Her Işin Intizamı Doğruluk Iledir
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.547.311
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Sultan İkinci Selim Hân'ın iki oğlundan biri olan Şehzâde Murâd, Manisa'da vâli idi. Şehzâde Murâd, Hüsâmeddin-i Uşâki hazretlerine, kendisinin sultân olup olmayacağını anlamak üzere, bir mektupla hizmetçisini Uşak'a gönderdi. Uşak'a varan haberci, doğruca Hüsâmeddin-i Uşâki'ye giderek, huzura kabûl edilmesini ricâ etti. Huzûra kabûl edilen haber ci, daha mektubu Hüsâmeddin-i Uşâki hazretlerine vermeden ve ziyâreti hakkında bir şey söylemeden, Uşâki hazretleri ona; "Git! Şehzâdeye söyle! Hemen İstanbul'a hareket etsin. Filan gün saltanat tahtına oturacaktır." dedi.
Kanuni Sultan Süleyman Han'ın Mohaç zaferinden sonra Osmanlı ordusu kışı geçirmek üzere Belgrad'a çekilince Avusturya İmparatoru Fedinand meydanı boş bulmuş ve yüz bin kişilik bir ordu ile Budin'i kuşatmış, fakat burasını almaya muvaffak olamamıştı. Bunun üzerine Osmanlı ordusu baharla birlikte harekete geçerek Ferdinand'a haddini bildirmek üzere Avusturya üzerine ilerlemeye başlamıştı. Budin ile Viyana arasındaki yol üzerinde en önemli kalelerden biri Filek kalesi idi. Burasını zaptetmeden daha ileriye gitmek imkansızdı. Bu kale, o civardaki kalelerin en sarp ve zaptedilmesi en zor olanıydı. Avusturyalılar buraya, "Onun bir kulesine kartallar bile yuva yapamaz, çünkü başları döner" derlerdi.
Muhammed ibn-i Huzeyme hazretleri hadis, kelâm ve fıkıh âlimidir. 223'te (m. 838) İran'da Nişâbur'da doğdu ve ilk tahsiline burada başladı. Bağdat, Şam, Basra, Kahire ve Vâsıt gibi ilim merkezlerini dolaşarak pek çok hocadan istifade etti. Memleketine dönerek çok talebe yetiştirdi. 311 (m. 924)'de Nişâbur'da vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Kâsım Ali Bedahşi hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velilerdendir. Hicri onbirinci asrın ortalarında vefât etti. Rivâyet edilir ki:
Hâce Yûsuf Çeşti hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Seyyid olup, pak nesebi Hazret-i Hüseyin'e (radıyallahü anh) ulaşır. Çeştiyye yolunun, kemâl sahibi büyüklerindendir. 375 (m. 987)'de doğdu. 459 (m. 1067)'de vefât etti. Bir sohbetinde, hasedin kötülüğünü anlatırken buyurdu ki:
Vaktiyle, Şam çarşısında, bezzazlık yapan bir adam vardı. Müşterileri çoktu. Dükkanda işlerinin çokluğunu bahane ederek, namazlarını hep son vaktine bırakırdı. Dükkanın yakınındaki camide, vaktin çıkması az zaman kala namazlarını yetiştirirdi. Caminin imamı onu bu hususta devamlı ikaz ederdi, fakat o yine bildiğini yapardı.