Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.239.003

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Moğol Askerlerini Şam'dan Uzaklaştıran Mübarek Zat

Ebü'l-Hasan Harîrî hazretleri büyük velîlerdendir. 1247 (H. 645) senesinde Şam'da vefât etti. Şeyh Ebû Ali Mağribî'nin sohbetlerinde bulunarak, kemâle geldi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ruh Ve Ceset

Keçecizâde Fuad Paşa'nın sadrâzamlığında İstanbul'un Ermeni zenginlerinden biri ölmüştü. Katolik Ermeniler, bu kişinin ölümünden az evvel Katolik mezhebine girdiğini söylüyorlardı. Gregoriyenler ise, onun kendi mezheplerindeyken öldüğünü iddiâ ediyorlardı.Ölünün çok zengin olması sebebiyle, her iki kilise, iddiâlarında ayak diretiyorlardı. Münâkaşa, ihtilaf ve gürültü çıkaran Katoliklerle Gregoriyenler, büyük kavgalara girmek üzereyken mesele hükümete aksettirildi. İki taraf da sadrâzamdan hakem olmasını ricâ ettiler. İnce zekâ, zarâfet ve hazırcevaplığıyla şöhret bulan Sadrâzam, önce Katolik Ermenileri dinledi ve meseleyi iki soruyla halletti... İlkönce Katoliklere dönerek:" Müteveffânın Katolik olarak öldüğüne emin misiniz? diye sorunca onlar, hemen cevap verdiler:" Tamamıyla eminiz! Sadrâzam ikinci soruya geçti: " Demek ki mütevaffânın rûhuna siz sahip çıkıyorsunuz?" Evet!" O halde insaf edin, cesedi de Gregoriyenlerin olsun!

Vehbi Tülek

Osman Gazi Ve Kumral Ebdal

Vehbi Tülek

Zağanos Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

61 - Damat İbrahim Paşa'nin Kanuni'ye Cevabi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman ve annesi Valide Hafsa Sultan, Sadrazam İbrahim Paşayı çok severlerdi. Bu yüzden Kanuni, annesi Hafsa Sultanın da arzusu üzerine kızkardeşini ona verdi ve bu suretle İbrahim Paşa, saraya damat oldu. Bu düğün merasiminin o zamana kadar eşi benzeri görülmemişti. Bu göz kamaştırıcı düğüne padişah başta olmak üzere bütün devlet ileri gelenleri ve yabancı elçiler de davetliydi. Daha sonra aylarca bu düğün konuşuldu.

Çal Çoban Çal

Vehbi Tülek

Verin Bana Şu Yilan Yavrusunu!”

Vehbi Tülek

Şek Mi, Eşek Mi?

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Haci Mesud

Vehbi Tülek

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

Vehbi Tülek

Ancak İstanbul Kadisi Olursun

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebü'l-hayr Şihâbüddîn Menûfî

Ebü'l-Hayr Şihâbüddin Menûfi hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. "İbn-i Abdüsselam" ismiyle meşhurdur. 847 (m. 1443)'de Aşağı Mısır'daki Menûf şehrin­de doğdu. Zamanın meş­hur fakihlerden fıkıh tahsil etti. Mekke'de Şerefeddin Zâviyesi'nde ders verdi. Menûf ve Kahire kadılıklarında bulundu. 931 (m. 1525)'de Kahire'de vefat etti. Duânın edebleri hakkında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yeşil Kuşların Kursaklarında

Vehbi Tülek

Ebû Hâzim Nişâbûri hazretleri büyük hadis âlimlerindendir. İran'da Nişâbûr'da yaşadı. 417 (m. 1026)'da vefât etti. Hafız (yüz bin hadis-i şerifi râvileriyle ezbere bilen) bir zât idi. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Kur’ân-ı Kerîmi, Hakkını Vererek Okumak

Vehbi Tülek

Her Şey, Onun Şerefine Yaratıldı

Vehbi Tülek

İmdâdullah Tehânevi hazretleri Hindistan evliyasındandır. 1233'te (m. 1818) Sehârenpûr'a bağlı Nânevte kasabasında doğ­du. Burada ilk tahsilinden sonra Del­hi'de Şah Nasirüddin Nakşi­bendi-Müceddidi'ye intisap etti. 1857 yılında Hind Müslümanları İngilizlere karşı ayaklandığında İmdâdullah'ın talebeleri de mücadeleye katıldılar. İngilizlerin işgalinden sonra Mekke'ye hicret etti ve 1317'de (m. 1899) Mekke'­de vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Şemseddin Muhammed Alkamî

Vehbi Tülek

Her An Savaşa Hazır Olunuz

Vehbi Tülek

Mushafa Bakarak Okumanın Faziletimushafa Bakarak Okumanın Fazileti

Vehbi Tülek

Velîlerin Hayatını Okumak Iyi Huylu Olmaya Sebeptir

Vehbi Tülek

Eşkıyâ Tehlikesi Geçene Kadar Yola Çıkmıyoruz

Vehbi Tülek

Ramazan Ayı, Çok Şereflidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Ölüyü Diriltemem

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Kadin Akli

Üç Kandil

Helvaci Çocuk

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek