Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.227.291

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah'ı Hatırlamaktan Gafil Olma Ey Genç!

İmâm-ı Hâdî hazretleri Oniki İmâm'ın onuncusudur. 829 (H.214) senesinde Medîne'de doğdu. 868 (H.254)de Bağdât'ta, Samarra nâhiyesinde vefât etti. İmâmlığı, otuz üç sene, altı ay, yirmi yedi gündür. Kendisinde sonra oğlu Hasan-ı Askerî imam oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şeref Nişani Olacak Çamur

Eylül 1902'de İran Şahı Muzafferüddin Kaçar Han, İstanbul'a resmi bir ziyarette bulunmuş tu. Osmanlı Sultanı II. Abdülhamid Han, onun ikamet etmesi için Şale köşkünü inşa ettirmişti. İran tahtında, 1794'den beri Oğuz'ların bir kolu olan Kaçar hanedanı bulunmaktaydı ve Muzaferüddin Han Türklüğü ile gurur duyuyor, Osmanlıları kardeş biliyordu. Misafir hükümdar, bir gün Edirne'ye giderek, Osmanlı II. Ordusunun geçit töreninde hazır bulundu. Birliklerin geçecekleri yolda su birikintileri vardı. Topçu kumandanlarından Şükrü Paşa atını telaşla sürerek geldi ve selam verdi:

Vehbi Tülek

Yeniçeri Ocağinin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

Tunus’un Fethi

Vehbi Tülek

Bendenizde İki Fuad Vardir

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Han, Sadrazamlarından, tecrübeli devlet adamı Fuad Paşa ile birçok meseleyi istişare ederdi. Bir defasında, o günlerde İstanbul'da bulunan Mısır Hidivi İsmail Paşa ile hususi bir iş yapmak için görüşecekti. Bu meseleyi Fuad Paşa ile istişare etti. Fuad Paşa bunu mahzurlu buluyordu. Fakat Sultan Abdülaziz'in bu işe fazla istekli olduğunu gördüğün den, "Devletlû Hünkarımız nasıl arzu buyuruyorlarsa öyle olsun" dedi. Fakat aradan birkaç saat geçince Padişah, Fuad Paşa'nın kendisine niçin net bir cevap vermediğini düşündü. O gece bir adamını, Kanlıca'da bulunan yalısına gönderdi ve Fuad Paşa'dan, bu mesele hakkında ki görüşünün ne olduğunu yazılı olarak bildirmesini istedi. Fuad Paşa bir kağıda şu satırları yazarak padişaha gönderdi:

"Efendimiz, bendenizde iki Fuad vardır. Birincisi Padişahımızın tebeasından 'Vatandaş Fuad'dır. Vazifesi, Padişaha itaattir. Efendimizin her arzusu ve emri başının üstündedir, her fermanını fikir beyan etmeden kabul eder. İkincisi ise 'Sadrazam Fuad'dır. Onun vazifesi ise, padişahımızın isteklerine karşı gelmek değil, o işin devlete, millete ve padişahımızın şahsına, faidesi veya zararı nedir diye düşünmek, bilgi ve tecrübesine istinaden o iş hakkında fikirlerini beyan etmek, sonra da verilen vazifeyi bihakkın yerine getirmekdir.Padişah Efendimiz bu meseleyi iki Fuad'dan hangisine sual buyururlarsa o, vazifesi ile mütenasib cevab verecekdir."

Velinimeti İçin Şehid Olan Ohrili Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Koca Cafer Paşa

Vehbi Tülek

Sultanim Özür Dileriz

Vehbi Tülek

Alman İmparatorunun İstanbul Ziyareti

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Toplu Taşima Kurallari

Vehbi Tülek

Binbaşi Mehmed Ali Bey

Vehbi Tülek

Ehli Sünnetin HÂmisi Iv. Murad Han

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kalbini Nasûh Tövbesi Ile Süsle

Mustafa Âşir Efendi Doksanüçüncü Osmanlı Şeyhülislâmıdır. Aslen Kastamonuludur. 1141 (m. 1728)'de doğdu. 1219 (m. 1804)'de İstanbul'da vefât etti. Meşihat makamında, kendisine sorulan bazı suâllere şöyle cevap verdi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İslâmiyet Işık, Akıl Ise Göz Misâlidir

Vehbi Tülek

Fahrüddîn İbn-ül-Fahr hazretleri hadîs ve Hanbelî mezhebi fıkıh âlimidir. 85 (m. 1286) yılında Lübnan’da Balebek’te doğdu. Küçük yaşta ilim tahsiline başladı. Birçok âlimden ilim öğrendi. Mısır, İskenderiyye, Haleb, Hama, Humus, Balebek ve Hicaz gibi birçok bölge ve şehirleri dolaşarak, oralardaki âlimlerin ilimlerinden istifâde etti. Hadîs ve Hanbelî mezhebi fıkıh bilgilerinde âlim oldu. Sadriyye ve Semmâriyye Medreseleri’nde müderrislik yaptı. 732 (m. 1332) yılında Şam’da vefât etti.

Sözlerin Büyüğü, Büyüklerin Sözüdür

Vehbi Tülek

İlim Ganîmettir, Sükût Ise Kurtuluştur

Vehbi Tülek

Abdullah bin Muhammed Râsibi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bağdat'ta doğdu. 977 (H.367) senesinde orada vefât etti. İlim tahsil etmek için bir ara Şam'a gitti. Bir müddet sonra Bağdat'a döndü ve vefâtına kadar orada kaldı. İbn-i Atâ Muhammed Ceriri ve başka zâtlarla görüşüp sohbet etti. Buyurdu ki:

Bidatlerin Hepsi Dalâlettir

Vehbi Tülek

Marûf-ı Kerhî

Vehbi Tülek

Nefis Atını, Ilim Ve Siyâsetle Idâre Et

Vehbi Tülek

Hazret-i Hadîce'nin Fazileti Pek Çoktur

Vehbi Tülek

Bir Garip Çocuk Ve Tâvûs Bin Keysân

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Câhili Dost Edinmez!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Başka Du Bilmez Misin?

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Sünnet Akçesi

Yirmi Saniyede

Sarik Ve Sakal

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek