Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.582.856

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Onun Yüzünde Hiç Ölüm Işâreti Yok!

Abdullah Herâtî, Silsile-i aliyye büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin yetiştirdiği velîlerdendir. Afganistan'ın Herât şehrinde doğdu, on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında Şam'da vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Gül Baba’nin Cenaze Namazi

Günlerden 31 Ağustos 1526 Cuma. İki gün evvel Mohaç Meydan Muharebesi kazanılmış, Kanuni Sultan Süleyman Han tebrikleri kabul ediyor. Elbette herkes zafer neşesi içindedir. Kara haber otağ-ı hümayuna bir gülle misali düşer. Akıncı alperenlerinden Gül Baba gaza meydanında şehid düşmüştür. Kendisi şehid düşmüş de, başı yere düşmemiştir. Elinde gürzü ve yatağanı ile vuruşurken, bir kafir sillesi ile başı gövdesinden ayrılmıştır. Ve o aziz kahramana layık efsaneler de o anda destanlaşmaya başlamıştır. Rivayet edilir ki, Gül Baba başsız gövdesiyle atından inmiş, kesik başını koltuğunun altına almış ve etrafını saran Haçlı askerlerini defettikten sonra Mohaç ovasını velveleye veren Kelime-i Şehadet getirdikten sonra şehadet mertebesine erişmiştir.

Vehbi Tülek

Bir Saltanat Ki

Vehbi Tülek

İtalya’da Bir Yeniçeri

Vehbi Tülek

16 - Yavuz Ve Sina Çölü

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim'in iki atı vardı: Akduman ve Karaduman. Sulh zamanlarında Akduman'la dolaşırdı. Harpte ise Karaduman'a binerdi. İkisi de çok cins Arap atlarıydı. Akduman'ın kuyruğu ve yeleleri pek gösterişliydi. Karaduman ise, uzun bacaklı ve daha kuvvetliydi. Alnı ak akıtmalı, ayakları sekiliydi. Hiçbir yarışta onu geçen görül memişti. Güzel bir sonbahar sabahı, Cihan Padişahı Yavuz Selim Han at gezintisi yapıyordu. Yanında can yoldaşı Hasan Can bulunuyordu. Yavuz'un, Allah, Peygamber ve atlarından sonra en sevdiği insandı. Gizli ve açık müşküllerini sadece onunla dertleşirdi. Fakat Hasan Can merak içindeydi. Çünkü büyük Padişah, bugün Karaduman'a binmişti.

Ben Ağlamayayim Da Kim Ağlasin

Vehbi Tülek

Milletin Efendisi Kimdir?

Vehbi Tülek

Haram Lokma Yiyen HarÂmî Olur

Vehbi Tülek

Öyleyse Sultanimizi Üzme !

Vehbi Tülek

İlk Standart Kanunu

Vehbi Tülek

10. Yy.'da Bir Bati'linin İslam Hastanelerini Tasvir Eden Mektubu

Vehbi Tülek

71 - HÂce-i SultÂnî AtÂullah Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kur’ân-ı Kerimin Kıraatine Dair

Ebû Muhammed ibn-i Âşir hazretleri büyük kırâat âlimlerindendir. 990 (m. 1582)'de Fas'ta Fes şehrinde doğdu. 1040 (m. 1630)'da orada vefât etti. Bir dersinde Kur'ân-ı kerim kıraati ile ilgili şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hangi Amel Allah'a Daha Sevgilidir?

Vehbi Tülek

Hamdan es-Sülemî hazretleri hadîs hafızıdır. 182'de (798) Nîşâbur’da doğdu. Orada ilk tahsilinden sonra tahsil için Bağdat, Hicaz, Yemen, Şam, Horasan gibi ilim merkezlerini dolaştı. Büyük âlimlerden hadis öğrendi ve Ho­rasan'ın tanınmış muhaddislerinden biri oldu. 264 (m. 878)’de Nîşâbur’da vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Çok Konuşmak, Zihin Hafifliğinin Alâmetidir!

Vehbi Tülek

Abdülehad Nûrî

Vehbi Tülek

Abdülehad Nûri Efendi çocukluk yıllarını Sivas'ta geçirdi. İlk tahsile Kur'an-ı kerim okuyarak burada başladı. Daha üç yaşında iken dedesinin kardeşi olan Şemseddin-i Sivâsi hazretleri onun ileride büyük bir şahsiyet olacağını haber verdi.
Küçük yaşta babasını kaybeden Abdülehad Nûri hazretlerini, Sultan III. Mehmed'in daveti üzerine İstanbul'a giden dayısı, hocası ve mürşidi Abdülmecid Sivasi himayesine alır. Annesi Safâ Hatun ve kardeşi Abdüssamed Efendi ve Kâmil Ağa ile birlikte İstanbul'a götürür.

Şüphe Etmek Küfre Sebep Olur

Vehbi Tülek

Dargın Olanla, Üç Gün Içinde Barışmalıdır

Vehbi Tülek

Seyyid Mahmud Çağırgan

Vehbi Tülek

Seyyidî Karamânî

Vehbi Tülek

Ebû Bekir (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Kâinâta Ibret Nazarıyla Bakmak

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Sarayda İftar

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Cünnetü'l-esmâ

Karşılık Beklemiyorum

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek