Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.545.827

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Işin Intizamı Doğruluk Iledir

Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu DEDE MOLLA'NIN bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar bir köylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunu farketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyreden Sultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunu açık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonra işine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönül bağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar. Sultan nasıl karşılık vereceğini merak ederek tekrar; "Dede, uzak yerden geliyorum. Karnım aç, yiyeceğin var mı? der. Bunun üzerine biraz ilerde iki taşın üzerine yerleştirilmiş tencerede pişmekte olan aşı işâret ederek; "Pilav, pişmek üzere, işte orada, karnın doyuncaya kadar ye!" der. Pâdişâh; "İyi ama, ardımdaki ordu da aş ister." deyince; "İşte tencere orada, indir sen de ye askerlerin de yesin. Hepinize yeter inşâallah!" diye söyler. Sonra tarlasını sürmeye devâm eder.

Vehbi Tülek

81 - Akilli Kişiler Öğünmekten Ar Ederler

Vehbi Tülek

95 - Sultan Ahmed'in Rüyasi

Vehbi Tülek

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

1456 yılında Fâtih, Wlad'i Eflâk prensligine tayin etmişti. Wlad, kardesi Radul ile birlikte Osmanlı sarayında rehine olarak bulunmuştu. Hüküm sürdüğü memlekete Fâtih'in yardımı ile sahip olmasına ve Pâdişaha karşı dost kalacağına dair yemin etmiş bulunmasına rağmen Wlad, sözünde durmayarak Osmanlılar aleyhine Macarlarla anlasma yapacaktır.Fâtih'in, Karadeniz ve Trabzon'da bulundugu sıralarda, Eflâk'ta bazı hadiseler olmaktaydı. Burada Türklerin "Kazıklı Voyvoda", Macarlarin "Drakula" (Şeytan), Ulahların "Çepelpuç" (Cellad) dedikleri Wlad adında zulüm delisi bir adam, halka idarenin en korkuncunu tattırmaktadır. Bu çılgın adam, vahşi ve insanlık dışı birtakım zevklere sahipti. O, kazıklara vurulmuş ve işkence içinde can vermekte olan Türklerin meydana getirdigi büyük halkanın ortasında, saray halkı ile birlikte yemek yemekten zevk alırdı. Eline Türk esirleri geçince ayaklarındaki derinin yüzülmesini ve meydana çıkan kırmızı etlere tuz ekilmesini, sonra da bunları keçilere yalatmasını emrederdi. Böylece, diri diri ayaklarının derisi yüzülen esirlerin işkencesi, daha büyük olurdu. O, kendisine gönderilen Osmanlı elçilerinin sarıklarını başlarına çiviletmiştir.

14 - Varna Savaşi Ve Koca Hizir

Vehbi Tülek

Kariştirinca Soğuyan Hoşaf

Vehbi Tülek

Beş Yüz Beş Kuruş

Vehbi Tülek

Benim Gözüm Göreceklerini Gördü

Vehbi Tülek

Gel Beru Topal Zorbabaşi

Vehbi Tülek

Herkes Yediğini Gönderir

Vehbi Tülek

Hirka-i SaÂdet Töreni

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Zür'a Dımaşkî

Ebû Zür'a Dımaşki hazretleri, Şafii fıkıh âlimidir. Şam'da doğdu. Zamanın meşhur âlimlerinden fıkıh tahsili aldı. Halife Hârûn Reşid zamanında Mısır ve daha sonra Şam Kadılığı yaptı. 302 (m. 914)'de Şam'da vefat etti. Oruç tutmanın faziletleri hakknda şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhakkak Ki, Müminler Kurtuluşa Erdiler

Vehbi Tülek

Osman bin Ebi Kâsım Yemeni hazretleri fıkıh âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 1374 (H.776) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden akli ve nakli ilimleri tahsil edip fıkıh ilminde yüksek âlim oldu. Velilerin sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda ilerleyerek, büyük bir veli oldu. Buyurdu ki:

Ebu Abdullah Bin Bekkar

Vehbi Tülek

Enbiyânın Ve Şühedânın Gıbta Ettiği Zatlar!

Vehbi Tülek

Şeyzele hazretleri Şafiî âlimlerinden olup İsmi Azîz bin Abdülmelik’tir. İran’ın Gîlân şehrinde doğdu. 494 (m. 1101) senesinde Bağdad’da vefât etti. İbn-i Hılligân diyor ki: “Şafiî fakîhlerinden ve vâizlerinden olan Şeyzele, derin bir âlim, fazilet sahibi bir vâiz, mahâreti çok olan ve sözleri ve eserleri anlaşılır bir âlimdir. Fıkıhta, usûl-i din (kelâm, akâid) ve vaaz ilminde çok eser yazdı. Arabca şiirlerden çok şeyler ezberleyip topladı. Bağdad şehrinin Bâb-ül-ezc tarafına kadı olarak tayin edildi. Birçok âlimden, çok hadîs-i şerîf dinleyip ezberledi. İtikâdda Eş’arî mezhebinde idi.”

Câmiye Girince, Dünya Kelâmı Söylememelidir

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Ömer Gamrî

Vehbi Tülek

Ebû İshak İlbîri

Vehbi Tülek

İnsanın Îmanını Bozan Din Hırsızları!

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı... Abdullah El-harrâz

Vehbi Tülek

İman, Ahlâk Ile Ölçülmektedir!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Helvaci Çocuk

Başka Du Bilmez Misin?

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek