Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.093.531

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İyi Arkadaş, Iki Cihân Için Büyük Saâdettir

Ebü'l-Abbâs Necibî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Endülüs’te (İspanya) İşbiliye'de (Sevilla) doğdu. Mısır'da vefât etti. Önce İşbiliye'de İbn-i Âs isimli zâtın derslerini tâkib etti. Sonra büyük âlim ve velî Câfer Endülüsî'nin hizmetine girdi. Onun sohbetlerinde olgunlaştı ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. Endülüs’te sultanın kendisine sıkıntı vermesinden dolayı Mısır'a gitti ve orada vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İstanbul'un Fethi Ve İnsan Haklari

Fetih öncesi Bizans'ın iç durumu hiç iyi değildi. Devlet halkını soyuyor ve çeşitli zulümlerle inletiyordu. Avrupa ve Papalığın yardımını sağlamak için halkını, din değiştirip Katolik olmaya zorluyordu. Vergiler ödenemez büyüklükte idi. Halkın ayaklanmasını önlemek için papazlara, hurafeli inançları körükleme emrini verdiler. Bir yıldız kayması, baykuş ötüşü veya sis basması, felaket habercisi olarak anlatılıyordu. Meryem ana tablosunu bir yerden bir yere taşıyan birisinin ayağı kayıp düşse, halk günlerce yas tutuyordu. Halkı putperest yapmışlardı. Devlet din adamlarını köle gibi kullanıyordu.Halbuki, Fâtih Sultan Mehmet, İstanbul'u alınca hemen halka sordu: "Sizin din ulularınız nerededir?" İleri gelenler, din değiştirmeyi kabul etmediği için Gennadiosun hapsedildiğini söylediler. Derhal zindandan Gennadios çıkarıldı. Fâtih huzura kabul etti. Hâl hatırını sordu. Kendi has ahırından kıymetli bir at getirtip hediye etti. Onuruna mükellef bir ziyâfet verdi. Gönlünü aldı. Çok süslü bir asayı merasimle ve eğilmeden, etek öptürmeden eline verip, "Patrik olunuz! Her hususta sizden önce gelenlerin hukukuna sahipsiniz. Kavminiz her türlü din işlerinde serbesttir. Varın mesut olun!" diyerek bizzat atına kadar refâkat edip öyle göndermiştir.

Vehbi Tülek

Bir Yüz Karasi

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

İlyas Reis

Vehbi Tülek

Rodosluların yirmiye yakın galer ve kadırgalarına karşı küçük bir Türk çektirisi, amansız ve ölümüne bir mücadeleye hazırlanıyordu. Çektirideki Türk leventleri, şahin bakışlarını düşman gemisine dikmiş, korkusuz, telaşsız, bir an önce düşmanla kılıç kılıca gelecekleri anı bekliyorlardı.Türk çektirisi, etrafını bir karabulut gibi saran dev düşman gemilerine doğru dalgalarla oynaşa oynaşa giderken, leventler, birz sonra tadacakları şehadetin sevinci ve zevki içinde bayram havası yaşıyorlardı. Artı iki yaraf birbirlerine iyice yaklaşmışlar, atış menzili içine girmişlerdi. İlyas Reis, gözlerini düşman gemilerinden ayırmadan ilk emrini verdi:-Amiral gemisine dirise edeceğiz arkadaşlar!

Kirimli Ahmet

Vehbi Tülek

Nemiz Kaldi Bizim Mülk-i Arab’da

Vehbi Tülek

Eğer Sakalimin Bir Kili Bilseydi!

Vehbi Tülek

99 - Deli Hüseyin Paşa Ve İran Şahinin Yayi

Vehbi Tülek

Ben Siftah Ettim

Vehbi Tülek

Bağdad Gibi Yüz Kaleye Değerdin

Vehbi Tülek

Fatihin Hocasi Molla GürÂnî

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kabir Ziyâreti Eden Ibret Alarak Döner

Takıyyüddin Zer'i hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 841'de (m. 1438) Şam'da doğdu. Medrese tahsilini orada yaptıktan sonra gittiği Kahire'de İbn-i Hacer Askalâni ve birçok âlimden hadis ve fıkıh dersleri aldı. Tekrar Şam'a dönerek talebe yetiştirdi. 928 (m.1522)'de orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kâ'b Bin Eşref

Vehbi Tülek

Şair Kâ'b bin Eşref, Mekke'ye giderek müşrikleri Müslümanlara karşı tahrik eder Bedir'de öldürülen müşrikler için mersiyeler düzerek onların intikam ve düşmanlık hislerini kabartmaya çalışırdı. Medine'de ise, Müslümanların kızlarına ve hanımlarına dil uzatacak kadar küstahlık ederdi. Bu bakımdan Resûl-i Ekrem bu menhus adamın şiirleri üzerinde fazlasıyla duruyor, önüne geçmek için çareler arıyordu. Bu adamın mutlaka yok edilmesi gerekiyordu!..

Muhammed Hânî

Vehbi Tülek

Abdüssamed Palembangî

Vehbi Tülek

Abdüssamed Palembangi hazretleri Endonezya'da yaşamış İslam âlimlerindendir. 1116 (m. 1704)'de Sumatra adasının Palembang şehrinde doğ­du. Tahsilini Mekke'de tamamladı. Orada Semmâniyye tarikatının kurucu­su Muhammed Semmân'a intisab etti. Memleketine dönünce bu tarikatı Sumatra'da yaydı. 1203 (m.1788)'de orada vefat etti. "Zühretü'l-mürid fi beyân-i kelimeti't-tevhid" adlı eserinde şunları anlatmaktadır:

Dünyâda Nefsi Ölen Bir Daha Ölmez!

Vehbi Tülek

Maksat, Allahü Teâlanın Rızâsına Kavuşmaktır

Vehbi Tülek

Müslümanın Ölümü Sonsuz Hayattır

Vehbi Tülek

Rabbimden Üç Şey Istedim

Vehbi Tülek

Harama Helal Diyenin Imanı Gider

Vehbi Tülek

Emir Gilân-ı Vâşî Hazretleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Bize Teveccüh Edin

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Allah’a Firar Et

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek