Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.345.812

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Rütbe Ve Nimeti Çok Olan Önce Selam Verir

İsmail Sivasi Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. Sivas’ta doğdu. 1638’de (h. 1048) orada vefat etti. İstanbul’da medrese tahsilini tamamladıktan sonra müderrislik yaptı. Sivas’a tayin edilerek müftülük yaptı. Burada Halveti şeyhi Abdülmecid Sivasi'den icazet aldı. Çok eser yazdı. Bunlardan "Mülteka" şerhi olan "Ferâid" fıkıh kitabı meşhurdur. Bu eserinde şöyle buyuruyor: 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Temizlik

Küçük Zabit

Böyle Soruya Böyle Cevap

Üç Kandil

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Sünnet Akçesi

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Eski İftarlar

Sultan Abdülmecid Han devri. Ricâl-i Devlet-i Aliyyeden bir beyzadenin konağında iftar daveti var. Kibar ve ricalden davet edileceklere rütbelerine, mevki ve hassasiyetlerine göre davetiyeler yazıldı ve yollandı. Bunlar, pek ziyade arifane kaleme alınırlardı. Bunların yazılarına sarfolunan emek dolayısıyle iftar davetlerinin neza ket dereceleri anlaşılabilir. İftar sofrası selamlıkta kurulmuştu. Ama bütün levazımat haremden veriliyordu. Hatta iftariye tepsisi de. Harem kileri tepsiyi saat 11.30'da tanzime başlamıştı. Evvela on iki kişilik büyük değirmi, yaldızlı sini geldi. Önce, Bursa bezinden kalem işlemeli sofra örtüsü yere yayıldı. Sonra da altı bacak denilen sofra iskemlesi açılıp sini bunun üzerine oturtuldu. Bu sininin etrafına on iki tane de tekerlek denilen yer şilteleri dizildi. Her şilte karşısına Karamürsel bezinden küçük havlularla, küçük tabaklar içinde el, ağız silmeye mahsus sabunlu el bezleri kondu.

Vehbi Tülek

Akillilarin Duraği

Vehbi Tülek

Oracıkta Şehit Düştü

Vehbi Tülek

Ahmed İbni KemÂl Hazretlerinin Nasihatleri

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han 1512'de Osmanlı tahtına oturup iç işlerini yoluna koyduktan sonra, kıvılcımları Irak ve Horasan'a yayılmış olan şiânın fitne ateşini söndürme plânına koyul du. Bunun için de devrin ilim adamlarını yardıma çağırdı. İbn-i Kemâl, İdris-i Bitlisi, Zenbilli Ali Cemâli ve daha nice ilim adamları bu göreve koştular. Divânda harb için tereddüd edenler vardı. Mesele fazla oyalamaya gelmemeliydi. Bu durumda İbn-i Kemâl şu fetvâyı verdi:"Her türlü hamd ve senâ, kudret ve kerem sâhibi yüce Allah'a olsun. Selâtü selâm da doğru yolu gösteren hazret-i Muhammed aleyhisselâma ve O'na tâbi olanlara olsun.

Özlediğimiz Düğün

Vehbi Tülek

Kanuni Adina Yemin Eden Çavuş

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Murad Ve Molla Fenari

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Merhameti

Vehbi Tülek

Akillilarin Duraği

Vehbi Tülek

Kirk Yillik KÂni

Vehbi Tülek

Şehid Sultan Genç Osman

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebü'l-velîd Tayâlisî

Ebü'l-Velid Tayâlisi hadis hafızıdır. 133'te (m. 750) Medine'de doğdu. Mâlik bin Enes, Hammâd bin Seleme gibi âlimlerden hadis tahsil etti. Kendisinden başta Buhâri ve Ebû Dâvûd olmak üzere meşhur muhaddisler rivayette bulunmuşlardır. Ebü'l-Velid 227'de (m. 842) Basra'da vefat etti.
Bu mübarek zat buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İtikadda Gevşeklik Affolunmaz

Vehbi Tülek

Muhammed Tâcüddin Merrâkûşi hazretleri Şafii mezhebi âlimlerindendir. 700 (m. 1300)'de Mısır'da Münye'de doğdu. 752 (m. 1351)'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Muhyiddîn-i Arabî

Vehbi Tülek

Terzi Baba'nın Hocası Abdullah Mekkî

Vehbi Tülek

Abdullah Mekki Erzincâni, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin halifelerindendir. Aslen Mekkeli olan Abdullah Efendi, Bağdâd'da bulunduğu sırada büyük âlim ve veli, Nakşibendiyye yolunun mürşid-i kâmili Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerini tanıdı, sohbetleriyle şereflendi...

Muhammed Ma’sum-i Ömerî

Vehbi Tülek

Muhabbet, Öyle Ince Bir Yoldur Ki

Vehbi Tülek

Şeytanın Hilesi Mal Iledir

Vehbi Tülek

“mezomorto” Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Ey Oğlum! Ölümü Seviyor Musun?

Vehbi Tülek

Süleymân Sıdkı Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Abbasi halifelerinin beþincisi Harun Reþid, sarayının bahçesindeki bir gül fidanını çok beðenir. Yapraðı, kokusu, görünüþüyle dikkatini çeken gülü özel bakıma alması için bahçıvana emir verir.

Bahçıvan üzerine titremeye baþlar gülün. Ne var ki, sakınan göze çöp batar derler ya. Aynen öyle olur. Bir sabah bahçıvan gelip bakar ki, gülün dalına konan bir bülbül, ne kadar yaprak varsa hepsini gagalayarak yere düþürmüþ. Tek yaprak bırakmamıþ gülün baþında... Korku içinde koþar halifeye:

- Sultanım der, üzerine titrediðimiz gülün yapraklarını bir bülbül gagalayarak yere dökmüþ, tek yaprak bırakmamıþ gülün baþında... Harun Reþid, telaþ etmeden cevap verir:

- Üzülme efendi üzülme, der. Bülbülün yaptıðı yanına kalmaz!.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Padişah Ve At

SelÂmetle Gidip Gel

At Hirsizi

Her Şeyi Göze Almıştı!

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek