Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.603.456

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!

Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Emir Sultan’in Himmeti

Ne hikmetse Anadolu halkı hep Emir Sultan Hazretleri ile Yıldırım Bayezid arasındaki menkıbeleri anlatır. Hâlbuki bu büyük veli Bâyezid'den ziyade Çelebi Mehmed'in yanındadır. Ankara savaşının ardından Anadolu çok karışır. Şehzedelerden Musa Çelebi, İsa Çelebi'nin üzerine yürüyüp Bursa'yı ele geçirir. Süleyman Çelebi ise Edirne'yi elinde tutar. Ancak bunlar devleti muhteşem günlerine döndürebilecek kıratta değildirler. Şehzade Mehmed iyi bir asker ve dirayetli bir liderdir. Ancak fitne çıkarmaktan çekinir. Çekilir köşesine işaret bekler. Allah dostları ne derse onu yapacak. İcabında kardeşlerinin emrinde çeri olacaktır. Bir gece rüyasında Murad-ı Hüdavendigar'ı görür, yanında Emir Sultan Hazretleri vardır. Dedesi önce bir kılıç verir, sonra yerinde duramayan kar renkli küheylanı gösterir "Haydi!" der, "Vazife sende!" Çelebi Mehmet hâlâ mütereddittir. Emir sultan bakışları ile cesaret verir ona. "Korkma!" der, "yanında biz varız!" İşte Çelebi Mehmed bu işaret üzerine yola çıkar ve tabiri caizse Osmanlı Devletini silbaştan kurar. Tarihçilere sorarsanız Çelebi Mehmed'in başardığı iş Osman Gazi'ninkinden aşağı değildir. Emir Sultan vefatından sonra da büyük hürmet görür. Meselâ Yavuz Selim, Mısır seferine çıkarken büyük velinin nurlu türbesini ziyaret eder, imdat diler. Kabirden çok net bir ses işitilir:-Ya Selim! Üdhulu Mısra İnşaallahü aminin. (Ey Selim. İnşallah Mısır'a emniyet içinde girersin!)...Ve öyle de olur!

Vehbi Tülek

Dilekçesi Sirtinda

Vehbi Tülek

Yirmisekiz Mehmed Çelebi Ve Parisde Opera

Vehbi Tülek

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han, bir gün Çatalca'daki uzun bir gezinti sırasında, yanın dakilerle birlikte şiddetli bir yağmura yakalandı. Tebdil-i kıyafet geziyorlardı. Bu yüzden kim oldukları belli değildi. Sığınacak bir yer arandı. Nihayet uzaklarda, kulübe ile ev arası bir yer gördüler. Hava soğuktu. Bir hayli de ıslanmışlardı. Evin kapısını çaldılar. Kapıyı açan ev sahibi, gelenlerin durumlarını görünce hiçbir şey sormadan hemen buyur etti. Evin yanan ocağına biraz daha odun boca ederek ısınmalarına yardımcı oldu. Sultan ve yanındaki birkaç kişi, sedirin üzerinde oturup ısınmanın verdiği rahatlıkla sohbete başladılar. Ev sahibi de ufak tefek ikramlar yapıyordu. Kanuni bir ara muhasibine dönerek:-Şu ateş bin altın değerinde! Dedi.

Şehzade Selim’in Cevabi

Vehbi Tülek

Mimar Sinanin Mektubu

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Sahibinin Kursaği

Vehbi Tülek

Sözümüzün Netîcesini Görürsün

Vehbi Tülek

Ezan Sesleri DevÂm Etsin!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsana Gelen Feyiz Önce Ruha Gelir

Pîrîzâde İbrâhim Efendi Hanefî fıkıh âlimidir. Aslen İstanbullu olup, 1022’de (m. 1613) ailesinin ziyaret için bulunduğu Medine’de doğdu. Burada hadis ve fıkıh ilmi tahsil etti. Birçok âlimden icâzet aldı. Uzun yıllar Mekke müftülüğü yaptı. 1099’da (m. 1688) vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Çaresizlerin Çaresi Hayât Bin Kays

Vehbi Tülek

Ha­yât bin Kays, Ur­fa'nın Har­ran il­çe­sin­de ye­ti­şen ev­li­yâ­nın bü­yük­le­rin­den, arif­le­rin ile­ri ge­len­le­rin­den­dir. Öm­rü­nün 50 se­ne­si­ne ya­kı­nı­nı Har­ran'da ge­çir­miş bü­yük bir ve­li­dir. İn­san­lar ve ba­zı sul­tan­lar, onu zi­ya­ret edip du­âsı­nı alır­lar, onun­la be­ra­ber ol­mak­la be­re­ket­le­nir­ler­di. Cö­mert­li­ğiy­le meş­hur­du. 1185 (h. 581) yı­lın­da ora­da ve­fât et­ti. Har­ran'ın dı­şı­na def­ne­dil­di...

İslâm Dîni, Hep Faydalı Şeyleri Emretmektedir

Vehbi Tülek

Allahım, Takdirine Râzı Olmayı Nasip Eyle

Vehbi Tülek

Ebû Zer bin Zer hazretleri Tebe-i tâbiîn devri velîlerindendir. İran’da Hemedan’da doğdu. Kûfe'de vefat etti. Tabiinin meşhur âlimlerinden ilim öğrendi. Hadîs rivâyet etti. Çok tesirli konuşurdu. Bir gün cemâate; "Kalplerinizin katılığını, gözlerinizin donukluğunu ve câhilliğinizi bana yüklüyorsunuz. Allahü teâlânın kitâbından size nasîhat etmezsem beni suçluyorsunuz. Lâkin kim hayrı ararsa bulur" buyurdu. İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe hazretleri oğlu Hammâd ile birlikte uzak olmasına rağmen Ebû Zer bin Zer hazretlerinin mescidine gider terâvih namazı kılarlardı.

Eshâbım Hakkında Allah'tan Korkunuz!

Vehbi Tülek

İnsanda Bulunan Üç Şey: Akıl, Kalb Ve Nefis

Vehbi Tülek

Gücün Yerinde Iken Tövbe Eyle

Vehbi Tülek

Kullara Kibirlenmek Yakışmaz

Vehbi Tülek

Buhârâlı Velî Hâce Dehkân-ı Kılletî

Vehbi Tülek

Bilgisiz Kişiler, Zillete Düşmeye Mahkûmdur!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Örümcek Ağı

Bizi Hatirlayin!

Her Şeyi Göze Almıştı!

Delik Kova

Sarayda İftar

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek