Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.077.331

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Âlimin Ölümü, Büyük Bir Musîbettir

Ebû Bekr el-Esrem hazretleri büyük velî ve âlimlerdendir. 873 (H.260) târihinde vefât etti. Ahmed bin Hanbel'in talebesidir. Ondan çok meseleler nakletti. Bunları mevzularına göre yazdı. Büyüklerden bahseder, insanların istifade etmesi için nakiller yapardı. Şöyle nakletmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Macar Subayinin Kizi

Sultan II. Murad devri. 1441 senesinde Macaristan üzerine yapılan bir akında, Akıncı birliklerimiz pusuya düşürüldü ve bir çok asker ile birlikte Akıncı kumandanlarından Rüstem bey de esir edildi. Rüstem bey, gayet yakışıklı ve zeki bir gençti. Macar kumandanı ondan hoşlandı ve kendi hizmetine aldı. Konağında ona bir oda verdi ve bütün şahsi işlerini ona havale etti. Gayet dindar olan Rüstem Bey, şartlar ne olursa olsun beş vakit namazını bırakmaz ve vakti girince hemen kılardı. Her işin üstesinden kolayca gelmesi ve kıvrak zekası sayesinde ibadetine kimse karışmıyordu.

Vehbi Tülek

8 - Harp Meydanlarinin Sultani

Vehbi Tülek

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Vehbi Tülek

Nemiz Kaldi Bizim Mülk-i Arab’da

Vehbi Tülek

Yavuz, sert mizaçlı olduğu kadar şair ruhluydu. Birçok şiirleri vardır. Bu yüzden şiir ile ifade edilen duygulara ehemiyet verirdi. Mısır'ın fethinden sonra uzunca bir müddet Kahire'de kalınması, devlet erkanının ve askerin canını sıkmaya başladı. Fakat bu durumu padişaha bildirmeye kimse cesaret edemiyor du. Birgün çok sevdiği Kemalpaşazade Ahmed Efendi ile konuşurken:-Mısır'da ve asker arasında neler oluyor?-İyilik, Sultanım. Yalnız dün Nil nehri kenarında iki askerin şöyle bir türkü söylediklerini duydum:

Önce İmtihana Girin

Vehbi Tülek

Şehid Padişah Iii. Selim HÂn

Vehbi Tülek

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Eşeklerin Yardimi

Vehbi Tülek

I.abdülhamid Hanin İleri Görüşlülüğü

Vehbi Tülek

Ezan Okuyana Ağaç

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ahmed-i Rûmî

Ahmed-i Rûmi hazretleri, Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretlerinin talebelerinden olup, Anadolu'dan Hindistan'a Mevleviliği yaymak için gitmiştir. Konya'dan Alanya'­ya ve oradan deniz yolu ile Hindistan'da Zaferâbâd civarındaki Avad'a (Oudh) gitti. Orada çok talebe yetiştirdi. Sonra Bengal'e gitti. 750 (m. 1349)'da orada vefat etti. Derslerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Umeyr Bin Hümam (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Uhud savaşının en şiddetli anlarında, Sevgili Peygamberimiz, sallallahü aleyhi ve sellem, tesirli bir konuşma ile islâm askerini coşturuyorlar:
-Ey eshabım! Sonsuz kuvvet ve kudret sahibi Allah'a yemin ederim ki her kim, bugün düşmandan yüz çevirmeyip sebat eder ve çarpışa çarpışa şehid olursa; Cenab-ı Hak, onu mükâfat olarak elbette cennetine koyacaktır. Bugün şehid olacakları, en yüksek cennet; Cennetül Firdevs, hazır olarak beklemektedir.
Efendimizin bu müjdesini işiten Umeyr bin Hümam radıyallahü anh, daha bir aşka geldi:

Ebû Abdullah Tilmsânî

Vehbi Tülek

Damat Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Damat Mehmed Efendi "rahmetullahi aleyh" Osmanlı âlimlerindendir. Bolu-Mudurnu'da doğdu. İstanbul'da medrese tahsilini tamamladı. Müderris oldu ve saray hanımlarından Raziyye Hatun ile evlendi. "Damat" unvanı da buradan gelmektedir. Çeşitli şehirlerde kadı olarak vazife yaptıktan sonra h. 1020 (m. 1611) senesinde İstanbul'da vefat etti. Bir dersinde, ölülerin kabirdeki hallerine dair şunları anlattı:

Onların Iyiliklerini Yok Ederiz

Vehbi Tülek

Mehmed Emin Efendi

Vehbi Tülek

Allah Yolunda Şehit Olanları Ölü Sanmayınız

Vehbi Tülek

İnsan Ölünce, Ruhu Bedeninden Ayrılır

Vehbi Tülek

Cüneyd-i Bağdadi Ve Tûr-i Sînâ'daki Râhib

Vehbi Tülek

Kazâya Kalmış Namâzları Bulunan

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Sarayda İftar

Korkma!

Kul Hakkı

A'meş Ve Hanımı

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek