Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.957.901

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Hastalığın Aslı Çok Yemektir!

Ahmed Hadramî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1565 (H.973)'te Yemen'in Hadramut bölgesindeki Terîm şehrinde vefât etti. Şeyh Abdurrahmân bin Ali gibi zâtlardan tasavvuf, fıkıh, hadîs ilimlerini öğrendi. Tasavvuf ilminde ileri derecelere kavuştu. Kâmil bir zât idi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanli Zarf

27 Mart 1916 tarihinde, Irak Cephesi Felâhiye Muhârebesi'nde boğazından ağır yaralanan 18. Kolordu, 51. Tümen, 9. Alay emir subayı İstanbullu üsteğmen Muzaffer, hayatının son dakikalarına geldiğini görünce, sükûnetle son görevini yapmaya başlamış ve konuşamadığından cebinden çıkardığı bir mektup zarfının üzerine, kurşun kalemle önce: Kıble ne yöndedir?" diye yazıp o tarafa dönerek, kalbindeki şehâdeti dille söyleyeme diğinden, kana boyanan zarfın ortasına, okunaklı bir şekilde kelime-i şehâdet-i yazdıktan sonra, zarfın üç yerine; "Bölük cihada devam etsin! Benim kanım da yerde kalmasın!" cümlesini yazmış, ikisini imzalayıp üçüncüyü imzalayamadan son nefesini vermiştir.
Muzaffer efendinin bu yüce davranışı, yâni bir Türk subayının hareketi olan o kanlı zarf, Askeri Müze'ye gönderilerek, Türk çocuklarına ve gelecek nesillere cevher değerinde bir miras olmuştur. 6. Ordu Komutanı Halil (11 Temmuz 1916)

Vehbi Tülek

Elçiye Lüzum Yok

Vehbi Tülek

Çomar Bölükbaşi

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid’in Mendili

Vehbi Tülek

Osmanlı ordusu Niğbolu kalesini kuşatmıştı. Kalenin fethi için günlerce kanlı çarpışma lar oldu. Kale bir türlü feth edilemedi. Hücûmların en şiddetli ânında, daha önceki muhârebe de askerlerin yaralarını saran bir genç, kale kapısını ardına kadar açtı. Yıldırım Bâyezid ve askerleri kaleye girdiler. Kaledekiler, bu durum karşısında teslim olmak mecburiyetinde kaldılar. Zaferden sonra bu genci aradılar, bir türlü bulamadılar. Yıldırım Bâyezid Han, Rumeli fethinden sonra Bursa'ya gelmeyip Edirne'de konakladı.

Büyüklüğün Sirri

Vehbi Tülek

Preveze Deniz Zaferi

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Muhyiddin Arabi

Vehbi Tülek

Aşçiliktan Yetişen Vezir

Vehbi Tülek

Fetih Sabahi

Vehbi Tülek

Ermeni Tehciri

Vehbi Tülek

49 - Şehid Musa Hulûsi Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bayram Günlerinin Fazileti Büyüktür

Molla Hüsrev hazretleri Üçüncü Osmanlı Şeyhülislamıdır. Sivas'ın Kargın köyünde doğdu. Zamânının büyük âlimlerinden ilim tahsil etti. Tahsilini tamamladıktan sonra medreselerde müderrislik yaptı. Fâtih Sultan Mehmed Hân tahta geçince İstanbul'da Galata ve Üsküdar kâdılıklarına, 1460 (H.865) senesinde de şeyhülislâmlığa tâyin edildi. 1480 (H.885) senesinde İstanbul'da vefât etti. Molla Hüsrev hazretleri buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebu Hanife Zamanının En Yükseğidir

Vehbi Tülek

Alâüddîn Muhammed Semerkandî hazretleri Hanefî fıkıh âlimidir. Fahrülislâm Pezdevî’nin oğlu Hasan Pezdevî ve Necmeddin Nesefî’den ilim tahsil etti ve çok talebe yetiştirdi. 539 (m. 1144)’de Buhara’da vefat etti. “Tuhfetü’l-fukahâ” isimli eserinde büyük fıkıh âlimlerini anlatmaktadır. Bu kitabında şöyle anlatır:

Dünya Ve âhiret Saadeti Için

Vehbi Tülek

Çocukları Hayatlarından Bezdirip, Usandırmayın

Vehbi Tülek

İbrâhîm Nasrâbâdî hazretleri hadis âlimi ve evliyadandır. İran’da Nîşâbur’un Nasrâbâd mahallesinde doğdu. Evliyanın meşhurlarından Ebû Bekir Şiblî’ye mürid oldu. Mekke’de Ebû Osman Mağribî ile görüştü. Ebû Ali Dekkâk onun ileri gelen müridlerindendir. 367 (m. 978)’de Mekke’de vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Nazillili Hakkı Efendi

Vehbi Tülek

Abdülcebbâr Mâzenderânî

Vehbi Tülek

Celâleddîn Rûyânî Hazretleri

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Ebû Abdullah Kureşî

Vehbi Tülek

Rabbine Kavuşmak Isteyen Kimse Amel-i Sâlih Işlesin!

Vehbi Tülek

İbrâhim Medenî Hazretleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Günlerden bir gün, yıllardan bir yıl, bir padişahın ganimet malından eline çok güzel ve tarif edilmez bir kumaş geçer. Terzi başını çağırtıp o kumaşı eline verir. Terzi başı kumaşı görünce aklı başından gider. Ve sanki hasta olur. Padişaha kaftan kesmek için yaklaşıp evvela tahmin için eline arşın alır: -Sultanım, üstatlar, "bin ölç bir kes, ölçmeden kumaşa el vurmasın hiç kes (kimse) demişler", der. -Sultanım, bu kumaş kaftan olmaya el vermez, diye söyler. Dörtte bir, çeyrek daha gerekir ki, hazret-i sultana layık bir kaftan olsun. Padişah çaresiz: -Biraz dursun, der ve buna uygun parça bulunması için şehir ve vilayet aransın, diye emreder. Her ne kadar şehir baştan başa aranır ve memleket boydan boya taranırsa da ona münasip kumaş ve o beze uyar bir yoldaş bulunamaz. Padişah çaresiz kalıp bir başka terziyi davet eder: -Şu güzel kumaştan bana iyi bir elbise yapıver, diye söyler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Üç Kandil

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek