Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.479.793

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dertsiz Dua Soğuktur, Dertli Dua Gönülden Gelir

Bostan Çelebi Osmanlı velîlerinden olup Mevleviyye yolunun büyüklerindendir. Konya'da doğdu. Çelebi Hüsrev hazretlerinin sohbetlerinde yetişerek kemale geldi ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. 1631 (H.1040) yılında Konya'da vefât etti. Sohbetlerinde Mesnevi’den okurdu. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Zenbilli Ali Efendi

Yavuz Sultan Selim Hanın tahta çıkmasından sonra da müderrislik vazifesine devâm eden Zenbilli Ali Efendi, hak severliği ve doğruluğu ile dikkati çekmiştir. Pâdişâhın her hareketinde, İslâmiyete uymasında yardımcı olmuştur. 1516 (H. 922)'de yapılan Mısır Seferi için fetvâ vermiştir.Zühdü, takvâsı, istikâmeti ve doğruluğu ile meşhur olan Zenbilli Ali Efendi, dine uymayan her çeşit hükme ve karara şiddetle karşı çıkardı. Celâlli olmasıyla tanınan Yavuz Sultan Selim Hanın, şiddetli hareketlerini bile teskine muvaffak olurdu. Bir defâsında Yavuz Sultan Selim Han, Topkapı Sarayı hazine görevlilerinden 150 kişinin sorumsuz davranışların dan dolayı idâmını emretmişti. Zenbilli Ali Efendi, bu karârı duyunca derhal divân-ı hümâyûna koştu. Vezirler ayağa kalkıp saygı ile karşıladılar ve baş köşeye oturttular. Şeyhülislâmın divâna gelmesi âdet olmadığından, niçin geldiğini sordular. Pâdişâhla görüşmek istediğini söyledi. Durum Pâdişâha arzedildi. Yavuz Sultan Selim Han, huzûra girmesine izin verdi. Arz odasına girip selâm verdi. Pâdişâhın hürmet göstermesinden sonra, gösterilen yere oturdu. Sonra Pâdişâha;

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Murad Ve Şücaeddin Karamani

Vehbi Tülek

Belgraddan Bağdada

Vehbi Tülek

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

1456 yılında Fâtih, Wlad'i Eflâk prensligine tayin etmişti. Wlad, kardesi Radul ile birlikte Osmanlı sarayında rehine olarak bulunmuştu. Hüküm sürdüğü memlekete Fâtih'in yardımı ile sahip olmasına ve Pâdişaha karşı dost kalacağına dair yemin etmiş bulunmasına rağmen Wlad, sözünde durmayarak Osmanlılar aleyhine Macarlarla anlasma yapacaktır.Fâtih'in, Karadeniz ve Trabzon'da bulundugu sıralarda, Eflâk'ta bazı hadiseler olmaktaydı. Burada Türklerin "Kazıklı Voyvoda", Macarlarin "Drakula" (Şeytan), Ulahların "Çepelpuç" (Cellad) dedikleri Wlad adında zulüm delisi bir adam, halka idarenin en korkuncunu tattırmaktadır. Bu çılgın adam, vahşi ve insanlık dışı birtakım zevklere sahipti. O, kazıklara vurulmuş ve işkence içinde can vermekte olan Türklerin meydana getirdigi büyük halkanın ortasında, saray halkı ile birlikte yemek yemekten zevk alırdı. Eline Türk esirleri geçince ayaklarındaki derinin yüzülmesini ve meydana çıkan kırmızı etlere tuz ekilmesini, sonra da bunları keçilere yalatmasını emrederdi. Böylece, diri diri ayaklarının derisi yüzülen esirlerin işkencesi, daha büyük olurdu. O, kendisine gönderilen Osmanlı elçilerinin sarıklarını başlarına çiviletmiştir.

İstanbul’un İşgalinde Yapilan Hirsizliklar

Vehbi Tülek

Ben Siftah Ettim

Vehbi Tülek

Silahdar Ali Paşa’nin Venedik Muharebesi

Vehbi Tülek

Yeniçeriliğin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

Misir’a Bedeldin Ey Sinan

Vehbi Tülek

29 - Bir Ecdad Yadigarini Terkederken

Vehbi Tülek

PiyÂle Paşa Ve Malta Seferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ölenin Kıyâmeti Kopmuş Demektir

Kemâlüddin ibn-i Fûti hazretleri hadis, kelâm, târih ve edebiyat âlimidir. 642 (m. 1244) senesinde Bağdad'da doğdu. 723 (m. 1323) senesinde vefât etti. Birçok hadis âlimlerinden hadis-i şerif dinledi ve rivâyetlerde bulundu. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mevlânâ Safiyyüddîn

Vehbi Tülek

Mevlânâ Safiyyüddin hazretleri, evliyânın büyüklerinden olup Hüseyn Vâ'iz-i Kâşifi'nin oğludur. 867 (m. 1462) senesinde Afganistan'da Hirat'ta doğdu. 939 (m. 1533) senesinde orada vefât etti. Reşehât kitabı çok kıymetlidir. 1291 (m. 1874) senesinde İstanbul'da yapılan baskısı sonunda Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi'nin Arabi "İrâde-i cüz'iyye" kitabı ve kenarında, yine Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi'nin "Rabıta" risalesi ve yine onun "Âdâb-ı tarikat" risalesinin Türkçesi ve Fârisi "Silsile-i âliyye"si vardır. Reşehât tercümesinin bu baskısı bir hazinedir. Eline geçip okuyan, dünyânın en talihli insanlarından sayılmaktadır. Zâhir ve bâtın ilimlerinde kâmil ve dört mezhebin fıkıh bilgilerinde mâhir olan Abdühakim Efendi; "Reşehât okumak, insanın ihlâsını arttır" buyurdu. Reşehât ayn-ül-hayât kitabından bazı kısımlar:

İlmin Süsü Ve Kıymeti Nedir?

Vehbi Tülek

İzzeddîn Türkmânî

Vehbi Tülek

İzzeddin Türkmâni hazretleri, Mısır'da doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1424 (H.828) senesinde Meraga'da vefât etti. Dergâhındaki bahçeye defnedildi.
Bu mübarek zat hâfız olup, Kur'ân-ı kerimi çok güzel okurdu. Bir gün birisi içinden; "İzzeddin Türkmâni hazretleri acabâ beni de okutur mu?" diye geçirdi ve talebelerin arasına karıştı. Sonra birisi gelip kendisini İzzeddin Türkmâni hazretlerinin çağırdığını haber verdi. O da varıp onun huzûruna çıktı. Ona; "Kur'ân-ı kerimi öğrenmek ve okumak lâzımdır. Hatırına getirir lâkin öğrenmezsin?" buyurdu. Sonra okutmaya başladı...

Bir Sıkıntıda Kalırsan Bizden Yardım Iste!

Vehbi Tülek

Emevi Halifesi Abdülmelik

Vehbi Tülek

Güzel Ahlâk Sâhibi Olmak Nasıl Olur?

Vehbi Tülek

Hafız Ve Fakih İbn-i Receb

Vehbi Tülek

Azdavaylı Hasan Hilmi Efendi

Vehbi Tülek

Yâ Rabbî! Beni Nefsin Hîlesinden Haberdâr Et

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Abayi Yakmak

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek