Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.198.328

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kur'ân-ı Kerîme Hürmet Göstermek Nasıl Olur?

Ebü'l-Hasan Ali Konevî hazretleri büyük velîlerdendir. 1270 (H.668) senesinde Konya'da doğdu. İlk tahsilinden sonra Şam’a giderek zamanın büyük âlimlerinden fıkıh, kelâm ve tefsir ilimleri tahsil etti. İcâzet aldıktan sonra Şam'da İkbâliyye Medresesinde ders vermeye başladı. Sonra 1327'de Şam'da kâdılık mevkiine getirildi. 1328 (H.728)'de Şam'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Kaşik Tuz

Sultan III. Mehmed zamanında, Rumeli'de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı. İhtiyacı olan ona koşar, sıkıntısı olanın derdini o giderirdi. Fakat kendisi bir sürü derde mübtela idi ama halinden hiç şikayetçi değildi. Birgün dergahın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek, başına gelen bir musibetten uzun uzun şikayet eder. O zat, o talebesinden bir bardak su, bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister. İstedikleri getirilince, bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine, bunu içmesini söyler. Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve "Efendim, su çok tuzlu, içemiyeceğim" der. Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine, havuzdaki sudan içmesini söyler. Talebe havuzdan kana kana içer. "Nasıl, su tuzlu mu" diye sorduğunda talebe "Hayır efendim, gayet tatlı geldi" cevabını verir. O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihatı verir: "Oğlum, bir kaşık tuz, her zaman aynı acılıktadır. Fakat bunu bir bardak suda içmek, insana zahmet verdiği halde, bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor. Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor. İşte, göğsü bir bardak kadar dar insan, kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez. Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise, kendisine isabet eden, bir kaşık değil, bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar, o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz."

Vehbi Tülek

Yenişehirli Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Kubadoğlu Süleyman Bey

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Sultan II. Murad devri. 1441 senesinde Macaristan üzerine yapılan bir akında, Akıncı birliklerimiz pusuya düşürüldü ve bir çok asker ile birlikte Akıncı kumandanlarından Rüstem bey de esir edildi. Rüstem bey, gayet yakışıklı ve zeki bir gençti. Macar kumandanı ondan hoşlandı ve kendi hizmetine aldı. Konağında ona bir oda verdi ve bütün şahsi işlerini ona havale etti. Gayet dindar olan Rüstem Bey, şartlar ne olursa olsun beş vakit namazını bırakmaz ve vakti girince hemen kılardı. Her işin üstesinden kolayca gelmesi ve kıvrak zekası sayesinde ibadetine kimse karışmıyordu.

Ben Ağlamayayim Da Kim Ağlasin

Vehbi Tülek

Nusret Mayin Gemisinin Zaferi

Vehbi Tülek

MercidÂbik Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Hukuk Her Şeyin Üstündedir

Vehbi Tülek

Sakinan Göze Çöp Batar

Vehbi Tülek

Ii. Adülhamid’in Verdiği Senet

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Fahreddin-i Rumi

Fahreddin-i Rumi hazretleri Zeyniye tarikatı mensuplarından olup, Yıldırım Bayezid devri ulema ve şeyhlerindendir. 1460 yılında Mudurnu'da vefat etmiştir. Bir talebesinin annesi gelerek, oğlundan şikayetçi oldu. Fahreddin-i Rumi, bu talebesine şu nasihatleri yaptı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tövbe Etmeden Ölenlerin Hâli

Vehbi Tülek

Niksârlı Muhyiddin Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Tokat'ın Niksar ilçesinde doğdu ve tahsilini burada tamamladı. Sultan İkinci Bâyezid Hân tahta geçtiğinde İstanbul'a davet etti. Ayasofya'daki tefsir derslerinde Sultan da hâzır bulunurdu. Bir dersinde şunları anlattı:

Büyük Müderris Behâüddîn Lütfullah

Vehbi Tülek

Zaruret Olmadan Dilenmek Haramdır

Vehbi Tülek

Ali bin Muhammed Kalsâdi hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh ve hadis âlimlerindendir. 815 (m. 1412)'de Endülüs'te (İspanya) Besta (Baeza) şehrinde doğdu. 891 (m. 1486)'de Cezayir'de Becâye şehrinde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

İbn-i Nüceym

Vehbi Tülek

Kim Zulmedeni Affederse

Vehbi Tülek

Ali Kiyâl Herrâsî

Vehbi Tülek

İbn-i Sükeyne

Vehbi Tülek

Akıl, Nimetlerin En Büyüğüdür

Vehbi Tülek

Damadzâde Feyzullah Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Her Şeyi Göze Almıştı!

Her Şeyi Göze Almıştı!

Müslümanlara sıkıntı veren Yahudi Ebû Râfi'ye haddini bildirmek için onun kalesine giren Hz. Abdullah bin Atik, bundan sonrasını kendisi şöyle anlatır:

İçeri girince, ahıra girip saklandım. Saklandığım yerden kapıcıyı tâkip ettim. Kapıyı kilitledi, anahtarları direğe asıp gitti. Anahtarları alıp, her tarafı dolaştım. Birçok kapıdan geçtim. Her kapıyı açtıkça, kapıyı iç tarafından sürgülüyordum. Bunu, eğer Ebû Râfi'nin adamları beni fark ederlerse, adamı öldürünceye kadar, bana yeteri kadar zaman kazandırsın, diye yapıyordum. Bu suretle Ebû Râfi'nin yattığı odaya kadar vardım.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Örümcek Ağı

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Bereketi Var Mı?

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek