Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.753.964

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hocalık Ve Talebelik Takvâ Ile Olur

Debbağ Ebû Zeyd Üseydî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1208 (H. 605) senesinde Tunus'un Kayravân şehrinde doğdu, 1300 (H. 699) senesinde yine orada vefât etti. Zamanındaki âlimlerden aklî ve naklî ilimleri tahsîl etti. Abdüsselâm el-Murtâtî'ye talebe olup, ondan tasavvuf ilmini öğrendi. Tasavvufî mârifetlere kavuşup evliyâlık derecesine ulaştı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Helal Lokma Gerek

Sultan II. Murat zamanında, henüz Osmanlılarda hazine teşkil edilip padişahlar saraylar da gönlünce harcama yapmazlar ve onlarda haplerde elde edilen ganimet ve haraçlardan ve madenlerden başka devletin bir geliri yoktu. Halktan vergi toplayıp saray erkanı için harcanmazdı. Hal böyle olunca , padişahlar da zaman zaman parasız kalabiliyordu.Bir gün Fazlullah Paşa, II. Murad'ın Çandarlı Halil paşa'dan borç para istediğini görüp:
Sultanım, Padişahın vezirlerden ve şundan bundan para istemesi yerinde olmaz. Müsaade buyurursanız bir hazine teşkil edilsin ve oradan saraya tahsisat ayrılsın, dedi.

Vehbi Tülek

Türklerde Namus

Vehbi Tülek

Padişah Memlekete Hainlik Etmez

Vehbi Tülek

Akibet Görürsün Hele Ferhat

Vehbi Tülek

Evliyaullah'a pek yüksek bir hürmet ve bağlılık gösteren Yavuz Sultan Selim Han'ın kendisi de hiç şüphesiz babası gibi Allah'ın has kulu idi. o'nun, Allah'a kurbiyetinden dolayı keramet nev'inden pek çok davranışlar ortaya koyduğu tarihi gerçekler arasındadır. Şöyle ki: Yavuz, bir gün divandan içeri hiddetli bir şekilde girmişti. Elbisesini dahi değiştirtirmeden bir müddet odada dolandı ve kendisini kızdıran şeyi mırıldanıp durdu. Meğer Ferhat Paşa'nın İskender Çelebi'yi olur olmaz koruyup kayırmasından gazaplanmıştı. Çünkü aralarındaki dostluktan başka şeyler de sezinlemişti. Sonunda yüksek sesle şu sözleri sarfetti: "Akibet görürsün hele Ferhat! Sen şimdi İskender'i koruyup duruyorsun, ama bu korumaktan ne fayda çıkacağını inşeallah birbirinize karşı asıldığınız zaman görürsünüz!.." Gerçekten de aradan seneler geçti ve Kanuni Sultan Süleyman devrinde bu iki şahıs, Selim Han'ın geleceği görmüşçesine dediği gibi işledikleri cürümlerden dolayı karşı karşıya asıldılar

Y Kilidi

Vehbi Tülek

Osmanli’da Peygamber Sevgisi

Vehbi Tülek

İsterseniz Geri Dönebilirsiniz

Vehbi Tülek

Eski İftarlar

Vehbi Tülek

Harp Hiledir: Muhasaralarda Sahte Ric'at

Vehbi Tülek

Kurşun Yarasi

Vehbi Tülek

16 - Yavuz Ve Sina Çölü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Anadolu Velîlerinden Molla Osman Efendi

Molla Osman Efendi, Eyyûb Efendi isminde biri ile arkadaş olup, diyâr diyâr dolaşarak, kendilerine bir mürşid aramaya başladılar. Önce Bitlis'e gittiler, Eyyûb Efendi daha önce burada Molla Muhammed Arvâsi hazretlerinin sohbetinde ve hizmetinde bulunmuş, ondan ilim öğrenmişti. Osman Efendi, Bitlis'in güzelliğine hayran kaldı. Bir hafta sonra, Eyyûb Efendiyle, vefât eden Molla Muhammed Arvâsi hazretlerinin Müküs'deki kabr-i şerifini ziyârete gittiler. Burada da bir hafta kalıp, Hicaz'a gitmek niyetiyle Siirt'e doğru yola çıktılar...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fıkıh Ve Hadîs âlimi Mesrûk Bin El-ecdâ

Vehbi Tülek

Mesrûk bin Ecda el-Kûfi hazretleri, aslen Yemenlidir. Hazret-i Ebû Bekir zamânında Medine-i münevvereye geldi. Daha sonra Kûfe'ye yerleşti. Kadisiye Savaşına katıldı. Geçimini Fırat Nehrinden su getirip satmakla temin ederdi. Hazret-i Ömer ona "İsmin nedir?" diye sordu. "Mesrûk bin el-Ecdâ" diye cevap verdi. Hazret-i Ömer; "Ecdâ" şeytandır. Sen Mesrûk bin Abdurrahmân'sın buyurdu. Bundan sonra bu isimle tanındı. Ecdâ lügatta, çekişip, kötü söz söyleyen mânâsına gelmektedir.

Gece Gündüz Ağlayan Genç

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Herkese Galiptir

Vehbi Tülek

Muhammed bin Hasen Dımaşkî hazretleri Hanbelî fıkıh âlimidir. 1248’de (m. 1832) Şam’da doğdu. Burada fıkıh ilmi tahsil ettikten sonra Şeyh Muhammed Mekkî vasıtasıyla Şâziliyye tarikatına intisap etti. Şam Meclis-i Maârif üyeliği, Evkaf Komisyonu üyeliği, Şam’da mahkeme başkâtiplik görevinde bulundu. 1307 (m. 1890)’da Şam’da vefat etti. “Tevfîku’l-mevâddi’n-nizâmiyye li-ahkâmi’ş-şerî’ati’l-İslâmiyye” isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Ey Allahın Kulları Kardeş Olunuz

Vehbi Tülek

Bu Dükkânı Hemen Boşalt

Vehbi Tülek

Azap Yapılan Kimseler, Muhakkak Ona Lâyıktır!

Vehbi Tülek

Şeytana Yoldaş Olan Kimseler

Vehbi Tülek

Fıkıh Ve Kıraat âlimi İbrahim Makdisi

Vehbi Tülek

Nûreddîn Şevnî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Abayi Yakmak

Değişen Sizin Kalbiniz

Üç Kandil

Anzakli Ömer

Arafatta Görüşürüz

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek