Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.262.001

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Şah İsmâil’in Zulmünden Osmanlıya Sığınan Zat

İdrîs-i Bitlisi hazretleri Osmanlı âlimlerinden ve devlet adamlarındandır. Akkoyunlu devleti hâkimiyetindeki Bitlis’te doğdu. Bir müddet sonra bu bölgeleri işgal eden Şah İsmâil’in zulmünden kurtulmak için Osmanlı ülkesine gitti. Sultan Bâyezîd Hân, onu Arab ve Acem Kadıaskerliğine tayin etti. Yavuz Sultan Selim Hân’ın hizmetinde de bulunan İdrîs-i Bitlisi, Sultân’ın İran’a karşı tertip ettiği Çaldıran Seferinde ona refakat etti ve Bitlisli olmasının da yardımıyla, doğu vilâyetlerinin Osmanlıya bağlanmasını sağladı. 926 (m. 1520) senesinde vefât etti. Eyyûb Sultan’da İdrîs Köşkü civarında defnedildi. Çeşitli eserler yazmıştır. “Münâzara-i savm-ü-ıyd” adındaki eserinde Ramazan-ı Şerif Bayramının faziletilerini şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

26 - Şehitler Hakki İçin

Akçakoca Kalesi

Ne Dediler

Üç Kandil

Fani Dünya

SelÂmetle Gidip Gel

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Mesih Paşa Vezir Olur Mu?

Osmanlı paşalarından Mesih Paşa, Hamid ilinin (Isparta'nın) beyiydi. Muhammed Çelebi Sultanın ziyâretine gider, hürmet gösterirdi. Vezir olması için duâ ve himmet etme si için yalvarıp yakarırdı. "Eğer vezir olursam, sizi ve talebelerinizi gazâya götürürüm." diye söz vermişti. Hayreddin Halife adında bir halifesi, talebesi vardı. Ona; "Var rüyâya yatıp istihâre eyle. Bakalım Mesih Paşa vezir olur mu?" dedi. Hayreddin Halife istihâreye yatıp gördü ki: Hocası Şeyh Muhammed Çelebi Sultan bir kuşak getirdi. Onu Mesih Paşa nın başına sarması için kendisine verdi. Fakat Hayreddin Halife onu bir türlü saramadı. Bunun üzerine şeyh hazretleri kendisi alıp sardı.Sabahleyin Hayreddin Halife gördüğü rüyâyı anlatmak üzere huzûruna gitti.

Vehbi Tülek

Astaze

Vehbi Tülek

17 - Korkma!

Vehbi Tülek

Hirka-i Saadet Merasimi

Vehbi Tülek

Topkapı Sarayı'nın Hırka-i Saâdet dâiresinde bulunan Peygamber efendimize ve yakınları na ait olan Mukaddes Emânetler, Osmanlı Devleti zamanında her Ramazan ayının 15'inde ziyâret olunurdu. Bu ziyâretten birkaç gün önce Mukaddes Emânetler'in bulunduğu taht odası nın temizliği büyük bir hürmetle yapılır, padişah başta olmak üzere Has oda ağaları Mukaddes Emânetleri Taht Odasından Revân Odasına taşırlardı. Bu taşıma esnasında pâdişah da Has oda ağaları gibi hizmette bulunur, herhangi bir sebeple bu törende bulunamazsa maiyetinden birini gönderirdi. Ayın 14'ünde merasimde bulunacaklara dâvet tezkereleri gönderilirdi. Dâvetliler ertesi gün öğle namazından sonra Bâbüs-saâde'ye gelerek sadrazamı beklerlerdi. Sadrazam Bâbü's-sa'âde'ye geldiği zaman Silâhdar ağa tarafından karşılanır, Silâhtar ağa sadrazamın sağına, Has oda başı da soluna geçerdi. Şeyhülislâmın da yanına birer Has oda ağası gelirdi. Sadrazam ve şeyhülislâm yanlarında bulunan ağalarla birlikte Bâbüs-saâde'den içeri girerler, Arz Odası geçildiği zaman, Bâbüs-saâde önünde bulunan davetliler de protokol sıralarına göre Hırka-i Saâdet'in ziyaret olunacağı yere gelirlerdi. Burada herkes ayakta dururdu. Hırka-i Saâdet sandığının karşısında aşir okuyacak olan birinci ve ikinci imamlarla ayakta duramıyacak kadar ihtiyarsa Şeyhülislâmın oturmasına müsaade edilir. Aşir okunduktan sonra padişah Hırka-i Saâdet sandığını açar. Başta sadrazam ve şeyhülislâm olmak üzere diğer dâvet olunanlar protokol sıralarına göre teker teker gidip Hazret-i Peygamberin Hırkası'na yüz sürerlerdi. Bundan sonra hazır bulunan şeyhlerin herbiri sandığın karşısında yer alırlar, duâ ederlerdi.

Kibris Halkina Sultan Selim’in Fermani

Vehbi Tülek

İpek Tüccarlari

Vehbi Tülek

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Seydi Ali Reis

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

58 - Sultan Murad'in Hayreti

Vehbi Tülek

108 - Sarikamiş Kahramanlari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İçini Düzeltenin Dışını Allahü Teâlâ Düzeltir!

Şeyh bin Abdullah hazretleri evliyânın meşhurlarındandır. 1585 (H.993) senesinde Yemen'in Terîm şehrinde doğdu. Küçük yaşta Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. Birçok âlimlerden fıkıh ilmini öğrendi. Yemen'de birçok evliyânın meclisinde bulundu. Kâdiriyye, Şâziliyye, Cebertiyye, Sühreverdiyye, Rifâiyye, Kâzerûniyye, Ehdeliyye gibi, tasavvuf yollarında icâzet aldı. İnsanlara hak yolun bilgilerini öğretmeye başladı. Hindistan'a hicret edip orada talebe yetiştirdi. 1631 (H.1041) senesinde Devletâbâd’da vefât etti. Bir gün şöyle nasîhat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Sâlim Iyâşî

Vehbi Tülek

Ebû Sâlim Iyâşi hazretleri, fıkıh ve tasavvuf âlimlerindendir. 1037'de (1628) Fas'ta doğdu. Memleketinin tanınmış âlim­lerinden ilim tahsil etti. Daha sonra Mı­sır'a giderek orada tahsiline devam etti. Mekke ve Medine'yi üç defa ziyaret etti. 1090'da (m. 1679) vefat etti. Bir dersinde talebelerine şöyle anlattı:

Altıparmak Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Ubeydullah Bin Bâki-billah

Vehbi Tülek

Ubeydullah bin Muhammed Bâki-billah, Hindistan'da yetişen evliyânın büyüklerinden olup, İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin hocası olan Muhammed Bâki-billah'ın büyük oğludur. Kabri Delhi'dedir. İmâm-ı Rabbâni hazretleri bu zata gönderdiği bir nasihat mektubunda buyurdu ki:

Edirne'nin Ilk Müderrisi Mevlânâ Behâeddîn

Vehbi Tülek

bâlî Sultan Abapûş-i Velî

Vehbi Tülek

Kur’ân Okunan Evden Şeytanlar Kaçar

Vehbi Tülek

Hatmi, Bir Kişinin Okuması Lazımdır

Vehbi Tülek

Namazın Hakkını Vererek Kılmak

Vehbi Tülek

Gençlere Ferâiz Ilmini Öğretiniz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Alabilirsen Al

Sakin Kalyona Binme

O Kullarına Çok Merhametlidir

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Bana Delil Getir

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek