Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.802.081

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Padişahın Iltifâtına Mazhar Olan Mübarek Zat

Harputlu Abdurrahmân Efendi Anadolu velîlerindendir. 1756 (H.1169) târihinde Elâzığ’ın Sivrice ilçesine bağlı Çöke köyünde doğdu. İlk tahsîlinden sonra Diyarbakır'da zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Sonra İstanbul'a gitti. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bağdad Gibi Yüz Kaleye Değerdin

Sultan IV. Murad 1638 senesi Ekim ayında, daha önceden İran'ın işgal ettiği Bağdad kalesini muhasara etti. Bir gün Dicle kenarında iken:

"Bağdad'ı fethetmeden İmam-ı Azam hazretlerinin türbesini ziyaret etmekten utanırım" diyordu. Her akşam siperleri geziyor ve askerin moralini takviye ediyordu. Hendekler dolmuş, kale duvarları birçok yerden yıkılmış olup yürüyüş zamanı geldiği halde yapılmıyordu. Muhasaranın 37.ci günü Vezir-i Azamı huzuruna çağırıp niçin nihai hücum yürüyüşünün yapılmadığını sordu. Vezir-i Azam:

"Padişahım sabroluna. Sonunda şehir fetholunacak, yürüyüşe zaman vardır. Askeri acele ile kırdırmayalım" dedi. Padişah:

"Senin namın, dilaverliğin ve şecaatin bu mudur? Tehirin manası nedir?" diye sorunca Vezir-i Azzam:

"Ben canımı padişaha feda etmişim. Tayyar kulunuz ölmekle bir şey olmaz. Allahü Teâlâ kaleyi bize ihsan eylesin" dedi ve ertesi gün kaleye hücuma kalkışıldı. Bazı kuleler ele geçirilerek bayrak dikildi. Tayyar Mehmed Paşa, elinde kılıç, yakınındaki bir kuleye hücum eden askerleriyle birlikte savaşıyordu. Kale düşmek üzereydi. O anda bir tüfek kurşunu gelip Vezir-i Azam Tayyar Mehmed Paşa'nın alnına isabet etti ve oracıkta şehid düştü. Padişah bu hadiseyi duyunca çok üzüldü ve:

"Ah Tayyar!... Bağdad gibi yüz kaleye değerdin" dedi.

Vehbi Tülek

41 - Çekirge Suyu

Vehbi Tülek

Hadim Sinan Paşa Ve Yavuz

Vehbi Tülek

MÂzeret Ortada

Vehbi Tülek

Tanzimat yıllarının meşhur şâirlerinden Kâzım Paşa, bir gün serasker kapısında Masârif Nâzırı'nın yanında otururken bir kadın gelip, birikmiş aylıklarını ister. Nâzır, havâle gelmediği ve tahsisat (ödenek) bulunmadığı için bahis mevzuu maaşı veremeyeceğini; eğer bir sonraki ayda gelirse, maaşını alabileceğini; çünkü o zaman bütçenin muhtemelen rahatlayacağını... uzun uzun anlatır. Ancak kadın ısrarcıdır... Darda olduğundan bahsederek sızlanmaya başlar... İşin uzadığını gören Kâzım Paşa, araya girer ve kadına Masârif Nâzırı'nı göstererek;" Hanım, der, ısrar etme artık. İşte mâzeret ortada... Bu ayı veremem diyor; fakat, belki öbür ayı verebilir; git sonra gel.

Kahraman Bir Türk Düşmani

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

Şaşiran ŞÂir

Vehbi Tülek

6 - Turgut Reis'in Esaret Yillari

Vehbi Tülek

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Eğri Seferi Ve Şemseddin Sivasi Hazretleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Celâleddîn Ömer Habbâzî

Celâleddin Ömer Habbâzi hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 629 (1232) yılında Mâverâünnehir şe­hirlerinden Hucend'de doğdu. İlk tahsilinden sonra Bağdat'a ve sonra Şam'a gidip Hanefi fıkhı tahsil etti. Şam'da Hâtûniyye Medresesinde vefatına kadar ders verdi. 691 (m. 1292)'de Şam'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmâm-ı Gazâlî

Vehbi Tülek

Çocukluğundan itibâren ilim tahsil eden Muhammed Gazâli, fıkıh ilminin bir kısmını kendi memleketinde okudu. Bir müddet sonra Cürcân'a giderek İmâm Ebû Nasr İsmâili'den ders aldı. Üç sene kadar Cürcân'da ilim öğrendi. Sonra tekrar memleketi olanTûs'a dönmek üzere yola çıktı. Memleketinde bulunduğu üç sene içinde âlim zâtların derslerine ve ilim meclislerine devâm etti. Üç yüz binden fazla hadis-i şerifi ravileriyle ezbere bilen İmam-ı Gazali hazretleri "Hüccetül-İslam" adıyla meşhurdur.

Ebû Said Makbûri

Vehbi Tülek

Geçim Darlığı Çeken Istigfâra Devam Etsin!

Vehbi Tülek

Sâdık bin Ali Ayderûsi hazretleri evliyanın meşhurlarındandır. 1588 (H.997) senesi Yemen'de Terim şehrinde doğdu. Seyyid olup, soyu Peygamber efendimize ulaşır. Yemen âlimlerinden tefsir, hadis, fıkıh ve başka ilimleri okudu. Tasavvuf ilminde yükseldi. Hocalarından icâzet aldı. Sonra Hindistan'a giderek Bendersûre şehrinde amcası Şerif Muhammed'i ziyâret etti. Sohbetlerinden istifâde etti. 1653 (H.1064) senesinde orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Hazreti Ali'nin Katili İbni Mülcem

Vehbi Tülek

Ebû Bekr-i Dükkî

Vehbi Tülek

senin Sonun Da Böyle Olacak!..

Vehbi Tülek

Talebe, Bütün Varlığı Ile Hocasına Bağlanmalıdır

Vehbi Tülek

Kâmil Bir Mümin Olmak Için

Vehbi Tülek

Büyük Velî Niyâzî-i Mısrî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bunlar Şarapti

Bunlar Şarapti

Kâdı Yâkûb şöyle anlatır:

Birgün Şam'da bir mescidin kenarındaydım. Orada bir köprü vardı. Hava çok sıcaktı. Abdullah el-Yuneyni, abdest almak için dereye indi. O sırada bir nasrâni, şarap yüklü katırı ile köprüden geçiyordu. Katır bir ara ürktü ve yük yere yıkıldı. Çevrede başka kimse yoktu. Abdullah el-Yuneyni, yukarı çıkıp bana; "Yükü yüklemeye yardım et!" dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Bülbülün Zikri

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Korkma!

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek