Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.565.351
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Sultan II. Murad Han vefatından önce bir gün gezmeye çıkmıştı. Bir köprü aşında bir dervişe rastladı. Selam verdi. Derviş yaklaşıp:"Hey padişahım! Tövbeye niyetlen, çünkü vâden yakındır!" dedi. Padişah, dervişe teşekkür edip dualarda bulundu. Kendisine ölümü hatırlatanı çok sever, Allahü Teâlânın rızası için yapılan nasihatleri can kulağı ile dinlerdi. Yanında bulunan İshak Beye dervişi sordu. Emir Sultan'ın müridlerinden olduğunu söyledi. Emir Sultan'ın adını duyan padişah da: "Bunda bir hikmet var" dedi ve tevbe-i nasuh etti. yanındaki bey ve paşalara dönüp:"Yarın mahşer gününde şahit olun. İşte bütün günahlarıma tevbe ediyorum" dedi.
13 Haziran 1913 Çarşamba günü saat 11.oo sıralarında Sadrazam ve Hariciye Nazırı Mahmud Şevket Paşa, bugün İstanbul Üniversitesi Merkez Binası olarak kullanılan, o zamanki Harbiye Nezareti binasından makam otomobiline binip Babıâli'ye gelirken, Bâyezid meydanını geçip Divanyolu'na vardığı bir sırada "Sakalar Çeşmesi" denilen yerde kalabalık bir cenaze alayı yüzünden durmak zorunda kalmıştı. Tam bu sırada, tamir bahanesiyle yolun kenarına park etmiş başka bir otomobilin içinde ve dışında bulunan yedi kişi hemen tabancalarıyla ateş etmeye başladılar. Bunlar, Topal Tevfik Çerkes Ziya, Nazmi, eski Bahriye Yüzbaşısı Şevki, Teğmen Mehmed Ali, Gelenbevi Mektebi Başmubassırı Abdullah Safa ve Abdurrahman adlı kişilerdi.
Çelebi Sultan Mehmet, Osmanlı Devletinin beşinci pâdişâhıdır. Doğum senesini ekseri târihçiler 1386 olarak kaydetmektedirler. Babası Yıldırım Bâyezid Han'dır... Birinci Mehmet Han, Ankara Savaşından sonra parçalanan Osmanlı topraklarını yeniden bir idare altında birleştirmek için "Fetret Devri"nde (1402-1413) kardeşleri Süleyman, İsa ve Musa Çelebiler ile mücadele etti...
Bugün de, Çanakkale Savaşında gemi kaptanlığı yapmış olan "Tahsin Kaptan"ın hatıraları arasında geziniyoruz:
Çanakkale ve İstanbul arasında erzak ve icabında asker, dönüşte hasta ve yaralı taşıyordum. Bir gün, Akbaş'tan İstanbul'a dönüyoruz. Gemiye yaralı ve hasta yükledik. Bir aralık geminin makinisti Hamza yanıma geldi "Kaptan baba! Alt katta bir mülazım seni istedi" dedi...
Bağdad'ı kıtlık kırıp geçiriyordu. En çok da hamallar açlık çekiyordu. İçinde ekmek piştiği, sokağa kadar yayılan kokudan belli olan bir evin, kapısından seslendi hamalın biri:" Allah rızâsı için birazcık ekmek... Günlerdir lokma girmedi ağzımdan.Tandırın başındaki kadın, taze bir ekmeği kızına uzattı, "Ver şu adama" dedi. Kızcağız ekmeği verdi hamala. Hamalın sevinci târif edilemezdi. Evine doğru hızlandı. Kim bilir kaç günlük açlığını giderecekti! Tam bu sırada karşıdan gelen birinin sert ikâzı durdurdu onu:" Çabuk söyle, bu ekmeği hangi evden aldın?