Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.207.445

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Günâhlardan Ve Çirkin Işlerden Korunmak Için

Konyalı Behçet Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. 1727 (H.1140) senesinde Konya'da doğdu. Bursa'ya giderek hem Kâdiriyye, hem de Nakşibendiyye yolunun büyüklerinden olan Seyyid Burhâneddîn Mehmed Efendinin talebesi oldu. Ondan Nakşibendiyye, Kâdiriyye, Sühreverdiyye, Çeştiyye tarîkatlarında icâzet, diploma aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yara

Sultan Abdülhamid Han'ın Suriye'deki çiftliklerinden birinde vazife yapan bir mülazim, yani teğmen, hatıratında şöyle bir hadise nakleder:Güneş çoktan batmıştı. Fakat çiftlik yine, sabah oluyormuş gibi coşkunlu ğunu kaybetmeyen bir aydınlık içinde kuş cıvıltılarıyla dolu, gölgesizdi. Emir erime nargilemi hazırlatmış, kahvemi bekliyordum. Birden avluya dört atlı girdi, dört silahlı bedevi...Gelenlerden en yaşlısı kısrağından inip karşımda dikildi. Sordum:-Hayrola yâ Şeyh?

Vehbi Tülek

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

Zamaninin Ebu Hanifesi: Molla Hüsrev

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Murâd Han memleketi iç ve dış huzûra kavuşturduktan sona tahttan çekilmiş, yerine oğlu Fâtih Sultan Mehmed'i oturtmuştu. Ancak düşmanlar, sultanı çocuk yaşta görüp sefer hazırlıklarına başladılar. Bunun üzerine İkinciMurâd Han tekrar tahta geçti ve Fâtih Sultan Mehmed'i Manisa'ya gönderdi. İlim adamlarının çoğu birer bahâne ile Manisa'ya gitmek istemedi. Molla Hüsrev kazaskerlikten istifâ ederek şehzâde ile birlikte Manisa'ya gitmeye karar verdi. Fâtih onun bu karârını duyunca; "Vazifenize devâm edin, zirâ memleketin size ihtiyâcı var." dediyse de Molla Hüsrev; "Tahttan ayrılıp Manisa'ya giderken, sizi yalnız bırakmam uygun olmaz. Müsâde buyurun geleyim." diyerek samimiyetini bildirdi ve birlikte Manisa'ya gitti. Fâtih Sultan Mehmed bu muhterem âlimden çok istifâde etti.

Bütün Mülkiyetler Mukaddestir

Vehbi Tülek

Kariştirinca Soğuyan Hoşaf

Vehbi Tülek

Ben Ağlamayayim Da Kim Ağlasin

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han’in İslamiyete Saldiran Piyesi Fransa’da Yasaklatmasi

Vehbi Tülek

Çaldiran MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Ticaret Ahlaki Ve Hollanda

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Anasına Babasına âsi Olan Melundur

Ali bin Hüsâmeddin Hindi hazretleri hadis âlimi ve evliyadandır. 885'te (m. 1480) Hindistan'da Burhânpûr'da doğdu. Burada ilim tahsilinden sonra Mekke'ye gitti. İbn-i Hacer el-Heytemi gibi âlimlerden ders gördü. Muhammed es-Sekafi'den Kadiriyye, Şâziliyye ve Medyeniyye hilâfeti alarak talebe yetiştirdi. 975 (m. 1567)'de vefat etti. "Kenzü'l-ummâl fi süneni'l-akvâl ve'l-efâl" isimli eserinde buyuyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hazreti Ali'nin Sırdaşı Kümeyl Bin Ziyâd

Vehbi Tülek

Kümeyl bin Ziyâd el-Nehai, bâtın sırlarının ve velayet ışığının kaynağı olan büyük bir zattır. Hazreti Ali Medine'de bir medrese kurdu. Sarf ve Nahv öğretilmesini Ebu Esved ed-Düeli'ye, Kıraat öğretme işini Abdurrahman es-Sülemi'ye, Tabii ilimler konusunda öğretmenlik görevini de Kümeyl bin Ziyâd'a verdi.
Hazreti Ali bir gün sırdaşı Kümeyl bin Ziyâd'ın elini tutup şehrin dışına çıkardılar. Sahraya varınca bir ah çektiler de buyurdular ki:

İsmi Kostantin Idi, Abdürrahmân Oldu

Vehbi Tülek

Doğru Cevap Verirse O Bir Peygamberdir

Vehbi Tülek

Muhammed ibn-i Eşte İsfahâni hazretleri kıraat âlimidir. İran'da İsfahan'da doğdu. Orada meşhur âlimlerden kıraat ilmi tahsil etti. Sonra Mısır'a giderek talebe yetiştirdi. 360'ta (m. 971) Mısır'da vefat etti. Bir dersinde şöyle anlattı:

İhlâs Ile Ibâdet Etmek Güzel Huylardandır

Vehbi Tülek

Üç Günden Fazla Küsmek Helal Değildir

Vehbi Tülek

ey Anneciğim Hâlin Nicedir?..

Vehbi Tülek

Halvetiye’nin Kurucusu Pir Ömer Halvetî

Vehbi Tülek

Bir Gayri Müslimin Güzel Sonu...

Vehbi Tülek

Evliyâyı Sevmek, Allahü Teâlâyı Sevmeye Yol Açar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Ayyaşin Sonu

Sarik Ve Sakal

Abayi Yakmak

Dört Şey Mühimdir

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek