Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.387.862

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Saâdetli, Akıllı Olanlar Acılardan Tat Alırlar

Abdülhamîd Şirvânî hazretleri büyük velilerdendir. Azerbaycan’da Şirvan’da doğdu. 1882 (H.1300) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. İlim tahsiline küçük yaşta başlayan Abdülhamîd Şirvânî, bu maksatla, İstanbul ve Mısır gibi, zamânın ilim merkezi olan yerlere giderek büyük âlimlerin sohbetlerinde bulundu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Çolak Hasan

Çolak Hasan yeniçeri olmak istiyordu. Acemi ocağına başvurdu. Fakat Ağa , onu ocağa kabul etmedi. Hasan'ın boynu büküldü. Sonra çolak elini gizlemek için bedenine yaklaştırdı ve kendi kendine;"Artık hiçbir zaman savaşa katılmayacağım, yeniçeri olamayacağım" diyerek evine gitti. Çolak eline aka baka ağlamaya başladı. Devrin büyük âlimlerinden Hoca Sadeddin Efendi, sarayın bahçesinde gezintiye çıkmıştı. Hasan'ın ağlama sesini duydu ve sesin geldiği tarafa yürüdü. Hasan'a niçin ağladığını sordu. Hasan, çolak elini arkasına saklayarak gözyaşlarını gizlemeye çalışıyordu. Sadeddin Efendi ona; "Derdini söyle de bir çaresini bulmaya çalışalım" dedi. Hasan;"Çaresini bulamazsınız" deyince, Hoca;"Sen yine de söyle" dedi.

Vehbi Tülek

Şu Anda Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Cephede Bir Bayram Namazi

Vehbi Tülek

Çanakkale Harbi'nin devam ettiği günlerde, bir Ramazan Bayramı arefesiydi. Cephe kumandanı Vehip Paşa, 9'uncu Tümen'in genç imamını çağırarak mahzun bir şekilde istemeye istemeye şunları söyledi:" Hâfız, yarın Ramazan Bayramı! Asker toplu olarak bayram namazı kılmak istiyor. Ne dediysem, vaz geçiremedim. Ancak böyle bir şey, pek tehlikeli; yani senin anlayacağın, düşmanın arayıp da bulamayacağı toplu bir imhâ fırsatı olur. Münâsip bir dille bunu erâta sen anlatıver!..İmam Efendi, Paşa'nın yanından henüz ayrılmıştı ki, karşısına nûr yüzlü bir zât çıktı ve:" Evlâdım! Sakın ola askerlere bir şey söyleme! Gün ola hayır ola; Allah Teâlâ, nasıl dilerse öyle olur... dedi.

Senin Gibi Bir Kumandanin Kilici Alinmaz

Vehbi Tülek

Çariçe Katerina Ve Osmanli Tokadi

Vehbi Tülek

Aldiğimiz Fiyata

Vehbi Tülek

Mimar Sinan

Vehbi Tülek

İngiliz Kraliçesi I. Elizabeth Osmanli Himayesinde

Vehbi Tülek

Mimar Sinan’in Yumurtalari

Vehbi Tülek

Bir Salkim Üzüm

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Günah Işlemekten Bir Türlü Kurtulamıyorum

Seyfeddîn Muhammed Saîd hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1872 (H.1289) senesinde Cizre'de doğdu. Tahsil çağı geldiğinde Şeyh Muhammed Ali Tavîlî'nin yanında ilim öğrenmek için gitti. Muhammed Ali Tavîlî'nin sohbetleriyle kısa zamanda kemâle geldi. Hocası ona icâzet vererek Cizre'ye halîfe tâyin etti. Muhammed Saîd, Cizre Ulucâmi'de ders vermeye, vaaz ve nasîhatlerde bulunmaya başladı. Birçok kimse Muhammed Saîd'in sohbetlerinde doğru yola kavuştu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

benim Affı Ve Ihsânı Bol Olan Rabbim Var

Vehbi Tülek

Büyük âlim Sâbit-i Benâni hazretleri, sâlih zâtlardan birisi için şöyle buyurdu: Bir gün salih bir zât, arkadaşlarına; "Rabbimin beni andığı zamanı biliyorum" dedi. Arkadaşları buna hayret ettiler. "Pekâlâ, bu nasıl olur?" dediler. O da; "Ben, Allahü teâlâyı andığım zaman. Çünkü Allahü teâlâ, kul kendisini anınca, O da, kulunu anacağını bildiriyor" dedi.

En Ağır Hastalık, Cimrilik Hastalığıdır

Vehbi Tülek

İtikadda Gevşeklik Affolunmaz

Vehbi Tülek

Muhammed Tâcüddin Merrâkûşi hazretleri Şafii mezhebi âlimlerindendir. 700 (m. 1300)'de Mısır'da Münye'de doğdu. 752 (m. 1351)'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Ölümden Önce Olan Her Şeye Dünyâ Denir

Vehbi Tülek

​ehl-i Sünnet Itikatını Bilmemek

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Kettânî

Vehbi Tülek

Kur’an Için Inen Huzur Bulutu

Vehbi Tülek

Kişinin Güzelliği, Sözünün Güzelliğidir

Vehbi Tülek

Temeşvarlı Ahmet Ağa

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Yuhçu Baba

At Hirsizi

İcÂzetin Sirri

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek