Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.440.946

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yaptığın Iyiliği Çok Görerek Başa Kakma

İbn-ül-Havrânî hazretleri meşhur velîlerden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1156 (H.551) senesinde Şam'da vefât etti. Zamanındaki birçok âlimden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf dinledi. Kendisinden de çok kimse ilim tahsil etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Çandarli Kara Halil

Sultan Orhan Gâzi, âlimleri, evliyâyı görüp gözeten bir büyük bey idi. O mübârek kimse, bir gün Alâüddin-i Esved hazretlerini ziyârete gitti. Bu sırada Alâüddin-i Esved hazretleri nâfile namaz kılmakta idi. Orhan Gâzi, avluda bekledi. Bu sırada farz namaz vakti geldi. Orhan Gâzi ve orada bulunan Alâüddin-i Esved'in talebeleri namaz için hazırlandılar. Namazın sünnetini kıldılar. İkâmet okununca, talebeler arasında bulunan Çandarlı Kara Halil imâmete geçti. Hazır olan cemâate namaz kıldırdı. Alâüddin-i Esved de odasından çıkıp geldi. Bir müddet sohbet ettiler. Orhan Gâzi edeple dinledikten sonra başını kaldırıp; "Seferde ve hazerde, ahâli arasında vâki olacak hâdiselerde hükmedip, hak ile bâtılı ayırmak, şer'i, dini hükümleri beyân etmek için bir hoca efendi, âlim lâzımdır. Talebenizden birini benimle sefere gitmek için tâyin etseniz." deyip, arzu ve isteğini arzetti.

Vehbi Tülek

Söndürülen Fitne Ateşi

Vehbi Tülek

Abdülaziz Han’in Tahta Çikmasi

Vehbi Tülek

Meyyitezade

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi seyahatnamesinde şöyle bir hadise nakledilir:Kanuni Sultan Süleyman Han devrinde, 1552 senesinde Macaristan'daki Eğri kalesi üzerine bir sefer düzenlendir. Bu sefere katılacak olan Anadolu ve Rumeli Sipahilerine haber salındı. Bunlardan biri de Kasımpaşa'daki Sipahi birliklerinden birinin kumandanı olan Hüseyin Ağa idi. Yeni bir gazaya katılacağı için sevinçliydi, fakat geride bırakacağı hanımı hamile ve üstelik hasta idi. Kendisi yok iken ona kim bakacak ve çocuğuna kim sahip çıkacaktı. Sonunda ellerini semaya açtı ve:"Yâ İlâhi!.. Doğacak olan çocuğumu sana emanet ediyorum..." diye yalvardı.

Mes’ul Olursunuz

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Mehmed Emin Tokadi

Vehbi Tülek

Asil Ruh

Vehbi Tülek

Protestanliğin Kurucusu Martin Luther Osmanli Ajanimiydi?

Vehbi Tülek

Selim’e Tabi Olasin

Vehbi Tülek

Paşam Siz Haksizsiniz!

Vehbi Tülek

24 - Haydi Barbaroslarin Çocuklari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Taşköprülüzade Ahmed Efendi

Taşköprülüzade Ahmed Efendi, Osmanlı âlimlerinin büyüklerindendir. Kendi asrının bir tanesi idi. 1495 (H.901) senesinde Bursa'da dünyaya geldi. İlk tahsilini babasından aldıktan sonra Bursa'da, o zamanın büyük medreselerine devam etti. İlk önce Arabi ilimlerini öğrendi. Daha sonra mantık, akaid, kelam okudu. Haşiye-i Tecrid ve Mevakıf Şerhi'ni büyük âlimlerden bizzat öğrendi. Sonra hadis ilmine başladı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yahyâ Bin Ali Nablûsî

Vehbi Tülek

Yahyâ bin Ali Nablûsi hazretleri, hadis, târih ve Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. 584 (m. 1188) yılında Kâhire'de doğdu. 662 (m. 1264) yılında Kâhire'de vefât etti. "Mu'cem-üş-Şüyûh" isimli kitabında, evliyanın hayatını ve sözlerini yazmıştır. Bu kitabında Seyyid Ahmed Rıfâi hazretlerini anlatırken, onun, oğluna nasihatlerini şöyle nakleder:

Dinde Yapılan Her Yenilik Bidattir

Vehbi Tülek

Özür Dileyenlerin Özürlerini Kabul Et

Vehbi Tülek

İbn-i Nahvi hazretleri Cezayir'de Tilemsan'da yetişen evliyâ ve âlimlerdendir. Doğum târihi bilinmemektedir. 513 (m. 1119)'da Tunus'un Tevzer şehrinde vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

kalbin Katılaşırsa!..

Vehbi Tülek

Gerçekten Biz Sana Kevser’i Verdik

Vehbi Tülek

Namaz Kılmayan Kıyâmet Günü Perişan Olur!

Vehbi Tülek

Nizâmeddîn Evliyâ'yı Üzenlerin Hazin Sonu!

Vehbi Tülek

Tefsîr Için On Beş Ilmi Bilmelidir

Vehbi Tülek

Seni, Allahü Teâlâya Îmâna Davet Ediyorum

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Sünnet Akçesi

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Bize Teveccüh Edin

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek