Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.990.996

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Günahı Küçük Görmek Gibi Musîbet Yoktur

Muhammed bin Ebû Verd hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bağdât'ta yaşadı. Mîlâdî dokuzuncu asrın ikinci yarısında vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin yakınlarından olup, onun, Sırrî-yi Sekatî'nin, Hâris-i Muhâsibî'nin, Bişr-i Hafî'nin ve Ebü'l-Feth el-Hammâl'in sohbetinde bulundu. Tasavvufta yetişip, yükseldi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Zamaninin Ebu Hanifesi: Molla Hüsrev

Sultan İkinci Murâd Han memleketi iç ve dış huzûra kavuşturduktan sona tahttan çekilmiş, yerine oğlu Fâtih Sultan Mehmed'i oturtmuştu. Ancak düşmanlar, sultanı çocuk yaşta görüp sefer hazırlıklarına başladılar. Bunun üzerine İkinciMurâd Han tekrar tahta geçti ve Fâtih Sultan Mehmed'i Manisa'ya gönderdi. İlim adamlarının çoğu birer bahâne ile Manisa'ya gitmek istemedi. Molla Hüsrev kazaskerlikten istifâ ederek şehzâde ile birlikte Manisa'ya gitmeye karar verdi. Fâtih onun bu karârını duyunca; "Vazifenize devâm edin, zirâ memleketin size ihtiyâcı var." dediyse de Molla Hüsrev; "Tahttan ayrılıp Manisa'ya giderken, sizi yalnız bırakmam uygun olmaz. Müsâde buyurun geleyim." diyerek samimiyetini bildirdi ve birlikte Manisa'ya gitti. Fâtih Sultan Mehmed bu muhterem âlimden çok istifâde etti.

Vehbi Tülek

Onlar Benim Kullarim Değildir

Vehbi Tülek

Turhanzade Ömer Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Bu Fakir Cellad Olmak İçin Gelmedik

Vehbi Tülek

Bir gün, Sultan II. Mahmud Han'ın Sadrazamlarından İzzet Paşa, tebdil-i kıyâfetle Eyyüb' deki Ömer Rızâi Efendi'nin dergahına geldi. Şeyh hazretlerinin sohbeti ile şereflendi. Şeyh hazretleri hiç bir sıkıntısından bahsetmeyip hayır duâda bulundu. Bu sırada Rusya Çariçesi Katerina'nın İslâm düşmanlığından ve kabul edilemeyecek tekliflerinden bahsedip duâlarını istedi. Şeyh hazretleri ise; "Gönlünü ferah tut. İnşâallahü teâlâ kısa bir zaman sonra habisin ölüm haberini alırsın." buyurdu. Öte yandan binânın hâline vâkıf olan İzzet Paşa, saraya döndükten sonra ilk olarak mimar ağayı azledip yerine başkasını tâyin etti.

Ii. Mahmud HÂn’in Asilerin Elinden Kurtulmasi

Vehbi Tülek

Terzi Sûfî Baba

Vehbi Tülek

Osmanlilarin İndonezya Müslümanlarina Yardimi

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Sinan Reis

Vehbi Tülek

CÂmide Nargile

Vehbi Tülek

Verin Bana Şu Yilan Yavrusunu!”

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Amr Dimaşkî

Ebû Amr Dimaşki hazretleri Şam evliyasının büyüklerindendir. Gençlik yıllarında dini ilimlerle meşgul oldu, tefsir ve hadis tahsil etti. Daha sonra Zünnûn-i Mısri'nin talebeleriyle karşılaştıktan sonra tasavvufa yö­neldi; Şam'ın en meşhur âlimi Ab­dullah bin Cellâ'ya intisab etti. 320 (m. 932)'de Şam'da vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Duânın Kabul Olması Için

Vehbi Tülek

Seyyid Alizâde Ya'kûb Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 931 (m. 1524) senesi hac dönüşü, Mısır'da vefât etti. Rükn-ül-İslâm Muhammed İbni Ebû Bekr'in "Şir'at-ül-İslâm" adındaki eserine güzel bir şerh yazdı. "Mefâtih-ül-Cinân ve mesâbih-ül-Cenân" isimli bu eserden bazı bölümler:

Allahü Teâlâyı Unutmayan Kişiden Dünya Uzaklaşır

Vehbi Tülek

A­na­do­lu Ve­li­le­rin­den Ho­ca Ah­med Fa­kih

Vehbi Tülek

Ho­ca Ah­med Fa­kih haz­ret­le­ri, Ho­ra­san'da dün­ya­ya gel­di. Bu­ra­da med­re­se tah­si­li gör­dü ve fı­kıh­da­ki üs­tün bil­gi­sin­den do­la­yı ken­di­si­ne "fa­kih" de­nil­di. Ay­rı­ca İran Ede­bi­ya­tı'na va­kıf ol­du ve pek çok şi­ir­le­ri var­dır.

Hadis âlimi Ali Bin Harb

Vehbi Tülek

hiçbirinin Haccı Kabul Edilmedi!

Vehbi Tülek

Büyük Müderris Ebû İshâk-ı Şîrâzî

Vehbi Tülek

Takvâ Sahipleri Bir Şey Istemez

Vehbi Tülek

Resûlullah'ın Huzûrunda Iman Eden Hristiyanlar

Vehbi Tülek

Kibirli Hükümdarın Hazin Sonu!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hizir Ve Gelin

Hizir Ve Gelin

Birinci Cihan Harbi seneleri. Yokluk dizboyu. Rize. Anzer, halkın kendi tabiri ile Ancer. Dünyaca balı ile meşhur olan Ancer. Binlerce poleni ve şifayı içinde barındıran balıyla meşhur Ancer. Kış. Yaylacılık yapan Ancerlilerin bir kısmı aşağıya Rize'ye şehre inmemiş, kışlamışlar. Yazdan yığdıkları otlarıyla, mallarını kışdan çıkarıp, bahara eriştirmenin çabası içindeler. Evet hepsinin mal tabir ettiği koyunları, sığırları var, tektük birkaç tanesinin de kara kovanı var. Şifa niyetine ilaç niyetine küçük bir kavanozu dolduracak kadar balları olurdu çoğunun. O da kış bitmeden tükenir giderdi. Meryem. Lezgilerin kızı Meryem. Yeni gelin, beyini cepheye göndermiş. O da o kış yayla da kışlamış. Sabaha kadar kar yağmıştır. Tam kürekle yolu açayım deyip, kapıya yönelmekte iken, kapısı çalınır. Kapıyı açar. İhtiyar bir adam selam verir ve: -Kızım, ben Aşağı Ancerdenim, gelinim aş eriyor, canı bal çekti, Allah rızası için, bir iki kaşık bal verirmisin?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Sonunda Orta Yolu Buldular

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Kum Ve Kaya

Sünnet Akçesi

Helvaci Çocuk

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek