Evlilik, Gözü Haramdan Daha Muhafaza Eder
Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.666.446
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
Fatih Sultan Mehmed Han, üzerinde derin nüfuzu bulunan hocası Akşemseddinin sık sık tekrar ettiği bir Hadis-i Şerif, genç Sultanın her zaman baş düsturu ve rehberi olmuştu:"Ümmetimden iki sınıf ilmi ile amel ederse, insanlar kurtulurlar: Âlimler ve Hâkimler. Eğer bu iki sınıf bozulursa, bütün halk bozulur ve ortalığı fesad kaplar"Bundan dolayıdır ki Fatih, ülkesinde ilme ve adalete son derece ehemmiyet vermişti. İstanbul'un fethinden sonra mahkumları serbest bırakan Fatih'in huzuruna, zindandan çıkmak istemeyen iki papaz getirilir. Bunlar, Konstantin'e âdil ve hakperest olmaktan bahsettikleri için zindana atılmış, sonra böyle adaletsiz bir dünyanın içerisi, dışarısından daha rahat diye hapisten çıkmamaya yemin eden keşişlermiş.
Bosna'da İslam kültür ve medeniyetinin kurucusu Gazi Hüsrev Bey'dir. Kanuni'nin hala oğlu olan Hüsrev Bey, babası Ferhad Bey şehid düştüğünde o henüz kundakta idi. Hüsrev Bey, İstanbul'da Enderun mektebini bitirdikten sonra dedesi Bayezid Han'ın yaptırdığı medresede yüksek tahsilini yaptı. Kanuni, 1521 senesinde Belgrad seferine onu da götürdü ve fetihten sonra onu oraya sancak beyi tayi etti. Fakat orada az bir müddet kaldıktan sonra Bosna sancak beyi oldu.Bosna'da henüz fethedilmemiş kaleleri Avusturyalıların elinden aldı. 1526 Mohaç seferinde bir Osmanlı akıncı birliğine kumanda etti ve Macaristan'ın fethinde Osmanlı ordusu nun önünü açtı. Bu seferde, en ünlü akıncı beyi olarak şöhret yaptı.Bosna'daki adil idaresi sayesinde binlerce Hristiyan Hırvat ihtida etti, müslüman oldu. Şimdi bunlara Boşnak deniyor. Binlerce Türkmen ailesini de Anadolu'dan getirtip oralara iskan etti.
Mecdüddin İsmâil bin Muhammed hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İran'da Şirâz'da doğdu. 748 (m. 1347)'de orada vefât etti. İbn-i Battûta seyahatnamesinde şöyle anlatır:
Alâeddin Ali Esved hazretleri Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. "Kara Hoca" diye meşhûr oldu. Afyonkarahisar taraflarından olduğu için "Karahisâri" nisbet edildi. Doğum târihi bilinmemektedir. 1397 (H.800)'de İznik'te vefât etti...
Büyük ve meşhûr velilerden Sırri-yi Sekati hazretlerinin, zühd ve edepte pek çok harikulâde hâl ve hareketleri, tasavvufa dâir sözleri meşhûrdur. Bir yere gittiğinde, yolda olan şeyler ve havada uçan kuşlar, açık bir lisân ile kendisine selâm verirlerdi.
Ramazan... Cuma günü... Cuma vakti... Cami... Cemaat tek tük camiye girmekte. İmam kürsüde... Girenlerin arasında... O... Hızır... Hızır aleyhisselam da genç ihtiyar arasında onlardan biri gibi gidiyor bir köşeye oturuyor. Kürsüde imam sohbete başlıyor... Hızır'ın yanına kırklarında bir adam gelip oturuyor. Cami yavaş yavaş dolmakta. Adam, bir müddet sonra uyuklar bir vaziyette sallanıyor, ha uyudu ha uyuyacak. Hızır aleyhisselam adamı dürtüklüyor: -Uyuyacaksın, der.Adam: -Uyumam, beni rahat bırak. Hızır aleyhisselam ses etmez, ancak ezan okundu okunacak, adam ha uyudu ha uyuyacak, bir daha dürtükleyerek: -Uyuyacaksın dedim, der.Adam: -Ben de sana uyumam, beni rahat bırak dedim. Rahat bırak beni. Rahat bırak yoksa, Hızır olduğunu söylerim. Buradan çıkamazsın. Bu kalabalık sakalında bir tel bırakmaz. Hızır aleyhisselam susar ve gözlerine kapar, boynunu büker Allah'a yönelerek: -Ya Rabbim! Bu nasıl iştir. Bu kulun benim kim olduğumu bildi. Bu nasıl iştir ki bendeki listede bunun ismi yok. Cevap gelir: -Sana verilen listede beni sevenlerin isimleri var. O ise benim sevdiklerimden...