Allah, Sizin Için Kolaylık Diler
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.584.458
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
Ayasofya Câmii'nin yanında kendi adına bir medresesi bulunan Câfer Ağa, ahbaplarını evine dâvet etmek için uşağını birine yollamış...Uşak adamın evine varmış, kapıyı sür'atle çalarak. "Kalk, kalk; hemen toparlan... Ağa seni istiyor!" şeklinde kaba davranışlarda bulunmuş, Adam:" Ağanın bana gönderecek bir adamı yok muydu ki, senin gibi bir eşeği yolladı? deyince, uşak cevabı yapıştırmış:" Câfer Ağa diğer adamlarını öteki "adamlara" gönderdi. Beni de "sana" yolladı!
Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın isyanı büyüyünce Sultan II. Mahmud çaresiz kaldı. Hatta Mehmed Ali Paşa ordusu Kütahya yakınlarına kadar ilerledi. II. Mahmud Han, İngiliz ve Fransızlardan ardım istedi ise de onlar bunu "Baba-oğul arasındaki mesele" addede rek yardım etmediler. Başka yapacak şeyi kalmayan Sultan II. Mahmud bu sefer Ruslardan yardım istedi. Öteden beri Anadolu'da gözü olan Rus Çarı, bu isteği memnuniyetle kabul etti.
Ruslardan yardım istenmesine tepki gösteren vezirlere, Usltan Mahmud:"Ne yapalım, denize düşen, yılana sarılır" diye cevap verdi.
Nasr bin İbrahim Makdisi hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 407 (m. 1016)'da Filistin'de Nablus'ta doğdu. Kudüs, Diyarbekir ve Meyyâfârikin'e (Silvan) giderek ilim tahsil etti. Şam'a yerleşti ve burada talebe yetiştirdi. 490 (m. 1096)'da vefat etti. Buyurdu ki:
Karabaş Ali Efendi Anadolu'da yetişen büyük velilerdendir. 1611 (H.1020) senesi Malatya'da Arapgir'de doğdu. 1685 (H.1097) senesi hac yolunda Kal'a-i Nahl denilen yerde vefât etti. Kastamonu'ya giderek Şeyh Şâbân-ı Veli hazretlerine talebe oldu. Onun sohbetlerinde yetişip velilik makamlarına yükseldi. Sonra İstanbul'a geldi ve Vâlide Atik Dergâhı şeyhi oldu. Çok talebe yetiştirdi. Ünsi Hasan Efendi ve Muhammed Nasûhi Efendi, yetiştirdiği talebelerin önde gelenlerindendir. "Tarikatnâme" isimli eserindeki nasihatlerinden bazıları şunlardır:
Ebû Bekr el-Ferrâ hazretleri Nişâbur'da yetişen velilerin büyüklerindendir. Onuncu yüzyılda yaşamıştır. 980 (H.370) senesinde Nişâbur'da vefât etti.
Bu mübarek zat, vaaz ve nasihatle, insanların kurtuluşu için gayret etti. Sohbetlerinde büyüklere hürmet etmenin ve ana-babanın rızâsını almanın ehemmiyeti üzerinde çok dururdu...
Kanuni Sultan Süleyman devrinde İstanbul'da Arabzade adıyla meşhur bir âlim vardı. büyük camilerde verdiği vaazlara bütün İstanbul halkı büyük rağbet gösterirdi. Arabzade, devrinin bütün ilimlerine vakıf olduğu halde, tasavvufa ve keramete inanmaz dı. Kanuni'nin başveziri Rüstem Paşa, keramete inanmayan bu Arabzade'yi Mısır Başmüderris liğine tayin ettirmek istedi. Diğer taraftan İstanbul uleması Padişaha müracaat ederek, Arabzade'nin itikadının bozuk olduğunu, Akaid kitaplarında "Evliyanın kerameti haktır" dediği halde buna inanmadığını, "Ben ömrümde büyük günah işlemedim. İyilerin keramet göstermesi icabetseydi, benim keramet göstermem lazımdı." İddiasında bulunduğunu hatırlattılar.