Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.059.568

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

"bu Çamurlu Kaftanım Kabrime Örtülsün

Kemâl Paşazade dokuzuncu Osmanlı şeyhülislamıdır. 1468 (H.873) yılında Tokat'ta doğdu. Küçük yaştan itibâren iyi bir tahsil gördü. Daha sonra askerlik yolunu seçti. Sultan İkinci Bâyezîd Hanın seferlerine katıldı. Ordu ile Edirne'ye dönünce askerlikten ayrılarak ilim tahsîline başladı. İcazet aldı ve müderrislik yaptı. Yavuz Sultan Selîm'in padişahlığında onun yanında bulunarak cihada teşvik etti. 1526'da Şeyhülislâm Zenbilli Ali Efendi'nin vefâtı üzerine Kânûnî Sultan Süleymân Han tarafından bu göreve getirildi. İbni Kemâl Paşa, cinnîlere de fetvâ verirdi. Bunun için "Müfti-yüs-sekaleyn" (İnsan ve cinlerin müftüsü) adı ile meşhûr oldu. 1534 (H. 940)'te İstanbul’da vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Savaşin Zorluklarina Katlanmadan Zafere Ulaşilamaz

Şehzâde Murâd tahta çıkmak üzere Manisa'dan İstanbul'a gelirken, Sâdeddin Efendi de berâberinde idi. O zaman Sultan Murâd'ın özengi ağası olan Tiryâki Gâzi Hasan Paşanın naklettiğine göre, şehzâde yolculuk sırasında yanında göremediği Hoca Efendiyi sordu. Yanındakiler onun bindiği atın ham olması dolayısıyla biraz geride kaldığını söylediler. Bunun üzerine Sultan Murâd derhal kendi yedek atlarından birini altın işlemeli eğer ve süslü takımlarla donatarak ona gönderdi ve yetişinceye kadar bekledi." Sâdeddin Efendiye bundan sonra Hâce-i sultâni (sultan hocası) ve Reis-ül-ulemâ ünvânları verildi. Devletin iç ve dış siyâsetine yardımcı oldu.

Vehbi Tülek

10 - Bir Daha Gelmemize Hacet Kalmaz

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Murad Ve Molla Fenari

Vehbi Tülek

Barbaros’un İstanbul’a Gelişi

Vehbi Tülek

Cezayir'i zaptederek burada üs kuran Barbaros, Kanuni'nin kendisini davet etmesi üzerine, yanına 18 amiralini de alarak İstanbul'a gelmeye karar verdi. Bu sûretle Osmanlı'nın bir eyâleti olan Cezâyir'in, fiilen imparatorluğa katılmasına da rızâ göstermiş oluyordu. Barbaros'un İstanbul limanına vardığı 27 Aralık 1533 günü, güzel bir kış günü idi. Soğuğa rağmen bütün sahil boyunca bir-iki yüzbin İstanbullu birikmişti. Yıllardan beri adı efsanelere karışan ve daha hayatında bir masal kahramanı hâline gelin Barbaros'u görmek için halk, birbiri üzerine yığılıyordu. Ünlü denizci, 18 amirali, yâverleri ve kalabalık maiyyetiyle top ateşleri ve halkın tezâhüratı arasında karaya ayak bastı. Bu, onun İstanbul'a ilk gelişiydi.

Timur Mağlubiyet Tatmamiş Bir Hakandir

Vehbi Tülek

Seni Avdan Men Etmemiş Miydim?

Vehbi Tülek

Habib Baba

Vehbi Tülek

Benden Bunlari İstemeyiniz

Vehbi Tülek

Benim Peygamberim Beni Kurtarir

Vehbi Tülek

İkinci Bayezid HÂn’in Tuğlasi

Vehbi Tülek

49 - Şehid Musa Hulûsi Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hep Iyi Insanlarla Beraber Olun

Abidin Paşa Osmanlı Devleti'nin son senelerinde hizmet etmiş bir İslam âlimi ve devlet adamıdır. 1843 yılında şimdi Yunanistan'da olan Preveze'de doğdu. Memleketinde iyi bir tahsil gördükten sonra İstanbul'a giderek devlet hizmetine girdi. Çeşitli vilayetlerde valilik ve bir süre Hariciye Nazırlığı (Dışişleri Bakanlığı) yaptı. İstanbul Merkezefendi Dergâhı Şeyhi Nûreddin Efendi'ye intisap ederek tasavvuf yolunda ilerledi. 1906 yılında İstanbul'da vefat etti. Sultan 2. Abdülhamid devrinde Ankara valisiyken şehre Elmadağ'dan su hattı yaptırdı. Bu vazifede iken Mevlâna Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin Mesnevisini şerh etti. Bu eserinde şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Geylânlı Büyük Velî Seyyid Cemâleddîn

Vehbi Tülek

Seyyid Cemâleddin hazretleri, İran'da, Hazar Denizinin güneybatı sâhili boyunca uzanan Geylân bölgesinde yetişen büyük velilerdendir. 1360 (H.762) senesinde Geylân bölgesinde bulunan İsâr köyünde vefât etti. Kabri oradadır. Kıymetli nasihatleri vardır. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Cennetten Gelen Kandilin Nuru

Vehbi Tülek

Dünyada Kim Seviliyorsa Kıyamette Onunla Olacaktır

Vehbi Tülek

Zekeriyyâ bin Yahyâ Dabbî hazretleri Şâfiî fıkıh ve hadis âlimidir. 220 (m. 835)’de Basra’da doğdu. Ebû Dâvûd Sicistânî gibi âlimlerden hadis dinledi. Şâfiî âlimlerinden Müzenî ile Rebî bin Süleyman Murâdî’nin derslerine devam edip bir Şâfiî âlimi olarak yetişti. 307 (m. 920)’de Basra’da vefat etti. Buyurdu ki:

Issız Bir Yerde Yolunu Kaybeden Talebe!

Vehbi Tülek

Hiçbir Peygamberin Anası Babası Kâfir Değildi!

Vehbi Tülek

Dışarıdaki Düşmanı Öldürdük; Içimizdeki Ondan Da Beter!

Vehbi Tülek

İnsanlara Muhâlefet Etmekten Uzak Ol

Vehbi Tülek

Takıyyüddîn Zebîdî

Vehbi Tülek

A­li Kuş­çu Ve mü­nec­cim Ku­yu­su

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

SelÂmetle Gidip Gel

Helvaci Çocuk

Başka Du Bilmez Misin?

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek