Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.715.430

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kendisine Faydası Olmayanın Başkasına Faydası Olmaz!

Ebû Muhammed İbn-i Vehb hazretleri Mısır evliyâsının büyüklerinden olup fıkıh ve hadîs âlimidir. 742 (H.125) senesinde doğdu. 812 (H.197) senesinde vefât etti. İmâm-ı Mâlik hazretlerinin derslerinde kemâle gelip olgunlaştı. İmâm-ı Mâlik, ona yazdığı mektuplarında; "Mısır'ın fakihi (fıkıh âlimi) Ebû Muhammed Müftî" diye hitâb ederdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Verin Bana Şu Yilan Yavrusunu!”

Oğlu Âbid Efendi'nin kaleminden Abdülhamid Hân'ın esâret hayatı..."... Selanik'e gidişimizle alâkalı olarak, zihnimde sadece, saraydan Sirkeci'ye yahut Selanik Gar'ından Alâtini Köşkü'ne kapalı bir araba içinde hareketimize dair belli-belirsiz bir hayâl kalmış. Karanlık bir arabada babamın karşısına oturduğumu ve siyah sakalını görür gibiyim... Alâtini Köşkü'ne girişimizde, annemin kucağındaydım... Annemin beni taşımaktan yorgun düştüğünün nasılsa farkına varan bir subay, sonradan Paşa olan Emniyet Genel Müdürü Albay Gâlip Bey, kucağından almak nezâketini gösterdi ve alırken de, 'Verin bana şu yılan yavrusunu!' dedi... Bu kahraman (!) zâbit, anlaşılan tam mânâsıyla bir centilmendi!.. Bunu söyleyen, Hareket Ordusu'nun genç ve toy subaylarından biri olsaydı affederdim; lâkin bu adam, o zaman albaydı ve en az kırk yaşlarındaydı... O arada Ali Fethi Bey de (yıllar sonrasının başbakanı Fethi Okyar), 'Zavallı çocuk!' diyerek beni kucağına aldı, gözünden bir damla yaş düştü.

Vehbi Tülek

İki Yusuf’un Hikayesi

Vehbi Tülek

Hirka-i SaÂdet Töreni

Vehbi Tülek

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti'nde, yabancı devletlere gönderilecek elçilere çok dikkat edilirdi. Devlet-i Aliyye'nin itibarını gözetecek Serdengeçtiler aranırdı. 1736'da İran Şahı Tahmasb'a da bir elçi göndermek icabetti. İmrahor Mustafa Paşa münasip görüldü. Şah tarafından kabul edilen Mustafa Paşa, görevini yerine getirdi. Sonra, âdeti olduğu için Şah biraz eğlenmek, biraz da denemek kastıyle dedi ki: -İmrahor Paşa!.. Benim bir derdim var. Acaba sen halledebilir misin?-Hayırdır İnşâallah.-Bir atım var. Fakat, çok haşarı. Üstüne bineni yere fırlatır. Şuna bin de fikrini söyle!Mustafa Paşa, sükût etti. Biraz sonra iki seyis, iki tarafından yakalamış atı getirdiler. Önüne geleni kapar, ardında kalanı teper bir hayvandı. Şah sinsi sinsi güler, at yerleri eşeler, seyisler korkuyla bekleşirlerdi. Bütün İran devlet büyükleri meraktaydı. Mustafa Paşa, gayret kemerini kuşanıp, seyislere işaret etti. Azgın hayvanı, apıl apıl getirdiler. Bir adım kala: "Bismillah..." deyip üstüne sıçradı. Sonra da seyislere: "Bırakın!" diye bağırdı. Beygir bütün marifetlerini gösterdi. Sıçradı, çifte attı, şâha kalktı. Fakat, İmrahor Paşa'yı sırtından atamadı. Sonunda kuzu gibi uslanıverdi. Osmanlı elçisi, İran Şâhı'nın önüne geldi. Attan aşağı sıçradı. Gemleri uzatırken dedi ki:"At binenin, kılıç kuşananın Şah'ım!"

40 - Şeytani Döven Türk

Vehbi Tülek

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

Hükümdar Ne İmiş Görsünler

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Devri Ve Ilk Donanma Faaliyetleri

Vehbi Tülek

Allah İçin Vurmuştum

Vehbi Tülek

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Vehbi Tülek

Kabakçi Mustafa İsyÂni

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hacı Hıdır Efgân

Hacı Hıdır Efgân, Hindistan'ın büyük velilerindendir. Aslen Afganistanlıdır. Serhend'e bağlı Behlülpûr kasabasında doğdu. Behlülpûr'da 1625 (H. 1035) senesinde vefât edip, orada defnedildi.
İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin sohbetleriyle şereflenen Hacı Hıdır Efgân, kısa zaman içinde feyz alıp yükseldi ve tasavvuf derecelerini geçti. Kasabadan sık sık İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin yüksek dergâhlarına gelir, sohbetleriyle şereflenir ve tekrar dönerdi...
Mektubatın 1. Cildinde, İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin, Hacı Hıdır Efgân'a yazdığı cevabi mektubu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dostun Sevdiği Kimseler, Insana Güzel Görünür

Vehbi Tülek

Dağıstanlı Ziyâeddîn Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. 1849 (H.1266) senesinde Dağıstan'da doğdu. Gençliğinde Şeyh Şâmil'in ve onun oğlu Gâzi Mehmed Paşanın maiyetinde Ruslara karşı senelerce savaşıp cihâd etti. Sonra İstanbul'a gidip tahsîlini yaptı. Hocası Ahmed Ziyâeddîn Gümüşhânevî hazretleridir. Ondan zâhirî ve bâtınî ilimleri öğrenip icâzet aldı. İlim tahsîlini tamamlayıp, icâzet aldıktan sonra, Edirne'de İkinci Ordu alay müftülüğüne tâyin edildi. Sonra Malkara ve Tekirdağ kâdılığı yaptı. Meşrûtiyetin îlânından sonra İstanbul'a gitti. Medreset-ül-Mütehassısînde mezhebler ve hadîs ilmi dersleri verdi. Bu vazîfesinden sonra da Ahmed Ziyâeddîn Gümüşhânevî hazretlerinin dergâhında üçüncü halîfesi olarak irşâd vazîfesini üstlendi.1921 (H.1339) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Takıyyüddîn Cerâ'î

Vehbi Tülek

Aile Efradına Yapılan Harcama Sadakadır

Vehbi Tülek

İbn-i Zebâle hazretleri hadis râvisidir. II. (m. VIII.) yüzyılda Medine'de yaşadı. İmam-ı Mâlik bin Enes'in talebelerindendir. 199 (m. 814)'de vefat etti. Resûlullahın "sallallahü aleyhi ve sellem" güzel ahlakı ve buyurdukları hakkında şunları nakletti:

İbrahim Anberî

Vehbi Tülek

bir Zaman Bize Muhabbeti Vardı

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâdan Başka Bir Şeye Gönül Vermek

Vehbi Tülek

Mal Ve Mevki Gaye Olmamalı

Vehbi Tülek

Hanefî Mezhebinde Mestin Hükmü

Vehbi Tülek

Yusuf Aleyhisselam

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sarik Ve Sakal

Sarik Ve Sakal

Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: -Buradan kalk. Haddini bil burası senin yerin değil. Herkes meclisin üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakar ki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derken alimler fıkıh konusunda tartışmaya başlarlar:-Hayır, evet, kabul edemem, ben haklıyım, şeklinde her biri birbirine üstünlük kurma sevdasıyla mücadelelerini sürdürür her biri bir dövüş horozuna döner. Bir karmaşadır gider. Fakir alim dayanamaz kalkarak: -Lütfen bir kere de beni dinlermisiniz? Bu konuda benim de söyleyeceğim bir kaç söz var.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Adam Olmazsan

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Dört Şey Mühimdir

Kabahat Kilincin Midir?

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek