Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.138.521

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

En Faydalı Zenginlik Ve En Güzel Fakirlik Nedir?

Seyyid Ticânî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1737 (H.1150) senesinde Cezâyir'de Ayn-ı Mâdî denilen yerde doğdu. 1815 (H.1230)'de Fas'ta vefât etti. Mısır'a giderek Şeyh Mahmûd-i Kürdî’ye talebe oldu. Sonra Fas’a giderek talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

12 - Şani Büyük Osman Paşa

Ruslar 24 Nisan 1877'de Osmanlı devletine harp ilan etmişlerdi. Romanya, Bulgaristan, Sırbistan ve Karadağ da Rusların yanında yer almışlardı. Osman Paşa o zaman Vidin müstahkem mevki kumandanı idi. 7 Temmuz'da Sırp kuvvetlerini bozgu na uğratarak büyük bir ün yapmıştı. Rusların büyük bir ordu ile Tuna istikametine gelmekte olduğu haberi alınınca, Plevne'ye gönderildi. 20 Temmuz günü, burasını kuşatan Rus öncü kuvvetlerini dağıttı. Fakat 10 gün sonra asıl Rus birlikleri kalabalık bir şekilde gelerek Plevne yakınlarında karargah kurdular. 40.000 asker ve 172 ağır topu bulunan bu düşman ordusuna, gece yarısı ani bir baskın yapan Osman Paşa, birkaç saat içinde bu kalabalık Rus ordusunu perişan ederek geri çekilmeye mecbur etti. Ertesi gün kaleden çıkan Osman Paşa Lofça önlerinde kalabalık bir Rus birliğini daha mağlup etti. 7 Eylül günü Ruslar, tekrar Plevne önlerine geldiler. 10 gün süren bu kuşatma, daha şiddetli muharebelere sahne oldu. Osman Paşa sık sık kaleden çıkış hareketleri yaparak Rus birliklerine ani baskınlar yapıyor ve ağır kayıplar verdiriyor du. Nihayet 17 Eylül günü Ruslar yine geri çekilmek zorunda kaldılar. Bu tarihlerde Osmanlı tahtına, Sultan II. Abdülhamid henüz yeni çıkmıştı. Bir ferman göndererek Osman Paşa'ya Gazi ünvanı verdi ve rütbesini Mareşalliğe yükseltti.

Vehbi Tülek

İyiliğe Karşi Kemlik

Vehbi Tülek

İnanilmaz Arttirma

Vehbi Tülek

Fatih Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Fatih, Rumeli Hisarı gibi, Bizans'ın boğazını sıkacak dev eseri, üçbuçuk ayda tamamladı. Başta kendisi olmak üzere bütün Vezirler sırtlarında taş taşıdı. Dürüstlükle, harcından çalınmadan yapılan eser, 550 senedir dimdik ayakta. 17 Ağustos'ta moloz yığını olan binaların mimar ve mühendisleri bundan ders almalıdır! Çeşitli yalanlarla suçladıkları fethin babası, din ayrımı gözetmeksizin Rum, Ermeni ve Yahudilere inanç ve icrai sanat hürriyetini tattıran insandır. 52 günlük bir muhasaradan sonra, Türk askerleri İstanbul surlarından, coşkun bir sel gibi akıyordu. Bizans halkı ise, ölüm korkusu ile Ayasofya'da toplanmışlar ve gaipten bir kurtarıcı bekliyorlardı.

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Hemen Tayin Edelim

Vehbi Tülek

30 - Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Osmanli Ramazanlari

Vehbi Tülek

Emirsultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Garip Derviş

Vehbi Tülek

Bursa İpeği

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Bekr Es-sayrafî

Ebû Bekr es-Sayrafi hazretleri, Şafii mezhebindeki hadis, fıkıh, usul-i hadis, usul-i fıkıh âlimlerinden olup, 330 (m. 941) târihinde, Mısır'da vefât etti. Naklettiği Hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hassan Bin Muhammed El-ümevî

Vehbi Tülek

Hassan bin Muhammed el-Ümevi hazretleri fıkıh ve hadis âlimidir. 267 (880)'de İran'da Kazvin'de doğdu. Nişâbur ve Bağdat'ta zamanın büyük âlimlerinden fıkıh ve hadis ilmi tahsil etti. Devrinin en zâhid ve ibadete düşkün âlimlerinden olan Ümevi hazretleri 349 (m. 960)'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Abdurrahmân Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Bağdâdlı Velî Abdullah Hayderî

Vehbi Tülek

Abdullah Hayderi hazretleri, Bağdâd'da yetişen büyük velilerdendir. Büyük veli Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin ilk hilâfet verdiği talebesidir. Doğum ve vefât târihleri kesin olarak bilinmemektedir. Bağdâd'da doğdu ve orada vefât etti.
Abdullah-ı Hayderi'nin babası da Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerine son derece muhabbet olan bir zat idi..

Muhammed Bin Yûsuf

Vehbi Tülek

Ben Allahü Teâlâdan Gelene Râzıyım Oğlum

Vehbi Tülek

Kimse Kimsenin Rızkını Yiyemez

Vehbi Tülek

Her Bid’at, Bir Sünneti Yok Eder

Vehbi Tülek

Neccârzâde Sıddık Efendi

Vehbi Tülek

Hadîs âlimi İbni Asâkir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Ayyaşin Sonu

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Allah Diyen Genç

Abdullah Bin MübÂrek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek