Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.741.256

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sizlere Vasiyetim, Hocaya Itirâzı Terk Etmenizdir!

Seyyid Hâlidî Müşâhidî hazretleri Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Bağdad'da yaşadı. İlk önce Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfesi Ubeydullah Hayderî'nin sohbetlerinde ve hizmetinde bulundu. Sonra Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin yüksek sohbetleriyle şereflenip hizmet ve huzûrunda bulundu. Hâlid-i Bağdâdî hazretleri kendisine hilâfet verdi. Hocasının Şam’a hicret etmesinden sonra Bağdad'da talebe yetiştirdi. sohbetlerinde, hocası Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sözlerini naklederdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

29 - Bir Ecdad Yadigarini Terkederken

Ege denizinde Çeşme'nin karşısında bulunan Sakız adası, 1566'da Piyale Paşa tarafın dan fetholunmuştu. 1683 II. Viyana bozgunu bizim için tam bir felaket oldu. Orta Avrupa'da binlerce şehidin kanları pahasına alınan kaleler ve şehirler, birbiri arkasına elimizden çıkıyor du. Belgrad bile düşman eline geçmişti. Acaba bu bozgun daha ne kadar sürecekti? Denizlere de yayılacak mıydı? Barbarosların, Turgut Reislerin, Piyalelerin karşısında kaçacak delik arayan Venedikliler, şimdi Anadolu sahillerine baskınlar yapıyor, kasaba ve köyleri talan ediyorlardı.

Vehbi Tülek

İşte, İnsan Bunlari Görüp Gurura Kapilmamali

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Seni Avdan Men Etmemiş Miydim?

Vehbi Tülek

Sadrüddin Muhammed bin Hüseyin, bir gün Şehzâde Bâyezid Han ile sohbet ederler ken, bir ara ona, ava çıkmak husûsunda aşırı davranmamasını, hattâ ava hiç çıkmamasını tavsiye etmişti. Bâyezid Han bu söze uyarak birkaç gün ava gitmedi ise de, yine bir gün av için hazırlanıp, avlanma yerine gitti. Av esnâsında Şehzâde'nin hizmetçi leri ve maiyetindekiler, buldukları av hayvanını onun bulunduğu tarafa doğru sürerlerdi. Böylece o da, önüne gelen avı kolayca avlayıverirdi. Bu avda da, güzel bir ceylanı Şehzâde'nin bulunduğu yere sürdüler. Şehzâde tam okunu atıp ceylanı avlayacaktı ki, birden vazgeçti. Onu vurmadı. Şehzâde'nin bu hâli orada bulunanları hayrette bıraktı. Bu garib hâlin sebebi kendisinden suâl edildiğinde, şöyle cevap verdi: "Tam ceylanı avlayacağım sırada gördüm ki, babam (Şehzâde Bâyezid, Muhammed bin Hüseyin'den hep "Babam" diye bahsederdi) güzel bir ceylanın sırtına binmiş bana doğru geliyor ve; "Ben seni avdan men etmemiş miydim?" diyordu. Onun bu sözü bana çok tesir etti. Ben o korku ile avlanmaktan vazgeçtim."

İzzet Paşa Ve Ömer RizÂî Efendi

Vehbi Tülek

Haberi Duymadan Ahirete Gittiler

Vehbi Tülek

Rodos’un Fethi

Vehbi Tülek

İki Defa Tahta Çikan Padişah I. Mustafa Han

Vehbi Tülek

Sadece Emredileni Yaptik

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂli’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

Zenbilli Ali Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sabâ Rüzgârı...

Ebû Bekr Kettâni hazretleri Cüneyd-i Bağdâdi'nin talebesidir. 933 (H.322) senesinde Mekke'de vefât etti. Kendisine "Harem'in Kandili" derlerdi. Sabaha kadar namaz kılar ve Kur'ân-ı kerim okurdu. Kâbe'de otuz sene, "Altınoluk"un altında ibâdet etti. Bu zaman içinde, yirmi dört saatte bir defâ abdestini tâzelerdi. Tavaf yaparken, Kur'ân-ı kerimi pekçok defâ hatim etmiştir...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Biriniz Bir Hata Yapmış Olmasın

Vehbi Tülek

Şerifzâde Mehmed Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 1553 (H.960) yılında Isparta-Eğirdir'de doğdu. İstanbul'da medrese tahsilini tamamladı. Çeşitli medreselerde müderrislik, Nakibü'l-eşrâflık ve Rumeli Kâdıaskerliği yaptıktan sonra emekli oldu. 1630 (H.1040) da İstanbul'da vefât etti. Şerifzâde hazretleri Menâkıb-ı Evliyâ isimli eserinde, Allah dostları olan veliler hakkında şöyle demektedir:

O Gün Altının, Malın Değeri Olmaz!

Vehbi Tülek

İlk Şeyhülislâm Molla Fenârî

Vehbi Tülek

Molla Fenâri hazretleri Osmanlı Devletinin ilk şeyhülislâmıdır. İsmi Muhammed olup, babasının adı Hamza'dır. Nisbeleri Rûmi ve Fenâri, lakabı Şemsüddin'dir. 1350 (H.751) senesinde Fener köyünde doğdu. Bu köyde doğması veya babasının fenercilik sanatıyla meşgûliyetinden dolayı "Fenâri" nisbetiyle meşhur oldu.

Ali Haydar Bey

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Üstâzü'l-a'zam

Vehbi Tülek

Benden Kullarıma Bildir

Vehbi Tülek

Fakirlikten Korkmak Kalp Hastalığıdır

Vehbi Tülek

Ayn-ül-kudât Hemedânî

Vehbi Tülek

Şimdi Uyuyacak Zaman Değildir!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Karşılık Beklemiyorum

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Allah Diyen Genç

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek