Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.528.748

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Rabbî, Bu Suya Bereket Ihsân Et!

Kutb-i Rabbânî hazretleri Hindistan'ın meşhur velîlerindendir. İsmi, Muhammed’dir. 1363 (H.765) yılında Pânipüt şehrinde vefât etti. Şerefüddîn Ebû Ali Kalender hazretlerinin terbiyesine verildi. Yıllarca ilim öğrendi ve riyâzetler çekti. Çok kerametleri görüldü. Tayy-i zaman ve tayy-i mekân sâhibi olup zaman ve mekân elinde dürülür, Allahü teâlânın izniyle, kendisine uzaklar yakın olur, zaman uzar ve kısalırdı. Çok zaman, cumâ namazlarını Kâbe-i şerîfte kıldığı halk arasında meşhûrdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli Devlet Teşkilatini Yeniden Kuran Sadrazam

Osmanlı Devletinin her alanda çökmeye yüz tuttuğu bir devirde yaptığı ıslahatlar ve kazandığı savaşlarla tekrar parlak bir devir yaşatan Köprülü Mehmed Paşa, sadrâzamlığa getirilmesiyle, esaslı bir ıslâhat başlattı. Mâli, adli, askeri tedbirler alıp, Osmanlı Devletini daha da kuvvetlendirdi. Venediklilerin işgâline uğrayan Bozcaada'yı 31 Ağustos 1657'de, Limni Adasını da 15 Kasım 1657'de kurtardı. Osmanlı Devletine karşı Avrupa devletleriyle ittifak kurup, isyân eden Erdel üzerine, 1658 yazında sefere çıktı. 1 Eylül 1658'de Erdel'in kapısı vaziyetindeki Yanova teslim alınıp, Prens Georges Rakoczy kaçınca, yerine Akos Borcsai tâyin edildi. Yanova, Şebes ve Lagoş şehirleri Osmanlı Devletine katıldı. Erdel'in haracı kırk bin altına çıkarılıp, elli bin kuruş harb tazminâtı alındı. Osmanlı ordusunun ve Vezir-i âzam Köprülü Mehmed Paşanın Avrupa kıtasında seferde olmasını fırsat bilen Celâliler, Anadolu'da harekete geçti. Bunun üzerine Avrupa seferi dönüşünde görevlendirilen Köprülü fesad yuvalarını dağıtıp, elebaşlarını yakalattı. Âsilerin üzerine kuvvet sevk edip, cezâlandırdı. Bu Celâli hareketlerinin bastırılmasında, Diyarbakır Vâlisi Murtaza Paşanın çok hizmeti geçti. Osmanlı Devletinin varlığı ve bekâsı için âsilere karşı sert tedbirler aldı.

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Muhyiddin Arabi

Vehbi Tülek

Çariçe Katerina Ve Osmanli Tokadi

Vehbi Tülek

Sultan Ahmedin Rüyasi

Vehbi Tülek

Bir gün Sultan Birinci Ahmed Han rüyâsında; "Avusturya Kralı ile güreş tuttuğunu, fakat kendisinin arka üstü yere düştüğünü" görmüştü. Zâhiren bakıldığında rüyâ çok korkunç idi. Sabahleyin, derhal huzûra getirilen âlimler ve rüyâ tâbircilerinden hiçbiri bu rüyâyı, Pâdişâhı tatmin edecek şekilde tâbir edemedi. Nihâyet Üsküdar'da bulunan Aziz Mahmûd Hüdâyi'nin, bu rüyâyı tâbir edebileceğini arz ettiler. Pâdişâh Birinci Ahmed bir mektup yazarak, yakınlarından biriyle gönderdi ve tâbir edilmesini ricâ etti. Haberci, mektubu alıp süratle Üsküdar'a geçti. Aziz Mahmûd Hüdâyi'nin kapısını çaldığında, onun içerden elinde bir zarf ile kapıya çıktığını gördü. Habercinin getirdiği mektubu alırken, kendi elindeki mektubu da Pâdişâha verilmek üzere verdi ve; Sultânımızın gönderdiği mektûbun cevâbıdır." buyurdu. Mektubu şaşkınlık içinde alan haberci, derhal mektubu sultâna götürdü ve gördüklerini anlattı. Sultan Birinci Ahmed Hanın gönderdiği mektup, daha açılıp okunmadan cevâbı gönderilmişti.Sultan AhmedHan, gönderilen bu mektubu heyecanla okudu. Deniyordu ki: "Allahü teâlâ insan vücûdunda arkayı, cansız mahlûklar da ise toprağı, en kuvvetli olarak yarattı. İnsan ile toprağın birbirlerine değmesi, bu iki kuvvetin bir araya gelmesi demektir. Böylece, Pâdişâhımızın arka üstü yere yatması ile bu iki kuvvet birleşmiştir. Dolayısıyla bu rüyâdan İslâmın temsilcisi olan pâdişâhımızın, küffâra karşı zafer kazanacağı anlaşıldı." Pâdişâh bu tâbiri pek beğendi ve; "İşte gördü ğüm rüyânın tâbiri budur." dedi. Derhal Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretlerine bin altın gönderdi.

Kubadoğlu Süleyman Bey

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Padişahi İçin Maktul Düşen Vezir

Vehbi Tülek

Mübarek Beldelerin Hizmeti Ona Verildi

Vehbi Tülek

Fetih Vaktidir

Vehbi Tülek

Hukukun Şeyhülislamiyim

Vehbi Tülek

Allah İçin Vurmuştum

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bir Ibâdetin Sahih Ve Makbûl Olması Için

Seyyid Hüsâmeddin Nakşi Efendi Osmanlı evliyasının büyüklerindendir. İstanbul'da 1770 (H.1184) senesinde doğdu. Küçük yaşta ilim tahsiline başladı Çeşitli medreselerde okudu. Nakşibendiyye şeyhlerinden Ahıskalı Hacı Selim Efendi'den dini yüksek ilimleri okuyup icâzet aldı. Sonra Bursa'ya gitti. Bursalı Hâce Muhammed Emin Efendi'nin yanında tasavvufta bir hayli yol katetti. Onun vefâtı üzerine tekrar İstanbul'a dönüp İdris Köşkü denilen yerdeki Hâtuniyye Tekkesinde talebe yetiştirdi. 1863 (H.1280) senesinde vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Firavun’un Hanımı Âsiye Hâtun

Vehbi Tülek

Firavun'un hanımı olan Âsiye Hâtun kocasından gizli olarak iman etmiş ve bu imanını saklıyordu. Ancak, Firavun sonunda durumu öğrenince, ona işkence edilmesini emretmiş, çeşit çeşit işkencelerden geçirildikten sonra Firavun ona "İmanından dön" diye teklif etmiş, fakat Âsiye Hâtun dönmemişti. Bunun üzerine Firavun bir tomar kazık getirtmiş, bunlarla Âsiye Hâtun'un vücudunun çeşitli yerlerine vurmuşlar sonra da Firavun ona bir daha "dininden dön" diye teklif etmiş, Âsiye Hâtun ona şöyle cevap vermişti:

Gey­lan­lı Gö­nül Sul­ta­nı Cemâ­leddîn­-i Ez­herî

Vehbi Tülek

Muhammed İhsân

Vehbi Tülek

Muhammed İhsân hazretleri, Hindistan velilerindendir. Abdülhak-ı Dehlevi'nin soyundandır. Silsile-i aliyyeden olan Mazhar-ı Cân-ı Cânân hazretlerinin halifelerindendi. On üçüncü asrın ortalarında vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Kayyûm-i Cihân Muhammed Seyfullah

Vehbi Tülek

Dine Hile Yapan Ihânet Etmiş Olur

Vehbi Tülek

Öyle Kimseler Görülünce Allahü Teala Hatırlanır

Vehbi Tülek

Haleb Kadısı İbn-i Zemlikânî

Vehbi Tülek

Onların Bilmediği Hatalarımı Affeyle!

Vehbi Tülek

"kıyamet Için Fazla Bir Şey Hazırlamadım!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Mesnevi'de şöyle bir hikaye nakledilir:Musa aleyhisselam yolda bir çoban gördü. Çoban şöyle dua ediyordu:"Ey kerem sahibi Allah! Nerdesin ki sana kul, kurban olayım! Çarığını dikeyim, saçını tarayayım! Elbiseni yıkayayım, bitlerini kırayım. Ulu Allah, sana süt ikram edeyim. Elini öpeyim, ayağını ovayım." O çoban bu çeşit saçma sapan şeyler söyleyip duruyordu. Musa aleyhisselam;
"Kiminle konuşuyorsun?" diye sordu. Çoban;
"Bizi Yaradanla, bu yeri, göğü yaradanla," diye cevap verince, Musa a leyhisselam dedi ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Delik Kova

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Yuhçu Baba

B0r Çuval Toprak

Kabahat Kilincin Midir?

SelÂmetle Gidip Gel

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek