Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.612.556

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yaratılanların En Üstünü Peygamberimizdir

Şemseddîn Muhammed Şîrâzî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh, hadis ve tefsir âlimlerindendir. 549 (m. 1154) yılında doğdu. Şam’da daha birçok âlimden hadîs ve Şafiî mezhebi fıkıh bilgilerini tahsil edip, icâzet aldı. Şam kadılığına tayin edildi. Vefâtına kadar kadılık yaptı. 635 (m. 1237) yılında Şam’da vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bu Hükümdar Kemal Ve Tedbir Sahibidir

Kanuni Sultan Süleyman 1522 senesi Aralık ayında Rodos adasını fethetmişti. Şövalye lerin kumandanı olan Üstad-ı Azam L'isle Adam, maiyetindeki en büyük şövalyelerle birlikte Kanuni Sultan Süleyman'ın huzuruna kabul edildi. Üstad-ı Azam, Cihan Padişahının huzuruna çıkmadan önce 24 saat Otağ-ı Hümayunun kapısında bekle tildi. Bu bekleyiş sırasında yanındaki şövalyelere:

"Bu hükümdar, gençliğine rağmen kemal ve tedbir sahibidir." Demek suretiyle Kanuni hakkındaki fikrini belirtti. Osmanlıların hanedan rengi olan al renkle döşenmiş Otağ-ı Hümayuna girince, som altından tahtta oturan genç padişahı gördü ve hemen ayaklarına kapandı. Nezaketi ile tanınan Kanuni, Üstad-ı Azama kalkmasını işaret ettikten sonra, kahramanca yaptığı müdafaadan dolayı tebriklerini bildirdi. Daha sonra padişah, kaleye girdi ve şehri gezdi.

Bu günlerde Hristiyanlık aleminde Noel kutlanıyordu. Papa II. Hadrianus, Roma'da Saint Pierre kilisesinde Noel ayinini icra ederken kilisenin saçağından bir taş düştü ve Papa'nın ayaklarına doğru yuvarlandı. Kardinaller bu hadiseyi, aylardan beri kuşatması devam eden Rodos'un düşmesine yorumladılar ve bir süre sonra bu haber Roma'ya ulaştı.

Vehbi Tülek

Bir Osman Efendi’liği Var Ki...

Vehbi Tülek

Uçan Osmanli: Lagari Hasan Çelebi

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa Ve Romanya Prensi

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa esir edildikten sonra bir araba ile Bogot karargahına götürülüyordu. Yolda Romanya Prensi Karol kendisine yanaşarak, bu kahramanı tebrik etmek istedi. Fakat Osman Paşa, Karol'e sert sert baktı. Prens elini uzatarak; "Tebrik ederim" dedi. Fakat Paşa şiddetle reddetti. Çünkü Romanya asırlarca Osmanlı hakimiyetinde kalmış bir devletti. İşmdi tabi olduğu devlete isyan edip, ona karşı silah kullanmıştı. Bu sebeple elini vermedi. Sert bakışlı gözlerini Karol'e diktiği zaman, neye uğradığını bilemedi ve elini bir kabahatli gibi geri çekti. O anda Rus başkumandanı Grandük Nikola, Gazi Osman Paşa'nın yüzünü görmek için arabanın yanına yaklaştı. İki kumandan, iki saniye kadar birbirlerinin yüzüne bakıştılar. Nikola, Osman Paşa'nın elini sıkı sıkı tuttuktan sonra:-Plevne'yi müdafaa hususunda gösterdiğiniz iktidardan dolayı sizi tebrik ederim. Bu müdafaa, tarihin en parlak vak'alarındandır, dedi.

10. Yy.'da Bir Bati'linin İslam Hastanelerini Tasvir Eden Mektubu

Vehbi Tülek

Zamaninin Ebu Hanifesi: Molla Hüsrev

Vehbi Tülek

Y Kilidi

Vehbi Tülek

Pişmemişler Celveti Olamazlar

Vehbi Tülek

Rüstem Paşa Ve Şeyh Burhaneddin

Vehbi Tülek

81 - Akilli Kişiler Öğünmekten Ar Ederler

Vehbi Tülek

Huri Kizi İstiyorum

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bir Hak âşığı Semnun Muhib

Semnun Muhib hazretleri aslen Basralı olduğu için Basri, Bağdât'a yerleştiği için Bağdâdi nisbet edildi. Cüneyd-i Bağdâdi hazretlerinin devrinde yaşadı. Ondan sonra 932 (H.320) yılında vefât etti...
Semnun Muhib rahmetullahi aleyh, yaşı ilerlemiş, ömür merdiveninin son basamağına yaklaşmıştı. Bu yaşına kadar başından hiç evlilik geçmemişti. Ömrünün bu son anlarında, sadece sünnete tâbi olmak ve efendimizin sünnetini yerine getirmek için evlenmek istedi. Bu talep üzerine yakınları ona saliha bir hanım bulup evlendirdiler...
Evlendikten sonra her geçen gün Semnun Muhib hazretlerinin, hanımına olan sevgisi çok ziyade artıyordu. Sanki "kara sevda"ya tutulmuştu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dünyada, Ümit Ve Belâ Beraberdir!

Vehbi Tülek

Kurd Efendi Osmanlı İslâm âlimlerinden ve tasavvuf büyüklerindendir. İsmi, Muhammed bin Ömer er-Rûmi'dir. "Kurd Efendi" diye meşhûrdur. Tasavvufta Halvetiyye yoluna mensuptu. 1524 (H.931) senesinde Rumeli'de, Filibe civarında Tatar Pazarcığı kasabasında doğdu. Zamânın usûlüne göre tahsilini tamamladı. Sahn-ı semân (Fâtih) Medresesinde müderris yardımcısı olarak vazife aldı. Tasavvufa karşı alâka duyup, Sofya'ya giderek Bâli Efendinin sohbetine ve hizmetine devâm etti ve icâzet aldı. Bâli Efendi vefât edince, vasiyeti üzerine onun halifesi olarak Sofya'da vazifesini yürüttü.

Dünyâ, Allah Ile Senin Aranda Perdedir

Vehbi Tülek

Ahmed Muhtar Beyefendi

Vehbi Tülek

Ahmed Muhtar Beyefendi 149. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1807'de İstanbul'da doğ­du. Kibarlık ve nezaketi ile meşhur olduğundan, "Beyefendi" adıyla anıldı. İlk olarak 1871'de, sonra 1878'de tekrar Şeyhülislâmlığa tayin edildi. Hoş sohbeti, şiire ve edebiyata karşı ilgisi ile tanınan Ahmed Muhtar Beyefendi 1882'de vefat etti. "Tuhfetü'l-Muhtar" isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Şabî Hazretleri

Vehbi Tülek

Sadaka, Rabb'in Gadabını Söndürür

Vehbi Tülek

Filibeli Tevfik Efendi

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Takdîri Yerini Bulacaktır

Vehbi Tülek

Karahisârî İbrâhim Efendi

Vehbi Tülek

İlim, Karanlığa Karşı Gözün Nurudur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Sonunda Orta Yolu Buldular

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek