Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.136.777

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

En Faydalı Zenginlik Ve En Güzel Fakirlik Nedir?

Seyyid Ticânî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1737 (H.1150) senesinde Cezâyir'de Ayn-ı Mâdî denilen yerde doğdu. 1815 (H.1230)'de Fas'ta vefât etti. Mısır'a giderek Şeyh Mahmûd-i Kürdî’ye talebe oldu. Sonra Fas’a giderek talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bu Yüzden Kara Çaldim

Osmanlı şairlerinden Çâkeri, bir ara Sultan II. Bayezid'e nedimlik etmiş ve sancakbeyliği de yapmıştı. Kendisi pek genç olmasına rağmen, hastalıktan dolayı rengi sararmış, sakalı da ağarmıştı. Bu yüzden sakalını siyaha boyardı. Bir gün Sultan II. Bayezid ona:

"Çâkeri, sakalındaki bu nuru ne için zulmete tebdil edersin? Ak sakalının yüzüne kara çalıp mücrimler gibi teşhir edersin?" diye sorunca Çâkeri:

"Devletlû padişahım! Yaşımı hiç şüphesiz ki bilirsiniz. Fakat sakalım yalan söylüyor. Bu yüzden ona kızdım. İntikam almak için yüzüne kara çaldım" cevabını verir.

Vehbi Tülek

Kismetinde Olanin Kaşiğina Çikar

Vehbi Tülek

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

Hepsi Osmanli Padişahinin Gölgesine Siğinmişlardir

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han, Mohaç savaşında Avusturya ve Macar müttefik ordusunu perişan ettikten sonra, Macaristan Krallığına, Osmanlılara yardımcı olan Macar asilzadelerin den Yanoş Zapolya'yı tayin ederek İstanbul'a dönmüştü. Fakat Avusturya Kralı Ferdiand, bu tayini tanımadı ve kendi adamlarından birinin, yine kendisine niyabeten Macar kralı tayin edil mesi için harekete geçti. Eğer kendi adamı kral yapılmaz ise, ordusuyla Macaristan'a girecekti. Bunun üzerine Yanoş Zapolya, Feron Laçki isimli bir elçiyi, durumu padişaha bildirmesi için İstanbul'a gönderdi. Elçi önce Veziriazam İbrahim Paşa ile görüştü. Veziriazam elçiyi pek hoş karşılamadı. Daha sonra İkinci Vezir Mustafa Paşa, elçiyi çağırarak:-Senin efendin, bizim Padişahımızın istirahat ettiği Budin köşküne oturmağa nasıl cür'et etmiştir? Padişahımızın istirahat ettiği, atının göründüğü her yer daima hükmümüz altında demektir. Sen, vergisiz olarak ve Padişahımızın kullarından biri tarafından geliyorsun. Bilmez misin ki, padişahımızın hükmü her yerdedir.

Musul'un Osmanli HÂkimiyetine Girmesi

Vehbi Tülek

17 - Korkma!

Vehbi Tülek

İstanbul’un Sulari

Vehbi Tülek

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

Kara Mehmet Paşa

Vehbi Tülek

57 - Orhan Gazi Ve Alaeddin Esved Hazretleri

Vehbi Tülek

İki Defa Tahta Çikan Padişah I. Mustafa Han

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mustafa Rıdâüddîn (neccarzâde)

Mustafa Rıdâüddin (Neccarzâde) Anadolu'da yetişen büyük velilerdendir. 1679 (H.1090) senesinde Şebinkarahisar'da doğdu. 1746 (H.1159) senesinde İstanbul'da vefât etti. Kabri Beşiktaş'ta Sinan Paşa Câmii yanındadır...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sahip Olduğun Değerin Farkında Değilsin

Vehbi Tülek

Azmi Hüseyin Dede Mevlevi arif ve fazıllarından olup Gelibolu'da doğdu. Uzun müddet Gelibolu ve Mısır mevlevihaneleri şeyhliğinde irşad vazifesi yaptı. 1311 (m. 1893)'de hava tebdili için bulundukları Beyrut'ta vefat etti. Temyizü'l-Emreyni isimli eserinde şöyle anlatır:

Allah'ın Râzı Olduğu Yola Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

Günahkârlar, Dâima Korku Içindedirler!

Vehbi Tülek

İbnü'l-Hazza hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 347'de (m. 958) Endülüs'te (İspanya) Kurtuba'da (Cordoba) doğdu. Burada medrese tahsilini tamamladıktan sonra İşbiliye (Sevilla), Belensiye (Valencia), Beccâne (Pechina) Tutile (Tudela) ve Sarakusta'da (Saragossa) kadılık yaptı.. 416'da (m. 1025) Sarakusta'da vefat etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Vişnezâde İzzetî

Vehbi Tülek

Hazreti Ömer Ve Takva Sahibi Genç

Vehbi Tülek

Şefaatim Vâcib Oldu” Ne Demek

Vehbi Tülek

Ebûbekirzâde Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Ebül-berekât Hakkârî

Vehbi Tülek

Şâfiî Fıkıh âlimi Yûsuf Bin Yahyâ

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Evliyalar Ölmez İmiş

İmanı Ona Kafidir

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek