Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.148.029

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah’tan Başkası Için Kurban Kesilmez

Mehmed Atâullah Efendi seksenbeşinci Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1142 (m. 1729) senesinde İstanbul’da doğdu. Küçük yaşından itibâren babasından ve zamanının âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsil etti. Müderrislik ve kadılık vazîfelerinde bulundu. 1197 (m. 1783) senesinde Sultan Birinci Abdülhamîd Hân tarafından şeyhülislâmlık makamına tayin edildi. 1199 (m. 1785) senesinde hacca gitmek üzere yola çıkıp Gelibolu’ya geldiği zaman, orada vefât etti. Cenâzesi İstanbul’a getirilip defnedildi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bu Sopayi Baban Verdi

İkinci Murad Han'ın çok sevdiği ve saydığı Molla Yegan hacca gitmişti. Hac dönüşünde Kahire'ye uğradı ve orada tanışıp sohbet ettiği Molla Ahmed Şemseddin Gürani'yi yanına alarak Edirne'ye getirdi. Molla Yegan, İkinci Murad Han'ın huzuruna çıktığında padişah:-Bana gittiğin yerden ne armağan getirdin? Diye sorunca, Molla Yegan:-Hünkarım, size Mısır'dan Molla Gürani'yi getirdim, dedikten sonra onun ilminden ve faziletinden bahsetmesi üzerine İkinci Murad Han, dışarıda beklemekte olan Molla Gürani Hazret lerini huzura çağırıp, kendisiyle bir saat konuştuktan sonra, onun Hadis ve Fıkıh ilmindeki dehasına hayran kaldı ve onu Bursa'daki Bayezid medresesine müderris tayin etti.

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Yeşil Sarikli Gazi

Vehbi Tülek

Gavs-ül-Memdûh'un akrabâlarından Ali Efendi birkaç arkadaşıyla hacca gitmişti. Dönüşte Lazkiye civârına geldiklerinde yiyecekleri bitti. Lazkiye'ye giderek orayı idâre eden Osmanlı paşasına durumu anlattılar ve yardım talebinde bulundular. Onların Tillolu olduğunu öğrenince, Gavs-ül-Memdûh hazretlerini sordu. Yeğeni olduğunu söyledi. Paşa buna çok sevindi ve hocalarının evsâfını sordu. O da tek tek anlattı. Anlattıkça paşa tasdik ediyordu. Buna oldukça şaşırdı. Acabâ paşa, hocamı nereden tanıyordu? Dayanamayıp sordu. Paşa da cevap olarak şöyle anlattı:

Yavuz Sultan Selim Han’in Şehzadeliği

Vehbi Tülek

Pirizade Mehmed Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Kolumu Kesiver Kumandanim

Vehbi Tülek

35 - Bu Mukaddes Vatan İçin Ölebiliriz

Vehbi Tülek

İnebahti Deniz MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

45 - Kaleye Çekilen Bayrak Gibi

Vehbi Tülek

Beş Yüz Beş Kuruş

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İbâdetlerini Ihlâsla Yapana Müjde Çok

Necmüddih İbnü'r-Rıf'a hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 645 (m. 1247)'de Mısır'da Fustat'ta doğdu. Kahire'de devrinin büyük âlimlerden fıkıh okudu. Fıkıh ilmine hâkimiyeti sebebiyle "Fakih" laka­bıyla anıldı. Muizziyye ve Taybersiyye medreselerinde müderrislik yaptı. 710 (m. 1310)'da Kahire'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mazlumun âhı, Indirir Şâhı

Vehbi Tülek

Muhammed Rebhâmi hazretleri Hindistan'da yetişen fıkıh âlimlerindendir. Dokuzuncu asrın sonlarında vefât etti. En meşhur kitabı olan Rıyad-un-nâsihin ismindeki eserini, 835 (m. 1432) senesinde yazdı. Bu eserinde buyuruyor ki:

Ölü Ve Diriye De Sevap Bağışlanabilir

Vehbi Tülek

Âşıkların Rehberi Rûzbehân Baklî

Vehbi Tülek

Rûzbehân Bakli hazretleri, meşhûr velilerdendir. Babasının sebzeci olması ve kendisinin gençliğinde bu işle meşgûl olması sebebiyle "Bakli" lakabı ile anılmıştır. 1132 (H.527) senesinde doğdu. 1209 (H.606) yılında vefât etti. Kitaplarda "âriflerin sultanı", "âlimlerin burhanı" ve "âşıkların rehberi" ifâdeleriyle zikri geçmektedir...

Benim Kadar Hiç Kimse Eziyet Çekmedi

Vehbi Tülek

Hoca Kâmil, Talebe De Uygun Ise

Vehbi Tülek

Dünyaya Düşkün Din Adamı, Hakîkatte Dünya Adamıdır!

Vehbi Tülek

İnsanlardan Gelen Sıkıntılara Sabret

Vehbi Tülek

­mı­sır­lı Bü­yük Velî E­bül-­feth Avfî

Vehbi Tülek

osmanlıya Karşı Harbe Gitmeyiz!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hakikati Görmek

Hakikati Görmek

Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretleri Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatır: ıki atlı arkadaş yola çıkmışlar. Fakat birisi âmâ imiş. Giderlerken âmâ olan şahıs, kamçısını düşürmüş. Fakat arkadaşına itimad edemediği için, yerden almasını söylememiş, inmiş atından el yordamıyla kamçıyı aramış. Derken, kendi kamçısını bulamamış ama eline ondan daha güzel yumuşak bir şey geçmiş. Bu kamçı daha güzelmiş diyerek alıp atına binmiş. Fakat o kamçı diye bulup aldığı, gecenin soğuğundan hareketsiz duran bir yılanmış. Derken biraz sonra hayli ilerlemiş olan arkadaşına yetişmiş. Arkadaşı sormuş

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Latif Bir Şikayet

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Garip Karşilanan Bir Adak

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek