Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.352.195

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Harama Helal Diyen Kimse Kâfir Olur

Molla Atâullah Efendi Osmanlı âlim ve evliyasından olup Sultan İkinci Selim Han’ın hocasıdır. İzmir'e bağlı Ödemiş kazasının Birgi kasabasındandır. 1571 (H.979) senesinde İstanbul'da vefat etti. Zamanın büyük alimlerinden ilim tahsil etti. İstanbul’a giderek Sultan İkinci Selim Han’ın teveccühünü kazandı ve hocası oldu. Fıkıh, tefsir ve diğer ilimlere dair bazı eserler tasnif etmiştir. Hidâye isimli meşhur fıkıh kitabının baş tarafına tâlîkâtı meşhurdur. Bu eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Denize Düşen Yilana Sarilir

Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın isyanı büyüyünce Sultan II. Mahmud çaresiz kaldı. Hatta Mehmed Ali Paşa ordusu Kütahya yakınlarına kadar ilerledi. II. Mahmud Han, İngiliz ve Fransızlardan ardım istedi ise de onlar bunu "Baba-oğul arasındaki mesele" addede rek yardım etmediler. Başka yapacak şeyi kalmayan Sultan II. Mahmud bu sefer Ruslardan yardım istedi. Öteden beri Anadolu'da gözü olan Rus Çarı, bu isteği memnuniyetle kabul etti.

Ruslardan yardım istenmesine tepki gösteren vezirlere, Usltan Mahmud:"Ne yapalım, denize düşen, yılana sarılır" diye cevap verdi.

Vehbi Tülek

Fatihin Muhteşem Hafizasi

Vehbi Tülek

Boğazkesen (rumeli) Hisari'nin Yapilmasi

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Osmanlı sarayında bizebân da denilen sağır-dilsiz görevliler bulunur, bunlar devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürlerdi. Sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilmesi ve yayılması tehlikesi ortadan kalkardı.Bunların anlaşmak için kendilerine mahsus işâretleri ve el hareketleri vardı ki, buna 'Dilsiz dili' denirdi. Bütün saray halkı bu dili öğrenmişti. Pâdişahın huzûrunda konuşmak ayıp sayıldığı için saraylılar bu dille anlaşırlar, hattâ başka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatırlardı. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuştu. Sağır-dilsiz görevliler Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan meclislerde ve Heyet-i Vükelâ denilen bakanlar kurulunda da kullanıldı. Devlet adamları bunlarla anlaşabilmek için dillerini öğrenmek zorundaydılar. Bunlar son derece hassas ve zeki kimselerdi. Hâfızaları çok güçlüydü. Şâhit oldukları tarihi olayları en ince teferruâtına kadar anlatırlar, tarihi şahsiyetleri kendilerine mahsus hareketleriyle karikatürize edebilirlerdi. Sözgelişi, sağ ellerini parmakları açık tuğ gibi başlarına götürdüklerinde pâdişahı, ellerini yumup baş parmağı 'birinci' der gibi dimdik yukarı kaldırdıklarında da sadrâzamı kasdettikleri anlaşılırdı. Günümüzde de bâzı toplantılarda sağır-dilsiz görevliler hizmet etmektedir.

37 - Sultanhisar Torpidobotunun Zaferi

Vehbi Tülek

Bir Şehîdin Son Sözleri

Vehbi Tülek

Akillilarin Duraği

Vehbi Tülek

Padişah Memlekete Hainlik Etmez

Vehbi Tülek

36 - Gel Kerem Eyle

Vehbi Tülek

90 - Sultan Ii. Bayezid'in Mora Seferi

Vehbi Tülek

97 - Estergon Kalesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Büyük Mutasavvıf Nizâmeddîn Hâmûş

Mevlânâ Nizâmeddin Hâmûş, tasavvuf yolunda ilerlemeye çalışırdı. Riyâzet ve mücâhede ile nefsini terbiye etmek için çok gayret ederdi. O günlerde Şâh-ı Nakşibend Behâüddin-i Buhâri hazretlerinin en yüksek talebesi ve halifesi olan Hâce Alâüddin-i Attâr, Buhârâ'ya gelmişti. Bunu haber alan Nizâmeddin-i Hâmûş, onun sohbetlerinde bulunmak üzere huzûruna gitti. Zâten büyük bir arzu ve istekle gelen Nizâmeddin, o mübareği görür görmez çok sevdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Taştan Ve Madenden Yüzük Taşı Yapmak

Vehbi Tülek

İbrâhim Mervezi hazretleri Şafii müctehididir. Horasan bölgesinde Merv'de doğdu. Bağdad'a giderek zamanın büyük âlimlerinden Şafii fıkhı tahsil etti. Hayatının sonuna doğru Kahire'ye yerleşti ve İmam Şafii'nin ders verdiği yerde hocalık yaptı. 340 (m. 951)'de orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Evliyâ, Kınından Çekilmiş Bir Kılıç Gibidir!

Vehbi Tülek

Basralı Hâfız Abbâd Bin Abbâd

Vehbi Tülek

Abbâd bin Abbâd, meşhûr hadis âlimlerindendir. Tam ismi, "Abbâd bin Abbâd bin Habib bin Mühelleb bin Ebi Sufre"dir. Künyesi "Ebû Muâviye"dir. "Ataki", "Ezdi", "Mühellebi" ve "Basri" nisbetleri ile de tanınmaktadır. Doğum târihi kesin olarak bilinmemektedir. Hicri 181 (m. 797) târihinde recep ayının 18'inde Bağdâd'da vefât etmiştir...

İsmail Aclûnî

Vehbi Tülek

Gerçek Dost, Sana Nasihat Edendir

Vehbi Tülek

“emîrü’l-kulûb” Ebü’l-hüseyin Nûrî

Vehbi Tülek

Din Kardeşin Hakkında Onun Hoşlanmadığı Şeyi Söyleme!

Vehbi Tülek

Son Hak Din, Muhammed Aleyhisselamın Dinidir

Vehbi Tülek

Kerâmetler Menbaı Saltuk Türkî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Karşılık Beklemiyorum

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Korkma!

Bunlar Şarapti

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek