Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.243.977

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hak Teâlânın Kaza Ve Kaderine Râzı Ol!

Süleymân bin Cezâ hazretleri Osmanlı âlimlerindendir. Doğum ve vefât târihleri belli değildir. Hicrî onuncu asırda yaşadığı bilinmektedir. Kıymetli kitaplar yazdı. 960 (m. 1522) yılında te’lîf etmiş olduğu “Eyyühel-veled (Ey oğul)” adındaki ilmihâl kitabı meşhûr olup, çok faydalıdır. Hüccet-ül-İslâm İmâm-ı Gazâlî’nin “Eyyühel-veled” ismindeki “Ey oğul” kitabı başkadır.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hemhal Olmak

Biliyorsunuz hayatı muhteşem zaferlerle dolu olan Yavuz, genç yaşında küçücük bir çıbana boyun eğer. Son nefesini verirken Hasan Can yanındadır. Yavuz sorar:-Hasan bu ne hal?-Şimdi Allah ile olacak zamandır sultanım.-Ah be Hasan. Sen bunca zamandır, bizi kimle bilirdin? Yavuz'un konuşmaya mecâli yoktur. Mushaf-ı şerifi işaret eder. Hasan Can o berrak sesiyle Yasin-i Şerif'e başlar. Yine volkanlar coşar, sular akar. Sultanın yüzünde huzurun izleri hâlelenir. Sonra latif bir tebessüm yayılır. Koca sultan ayan beyan güler, belki de ilk kez böyle güler... "Nasıl bre?" Mısır seferine çıkacakları gün kayıkla Üsküdar'a geçerler. Nedendir bilinmez Sultan, yoldaşına takılır. "Hasan Can kahvaltı yaptın mı?"

Vehbi Tülek

Bu Aslan İstirahat Etsin

Vehbi Tülek

Aşçi Yahya Baba Ve Sultan Ii. Bayezid

Vehbi Tülek

Müftî Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Ebüssü'ûd Efendi, şeyhülislâm olmasıyla ilgili bir rüyâsını şöyle anlatmıştır: "Henüz daha medresede talebe iken, bir gece rüyâmda Zeyrek Câmiine girdim. Câmi çok kalabalık idi. "Bu topluluk nedir?" dedim. "Resûl-i ekrem efendimizin divân-ı seâdetleridir, toplantılarıdır" denildi. Hürmetle bir köşede durdum. Önümde de, o devrin müftisi İbn-i Kemâl Paşa oturuyordu. Peygamber efendimiz mihrâbda bulunuyordu. Sağ ve solunda Eshâb-ı kirâm efendilerimiz edeble ayakta duruyorlardı. Resûlullah efendi mizin huzûrunda da bir zât vardı. Kıyâfetinden onu Arab zannetmiştim. Peygamber efendimiz ile dizdize denilecek bir hâlde oturuyor ve konuşuyordu. Acabâ bu zât kimdir ki, Eshâb-ı kirâm efendilerimiz ayakta oldukları hâlde, o, Resûlullah'ın huzûrunda oturuyor? diyerek hayret ettim. Konuşmalarını dinledim; Peygamber efendimiz Arabca konuşuyorlar, o zât ise Farsça söylüyordu.

İskender Bey Kimdir

Vehbi Tülek

Bizler AsÂkir-i OsmÂni’yiz

Vehbi Tülek

Dörtyüz Kese Altin

Vehbi Tülek

Naime Sultan

Vehbi Tülek

Midhat Paşa

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Ve Hediyesi

Vehbi Tülek

Vasif Efendi İspanya’da

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İbn-i Münâvî

İbn-i Münâvi hazretleri, Câmi'-us-Sagir adlı eseri açıklayan büyük âlim Abdurraûf Münâvi hazretlerinin oğludur. Doğum târihi ve yeri bilinmemektedir. 1613 (H.1022) senesinde Mısır'da vefât etti.

İbn-i Münâvi hazretleri bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

bildiğinizle Amel Edin!

Vehbi Tülek

Ahmed bin Harb, evliyânın büyüklerindendir. Künyesi "Ebû Abdullah"tır. Nişabur'da doğdu. "Horasan Piri" diye meşhur oldu. İlim ve fazilette üstün derecelere yükseldi. 848 (H.234) senesinde vefât etti. Verâ, haram ve şüphelilerden kaçmakta benzeri yoktu...

Yalancı Şahitliğin Sonu Böyle Rezil Olmaktır!..

Vehbi Tülek

Sâlih Bin Beşîr

Vehbi Tülek

Tâbiin devrinde Basra'da yetişen meşhûr hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 792 (H.176) târihinde Bağdat'ta vefât etti. Basra'daki âlimlerden ilim alıp yetiştikten sonra, Hâlife Mehdi kendisini Bağdat'a dâvet edip getirtti. Bağdat halkı kendisinden çok istifâde etti. Sâlih bin Beşir, halifenin huzûruna varınca ona nasihat olarak buyurdu ki:

Âdem Aleyhisselâm

Vehbi Tülek

Muhammed Ubeydullah

Vehbi Tülek

Birbirinize Yiyecek Ikram Ediniz

Vehbi Tülek

şimal Yıldızı Dehkan Killetî

Vehbi Tülek

Âlim Geçinenlere Aldanma, Meclislerinde Bulunma!

Vehbi Tülek

Meyyitin Vasiyet Ettiği Mallar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Allah Diyen Genç

Allah Nasil Misafir Edilir?

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Kul Hakkı

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek