Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.972.145

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evlenmek Isteyenin Yasin Okuması Çok Faydalıdır

Dâmâdzâde Feyzullah Efendi Yetmiş birinci Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1112 (m. 1700) senesinde Bursa’da doğdu. Zamanının âlimlerinden ilim tahsil ettikten sonra, birçok medreselerde müderrislik ve kadılık yaptı. Sonra Anadolu, daha sonra da Rumeli kadıaskerliğine yükseltildi. Nihayet şeyhülislâmlık makâmına getirildi. 1175 (m. 1761) senesinde İstanbul Sütlüce’de vefât etti. Bazı suallere verdiği cevaplar şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Devlet Adamlarina Altin Öğütler

Osmanlı Devleti'nin son devirlerinde, Sultan Mustafa ve Sultan III. Ahmed'in saltanat yıllarında defterdar olarak görev yapan Sarı Mehmet Paşa'nın yazdığı "Nesayıhü'l-Vüzera ve'l-Ümera" (Devlet Adamlarına Öğütler) kitabında, günümüz devlet adamlarına da ışık tutacak değerli öğütler bulunuyor:-Devlet adamları, af veya cezalandırma söz konusu olduğunda iyice araştırıp, öyle uygulasınlar ve hiçbir zaman acele etmesinler.-Kendilerine gösterilen saygıdan gurura kapılıp, büyüklük taslamasınlar.-Hükümdarın özel mallarına ve köy halkı ile kamu mallarına karşı aç gözlülük etmesinler. Kanaatkâr olup, mahşer gününü düşünsünler ve Allah'ın kahredici gazabından çekinsinler.-Serhad ağalıkları, dizdarlıkları ve alay beylikleri hak edenlere verilsin. Ölüm yahut azil gerektiren bir durum olmadıkça, bu kimseler keyfi olarak vazifeden uzaklaştırılmasın. Ayrıca, devletin ihtiyacı olmadıkça yeni memurlar alınarak hazineye yük olunmasın.-Sadrazamlar, beş vakit namazı cemaatle evlerinde kılıp, kapılarını halka açsınlar. Mal toplama sevdasıyla halka karşı kötülük, zorlama ve eziyet yapılmasın.-Kanuna göre yapılması lazım gelen işleri rüşvetle geri bırakıp, kanuna aykırı kötü bir işi işlemek kadar büyük bir günah yoktur. Devlet adamları, rüşvet gibi tedavisi zor hastalıklardan kendilerini koruyup, son derece titiz davransınlar

Vehbi Tülek

Yediğin, Giydiğin Haram Olunca

Vehbi Tülek

Cem Sultan Ve Papa

Vehbi Tülek

İlim Ve Sanata Kiymet Veren Padişah

Vehbi Tülek

Osmanlı Devletinde Kânûni Sultan Süleyman Handan sonra en fazla tahtta kalan pâdişah Dördüncü Mehmed Handır. Yaratılışı icâbı mutedil, kadirşinas, vefâkâr olup, verdiği söze sâdık bir şahsiyete sâhipti. Ava, edebiyata, târihe merakı olup, sohbet dinlemeyi severdi. Dindardı, beş vakit namazını cemaatla kılardı. İçkiyi ve imâlatını yasakladı. Dine sonradan karıştırılan bütün hususların kaldırılması için uğraştı. Kahvehâneleri kapattırıp, oyuncu ve çalgıcıları İstanbul'dan uzaklaştırdı. Sadrâzamlığı Köprülü âilesine verip, idârede serbest bıraktı. Kendisi de, savaşlardan zaman kaldıkça çok sevdiği sürek avlarına devam etti. Ava merakından dolayı "Avcı" lakabı verildi. Zamanında Osmanlı Devleti en geniş hudutlarına kavuşarak, dünyâ siyâsetinde faal rol oynadı.

54 - Taziya Muska

Vehbi Tülek

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Murad’in Tasavvuf Ehline Hürmeti

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Tuğ O Kadar Ucuz Değil

Vehbi Tülek

Bayezîd Han Ve “yiğitbaşı”...

Vehbi Tülek

Boynuzsuz Koç

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mustafa Münib Efendi

Mustafa Münib Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 1200 (m. 1784)'de Çanakkale-Biga'da doğup, 1264 (m. 1848)'de orada vefat etmiştir. Halveti Tarikatı'na mensub idi. 1264 (m. 1848) yılında Biga'da büyük kolera hastalığı ortaya çıkarak, birçok kişinin ölümüne sebep olmuş, bu zat bu esnada şehrin kadısı ile konuşurken:

"Yâ Kadı, sen veya ben ölmedikçe bu hastalık sönmeyecektir" demiş ve ertesi gün hastalanarak vefat etmiş, ölümünden sonra da bu hastalıktan ölen olmamıştır. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cömert Zenginin Cimri Çocukları!..

Vehbi Tülek

emenli zengin ve cömert bir zât ölmek üzereydi. Evlâdlarına şöyle vasiyet etti: "Evlatlarım, ben bütün ömrüm boyunca fakirlere, gariplere ve zayıflara öşür payını fazlasıyla ve bolca ayırırdım. Siz de bu usûlü devâm ettirin!.."
Adamcağız bunları söyledikten sonra son nefesini verdi. Fakat o sâlih zât vefât edince, çocuklarının gözünü mal hırsı bürüdü. Kendi aralarında; "Biz babamız gibi yapmayalım!.." diyerek ahitleştiler. Allâhü teala, onların bu kötü niyetleri üzerine, bahçelerini yakıp harâbe hâline getirerek simsiyah kıldı. Bu durumu gören cimri evlâtlar şaşırdılar:
"Acabâ yanlış bir yere mi geldik?" dediler. Allâhü teala, Kalem suresinin, 17'den 36'ya kadar olan ayetlerini, bu hadise üzerine nazil etti:

Babanzâde Ahmed Naim Efendi

Vehbi Tülek

Resulullah Efendimize Hediye Edilen Elbise

Vehbi Tülek

Eshab-ı Kiramın büyüklerinden olan Sehl bin Sa'd (radıyallahü anh), Peygamberimizin bir emir ve isteği olduğu zaman hemen yerine getirir, hiçbir zaman geciktirmezdi. O'nun bu durumunu oğlu Abbâs şöyle anlatmaktadır:
"Peygamberimiz hutbe okuyacağı zaman hurma ağacından bir direğe yaslanır öyle okurlarmış. Bir gün Resûl-i ekrem efendimiz buyurur ki: (Artık cemâat çoğaldı, bir şey yapılsa da üzerine otursam...) Bunu duyan babam hemen, okun yaydan fırladığı gibi kalkıp gitmiş ve kısa bir zaman sonra minberin direklerini getirmiş. Yalnız babamın getirdiği bu direklerin kendisinin veya bir başkasının hazırladığı hakkında bilgim yoktur."

Abdullah-ı Dehlevî Ve Hakîm Nâmdâr Han

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâyı Hatırla Kurtulanlardan Ol

Vehbi Tülek

Dinlerini Dünya Için Satanlar

Vehbi Tülek

Rufey Bin Mihrân Er-riyahi

Vehbi Tülek

Hasen Bin Ali Berbehârî

Vehbi Tülek

Ahmed Nahlâvî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Örümcek Ağı

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Alabilirsen Al

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek