Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.168.469

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Duânın Belâyı Defetmesi, Kaza Ve Kaderdendir

Karahisârlı Kara Hoca Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Asıl ismi Ali'dir. Afyonkarahisar’da doğdu. 1397 (H.800)'de İznik'te vefât etti. İlk tahsîlini memleketi olan Karahisar'da yaptı. Hadîs-i şerîf, tefsîr ve fıkıh ilimlerinde yükseldi. Cemâleddîn Aksarâyî'den tasavvuf marifetlerini öğrendi. Tahsilini tamamlayıp, memleketine döndü. Osmanlı Sultanı Orhan Gâzi tarafından kendisine İznik'teki bir câmide hatîblik vazifesi verildi. Daha sonra İznik Medresesi Müderrisi oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

75 - Ertuğrul Şehitleri

Sultan II. Abdülhamid Han devri, dış politikada Osmanlı devletinin en başarılı olduğu bir dönemdir. Bütün Avrupa devletlerini idare ederek, iç savaş yapmadan 33 yıl geçmişti. 19. yüzyıl sonlarında Rusya, sınırlarını Japon denizine kadar genişletti ve yayılmacı siyaseti, uzakdoğu için de bir tehdit unsuru olmuştu. Bu yüzden Japonya İmparatorluğu, Rus tehlikesine karşı Osmanlı devleti ile işbirliği yapmayı kararlaştırdı. Aynı yıllarda Rusya, Osmanlı devletine karşı büyük bir askeri harekata hazırlanıyordu. Sultan Abdülhamid, tek başına Rus orduları ile başa çıkmanın çok zor olacağını bildiği için, Japonya ile yapılacak bu işbirliği sayesinde bir müttefik kazanacak ve eğer Rusya Osmanlı devletine saldırmadan önce, Japonya'nın Rusya'ya savaş açarsa, böyle bir felakete uğramayacaktı. Bu sebeple Japon İmparatorunun amcası, Türk-Japon dostluğunun tesisi için 1897'de İstanbul'a geldi. Padişah tarafından mükemmel bir şekilde ağırlanan Prens, memnun bir şekilde ülkesine döndü.

Vehbi Tülek

Seydi Ali Reis

Vehbi Tülek

Elçimizin Devlet Ve Tuvalet Dersi

Vehbi Tülek

Dari Ekmek

Vehbi Tülek

Padişahlardan biri maiyetiyle birlikte bir gezintiye çıkmıştı. Yolu üzerindeki bir köyde çok yaşlı bir adamın tarlasına fidan dikmekle meşgul olduğunu gördü. İhtiyara uzaktan seslendi:- Baba, sen ne diye fidan dikmeye uğraşıyorsun? Maşallah yaşını yaşamışsın, bu diktiğin fidanların meyvesinden herhalde yiyemezsin. İhtiyar cevap verdi: - Bu diktiğim fidanların meyvesini bizim yememiz şart değil evlat. Biz nasıl bizden öncekilerin diktiği fidanların meyvesinden yedikse, bizim diktiğimiz fidanların meyvesini de bizden sonrakiler yer.

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

Destileri Kirmasinlar

Vehbi Tülek

Ciğer PÂresi, Ciğer YÂresi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Hanin Vefati

Vehbi Tülek

Tez Sakabaşini Getirin

Vehbi Tülek

Artik Göç Vakti Geldi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kişi, Sevdiği Ile Berâberdir

Bedreddin İbn-i Cemâa hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. 639'da (m. 1241) Suriye'de Hama'da doğdu. Orada babasının müderris olduğu Beşiriyye Medresesi'nde tahsilini tamamladı. Kahire'ye giderek müderrislik ve kadılık yaptı. 733'te (m. 1333) Kahire'de ve­fat etti. Şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Es-sekkâf

Vehbi Tülek

Abdurrahmân es-Sekkâf hazretleri, on dördüncü yüzyılda yaşamış velilerdendir. 1338 (H.739) senesinde Yemen'deki Terim şehrinde doğdu. 1416 (H.819) senesinde aynı yerde vefât etti...

Abdurrahmân Sekkâf, zâhiri ve bâtıni ilimlerde yükseldikten sonra zamânının büyük âlim ve evliyâları arasına girdi. Talebelerinden olan Ârif-i billâh Muhammed bin Hasan şöyle anlatır:

İbrâhim Bin Mûsâ Ebnâsî

Vehbi Tülek

Ahmed Nahlâvî

Vehbi Tülek

Ahmed Nahlâvi rahmetullahi aleyh, Osmanlı devleti zamanında Şam'da yaşayan evliyâdandır. 1670 (H. 1081) senesinde doğdu. 1744 (H.1157)'de vefât etti. Nahlâvi tahsil çağına geldiğinde ilk olarak Kur'ân-ı kerim okumayı öğrendi. Bir gün evliyânın büyüklerinden Şeyh Halil ile karşılaştı ve o zâtın talebesi oldu. Tasavvuf yolunda ilerleyen Ahmed Nahlâvi, yüksek dereceler sâhibi oldu. Çok kerametleri görüldü.

Dimitrofçalı Muslihuddîn Efendi

Vehbi Tülek

Şefkat Hazinesi Sırrî-yi Sekatî

Vehbi Tülek

Yâ Resûlallah! Bugün Sana Misafir Geldim

Vehbi Tülek

ibn-ül-havrânî Ebü'l-beyan

Vehbi Tülek

Ahmed Sayyâd Hazretleri

Vehbi Tülek

Osmanlı Devlet Adamı Râmî Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Bize Teveccüh Edin

Üç Kandil

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Sonunda Orta Yolu Buldular

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek