Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.281.345

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Büyük Günaha Da Küçük Günaha Da Tövbe Farzdır

Amr bin Osman hazretleri büyük velîlerdendir. Aslen Yemenlidir. 908 (H.296) senesinde Bağdat'ta vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin talebesi, Hallâc-ı Mansûr hazretlerinin hocasıdır. Harem-i şerîfte uzun yıllar îtikâfa çekilmişti. Sohbetlerde daha çok hadîs-i şerîf okurdu. Çoğunlukla İmâm-ı Buhârî hazretlerinden naklen hadîs-i şerîf rivâyet ederdi. Başkalarından naklettiği de olurdu. Kendisinden birçok âlim, edep, erkân, yol, usûl öğrendi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Derya Ali Baba

Fâtih Sultan Mehmed Han, İstanbul'u küffâr elinden kurtarmak üzere kuşatmıştı. Fetih ordusu İstanbul surlarına dayanmış, Fâtih Sultan Mehmed Han fethin gerçekleşece ği zamânı sabırsızlıkla bekliyordu. Leşker-i duâ adı verilen duâ ordusu âlimler ve veliler, fetih için gözyaşı dökerek duâ ediyorlardı. Kır atının üstünde heybet ve celâdetle duran genç hükümdâr, orduyu şevke getirici konuşmalar yapıyordu. Etrâfa dalga dalga yayılan ordu, Feth-i mübinin gerçekleşmesi için canla başla çarpışıyordu. Şehir düşmek üzere idi. İşte tam bu kritik zamanda ordunun arasında; "Ordu susuz kalmak tehlikesiyle karşı karşıya, kuyular boş, çeşmeler akmıyor." şeklinde bir söylenti yayılmaya başladı.

Vehbi Tülek

76 - İstanbul'un Manevi Fatihi

Vehbi Tülek

92 - Bunlar Bizi Allah Rizasi İçin Ziyarete Gelirler

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid Ve İhtiyar Kadin

Vehbi Tülek

Sultan Yıldırım Bâyezid Han, Niğbolu zaferinden sonra kazanılan ganimetler ile müslümanların ibâdet etmeleri için, Bursa'nın güzide bir yerinde câmi yaptırmak istedi. Bu durumdan vezirini de haberdar etti. Bugünkü Ulu Câminin yeri uygun görüldü ve arsa sâhip leri ne mülklerinin bedelleri verildi. Herkes gönül rızâsıyla arsalarını verdiler. Fakat câminin inşâ edileceği yerde bir ihtiyar kadıncağızın evi vardı. Bu hanım; "Ben evimi satmam." diye inâd etti. Ona; "Bize bu ev mutlaka lâzım." denildi ise de, hiçbir kimsenin, sözünü dinlemedi. Sultan Yıldırım Bâyezid Han da o kadının yanına gidip, durumu anlattı. Fakat, kadını fikrinden döndüremedi. Sonra Sultan, divânı toplayarak bu husûsu görüştü.

Sultan Ii. Murad Ve Şücaeddin Karamani

Vehbi Tülek

İngiliz Kraliçesi I. Elizabeth Osmanli Himayesinde

Vehbi Tülek

Akbiyik Sultan Ve Fatih

Vehbi Tülek

Müftî Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Rahmetli Pederim Baytar İdi

Vehbi Tülek

Sarayda Kadir Gecesi Alayi

Vehbi Tülek

Mücevherli Minare

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İmamzâde Buhârî

mamzâde Buhâri hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 491'de (m. 1098) Buha­ra'da doğdu. Ebü'l-Kâsım Gülâbâdi'ye talebe oldu ve fıkıh tahsil etti. Sonra Hâce Yûsuf-i Hemedâni'ye intisab ederek tasavvufta ilerledi. 573 (m.1177)'de vefat etti. Şir'atü'I-İsIâm adlı eseri meşhurdur. Bu eserinde "Yeme içme adabı" hakkında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kabrin Sıkması Da Azâbı Da Haktır

Vehbi Tülek

Mustafa Âsım Efendi Yüzüncü Osmanlı Şeyhülislâmıdır. "Mekkizâde" diye bilinir. 1187 (m. 1773)'de İstanbul'da doğdu. 1262 (m. 1846)'de aynı yerde vefât etti. Buyurdu ki:i

Merzübân-ı Velî

Vehbi Tülek

benim Kurtarıcım Namazdır!

Vehbi Tülek

Ebû Recâ el-Utâridi, Tâbiinin büyüklerindendir. Mekke'nin fethinde imân etti. Fakat Resûlullah Efendimizi (sallallahü aleyhi ve sellem) göremedi. Sonra Basra'ya gitti. Burada Eshab-ı kiramın büyüklerinden Kur'ân-ı kerim ve hadis öğrendi. Kırk yıl Müslümanlara imâmlık yaptı. Yüzotuzbeş yıldan fazla yaşamış olup, sonra Ömer bin Abdülaziz (radıyallahü anh) zamanında, 117 (m. 735)'de vefât etti...

İbn-i Kurkûl (ibrâhim Bin Yûsuf Hamzî)

Vehbi Tülek

Sabrederek Ferahlığı Beklemek Ibâdettir

Vehbi Tülek

Kâmil Ve Mükemmil Muhammed Masûm

Vehbi Tülek

Allah, Sevdiği Kulunu Derde Müptela Eder!

Vehbi Tülek

Herkes Yahşî Biz Yaman, Herkes Buğday Biz Saman

Vehbi Tülek

Nefs, Dâima Allah'a Isyan Etmek Ister

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sarik Ve Sakal

Sarik Ve Sakal

Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: -Buradan kalk. Haddini bil burası senin yerin değil. Herkes meclisin üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakar ki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derken alimler fıkıh konusunda tartışmaya başlarlar:-Hayır, evet, kabul edemem, ben haklıyım, şeklinde her biri birbirine üstünlük kurma sevdasıyla mücadelelerini sürdürür her biri bir dövüş horozuna döner. Bir karmaşadır gider. Fakir alim dayanamaz kalkarak: -Lütfen bir kere de beni dinlermisiniz? Bu konuda benim de söyleyeceğim bir kaç söz var.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Keramete İnanmayan Âlim

Zalimlere Dersini Verdi!

Zalimlere Dersini Verdi!

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek