Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.311.655

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâlih Kimselerle Olmayı Fırsat Biliniz

Ebû Abdullah Evdî hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. 693 senesinde Medine’de doğdu. Peygamber Efendimiz zamânında Müslüman oldu. Ancak Peygamber Efendimizi göremedi ve Sahâbî olamadı. Eshâb-ı kirâmdan Muâz bin Cebel (radıyallahü anh) Yemen vâliliği sırasında, onunla tanışıp Müslüman oldu. Muâz bin Cebel'i çok sevip yanından ayrılmadı. Ondan çok istifâde etti. Onun vefâtından sonra Eshâb-ı kirâmın en meşhûr fıkıh âlimlerinden Abdullah bin Mes'ûd'dan (radıyallahü anh) kırâat ilmini öğrendi. Ayrıca hazret-i Ömer, hazret-i Ali, Sa'd bin Ebî Vakkas, Ebû Hüreyre, hazret-i Âişe ve Ebû Eyyûb Ensârî'den (radıyallahü anhüm) hadîs-i şerîf rivâyet etti. Kûfe'ye yerleşti. 693 (H.74) senesinde orada vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

PiyÂle Paşa Ve Malta Seferi

Birçok deniz zaferleri kazanmış olan büyük denizci Piyâle Paşa, 1526 Mohaç Seferi dönüşünde saray hizmetine alınarak Enderunda yetiştirildi. Kapıcıbaşı ve Gelibolu Sancak beyliği vazifelerinde bulunduktan sonra Bahriye Beylerbeyliğine yükseltilerek, kırk yaşların da Kaptân-ı deryâ oldu. Bu devirde donanma-yı hümâyûn ve Cezâyir donanması yılın on iki ayında Akdeniz'de seyredip, kuş uçurtmuyordu. Osmanlılar, Avrupa'da büyük devletler arasındaki dengenin bozulmaması için, Fransa Kralı İkinci Fransuva'nın annesinin yalvaran yardım taleplerini karşılamak üzere, Piyâle Paşa kumandasında büyük bir donanma gönderdi. PiyâlePaşa, 1555'te İstanbul'dan hareket etti. Turgut Reis'in de katıldığı donanma yardımda ve fetihlerde bulunarak, geri döndü. 1556-1557 deniz mevsiminde tekrar Akdeniz'e açılan Piyâle Paşa, bâzı limanları fethettikten sonra İstanbul'a döndü.1558 sefer mevsiminde Akdeniz'e açılan Piyâle Paşaya Turgut Reis'in de katılmasıyla donanma-yı hümâyun Balear Adalarının hemen hemen her yerini Osmanlı hâkimiyetine aldı. Her seferde olduğu gibi, bu seferde de İspanyol donanması, donanma-yı hümâyûnun karşısına çıkmaya cesâret edemedi.

Vehbi Tülek

Fetih Sabahi

Vehbi Tülek

100 - Çehrin Seferi

Vehbi Tülek

Demirbaş Hasan

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han'ın Mohaç zaferinden sonra Osmanlı ordusu kışı geçirmek üzere Belgrad'a çekilince Avusturya İmparatoru Fedinand meydanı boş bulmuş ve yüz bin kişilik bir ordu ile Budin'i kuşatmış, fakat burasını almaya muvaffak olamamıştı. Bunun üzerine Osmanlı ordusu baharla birlikte harekete geçerek Ferdinand'a haddini bildirmek üzere Avusturya üzerine ilerlemeye başlamıştı. Budin ile Viyana arasındaki yol üzerinde en önemli kalelerden biri Filek kalesi idi. Burasını zaptetmeden daha ileriye gitmek imkansızdı. Bu kale, o civardaki kalelerin en sarp ve zaptedilmesi en zor olanıydı. Avusturyalılar buraya, "Onun bir kulesine kartallar bile yuva yapamaz, çünkü başları döner" derlerdi.

Abdülhamid HÂn’in Engin Merhameti

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Haram Lokma Yiyen HarÂmî Olur

Vehbi Tülek

56 - Paris'de Bir Osmanli

Vehbi Tülek

Koca Yusuf

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

14 - Varna Savaşi Ve Koca Hizir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şemsüddîn Muhammed Râzî

Şemsüddin Muhammed Râzi hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 767'de (m. 1365) Afganistan'da Herat'­ta doğdu. Sadeddin Teftâzâni ve Seyyid Şerif Cürcâni'nin talebesidir. Tahsilini tamamlayıp Kudüs'e, sonra Kahire'ye gitti. Önce Hanefi iken, o memleketler Şâfii olduğu için bu mezhebe geçti. Tekrar Kudüs'e dönerek 829'da (m. 1426) Kudüs'te vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kalplere Şifâ Olan Bazı Nasihatler

Vehbi Tülek

Mehmed Hilmi Efendi son devir velilerindendir. Malatya'nın Dârende kazâsının Yenice nâhiyesinde doğdu. İlk tahsilini Dârende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülaziz Han zamânında Fâtih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddin Efendinin ders ve sohbetlerine devâm etti ve halifelik icâzeti alıp, Dârende'ye döndü. Sonra da Sivas'ta Nalçacızâde Hacı Ahmed Efendiden feyiz aldı. Bu zâttan da icâzet aldı. Hâcı Ahmed Efendi, Küçük Âşık Efendi denilen Âşık Muhammed Mısri'nin bu da Hâlid-i Bağdâdi'nin halifesidir. Daha sonra Maraş'a yerleşti ve talebe yetiştirdi. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefât etti.

Hoca Hakkı Ödenemez!

Vehbi Tülek

Yüzde Beşten Fazla Kâr Almayan Zat

Vehbi Tülek

Sırrî-yi Sekatî hazretleri evliyânın meşhurlarındandır. Bağdât'ta doğdu. 865 (H.251)'de orada vefât etti. Tasavvufta, verâ ve takvâda asrının bir tânesi idi. Hâris-i Muhâsibî ve Bişr-i Hafî'nin akrânıdır. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin hocasıdır. Ticâret yapardı. Bağdât'ta bir dükkânı vardı. Ticârette yüzde beşten fazla bir kâr almazdı. Bir defasında altmış altına bâdem aldı. Bâdem birden pahalılaştı. Tellal, bâdemleri doksan altına satmak istedi. Sırrî-yi Sekatî hazretleri, "Ben âdetimi bozmam, ancak 63 altına satarım" dedi. Tellâl ise bunu kabûl etmeyip malları satmadı. Kendisi anlatır:

Sünnet-i Hüdâ Ve Sünnet-i Zevâid

Vehbi Tülek

Âmir Bin Ebî Mûsel-eş'arîÂmir Bin Ebî Mûsel-eş'arî

Vehbi Tülek

İbrahim Düveyhî

Vehbi Tülek

Ebû Saîd Kaylavî

Vehbi Tülek

Onları Mutlaka Hesaba Çekeceğiz

Vehbi Tülek

Kazâ Ve Kaderin Esrârını Din Câhilleri Anlayamaz!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Padişahlardan birine değerli bir gül fidanı hediye edilir. O da bunu bahçıvanına verip bahçeye dikmesini, gül açılınca da kendisine haber vermesini ister. Aylar sonra nihayet gül açılır. Fakat gayet iri ve son derece güzel bir gül. Bah çıvan onu hayranlıkla seyrederken, bir bülbül gelip gül fidanına konar ve başlar ötmeye. Bahçıvan önce onu kıvmak ister, fakat bülbülün yanık yanık ötüşü onu etkilemiştir. Sonunda bahçıvan, padişahı çağırmak için yerinden kalkınca, bülbül ürker ve gülü paramparça eder. Buna çok üzülen bahçıvan, korkarak padişaha durumu haber verir. Fakat padişah:-Üzülme, der, bu dünya etme bulma dünmyası, ona da kalmaz.Bahçıvan padişahın bu sözü ile rahatlamıştır. Bir zaman sonra bahçıvan, biryılanın o bülbülü yuttuğunu görür ve padişaha gelerek:-Keramet gösterdiin efendimiz, dünya o bülbüle de kalmadı.-Merak etme, o yılana da kalmaz.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Sarik Ve Sakal

Kul Hakkı

Allah Nasil Misafir Edilir?

Değişen Sizin Kalbiniz

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek