İnsanın Kemâli, Fâni Olduğunu Anlamasıdır
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.653.523
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Barbaros Hayreddin Paşa Preveze'de, Alman İmparatoru Büyük Karl'ın (Şarlken) amirali Andrea Doria kumandasındaki haçlı donanmasını imha ettikten sonra, daha önceden Osmanlı Devleti himayesine sığınarak yardım isteyen ve Kanuni'nin Viyana seferi ile Alman İmparatoru nun esarerinden kurtularak tahtına tekrar oturan Fransa kralı François (Fransua), Osmanlı devletiyle yaptığı ittifaktan ve Barbaros'un kazandığı zaferden cesaret alarak, Almanlarla müttefik olan komşusu Savoie (Kuzeybatı İtalya'da) dükalığının eline geçmiş olan Nice şehri nin onlardan alınarak Fransa'ya geri verilmesi için Kanuni'den yardım istedi. Bunun üzerine Kanuni Sultan Süleyman Han Barbaros Hayreddin Paşa'yı çağırarak:-Akdeniz'e sefere çıkcaksın. Nice şehri ve civarındaki kaleleri fethedeksin! Emrini verdi.
7 yaşındayken (8 Ağustos 1648) sultan olan tek Osmanlı padişahıdır. Sultan Dördüncü Mehmed Hanın çocukluğundan, devlet kademelerindeki nüfuz sâhipleri istifâde etti. Bunlardan bâzılarının kötü idâreleri ve ehil olmayanların işbaşına getirilmeleri neticesi devletin mâli, mülki ve askeri durumu sarsıldı. Saltanatının ilk yıllarındaki iç ve dış hâdiseler, 15 Haziran 1656 târihinde Köprülü âilesinden Mehmed Paşanın sadrâzamlığa tâyinine kadar devam etti. Köprülü Mehmed Paşanın sadârete (başbakanlığa) gelmesiyle, Dördüncü Mehmed Han devrinde esaslı ıslâhâtlar yapılıp, İstanbul'da ve ülke içinde asâyiş sağlandı. Ordu ve donanma kuvvetlendirildi. Çanakkale Boğazı girişine kadar gelen Venedik ve diğer Hıristiyan devletlerin gemileri, 19 Temmuz 1657'de kaçırıldı. Bozcaada ve Limni düşman işgalinden kurtarıldı. Âsi Erdel prensi üzerine sefere çıkılarak, 1 Eylül 1658'de Yanova Kalesi ele geçirildi. Erdel, harp tazminâtı vermeyi ve on beş bin altınlık haracı, kırk bin altına çıkarmayı kabul etti. Kırım Hanı Mehmed Giray, Rusları 12 Temmuz 1659'da Konotop'ta mağlûb ederek, elli bin esir alıp, yüz yirmi bin Rusu imhâ etti.
Safeviler, Tebriz'deki Ehl-i sünnet Müslümanlara zulmediyorlardı. İbrâhim Gülşeni oradan hicret etmek zorunda kaldı...
İbrâhim Gülşeni, evliyânın büyüklerindendir. 830 (m. 1426)'da Azerbaycan'da doğdu. 940 (m. 1534) senesinde Mısır'da vefât etti. Halveti tarikatinin Gülşeni kolunun kurucusudur. Seyyid Yahyâ Şirvâni'nin halifesi Dede Ömer Rûşeni'nin hizmetine girerek, talebesi oldu. Onun her emrini yerine getirmek için canla başla çalıştı. Nefsini terbiye etmek için çok uğraştı...
Sun'ullahzâde Said Efendi, İstanbul evliyasındandır. 1514 (H. 920) senesinde Tebriz'de doğdu. Küçük yaştan itibâren ilim tahsiline başladı. Önce babası Şeyh Sun'ullah hazretlerinden dersler aldı. Sonra büyük âlim, velilerin önderi Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin halifelerinin sohbet ve derslerinde bulundu. İlimde ve tasavvuf mertebelerinde kemâl dereceye ulaştıktan sonra talebe yetiştirmek üzere vazifelendirildi. Şah İsmâil ortaya çıkıp, İran'da Eshâb-ı kirâm düşmanlığı ve Şiilik yaygınlaşınca, Bitlis'e gitti. 1548 senesinde, Kânûni Sultan Süleymân'ın İran seferinden sonra Pâdişâhla birlikte İstanbul'a geldi. 1563 senesinde hac ibâdetini yerine getirip, tekrar İstanbul'a döndü.
1572 (H.980) senesinde İstanbul'da vefât etti. Şeyh Vefâ Câmii bahçesinde medfundur. Vefat etmeden evvel yanındakilere buyurdu ki:
Ömer Fetâ'l-Yemâni hazretleri Şafii mezhebi âlimlerindendir. 801 (m. 1398)'de Yemen'de Zebid'de doğdu. 887 (m. 1482)'de Yemen'de vefât etti. Namazın Faziletleri hakkında buyurdu ki:
Ebû'l-Kasım Kuşeyri Hazretlerinden rivayet edilmiştir: Merhum Sultan Mahmud'un, Ulvi isminde bir adamı olup, O'nu bir iş için Bağdad'a gönderir. O kimse Bağdad'a gelince, önce Şeyh Şibli Hazretlerinin halifelerinden bir Şeyhin sohbetinde bulunmak ister. Semiz bir tavuk satın alır ve o zat ile beraber yeriz diye niyetlenir. Fakat tavuğu pişirdiği zaman, tamah ederek yalnızca yemek arzusu ile kendi odasına götürür ve şeyhin yanına gitmektense vazgeçer.