Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.692.006

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ümmetimde, Her Yüz Senede Iyiler Bulunur

Huccetül-İslam Hattâbî hazretleri hadîs âlimidir. Hadîs ilminde huccet (üçyüzbin hadîs-i şerîf bilen) idi. Miladi 931 senesinde Afganistan’da Büst şehrinde doğdu. Mekke, Basra, Bağdâd ve daha başka İslâm şehirlerinde ilim tahsil etti. Çeşitli ilimler hakkında eserler telîf etmiş ve meşhûr hadîs, kitaplarından İmâm-ı Buhârî’nin Sahih’ine, Ebî Davud’un Sünen’ine şerh yazmıştır. 998 yılında Büst’te vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kahraman Osmanli Hanimi: Emine BÂnû

Sene 1782; I. Abdülhamid devri. İstanbul'dan Manisa taraflarına, saray hizmetlerin de çalıştırılmak üzere zeki, eli yatkın kızlar bulmak için, saray kalfası bir hanım gelir. Kırkağaç'a da uğrar. Buraya geldiğinde, küçük Emine'yi görür ve dikkatini çeker. Anne ve babasına, eğer müsaade ederlerse onu saraya götürmek istediğini ve en iyi şekilde yetiştireceklerini söyler. Onlar da, kızlarının iyi bir geleceğe sahip olacağını düşünerek buna rıza gösterirler. Emine, saray adamları ve görevli hanımla birlikte saraya gelir. Topkapı sarayında hizmete başlar. Zekası, çalışkanlığı ve ciddiyetiyle herkesin takdirini toplayarak, kısa zamanda yükselir. Bu sırada Kırım'dan gelen bir elçilik heyeti, Padişah tarafından saraya kabul edilir. Kırım ile olan ilişkilerin daha da iyileştirilmesi için bir çok hediyelerle birlikte Kırım Hanına, sarayında hizmet etmesi için bu kabiliyetli Emine de gönderilir. Kırım Hanı Kerim Giray, bu hediyeyi çok beğenir ve kendisine nikahlar. Emine halinden memnundur. Devlet işlerinde de eşi Kerim Giray'a yardımcı olmaya başlar. Han eşi olduğu için adı Emine Bânû olur.

Vehbi Tülek

Küçük Zabit

Vehbi Tülek

Sahici Türk Ve Müslüman

Vehbi Tülek

Tek Kollu Reis

Vehbi Tülek

1514 senesi sonbaharında Oruç Reis, dört gemiyle Kuzey Afrika'da Becaye kalesi önlerinde, dokuz gemiden müteşekkil İspanyol filosuyla karşılaştı. Oruç Reis, gemilerden birini batırdı, ikisini zaptetti. Diğer altı İspanyol gemisi de Becaye limanına girdi ve kale etekleri altına sığındı. Oruç Reis karaya top çıkardı ve kaleyi döğmeye başladı. Fakat gerek kaleden, gerekse İspanyol gemilerinden atılan güllelerle ikiyüz levend şehid oldu. Buna rağmen levendler yılmadılar. Vuruşmanın sekizinci günü kalede, içeri girilebilecek bir gedik açıldı. Oruç Reis, levendlerini gayrete getirmek için gedikten içeri daldı. Fakat bir top güllesi ile sol kolu pek ağır şekilde yaralandı. Bu yüzden hemen muhasarayı kaldırdılar ve geri çekildiler. Becaye alınamamıştı. Tabibler, Oruç Reis'in kolunu, kangren olduğu için dirsek hizasında kestiler, sonra da kesilen yeri mikrop kapmaması için kızgın zeytinyağına daldırdılar.

Oruç Reis ve kardeşi Hızır, iki sene sonra onbir gemiyle Becaye'yi tekrar kuşattılar. Oruç Reis tek koluyla kılıç sallarken levendlerine şöyle haykırıyordu:"Ben bu kal'a önünde bir kolumu bıraktım. Birin daha değil, kellemi dahi bıraksam n'ola!"Muhasaranın beşinci günü Becaye nihayet fethedildi.

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Batililari Utandiran Manzara

Vehbi Tülek

Hadim SinÂn Paşa Ve Misir Seferi

Vehbi Tülek

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

47 - Özi Kahramanlari

Vehbi Tülek

26 - Şehitler Hakki İçin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yalnız Olmak, Kötülerle Oturmaktan Daha Iyidir!

Muhammed bin Abdullâh el-Ensâri hazretleri hadis âlimidir.118 (m. 736)'de doğdu. Genç yaşta ilim tahsiline baş­ladı ve pek çok âlimden hadis dinledi, riva­yette bulundu. Kendisinden hadis rivayet edenler çoktu. 214 (m. 829)'da Bas­ra'da vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Neşe Ile Yapılan Ibâdet Kıymetlidir

Vehbi Tülek

Müttekî Alâüddîn hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Hindistan'daki Burhanpûr'da 1483 (H.888) senesinde doğdu. Şeyh Muhammed bin Muhammed Sehâvî'den, Kadirî ve Şâzilî yollarından hilâfet, talebe yetiştirme izni aldı. Bir müddet Mekke-i mükerremede kaldı. 1567 (H.975) senesi Mekke'de vefât etti. “İrşâd-ül-İrfân ve İbâret-ül-Îmân” isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Taşkesenli Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Ebü'l-abbâs Degûlî

Vehbi Tülek

Ebü'l-Abbâs Degûli hazretleri hadis ve fıkıh âlimlerindendir. Horasan'ın Serahs şehrinde doğdu. Horasan, Irak ve Hicaz'da birçok âlim­den hadis, fıkıh ve nahiv ilimleri tahsil ederek "Horasan âlimlerinin şeyhi" unvanını aldı. 325 (m. 937)'de orada vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Yalnız Olmak, Kötülerle Oturmaktan Daha Iyidir!

Vehbi Tülek

Hilm, Sabrın En Yüksek Derecesidir

Vehbi Tülek

Belhî Abdülkadir Efendi

Vehbi Tülek

Zaruret Olmadan Dilenmek Haramdır

Vehbi Tülek

Asıl Sabır, Musibetin Geldiği Ilk Anda Yapılan Sabırdır!

Vehbi Tülek

Bizi Belâlardan Kurtar Yâ Rabbî!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Ölüyü Diriltemem

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek