Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.931.682

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah'tan, Onun Talebem Olmasını Istedim

Şerefüddin Hakkârî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1074 (H. 467) senesinde Lübnan’da Ba'lebek’te doğdu. 1162 (H 557) senesinde Hakkârî’de vefât etti. Abdülkâdir-i Geylânî ve birçok zatın derslerinde yetişerek icazet aldı ve Hakkârî’ye giderek bir dergâh açtı, çok talebe yetiştirdi. Bunlardan Şeyh Lâhık, hocasının bir kerametini şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kazliçeşme

Ordumuzun İstanbul önlerine dayandığı günlerdir. Henüz bahardır ama hava iyi sıcaktır. Yedikule önlerinde toplanan askerler kırbaların dibinde kalan son damlaları da yudumlar ve su sormaya başlarlar. Öyle ya bu çocuklar daha yıkanacak, paklanacak, abdest alacaklardır. Fatih bu sıkıntıyı nasıl halledeceğini düşünürken üzerinden yaban kazları geçmesin mi. Genç sultan, süvarilerden birine kuşları işaret eder. Delikanlı okuna davranır, elini sadağına atar. Fatih "Hayır, hayır!" diye fısıldar, "Onları takip et. Kim bilir, belki de bir göle uçuyorlar." Süvari bir hamlede atına çıkar, hayvanını topuklar. Artık kazlar nereye, o oraya. Kuşlar Atışalan taraflarında alçalır alçalır ve berrak sulu bir gölceğize konarlar. Delikanlı önce suyun tadına bakar, sonra matarasını doldurup ordugaha koşar. Doğrusu bu su beklenenden ziyade ve umulandan tatlıdır. Mimarlar, ustalar derhal işbaşı yapar, rütbeliler bile künk taşırlar. Çok değil 5-10 gün sonra lülelerden su akmaya başlar. Fatih bu mutluluğu paylaşmak ister, çeşme başına gelir. O sıra bir sanatkârın kitabeye "adını" kazıdığını görür. Ustaya döner "niye ama" der, "suyu bulan ben değilim ki?" Vezir araya girer ve usulünce sorar: "Peki bu çeşme kimin adı ile anılsın?"-Kazların!Öyle de olur. Çeşmenin adı "Kazlıçeşme" kalır.

Vehbi Tülek

17 - Korkma!

Vehbi Tülek

Babiali Baskini

Vehbi Tülek

Ekmeğe 5 Para Bile Zam Yok

Vehbi Tülek

1899 Haziran ayında buğday fiyatlarında meydana gelen artış dolayısıyla ekmeğe de zam yapılması söz konusu olunca Sultan II. Abdülhamid Han duruma müdahele ederek özel kalem müdürüne şu irade-i seniyyeyi yayınlattırmıştı:"Buğday fiyatının artmasından dolayı ekmeğe beş para zam yapılması lüzumu Şehremaneti'nden (Belediye) duyurulmuştur. Bunun üzerine Padişah Hazretleri derhal emir vererek bir komisyon kurdurmuş ve ekmek fiyatlarının artmasını önleyecek tedbirlerin alınmasını irade buyurmuştur."Bu minval üzere kurulan komisyon meseleyi görüşüp, tedbir almıştı. Padişah, o kadar gaileler arasında ekmek fiyatlarıyla da ilgilenmişti.

Aşçi Yahya Baba Ve Sultan Ii. Bayezid

Vehbi Tülek

Bir Şehîdin Son Sözleri

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Akillilarin Duraği

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

Düğün-bayram Alayina Gitmiyor Ya!

Vehbi Tülek

Otlukbeli Savaşi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdüllatîf Muhibbî

Abdüllatif Muhibbi hazretleri tefsir, hadis ve fıkıh âlimidir. 966 (m. 1559)'da doğdu. 1023 (m. 1614)'de Şam'da vefât etti. Yazmış olduğu eserlerden Tefsir-i sûret-il-Feth'de buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Harezm Valisi Hakem El Gıfari

Vehbi Tülek

Hakem el Gıfari (radıyallahü anh) Eshab-ı kiramdandır ve Ebu Zer-i Gıfari hazretlerinin kardeşidir. Hicaz'daki Gıfar kabilesindendir. Ağabeyi Ebu Zer'in tavsiyesiyle, kardeşi Rafi ile birlikte Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) huzuruna gelerek Eshab-ı kiramdan olma şerefine kavuşmuştur...

Kerametler Menbaı Ahmed Şemseddîn

Vehbi Tülek

Filibeli Tevfik Efendi

Vehbi Tülek

Tevfik Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. 1796'da Bulgaristan'da Filibe'de doğdu. İlk tahsilinden sonra İstanbul'a geldi. Burada medrese tahsilini yapıp, Bolu-Mudurnu'da ders vermeye başladı. 1929'da, 133 yaşında orada vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Seher Vaktinde Istigfâr Etmeyi Ganîmet Bil!

Vehbi Tülek

senin Hâllerin Tamamlanmadı

Vehbi Tülek

Yusufzade Hasan Hocaefendi

Vehbi Tülek

Zünnun-ı Mısri Ve Konuşmayan Genç

Vehbi Tülek

Her Dilediğimi Ihsân Etti

Vehbi Tülek

Seyyid Ahmed Rıfâî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Sonunda Orta Yolu Buldular

Fani Dünya

Abdullah El-acemî

Abayi Yakmak

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek