Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.598.597

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sen, Ebedî Olan Şeyler Için Endişe Etmelisin

Nasîruddîn Mahmûd Delhî hazretleri Çeştiyye yolunun büyük velîlerindendir. Hindistan'da Uttar Pradeş eyâletindeki Bane Banki'de doğdu. Dehli'ye gitti ve Nizâmüddîn Evliyâ hazretlerinin talebeleri arasına katıldı. 1356 (H.757) senesinde Delhi’de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Osmanlı Devleti'nde, yabancı devletlere gönderilecek elçilere çok dikkat edilirdi. Devlet-i Aliyye'nin itibarını gözetecek Serdengeçtiler aranırdı. 1736'da İran Şahı Tahmasb'a da bir elçi göndermek icabetti. İmrahor Mustafa Paşa münasip görüldü. Şah tarafından kabul edilen Mustafa Paşa, görevini yerine getirdi. Sonra, âdeti olduğu için Şah biraz eğlenmek, biraz da denemek kastıyle dedi ki: -İmrahor Paşa!.. Benim bir derdim var. Acaba sen halledebilir misin?-Hayırdır İnşâallah.-Bir atım var. Fakat, çok haşarı. Üstüne bineni yere fırlatır. Şuna bin de fikrini söyle!Mustafa Paşa, sükût etti. Biraz sonra iki seyis, iki tarafından yakalamış atı getirdiler. Önüne geleni kapar, ardında kalanı teper bir hayvandı. Şah sinsi sinsi güler, at yerleri eşeler, seyisler korkuyla bekleşirlerdi. Bütün İran devlet büyükleri meraktaydı. Mustafa Paşa, gayret kemerini kuşanıp, seyislere işaret etti. Azgın hayvanı, apıl apıl getirdiler. Bir adım kala: "Bismillah..." deyip üstüne sıçradı. Sonra da seyislere: "Bırakın!" diye bağırdı. Beygir bütün marifetlerini gösterdi. Sıçradı, çifte attı, şâha kalktı. Fakat, İmrahor Paşa'yı sırtından atamadı. Sonunda kuzu gibi uslanıverdi. Osmanlı elçisi, İran Şâhı'nın önüne geldi. Attan aşağı sıçradı. Gemleri uzatırken dedi ki:"At binenin, kılıç kuşananın Şah'ım!"

Vehbi Tülek

Bir Kaşik Tuz

Vehbi Tülek

İki Milyon Sterline Banko

Vehbi Tülek

Elçiye Lüzum Yok

Vehbi Tülek

YAVUZ SULTAN SELİM,1515 yılında Dulkadiroğlu Alâüddevle'yi mağlup etmişti. Mısır Sultanı, Anadolu'daki bu fethi protesto için Yavuz'a bir elçi gönderdi. Elçi Yavuz'a:

"-Hutbelerde sultanımızın adı okunan memleketleri iade ediniz." dedi.

İskender Bey Kimdir

Vehbi Tülek

FÂsiklardan Uzaklaş

Vehbi Tülek

Barbaros Hayreddin Paşa’nin Korsanlik Yillari

Vehbi Tülek

27 - Yavuz Sultan Selim Ve Muhammed Bedahşi Hazretleri

Vehbi Tülek

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

Hristiyan Tarihçinin Kaleminden “hac”

Vehbi Tülek

Elçiye Lüzum Yok

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Âlimin Sözü Doğru, Yediği Helâl Ise

Molla Sâlih Çelebi Osmanlı Devleti zamânında Anadolu'da yetişen Hanefi mezhebi fıkıh âlimi ve devlet adamlarındandır. 1493 (H.899) senesinde Kosova'da Volçitrin'de doğdu. Medrese tahsilini tamamladıktan sonra, İstanbul'da İbn-i Kemâl Paşanın derslerine devâm etti. İcâzet aldıktan sonra, Edirne'de müderrislik, Halep, Şam Mısır kâdılığı yaptı. Emekliye ayrılıp İstanbul'a yerleşti. 1563 (H.973) senesinde vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mecdüddin Ahmed Bin Ömer

Vehbi Tülek

Mecdüddin Ahmed bin Ömer hazretleri hadis âlimidir. 507 (m. 1113)'de Semerkand'da doğdu. Pekçok âlimden fıkıh ve hadis-i şerif öğrendi. 552 (m. 1157)'de vefât etti. Naklettiği bir hadis-i şerif:

Damadzâde Feyzullah Efendi

Vehbi Tülek

Kibir Bulunan Kimseye Bâtın Ilmi Nasip Olmaz

Vehbi Tülek

Emîr Burhân hazretleri Silsile-i aliyye büyüklerinden biri olan Seyyid Emîr Külâl (Gilâl) hazretlerinin büyük oğludur. On altıncı asırda yaşadı. Emîr Burhân'ın hocası, Behâeddîn Buhârî hazretleridir. Babası Seyyid Emîr Külâl onun hakkında; "Bu çocuk bizim burhânımız, delîlimizdir" buyurmuştur. Onun yetiştirilmesi için, talebesi Behâeddîn Buhârî hazretlerini vazifelendirmiştir.

Hadis âlimi Ali Bin Harb

Vehbi Tülek

İbn-i Zafer Saklî

Vehbi Tülek

Muhyiddîn-i İskilibî

Vehbi Tülek

Helale Harama Riayet Etmek

Vehbi Tülek

Tövbe Kapısı Devamlı Açıktır

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Her Şeye Kadirdir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Değişen Sizin Kalbiniz

Değişen Sizin Kalbiniz

Bir padişah, bir iki vezirini ve diğer erkandan birkaçını yanına alarak payitahta (başkente) yakın yerleşim merkezlerinde bir gezintiye çıkmıştı. Payitahttan ayrılıp bir kaç saatlik bir yol katettikten sonra yolları üzerindeki bir nar bahçesinin kıyısında dinlenme molası verdiler Olgunlaşmış, tam kıvamını bulmuş olan narlar insanın iştahını kabartıyordu Padişah bahçe içinde çalışmakta olan yaşlı bir adamı yanına çağırdı sordu: - Bu güzel nar bahçesi kimin? - Bu nar bahçesi benimdir efendim, babamdan miras kaldı - Oğlun, uşağın var mı? - Allah bize oğul uşak vermedi efendim, bir karı kocadan ibaret iki kişilik bir aileyiz - Peki ben de bu ülkenin hükümdarıyım, şuradan bir nar şerbeti sıksan da içsek

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Allah'ın Emaneti

Her Şeyi Göze Almıştı!

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek