Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.124.471

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gerçek Dostun Ayıplarını Ört, Kusurlarına Da Tahammül Et!

Ahmed Siyahî Efendi Kastamonu velîlerindendir. 1777 (H.1191) senesinde Kastamonu'da doğdu. Burada zamanın meşhur âlimlerinden ilim tahsil etti. Sonra hacca gitmek üzere yola çıktı. Şam'a vardığı zaman Nakşibendiyye yolunun büyüğü Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sohbetlerine devam etti ve talebeleri arasına katıldı. Mevlânâ Hâlid hazretleri ona icâzet verip vazîfelendirince, Kastamonu'ya döndü. Ömrünün sonuna kadar talebe yetiştiren Ahmed Siyâhî, 1874 (H.1291) senesinde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Tasi Taraği Topladik

Vaktiyle İstanbul'da Abbas isminde yaşlı bir dilenci vardı. Bilhassa her sene Ramazan ayında dilendiği paralarla yüklü bir servete sahip olmuştu. Dilenciliğe yeni başlayan bir çingene genci, Abbas'ın namını duymuştu. Onu görüp, bu mesleğin püf noktalarını öğrenmek istiyordu. Nihayet bir Ramazan gecesinde hamama girdiğini görüp, ardınca içeri daldı ve kurna başında yanına yaklaşıp şöyle dedi: -Efendim! Bendeniz dilenciliğe başlamaya karar verdim. Umarım ki bu asil sanatın inceliklerini bu kulunuzdan esirgemezsiniz. Ne türlü usül ve kaidesi var ise bilcümle öğrenmek isterim. Şu mübarek geceler hürmetine lutfediniz. Abbas cevap verdi:-Peki evlat öğreteyim. Dilenciliğin başlıca üç kuralı vardır, kulağına küpe olsun. Bir, her nerede olursa olsun istemeli. İki, her kimden olursa olsun istemeli ve üç, her ne olursa olsun istemeli.

Vehbi Tülek

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

Hakani Mehmed Bey’in Ricasi

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Rüyasi

Vehbi Tülek

Edebâli hazretlerinin kendi parasıyla yaptırıp talebelerine ders verdiği Bilecik'teki zâviyesini ziyâretlerinden birinde, Osman Bey bir rüyâ gördü. Rüyâsını hocası Edebâli hazretlerine anlattı. Osman Beyin rüyâsında, Edebâli hazretlerinin koltuk altından çıkan bir nûr, gelip Osman Beyin göğsüne girdi. O nûrun girmesiyle, Osman Beyin karnından bir ağaç peydâ oldu. Birden dallanıp budaklandı. Dalları çok yükseklere ulaştı. Altındaki nice dağlar ve nehirleri gölgeledi. Onun gölgesindeki dağ ve nehirlerden birçok insan gelip istifâde etmeye başladığı sırada, Osman Bey uyandı. Edebâli hazretleri, Osman Beyin böyle bir rüyâ görmesine çok sevindi. Onun yapacağı büyük hizmetlerde, kendisi nin de nasibi olmasına çok şükretti. Osman Beyin bu güzel rüyâsını şöyle tâbir etti: "Oğul sen, Ertuğrul Gâzi oğlu Osman, babandan sonra "Bey" olacaksın, kızım Mâl Hâtunla evleneceksin. Benden çıkıp sana gelen nûr budur. Sizin asil ve temiz soyunuzdan nice pâdişâhlar gelecek. Onlar, nice devletleri bir çatı altında toplayacaklar. Allahü teâlâ, nice insanın huzur ve saâdete kavuşmasına, din-i İslâmla şereflenmesine senin neslini vesile edecek." dedi. Osman Beyi tebrik etti. gözünün nûru kızını, bu mübârek insana nikâh etti. Osman Beyin, Mâl Hâtunla izdivâcından Orhan Bey dünyâya geldi.Edebâli hazretleri, dâmâdı tarafından kurulan Osmanlı Devletine mânevi güç verdi. Sultan Osman Gâzinin hürmet ettiği, her hususta istişâre edip danıştığı en yakın yardımcılarından oldu.

Naime Sultan

Vehbi Tülek

Ördeğini De Beraber Al

Vehbi Tülek

Ne Oldum Dememeli

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Murad Ve Molla Fenari

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Paşam Siz Haksizsiniz!

Vehbi Tülek

Ev Sahibinin İşine Karişilmaz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Başmakçılı Ahmed Dede

Selçuklu Sultanı Alparslan'ın 1071 yılında Malazgirt Savaşında Bizanslıları yenmesiyle birlikte Anadolu'nun kapıları sonuna kadar Oğuz boylarına açılmıştır. Bunun sonucu olarak Türk boyları Anadolu'nun çeşitli bölgelerine dağıldılar ve oraları yurt edindiler. Sarıkeçili Aşireti'nin Başmakçı kolu da Azerbaycan'ın güneyinden Anadolu'ya girdiler. Bir kısmı kuzeye, diğer bir kısmı da batı yönüne doğru yollarına devam ettiler. Kuzeye gidenler Çorum civarına, Batı yönüne giden grup ise şu andaki Başmakçı ilçesinin olduğu yere yerleştiler. Bundan böyle buranın adı Başmakçı olarak anılmaya başlandı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fenai Ali Efendi

Vehbi Tülek

Fenai Ali Efendi hazretleri Celvetiyye tarikati şeyhlerindendir. Kütahya'da doğdu. Seyyid olduğu söylenir. İstanbul'a gidip Celvetiyye şeyhi Selâmi Ali Efendi'ye in­tisap etti. Mürşidinin vefatı üzerine şeyhinin Üsküdar Selâmsız'daki tekkesinde postnişin oldu. Dervişleriyle beraber Baltacı Mehmed Paşa'nın Prut Seferine "Ordu Şeyhi" ola­rak katıldı. 1158 (m. 1745)'de vefat etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Seyyid Emîr Hamza

Vehbi Tülek

Misyonerlerin Tuzağına Düşmeyelim

Vehbi Tülek

Kara Halil Efendi 154. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1218 (m. 1804)'de Çorum'un Mecitözü kazasında doğdu. İstanbul'da medrese tahsilini tamamlayıp müderrisliğine getirildi. Meclis-i Tetkikât-ı Şer'iyye ve Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye Ce­miyeti âzâlığı, Fetva Eminliği, nihayet Sultan II. Abdülhamid tarafından Şeyhülis­lâmlık makamına getirildi. 1298'de (m. 1880) vefat etti. Buyurdu ki:

Yemin Ederim Ki Sen Yalancısın

Vehbi Tülek

Yedi Yüz Senelik Oruç Sevabı

Vehbi Tülek

Anadolu Velîlerinden İbrahim Hayranî

Vehbi Tülek

Resûlullahı Vesîle Ederek Dua Eden Muradına Erer

Vehbi Tülek

Kuyucaklızâde Âtıf Efendi

Vehbi Tülek

Ebu Bekr Muhammed Acurri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sarik Ve Sakal

Sarik Ve Sakal

Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: -Buradan kalk. Haddini bil burası senin yerin değil. Herkes meclisin üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakar ki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derken alimler fıkıh konusunda tartışmaya başlarlar:-Hayır, evet, kabul edemem, ben haklıyım, şeklinde her biri birbirine üstünlük kurma sevdasıyla mücadelelerini sürdürür her biri bir dövüş horozuna döner. Bir karmaşadır gider.
Fakir alim dayanamaz kalkarak: -Lütfen bir kere de beni dinlermisiniz? Bu konuda benim de söyleyeceğim bir kaç söz var. -Buyurun, iyi bir şeyle biliyorsan söyle.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Sarayda İftar

Garip Karşilanan Bir Adak

Yuhçu Baba

İftiranin Neticesi

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek