Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.648.077

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir

Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Büyük Fen Dahisi: Fatih Sultan Mehmed

Sultan II. Murad Han devrinde Osmanlı harb teknolojisinde muazzam bir ilerleme kayd edildi. Osmanlı mühendis ve ustaları, artık hiçbir memlekette rastlanamayacak çapta ve güçte toplar yapabiliyorlardı. İstanbul kuşatmasından önce Edirne'de dökülen 60 kadar top, 14 batarya halinde surların karşısına dizildi. Ancak bunlar bir süre sonra kaldırıldı. Yerlerine "Şâhi" denilen daha büyükleri konuldu.Söz konusu büyük toplardan birini, Bizans'dan ayrılarak Osmanlı hizmetine giren Urban isimli Macar dökmüştü. Sıradan bir dökümcü ustasıydı Urban. Ne topların balistik ve mukavemet hesaplarından, ne de barut ölçülerinden haberi vardı. Sadece çizilen plana göre döküm işlemini gerçekleştirmişti. Osmanlı ülkesinde, bu işi yapan pek çok usta vardı.

Vehbi Tülek

Rezil Olursun

Vehbi Tülek

Ankara Savaşi

Vehbi Tülek

67 - Acaba Namazim Bozuldu Mu?

Vehbi Tülek

26 Eylül 1699'da Girit adasının Kandiye kalesi zaptedildi. Fakat bu zafer çok güç şartlarda kazanıldı. Aylarca süren kuşatma sırasında kaleyi savunan Venedikliler, Osmanlı askerini geri püskürtmek için, o tarihlerde yeni geliştirilen ve "humbara" denilen bombalar dan binlerce kullandılar. Kaleden aşağı atılan humbaralar, askerin arasına düştüğünde büyük bir gürültü ile patlıyor ve etrafa saçılan şarapnel parçaları yüzlerce insanın yaralanmasına ve ölmesine sebep oluyordu. Bu yüzden Osmanlı ordusu çok büyük kayıplar verdi.

Vermeyince Ma’bud

Vehbi Tülek

Hamdolsun İslam Askeri Muzaffer Olmuştur

Vehbi Tülek

Emirsultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Çapanoğlu Gibi Arkan Var

Vehbi Tülek

68 - Geriye Bakan İki Göz Olacağina İleri Bakan Bir Göz Olsun

Vehbi Tülek

Şimdi Olmaz, Vezirler Var!

Vehbi Tülek

Sizler Şahid Olun

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Âlimin Kıymeti Ve Şerefi...

Abdullah Efendi, 1733 (H. 1146) senesinde Ahıska'da dünyâya geldi. Ahıska şimdi Gürcistan'da olup, o zamanlar Osmanlı memleketi idi... Erzurum, Şam ve Kahire'de Tahsilini tamamladıktan sonra, 1761 senesinde İstanbul'a geldi. Bir taraftan öğrendiği yüksek ilimleri öğretmeye, bir taraftan da kıymetli ve faydalı eserler telif etmeye başladı...
Ahıskalı Abdullah Efendi derslerinde şöyle buyururdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Edeb; Insanın Nefsini Bilmesi, Tanımasıdır!

Vehbi Tülek

Abdullah bin Menâzil hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Hamdun Kassâr hazretlerinin derslerinde ve sohbetlerinde yetişip zâhir, bâtın, açık ve gizli ilimlerde âlim oldu. Tasavvufta yüksek hâller, fazîletler sâhibi ve hadîs ilminde âlim idi. 940 (H. 329) senesinde Nişâbur'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Ayakta Duramayan Hastanın Namazı

Vehbi Tülek

İbn-i Âbidînzâde Alâüddîn Muhammed

Vehbi Tülek

İbn-i Âbidinzâde Alâüddin Muhammed Efendi, Hanefi fıkıh âlimi İbn-i Âbidin hazretlerinin oğludur. 1244 (m. 1828)'de Şam'da doğdu. Baba­sından ve Şam ulemâsından ilim öğrenerek icazet aldı. İstanbul'­a davet edilerek Mecelle Cemiyeti âzâlığına getirildi. Sonra Suriye vilâyeti Maarif Meclisi Başkanlığına
tayin edildi. 1306 (m. 1889)'da Şam'da vefat etti. Hazırlanmasına iştirak ettiği Mecelle'nin bazı maddeleri:

Babazâde Efendi

Vehbi Tülek

Ahmed Nûreddîn Sâbûnî

Vehbi Tülek

İmâm-ı Rabbânî’nin Torunu Muhammed Ubeydullah

Vehbi Tülek

Âlimler Bozulunca Halkın Dini Zayıflar

Vehbi Tülek

Dinde Yapılan Her Yenilik Bid'attir

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Tilmsânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Namazini Ben Kildirayim

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Alabilirsen Al

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek