Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.172.465

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsan Aklı Noksan Olduğu Için Doğru Yolu Bulamaz

Arabî Alâeddîn Efendi Osmanlı Devleti şeyhülislâmlarındandır. Haleb'de doğdu. İlk tahsîlini Haleb'de yaptı. Sonra Bursa'da Molla Gürânî ve Hızır Çelebi'den dersler aldı. Edirne Fahreddîn-i Acemî'ye muid, asistan oldu. Halvetî Şeyhi Alâeddîn Halvetî hazretlerine mürid oldu. Tasavvuf yolunda ilerledi. Fâtih Sultan Mehmed zamanında Sahn-ı Semân Medresesine müderris tâyin edildi. Sultan İkinci Bâyezîd Han kendisini şeyhülislâmlık makâmına getirdi. 1496'da İstanbul'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli-hollanda Münasebetleri

1787'de neredeyse boş bir hazine ile savaşa başlayan Osmanlı devlet adamları büyük meblağlar tutan savaş masrafları nedeniyle artan hazine ihtiyaçlarını karşılamanın bir yolunu bulmak için birçok toplantı yapmış fakat bunlardan bir sonuç alınamamıştı. Yine bu mesele için kethüda bey'in dairesinde bazı devlet adamları ile bir görüşme yapılmış ve burada dışarıdan borçlanma gündeme gelmişti. Ancak mesele gizli tutulmak zorundaydı. Çünkü mâli sıkıntıyı düşmanların öğrenmesi Osmanlı devletini daha zor durumda bırakabilirdi. Sonuçta mesele kaymakam tarafından Padişah'a arz olundu. Padişah sâdır olan hattı hümâyûnda konunun öncelikle Şeyhülislam'la görüşülmesini emrediyordu. Çünkü Osmanlı Devletinde dışardan borç alınması daha önce benzeri görülmemiş bir olaydı. Bunun üzerine Kaymakam Mustafa Paşa kıyafet değiştirip Şeyhülislam bulunan Mehmet Kamil Efendi'nin konağına giderek yabancı devletlerden borç alma konusunda fikrini sordu. Şeyhülislam yabancı bir ülkeden borçlanma nın mekruh olduğunu ancak kerahatine rağmen bunun mevcut şartlar altında yapılması gerek tiğini bildirmesi üzerine Hollanda'dan borç alınması tasarlandı ve Hollanda elçisiyle konu ile ilgili görüşmelere girişildi.

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

Sarikamiş'i Bilir Misiniz?

Vehbi Tülek

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Uzun yıllar mesane hastalığından ıstırap çeken Sultan Reşat Han'a ölümünden iki yıl önce, Alman profesör İsrail tarafından başarılı bir ameliyat yapılmıştı. Yıldız sarayında bitkin halde yatmakta olan Padişah, ameliyat odası haline getirilen salona götürüldü. Doktorlar ve yardımcıları salonda bekliyorlardı. Ameliyat odasına girdiklerinde Padişah, oradakilerle ayrı ayrı helalleşti. Sonra da kıbleye dönerek:"Ey Büyük Allah'ım! Eğer ben milletim ve vatanım için hayırsız ve bahtsız isem beni şu ameliyat masasının üzerinden sağ kaldırma!" diye dua etti. büyük bir cesaret ve tevekkül ile ameliyat masasına uzandı. Yapılan başarılı ameliyat sonunda sıhhatine kavuştu ve iki yıl daha yaşadı.

Şehid Sultan Genç Osman

Vehbi Tülek

Kanuni'nin Belgrad Kadisina Gönderdigi Ferman

Vehbi Tülek

Sultan Adülaziz’in Avrupa Seyahati

Vehbi Tülek

Bir Yalanla İki Kelleyi Kurtardin

Vehbi Tülek

Fatima Sultan’in Rüyasi

Vehbi Tülek

Padişahlar Da Güler!

Vehbi Tülek

Bu İtibar Sadece İlme Mi?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ona Sirkeden Başka Bir Şey Şifa Vermez

Ebû Abdullah Muhammed Tilmsâni hazretleri tefsir ve Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. Cezayir'de Tilmsân'da doğdu. 759 (m. 1358)'de Fas'ta vefât edip, Tilmsân'da defnedildi. "En-Nûr-ül-bedri fit-ta'rif bil-fakih el-makkâri" isimli eserde şunlar anlatılır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Zehebî

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Zehebi hazretleri fıkıh, hadis ve târih âlimidir. Aslen Diyarbakır-Silvan'dandır. 673 (m. 1274)'de Şam'da doğdu. 748 (m. 1348)'de Mısır'da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Süfyân-ı Sevrî Ve Ihlaslı Bir Genç...

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı Ebû Bekr-i Kisâî

Vehbi Tülek

Ebû Bekr-i Kisâi Dineveri hazretleri, dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısı ile onuncu yüzyılın başlarında Kûhistan taraflarında yaşayan büyük velilerdendir. Ebû Bekr künyesiyle meşhur olmuştur. Kûhistan bölgesinin Irak taraflarında bulunan Dinever köyünde doğduğu için Dineveri, giydiği elbiseden dolayı Kisâi nisbeleriyle meşhur olmuştur...

Bosnalı Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Dünya Sevgisi Kalpten Çıkarsa

Vehbi Tülek

Yemâ­me Şe­hi­di Ebû Dücâ­ne

Vehbi Tülek

Cennete Girer Miyim? Ya Resulallah

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Zeyd

Vehbi Tülek

Mümin, Helâl Ve Temiz Rızık Talep Etmelidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abayi Yakmak

Abayi Yakmak

"Abayı yakmak." Bu tâbir mecâzen, "birine âşık olmak, tutulmak, gönül vermek" gibi mânâlar ihtivâ eder. Dervişler arasında birilerinin aşkının büyüklüğünden bahsedilecekse eskiden, "Ooo! Abası hayli yanıktır!" gibi ifadeler kullanılırmış.Eski tekke mimarimizin kompleksi içinde; bir mescid veya câmi, ortada şadırvanı olan bir avlu ve avluyu çevreleyen derviş hücreleri, büyükçe bir dershâne, mutfak, kiler, ambar v.s. bulunduğu bilinmektedir. Bilhassa kış aylarında dershânenin ocağı harlı ateşle yakılarak dervişânın burada toplanmaları sağlanır, böylece hem iktisat yapılmış, hem de uzun saatler mürşidden istifade ve istifâza etmeleri temin edilirmiş.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Hayat Kurtaran Yalan

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Üç Kandil

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek