Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.210.478

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yüz Yaşında Müslüman Olan Hristiyan Din Adamı

Ali Bekkâ hazretleri büyük velîlerdendir. 1174 (H.570) senesinde doğdu. 1271 (H.670)de vefât etti. Kudüs civârına yakın bir yerde zaviyesi, tekkesi vardı. Ali Bekkâ hazretlerinin çok ağlamasının ve "Bekkâ" çok ağlayan lakabının verilme sebebi şöyle anlatılır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bu Sopayi Baban Verdi

İkinci Murad Han'ın çok sevdiği ve saydığı Molla Yegan hacca gitmişti. Hac dönüşünde Kahire'ye uğradı ve orada tanışıp sohbet ettiği Molla Ahmed Şemseddin Gürani'yi yanına alarak Edirne'ye getirdi. Molla Yegan, İkinci Murad Han'ın huzuruna çıktığında padişah:-Bana gittiğin yerden ne armağan getirdin? Diye sorunca, Molla Yegan:-Hünkarım, size Mısır'dan Molla Gürani'yi getirdim, dedikten sonra onun ilminden ve faziletinden bahsetmesi üzerine İkinci Murad Han, dışarıda beklemekte olan Molla Gürani Hazret lerini huzura çağırıp, kendisiyle bir saat konuştuktan sonra, onun Hadis ve Fıkıh ilmindeki dehasına hayran kaldı ve onu Bursa'daki Bayezid medresesine müderris tayin etti.

Vehbi Tülek

Vatikan’da Bir Osmanli Şehzadesi

Vehbi Tülek

Traş Edilmiş Sakal Daha Gür Çikar

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Vefati Ve Celalzade

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân Hanın son seferinde müteferrika olması dolayısıyle, onun maiyyetinde bulundu. Zigetvâr muhâsarası esnâsında Nişancı Eğri Abdizâde Mehmed Bey vefât ettiğinden, Celâlzâde ikinci defâ Nişancı tâyin edildi. Kendisi, ihtiyarlığını ileri sürerek kabûl etmek istemedi ise de, kesin emir üzerine kabûle mecbur kaldı. Nişancılığa tâyini esnâsında Sultan Süleymân Han vefât etmişti (1566). Fakat vefât haberi pek gizli tutulduğun dan hâriçten duyulmamıştı. Celâlzâde, pâdişâhın ölümünden haberdâr olmadığı için, nişancılık hil'atı giymek için otağ-ı hümâyûna girdiği vakit, hayatta zannettiği kadirşinâs pâdişâhının öldüğünü anlayınca, kendisini tutamayarak ağlamaya başladı. Fakat Vezir-i âzam Sokullu Mehmed Paşanın ikâzı üzerine kendisini toplayan Mustafa Çelebi memuriyet hil'atını giydikten sonra pâdişâhın vefâtını kimseye sezdirmemek için içi kan ağlar olduğu halde memnun bir şekilde sevinerek otağ-ı hümâyûndan dışarı çıktı. Onun bu hâlini görenler, pâdişâhın sıhhatte olduğu zannı ile şüphelerini giderdiler.

Diş Kirasi Rekoru

Vehbi Tülek

İmparator Ölü Gibi Donup Kaldi

Vehbi Tülek

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

Ben Ağlamayayim Da Kim Ağlasin

Vehbi Tülek

Nasuhi Efendi Ve Mezomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Parlayan Kiliç

Vehbi Tülek

Yedi-sekiz Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Eyüplü Abdullah Efendi

Eyyûbi (Eyüplü) Abdullah Efendi Osmanlı kıraat âlimlerinin büyüklerindendir. İstanbul-Eyüp'te doğdu. Şeyhülislam Hamidizâde Mustafa Efendi'den kıraat ilmi tahsil etti. Buhâri Dergâhı Şeyhi Mehmed Efendi'ye intisap ederek Nakşibendi icazeti de aldı.1252 (m. 1836) senesinde Eyüp'te vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İbn-i Hallâl

Vehbi Tülek

İbn-i Hallâl hazretleri, Şâfii mezhebi fıkıh, tefsir ve kırâat âlimlerindendir. 773 (m. 1371) senesinde doğdu. 836 (m. 1433) senesinde Cizre'de vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Tasavvuf Ehli, Aynı Toprak Gibidir

Vehbi Tülek

Büyük Küçük, Her Günaha Tövbe Farz

Vehbi Tülek

Amr bin Osman Mekkî hazretleri evliyânın meşhurlarından ve ve akâid imâmlarındandır. Aslen Yemenlidir. 908 (H.296) senesinde Bağdat'ta vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî'nin talebesi, Hallâc-ı Mansûr'un hocasıdır. Ebû Saîd Harrâz'la sohbet etmiş, Ebû Abdullah Nibâcî ile görüşmüştür.

Esas âlim, Ilmi Ile Amel Edendir

Vehbi Tülek

İbn-i Kavvâm Hazretleri

Vehbi Tülek

Din Kardeşin Hakkında Onun Hoşlanmadığı Şeyi Söyleme!

Vehbi Tülek

Bidatlerin Hepsi Doğru Yoldan Ayrılmaktır

Vehbi Tülek

Seyyidleri Seven Kimse...

Vehbi Tülek

Âlim Geçinenlere Aldanma, Meclislerinde Bulunma!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Evliyalar Ölmez İmiş

Evliyalar Ölmez İmiş

Ankara'nın Zülfazl (günümüzde Solfasol deniyor) köyünden çok temiz, çok saf bir genç, askere gidiyormuş. Babasından kalma bir kaç altını, anasından kalma birkaç mücevheri varmış. Delikanlının derdi asker dönüşü evlenmek; servetini içine koyduğu küçük sandığını emanet edeceği, güvenip, bırakacağı kimseciği de yok. Düşünüyor, tasınıyor, acaba ne yapsam, diye sızlanıyor... Derken, bir gece rüyasında Hacı Bayram'ı görmez mi? "A! be Selim cik, ne düşünüp duruyorsun getir sandığını, bana bırak!" diyor. Selim oğlan, ertesi günü, sevine sevine Ankara'ya geliyor, doğru türbedarın önüne dikiliyor, hal, keyfiyet böyle, böyle... diye meseleyi anlatıyor. Türbedar da uyanıklardanmış, gece o da haberini almışmış. Getiriyorlar sandığı, Hazretin başucuna bırakıyorlar. Sandık deyince, öyle koca bir şey sanılmasın, ancak bir çanta kadar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Hizir Ve Gelin

Adalet Ve Tevazu

B0r Çuval Toprak

Allah Nasil Misafir Edilir?

Sakin Kalyona Binme

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek