Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.069.941

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Pâdişâhın Meşhur 'dîvân Sohbetleri'nde Bulunan Zat

Ahmed Kuseyrî hazretleri Osmanlı evliyâsındandır. 1549 (H.956) senesinde Antakya'da vefât etti. Temel din bilgilerini büyük bir velî ve âlim olan babasından öğrendi. Babası talebeleri huzûrunda ona Halvetî tarîkatından icâzet verip, hırkasını giydirdi. Sohbetlerine ve derslerine pekçok kimse gelip istifâde ederdi. Kânûnî Sultan Süleymân Han onu İstanbul'a dâvet etti. İstanbul'a gidip pâdişâhın meşhûr dîvân sohbetlerinde bulundu. Pâdişâh hürmet ve ikrâm gösterdi. Rütbeler ve nişanlar verdi. Osmanlı Devletine sadâkati ve hizmeti ile çok takdir toplamıştır. Türbesinde bir Osmanlı sancağı, sorguç ve tuğ târihî bir hâtıra olarak durmaktadır.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ii.mahmud Han’in İlim Ve Sanat Aşki

İkinci Mahmûd Hanın ilmi fazla olup, dini, fenni, teknik, askeri, idâri ve sanat sahalarında kendisini çok iyi yetiştirmişti. Dindar, akıllı, zeki, çalışkan olup, gayret ve azim sâhibiydi. Şâirdi. Adli mahlasıyla şiir yazardı. İlim, sanat adamlarına ve eserlerine çok alâka gösterirdi. Onlara kıymet verip, himâye ederdi.Ülkenin imârına, ilim, sanat, hayır ve sosyal müesseselerine önem veren İkinci Mahmûd Han, pekçok eser yaptırdı. Bâyezid Yangın Kulesini; Unkapanı ile Azapkapı arasındaki şimdi Unkapanı Köprüsü denilen Mahmûdiye Köprüsünü; Beylerbeyi ve Çırağan saraylarını; Tophâne'de Nusratiye, Bahçekapı'da Hidâyet, Üsküdar'da Adliye, Arnavutköy sâhilinde Tevfikiye câmilerini yaptırdı. Hazret-i Hâlid'in türbesini mükemmel tâmir ettirip, iyi bir hattat olduğundan sandukası pûşidesi üzerindeki yazıyı kendi el yazıları ile yazdı. Yine güzel bir hüsnü hatla yazdığı Lefkoşe'de Selimiye Câmiinde asılıdır. Tophâne'de Kâdiri Câmii ve tekkesini tâmir ettirdi.İkinci Mahmûd Han, 1820 senesinde Hücre-i saâdete hediye ettiği şamdanla birlikte gönderdiği aşağıdaki yazı, Osmanlı Sultanlarının Resûlullah'a olan hürmet ve muhabbetlerinin bir vesikasıdır:Şamdan ihdâya eyledim cüret yâ Resûlallah!Murâdım der-i ulyâya hizmet, yâ Resûlallah!Değildir ravdaya şâyeste, destâviz-i nâçizim,Kabûlünle kıl ihsân u inâyet, yâ Resûlallah!Kimim var hazretinden gayrı, hâlim eyleyem i'lam,Cenâbındandır ihsân u mürüvvet, yâ Resûlallah!Dahilek, el-emân, sad el-emân, dergâhına düşdüm,Terahhüm kıl, bana eyle şefâ'at yâ Resûlallah!Dü-âlemde kıl istishâb bu Han Mahmûd-i Adliyi,Senindir evvel ü âhırda devlet yâ Resûlallah!Mısır, Yanya ve Mora gibi vilâyetlerin isyânı ve yeniçerilerin kazan kaldırmaları, yok edilmeleri ve Rus ordularının saldırmaları sırasında Sultan Mahmûd Han, Mekke ve Medine'yi ancak tamir edebilmiş, kendisinden sonra oğlu Abdülmecid Han, bunları tezyin için şaşılacak bir himmet ve gayret göstermiştir.

Vehbi Tülek

44 - Rodos Zaferi

Vehbi Tülek

68 - Geriye Bakan İki Göz Olacağina İleri Bakan Bir Göz Olsun

Vehbi Tülek

Bu Aslan İstirahat Etsin

Vehbi Tülek

1762 yılında Prusya kralı II. Frederik, Fransa, Avusturya ve Rusya ile harp halindeydi. Frederik, Osmanlı devletinden yardım istedi. Sadrazam Ragıb Paşa, yardım etmeğe niyetli değildi. Devrin padişahı III. Mustafa, Ragıb Paşa'ya kızarak:

"Bre Lala, ne düşünürsün? Eğer para lazımsa Edirnekapı'dan Rusçuk'a kadar altın döşeye bilirim" dedi. Ragıb Paşa da:"Devlet-i Aliyyemiz eskiden beri yapmış olduğu savaşlarda bir muharip aslan olduğunu düşmanlara göstermiştir. Fakat şimdiki halde tırnakları aşınmış, dişleri dökülmüştür. Muharebe esnasında düşman bu halimizi anlarsa vaziyet müşkil olur. Bırakalım bu aslan istira hat etsin" cevabını verdi.

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

İki Milyon Sterline Banko

Vehbi Tülek

82 - Edirne Nasil Kaybedildi

Vehbi Tülek

76 - İstanbul'un Manevi Fatihi

Vehbi Tülek

“pösteki Saymak”

Vehbi Tülek

Napolyon Ve Sultan Iii. Selim

Vehbi Tülek

Naime Sultan

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Seyyid Ahmed Tahtâvî

Seyyid Ahmed Tahtâvi hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. Mehmed Emin Tokâdi hazretlerinin soyundandır. Babası Mısır'da görevli bir Osmanlı müderrisi idi. 1231 (m. 1816)'da Mısır'da vefat etti. Kendi adıyla meşhur olan fıkıh kitabında şöyle buyurmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hadîs âlimi Ali Bin Fudayl

Vehbi Tülek

Ali bin Fudayl, hadis âlimidir. Büyük velilerden Fudayl bin İyad'ın oğludur. Vera ve takvası çok fazlaydı... Bir gün ağlıyordu. Babası Fudayl bin İyad;
-Yavrucuğum, niçin ağlıyorsun? diye sordu. Şöyle cevap verdi:
-Ey babacığım! Eğer kıyâmet günü bir araya gelemezsek, hâlimiz nice olur? Onun için ağlıyorum!..
Bunun üzerine Fudayl hazretleri oğluna buyurdu ki:
-Yavrucuğum Abdullah bin Mübârek buyuruyor ki; Allahü teâlâ için dünyâdan kesilen kimsenin hali ne güzeldir...
Ali bin Fudayl bu sözleri duyunca düşüp bayıldı.

Aza Kanâat Etmiyor, Çokla Doymuyorsun

Vehbi Tülek

ben Onun Ilmine Hürmet Ettim...

Vehbi Tülek

İlme âlime önem vermek, hürmet etmek gerekir. Aksi takdirde bunlar devam etmez. Hazret-i Şa'bi anlatır: "Bir gün binmesi için, Zeyd bin Sâbit'e "radıyallahü teâlâ anh" katırını yaklaştırdım. O sırada Abdüllah bin Abbâs "radıyallahü teâlâ anh" gelerek üzengiyi tutmak istedi.

Bursalı Esîrî Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Şüphe Etmek Küfre Sebep Olur

Vehbi Tülek

Namaz Kılmayanın Dîni Yıkılır

Vehbi Tülek

Yûsuf Bin Alî El-hüzelî

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Mûsâ El-kûfî

Vehbi Tülek

Sabırla, Bütün Işler Yolunda Gider

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Evliyalar Ölmez İmiş

Evliyalar Ölmez İmiş

Ankara'nın Zülfazl (günümüzde Solfasol deniyor) köyünden çok temiz, çok saf bir genç, askere gidiyormuş. Babasından kalma bir kaç altını, anasından kalma birkaç mücevheri varmış. Delikanlının derdi asker dönüşü evlenmek; servetini içine koyduğu küçük sandığını emanet edeceği, güvenip, bırakacağı kimseciği de yok. Düşünüyor, tasınıyor, acaba ne yapsam, diye sızlanıyor... Derken, bir gece rüyasında Hacı Bayram'ı görmez mi? "A! be Selim cik, ne düşünüp duruyorsun getir sandığını, bana bırak!" diyor. Selim oğlan, ertesi günü, sevine sevine Ankara'ya geliyor, doğru türbedarın önüne dikiliyor, hal, keyfiyet böyle, böyle... diye meseleyi anlatıyor. Türbedar da uyanıklardanmış, gece o da haberini almışmış. Getiriyorlar sandığı, Hazretin başucuna bırakıyorlar. Sandık deyince, öyle koca bir şey sanılmasın, ancak bir çanta kadar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Anzakli Ömer

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Sakin Kalyona Binme

Allah Diyen Genç

İmanı Ona Kafidir

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek