Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.054.316

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Din Kardeşinin Yaptığı Nasîhati Kabul Et

Molla Kârazî hazretleri, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin halîfelerinden Şeyh Muhammed Hânî'nin talebesidir. İsmi, "Ahmed" olup, "Kârazî" nisbeleriyle bilinir. Diyarbakır'a bağlı Kâraz'da doğdu ve orada vefât etti. Önce Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerinden Şeyh Hâlid-i Cezerî'nin sohbetlerinde bulundu. Hâlid-i Cezerî vefât edince Şam'a giderek Muhammed Hânî'ye talebe oldu. Kısa zaman içinde tasavvuf yolunda ilerleyip kemâle, olgunluğa ulaştı. Muhammed Hânî hazretleri ona hilafet verdi. Diyarbakır taraflarına gönderdi. Orada yirminci yüzyıl başlarında vefat etti. Bir talebesine buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

FÂsiklardan Uzaklaş

Hacı Bayram-ı Veli hazretleri Edirne'den ayrılırken kendisinden nasihat isteyen Sultan Murâd Hana şöyle dedi:"Tebean içinde herkesin yerini tanı, ileri gelenlere ikrâmda bulun. İlim sâhiplerine hürmet et. Yaşlılara saygı, gençlere sevgi göster. Halka yaklaş fâsıklardan uzaklaş, iyilerle düşüp kalk. Hiç kimseyi küçümseme ve hafife alma. İnsanlığında kusûr etme, sırrını hiç kimseye açma, iyice yakınlık peydâ etmedikçe, kimsenin arkadaşlığına güvenme. Cimri ve alçak insanlarla ahbablık kurma. Kötü olduğunu bildiğin hiçbir şeye ülfet etme. Seninle başkaları arasında bir toplantı akdedilir veya insanlarla aranızda bâzı beseleler görüşülürse, yâhut onlar bu meselelerde senin bildiğin hilafını iddiâ ederlerse, onlara hemen muhâlefet etme. Sana bir şey sorulursa, ona herkesin bildiği şekilde cevap ver. Sonra bu meselede şu veya bu şekilde görüş ve delillerin de bulunduğunu söyle. Senin bu türlü açıklamalarını dinleyen halk, hem senin değerini, hem de başka türlü düşünenlerin değerini tanımış olur. Sana bu görüş kimindir? diye sorarlarsa, fakihlerin bir kısmınındır, de. Onlar, verdiği cevâbı benimserler ve onu sürekli olarak yaparlarsa, senin kadrini daha iyi bilir ve mevkiine daha çok hürmet ederler."Seni ziyârete gelenlere ilimden bir şey öğret, böylece faydalansınlar. Herkes, öğrettiğin şeyi belleyip tatbik etsin. Onlara umûmi şeyleri öğret, ince meseleleri açma. Onlara güven ver, ahbablık kur. Zirâ dostluk, ilme devâmı sağlar. Bâzan da onlara yemek ikrâm et. İhtiyaçlarını temin et. Onların değer ve itibârlarını iyi tanı ve kusurlarını görme. Halka yumuşak muâmele et, müsâmaha göster. Hiçbir kimesye karşı bıkkınlık gösterme, onlardan biri imişsin gibi davran."

Vehbi Tülek

Yedi-sekiz Hasan Paşa

Vehbi Tülek

51 - İbn-i Haldûn'un Emîr Timur'la Görüşmesi

Vehbi Tülek

Hirka-i Saadet Merasimi

Vehbi Tülek

Topkapı Sarayı'nın Hırka-i Saâdet dâiresinde bulunan Peygamber efendimize ve yakınları na ait olan Mukaddes Emânetler, Osmanlı Devleti zamanında her Ramazan ayının 15'inde ziyâret olunurdu. Bu ziyâretten birkaç gün önce Mukaddes Emânetler'in bulunduğu taht odası nın temizliği büyük bir hürmetle yapılır, padişah başta olmak üzere Has oda ağaları Mukaddes Emânetleri Taht Odasından Revân Odasına taşırlardı. Bu taşıma esnasında pâdişah da Has oda ağaları gibi hizmette bulunur, herhangi bir sebeple bu törende bulunamazsa maiyetinden birini gönderirdi. Ayın 14'ünde merasimde bulunacaklara dâvet tezkereleri gönderilirdi. Dâvetliler ertesi gün öğle namazından sonra Bâbüs-saâde'ye gelerek sadrazamı beklerlerdi. Sadrazam Bâbü's-sa'âde'ye geldiği zaman Silâhdar ağa tarafından karşılanır, Silâhtar ağa sadrazamın sağına, Has oda başı da soluna geçerdi. Şeyhülislâmın da yanına birer Has oda ağası gelirdi. Sadrazam ve şeyhülislâm yanlarında bulunan ağalarla birlikte Bâbüs-saâde'den içeri girerler, Arz Odası geçildiği zaman, Bâbüs-saâde önünde bulunan davetliler de protokol sıralarına göre Hırka-i Saâdet'in ziyaret olunacağı yere gelirlerdi. Burada herkes ayakta dururdu. Hırka-i Saâdet sandığının karşısında aşir okuyacak olan birinci ve ikinci imamlarla ayakta duramıyacak kadar ihtiyarsa Şeyhülislâmın oturmasına müsaade edilir. Aşir okunduktan sonra padişah Hırka-i Saâdet sandığını açar. Başta sadrazam ve şeyhülislâm olmak üzere diğer dâvet olunanlar protokol sıralarına göre teker teker gidip Hazret-i Peygamberin Hırkası'na yüz sürerlerdi. Bundan sonra hazır bulunan şeyhlerin herbiri sandığın karşısında yer alırlar, duâ ederlerdi.

Tunus’un Fethi

Vehbi Tülek

Bir Şehîdin Son Sözleri

Vehbi Tülek

Böylesini Hiçbir İngiliz Yapamaz

Vehbi Tülek

20 - Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Kanuninin Atinin Üzengisi

Vehbi Tülek

Osmanli’da Peygamber Sevgisi

Vehbi Tülek

Koca Seyid

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cuma Günleri Çok Salevât Okuyunuz

Muhammed bin Ya'kûb Firûzâbâdi hazretleri tefsir, fıkıh, hadis ve lügat âlimidir. Îrân'da, Firûzâbâd şehrinde, 729 [m. 1329] da doğdu. 816 [m. 1414]'da Yemen'de Zebid şehrinde kadı iken vefât etti. Yıldırım Bâyezid ve Emir Timûr ile görüşüp ihsânlarına kavuştu. Kitabü's-salât adlı eserinden bazı bölümler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yemekleri Açıkta Bırakmamalıdır!

Vehbi Tülek

Ergûn Devâdâr hazretleri Haleb Vâlisi ve Hanefi fıkıh âlimidir. Vâliliği sırasında ilimle çok meşgul oldu. Fetvâ makâmına yükseldi 731 (m. 1330) senesinde Haleb'de vefât etti. Fetvalarından bazıları:

Fakîh Hükümdar İkinci Hakem

Vehbi Tülek

Kim Ki, Şüpheli Şeylerden Sakınırsa

Vehbi Tülek

Hâkim el-Kebir hazretleri meşhur hadis âlimidir. 285 (898) yılında Nişâbur'da doğdu. İlim merkezlerine gi­derek birçok âlimin hadis derslerine katıl­dı. Horasan'ın birçok şehrinde kadı­lık yaptı. 378 (m. 988)'de Nişâbur'da vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden:

Nev’î-zâde Atâî

Vehbi Tülek

Kuseyr'in Efendisi...

Vehbi Tülek

Bu âlem Bir Nizâm Içinde Yaratılmıştır

Vehbi Tülek

Ömrünü Boşa Harcayandan Hayırsız Bir Kimse Yoktur

Vehbi Tülek

Yetmiş Çeşit Özür Kapısı!..

Vehbi Tülek

Talebe, Arkadaşları Ile Sohbet Etmelidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sarayda İftar

Sarayda İftar

Padişahlardan biri bir Ramazan günü hizmetkarına tembih etti: -Akşam namazında camiye git, namaza gelen herkesi iftara davet et. Akşam oldu, namaz kılındı, namazdan sonra, ilim ve irfan sahibi olan bu hizmetkar, 5-10 kişilik bir grupla çıka geldi. Padişah şaşırdı: -Bunlar kim? Ben sana namaza gelen herkesi saraya iftara çağır diye tembih etmedim mi? Sen o kadar cemaatin arasından bir sofralık bile adam getirmemişsin.. -Efendimiz, siz bana camiye gelenleri değil, namaza gelenleri iftara çağır dediniz. Namazdan sonra bendeniz cami kapısında durdum, çıkan herkese hocanın namaz kıldırırken hangi sureyi okuduğunu sordum. Onu da yalnız bu getirdiğim kişiler bildi. Camiye gelen çoktu ama namaza gelen demek ki yalnız bunlarmış.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Sakin Kalyona Binme

Arafatta Görüşürüz

Cennetlik Hanım Isteyen...

Bülbülün Zikri

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek