Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.957.336

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Hastalığın Aslı Çok Yemektir!

Ahmed Hadramî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1565 (H.973)'te Yemen'in Hadramut bölgesindeki Terîm şehrinde vefât etti. Şeyh Abdurrahmân bin Ali gibi zâtlardan tasavvuf, fıkıh, hadîs ilimlerini öğrendi. Tasavvuf ilminde ileri derecelere kavuştu. Kâmil bir zât idi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Osmanlı Devleti'nde, yabancı devletlere gönderilecek elçilere çok dikkat edilirdi. Devlet-i Aliyye'nin itibarını gözetecek Serdengeçtiler aranırdı. 1736'da İran Şahı Tahmasb'a da bir elçi göndermek icabetti. İmrahor Mustafa Paşa münasip görüldü. Şah tarafından kabul edilen Mustafa Paşa, görevini yerine getirdi. Sonra, âdeti olduğu için Şah biraz eğlenmek, biraz da denemek kastıyle dedi ki: -İmrahor Paşa!.. Benim bir derdim var. Acaba sen halledebilir misin?-Hayırdır İnşâallah.-Bir atım var. Fakat, çok haşarı. Üstüne bineni yere fırlatır. Şuna bin de fikrini söyle!Mustafa Paşa, sükût etti. Biraz sonra iki seyis, iki tarafından yakalamış atı getirdiler. Önüne geleni kapar, ardında kalanı teper bir hayvandı. Şah sinsi sinsi güler, at yerleri eşeler, seyisler korkuyla bekleşirlerdi. Bütün İran devlet büyükleri meraktaydı. Mustafa Paşa, gayret kemerini kuşanıp, seyislere işaret etti. Azgın hayvanı, apıl apıl getirdiler. Bir adım kala: "Bismillah..." deyip üstüne sıçradı. Sonra da seyislere: "Bırakın!" diye bağırdı. Beygir bütün marifetlerini gösterdi. Sıçradı, çifte attı, şâha kalktı. Fakat, İmrahor Paşa'yı sırtından atamadı. Sonunda kuzu gibi uslanıverdi. Osmanlı elçisi, İran Şâhı'nın önüne geldi. Attan aşağı sıçradı. Gemleri uzatırken dedi ki:"At binenin, kılıç kuşananın Şah'ım!"

Vehbi Tülek

Rezil Olursun

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Garip Derviş

Vehbi Tülek

Hiddet Değil Gayret

Vehbi Tülek

Fatih ve II. Bayezid Han devirlerinde kazaskerlik de yapan Ali Fenari Efendi, insaflılığı ve yumuşak huyluluğu ile de tanınmıştı. Bir gün medresede ders verdiği sırada, talebelerden biri hocasının sözlerine karşı laubali bir tarzda itiraza kalkışır. Müderris ona cevap vermez, şöyle gazaplı bir şekilde kaşlarını çatmakla yetinir ve yine dersine devam eder. Dersin sonunda talebeyi çağırıp bu tutumundan dolayı takdir etmekle birlikte dersin adabını hatırlatır ve sorduğu suali de cevaplandırır. Talebe büyük bir mahcubiyetle ocasından özür diler ve bu arada:

"Bu hareketimin cezası olarak ya izin veriniz başka bir müderrisin hizmetine gireyim, yahıt da bundan sonra böyle siz ders verdiğiniz sırada artık hiç ağzımı dilimi açmayayım" der. Mevlana Fenari:

"Benim sana karşı muamelem bir hiddet neticesi değil, gayret arzusu idi. Maamafih şimdiden sonra hatırına gelen sual ve itirazı hiç tereddüd ve tekellüf etmeden söyle, asla gücenmedim" cevabını verir.

I.abdülhamid Hanin İleri Görüşlülüğü

Vehbi Tülek

Harp İlanindan Vazgeçsin

Vehbi Tülek

Tapusunu Hanimin Üzerine Çikartacağim

Vehbi Tülek

Bir Şehîdin Son Sözleri

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Pir Ali Hazretleri

Vehbi Tülek

Eğer Padişah Biz İsek...

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kitap, Sünnet İcmâ Ve Kıyâs

Fahr-ül-İslâm Pezdevi hazretleri Fıkıh ve kelâm âlimlerinin büyüklerindendir. 421 (m. 1030)'de doğdu. 493 (m. 1099)'da Buhârâ'da vefât etti. Fıkıh usûlüne dâir yazdığı kitapta buyuruyor ki

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İctihâd Makamına Lâyık Olabilmek Için

Vehbi Tülek

Muhammed İbnü's-Selci hazretleri Hanefi fıkıh, hadis ve kelâm âlimidir. 181 (m. 797)'de Bağdâd'da doğdu. İmam-ı Azam hazretlerinin büyük talebelerinden Hasan bin Ziyâd'dan ve Ebû Yûsuf'un talebesi Bişr bin Giyâs'tan fıkıh tahsil etti. Çok talebe yetiştirdi. Halifenin kadılık teklifini kabul et­medi. 266 (m. 880)'de Bağdat'ta vefat etti. Şöyle buyurdu:

Şâfiî Fıkıh âlimi Abdülazîz Dîrînî

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Neccâd

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Neccâd hazretleri, hadis ve fıkıh ilminde, zamânının en önde gelen âlimlerinden idi. 867 (H.253) senesinde Bağdât'ta doğdu. 959 (H.348) senesinde vefât etti. Ebû Ali bin Savvâf diyor ki:

Hanefi'de Namazın Sünnetleri

Vehbi Tülek

Ebû Abbâs Ahmed Sebtî

Vehbi Tülek

Nûrullah Efendi

Vehbi Tülek

Peygamberimizin Ismiyle Bereketlenmek Için

Vehbi Tülek

Her Şey O’nun Hürmetine Yaratıldı

Vehbi Tülek

Nevrokoplu Osman Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Salavat-ı Şerifin Bereketi

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Devr-i Saadet'te bir Yahûdi, bir Müslüman'a iftira ederek Peygamber Efendimiz'e (sallallahü aleyhi ve sellem) şikâyette bulundu:
-Bu adam benim devemi çaldı. Bu deve benimdir, işte şahidlerim, diyerek iki de münâfıklardan yalancı şahid gösterdi.
Gerekli inceleme yapıldı, durum Müslüman'ın aleyhine tecelli ederek devenin Yahûdi'nin olduğuna hükmolundu ve deve Müslüman'dan alınarak Yahûdi'ye teslim edildi. Bununla kalsa iyi. Hırsızlık yaptığı için o Müslüman'ın ayrıca eli de kesilecekti. O sahabi ellerini açarak:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

At Hirsizi

Her Şeyi Göze Almıştı!

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Başka Du Bilmez Misin?

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek