Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.018.963

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Günah Işlediğinde Hemen Tövbe Et

Ahmed Kâdirî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1514 (H.920) senesinde Şam'da doğdu. 1596 (H.1005) senesinde orada vefât etti. Bedrüddîn Gazzî'nin hadîs derslerinde kemâle geldi. Baba ve dedeleri, âlim, ârif ve evliyâdandı. Babasının vefâtından sonra, yerine geçip, insanlara ilim ve edeb öğretmekle meşgûl oldu. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Sultan Ahmed, Şeyhi Aziz Mahmud'a bir hediye sunmak istiyordu. Mürşidinin kendisin den bu hediyeyi kabul etmesi onu çok memnun edecekti. Sultan Ahmed bir gün kendine uygun gördüğü bir hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerine gönderdi. Ama Şeyh Hazretleri kabul etmedi. Şüphesiz bu kabul etmeyiş, sultana karşı bir tavır anlamına gelmiyordu. Evliyanın büyüklerinden çoğu prensip olarak hediye kabul etmezdi. Bu, büyük insanların dünya malına hangi gözle baktıklarını, başkaları için ulaşılmaz sayılan şeylerin nazarlarında hiçbir değer taşımadığını ifade etmenin bir yoluydu.

Sultan Ahmed şeyhi Hüdayi'nin kabul etmediği hediyeyi yine bu devrin evliyasından Abdülmecid Sivasi'ye gönderdi ve o da kabul etti. Kendisine, padişahın aynı hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi'e sunduğu ama kabul etmediği de hatırlatıldı. Sivasi Hazretleri gerçek büyüklere yakışır bir tutum ortaya koydu: "Hüdayi Hazretleri bir karga değildir ki leşi kabul etsin" dedi. Aziz Mahmud Hüdayi'ye de "Sizin kabul etmediğiniz hediyeyi Şeyh Sivasi kabul etti" dediler. Şu cevabı verdi: "Onun için hiç bir mahzuru yoktur. Çünkü o öyle büyük bir ummandır ki bir parçacık çamurun kendini bulandırmayacağını bilir."

Vehbi Tülek

Tuzlu Kahve

Vehbi Tülek

100 - Çehrin Seferi

Vehbi Tülek

Tapusunu Hanimin Üzerine Çikartacağim

Vehbi Tülek

Sultan Abdülmecid devrinin meşhur paşalarından biri, hanımından yana dertliymiş. Paşa, kıskançlığı dillere destan olan bu hanımından dostlarına her fırsatta şikâyet eder dururmuş.Yaşanmış bir vak'adır; Paşa, eski sadrâzam Benderli Selim Paşa'nın Ağayokuşu'ndaki konağını pek beğenirmiş. Bir gün buranın satışa çıkarıldığını duymuş ve hemen adamlarını gönderip müşteri olmuş. Oysa konak o çevrede uğursuz diye bilinir, hakkında bin türlü ecinni hikâyeleri anlatılırmış. Paşa'nın eski dostu Şerif Abdülmuttalib Efendi durumu bildiğinden kendisini ikaz etmek istemiş ve bir sabah Paşa'nın yalısına uğramış. Söz sırası gelince;" Aman Paşa hazretleri, demiş, siz bu konağı bilmezsiniz. Şimdiye kadar sahiplerine hiç uğur getirmedi. Kim sahip oldu ise yakın vakitte ya bir kazâya kurban gittiler, ya felâketten başlarını kurtaramadılar!Paşa önce bu sözlere aldırış etmemişse de, arkadaşının ısrarları uzayınca, sırtını sıvazlayıp şöyle demiş:" Efendi hazretleri, siz hiç merak buyurmayınız. Ben onu satın alırken, tapusunu hanımın üzerine çıkartacağım!

Barbaros’un İstanbul’a Gelişi

Vehbi Tülek

Amerika’ya Osmanli Yardimi

Vehbi Tülek

Çeşme Faciasi

Vehbi Tülek

Toprak Taşimaya Giderüm

Vehbi Tülek

Kanuninin Atinin Üzengisi

Vehbi Tülek

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Vehbi Tülek

Fatih’in Adaleti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bir Kavmin Efendisi, Onlara Hizmet Edendir

Abdüllatif Mahrûki Efendi büyük velilerdendir. 1497 (H. 903)'te İstanbul'da doğdu. İstanbul'da ilim ve edep öğrenip, Halveti büyüğü olarak Vefâzâde Dergâhının piri oldu. Hocalarının silsilesi Seyyid Burhâneddin, Nâsih Efendi, Tâcüddin Karamâni olup, Şihâbüddin Ömer Sühreverdi'ye ulaşır. Uzun zaman İstanbul'da irşâd ile insanlara mânevi terbiye vermekle meşgûl oldu. Sonra Şam'a gidip orada Emevi Câmiinde vaaz ve nasihatlerde bulundu. Sonra İstanbul'a döndü ve Vefâ'daki dergâhta karar kıldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Radıyyüddin Lârî

Vehbi Tülek

Radıyyüddin Lâri (rahmetullahi aleyh), Abdurrahmân-ı Câmi hazretlerinin önde gelen talebelerinden olup, 912'de (m. 1506) Afganistan'da Herat'ta vefat etti. Hocasının yazdığı Nefehâtü'l-üns kitabını şerh ederkek Tekmile-i Nefehâtü'l-üns adını verdi. Bu kitabında şöyle nakleder:

Cahil Din Adamları Fitne Çıkarırlar!

Vehbi Tülek

Sadık Bir Talebe Seyfüddîn Menârî

Vehbi Tülek

Seyfüddin Menâri, Şâh-ı Nakşibend hazretlerinin en çok sevdiği talebelerinden idi. O da, çok sadık idi, hocası vefât edinceye kadar sohbet ve hizmetinden ayrılmadı... Şâh-ı Nakşibend hazretleri, bu kıymetli talebesine, kendisinden sonra Alâüddin-i Attâr'a bağlanmasını işâret etti. O da hocasının vefâtından sonra, Hâce Alâüddin'in hizmetine girdi...

Câhil Ve Ahmak Kimseler Kadere Inanmadılar

Vehbi Tülek

Cehennem, Küfür Ve Küfür Bulaşıklıkları Içindir!

Vehbi Tülek

Resûle Uymamak Allah'a Isyândır!

Vehbi Tülek

kâf-zâde Abdülhay Efendi

Vehbi Tülek

Han­belî Fı­kıh â­li­mi Ha­sen Bin Hâ­mid

Vehbi Tülek

Garip Göçmen Abdullah Dağıstanî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bana Delil Getir

Bana Delil Getir

Vaktiyle, Horasan'da Seyyidlerden biri ölür ve geride Seyyide bir hanımı ile birkaç kız çocuğu kalır. Bir müddet sonra iyice fakir duruma düşerler, bu yüzden çevrenin hakaretlerine maruz kalmamak için yurtlarından göçerler. Yolda bakımsız bir mescide sığınırlar. Dul hanım, çocuklarını burada bırakıp yiyecek bir şey bulmaya çıkar. Şehirde dindarlığı ile tanınan bir zengine gider. Durumunu anlatır, fakat adam "Seyyid olduğunuzu nereden bilelim, elinizde delil var mı?" diyerek kadını eli boş çevirir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Bize Teveccüh Edin

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

O Kullarına Çok Merhametlidir

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Sonunda Orta Yolu Buldular

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek