Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.693.420

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Talebe, Maksaddan Uzaklaştıran Şeylerden Uzak Durmalıdır

Muhammed bin Ahmed el-Mukrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Ahmed bin Hanbel'in oğlu Abdullah'ın talebesidir. Evliyânın meşhurlarından Cüneyd-i Bağdâdî'yi görmüştür. 976 (H.366) senesinde Nişâbûr'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bütün Mülkiyetler Mukaddestir

Sultan III. Mustafa zamanında topçuluğun ve donanmanın ıslahıyla görevli olarak Osmanlı devletine gelen Macar asıllı Fransız subayı Baron de Tott, " Memoires sur les Turcs et Tartares" adlı eserinde, Kanuni Sultan Süleyman devrinde geçen ilgi çekici bir istimlak mesele sini nakleder:"Süleymaniye Camiinin yeri tesbit edildiğinde, inşaatın yapılacağı arsanın tam ortasında, evini hiçbir suretle satmak istemeyen bir yahudi vardı. Çok büyük paralar teklif edilmesine rağmen Yahudi, kararından vazgeçmiyordu.Önünde bütün dünya ordularının mağlup olduğu ve bütün imparatorların eğildiği muhteşem Süleyman'ın, o Yahudiyi idam ettirirken, evini de yerle bir etmesi beklenirdi. Ne mutlu, davalarını adaletin hükmüne bırkan ve çevresindekilerin yargılarına değer vermeyecek kadar büyük bir ruh taşıyan hükümdarlara!... İşte Sultan Süleyman da böyle bir insandı. Kanunu çağırmak için tahtından indi. Şeyhülislama yazdığı mektupta şöyle diyordu:

Vehbi Tülek

Benden Bunlari İstemeyiniz

Vehbi Tülek

Denize Düşen Yilana Sarilir

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Şeyh Hamidüddin Aksarayi, Bursa'da bir fırın yaptırdı. Fırınına merkebiyle dağdan odun getirir, onunla ekmekleri pişirirdi. Ekmek küfesini sırtına alarak; "Somun! Müminler somun!" diye söyler, geçimini bu yolla sağlardı. Halk, bu fırıncıya "Somuncu Baba" der ve pişirdiği ekmeğin lezzetine doyamazlardı. Somuncu Baba ekmek satmaya başlayınca, herkes peşinden koşar, ekmeğini kapışırlardı. Somuncu Baba'nın fırını, Molla Fenâri Mahallesinde, Ali Paşa Çınarı civârında olup, iki gözlü idi. Fırının bitişiğinde de, ibâdet ettiği bir odası vardı. Odanın kıble cihetinde de, nefsini terbiye etmek için kullandığı bir Çilehânesi mevcûd idi. Hamidüddin hazretleri durumunu Bursa'da kimseye bildirmedi. Hep, halk içinde Hak ile olmağa gayret etti.

Kazliçeşme

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve İbrahim Gülşeni

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bayezid Ve Sari Saltuk

Vehbi Tülek

Vatikan’da Bir Osmanli Şehzadesi

Vehbi Tülek

Kendiliğinden Buralara Gelmez

Vehbi Tülek

İrlanda'dan Osmanli'ya Şükran

Vehbi Tülek

Derya Üzre Cami

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Putun Içinden Gelen Ses

Mecdüddin Ömer Dâni hazretleri hadis ve siyer âlimidir. 544'te (m. 1150) Endülüs'te (İspanya) Belensiye (Valencia) veya Dâniye'de (Denia) doğdu. Nesebi, baba tarafından eshab-ı kiramdan Dihye-i Kelbi'ye, anne tarafından Hazret-i Hüseyn'e (radıyallahü anhüma) dayanmaktadır. Endülüs'te tahsilini tamamladıktan sonra Mısır'a giderek talebe yetiştirdi. 633'te (m. 1235) Kahire'de vefat etti. Bu mübarek zat, bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ey Ebû Hanîfe! Sen Beni Iyi Tanıdın

Vehbi Tülek

Muhammed Derûri hazretleri Osmanlı Hanefi fıkıh âlimlerindendir. "İbn-i Sâig" diye meşhûr olmuştur. Şeyhülislâm Muid Ahmed Efendi'yle sohbet edip, Kudüs kadılığına tayin edildi. 1066 (m. 1656)'da Kudüs'de vefât etti. İmâm-ı A'zam Ebû Hanife hazretlerinin faziletlerini anlatırken buyurdu ki:

Müslüman Allah'tan Başkasından Korkmaz

Vehbi Tülek

Mücâhid Velîlerden Molla Ali Efendi

Vehbi Tülek

Molla Ali Efendi, serhad evliyâsının büyüklerindendir. Rumeli'nde gâziler arasında meşhûr olup, onların manevi desteği oldu. 1005 (m. 1596) senesinde Dimitrofça'da vefât edip, Eski Câmi yakınında defnedildi...
Ali Efendi, genç yaşında akli ve nakli ilimlerde ilerleyip, vakitlerini ibâdet ve Kur'ân-ı kerim okumakla kıymetlendirmişti...

Hidâyetullah Erbilî Hazretleri

Vehbi Tülek

Said Bin Amr Berzeî

Vehbi Tülek

Nihânî Çelebi

Vehbi Tülek

Hem âbid Hem Fakih Abdülmelik Taberî

Vehbi Tülek

Üsküdarlı Şair Mustafa Sâfî

Vehbi Tülek

Her Varlık, Allah'ı Tesbih Eder

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Abayi Yakmak

Gül Yaprağı

Başka Du Bilmez Misin?

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek