İnsanın Kemâli, Fâni Olduğunu Anlamasıdır
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.653.988
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
1509'da Memlük Sultanı Kansu Gavri, Portekizliler ile Kızıldeniz'de savaşmak için gerekli donanma malzemesini ve ateşli silahı Osmanlı Devleti'nden istemişti. Osmanlı Devleti de, 1511 yılında, 400 top, 40 kantar barut ve bir miktar bakırdan olusan bir yardım yaparak Memlükları Hristiyan Portekizlilere karşı desteklemişti. Bu yardımlar arasında gemi yapım malzemesi yanında asker ve arkebüzler (uzun namlulu tüfek) de bulunmaktaydı. Diğer taraftan İslam dünyasında ateşli silahların kullanımında önemli bir yeri olan Memlüklar, Kansu Gavri devrinde bir reform teşebbüsünde bulunmuşlarsa da Ridaniye'de, Osmanlilar karşısında mağlup olmaktan kurtulamamışlardı.
Şemseddin Sivasi hazretleri birgün, Sultan Üçüncü Mehmed Han tarafından saraya dâvet edildi. Uzun müddet sohbette bulundular. Bu sohbette Şeyhülislâm Sâdeddin Efendi de hazır bulundu. Sohbet esnâsında pâdişâh, Şemseddin Sivâsi'ye; "Tarafımızdan sizi sefere dâvet etmek üzere gönderilen kapıcıbaşımız sizi yola çıkmak üzere hazır bulmuş. Hazırlıklı olduğunuza göre, bu işin sonununda ne olacağını bilirsiniz. O hâlde bizi müjde işâretinizle sevindirip, neticeden haber vermenizi isteriz." dedi. Bunun üzerine Şemseddin Sivasi; "Hadis-i şerifte; "Amellerin en faziletlisi, müminleri sevindirmektir." buyruldu. Mâlûmunuz ola ki Eğri Zaferi biraz zahmet çektikten sonra müyesser olacak. Düşman yenik ve perişân olacaktır. Hatırınızı hoş tutun." müjdesini verdi.
İbn-i Âsım Gırnâti hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 760'ta (m. 1359) Endülüs'te (İspanya) Gırnata'da (Granada) doğdu. Memleketindeki büyük âlimlerden fıkıh ilmi tahsil etti. Vâdiâş'ta (Guadix) kadılık, Kurtuba'da (Cordoba) başkadılık görevinde bulundu. 829'da (m. 1426) Gırnata'da vefat etti. Ticarette adalet ve ihsan hakkında şunları anlattı:
Habib Ömeri Karamâni hazretleri, Anadolu'da yetişen büyük velilerdendir. Niğdelidir. Sultan Rükneddin Medresesinde müderris idi. Daha çok ilim tahsil etmek ve mânevi feyizlere kavuşmak arzusuyla İran taraflarına gitti. Orada bulunan Seyyid Yahyâ Şirvâni'nin dergâhına gidip talebe oldu. Sonra hocasından izin alarak Anadolu'ya geri döndü. Amasya'da çok talebe yetiştirdi. 1496 (H.902) senesinde Amasya'da vefât etti. Vefatından kısa bir zaman evvel bir dersinde şunları anlattı:
Nûreddîn Ali Echürî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. 967 (m. 1560) senesinde Mısır’da doğdu. 1066 (m. 1656) senesi Cemâzil-evvel ayının başlarında, Mısır’da vefât etti. Kâhire’de Mâlikî mezhebi fıkıh âlimlerinin reîsi idi. Ders okuttu. Fetvâlar verdi. Çok talebe yetiştirdi. Buyurdu ki:
Sultan III. Osman'ın (padişahlığı 1754-57 yılları arası) sadrazamlarından Hekimoğlu Ali Paşa, çok dindar bir kimse idi. Bu Ali Paşa zamanında bir tüccar iflas etmiş, bütün mal ve servetini kaybetmiş, üstelik bir de borca girmişti. Bu sıkıntılı durumda iken müracaat ettiği bütün eş-dost kapıları, bu durumdaki herkese yapıldığı gibi yüzüne kapanmıştı Adamcağız bu çaresiz haldeyken bir gece rüyasında Peygamberimizi gördü ve O'ndan yardım ve destek istedi. Peygamberimiz ona: "Git Allahü Teâlanın makbul kulu Ali Paşa'ya benden selam söyle, sana 100 altın versin" dedi Adam: "Ya Resûlallah, ben Ali Paşa'ya selamınızı iletir, bana 100 altın vermesini emrettiğinizi söylerim ama bana inanmaz" dedi. Hz. Peygamber(sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: