Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.520.254

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yemekten Önce Elini Yıkayan Fakirlikten Kurtulur

Bâyezîd Pürânî hazretleri meşhur velîlerdendir. 1457 (H.862) senesinde Horsan’da Püran'da vefât etti. Tasavvufta üveysî idi. Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) rûhâniyetinden feyiz alırdı. Kendisi şöyle demiştir: "Her ne zaman bir zorlukla karşılaşsam veya bir sıkıntıya düşsem, Peygamber Efendimizin rûhâniyeti vâsıtasız olarak beni, sıkıntıdan kurtarır."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bu Fakir Cellad Olmak İçin Gelmedik

Bir gün, Sultan II. Mahmud Han'ın Sadrazamlarından İzzet Paşa, tebdil-i kıyâfetle Eyyüb' deki Ömer Rızâi Efendi'nin dergahına geldi. Şeyh hazretlerinin sohbeti ile şereflendi. Şeyh hazretleri hiç bir sıkıntısından bahsetmeyip hayır duâda bulundu. Bu sırada Rusya Çariçesi Katerina'nın İslâm düşmanlığından ve kabul edilemeyecek tekliflerinden bahsedip duâlarını istedi. Şeyh hazretleri ise; "Gönlünü ferah tut. İnşâallahü teâlâ kısa bir zaman sonra habisin ölüm haberini alırsın." buyurdu. Öte yandan binânın hâline vâkıf olan İzzet Paşa, saraya döndükten sonra ilk olarak mimar ağayı azledip yerine başkasını tâyin etti.

Vehbi Tülek

18 - İskender Paşa

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

Hiddet Değil Gayret

Vehbi Tülek

Fatih ve II. Bayezid Han devirlerinde kazaskerlik de yapan Ali Fenari Efendi, insaflılığı ve yumuşak huyluluğu ile de tanınmıştı. Bir gün medresede ders verdiği sırada, talebelerden biri hocasının sözlerine karşı laubali bir tarzda itiraza kalkışır. Müderris ona cevap vermez, şöyle gazaplı bir şekilde kaşlarını çatmakla yetinir ve yine dersine devam eder. Dersin sonunda talebeyi çağırıp bu tutumundan dolayı takdir etmekle birlikte dersin adabını hatırlatır ve sorduğu suali de cevaplandırır. Talebe büyük bir mahcubiyetle ocasından özür diler ve bu arada:

"Bu hareketimin cezası olarak ya izin veriniz başka bir müderrisin hizmetine gireyim, yahıt da bundan sonra böyle siz ders verdiğiniz sırada artık hiç ağzımı dilimi açmayayım" der. Mevlana Fenari:

"Benim sana karşı muamelem bir hiddet neticesi değil, gayret arzusu idi. Maamafih şimdiden sonra hatırına gelen sual ve itirazı hiç tereddüd ve tekellüf etmeden söyle, asla gücenmedim" cevabını verir.

Sarayda Bir Doğum

Vehbi Tülek

Ben Yerimden Bir Adim Bile Kipirdamam

Vehbi Tülek

Molla Hayali Ve Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Hepimiz Mevaşiyiz

Vehbi Tülek

Hükümdarlar VilÂyet Zabteder, Bahşetmez!

Vehbi Tülek

Bendenizde İki Fuad Vardir

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hiçbir Şeyin Rızâsını Allah Rızâsından Üstün Tutma!

Abdülkâdir Deştûtî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 931 (m. 1524) senesinde Mısır’da vefât etti. Menkıbe ve güzel hâlleri pekçok olup, apaçık kerâmetler ve hârikalar sahibi idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

En Güzel Süs; Sükût, Doğruluk Ve Vakârdır

Vehbi Tülek

Zileli Abdurrahmân Efendi Anadolu velîlerindendir. Tokat’ın Zile ilçesinde doğdu. İlk tahsilinden sonra Kastamonu'ya gelerek Şeyh Şâbân-ı Velî tekkesinde Mustafa Çelebi Efendiden dersler aldı. Evliyâlık yolunda ilerledi. Şeyh Mustafa Çelebinin vefâtı üzerine Şâbân-ı Velî tekkesinde irşâd makâmına oturdu. Çok talebe yetiştirdi. 1673 (H.1083) senesinde Kastamonu'da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Cennet Bâzı Kimseleri Iştiyakla Arzu Eder

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Hassâf

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Hassâf hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 261 [m. 874] de Bağdad'da vefat etti. (Edeb-ül-kâdi) kitabı meşhurdur. Bu kitapta buyuruyor ki:

Harâma Sebep Olan Şeyler De Harâmdır

Vehbi Tülek

İşi, Sözüne Uygun Olmalıdır

Vehbi Tülek

İmâm-ı Busayrî Ve Kasîde-i Bürde

Vehbi Tülek

bildiğinizle Amel Edin!

Vehbi Tülek

Misvak Kullanmanın Bazı Faydaları

Vehbi Tülek

Keşanlı Süleymân Zâtî Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Kânûni Sultan Süleymân Hânın kadıaskerlerinden Mirim Kösesi diye meşhûr olan Muhammed Efendinin hizmet ve sohbetlerinde bulunup, ilmi yüksek derecelere kavuştu. Bu sırada dünyâdan ve dünyâ makamlarından yüz çevirip, tasavvuf ehlinden Sofyalı Bâli Efendinin dergâhına gidip, ona talebe oldu. Hizmetinde ve sohbetinde uzun müddet kalıp, feyz aldı. Tasavvufta yükselip, insanları Allahü teâlânın yüce dinine dâvet etmek ve Resûlullah efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem güzel ahlâkını öğretmekle meşgûl oldu. Allahü teâlâya muhabbetinden dolayı, dünyâya hiç önem vermez oldu. Onun bu durumunu anlayamayan bâzıları pâdişâha şikâyet ettiler. Pâdişâh meselenin tahkik edilmesini emretti. Tahkikat için İstanbul'a geldi. Tahkikat sonunda berâat etti ve hakkındaki ithamlardan kurtuldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Kum Ve Kaya

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

A'meş Ve Hanımı

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Keramete İnanmayan Âlim

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek