Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.689.527

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sırların Gönülde Kalırsa, Muradın Çabuk Gerçekleşir

Bâli Mehmed Çelebi Osmanlı âlimlerindendir. Kütahya’da doğdu. Soyu Mevlânâ Celâleddîn Rûmî hazretlerine ulaşır. Küçük yaşta Mevleviyye tarîkatı büyüklerinin mânevî bakışlarına kavuştu ve icâzet aldı. Devrinin büyük âlimleri ve devlet ileri gelenlerinin çoğu onun sohbetlerini tâkib ederlerdi. 1485 (H.890) senesinde Afyonkarahisar’da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Gördün Değil Mi?

Kânûni Sultan Süleyman Han, Yahyâ Efendinin pek yüksek bir zât olduğunu, Hızır aleyhisselâmla görüştüğünü bilir, kendisini de görüştürmesini isterdi. Aralarında geçen bir menkıbe şöyle anlatılır:Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince, kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindi, birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı Kânûni'nin parmağındaki çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp inceleyebilirsiniz" diye uzattı. O zât yüzüğü aldı, evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultan'a uzattı. Avucundaki suda, biraz önce denize attığı yüzük görünüyordu. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes yine çok hayret ettiler. Kânûni elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönerek; "Ağabey, neler oluyor?" deyince; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâmdı." cevâbını verdi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince; Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız!" buyurdu.Yahyâ Efendinin iki oğlu olup, her ikisi de babaları gibi ilim ve irfân âşığı kimselerdi. Babalarının yolunda bulunmuşlar, vefâtlarında aynı türbeye defnolunmuşlardır.Yahyâ Beşiktâşi hazretlerinin şâirliği de kuvvetliydi. Müderris mahlasıyla tasavvufi şiirleri ve müretteb Divân'ı vardır.

Vehbi Tülek

Akibet Görürsün Hele Ferhat

Vehbi Tülek

Yeniçeri Zorbalari Ve Iv. Mustafa Han

Vehbi Tülek

Mahmud Şevket Paşa Suikasti

Vehbi Tülek

13 Haziran 1913 Çarşamba günü saat 11.oo sıralarında Sadrazam ve Hariciye Nazırı Mahmud Şevket Paşa, bugün İstanbul Üniversitesi Merkez Binası olarak kullanılan, o zamanki Harbiye Nezareti binasından makam otomobiline binip Babıâli'ye gelirken, Bâyezid meydanını geçip Divanyolu'na vardığı bir sırada "Sakalar Çeşmesi" denilen yerde kalabalık bir cenaze alayı yüzünden durmak zorunda kalmıştı. Tam bu sırada, tamir bahanesiyle yolun kenarına park etmiş başka bir otomobilin içinde ve dışında bulunan yedi kişi hemen tabancalarıyla ateş etmeye başladılar. Bunlar, Topal Tevfik Çerkes Ziya, Nazmi, eski Bahriye Yüzbaşısı Şevki, Teğmen Mehmed Ali, Gelenbevi Mektebi Başmubassırı Abdullah Safa ve Abdurrahman adlı kişilerdi.

Sultan Mahmud’u Kurtaran Zat

Vehbi Tülek

38 - Savaş Ve Zafer İçin

Vehbi Tülek

Ahmet Vefik Paşanin Bastonu

Vehbi Tülek

Medine Ve Bağdad Demiryolu Projesi

Vehbi Tülek

Denize Düşen Yilana Sarilir

Vehbi Tülek

Aşçiliktan Yetişen Vezir

Vehbi Tülek

Midhat Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Müsâfeha Edenlerin Günâhları Dökül

Abdülvâhid Rûyânî hazretleri Şâfiî fıkıh ve hadîs âlimidir. 415 (m. 1024) yılında İran’da Rûyân şehrinde doğdu. İlim ehli bir aileye mensup olup temel bilgileri babasından ve dedesinden aldı. Tahsil için Buhara, Gazne, Nîşâbur ve Merv gibi şehirleri dolaştı. 502’de (m. 1108) Türkistan’da Âmül’de vefat etti.Bu mübarek zat, bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mûsa Fâkih Hazretleri

Vehbi Tülek

Mûsa Fâkih hazretleri, 1073'ten sonra Dânişmendliler zamânında Tokat-Zile'ye gelip yerleşmiş Horasan velilerindendir. 1207'de vefât etmiş olup türbesi Zile'de Ali Kadı Mahallesindedir...
Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Dünyâ Ve âhıret Iyilikleri Cömertlikte Toplanmıştır

Vehbi Tülek

Ebüssüûd El-bâzinî

Vehbi Tülek

Ebüssü'ûd el-Bâzini, Mısır'ın büyük velilerindendir. 1246 (H.644) senesinde Kâhire'de vefât etti. Aynı gün Mukattam Dağının eteğine defnedildi...
Bu mübarek zatı, halife bile sık sık ziyârete gelir, sohbetlerinden istifâde ederdi. Kibir ve riyâdan çok sakınırdı. Dâimâ tevâzu üzere olup, herkese karşı alçak gönüllüydü. Bir vaazında, güzel ahlâkın ve kötü huyların menşeini, kaynağını şöyle anlattı:

Resûlullah Sabretmemi Vasiyet Buyurmuştu

Vehbi Tülek

Vallâhi Dünyâ Için Allah Demem

Vehbi Tülek

Ebû Bekr-i Şiblî Ve Hıristiyan Bir Genç

Vehbi Tülek

Zeyneddin Ömer Bin Verdî

Vehbi Tülek

Namazı Kaçıran, Diğer Din Işlerini Daha Çok Kaçırır!

Vehbi Tülek

Ahmed-i Rûmî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Zalimlere Dersini Verdi!

Zalimlere Dersini Verdi!

Hicretin altıncı senesinde Hz. Zeyd bin Hârise, Eshâbdan bâzılarının ticaret mallarını Şam'a götürüp satmak üzere yola çıkmıştı. Ticaret malları ile Vâdilkurâ'ya yaklaştıkları sırada, Fezâre bin Bedir kabilesinden birtakım adamlar, onların önlerini kestiler. Zeyd'i ve arkadaşlarını kılıçtan geçirdiler. Onların öldürüldüklerine kanaat getirerek, yanlarındaki bütün ticaret mallarını gasp ettiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Ayyaşin Sonu

Abayi Yakmak

Abdullah El-acemî

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

B0r Çuval Toprak

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek