Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.285.206

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Fakir Babası: İmâm-ı Ali Rızâ

İmâm-ı Ali Rızâ hazretleri, 'Oniki İmâm'ın sekizincisidir. 770 (H.153)de Medîne'de doğdu. 818 (H.203)’de Tûs (Meşhed)de vefât etti. Halîfe Me'mûn, İmâm-ı Ali Rızâ hazretlerini çok sever, sık sık onunla görüşürdü. Saraya gelişinde saray görevlileri onu karşılar, hürmet gösterirlerdi. Fakat bu hürmetleri mecbûriyetten idi. Çünkü İmâm hazretlerini sevmiyorlardı. Bir araya gelerek, hazret-i İmâm'ın geldiğinde sarayın perdesini kaldırmamaya ve onu karşılamamaya karar verdiler. Fakat hazret-i İmâm oraya her gelişinde ellerinde olmadan kalkıp, karşılayıp perdeyi de kaldırıyorlardı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Kâse Yoğurt

Osmanlı Devleti döneminde her paşa ve padişah için, memleketinde herkesin istifadesine açık bir hayır kurumu yapıp ahirete öyle gitme, en büyük ideal idi. Bu sebeple, fethedilen yerlerde her biri bir cami, bir külliye veya bir hastane yapıp gitti. Ecdâdımız, kendi devirlerinin kültürünün gerektirdiği müesseseleri kurdular. İnsan nerde neyi tahsil ederse etsin ama Rabbiyle her zaman irtibatlı olsun diye camisiz yer bırakmadılar.

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Dürüstlüğün Bedeli

Vehbi Tülek

Akibet Görürsün Hele Ferhat

Vehbi Tülek

Evliyaullah'a pek yüksek bir hürmet ve bağlılık gösteren Yavuz Sultan Selim Han'ın kendisi de hiç şüphesiz babası gibi Allah'ın has kulu idi. o'nun, Allah'a kurbiyetinden dolayı keramet nev'inden pek çok davranışlar ortaya koyduğu tarihi gerçekler arasındadır. Şöyle ki: Yavuz, bir gün divandan içeri hiddetli bir şekilde girmişti. Elbisesini dahi değiştirtirmeden bir müddet odada dolandı ve kendisini kızdıran şeyi mırıldanıp durdu. Meğer Ferhat Paşa'nın İskender Çelebi'yi olur olmaz koruyup kayırmasından gazaplanmıştı. Çünkü aralarındaki dostluktan başka şeyler de sezinlemişti. Sonunda yüksek sesle şu sözleri sarfetti: "Akibet görürsün hele Ferhat! Sen şimdi İskender'i koruyup duruyorsun, ama bu korumaktan ne fayda çıkacağını inşeallah birbirinize karşı asıldığınız zaman görürsünüz!.." Gerçekten de aradan seneler geçti ve Kanuni Sultan Süleyman devrinde bu iki şahıs, Selim Han'ın geleceği görmüşçesine dediği gibi işledikleri cürümlerden dolayı karşı karşıya asıldılar

Sen Kim, Bu Evi Yapmak Kim

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Örnek Şahsiyeti

Vehbi Tülek

45 - Kaleye Çekilen Bayrak Gibi

Vehbi Tülek

Bir Saltanat Ki

Vehbi Tülek

Ezan Okuyana Ağaç

Vehbi Tülek

Yeniçeri Zorbalari Ve Iv. Mustafa Han

Vehbi Tülek

Bir Yabancinin Hac Düşünceleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Saîdüddin Fergânî

Saidüddin Fergâni hazretleri evliyanın büyüklerindendir. 620 (m. 1223)'de Mâverâünnehir'in Fergana vadisinde­ki Kâşân şehrinde doğdu. Şehâbeddin Sühreverdi'nin halifesi Necibüddin Şirâzi'ye intisap etti. Sonra Şam'a giderek Sadreddin Konevi'nin sohbetlerinde bulundu ve icazet aldı. 699 (m. 1300)'de hacda iken vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hakkınızı Vermekte Size Zulmettim Mi

Vehbi Tülek

Ebü'l-Berekât Enmâti hazretleri Bağdad'da yetişen hadis âlimlerinin büyüklerindendir. 462 (m. 1070)'de doğdu. 538 (m. 1143)'de vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden:

Dua, Uyanık Kalp Ile Yapılmalıdır

Vehbi Tülek

Ey Gençler! Fırsatı Ganimet Biliniz

Vehbi Tülek

Yûsuf Bin Esbat hazretleri Tebe-i tabiinin büyüklerindendir. Hadis, fıkıh ve kırâat âlimidir. Haleb ile Antakya arasında bir köyde doğdu. 195 (m. 810)'de Antakya'da vefât etti. Âhiretteki sonsuz nimetleri terk edip de, dünyânın geçici, yalancı ve aldatıcı zevklerini tercih edenlerin zavallılıklarını, gafletlerini ve yakalandıkları bu hastalığın tehlikesini bildirmek için, Hazreti Ali'nin şu sözünü sık sık söylerdi.

Merhamet Edene Merhamet Edilir

Vehbi Tülek

Kabir, âhiretin Ilk Durağıdır

Vehbi Tülek

İbn-i Hibbân

Vehbi Tülek

İctihâd Makamına Lâyık Olanlar

Vehbi Tülek

Osman Nûri Efendi

Vehbi Tülek

Derviş Muhammed Hazretleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Kabahat Kilincin Midir?

Sonunda Orta Yolu Buldular

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

A'meş Ve Hanımı

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek