Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.654.594

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanın Kemâli, Fâni Olduğunu Anlamasıdır

Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanuni Sultan Süleyman Ve Pir Ali Hazretleri

Sultan Süleymân Han İran'a sefer yaptığı sırada Pir Ali hazretlerine bâzı hasetçiler iftirâ atıp; "Aksaray'da bir kimse Mehdilik dâvâsında bulunuyor." demişlerdi. Bunun üzerine Pâdişâh araştırılmasını, durumun öğrenilmesini emretti. Bâzı kimseler aleyhinde idiler. Duru mu soruşturmak üzere kurulan mecliste, Pir Ali hazretleri, aleyhinde bulunanlara bakıp celâlli bir şekilde; "Bizim aleyhimizde bulunan siz misiniz?" diye işâret etti. Aleyhinde bulunanlardan biri orada düşüp öldü. Diğeri de istifrâ etmeye başladı. Ağzından pislik geldi. Mecliste bulunanlar onun heybetinden korkup, bu hususta soruşturmadan vaz geçtiler.

Vehbi Tülek

Yeniçeri Ocağinin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

Canli Kuzu

Vehbi Tülek

Osmanli Paşasinin Siyaseti

Vehbi Tülek

Hasan Fehmi Paşa, bir aralık hususi bir vazife ile Londra'ya gitmişti. İngiliz ricalinden biri ile vuku bulan hususi mülâkatında İngiliz: "Osmanlı devletinin dahili ahvalinin vahametinden bahisle bu gidişle bir müddet sonra işlerin fenaya varacağını" söyledi. Paşa müdafaada bulundu ise de İngiliz diplomatı: "Türkiye, Rusya politikasını takip ettikçe kendi binasının temellerini kendi elleriyle kazıp yıkmış olacaktır. Rusyanın maksadı ise artık bütün cihana malumdur" tehdidini savurdu. Hasan Fehmi Paşa: "O halde biz atimizden (geleceğimizden) emin olabiliriz. Çünkü Rusya'nın emeli olsa olsa Karadenize yayılmak, İstanbulu almaktır. Siz İngilizler buna razı olabilir misiniz?" diye sordu. Bunun üzerine İngiliz: -İşte, dünyada yalnız bu mümkün değil! dedi.

Yunan Askeri Hakiminin İtiraflari

Vehbi Tülek

Naime Sultan

Vehbi Tülek

Bir Dirhem Bal İçin

Vehbi Tülek

Batililari Utandiran Manzara

Vehbi Tülek

Harp Hiledir: Muhasaralarda Sahte Ric'at

Vehbi Tülek

Git Zavalli Oyuncak

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Rüyasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Evliyânın Kalbi, Ilâhî Nûrların Kaynağıdır!

Sirâceddin Şirvâni hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Azerbaycan'daki Şemâhi kasabasında 1782 (H.1197) senesinde doğdu. İlk tahsilini Muhammed Nûri Efendiden yapıp, Erzincan, Tokat, Burdur ve İstanbul'a gidip ilim tahsil etti. Sonra Şam'da Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin huzûruna giderek ona talebe oldu. Ömrünün son zamanlarını Amasya'da geçirip, orada 1847 (H.1264) senesinde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yıldız Falı, Kahve Falı El Falı Hurafedir

Vehbi Tülek

Ebû Abdullâh Mazeri hazretleri Mâliki fıkıh, hadis ve kelâm âlimidir. 453 (m. 1061)'de o devirde bir İslam ülkesi olan Sicilya'da Mâzer (Mazara) şehrinde doğdu. İlk tahsilinden sonra Tunus'ta Mehdiye şehrine gitti. Burada tahsilini tamamlayıp talebe yetiştirdi. 536'da (m. 1141) vefat etti. Buyurdu ki:

Muhammed Osman Sâhib

Vehbi Tülek

Müminlere Bir Sıkıntı Gelince

Vehbi Tülek

Alî bin Muhammed Sehâvî hazretleri tefsir ve kıraat âlimidir. 558 (1163)’de Mısır’ın Sehâ beldesinde doğdu. İlim tahsili için İskenderiye’ye gitti. Tefsir ve kıraat sahasında büyük bir âlim oldu ve Şam’a giderek çok talebe yetiştirdi. 643’te (m. 1245) orada vefat etti. Bu mübarek zat, bir dersinde vebâ hastalığı ile ilgili şöyle buyuruyor:

Tövbe Eden, Günah Işlememiş Gibi Olur

Vehbi Tülek

Şifâî Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Ebû Ma'şer Sindî

Vehbi Tülek

İnsanlara Iyi Muâmele Etmek, Aklın Yarısıdır

Vehbi Tülek

Vezir-i âzam Sinan Paşa

Vehbi Tülek

Îsâ Efendinin Hasta Kızı...

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Tüccarin Rüyasi

Allah Haramdan Kaçani Korur

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Kul Hakkı

Abdullah El-acemî

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek