Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.529.094

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Çin Köylerini Huzur Ve Saâdete Kavuşturan Zat

Celâleddîn Tebrîzî hazretleri meşhur velîlerdendir. İran’da Tebriz taraflarında doğdu. Şihâbüddîn Sühreverdî hazretlerinden ilim öğrenip feyiz aldı. Ferîdüddîn-i Attâr hazretlerinin nazarlarından istifâde etti. Hâce Muînüddîn-i Çeştî hazretlerinin vefâtından önce Hindistan taraflarına gitti. Onun sohbetleriyle de şereflendi. Kutbüddîn Bahtiyâr Kâkî ve Behâüddîn Zekeriyyâ ile sohbet etti. 1345 (H. 746) yılında Bengal bölgesinde vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Müftî Olsa Gerektir

Ebüssü'ûd Efendi, şeyhülislâm olmasıyla ilgili bir rüyâsını şöyle anlatmıştır: "Henüz daha medresede talebe iken, bir gece rüyâmda Zeyrek Câmiine girdim. Câmi çok kalabalık idi. "Bu topluluk nedir?" dedim. "Resûl-i ekrem efendimizin divân-ı seâdetleridir, toplantılarıdır" denildi. Hürmetle bir köşede durdum. Önümde de, o devrin müftisi İbn-i Kemâl Paşa oturuyordu. Peygamber efendimiz mihrâbda bulunuyordu. Sağ ve solunda Eshâb-ı kirâm efendilerimiz edeble ayakta duruyorlardı. Resûlullah efendi mizin huzûrunda da bir zât vardı. Kıyâfetinden onu Arab zannetmiştim. Peygamber efendimiz ile dizdize denilecek bir hâlde oturuyor ve konuşuyordu. Acabâ bu zât kimdir ki, Eshâb-ı kirâm efendilerimiz ayakta oldukları hâlde, o, Resûlullah'ın huzûrunda oturuyor? diyerek hayret ettim. Konuşmalarını dinledim; Peygamber efendimiz Arabca konuşuyorlar, o zât ise Farsça söylüyordu.

Vehbi Tülek

25 - Senin Nasibin Diyar-i Rum'dadir

Vehbi Tülek

Silahdar Ali Paşa’nin Venedik Muharebesi

Vehbi Tülek

Yara

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid Han'ın Suriye'deki çiftliklerinden birinde vazife yapan bir mülazim, yani teğmen, hatıratında şöyle bir hadise nakleder:Güneş çoktan batmıştı. Fakat çiftlik yine, sabah oluyormuş gibi coşkunlu ğunu kaybetmeyen bir aydınlık içinde kuş cıvıltılarıyla dolu, gölgesizdi. Emir erime nargilemi hazırlatmış, kahvemi bekliyordum. Birden avluya dört atlı girdi, dört silahlı bedevi...Gelenlerden en yaşlısı kısrağından inip karşımda dikildi. Sordum:-Hayrola yâ Şeyh?

Fatih Devrinde Müslümanlarin Ahlaki

Vehbi Tülek

1897 Yunan Harbi Ve Dömeke

Vehbi Tülek

Sarayda Bir Doğum

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve Pelekanon Savaşi

Vehbi Tülek

Parlayan Kiliç

Vehbi Tülek

Mimar Sinan’in Yumurtalari

Vehbi Tülek

Casus Herşeyi Görsün

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Edepli Olanlar Feyiz Alırlar

Abdullah Niyâzi Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Aslen İranlıdır. Önce kendi memleketinde ilim tahsil etti. İran'dan İstanbul'a geldi. Yavuz Sultan Selim Hân zamanında ona vazife verildi. 936 (m. 1530) senesinde vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Âhir Zamanda, Câhil âbidler, Fâsık âlimler Bulunacaktır!

Vehbi Tülek

İbnül Felekî hazretleri büyük hadîs âlimlerindendir. İlim tahsili için birçok beldeleri gezdi. Bu beldelerdeki âlimlerden hadîs-i şerîf öğrendi. Aynı zamanda fen bilgilerinde de âlim olan İbnül Felekî hazretleri, 427 (m. 1036) senesinde Horasan’da Nişâbûr’da vefât etti. İlim öğrenmenin kıymeti hakkında naklettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:

Ehl-i Beyti Sevmek Her Mümine Farzdır

Vehbi Tülek

Molla Cafer Çelebi

Vehbi Tülek

Molla Cafer Çelebi "rahmetullahi aleyh" Kanuni Sultan Süleyman devrinin tanınmış âlimlerindendir. 896 (m. 1488)'de Çorum-İskilip'te dünyaya geldi. Babası, Şey­hülislâm Ebüssuûd Efendi'nin amcası Nebi Efendi'dir. Küçük yaşta İstanbul'a giderek tahsi­le başladı. Çeşitli medreselerde müderrislik yaptıktan sonra Anadolu Kadıaskeri oldu ve buradan emekli oldu. 978'de (m.1570) Üsküdar'da ve­fat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Hakîkî Gâyeye, Rehberin Rızâsı Ile Ulaşılabilir

Vehbi Tülek

İbrâhim Bin Yahlef Tunusî

Vehbi Tülek

Sabır, Bizim Gibilere Güç Gelir

Vehbi Tülek

Yusuf Bin Ömer

Vehbi Tülek

Ebedî Saâdetin Anahtarı!..

Vehbi Tülek

Ömer Fehmi Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Başka Du Bilmez Misin?

Yirmi Saniyede

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Hayat Kurtaran Yalan

Alabilirsen Al

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek