Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.017.193

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yavrularımız Dinlerini Tam Öğrenemiyorlar

Hilmi Efendi son devir Osmanlı din âlimlerinden ve Nakşibendiyye yolu Hâlidiyye kolu mensuplarındandır. Ankara'da doğdu. 1916 (H.1335) senesinde İzmit'te vefât etti. Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî hazretlerinin talebeleri arasına girdi. Hocasından Hâlidiyye kolundan icâzet aldı. Sonra İzmit'te Fevziye, Taşıçılarbaşı ve Yeni Cumâ câmilerinde imâm ve hatiplik yaptı. Vaazlarında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Türklerde Namus

Haci Mesud

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Hayat Kurtaran Yalan

Sarik Ve Sakal

Ayyaşin Sonu

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

13 - Orhan Gazi Ve Nilüfer Hatun

1299 yılı Nisan ayının son günleri. Kayı aşiretinin Söğüt ve civarında günden güne güçlenmesi karşısında, şimdiye kadar birbirleri ile devamlı kavga halinde olan Rum tekfurları, Türklere karşı artık ittifak yapma yolarını aramağa başladılar. İlk olarak, Bilecik tekfuru, Yarhisar tekfurunun, güzelliği dillere destan olan kızı Holofira ile evlenerek akraba olacak ve bu suretle sağlam bir ittifak yapacaklardı. Bilecik tekfuru bu düğüne Osman Gazi ve arkadaşlarını da davet etmek istiyordu. Eğer gelirlerse, düğünün en hareketli bir anında üstlerine çullanıp esir edebilirlerdi. Böylece bir taşla iki kuş vurmuş olacaklardı.

Vehbi Tülek

Rumeli Fatihi Lala ŞÂhin Paşa

Vehbi Tülek

Osman Gazi Ve Kumral Ebdal

Vehbi Tülek

100 - Çehrin Seferi

Vehbi Tülek

Cihan Sultanı IV. Mehmed Han huzurlarına, Rus elçisini lütfen kabul buyurdular... Elçinin kirli sakalı göbeğine kadar uzanıyordu. Sırtındaki ayı postu ise yerleri süpürüyordu. Büyük bir reverans yaptı, eğildi ve:-Yeryüzünün en haşmetli Hükümdarına, Rus çarının saygı ve selamlarını sunarım!... dedi. Üstelik sırıtıyordu. Mâbeyn Çavuşu hayretle ona bakıyordu. Daha fazla eğilmesin bekledi. Fakat beklediği olmadı. Doğrulup konuşmasına devam etti:-Haşmetlû Rus çarımın ricaları şudur ki... demeğe kalmadan Çavuşun iri pençesi ensesine yapıştı:-Bre mel'un!... Padişah efendimizin huzurlarında eğilmesini dahi beceremezsin!... Senin gibilere konuşmak haramdır...diye çıkıştı. Sonra aslan pençesiyle, bu edep bilmezi yere kapaklattı.

Turhanzade Ömer Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Yirmisekiz Mehmed Çelebi Ve Parisde Opera

Vehbi Tülek

Küçük Zabit

Vehbi Tülek

Şehzade Selim Ve Mevlana Celaleddin-i Rûmî

Vehbi Tülek

Ezan Sesi

Vehbi Tülek

Herşey Aslina Çeker

Vehbi Tülek

Düğün-bayram Alayina Gitmiyor Ya!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İslâmiyetin Ahkâmı Ilhâm Ile Anlaşılmaz

Takıyyüddin İbrâhim Sarifini hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh ve hadis âlimlerindendir. 581 (m. 1185)'de Bağdad köylerinden Sarifin'de doğdu. 641 (m. 1243)'de Şam'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İbn-i Hulâvî

Vehbi Tülek

İbn-i Hulâvi rahmetullahi aleyh, Hanbeli mezhebi fıkıh âlimlerindendir. İsmi, Muhammed bin Meâli Bağdâdi'dir. 611 (m. 1215)'de Bağdad'da vefât etti. Bir dersinde, "Kabir hâli" hakkında şunları anlattı:

Onların Beni Tanımakla Şereflenmesi Için

Vehbi Tülek

binlerce Göz Feda Olsun!..

Vehbi Tülek

Hasan Basri hazretleri, Tâbiinin en büyüklerindendir. Babası, Eshâb-ı kirâmdan Zeyd bin Sâbit el-Ensâri'nin kölesi, annesi ise, sevgili Peygamberimizin temiz zevcelerinden, Ümmü Seleme'nin câriyesiydi. 641 (H. 21) senesinde Medine-i münevverede doğdu. 728 (H. 110)de Basra'da vefât etti... Hikmet ehli bir zat idi.

Ölüleriniz Için Sadaka Veriniz

Vehbi Tülek

Çocukları Hayatlarından Bezdirip, Usandırmayın

Vehbi Tülek

Şeyh Sühreverdî

Vehbi Tülek

Nîmete Şükür, Belâya Sabır...

Vehbi Tülek

Duâ Ve Istiğfarı Üçer Defa Yapmalı

Vehbi Tülek

Ahmed Asım Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

İmanı Ona Kafidir

Padişah Ve At

Geç Gelen Kurtarıcı

Allah Nasil Misafir Edilir?

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek