Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.576.186

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kötülüklerini Gizlediğin Gibi Iyiliklerini De Gizle

Abdülkâdir Cezîrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin torunlarından olup, 1475 (H.880) senesinde Mısır'da doğdu. 1569 (H.977) senesinde Suriye’de Hama'da vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Akçakoca Kalesi

Osmanlı devletinin kuruluş yılları. Orhan Gazinin silah arkadaşları, İzmit ve civarını ele geçirmişti. Buralara Anadolu içlerinden göç eden Türkmen boyları yerleştiriliyordu. Böylece Anadolu'nun Türkleşmesi daha geniş alanlara yayılıyordu. İzmit havalisinde ele geçirilemeyen tek kale, Karadeniz sahilindeydi. Çok sarp bir yerde kurulu olduğu için zaptedilmesi çok zordu. Fakat buranın tekfuru zaman zaman Türk köylerine saldırıp gençleri esir alıyor, kadınlara saldırıyordu. Orhan Gazi, yaşlı Akça Koca'ya burasını zaptetme emrini verdi. O sırada Akyazı'da bulunan Akça Koca, hemen harekete geçti ve gün doğmadan kaleye ulaştı. Kaledekiler henüz uykudaydılar. Hemen gazileri kale kapılarına taksim eden Akça Koca, 20 arkadaşıyla birlikte kalenin büyük kapısı önünde pusuya yatıp beklemeye başladı. Güz doğduktan sonra kaledekilerin bir kısmı tarlalara gitmek üzere kaleden çıkmaya başladılar. Açılan kale kapıları, onlar için büyük bir fırsattı. Kaleden çıkanların arkası kesilince Akça Koca, arkadaşlarına hücum emrini verdi ve kapılar kapanmadan kaleden içeri girmeyi başardılar. Hemen kılıçlarını çekip Allah Allah" nidalarıyla yeri göğü inletmeye başladılar. Herkes kaçıyor, saklanacak yer arıyordu. Akça Koca, Tekfurun konağını buldu ve adamı kıskıvrak yakaladı. Tekfur için yapılacak bir şey kalmamıştı. Gazilerden aman diledi ve kaleyi terketmek için izin istedi. Kalede herkes sevinçliydi. Çünkü tekfurun zulmünden kurtulup Osmanlı adaletine kavuşmuşlardı. Bu kaleye daha sonra, burasını fetheden Akça Koca'nın ismi verildi ve ona yurtluk olarak tahsis edildi.

Vehbi Tülek

Huzur Dersleri

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han’in Papazlara Fermani

Vehbi Tülek

Fatih, Bosna'yı fethettiği zaman, Osmanlı kanunlarına göre bölge halkına dini serbestlik verdi. 1478 senesinde buradaki Latin papazlarına gönderdiği fermanda şöyle buyuruyor:"Nişan-ı Hümayunum sudur ki; Ben ki Sultan Mehmed Han'ım; üst ve alt tabakalardaki bütün ahali tarafından şu şekilde biline ki, bu fermanı taşıyan Bosna rahip lerine lütufta bulunup şu hususları buyurdum;Mevzubahis rahiplere ve kiliselere hiçkimse tarafından mani olunmayıp rahatsızlık verilmeyecektir. Bunlardan, gerek ihtiyatsızca memleketimde duranlara ve gereksu kaçanlara emn-ü eman olsun ki, memleketimize gelip korkusuzca sakin olsunlar ve kiliselerde yerleş sinler, ne ben, ne vezirlerim, ne de halkım tarafından hiç kimse bunlara herhangi bir şekilde karışıp incitmeyecektir. Kendilerine, canlarına, mallarına, kiliselerine ve dışarıdan memleketimize getire cekleri kimselere, yeri ve göğü yaratan Allah hakkı için, Peygamberi miz Muhammed Mustafa (sallallahü aleyhi ve sellem) hakkı için, yedi mushaf hakkı için, yüz yirmi dört bin Peygamber hakkı için ve kuşandı ğım kılıç için en ağır yemin ile yemin ederim ki, yukarıda belirtilen hususlara mevzu olan rahipler, benim hizmetime ve benim emrime itaatkar olduğu müddetçe hiç kimse tarafından muhalefet edilmeyecektir."

Medeniyet Merkezi İstanbul

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

Hadim SinÂn Paşa Ve Misir Seferi

Vehbi Tülek

Hadim Sinan Paşa Ve Yavuz

Vehbi Tülek

Demirbaş Hasan

Vehbi Tülek

Kuzey Afrika’yi İspanyollardan Kurtaran Osmanlilar

Vehbi Tülek

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Haram Olan Şey, Her Hâlükârda Haramdır

Ebû Ali Rodbâri hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bağdât'ta doğdu. Cüneyd-i Bağdâdi hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. Fıkıh ilminde derin âlim, hadis ilminde hâfız olan Ebû Ali Rodbâri hazretleri, tasavvufta yüksek bir veli oldu. Uzun müddet Bağdât'ta talebe yetiştirdi. Sonra Mısır'a yerleşti. 933 (H.321) senesinde Mısır'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdülmün’îm Harrânî

Vehbi Tülek

Abdülmün'im Harrâni rahmetullahi aleyh Urfa'da Harran'da yetişen fıkıh âlimlerindendir. Hanbeli mezhebinde yüksek bir fakih olarak yetişmiş olup, vâizlik yapardı. 601 (m. 1204)'de Bağdad'da vefât etti. Vefatına yakın bir dersinde buyurdu ki:

Ebü’l-hasen Cevcerî

Vehbi Tülek

Hazreti Abdullah Ve Hazreti Âmine Tevhîd Inancındaydı

Vehbi Tülek

Abdullah-ı Rûmi hazretleri Osmanlı evliyâsının büyüklerindendir. 1583 (H.992) senesinde Bosna'da doğdu. Orada ilim tahsiline başladıktan sonra İstanbul'a geldi. Tahsilini tamamlayıp Bursa'ya gitti. Hâcı Bayram-ı Veli halifelerinden Bıçakçı Ömer Dede'nin halifesi olan Hasan Kabaduz Efendinin sohbetlerinde kemâle gelip olgunlaştı. Bursa'dan ayrılıp Mısır'a, sonra 1636 (H.1046) senesinde hac vazifesini yapmak için, Hicaz'a gitti. Hac dönüşünde, Şam'da Muhyiddin-i Arabi hazretlerinin türbesi yanında inzivâya çekildi. Günlerce ibâdetle meşgûl oldu. Sonra Konya'ya geldi. Sadreddin-i Konevi ve Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi gibi büyüklerin kabirlerini ziyâret edip, rûhâniyetlerinden isifâde etti. Konya'da yerleşip, talebe yetiştirdi. 1644 (H.1054) Konya'da vefât etti.

Kul Namaza Durduğunda Allah'ın Huzurundadır

Vehbi Tülek

ikimiz Için De Farklı Bir Gün Olacak!..

Vehbi Tülek

sen Cebinden, Ben Gaibden Alıyorum!..

Vehbi Tülek

"bu Çamurlu Kaftanım Kabrime Örtülsün

Vehbi Tülek

Ali Yeşrûtî Hazretleri

Vehbi Tülek

Sabır, Bütün Iyi Vasıflar Için Bir Koruyucudur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Kânûni Sultan Süleymân Hânın kadıaskerlerinden Mirim Kösesi diye meşhûr olan Muhammed Efendinin hizmet ve sohbetlerinde bulunup, ilmi yüksek derecelere kavuştu. Bu sırada dünyâdan ve dünyâ makamlarından yüz çevirip, tasavvuf ehlinden Sofyalı Bâli Efendinin dergâhına gidip, ona talebe oldu. Hizmetinde ve sohbetinde uzun müddet kalıp, feyz aldı. Tasavvufta yükselip, insanları Allahü teâlânın yüce dinine dâvet etmek ve Resûlullah efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem güzel ahlâkını öğretmekle meşgûl oldu. Allahü teâlâya muhabbetinden dolayı, dünyâya hiç önem vermez oldu. Onun bu durumunu anlayamayan bâzıları pâdişâha şikâyet ettiler. Pâdişâh meselenin tahkik edilmesini emretti. Tahkikat için İstanbul'a geldi. Tahkikat sonunda berâat etti ve hakkındaki ithamlardan kurtuldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Üç Kandil

Dört Şey Mühimdir

Kadin Akli

Kabahat Kilincin Midir?

"encümen-i Bîzebân"

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek