Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.185.047

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Resûlullah'ın Ağlaması Da Gülmesi Gibi Hafif Idi

Mahmud Abdülbakî (Şair Bâkî Efendi) Osmanlı şair ve İslam âlimlerindendir. Babası Mehmed Efendi, Fatih Camii müezzini idi. 933 (m. 1526) senesinde İstanbul'da doğdu. 1008 (m. 1600) senesinde İstanbul'da vefat etti. Zamanın büyük âlimlerinden ders aldı. Haleb kadı muavinliği yaptı. İstanbul’a dönüşünde medreselerde vazife yaptı. Şiirlerinin yanında bazı eserleri de vardır. Bunlardan, Meâlimü'l-Yakin fî Sireti Seyyidi'l-Mürselin, İmam-ı Kastalanî'nin El-Mevahibü'l-Ledünniyye adlı meşhur eserinin Türkçe muhtasarıdır. Bu eserinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

59 - Fatih İle Molla Gürani

Varna Zaferi

Kinali Kuzu

Firkateyne Bininiz

Gül Yaprağı

Hizir Ve Gelin

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İstanbul'un Fethi Ve İnsan Haklari

Fetih öncesi Bizans'ın iç durumu hiç iyi değildi. Devlet halkını soyuyor ve çeşitli zulümlerle inletiyordu. Avrupa ve Papalığın yardımını sağlamak için halkını, din değiştirip Katolik olmaya zorluyordu. Vergiler ödenemez büyüklükte idi. Halkın ayaklanmasını önlemek için papazlara, hurafeli inançları körükleme emrini verdiler. Bir yıldız kayması, baykuş ötüşü veya sis basması, felaket habercisi olarak anlatılıyordu. Meryem ana tablosunu bir yerden bir yere taşıyan birisinin ayağı kayıp düşse, halk günlerce yas tutuyordu. Halkı putperest yapmışlardı. Devlet din adamlarını köle gibi kullanıyordu.Halbuki, Fâtih Sultan Mehmet, İstanbul'u alınca hemen halka sordu: "Sizin din ulularınız nerededir?" İleri gelenler, din değiştirmeyi kabul etmediği için Gennadiosun hapsedildiğini söylediler. Derhal zindandan Gennadios çıkarıldı. Fâtih huzura kabul etti. Hâl hatırını sordu. Kendi has ahırından kıymetli bir at getirtip hediye etti. Onuruna mükellef bir ziyâfet verdi. Gönlünü aldı. Çok süslü bir asayı merasimle ve eğilmeden, etek öptürmeden eline verip, "Patrik olunuz! Her hususta sizden önce gelenlerin hukukuna sahipsiniz. Kavminiz her türlü din işlerinde serbesttir. Varın mesut olun!" diyerek bizzat atına kadar refâkat edip öyle göndermiştir.

Vehbi Tülek

İki Milyon Sterline Banko

Vehbi Tülek

Kanuni'nin Büyüklüğü Ve A.b.d. Ki, Portresi

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve Süleymaniye Camii

Vehbi Tülek

Mimarimizin dev üstadı Sinan tarafından İstanbul'un yedi tepesinden birinde inşa edilen Süleymaniye Camiinin temel atma törenine devrin padişahı Kanuni Sultan Süleyman ile birlikte bütün devlet erkanı gelmişti. Bu muhteşem mabede ilk taşı da Şeyhülislam Ebus Suud Efendi koymuştu."Bir vakt-i şerif ve bir saat-i said-ü latifde ol cami-i münife temel uruldu" diyerek işe başlayan Mimar Koca Sinan, bu büyük eseri yedi yılda tamamladı.

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

Bir Saltanat Ki

Vehbi Tülek

Çariçe Katerina Ve Osmanli Tokadi

Vehbi Tülek

Sadece Emredileni Yaptik

Vehbi Tülek

Osmanlilarin İndonezya Müslümanlarina Yardimi

Vehbi Tülek

Hey Sultan MurÂd’im VÂ’den Yakin Geldi!..

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Misafirle Kapıya Kadar Çıkmak Sünnettir

Hâfız Afifüddîn hazretleri Hadis âlimlerinin büyüklerindendir. 698 (m. 1299) senesinde doğdu. 765 (m. 1363) senesinde Medîne-i münevverede vefat etti. Zamanın meşhur âlimlerinden hadîs-i şerîf dinledi ve ilim öğrendi. Rivayet ettiği hadîs-i şerîflerde Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyurdular ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Âhirette Istirahatin En Güzeli âbidler Içindir

Vehbi Tülek

Muhammed bin Yûsuf İsfehânî hazretleri Tebe-i tâbiînin âlim ve velîlerindendir. 774 (H. 157)’de İran’da İsfehan’da doğdu. İlim tahsili için uzun zaman Mekke’de bulundu. Basra’da ikâmet etti. Süfyân-ı Sevrî ve Tâbiinin büyük âlimlerinden hadîs rivâyet etti. 804 (H.188)’de Basra’da vefât etti.

İmâm-ı Kastalânî

Vehbi Tülek

nurlu Bir Rü­ya Ve Amr Bin Mür­re

Vehbi Tülek

Amr bin Mür­re el-Cü­he­ni (ra­dı­yal­la­hü anh) Es­hâb-ı ki­ram­dan­dır. Hi­caz'da­ki Cü­hey­ne ka­bi­le­si­ne men­sup­tur. Hic­ret­ten ön­ce Müs­lü­man olan­lar­dan­dır...
Amr bin Mür­re el-Cü­he­ni, bir grup ar­ka­da­şıy­la Mek­ke'ye gel­miş­ti. Mek­ke'de bir rü­ya gör­dü. Rü­ya­sın­da Kâ­be'den bir nur çık­tı. Nur bü­yü­dü, yük­sel­di, Me­di­ne Da­ğı ile Cü­hey­ne ka­bi­le­si­nin Eş'ar Da­ğı ara­sı­nı dol­dur­du, ay­dın­lat­tı...

Hacı Bulam

Vehbi Tülek

Tövbe Makamlarının Sonu Yoktur

Vehbi Tülek

Nimet Içerisindeki Hasta!..

Vehbi Tülek

Süleymân Paşaya Son Ziyaret!..

Vehbi Tülek

Alâeddîn Halîfe

Vehbi Tülek

Resûlullah Efendimiz Anıldığı Zaman

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Sarayda İftar

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek