Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.521.459

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yemekten Önce Elini Yıkayan Fakirlikten Kurtulur

Bâyezîd Pürânî hazretleri meşhur velîlerdendir. 1457 (H.862) senesinde Horsan’da Püran'da vefât etti. Tasavvufta üveysî idi. Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) rûhâniyetinden feyiz alırdı. Kendisi şöyle demiştir: "Her ne zaman bir zorlukla karşılaşsam veya bir sıkıntıya düşsem, Peygamber Efendimizin rûhâniyeti vâsıtasız olarak beni, sıkıntıdan kurtarır."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Molla Fenari'nin Yildiirim'a Mektubu

Pâdişâhın, Emir Sultan'ın ve kızı Hundi Sultân'ın öldürülmesi için Bursa'ya asker gönderdiğini duyan Molla
Fenâri
, Yıldırım Bâyezid'e şu mektubu yazdı:"Mektubuma, dâimâ kullarına acıyıcı olan Allahü teâlânın adıyla başlarım. İnsanların en âcizi olan ben, Türk ve İslâm memleketlerinin koruyucusu, Osmanoğullarının övündüğü ve Hak uğruna savaş edenlerin başkanı, İslâm dininin ve müslümanların yardımcısı olan, Pâdişâhımın ömrünün uzun olmasını ve evlâdının çoğalıp kıyâmete kadar şan ve şerefle yaşamasını Rabbimden niyâz ederim.

Vehbi Tülek

Derya Üzre Cami

Vehbi Tülek

İlk Standart Kanunu

Vehbi Tülek

Bir Yüz Karasi

Vehbi Tülek

1897 Osmanlı-Yunan harbi esnasında, Manisa havalisinden üç asker kıtalarında firar edip, omuzlarında devletin verdiği silahlarla dağa çıkmışlardı. Bunlardan biri, Yaya köyünde oturan eski bir şakinin, Bakırlı Şaban Efenin tek evladıydı. Çakırcalı'dan ve Kara Ali'den evvel dağlardan dolaşan o idi. Otuz sene devlet kuvvetlerine karşı durdu. Bazen iki arkadaşıyla, yüz kişilik jandarma müfrezesini tarümar ettiği oldu. Bazen tek başına o dağdan bu dağa geçtiği duyulurdu. Köylüler onu hürmetli ve korkulu bir muhabbetle se verlerdi. Çünkü zengin ve kuvvetlilere karşı biaman, zayıf ve fakirlere karşı himayekardı. Bakırlı Şaban Efe tövbe ettiği zaman elli yaşındaydı. Ancak bu yaşta evlendi ve bir oğlu dünyaya geldi. Tam yirmi yıl unutmuş ve unutulmuş bir halde uslu uslu köyünde yaşadı ve bir kahvenin çınarı altında gah nargile çekti, gah uyukladı.

Padişahın Gezinti Teklifi!

Vehbi Tülek

Aziziye Müdafaasi

Vehbi Tülek

Hergün Bin Akçe Dağitirdi

Vehbi Tülek

Musul'un Osmanli HÂkimiyetine Girmesi

Vehbi Tülek

Sultanim Özür Dileriz

Vehbi Tülek

Bunu Böyle Bilesiniz

Vehbi Tülek

Occhiali (kiliç Ali Paşa)

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Resûlullah, Sabretmemi Vasiyet Buyurmuştu

Abdullah İbn-i Ebi'l-Esved hazretleri, hadis hafızıdır. 163'te (m. 780) Medine'de doğ­du. İmam-ı Mâlik, Hammâd bin Zeyd gibi âlimlerden hadis dinledi. Buhâri, Ebû Dâvûd, İbrahim el-Harbi, İbn-i Ebü'd-Dünyâ gibi muhaddisler de kendisinden hadis öğrendiler. İbn-i Ebü'l- Esved 223'te (m. 838) Bağdat'ta vefat etti. Şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bekara Suresini Okumanın Fazileti

Vehbi Tülek

Ebû Tâhir Ahmed ibn-i Sivâr hazretleri Kıraat âlimidir. 412'de (m. 1021) Bağdat'ta doğdu. Zamanın büyük âlimlerinden hadis ve kıraat ilmi tahsil ederek Irak'ın şeyhülkurrâsı oldu. 496'da (m. 1103) Bağdat'ta vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Din Kardeşinin Yaptığı Nasîhati Kabul Et!

Vehbi Tülek

Beş Asır Ateşe Taptı Son Nefeste Iman Etti

Vehbi Tülek

Musa aleyhisselâm, bir gün yolda giderken, iki büklüm olmuş, belinde zünnar bağlı ve ateşe tapan bir ihtiyar görür. Yanına yaklaşarak sorar:
- Ey pir! Ne kadar zamandan beri bu ateşe taparsın? Yaşlı adam şöyle cevap verir:
- Beş asra yakındır bu ateşe taparım. Musa aleyhisselam üzülerek şöyle sorar:
- Ateşe tapmaktan yüz çevirip tövbe etmeyi hiç düşünmedin mi? Gel, Melik-i Cebbar olan Hak teâlâya inan ve yalnız O'na ibadet et!

Büyük Fıkıh âlimi Mekhûl Eş-şâmî

Vehbi Tülek

Garipleri, Fakirleri Ziyâret Etmeli

Vehbi Tülek

Amellerin En Iyisi, Ihlâsla Yapılandır.

Vehbi Tülek

İyilik Yapınca Sevinenler

Vehbi Tülek

Merkez Efendi'den Altın Nasihatler

Vehbi Tülek

Mümin, Başına Gelen Belalara Sızlanmaz!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Yirmi Saniyede

Anzakli Ömer

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek