Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.799.449

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanlara Eziyet Ve Sıkıntı Vermeyin!

Abdülfettâh-ı Akrî hazretleri İstanbul'un en yüksek üç evliyâsından biridir. 1778 (H.1192) senesinde Bağdâd'da doğdu. Silsile-i aliyye büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Onun emriyle İstanbul'a gelip senelerce insanlara hak yolu öğretmek vazîfesiyle meşgul oldu. 1865 (H.1281) senesinde Üsküdar'da vefât etti. Bir sohbetinde talebelerine, hocası Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin şu vasiyetini okudu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ayni Oyun

1850'li yıllara kadar ne Harputlular Amerika ve Amerikalıları tanırdı, ne de Amerikalılar Harput'u bilir ve Harputluları tanırlardı. Görünüþte hümanist fakat bir bu kadar da emperyalist duygularla dünyayı bir örümcek aðı gibi saran misyoner teþkilâtlarından, bölgeyle ilgili araþtırmalar yapan Amerikan Board Heyeti'nden misyonerler, Harput'u Amerikalılar'a tanıtmaya baþlamıþtı.
1820'den beri Osmanlı topraklarında faaliyetlerine devam eden Amerikan Board misyonerleri, 1850 yılında yaptıkları yıllık toplantıda, Harput ve çevresinin (Muþ, Bitlis, Van) Erzurum istasyonunca yakından izlenmesi kararı çıkınca bölge incelenmeye baþlanmıþtı.

Vehbi Tülek

Hangimiz Kazançli Çiktik

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Artik Göç Vakti Geldi

Vehbi Tülek

Emir Sultan çok gayret göstermesine rağmen, Timûr-Yıldırım çarpışmasının önüne geçemedi. İki Müslüman-Türk ordusunun birbirleri ile savaşmasını istemeyen Emir Sultan, sonucun ne olacağını da çok iyi biliyordu. Ankara Savaşının başlamasına çok az bir zaman varken, hanımı Hundi Hâtun; "Niçin babamı yalnız bırakıyorsunuz yâ Emir?" diye sordu. Emir Sultan; "Telâşın boşunadır yâ Hundi! Bu savaş bizim aleyhimizedir. Bunu muhteşem pederinize daha önce arzettim." deyince, hanımı; "Ne olursa olsun. Şu anda babamın yanında olmanızı arzu ediyorum." dedi. Hanımının isteği üzerine Allahü teâlânın izniyle bir anda cepheye vardı. Orada Sultan Bâyezid Han ile görüşmesine rağmen, kararından dönmeye niyetli olmayan Pâdişâhı, savaştan vazgeçiremedi. Emir Sultan'ın ikâz ettiği şekilde, savaş Yıldırım Bâyezid'in aleyhine sonuçlandı.

Ezan Okuyana Ağaç

Vehbi Tülek

Galiçya Cephesinde Bir Türk Çocuğu

Vehbi Tülek

Buna Karişmak Bizim Vazifemizdir

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Merhameti

Vehbi Tülek

Yahya Efendi Ve Rum Denizci

Vehbi Tülek

Ben Siftah Ettim

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’in Hal’i

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Günahınız Çok Olup Göklere Ulaşsa Da

İsmâil Âsım Efendi Yetmişdördüncü Osmanlı Şeyhülislâmıdır. İstanbul’da doğdu. Zamanın âlimleriden aklî ve naklî ilimleri tahsîl edip müderrislik diploması aldı. Birçok medresede müderrislik ve kadılıklarda bulundu. Sonra Anadolu, daha sonra da Rumeli Kadıaskerliğine getirildi. Nihayet Şeyhülislâmlığa tayin edildi. Bu vazîfede iken 1173 (m. 1760) senesinde İstanbul’da vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Habîs Malların Zekâtı Verilmez

Vehbi Tülek

Muhammed İbn-i Zerb hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 317 (m. 929)'da yılında Endülüs'te (İspanya) Kurtuba'da (Cordoba) doğdu. Buradaki meşhur âlimlerden Mâliki fıkıh ilmi tahsil etti. Kurtuba (Cordoba) Kâdılcemâası oldu ve bu görevini ömrünün sonuna kadar sürdürdü. 381 (m. 991)'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Kelâmımı Onun Diliyle Bildiririm

Vehbi Tülek

Akkermânî Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Akkermâni Mehmed Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. Karadeniz sâhilinde, şimdi Ukrayna'ya ait olan Akkermân şehrinde doğdu. Çok kitâp yazdı. Bunlardan biri olan "İrâde-i cüz'iyye" risâlesinde buyuruyor ki:

Bü­yük Mu­ta­sav­vıf Ebû Mu­ham­med Cerîrî

Vehbi Tülek

Kur’ân Yedi Harf Üzerine Indirilmiştir

Vehbi Tülek

Hoca Abdürrahim Efendi

Vehbi Tülek

Şeyh Abdülhalim Efendi

Vehbi Tülek

Ana-babanın Kıymetini Hayatta Iken Bilmeli!

Vehbi Tülek

Hâkim Nafaka Vermeyen Fakîri Ayıramaz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Salavat-ı Şerifin Bereketi

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Devr-i Saadet'te bir Yahûdi, bir Müslüman'a iftira ederek Peygamber Efendimiz'e (sallallahü aleyhi ve sellem) şikâyette bulundu:
-Bu adam benim devemi çaldı. Bu deve benimdir, işte şahidlerim, diyerek iki de münâfıklardan yalancı şahid gösterdi.
Gerekli inceleme yapıldı, durum Müslüman'ın aleyhine tecelli ederek devenin Yahûdi'nin olduğuna hükmolundu ve deve Müslüman'dan alınarak Yahûdi'ye teslim edildi. Bununla kalsa iyi. Hırsızlık yaptığı için o Müslüman'ın ayrıca eli de kesilecekti. O sahabi ellerini açarak:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Bereketi Var Mı?

Değişen Sizin Kalbiniz

Helvaci Çocuk

Allah Diyen Genç

Bülbülün Zikri

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek