Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.792.816

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evliyâ, Kınından Çekilmiş Bir Kılıç Gibidir!

Abdülehad Nûrî Efendi İstanbul'da yetişen büyük velîlerdendir. 1594 (H.1003)) senesinde Sivas'ta doğdu. 1651 (H.1061) senesinde İstanbul'da vefât etti. Abdülehad Nûrî Efendi ilim tahsîline Sivas'ta başladı. Küçük yaşta babasız kaldı. Halvetiyye yolunun büyüklerinden Şeyh Şemseddîn-i Sivâsî'nin halîfesi olan Dayısı Abdülmecîd Efendi, devrin pâdişâhı Sultan Üçüncü Mehmed Han tarafından dâvet edilince yeğeni Abdülehad Nûrî'yi de berâberinde İstanbul'a getirdi. Abdülehad Nûrî bir yandan medrese tahsîline devâm ederken bir yandan da dayısından tasavvuf terbiyesi gördü. Ayasofya, Fâtih ve Sultan Ahmed Câmilerinde vaaz vermeye başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Attiği Her Taş Hedefine Ulaşiyordu

İmâm Efendi adıyla meşhur olan Osman Bedrerddin, kendisine rehberlik edecek âlim bir zât aradığı sırada yirmi yedi yaşındaydı. Bu sıralarda Erzurum, Rusların hücûmuna uğradı. 8 Kasım 1877'de vukû bulan bu savaş, târihte Doksanüç Harbi adıyla bilinir. Aziziye tabyalarının düşmesi üzerine Erzurum halkı yediden yetmişe silâhlanıp, düşmana karşı kahramanca bir müdâfaa yapma hazırlığı içindeydi. 8 Kasım 1877 gecesi Erzurum mahallelerinde gümbür gümbür davullar çalınarak halk cihâd için uyandırıldı. Tanyeri ağarmadan önce halk kalkıp, balta, tahra, dehre, sopa ne bulduysa eline alıp hazırlandı. Tanyeri ağarırken, Ayaz Paşa Câmii şerifi minâresinden sabah ezânı okunmaya başladı. Bu ezânı İmâm Efendi okuyordu. Ezân, ihlâs ve sadâkatle öyle okunuyordu ki, Erzurum'un dağı-taşı, deresi, tepesi, yamaçları, ağaçları sanki dile gelmiş, ezânı tekrar ediyordu.

Vehbi Tülek

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

Vehbi Tülek

Borcun VÂdesi

Vehbi Tülek

Minare Eğri Mi?

Vehbi Tülek

Süleymaniye Camiinin inşası tamamlanmış, ibadete açılacağı gün ilan edilmişti. O gün gelince istanbul'un her yanından insanlar bu eşsiz eserin açılışında bulunmak için şehrin bu noktasına akın etmişti. Herkes hayranlıkla bu Türk mucizesini seyrediyordu. Fakat bunlar arasında bulunan bir çocuk: "Aaa şu minareye bakın nasıl eğri!" diye bağırıyordu. Herkes de bakıyordu ama bir eğrilik görmüyordu. Çocuğun minarelerden biri için eğri dediği Mimar Sinan'a kadar ulaştı. Koca mimar hemen çocuğun yanına geldi ve ona: "Yavrum hangi minare eğri göster bana" dedi. Çocuk da: "İşte şu" diye minarelerden birini gösterdi. Mimar Sinan hemen adamlarını topladı. Uzun halatları biribirine ekletip minareye bağlattı ve:"Çekin yukarı doğru!" diye çektirmeye başladı. Çocuğa da:

Yavuz Sultan Selim Ve İbrahim Gülşeni

Vehbi Tülek

Mahmud Şevket Paşa Suikasti

Vehbi Tülek

Ii. Mahmûd Han Ve İsyanci Vehhabiler

Vehbi Tülek

Seydi Ali Reis

Vehbi Tülek

Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri Ve Kayserili Halil Paşa

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Adülhamid Suikasti

Vehbi Tülek

Tunus’un Fethi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

nefsim Bana Acımıyor!..

Ebû Muhammed Abdullah hazretleri, Yemen'de yetişen velilerdendir. Seyyidlerdendir. 1538 (H.945) senesinde Terim'de doğdu. 1610 (H.1019) senesinde vefât etti. Cenâzesinde sultan ile devletin diğer ileri gelenleri hazır bulundu...
Ebû Muhammed Abdullah hazretleri vefatından kısa bir zaman önce şöyle dua etmiştir:
"Yâ Rabbi! Nefsimi bana musallat kılma. Ona karşı beni yardımsız, yalnız bırakma. Nefsim bana acımıyor. Bana sen merhamet eyle. Ondan beni muhâfaza eyle.
Yazık bana! Ölümden nasıl kaçarım. Kaçsam bile o mutlakâ bana yetişecektir. Ben ölümü nasıl unutabilirim. Ben unutsam bile, ölüm beni unutmaz. O beni tâkib ediyor... Günahım o kadar çok ki, kalbimi yaraladı. Günahımın çokluğundan, ağlamaktan, artık gözlerimden yaş da akmıyor. Gözlerime uyku girmiyor. Eğer, Rabbim bana merhamet etmezse, hâlim nasıl olur, benim...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

hay Ateşbâz Hay!

Vehbi Tülek

Ateşbâz Veli ismiyle meşhur olan Yûsuf bin İzzeddin, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin meşhûr talebelerindendir. Hayâtı hakkında yeterli bilgi yoktur. 1285 (H.684) senesinde Konya'da vefât etti...
Mevlânâ hazretlerinin sohbetleri ile olgunlaşan Ateşbâz Veli, tasavvuf yolunda ileri derecelere kavuştu. Kendisini Mevlânâ hazretleri çok sevdiği için dergâhtan hiç çıkmak istemediğinden, ona dergâhın aşçılığı verildi. Böylece devâmlı hocasının sohbetlerinde bulunmaya ve ondan istifâdeye çalıştı...

İnsan Ölünce, Ruhu Bedeninden Ayrılır

Vehbi Tülek

Emîr Cihângir Semnânî

Vehbi Tülek

Emir Cihângir Semnâni hazretleri, Hindistan'ın büyük velilerinden olup seyyiddir. 1405 (H.808) senesinde vefât etti. Kabri Cunpûr'un Keçûnce köyündedir...
Aslen Türkistan'ın Semnân beldesinden olan Semnâni, Emir Seyyid Ali Hemedâni ile berâber seyahat ederlerdi. Sonunda yolu Hindistan'a düştü. Keşf ve kerâmet sâhibi olmasına rağmen, Şeyh Alâ-ül-Hak'ın talebeleri arasına katıldı. Bu zâtın yanında, sohbet ve hizmetinde bulunmakla, daha yüksek makam ve hâllere kavuştu. Hakikat ve tevhid ilmine dâir çok yüksek mânâlı sözleri vardır.
Semnâni hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Ömer Muhtar

Vehbi Tülek

Tecvîd Ve Kırâat Üstâdı Muhyiddîn Niksârî

Vehbi Tülek

Günah Işleyerek Kendini Zelîl Etme!

Vehbi Tülek

Müslüman, Beş Vakit Namaza Önem Ver

Vehbi Tülek

İbn-i Nüceym Ömer Mısrî

Vehbi Tülek

İslâm Bilgileri, Üstâddan Ve Kitaptan Öğrenilir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Arafatta Görüşürüz

Arafatta Görüşürüz

Sultan III. Mustafa zamanında İstanbul'da yaşamış olan evliyanın büyüklerinden Abdülehad Nuri Efendinin meşhûr talebelerinden Karabâşi Hacı Sâdık Efendi şöyle anlattı: Hacca giderken, korkulu ve kimsesiz yerlerde, Abdülehad Efendiyi bizzat bu gözlerim ile görürdüm. Kendi kendime, ona olan fazla sevgimden dolayı onu gördüğümü, bir hayal olduğu nu düşündüm. Fakat Mekke-i mükerremeye vardığımda, tavâf ederken hocamı yanımda gördüm. Hattâ bana selâm verdi. Ben de elini öptüm. Sonra kayboldu. Ben tavâfımı bitirdiğimde, hocam Makâm-ı İbrâhim denilen yerden ayrılıyordu. Bana; "Ey Sâdık Dede! Arafat'ta görüşürüz." deyip tekrar kayboldu. Arafat'ta, hocam Abdülehad Efendi ile birlikte vakfeye durduk. Sonra bana vedâ ederek ayrıldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Bereketi Var Mı?

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek