Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.342.753

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Niyetin Doğru Olmasına Çok Dikkat Etmelidir

Abdülhâdî Bedevânî hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velilerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. Hocasının terbiye ve duası ile evliyalık makamlarına yükseldi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinden icazet alıp memleketi olan Bedâyûn'a döndü. 1631 (H.1041) senesinde Bedâyûn'da vefat etti. Bir defasında hocasına gönderdiği mektup karşılığında hocası İmâm-ı Rabbânî hazretleri ona şu mektubu gönderdi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

53 - Osmanli Esnaf Ahlaki

1893 yılında, İstanbul'un ticaret merkezi olan kapalıçarşı yakınlarındaki Vezir Han içindeki dükkanlardan birindeyiz. Konya'dan gelen kumaş tüccarı Ahmet Sabri efendi, devamlı olarak mal aldığı bezzaz Hayri efendi ile sıkı bir pazarlıktan sonra, bazı malların siparişlerini verdi. Bu arada namaz vakti de yaklaştı. Misafir tüccar, abdest hazırlığı yapmak için, yakındaki Atik Ali Paşa camiine gitti. Önce helaya girmesi gerekiyordu. Caminin helasına geldiği sırada birisi heladan çıktı ve hemen o girdi. Biraz sonra dışarı çıktığında kapıda bir kimse onu bekliyordu ve büyük bir telaşla helaya girdi, fakat hemen dışarı çıkarak Ahmet Sabri efendiye yaklaştı:-Efendi, dedi, sizden önce bu helaya ben girmiştim. Para kesesini kapının arkasına asmıştım, fakat çıkarken unutmuşum. On dakika sonra aklıma geldi, geri döndüm. Şimdi içeri baktım, fakat keseyi göremedim. Acaba siz mi aldınız?

Vehbi Tülek

Bu Ne Müfsidane Teklifdir!

Vehbi Tülek

Fatih’in Adaleti

Vehbi Tülek

Hangi Dersi Müzakere Ediyorsun?

Vehbi Tülek

Bilindiği gibi, şehzâdeler, hususi hocalar tarafından sarayda yetiştirilirdi. Bu hocalara padişahlar tarafından o kadar geniş salâhiyetler verilirdi ki, gerekirse hoca, şehzâdeyi dövebilirdi.Gecelerden birinde Molla Gürani merhum, istikbâlin Fâtih'i Şehzade Mehmed'e mûtad dersini verdikten sonra odasına çekilmişti. Gece namazına kalktığında, şehzâdenin lambasının yandığını görünce, acaba rahatsız mıdır diye şehzâdenin odasına kadar gider, kapısını çalar. Şehzâde kapıyı açınca hoca sorar:" Hayırdır inşâallah, neden uyumadın?Şehzâde Fâtih cevap verir:" Müzâkere ediyordum efendim!

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

Bayezîd Han Ve “yiğitbaşı”...

Vehbi Tülek

Şeyh Vefa Ve Sultan Bayezid

Vehbi Tülek

Osmanli Paşasinin Siyaseti

Vehbi Tülek

İstanbul’un Sulari

Vehbi Tülek

İngiliz Elçisi Sir Flip Küri’nin Pişmanlığı!

Vehbi Tülek

AlÂeddîn Ali Esved KarahisÂrî

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Eshâbıma Sövenleri Aranızdan Çıkarınız

Nuaym bin Hammâd Mervezî hazretleri hadis hâfızı ve fıkıh âlimidir. 155’te (m. 772) Türkistan’da Merv’de doğdu. Abdullah bin Mübârek gibi büyük âlimlerden rivayette bulundu. Kendisinden Buhârî, Ebû Dâvûd, Tirmizî gibi âlimler hadis rivayet etti. 228’de (m. 843) vefat etti. Hulefâ-i Râşidînin yüce şânları ile ilgili naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Dâvûd Hureybî

Vehbi Tülek

Abdullah bin Dâvûd Hureybi hazretleri hadis âlimidir. 126 (m. 744)'de Kûfe'de doğdu. İlk tahsilinden sonra Şam'a giderek A'meş, Evzâi, İbn-i Cüreyc ve Süfyân-ı Sevri gibi âlimlerden hadis öğrendi ve memleketi Hureybe'ye dönerek çok talebe yetiştirdi. 213 (m. 828)'de orada vefat etti. Şöyle nakleder:

Süfyan-ı Sevrî Ve Salevat Okuyan Adam

Vehbi Tülek

Fahr-ül-fârisî Hazretleri

Vehbi Tülek

Fahr-ül-Fârisi hazretleri, hadis, kelâm ve Şâfii mezhebi fıkıh âlimidir. Aslen İran'ın Şiraz şehrindendir. 1134 (H.528) yılında doğdu. 1225 (H.622) yılında Mısır'da vefât etti. Bir vâzında tövbe hakkında şöyle buyurdu:

Ebû İshâk Şîrâzî

Vehbi Tülek

Muhammed Kurtubî

Vehbi Tülek

onun Başını Bana Verin!

Vehbi Tülek

O Gün Pişmanlık Fayda Vermez

Vehbi Tülek

Fıkıh âlimi Şâkir Hamevî

Vehbi Tülek

Ömer (radiyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Ölüyü Diriltemem

Anzakli Ömer

Altıyüz Dirhemlik İp

Latif Bir Şikayet

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek