Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.488.872

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyayı Terk Etmeyen, Allah'a Tam Kavuşamaz

Ebü'l-Hüseyin Şirazî hazretleri meşhur velîlerdendir. İran’da Şiraz beldesinden olup, Errecan'da ikâmet etmiştir. Ebû Bekr Şiblî hazretlerinin sohbetlerinde bulunmuştur. Hakâik (hakîkatler), tasavvufî incelikler ilmi üzerinde çok meşhûr sözleri vardır. 964 (H.353) senesinde Errecan'da vefât etti. Talebelerine buyurdu ki::

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanli Zarf

27 Mart 1916 tarihinde, Irak Cephesi Felâhiye Muhârebesi'nde boğazından ağır yaralanan 18. Kolordu, 51. Tümen, 9. Alay emir subayı İstanbullu üsteğmen Muzaffer, hayatının son dakikalarına geldiğini görünce, sükûnetle son görevini yapmaya başlamış ve konuşamadığından cebinden çıkardığı bir mektup zarfının üzerine, kurşun kalemle önce: Kıble ne yöndedir?" diye yazıp o tarafa dönerek, kalbindeki şehâdeti dille söyleyeme diğinden, kana boyanan zarfın ortasına, okunaklı bir şekilde kelime-i şehâdet-i yazdıktan sonra, zarfın üç yerine; "Bölük cihada devam etsin! Benim kanım da yerde kalmasın!" cümlesini yazmış, ikisini imzalayıp üçüncüyü imzalayamadan son nefesini vermiştir.
Muzaffer efendinin bu yüce davranışı, yâni bir Türk subayının hareketi olan o kanlı zarf, Askeri Müze'ye gönderilerek, Türk çocuklarına ve gelecek nesillere cevher değerinde bir miras olmuştur. 6. Ordu Komutanı Halil (11 Temmuz 1916)

Vehbi Tülek

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Fatih’in Akincisi Malkoçoğlu BÂlî Bey Bey

Vehbi Tülek

Rahmetli Pederim Baytar İdi

Vehbi Tülek

Bayburt'lu şâir Zihni (1797–1859), bir işi için, Bâbıâli'deki bir daireye gitmiş. Sultan II. Mahmud'un kıyâfet inkılâbı icâbı memûrin artık Avrupâi kılık-kıyâfet giymekte, pek çoğunun sırtında İstanbulinler bulunmaktadır. Zihni ise hâlâ eski taşra kıyâfetleri içindedir. Memurlar bizimkini Cer mollalarından biri sanıp biraz alay etmek istemişler:-Hoca Efendi! Sen akıllı ve bilgili bir zâta benziyorsun. Hele söyle bakalım ben kaç yaşındayım?Sorunun ne maksada mebni olduğunu hemen kavrayan Zihni, oradakilerin âmiri durumundaki adama şöyle cevap vermiş:-Zât-ı âlileri, 30-35 civarında gösteriyorsunuz.Bu sefer diğer memurlar da, saf bir mollaya rastladıklarını vehmederek sormaya başlamışlar. Zihni, her birini münâsip şekilde 15-20 yaş gençleştirerek gönüllerini hoş etmiş.Böylece dairede ne kadar insan varsa yaşı söylendikten sonra âmir olan yaşlı zât tekrar sözü almış:-Efendi, ne güzel tahminlerde bulundunuz. Hemen herkesi tam isâbetle bildiniz. Sizde bu kabiliyet doğuştan mıdır, yoksa nasıl iktisab ettiniz?Sözün burasında Zihni, beklediği ânın geldiğini görüp cevabı yapıştırmış:-Hiç düşünmedim; ama rahmetli pederim baytar idi. Bakar bakmaz hangi hayvanın kaç yaşında olduğunu bilirdi. Gâliba ben de ondan tevârüs etmiş olmalıyım.

Ii. Selim Ve Yahya Efendi

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Vehbi Tülek

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

Şimdi Olmaz, Vezirler Var!

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

Kismetinde Olanin Kaşiğina Çikar

Vehbi Tülek

Boynuzsuz Koç

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Harap Olmuş Bir Ev Gibi

Ebû Şücâ Bistâmi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh, tefsir ve hadis âlimlerindendir. 485 (m. 1092)'de İran'da Bistam'da doğdu. 562 (m. 1167)'de Türkistan'da Belh'de vefât etti. Kur'ân-ı kerim öğretmenin fazileti hakkında naklettiği hadis-i şerifler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ali Müttekî El-hindî

Vehbi Tülek

Ali Mütteki hazretlerinin tam adı "Ali bin Abdülmelik Hüsâmeddin bin Kâdı Hân el-Kâdiri eş-Şâzili"dir. Lakabı, "Alâüddin"dir. Mütteki diye meşhûrdur.
Bu mübarek zat 1566 (H.974) senesinde Hindistan'dan Mekke-i mükerremeye gitti. Sıhhati yerinde idi. Kendisini ziyârete gelenlere buyurdu ki:
-Şöyle bir kimse düşünün: Ölümü tatmış, ölümden sonraki şeyleri, başa gelecekleri görmüş, sonra Allahü teâlâ tekrar onu ikinci defâ dünyâya göndermeyi dilemiş ve göndermiş. Böyle bir kimse hiç ölümden gâfil olur mu? Ölümü hiç unutur mu? İşte bu fakir de o kimse gibi ölümden gâfil ve unutmuş değilim...

Hafîd Ibni Merzûk

Vehbi Tülek

Şeyh Saltuk Türkî

Vehbi Tülek


Saltuk Türki, büyük velilerdendir. Zamânının büyüklerinden Mahmûd Rıfâi'den ilim öğrenip feyz aldı. İlimde yüksek mertebeler, tasavvufta üstün dereceler sâhibi oldu. Pekçok talebe yetiştirip, Allahü teâlânın dininin yayılmasına faydalı hizmetlerde bulundu. Türkistan'da, Sabiha denilen yerde, 1297 (H.697) yılında vefât etti...

Şu Bedeninin De Senin Üzerinde Hakkı Vardır!

Vehbi Tülek

Zâhirî Ilimler Ve Bâtınî Ilimler Peygamberlerin Mirasıdır

Vehbi Tülek

İnsan Yaptıklarının Takdir Edilmesini Ister

Vehbi Tülek

Benim Kadar Hiç Kimse Eziyet Çekmedi

Vehbi Tülek

Ben Şefâat Etmeyi Seçtim

Vehbi Tülek

Ebû Ali Müştevlî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Abayi Yakmak

Delik Kova

Allah Diyen Genç

Gül Yaprağı

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek