Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.342.733

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Niyetin Doğru Olmasına Çok Dikkat Etmelidir

Abdülhâdî Bedevânî hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velilerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. Hocasının terbiye ve duası ile evliyalık makamlarına yükseldi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinden icazet alıp memleketi olan Bedâyûn'a döndü. 1631 (H.1041) senesinde Bedâyûn'da vefat etti. Bir defasında hocasına gönderdiği mektup karşılığında hocası İmâm-ı Rabbânî hazretleri ona şu mektubu gönderdi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Osmanlılar devletlerini kurarken, din hürriyeti ilkesini temel olarak benimsemiş bir millettir. Avrupada Engizisyon işkenceleri altında inlerken, tüm dinler, Osmanlı idaresinde barış ve huzur içinde yaşamışlardır. İşte sizlere çarpıcı bir örnek:Fatih Sultan Mehmet Rumelideki seferlerine devam ediyordu. Sırbistan sınırların adoğru geldiği sırada Sırp prensi Brandoviç'ten bir mektup aldı. Bu sırada Sırplar, Katolik Macarlarla Osmanlılar arasında kalmışlardı. Sırp prensi Brankoviç, bu iki güçten birine birine tabi olarak kendi hükümdarkığını sürdürmek istiyordu. Ama hangisini seçecekti? Bunu tayin edebilmek için, önce Macar kralı Hünyad'a bir heyet yollayarak sordumuştu:

Vehbi Tülek

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

Derya Ali Baba

Vehbi Tülek

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

Cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın fethederek yadigar bıraktığı Bağdad, 89 yıl sonra İran'ın eline geçti. Bu sırada Osmanlı devletinin başında, henüz 12 yaşında bir çocuk olan 4. Murad bulunuyordu. Annesi Kösem Sultan, Vezir-i Azamlığa Hâfız Ahmed Paşa'yı tayin etmiş ve Serdar-ı Ekrem, yani başkumandan vazifesini de vererek, Bağdad'ı İran'ın elinden kurtarmak üzere sefere göndermişti. Hafız Ahmed Paşa, 29 Mart 1626'da kalabalık bir kuvvetle Bağdad kalesi kapılarına dayandı. Ancak bütün hücumları boşa çıkıyor, bir türlü kaleyi zaptetemeye muvaffak olamıyordu. Bu başarısızlığını, padişahın, Bağdad gibi çok mühim bir şehrin ehemmiyetini kavrayamadığı için, kendisine yeteri kadar asker vermemesine bağladı ve görünüşte kendi kendini eleştiren, fakat gerçekte padişahı tenkit eden bir şiir yazarak gönderdi:

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Önce Elini Öpüp Sonra Dövmek LÂzim!..

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid’in Mendili

Vehbi Tülek

Genç Kadiasker

Vehbi Tülek

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Vehbi Tülek

Türklerde Namus

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Muhyiddin Arabi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Doğruluk, Sözün Süsüdür

Cemâlüddin Zeylei hazretleri hadis ve Hanefi mezhebi usûl-i fıkıh âlimidir. 762 (m. 1360) senesinde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Öfkeyle Fırlatılan Yastık!..

Vehbi Tülek

Abdülkâdir Geylâni hazretleri evliyanın en büyüklerindendir. Kıyâmete kadar, her veliye feyzler onun vasıtasıyla gelecektir. Bunun için kendisine "Gavs-ül-A'zam; En büyük Gavs" denildi. Yalnız İmâm-ı Rabbâni hazretleri bu hususta onun vekilidir... Sıkıntısı ve dileği olanlar onu vesile ederek, araya koyarak Allahü teâlâya duâ ettiklerinde dileklerine kavuşurlardı.

Allah'ın Rahmetinden Ümidini Kesmeyesin!

Vehbi Tülek

Bedreddîn Hasan Cebertî

Vehbi Tülek

Bedreddin Hasan Ceberti hazretleri Mısır'da yetişmiş olan Hanefi fıkıh âlimlerindendir. 1110'da (m. 1698) Kahire'de doğdu ve burada yetişti. Meşhur âlim Şernblâli'nin derslerine devam ederek ica­zet aldı. Ezher ve Sinâniyye medreselerinde müderrislik yaptı. 1188 (m. 1774)'de Kahire'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Adnan Menderes

Vehbi Tülek

Veli Şemseddin

Vehbi Tülek

Hz. Âdem’in Oğulları Hâbil Ve Kâbil

Vehbi Tülek

En Güzel Ölüm, Şehitlerin Ölümüdür

Vehbi Tülek

Beyaz Elbisedeki Beyaz Yama Gibi!

Vehbi Tülek

Nûh Bin Ebî Meryem

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Kınalızâde Ali Çelebi şöyle anlatmıştır: Bursa'dan İstanbul'a gitmeye niyetlenmiştim. Gitmeden önce bir gece akrabâ ve bâzı arkadaşlarımla, müderris ve medrese mensupları ile sohbet ettik. Söz şeyhlerden açıldı. Bu arada hayatta olanlardan Şeyh Burhâneddin Efendiden de söz edildi. Ben onun hakkında bâzı uygunsuz sözler söyledim. Ertesi gün Mudanya'dan gemiye binip yola çıktım. Rüzgâr ters yönden esiyordu. Bozburun denilen yere geldiğimizde bindiğimiz gemi batma derecesine geldi. Artık gemide bulunan herkes geminin batmakta olduğuna kanâat getirdi. Ben de geminin kaptan odasında oturup, hayâtımdan ümidimi kesmiş ve şaşkın bir halde ölümü bekliyordum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Allah Haramdan Kaçani Korur

Yuhçu Baba

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Hizir Ve Gelin

Geç Gelen Kurtarıcı

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek