Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.665.122

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tamahkârlık Kalbi Mühürler, O Kalp Ise Artık Ölüdür!

Ebû Muhammed Antâkî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Miladi sekizinci asırda Antakya'da yaşadı. Yûsuf Esbât'ın derslerinde yetişti. İlim ve feyiz aldı. Tasavvufta evliyânın büyüklerinden Süfyân-ı Sevrî hazretlerinin yolunu tâkib etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kolumu Kesiver Kumandanim

Çanakkale savaşlarına kumanda etmiş emekli bir subay şöyle anlatır:"Çanakkale savaşının devam ettiği günlerden birindeyiz. O gün akşama kadar devam eden savaş, bu nisbetsiz üstünlüğe rağmen yine zaferimizle neticelenmek üzereydi. Gözet eme yerinde muharebenin son safhasını heyecan içinde takip ediyordum. Mehmetçiklerin "Allah...Allah..." nidaları ufku titretiyor, korkunç bir medeniyetin bütün heybetini temsil eden top seslerini bile bu müthiş haykırışlar bastırıyordu.

Vehbi Tülek

Çariçe Katerina Ve Osmanli Tokadi

Vehbi Tülek

Hey Sultan MurÂd’im VÂ’den Yakin Geldi!..

Vehbi Tülek

Hepimiz Mevaşiyiz

Vehbi Tülek

Sultan II. Abdülhamid Han zamanında bir nüfus sayımı yapılması kararlaştırılır. Ecnebi sefirler Hâkan'a, hazır sayım yapılırken bir de mevâşi (küçük ve büyükbaş hayvanlar) sayımı yapılmasını tavsiye ederler. Hâkan, insanlarla hayvanların aynı sistem ve aynı zaman içinde sayılmasının insan haysiyetini zedeleyici olacağını belirterek, mevâşi sayımının daha evvel yapılmasını münasip görür. Bunun için vilâyet ve kazâlara telgraflar gönderilir. Meğer bir kazânın kaymakamı o sırada izinde imiş. Vekâlet eden zât, alaylı takımından ve kaymakamla hiç geçinemeyen câhil bir adammış. Mevâşi kelimesinin ne mânâya geldiğini bilmediği gibi, araştırmaya dahi ihtiyaç duymamış. Onu, "Üstün gayret sahibi vatandaş" falan zannetmiş olsa gerek ki, telgraf metnini okuduktan sonra, "Bunun ucunda ya bir nişan; ya bir taltif vardır! İhsân-ı şâhâneyi bu sefer de ben kapayım" diye hemen cevâbi telgrafı yazıp göndermiş:"Ser-kurenâ-yi hazret-i pâdişâhiye, ma'rûzât-ı kemineleridir:" Burada kaymakamdan başka hepimiz mevâşiyiz!"Lûgatçe: Kurenâ: Yakınlar; Ser-kurenâ-yi pâdişâhi: Pâdişahın en yakini, baş mâbeynci; Kemine: Âciz, hakir; zavallı.

Şah İsmail’in Hayreti

Vehbi Tülek

Akka’da Durdurulmasaydim Bütün Doğu’yu Ele Geçirebilirdim

Vehbi Tülek

Dürüstlüğün Bedeli

Vehbi Tülek

57 - Orhan Gazi Ve Alaeddin Esved Hazretleri

Vehbi Tülek

Vermeyince Ma’bud

Vehbi Tülek

Hergün Bin Akçe Dağitirdi

Vehbi Tülek

Zafer Ve Seciye

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

O Zata Karşı Edebi Asla Terk Etme

Zileli Abdurrahmân Efendi, Osmanlı âlim ve evliyâsının büyüklerindendir. Tokat'ın Zile ilçesinde doğdu. Tahsil ve terbiyesini Zile'deki âlimlerden aldıktan sonra Kastamonu'ya gelerek Şeyh Şâbân-ı Veli tekkesinde Mustafa Çelebi Efendiden dersler aldı. Evliyâlık yolunda ilerledi. Şâbân-ı Veli tekkesinde sekizinci şeyh olarak irşâd makâmına oturdu. 1673 (H.1083) senesinde Kastamonu'da vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Haberler, Sağlamdır Ve Doğrudur

Vehbi Tülek

Ahmed Muhtâr Efendi, yüzonbirinci Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1222 (m. 1807)'de İstanbul'da doğdu. Sultan 2. Abdülhamid zamanında şeyhülislamlık yaptı. 1300 (m. 1882)'de İstanbul'da vefât etti. Buyurdu ki:

Hâce Evliyâ-i Kebîr

Vehbi Tülek

Ahmed Feyzî Efendi

Vehbi Tülek

Ahmed Feyzi Efendi "rahmetullahi aleyh" son devir Osmanlı âlimlerindendir. 1839'da Çorum'da doğdu. Tahsilini tamamladıktan sonra, İskilipli Mehmed Emin Efendi'den Nakşibendiyye-Hâlidiyye icazeti aldı. Çorum'da müderrislik ve müftülük yaptı. 1909'da Ço­rum'da vefat etti. "El-Fevâ'idü'l-Feyziyye" isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Unutulmaz Denizci Burak Reis

Vehbi Tülek

Ziyâeddîn Nurşînî

Vehbi Tülek

İhtiyar Mücahid Ve Pehlivan Büteyrak

Vehbi Tülek

Namazda âzâlar Hareketsiz Olmalı

Vehbi Tülek

Uğursuzluğa Inanan Bizden Değildir

Vehbi Tülek

Gazze'den Doğan Güneş İmâm-ı Şâfiî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Şikayet

Şikayet

Bir köylü, mübarek bir zatın yanına geldi ve şikayete başladı:"Ne olur bana yardım edin, yoksa çıldıracağım. İki göz bir evde yaşıyoruz. Ben, karım, çocuklarım. Herkesin siniri tepesinde. Birbirimize bağırıp duruyoruz. Ev sanki bir cehenneme döndü. Bize geniş bir ev lazım, ama yapmaya gücümüz yok.""Sana söyleyeceğim şeyi yapacağına söz verir misin?" diye sordu mübarek zat."Yemin ederim, ne söylerseniz yapacağım.""Pekâla. Kaç hayvanın var?""Bir inek, dört keçi ve altı tavuk.""Onların hepsini evinize al. Bir hafta sonra yanıma yine gel."O köylü çok şaşırmıştı, ama itaat edeceğine söz vermişti bir kere. Böylece, hayvanları da ahırdan evin içine aldı. Bir hafta sonra geldiğinde perişan haldeydi. Acı ve kederle inliyordu. "Mahvolmuş durumdayız. Pislik! Koku! Gürültü! Hepimizin aklının kaçırmasına ramak kaldı!""Şimdi git ve hayvanları evden çıkar" dedi mübarek zat. Adam eve kadar hiç durmadan koştu. Ertesi gün o zatın yanına geldiğinde gözleri mutluluktan parlıyordu:"Hayat ne kadar güzel. Biz evde, hayvanlar ahırda. Evimiz, öyle sessiz, öyle temiz ve öyle geniş ki, sanki bir cennet!"

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Hayat Kurtaran Yalan

İsmail Hakki Efendi

Garip Karşilanan Bir Adak

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Helvaci Çocuk

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek