Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.055.611

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Din Kardeşinin Yaptığı Nasîhati Kabul Et

Molla Kârazî hazretleri, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin halîfelerinden Şeyh Muhammed Hânî'nin talebesidir. İsmi, "Ahmed" olup, "Kârazî" nisbeleriyle bilinir. Diyarbakır'a bağlı Kâraz'da doğdu ve orada vefât etti. Önce Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerinden Şeyh Hâlid-i Cezerî'nin sohbetlerinde bulundu. Hâlid-i Cezerî vefât edince Şam'a giderek Muhammed Hânî'ye talebe oldu. Kısa zaman içinde tasavvuf yolunda ilerleyip kemâle, olgunluğa ulaştı. Muhammed Hânî hazretleri ona hilafet verdi. Diyarbakır taraflarına gönderdi. Orada yirminci yüzyıl başlarında vefat etti. Bir talebesine buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Eline Ne Gelirse Ver

Sadrazam Yeğen Mehmed Paşa ordusuyla İstanbul'dan sefere çıkmadan önce hocası Mehmed Emin Tokadi hazretlerinin huzuruna gidip duasını aldı. Hocası onu kucaklayıp bağrına basarak bir müddet öyle tuttu. Sonra da gözyaşları içinde, zafer kazanmaları için dua etti. Fatiha-yı şerif okudu. Yeğen Mehmed Paşa, sohbetlerinden çok istifade ettiği, kalbi ne hizmet ve cihad aşkını yerleştiren hocasından dua aldıktan sonra sefer hazırlıklarını tamamladı. Sonra emrindeki ordu ile Avusturya seferine çıktı.

Vehbi Tülek

13 - Orhan Gazi Ve Nilüfer Hatun

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’e Feminist Teşekkür

Vehbi Tülek

99 - Deli Hüseyin Paşa Ve İran Şahinin Yayi

Vehbi Tülek

İran Şahı, Sultan IV. Murad Han'a bir çok hediyeler göndermişti. Bunlar arasında bir de yay bulunuyordu. Dünyada bir benzeri olmayan bu yay, son derece sertti ve ancak kuvvetli bir pehlivan bunu gerebilirdi. Padişah bu yayı ellerine alıp incelediler. Hediyeleri getiren İran elçisi sinsi sinsi gülüyordu:-Pek serttir efendim!..dedi.Fakat Murad Han'ın bakışlarını farkedince susmayı tercih etti. Yoksa kellesinden olacağını anladı. Padişah, çok kuvvetliydi. Fakat kendisi yayı kurmayı denemeden önce, başkalarını denemek istedi ve :-Bu yayı kim germek diler?...diye sordular. Kimsenin cevap vermesini beklemeden:-Sen gel!..diye nöbetçilerden birini çağırdı.

Ne Diye Akçe Versin

Vehbi Tülek

Git Zavalli Oyuncak

Vehbi Tülek

Bir Bayram Günü

Vehbi Tülek

67 - Acaba Namazim Bozuldu Mu?

Vehbi Tülek

Minare Eğri Mi?

Vehbi Tülek

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

Varna Zaferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Safiyyüddîn Abdülmü'min

Safiyyüddin Abdülmü'min Bağdâdi hazretleri Hanbeli âlimidir 658'de (m. 1260) Bağdat'ta doğdu. Bağdat, Mekke, Şam ve Kahire medreselerinde fıkıh, hadis, aritmetik, geometri, ast­ronomi, coğrafya, tıp ilimleri tahsil etti. Bağdat Mücâhidiyye Medresesinde ders verdi. 739'da (m. 1338) Bağdat'ta vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîmin Şaşırtıcı Nazmı

Vehbi Tülek

Süleyman ibn-i Cemmâz hazretleri Kırâat-i aşere imamlarından Ebû Ca'fer el-Kâri'nin meşhur iki râvisinden biridir. 170 (m. 786)'da vefat etti. Buyurdu ki:

Dargın Olanla, Üç Gün Içinde Barışmalıdır

Vehbi Tülek

Nasihatların Özü, Allah Adamları Ile Bulunmaktır

Vehbi Tülek

Ferdî Abdullah Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. Manisa’nın Turgutlu kazâsında doğdu. İlim tahsilini İstanbul’da tamamladıktan sonra, Turgutlu’da müftîlik yapan Abdullah Efendi, hacca gittiğinde Mekke-i mükerremede, Müceddidiyye yolunun ve Abdullah-ı Dehlevî hazretlerinin halîfelerinin büyüklerinden olan Hindli Muhammed Can Efendi’ye talebe oldu. O büyük zâtın huzûrunda yetişerek kemâle geldikten sonra, icâzet ve hilâfet almakla şereflendi. Şeyhülislâm Ârif Hikmet Bey’in delaletiyle, İstanbul’da Fâtih civârında bulunan Emîr Buhârî Dergâhı şeyhliğine tayin edildi. Vefâtına kadar orada vazîfe yaptı. 1274 (m. 1857) senesinde İstanbul’da vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

ebû Meysere Amr Bin Şurahbil

Vehbi Tülek

İctihâd Yapabilmek Için Derin âlim​ Olmalıdır

Vehbi Tülek

Kusurları Düşünerek Istemelidir!

Vehbi Tülek

Merzübân-ı Velî

Vehbi Tülek

Herkes Mülkünü Dilediği Gibi Kullanabilir Mi?

Vehbi Tülek

Haram Işlememek Için Kendini Çukura Atan Zat

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
"encümen-i Bîzebân"

"encümen-i Bîzebân"

Bir zamanlar bir grup alim ve şair, "Encümen-i Bizebân" (Suskunlar cemiyeti-kulübü) adıyla bir cemiyet kurmuşlardı. Üye sayısı otuz kişiydi ve bunu arttırmıyorlardı. Üyeliğin ilk şartı çok düşünmek, çok yazmak ve çok az konuşmaktı. Molla Cami hazretleri de gençliğinde, bu cemiyete girmek istiyordu. Günün birinde cemiyetin bir üyesinin öldüğünü duyunca, onun yerine aday olmak için cemiyete geldi. Kendisini karşılayan kapıcıya bir şey söylemeden, ismini bir kağıda yazarak o sırada toplantı halinde bulunan ulema heyetine gönderdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

İsmail Hakki Efendi

Değişen Sizin Kalbiniz

Bizi Hatirlayin!

Kadin Akli

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek