Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.187.370

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Resûlullah'ın Ağlaması Da Gülmesi Gibi Hafif Idi

Mahmud Abdülbakî (Şair Bâkî Efendi) Osmanlı şair ve İslam âlimlerindendir. Babası Mehmed Efendi, Fatih Camii müezzini idi. 933 (m. 1526) senesinde İstanbul'da doğdu. 1008 (m. 1600) senesinde İstanbul'da vefat etti. Zamanın büyük âlimlerinden ders aldı. Haleb kadı muavinliği yaptı. İstanbul’a dönüşünde medreselerde vazife yaptı. Şiirlerinin yanında bazı eserleri de vardır. Bunlardan, Meâlimü'l-Yakin fî Sireti Seyyidi'l-Mürselin, İmam-ı Kastalanî'nin El-Mevahibü'l-Ledünniyye adlı meşhur eserinin Türkçe muhtasarıdır. Bu eserinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Osmanlı Devleti'nde, yabancı devletlere gönderilecek elçilere çok dikkat edilirdi. Devlet-i Aliyye'nin itibarını gözetecek Serdengeçtiler aranırdı. 1736'da İran Şahı Tahmasb'a da bir elçi göndermek icabetti. İmrahor Mustafa Paşa münasip görüldü. Şah tarafından kabul edilen Mustafa Paşa, görevini yerine getirdi. Sonra, âdeti olduğu için Şah biraz eğlenmek, biraz da denemek kastıyle dedi ki: -İmrahor Paşa!.. Benim bir derdim var. Acaba sen halledebilir misin?-Hayırdır İnşâallah.-Bir atım var. Fakat, çok haşarı. Üstüne bineni yere fırlatır. Şuna bin de fikrini söyle!Mustafa Paşa, sükût etti. Biraz sonra iki seyis, iki tarafından yakalamış atı getirdiler. Önüne geleni kapar, ardında kalanı teper bir hayvandı. Şah sinsi sinsi güler, at yerleri eşeler, seyisler korkuyla bekleşirlerdi. Bütün İran devlet büyükleri meraktaydı. Mustafa Paşa, gayret kemerini kuşanıp, seyislere işaret etti. Azgın hayvanı, apıl apıl getirdiler. Bir adım kala: "Bismillah..." deyip üstüne sıçradı. Sonra da seyislere: "Bırakın!" diye bağırdı. Beygir bütün marifetlerini gösterdi. Sıçradı, çifte attı, şâha kalktı. Fakat, İmrahor Paşa'yı sırtından atamadı. Sonunda kuzu gibi uslanıverdi. Osmanlı elçisi, İran Şâhı'nın önüne geldi. Attan aşağı sıçradı. Gemleri uzatırken dedi ki:"At binenin, kılıç kuşananın Şah'ım!"

Vehbi Tülek

Çelebi Halifenin Kerameti

Vehbi Tülek

En Küçük Yaşta Tahta Çikan Padişah: Iv. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Mâlum Sultan Abdülhamid Han, hal'inden sonra Selânik'teki Alatini köşküne hapsedildi. Bir gün Alatini Köşkü muhafız kumandanı kolağası Rasim Celaleddin Bey, sultan Abdülhamid Han'la konuşmak için izin isteyerek huzûruna gelip:

-'Zât-ı hümâyûnunuzu rahatsız ettim. beni mâzur görünüz dört düvelle harp hâlinde olduğumuzu söylemem gerekiyor.' deyince Sultan hayretle:

-'Dört düvelle mi?.. Kim bunlar Rasim Bey? Hemen Allah ordu-yı hümayuna nusret, kuvvet versin, inşaallah zafer bizimdir?' diye sordu. asim Bey başını yere eğmiş, ağlayacak gibi konuşuyordu:

"Yunanistan, Bulgaristan, Karadağ ve Sırbistan'la hâkanım ve maalesef yenilmek üzereyiz.' Sultan:

"Dört düvel birleşir de haberimiz olmaz mı Rasim Bey? Bu nasıl bir gaflettir! Bu devletler birleşemezler ki!..Aralarında kilise kavgası var... Yıllar yılı süren Makedonya boğuşmasını hatırlamıyor musunuz?..' diye sordu.

41 - Çekirge Suyu

Vehbi Tülek

İsterseniz Geri Dönebilirsiniz

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

Çomar Bölükbaşi

Vehbi Tülek

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

İlim Ve Sanata Kiymet Veren Padişah

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Altıparmak Mehmed Efendi

Altıparmak Mehmed Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. Aslen Üsküplüdür. Din ve fen ilimlerini memleketinde öğrendi. Tahsilini tamamladıktan sonra tasavvuf yoluna meylederek, Şeyh Cafer Efendi'ye talebe oldu. Daha sonra İstanbul'a gelerek hadis ve tefsir dersleri okuttu. Sonra Mısır'a gitti. 1033 (m. 1623)'de Kahire'de vefat etti. Altıparmak ismiyle meşhur olan "Me'âric-ün-nübüvve" tercümesinden bazı bölümler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hilm Bana Insanlardan Daha Çok Yardımcıdır

Vehbi Tülek

Muhammed Demirtaşî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Ömer Rûşenî hazretlerinin talebelerinden ve İmâm-ı Şarânî hazretlerinin de hocalarındandır. Mısır’da Hüseyniyye beldesinde 929 (m. 1522) senesinde vefât etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Çerkez Hasan Bey

Vehbi Tülek

Hayber Şehidi Âmir İbn-i Ekva

Vehbi Tülek

Hayber, Yahûdilerin elinde, sekiz muhkem kalesi, verimli arâzileri, bol miktârda bağ ve bahçeleri bulunan zengin bir şehirdi... Kalelerin içinde 20.000 asker vardı. İslam askeri ise 200 atlı, 1600 piyâde olmak üzere 1800 kişiydiler. Hazret-i Ali'nin büyük kahramanlıklar gösterdiği harbde, kale İslam askeri tarafından fethedildi...

Bir Kavmin Efendisi, Onlara Hizmet Edendir

Vehbi Tülek

Körpe Ve Tâze Olan Şu Gençliğinle Gururlanma!

Vehbi Tülek

Cemaatle Namazın Fazileti

Vehbi Tülek

A­li Kuş­çu Ve mü­nec­cim Ku­yu­su

Vehbi Tülek

İtimat Edilecek Kimse Bulmak Zorlaşacak

Vehbi Tülek

İlm-i Meknûn sır Ilmi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Musa Aleyhisselam zamanında bir adam insanlara; "Benimle Kelimullah Musa konuşur. Ben, Safiyullah Musa'nın yakınlarındanım " diyerek böbürlenir, Musa aleyhisselam'ın ismini alet ederek kendine menfaat temin ederdi. Bu sözlerin üzerinden uzun bir zaman geçti. Musa Aleyhisselam'ın yanına, adamın biri, siyah bir iple yularlanmış bir domuz getirdi ve Musa Aleyhisselam'a dedi ki:
- "Ey Allah'ın Peygamberi! Filan adamı biliyor musun?" Musa Aleyhisselam:
- "Onu işitirim" diye cevap verdi. Adam:
- "O adam, işte bu domuzdur" dedi.
Musa Aleyhisselam, adama niçin böyle olduğunu sormak için, Allahü Teâlâ'dan, onu eski haline döndürmesi için niyaz etti. Bunun üzerine Allahü Teala Musa Aleyhisselam'a şöyle buyurdu:
- "Ya Musa! Adem Aleyhisselam'ın ve ondan sonra gelen peygamberlerin dualarıyla dua etsen yine de bu adam hakkındaki duanı kabul etmem. Fakat ben sana onu niçin o hale soktuğumu bildireyim. O, senin adını kullanarak, sana olan yakınlığını alet ederek menfaat elde ettiği için, dinini dünya için satıp, din ile dünyayı yediği için ben onu o hale soktum".

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Abdullah Bin MübÂrek

Pişman Oldular!

Bunlar Şarapti

Sarik Ve Sakal

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek