Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.639.145

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kendisine Eziyet Edenleri Bile Affeden Zat!

Seyyid Abdullah Haddâdî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Evlâd-ı Resûl olup, seyyiddir. 1634 (H. 1044) senesinde Yemen'in Terîm şehrinde doğdu. 1720 (H. 1132) senesinde Terîm'de vefât etti. Küçük yaşta Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. Zamânının büyük âlimlerinin derslerini dinledi. Onlardan icazet alarak talebe yetiştirdi. Tasavvufta da yüksek derecelere kavuştu ve çok kerametleri görüldü. Talebesi Selî onun hakkında şöyle bildirdi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bendenizde İki Fuad Vardir

Sultan Abdülaziz Han, Sadrazamlarından, tecrübeli devlet adamı Fuad Paşa ile birçok meseleyi istişare ederdi. Bir defasında, o günlerde İstanbul'da bulunan Mısır Hidivi İsmail Paşa ile hususi bir iş yapmak için görüşecekti. Bu meseleyi Fuad Paşa ile istişare etti. Fuad Paşa bunu mahzurlu buluyordu. Fakat Sultan Abdülaziz'in bu işe fazla istekli olduğunu gördüğün den, "Devletlû Hünkarımız nasıl arzu buyuruyorlarsa öyle olsun" dedi. Fakat aradan birkaç saat geçince Padişah, Fuad Paşa'nın kendisine niçin net bir cevap vermediğini düşündü. O gece bir adamını, Kanlıca'da bulunan yalısına gönderdi ve Fuad Paşa'dan, bu mesele hakkında ki görüşünün ne olduğunu yazılı olarak bildirmesini istedi. Fuad Paşa bir kağıda şu satırları yazarak padişaha gönderdi:

"Efendimiz, bendenizde iki Fuad vardır. Birincisi Padişahımızın tebeasından 'Vatandaş Fuad'dır. Vazifesi, Padişaha itaattir. Efendimizin her arzusu ve emri başının üstündedir, her fermanını fikir beyan etmeden kabul eder. İkincisi ise 'Sadrazam Fuad'dır. Onun vazifesi ise, padişahımızın isteklerine karşı gelmek değil, o işin devlete, millete ve padişahımızın şahsına, faidesi veya zararı nedir diye düşünmek, bilgi ve tecrübesine istinaden o iş hakkında fikirlerini beyan etmek, sonra da verilen vazifeyi bihakkın yerine getirmekdir.Padişah Efendimiz bu meseleyi iki Fuad'dan hangisine sual buyururlarsa o, vazifesi ile mütenasib cevab verecekdir."

Vehbi Tülek

Şaşiran ŞÂir

Vehbi Tülek

85 - Çelebi Sultan Mehmet Ve Karamanoğlu

Vehbi Tülek

Hemen Tayin Edelim

Vehbi Tülek

Seyyid Yahyâ Efendi şöyle anlatmıştır: "Sultan Bâyezid Hân Câmi-i şerifi avlusunda, oyma ustalarından Kefelizâde İbrâhim Halebi adında bir zâtın dükkanında, ilim-irfân sâhibi, kıymetli zâtlar toplanıp sohbet ederlerdi. Arasıra Mehmed Emin Efendi de öğle namazından sonra o dükkanı teşrif eder, dostları ile çok kıymetli sohbeti olurdu. Bir gün yine böyle hoş bir sohbet sırasında medhedilen iyi vasıflı bir kâdı (hâkim) o dükkana geldi. Kâdıasker, bu kâdıya, bir meseleden dolayı dargın olduğu için, bir makâma tâyin edilmesi gerektiği hâlde ona; "Ben kâdıasker olduğum müddetçe, sana kadılık vazifesi vermem!" diyerek yemin ettiğini ağlayarak anlattı. Dükkanda bulunanlar bu hâdiseye çok üzüldü.

Ii. Mahmud’un İyilikseverliği

Vehbi Tülek

Tapusunu Hanimin Üzerine Çikartacağim

Vehbi Tülek

Hükümdar Ne İmiş Görsünler

Vehbi Tülek

Çelebi Mehmed Ve Molla Ali

Vehbi Tülek

Bizim Talebelerimiz Bu Kadardir

Vehbi Tülek

Hafiz Mehmed’in Oğlu

Vehbi Tülek

Padişah Az Vermez

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Peygamberlerin Mübârek Cesetleri Çürümez!

Şemsüddîn Muhammed Râî hazretleri Malikî fıkıh ve nahiv âlimidir. 782 (m. 1380)’de Endülüs’te (İspanya) Gırnata’da (Granada) doğdu. Kahire’de başta İbn-i Hacer Askalânî olmak üzere birçok âlimden ilim tahsil etti. Müeyyediyye Camii’nde ders verdi. 853’te (m. 1450) Kahire’de vefat etti. “İntisârü’l-faķîri’s-sâlik li-tercîhi mezhebi’l-İmâm Mâlik” isimli eserinde şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ben Varken Ona Dokunamazsın

Vehbi Tülek

Selâm bin Ebi Muti hazretleri Tebe-i tabiinin büyük hadis âlimlerindendir. Basra'da doğdu. 164. (m. 780) senesinde vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Kâmil Bir Mümin Olmak Için

Vehbi Tülek

Elemlerin, Kederlerin Yok Olması Için

Vehbi Tülek

Ahmed Şihâbüddin Kalyûbi hazretleri Şafii mezhebi âlimidir. Mısır'ın Kalyûb şehrinde dünyâya geldi. 1069 (m. 1659)'da vefât etti. "Tuhfet-ür-râgıb" kitabının son sözünde buyuruyor ki:

Resûlullah'ın Huzûrunda Iman Eden Hristiyanlar

Vehbi Tülek

Fakîh Hükümdar İkinci Hakem

Vehbi Tülek

Hazreti Fâtıma (radıyallahü Anha)

Vehbi Tülek

Süleymân Sıdkı Efendi

Vehbi Tülek

Müslümanın Ayıp Ve Kusurunu Araştırma

Vehbi Tülek

Allah'tan Korkmanızı Tavsiye Ederim

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sakin Kalyona Binme

Sakin Kalyona Binme

Sultan III. Mehmed Han zamanında Halvetiye yolunun büyüklerinden Abdülehad Nuri Efendiye bağlı en samimi talebelerinden olan Hassa-ı Hümâyûndan Gürcübaşı Mûsâ Ağa şöyle anlattı: Abdülehad Efendi hiç sebep yokken ve bir münâsebet de geçmeden bana; "Mûsâ Ağa! Mısır'dan dönüşte, kalyona binmeyip, sayıkaya veya firkateyne bininiz." buyurdu. Buna çok taaccüb ettim. Çünkü, Mısır'a gitmek hiç hatırımdan geçmemişti. Fakat Abdülehad Efendinin bunu söylemekten bir murâdları olmalı deyip, merakla bekliyordum. Bu sözün mânâsını bir türlü anlayamıyordum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Tüccarin Rüyasi

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Ölüyü Diriltemem

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Kadin Akli

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek