Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.984.544

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ehl-i Sünnet Fırkası, Dört Mezhebe Ayrılmıştır

Şeyh Derdîrî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimi ve Halvetiyye yolunun büyüklerindendir. 1715 (H.1127) senesinde, Mısır'da doğdu. 1786 (H.1201) senesinde Kâhire'de vefât etti. Câmi-ul-Ezher'de ilim tahsîl etti. Zamânının en büyük âlimlerinden ders aldı. Hocalarının hepsinden icâzet alıp fetvâ vermeye başladı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Mahmud’un Veziri

Bir gün Sultan Mahmud, vezirlerinden biriyle tebdili kıyafet yolda giderken, câminin duvarını tâmir eden Şâh Veli ile karşılaştı. O şâhıs, Şâh Veli'ye; "Hoca ikiylen nasılsın?" diye sordu. Şâh Veli de; "Üçlen iyiyim." karşılığını verdi. O şâhıs; "Niye er kalkmadın?" diye sorduğunda; "Er kalktım da el aldı." cevâbını verdi. Yine o zât; "Bir kaz yollasam yolar mısın?" diye sorunca, Şâh Veli; "O işi iyi beceririm." dedi. Vedâlaşıp ayrıldıktan sonra Sultan Mahmud yanındaki vezirine; "Biz ne konuştuk?" diye sordu. Vezir cevap veremedi.

Vehbi Tülek

Artik Serbestsiniz

Vehbi Tülek

Vatikan’da Bir Osmanli Şehzadesi

Vehbi Tülek

Din Adamlarindan Devlete Zarar Gelmez

Vehbi Tülek

Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretleri Şam'da bulunduğu sırada, onun büyüklüğünü çekemeyenler, Osmanlı Pâdişâhı Sultan İkinci Mahmûd'a; "Asker ve silâh topluyor, güçlenip devletinize baş kaldırmak istiyor. Ülkeni ondan koruyasın." diye şikâyette bulundular. Sultan İkinci Mahmûd Han hemen büyük âlim Şeyhülislâm Mekkizâde Mustafa Âsım Efendiyi huzûruna çağırdı. Durumu kendisiyle görüştü. Mustafa Âsım Efendi; "Ey müminlerin emiri! Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerimin Hucûrat sûresi 6. âyetinde meâlen; "Size fâsığın biri haber getirirse onu iyice araştırın." buyuruyor. Görüşüm odur ki, onun hâlini araştırıp açığa çıkarabilecek güvenilir iki kişiyi bulup yollayınız. Hiç sezdirmeden gitsinler, araştırmalarını yapıp dönsünler."

Orhan Gazi’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

Kemal Reis

Vehbi Tülek

Bir Salkim Üzüm

Vehbi Tülek

Hukukun Şeyhülislamiyim

Vehbi Tülek

Hazin Göç

Vehbi Tülek

Barbaroszade Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Düğün-bayram Alayina Gitmiyor Ya!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdürrezzak San’ânî

Abdürrezzak San'âni hazretleri hadis imamlardandır. 127 (m. 744)'de Yemen'deki San'a'da doğdu. 211 (m. 826)'da Yemen'de vefat etti. Hadis ilminde hafız idi. (yüzbin hadis-i şerifi râvileri ile birlikte ezbere bilirdi) Ayrıca fıkıh ve tefsir ilminde de çok yüksek idi. Rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kuyucaklızâde Âtıf Efendi

Vehbi Tülek

Kuyucaklızâde Âtıf Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. Aydın'ın Kuyucak ilçesinde doğdu. Medrese tahsilinden sonra müderrislik yaptı. İzmir, Şam daha sonra İstanbul Kadılığına tayin edildi. Bu vazifede iken 1263 (m. 1847)'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

İmânı Zayıf Olanlar Şeytana Aldanırlar

Vehbi Tülek

Mü­fes­sir Ve Mu­had­dis Mu­ham­med Bin Ka'b

Vehbi Tülek

Mu­ham­med bin Ka'b el-Ku­ra­zi, Ta­bi­in dev­ri­nin bü­yük­le­rin­den­dir. Hic­re­tin 40'ın­cı (m. 660) se­ne­sin­de Haz­re­ti Ali'nin hi­lâ­fe­ti­nin son­la­rın­da doğ­du. Kur'ân-ı ke­ri­min tef­si­rin­de, bi­rin­ci ta­ba­ka­yı teş­kil eden âlim­ler­den­dir. Bü­yük mü­fes­sir­ler­den olup, ay­rı­ca mu­had­dis­ler ya­nın­da da si­ka (gü­ve­ni­lir) olan râ­vi­ler­den­dir. Biz­zat Ab­dul­lah İbn-i Ab­bâs'dan ve Ab­dul­lah İbn-i Ömer'den tef­sir öğ­ren­miş­tir...

Büyük Mutasavvıf Necmeddîn-i Kübrâ

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Hubeyk

Vehbi Tülek

Cehennem, Ayrılık Ve Pişmanlık Yeridir!

Vehbi Tülek

Cübeyr Bin Nüfeyr

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Hâzır

Vehbi Tülek

beni De Talebeleri Arasına Alsın!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Allah Diyen Genç

Pişman Oldular!

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek