Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.620.050

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Fıkıh Bilmeden, Hadîs-i Şerîf Bilmeniz Size Fayda Vermez

İftihâruddîn Hârezmî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 667 (m. 1268) senesinde doğdu. Memleketinde bir müddet ilimle meşgûl olup yükseldikten sonra, Kâhire’ye geldi. Orada bulunan Câviliyye Medresesi’nin meşihatına (baş müderrisliğine) tayin edildi. 741 (m. 1340) senesi muharrem ayında Kâhire’de vefât etti. İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretlerinin fazilet ve üstünlüklerini anlatırken buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

41 - Çekirge Suyu

Sultan Murad Han zamanında Osmanlı pâyitahtı olan Bursa'da bir çekirge âfeti oldu. Her tarafı çekirge kaplamış, mahsûlleri ve çiçekleri harâb etmiş idi. Bu âfetten kurtulmak için, zamânın zirâatçılarından çâre soruldu. Yapılan bütün araştırmalardan bir netice alınamayın ca, âlimlere ve velilere haber gönderildi. Bu çekirge âfetinden kurtulma çâresinin ne olduğu soruldu. Bu haber, Çamlıdere'de yaşayan Ali Semerkandi'ye de ulaştı. Ali Semerkandi hazret leri, dağda asâsıyla çıkardığı sudan bir mikdâr Bursa'ya gönderdi. Bu suyu, zarar veren haşerâtın bulunduğu bölgeye dökmelerini tenbih etti. Suyu Bursa'ya götürdüler. Çekirge âfetinin bulunduğu bölgelere azar azar döktüler, çok kısa bir zaman içinde çekirgeler kayboldu. Mahsûller, bitkiler, çiçekler çekirgelerin istilâsından böylece kurtuldu. Bir rivâyete göre bu su, bir kap içinde yüksek bir yere asıldı. Allahü teâlânın izni ile suyun götürüldüğü yerde sığırcık kuşları toplanıp, bir anda çekirge sürülerini mahvettiler

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

İlk Türk Uçağinin Uçuşu

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Vehbi Tülek

Abdurrahman Harputi hazretleri, küçük yaşta ilim tahsili için gittiği Diyarbakır'da tahsili sırasında, bütün derslerden geri kalması üzerine, arkadaşları onunla alay ederlerdi. Bu durumu hocası öğrenince, onun daha çok rencide olmaması için, yanına çağırarak; "Şimdiye kadar okudukların ve öğrendiğin bilgi sana kâfidir. Köylerde çok rahat imamlık yapabilirsin. Var git oralarda kısmetini ara." dedi. Bunun üzerine medrese tahsilini bırakarak, şehirden ayrıldı. Yolda bir hanın önünden akmakta olan bir çayın kenarında oturup düşünür ken, çayın içerisindeki taşların, suyun şiddetli akıntısından yusyuvarlak olduklarını ve pırıl pırıl parladıklarını gören genç Abdurrahmân, üzüntü ve kırık bir kalb ile; "Yâ Rabbi! Beni sen yarattın. Bu dersleri anlayamamam da senin kudretin iledir. Senin emrinde akan sular, şu taşları nasıl yusyuvarlak yapıyor ve parlatıyorsa, sen de benim zihnime kuvvet ihsân et de, rızâna kavuşturacak ilim deryâsın dan biraz nasib alayım." diye Allahü teâlâya yalvardı.

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi’nin Duasi

Vehbi Tülek

Devlet Yikildiktan Sonra

Vehbi Tülek

Cem Sultan Ve Papa

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Abdestsiz Nöbet Tutmam

Vehbi Tülek

Beykoz, Tokat Bahçesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bin Seneye Bedel Bir Ömür

Nasûhi Mehmed Efendi Halveti-Şâbâni tarikatının Nasûhiyye kolunun kurucusudur. 1063 (m. 1653)'de Üsküdar Toygartepe'de dünyaya geldi. İlk tahsilinden sonra Üsküdar'da Şeyh Karabaş Veli'ye intisap etti ve kısa zamanda icazet alarak talebe yetiştirmeye başladı. 1130 (m. 1718)'de vefat etti ve dergâhın haziresine defnedildi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hanbelî Fıkıh âlimi Ömer Bin Hüseyn

Vehbi Tülek

Ömer bin Hüseyn el-Hıraki, Hanbeli mezhebi âlimlerindendir. 334 (m. 946) senesinde vefât etmiştir. Zamanının Hanbeli mezhebindeki meşhûr âlimlerinden ilim öğrenmiştir. Hanbeli mezhebine göre yazdığı "El-Muhtasar" adlı fıkıh kitabı en meşhûr eseridir. Diğer eserleri Bağdâd'da bıraktığı bir evde yangın sebebiyle yanmıştır.

Abdülkâdir Kânî

Vehbi Tülek

Sultan Kutbeddîn Hilcî'nin âkıbeti!..

Vehbi Tülek

Hindistan Sultanı Alâeddin'in yerine, kardeşlerini öldürerek geçen Kutbeddin Hilci, zamanın en büyük velisi Nizâmeddin Evliyâ hazretlerine, akıl almaz bir kin beslemeye başladı. Bu kin, daha sonra açık bir düşmanlığa dönüştü... O zaman Nizâmeddin Evliyâ'nın dergâhında günlük masraf; fakir, dul kadınlara, yetimlere ve muhtaç kimselere verilen sadakalar hâriç, iki bin gümüştü. Bu durumu kıskanan bâzı fitneciler, sultâna; "Nizâmeddin Evliyâ, bu sadaka olarak dağıttığı ve harcadığı servetini, onu sık sık ziyâret eden şehzâdelerden ve devletin resmi vazifelilerinden topluyor" diye şikâyette bulundular. Ayrıca sultânı, herkesin Nizâmeddin Evliyâ'yı ziyâret etmemesi için bir emir çıkarmak üzere iknâ ettiler...

Bin Seneye Bedel Bir Ömür

Vehbi Tülek

"ey Oğlum! Cömert Ve Güler Yüzlü Ol

Vehbi Tülek

Cimrilikle Iyilik Beraber Bulunmaz

Vehbi Tülek

bir Zaman Bize Muhabbeti Vardı

Vehbi Tülek

Şihâbüddîn Zübeydî

Vehbi Tülek

Dünyanın Helâlinde Hesap Haramında Azap Vardır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Bunlar Şarapti

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Allah Diyen Genç

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek