Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.248.224

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Velîlere Yakınlık, Insanı Allah'a Yaklaştırır

Ezher el-İsfehânî hazretleri büyük velîlerdendir. Filistin’de Remle'de otururdu. Cüneyd-i Bağdâdî, Ebû Türâb Nahşebî gibi büyüklerle görüştü. Muhammed bin Yûsuf el-Bennâ'nın talebesidir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Önce İmam, Sonra Mahkeme

Kanuni Sultan Süleyman Han zamanında Avrupalı yazarların Osmanlılara karşı büyük bir ilgisi vardı. Bunlardan imkan bulabilenler İstanbul'a gelmişler ve hatıralarını yazmışlardı. Bu yazarlardan biri de Fransız asilzadelerinden Baron de Tosqueville'dir. Baron, İstanbul'un birçok mahallesini gezmiş ve Osmanlı aile ve cemiyet hayatı hakkında birçok bilgi aktarmıştı. İşte bunlardan birkaçı:"Evleri hemen hemen ahşap. Çoğu bir giriş avlusu ile kendi iç dünyasına açılır. Türk sokakları, mahalle adını verdikleri bir birimde bütünleşiyor. Mahallenin güvenliği, yine mahalle li tarafından, semtlerin sosyal bir parçası olan kollukçularca tesis edilmiş.

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Mehmed Emin Tokadi

Vehbi Tülek

Kenan Bey

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Bir gün Sultan Ahmed Han, mürşidini ziyâret için Üsküdar'a gelmişti. Çarşıdan geçerken, Hüdâyi hazretlerinin alış-veriş ettiğini gördü. Genç Hünkâr bu esnâda attaydı. Derhal atından indi, hocasının elini öptü ve atına binmesi için ricâ etti. Bir müddetHüdâyi hazretleri at sırtında önde ve Pâdişâh da yaya olarak ardınca yürüdüler. Kısa bir süre sonra Mahmûd Hüdâyi dünyâyı titreten koca bir pâdişâhın, arkasında yaya yürümesine râzı olmadı ve; "Sultanım! Sırf hocam Muhammed Üftâde hazretlerinin duâsı ve emri yerine gelsin diye bindim. Çünkü o; "Pâdişâhlar rikâbında yürüsün." diye duâ etmişti." buyurarak atından indi. Ata tekrar Sultan Ahmed Hanı bindirdi.Sultan Ahmed Hanın bu hâdiseden sonra aşağıdaki beytleri söylediği belirtilir:

"Varımı ben Hakka verdim, gayrı vârım kalmadı.

Cümlesinden el çekip pes dü cihânım kalmadı.

Çünkü hubbullah erişti, çekti beni kendine,

Açtı gönlüm gözünü, gayri gümânım kalmadı.

Evliyânın himmeti, yaktı beni kül eyledi,

Sâfiyim, buldum safâyı dü cihânım kalmadı.

Ahmedi der, "Yâ ilâhi! Sana şükrüm çok-durur",

Hamdülillah aşk-ı Haktan gayri vârım kalmadı."

Kahraman Bir Türk Düşmani

Vehbi Tülek

Nusret Mayin Gemisinin Zaferi

Vehbi Tülek

AlÂeddîn Ali Esved KarahisÂrî

Vehbi Tülek

İnanilmaz Arttirma

Vehbi Tülek

İki Cihanda Yüzün Ak Olsun

Vehbi Tülek

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

100 - Çehrin Seferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

evliyâ, Lamba Gibidir!..

Dâvûd-i Halveti hazretleri, Osmanlılar zamânında Mudurnu'da yetişen evliyâdandır. 1507 (H. 913) senesinde Mudurnu'da vefât etti. Tasavvufta yüksek mârifetlere kavuştu. Sohbetlerinde şöyle nasihat ederdi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ali Semerkandî Ve Çekirge Suyu

Vehbi Tülek

Ali Semerkandî hazretleri Osmanlı evliyâsının büyüklerindendir. 1320 (H.720) senesinde İsfehan'da doğdu. Medîne-i münevvere, Şam, Kudüs, Irak, Semerkand, gibi pekçok beldelerde ilim tahsil ettikten sonra Ankara'nın Çamlıdere beldesinde yerleşti ve burada insanları irşad etti...

Ahmed Bin Üstâzü'l-a'zam

Vehbi Tülek

Sen, Nefsinin Ayıbını Gör

Vehbi Tülek

Mahfûz Nişâbûri hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Ebû Hafs Nişâbûri'nin talebelerinden olup, 304 (m. 915, 916) yılında Horasan-Nişâbûr'da vefât etti. Mahfûz bin Mahmûd hazretleri buyurdular ki:

Kaza Ve Kader Meselesi Ilahî Sırlardandır

Vehbi Tülek

Ebû Ahmed Ebdal Çeştî

Vehbi Tülek

Bütün Kazancını Kitaba Yatıran Mübarek Zat

Vehbi Tülek

Mutasavvıf Ve Müfessir İsmail Hakkı Bursevî

Vehbi Tülek

Allahın Izniyle Şeytanı Yakalayıp Bağladım

Vehbi Tülek

Çaresizlerin Çaresi Hayât Bin Kays

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
SelÂmetle Gidip Gel

SelÂmetle Gidip Gel

Abdülehad Efendi bir gün, talebelerinden birisinin bir iş için Üsküdar'a gidip gelmesini istedi. Fakat o gün çok fırtınalı idi. Kayık hiç işlemiyordu. Bu yüzden talebelerden kimse, ben gidip gelirim, diyemedi. Nihâyet içlerinden biri, Abdülehad Efendinin emrini yerine getirmek için kendisinin Üsküdar'a gidip geleceğini söyledi. O zaman Abdülehad Efendi o talebesine; "Selâmetle gidip gel." diye duâ etti. O talebe Eminönü'ne geldiğinde, yüz kadar kayıkçıdan ancak birini Üsküdar'a gidip gelmeye iknâ edebildi. Kayıklarından birisini denize indirdiler. Bir ok atımı gitmeden, fırtına dindi, deniz sâkinleşti, rüzgâr uygun bir yöne doğru esmeye başladı. Yelken açıp, Üsküdar'a kısa zamanda gidip geldiler. Dönüşte talebe durumu Abdülehad Efendiye bütün tafsilâtıyla anlattı. Abdülehad Efendi talebesine çok duâ etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Garip Karşilanan Bir Adak

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Değişen Sizin Kalbiniz

Cennetlik Hanım Isteyen...

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek