Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.210.218

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yüz Yaşında Müslüman Olan Hristiyan Din Adamı

Ali Bekkâ hazretleri büyük velîlerdendir. 1174 (H.570) senesinde doğdu. 1271 (H.670)de vefât etti. Kudüs civârına yakın bir yerde zaviyesi, tekkesi vardı. Ali Bekkâ hazretlerinin çok ağlamasının ve "Bekkâ" çok ağlayan lakabının verilme sebebi şöyle anlatılır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

LÂ İlÂhe İllallah

I. Dünya savaşının ilk yıllarında Doğu cephesinde Ruslara karşı çetin bir mücadele verildi. Bu çatışmalar sırasında bir çok Osmanlı asker ve subayı da esir düştü. Ruslar bu esirleri, sür'atle cephe gerisine, Kafkasya'ya naklettiler. İlk durak, Azerbaycan'daki Bakû şehrinin karşısındaki Najin adasıydı. Oradaki kamplarda toplananan esirler daha sonra Sibirya'ya naklediliyordu. Sibirya'da 4 uzun yıl geçti. Bu 4 yıl boyunca kamplarda konuşulan tek şey "Firar" idi. Hep onu düşündüler, konuştular, planladılar. Neticede küçük gruplar halinde kaçılma sı kararlaştırıldı. Binbaşı İbrahim Bey, Sivaslı Mülazım Ahmed Bey, Havran'lı Hamdi bey ve Sivas'lı Yedek Asteğmen Küçük Ahmet bey, beraber kaçacaklardı. Diğer arkadaşları da böyle gruplar yapmışlardı. Cuma gecesi son hazırlıklarını yaptılar. Peksimetlerini, kavurmalarını kontrol ettiler. Fakat İbrahim Bey son anda bu grubun ikiye bölünmesini teklif etti. Yakalanırlarsa, hiç olmazsa diğer arkadaşlarının kurtulması ihtimalini düşünüyorlardı. Öyle yaptılar.-Nikolinski kasabasına vardığınız zaman ekmekçi Klement size yardım edecek. Para ve rapiska (kimlik) verecek. Kendinizi belli etmeden onu bulun. Kimseyi şüphelendir meyin. Belki orada buluşuruz. Oradan da trenle ver elini Anadolum. İnşaallah vatanımıza kavuşuruz.Sonra da helallaştılar.

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Ticaret Ahlaki Ve Hollanda

Vehbi Tülek

Seni Dervişliğe Kabul Edemem

Vehbi Tülek

Harp İlanindan Vazgeçsin

Vehbi Tülek

Hâfız İsmâil Paşa, Ömer Rızâi hazretlerinin zaman zaman ziyâretine gider ve duâlarını istirham ederlerdi. 1805 yılında Sadâret makâmına geldikleri zaman bir gün Sultan Üçüncü Selim Han; "Seksen bin asker hazır eyledim. Tuna boyuna göndermek murâdımdır." diye emir buyurdular. Bu emri alan İsmâil Paşa derhal Şeyh hazretlerine gelerek durumu bildirdi ve teveccühleri ile hayır duâlarına mazhar olmak istedi. Lâkin Ömer Rızâi hazretleri hiç bir söz beyan etmedi. O gece rüyâlarında hazret-i Ebû Eyyûb el-Ensâri hazretlerinin türbe-i şeriflerine dâvet olundu. Vardıklarında kıbleyi şerife karşı oturan iki muhterem zât gördü. Onlar da Ömer Rızâi Efendiyi gördüklerinde; "Gel yâ Şeyh Ömer! Bizleri bilir misin? Ben Fâtih Sultan Mehmed' im bu da oğlum Bâyezid'dir. Sultan Selim oğlum Tuna cihetine asker göndermek ister. Ancak şimdi vakti değildir. Terk eylesün. Fesâda sebeb olur, haber ver." diye emir buyurdu. Ömer Rızâi hazretleri bu vakayı derhal İsmâil Paşaya yazarak haber verdi. Bunun üzerine harp ilânın dan vazgeçildi. Ancak 1806'da sadârete getirilen İbrâhim Hilmi Paşa döneminde Rusya'ya harp ilânı ile çıkan savaş ülke içinde fitne çıkarmak isteyen Nizâm-ı Cedid düşmanlarını harekete geçirdi. Kabakçı Mustafa adındaki bir âsinin liderliğinde kısa zamanda büyüyen isyan, Üçüncü Selim Han'ın tahttan indirilmesine ve nihâyet şehid edilmesine kadar vardı.

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Zenbilli Ali Efendi

Vehbi Tülek

Canli Kuzu

Vehbi Tülek

Tuzlu Kahve

Vehbi Tülek

İskender Paşa

Vehbi Tülek

Çal Çoban Çal

Vehbi Tülek

Kazliçeşme

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Leys Bin Hâlid El-bağdâdî

Leys bin Hâlid el-Bağdâdi hazretleri Kırâat-i seb'a imamlarından Kisâi'nin meşhur iki râvisinden biridir. Kıraat ilmini, kırâat-i seb'a imamlarından olan Ali bin Hamza el-Kisâi'den öğrendi ve onun önde gelen ta­lebeleri arasında yer aldı. 240 (m. 854)'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dil Ile Söylemekle Niyet Edilmiş Olmaz

Vehbi Tülek

Nâsırüddin Muhammed Konevi hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. Aslen Konyalı olup 679 (m. 1280)'de Şam'da doğdu. Devrinin büyük âlimlerinden fıkıh ilmi tahsil edip fetva icazeti aldı. 764 (m. 1363)'de burada vefat etti. "Şerhu'l-Menâr" isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Âlim Geçinenlere Aldanma, Meclislerinde Bulunma!

Vehbi Tülek

Yûsuf Bin Alî El-hüzelî

Vehbi Tülek

Yûsuf bin Ali el-Hüzeli hazretleri kıraat âlimidir. 403 (m. 1013)'de Cezayir'deki Biskra'da doğdu. Kıraat tahsili için Mı­sır, Hicaz, Şam, Irak, İsfahan, Horasan, Mâverâünnehir ve Türk dünyasını gezdi. 465 (m. 1073)'de Bağdad'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Biz De Kendimizi Fıkıh âlimi Sanırdık!

Vehbi Tülek

Helâli, Haramı, Farzı, Vâcibi Öğrenmeliyiz!

Vehbi Tülek

şim­di Cen­net E­vin­de­yim...

Vehbi Tülek

buraya Gelenleri Muradına Kavuştur

Vehbi Tülek

İzzeddîn Türkmânî

Vehbi Tülek

O, Kusurlarımı Söylüyor Diğerleri Ise Beni Övüyor

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Altıyüz Dirhemlik İp

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Abdullah El-acemî

Korkma!

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek