Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.336.148

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyanın Helâlinde Hesap Haramında Azap Vardır

Şeyh Mûsâ Efendi Osmanlı evliyasındandır. Edirne'de yaşadı. Büyük veli İbrâhim Gülşenî hazretlerinin halifesidir. Önce bir müddet ilim öğrendi. Daha sonra Yavuz Sultan Selim Han ile beraber Mısır'ın fethine gitti. Mısır'da iken, İbrâhim Gülşenî hazretlerinin meclisine katıldı. İbrâhim Gülşenî kulağına bir kere "Hû" deyip ona teveccüh eyleyince, kalbini tamamen ona bağladı. İbrâhim Gülşenî hazretleri onu, Edirne'ye halkı irşâd etmek için gönderdi. 1567 (H.975) senesinde orada vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ii. Mahmud’un İyilikseverliği

Bir Ramazan günü, tebdil kıyafet sokağa çıkan Sultan II. Mahmud Bayezid Camiine geldi. Yanında sadece sekreteri Said Efendi vardı. Camide bir müddet kalarak namazlarını kıldılar, vaaz dinlediler. Sonra da cami içindeki bir mahfilde elbiselerini değiştirerek Padişah kıyafetini giydi. Camiden çıktıktan sonra bir köşede bekleyen seyisini çağırdı ve atına bindi. Padişah atına binip hareket edince, karşıdan bir neferin, elinde bir tepsi, üstünde iki kapaklı sahan ile karşıdan gelmekte olduğunu gördü. Biraz sonra nefer başını kaldırınca, tam önünde Padişahı gördü. Tepsiyi yere bırakamadı, padişahı da selamlayamadı. Şaşırıp kalmıştı. Durumu gören II. Mahmud, askere takıldı: "Evlat nedir bu hal? İkindi vaktinde, Ramazan gününde, sokak ortasında yemek mi yiyeceksin? Ayıp ve günah değil mi?" dedi. Asker mosmor olmuştu. Vaziyet çok müşküldü. Kekeleyerek: "Devletlim, bunu karakol zabitime iftarlık götürü yordum. Evinden hazırlamışlar, onu alıp gelmemi söyledi" diyebildi.

Vehbi Tülek

Osmanli’nin Son Abd Büyükelçisi

Vehbi Tülek

Kabakçi Mustafa İsyÂni

Vehbi Tülek

Adam

Vehbi Tülek

Ayasofya Câmii'nin yanında kendi adına bir medresesi bulunan Câfer Ağa, ahbaplarını evine dâvet etmek için uşağını birine yollamış...Uşak adamın evine varmış, kapıyı sür'atle çalarak. "Kalk, kalk; hemen toparlan... Ağa seni istiyor!" şeklinde kaba davranışlarda bulunmuş, Adam:" Ağanın bana gönderecek bir adamı yok muydu ki, senin gibi bir eşeği yolladı? deyince, uşak cevabı yapıştırmış:" Câfer Ağa diğer adamlarını öteki "adamlara" gönderdi. Beni de "sana" yolladı!

Padişahi İçin Maktul Düşen Vezir

Vehbi Tülek

Ördeğini De Beraber Al

Vehbi Tülek

Kubadoğlu Süleyman Bey

Vehbi Tülek

Yapmasini Değil, Satmasini Bilirim

Vehbi Tülek

Yirmisekiz Mehmed Çelebi Ve Parisde Opera

Vehbi Tülek

Daha Büyük KerÂmet Mi Olur?

Vehbi Tülek

Nesilleri HelÂk Olurdu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Alâeddin Arabî Efendi

Alâeddin Arabi Efendi altıncı Osmanlı şeyhülislâmıdır. Haleb'de doğdu. İlk tahsi­linden sonra Edirne'ye gitti. Molla Gürâni ve Hızır Bey'in dersle­rine devam etti. Bursa'ya müderris tayin edildi. Orada Şeyh Alâeddin Ali efendiye intisap ederek Halveti icazeti aldı. Sultan II. Bayezid devrinde şeyhü­lislâm oldu. 901 (m. 1496)'da İstanbul'da vefat etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

canımı, Malımı Allah'a Sattım!..

Vehbi Tülek

Büyük mutasavvıf Abdülvahid bin Zeyd hazretleri, Hasen-i Basri hazretlerinin sohbetlerinde bulunup, ondan ilim ve feyz aldı. Çok talebe yetiştirdi. Bir gün şöyle bir hadise anlattı:
Talebelerimi topladım ve onları cihada çağırdım. İçlerinden birisi, "Allah, mü'minlerden canlarını ve mallarını, karşılığında onlara Cennet vermek suretiyle satın aldı." (Tövbe Suresi: 111) ayet-i kerimesini okudu.

Harama Bir Şeye Helal Demenin Cezası

Vehbi Tülek

Âlimler, Peygamberlerin Vârisleridir

Vehbi Tülek

Şeyh Abdülkuddûs hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1538 (H.944) senesinde Hindistan'ın Kenkûh şehrinde vefât etti. Zamânın âlimlerinden ilim öğrendi. Abdülhak Radulevî'nin sohbetlerinde bulundu ve talebesi olmakla şereflendi. Sühreverdî ve Çeştî büyüklerinden olan Kâsım Evdehî'den icâzet aldı. Şeyh Abdülkuddûs birçok talebe yetiştirdi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin babası Abdülehad hazretleri, Abdülkuddûs'un talebelerindendi. Oğluna yazdığı bir mektubunda şöyle nasîhat etti:

Şeyh Tâc Nakşibendî

Vehbi Tülek

Gayrimüslim Vatandaşın Alışverişi Hakkında

Vehbi Tülek

Melekler, Tövbe Edilen Günahı Hiç Yazmazlar!

Vehbi Tülek

Kolay Hesabı Aradım, Susmakta Buldum

Vehbi Tülek

Vefâttan Sonra Bizim Mekânımız Burasıdır

Vehbi Tülek

Âhir Zamân Peygamberi Doğdu

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yuhçu Baba

Yuhçu Baba

Asırlar önce ak sakallı, nurani simalı bir adam varmış. Zühd ve takvâ sahibi olan bu zat, kendi hâlinde sâkin bir hayat yaşarmış. Halkın sevip saydığı bu muhterem zâtın ilginç bir âdeti varmış. Kendisine ölüm haberi verildiğinde, hemen çoğunlukla:Yuh olsun, dermiş. Halk bunun sebebini bir türlü anlayamaz, bu muhterem kişinin bazı kimselerin ölümünden sonra, "Yuh olsun" demesinin sırrını bir türlü çözemezmiş. Ama hiç kimse, bununla ne demek istediğini sormaya cesaret edemezmiş. Mutlaka bir hikmeti olduğu nu düşünürler, böyle faziletli bir ihtiyarın mânâsız bir davranış yapmayacağına inanırlarmış.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Namazini Ben Kildirayim

Adalet Ve Tevazu

Helvaci Çocuk

Garip Karşilanan Bir Adak

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek