Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.566.563
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
İstanbul'daki İngiltere Büyükelçisi Sir Henry Elliot, büyükelçilik binasındaki odasının, çıkış kapısına hakim penceresinden dışarıya bakıyordu. Eski sadrazam, yeni Şûray-ı Devlet Reisi Mithat Paşa ile haberleşmelerinde aracı olan kişinin, hızlı adımlarla binadan çıkışını gözleriyle izlerken, dudaklarındaki gülümsemeye engel olamadı. Mesleğinin 35'inci yılını süren 60'lık kurt diplomata, son günlerde elde ettiği başarıların verdiği zevk, donuk mavi gözlerini adetâ canlandırmış, sinsi pırıltılarla doldurmuştu. İstanbul'da geçirdiği 9 yıl boyunca yürüttüğü çalışmalar, sonunda meyvesini vermişti. Birtakım devlet ricaliyle dost olmuş, İngiliz emellerine uygun yönetime bir türlü yanaşmayan padişahın tahtından indirilmesi yönünde, İngiltere hükûmetinin maddi, manevi her türlü desteğini bunlara sunmuştu. Yürüttüğü çalışmaları finanse etmek üzere 1875 yılı İngiltere bütçesinden tahsis ettirdiği 7 milyon İngiliz altınının işe yaradığı bir gerçekti.
Budin kalesi 15 Temmuz 1684 günü Avusturyalılar tarafından kuşatıldı. Budin valisi Kara Mehmed Paşa askere seslenerek:-Hemen küffar ile cenge başlıyoruz. Ben şehid düşersem yerime İbrahim Paşa kaleyi müdafaa etsin! Emrini verdi. Nitekim birkaç gün sonra Mehmed Paşa bir top güllesi isabetiyle şehid oldu. İbrahim Paşa hemen kumandayı ele aldı. Cesareti, kahramanlığı, askere şefkati ve merd hareketleri düşman kumandanlarını bile şaşırtmıştı. Bu durumu anlayan Avusturya ordusu kumandanı Arşidük Maximillian bir mektup göndererek:"Sen ki kale muhafızı İbrahim Paşasın. Efendine hizmet ancak bu kadar olıur. İhtiyar, gün görmüş, bahadır, tedbir ve tedarike sahip ve namlı bir askersin. Padişahına senin kadar kimse hizmet etmemiş tir. 100 gün oluyor, bu kadar askeri kırdığın yetişir. Senin ve askerlerinin yüzü ak oldu. Arabalar ve gemiler tedarik ettik. Sizi emniyet ve selametle dilediğiniz yere gönderelim. Kaleyi teslim edin. Kılıç ile girersem, kadın, erkek, çocuk cümlenizi kılıçtan geçiririm."
Ebû Bekr Hemedânî hazretleri Şafiî fıkhı ve hadis âlimidir. İran’da Hemedan’da 308 (m. 920) târihinde doğdu. İlim tahsili için çok yerleri dolaştı. Bağdâd’da bulundu. Şafiî fıkhı ve hadîs ilimlerinde büyük âlim oldu. Hemedan’da kadılık yaptı. 400 yılına varmadan vefât etmesi için duâ ederdi. Duâsı kabûl oldu ve 398 (m. 1007) yılında vefât etti. Hafs bin Amr ve başka âlimler Ebû Bekr Hemedânî’den şu hadîs-i şerîfleri rivâyet ettiler:
Seyyid Burhâneddin bin Muhammed Eğridiri, Anadolu'da yetişen ve Anadolu'yu aydınlatan meşhûr velilerdendir. 1494 (H.900) senesinde Tosya'da doğdu. 1562 (H.970)'de Eğridir'de vefât etti. Kabri, Eğridir Yazla'daki câminin yanında bulunan kabristanda dedelerinin kabirleri yanındadır...
İbn-i Muhayrız hazretleri, Tâbiinden, meşhur hadis âlimi ve evliyanın büyüklerindendir. 717 (H.99) senesinde vefat etti. Kudüs'te yaşamıştır... Allah korkusundan beti benzi sararmış bir halde; "Ey Allah'ım, benzim senin korkundan sararıp solmuş ve rengini kaybetmiş bir hâle gelecek şekilde korkmayı nasip etmeni istiyorum" diye duâ eder ve ağlardı...
Emir Sultan, âlim ve ilim menbaı olan Buhârâ'da yetişti. Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevvere'de ilim tahsil etti. Medine-i münevvereye yerleşmek ve ömürlerinin sonuna kadar orada kalmak niyetindeyken, bir rüyâ gördü. Rüyâsında Peygamber efendimiz ile hazret-i Ali yanyana oturmuşlardı. Yanlarına vardı ve diz çöküp oturdu. Hazret-i Ali ona; "Ey oğlum! Sana cenâb-ı Hak tarafından ceddin Muhammed'in (sallallahü aleyhi ve sellem) sünnetini, takvâ yoluyla öğretmen için Rûm iline gitmen işâret olundu. Önünde giden nûrdan üç kandil belirecek, o kandiller nerede gözünden kaybolursa orada kalacaksın. Mezârın da orada olacak" dedi. Emir Sultan uykudan uyanınca; "Demek ki takdir-i ilâhi böyle" diyerek yola çıktı. Hazret-i Ali'nin dediği gibi, üç kandil ona kılavuzluk etti. Bursa'ya geldiği zaman, önündeki nûrdan üç kandil, pınar başında üç servi civârında fakirler için tahsis edilmiş eski bir kilisenin yanında kayboldular. Böylece Emir Sultan Bursa'ya yerleşti.