Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.089.553

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tövbe Etmeyen Kendine Zulmetmiş Olur

Nâmıkî Câmî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1049 (H.441) senesinde Horasan'da doğdu. 1142 (H.536) senesinde vefât etti. Yirmi iki yaşında iken tövbe etmek nasîb oldu. O yaşa kadar arkadaşları ile içerdi. Sonra tövbe edip dağa gitti. Nice yıllar orada kalıp, ibâdet ve tâat ile meşgûl oldu. Nihayet şehre dönüp talebe yetiştirdi. Oğullarından Zâhirüddîn Îsâ, babasının elinde 600 bin kişinin tövbe ederek doğru yolu bulduklarını bildirmiştir. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ekmeğe 5 Para Bile Zam Yok

1899 Haziran ayında buğday fiyatlarında meydana gelen artış dolayısıyla ekmeğe de zam yapılması söz konusu olunca Sultan II. Abdülhamid Han duruma müdahele ederek özel kalem müdürüne şu irade-i seniyyeyi yayınlattırmıştı:"Buğday fiyatının artmasından dolayı ekmeğe beş para zam yapılması lüzumu Şehremaneti'nden (Belediye) duyurulmuştur. Bunun üzerine Padişah Hazretleri derhal emir vererek bir komisyon kurdurmuş ve ekmek fiyatlarının artmasını önleyecek tedbirlerin alınmasını irade buyurmuştur."Bu minval üzere kurulan komisyon meseleyi görüşüp, tedbir almıştı. Padişah, o kadar gaileler arasında ekmek fiyatlarıyla da ilgilenmişti.

Vehbi Tülek

Kurşun Yarasi

Vehbi Tülek

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

102 - Şahitliği Kabul Edilmeyen Padişah

Vehbi Tülek

Yıldırım Bayezid Hanın bir mahkemede şahitlik etmesi gerekiyordu. Padişah mahkeme ye geldi ve herkes gibi o da ellerini önüne bağlayıp ayakta bekledi. Devrin Bursa Kadısı Molla Fenari, padişahı süzdükten sonra; "Senin şahitliğin kabul değildir. Zira sen namazlarını cemaat ile kılmıyorsun. Elinde imkanı olduğu halde cemaate gelmeyen bir kimse, yalancı şahitlik edebilir demektir." Bu itham karşısında herkes Yıldırımın hiddetlenmesini bekliyordu. Fakat o boynunu büküp mahkemeyi terk etti ve hemen sarayının yanına bir cami inşa ettirmeye başladı.

İngiliz Destekli Çete İşi İhtilal

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Han’in Takdiri

Vehbi Tülek

Burasi Hakikat Sultanlarinin Payitahtidir

Vehbi Tülek

Casus Herşeyi Görsün

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şeyh Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Uçan Osmanli: Lagari Hasan Çelebi

Vehbi Tülek

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Bekr Cüzcânî

Ebû Bekr Cüzcâni hazretleri kelam ve Hanefi fıkıh âlimlerindendir. Horasan'da Cûzcân'da doğdu. İlk tahsilinden sonra Bağdad'a giderek zamanın büyük âlimlerinden fıkıh ve kelam dersi aldı. Ebû Nasr İyâdi ile Ehl-i sün­net itikadı mezheb imamlarından Ebû Mansûr Mâtüridi hazretleri, Cûzcâni'nin en meşhur talebeleridir. Cûzcâni hazretleri, dokuzuncu yüzyılın ikinci yansında vefat et­ti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fas'tan Doğan Güneş!..

Vehbi Tülek

Hazret-i Hasan'ın soyundan yâni şeriflerden olan Ahmed bin İdris hazretleri, çok kerâmeti görülen bir veli idi. Onun en büyük kerâmeti uyanık hâlde iken de Resûlullah efendimizi görmesi ve O'ndan şifâhen salevât-ı şerifeleri öğrenmesiydi. Kendisi şöyle anlatır:

Zemzem-i Hâssa

Vehbi Tülek

Helâl Ve Haram Olan Şeyler Açıkça Bildirildi

Vehbi Tülek

Muhammed Zâzâni hazretleri hadis hafızıdır. 285'te (m. 898) İsfahan'da doğdu. Tahsil için Bağdat, Musul, Mekke, Ku­düs, Şam, Kahire gibi ilim merkezlerinde zamanın büyük muhaddislerinden hadis tahsil ederek hafız oldu. 381'de (m. 991) İsfahan'da vefat etti. Buyurdu ki:

Hakem Bin Nâfi' El-behrânî

Vehbi Tülek

Şeyh Sinân Efendi

Vehbi Tülek

Allah Ve Resûlünün Sevgisi Için

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Serahsî

Vehbi Tülek

Kurtulmak Isteyen Besmele Okusun

Vehbi Tülek

Turhal Şeyhi Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Evliyalar Ölmez İmiş

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Allah Diyen Genç

Hayat Kurtaran Yalan

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek