Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.172.016

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsan Aklı Noksan Olduğu Için Doğru Yolu Bulamaz

Arabî Alâeddîn Efendi Osmanlı Devleti şeyhülislâmlarındandır. Haleb'de doğdu. İlk tahsîlini Haleb'de yaptı. Sonra Bursa'da Molla Gürânî ve Hızır Çelebi'den dersler aldı. Edirne Fahreddîn-i Acemî'ye muid, asistan oldu. Halvetî Şeyhi Alâeddîn Halvetî hazretlerine mürid oldu. Tasavvuf yolunda ilerledi. Fâtih Sultan Mehmed zamanında Sahn-ı Semân Medresesine müderris tâyin edildi. Sultan İkinci Bâyezîd Han kendisini şeyhülislâmlık makâmına getirdi. 1496'da İstanbul'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kavuk Yerine Miğfer

Osmanlı Devletinde en büyük yenileşme hareketlerini yapan Sultan II. Mahmud, bütün bu icraatları için Şeyhülislam Mehmed Tahir Efendi'den fetvalar almıştı. Bilhassa Yeniçeri ocağının kaldırılması için verdiği fetvaya çok memnun olan padişah, ona çok kıymetli bir elmas yüzük hediye etmişti.

Yeniçeri ocağının kaldırılmasından sonra kurulan Nizam-ı Cedid ordusunun kıyafetleri de Avrupa'dan örnek alınmıştı. Bilhassa Yeniçeri kavuğu yerine miğfer giyilmesi gerekiyordu. Bunun için de yine Şeyhülislam'ın fetvası gerekliydi. Mehmed Tahir Efendi saraya davet etdildi. Padişah, Şeyhülisamı, yüzü güneşe karşı gelecek şekilde oturttu. İkindi güneşi, Tahir Efendi'nin tam gözüne geliyor ve onu fazlasıyla rahatsız ediyordu. Bu yüzden devamlı olarak eliyle güneşe karşı gölgelik yapmaya çalışıyordu. İşte istediği fetvayı almak isteyen padişah o esnada sordu:-Efendi Hazretleri, görüyorum ki güneşe dayanamadınız, ya benim askerlerim, kafirlerle güneşe karşı nasıl harbederler, diye sorunca Şeyhülislam:-O halde kavuk yerine miğfer giyilebilir, şeklinde padişahın istediği fetvayı verdi.

Vehbi Tülek

49 - Şehid Musa Hulûsi Paşa

Vehbi Tülek

Kur’an-i Ker0me Hürmet

Vehbi Tülek

Herkes Yediğini Gönderir

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim zamanında, İran şahı kıymetli mücevherlerle süslü bir sandık hediye gönderiyor Sultan Selim'e.

Sandık açılıyor. İçinden çeşit çeşit değerli taşlar, kıymetli atlas, kadife kumaşlar çıkıyor. Fakat bir de pis bir koku yayılıyor.
Dehşet bir koku, herkes burnunu tıkıyor.
Neyse en alttaki bohçadan insan pisliği çıkıyor.
Yani Osmanlıya acayip bir hakaret!

Yavuz Ve Garip Derviş

Vehbi Tülek

73 - Gururdan Kaçinmak...

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Molla Arab Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şeyh Nûreddîn

Şeyh Nûreddin hazretleri, Hindistan evliyâsının tanınmışlarındandır. 1410 (H.813) senesinde vefât etti. Kabri, Pendûh şehrindedir. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şüpheli Parayla Alışveriş Yapmak

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasen-i Kerhi hazretleri hadis ve Hanefi fıkıh âlimidir. 260 (m. 874)'de Irak'ta Kerh bölgesinde doğdu. 340 (m. 952)'de Bağdâd'da vefât etti. Alışverişte Müslümanları tehlikeye düşmekten kurtaran ictihâdı şöyledir:

Allahü Teâlânın Rızasını, Sevgisini Kazananlar

Vehbi Tülek

Ondan Daha Üstün Birisini Yaratmadım

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Ezdi hazretleri hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 208 (m. 823) senesinde doğdu. 298 (m. 910) senesinde Bağdâd'da vefât etti. Rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Sıdk Ve Muhabbetin Alâmeti Ahde Vefadır

Vehbi Tülek

Osmanlı âlimlerinden Hocazâde

Vehbi Tülek

Kabir Ziyaretinin Faydası Çoktur

Vehbi Tülek

Ebü'l-hasan-ı Şâzilî

Vehbi Tülek

Ahmed Ibn-i Ardûn

Vehbi Tülek

Yûsuf Kâmitî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Adam Olmazsan

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Adam Olmazsan

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek