Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.138.417

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

En Faydalı Zenginlik Ve En Güzel Fakirlik Nedir?

Seyyid Ticânî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1737 (H.1150) senesinde Cezâyir'de Ayn-ı Mâdî denilen yerde doğdu. 1815 (H.1230)'de Fas'ta vefât etti. Mısır'a giderek Şeyh Mahmûd-i Kürdî’ye talebe oldu. Sonra Fas’a giderek talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

O Kendini Tanitti

Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindiler. Birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı olarak Kânûni'nin parmağında bulunan çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki o kıymetli yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp ince leyebilirsiniz." dedi. O zât yüzüğü aldı. Evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât, ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultana uzattı. Avucunda biraz önce denize attığı yüzük vardı. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes, yine çok hayret ettiler. Kânûni, elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönüp;"Ağabey, neler oluyor?" dedi. O da; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâm idi." dedi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince, Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız." buyurdu.

Vehbi Tülek

Occhiali (kiliç Ali Paşa)

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Murad’in Tasavvuf Ehline Hürmeti

Vehbi Tülek

Biz Senden Daha Nica Hizmetler Bekleriz

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti zamanında serhat diyarlarına "genç adamlar memleketi" denirdi. Çünkü serhat gazileri düşmanla durmadan mücadele eder, memleket sınırlarını her türlü tehlike ve saldırıdan uzak bulundurmak için daima can alıp can verirlerdi. Bu yüzden de ihtiyarlık denilen derde uğramadan genç yaşta şehitlik mertebesine ererlerdi. Onların bu fedakarlık ve yiğitlilik barajı sayesinde Osmanlı vatandaşları mesut ve rahat yaşarlardı.Serhatler daimi savaş bölgesiydi. Bu yüzden serhat kaleleri her zaman efsanevi menkıbelere şahit olurdu. Bunlar bazen düşman eline geçer ve bir süre öyle kalır, sonra yine Osmanlılar tarafından zapt olunurlardı. Düşman eline geçen kaleler için elçilerle görüşülürken "Kralınızda emanet olan Padişah kalesi" tabiri kullanılır ve bu suretle onun er geç geri alınacağı anlatılmak istenirdi.

Sultan İkinci Murad Ve Molla Fenari

Vehbi Tülek

Sultan Iii. Selim Ve Kabakçi Mustafa

Vehbi Tülek

Cezayirli Gazi Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Bu Devletin Dediği Yapilir

Vehbi Tülek

Devlet Yikildiktan Sonra

Vehbi Tülek

Ali Onbaşi

Vehbi Tülek

Hergün Bin Akçe Dağitirdi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsan, Sözü Ile Tartılır Işi Ile Değerlendirilir

Nevrekoplu Osman Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Selanik civarındaki Nevrekop kasabasında doğdu. Önce zâhirî ilim tahsîli ile meşgûl oldu ve tahsîlini tamamladıktan sonra tasavvufta yetişmek için Halvetî tarîkatı şeyhlerinden Şâkir Efendinin sohbetlerinde yetişmekte iken bu hocası vefât etti. Bunun üzerine Edirne’de Kâdirî yolunun rehberlerinden Şeyh Abdülkâdir hazretlerine talebe oldu. İcazet verilerek memleketine, talebe yetiştirmek için gönderildi. On sekizinci asrın sonlarında vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîmi Mushafa Bakarak Okumalıdır

Vehbi Tülek

Hisâli Abdurrahman Çelebi Osmanlı fıkıh âlimidir. İstanbul'da doğdu. Tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul Mihrimah Sultan Medresesinde mü­derris, Kayseri'de kadı ola­rak görev yaptı. 1087'de (m. 1676) Bursa'da vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Öfkeyle Fırlatılan Yastık!..

Vehbi Tülek

Kadızâde Şemseddin Efendi

Vehbi Tülek

Kadızâde Şemseddin Efendi Osmânlı şeyhülislâmlarının onaltıncısıdır. 918'de tevellüd, 988 [m. 1580] senesinde vefât etti. Fethül-kadir tekmilesi, "Namaz" bahsinde buyuruyor ki:

Abdülhamîd Trablûsî

Vehbi Tülek

I. Abdülhamid Han

Vehbi Tülek

Süfyân Bin Abdullah Yemenî

Vehbi Tülek

kayyûm-i Zaman Muhammed Sıbgatullah

Vehbi Tülek

Ömer Ziyâeddîn Dağıstânî

Vehbi Tülek

0lk “derya Beyi” Kara Mürsel Gazi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
"encümen-i Bîzebân"

"encümen-i Bîzebân"

Bir zamanlar bir grup alim ve şair, "Encümen-i Bizebân" (Suskunlar cemiyeti-kulübü) adıyla bir cemiyet kurmuşlardı. Üye sayısı otuz kişiydi ve bunu arttırmıyorlardı. Üyeliğin ilk şartı çok düşünmek, çok yazmak ve çok az konuşmaktı. Molla Cami hazretleri de gençliğinde, bu cemiyete girmek istiyordu. Günün birinde cemiyetin bir üyesinin öldüğünü duyunca, onun yerine aday olmak için cemiyete geldi. Kendisini karşılayan kapıcıya bir şey söylemeden, ismini bir kağıda yazarak o sırada toplantı halinde bulunan ulema heyetine gönderdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Şikayet

Her Şeyi Göze Almıştı!

Gerçek Zehir

Dört Şey Mühimdir

Latif Bir Şikayet

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek