Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.640.705

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nîmeti Değil, O Nîmeti Vereni Görmek Şükürdür

Ahmed Semerkandî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. On dördüncü asrın sonlarında vefât etti. Zâhirî ilimlerde Zeynüddîn-i Hafî'nin derslerinde yetişip, kalb ilimlerinde ve tasavvuf yolunda da Hâce Alâüddîn-i Attâr hazretlerinin sohbetlerine devâm etmekle ilerledi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İngiliz Düşmani Şeyhülislam

1654 senesinde vefat eden ve Sultan IV. Mehmed Han'ın Şeyhülislamı olan Behâeddin Efendi, son derece hoş sohbet ve nüktedan olarak tanınmıştı. Fakat İslam düşmanlarına, hele İngilizlere karşı muazzam bir din gayreti vardı. Bütün yumuşaklığı ve nüktedanlığına rağmen, İslam düşmanlarına karşı gayet sert davranır, onlara hiç taviz vermezdi. 1651 senesinde, İngiliz vatandaşı olan birisi, İzmir'deki İngiltere konsolosundan 200.000 akçe alacağı olduğunu iddia ederek onu mahkemeye verdi. İzmir Kadısı Haşimi zade, konsolosu mahkemeye davet edip alacaklısının davasını bildirdi. Konsolos sert bir tavırla:-Efendi, sen bu davaya bakmaya mezun değilsin... dedi ve İngiltere ve Osmanlı hükûmetleri arasında imzalanan "Ahidnâme" nin bir nüshasını gösterdi. Burada, İngiliz vatandaşlarından birinin öbüründen alacağı 200.000 akçeden az olursa Osmanlı kadıları nın davayı dinleyebilecekleri, aksi halde davanın İngiltere'de görüleceği yazılıydı.

Vehbi Tülek

Rumeli Fatihi Lala ŞÂhin Paşa

Vehbi Tülek

İngiliz Elçisinin Sultan Abdülhamid’e Hayranliği

Vehbi Tülek

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

Seyyid Yahyâ Efendi şöyle anlatmıştır: "Sultan Bâyezid Hân Câmi-i şerifi avlusunda, oyma ustalarından Kefelizâde İbrâhim Halebi adında bir zâtın dükkanında, ilim-irfân sâhibi, kıymetli zâtlar toplanıp sohbet ederlerdi. Arasıra Mehmed Emin Efendi de öğle namazından sonra o dükkanı teşrif eder, dostları ile çok kıymetli sohbeti olurdu. Bir gün yine böyle hoş bir sohbet sırasında medhedilen iyi vasıflı bir kâdı (hâkim) o dükkana geldi. Kâdıasker, bu kâdıya, bir meseleden dolayı dargın olduğu için, bir makâma tâyin edilmesi gerektiği hâlde ona; "Ben kâdıasker olduğum müddetçe, sana kadılık vazifesi vermem!" diyerek yemin ettiğini ağlayarak anlattı. Dükkanda bulunanlar bu hâdiseye çok üzüldü.

Orhan GÂzi Ve AlÂeddîn Esved

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Toplu Taşima Kurallari

Vehbi Tülek

Hazin Göç

Vehbi Tülek

Hangi Dersi Müzakere Ediyorsun?

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Önce İmam, Sonra Mahkeme

Vehbi Tülek

En Küçük Yaşta Tahta Çikan Padişah: Iv. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mucize Ile Kerâmet Arasındaki Fark

Ebû Muhammed Yafii hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 698 (m. 1298)'de Yemen'de doğdu. 768 (m. 1367)'de Mekke'de vefât etti. İmâm-ı Yâfii'nin "Neşr-ül-mehâsin" adlı eserinden bazı bölümler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahtan Bir Defa Korkan Cehennemde Kalmaz

Vehbi Tülek

Necmeddin İbn-i Kâdi Aclûn hazretleri Şafii fıkıh ve kelâm âlimidir. 831 (m. 1428)'de Şam'da doğdu. İlk tahsilinden sonra gittiği Kahire'de İbn-i Hacer Askalâni, İbn-i Hümâm gibi birçok âlimden tefsir, hadis, fıkıh ve ferâiz dersleri aldı. Mısır Şafii Kadılığına tayin edildi. 876 (m. 1472)'de Kahire'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Şâ­fiî Fı­kıh â­li­mi Ebû Bekr Kaffâl

Vehbi Tülek

Doğru Olursan, Allah Utandırmaz

Vehbi Tülek

Diyarbakırlı Mehmed Said Paşa Osmanlı edib ve valilerinden hakim ve fâzıl bir zâttır. 1832 (H. 1247)'de doğdu. Mülkiye tahsilinden sonra Elazığ, Maraş, Mardin, Siirt ve Muş valilikleri (mutasarrıflık) yaptı. Sultan 2. Abdülhamid Han kendisini tekrar Muş, sonra Mardin valiliğine getirdi. 1890'da (H. 1307) Mardin'de vefat etti. Mizân'ül Edeb, Divançe-i Es'ar, Nuhbet'ül Emsal ve daha birçok eseri vardır. En meşhur olan bir şiiri şöyledir:

Malatyalı Abdülbâsıt Efendi

Vehbi Tülek

İbn-i Hibbân

Vehbi Tülek

Hacı Torun Efendi

Vehbi Tülek

Namazdan Yüz Çevirdiğin Vakit

Vehbi Tülek

Ebû Said Kûzegerânî

Vehbi Tülek

Dünya Ve Ahirette Iyilik, Sabır Ile Ele Geçer.

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Abdullah El-acemî

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Kum Ve Kaya

İsmail Hakki Efendi

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek