Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.613.090

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şanli Bir Zafer İçin “bilmem Ne Kazandik” Diyenin Hali

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethettikten sonra buranın idaresine veziriazam Yunus Paşa'yı tayin etti. Fakat onun, rüşvet, irtikab ve birçok haksız işler yaptığını duyunca hemen azletti ve yerine Hayrbay'ı tayin etti. Memlûk kumandanlarından olan Hayrbay, Mısır'ın fethin den sonra Yavuz'a itatini bildirip Osmanlı hizmetine girmişti. Mısır valiliği müddetince Osmanlı ya bağlı kaldı ve büyük hizmetleri oldu.Yavuz Sultan Selim Han, 12 Eylül 1517 günü İstanbul'a dömek üzere Kahire'den ayrıldı. Ertesi gün, yolda giderken Yunus Paşa'ya dönerek:-Eee Paşa, Mısır da arkada kaldı, dedi.Mısır valiliği görevinden alındığına üzüldüğünden, iradesine hakim olamayan Yunus Paşa, şu karşılığı verdi:-Evet Hünkarım, pekçok zahmetler çektik. Çok asker telef ettik. Fakat mesaimizin mah sulünü bir vatan haininin elinde bırakıp gidiyoruz. Bilmem ne kazanmış olduk?Bu yersiz cevaba hayli öfkelenen Yavuz, hemen şu emri verdi:-Bunu burada idam edin!Muhafızlar hemen Yunus Paşa'nın kafasını uçurdular. Bir süre Yunuz Paşa'nın cesedini yanlarında taşıdıktan sonra, Katye mevkiinde Memlûk hükümdarlarında Sultan Halil tarafından yaptırılmış olan kervansaraya geldiler ve buraya defnettiler. Daha sonra orasının adı Yunus Paşa olarak anılmaya başlandı.

Vehbi Tülek

70 - Bana Kanuna Uymaz İşler Getirmeyin

Vehbi Tülek

İstanbul’un İşgalinde Yapilan Hirsizliklar

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Fatih'in bilime olan hizmetlerine tanıklık eden anıtların en önemlisi, kuşkusuz camisinin etrafına yaptırdığı medreselerdir... Ancak ilk medrese eğitimi, fetihten hemen sonraki günlerde cami haline getirilen Ayasofya'da başlamış ve caminin yanındaki papaz odaları boşaltılarak öğrencilerin buralarda kalmaları sağlanmıştır. Molla Hüsrev'in başmüderrisliğe getirildiği bu ilk öğretim kurumunda, İstanbul'un ilk kadısı,Ayasofya'yı Cami olarak "tescil eden" Hızır Çelebi 'nin ilk müderrisler arasında bulunduğu görülmektedir. Bu sıralarda molla Zeyrek de müderris olarak Zeyrek camisinde derslere başlamıştır. (Türkiye Tarihi 2 s: 243) İşte İstanbul'da fetihten sonra öğretime başlayan ilk iki medrese bunlarrdır. Fatih medreselerinin yapımı bitince, Zeyrek'teki öğrenciler oraya taşınmış, Ayasofya'da ise öğretim sürdürülmüştür. Vakfiyesinde de belirtildiği üzere, Medaris-i Semaniye adı ile Fatih Camii'nin etrafında yapılmış olan bu yeni kuruluş, sekiz medrese ve her medresenin arkasında Tetimme adı verilen daha küçük sekiz medreseden oluşmaktadır. Ayrıca müderris ve öğrencilerin yararlanması için bir kitaplık, bir Darüşşifa ve bir de misafirhane bulunmakta idi. medreselerin her birinde "akli" ve "natli" bilimlerde birer müderris, Daruşşifada ise hangi ulustan olursa olsun iki hekim, bir göz hekimi, bir cerrah ve bir de eczacı görevlendirilmişti. Hekimlerin hastaları günde iki kez ziyaret etmeleri şart koşulmuştur.Fatih döneminde üzerinde durulması gereken önemli bir kuruluş da hızla geliştiği görülen bir yüksek okul niteliğindeki Enderun Okulu'dur. Bu kuruluş içinde askerlik, yöneticilik,güzel sanatlar bölümleri olduğu gibi, ayrıca bir de hastane bulunmakta idi. tanzimat dönemine kadar yaşadığı görülen Enderun Okulu'nda Galata Sarayı,Eski Saray ve Edirne Sarayı gibi sarayların orta dereceli saray okullarını bitirenler kabul edilmekte idi.

30 - Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Kazliçeşme

Vehbi Tülek

Akillilarin Duraği

Vehbi Tülek

PiyÂle Paşa Ve Malta Seferi

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

Midilli Müdafaasi

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’u Kurtaran Zat

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

yeni Çağın Bayraktarı Ulubatlı Hasan

Ulubatlı Hasan, İstanbul'un fethi sırasında surların üzerine çıkan ilk Osmanlı askeridir. 1428 yılında Bursa'nın Ulubat (Uluabat) köyünde doğdu. Köhne Bizans'ı tarihe gömerek; Orta Çağı kapatıp "Yeni Çağ"ı başlatan Fatih Sultan Mehmed Han'ın ordusunda "Bayraktar" olarak İstanbul kuşatmasına katıldı...
Osmanlı ordusu 6 Nisan 1453 Cuma günü İstanbul'u kuşattı. 29 Mayıs 1453 Salı günü sabaha karşı son hücum yapılıyordu... Mehter "gülbanklar" vurmaya koyulmuş ve Bizans surlarının karşısındaki ordugâhta hummalı bir faaliyet başlamıştı. Ulu Hâkan, "Evlâtlarım, yiğitlerim, şahbazlarım, yürüyün... Zafer sizindir" diyerek hücum emrini vermişti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hanefi Fıkıh âlimi Alâüddin Haskefî

Vehbi Tülek

Alâüddin Haskefi, Suriye'de yaşamış olan Hanefi fıkıh âlimidir. Hanefi mezhebi fıkıh kitaplarının en kıymetlilerinden olan "Dürr-ül-Muhtar" kitabının müellifidir. 1612 (H.1021) senesinde Diyarbakır vilayetine bağlı Hasankehf kazasında dünyaya geldi.
ıÜü(Burada yeri gelmişken belirtelim ki, "Dürrü'l-Muhtar" Hanefi fıkıh kitabı olan "Tenviru'-Ebsar" kitabının şerhidir. Alâüddin Haskefi tarafından "ed-Dürrü'l-Muhtâr fi Şerhi Tenvirü'l-Ebsâr" adıyla şerhedilmiş. Bu şerhe İbni Abidin hazretleri tarafından "Reddü'l-Muhtâr ale'd-Dürrü'l-Muhtâr" adıyla bir hâşiye yazılmıştı, ki bu hâşiye "İbni Abidin" adıyla medreselerde uzun süre okutulmuştu.
Seyyid Ahmet Tahtavi tarafından "Hâşiye ale'd-Dürrü'l-Muhtar Şerhu Tenviru'-Ebsar" adıyla dört cilt olarak genişletilmiş. Bu hâşiye Ayntablı Abdürrahim Efendi tarafından Türkçe'ye çevrilmiş. Dürrü'l-Muhtar'ın bir hâşiyesi de İbrahim Halebi tarafından "Tuhfetu'l-Ahyâr ale'd-Dürrü'l-Muhtar" adıyla yapılmıştır. Molla Miskin Şerhi de vardır.)

Ebû Zür’a Dımaşkî

Vehbi Tülek

Kabr-i Saâdete Yüzümü Sürmek Istiyorum

Vehbi Tülek

Nizâmeddîn Efendi Osmanlı devletinde yetişen velîlerdendir. Seyyid olup soyu Peygamber (sallallahü aleyhi ve selem) efendimize ulaşır. Bu yüzden halk arasında “Seyyid Nizâm” diye meşhûr olmuştur. Bağdat'ta doğdu. 1550 (H. 957) senesinde İstanbul’da vefât etti. Bağdat'ta Kâsım Zülfikâr Mâzenderânî’nin ilim meclislerinde ve hizmetinde bulunarak tasavvuf yolunda ilerledi. Yavuz Sultân Selim Hânın pâdişâhlığı devrinde İstanbul’a geldi. Silivrikapı dışındaki dergâha şeyh oldu. Burada talebe yetiştirdi... Nizâmeddîn Efendi ile berâber hacca giden bir zât şöyle naklediyor:

"deli Birâder" Mehmed Bin Durmuş

Vehbi Tülek

Ebü’l-abbâs Ibn-i Acîl

Vehbi Tülek

İmam-ı Mâverdî

Vehbi Tülek

Ey Ebû Hanîfe! Sen Beni Iyi Tanıdın

Vehbi Tülek

Ahmed Çârpûrtî

Vehbi Tülek

Ubâde İbni Sâmit (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yuhçu Baba

Yuhçu Baba

Asırlar önce ak sakallı, nurani simalı bir adam varmış. Zühd ve takvâ sahibi olan bu zat, kendi hâlinde sâkin bir hayat yaşarmış. Halkın sevip saydığı bu muhterem zâtın ilginç bir âdeti varmış. Kendisine ölüm haberi verildiğinde, hemen çoğunlukla:Yuh olsun, dermiş. Halk bunun sebebini bir türlü anlayamaz, bu muhterem kişinin bazı kimselerin ölümünden sonra, "Yuh olsun" demesinin sırrını bir türlü çözemezmiş. Ama hiç kimse, bununla ne demek istediğini sormaya cesaret edemezmiş. Mutlaka bir hikmeti olduğu nu düşünürler, böyle faziletli bir ihtiyarın mânâsız bir davranış yapmayacağına inanırlarmış.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Namazini Ben Kildirayim

Allah Haramdan Kaçani Korur

Bülbülün Zikri

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek