Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.989.743

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Günahı Küçük Görmek Gibi Musîbet Yoktur

Muhammed bin Ebû Verd hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bağdât'ta yaşadı. Mîlâdî dokuzuncu asrın ikinci yarısında vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin yakınlarından olup, onun, Sırrî-yi Sekatî'nin, Hâris-i Muhâsibî'nin, Bişr-i Hafî'nin ve Ebü'l-Feth el-Hammâl'in sohbetinde bulundu. Tasavvufta yetişip, yükseldi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Orhan Gazi’nin Vasiyeti

Orhan Bey'in, 1359'da oğlu Murad Hân'a vasiyeti şöyledir: "Oğul! Benim için ah, vah edip ağlama! Seni dünyada her türlü kötülüklerden koruyup âhırette sonsuz saâdete kavuşturacak olan yüce dinimizin emirlerine sımsıkı sarıl! Bütün söz ve işlerinde, adâletten ayrılma! Dâima, halkın yanında ve hizmetinde ol! Onların hak ve hukukunu koru! Bunu yaparken Cenâb-ı Hakkın emirleri, rehberin olsun! İnsanlığı huzur ve saâdete kavuşturacak olan İslâm sancağını dalgalandırmaya devam et!Devletin başı oldum diye, sakın gururlanma! Bunlar gelip geçici şeylerdir. Senden önce daha nice beylerin, hâkanların gelip geçmiş olduğunu bir an aklından çıkarma! Ne kadar ömrün olsa, sonunda ölüm var.Artık benim ömrüm bitmek üzere. Âhıret yolculuğuna çıkıyorum. Bana duâ et! Senden yegâne isteğim budur. Devletimin ve milletimin huzur ve güvenliği için çalış!"

Vehbi Tülek

20 - Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Eğri Kalesinde Şehid Olan Evliya

Vehbi Tülek

İki Defa Tahta Çikan Padişah I. Mustafa Han

Vehbi Tülek

Ağabeyi Birinci Ahmed Hanın vefâtı üzerine 22 Kasım 1617'de ilk defâ ekberiyet kâidesine göre, yâni hânedânın en yaşlı mensûbu olarak zorla tahta çıkarıldı.Sultan Mustafa Han, devlet meseleleriyle ilgilenmediğini ifâde ederek saltanatı kabul etmediyse de bu hâl devlet erkânınca göz önüne alınmadı. Ancak çok geçmeden devlet işlerinde Sultânın yabancı kalması ve işlerin karışması üzerine, durumun böyle devâm edemeyeceğini anlayan devlet adamları hal'ine fetvâ aldılar ve 26 Şubat 1618 günü Sultan Mustafa'yı tahttan indirerek yerine Genç Osman'ı çıkardılar.Ancak yenilik taraftarı olmayanların tahrikleri neticesinde isyân eden yeniçeriler 19 Mayıs 1622'de Genç Osman'ı tahttan indirdiler. Bu durum Sultan Mustafa'nın ikinci defâ tahta geçirilmesine yol açtı. Bu sırada Sultan Osman Hanın veziriâzam Kara Dâvûd Paşa tarafından şehit ettirilmesi büyük karışıklıklara sebep oldu. Sultan Mustafa Han, Dâvûd Paşayı azlederek yerine Mere HüseyinPaşayı getirdiyse de, isyanlar son bulmadı. Erzurum Beylerbeyi Abaza Mehmed Paşa başkaldırarak, bölgesindeki yeniçerilerin bir kısmını öldürttü. "Genç Osman'ın intikâmını alacağım" diye and içen Abaza, İstanbul'a gelmek için yola çıktı. Bursa'yı muhâsara ettiyse de alamadı. Kış geldiği için Niğde'ye çekildi.

Fransiz Donanmasinin Osmanlilara Rehin Edilmesi

Vehbi Tülek

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

Eğer Sakalimin Bir Kili Bilseydi!

Vehbi Tülek

Çehrin Kalesi Ve Mevlana

Vehbi Tülek

92 - Bunlar Bizi Allah Rizasi İçin Ziyarete Gelirler

Vehbi Tülek

Bayezîd Han Ve “yiğitbaşı”...

Vehbi Tülek

Sarikamiş'i Bilir Misiniz?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Alâüddîn Haskefî

Alâüddin Haskefi hazretleri Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. 1021 (m. 1612)'de Haskef'de doğdu, 1088 (m. 1677) de vefât etdi. (Batman'ın Hasankeyf ilçesine eskiden kısaca "Haskef" derlerdi) Şam Müftüsü idi. En büyük eseri (Dürr-ül-muhtâr) kitâbıdır. Bu kitabında buyuruyor ki;

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Her Şey Onun Kudreti Ve Kuvveti Altındadır

Vehbi Tülek

Muhammed ibn-i Fûrek hazretleri Eş'ari kelam âlimidir. 330 (m. 941)'de İran'da İsfahan'da doğ­du. İlim tahsili için Bağdat'a, sonra Basra'ya gitti. Burada İmam-ı Eş'ari hazretlerinin talebelerinden Ebü'l-Hasan Bâhili'den kelâm dersleri aldı. Sonra Sultan Mahmud Gaznevi'nin daveti üzerine Gazne'ye gitti. 406 (m. 1015)'de Nişâbur'da vefat etti. Buyurdu ki:

Kerîmüddîn Bâbâ Hasan Ebdâlî

Vehbi Tülek

Şimdi Uyuyacak Zaman Değildir!

Vehbi Tülek

Muhammed bin Fazl el-Belhi hazretleri evliyaınn meşhurlarındandır. Afganistan'da Belh'te doğdu. İlk tahsilinden sonra büyük veli Ahmed bin Hadraveyh'in sohbetlerinde kemale geldi. İcazet aldıktan sonra Semerkant'a gidip burada çok talebe yetiştirdi. 319'da (m. 931) orada vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Muhammed Bin Ahmed Temîmî

Vehbi Tülek

Yakub Aleyhisselamın Hz. Azrail'den Ricası!

Vehbi Tülek

beni En Hayırlıyla Baş Başa Bırak!..

Vehbi Tülek

İbn-i Cüreyc Hazretleri

Vehbi Tülek

Ebû Hanîfe'yi Zehirlemek Isteyen Hasetçi

Vehbi Tülek

Yüzü Ak Olarak Can Vermelidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Kabahat Kilincin Midir?

Evliyalar Ölmez İmiş

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek