Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.952.824

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ümmetin En Merhametlisi Hazreti Ebû Bekir'dir

Alâeddin Ali Semerkandî fıkıh ve tefsir âlimlerindendir. 705-706 (m.1306)’da Semerkand'da doğdu. Mâverâünnehir’den Orta Anadolu’ya göç etti ve Lârende (Karaman) kasabasına yerleşti. Vefatına kadar burada yaşadı; hicri 860 yılında 150 yaşlarında iken yine burada vefat ettiği için "Karamânî" nisbesiyle de anıldı. Burada “Şeyh Ali Sultan” diye meşhur olmuştur. Çok kitap yazdı. Bunlardan "Bahr-ül-ulûm" kitabında şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yeşil Sarikli Gazi

Gavs-ül-Memdûh'un akrabâlarından Ali Efendi birkaç arkadaşıyla hacca gitmişti. Dönüşte Lazkiye civârına geldiklerinde yiyecekleri bitti. Lazkiye'ye giderek orayı idâre eden Osmanlı paşasına durumu anlattılar ve yardım talebinde bulundular. Onların Tillolu olduğunu öğrenince, Gavs-ül-Memdûh hazretlerini sordu. Yeğeni olduğunu söyledi. Paşa buna çok sevindi ve hocalarının evsâfını sordu. O da tek tek anlattı. Anlattıkça paşa tasdik ediyordu. Buna oldukça şaşırdı. Acabâ paşa, hocamı nereden tanıyordu? Dayanamayıp sordu. Paşa da cevap olarak şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

10. Yy.'da Bir Bati'linin İslam Hastanelerini Tasvir Eden Mektubu

Vehbi Tülek

Kirkpinar'in Doğuşu

Vehbi Tülek

Kırkpınar, tarihi ve coğrafi gerçeklerle tamamen uyum içinde ve binlerce yılda hâsıl olan, milli vicdandan doğan bir anânevi kutlamadır. Zaman, Osmanlı'ya Anadolu'nun dar geldiği, gözünü Ahmet Yesevi hazretlerinin işaretiyle Avrupa'ya diktiği 1350'li yıllardır. Orhan Gazi'nin şehzadesi Sultan Süleyman, Sarı Saltuk ve Ahmet Yesevi hazretlerinin menkıbeleri, Peygamber efendimizin İstanbul'un fethiyle ilgili müjdesiyle büyümüştür. Avrupa'ya geçmek, İstanbul'u fethetmek ateşiyle yanmaktadır. Ancak, o da İstanbul'un fethinin, Trakya'nın fethinden geçtiğini iyi bilmektedir.

46 - MurÂd Edilen Sultan Selîm'dir

Vehbi Tülek

Sen Kandiye Fatihi Olarak İstanbul’a Döneceksin

Vehbi Tülek

41 - Çekirge Suyu

Vehbi Tülek

Çerkes Hasan Bey’in İtirafnamesi

Vehbi Tülek

Midhat Paşa

Vehbi Tülek

Kahraman Bir Türk Düşmani

Vehbi Tülek

Zigetvar Kalesi Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bir Lokma Için Alçak Dünyaya Baş Eğme!

Emir Osman Efendi Osmanlı evliyasının büyüklerindendir. 1513 (H.919) senesinde Sivas'ta doğdu. 1594 (H.1003) senesinde İstanbul'da vefât etti. Küçük yaşta ilim öğrenmek için İstanbul'a geldi. Sahn-ı semân medreselerinde ilim tahsil etti. Kırklareli'nin Vize kazasında Şeyh Alâüddin Ali Efendinin sohbetlerinde kemale erdi ve Şeyh Gazanfer Efendinin kerimesi ile evlendi. Şeyh Ali Efendi vefât edince, Gazanfer Efendi, halifesi olarak onun yerine geçti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tufeyl Bin Amr (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Tufeyl bin Amr hazretleri, meşhur bir şâirdi. Misâfirperver ve cömert bir insan olduğu için, herkes tarafından sevilirdi. Yemen taraflarında mamur ve verimli bir beldede oturan Devs kabilesine mensuptu...
Peygamberimiz, Mekke'de İslâmiyeti açıkça yaymaya başladığı yıllarda, gece gündüz insanlara nasihat ediyor, onlara İslâm dinini anlatıyordu. Mekkeli müşrikler ise, Resûlullahın bu gayretini boşa çıkarmak için hiç durmadan uğraşıyorlardı. Hattâ dışarıdan Mekke'ye gelenleri Peygamberimizle görüştürmemek için, ellerinden geleni yapmaktan geri durmuyorlardı...

Suriyeli Velî Ali Kazvânî

Vehbi Tülek

İbn-i Asakir (rahmetullahi Aleyh)

Vehbi Tülek

İbn-i Asakir hazretleri meşhur fıkıh ve hadis âlimidir. 499 [m. 1105] da Şâmda tevellüd, 571 [m. 1176] de orada vefât etti. Seksen cild (Şâm târihi) yazmıştır. Kitabında bildiriyor ki:

Abdest Ve Guslün Sahih Olması Için

Vehbi Tülek

Ölülerin Ruhları Bazen Cesetlerine Gönderilir

Vehbi Tülek

Müşfik Bir Asker H. Hayri Aytepe

Vehbi Tülek

Kim Ki, Şüpheli Şeylerden Sakınırsa

Vehbi Tülek

Mansûr Bin Ammâr

Vehbi Tülek

Hadîs âlimi Ahmed Sâlihî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Evliyalar Ölmez İmiş

Allah Diyen Genç

Cünnetü'l-esmâ

A'meş Ve Hanımı

Bülbülün Zikri

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek