Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.562.680

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Rızkı Azalan Tövbe Ve Istigfâr Etsin!

Ahmed Hansevî hazretleri İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Pakistan'da Pencab’ın Hansi kasabasında doğdu. Delhi’ye giderek Ferîdüddîn Genc-i Şeker hazretlerine intisab etti. Tasavvufta yüksek derecelere kavuşup icazet verilerek memleketine gönderildi. On üçüncü asrın başlarında Hansi kasabasında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Babası Sultan İbrahim'in tahtan indirilmesi üzerine IV. Mehmed Han, 8 Ağustos 1648 Cumartesi günü padişah oldu. Fakat henüz 7 yaşındaydı. Bu yüzden annesi Mahpeyker Valide Kösem Sultan ona yardımcı oluyordu. Padişahın çocuk yaşta olmasını fırsat bilen bazı saray adamları, istedikleri gibi hareket etmeye, bu arada işi zorbalığa kadar götürmeğe başlamışlardı. Bunlardan biri de Boyacı Hasan adıyla meşhur olan bir saray ağasıydı. Yaptığı kanunsuz işlerden dolayı Macaristan'daki Göle kasabasına sürüldü. Fakat burada da rahat durmadı ve halka baskı ve işkence yapmağa başladı. Alınması gereken verginin iki katını topluyor, vermeyenlere de akıl almaz cezalar uyguluyordu.

Vehbi Tülek

Bir Saltanat Ki

Vehbi Tülek

Padişahlar Da Güler!

Vehbi Tülek

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Vehbi Tülek

Ordu-yu Hümayun sefere gidiyordu. İlk mola Gebze yakınlarında verildi. Ordunun geçtiği yollar bağlık bahçelikti. Asmalar salkım salkım üzüm, ağaçlar elma doluydu. Yavuz Sultan Selim Han bir an düşündü: "Acaba askerim, sahibinden izinsiz üzüm veya elma koparıp yer mi?" hemen Yeniçeri Ağasını çağırdı ve: "Ağa! Fermanımızdır. Bütün askerin heybeleri yoklansın. Bir elma veya üzüm çıkan asker derhal huzura getirilsin!" diye emretti. Yeni çeri Ağası, birkaç saat içinde bütün askerin heybelerini arattırdı. Daha sonra Sultan Selim Hanın huzuruna gelerek: "Hünkarım! Bütün askerin heybelerini araştırdık. Bir tek üzüm veya elma bulamadık. Asmaları ve elma ağaçlarını da inceledik. Koparılma izine rastlamadık" dedi. Bu habere çok sevinen Sultan, elerini açarak "Yâ Rabbi, sana sonsuz hamd-ü senalar olsun. Bana haram yemeyen bir ordu nasip ettin. Eğer asker içinde bir nefer sahibinden izinsiz bir meyve koparıp yeseydi, Mısır seferinden vazgeçerdim" dedi. Sonra Yeniçeri Ağasına dönerek: "Çünkü Ağa! Haram yiyen bir ordu ile beldelerin fethi mümkün olamaz" dedi.

54 - Taziya Muska

Vehbi Tülek

Bir Kaşik Tuz

Vehbi Tülek

Bulgar Pehlivani

Vehbi Tülek

Rodos’un Fethi

Vehbi Tülek

Hangi Dersi Müzakere Ediyorsun?

Vehbi Tülek

Aziziye Müdafaasi

Vehbi Tülek

Osmanli Kadinlari Avrupada Hiç Taninmaz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hüsameddin Ömer

Hüsameddin Ömer hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 1091 [h.483] de doğdu, 1142 [h. 536] da Semerkand'da şehid oldu. "Sadrüşşehid" de denir. Muhammed Şeybâni'nin kitaplarını şerh etti. "Fetâvâ-i kübrâ" kitabında buyuruluyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hamza El-kebir

Vehbi Tülek

Hamza el-kebir hazretleri Siirt evliyasındandır. Kâdiriyyenin bir kolu olan "Hamzaviyye" tarikatinin kurucusudur. Soyu büyük sahabi Halid Bin Velid'e (radıyallahü anh) dayanır. 669 (m. 1271)'de vefat etti. Kabri şerifi Tillo'da kendi türbesindedir. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Muslihuddîn Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

İnsanlara Doğruyu Göstermek Peygamberlerin Sünnetidir

Vehbi Tülek

Cemâlüddin Sarsari hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh âlimlerindedir. 588 (m. 1192)'de doğdu. 656 (m. 1258)'de Hülâgu'nun Bağdad'ı istilâsında şehid edildi. Nasihat etmek hakkında şunları buyurdu:

Allah’tan Başka Ilah Yoktur

Vehbi Tülek

Asıl Kahramanlık Öfkesini Yenmektir

Vehbi Tülek

Hayber Şehidi Amr Bin Ekvâ

Vehbi Tülek

Hoş Geldiniz, Biz O Zatın Talebeleriyiz

Vehbi Tülek

Endülüslü Velî İbrâhim Tâzî

Vehbi Tülek

Sâlih Amel Işleyenlerin Mükâfatları Ne Güzeldir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Hakikati Görmek

Allah’a Firar Et

Sünnet Akçesi

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek