Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.096.531

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tasavvuf Ehli, Aynı Toprak Gibidir

Seyyid Nûbânî hazretleri son devir Osmanlı evliyasındandır. 1904 (H.1322) senesi Kudüs yakınındaki Mezra köyünde vefât etti. Yûsuf Nebhânî eserlerinde ondan sıkça bahseder.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

PÂdişÂhim, Baba Haydar Sizi Bekliyor!

Zamânın pâdişâhı Kânûni Sultan Süleymân, bir gece rüyâsında ak sakallı, nûr yüzlü bir ihtiyârın sırtını sıvazladığını gördü. İhtiyâr kendisine: "Efendimiz, Eyüp'teki Baba Haydar, sizi kulübesinde bekliyor. Onu ziyâret ediniz." dedi. Pâdişâh uyanınca bu sıcak sesi mânâlândırmaya çalıştı. Kimdi bu Baba Haydar? Devamlı Eyüb'e gitmesine rağmen, Baba Haydar diye birisinden bahsedildiğini hiç duymamış tı. Pâdişâhı ayağına dâvet eden bu zât kimdi? Kânûni bunları düşünürken Şeyhülislâm huzûra girdi. Pâdişâhı düşünceli görünce; "Bir derdiniz mi var Sultânım?" diye sordu. Pâdişâh da; "Hayrolsun inşâallah. Bu gece rüyâda yaşlı bir zât bana; "Eyüp'te Baba Haydar sizi bekliyor." dedi. Buna bir mânâ veremedim. Bu dâvete, sen ne dersin?" dedi. Şeyhülislâm; "Hayırdır inşâallah Pâdişâhım! Eyüp'te hiç bu isimde kimsenin bulun duğunu bilmiyorum. Baba Haydar kim acabâ? Sizinle Baba Haydar'ı arayıp bir ziyâret etsek iyi olur." dedi.

Vehbi Tülek

Midhat Paşa

Vehbi Tülek

Oruç Reis

Vehbi Tülek

Bendeniz Bîperva Geçerim

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Han birgün, zaman zaman Sadrazamlığını yapmış olan Fuad Paşa'ya, o zamanın devlet adamlarından Âli Paşa ile Rüşdü Paşa'nın kendisinden ne farkları olduğunu sorduğunda:

"Efendimiz, yeni yapılmış bir köprü tasavvur buyurunuz. Üçümüz de köprünün başına gelmiş bulunalım. Bendeniz hemen Besmele çeker ve biperva köprüyü geçerim. Âli Paşa Besmele çeker ve köprüyü defa larca muayene ettikten sonra geçer. Rüşdü Paşa kulunuz da, Besmele çeker, sonra bir tabur insanı bu köprüden geçirir, sağlam olduğuna kanaat getirdikten sonra geçer."

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

Çehrin Kalesi Ve Mevlana

Vehbi Tülek

Nadir Şah Ve I. Mahmûd Han

Vehbi Tülek

Tasi Taraği Topladik

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

Tavsiye Etmem Majeste

Vehbi Tülek

Temizlik

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Fıkıh âlimi Ahmed Zâhid

Ahmed Zâhid, evliyânın büyüklerinden ve Şâfii mezhebi fıkıh âlimidir. Doğum târihi bilinmemektedir. 1416 (H.819) senesi Rebi'ul-evvel ayının yirmi dördünde, Kâhire'de vefât etti. Maksem'de kendi yaptırdığı câminin yanına defnedildi. Kabri ziyâret yeridir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Iyi Huyluları Sever

Vehbi Tülek

Züheyr bin Harb en-Nesâi hazretleri hadis hafızı ve fıkıh âlimidir. 185'te (m. 801) Bağdat'ta doğdu. Yahya bin Main ile Ahmed bin Hanbel'den hadis ve fıkıh öğrendi. 279 (m. 892) Bağdat'ta vefat etti. Buyurdu ki:

Kur'ân-ı Kerim Okurken Riayet Edilecek Hususlar

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Hanbel

Vehbi Tülek

Ahmed bin Hanbel, aslen Basralıdır. Babasının ismi Muhammed bin Hanbel'dir. Dedesi Hanbel bin Helâl, Basra'dan Horasan'a gelip yerleşmiş ve Emevi Devletinde Serahs vâliliği yapmıştır. Babası asker (subay) idi. Ahmed bin Hanbel'in âilesi, annesi ona hâmile iken, Merv'den Bağdat'a göçmüş ve o Bağdât'ta doğmuştur.
İlk önce İmam-ı a'zam hazretlerinin talebesi olan İmam-ı Ebu Yusuf'tan fıkıh ve hadis ilminde ders alan bu mübarek zat, bundan sonra da üç sene Huşeym'in derslerine devam etmiş, ondan hadis-i şerif dinlemiştir. Bundan başka Bağdad'da bulunan meşhur âlimlerden de ders aldı.

Kâbe'nin Duvarındaki "ahidnâme"nin Hâli!..

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâyı, Beni Ve Ehl-i Beytimi Seviniz

Vehbi Tülek

Ebû Bekr-i Dükkî

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Ehl-i Bid’ati Sevmez!

Vehbi Tülek

Kıyamette Kendisine Gıpta Edilen Kimseler

Vehbi Tülek

Dili Tatlı Olanın Dostu Çok Olur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Ayyaşin Sonu

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Arafatta Görüşürüz

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek