Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.514.264

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnkâr Edenlere Cehennem Ateşini Hazırladık

Veliyyüddîn Efendi Osmanlı fıkıh âlimi, âbid ve velîlerindendir. 1659 (H.1069) senesinde; bugün Yunanistan sınırları dâhilinde bulunan Larissa (Yenişehir)'da doğdu. Zamânın meşhûr ulemâsından din ve fen bilgilerini tahsîl etti. İcâzet alarak talebe yetiştirmeye başladı. Hac için gittiği Mekke-i mükerremede Muhammed Ma'sûm-i Fârûkî hazretlerinin talebelerinden olan Ahmed-i Yekdest hazretlerinin sohbetleriyle şereflendi. O büyük zâttan Nakşibendiyye yolunun âdâb ve erkânını öğrendi. İstanbul'a döndükten sonra daha çok, insanlara nasîhat edip talebe yetiştirmek, kitap yazmak ve ibâdet etmekle meşgûl oldu. Edirne ve Galata kâdılıklarında bulundu. 1738 (H.1151) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bu Ecel Teridir

Sultan II. Abdülhamid Hân'ın, son gününde, hayatında hiç bir sabah terk etmediği banyo ve duşa girmesi hastalığını ağırlaştırmıştı. Son gününü Müşfika Dördüncü Kadı-Efendi şöyle anlatıyor: "O gün sabah banyosunu yaptı. Ben çamaşırlarını giydirdim Fakat baktım ki sırtı durmadan terliyor. " Aman Efendiciğim, çok terliyorsunuz," dedim. "Kadın-Efendi, bu, ecel teridir," cevabını verdi.Elbisesini giydi. Kahvesini verdik. Hamamdan sonra kahve içmek itiyâdında idi. Yarım bardak sütlü maden suyu da içti.Oturduğu yerde iki rek'at namaz kıldı. Bundan sonra ağırlaşmaya başladı."Abdülhamid Hân hazretleri, 1 Kasım 1912'den vefât günü olan 10 Şubat'a kadar 5 yıl, 3 ay, 9 gün Beylerbeyi sarayında kalmıştır. Burada en küçük oğlu Şehzâde Mehmed Âbid Efendi ve en sevgili zevcesi Müşfika 4. Kadın-efendi ile yaşamıştır. Tahttan indirildikten 8 yıl, 9 ay, 13 gün sonra 75 yaşını 4 ay, 19 gün geçe burada dâr-ı bekâya irtihâl etmişlerdir.S. Abdülhamid Hân'ın vefât yılı, aynı zamanda, Birinci Dünya Savaşı fâciasının da son yılıdır.

Vehbi Tülek

Ekmeğe 5 Para Bile Zam Yok

Vehbi Tülek

67 - Acaba Namazim Bozuldu Mu?

Vehbi Tülek

Emir Sultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Ne hikmetse Anadolu halkı hep Emir Sultan Hazretleri ile Yıldırım Bayezid arasındaki menkıbeleri anlatır. Hâlbuki bu büyük veli Bâyezid'den ziyade Çelebi Mehmed'in yanındadır. Ankara savaşının ardından Anadolu çok karışır. Şehzedelerden Musa Çelebi, İsa Çelebi'nin üzerine yürüyüp Bursa'yı ele geçirir. Süleyman Çelebi ise Edirne'yi elinde tutar. Ancak bunlar devleti muhteşem günlerine döndürebilecek kıratta değildirler. Şehzade Mehmed iyi bir asker ve dirayetli bir liderdir. Ancak fitne çıkarmaktan çekinir. Çekilir köşesine işaret bekler. Allah dostları ne derse onu yapacak. İcabında kardeşlerinin emrinde çeri olacaktır. Bir gece rüyasında Murad-ı Hüdavendigar'ı görür, yanında Emir Sultan Hazretleri vardır. Dedesi önce bir kılıç verir, sonra yerinde duramayan kar renkli küheylanı gösterir "Haydi!" der, "Vazife sende!" Çelebi Mehmet hâlâ mütereddittir. Emir sultan bakışları ile cesaret verir ona. "Korkma!" der, "yanında biz varız!" İşte Çelebi Mehmed bu işaret üzerine yola çıkar ve tabiri caizse Osmanlı Devletini silbaştan kurar. Tarihçilere sorarsanız Çelebi Mehmed'in başardığı iş Osman Gazi'ninkinden aşağı değildir. Emir Sultan vefatından sonra da büyük hürmet görür. Meselâ Yavuz Selim, Mısır seferine çıkarken büyük velinin nurlu türbesini ziyaret eder, imdat diler. Kabirden çok net bir ses işitilir:-Ya Selim! Üdhulu Mısra İnşaallahü aminin. (Ey Selim. İnşallah Mısır'a emniyet içinde girersin!)...Ve öyle de olur!

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Kadi’larin Maaşlari Az Olmamali!

Vehbi Tülek

Şemseddin Sivasi Ve Sultan Iii. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Plevnenin Düşmesi Ve Gazi Osman Paşanin Teslim Olmasi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Ve Patrik Gregorios

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Yalnizlik Köşkü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Seyyid Celâl Buhârî

Seyyid Celâl Buhâri hazretleri, Hindistan evliyâsının büyüklerindendir. 1307 (H.707) yılında doğdu, 1383 (H.785) yılında Gücerât'ın Ahmedâbâd şehrinde vefât etti. Hocası Nasıruddin Mahmûd, Nizâmüddin Evliyâ'nın halifesiydi...
Seyyid Celâl Buhâri hazretleri vefatından bir müddet evvel kendisinden nasihat isteyen bir zata buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sıfât-ı Zâtiyye Ve Sıfât-ı Sübûtiyye

Vehbi Tülek

Şeyh Sıbgî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 871 (H.258) senesinde Horasan’da Nişâbûr’da doğdu. 953 (H.342) senesinde orada vefât etti. İlim öğrenmek ve öğretmek için çok yer dolaştı. Hadîs, fıkıh ve akâid (kelâm) ilminde, birçok meseleyi içine alan kitaplar yazdı. Bunlardan “Kitâb-ül Esmâ ves-Sıfât” isimli eserinde şöyle anlatır:

her Hâlükârda Sabrı Terk Etme!

Vehbi Tülek

Nasrâniyyet Ve Yahûdiyyet Bâtıl Olmuşlardır

Vehbi Tülek

Seyyid Muhammed Mehdî Senûsî hazretleri Libya evliyasından olup Senûsiyye tarikatının pîri Muhammed bin Ali Senûsî’nin oğludur. Bingazi ile Derne arasındaki Mâsse’de doğdu. Babasının vefatının ardından postnişin oldu. Sultan Abdülaziz ve Sultan II. Abdülhamid’den ferman aldı. Osmanlı Devleti’ne bağlılığını İstanbul’a bildirdi. 1320 (m. 1902)’de vefat etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Hacı Hıdır Efgân

Vehbi Tülek

Kıyâmet Günü Kur’ân Ehli Çağırılır

Vehbi Tülek

Muhammed Rûyânî

Vehbi Tülek

Peygambere Itaat Allah'a Itaattir

Vehbi Tülek

Çanakkale Kahramanı Yüzbaşı Kemal Bey

Vehbi Tülek

Şüphe Etmek Küfre Sebep Olur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Derdi Olan Neylesin?

Örümcek Ağı

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Bizi Hatirlayin!

Keramete İnanmayan Âlim

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek