Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.332.091

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyanın Helâlinde Hesap Haramında Azap Vardır

Şeyh Mûsâ Efendi Osmanlı evliyasındandır. Edirne'de yaşadı. Büyük veli İbrâhim Gülşenî hazretlerinin halifesidir. Önce bir müddet ilim öğrendi. Daha sonra Yavuz Sultan Selim Han ile beraber Mısır'ın fethine gitti. Mısır'da iken, İbrâhim Gülşenî hazretlerinin meclisine katıldı. İbrâhim Gülşenî kulağına bir kere "Hû" deyip ona teveccüh eyleyince, kalbini tamamen ona bağladı. İbrâhim Gülşenî hazretleri onu, Edirne'ye halkı irşâd etmek için gönderdi. 1567 (H.975) senesinde orada vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli Kadinlari Avrupada Hiç Taninmaz

Meşhur tarihçi, ilim ve devlet adamımız Ahmed Cevdet Paşa'nın hanımı Seniha Sultan, bir Fransız diplomatının hanımı olan Madame Simone de La Cherte ile pek çok kez mektuplaşmıştır. Bu mektuplarda, 1911'lerin Osmanlı kadınından birçok mevzuda bilgiler mevcuttur. İşte bunlardan bir tanesi:"Sevgili iki gözüm,Biz Türk kadınları, Avrupa'da hiç tanınmayız. Hatta diyebilirim ki, Çin ve Japon kadınları kadar bile tanınmayız. Halbuki Pekin ve Tokyo, Paris'e çok uzaktır. İstanbul ise çok yakındır. Bizim hakkımızda akla hayâle gelmeyecek şeyler uyduruyorlar. Ne ehemmiyeti var. Bizim esir olduğumuzu, kafes içinde birbirine rakip sayısız zevceler topluluğu hâlinde yaşadığımızı sanıyorlar. Ve nihâyet -sevgili büyük Loti'mizin yazdığı öylesine güzel fakat öylesine yanlış anlaşılan- içimizden çoğunun Latince ve eski Yunanca, cebir ve felsefebildiğini, câhil olsun, âlim olsun, bütün Türk kadınlarının, gece gündüz hiç ara vermeden "boyunduruğumuzdan" kurtulmayı, "hürriyetimizi ve itibarımızı ve kadınlık haklarımızı" elde etmeye çalıştığımızı sanıyorlar.

Vehbi Tülek

87 - Sultan Ii. Murad Ve Haci Bayram Veli

Vehbi Tülek

Baba Yusuf Sivrihisari Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

54 - Taziya Muska

Vehbi Tülek

Sultan Bayezid, şehzadeliği sırasında ava olan merakından dolayı cins tazılar besletirmiş. Maiyetinde bulunan sipahilerden birisi, şehzadenin gözüne girmek için cins bir tazı alır. Fakat ne talim yaptırdıysa, ne kadar uğraşdıysa nafile. Sipahinin tazısı bir türlü Şehzade Bayezid'in tazılarının hızına ve çevikliğine ulaşamaz.

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufi Sapiklari

Vehbi Tülek

Yalnizlik Köşkü

Vehbi Tülek

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Evliyânın Ruhları Feyizlerin Kaynağıdır

Mücellâ Mahzûmi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. Suriye'de Urşuf'ta doğdu. 550 (m. 1155) yılında Mısır'da vefât etti. Kabir ziyareti hakkında şunları söyledi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdestte Itibar Edilmeyen Şüphe

Vehbi Tülek

Ömer Hulûsi Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Gümüşhane’de doğdu. İstanbul’a giderek medrese tahsilini tamamladı. Kütahyalı Ahmed Efendiden tasavvuf terbiyesi alarak icâzet verildi. Meclis-i Tedkikat-ı Şer‘iyye ve Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye âzalığı, Bâb-ı Fetvâ’ya reisliği yaptı. 1291 (m. 1875)’de vefat etti. Hazırlanmasında hizmeti geçen Mecelle’de şöyle yazmaktadır:

Filistinli Velî Şihâbüddîn Remlî

Vehbi Tülek

Havârîlerin Hâmisi Habib'ün-neccar

Vehbi Tülek

İsa aleyhisselam havârilerinden iki kişiyi, Allahü teâlânın emri ile Antakya'ya göndererek, orada yaşayan ve putlara tapan insanları, imâna davet etmeleri için vazife vermişti. Bu emir üzerine Antakya'ya giden elçiler, halkı Allahü teâlâya imâna, tevhide, davet ettiler...

Boş Söz Söylemekten Beni Muhafaza Eyle

Vehbi Tülek

Ubeydullah Serahsî

Vehbi Tülek

İslâmiyete Uyuldukça, Nefsin Istekleri Azalır!

Vehbi Tülek

Şafiî Mezhebinde Guslün Farzları

Vehbi Tülek

söze Değil, Işe Bak!..

Vehbi Tülek

Cömertlik Ve Güzel Huy Üzere Yaratılanlar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Kânûni Sultan Süleymân Hânın kadıaskerlerinden Mirim Kösesi diye meşhûr olan Muhammed Efendinin hizmet ve sohbetlerinde bulunup, ilmi yüksek derecelere kavuştu. Bu sırada dünyâdan ve dünyâ makamlarından yüz çevirip, tasavvuf ehlinden Sofyalı Bâli Efendinin dergâhına gidip, ona talebe oldu. Hizmetinde ve sohbetinde uzun müddet kalıp, feyz aldı. Tasavvufta yükselip, insanları Allahü teâlânın yüce dinine dâvet etmek ve Resûlullah efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem güzel ahlâkını öğretmekle meşgûl oldu. Allahü teâlâya muhabbetinden dolayı, dünyâya hiç önem vermez oldu. Onun bu durumunu anlayamayan bâzıları pâdişâha şikâyet ettiler. Pâdişâh meselenin tahkik edilmesini emretti. Tahkikat için İstanbul'a geldi. Tahkikat sonunda berâat etti ve hakkındaki ithamlardan kurtuldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Sonunda Orta Yolu Buldular

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

9 Evi Dolaşan Kelle

O Kullarına Çok Merhametlidir

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek