Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.610.353

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ördeğini De Beraber Al

Sultan Abdülhamid Han'ın tahttan indirilmesi için, bir "fetva" gerekliydi! Bunun da yolu ilmiye sınıfının başı, Şeyhülislâm'a imzalatmaktan geçerdi. İkinci Meşrutiyet ilan edilmiş ya, Meclis-i Mebusan da, sultanı tahttan indirip, yeni bir "padişah"ı seçmek için gereken fetvayı almak üzere, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin önde gelenlerinden, Edirne mebusu Talat Paşa, sabahleyin Fetva Emini, Nuri Efendi'nin evine gider. Akşama kadar bir şey yemeğe vakit bulamayacağından olacak ki, kendisine bir-iki yumurta pişirilmesini istemiştir. Ve Meclis-i Mebusan'a gelmesini "ihtar" etmiştir. Nuri Efendi ise, fetva vermek kendisinin görevi olmadığını, bu hususun Şeyhülislâmın görevi olduğunu söyleyip, mazeret beyan etmişse de bunu kabul etmeyen Talat Paşa, yanına alıp, Şeyhülislamlık makamı'na gidip, Tikveşli Ziyaeddin Efendi ile görüşmeyi emr etmiştir. Mecburen Talat Paşa'nın peşinden, Şeyhülislamlığa gitmişlerdir. Şeyhülislam Ziyaeddin Efendi, Meclis-i Mebusan'a gitmemek için: -Ben hastayım, gidemem!.. diye mazeret beyan etmiştir. Talat Paşa da: -Neniz var? diye sorup; -İdrarımı tutamıyorum, diye cevap alınca da: -Efendi, iş bu hale geldikten sonra donuna da işesen, ben seni zorla alıp götürürüm. Ördeğini de beraber al! yollu tehdit eder. Ve Meşrutiyet şeyhülislâmını alıp götürür.

Vehbi Tülek

Ravza-i Mutahara Müdafii Fahreddin Paşa

Vehbi Tülek

Düşman Asfalt Yollardan Mi Geldi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han’in Çekmecesi

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân Hân 1566 (H.974) senesinde vefât edince, cenâze namazını Ebüssü'ûd Efendi kıldırdı. Kılınan cenâze namazından sonra Kânûni'nin hayatta iken yaptırdığı Süleymâniye Câmii bahçesindeki türbesine gelindi. Cenâze kabre konuldu. Bu sırada bir çekmece getirilip kabre konulmak istendi. Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendi müdâhale etti. Çekmecenin niçin konulduğunu, dinimizde kıymetli bir şeyin cenâzeyle gömülmesinin mümkün olmadığını söyledi. Sultan Süleymân Hanın, vefâtın dan bir gün önce vasiyet edip bu çekmecenin kendisi ile gömülmesini istediğini bildirdiler. Ebüssü'ûd Efendi, mutlaka içindekilerin görülmesi gerektiğini, kıymetli bir şey varsa gömülemeyeceğini söyledi. Çekmece Ebüssü'ûd Efendiye verilirken, elden kayıp düştü ve içindekiler döküldü. Kâğıtların her birinde bir fetvâ ve altında şeyhülislâmın imzâsı vardı. Ebüssü'ûd Efendi, yazıların altında kendi imzâsını görünce; "Ey Süleymân! Sen kendini kurtardın ama, biz ne yapacağız?" diyerek ağlamaya başladı. Kânûni Sultan Süleymân Han, yapacağı her işi şeyhülislâma sormuş ve aldığı fetvâya göre hareket etmişti. Delil olarak da, aldığı fetvâların yanında gömülmesini vasiyet etmişti.

Buna Karişmak Bizim Vazifemizdir

Vehbi Tülek

Şanli Bir Zafer İçin “bilmem Ne Kazandik” Diyenin Hali

Vehbi Tülek

Yeğen Mehmed Paşa Ve Hocasinin Duasi

Vehbi Tülek

49 - Şehid Musa Hulûsi Paşa

Vehbi Tülek

Helal Lokma Gerek

Vehbi Tülek

RidÂniye Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sul­tan­la­ra Bi­le ­na­si­hat E­den Zat

Bü­yük ve­li Mu­ham­med bin Sem­mâk, Sul­tan­la­ra bi­le na­si­hat et­me­siy­le meş­hur­du. Bir ara Kû­fe'den Bağ­dât'a ge­lip Ha­li­fe Hâ­rûn Re­şid'e de na­si­hat­ler­de bu­lun­du. Ona; "Ey mü­min­le­rin emi­ri! Se­nin Al­la­hü te­âlâ­nın hu­zû­run­da bir ye­rin var­dır. An­cak ilâ­hi hu­zur­da du­ru­şun bit­tik­ten son­ra Cen­net'e ve­ya Ce­hen­nem'e gi­de­cek­sin. Aca­ba se­nin ye­rin han­gi­si ola­cak?" bu­yur­du. Hâ­rûn Re­şid bu söz­le­ri du­yun­ca ken­di­ni tu­ta­ma­yıp ağ­la­ma­ya baş­la­dı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Malın Menfaatini Kiraya Vermek

Vehbi Tülek

Pirizâde Mehmed Sâhib Efendi Altmışdördüncü Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1085 (m. 1674)'de İstanbul'da doğdu. 1162 (m. 1749)'da vefât etti. Bir fetvasında buyurdu ki:

Abdullah Ezdî

Vehbi Tülek

Abdülmelik Harnûtî Ve Seyyid Ahmed-i Kebîr

Vehbi Tülek

Seyyid Ahmed-i Kebir, evliyânın meşhurlarından ve Seyyid Ahmed Rufâi hazretlerinin torunlarından veya talebelerindendir. Onunla karıştırılmaması için kendisine Kûçek (Küçük) denilmiştir. Ancak "Seyyid Ahmed-i Kebir Rufâi" şeklinde tanınmıştır...
Seyyid Ahmed-i Kebir Rufâi'nin türbesi Ladik'tedir. Yedi yaşındayken babası vefât etti. Dayısı Mensûr Betâihi onu himâyesine aldı. Yakın alâka gösterip meşhûr âlimlerden ders aldırıp, iyi bir ilim tahsili yaptırdı...

Baharatçı Velî berbehârî

Vehbi Tülek

Ne Güzel Kokuyorsun Yâ Resûlallah

Vehbi Tülek

Celâlzâde Mustafa Çelebi

Vehbi Tülek

Müslümanlar Kardeştir, Birbirlerini Incitmezler

Vehbi Tülek

Fakir Akrabaya Verilen Zekât

Vehbi Tülek

Hindistanlı Velî Abdülehad

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hayat Kurtaran Yalan

Hayat Kurtaran Yalan

Şeyh Sa'di-i Şirazi, Bostan ve Gülistan kitabında şöyle bir hadise anlatır;
Bir Padişah, kölelerinden birinin, huzurunda iken yanlış bir işinden dolayı hemen kellesinin uçurulmasını emreder. Zavallı köle, ümitsizlik içinde, kendi dilince padişaha sövüp saymağa, uygunsuz sözler söylemeğe başlar. "Canından el çeken, gönlünde ne varsa döker" demişler ya. Padişah, vezirlerine esirin ne dediğini sorar. İyi kalpli vezirlerden birisi;

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Garip Karşilanan Bir Adak

Yüz Vermedin!

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Abdullah Bin MübÂrek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek