bu arzu­sunu yerine getirmedi ve bu sebeple şehid edildiler. Kadi Mir Meybüdi şöyle buyurdu:

Görülen Ve Görülmeyen Mahluklar

Vehbi Tülek

ömür Çok Değerli Sermayedir

Vehbi Tülek

Sûizan, Sözlerin En Yalanıdır

Vehbi Tülek

Bu Odalar Kime âittir Ey Allah'ın Resûlü?

Vehbi Tülek

bu âsilerin Şefaatçisi Ol!

Vehbi Tülek

Ana-babanın Kabrini Ziyaret Etmek

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Sultan Mahmut, bir gece yalnız başına şehri dolaşırken bir grup hırsıza rastladı.Hırsızlardan biri:- Ey Adem oğlu sen kimsin, diye sordular.O' da:- Bende sizlerden biriyim, dedi.Daha önce onu hiç görmedikleri halde, her biri, diğerlerinden birinin arkadaşı olacağı zannı ile padişaha ilişmedi, "yabancı biri olsa, hiç tanımadığı, kılıklarından halleri belli olan böyle bir topluluğa kolayca yanaşıp ta; bende sizdenim, diyebilir mi hiç" düşüncesi rahatlattı herkesi. İlişmediler, kabullenip kendi haline bıraktılar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Alabilirsen Al

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Anzakli Ömer

Yirmi Saniyede

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek