Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.639.883

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kendisine Eziyet Edenleri Bile Affeden Zat!

Seyyid Abdullah Haddâdî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Evlâd-ı Resûl olup, seyyiddir. 1634 (H. 1044) senesinde Yemen'in Terîm şehrinde doğdu. 1720 (H. 1132) senesinde Terîm'de vefât etti. Küçük yaşta Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. Zamânının büyük âlimlerinin derslerini dinledi. Onlardan icazet alarak talebe yetiştirdi. Tasavvufta da yüksek derecelere kavuştu ve çok kerametleri görüldü. Talebesi Selî onun hakkında şöyle bildirdi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

KinalizÂde Ali Çelebi

Kınalızâde Ali Çelebi, Hicri 916/1511 senesinde Isparta'da doğar. Babası Emrullah Efendi kadılık mesleğini icra eder. Ayrıca Fatih Sultan Mehmed'e de şehzadeliği döneminde hocalık yapmıştır.

Ali Çelebi ilk tahsilini doğduğu yer olan İsparta'da yaptıktan sonra İstanbul'a gelir. Burada akrabalarından Kadir Efendi'nin nezaretinde tahsilini ikmale çalışır. Bu doğrultuda Mahmud Paşa, Davud Paşa ve eski Ali Paşa medreselerini bitirdikten sonra Fatih'teki üniversiteye girer. Burada dönemin tanınmış müderrislerinden Kara Salih Efendi, daha sonra da Kamil Çivizâde'nin derslerine devam eder ve 945'te onun yardımcılığını üstlenir.

Sıra Ali Çelebi'nin müderris olmasına gelince, Ebus Suud Efendi'den ses soluk çıkmaz. Çünkü tayin etme ve görevlendirme onun uhdesindedir. Ne ki, Ebus Suud Efendi, bütün kemalet ve faziletine rağmen kendisine rakip addettiği (saydığı) Çivi Zâde'nin yardımcısına müderrislik görevi vermek istemez. Bu durum Ali Çelebi'yi fazlasıyla üzer.

Vehbi Tülek

Helal Lokma Gerek

Vehbi Tülek

Seydi Ali Reis

Vehbi Tülek

Diş Kirasi Rekoru

Vehbi Tülek

Eski Ramazan iftarlarının bize mahsus güzel âdetlerinden biri de "diş kirası"dır. Misafirler, hane sahibine veda ederken bir miktar para veya hediye verilerek uğurlanırlar. Diş kirası denilen bu hediyenin zarif gerekçesi, ağzınızı iftar sahibinin damak zevkine kiralamış olmanızdır. Tabii işin doğrusu, Ramazan ayının cömertlik ve hayır duygularını şahlandırması dır.Sultan Abdülaziz'in sadrazamlarından Yusuf Kamil Paşa, cömertliği ile ünlüydü. 1868 yılı Ramazan ayının 8. gününe rastlayan 3 Ocak günü, bugün Edebiyat ve Fen fakültelerinin bulunduğu yerdeki konağında verdiği iftar yemeğine, Sultan Abdülaziz teşrif ettiler. Sadece kuş sütünün eksik olduğu ziyafetten sonra, diş kirası olarak, altın bir tepsiye tepeleme yığılmış kağıt tomarları padişaha takdim olundu. Bunlar, Kamil Paşanın sahip olduğu bütün mam ve emlakin senet ve tapularıydı. Ancak bu diş kirası tekliften öteye geçmedi. Çünkü Sultan Abdülaziz, "Bunlar makbulüm oldu. Yine size veriyorum. Her hali niz ve ef'âl ü akvaliniz mahzuziyetimi mucib olmaktadır" sözleriyle tepsiyi ve içindekileri iade etti.

O SÂhibine Teslim Oldu

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Kiliç Ustaliği

Vehbi Tülek

Kenan Bey

Vehbi Tülek

Gül Baba’nin Cenaze Namazi

Vehbi Tülek

Bir Kaşik Tuz

Vehbi Tülek

Ulu CÂmi’nin Açilişi

Vehbi Tülek

Daha Büyük KerÂmet Mi Olur?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Rebî’ Bin Süleymân

Rebi' bin Süleymân rahmetullahi aleyh, İmâmı Şafii hazretlerinin talebelerindendir. 174 (m. 790) senesinde doğup, 270 (m. 884) târihinde vefât etmiştir. Mısır'da, İbn-i Tolun Câmii'nde ilk hadis-i şerif yazdıran odur. Kendisi bu câmide müezzin idi. İmâm-ı Şafii hazretleri: "Rebi' bin Süleymân kadar, kimse bana hizmette bulunmamıştır." buyurmuştur. İmâm-ı Şafii'den rivâyet ettiği sözlerden ba'zıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mahmûd Kefevî

Vehbi Tülek

Büyük âlim Mahmûd Kefevi hazretleri, bir gece rüyâ ile mânâ âleminde Resûlullah efendimizin huzûr-ı şeriflerine girdi. Mecliste hazret-i Ebû Bekir, hazret-i Ömer, hazret-i Osman ve hazret-i Ali ile Eshâb-ı kirâmdan bâzıları da hazır bulunuyorlardı. Edebe riâyet ederek onlara selâm verdi. Her zaman kıldığı namazın tâdil-i erkânını efendimize arz etmek için önlerinde kıbleye karşı namaza başladı. Hazret-i Ali, Mahmûd Kefevi'nin bu davranışına karşı çıkıp "böyle yüksek bir meclise katılmayıp, nâfile namaz kılmak edebi terk etmek değil midir?" diye dokunaklı söz söyledi.

Cömertlik, En Güzel Mücevherdir

Vehbi Tülek

Cennet Karşılığı Satılan Bostan!..

Vehbi Tülek

Câmiu Kerâmâti'l-Evliya kitabında şöyle bir hadise anlatılır: Seyyid Ahmed Rıfai Hazretleri'nin önde gelen arkadaşlarından Şeyh Cemaleddin Hatib diyor ki:
Evine'de (Irak'ta) satın alma ihtiyacı duyduğum bir bostan vardı. Bir gün Ahmed Rıfai'den bostan sahibi Şeyh İsmail'le konuşmasını ve bostanı bana ondan alıvermesini taleb ettim. Ahmed Rıfai de "baş üstüne" dedi, birlikte bostan sahibine gittik. Satış için arabuluculuk yaptı. Adam ise bostanı satmaya yanaşmadı. Teklifte ısrar edilince bostan sahibi dedi ki:
- Ey efendim, benim istediğim fiyatla alacak olursan sana satarım.
- Ey İsmail söyle bana, ne kadar istiyorsun?
- Efendim, onu benden cennette bir köşk karşılığında alabilirsin!

Ebüssü’ûdzâde Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Evliyânın Kerâmeti Bizim Yolumuzda Haktır

Vehbi Tülek

İbn-i Sükkere

Vehbi Tülek

Resûlullahın Sünnetine Uymadıktan Sonra

Vehbi Tülek

Muhammed Birmâvî

Vehbi Tülek

Dinimizde Beş Türlü Kul Hakkı Vardır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Sakin Kalyona Binme

İmanı Ona Kafidir

Arafatta Görüşürüz

A'meş Ve Hanımı

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek