Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.594.299

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ebedî Saadete Kavuşmak Için

Cemâl Halvetî hazretleri Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Amasya'da doğdu. 1493 (H. 899) senesinde hac yolculuğu esnâsında vefât etti. Amasya'da bir müddet ilim tahsil ettikten sonra Aksaray'a gitti. Halvetiyye yolu büyüklerinden Şeyh Abdullah Efendiye talebe oldu. İcazet alarak talebe yetiştirdi. Yetiştirdiği âlim ve velîlerin başında Sünbül Sinan Efendi gelmektedir. Onu kendi kızı Sâfiye Hatun ile evlendirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yoğurtlarimiz Bile Var

Şanlı Plevne müdafaası tarihimizin en büyük destanlarından biridir. Osmanlı askeri, kendisinden defalarca kalabalık Rus ve Romen ordularına karşı, soğuğa ve açlığa rağmen uzun zaman kahramanca savaşarak bir destan yazdı.Uzun süren kuşatma, dışarıdan ikmal gelmesini engellediğin den, bir müddet sonra bütün yiyecek stokları tükendi. Soğuğa ve müthiş düşman ateşine aldırış etmeyen Türk askeri, açlıkla pençeleşi yordu. Askere günde 100 gram tayın verilebiliyordu. Bu da bitince, mısır koçanları suda haşlanıp ezildikten sonra yemek olarak verilmeye başlandı. Rus ve Romen askerleri, Osmanlı siperlerine 10-15 metre kadar yaklaşmışlardı. Askerlerimizin yiyceklerinin tükendiğinin farkındaydı lar. Bu yüzden askerimize laf atmaya başlamışlardı.

Vehbi Tülek

HilÂfeti HÂiz Olan Türkler

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂlî Hazretleri

Vehbi Tülek

Eline Ne Gelirse Ver

Vehbi Tülek

Sadrazam Yeğen Mehmed Paşa ordusuyla İstanbul'dan sefere çıkmadan önce hocası Mehmed Emin Tokadi hazretlerinin huzuruna gidip duasını aldı. Hocası onu kucaklayıp bağrına basarak bir müddet öyle tuttu. Sonra da gözyaşları içinde, zafer kazanmaları için dua etti. Fatiha-yı şerif okudu. Yeğen Mehmed Paşa, sohbetlerinden çok istifade ettiği, kalbi ne hizmet ve cihad aşkını yerleştiren hocasından dua aldıktan sonra sefer hazırlıklarını tamamladı. Sonra emrindeki ordu ile Avusturya seferine çıktı.

Sultan Bayezid Ve Arab Molla

Vehbi Tülek

MÂzeret Ortada

Vehbi Tülek

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

Osmanli'da Tören

Vehbi Tülek

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

Mimar Sinandan Mektup...

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Balkan Harbinde Bir Askerin Son Mektubu

Acı ve hüzün dolu harp yılları... Evlad-ı Fatihan torunları, dedelerinin mirasını korumaya çalışırken birer birer şehit oluyorlardı... Balkan Harbine katılan bir asker, ağır yaralanmıştı. Son nefesini vermeden önce annesine yazdığı mektupta şöyle diyordu:
"Sevgili anacığım!
Ebediyen kaybolmuş bir evlat gibi, gönüllü olarak ikinci defa cepheye geldim. Fakat başım henüz omuzlarımın üzerindedir. Meydan savaşında şehit olan silah arkadaşlarımı düşündükçe pek mahzun oluyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İhlâs Ile Olmayan Ilim Zararlıdır

Vehbi Tülek

Vecihüddin Mansûr el-İskenderi hazretleri hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 607'de (m. 1210) Mısır'da İskenderiye'de doğdu. "İbnü'l-İmâdiyye" olarak da bilinir. İlk tahsilinden sonra Şam, Hama, Halep, Harran, Musul ve Mekke'ye gitti. Bağdat'ta bir süre kalıp hadis ve fıkıh tahsil etti. 673'te (m. 1275) İskenderiye'de vefat etti. Buyurdu ki:

İlim Amelden, Iman Ise Ilimden Öncedir

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Koruduğu Kullar

Vehbi Tülek

Kâsım bin Ca'fer Basri hazretleri hadis ve Şafii fıkıh âlimidir. 322 (m. 934)'de Basra'da doğdu. 414 (m. 1023)'de vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Fıkıh Ve Hadis âlimi İbrâhim Nehâî

Vehbi Tülek

Rabbinin Azamet Ve Kibriyâsından Bahset

Vehbi Tülek

Nil'in Suları Azalmış Ve Kıtlık Başlamıştı

Vehbi Tülek

Saîd Bin Fîrûz Tâî

Vehbi Tülek

Ebû Bekir'e Gidiniz! Namazı O Kıldırsın

Vehbi Tülek

İlimden Îmân, Cehâletten Küfür Hâsıl Olmaktadır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Altıyüz Dirhemlik İp

Her Şeyi Göze Almıştı!

Yirmi Saniyede

Gerçek Zehir

Abdullah El-acemî

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek