Memleketin Manevi Destekçileri Onlardır
Sadreddîn-i Konevî hazretleri evliyanın büyüklerinden ve kelâm âlimlerindendir. 671 (m. 1272) senesinde vefat etti. Kabri Konya’da kendi adı ile anılan caminin bahçesindedir.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.323.253
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Sadreddîn-i Konevî hazretleri evliyanın büyüklerinden ve kelâm âlimlerindendir. 671 (m. 1272) senesinde vefat etti. Kabri Konya’da kendi adı ile anılan caminin bahçesindedir.
1578 yılı Ağustos ayının 9. Cumartesi günü idi. İran Şahı 30.000 kişilik kalabalık bir orduyu Osmanlı sınırına göndermişti. Hedef Erzurum'du. Sadrazam Lala Mustafa Paşa, Erzurum beylerbeyi Özdemiroğlu Osman Paşa'yı İran üzerine sefere memur etti. O da Derviş Paşa'yı düşman kuvvetleri hakkında istihbarat yapması için küçük bir öncü kuvvetle, İranlıların karargah kurduğu Çıldır civarına gönderdi. Yanında üç yüz kadar asker bulunuyordu. İran ordugahına yaklaştığı zaman, onların gayet dağınık vaziyette ve ani bir hücumla dağıtılabilecek bir durumda olduğunu gördü. Yapabileceği iki tercih vardı. Ya düşmana saldıracak, yada geri dönecekti. Bu takdirde askerin maneviyatı bozulacaktı.
1911 senesi Ramazan Bayramı'nın 3. günü, Libya sahillerine çıkan Müstevli İtalyan askerleri, bulabildikleri herkesi öldürdüler. Teslim olanları da öldürdüler.Trablus'ta kurdukları Divanı Harp'te, grup grup getirilen esirlerin yargılanmaları 3'er dakika sürerdi. Karar hemen binanın arkasında duvarın önünde infaz edilirdi.Birgün elleri kelepçeli bir yaşlı, bir orta yaşlı, bir de delikanlı, çöl kıyafeti içinde mahkeme nin önüne çıkarılır. Başkan Albay Carlo Torelli, bu zavallıları yargılamak için tercümana der ki:- Sor bakalım, bu 3 kişi kimdir?Elleri kelepçeli orta yaşlı olanı, gayet iyi bir İtalyanca ile cevap verir:
Abdülaziz Dâreki hazretleri, Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 284 (m.896)'de İran'da İsfehân'da doğdu ve fıkıh ilmini öğrendi. Sonra Bağdâd'a gelip yerleşti. 375 (m. 985)'de vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:
Ahmed Şemseddin Marmaravi hazretleri, 1435 (H.839) yılında Akhisar'ın Gölmarmara kasabasında doğdu. 1504 (H.910) yılında sonsuzluk âlemine göçtü. Türbesi Manisa'dadır...
İbn-i Cemâl el-Mısri hazretleri Şâfii mezhebi âlimlerindendir. 1002 (m. 1593)'de Mekke'de doğdu. 1072 (m. 1661)'de Mekke'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: -Buradan kalk. Haddini bil burası senin yerin değil. Herkes meclisin üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakar ki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derken alimler fıkıh konusunda tartışmaya başlarlar:-Hayır, evet, kabul edemem, ben haklıyım, şeklinde her biri birbirine üstünlük kurma sevdasıyla mücadelelerini sürdürür her biri bir dövüş horozuna döner. Bir karmaşadır gider.
Fakir alim dayanamaz kalkarak: -Lütfen bir kere de beni dinlermisiniz? Bu konuda benim de söyleyeceğim bir kaç söz var. -Buyurun, iyi bir şeyle biliyorsan söyle.