Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.541.022
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Osmanlı Devletinde 4-7 yaş arasındaki çocuklara "elif-ba" ve ahlak bilgilerinin öğretildiği ilk mektebe başlatılırken yapılan merasim. Bu merasimin bir kandil günü olmasına bilhassa dikkat edilirdi. Bu mümkün olmazsa, pazartesi veya perşembe günleri yapılırdı.Merasime bir gün önceden evin temizliğiyle başlanırdı. Ayrıca ailenin mensupları Kapalıçarşı'ya giderek, okula başlayacak çocuğa ve mahalledeki fakirlerin çocuklarına gerekli eşyaları alırlardı. Bundan başka aile yadigarı rahle de cilaya verilirdi.Amin alayı yapılacağı gün, sabah namazından sonra çocuğa yeni elbiseleri giydirilir, hazırlık tamamlanınca ailece Eyüb Sultan'a gidilir ve burada dua edilirdi. Eve dönüldükten kısa bir süre sonra, okul çocukları ile ilahiciler gelirdi. Her okulun ayrı bir ilahicisi vardı. Semtte, amin alayı bir seyir vesilesiydi. O gün sokaklarda bir bayram havası ve görülmedik bir kalabalık olurdu.
Ege denizinde Çeşme'nin karşısında bulunan Sakız adası, 1566'da Piyale Paşa tarafın dan fetholunmuştu. 1683 II. Viyana bozgunu bizim için tam bir felaket oldu. Orta Avrupa'da binlerce şehidin kanları pahasına alınan kaleler ve şehirler, birbiri arkasına elimizden çıkıyor du. Belgrad bile düşman eline geçmişti. Acaba bu bozgun daha ne kadar sürecekti? Denizlere de yayılacak mıydı? Barbarosların, Turgut Reislerin, Piyalelerin karşısında kaçacak delik arayan Venedikliler, şimdi Anadolu sahillerine baskınlar yapıyor, kasaba ve köyleri talan ediyorlardı.
Ahmed bin Harb, evliyânın büyüklerindendir. Künyesi "Ebû Abdullah"tır. Nişabur'da doğdu. "Horasan Piri" diye meşhur oldu. İlim ve fazilette üstün derecelere yükseldi. 848 (H.234) senesinde vefât etti. Verâ, haram ve şüphelilerden kaçmakta benzeri yoktu...
Sarı Yâkub hazretleri, Konya velilerindendir. Aslen Karamanlı olup ilk tahsilinden sonra Molla Fenâri hazretlerine talebe olmuş, Çelebi Sultan Mehmed Han devrinin tanınmış ilim adamları arasına girmiştir. Konya'da kendi adıyla anılan mahalle ve câmii vardır. Kabri de kendi adını taşıyan mezarlıktadır.
Sarı Yâkub hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:
Ali bin Akil el-Bağdâdi hazretleri Bağdad'da yetişen fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. 431 (m. 1040)'da doğdu. 513 (m. 1119)'da vefât etti. "Nebzetün min Füsûl-il-âdâb ve mekârim-ül-ahlâk" isimli eserinde buyuruyor ki:
Rumelili yüzbaşı İbrâhim Ağa adında bir kimse Bolu'da bir müddet vazife yaptı. Memleketine döneceği zaman Mustafa Sâfi Efendiyle vedâlaşmak için ziyâretine gitti. Vedâlaşıp giderken yüzbaşı İbrâhim Efendiye; "Yolculuğunuz sırasında sıkıntıya düşerseniz bizi hatırlayınız. Selâmetle memleketine ulaşırsın." dedi. Yüzbaşı İbrâhim Ağa bir gemiye binip yola çıktı. Denizde bir müddet yol aldıktan sonra fırtına çıkıp, bindiği gemi batmaya yüz tuttu. Yüzbaşı İbrâhim Ağa suyun dibine doğru batarken Mustafa Sâfi Efendinin kendisine vedâlaşırken söylediği sözü hatırlayıp, Allahü teâlânın izniyle Mustafa Sâfi Efendinin rûhâniyetinden yardım istedi. O anda Mustafa Sâfi Efendi gözüküp onu elinden tuttu ve sudan çıkardı. Sonra da; "Suyun üzerinde bağdaş kur otur! Korkma bir gemi gelip seni kurtaracak!" buyurmuştur. Biraz sonra bir gemi gelip onu kurtarmış ve memleketinin sâhiline götürüp bırakmıştır. Bu hâdiseden sonra Yüzbaşıİbrâhim Ağa memleketinden Bolu'ya giderek Mustafa Sâfi Efendiye talebe olmuş ve ömrü boyunca orada kalmıştır