Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.630.842

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Âlimlere Mutlaka Hürmet Etmek Lâzımdır

Ömer Rûşenî hazretleri Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Aydın vilâyetinin Güzelhisar köyünde doğdu. İlim tahsîli için Bursa'ya geldi. Daha sonra Bakü'ye giderek, Seyyid Yahyâ Şirvânî hazretlerinin sohbet ve hizmetine girdi. Kısa zamanda hocasının önde gelen talebelerinden oldu. Hocasının vefâtından sonra onun yerine geçti. 1487 (H.892) senesinde İran’da Tebriz'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hemhal Olmak

Biliyorsunuz hayatı muhteşem zaferlerle dolu olan Yavuz, genç yaşında küçücük bir çıbana boyun eğer. Son nefesini verirken Hasan Can yanındadır. Yavuz sorar:-Hasan bu ne hal?-Şimdi Allah ile olacak zamandır sultanım.-Ah be Hasan. Sen bunca zamandır, bizi kimle bilirdin? Yavuz'un konuşmaya mecâli yoktur. Mushaf-ı şerifi işaret eder. Hasan Can o berrak sesiyle Yasin-i Şerif'e başlar. Yine volkanlar coşar, sular akar. Sultanın yüzünde huzurun izleri hâlelenir. Sonra latif bir tebessüm yayılır. Koca sultan ayan beyan güler, belki de ilk kez böyle güler... "Nasıl bre?" Mısır seferine çıkacakları gün kayıkla Üsküdar'a geçerler. Nedendir bilinmez Sultan, yoldaşına takılır. "Hasan Can kahvaltı yaptın mı?"

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Fransa Kralina Mektubu

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve İstanbul’un Suyu

Vehbi Tülek

58 - Sultan Murad'in Hayreti

Vehbi Tülek

Sultan I. Murad'ın Karamanoğulları üzerine sefere çıkmasını fırsat bilen Sırplar ve Bulgarlar, sınırlardaki Osmanlı köylerine saldırdılar ve 20.000'den fazla müslümanı katlettiler. Bunun üzerine derhal Sırplar üzerine sefere çıkan Sultan I. Murad, mevcudu 40.000'i bulan bir orduyla Kosova sahrasına kadar geldi. Bundan büyük bir telaşa kapılan Sırp kralı Lazar, Osmanlı ile tek başına başedemiyeceğini bildiği için Bulgar, Macar, Ulah, Arnavut, ve Boşnaklardan yardım istedi. Böylece, mevcudu 150.000'i aşan kalabalık bir haçlı ordusu Kosova'ya hareket etti. iki ordu arasında 9 Ağustos 1389 günü şiddetli bir muharebe başladı. Şehzade Yıldırım Bayezid ve şehzade Yakub beylerin olağanüstü gayretleri ile kısa zamanda kalabalık haçlı orduları mağlup edildi. Düşman ordusunun kaybı yüzbinden fazlaydı. Sırp kralı da esir alınmıştı.

Ancak İstanbul Kadisi Olursun

Vehbi Tülek

İyiliğe Karşi Kemlik

Vehbi Tülek

Kirkpinar'in Doğuşu

Vehbi Tülek

Sultan I. Murad Hanin Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Benim Gözüm Göreceklerini Gördü

Vehbi Tülek

Şefaat Buyurulup Affolundunuz

Vehbi Tülek

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû İshâk İbrâhim Bin El-müvelled

Ebû İshâk hazretleri, Suriye'de yetişen velilerdendir. 953 (H.342) senesinde vefât etti...
Bu mübarek zat, zamânının âlimlerinden İslami ilimleri öğrendi. Cüneyd-i Bağdâdi ve zamanın büyük âlim ve velilerin ilim meclisleri ve sohbetlerinde bulundu...
Ebû İshâk İbrâhim, ihlâs ile Allahü teâlânın rızâsını düşünerek ibâdet ederdi. İhlâs ile ilgili olarak buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

bana Mühlet Ver Ki Bu Malı Dağıtayım!

Vehbi Tülek

İslam âlimlerinden Yezid er-Rakkaşi hazretleri şöyle anlatıyor: "İsrail oğullarından ahlâksız ve zorba bir adam vardı. Bir gün birinin evine zorla girdi ve adamın hanımıyla baş başa kaldı...
Bir ara, birisinin içeri girdiğini gördü. Giren şahsı hiddet ve öfke ile karşılamak üzere yerinden fırladı ve; "Sen kimsin? Seni buraya sokan kimdir?" dedi. O gelen zat şöyle dedi:

Görünmeyen His Organları Beştir

Vehbi Tülek

Emîr Necmüddîn Dehlevî

Vehbi Tülek

Emir Necmeddin Dehlevi hazretleri Hindistan'da yaşamış olan evliyanın büyüklerindendir. 651'de (m. 1253) Bedâyûn'da doğdu. Çocukluğunda ailesiyle birlikte Del­hi'ye geldi. Çeştiyye yolu büyüklerinden Nizâmüddin Evliyâ hazretlerine intisap etti. İcazet verilerek Devletâbâd'a (Devagiri) gönderildi ve burada talebe yetiştirdi. 727 (m. 1327)'de orada vefat et­ti. Bir sohbetinde talebelerine buyurdu ki:

Zeyneddin Tâybâdî

Vehbi Tülek

Ölü Evinden Helva Dağıtılması Mekrûhtur!

Vehbi Tülek

Talebe, Hocasına Karşı Ukalâlık Etmemelidir

Vehbi Tülek

Onlar, Kendilerine Kötülük Yapanlara Iyilik Ederler

Vehbi Tülek

Müminin Korkusu Ile Ümidi Eşit Olmalı

Vehbi Tülek

Ebû Ömer Kâdî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Sarayda İftar

Yüz Vermedin!

Her Şeyi Göze Almıştı!

Gül Yaprağı

Gerçek Zehir

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek