Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.539.821

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Geçim Darlığı Çekiyorsan Istigfâra Devam Etmelisin

Karamânî İshak Çelebi Osmanlı alimlerindendir. O zamanki Karaman iline bağlı Aksaray'da doğdu. İlk tahsîlini Aksaray'da yaptı. Konya'ya giderek, Kâdızâde, Molla Muslihuddîn Kastalânî ve Kestelli gibi zâtlardan ilim öğrendi. Tasavvufta Halvetiyye yolu büyüklerinden Molla Yahyâ Şirvânî'nin halîfelerinden Habîb Ömer-i Karamânî'ye bağlandı. İcâzet aldıktan sona İstanbul'a geldi. Pîrî Mehmed Paşa Dergâhında talebe yetiştirmekle meşgûl oldu. 1526 (H.933) senesinde vazîfe yaptığı İstanbul'da Koruklu Dergâhında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Seni Avdan Men Etmemiş Miydim?

Sadrüddin Muhammed bin Hüseyin, bir gün Şehzâde Bâyezid Han ile sohbet ederler ken, bir ara ona, ava çıkmak husûsunda aşırı davranmamasını, hattâ ava hiç çıkmamasını tavsiye etmişti. Bâyezid Han bu söze uyarak birkaç gün ava gitmedi ise de, yine bir gün av için hazırlanıp, avlanma yerine gitti. Av esnâsında Şehzâde'nin hizmetçi leri ve maiyetindekiler, buldukları av hayvanını onun bulunduğu tarafa doğru sürerlerdi. Böylece o da, önüne gelen avı kolayca avlayıverirdi. Bu avda da, güzel bir ceylanı Şehzâde'nin bulunduğu yere sürdüler. Şehzâde tam okunu atıp ceylanı avlayacaktı ki, birden vazgeçti. Onu vurmadı. Şehzâde'nin bu hâli orada bulunanları hayrette bıraktı. Bu garib hâlin sebebi kendisinden suâl edildiğinde, şöyle cevap verdi: "Tam ceylanı avlayacağım sırada gördüm ki, babam (Şehzâde Bâyezid, Muhammed bin Hüseyin'den hep "Babam" diye bahsederdi) güzel bir ceylanın sırtına binmiş bana doğru geliyor ve; "Ben seni avdan men etmemiş miydim?" diyordu. Onun bu sözü bana çok tesir etti. Ben o korku ile avlanmaktan vazgeçtim."

Vehbi Tülek

Hamdolsun İslam Askeri Muzaffer Olmuştur

Vehbi Tülek

66 - Para Böyle Günler İçindir

Vehbi Tülek

Filan Gün Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Selim'ın iki oğlundan biri olan Şehzâde Murâd, Manisa'da vâli idi. Şehzâde Murâd, Hüsâmeddin-i Uşâki hazretlerine, kendisinin sultân olup olmayacağını anlamak üzere, bir mektupla hizmetçisini Uşak'a gönderdi. Uşak'a varan haberci, doğruca Hüsâmeddin-i Uşâki' ye giderek, huzura kabûl edilmesini ricâ etti. Huzûra kabûl edilen haberci, daha mektubu Hüsâmeddin-i Uşâki hazretlerine vermeden ve ziyâreti hakkında bir şey söylemeden, Uşâki hazretleri ona; "Git! Şehzâdeye söyle! Hemen İstanbul'a hareket etsin. Filan gün saltanat tahtına oturacaktır." dedi. Haberci, hemen Manisa'ya dönerek müjdeyi Şehzâde'ye bildirdi. Şehzâde Murâd, vakit geçirmeden İstanbul'a hareket etti. Balıkesir'e geldiğinde, Vezir-i âzam Sokullu Mehmed Paşa'nın gönderdiği elçilerle karşılaştı. Elçiler, Sadrâzamın mektubunu Şehzâde'ye verdiler. Mektubu okuyan Şehzâde, bu mektuptan babası Sultan İkinci Selim'in vefât ettiğini, Sadrâzamın ölüm haberini halktan sakladığını ve kendisini tahta çıkarmak üzere dâvet ettiğini öğrendi. İstanbul'a giderek, Hüsâmeddin-i Uşâki'nin haber verdiği zamanda, Sultan Üçüncü Murâd Hân nâmıyla tahta geçti.

Savaşin Zorluklarina Katlanmadan Zafere Ulaşilamaz

Vehbi Tülek

Kavuk Yerine Miğfer

Vehbi Tülek

43 - Sakin Yemeyiniz, O Et Zehirlidir

Vehbi Tülek

47 - Özi Kahramanlari

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Vesikalarla Konuşmasi

Vehbi Tülek

İzzet Paşa Ve Ömer RizÂî Efendi

Vehbi Tülek

Kendi Re’yimizle İş Yapmayiz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yemeği Azaltınca Kalp Parlak Olur

Ebü'l-Ferec Dârimi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 358 (m. 969) senesinde Bağdad'da doğdu. 449 (m. 1057)'de Şam'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yâkût-i Arşî

Vehbi Tülek

Yâkût-i Arşi hazretleri, Ebü'l-Abbâs-ı Mürsi hazretlerinin talebelerinin büyüğü olup, Habeşistanlıdır. 1307 (H. 707) senesinde Mısır'da İskenderiyye şehrinde vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce, tâûndan (veba) ölen oğlu için buyurdu ki:

Allahü Teâlâya Yakınlığı Namazda Aramalıdır

Vehbi Tülek

Ümeyye Bin Ebî Salt

Vehbi Tülek

Ümeyye bin Ebi Salt, bir gün Resûlullahın "sallallahü aleyhi ve sellem" huzûruna geldi. Göklerin ve yerlerin nasıl yaratıldığını, Peygamberlerin "aleyhimüsselâm" hâllerini bildiren ve Muhammed aleyhisselâmın methiyle biten bir kaside söyledi. Resûlullah ona Tâhâ sûresini okudu. Ümeyye dinleyince, "bu insan sözü değildir" dedi. Fekat, "benim kardeşlerim vardır, onlar ile meşveret yapmadan bir iş yapmam" dedi. Resûlullah efendimiz "sana yazık olur, imân et Müslümân ol, doğru yola gir" buyurdu. "Çok çabuk gelirim" diyerek devesine bindi ve süratle Şâm'a gitti...

Velîler, Gelen Her Türlü Eziyete Tahammül Eder!

Vehbi Tülek

nasıl Olsa Öleceksin!

Vehbi Tülek

Müslümanlığın Zayıf Olduğu Bir Asırdayız

Vehbi Tülek

Necmeddîn Dâye Râzî

Vehbi Tülek

Azalıp Çoğalan Bir Inanış, Iman Olmaz

Vehbi Tülek

Şeytanın Uğraştığı Üç Kısım Insan

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Firkateyne Bininiz

Abdullah El-acemî

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Onun Görmediği Yer

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek