Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.118.350

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâlih Müslüman Ve Iyi Bir Kul Nasıl Olmalıdır?

Ebü'l-Abbâs Sayyâd hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Yemen'de doğdu. 1183 (H.579) senesinde, Zebîd şehrinde vefât etti. Tasavvuf yolunun edeb ve bilgilerini Fakîh İbrâhim el-Feşelî'den öğrenip kemâle geldi, olgunlaştı. Kerâmetleri görüldü...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Osmanlı Devleti'nde, yabancı devletlere gönderilecek elçilere çok dikkat edilirdi. Devlet-i Aliyye'nin itibarını gözetecek Serdengeçtiler aranırdı. 1736'da İran Şahı Tahmasb'a da bir elçi göndermek icabetti. İmrahor Mustafa Paşa münasip görüldü. Şah tarafından kabul edilen Mustafa Paşa, görevini yerine getirdi. Sonra, âdeti olduğu için Şah biraz eğlenmek, biraz da denemek kastıyle dedi ki: -İmrahor Paşa!.. Benim bir derdim var. Acaba sen halledebilir misin?-Hayırdır İnşâallah.-Bir atım var. Fakat, çok haşarı. Üstüne bineni yere fırlatır. Şuna bin de fikrini söyle!Mustafa Paşa, sükût etti. Biraz sonra iki seyis, iki tarafından yakalamış atı getirdiler. Önüne geleni kapar, ardında kalanı teper bir hayvandı. Şah sinsi sinsi güler, at yerleri eşeler, seyisler korkuyla bekleşirlerdi. Bütün İran devlet büyükleri meraktaydı. Mustafa Paşa, gayret kemerini kuşanıp, seyislere işaret etti. Azgın hayvanı, apıl apıl getirdiler. Bir adım kala: "Bismillah..." deyip üstüne sıçradı. Sonra da seyislere: "Bırakın!" diye bağırdı. Beygir bütün marifetlerini gösterdi. Sıçradı, çifte attı, şâha kalktı. Fakat, İmrahor Paşa'yı sırtından atamadı. Sonunda kuzu gibi uslanıverdi. Osmanlı elçisi, İran Şâhı'nın önüne geldi. Attan aşağı sıçradı. Gemleri uzatırken dedi ki:"At binenin, kılıç kuşananın Şah'ım!"

Vehbi Tülek

Bosna Fatihi Mahmûd Paşa

Vehbi Tülek

Padişah Memlekete Hainlik Etmez

Vehbi Tülek

Doğum

Vehbi Tülek

Abdülhamid Han'ın uzun yıllar mâbeyn kâtipliğini yapmış Tahsin Paşa, hâtıralarında anlatıyor: -Bir akşamdı. Mabeynde nöbetçi olarak ben kalmıştım.Gelen mektup, telgraf, rapor ve tezkerelerin listesini tertipleyip huzura çıkmak üzereyken bir telgraf geldi. İstanbul'da Laleli postanesi memurlarından birinin Yıldız'a çektiği bu telgrafta, karısının o gece doğum yapacağı, doğumun çok zor olacağına dair doktorlar tarafından dikkat işareti verildiği, elinde hiçbir vasıta bulunmadığı ve Merhamet-i Şâhâneye sığındığını bildiriyordu. Bu telgrafa kıymet vermedim ve onu listeye almadım.

Benden Bunlari İstemeyiniz

Vehbi Tülek

Bursa İpeği

Vehbi Tülek

Avrupa'daki Osmanli Korkusu

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Yüz Sopa

Vehbi Tülek

FÂsiklardan Uzaklaş

Vehbi Tülek

Git Zavalli Oyuncak

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdülhamîd Trablûsî

Abdülhamid Trablûsi rahmetullahi aleyh, Mâliki mezhebi fıkıh âlimlerinden olup, 606 (m. 1210) senesinde Libya'da Trablus'ta doğdu. 684 (m. 1285)'te Tunus'ta vefât etti.
Bu mübarek zat, vefatına yakın, bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kâmil Bir Mümin Olmak Için

Vehbi Tülek

Abdullah bin Muhammed Matlubi hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. İbn-i Şireveyh diye meşhur olmuştur. 305 (m. 917)'de İran'daki Nişâbûr şehrinde vefât etti. Naklettği hadis-i şeriflerden bazıları:

Allahü Teâlâyı Hatırla Kurtulanlardan Ol

Vehbi Tülek

Ümmetimden Ebedî Cehennemlik Yoktur

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hüseyin Âsım hazretleri hadis âlimlerindendir. Vâsıt şehrinde doğdu. Uzun zaman Bağdad'da kaldı. 221 (m. 836) senesinde aynı yerde vefât etti. Şöyle nakletmiştir:

İbrâhim-i Havvâs

Vehbi Tülek

Nazillili Hakkı Efendi

Vehbi Tülek

Her Iyi Söz Bir Sadakadır

Vehbi Tülek

İmândan Sonra En Kıymetli Ibâdet

Vehbi Tülek

Dilerse Azap Eder Dilerse Affeder

Vehbi Tülek

Hep Iyi Insanlarla Beraber Olun

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hizir Ve Gelin

Hizir Ve Gelin

Birinci Cihan Harbi seneleri. Yokluk dizboyu. Rize. Anzer, halkın kendi tabiri ile Ancer. Dünyaca balı ile meşhur olan Ancer. Binlerce poleni ve şifayı içinde barındıran balıyla meşhur Ancer. Kış. Yaylacılık yapan Ancerlilerin bir kısmı aşağıya Rize'ye şehre inmemiş, kışlamışlar. Yazdan yığdıkları otlarıyla, mallarını kışdan çıkarıp, bahara eriştirmenin çabası içindeler. Evet hepsinin mal tabir ettiği koyunları, sığırları var, tektük birkaç tanesinin de kara kovanı var. Şifa niyetine ilaç niyetine küçük bir kavanozu dolduracak kadar balları olurdu çoğunun. O da kış bitmeden tükenir giderdi. Meryem. Lezgilerin kızı Meryem. Yeni gelin, beyini cepheye göndermiş. O da o kış yayla da kışlamış. Sabaha kadar kar yağmıştır. Tam kürekle yolu açayım deyip, kapıya yönelmekte iken, kapısı çalınır. Kapıyı açar. İhtiyar bir adam selam verir ve: -Kızım, ben Aşağı Ancerdenim, gelinim aş eriyor, canı bal çekti, Allah rızası için, bir iki kaşık bal verirmisin?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Allah Diyen Genç

Geç Gelen Kurtarıcı

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek