Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.472.715

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Resûlullah Efendimizin Ana Babası Da Müslümandı

Abdullah Abdî Efendi Osmanlı velîlerindendir. 1583 (H.992) senesinde Bosna'da doğdu. Doğum yeri olan Bosna'da ilim tahsîline başlayan Abdullah Efendi, sonra İstanbul'a geldi. Tahsîlini tamamladıktan sonra Bursa'ya gitti. Hâcı Bayram-ı Velî yolunun halîfelerinden Hasan Kabaduz Efendi ile görüştü. Bu zâtın sohbetlerinde kemâle gelip olgunlaştı. 1644 (H.1054) senesinde hac dönüşü Konya'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Gemiler Karadan Yürüdü

Fatih Sultan Mehmed Han, İstanbul kuşatmasının uzamasına üzülüyor, zayıf olan Haliç tarafındaki surların yıkılabilmesi için, gemilerin haliçe geçmesini istiyordu. Bizans'ın, Haliç tarafından da tazyiki için limana girişe mani olan zincirin kırılması denenmisşe de başarı sağlanamamıştı. Bunun üzerine ince donanmanın Haliç'e karadan geçirilmesi genç hükümdar tarafından düşünülmüştü. Bizans Rumları arasında da "Gemilerin karadan yüzdürüldüğü görülünceye kadar İstanbul'un zaptının kimseye müyesser olmayacağı" hususunda bir inanç ve anlayış bulunduğundan, kuşatılanların bütün ümitlerini kırmak için bu işe teşebbüs edilmiştir. O sırada, Galata, Cenevizlilerin elinde bulunup ayrı bir kalesi vardı. Bura sakinleri, Türklerle dost olmakla beraber geceleri de Bizanslı lara yardım etmekteydiler. Haliç'e denizden girmenin imkansızlığı yüzünden 50-70 kadem uzunluğundaki 15-22 sıra kürekli 70 kadar gemi, 22 Nisan gecesi sabaha kadar Haliç'e geçirildi. Solakzâde bunu "Himmet-i merdân ile Beşiktaş dedikleri yerden Kasım Paşa deresine doğru, dağ parçası gibi gemilerin altına rugan (yağ) ile terbiye olunmus kütükler döşeyip, bir rivayette yelkenler açarak yürüttüler ve gemileri birbirine bağlayarak üzerine metrisler koydular" cümleleri ile anlatır. Bu sevkiyat yapılırken Beyoğlu tepelerine yerleştirilen bataryalar la Haliç'teki Bizans donanması taciz edilip hareketsiz bırakıldığı gibi surların etrafında da bombardımana devam edilip, esas faaliyet, iyi bir şekilde gizlenmiş ti. Sabahleyin 70 parça kadar geminin, Haliç'te yelken açtığını gören Bizanslılar, hayret ve dehşetle bu manzarayı seyre baslamışlardı. Bu şekilde, karadan gemi yürüterek denize indirme tekniği büyük bir başarı idi.

Vehbi Tülek

Sultan I. Mahmud Ve İstanbul’un İmari

Vehbi Tülek

Ravza-i Mutahara Müdafii Fahreddin Paşa

Vehbi Tülek

Mahkemeye Hazirim

Vehbi Tülek

Tayyarzade Ata Bey, "Enderun Tarihi" kitabında Sultan III. Selim Han ile ilgili şöyle bir hadiseyi nakleder:

III. Selim Han gayet cesur, silahşörlükte de hüner sahibi bir kimseydi. Zaman zaman tebdil-i kıyafet ederek halkın arasına karışır, istek ve şikayetlerini öğrenirdi. Bir gün tersane kahyası kıyafetiyle akşam vakti Sultanahmed civarına çıktı. Maiyetindekiler de kalyoncu neferi gibi giyinmişlerdi. Sultanahmed Camiinden aşağı Sokollu Mehmed Paşa yokuşundaki tenha yerlerden aşağı inerlerken bir kadın feryadı işittiler. Hemen oraya yöneldiler. Yeniçeri tulumbacılarından bir zorba, bir kadının yolunu çevirmiş;-Yürü benimle! Diye zorluyordu. Kadın da;-Kardeşim! Ben ehl-i namus bir kadınım. Evim Küçükayasofya'da. Çocuğum hasta. Eczaneden ilaç aldım. İşte elimde. Evime dönüyorum. Bana ilişme. Mahalleme gel sor... diye feryad ediyordu. Tulumbacı ise sarhoş, gözü kararmış, küfürler savurarak bıçağını çekmiş, tehdide başladı. Kadın, o anda oraya yetişen, kalyoncu kıyafetindeki padişah ve maiyetini farketti ve onlara:-Aman kaptan ve kalyoncu din kardeşlerim!... beni bu herifin elinden halas edin diye yalvarmaya başladı.Bunun üzerine tulumbacı işi daha da azıttı ve yatağanına el atıp padişahın üzerine yürüdü. Fakat silahını henüz yarısına kadar çıkarmağa bile vakit bulamadan, Sultan Selim kılıcını çekerek adamı belinden ikiye böldü. Ertesi gün de Babıâli'ye şu tezkereyi gönderdi:"Sokollu Mehmed Paşa yokuşunda maktul olan tulumbacıyı ben öldürdüm. Veresesi var ise şer'an mahkemeye hazırım"

Cezzar Ahmed Paşa Ve Napoeon Bonapart

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Rüyasi

Vehbi Tülek

Sultan Iii. Mehmed Ve Karabaş Ali Efendi

Vehbi Tülek

87 - Sultan Ii. Murad Ve Haci Bayram Veli

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve İznik’in Fethi

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Seni âlemlere Rahmet Olarak Gönderdik!

Ebû Muhammed Abdullah ibni Vehb hazretleri Mısır'da yetişen âlim ve velîlerdendir. 742 (H.125) senesinde doğdu. İmâm-ı Mâlik, Süfyân-ı Sevrî hazretleri gibi büyüklerden ilim öğrendi. İmâm-ı Mâlik, Abdullah bin Vehb'e yazdığı mektuplarında; "Mısır'ın fakihi Ebû Muhammed Müftî" diye hitâb ederdi. 812 (H.197) senesinde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Için Birbirini Sevenler

Vehbi Tülek

Aizullah bin Abdullah Havlâni hazretleri Tâbiinin meşhurlarından olup fıkıh âlimi ve velilerdendir. Ebû İdris ismiyle meşhur oldu. 629 (H.8) senesinde Şam'da doğdu. 699 (H.80) senesinde orada vefât etti.

Eshâb-ı kirâmın sohbetleriyle yetişti. Ebüdderdâ, Ebû Zer, Huzeyfe, Ubâde bin Sâmit, Avf bin Mâlik, Ebû Hüreyre "radıyallahü anhüm" gibi birçok sahabiden hadis-i şerif nakletti.

Ondan da Zühri, Mekhûl, Yûnus bin Meysere ve başka âlimler, hadis rivâyet etmişlerdir. Ebû İdris hazretleri, Şamlıların vâizi ve hâkimiydi.

İbrâhim Bin Mûsâ Ebnâsî

Vehbi Tülek

Tebliğ Ederken Bütün Sıkıntılara Katlandı

Vehbi Tülek

Burhâneddin İbn-i Ebû Şerif hazretleri tefsir, hadis ve fıkıh âlimidir. 836'da (m. 1433) Kudüs'te doğdu. İlim tahsili için Mısır'a gitti. Sonra Mısır kadılığına, ardından Kahire'deki Gavri Medresesi'ne müderris tayin edildi. 923'te (m. 1517) Kahire'de vefat etti. "Minhâc Şerhi" isimli kitabında şöyle yazmaktadır:

Siz, Ümmetlerin En Iyisi Oldunuz

Vehbi Tülek

Sırların Gönülde Kalırsa, Muradın Çabuk Gerçekleşir

Vehbi Tülek

Şu Bedeninin De Senin Üzerinde Hakkı Vardır!

Vehbi Tülek

Allah'tan Hayâ Etmek, Müminlerin Hazinesidir

Vehbi Tülek

​ehl-i Sünnet Itikatını Bilmemek

Vehbi Tülek

Selîm El-mesûtî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yirmi Saniyede

Yirmi Saniyede

Şeytan hizmetçi kılığına girmiş ve yirmi sene Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri'nin yanına gidip gelmişti. Bir türlü gönlüne vesvese vermeye, ona istediklerini yaptırmaya muvaffak olamamıştı. Birgün:
- Ey Üstad! Yoksa siz benim kim olduğumu biliyor musunuz? dedi.
Hazreti Cüneyd:
- Sen lanetli İblissin. İlk geldiğin andan beri seni tanıyorum, buyurdu.
Şeytan:
- Ey Sultanü'l Muhakkikin! Sizin kadar yüksek dereceye ulaşan başka bir büyük zat tanımıyorum. Yirmi senedir size hiçbir isteğimi yaptırmaya muvaffak olamadım, dedi.
- Defol mel'un! Şimdi de beni kendini beğenme hastalığına düşürerek mahvetmek mi istiyorsun! Yirmi senede yapamadığını yirmi saniyede mi yapacaksın? Yıkıl karşımdan! diye bağırdı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Kul Hakkı

Namazini Ben Kildirayim

Kul Hakkı

Abdullah-i EnsÂrî

İsmail Hakki Efendi

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek