Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.952.322

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ümmetin En Merhametlisi Hazreti Ebû Bekir'dir

Alâeddin Ali Semerkandî fıkıh ve tefsir âlimlerindendir. 705-706 (m.1306)’da Semerkand'da doğdu. Mâverâünnehir’den Orta Anadolu’ya göç etti ve Lârende (Karaman) kasabasına yerleşti. Vefatına kadar burada yaşadı; hicri 860 yılında 150 yaşlarında iken yine burada vefat ettiği için "Karamânî" nisbesiyle de anıldı. Burada “Şeyh Ali Sultan” diye meşhur olmuştur. Çok kitap yazdı. Bunlardan "Bahr-ül-ulûm" kitabında şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sadrazami Tersleyen Adam

III. Osman'ın son, III. Mustafa'nın ilk Sadrazamı Koca Ragıp Paşa ile dönemin ünlü hiciv şairi Haşmet yakın dost idiler. Bir Ramazan ayının son günü akşama doğru Vezneciler semtinden geçerken Haşmet, Sadrazamı Kuyucu Murad Paşa türbesine soktu. Orada görev li türbedarın son derece sinirli bir adam olduğunu, onu kızdırarak biraz eğlenmelerini teklif etti. Türbedar, gelen ziyaretçileri görünce heyecana kapılıp koşturdu, temennalar etti ve boynunu eğip ellerini kavuşturdu. Ragıp Paşa hafifçe kaşlarını çatarak konuştu:"Bak türbedar efendi! Burada yatan zat, devletin en yüksek kademesine çıkmış, gazi ve mücahid bir vezirdir. Ona hizmette kusur etmemeli, sandukasına, kavuğuna, sarığına ziyade ihtimam göstermelisin!"

Vehbi Tülek

Garip Bir Koşu

Vehbi Tülek

Osmanli Kadinlari Avrupada Hiç Taninmaz

Vehbi Tülek

Mesir Macunu

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Hânın kızı Şâh Sultan, zevci Sadr-ı âzam Lütfi Paşa ile Yanya'dan İstanbul'a gelirken, yolda eşkıyânın baskınına uğradı. Bu kötü durumdan nasıl kurtulacakları nı düşünürlerken, o anda Allahü teâlânın izni ile, zamânın evliyâsından Merkez Efendi karşılarına çıkıverdi. Önceden orada olmadığı hâlde, bir anda karşılarına dikilen Merkez Efendiyi gören haydutlar, şaşkına döndüler. Eşkıyâ reisi, Merkez Efendinin heybeti karşısında selâmeti kaçmakta buldu. Diğerleri de kaçıp orayı terkettiler. Eşkıyânın ortadan çekilmesiyle Merkez Efendi de bir anda kayboldu. Bu hâli hayretle seyreden Lütfi Paşa ve zevcesi Şâh Sultan, Merkez Efendiyi tanımışlardı. Şâh Sultan, Merkez Efendinin bu kerâmetinden dolayı, İstanbul'da Eyüb Bahariye'de onun adına bir câmi ve yanına medrese yaptırdı. Merkez Efendiyi buraya tâyin ettiler. Bir müddet orada talebe yetiştiren Merkez EfendiyeKânûni Sultan Süleymân Hân, Topkapı surlarının dışında yaptırdığı tekkede vazife verdi. Burada da aynı hizmete devam eden Merkez Efendi, Kânûni Sultan Süleymân Hânın annesinin isteği ve Sünbül Efendinin tenbihi üzerine Manisa'ya gitti. Vâlide Sultanın Manisa'da yaptırdığı imâretin yanındaki dergâhta hocalık yaptı. Tıb bilgisi kuvvetli olan Merkez Efendi, Manisa'da bulunduğu sırada kırk bir çeşit baharattan meydana gelen bir mâcun yaptı. Bu mâcunu hastalar yiyerek şifâ bulurdu. İlkbaharda yetişen çiçeklerden de istifâde edilerek yapılan bu mâcunu almak için, çevre kasabalardan gelirlerdi. Mesir mâcunu diye şöhret bulan bu mâcun, şimdi de yapılmaktadır.

Genç Kadiasker

Vehbi Tülek

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

Hamevî'nin Osmanli Padişahlari İle Alakali Önemli Tesbiti

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Ve Patrik Gregorios

Vehbi Tülek

75 - Ertuğrul Şehitleri

Vehbi Tülek

70 - Bana Kanuna Uymaz İşler Getirmeyin

Vehbi Tülek

Kefeni Kanlar İçindeydi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sizi Geceleri Uyutmayan Şey Nedir Efendim?

Vüheyb bin Verd hazretleri Mekke-i mükerremenin büyük âlim ve velîlerindendir. 770 (H.153) yılında Mekke-i mükerremede vefât etti. İbrâhim bin Edhem, İbn-i Mübârek, Süfyân-ı Sevrî, Fudayl bin İyâd gibi büyük âlim ve velîlerle görüşüp, sohbet ederdi. Süfyân-ı Sevrî Mescid-i Haram’da, dinleyenlere bâzı şeyler anlatır, sözünü bitirince de; “Haydi, kalkınız. Tabîbimiz Vüheyb’e gidelim. Onda hikmetli sözler, güzel haberler vardır” derdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İlim Ganîmettir, Sükût Ise Kurtuluştur

Vehbi Tülek

Abdullah bin Muhammed Râsibi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bağdat'ta doğdu. 977 (H.367) senesinde orada vefât etti. İlim tahsil etmek için bir ara Şam'a gitti. Bir müddet sonra Bağdat'a döndü ve vefâtına kadar orada kaldı. İbn-i Atâ Muhammed Ceriri ve başka zâtlarla görüşüp sohbet etti. Buyurdu ki:

Merzifonlu Hayreddin Efendi

Vehbi Tülek

Aile Efradı Ile Sohbet, Güzel Ahlâktandır

Vehbi Tülek

İbn-i Hüvârâ hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Irak’ta Betâih beldesinde yaşadı. O zamanda Irak’ta bulunan evliyâ arasında şânı yüce, kadri yüksek bir zât idi. Hazreti Ebû Bekr’in (radıyallahü anh) rüyâda kendisine hırka ve takke giydirdiği ilk zâttır. Şöyle ki; İbn-i Hüvârâ hazretleri, bir gece rü’yâsında Resûlullah Efendimizi (sallallahü aleyhi ve sellem) gördü. Yanlarında da Hazreti Ebû Bekr vardı. İbn-i Hüvârâ, Peygamber Efendimize, “Yâ Resûlallah! Bana bir hırka giydirir misiniz?” dedi. Resûlullah, “Ben senin Peygamberinim. (Hazreti Ebû Bekr’i işâret ederek) Bu da senin üstadındır” buyurup, sonra Hazreti Ebû Bekr’e döndü ve “Adaşın olan İbn-i Hüvârâ’yı giydir!” buyurdu. Hazreti Ebû Bekr de ona, hırka ve takke giydirip, başını okşadı, alnını sıvazladı. Sonra da, “Allahü teâlâ, bunu sana mübârek eylesin” buyurdu.

Hadîs-i Şerîfleri Tespit Ve Tetkik Hususu

Vehbi Tülek

Biz Kıyâmet Gününde Bu Şekilde Kalkarız

Vehbi Tülek

Yersiz Söz Etmekten Dilinizi Tutunu

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Sevgili Kullarını Küçümsemek!

Vehbi Tülek

Dünyâ Ve âhiret Işlerinde Yalnızca Allah'a Güven

Vehbi Tülek

A­li Kuş­çu Ve mü­nec­cim Ku­yu­su

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Altıyüz Dirhemlik İp

Gerçek Zehir

Derdi Olan Neylesin?

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Değişen Sizin Kalbiniz

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek