Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.577.340

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kötülüklerini Gizlediğin Gibi Iyiliklerini De Gizle

Abdülkâdir Cezîrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin torunlarından olup, 1475 (H.880) senesinde Mısır'da doğdu. 1569 (H.977) senesinde Suriye’de Hama'da vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Türklerde Namus

Fransız seyyah A. de la Motraye 1727'de İstanbul'a yaptığı seyahati bir yazısında şöyle anlatır:"...Türklerin nâmuskârlığını yazmak için kendime vazife bilirim. Bir çok tanıdıklarımın başına geldiği gibi, dalgınlığımdan dolayı herkesten fazla benim başıma gelmiş bir hâl vardır: Bu dalgınlığıma rağmen Türk dükkânlarında hiç bir zaman tek bir meteliğim kaybolmamıştır; çünkü o gibi vaziyetlerde dükkâncılar peşimden koşturmuşlar ve hattâ eğer dalgınlığımın neticesini anladıktan sonra dükkâna dönmemişsem, unuttuğum şeyi iâde için Beyoğlu'ndaki ikâmetgâhıma kadar adam gönderip bir çok defâlar, beni aratmışlardır. Meselâ bir yelpazeci dükkânında Türklerin sıcaklarda kullandıkları yelpâzeler satılıyordu. Bir çoklarına baktım; düz deriden ve en harc-ı âlem olanlarından birini alıp parasını verdikten sonra çıkıp gittim.Bir gün tesâdüfen o dükkânın önünden geçerken yelpâzeci beni görür görmez çağırıp saatimi elime teslim etti.Ben bu Türk nâmuskârlığının daha yüzlerce misâlini sayabilirim: Bizzât kendi başımdan geçen vak'alar 30'dan fazla olduğu hâlde, bunların hiç birinde hiç bir zaman Türklerin nâmuskârlıktan ayrıldıklarını görmedim. Rumları bu bakımdan medh ü senâ edemiyeceğim için pek müteessirim..."

Vehbi Tülek

Molla Fenari'nin Yildiirim'a Mektubu

Vehbi Tülek

İşte, İnsan Bunlari Görüp Gurura Kapilmamali

Vehbi Tülek

59 - Fatih İle Molla Gürani

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet'in hocalarından Molla Gürani, padişah ile senli benli konuşacak kadar samimi idi. Onun huzurunda gayet rahat hareket eder ve vezirlere de gerektiğinde ihtarlarda bulunurdu. Bir gün padişaha, sultanların lokmalarının çoğunun şüpheli olduğunu söylemişti.

103 - Sultan Ii. Mustafa Ve Ulaş Zaferi

Vehbi Tülek

Hz Peygamber'in SelÂmi

Vehbi Tülek

Alin Terinde Bereket Vardir

Vehbi Tülek

V. MurÂd Han

Vehbi Tülek

Mimar Sinan

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Bostan Çelebi

Vehbi Tülek

Hafiz Mehmed’in Oğlu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

ben Zehirliyim Yâ Resûlallah!

Hicretin yedinci senesinde, Hayber gazâsı yapıldı. Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem" bayrağı önce Emir-ül mü'minin hazret-i Ömer'e "radıyallahü anh" verdi. Çok savaştılar. Fakat kal'ayı düşüremeyip, geri döndüler. Emir-ül mü'minin hazret-i Ebû Bekr "radıyallah anh" bayrağı alıp, savaşa gitti. Kal'a yine fethedilemedi. Geri döndüler...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yûsuf Bin Muhammed El-fasi

Vehbi Tülek

Yûsuf bin Muhammed el-Fasi hazretleri evliyanın büyüklerindendir. 937 (m. 1530)'da Endülüs'te (İspanya) Mâleka (Malaga) yakınlarında Kasrülkebir'de (Alcazarquivir) doğdu. Burada Kur'an-ı kerim, fıkıh ve na­hiv okudu. Şâziliyye şeyhi Abdurrahman Meczûb'a intisap etti. İcazet alarak Fas'a gitti ve burada bir dergâh kurarak çok talebe yetiştirdi. 1013 (m. 1604)'te Fas'ta vefat et­ti.

Süfyan-ı Sevrî Ve Salevat Okuyan Adam

Vehbi Tülek

Ahmed Hasib Efendi

Vehbi Tülek

Mü'minzâde Ahmed Hasib Efendi "rahmetullahi aleyh" Osmanlı âlim ve müderrislerindendir. Seyyiddir. Bursa'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra müderrislik ve kadılık yaptı. 1752'de İstanbul'da vefat etti. "Ravzatü'l-Küberâ" isimli eserinde şöyle anlatmaktadır:

Bir ân Sabretmenin Bile Mükâfâtını Görürsünüz

Vehbi Tülek

Sebebe Yapıştıktan Sonra Tevekkül Edilir

Vehbi Tülek

Ebu Bekr Muhammed Acurri

Vehbi Tülek

hocanın Kadrini Kıymetini Bil!

Vehbi Tülek

Cimrilikle Iyilik Beraber Bulunmaz

Vehbi Tülek

Mâlik Bin Dînâr'a Ders Veren Çocuk!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abayi Yakmak

Abayi Yakmak

"Abayı yakmak." Bu tâbir mecâzen, "birine âşık olmak, tutulmak, gönül vermek" gibi mânâlar ihtivâ eder. Dervişler arasında birilerinin aşkının büyüklüğünden bahsedilecekse eskiden, "Ooo! Abası hayli yanıktır!" gibi ifadeler kullanılırmış.Eski tekke mimarimizin kompleksi içinde; bir mescid veya câmi, ortada şadırvanı olan bir avlu ve avluyu çevreleyen derviş hücreleri, büyükçe bir dershâne, mutfak, kiler, ambar v.s. bulunduğu bilinmektedir. Bilhassa kış aylarında dershânenin ocağı harlı ateşle yakılarak dervişânın burada toplanmaları sağlanır, böylece hem iktisat yapılmış, hem de uzun saatler mürşidden istifade ve istifâza etmeleri temin edilirmiş.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

B0r Çuval Toprak

İftiranin Neticesi

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek