Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.018.052

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yavrularımız Dinlerini Tam Öğrenemiyorlar

Hilmi Efendi son devir Osmanlı din âlimlerinden ve Nakşibendiyye yolu Hâlidiyye kolu mensuplarındandır. Ankara'da doğdu. 1916 (H.1335) senesinde İzmit'te vefât etti. Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî hazretlerinin talebeleri arasına girdi. Hocasından Hâlidiyye kolundan icâzet aldı. Sonra İzmit'te Fevziye, Taşıçılarbaşı ve Yeni Cumâ câmilerinde imâm ve hatiplik yaptı. Vaazlarında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Çal Çoban Çal

Yıldırım Bayezid Han'ın en sevdiği oğlu Ertuğrul, Sivas'da vali olarak bulunuyordu. Timur Han bütün İran'ı ele geçirip bir kasırga gibi Doğu Anadolu'ya girdi. Osmanlı Devletinin o zamanki en uzak noktası Sivas idi. Timur, hızla Sivas'ı kuşattı ve teslim olmasını istedi. Fakat şehrin kumandanı olan Ertuğrul bunu reddedince şiddetli bir kuşatma başladı. İçeriden elde ettiği adamları, şehrin kapılarını gizlice Timur askerine açınca, Sivas Timur'un eline geçti. Ertuğrul ise bir avuç askeriyle çarpışa çarpışa şehid oldu. Bu haber Yıldırım'a ulaşınca acılar içinde kaldı. Bir yandan Ertuğrul gibi bir oğul, diğer yandan Sivas gibi bir kalenin kaybı onu çok sarstı. Bu yüzden efkar dağıtmak için arasıra Uludağ sırtlarına doğru gezintiye çıkıyordu. Yine birgün yanında veziri olduğu halde dağ eteklerine çıkmıştı. Biraz sonra, koyunlarını otlağa salmış, sırtını bir ağaca yaslamış bir çobanın, kavalıyla içli havalar çaldığını duydular ve oraya yöneldiler. Bir müddet gözyaşları içinde onu dinledikten sonra Yıldırım Bayezid Han:"Çal çoban çal...Keyif de senin, rahat da senin. Kaybettiğin neyin var ki. Sivas gibi kalen mi gitti, Ertuğrul gibi oğlun mu öldü? Çal çoban çal..."

Vehbi Tülek

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

LÂ İlÂhe İllallah

Vehbi Tülek

Kanuni Ve Pir Ali Efendi

Vehbi Tülek

Sultan Süleymân Han İran'a sefer yaptığı sırada Pir Ali hazretlerine bâzı hasetçiler iftirâ atıp; "Aksaray'da bir kimse Mehdilik dâvâsında bulunuyor." demişlerdir. Bunun üzerine Pâdişâh araştırılmasını, durumun öğrenilmesini emretti. Bâzı kimseler aleyhinde idiler. Durumu soruşturmak üzere kurulan mecliste, Pir Ali hazretleri, aleyhinde bulunanlara bakıp celâlli bir şekilde; "Bizim aleyhimizde bulunan siz misiniz?" diye işâret etti. Aleyhinde bulunanlardan biri orada düşüp öldü. Diğeri de istifrâ etmeye başladı. Ağzından pislik geldi. Mecliste bulunanlar onun heybetinden korkup, bu hususta soruşturmadan vaz geçtiler

Aslan Öldü!...

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’u Kurtaran Zat

Vehbi Tülek

Unutulmaz Bir İftar Çilesi

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Devletin İki Kanadi

Vehbi Tülek

Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dırar Ibni Ezver radıyallahü Anh

Dı­rar ib­ni Ez­ver ra­dı­yal­la­hü anh Ese­do­ğul­la­rı­nın en zen­gin­le­rin­den­di. Ba­ba­sı "eğ­ri bo­yun­lu" an­la­mı­na ge­len Ez­ver la­ka­bıy­la ta­nın­dı­ğı için o da Dı­rar ib­ni Ez­ver di­ye şöh­ret bul­du. Asıl adı Dı­rar ib­ni Ma­lik ib­ni Evs el-Ese­di'dir. 630 m. se­ne­sin­de ka­bi­le­sin­den bir he­yet­le Me­di­ne'ye gel­di. Re­su­lul­lah sal­lal­la­hü aley­hi ve­sel­lem efen­di­mi­zin hu­zu­run­da "La­miy­ye" ka­si­de­si­ni oku­du.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Onlar Benim Misafirlerimdir

Vehbi Tülek

Îsâ bin Süleymân Mâlaki hazretleri hadis ve târih âlimidir. 581 (m. 1185) yılında Endülüs (İspanya) şehirlerinden Ründe'de (Ronda) doğdu. 632 (m. 1234) yılında Mâlaka'da (Malaga) vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden ikisi şöyledir:

Münâzara Ve Muhâlefet!..

Vehbi Tülek

Ebü't-tayyib Takıyyüddin Hasenî

Vehbi Tülek

Ebü't-Tayyib Takıyyüddin Haseni hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 775 (m. 1373)'te Mekke'de doğdu. Nesebi Hazreti Hasan'a (radıyallahü anh) dayanır. Mekke ve Medine'den sonra Şam ve Kahire'de tah­silini sürdürdü. Mekke'de Mâliki kadılığına getirildi. 832 (m. 1429)'da vefat etti. Ebü't-Tayyib hazretleri, bir dersinde şunları anlattı:

Bü­yük Mu­ta­sav­vıf Ebû A­li Rodbârî

Vehbi Tülek

Türkistanlı Velî Abdüllatîf Câmî

Vehbi Tülek

Namazı Doğru Kılan, Kötü Şeylerden Korunmuş Olur

Vehbi Tülek

Kabir, âhıretin Ilk Durağıdır

Vehbi Tülek

Dünyâyı âhirete Tercih Edenler

Vehbi Tülek

Bir Garip Allah Adamı Ebü'l-garîb İsfelhânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

SelÂmetle Gidip Gel

9 Evi Dolaşan Kelle

Minareden Okunan Şiir

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek