Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.567.130
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Bir gün Azapkapı'da... Keyif bu ya Hatice Turhan Sultan, İstanbul'u dolaşmaktan çok hoşlanır. Yanına sadık nedimesini alır, güzergahı arabacıya bırakır. İhtiyar faytoncu Valide Hanım'ın huyunu iyi bilir. Daha ziyade fukaranın içine sürer ve gezi bir garip gönlü yapılarak sonlanır. İşte yollarının Azapkapı'ya çıktığı günlerden birinde, boyu büyüklüğünde destiyi sürükleyen minik bir kız dikkatini çeker ve dizginlere asılır. Arabanın perdesi belli belirsiz aralanır ve bir çift meraklı göz küçük kıza takılır. Kızcağız güç halle destiyi kucaklar, lüleye dayar. Alttan diziyle destek verip doldurur ama indirmesi çok zordur. Nitekim beklenen olur, ağır desti yalağa çarpar ve parçalanır. Minik kız kısa bir şaşkınlığın ardından kırıkları toplamaya başlar. Bir yandan içli içli ağlar, bir yandan dizini döve döve ağıt yakar.
1899 Haziran ayında buğday fiyatlarında meydana gelen artış dolayısıyla ekmeğe de zam yapılması söz konusu olunca Sultan II. Abdülhamid Han duruma müdahele ederek özel kalem müdürüne şu irade-i seniyyeyi yayınlattırmıştı:"Buğday fiyatının artmasından dolayı ekmeğe beş para zam yapılması lüzumu Şehremaneti'nden (Belediye) duyurulmuştur. Bunun üzerine Padişah Hazretleri derhal emir vererek bir komisyon kurdurmuş ve ekmek fiyatlarının artmasını önleyecek tedbirlerin alınmasını irade buyurmuştur."Bu minval üzere kurulan komisyon meseleyi görüşüp, tedbir almıştı. Padişah, o kadar gaileler arasında ekmek fiyatlarıyla da ilgilenmişti.
Muhammed bin Dâvûd Dineveri hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 859 (H. 244)'te Irak'ta Dinever'de doğdu. Bağdât'ta Ebû Abdullah bin Cellâ'nın sohbetlerine devâm edip, kendisinden ilim ve feyiz aldı. Cüneyd-i Bağdâdi'yi gördü. Sonra Şam'a yerleşti. 961 (H.351) de orada vefât etti.
Sevbân bin İbrâhim, künyesi "Ebü'l-Feyz", lakabı "Zünnûn", nisbesi "el-Mısri"dir. Güney Mısır'ın Sudan'a yakın sınır bölgesinde yaşayan Nûbe kabilesindendir. Bu sebeple babası "en-Nûbi" nisbesiyle anılır. Mâliki mezhebinin imâmı, Mâlik bin Enes hazretlerinin talebesidir.
Zünnun-ı Mısri hazretleri 772 (H.155) târihinde doğdu. 859 (H.245) târihinde Mısır'da vefât etti.
Abdullah bin Zeyd hazretleri, Tâbiinin büyüklerindendir. Hadis ve fıkıh âlimidir. İsmi, Abdullah; Künyesi, "Ebû Kılâbe"dir. Basralı'dır. Doğum târihi bilinmemekteyse de vefâtı 104 veya 106, 107 târihleri olarak rivâyet edilir. Eshâb-ı kirâmdan Sâbit bin Kays, Enes bin Mâlik, Tâbiinden Ebû Eyyûb-i Sahtiyani ve Katâde'den (radıyallahü anhüm) ders alıp, hadis-i şerif rivâyet etti. Hadis ilminde sikadır (sağlam, güvenilir).
Hâce Ali Şirgâhi, Şâh Şücâ Kirmâni'nin türbesinin yanında fakirleri davet eder, yemek verirdi. Böyle bir gün; "Yâ Rabbi! Bir misâfir gönder!" dedi. Âniden bir köpek geldi. Hâce Ali köpeği kovaladı. Köpek kaçtı. Sonra Şâh'ın kabrinden bir ses geldi:
"Misâfir istiyordun. Gönderdik, kovdun." dedi. Derhal kalktı, dışarı koştu. Köpeği aradı bulamadı. Şehrin dışına gitti. Köpeği orada bir ağacın altında yatıyor halde buldu. Yemeği onun önüne koydu. Köpek yemeğe dönüp bakmadı. Hâce Ali utandı ve istigfâra başladı. Tövbe etti. Köpek dile gelip;
"Ey Hâce Ali, şimdi iyi ettin. Misâfir çağırıp kovmak ne demektir. Dikkatli ol! Eğer Şâh Şücâ orada olmasaydı, göreceğini görmüştün, bütün haller senden alınırdı." dedi.