Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.903.087

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Mezheb Imâmlarının Sözlerini Ancak âlimler Açıklayabilir!

İmâm-ı Şa'rânî hazretleri Mısır evliyâsının büyüklerinden ve Şafîi mezhebi fıkıh âlimidir. Mısır'ın Kalkaşend kasabasında 1493 (H.898) de doğdu. 1565 (H.973) de Mısır'da vefât etti. Genç yaşında ilim tahsiline başlayarak, hadîs ve fıkıh ilimlerinde ehliyet kazandı. Tasavvuf yolunda da çalışarak, pekçok velînin feyiz ve teveccühlerine kavuştu. Bunların başlıcası, Aliyy-ül-Havvâs hazretleridir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Orhan Gazi Ve Pelekanon Savaşi

Osmanlı Devletinin ikinci sultânı olarak tahta geçen Orhan Gâzi, Alâaddin Paşayı vezir tâyin etti. Devlet Merkezi Yenişehir'den Bursa'ya nakledildi. Askeri, idâri faâliyetlere ağırlık verilip, iktisâdi müesseseler kuruldu. Aşiret kuvvetlerine ilâveten "yaya" denilen piyâde sınıfı orduya dâhil edildi. Orhan Gâzi, 1327'de Bursa'da gümüş akçesini darbettirdi. Tâyinlerde bulunup, Akçakoca'ya Kandıra, Kara Mürsel'e İzmit Körfezinin güneyi ve Abdurrahmân Gâziye de yeni fethedilen Aydos ve Samandra'nın idâresi verildi. Bu kumandanlar, bulundukları mevkilerde fetihlerle de vazifeliydiler.

Vehbi Tülek

Fatih’in Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Merhameti

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Hân'ın babası Sultan II. Murad Hân devrinde, bir gün sadrâzam askere mûtad ulûfesini dağıttıktan sonra, padişahın huzuruna girmiş ve durumu şöyle rapor etmişti:"Devletlû Hünkârım, asâkir-i hümâyuna ulûfesini dağıttık. Ancak bir miktar akçe arttı. Ferman buyurursanız, ihtiyat akçesi olarak hazine-i hâssaya koyup saklayalım..." Sadrâzam, paranın artması haberine padişahın sevineceğini umuyordu. Fakat yanıldığını anlamakta gecikmedi. Sultan Murad Hân bu durumdan memnun olmamıştı. Zira o güne kadar ulûfe dağıtıldıktan sonra geriye para kalmazdı. Şimdi kaldıysa bunun bir sebebi olmalıydı. Bu yüzden sadrâzama şu sözleri söyledi:"Lala, her zaman ulûfe dağıtırken geriye akçe kalmaz iken, bu sefer fazla gelmesinin sebebi ne ola ki? Herhal Defterdârım bize yaranmak, gözümüze girmek için halktan fazla akçe toplamış, hazinede her zamankinden fazla akçe cem' eylemiş. Padişah'a yaranmak için halka zulmeden, tebaanın malını zorla elinden alan bir Defterdâr bize gerekmez..."Bu sözlerden sonra, Sultan Murad Hân Defterdârı'nı derhal vazifeden aldı. Zira 'Zulm ile âbâd olanın, kahr ile berbâd olacağı' hakikatine gönülden inanıyor, halkına elinden geldiğince adâlet ile muâmele etmeye çalışıyordu

Gemiler Karadan Yürüdü

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve İstanbul’un Suyu

Vehbi Tülek

Önce İmam, Sonra Mahkeme

Vehbi Tülek

35 - Bu Mukaddes Vatan İçin Ölebiliriz

Vehbi Tülek

Nene Hatun

Vehbi Tülek

Yunan Subayinin İntikami

Vehbi Tülek

Uçan Osmanli: Lagari Hasan Çelebi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Büyük Mutasavvıf Ya’kûb Germiyânî

Büyük veli Ya'kûb Germiyâni'nin baba ve dedeleri Osmanlı ordusunda yüksek rütbe sâhibi kimselerdi. Ya'kûb Efendi ilk zamanlarından itibâren, ilim öğrenmek husûsundaki gayretleri sebebiyle zamânında bulunan yüksek âlimlerin, sohbet meclislerinde ve derslerinde yetişerek kemâle geldi, olgunlaştı. Fazilet ve irfân sâhibi olmakta ve tasavvuf yolunda ilerlemekte yüksek istidât ve kâbiliyet sâhibiydi. İstanbul'a gelerek, Kocamustafapaşa Dergâhında bulunan, Sünbül Sinân hazretlerinin talebeleri arasına girdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Nefs, Dâima Allah'a Isyan Etmek Ister

Vehbi Tülek

Burhânüddin İbrâhim Kereki hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 835 (m. 1432)'de Kahire'de doğdu. İbn-i Hacer Askalâni, İbnü'l-Hümâm, Şemseddin Sehâvi gibi birçok âlimden ders ve icazet alarak müderrislik ve İbn-i Tolun Camii'nde imam­lık görevine getirildi. 922 (m. 1516)'da vefat etti. Derslerinde şöyle anlattı:

Mehmed Nûri Efendi

Vehbi Tülek

nurlu Bir Rü­ya Ve Amr Bin Mür­re

Vehbi Tülek

Amr bin Mür­re el-Cü­he­ni (ra­dı­yal­la­hü anh) Es­hâb-ı ki­ram­dan­dır. Hi­caz'da­ki Cü­hey­ne ka­bi­le­si­ne men­sup­tur. Hic­ret­ten ön­ce Müs­lü­man olan­lar­dan­dır...
Amr bin Mür­re el-Cü­he­ni, bir grup ar­ka­da­şıy­la Mek­ke'ye gel­miş­ti. Mek­ke'de bir rü­ya gör­dü. Rü­ya­sın­da Kâ­be'den bir nur çık­tı. Nur bü­yü­dü, yük­sel­di, Me­di­ne Da­ğı ile Cü­hey­ne ka­bi­le­si­nin Eş'ar Da­ğı ara­sı­nı dol­dur­du, ay­dın­lat­tı...

Ey Allahın Kulları! Allahtan Korkun

Vehbi Tülek

Şefkatli Babanın Sözünü Iyi Dinle

Vehbi Tülek

Tâat; Kalp Ile, Beden Ile Ve Mal Ile Yapılır

Vehbi Tülek

Mezheb İmamı Mâlik Bin Enes

Vehbi Tülek

Fıkıh Ilmiyle Meşgul Olanın Şerefi Artar

Vehbi Tülek

Kula, Ilk Önce Namazı Sorulur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sarik Ve Sakal

Sarik Ve Sakal

Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: -Buradan kalk. Haddini bil burası senin yerin değil. Herkes meclisin üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakar ki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derken alimler fıkıh konusunda tartışmaya başlarlar:-Hayır, evet, kabul edemem, ben haklıyım, şeklinde her biri birbirine üstünlük kurma sevdasıyla mücadelelerini sürdürür her biri bir dövüş horozuna döner. Bir karmaşadır gider. Fakir alim dayanamaz kalkarak: -Lütfen bir kere de beni dinlermisiniz? Bu konuda benim de söyleyeceğim bir kaç söz var.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Latif Bir Şikayet

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Namazini Ben Kildirayim

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Örümcek Ağı

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek