Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.107.483

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Konuşmak Gümüş Ise Susmak Altındır

Raûfî Ahmed Efendi İstanbul'da yetişen evliyânın büyüklerinden ve seyyiddir. 1653 (H.1063) senesinde İstanbul'da doğdu. Asrının büyük âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri öğrendi. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra müderrisliğine tâyin edildi. Sonra bir dergâhın şeyhi olan Ali Efendi ile karşılaşıp, ona talebe oldu. İcazet aldıktan sonra, talebe yetiştirmeye başladı. Sultan Üçüncü Osman kendisini sık sık ziyâret edip duâsını alırdı. 1757 (H.1171) senesinde Üsküdar'da vefât etti. Sohbetlerinde büyüklerden nakille buyururdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Peki Yikilmasin

Yıl bin beş yüz on ikiydi. Yavuz Sultan Selim, vezirini, vüzerasını, emirini, ümerasını , âlimini, umerasını yanına alıp, Bursa'ya ecdadının kabirlerini ziyarete gitti. O sırada Koca Mustafa Paşa, küçük vezir sıfatıyle hünkârın yanında bulunuyordu. Ziyaret sırası, talihsiz Cem'in türbesine gelmişti. Yavuz Sultan Selim, sandukanın başında uzun düşüncelere vardı. Dedesi Fatih Sultan Mehmet, açıkça onu veliaht olarak göstermişti. Buna rağmen ortalıkta neler neler dönmüş, babası Sultan Bayezid ile amcası birbirine silah çekmiş, sonunda o güzel adam,"küffar arasında" ıstırap içinde can vermiş, belki yanında ağzına bir yudum su verecek kimse yokken ölmüştü. Sultan Selim, bu hikâyede, küçük vezirin oynadığı rolü biliyordu. O aynı oyunu kendisi tahta çıkarken de oynamak istemiş, Şehzade Ahmed'i Selim'e tercih etmişti. Bu hatıraların tazelenişi, Koca Mustafa Paşa'nın katli fermanı için yeter sebepti. Yavuz sanki şimdi, amcası Cem kabrinde daha rahat yatıyormuş gibi geldi.

Vehbi Tülek

Rezil Olursun

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Hadim Sinan Paşa Ve Yavuz

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim, Çaldıran Savaşı dönüşünde daha önceki isyân teşebbüsleri sebebiyle suçlu bulduğu Veziriâzam Dukakinoğlu Ahmed Paşayı Amasya'da idâm ettirdi ise de boşalan göreve kimseyi getirmedi. 1515 ilkbaharında Sinan Paşayı Dulkadiroğlu Alâüddevle üzerine gönderdi. Hadım Sinan Paşa, Alâüddevle'yi mağlub ettikten sonra başını keserek Yavuz Sultan Selim'e gönderdi ve bu başarısından dolayı boş bulunan veziriâzamlık makâmı kendisine verildi. Bu vazifede üç ay kalan Sinan Paşanın yerine beşinci defâ olmak üzere Hersekzâde Ahmed Paşa getirildi. Ancak Hadım Sinan Paşanın azledilmesi herhangi bir hatâ sebebiyle olmadığından kendisine karşı Pâdişâh'ın teveccühü devâm ediyordu. Nitekim çok geçmeden Diyarbekir taraflarında İranlıların bâzı hareketlerinden dolayı Pâdişah, Hersekzâdeyi azlederek hapsettirdikten sonra yerine tekrar Sinân Paşayı getirdi (1516).

Sultan Ii. Bayezid Ve Baba Yusuf Sivrihisari

Vehbi Tülek

Şanli Bir Zafer İçin “bilmem Ne Kazandik” Diyenin Hali

Vehbi Tülek

Vatikan’da Bir Osmanli Şehzadesi

Vehbi Tülek

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Vehbi Tülek

Midilli Müdafaasi

Vehbi Tülek

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Vehbi Tülek

Padişah Az Vermez

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ahmak Kimselerle Münâkaşa Etme

İmam-ı Mücâhid hazretleri Tabiinin en meşhûr âlimlerindendir. 24 (m. 645) senesinde doğdu. 104 (m. 723)'de Mekke'de vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şemsüddîn İbn-i Câbir Hevvârî

Vehbi Tülek

Şemsüddin İbn-i Câbir Hevvâri hazretleri siyer âlimidir. 698'de (m. 1299) Endülüs'te (İspanya) Meriye'de (Almeria) doğdu. Medresede okurken Ahmed Ruayni ile tanıştı ve ahiret kardeşi oldu. Gittikleri her şehirde aynı hocalardan ders alan İbn-i Câbir ile Ruayni Mısır, Hicaz, Şam gibi yerlere gittiler. Nihayet Urfa'nın Birecik kasabasına yerleşerek burada 30 sene ilim öğrettiler. 780 (m.1378)'de orada vefat etti. "El-Hulletü's-siyerâ" isimli kitabında Resûlullah efendimizin "sallallahü aleyhi ve selem" hayatını anlattır. Bu eserinde şöyle buyuruyor:

Esas âlim, Ilmi Ile Amel Edendir

Vehbi Tülek

Karslızâde Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Karslızâde Mehmed Efendi "rahmetullahi aleyh" Osmanlı müderris ve kadılarındandır. Tahsilini tamamladıktan sonra Süleymaniye Medresesi'nde müderrislik yaptı. Daha sonra Selanik Kadısı oldu. 1845'te Bursa Kadılığına tayin edildiyse de görev yerine gitmeden İstanbul'da 1261 (m. 1845)'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Duâdaki Tesir, Kudret Silâhlarda Yoktur

Vehbi Tülek

Saadet, Huzur Isteyen Onun Gibi Olmalıdır

Vehbi Tülek

Zekât Vermeyen, Temiz Malını Kirletmiş Olur

Vehbi Tülek

Kelime-i Şehâdeti Söyleyen Mümindir

Vehbi Tülek

Ârif Hikmet Bey

Vehbi Tülek

“mâlik Bin Dînâr Bu Kuluna Kefildir”

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kadı  Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Bir tüccar sahrada bir yerden bir yere giderken, içinde 800 altın olan, altın torbası heybeden düşer kaybolur. Aramalara rağmen bulamaz. Şu özellikte torba kaybolmuştur, bulup getirene 100 altın hediye vereceğim diye ilan eder. Salih bir genç bu torbayı bulur. Özel dikilmiş torbayı hiç açmadan tüccara götürür verir ve 100 altın hediyesini bekler. Tüccar kendi elleriyle diktiği torbanın hiç açılmadığını görür, kendi elleriyle dikişleri çözer ve içindeki altınları saymaya başlar. Tam tamına 800 altın, yani kaybettiği gibi tam olduğunu görür. Ama bu arada 100 altın hediyeyi vermemek için fesatlık düşünür, gence der ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Sonunda Orta Yolu Buldular

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Allah Diyen Genç

Yirmi Saniyede

Pişman Oldular!

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek