Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.954.138

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ümmetin En Merhametlisi Hazreti Ebû Bekir'dir

Alâeddin Ali Semerkandî fıkıh ve tefsir âlimlerindendir. 705-706 (m.1306)’da Semerkand'da doğdu. Mâverâünnehir’den Orta Anadolu’ya göç etti ve Lârende (Karaman) kasabasına yerleşti. Vefatına kadar burada yaşadı; hicri 860 yılında 150 yaşlarında iken yine burada vefat ettiği için "Karamânî" nisbesiyle de anıldı. Burada “Şeyh Ali Sultan” diye meşhur olmuştur. Çok kitap yazdı. Bunlardan "Bahr-ül-ulûm" kitabında şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Buyurun Cenaze Namazina

Sultan IV. Murad Han, koyduğu içki ve tütün yasağının uygulanıp uygulanmadığını bizzat kontrol etmek için geceleri tebdil-i kıyafetle dolaşır ve yasağa uymayanları şiddetle cezalandırırdı. Yine bir gece şehri dolaşırken kapıları kapalı bir kahvehaneden ışık sızdığını görüp oraya yaklaştı. Pencere deliğinden içeri baktığında birkaç kişinin içki ve tütün içtiklerini gördü. Yavaşça içeri girdi ve masanın birine ilişti. Kahveci, gelenin de tiryaki olduğunu zannederek yanına yaklaştı. Sultan Murad kahveciye:

"İçki içmenin yasak olduğunu bilmiyor musun?" dediğinde kahveci:

"Erenler, uzun etme hadi sen de çek" dedi. Padişah sesini bira daha yükseltip:

"Padişahın emrine karşı gelmenin ne demek olduğunu bilmiyor musun?" diye tekrar sorunca kahveci dayanamayıp:

"Beyzadem, adınızı bağışlar mısınız" dedi. Padişah da:

"Murad" deyince, kahveci:

"Sultanlığı da var mı?" diye sordu. Padişah:

"Evet" deyince, kahveci yandaki masaya yatıp bağırdı:

"Öyleyse buyurun cenaze namazına!"

Vehbi Tülek

İki Yusuf’un Hikayesi

Vehbi Tülek

29 - Bir Ecdad Yadigarini Terkederken

Vehbi Tülek

Ne Diye Akçe Versin

Vehbi Tülek

Osman Gazi'nin fethettiği Karacahisar'da Pazar kurulmaya başladı Germiyan vilayetin den bir kimse gelip Osman Gazinin huzuruna vardı ve:"Bu pazarın baçını bana satın" dedi. Osman Gazi:"Baç da ne ola ki?" diye sorunca, o adam:"Pazara yük getiren herkesten akçe almaya denir" dedi. Osman Gazi:"Bu pazara gelenlerden alacağın mı var ki, onlardan akçe alacaksın?" diye sorunca, o adam:"Bu eskiden beri âdettir. Her vilayette yapılmaktadır. Her yükten Padişah için akçe alırlar" deyince Osman Gazi hiddetlendi:

Kanuni Sultan Süleyman Ve Pir Ali Hazretleri

Vehbi Tülek

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

Vehbi Tülek

Doğum

Vehbi Tülek

Sultan Iii. Selim Ve Kabakçi Mustafa

Vehbi Tülek

Şehid Sultan Genç Osman

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Kahve İkrami

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sesli Ve Sessiz Zikir Hakkında

Mustafa Âsım Efendi yüzüncü Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1187 (m. 1773) senesinde İstanbul'da doğdu. 1262 (m. 1846) senesinde aynı yerde vefât etti. İkinci Mahmûd Hân ve Sultan Abdülmecid Hân devrinde onyedi sene şeyhülislâmlık yaptı. Tarikatler hakkında şunları söyledi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İhlaslı Vaiz İbn-i Sem’un

Vehbi Tülek

Büyük âlim İbn-i Sem'un hazretleri, 912 (H.300) senesinde Bağdad'da doğdu. 997 (H.387)'de orada vefat etti. Bütün ömrü insanlara vaaz ve nasihatle geçti. Hikmetli sözleriyle meşhurdur. Buyurdu ki:
"Yüce Allah'ı seviyor musun?" diye sana sorsalar, sükût et. Zirâ eğer, hayır, dersen imanın gider. Evet, dersen, hareketlerin O'nu sevenlerin hareketlerine benzememektedir. Onun için sahtekâr olursun!"
"Allah'ın öyle kulları vardır ki, Allah'ın azametinden kalpleri parça parça olur, sonra biter; yine pârelenip tekrar biter. Ve bu hâl yaşadıkları müddetçe devam eder. Kulun, azâmet-i ilâhiye karşısındaki korku ve saygısı, ilâhi mârifetten nasibi miktarında olur!"

Şâfiî Fıkıh âlimi Hüseyin Bin Ahmed

Vehbi Tülek

Habeş Hükümdarı Eshame Bin Ebcar

Vehbi Tülek

Resulullah efendimiz İslamı tebliğe başlamıştı... İlk zamanlar, Müslümanların müşriklerden gördüğü baskı ve zulüm dayanılmaz bir hâl almıştı... Ambargolar, işkenceler birbirini takip ediyordu. Herkes canından, malından, ırz ve namusundan endişe ediyordu. Bu şartlarda, Resûl-i Ekrem (sallallahu aleyhi vesellem) efendimizin "O, ülkesinde kimseye zulmedilmeyen meliktir" diyerek övdüğü Necaşi Eshame'nin ülkesine, Habeşistan'a hicret izni çıktı. Farklı tarihlerde iki ayrı kafile halinde yola çıkan sahabeler, Kızıldeniz'i aşarak Afrika topraklarına geçti. Burada, Resûl-i Ekrem efendimizin haber verdiği gibi hürmetle karşılandılar, aziz birer misafir gibi ağırlandılar... Bu ilgi ve alaka Mekke müşriklerini ziyadesiyle rahatsız etmişti. Sonradan büyük sahabeler arasında yer alacak olan Amr bin As başkanlığında bir heyeti, bu ülkeye göndermeye karar verdiler. Maksat, Necaşi'yi Müslümanlar aleyhine kışkırtmak, onların kendilerine teslim edilmesini sağlamaktı...

Sadrâzam Ohrili Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Resûlullahı Vesîle Ederek Dua Eden Muradına Erer

Vehbi Tülek

sen Buraya Nasıl Geldin?

Vehbi Tülek

Bu Sözleri Yazın, Îmân Kokusu Geliyor

Vehbi Tülek

Büyüklere Saygı Küçüklere Şefkat

Vehbi Tülek

Ali Bin Ahmed Adevî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

İftiranin Neticesi

SelÂmetle Gidip Gel

At Hirsizi

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Abdullah El-acemî

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek