Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.692.497

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Talebe, Maksaddan Uzaklaştıran Şeylerden Uzak Durmalıdır

Muhammed bin Ahmed el-Mukrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Ahmed bin Hanbel'in oğlu Abdullah'ın talebesidir. Evliyânın meşhurlarından Cüneyd-i Bağdâdî'yi görmüştür. 976 (H.366) senesinde Nişâbûr'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

9 - Görülmemiş Bir Meydan Savaşi

{mosimage}Yemen fatihi Koca Sinan Paşa, üçüncü defa sadrazam olmuştu. Ömrü harp meydan ların da geçmiş olan bu ihtiyar vezir,

-Yâ Rabbi! Bana bir zafer daha kazandırmadan canımı alma!

Diye dua ediyordu. Yaşı doksana varmış olmasına rağmen hâlâ dinç ve azimli idi. Bu günlerde Bosna valisi Hasan Paşa'nın, Avusturya sınırına yaptığı bir akında kendisi ile birlikte birçok akıncı şehid düşmüştü. Avusturya imparatoru 2. Rudolf, şeir meydanlarına Türk çanı koydurmuş, sabah, öğle ve akşam saatlerinde çaldırarak halkı kiliselere dolduruyor ve Türk akıncılarının şerlerinden koruması için dua etmelerini emrediyordu.

Vehbi Tülek

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

Cezayirli Gazi Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Eski İftarlar

Vehbi Tülek

Sultan Abdülmecid Han devri. Ricâl-i Devlet-i Aliyyeden bir beyzadenin konağında iftar daveti var. Kibar ve ricalden davet edileceklere rütbelerine, mevki ve hassasiyetlerine göre davetiyeler yazıldı ve yollandı. Bunlar, pek ziyade arifane kaleme alınırlardı. Bunların yazılarına sarfolunan emek dolayısıyle iftar davetlerinin neza ket dereceleri anlaşılabilir. İftar sofrası selamlıkta kurulmuştu. Ama bütün levazımat haremden veriliyordu. Hatta iftariye tepsisi de. Harem kileri tepsiyi saat 11.30'da tanzime başlamıştı. Evvela on iki kişilik büyük değirmi, yaldızlı sini geldi. Önce, Bursa bezinden kalem işlemeli sofra örtüsü yere yayıldı. Sonra da altı bacak denilen sofra iskemlesi açılıp sini bunun üzerine oturtuldu. Bu sininin etrafına on iki tane de tekerlek denilen yer şilteleri dizildi. Her şilte karşısına Karamürsel bezinden küçük havlularla, küçük tabaklar içinde el, ağız silmeye mahsus sabunlu el bezleri kondu.

Orhan GÂzi Ve AlÂeddîn Esved

Vehbi Tülek

Kur’an-i Ker0me Hürmet

Vehbi Tülek

99 - Deli Hüseyin Paşa Ve İran Şahinin Yayi

Vehbi Tülek

İşte, İnsan Bunlari Görüp Gurura Kapilmamali

Vehbi Tülek

35 - Bu Mukaddes Vatan İçin Ölebiliriz

Vehbi Tülek

Fransiz Donanmasinin Osmanlilara Rehin Edilmesi

Vehbi Tülek

Zeynep Kadin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yolumuzu Aydınlatan Kâmil Rehberler

Seyyid Ahmed Kırımi hazretleri Osmanlı âlimlerinin büyüklerindendir. Aslen Kırımlıdır. 879 (m. 1474)'de İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yermük Şehidi Hazreti İkrime

Vehbi Tülek

Eshab-ı kirâmdan Hazreti İkrime, Ebû Bekir (radıyallahu anh) devrinde Yermük savaşına katıldı. Bu savaşta oğlu ile birlikte Hicri 15 (m. 636) yılında şehid oldu. Vücudunda 70'ten fazla kılıç ve mızrak yarası vardı...

Hadîs âlimi Er-riyâşî

Vehbi Tülek

Ebû İshâk İbrâhim Bin El-müvelled

Vehbi Tülek

Ebû İshâk hazretleri, Suriye'de yetişen velilerdendir. 953 (H.342) senesinde vefât etti...
Bu mübarek zat, zamânının âlimlerinden İslami ilimleri öğrendi. Cüneyd-i Bağdâdi ve zamanın büyük âlim ve velilerin ilim meclisleri ve sohbetlerinde bulundu...
Ebû İshâk İbrâhim, ihlâs ile Allahü teâlânın rızâsını düşünerek ibâdet ederdi. İhlâs ile ilgili olarak buyurdu ki:

Mucize Ve Kerâmet Hakkında

Vehbi Tülek

Malda, Zekâttan Başka Hak Yoktur

Vehbi Tülek

Hâcegi Emkenegi

Vehbi Tülek

İnsanları Yanından Uzaklaştırdı!

Vehbi Tülek

sen, Asîl Kimseleri Seç

Vehbi Tülek

Büyük Hadis âlimi İbrâhim Bin Muzaffer

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Fani Dünya

Dört Şey Mühimdir

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Sarayda İftar

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek