Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.085.968

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Malım Mülküm Yok Deme, Olmadı Diye Gam Çekme

Mürşidî Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Diyarbakır'da doğdu. 1760 (H.1174) senesinde aynı yerde vefât etti. Birecikli Ebû Bekr Efendiden tasavvuf yolunu öğrendi. Tahsilinin sonunda hilâfet aldı. Diyarbakır'da çok talebe yetiştirdi...

Bir gün talebeleri ile sohbet ederken, bir talebesinin nasîhat istemesi üzerine ona şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yoğurtlarimiz Bile Var

Şanlı Plevne müdafaası tarihimizin en büyük destanlarından biridir. Osmanlı askeri, kendisinden defalarca kalabalık Rus ve Romen ordularına karşı, soğuğa ve açlığa rağmen uzun zaman kahramanca savaşarak bir destan yazdı.Uzun süren kuşatma, dışarıdan ikmal gelmesini engellediğin den, bir müddet sonra bütün yiyecek stokları tükendi. Soğuğa ve müthiş düşman ateşine aldırış etmeyen Türk askeri, açlıkla pençeleşi yordu. Askere günde 100 gram tayın verilebiliyordu. Bu da bitince, mısır koçanları suda haşlanıp ezildikten sonra yemek olarak verilmeye başlandı. Rus ve Romen askerleri, Osmanlı siperlerine 10-15 metre kadar yaklaşmışlardı. Askerlerimizin yiyceklerinin tükendiğinin farkındaydı lar. Bu yüzden askerimize laf atmaya başlamışlardı.

Vehbi Tülek

Fransiz Donanmasinin Osmanlilara Rehin Edilmesi

Vehbi Tülek

Bunlar Yemek Olarak Kafidir

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Osmanlı sarayında bizebân da denilen sağır-dilsiz görevliler bulunur, bunlar devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürlerdi. Sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilmesi ve yayılması tehlikesi ortadan kalkardı.Bunların anlaşmak için kendilerine mahsus işâretleri ve el hareketleri vardı ki, buna 'Dilsiz dili' denirdi. Bütün saray halkı bu dili öğrenmişti. Pâdişahın huzûrunda konuşmak ayıp sayıldığı için saraylılar bu dille anlaşırlar, hattâ başka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatırlardı. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuştu. Sağır-dilsiz görevliler Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan meclislerde ve Heyet-i Vükelâ denilen bakanlar kurulunda da kullanıldı. Devlet adamları bunlarla anlaşabilmek için dillerini öğrenmek zorundaydılar. Bunlar son derece hassas ve zeki kimselerdi. Hâfızaları çok güçlüydü. Şâhit oldukları tarihi olayları en ince teferruâtına kadar anlatırlar, tarihi şahsiyetleri kendilerine mahsus hareketleriyle karikatürize edebilirlerdi. Sözgelişi, sağ ellerini parmakları açık tuğ gibi başlarına götürdüklerinde pâdişahı, ellerini yumup baş parmağı 'birinci' der gibi dimdik yukarı kaldırdıklarında da sadrâzamı kasdettikleri anlaşılırdı. Günümüzde de bâzı toplantılarda sağır-dilsiz görevliler hizmet etmektedir.

Kiliç Ali Paşa Hamami

Vehbi Tülek

Şeyh Edebali’nin Nasihatleri

Vehbi Tülek

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

Vehhabi İsyani Ve Kavalali İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Allah İçin Beni Yukari Çikartin!

Vehbi Tülek

Ermeni Tehciri

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebu Ali Nişâbûrî

Ebu Ali Nişâbûri hazretleri Horasan'da yetişmiş Hadis hafızlarındandır. 277'de (m. 890) İran'da Nişâbur'da doğdu. İlk gençlik yılla­rında kuyumcu çırağı iken, sonra hadis tahsili­ne başladı. Herat, İsfahan, Kahire, Bağ­dat, Şam, Mekke ve Medine'de büyük âlimlerden is­tifade etti. 349 (m. 960)'da Nişâbur'da vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ziyâd Bin Ebî Süfyân (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Hazret-i Muaviye'nin kardeşidir.
Belâzûri'nin Ensâb-ül-Eşraf kitabında yazdığına göre, Ziyâd bin Ebi Süfyân vefâtına yakın şunları söylemişti:

Ruhun Mahiyetini Bilmek Imkânsızdır

Vehbi Tülek

Şefaatim Vâcib Oldu” Ne Demek

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Tilmsâni hazretleri fıkıh ve hadis âlimidir. Cezayir'de Tilmsân'da doğdu. 871 (m. 1467)'de, Lübnan'da Beyrut'ta vefât etti. Kitabında naklettiği, Resûlullah efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) kabr-i şerifini ziyârete dâir hadis-i şerifler hakkında buyurdu ki:

Ahmed Nâşirî

Vehbi Tülek

Buhârâlı Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Ali Havvâs'ın Huysuz Hanımı

Vehbi Tülek

Kardeşim Ağır Hasta Ya Resûlallah

Vehbi Tülek

Dünya Haraptır Şerbetleri Seraptır

Vehbi Tülek

Dört Mezhebe Göre Süt Kardeşliği

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Garip Karşilanan Bir Adak

Garip Karşilanan Bir Adak

Meşhur evlilyadan olan Abdullah Kalanisi hazretleri bir defasında gemi ile yolculuk ederken şiddetli bir fırtınaya yakalandı. Gemide bulunan yolcu ve mürettebat dua ettiler ve birer adakta bulundular. Abdullah Kalanisi'nin de bir adakta bulunması için kendisine işaret ettiler. Abdullah Kalanisi, kendisine adakta bulunması için işaret edenler: -Ben şu fani dünyadan alakamı kestim. Beni böyle işlere karıştırmayın, dediyse de dinlemediler ve adakta bulunması için ısrar ettiler. Onların bu kadar ısrarları karşısındfa Abdullah Kalanisi: -Eğer Allah beni buradan sağ salim kurtarırsa ben fil eti yemeyeceğim, diye onlara göre garip bir adakta bulunur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Arkadaşlarımı Korumak Için

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Cünnetü'l-esmâ

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek