Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.560.141

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimsenin Gönlünü Almak, Altından Daha Kıymetlidir

Seyyid Cemâleddîn-i Ezherî hazretleri İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. İran’da Şîrâz’da doğdu. 1358 (H.760) senesinde Geylân’da vefat etti. Mısır'da Câmi'ul-Ezher Medresesine gitti ve zamânın âlimlerinden dînî ilimleri okudu. Tahsîlini tamamladıktan sonra Tebrîz'e yerleşti. Orada, tasavvuf yolunda ilerlemek için, Şihâbüddîn-i Sühreverdî hazretlerinin oğlu Şihâbüddîn-i Tebrîzî'nin talebeleri arasına girdi. İcazet verilerek Geylân taraflarına gönderildi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Allah İçin Vurmuştum

Yavuz Sultan Selim Han Hazretleri Çaldıran Zaferini kazandıktan sonra ölüler arasında dolaşıyordu. Ölülerin içinde düşman askerlerinden birisinin kellesinin hiç zedelenmeden kesildiğini görüp merak etti. Ve yanında bulunan vezirlerine emrederek: - Bu kelleyi tek vuruşta kim kesti ise onu bulun bana getirin, dedi. Paşalar hemen asker içine dağıldılar ve bu yiğit askeri aramaya başladılar. Sora sora nihayet o asker bulundu ve Yavuz Sultan Selim Han Hazretlerinin huzuruna getirildi. Yavuz, o askere: -Evladım bu başı böyle sen mi kestin? diye sordu. Meselenin ne olduğunu anlayamayan asker biraz durakladıktan sonra: - Ben kestim, Sultanım, dedi.

Vehbi Tülek

Hemen Tayin Edelim

Vehbi Tülek

PiyÂle Paşa Ve Malta Seferi

Vehbi Tülek

Tuğ O Kadar Ucuz Değil

Vehbi Tülek

Mohaç Meydan Muharebesinde Macar ordusunu arkadan çevirerek tamamen imha eden Gazi Bali Bey, bu savaştan yıllar geçtikten sonra, sancakbeyliği alameti olarak kendisinde bulunan iki tuğa ilave olarak, bir tuğ daha verilmesi için Padişaha ricada bulundu. Terfi ve terakkinin muayyen yaş, kıdem ve hizmet mukabili olduğunu bilen Kanuni, ona şu cevabı yazdı:"Yadigarım ve muhterem lalam Gazi Bali Bey!Berhudar olasın, yüzün ak olsun...

Sultan Iii. Selim Ve Kabakçi Mustafa

Vehbi Tülek

Tapusunu Hanimin Üzerine Çikartacağim

Vehbi Tülek

Türklerde Namus

Vehbi Tülek

32 - Şanli İzzeddin Zirhlisi Ve Gamsiz Hasan Bey

Vehbi Tülek

Cezzar Ahmed Paşa Ve Napoeon Bonapart

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Hatirasina

Vehbi Tülek

Eline Ne Gelirse Ver

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Büyük Fıkıh âlimi Abdullah-ı Ensârî

Abdullah-ı Ensâri, evliyânın meşhûrlarından ve Hanbeli mezhebinin büyük fıkıh âlimlerindendir. İsmi Abdullah bin Muhammed bin Ali el-Ensâri el-Hirevi'dir. Künyesi Ebû İsmâil olup nesebi; İstanbul'da medfun bulunan ve Eshâb-ı kirâmın meşhûrlarından olan Hâlid bin Zeyd Ebû Eyyûb-i Ensâri'ye dayanır. Bu sebeple "Ensâri" nisbesiyle tanınmıştır. 1005 (H.396)'te Herat'ta doğdu. 1088 (H.481) senesinde Herat'ta vefât etti. Türbesi çok ziyâret edilen yerlerden biridir...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Korkusu, Insanı Allah'a Yaklaştırır

Vehbi Tülek

Ebû Bekr el-Betâihi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Irak'ta Betâih'te on ikinci asrın sonları ile on üçüncü asrın başlarında yaşadı.

Hadîs âlimi Ali Bin Sehl

Vehbi Tülek

Resûlullahın Açıkça Bildirdiği Şeyleri Tasdik Eden Mümindir

Vehbi Tülek

Şeyhzâde Mehmed Efendi Osmanlı tefsir ve fıkıh âlimlerindendir. Aslen İzmitli olup babasının adı Muslihuddin Mustafa’dır. Tahsilini İstanbul’da yaptı. Tefsir ve fıkıh ilimlerinde yetişerek Beyzâvî’nin “Envârü’t-tenzîl” kitabına yazdığı hâşiye ile meşhur oldu. İstanbul’un değişik medreselerinde müderrislik yaptı. 951 (m. 1544)’de vefat etti. “Envârü’t-tenzîl hâşiyesi”nde şöyle buyuruyor:

Harputlu Abdüllatif Efendi

Vehbi Tülek

hükümdar Bağda Bardak Masada!..

Vehbi Tülek

Allah, En Hayırlı Koruyucudur

Vehbi Tülek

Bir Şey Yapmak Istiyorsan Sana Yakışanı Yap

Vehbi Tülek

Anne Ve Babasına Iyilik Edenin Ömrü Uzun Olur

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Sabah Dûlâbî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Yirmi Saniyede

İcÂzetin Sirri

Abayi Yakmak

Arkadaşlarımı Korumak Için

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek