Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.433.311

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sevilmeyenden Yüz Çevrilir Beğenilene Dönülür

Ebü'l-Hasan Bekrî hazretleri meşhur velîlerden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1545 (H.952) senesinde Kâhire'de vefât etti. Büyük âlim ve velilerden Abdülkâdir Deştûtî'ye intisab ederek manevi ilimlerde yükseldi ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. Yazdığı eserlerden Şerh-ul-Âdâb kitabında şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Terzi Sûfî Baba

Gargarofça kasabasından Koca Şâban adlı bir sipâhi, Terzi Sûfi nâmında sâlih bir kimse ile berâber Zigetvar seferine katıldı. Sirem sancakbeyi, Bâli Beyin yanında karakol hizmetinde idiler. Çevreyi kontrol ettikten sonra, sahrada uyuya kaldılar. Bir müddet sonra uyanan Terzi Sûfi, Şâban Beyi uyandırıp; "Gel Şâban Bey, hücûma katılalım. İnşâallah hisar fetholunur." dedi. O da latife edip; "Düşte görmüşsen hayrola." dedi. Terzi Sûfi de; "İnşâallah olur. Ak abalı dervişler gelip, hisarı ateşe verip içeri girerler, hayır alâmetidir." dedi. Abdest alıp yola koyuldular. Kaleye yaklaştıklarında, sevinç çığlıkları atan askerler; "Muslihuddin Efendi geldi. Kalenin fethini haber verdi." diyorlardı. Onlar yürüyüşe devâm ettiler. İşte bu sırada, hisarın alevler içinde yandığını gördüler. Hep berâber hücûm edip, fetihten ümitsiz iken, o gün kaleyi ele geçirdiler.

Vehbi Tülek

Tunus’un Fethi

Vehbi Tülek

Sadrazami Tersleyen Adam

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’in Hal’i

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhanid Han'ı hal' için saraya gelen Hâl heyeti karşısında sultanın vakur ve soğukkanlı tutumunu hadisenin canlı şahidi kızı Ayşe Sultandan dinleyelim: 'Cevat Bey içeri girerek Milli Meclis'ten heyet geldiğini haber verdi. Babam 'Buyursunlar' dedi. Başkâtip önde olarak gelen heyet içeri girdi. Dört kişi idiler. Babamın karşısına sıra ile durup kısa birer selâm verdiler. Babam mukabele etti. Gelenler Arnavut Esat Toptani, Laz Arif Hikmet Paşa, Ermeni Aram Efendi ve Yahudi Karaso Efendi idi. Başta duran Esat Toptani yekten, -Millet seni azletti, dedi. Babam metin ve gür bir sesle, -Zannedersem hâl'etti demek istiyorsunuz. Pek âlâ!. Buna gösterilen sebep nedir, diye cevap verdi.

Yara

Vehbi Tülek

Artik Serbestsiniz

Vehbi Tülek

Dari Ekmek

Vehbi Tülek

Vermeyince Ma’bud

Vehbi Tülek

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

18 - İskender Paşa

Vehbi Tülek

31 - Mezzomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

ölmek Ister Misin?

Bilâl bin Sa'd hazretleri, Tâbiin-i kirâmdan, büyük bir evliyâdır. Şam'da bulundu. Babası Sa'd bin Temim, Eshâb-ı kirâmdandır. Birçok Eshâb-ı kirâmdan hadis-i şerif rivâyet etti. 737 (H. 120) senesinde vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Âhirette Sana Faydası Olmayan Şeyi Terk Et

Vehbi Tülek

Kırımlı Selîm Efendi Kâdiriyye meşayıhındandır. İlim tahsilini İstanbul'da yaptı. Bir müddet kâdılık vazifesinde bulundu. Bosna’da iken kâdılıktan ayrıldı. Tasavvufta yetişmek üzere Kâdirî büyüklerinden Şeyh Hamdi hazretlerinin huzuruna gitti. Ona talebe olup kemale erdi. Hocası onu Üsküp yakınlarında Köprülü (Titoveles) kasabasına gönderdi. 1756 (H.1170) senesinde orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Abdullah Bin Ebî Zeyd

Vehbi Tülek

Takvâ Sahipleri Bir Şey Istemez

Vehbi Tülek

Gıyâsüddin İbnü'l-Âküli hazretleri hadis ve Şafii fıkıh âlimidir. 733 (m. 1333)'de Bağdat'ta doğdu. Burada zamanın önde gelen âlimlerinden ders aldı. Hadis ve fıkıhta kendini yetiştirdi. Celâyirliler hanedanının hükümdarı Sultan Ahmed Celâyir ona çok hürmet ederdi. 797 (m. 1394)'de Bağdat'ta vefat etti. Buyurdu ki:

Tamahkârlık Kalbi Mühürler, O Kalp Ise Artık Ölüdür!

Vehbi Tülek

Ödünç Vermek Müstehaptır

Vehbi Tülek

Emir Ve Yasaklara Uymak Büyük Nimettir

Vehbi Tülek

Otuz Dokuzu Gam, Biri Ferahlık Denizi

Vehbi Tülek

Bu Iş Büyük Nîmettir, Acaba Kime Verirler?

Vehbi Tülek

Zenbillizâde Fudayl Çelebi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Minareden Okunan Şiir

Kabahat Kilincin Midir?

Gerçek Zehir

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek