Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.300.557

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Zikreden Kimsenin Kalbi Parlar; Nûru Artar

Alvân Hamevî hazretleri büyük velîlerdendir. 1468 (H.873) senesinde doğdu. 1530 (H.936) senesinde Suriye’de Hama'da vefât etti. Şâfiî mezhebinden ve Şâziliyye tarîkatındandır. Memleketinde, zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Tasavvuf yolunu, Seyyid Ali bin Meymûn Magribî'den öğrendi. Bir vaazında şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hukukun Şeyhülislamiyim

Sultan Abdülaziz Han devri şeyhülislâmlarından Turşucuzâde Ahmed Muhtar Efendi, bir gün makâmındayken Vâlide Sultan'ın kahvecibaşısı gelmiş. Vâlide Sultan'ın, Aksaray'da yapılan câmie âit vakıflardan doğan dâvânın çok uzadığından üzüldüğünü hatırlatmış. Şeyhülislâm'ın cevâbı ise söyle olmuştu: "Hükme te'sirim olmaz. Şer-i şerif ne hükmederse, öyle olur". Kahvecibaşı çıkıp gidince etrafındakilere dönüp şöyle demisti: "Ben Vâlide Sultan'ın değil, hukûkun şeyhülislâmıyım. Ne zaman ki hak ve hukûka müdâhale edilmek istenirse, aklıma, vaktiyle Ayasofya Medresesi'nde derse çıktığım zaman papuçlarımı koltuğuma aldığım gelir. Hak hukuk bekçiligi zor iştir. Belki makama vefa getirmez amma kalbe şifa verir. Bu sebeple pabuç koltukta olacak, makâmı bırakacak amma hakka dil uzattırmayacaksın!".

Vehbi Tülek

Osmanli Topraği Olan Misir’in İşgali

Vehbi Tülek

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Vehbi Tülek

Alman İmparatorunun İstanbul Ziyareti

Vehbi Tülek

Sultan II. Abdülhamid Han, dostluk ve ittifak kurmak için Alman İmparatoru Kaiser Wilhelm'i İstanbul'a davet etmişti. II. Wilhelm ve İmparatoriçeyi getiren zırhlı ile beraberin deki savaş gemileri Çanakkale Boğazına gelince Âsâr-ı Tevfik ve Feth-i Bülend zırhlıları tarafından karşılandı. Padişah, Dolmabahçe Sarayının mermer rıhtımında misafirlerini karşıladı. Burada İmparatorla bir müddet görüştükten sonra onları akşam yemeğine Yıldız Sarayına davet etti. Misafirler Dolmabahçe sarayından, kalacakları köşke hareket ettiler. Akşam saatinde de hizmetlerine tahsis edilen saltanat arabalarıyla Yıldız Sarayına hareket edildi. Yollarda binlerce İstanbullu, İmparatora sevgi gösterisinde buluyordu.

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Vesikalarla Konuşmasi

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

17 - Korkma!

Vehbi Tülek

Bir Dirhem Bal İçin

Vehbi Tülek

Fatihin Muhteşem Hafizasi

Vehbi Tülek

Traş Edilmiş Sakal Daha Gür Çikar

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdullah Bin İbrâhim Habrî

Abdullah bin İbrâhim Habri hazretleri, hadis, lügat, edebiyat, ferâiz, matematik ve Şafii fıkıh âlimidir. İran'da Şirâz'da doğdu. 476 (m. 1083) yılında Bağdad'da vefât etti. Kitabında nakleder ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mevlânâ Ziyâüddîn Bernî

Vehbi Tülek

Mevlânâ Ziyâüddin Berni hazretleri Hindistan'da yetişen meşhûr evliyâdan olup, Hâce Nizâmüddin-i Evliyânın talebesidir. 8. asrın sonlarında vefât etti. "Hasretnâme" isimli eserinde şöyle anlatır:

Yâ Rabbî, Ilmimi Artır

Vehbi Tülek

İbn-i Azzûz

Vehbi Tülek

Ebû Abdillâh ibn-i Azzûz hazretleri son devir Osmanlı âlimlerindendir. 1269 (m. 1852)'de Tunus'un Nefta şehrinde doğdu. Medrese tahsiliniden sonra Nefta'ya önce müftü, sonra kadı olarak tayin edil­di. Bu sıralarda halkı Fransız işgaline karşı ekonomik boykota teşvik etmesi üzerine Fransızlar tarafından takibata uğradı. Bu sebeple İstanbul'a göç etmek zorunda kaldı. Sultan 2. Abdülhamid Han tarafından Darül­fünun ve Medresetü'l-vâizin'e müderris olarak tayin edildi. 1394 (m. 1915)'te İstanbul'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

gaflet Içinde Ölüyorum!..

Vehbi Tülek

Bana Ümmetimin Günahları Gösterildi

Vehbi Tülek

Misâfir Gelecek, Yiyecek Bir Şeyler Hazırlayın!

Vehbi Tülek

Halife Mu'tasım Ve Fitnecilerin Marifeti!

Vehbi Tülek

kardeşlerim O Kimselerdir Ki...

Vehbi Tülek

Amr Bin Meymûn

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Bizi Hatirlayin!

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Yuhçu Baba

Ayyaşin Sonu

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek