Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.024.446

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sevâbı Daha Çok Olan Zikir Ve Salevâtlar

Ebü'l-Abbas Hasenî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1758 (H.1172)'de Fas'ın Atlantik sâhilinde bulunan Meysûr'da doğdu. 1837 (H. 1253)'de Yemen'in Subye köyünde vefât etti. Evliyanın büyüklerinden Abdülvehhâb Tâzî hazretlerinin sohbetleri ve tasarrufları ile Magrib'de yetişen âlim ve velîlerin en büyüklerinden oldu. Çok kerâmetleri görüldü. Onun en büyük kerâmeti uyanık hâlde iken de Resûlullah Efendimizi “sallallahü aleyhi ve sellem” görmesi ve O'ndan şifâhen salevât-ı şerîfeleri öğrenmesiydi. Kendisi şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Akillilarin Duraği

Fâtih Sultan Mehmed Han'ın vezirlerinden Mahmûd Pasa'ya yakınlığı ile tanınan Molla, Vildân anlatır: "Bir gün Mahmûd Paşa, söz arasında beni çok sevdiğinden bahsetti. Ben de, onun Molla Abdülkerim Efendi'ye olan ilgisinden bahisle; "Siz, benden çok Abdülkerim Efendi'yi seversiniz" dedim. Bunun üzerine; "Evet, doğru söyledin" dedi. Ben; "Molla Abdülkerim sizin Cennet'e girmenize sebeb mi olacak ki, bu kadar çok seviyorsunuz?" deyince, Mahmûd Pasa; "Cennet'e sokacak desem de olur. Çünkü o, benim günahlardan tövbe etmeme vesile oldu. Fâtih Sultan Mehmed Han'ın kapıcıbaşısı iken, bir günâha mübtelâ olmustum. Bir sabah Abdülkerim Efendi, evimizi şereflendirdi. Bir müddet sohbetten sonra, ayağa kalktı. Hürmet ve tazimle kapıya kadar yolcu ederken, bana döndü ve; "Dünyâ ve âhiretine yarar bir sözüm var ki, iyi dinleyip kötülüklerden sakinasin" dedi. Ben de; "Buyurun" dedim. Sözüne devamla; "Elhamdülillah, ilim sahibisin ve pâdişâhın da yakınlarındansın. Çok geçmeden vezirlik makamına yükseleceğin aşikârdır. Ne yazık ki, içini ve dışını günâh pisliklerinden temizlemeye gayret etmezsin. Vezirlik makamı, akıllı kimselerin durağıdır. Osmanlı Devleti'nin yüce divânı, temiz insanların toplandığı bir yerdir. Gel kerem eyle, içini o günâh pisliklerine bulama ve dalâlet çukurlarına düsüp çabalama!" dedi. Bana bu nasihatleri verirken, hava soguk olmasına rağmen boncuk boncuk ter döktüm ve o ânda tövbe ederek bildirdiği yoldan ayrılmadım" dedi. Bunun üzerine; "Gerçekten onu sevmek yalnız size değil, bize de vâcib oldu demekten kendimi alamadım."

Vehbi Tülek

Vasif Efendi İspanya’da

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

Hadim SinÂn Paşa Ve Misir Seferi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Hanın vezir-i âzamlarındandı. Şecâatı ve cesâretiyle kendini tanıtarak, Bosna Sancakbeyliğine kadar yükseldi. Çaldıran Savaşından önce Anadolu Beyler beyliğine getirilerek, İran Seferi sırasında önemli hizmetleri görüldü. Ordu-yı Humâyûnun Sivas'tan itibâren öncülüğünü yaptı ve Çaldıran Muhârebesinde, Osmanlı ordusunun sağ kanadına kumandanlıkta bulundu. Aldığı tedbir ve uyguladığı taktikle zaferin kazanılmasında önemli rolü oldu. Çaldıran dönüşü Ordu-yı Hümâyûn Amasya'da kışlarken, Rumeli Beylerbeyi liğine getirildi.Ertesi sene Dulkadıroğlu Alâüddevle üzerindeki zaferi üzerine, 18 Haziran 1515'te vezir-i âzamlığa getirildi. Şah İsmâil'in Çaldıran hezimetinden sonraki siyâsi faaliyetlerinde, Memlûk Sultanı ile anlaşması, İranlıların Mardin civârında bir Osmanlı karakolunu basmaları üzerine, Sinân Paşa, Diyarbekir ucuna gönderildi. Kayseri'de kuvvetlerini toplayan Sinân Paşa, Diyarbekir'e ulaşmak için Memlûk sınır beylerinden geçiş izni istedi. Beyler ters cevap verdikleri gibi Memlûk Sultanı da Osmanlılar İran ile uğraşırken onları arkadan vurmak için Haleb'e geldi. Durum Sultan Selim Hana duyurulunca, seferin yönü değiştirilerek, Memlûklar üzerine gidilmeye karar verildi. Sultan Selim Han, görülmemiş bir süratle hareket ederek ordunun başına geçti. 24 Ağustos 1516'da Memlûklarla yapılan Mercidabık Savaşında zaferin kazanılmasında, Sinân Paşanın büyük hizmetleri görüldü.

Biz Fetva Almadan Bir Şey Yapmayiz

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Ağirliğinca Altin Ederdi

Vehbi Tülek

PiyÂle Paşa Ve Malta Seferi

Vehbi Tülek

Osman Gazi Ve Kumral Ebdal

Vehbi Tülek

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

Binbaşi Mehmed Ali Bey

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Maaş, Ücret Ele Geçmeden Nisap Hesâbına Katılmaz

Şerîf Cemâleddîn Nükrakâr hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 706 (m. 1306) senesinde Horasan’da Nişâbûr’da doğdu. Haleb’deki Esediyye Medresesi’nde ders okuttu. Şam ve Kâhire’de bulundu ve buralarda insanlara ilim ve ahlâk öğretti. 776 (m. 1374) senesinde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sadreddîn Hayâvî

Vehbi Tülek

Sadreddin Hayâvi hazretleri, Azerbaycan'da yaşamış olan evliyânın büyüklerindendir. Şeyh İzzeddin Türkmâni hazretlerinden icâzet alıp Hayâve'de ilim ve edeb öğretmeye başladı. 1455 (H.860) târihinde Şirvan kasabalarından Kebûd'da vefât etti.
Sadreddin Hayâvi hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Nimeti Gönderen Allahü Teâlâdır

Vehbi Tülek

Ebü'l-münzir Esed Bin Amr

Vehbi Tülek

Ebü'l-Münzir Esed bin Amr hazretleri İmam-ı Azam Ebû Hanife'nin talebelerindendir. Kûfe'de doğdu. İmam-ı Azam hazretlerinin derslerine devam etti, en büyük 10 talebesinden biri oldu. Hârûn Reşid çok iti­bar ettiği Esed'i kendi kızıyla evlendirdi, Ebü Yûsuf'tan sonra Bağdat Kadısı tayin et­ti ve beraberinde hacca götürdü. Esed bin Amr hazretleri 190'da (m.806) vefat etti. Şöyle buyurmuştur:

Siz, Ümmetlerin En Iyisi Oldunuz

Vehbi Tülek

Hz. Ebû Bekr’in Torunu Abdülkâdir Sıddîkî

Vehbi Tülek

fitnelere Bulaşmadan Canımı Al Yâ Rabbi!..

Vehbi Tülek

Emir Sultan

Vehbi Tülek

Hasen Irâkî

Vehbi Tülek

Şâfiî Fıkıh âlimi Şeyh Hubeyşî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Ahde Vefa

Abdullah-i EnsÂrî

Sarayda İftar

Değişen Sizin Kalbiniz

Derdi Olan Neylesin?

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek