Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.628.325

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Âlimlere Mutlaka Hürmet Etmek Lâzımdır

Ömer Rûşenî hazretleri Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Aydın vilâyetinin Güzelhisar köyünde doğdu. İlim tahsîli için Bursa'ya geldi. Daha sonra Bakü'ye giderek, Seyyid Yahyâ Şirvânî hazretlerinin sohbet ve hizmetine girdi. Kısa zamanda hocasının önde gelen talebelerinden oldu. Hocasının vefâtından sonra onun yerine geçti. 1487 (H.892) senesinde İran’da Tebriz'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İzmir Valisi Çengeloğlu Tahir Paşa

Çengeloğlu, II. Mahmud Han devrinde ünlü bir Amiral idi. Akdeniz'in Afrika kıyılarında başladığı denizcilik hayatında cesareti ve yiğitliği ile nam salmış, İstanbul'a gelip tersaneye girdikten sonra da, kumanda kabiliyetini göstererek hızla ilerlemiş ve Osmanlı Deniz Kuvvetlerinin en üst makamı olan Kaptan-ı Deryalığa kadar yükselmişti. Tophane Müşirliğine tayin edildiğinde, Galata ve Beyoğlu kabadayılarını hizaya getirerek asayişi sağlamıştı. Halk onu "Deli Herif" diye seviyor ve takdir ediyordu.

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Müslüman Devletlere Silah Yardimi

Vehbi Tülek

Ayni Oyun

Vehbi Tülek

Akibet Görürsün Hele Ferhat

Vehbi Tülek

Evliyaullah'a pek yüksek bir hürmet ve bağlılık gösteren Yavuz Sultan Selim Han'ın kendisi de hiç şüphesiz babası gibi Allah'ın has kulu idi. o'nun, Allah'a kurbiyetinden dolayı keramet nev'inden pek çok davranışlar ortaya koyduğu tarihi gerçekler arasındadır. Şöyle ki: Yavuz, bir gün divandan içeri hiddetli bir şekilde girmişti. Elbisesini dahi değiştirtirmeden bir müddet odada dolandı ve kendisini kızdıran şeyi mırıldanıp durdu. Meğer Ferhat Paşa'nın İskender Çelebi'yi olur olmaz koruyup kayırmasından gazaplanmıştı. Çünkü aralarındaki dostluktan başka şeyler de sezinlemişti. Sonunda yüksek sesle şu sözleri sarfetti: "Akibet görürsün hele Ferhat! Sen şimdi İskender'i koruyup duruyorsun, ama bu korumaktan ne fayda çıkacağını inşeallah birbirinize karşı asıldığınız zaman görürsünüz!.." Gerçekten de aradan seneler geçti ve Kanuni Sultan Süleyman devrinde bu iki şahıs, Selim Han'ın geleceği görmüşçesine dediği gibi işledikleri cürümlerden dolayı karşı karşıya asıldılar

Çocuk Eğitimine DÂir Ferman

Vehbi Tülek

Kenan Bey

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

57 - Orhan Gazi Ve Alaeddin Esved Hazretleri

Vehbi Tülek

Kendi Re’yimizle İş Yapmayiz

Vehbi Tülek

Malkoçoğlu Ve Romanya’yi Fethi

Vehbi Tülek

İlk Denizalti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ferâseti Devamlı Olan Makbûldür

Fenârizâde Muhyiddin Çelebi Osmanlı şeyhülislâmlarının onüçüncüsüdür. 851 (m. 1447) senesinde Bursa'da doğdu. 954 (m. 1548) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Yardımı Yakındır

Vehbi Tülek

Şemsüddin Muhammed ibn-i Zafer hazretleri tefsir âlimidir. 497 (1104)'de, o devirde bir Müslüman beldesi olan Sicilya'da doğdu. Çocuk yaşta iken ailesi Mekke'ye göç etti. İlk tahsilini burada aldıktan sonra Mısır'a gitti. Daha sonra Sicilya adasına geç­ti. Buraların Hristiyanlar tarafından işgal edilmesi üzerine Suriye'de Hama'ya gitti. 565 (m. 1170)'de orada vefat etti. "Sülvânü'l-muhtâc" adlı eserinde şöyle anlatır:

Kim Ki, Şüpheli Şeylerden Sakınırsa

Vehbi Tülek

Alâüddîn-i Semerkandî

Vehbi Tülek

Alâüddin-i Semerkandi hazretleri, Hanefi fıkıh âlimlerindendir. 539 (m. 1144) yılında Buhârâ'da vefât etti. Meşhur "Tuhfet-ül-fukahâ" kitabında, "Sular" bahsinde uyruruyor ki:

Cihangirli Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kirâmın Üstünlük Sırası

Vehbi Tülek

İnsan, Korku Ve Ümit Üzere Bulunmalıdır

Vehbi Tülek

Muhammed Hanefî Hazretleri

Vehbi Tülek

Hiç Kimse, Rızkını Bitirmeden Ölmez

Vehbi Tülek

Dünyâ, Mihnet Ve Sıkıntı Üzerine Kurulmuştur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Yuhçu Baba

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek