Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.200.838

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dergâha Ayakkabıyla Girmek Isteyen Küstah İngiliz Subayı!

Hâce Mahdûm Sâbir hazretleri büyük velîlerdendir. 1196 (H.592)'da Afganistan’da Hirat'ta doğdu. İlk tahsilinden sonra Hindistan’a giderek Ferîdüddîn-i Genc-i Şeker hazretlerine intisab etti. Onun sohbetlerinde kemale gelince hocası ona icazet vererek Kalyâr'a (Gvâliyar) gönderdi.1291 (H.690) senesinde orada vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Tuğ O Kadar Ucuz Değil

Mohaç Meydan Muharebesinde Macar ordusunu arkadan çevirerek tamamen imha eden Gazi Bali Bey, bu savaştan yıllar geçtikten sonra, sancakbeyliği alameti olarak kendisinde bulunan iki tuğa ilave olarak, bir tuğ daha verilmesi için Padişaha ricada bulundu. Terfi ve terakkinin muayyen yaş, kıdem ve hizmet mukabili olduğunu bilen Kanuni, ona şu cevabı yazdı:"Yadigarım ve muhterem lalam Gazi Bali Bey!Berhudar olasın, yüzün ak olsun...

Vehbi Tülek

Dilekçesi Sirtinda

Vehbi Tülek

Bu Sopayi Baban Verdi

Vehbi Tülek

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti zamanında, İstanbul Okmeydanı, birçok ünlü atıcılar görmüştür. Bunların en namlılarından biri de Tozkoparan İskender'dir. O sıra İran'dan Bahtiyar adını taşıyan bir pehlivan gelip, hükümdarın yanında sert yaylar çekmiş, birçok aynalar (metal levha) vurmuş ve büyük hünerler göstermiş. Hükümdar; "Bizde buna gâlip olan kimse yok mudur?" deyince,"Pâdişahım bir nice gün izin verin tedârik olunur." demişler. Atıcıların ileri gelenleri bir yere toplanıp görüşmüşler ve şu tedâriki görmüşler: Birkaç kantar ağırlığındaki bir top taşına demirden bir halka yapıp Bab-ı Hümayun'dan içerideki meydana koymuşlar ve; "Her kim bu taşı kaldırırsa, çok büyük ihsan vardır!" diye etrafa haber yaymışlar. Bileğine güvenen herkes o demir halkaya yapışıp ancak yerden iki parmak kadar kaldırabilmiş. Ziyade kaldırabilen ancak bir karışı bulabilirmiş.

72 - Kanunlar Yürüdükçe Devlet Zeval Bulmaz

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Rumeli’ye Geçmeleri

Vehbi Tülek

Şaşiran ŞÂir

Vehbi Tülek

Yoksa Hemen Geliyorum

Vehbi Tülek

Bendeniz Bîperva Geçerim

Vehbi Tülek

Surre Alayi

Vehbi Tülek

Sabetay Sevi Ve VÂnî Muhammed Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İbni Ferrâ

İbni Ferrâ rahmetullahi aleyh, kırâat, kelâm, hadis, târih ve Hanbeli mezhebi fıkıh âlimi ve "Tabakât-ı Hanâbile" kitabının yazarıdır. 451 (m. 1059) yılında Bağdad'da doğdu. 526 (m. 1131) yılında Bağdad'da şehid edildi. "Tabakât-ı Hanâbile" adlı eserinde rivâyet ettiği hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Ümmetin En Üstünleri

Vehbi Tülek

Muhammed Sünbâti hazretleri Şâfii fıkıh ve usûl âlimlerindendir. 653 (m. 1255)'de doğup, Kâhire'de 722 (m. 1322) yılında vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Oğlum! Kendini Istiğfara Alıştır

Vehbi Tülek

Son Hak Din, Muhammed Aleyhisselamın Dinidir

Vehbi Tülek

Abdullah ibn-i Akil hazretleri tefsir, nahiv ve Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 698 (m. 1298)'de doğdu. 769 (m. 1367)'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Mısırdan Yükselen Nur Demirtaş Muhammedî

Vehbi Tülek

Yûsuf Bin Alî El-hüzelî

Vehbi Tülek

Biz Ona Şeytanı Musallat Ederiz

Vehbi Tülek

Ahmed Ibn-i Ardûn

Vehbi Tülek

Müslüman Allah'tan Başkasından Korkmaz

Vehbi Tülek

İnsanlara Teşekkür Etmeyen, Allah'a Şükretmemiş Olur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Alabilirsen Al

Abdullah El-acemî

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek