Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.298.866

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Zikreden Kimsenin Kalbi Parlar; Nûru Artar

Alvân Hamevî hazretleri büyük velîlerdendir. 1468 (H.873) senesinde doğdu. 1530 (H.936) senesinde Suriye’de Hama'da vefât etti. Şâfiî mezhebinden ve Şâziliyye tarîkatındandır. Memleketinde, zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Tasavvuf yolunu, Seyyid Ali bin Meymûn Magribî'den öğrendi. Bir vaazında şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Kânûni Sultan Süleymân Han, Zigetvar seferi esnâsında kaleyi kuşatınca, Pertev Paşa da Küle kalesini kuşatıp, topa tuttu. Zafer müyesser olmadı. Muslihuddin Efendi, Dimitrofça'dan talebelerini toplayıp, Küle'ye doğru yola çıktı. Muslihuddin Efendinin oraya ulaştığı gün, asker arasında zafer haberi yayıldı. Askerin mâneviyâtı çok yükseldi. Askerler, daha kale alınmadan birbirlerini tebrik ediyorlardı. Kısa süre sonra İslâm ordusu kaleyi fethetti. Muslihuddin Efendi, fetihten sonra Hüseyin Dede'ye; "Hemen bir araba bul, öğleyin çıkıp Zigetvar gazâsına yetişelim!" diye tenbih etti. Hüseyin Dede, arayıp taradı, münâsip bir şey bulamadı. Bütün arabacılar, askere erzak ve silâh yetiştir mekle meşgûldü. Gelip Muslihuddin Efendiye durumu arzetti. Muslihuddin Efendi; "Ne yapıp yapmalı, bir araba bulmalıyız. Bütün erenler, gazâya çıktılar." dedi. Hüseyin Dede, yeniden araba aramaya çıkıp, ikindiye doğru bir araba buldu. O gece Travnik kasabasına vardılar. Ertesi gün ikindi saatine doğru, havâlideki nehre ulaştılar. Ancak yakında konak yeri olmadığından, bir saldırı tehlikesi vardı. Bunun için köprüden geçmeyip yukarıdan dolaştılar. Cumâ günü seher vakti kalkıp, öğle vaktinden sonra Şikloş'a yetiştiler. Oradan da sevenleri yanlarına katılıp, akşama doğru pâdişâhın ordusuna ulaştılar. Ertesi gün savaş alanına vardılar. Çok geçmeden hisâr tutuştu, yanmaya başladı. Bir müddet sonra da İslâm bayrağı Zigetvar kalesi burçlarında dalgalandı.

Vehbi Tülek

Kadizade Rumi (musa Paşa)

Vehbi Tülek

Turhanoğlu Ali Bey

Vehbi Tülek

Bir KurÂn-i Kerim, Bir SelÂm-i Şahane Ve Hilafetin Gücü

Vehbi Tülek

"Hilafet nedir ve niçin bu kadar önemlidir?" Bu soruların enteresan cevaplarını Rıza Tevfik şöyle anlatıyor;İngilizlerin parmağı olan 31 Mart Hadisesinin tertipçilerinden olan Rıza Tevfik, bu ihtilal sonrası İngiliz sefaretine gittiğinde çok soğuk karşılanır. Rıza Tevfik bunlara bir mana veremez. Bir süre sonra ingiltereye gittiğinde ingilterenin Türkiye büyükelçisi Lord Nicholson'ı ziyaret eder ve bu soğuk karşılamanın nedenini sorar ve şu ibretli cevabı alır: -Biz jön Türkleri teşvik ettik çünkü ihtilal olacak ve sultanla hilafet alaşağı edilecekti. Fakat aldandık, beklediğimiz neticeyi alamadık. Gerçi Kanun-i Esasi geldi fakat sultan ve hilafet yerinde kaldı." Bu cevap üzerine Rıza Teyfik şu soruyu sorar; -İngiltere Devleti'ni hilafet müessesesi neden bu kadar ilgilendiriyor.?"-Haa biz Mısır'da, Hindistan'da İslam kitlelerini idaremiz altına alabilmek için milyonlar ca altın harcadık, muvaffak olamadık. Halbuki sultan yılda bir defa bir selam-ı şahane, bir de hafız Osman hattı Kur'anı Kerim gönderiyor, bütün İslam ümmetini hudutsuz bir hürmet duygusu içinde emrinde tutuyor."

Devlet Adamlarina Altin Öğütler

Vehbi Tülek

Eğri Fatihi Iii. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Osmanli’nin Son Abd Büyükelçisi

Vehbi Tülek

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Vehbi Tülek

Sözümüzün Netîcesini Görürsün

Vehbi Tülek

Senin Gibi Bir Kumandanin Kilici Alinmaz

Vehbi Tülek

Sultan I. Murad Hanin Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Bekr Cüzcânî

Ebû Bekr Cüzcâni hazretleri kelam ve Hanefi fıkıh âlimlerindendir. Horasan'da Cûzcân'da doğdu. İlk tahsilinden sonra Bağdad'a giderek zamanın büyük âlimlerinden fıkıh ve kelam dersi aldı. Ebû Nasr İyâdi ile Ehl-i sün­net itikadı mezheb imamlarından Ebû Mansûr Mâtüridi hazretleri, Cûzcâni'nin en meşhur talebeleridir. Cûzcâni hazretleri, dokuzuncu yüzyılın ikinci yansında vefat et­ti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mecdeddîn Mûsulî

Vehbi Tülek

Mecdeddin Mûsuli hazretleri, Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1203 [h.599] senesinde Kuzey Irak'ta, Musul şehrinde dünyaya geldi, 1285 [h.683] senesinde vefât etti. "Muhtâr" ve bunun şerhı olan "İhtiyâr" kitâbları meşhûrdur.

Mûsuli hazretleri, vefatından kısa bir zaman evvel buyurdu ki:

Ne­ne Ha­tun Ve ­kar­de­şi Ha­san

Vehbi Tülek

Sadık Bir Asker Yozgatlı İbrahim

Vehbi Tülek

Yine Çanakkale'deyiz... Bugün de harp meydanında yaralanan bir zabitimizin hatıralarından uzanıyoruz o günlere... Vefakârlık neymiş sadakat neymiş hadi birlikte okuyalım...

her Üzüntü Fazîlettir!..

Vehbi Tülek

Sizden Öncekileri Cimrilik Helak Etti

Vehbi Tülek

Öfkeden Intikam Hırsı Hüzünden Dert Doğar!

Vehbi Tülek

İbrahim Edhem Hazretleri

Vehbi Tülek

Her Şey Onun Kudreti Ve Kuvveti Altındadır

Vehbi Tülek

Ebû Bekr El-ferrâ Hazretleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Ölüyü Diriltemem

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Anzakli Ömer

Gül Yaprağı

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek