Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.625.565

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bütün Peygamberlerin Nûru Resûlullah'tan Geliyor

Muhammed Kudâ’î hazretleri Mısır’da yetişen Şafiî âlimlerinden ve kadılardandır. Sefir (elçi) olarak Bizans’a gönderildi. Bir zaman İstanbul’da kaldı. 454 (m. 1062)’de vefât etti. “Dekâik-ül-ahbâr” kitabında, Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) nûrunun yaratılmasını şöyle anlatmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih’in Ruhaniyeti

Hâfız İsmâil Paşa, Ömer Rızâi hazretlerinin zaman zaman ziyâretine gider ve duâlarını istirham ederlerdi. 1805 yılında Sadâret makâmına geldikleri zaman bir gün Sultan Üçüncü Selim Han; "Seksen bin asker hazır eyledim. Tuna boyuna göndermek murâdım dır." diye emir buyurdular. Bu emri alan İsmâil Paşa derhal Şeyh hazretlerine gelerek durumu bildirdi ve teveccühleri ile hayır duâlarına mazhar olmak istedi. Lâkin Ömer Rızâi hazretleri hiç bir söz beyan etmedi. O gece rüyâlarında hazret-i Ebû Eyyûb el-Ensâri hazretlerinin türbe-i şeriflerine dâvet olundu. Vardıklarında kıbleyi şerife karşı oturan iki muhterem zât gördü. Onlar da Ömer Rızâi Efendiyi gördüklerinde; "Gel yâ Şeyh Ömer! Bizleri bilir misin? Ben Fâtih Sultan Mehmed 'im bu da oğlum Bâyezid'dir. Sultan Selim oğlum Tuna cihetine asker göndermek ister. Ancak şimdi vakti değildir. Terk eylesün. Fesâda sebeb olur, haber ver." diye emir buyurdu. Ömer Rızâi hazretleri bu vakayı derhal İsmâil Paşaya yazarak haber verdi. Bunun üzerine harp ilânın dan vazgeçildi. Ancak 1806 da sadârete getirilen İbrâhim Hilmi Paşa döneminde Rusya'ya harp ilânı ile çıkan savaş ülke içinde fitne çıkarmak isteyen Nizâm-ı Cedid düşmanlarını harekete geçirdi. Kabakçı Mustafa adındaki bir âsinin liderliğinde kısa zamanda büyüyen isyan, Üçüncü Selim Han'ın tahttan indirilmesine ve nihâyet şehid edilmesine kadar vardı.

Vehbi Tülek

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Vehbi Tülek

Bağdad Gibi Yüz Kaleye Değerdin

Vehbi Tülek

Zamaninin Ebu Hanifesi: Molla Hüsrev

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Murâd Han memleketi iç ve dış huzûra kavuşturduktan sona tahttan çekilmiş, yerine oğlu Fâtih Sultan Mehmed'i oturtmuştu. Ancak düşmanlar, sultanı çocuk yaşta görüp sefer hazırlıklarına başladılar. Bunun üzerine İkinciMurâd Han tekrar tahta geçti ve Fâtih Sultan Mehmed'i Manisa'ya gönderdi. İlim adamlarının çoğu birer bahâne ile Manisa'ya gitmek istemedi. Molla Hüsrev kazaskerlikten istifâ ederek şehzâde ile birlikte Manisa'ya gitmeye karar verdi. Fâtih onun bu karârını duyunca; "Vazifenize devâm edin, zirâ memleketin size ihtiyâcı var." dediyse de Molla Hüsrev; "Tahttan ayrılıp Manisa'ya giderken, sizi yalnız bırakmam uygun olmaz. Müsâde buyurun geleyim." diyerek samimiyetini bildirdi ve birlikte Manisa'ya gitti. Fâtih Sultan Mehmed bu muhterem âlimden çok istifâde etti.

Böyle Soruya Böyle Cevap

Vehbi Tülek

10 - Bir Daha Gelmemize Hacet Kalmaz

Vehbi Tülek

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Mevlid Kandilleri

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Murad Ve Molla Fenari

Vehbi Tülek

Onlar Benim Kullarim Değildir

Vehbi Tülek

Topal Koyun

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Zalim Hükümdar Ve Inançlı Bir Genç...

Çok eskiden, insanları kendisine taptıran bir hükümdar ve onun da bir sihirbazı vardı. Sihirbaz bir gün: "Hükümdarım, artık ihtiyarladım. Bana bir genç verseniz de onu yetiştirsem" der...
Hükümdar ona bir genç buldurur ve yollar. Gencin eviyle sihirbazın evi arasında bir rahip yaşamaktadır. Genç, zamanla ona da uğramaya başlar... Rahibin anlattığı hoşuna gider ve arkadaşlıkları devam eder ve genç onun dinine girer. Onunla beraber olduğu müddetçe zamanın nasıl geçtiğini anlayamaz ve dolayısıyla hep geç kalır. Sihirbaz da kızar, kızmakla kalmaz dövmeye de başlar.
Genç durumu sonunda rahibe de iletir. Rahip:
"Sihirbazdan korktuğunda, 'Evimizdekiler alıkoydu', ailenden çekindiğin zaman da 'Sihirbaz bırakmadı' dersin. Bu hal üzerine epeyi zaman gidip gelir genç...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yolculukta Namaz Oruç Ve Kurban

Vehbi Tülek

Ebû Sa'id Mehmed Efendi Yirmidokuzuncu Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1003 (m. 1594) senesinde İstanbul'da doğdu. 1072 (m. 1662) senesinde İstanbul'da vefât etti. Buyurdu ki:

Cemâleddîn Es'ad Nişâbûrî

Vehbi Tülek

Fenai Ali Efendi

Vehbi Tülek

Fenai Ali Efendi hazretleri Celvetiyye tarikati şeyhlerindendir. Kütahya'da doğdu. Seyyid olduğu söylenir. İstanbul'a gidip Celvetiyye şeyhi Selâmi Ali Efendi'ye in­tisap etti. Mürşidinin vefatı üzerine şeyhinin Üsküdar Selâmsız'daki tekkesinde postnişin oldu. Dervişleriyle beraber Baltacı Mehmed Paşa'nın Prut Seferine "Ordu Şeyhi" ola­rak katıldı. 1158 (m. 1745)'de vefat etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Kur'an-ı Kerim Değişmemiştir

Vehbi Tülek

On Şey Kötülüklerin Anası Durumundadır

Vehbi Tülek

Pîr Cemâleddîn

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Muhammed Sıddîk

Vehbi Tülek

Kader, Tedbir Ile, Sakınmakla Değişmez

Vehbi Tülek

Bu Nizâmı Yaratan Allahü Teâlâdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
9 Evi Dolaşan Kelle

9 Evi Dolaşan Kelle

Eshab-ı Kiramdan birinin evine bir yerden bir koyun başı gelmişti. Evde başka yiyecekleri de yoktu. Hanımına onu hazırlamasını söyledi. Pişirdiler, hazırladılar; tam yiyecekleri zaman bir komşu gelip: " Günlerden beri açız. Bize verecek bir şeyiniz yok mu? dedi. Onlar yemeye hazırlandıkları kelleyi verdiler. Kelleyi alan sahabi eve götürdü, sevinç içinde çocukları ile yiyeceği bir sırada başka bir komşu bu sefer onlara gelip: " Günlerden beri açız, bize verecek bir şeyiniz yok mu? dedi

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

İmanı Ona Kafidir

Allah Haramdan Kaçani Korur

Anzakli Ömer

Geç Gelen Kurtarıcı

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek