Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.378.422

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hızır Aleyhisselâmın Mânevî Evlâdı

Abdülhâlık Goncdüvânî hazretleri Silsile-i aliyye denilen büyük velilerdendir. Babası Abdülcemîl Malatyalı idi. Buhârâ’nın Goncdüvân kasabasında doğdu. 575 (m. 1179) târihinde burada vefât etti. Buhârâ'ya giderek ilim tahsil etti. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hadim Sinan Paşa Ve Yavuz

Yavuz Sultan Selim, Çaldıran Savaşı dönüşünde daha önceki isyân teşebbüsleri sebebiyle suçlu bulduğu Veziriâzam Dukakinoğlu Ahmed Paşayı Amasya'da idâm ettirdi ise de boşalan göreve kimseyi getirmedi. 1515 ilkbaharında Sinan Paşayı Dulkadiroğlu Alâüddevle üzerine gönderdi. Hadım Sinan Paşa, Alâüddevle'yi mağlub ettikten sonra başını keserek Yavuz Sultan Selim'e gönderdi ve bu başarısından dolayı boş bulunan veziriâzamlık makâmı kendisine verildi. Bu vazifede üç ay kalan Sinan Paşanın yerine beşinci defâ olmak üzere Hersekzâde Ahmed Paşa getirildi. Ancak Hadım Sinan Paşanın azledilmesi herhangi bir hatâ sebebiyle olmadığından kendisine karşı Pâdişâh'ın teveccühü devâm ediyordu. Nitekim çok geçmeden Diyarbekir taraflarında İranlıların bâzı hareketlerinden dolayı Pâdişah, Hersekzâdeyi azlederek hapsettirdikten sonra yerine tekrar Sinân Paşayı getirdi (1516).

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

Demek Yolda Kaldiniz

Vehbi Tülek

Sadece Emredileni Yaptik

Vehbi Tülek

I. Dünya Savaşında Irak cephesinde görevli bir batarya kumandanı şöyle bir hatıra sını nakleder:"Harbin son seneleriydi. Bağdat cephesindeki üstün İngiliz kuvvetleri ordumuzu geri çekilmeye mecbur etmiş, Fırat nehri boyunca kuzeye doğru ilerliyordu. Çekilmemiz bir bozgun şeklinde olmayıp harbin gereğiydi. Bir aralık ordumuzun artçı birlikleri, düşman kuvvetleriyle Şatt-ül-Edhem denilen yerde muharebeye tutuştu. Sabahtan öğleye kadar bütün silahların ateşleriyle, çölün kızgınlıklarında her taraf alev alev yanıyordu. Bütün hınç ve güçleriyle saldıran düşman kuvvetleri, bir an önce mukavemetimizi kırmak istiyorlardı.

“müfti’s-sekaleyn” Ne Demektir Ve Kimdir?

Vehbi Tülek

Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Çaldiran MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Milletin Efendisi Kimdir?

Vehbi Tülek

Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Şemseddin Sivasi Hazretleri’nin Sultan Iii. Mehmed’e Nasihati

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İlim Öğrenmek, Kalbi Îmar Etmekle Olur

Şeyh-ül-Hızâmiyye el-Vâsıtî hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. İsmi, Ahmed bin İbrâhim’dir. 1258 (H.657) senesinde Irak’ta Vâsıt şehrininde doğdu. Vâsıt, Bağdat ve Kâhire'de ilim tahsil etti. Burada Şâziliyye tarîkatına intisab etti. Sonra Şam'a geldi ve ve talebe yetiştirdi. İlminin üstünlüğünden Şeyh-ül-Hızâmiyye diye meşhur oldu. 1311 (H.711)'de Şam’da vefât etti. “Miftâhu Tarîk-ıl-Muhibbîn” isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebü'l-abbâs Dercinî

Vehbi Tülek

Ebü'l-Abbâs Dercini hazretleri Libya'da yaşamış olan Maliki mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 600 (m. 1204) yılında Temicâr kasabasında doğdu. İlk tahsilinden sonra Cezayir'de meşhur âlimlerden ilim tah­sil etti. Daha sonra Tunus'daki Cerbe adasına giderek talebe yetiştirdi. 670 (m. 1271) yılında orada ve­fat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Her Gördüğünü Hızır, Her Geceyi Kadir Bil!

Vehbi Tülek

İmam-ı Mücâhid

Vehbi Tülek

İmam-ı Mücâhid hazretleri, Tabiinin en meşhûr âlimlerindendir. 24 (m. 645) senesinde doğdu. 104 (m. 723)'de Mekke'de namaz kıldığı bir sırada secdede iken vefât etti. Tefsirde imamdır denilmiştir. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Müminin Korkusu Ile Ümidi Eşit Olmalı

Vehbi Tülek

Yalan Söylemek Büyük Günahtır

Vehbi Tülek

Oradakilere Doğru Yolu Gösteriniz

Vehbi Tülek

Ebu Hanife Zamanının En Yükseğidir

Vehbi Tülek

Dört Türlü Zekât Malı Vardır

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Ömer Gamrî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Firkateyne Bininiz

Zalimlere Dersini Verdi!

Allah’a Firar Et

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kul Hakkı

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek