Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.552.311

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bidat Sahibi, Dîne Muhalefet Ve Düşmanlık Yapmaktadır!

Hasen bin Muhammed Hüseynî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Nesebi, hazret-i Hüseyn’e dayanmaktadır. 767 (m. 1365)’de Kâhire’de doğdu. 866 (m. 1461)’de vefât etti. “Nüzhet-ül-Kassâd” isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ata Efendi’nin Vatan Aşki

İstiklâl Harbi sırasında, İstanbul ile Anadolu arasındaki gizli haberleşmenin merkezi ve İstanbul'dan Anadolu'ya gitmek üzere hareket edenlerin üssü olarak kullanılan Özbekler Dergâhının şeyhi Atâ Efendi bu sırada büyük fedâkârlık ve kahramanlıklar gösterdi. İstanbul'un İngilizler ve İtalyanlar tarafından işgâl edildiği kara günlerde vatanı kurtarabilme çârelerini araştırdı. İngiliz işgâline, ilk karşı koyma hareketi olarak "Karakol Cemiyeti"ni kuranlar arasında yer aldı. Temsil ettiği dini ve mânevi kıymetleri, vatanın selâmet ve kurtuluşuna vakfetti. Kendisi gibi olan tasavvuf ehli ve âlim kimselerle elele vererek en gözü pek gençlerin gösteremediği cesâreti ortaya koydu, kapı kapı dolaşarak, birçoklarının ağızlarının açılmadığı o günlerde müminlere ümit telkin etti, başına sarındığı yeşil destârı, sarığı ve üzerindeki siyah cübbesi ile işgâl kuvvetlerinin dikkatini çekmeden çalışmalarını sürdürdü.

Vehbi Tülek

39 - GÂzileri Boş Mu Sanirsiniz?

Vehbi Tülek

Ekmeğe 5 Para Bile Zam Yok

Vehbi Tülek

Iii. Mehmed Han Ve Abdülmecid Sivasi Efendi

Vehbi Tülek

Üçüncü Mehmed Han, Abdülmecid Efendiyi İstanbul'a dâvet ederken, kendi el yazılarıyla şu mektubu yazmışlardı:"Fazilet ve kerâmet sâhibi Sivaslı Abdülmecid Efendi! Merhûm amcan Şemseddin Efendinin, Eğri seferinde maddi ve mânevi çok yardımlarını gördüm. Döndükten sonra İstanbul'da kalmasını istemiştim. Fakat o arzu etmeyince, ihtiyârlığı sebebiyle memleketine gitmesine izin verdim. Şimdi sizin söz, fiil ve diğer özelliklerinizle ona tam olarak benzediğinizi duydum. İstanbul'u teşrifinizi cân-ü gönülden istiyorum. Hatt-ı şerifim size ulaştığı zaman ihmal etmeyesiniz."

Ciğer PÂresi, Ciğer YÂresi

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’in Hal’i

Vehbi Tülek

Misir’a Bedeldin Ey Sinan

Vehbi Tülek

Sultan Iii. Mehmed Ve Karabaş Ali Efendi

Vehbi Tülek

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim’in Erlik Sözü

Vehbi Tülek

Beni O Günlere Eriştirme

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Zeyneddin Muhammed Ebu’s-sürûr

Zeyneddin Muhammed Ebu's-Sürûr hazretleri, Mısır'da yaşamış olan tefsir ve Şafii fıkıh âlimlerindendir. 971'de (1563) doğdu. Soyu baba tarafından Hazret-i Ebû Bekir'e (radıyallahü anh), annesi tarafından da Hazret-i Hasan'a (radıyallahü anh) dayanır. Devrin ile­ri gelen âlimlerinden ders alarak tefsir ve usulde büyük bir âlim oldu. 1007'de (m. 1598) genç yaşta vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şâhî Mûytâb Hazretleri

Vehbi Tülek

Şâhi Mûytâb hazretleri, Hindistan'da Bedâyûn şehrinde yetişen evliyânın büyüklerindendir. On ikinci asrın sonları ile on üçüncü asrın başlarında yaşamıştır. Kâdı Hamidüddin Nâgûri'nin derslerinde yetişti. İlim öğrenmekteki aşk ve gayreti ile kısa zamanda yetişip, büyük âlimlerden, zamânında bulunan evliyânın önde gelenlerinden oldu... Bu mübarek zat buyurdu ki:

Bir Zekâ Hârikası İbn-i Şihab Ez-zühri

Vehbi Tülek

Ebû Abdillâh Ibn-i Asker

Vehbi Tülek

Ebû Abdillâh ibn-i Asker hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 574 (m. 1178)'de Endülüs'deki (İspanya) Mâleka'da (Mala­ga) şehrinde doğdu. Tahsilini Mâleka'da tamamladı ve burada talebe yetiştirdi. Daha sonra buraya kadı tayin edildi ve 636 (m. 1239) tarihinde vefat etti.

Mısır Evliyâsından Ali Bin Şihâb

Vehbi Tülek

Şehid Padişah Sultan İbrahim

Vehbi Tülek

Celâleddîn Ömer Habbâzî

Vehbi Tülek

Âşık Kâsım

Vehbi Tülek

İsmail Cebertî

Vehbi Tülek

Ebü’l-hasen Cevcerî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

"encümen-i Bîzebân"

Sünnet Akçesi

Bereketi Var Mı?

Sonunda Orta Yolu Buldular

Dört Şey Mühimdir

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek