Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.179.598

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ Câhili Dost Edinmez

Bahaeddinzade Muhyiddin Efendi Osmanlı dönemi şeyhlerinden fazilet sahibi bir zattır. Resmî ilimleri Mevlânâ Kestelî'den okudu. Bayramiye Şeyhi Yavsi hazretlerine mürid oldu ve Bayramiye yolunda icazet aldı. Bir müddet mürşidi Şeyh Yavsî hazretlerinin makamına geçerek âşıkların irşadı ile meşgul oldu. 951 (m. 1544) senesinde Kayseri'de vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Çirağan Vak’asi

Sultan Abdülaziz Han zamânında yeni Osmanlılar cemiyetine giren Ali Suâvi, uzun bir müddet yurt dışında kaldı. Sonra memlekete dönüp, Galatasaray Lisesi Müdürlüğüne tâyin edildi. Mizâc olarak meşhur olmaktan ve büyük mevkılere gelmekten çok hoşlanırdı. Her renge girerek çeşitli vazifeler almayı denemiş, fakat başarısızlığı sebebiyle her seferinde vazifesinden atılmıştı. Kendisi gibi, Sultan Abdülhamid Han zamânında yükselmekten ümidini kesenler, onun etrâfında toplandılar. Düşünceleri; hastalığı sebebiyle tahttan indirilen Sultan Murâd'ı tekrar tahta geçirmekti. Filibeli muhâcirlerden etrâfına topladığı epeyce bir kalabalık ile 19 Mayıs 1878'de Çırağan Sarayına girmeyi başardı. Sultan Murâd bu sarayda olduğu için onu dışarıya çıkarmaya çalıştı. Bu sırada Beşiktaş'ın inzibat işleriyle görevli komutanı Mirliva Hasan Paşa topladığı askerlerle derhâl isyancıların üzerine yürüdü. Hasan Paşa, elindeki bastonu Ali Suâvi'nin başına vurarak onu öldürdü. İki taraf da silah kullanınca kan döküldü.

Vehbi Tülek

Selman Reis

Vehbi Tülek

Tunus’un Fethi

Vehbi Tülek

Burasi Hakikat Sultanlarinin Payitahtidir

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân Hanın oğlu Şehzâde Bâyezid saltanat iddiâsı ile ayaklanmıştı. Kânûni, diğer oğlu Selim'i, onun üzerine gönderdi. Şehzâde Selim kuvvetleri ile Konya'ya geldi. O öncelikle Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin kabrini ziyâret etmek istedi. Yanında bulunanlarla birlikte türbeye girdi. Her zamanki yürüyüşü ile serbest bir şekilde kabre doğru ilerlerken, türbedâr Mahmûd Dede önünü kesti ve; "Mânâ âleminin sultanları olan böyle mübârek zâtların huzûrunda mütevâzi ve boynu bükük olmalıdır." diyerek ziyâret usûlünü hatırlattı. Bunun üzerine şehzâde ve yanındaki askeri erkân hatâlarını anladılar. Orada bulunan mihrabda Allah rızâsı için namaz kıldılar.

Özlediğimiz Düğün

Vehbi Tülek

Allah İçin Beni Yukari Çikartin!

Vehbi Tülek

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

Aldiğimiz Fiyata

Vehbi Tülek

Sahibinin Kursaği

Vehbi Tülek

Y Kilidi

Vehbi Tülek

Akbiyik Sultan Ve Fatih

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

onu, Iple Buraya Çektik!..

Sûfi İlahyâr (Allahyâr) hazretleri Özbek Türklerinden olup, Buhârâlıdır. 1633 (H.1043) senesinde Kette Kurgan'da doğmuştur. 1723 (H.1135) yılında Rahşvâr adlı köyde vefât etti. Allahü teâlânın yolunu anlatan güzel şiirleri ile meşhûr oldu. Bir ara Buhârâ Hânlığı'nda tamgacı yâni gümrük idâresi reisliğinde bulundu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Türâb Ve Tövbekâr Genç -1-

Vehbi Tülek

Dokuzuncu yüzyılda yaşamış büyük velilerden Ebû Türâb-ı Nahşebi hazretleri bir gece dolaşırken, âniden kulağına sesler geldi. Dikkat edince bâzı erkeklerin, bir kadınla tartıştıklarını anladı. Yanlarına varınca kadın onu gördü ve şunları söyledi:

Câhilin Görmesi Gözle Akıllının Ise Kalpledir

Vehbi Tülek

Kabirde Gelen Iki Melek

Vehbi Tülek

Alâeddin ibn-i Sayrafi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 773 (m. 1371)2de Şam'da doğdu. 844 (m. 1440)'da aynı yerde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Günahtan Tövbe Eden Günahsız Gibidir

Vehbi Tülek

Hacı Zihni Efendi

Vehbi Tülek

Nefsini Tanıyan Rabbini Tanır

Vehbi Tülek

Yâ Resûlallah! Kıyamet Ne Zaman?

Vehbi Tülek

İmam-ı Azam, Kurtuluş Yolunu Bildirmiştir

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Takdîri Yerini Bulacaktır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Fani Dünya

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek