Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.689.878

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Borçlu Adam Evinden Çıkamaz Hâle Gelmişti!

Ebû Abdullah Merrakûşî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. 1210 (H.607) yılında Fas’ta Merrakûş’ta doğdu. 1284 (H.683) yılında Kâhire'de vefât etti. Burada meşhur âlimlerden ilim tahsîl etti. Mâlikî mezhebi fıkıh bilgilerinde âlim ve zamânın imâmı oldu. Tasavvufta ince bilgilere, yüksek derecelere kavuştu. Pekçok talebe yetiştirip, kıymetli eserler yazdı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Terzi Sûfî Baba

Gargarofça kasabasından Koca Şâban adlı bir sipâhi, Terzi Sûfi nâmında sâlih bir kimse ile berâber Zigetvar seferine katıldı. Sirem sancakbeyi, Bâli Beyin yanında karakol hizmetinde idiler. Çevreyi kontrol ettikten sonra, sahrada uyuya kaldılar. Bir müddet sonra uyanan Terzi Sûfi, Şâban Beyi uyandırıp; "Gel Şâban Bey, hücûma katılalım. İnşâallah hisar fetholunur." dedi. O da latife edip; "Düşte görmüşsen hayrola." dedi. Terzi Sûfi de; "İnşâallah olur. Ak abalı dervişler gelip, hisarı ateşe verip içeri girerler, hayır alâmetidir." dedi. Abdest alıp yola koyuldular. Kaleye yaklaştıklarında, sevinç çığlıkları atan askerler; "Muslihuddin Efendi geldi. Kalenin fethini haber verdi." diyorlardı. Onlar yürüyüşe devâm ettiler. İşte bu sırada, hisarın alevler içinde yandığını gördüler. Hep berâber hücûm edip, fetihten ümitsiz iken, o gün kaleyi ele geçirdiler.

Vehbi Tülek

Onlar Benim Kullarim Değildir

Vehbi Tülek

Bir Şehîdin Son Sözleri

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid Ve İhtiyar Kadin

Vehbi Tülek

Sultan Yıldırım Bâyezid Han, Niğbolu zaferinden sonra kazanılan ganimetler ile müslümanların ibâdet etmeleri için, Bursa'nın güzide bir yerinde câmi yaptırmak istedi. Bu durumdan vezirini de haberdar etti. Bugünkü Ulu Câminin yeri uygun görüldü ve arsa sâhip leri ne mülklerinin bedelleri verildi. Herkes gönül rızâsıyla arsalarını verdiler. Fakat câminin inşâ edileceği yerde bir ihtiyar kadıncağızın evi vardı. Bu hanım; "Ben evimi satmam." diye inâd etti. Ona; "Bize bu ev mutlaka lâzım." denildi ise de, hiçbir kimsenin, sözünü dinlemedi. Sultan Yıldırım Bâyezid Han da o kadının yanına gidip, durumu anlattı. Fakat, kadını fikrinden döndüremedi. Sonra Sultan, divânı toplayarak bu husûsu görüştü.

Tunus’un Fethi

Vehbi Tülek

Hazin Göç

Vehbi Tülek

Şehzade Selim Ve Mevlana Celaleddin-i Rûmî

Vehbi Tülek

Kadi’larin Maaşlari Az Olmamali!

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Vehbi Tülek

Elçiye Zeval Yok

Vehbi Tülek

Mum Donanmasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Namaz Dînin Direğidir

Tophânelizade Mahmûd Efendi Elliüçüncü Osmanlı Şeyhülislâmıdır. Sultan İkinci Mustafa Hân'ın imamlığını yaptığı için, "İmâm-ı Şehriyâri" diye meşhûr olmuştur. İstanbul'da doğdu. 1130 (m. 1717)'de aynı yerde vefât etti. Bir fetvasında namaz hakkında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İbadete Bid'at Karıştırmak

Vehbi Tülek

Şüreyk bin Abdullah Nehâi hazretleri Tebe-i tabiin devri fıkıh ve hadis âlimlerindendir. 95 (m. 713)'de Buhârâ'da doğup, 177 (m. 794)'de Kûfe'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Râbi'a-i Adviyye (rahmetullahi Aleyhâ)

Vehbi Tülek

Yaratan Rabbinin Adıyla Oku

Vehbi Tülek

İbn-i Vehb hazretleri meşhur hadîs âlimi olup, hadîs ilminde hafız (yüz bin hadîs-i şerîfi râvileri ile birlikte ezbere bilen) bir zât idi. 125 (m. 742)’de Mısır’da doğdu. 197 (m. 812)’de vefât etti. Hazreti İmâm-ı Mâlik’in derslerine çok devam edip, ondan icazet aldı. İlim öğrendiği hocalarının sayısı 370 civarındadır. Hazreti Âişe’den (radıyallahü anha) rivâyet ettiği hadîs-i şerîfte, Hazreti Âişe buyurdu ki:

Ölü, Kabre Konduğu Vakit

Vehbi Tülek

Kabr-i Saâdete Yüzümü Sürmek Istiyorum

Vehbi Tülek

Fâtıma-i Nişâbûriyye

Vehbi Tülek

Hamîdüddîn Nâgûrî

Vehbi Tülek

Cemal Halveti'nin Medine Yolculuğu

Vehbi Tülek

Hiç Eksilmeyen Yemek Ve Su

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
"encümen-i Bîzebân"

"encümen-i Bîzebân"

Bir zamanlar bir grup alim ve şair, "Encümen-i Bizebân" (Suskunlar cemiyeti-kulübü) adıyla bir cemiyet kurmuşlardı. Üye sayısı otuz kişiydi ve bunu arttırmıyorlardı. Üyeliğin ilk şartı çok düşünmek, çok yazmak ve çok az konuşmaktı. Molla Cami hazretleri de gençliğinde, bu cemiyete girmek istiyordu. Günün birinde cemiyetin bir üyesinin öldüğünü duyunca, onun yerine aday olmak için cemiyete geldi. Kendisini karşılayan kapıcıya bir şey söylemeden, ismini bir kağıda yazarak o sırada toplantı halinde bulunan ulema heyetine gönderdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

İcÂzetin Sirri

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Abdullah-i EnsÂrî

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek