Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.566.013
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
XVI. yüzyılın güçlü denizcilerinden olan Seydi Ali Reis, gençliğinde iyi bir öğrenim gördü. Denizcilik üzerine bilgileri küçük yaşta edinmişti. Arapça ve Farsça öğrenmiş, metematiğe, astronomiye ve fiziğe karşı büyük bir merak sarmıştı.Dedesi ve babası tersane kethüdasıydı. 1522 yılında Rodos seferine katılan Seydi Ali Reis, Barbaros Hayreddin Paşa'nın emrinde bir çok deniz seferine çıktı ve Batı Akdeniz bölgesini çok iyi öğrendi. Preveze Savaşı'ndan sonra adı daha çok duyulmaya başladı. Trablusgarp'ın fethi ile biten harekatta Kaptan-ı Derya Sinan Paşa ve Turgut Reis'in emrinde çalıştı. Basra'da, bir Osmanlı donanmasını Süveyş'e getirmek için, 1553 yılında Hint Kaptanı tayin edildi.
Yavuz Sultan Selim'in iki atı vardı: Akduman ve Karaduman. Sulh zamanlarında Akduman'la dolaşırdı. Harpte ise Karaduman'a binerdi. İkisi de çok cins Arap atlarıydı. Akduman'ın kuyruğu ve yeleleri pek gösterişliydi. Karaduman ise, uzun bacaklı ve daha kuvvetliydi. Alnı ak akıtmalı, ayakları sekiliydi. Hiçbir yarışta onu geçen görül memişti. Güzel bir sonbahar sabahı, Cihan Padişahı Yavuz Selim Han at gezintisi yapıyordu. Yanında can yoldaşı Hasan Can bulunuyordu. Yavuz'un, Allah, Peygamber ve atlarından sonra en sevdiği insandı. Gizli ve açık müşküllerini sadece onunla dertleşirdi. Fakat Hasan Can merak içindeydi. Çünkü büyük Padişah, bugün Karaduman'a binmişti.
İznikli Ali Çelebi Osmanlı âlimlerinden olup Şeyh Edebâli neslindendir. İznik'te doğdu. Burada medrese tahsilinden sonra Sultan III. Mehmed Han zamanında İstanbul'a gelerek medreselerde tefsir, tasavvuf ve kelâm dersleri verdi. "Müellif-i Cedid" ismiyle şöhret buldu. Aziz Mahmud Hüdai hazretlerine intisab ederek Celveti tarikatı icazeti aldı. 1108 (m. 1696)'da Eyüp'te vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:
Mazhar-ı Cân-ı Cânân hazretleri "Silsile-i aliyye" denilen âlim ve velilerin meşhûrlarındandır. 1701 (H.1113) senesinde doğdu. 1781 (H.1195) senesinde şehid edildi. Seyyiddir. Kur'ân-ı kerimi, tecvid ve kırâat ilmini Kâri Abdürresûl'den, Hâcı Muhammed Efdal'den, tefsir ve hadis ilmi öğrendi. Seyyid Nûr Muhammed Bedâyûni hazretlerine talebe olup feyizlerine kavuştu. Sohbetine dört sene devâm ettikten sonra icâzet verdi. Mazhar-ı Cân-ı Cânân hazretlerinin seksen yedi mektubu ve melfûzâtı, Kelimât-ı Tayyibât denilen kitapta vardır. 21'inci mektupta buyuruyorlar ki:
Cemâlüddîn bin İsmâîl Mevsılî hazretleri tefsir, fıkıh ve hadîs âlimidir. 551 (1156)’da Musul’da doğdu. Şâfiî âlimlerinden ilim tahsil ederek mezhebinin önemli fakihleri arasında yer aldı. İcazet alarak fıkıh okuttu; fetva verdi. 630 (m. 1233)’de Musul’da vefat etti. “Nihâyetü’l-beyân fî tefsîri’l-Kur’ân” isimli eserine şöyle yazmaktadır:
Bir padişah, bir iki vezirini ve diğer erkandan birkaçını yanına alarak payitahta (başkente) yakın yerleşim merkezlerinde bir gezintiye çıkmıştı. Payitahttan ayrılıp bir kaç saatlik bir yol katettikten sonra yolları üzerindeki bir nar bahçesinin kıyısında dinlenme molası verdiler Olgunlaşmış, tam kıvamını bulmuş olan narlar insanın iştahını kabartıyordu Padişah bahçe içinde çalışmakta olan yaşlı bir adamı yanına çağırdı sordu: - Bu güzel nar bahçesi kimin? - Bu nar bahçesi benimdir efendim, babamdan miras kaldı - Oğlun, uşağın var mı? - Allah bize oğul uşak vermedi efendim, bir karı kocadan ibaret iki kişilik bir aileyiz - Peki ben de bu ülkenin hükümdarıyım, şuradan bir nar şerbeti sıksan da içsek