Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.657.112

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlmin Çok Dereceleri Vardır Ve Sonu Yoktur

Dizdarzâde Ahmed Efendi Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Karaman'da doğup yetişti. İlk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul’a giderek medrese tahsili yaptı. Sonra Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin talebeleri arasına girdi ve hocasından hilâfet aldı. İzmir'e, sonra Edirne'ye gidip talebe yetiştirdi. 1623 yılında orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

55 - Yildirim Bayezid'in Âlimlere Hürmeti

Yıldırım Bayezid Han'ın oğlu Musa Çelebi, çocukluğunda da çok zeki ve haşarı idi. Gönderildiği mektepte, arkadaşları ve bilhassa hocası, ondan çok çekiyorlardı. Bir gün hocası dayanamadı ve onu dövdü. Küçük Musa, akşam ağlayarak eve geldi ve babası Sultan Yıldırım Bayezid'e:-Sizin gibi bir sultanın oğlunun darb edilmesi layık mıdır? Dedi.Bunun üzerine Sultan Bayezid:-Demek bir Sultanın oğlunu dövdü, öyleyse yarın ben de mektebe geleyim de hocaya bunun hesabını sorayım, cevabını verdi. Oğlunu gönderdikten sonra mektebe gitti ve hocası ile görüşerek, icabeden talimatları verdi.

Vehbi Tülek

72 - Kanunlar Yürüdükçe Devlet Zeval Bulmaz

Vehbi Tülek

Veren De Allahü TeÂlÂdir, Alan Da

Vehbi Tülek

Gördün Değil Mi?

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleyman Han, Yahyâ Efendinin pek yüksek bir zât olduğunu, Hızır aleyhisselâmla görüştüğünü bilir, kendisini de görüştürmesini isterdi. Aralarında geçen bir menkıbe şöyle anlatılır:Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince, kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindi, birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı Kânûni'nin parmağındaki çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp inceleyebilirsiniz" diye uzattı. O zât yüzüğü aldı, evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultan'a uzattı. Avucundaki suda, biraz önce denize attığı yüzük görünüyordu. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes yine çok hayret ettiler. Kânûni elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönerek; "Ağabey, neler oluyor?" deyince; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâmdı." cevâbını verdi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince; Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız!" buyurdu.Yahyâ Efendinin iki oğlu olup, her ikisi de babaları gibi ilim ve irfân âşığı kimselerdi. Babalarının yolunda bulunmuşlar, vefâtlarında aynı türbeye defnolunmuşlardır.Yahyâ Beşiktâşi hazretlerinin şâirliği de kuvvetliydi. Müderris mahlasıyla tasavvufi şiirleri ve müretteb Divân'ı vardır.

Kenan Bey

Vehbi Tülek

Okmeydaninda İftar Merasimi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve İbrahim Gülşeni

Vehbi Tülek

Bağdad’in Fethi

Vehbi Tülek

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Vehbi Tülek

6 - Turgut Reis'in Esaret Yillari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Resûlullah'ın Ağlaması Da Gülmesi Gibi Hafif Idi

Mahmud Abdülbakî (Şair Bâkî Efendi) Osmanlı şair ve İslam âlimlerindendir. Babası Mehmed Efendi, Fatih Camii müezzini idi. 933 (m. 1526) senesinde İstanbul'da doğdu. 1008 (m. 1600) senesinde İstanbul'da vefat etti. Zamanın büyük âlimlerinden ders aldı. Haleb kadı muavinliği yaptı. İstanbul’a dönüşünde medreselerde vazife yaptı. Şiirlerinin yanında bazı eserleri de vardır. Bunlardan, Meâlimü'l-Yakin fî Sireti Seyyidi'l-Mürselin, İmam-ı Kastalanî'nin El-Mevahibü'l-Ledünniyye adlı meşhur eserinin Türkçe muhtasarıdır. Bu eserinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Şemseddîn Nakîb

Vehbi Tülek

Şemseddin en-nakib, hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 662 (m. 1263) senesinde Dımeşk'da (Şam) doğdu. Şâmiyye Medresesi'nde müderris iken, 745 (m. 1344) senesi Zilka'de ayının onikinci Cuma gecesi vefât etti.
Humus'ta, sonra Trablus'ta, sonra da Haleb'de hâkimlik vazifesinde bulunan bu mübarek zat, daha sonra da Şâmiyyet-ül-Berâniyye'de müderrislik yaptı. Rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlar:

O Allah Ki, Ondan Başka Ilah Yoktur

Vehbi Tülek

Garip Göçmen Abdullah Dağıstanî

Vehbi Tülek

Abdullah Dağıstani'nin doğduğu günlerde Dağıstan, Rus işgal ordularının korkunç zulümleri altındaydı. Köyün manevi lideri olan dayısı ve ünlü bir hekim olan babası, Türkiye'ye hicret etmeği düşünmeğe başlamışlardı. Bu hicretin manevi açıdan o zaman uygun olup olmadığı konusunda Abdullah'ın fikrini sormuşlar, o da "Türkiye'ye göçelim" diye fikrini beyan etmişti. Hemen yola koyuldular ve Ruslar, Türkiye tarafına geçinceye kadar, hiçbirini fark edemediler, sağ salim Türkiye'ye ulaştılar. Daha sonra Şam'a yerleşen Abdullah Dağıstani orada vefat etmiştir.

Din Büyüklerini, Resûlullah Efendimizin Vekîli Bilmeli

Vehbi Tülek

Yüz Bin Altın Biriktiren Adam

Vehbi Tülek

Muhtaçların Sığınağı Şerîf Tlemsânî

Vehbi Tülek

Kibirden Mahrûmiyet Hâsıl Olur!

Vehbi Tülek

Sâlih Müslüman Ve Iyi Bir Kul Nasıl Olmalıdır?

Vehbi Tülek

Allah Adamlarının Sohbetiyle Bereketlen!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Adalet Ve Tevazu

Adalet Ve Tevazu

Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b. Abdülaziz Hazretleri, devlet başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet hususunda çok titiz davranırdı. Gece çalışmalarında ayrı işlere tahsis ettiği iki kandili vardı. Bunlardan birini kendi özel işleriyle ilgili notları yazarken kullanır, öbürünü ise devlet ve millet işleriyle ilgili yazışmalarda kullanırdı. Halife, birden fazla gömleği olmayan, varlıksız biriydi.

Yakınlarından birisi Ömer b. Abdülaziz'e bir elma hediye göndermişti. O da elmayı biraz kokladıktan sonra sahibine geri gönderdi. Elmayı geri götüren görevliye şöyle dedi:

- Ona de ki, elma yerini bulmuştur.

Fakat görevli itiraz edecek oldu:

- Ey müminlerin başkanı! Rasulullah Aleyhisselâm hediye kabul ederdi. Bu elmayı gönderen de senin yakınlarındandır.

Halife cevap verdi:

- Evet ama, Rasulullah s.a.v.'e verilen hediye idi. Bize gelince, bize verilen hediyeler rüşvet olur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Şikayet

Yüz Vermedin!

Zalimlere Dersini Verdi!

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek