Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.831.727

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beş Şey Vardır Ki Katı Kalplere Ilaç Olur

Ebû Rebâh Dücânî hazretleri Osmanlı âlimlerinden olup kerâmet sâhibi velîlerdendir. 1809 (H.1224) senesinde, günümüzde İsrail’de bulunan Yafa'ya bağlı Beyt-i Dücan köyünde doğdu. İlk tahsilinden sonra amcası Şeyh Selîm Dücânî ile Yafa'ya gitti. Yafa'da amcasından ve birçok âlimden ilim öğrendi. Bütün dînî ilimler ve tasavvuf yolunda icâzet aldı. 1877 (H. 1294) senesinde Yafa'da vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kara Mehmet Paşa

Mehmet Paşa, Ulukışlalı bir Türkmendir. Asıl lâkabı "Oğuz" olmasına rağmen, İslâm harf lerindeki Kef ve Kaf harflerinin karıştırılmasından dolayı, hasımları onu "Öküz" diye anarlar. Babası Kumkapı semtinde öküz nalbantlığı yaptığı için, kendisini aşağılamak maksadı ile de kullanırlar bu sıfatı. Politikanın cilvesi işte. Ama tarihler, Mehmet Paşa'dan "Edib-i vakûr, vezir-i sahip-şuur" olarak bahsederler.Mısır Vâliliği, Osmanlı Devleti'nin ilk sırada yer alan gelir ve vergi kaynağıdır. O yüzden, hemen herkes, kısa zamanda zengin olabilmek için Mısır'a tayinlerini isterler. Kara Mehmet Paşa, bu göreve 27 yaşında iken tayin edilir. Sultan I. Ahmet Hân, yakışıklı ve namuslu genç vâliye, 17 yaşındaki kızı Gevher Sultan'ı verir. Hanımı yanında olduğu hâlde yola çıkar.

Vehbi Tülek

“pösteki Saymak”

Vehbi Tülek

Mimar Sinandan Mektup...

Vehbi Tülek

Aşçi Yahya Baba Ve Sultan Ii. Bayezid

Vehbi Tülek

Aşçı Yahyâ Baba sâdece insanları değil, bütün mahlûkâtı severdi. Her gün yemek dağıtımından sonra artan pilavı Tunca balıklarına dökerdi. Bir süre sonra oranın anbar memuru; "Her gün pilavlar Tunca Nehrine dökülüyor. Demek ki fazla geliyor. Verilen pirinç mikdârını azaltın." diye emir verdi. Kilerci her gün artan pilav kadar az pirinç vermesine rağmen, her zamanki kadar pilav arttı. Aşçı Yahyâ Baba yine bu pilavı kepçe kepçe Tunca balıklarına serpti. Onlar yedikçe o doyuyordu. Her gün pirinç azaltılmasına rağmen sonuç değişmedi. Öyle oldu ki, durum pâdişâha aks etti. Sultan da denemek istedi. Kararlaştırılan günde bütün misâfirler yemeklerini yediler. Yemek yiyenler her zamanki misâfirden fazla ve pirinç mikdârından az olmasına rağmen pilav yetti ve arttı. Yahyâ Baba balıkların nasibini nehre dökeceği sırada Sultan Bâyezid-i Veli'nin; "Yahyâ Baba! Bu yaptığın isrâf değil midir?" demesi üzerine, binlerce balık başını sudan çıkarıp; "Sultânım! Devletin artığını bize çok mu görüyorsun?..Senin devletinin ikrâmı sâdece insanlara mıdır?" dedi. Aşçı Yahyâ orada secdeye kapanarak rûhunu teslim etti. Onun büyüklüğünü anlayamayanlar, yaptıklarına çok pişmân oldular. Muhteşem bir cenâze merâsimi ile külliyesinin kuzey tarafındaki bahçeye defnedildi.

KinalizÂde Ali Çelebi

Vehbi Tülek

Kirimli Ahmet

Vehbi Tülek

Ben Yerimden Bir Adim Bile Kipirdamam

Vehbi Tülek

Tek Başina Bir Ordu: Ebussuud Efendi

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve İznik’in Fethi

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

İdris Baba Ve Hasan Paşanin Hirkasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Maddi Ve Manevi Rızıkların Dağılımı

Âşık Efendi, Kanuni Sultan Süleymân zamanında Edirne'de yaşamış büyük velilerdendir. Edirne yakınlarında Âhûr köyünde doğdu. 975 (m. 1567)'de İstanbul'da vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Melekler Kıymetlidir Cinniler Ise Hakîrdir

Vehbi Tülek

Muhammed bin Ahmed el-Utbî hazretleri Mâlikî fıkıh âlimidir. Endülüs’te (İspanya) Kurtuba’da (Cordoba) doğdu. Buradaki tahsilinden sonra Mısır ve Tunus-Kayrevan’da Mâlikî fıkıh âlimlerinden fıkıh ilmi öğrendi. Memleketine dönerek talebe yetiştirdi. 255 (m. 869)’da vefat etti. “el-Utbiyye” isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Tamah Ve Cimrilikten Sakınmak Lâzımdır

Vehbi Tülek

İbn-ür-rıfâî'yi Üzen Adam!..

Vehbi Tülek

Tâcüddin bin Rıfâi, kerâmet ve faziletler sâhibi idi. On üçüncü asrın ikinci yarısında yaşamıştır. Bu mübarek zatın bulunduğu yere yakın bir belde olan Hasankeyf'te, fakirlere âit bir vakıf ve buraya âit arâziler vardı. Bu vakfın ve arâzilerin mesulü, Muhammed bin Verşâne isminde biri idi. İbn-i Verşâne, bir gün fakirlerle birlikte İbn-ür-Rıfâi hazretlerinin yanına geldi...

İnsan Yaptıklarının Takdir Edilmesini Ister

Vehbi Tülek

Şeytan Akıllı Müminin Yanında Duramaz

Vehbi Tülek

Hastalar, Seher Vaktinde Rahatlar

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerim Okumak Çok Büyük Bir Nimettir

Vehbi Tülek

İmâm-ı Gazâlî

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Günahını Affetti

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Yûsuf bin Hüseyin şöyle anlatır: "Mısır'a Zünnûn-i Mısri'nin yanına gittikten sonra, Rey şehrine dönüyordum. Bağdâd'a vardım. Dayım Abdullah bin Hâzır orada idi. Hacca gidecekmiş, yanına gittim:

-Nereden geldin? diye sordu:

-Mısır'dan gelip, Rey'e gidiyorum. Bir nasihat etmenizi isterim, dedim.

Buyurdu ki:

-Kabûl etmezsin!

-Ederim. dedim.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

İcÂzetin Sirri

Arkadaşlarımı Korumak Için

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek