Müminin Sözünü Reddetmek Hiç Uygun Değildir
Seyyid Ali bin Şihâb hazretleri büyük velîlerdendir. Büyük âlim İmâm-ı Şa'rânî hazretlerinin dedesidir. 1486 (H.891) senesinde Mısır’da vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.292.282
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Seyyid Ali bin Şihâb hazretleri büyük velîlerdendir. Büyük âlim İmâm-ı Şa'rânî hazretlerinin dedesidir. 1486 (H.891) senesinde Mısır’da vefât etti.
26 Ağustos 1526...Osmanlı ordusu Mohaç ovasında...Güneş henüz doğmamış!Başlarında Cihan Padişahı Kanuni Sultan Süleyman Han. Muhteşem Otağ-ı Hümayun, "Hünkar Tepesi"ne kurulmuş. Burası ovanın en yüksek noktası. Osmanlı ordusunun mevcudu 100.000'i buluyor. Sağ kanada Anadolu Beylerbeyi Behram Paşa, sol kanada Vezir-i Azam Damat İbrahim Paşa kumanda ediyorlar. Öncü kuvvetlerin başında meşhur Akıncı Sultanoğlu Gazi Bali Bey, artçı kuvvetlerin başında ise Gazi Hüsrev Bey bulunuyordu. Yavuz Sultan Selim Han, bu iki cesur akıncı beyinin de öz dayılarıydı. Osmanlılarda bulunan yeni dökülmüş 300 kadar ağır top, dünyada henüz görülmemişti.200.000 kişilik düşman ordusunun 50.000'i Papalık, Lehistan, Çek, Slovak, Hırvat, askeri idiler. Macar kralı II. Layoş'un imdat istemesi üzerine yardıma gelmişlerdi. Yardıma gelmişlerdi. Onların da 100 kadar topu.
Mahpeyker Vâlide Sultan, Sultan I. Ahmed Hân'ın hanımı, Sultan IV. Murâd ile Sultan İbrâhim Hân'ın anneleridir. Kösem Sultan da denen Mahpeyker Sultan, Ahmed Hân'ın genç yaşta vefâtı ile 27 yaşında dul kaldı. Sultan IV. Murâd Hân'ın 11 yaşında tahta geçmesi ile Vâlide Sultan oldu.Zekâsı, kâbiliyeti, devlet işlerindeki ince anlayışı ile, iki oğluna da yardım etti. 30 sene devletin idâresinde başarılı hizmetleri görüldü. Aklı ve zekâsı, güzelliği, hayrat ve hasenâtı ile meşhûr, sâlihâ, afife (temiz) bir hanım idi. Bâzı târih kitaplarında katı yüreklilikle ithâm olun makta ise de, bıraktığı eserler onun dindar, cömert ve iyiliksever olduğunu göstermektedir.
Muhammed bin Ahmed hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. "İbn-i Ziyâ" adıyla meşhur olmuştur. 789 (m. 1387)'de Mekke-i mükerremede doğdu. 854 (m. 1450)'de orada vefât etti. Bir dersinde şöye anlattı:
Abdürrahîm Ebnâsî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimidir. 829 (m. 1426) yılında Kahire’de doğdu. 891 (m. 1486)’da vefat etti. Zamanındaki pek çok âlimden rivayette bulundu. Onlardan ilim aldı. Bir dersinde buyurdu ki:
Ebü'l-Ahvâl Cisr hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1792 (H.1207) senesinde Lübnan'da Trablusşam'da doğdu. Evliyânın büyüklerinden Şeyh Abdullah Debbâ'nın sohbetlerinde bulundu. İlim tahsiline devâm etmek için Mısır'da Câmi-ul-Ezher'e gitti. Burada Şeyh Ahmed Savi'den icâzet aldı. Sonra memleketine döndü. Bir ara İstanbul'a gitti..
Vehb b. Münebbih'ten rivayet edilmiştir, diyor ki:
- "İsrailoğullarının abidlerinden biri vardı ki, nehrin kenarındaki ibadethanesinde ibadet ederdi. Yakınında bir elbise tamir ve temizleyicisi vardı. Belinde para kemeri bulunan bir atlı gelip, kemerini ve elbisesini çıkarır. Nehirde elbisesini yıkar. Elbisesini giyer, fakat para kemerini orda unutup gider.