Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.018.429

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Günah Işlediğinde Hemen Tövbe Et

Ahmed Kâdirî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1514 (H.920) senesinde Şam'da doğdu. 1596 (H.1005) senesinde orada vefât etti. Bedrüddîn Gazzî'nin hadîs derslerinde kemâle geldi. Baba ve dedeleri, âlim, ârif ve evliyâdandı. Babasının vefâtından sonra, yerine geçip, insanlara ilim ve edeb öğretmekle meşgûl oldu. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz Sultan Selim Ve Bihrûze Hatun

İran şahı İsmail Safevi, Yavuz Sultan Selim Han ile savaşmak için, Erzincan yakınların daki Çaldıran ovasına gelirken, zaferden son derece emindi. Savaşı kazandıktan sonra İstanbul'a gelecek, Yavuz'un tahtına oturacak ve Osmanlı devletini kendisine bağlayacaktı. Bu yüzden harp meydanına gelirken yanında bütün hazinelerini ve çok sevdiği hanımı Bihrûze Hatunu da getirmişti.Fakat Yavuz'un iyi eğitilmiş ordusu, ustaca manevralarla İran ordusunu kısa sürede bozguna uğrattılar. Şah İsmail, kendisini feda eden seyisi sayesinde canını zor kurtardı ve yanındaki birkaç kişiyle Kafkasya taraflarına kaçabildi. Bütün hazinesi ile birlikte, hanımı da Yavuz'un eline geçti.

Vehbi Tülek

Haci Bayram-i Veli Hazretlerinin Nasihati

Vehbi Tülek

Bir Yalanla İki Kelleyi Kurtardin

Vehbi Tülek

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

İzdin (Zeytin) Voyvodası Ali Ağanın oğlu olan İbrâhim Paşa, Nevşehir'de dünyâya geldi. İş bulmak için İstanbul'a gelmiş ve Eski Saray masraf kâtibi Mustafa Efendinin delâletiyle (tavsiyesiyle) 1689'da sarayın helvacı ocağına, daha sonra eski saray baltacıları ocağına kaydolmuştur. İbrâhim Efendi hizmetleri ile yükselip Dârüssaâde ağasının yazıcı halifesi olarak Pâdişâhın bulunduğu Edirne'ye gitti. Şehzâde Ahmed'in pâdişâh olmasından sonra 1703'te Dârüssaâde ağası yazıcılığına tâyin edildi. Bu vazifedeyken pâdişâhın itimât ve teveccühünü kazandı. Ancak Sadrâzam olan Çorlulu Ali Paşa onu Edirne'ye gönderdi.1715'te Mora Seferine çıkanVeziriâzam ŞehidAli Paşa, İbrâhim Efendiyi mevkûfâtçı lıkla berâberinde götürdü. Buranın alınmasından sonra da tahrir (kâtiplik) işi ile vazifelendi rildi.

Midhat Paşa

Vehbi Tülek

Yara

Vehbi Tülek

Otlukbeli Savaşi

Vehbi Tülek

Fatih Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Vehbi Tülek

Okmeydaninda İftar Merasimi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nihânî Çelebi

Nihâni Çelebi hazretleri, Osmanlı Hanefi mezhebi âlimlerinden ve şâirdir. "Nihâni" mahlasıyla yazmış olduğu şiirleri meşhûrdur. Doğum târihi bilinmeyen Nihâni Çelebi, 926 (m. 1520)'de Mekke-i mükerremede vefât etti. Vefatından kısa bir zaman evvel bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Onun Için Ecir Yoktur!

Vehbi Tülek

Ferec Gırnâti hazretleri tefsir, hadis, kelâm, fıkıh, kırâat, usûl ve nahiv âlimidir. 701 (m. 1301) senesinde Endülüs'te (İspanya) Gırnâta'da (Granada) doğdu. 782 (m. 381) senesinde orada vefât etti. Naklettiği bazı hadis-i şerifler:

Âhiret, Peygamberleri Ve Melekleri Titreten Gündür!

Vehbi Tülek

Ebû Abdurrahmân Es-sülemî

Vehbi Tülek

Ebû Abdurrahmân es-Sülemi, Horasan'ın büyük velilerindendir. Şâfii mezhebi fıkıh, tefsir, hadis, lügat, târih âlimiydi. 942 (H.330) senesinde doğdu. 1021 (H.412) senesinde vefât etti.

Kelam âlimi Bâkıllânî

Vehbi Tülek

Huneyn Gazisi Âmir Bin Amr

Vehbi Tülek

Dünyâyı Bir Eğlence Yeri Zennettiler

Vehbi Tülek

Hanefî Fıkıh âlimi Ahmed Ankaravî

Vehbi Tülek

Sa'îd Bin Cübeyr (rahmetullahi Aleyh)

Vehbi Tülek

Hîle Ile Rızık Artmaz Ve Malın Bereketi Gider

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Üç Kandil

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek