Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.585.036

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah, Sizin Için Kolaylık Diler

Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İki Defa Tahta Çikan Padişah I. Mustafa Han

Ağabeyi Birinci Ahmed Hanın vefâtı üzerine 22 Kasım 1617'de ilk defâ ekberiyet kâidesine göre, yâni hânedânın en yaşlı mensûbu olarak zorla tahta çıkarıldı.Sultan Mustafa Han, devlet meseleleriyle ilgilenmediğini ifâde ederek saltanatı kabul etmediyse de bu hâl devlet erkânınca göz önüne alınmadı. Ancak çok geçmeden devlet işlerinde Sultânın yabancı kalması ve işlerin karışması üzerine, durumun böyle devâm edemeyeceğini anlayan devlet adamları hal'ine fetvâ aldılar ve 26 Şubat 1618 günü Sultan Mustafa'yı tahttan indirerek yerine Genç Osman'ı çıkardılar.Ancak yenilik taraftarı olmayanların tahrikleri neticesinde isyân eden yeniçeriler 19 Mayıs 1622'de Genç Osman'ı tahttan indirdiler. Bu durum Sultan Mustafa'nın ikinci defâ tahta geçirilmesine yol açtı. Bu sırada Sultan Osman Hanın veziriâzam Kara Dâvûd Paşa tarafından şehit ettirilmesi büyük karışıklıklara sebep oldu. Sultan Mustafa Han, Dâvûd Paşayı azlederek yerine Mere HüseyinPaşayı getirdiyse de, isyanlar son bulmadı. Erzurum Beylerbeyi Abaza Mehmed Paşa başkaldırarak, bölgesindeki yeniçerilerin bir kısmını öldürttü. "Genç Osman'ın intikâmını alacağım" diye and içen Abaza, İstanbul'a gelmek için yola çıktı. Bursa'yı muhâsara ettiyse de alamadı. Kış geldiği için Niğde'ye çekildi.

Vehbi Tülek

Zembilli Ali Cemali Efendi’nin Zembili

Vehbi Tülek

Elçiye Lüzum Yok

Vehbi Tülek

Diş Kirasi Rekoru

Vehbi Tülek

Eski Ramazan iftarlarının bize mahsus güzel âdetlerinden biri de "diş kirası"dır. Misafirler, hane sahibine veda ederken bir miktar para veya hediye verilerek uğurlanırlar. Diş kirası denilen bu hediyenin zarif gerekçesi, ağzınızı iftar sahibinin damak zevkine kiralamış olmanızdır. Tabii işin doğrusu, Ramazan ayının cömertlik ve hayır duygularını şahlandırması dır.Sultan Abdülaziz'in sadrazamlarından Yusuf Kamil Paşa, cömertliği ile ünlüydü. 1868 yılı Ramazan ayının 8. gününe rastlayan 3 Ocak günü, bugün Edebiyat ve Fen fakültelerinin bulunduğu yerdeki konağında verdiği iftar yemeğine, Sultan Abdülaziz teşrif ettiler. Sadece kuş sütünün eksik olduğu ziyafetten sonra, diş kirası olarak, altın bir tepsiye tepeleme yığılmış kağıt tomarları padişaha takdim olundu. Bunlar, Kamil Paşanın sahip olduğu bütün mam ve emlakin senet ve tapularıydı. Ancak bu diş kirası tekliften öteye geçmedi. Çünkü Sultan Abdülaziz, "Bunlar makbulüm oldu. Yine size veriyorum. Her hali niz ve ef'âl ü akvaliniz mahzuziyetimi mucib olmaktadır" sözleriyle tepsiyi ve içindekileri iade etti.

Abdestsiz Nöbet Tutmam

Vehbi Tülek

Ordusunun Başinda Sefere Çikan Son Osmanli Padişahi

Vehbi Tülek

Muaveneti Milliye

Vehbi Tülek

78 - Orhan Gazi Ve Kesik Baş

Vehbi Tülek

9 - Görülmemiş Bir Meydan Savaşi

Vehbi Tülek

Zağanos Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Buyurun Cenaze Namazina

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şemseddin Îcî

Şemseddin Îci hazretleri İran'da yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Acem beldelerinden Îc'de doğup yetişti. Doğum târihi bilinmemektedir. 1577 (H. 985)'de Şam'da Sâlihiyye'de vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Herkese Aklı Ve Anlayışı Ölçüsünde Söylemelidir

Vehbi Tülek

Ümmi Sinanzade Hasan Efendi, Halveti tarikatı şeyhlerinden fazilet sahibi bir zat olup İstanbulludur. Şehremini yakınındaki Ümmi Sinan Tekkesinde talipleri vaaz ile irşad etti. 1088 (m. 1677)'de İstanbul'da vefat etti. "Mecalis-i Sinaniye" ismindeki kitabı meşhurdur. Bu eserinde şöyle anlatır:

Kim, Allah'a Isyan Edenleri Beğenirse

Vehbi Tülek

Muhammed Hediyyetullah Makassarî

Vehbi Tülek

Muhammed Hediyyetullah Makassari hazretleri Endonezyalı İslam âlimlerindendir. 1035 (m. 1626)'da Endonezya'da Sulawesi Adası'nın Makassar şehrinde doğdu. Genç yaşta Şam, Hicaz ve Yemen'e gitti. Buralarda Nakşibendiyye, Ba'leviyye, Şüttâriyye ve Halvetiyye icâzeti aldı. Memleketine dönerek talebe yetiştirdi. O devirde buraları işgal eden Hollandalılar onu, yine Hollanda işgalindeki Sri Lanka (Seylan) adasına, sonra da Hollanda'ya ait Güney Afrika'nın Kaapstadt (Cape Town) şehrine sürgün ettiler. Burada dergâh açarak İslamiyeti yaydı ve çok talebe yetiştirdi. 1110 (m. 1699)'da Cape Town'da vefat etti. "Sefinetü'n-necât" isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Allah’a Kavuşmak Için Salih Amel Işlemelidir

Vehbi Tülek

Herkesin Yükünü Çekmek Gerçek Dervişliktir

Vehbi Tülek

şems-ül-evliyâ Şemseddîn Pâni-pütî

Vehbi Tülek

Leys Bin Hâlid El-bağdâdî

Vehbi Tülek

Dindarlık Şeref, Ilim Hazine, Çok Konuşmamak Nurdur

Vehbi Tülek

Misvakta, Din Ve Beden Için Faydalar Vardır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

SelÂmetle Gidip Gel

Abdullah Bin MübÂrek

A'meş Ve Hanımı

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek