Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.661.784

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Doktor Ve Ilâç Bulmak Takdîre Bağlıdır

İbrâhim bin Mûsâ el-Ebnâsî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup Şâfiî mezhebi fıkıh âlimidir. 1325 (H. 725) senesinde Mısır'da Ebnâs köyünde doğdu. 1400 (H.802) senesinde hacdan dönerken yolda vefât etti. Mısır'daki Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerinden olan Veliyyüddîn el-Menfelûtî ve Esnevî'den fıkıh okudu. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra ders vermeye başladı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Rumeli Hisarinin Şekli

Fatih Sultan Mehmed Han İstanbul'u almadan önce Boğaz'ın Avrupa yakasındaki en dar yerine, Yıldırım Bayezid'in yaptırdığı Anadoluhisarı'nın tam karşısına boğazları kontrol altına almak için bir hisar yaptırmak isteğindeydi... Buna paralel olarak da 24 Nisan-28 Ağustos 1452 tarihleri arasında 30.000 metrekare alan üzerine ve 17 kulesi birbirine bağlı olan Rumelihisarı'nı yaptırmıştır... Ne var ki Fatih, devrin ünlü mimarı Muslihuddin Ağa bu eserin planlarını çizerken gece gündüz onun başında durarak ona nezaret etmiştir... Fatih özellikle kulelerin yerleri ve hisarın iç düzenlemesi için her yerin konumunu arazi arızalarına uyum göstermeksizin ayrı ayrı belirtiyordu...

Vehbi Tülek

36 - Gel Kerem Eyle

Vehbi Tülek

25 - Senin Nasibin Diyar-i Rum'dadir

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Biliyorsunuz hayatı muhteşem zaferlerle dolu olan Yavuz, genç yaşında küçücük bir çıbana boyun eğer. Son nefesini verirken Hasan Can yanındadır. Yavuz sorar:-Hasan bu ne hal?-Şimdi Allah ile olacak zamandır sultanım.-Ah be Hasan. Sen bunca zamandır, bizi kimle bilirdin? Yavuz'un konuşmaya mecâli yoktur. Mushaf-ı şerifi işaret eder. Hasan Can o berrak sesiyle Yasin-i Şerif'e başlar. Yine volkanlar coşar, sular akar. Sultanın yüzünde huzurun izleri hâlelenir. Sonra latif bir tebessüm yayılır. Koca sultan ayan beyan güler, belki de ilk kez böyle güler... "Nasıl bre?" Mısır seferine çıkacakları gün kayıkla Üsküdar'a geçerler. Nedendir bilinmez Sultan, yoldaşına takılır. "Hasan Can kahvaltı yaptın mı?"

Daha Büyük KerÂmet Mi Olur?

Vehbi Tülek

Kurşun Yarasi

Vehbi Tülek

Topal Koyun

Vehbi Tülek

Midilli Müdafaasi

Vehbi Tülek

İlk Standart Kanunu

Vehbi Tülek

Kanuniyi Kabul Etmeyen Derviş

Vehbi Tülek

60 - Yavuz'un Adaleti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

ben Onun Ilmine Hürmet Ettim...

İlme âlime önem vermek, hürmet etmek gerekir. Aksi takdirde bunlar devam etmez. Hazret-i Şa'bi anlatır: "Bir gün binmesi için, Zeyd bin Sâbit'e "radıyallahü teâlâ anh" katırını yaklaştırdım. O sırada Abdüllah bin Abbâs "radıyallahü teâlâ anh" gelerek üzengiyi tutmak istedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tîmûr Han'ı Hayretler Içinde Bırakan Zat!

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasan Türkmâni hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İsmi, Mahmûd bin Mevdûd'dur. Soyu, Mısır hâkimi Aybek Türkmâni'ye ulaşır. Mısır'da doğdu. 1424 (H.828) senesinde Azerbaycan'da Meraga'da vefât etti. Herat'a varıp Mirim hazretlerinin sohbetine katıldı. Kısa zamanda icâzet alıp irşâda başladı.

Kul Namaza Durduğunda Allah'ın Huzurundadır

Vehbi Tülek

Büyük Velî İbn-i Cevzî

Vehbi Tülek

İbn-i Cevzi hazretleri, 1117 (H.511) senesinde, Bağdât'ta dünyâya geldi. Babası vefât ettiğinde, kendisi çok küçüktü. Ona annesi ve halası baktı. Beş yaşına basınca, halası, Ebü'l-Fadl bin Nâsır Mescidine götürdü. Burada vaaz dinlemeye başladı. Küçük yaşta Kur'ân-ı kerimi ezberledi.

Küçüklere Acımak Ve Büyüklere Saygılı Olmak

Vehbi Tülek

Ahmed Devrâkî

Vehbi Tülek

İibrâhim Gülşenî Hazretleri

Vehbi Tülek

Eshâbım, Ümmetim Için Sığınaktır

Vehbi Tülek

"ey Oğlum! Cömert Ve Güler Yüzlü Ol

Vehbi Tülek

Gazabını Yenen, Cennetle Müjdelendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

SelÂmetle Gidip Gel

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Kadin Akli

Cünnetü'l-esmâ

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek