Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.226.419

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kırklar Makâmı'ndaki "kutlu" Toplantı

Noktacı Ali Çelebi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Midilli Adasında doğdu. 1574 (H.982)'te vefât etti. İlim öğrenmek için Şam'a gidip bir müddet orada kaldı. Sâlihiye'ye gidip Şeyh Üveys Halvetînin derslerine ve sohbetlerine devâm edip tasavvufta yetişti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bendenizde İki Fuad Vardir

Sultan Abdülaziz Han, Sadrazamlarından, tecrübeli devlet adamı Fuad Paşa ile birçok meseleyi istişare ederdi. Bir defasında, o günlerde İstanbul'da bulunan Mısır Hidivi İsmail Paşa ile hususi bir iş yapmak için görüşecekti. Bu meseleyi Fuad Paşa ile istişare etti. Fuad Paşa bunu mahzurlu buluyordu. Fakat Sultan Abdülaziz'in bu işe fazla istekli olduğunu gördüğün den, "Devletlû Hünkarımız nasıl arzu buyuruyorlarsa öyle olsun" dedi. Fakat aradan birkaç saat geçince Padişah, Fuad Paşa'nın kendisine niçin net bir cevap vermediğini düşündü. O gece bir adamını, Kanlıca'da bulunan yalısına gönderdi ve Fuad Paşa'dan, bu mesele hakkında ki görüşünün ne olduğunu yazılı olarak bildirmesini istedi. Fuad Paşa bir kağıda şu satırları yazarak padişaha gönderdi:

"Efendimiz, bendenizde iki Fuad vardır. Birincisi Padişahımızın tebeasından 'Vatandaş Fuad'dır. Vazifesi, Padişaha itaattir. Efendimizin her arzusu ve emri başının üstündedir, her fermanını fikir beyan etmeden kabul eder. İkincisi ise 'Sadrazam Fuad'dır. Onun vazifesi ise, padişahımızın isteklerine karşı gelmek değil, o işin devlete, millete ve padişahımızın şahsına, faidesi veya zararı nedir diye düşünmek, bilgi ve tecrübesine istinaden o iş hakkında fikirlerini beyan etmek, sonra da verilen vazifeyi bihakkın yerine getirmekdir.Padişah Efendimiz bu meseleyi iki Fuad'dan hangisine sual buyururlarsa o, vazifesi ile mütenasib cevab verecekdir."

Vehbi Tülek

Turhanzade Ömer Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Topal Koyun

Vehbi Tülek

Doğum

Vehbi Tülek

Abdülhamid Han'ın uzun yıllar mâbeyn kâtipliğini yapmış Tahsin Paşa, hâtıralarında anlatıyor: -Bir akşamdı. Mabeynde nöbetçi olarak ben kalmıştım.Gelen mektup, telgraf, rapor ve tezkerelerin listesini tertipleyip huzura çıkmak üzereyken bir telgraf geldi. İstanbul'da Laleli postanesi memurlarından birinin Yıldız'a çektiği bu telgrafta, karısının o gece doğum yapacağı, doğumun çok zor olacağına dair doktorlar tarafından dikkat işareti verildiği, elinde hiçbir vasıta bulunmadığı ve Merhamet-i Şâhâneye sığındığını bildiriyordu. Bu telgrafa kıymet vermedim ve onu listeye almadım.

Padişah Az Vermez

Vehbi Tülek

Şek Mi, Eşek Mi?

Vehbi Tülek

34 - 93 Harbinden Bir Sayfa

Vehbi Tülek

Cezzar Ahmed Paşa Ve Napoeon Bonapart

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi

Vehbi Tülek

Misir’a Bedeldin Ey Sinan

Vehbi Tülek

Denize Düşen Yilana Sarilir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Resulullah'ın En Büyük Mucizesi, Kur'ân'dır

Ahmed Kâbilî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1624 (H.1034) senesinde Hindistan'da Serhend’de vefat etti. Büyük velî Muhammed Bâkî-billah hazretlerinin sohbet ve derslerinde kemâle erdi. Nakşibendiyye, Kâdiriyye ve Çeştiyye tarîkatlarında yetişip, icâzet aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Evliyâyı Vesîle Ederek Duâ Etmek

Vehbi Tülek

Hüsâmeddin Hüseyin Efendi Fâtih Sultan Mehmed zamanında yaşamış âlimlerden olup aslen İran'ın Tebriz şehrindendir. 880 (m. 1475)'de Edirne'de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Kaza Ve Kader Meselesi Ilahî Sırlardandır

Vehbi Tülek

Abbâdî Mekkî

Vehbi Tülek

Abbâdi Mekki hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh âlimlerinden olup 814 (m. 1411)'de Mekke-i mükerremede doğdu. 880 (m. 1475)'de Mekke-i mükerremede vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Abdullah Bin Necmüddîn

Vehbi Tülek

Nûr Muhammed Bedâyûnî

Vehbi Tülek

Şehîd Hacere Hanım

Vehbi Tülek

Be­de­ni In­san, Ba­şı ­mer­keb O­lan â­lim!

Vehbi Tülek

Ey Nefsim! Allahü Teâlâdan Utan

Vehbi Tülek

Niyet, Abdest Almaya Başlarken Yapılır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Sakin Kalyona Binme

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Allah'ın Emaneti

Hayat Kurtaran Yalan

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek