Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.641.473

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

"allahü Teâlâya âşık Olanlar, Allah Kelâmını Dinlesinler!

Muhammed Bahşî Efendi Osmanlı âlim ve evliyasındandır. 1628 (H.1038) senesinde Haleb köylerinden Bekfâlûn'da doğdu. Şam'da meşhur âlimlerden ilim öğrendi. Ârif-i billah Şeyh Eyyûb el-Halvetî'nin hizmetlerinde bulunup, Halvetiyye yolunda yetişti. Haleb'e gidip orada yerleşti. 1675 senesinde Edirne'ye giderek bir müddet kaldı. Sonra İstanbul'a gitti. Vezîri âzam Fâzıl Mustafa Paşa'nın, Muhammed Bahşî'ye karşı husûsî muhabbeti vardı. İlminden daha çok kişinin istifâdesi için onu Haleb'de bulunan Halvetî İhlâsiyye Tekkesinin meşîhatine, şeyhliğine tâyin etti. Hac için Mekke’ye gittiğinde geri dönmeyen Bahşî hazretleri, 1687 (H. 1098)’de orada vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlmin Kiymeti

Sultan İkinci Bâyezid Hanla bir sefere çıkmıştık. O zaman vezir, Halil Paşanın oğlu İbrâhim Paşaydı. Şanlı, değerli bir vezirdi. Bu zamanda Ahmed ibni Evrenos adında bir kumandan vardı. Kumandanlardan hiç biri onun önüne geçemez, bir mecliste ondan ileri oturamazdı. Ben ise vezirin ve bu kumandanın huzûrunda ayakta, esas vaziyette dururdum. Bir defâsında eski elbiseler giyinmiş bir âlim geldi. Bu kumandanlardan da yüksek yere oturdu ve kimse ona mâni olmadı. Buna çok hayret ettim. Arkadaşlarımdan birine kumandandan da yüksek oturan bu zâtın kim olduğunu sordum. Filibe Medresesi müderrisi âlim Molla Lütfi'dir, dedi. Ne kadar maaş alır, dedim. Otuz dirhem, dedi. Makâmı bu kadar yüksek olan bu kumandandan yukarı nasıl oturur dedim. Âlimler ilimlerinden dolayı tâzim ve takdim olunur, hürmet görürler. Geri bırakılırsa bu kumandan ve vezir buna râzı olmazlar, dedi. Düşündüm. Ben bu kumandan derecesine çıkamam, ama çalışır, gayret edersem şu âlim gibi olurum, dedim ve ilim tahsiline niyet ettim. Seferden dönünce o âlimin huzûruna gittim. SonraEdirne'deki Dârülhadis müderrisliği bu zâta verildi. Ondan Metâli Şerhi'nin hâşiyelerini (açıklama ve ilâvelerini) okudum."

Vehbi Tülek

Zağanos Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Yüzbaşi Şevket

Vehbi Tülek

Abdülhamid HÂn’in Engin Merhameti

Vehbi Tülek

II. Abdülhamid Hân'ın en küçük oğlu Âbid Efendi'nin hâtıralarından:"Bir gün, babamın yanında bulunan adamlardan Ali Vehbi Bey'i hapsettiler, sonra İstanbul'a yolladılar... Sebebi, pederle başbaşa kalıp bir şeyler kaleme alınmasından korkulmasıydı..."Alatini Köşkü'nün bahçesinde yuvarlak, çiçekli bir tepecik vardı... Subaylar, bu tepenin etrafında çiçeklerle 'Hürriyet, adâlet, eşitlik, kardeşlik' yazmışlardı... Okuyabiliyordum ama, bu sözlerin ne demek olduğunu anlamıyordum...

18 - İskender Paşa

Vehbi Tülek

LÂ İlÂhe İllallah

Vehbi Tülek

44 - Rodos Zaferi

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Müslüman Devletlere Silah Yardimi

Vehbi Tülek

23 - Budin Müdafaasi

Vehbi Tülek

Bir KurÂn-i Kerim, Bir SelÂm-i Şahane Ve Hilafetin Gücü

Vehbi Tülek

Rodos’ta Casus Osmanli Kadinlari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yaratıcı, Yalnız Allahü Teâlâdır!

Ahmed bin Muhammed Feyyûmi hazretleri kıraat âlimidir. Yukarı Mısır'daki Feyyûm şehrin­de doğdu. Daha sonra Kahire'ye giderek devrinin en büyük âlimi Ebû Hayyân Endelüsi'nin yanında tahsilini tamamladı ve Suriye'nin Hama şehrine yerleşti. Burada çok talebe yetiştirdi. 770 (m. 1368) yılında Hama'­da vefat etti. "Misbâhu'l-münir" isimli kitabında şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Düşmanının Bile Saygı Duyduğu Kahramanlar

Vehbi Tülek

Estonibelgrad kalesi Avusturya ordusu tarafından kuşatılmıştı. Buradaki müdafiler, sularını ve yiyeceklerini dışarıdan almak zorundaydılar. Asıl Osmanlı ordusu her zamanki gibi güneye, kışlağa çekilmişti. Kışı ise pek amansızdı. Bir müddet sonra açlık ve susuzluk bastırdı. Kuru soğuk vardı. Kar da yağmıyordu ki, eritip içsinler...
Kale kumandanı: "Baharda burasını nasıl olsa tekrar zapt ederiz" diye düşünerek, "vire" işini tatbike koymaya başladı. Yani anlaşarak kaleyi silahlarıyla beraber terk edeceklerdi. Ancak, kaledeki akıncılardan Yahya Ağa, sekiz arkadaşı ile beraber "vire"yi kabul etmedi. Bu dokuz kafadar, sabah namazından sonra kaleden çıkan akıncıların, iyice uzaklaşıp uzak ufukta kaybolmalarını beklemişlerdi...

Tâat Ve Ibâdetlerini Beğenmemelisin!

Vehbi Tülek

Kur'an-ı Kerim Değişmemiştir

Vehbi Tülek

Abdülmun'im bin Galbûn hazretleri Kırâat ve Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 309 (m. 921) yılında Haleb'de doğdu. 389 (m. 999) yılında Mısır'da vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Uzun Emelli Olmaktan Çok Sakınmalıdır

Vehbi Tülek

Kalplere En Çok Tesir Eden Şey Iyiliktir

Vehbi Tülek

İbadete Bid'at Karıştırmak

Vehbi Tülek

Eshâbıma Sövenleri Aranızdan Çıkarınız

Vehbi Tülek

İlyâs Ve Elyesa (aleyhimesselâm)

Vehbi Tülek

Korsanları Helak Eden Bir Avuç Toprak

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Namazini Ben Kildirayim

Sakin Kalyona Binme

Onun Görmediği Yer

Keramete İnanmayan Âlim

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek