Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.567.849
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
1600 senelerinde Osmanlı tahtında, Sultan I. Ahmed bulunuyordu. Daha yaşı küçük olduğu için bunu fırsat bilen âsiler ve bazı eyalet valileri devlete isyan etmiş, Anadolu'da huzur ve sükun kalmamıştı. İşte bu sıralarda Padişah, Üsküdar'da bulunan Aziz Mahmud Hüdayi hazretlerini sık sık ziyaret edip himmet ve dularını istiyordu. Padişahın bu zata olan muhabbeti sebebiyle bir çok asker ve devlet erkanı da ona talebe olmuşlardı. Bunlardan biri de Yeniçeri Ağalarından Kayserili Halil Ağa idi. Halil Ağa, Anadolu'da isyan çıkaran Celalilerden, Canbolatoğlu üzerine gönderilen askeri birlikte vazifeliydi. Onu çok seven hocası Aziz Mahmud Hüdayi hazretleri, bir mektup göndere rek müridini şu sözlerle teşyi ediyordu:
Kanuni Sultan Süleyman Han'ın ilk vezielerinden olan Maktul İbrahim Paşa, 1526'da Macaristan Seferine serdar tâyin edildi. Öncü kuvvetlerin başında sefere çıkan İbrâhim Paşa, yol üzerindeki Petervaradin ve Uylak kalelerini fethetti. Mohaç Meydan Savaşında Osmanlı ordusunun sağ kanadına kumanda etti ve zaferin kazanılmasında önemli rol oynadı.Mohaç Zaferinden sonra, Anadolu'daki isyânları önlemek üzere harekete geçen İbrâhim Paşa, Hacı Bektâş-ı Veli'nin soyundan olduğunu iddiâ eden ve Anadolu'da sapık inançlarını yaymak isteyen Kalender Şahı cezâlandırdı ve buralarda nizâmı tekrar kurdu.Viyana Kuşatması esnâsında kıyâfet değiştirerek asker içine girip bir cengâver gibi çarpışarak orduyu gayrete getirmeye çalıştı. Fakat mühimmâtın azalması ve mevsimin uygun olmaması üzerine kuşatma kaldırıldı.İran ile Osmanlı Devleti arasındaki Bağdat, Bitlis ve Âzerbaycan vâlilerinin takındıkla rı kötü tavır sebebiyle çıkan karışıklıkları ortadan kaldırdı (1533). İstanbul'a döndükten son ra, ilk işi Fransa ile ileriki târihlerde kapitülasyon denilen anlaşmaları yapmak oldu(1536).Osmanlı Devletinin târihi içinde hiçbir sadrâzamın erişemeyeceği derecede şan ve şerefe erişen, kâbiliyeti ve iktidârı ile devletin umûmi vaziyetine tesir eden İbrâhim Paşa, 15 Mart 1536'da sarayda kaldığı bir gece, siyâsi sebeplerden dolayı öldürüldü ve Galata daki Cânfedâ Zâviyesine defnedildi.
Ahmed Zühdü Paşa (rahmetullahi aleyh) Seyyiddir. Maârif nâzırı idi. 1319 [m. 1901] da vefât etti. (Mecmûa-i Zühdiyye) fıkıh kitâbının başındaki yazıda buyuruyor ki:
Ali bin Muhammed Kalsâdi hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh ve hadis âlimlerindendir. 815 (m. 1412)'de Endülüs'te (İspanya) Besta (Baeza) şehrinde doğdu. 891 (m. 1486)'de Cezayir'de Becâye şehrinde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Abdülaziz Dirini hazretleri, Mısır evliyâsındandır. Lakabı "İzzeddin"dir. 1216 (H.613) yılında doğdu. 1295 (H.694) senesinde Kahire'de vefât etti... Küçük yaşta ilim tahsiline başladı ve zamânındaki âlimlerden ilim öğrendi. Ebü'l-Feth bin Ebi'l-Ganim Rasâni'nin sohbetinde bulundu ve Şeyh İzzeddin'den tasavvuf ilmini öğrendi. Tasavvuf yolunda yüksek mertebelere kavuştu. Abdülaziz Dirini dünyâya düşkün olmayan ve birçok kerâmeti görülen, edebiyât, kelâm ve Şâfii mezhebi fıkıh âlimiydi.
"Efendim, bu ne hâl?!."
Şeytan hizmetçi kılığına girmiş ve yirmi sene Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri'nin yanına gidip gelmişti. Bir türlü gönlüne vesvese vermeye, ona istediklerini yaptırmaya muvaffak olamamıştı. Birgün:
- Ey Üstad! Yoksa siz benim kim olduğumu biliyor musunuz? dedi.
Hazreti Cüneyd:
- Sen lanetli İblissin. İlk geldiğin andan beri seni tanıyorum, buyurdu.
Şeytan:
- Ey Sultanü'l Muhakkikin! Sizin kadar yüksek dereceye ulaşan başka bir büyük zat tanımıyorum. Yirmi senedir size hiçbir isteğimi yaptırmaya muvaffak olamadım, dedi.
- Defol mel'un! Şimdi de beni kendini beğenme hastalığına düşürerek mahvetmek mi istiyorsun! Yirmi senede yapamadığını yirmi saniyede mi yapacaksın? Yıkıl karşımdan! diye bağırdı.