Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.492.437

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kim Salât Okursa, Yetmiş Melek De Ona Salât Okur

Câbir bin Zeyd hazretleri Tâbiînin büyüklerdendir. Basra'da yaşamıştır. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Abdullah İbn-i Abbâs, Abdullah İbn-i Ömer, Abdullah İbn-i Amr, Abdullah İbn-i Zübeyr, İkrime (radıyallahü anhüm) gibi pekçok Sahâbîden hadîs-i şerîf dinledi. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

19 - Oruç Reis

Fatih Sultan Mehmed Han 3 Temmuz 1462'de Midilli adasını fethedince, adanın savun ma ve muhafazası için gazilerden ikiyüz yeniçeri ile yeteri kadar sipahiyi orada bırakmıştı. Midilli'den ayrılırken hepsini bir araya topladı ve:-Kullarım, dedi, bu cezireyi önce Allah'a, sonra size emanet ediyorum. Bakalım muhafazası uğrunda nasıl hizmet edersiniz?Sipahilerden biri hünkarın ayaklarına kapandı ve:-Âsûde hâtır ol padişahım, bu can bu tende durdukça düşmana adayı bırakmak ne mümkün, dedi.Padişah elini bu sipahinin omzuna koyarak:-Bilirim Yakub, uğruma baş koyanlardansın, gayreti elden bırakmaz, sadakatten ayrılmazsın.Demek suretiyle bu adanın fethinde ziyade gayret ve fedakarlık gösteren bu sipahiden iltifatını esirgememişti.

Vehbi Tülek

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Vehbi Tülek

Yenişehirli Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Muradin Oğlu Ii. Mehmede Öğütleri

Vehbi Tülek

"-Ey benim sevgili oğlum!İnsan oğlunun her birinde, başkalarıyla çeşitli münasebetler kurmaya yarayan normal bir akıl bulunmalıdır. İşte bu akıl, bütün saadet ve mutluluğun tükenmez kaynağıdır.Bir de, kendilerine Allah tarafından bu normal aklın verildiği kimseler vardır. Bunların hiçbir vakit ne çocukluk, ne gençlik, ne olgunluk, ne de ihtiyarlık çağlarında her hangi bir şeyden ne olumlu ne de olumsuz yönde etkilenmedikleri görülür. Hayatlarında sadece keder ve acının bir gevşeme ve bir tembellik bıraktığı sanılır.Ve bunlar kendi hayatlarının gençlik, yaşlılık gibi hemen her devresinde, keder ve ıstırap tan kurtulamadıkları için huzura kavuşamazlar.Hayata doyum olmaz, az veya çok olması, onun kıymetini azaltmaz.Bir meyve ancak olgunlaştığı zaman güzelce yenir.Bunun gibi insanların da gün görmüş, tecrübeler geçirmiş olanları her zaman tercihe şayandır.

Gemiler Karadan Yürüdü

Vehbi Tülek

87 - Sultan Ii. Murad Ve Haci Bayram Veli

Vehbi Tülek

Sahibinin Kursaği

Vehbi Tülek

Mesih Paşa Vezir Olur Mu?

Vehbi Tülek

Osmanoğullarinin Âkibeti Ne Olacak?

Vehbi Tülek

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

Vehbi Tülek

34 - 93 Harbinden Bir Sayfa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdürrahmân Bin Muhammed

Abdürrahmân bin Muhammed rahmetullahi aleyh, Cezayir'deki Tilmsân'da yetişen İslâm âlimlerinin büyüklerindendir. Seyyid, yani Peygamber Efendimizin "sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem" soyundan olup, 929 (m. 1523) senesinde doğdu. 1011 (m. 1602) senesinde vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Merhamet Edene Merhamet Edilir

Vehbi Tülek

Ebû Abdurrahmân Mukri hazretleri Tebe-i tabiinin büyüklerindendir. Birçok âlim ve muhaddis kendisinden hadis-i şerif rivâyet etti. 213 (m. 828) yılında Mekke'de vefât etti. Naklettiği bazı Hadis-i şerifler:

Size En Hayırlılarınızı Haber Vereyim Mi?

Vehbi Tülek

Hacca Gideceğin Zaman Mutlaka Görüşelim

Vehbi Tülek

Sivrihisârlı Yûsuf Baba Osmanlı âlim ve evliyasındandır. İzmir'in Seferihisar da denilen Sivrihisar kasabasında doğdu. 1511 (H.917) senesinde vefât etti. Hâcı Bayrâm-ı Velî tarîkatına mensûb, edeb ve vakar ehli bir zât idi.

Kabirde Şaşılacak Şeyler Pek Çoktur

Vehbi Tülek

Hallâc-ı Mensûr

Vehbi Tülek

Fıkıh Ve Kırâat âlimi Muhammed El-mürşidî

Vehbi Tülek

Ey Oğlum! Sen Ne Güzel Vâizsin

Vehbi Tülek

Bir Büyüğün Büyük Babası Hace Şehabeddin Şâşî

Vehbi Tülek

Fıkıh Ve Hadîs âlimi Mesrûk Bin El-ecdâ

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Gül Yaprağı

A'meş Ve Hanımı

Hizir Ve Gelin

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek