Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.591.055

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Câhil! Kalk Hemen Buradan Git!

Ebû Osman el-Yuneynî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Tam ismi "Abdullah bin Abdülazîz (Osman) bin Ca'fer el-Yuneynî"dir. 1136 (H.530) senesinde Sûriye'de Ba'lbek beldesine bağlı Yuneyn köyünde doğdu. 1220 (H.617) senesinde vefât etti. Şam'da zamânının âlim ve velîlerinden ilim ve feyiz alarak yetişti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanuni Sultan Süleyman Ve Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Kânûni Sultan Süleymân Hân devrinde, bir ara yağmurlar yağmaz olmuş, insanlar kuraklıktan çok muzdarip olmuşlardı. İstanbul halkı, yağmur duâsına çıkılmasına karar verdi. Pâdişâh da çıktı. Okmeydanı'nda büyük bir kalabalık toplandı. Öyle ki bu toplulukta, başta pâdişâh olmak üzere, âlimler, vâliler, idâreciler, vezirler, kuvvetli-zayıf, zengin-fakir herkes vardı. Bilindiği gibi, Osmanlı sultanları yapacakları bütün mühim işlerde, mutlaka şeyhülislâma danışırlar, onun fetvâsına uygun hareket ederlerdi. Bunun için Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendi den, yağmur duâsını kimin yapmasının münâsib olacağı suâl edildi. O da; "Duâyı, pâdişâh veya onun münâsib gördüğü bir zât eder." buyurdu. Bunun üzerine pâdişâh; "Ya'kûb Germiyâni duâ eylesin." dedi. Ya'kûb Efendi ise, kendisini buna ehil, münâsib görmeyip mahcûb oldu ve bir tarafa gizlendi. Oğlu Yûsuf Efendinin, yerini bildirmesiyle arayıp buldular. Gelmek istemedi ise de; "Pâdişâh efendimizin emridir." dediler. Bunun üzerine mecbûren kalkıp geldi. Minbere çıkıp duâ etti. Orada bulunanlar "Âmin" dediler. Bu duâ bereketiyle öyle yağmur yağdı ki, her taraf su ile doldu. İnsanlar, onun büyük bir âlim ve yüksek bir veli olduğunu, bu hâdise ile daha iyi anladılar. O ise kendisini; âciz, aşağı, bu işe lâyık olmayan biri gördüğünden çok mahcub olmuştu. Ya'kûb Germiyâni hazretleri duâ günü, gizlendiği yeri haber verip meydana çıkmasına sebeb olduğu için, daha sonraları oğlu Yûsuf Efendiye sitem etti. Kendisini duâ etmeye, duâsının kabûl olmasına lâyık görmeyerek ve çok tevâzu göstererek; "Yağmur bolluğuna uğradık. Ben o meclise varmayacaktım. Bizi kırıklığa uğratıp, ömrümde, çekemeyeceğim mahcûbiyete müptelâ olmama sebeb oldun." Dedi.

Vehbi Tülek

7 Yaşinda Harbe Katildim

Vehbi Tülek

Hey Sultan MurÂd’im VÂ’den Yakin Geldi!..

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân Hân devrinde, bir ara yağmurlar yağmaz olmuş, insanlar kuraklıktan çok muzdarip olmuşlardı. İstanbul halkı, yağmur duâsına çıkılmasına karar verdi. Pâdişâh da çıktı. Okmeydanı'nda büyük bir kalabalık toplandı. Öyle ki bu toplulukta, başta pâdişâh olmak üzere, âlimler, vâliler, idâreciler, vezirler, kuvvetli-zayıf, zengin-fakir herkes vardı. Bilindiği gibi, Osmanlı sultanları yapacakları bütün mühim işlerde, mutlaka şeyhülislâma danışırlar, onun fetvâsına uygun hareket ederlerdi. Bunun için Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendi den, yağmur duâsını kimin yapmasının münâsib olacağı suâl edildi. O da; "Duâyı, pâdişâh veya onun münâsib gördüğü bir zât eder." buyurdu. Bunun üzerine pâdişâh; "Ya'kûb Germiyâni duâ eylesin." dedi. Ya'kûb Efendi ise, kendisini buna ehil, münâsib görmeyip mahcûb oldu ve bir tarafa gizlendi. Oğlu Yûsuf Efendinin, yerini bildirmesiyle arayıp buldular. Gelmek istemedi ise de; "Pâdişâh efendimizin emridir." dediler. Bunun üzerine mecbûren kalkıp geldi. Minbere çıkıp duâ etti. Orada bulunanlar "Âmin" dediler. Bu duâ bereketiyle öyle yağmur yağdı ki, her taraf su ile doldu. İnsanlar, onun büyük bir âlim ve yüksek bir veli olduğunu, bu hâdise ile daha iyi anladılar. O ise kendisini; âciz, aşağı, bu işe lâyık olmayan biri gördüğünden çok mahcub olmuştu. Ya'kûb Germiyâni hazretleri duâ günü, gizlendiği yeri haber verip meydana çıkmasına sebeb olduğu için, daha sonraları oğlu Yûsuf Efendiye sitem etti. Kendisini duâ etmeye, duâsının kabûl olmasına lâyık görmeyerek ve çok tevâzu göstererek; "Yağmur bolluğuna uğradık. Ben o meclise varmayacaktım. Bizi kırıklığa uğratıp, ömrümde, çekemeyeceğim mahcûbiyete müptelâ olmama sebeb oldun." Dedi.

Tunus’un Fethi

Vehbi Tülek

Eski İftarlar

Vehbi Tülek

Veren De Allahü TeÂlÂdir, Alan Da

Vehbi Tülek

Osman Gazi Ve Kumral Ebdal

Vehbi Tülek

Selim Dahi Evliyanin Dişinda Değildir

Vehbi Tülek

İnebahti Deniz MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

İskender Bey Kimdir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kader Üzerinde Akıl Yürütenler

Alemî Mehmed Efendi Halveti şeyhlerindendir. Amasya’da doğdu. Medrese tahsilinden sonra Sultan II. Beyazıt Camiinde kürsü şeyhi oldu. Sonra Halveti Şeyhi Abdülmecid Sivasî'ye intisab etti ve icazet alarak halifesi oldu. 1045 (m. 1635)’de memleketinde vefat etti. Kitabü'l-Makbul Fi Hali'l-Huyûl isimli eserini Sultan II. Osman'a takdim etti ve iltifatına mazhar oldu. Bu kitabında şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şeyh Tâc Nakşibendî

Vehbi Tülek

Şeyh Tâc Nakşibendi rahmetullahi aleyh, Hindistan'ın büyük velilerinden olup, Hâce Muhammed Bâki-billah hazretlerinin en yüksek talebelerindendir. Hazret-i Hâce'nin sohbetine, husûsi teveccühlerine ve mahrem halvetlerine kavuştu. Hâce Muhammed Bâki-billah vefât edince, Şeyh Tâc şaşkına döndü. Sonra hacca gitti. Mekke-i Mükerreme'ye vardı. 1641'de (H.1050) Mekke-i mükerreme'de vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Buhara Kadısı Ebu Abdullah Halimi

Vehbi Tülek

Onun Her Işinde Hikmetler Vardır

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasen Büsti hazretleri Horasan'da yetişmiş evliyadandır. V. (XI.) yüzyılın başlarında Nişâbur yakınların­daki Büst'te doğdu. 470'te (m. 1077) orada vefat etti. Büsti'nin yazdığı "Der Beyân-ı Hakikat-i Lâ ilahe illallah" adlı risalede: "Lâ ila­he illallah" sözünün büyüklüğü şöyle anlatılır:

başkasının Zararına Sevinme!

Vehbi Tülek

Taşköprüzâde Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Kılıçlı Ali Efendi

Vehbi Tülek

“imâm Efendi” Osman Bedreddin

Vehbi Tülek

Size En Hayırlılarınızı Haber Vereyim Mi?

Vehbi Tülek

Hadîs âlimi Hâlid Bin Ma'dân

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hakikati Görmek

Hakikati Görmek

Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretleri Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatır: ıki atlı arkadaş yola çıkmışlar. Fakat birisi âmâ imiş. Giderlerken âmâ olan şahıs, kamçısını düşürmüş. Fakat arkadaşına itimad edemediği için, yerden almasını söylememiş, inmiş atından el yordamıyla kamçıyı aramış. Derken, kendi kamçısını bulamamış ama eline ondan daha güzel yumuşak bir şey geçmiş. Bu kamçı daha güzelmiş diyerek alıp atına binmiş. Fakat o kamçı diye bulup aldığı, gecenin soğuğundan hareketsiz duran bir yılanmış. Derken biraz sonra hayli ilerlemiş olan arkadaşına yetişmiş. Arkadaşı sormuş

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Padişah Ve At

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Gül Yaprağı

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek