Her Işin Intizamı Doğruluk Iledir
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.545.341
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Birinci Dünya Harbinin başında, daha önceden İngiliz casusu Lawrwence'in kandırdığı ve Vehhabilerin tarafına geçen bedevi kabileleri, Arab yarımadasında isyanlar çıkarıyıorlardı. İlk isyanı, 3 Haziran 1916'da Medine civarındaki demiryolu ve telgraf hatlarını tahrip ederek başlattılar. 5-6 Haziran gecesi de karakollara saldırdılar, fakat Hicaz'daki Osmanlı kuvvetleri nin kumandanı Fahreddin Paşa' nın aldığı tedbirler sayesinde geri püskürtüldüler. Fakat başlan gıçta sayıları 50.000'i bulan isyancılar, gün geçtikçe çoğalıyorlardı. Üstelik İngilizler'den devamlı silah ve para yardımı alıyorlardı. Buna karşılık Osmanlı askerinin mevcudu ise sadece 15.000 idi ve İstanbul'dan hiçbir yardım alamıyordu. Çünkü Osmanlı 7. Ordusu, Filistin, Irak ve Kanal cephelerinde İngilizlerle savaş halindeydi.
Orhan Gazi 33 yaşında Osmanlı devletinin başına geçti. Tahta çıkar çıkmaz baba dostlarını davet etti. onlarla dertleşecek, nasihat ve dualarını alacaktı. Hepsi bir araya geldiler. Padişah en yaşlısına sordu:-Akça Kocam, seni epeydir göremeyiz, nerelerdesin?-Ferman buyur, Orhan'ım...-Baba dostlarına ferman işler mi Koca Ağam?.. İrşad ve nasihat isteriz. Bilirsin, biz de atalarımız gibi derviş gazileriz.
Kemâlüddin İbnü'z-Zemlikani hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 667 (m. 1268)'de Şam'da doğdu. Burada devrinin büyük âlimlerinde Şafii fıkhı tahsil etti. Çeşitli medreselerde müderrislikten sonra Halep Kâdılkudâtlığına tayin edildi. Daha sonra Kahire'ye gitmek için yola çıktı.727 (m. 1327)'te yolda, Bilbis'te vefat etti. Buyurdu ki:
Ahmed Nûbâni hazretleri, Kudüs'te yetişen büyük velilerdendir. Evliyânın şâhı Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin neslindendir. Güzel hâlleri ve kerâmetleriyle tanındı. Osmanlı devletinin son devrinde, 1904 (H.1322) senesi Kudüs yakınındaki Mezra köyünde vefât etti... Yûsuf Nebhâni anlatır:
Ebü'l-Vakt Abdülevvel Seczi hazretleri hadis âlimlerinden olup Sahih-i Buhâri râvilerindendir. 458'de (m. 1066) Afganistan'da Herat'ta doğdu. Şeyhülislâm Abdullah el-Ensâri'nin sohbetinde bulunan Ebü'l-Vakt onun en kıymetli müridi oldu. Zamanın büyük âlimlerinden de hadis tahsil etti. Hac yolculuğu sırasında 553 (m. 1158)'de Bağdat'ta "Keşke kavmim Rabbimin beni bağışladığını ve ikram edilen kulları arasına aldığını bilseydi" mealindeki âyetleri okuyarak ruhunu teslim etti. Cenaze namazını Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri kıldırdı. Hazreti Ebû Bekir'in (radıyallahü anh) üstünlüğü hakkında şu hadis-i şerifleri nakletti:
Padişahlardan birine değerli bir gül fidanı hediye edilir. O da bunu bahçıvanına verip bahçeye dikmesini, gül açılınca da kendisine haber vermesini ister. Aylar sonra nihayet gül açılır. Fakat gayet iri ve son derece güzel bir gül. Bah çıvan onu hayranlıkla seyrederken, bir bülbül gelip gül fidanına konar ve başlar ötmeye. Bahçıvan önce onu kıvmak ister, fakat bülbülün yanık yanık ötüşü onu etkilemiştir. Sonunda bahçıvan, padişahı çağırmak için yerinden kalkınca, bülbül ürker ve gülü paramparça eder. Buna çok üzülen bahçıvan, korkarak padişaha durumu haber verir. Fakat padişah:-Üzülme, der, bu dünya etme bulma dünmyası, ona da kalmaz.Bahçıvan padişahın bu sözü ile rahatlamıştır. Bir zaman sonra bahçıvan, biryılanın o bülbülü yuttuğunu görür ve padişaha gelerek:-Keramet gösterdiin efendimiz, dünya o bülbüle de kalmadı.-Merak etme, o yılana da kalmaz.