Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.403.824

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlânın "sıfat-ı Zâtiyye"si Altıdır

Kâdı Ebû Bekr Bâkıllânî hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. Basra’da doğdu. 1013 (H.403) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Zamânında Basra'da bulunan meşhûr âlimlerden ders aldı. Bilhassa kelâm ilminde meşhûr âlim oldu. İmâm-ı Eş'arî hazretlerinin talebeleri zincirinden olup, bu hususta kitaplar yazmıştır. Kitaplarında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ii. Mahmud’un İyilikseverliği

Bir Ramazan günü, tebdil kıyafet sokağa çıkan Sultan II. Mahmud Bayezid Camiine geldi. Yanında sadece sekreteri Said Efendi vardı. Camide bir müddet kalarak namazlarını kıldılar, vaaz dinlediler. Sonra da cami içindeki bir mahfilde elbiselerini değiştirerek Padişah kıyafetini giydi. Camiden çıktıktan sonra bir köşede bekleyen seyisini çağırdı ve atına bindi. Padişah atına binip hareket edince, karşıdan bir neferin, elinde bir tepsi, üstünde iki kapaklı sahan ile karşıdan gelmekte olduğunu gördü. Biraz sonra nefer başını kaldırınca, tam önünde Padişahı gördü. Tepsiyi yere bırakamadı, padişahı da selamlayamadı. Şaşırıp kalmıştı. Durumu gören II. Mahmud, askere takıldı: "Evlat nedir bu hal? İkindi vaktinde, Ramazan gününde, sokak ortasında yemek mi yiyeceksin? Ayıp ve günah değil mi?" dedi. Asker mosmor olmuştu. Vaziyet çok müşküldü. Kekeleyerek: "Devletlim, bunu karakol zabitime iftarlık götürü yordum. Evinden hazırlamışlar, onu alıp gelmemi söyledi" diyebildi.

Vehbi Tülek

7 Yaşinda Harbe Katildim

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Okçuluk

Vehbi Tülek

Zamaninin Ebu Hanifesi: Molla Hüsrev

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Murâd Han memleketi iç ve dış huzûra kavuşturduktan sona tahttan çekilmiş, yerine oğlu Fâtih Sultan Mehmed'i oturtmuştu. Ancak düşmanlar, sultanı çocuk yaşta görüp sefer hazırlıklarına başladılar. Bunun üzerine İkinciMurâd Han tekrar tahta geçti ve Fâtih Sultan Mehmed'i Manisa'ya gönderdi. İlim adamlarının çoğu birer bahâne ile Manisa'ya gitmek istemedi. Molla Hüsrev kazaskerlikten istifâ ederek şehzâde ile birlikte Manisa'ya gitmeye karar verdi. Fâtih onun bu karârını duyunca; "Vazifenize devâm edin, zirâ memleketin size ihtiyâcı var." dediyse de Molla Hüsrev; "Tahttan ayrılıp Manisa'ya giderken, sizi yalnız bırakmam uygun olmaz. Müsâde buyurun geleyim." diyerek samimiyetini bildirdi ve birlikte Manisa'ya gitti. Fâtih Sultan Mehmed bu muhterem âlimden çok istifâde etti.

Düğün-bayram Alayina Gitmiyor Ya!

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid’in Mendili

Vehbi Tülek

Sahibinin Kursaği

Vehbi Tülek

Haberi Duymadan Ahirete Gittiler

Vehbi Tülek

69 - Hasan Can'in Rüyasi

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

“vallâhi Muhammed Beni Öldürdü!..”

Mekkeli müşriklerin ileri gelenlerinden olan Ubeyy ibn-i Halef, Mekke'de Peygamberimize (sallallahü aleyhi ve selem) rastladıkça; "Yâ Muhammed! Benim bir atım var, her gün ona 16 ölçek darı yediriyorum, bir gün gelir onun üzerine biner seni öldürürüm!" diyordu. Peygamber Efendimiz de; "Belli olmaz, belki inşaallah ben seni öldürürüm!" buyururmuştu. Ubeyy ibn-i Halef, Uhud'da, Peygamberimizin hayâtına son vermek için and içmişti. Kardeşi Ummiyet'ibn-i Halef'in intikamını almak istiyordu. "Muhammed nerededir?" diye bağırıyordu: "Gelsin de benimle çarpışsın. Peygamber ise beni öldürür" diyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Çok Gülmek, Heybeti; Çok Şaka, Vakarı Giderir

Vehbi Tülek

Baba Nimetullah Mahmud hazretleri Nakşibendi ariflerinden ve ulemanın büyüklerinden bir zat olup Nahcıvan'da doğdu. Maddi ve manevi tahsilini tamamladıktan sonra Anadolu'ya gelerek Akşehir'de yerleşti ve burada çok talebe yetiştirdi. 902 (m. 1496)'da orada vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Yozgatlı Hacı Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Akıllı Insan, Önce Ahiretini Düşünendir

Vehbi Tülek

Tophaneli Mehmed Efendi, Celvetî şeyhlerinden olup Aziz Mahmut Hüdayi hazretlerinin halifelerindendir. Vefatından sonra onun makamına geçenlerin üçüncüsüdür. 1075 (m. 1664)’de vefat etti. “Tecelliyat” isminde bir risalesi vardır. Bu eserinde şöyle buyuruyor:

Kalbinde Zerre Kadar Kibir Varsa!

Vehbi Tülek

Ekmeğinin Lezzetine Doyulmayan Fırıncı

Vehbi Tülek

Nesibe Hâtûn Ve Habib Bin Zeyd

Vehbi Tülek

Lapsekili Halil Ve İbrahim Onbaşı...

Vehbi Tülek

Sahte Altınla Halis Altın Ayarda Bilinir

Vehbi Tülek

Bizans Imparatorunu Hayran Bırakan Iman

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

İsmail Hakki Efendi

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Sarayda İftar

Cennetlik Hanım Isteyen...

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek