Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.786.770

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ben Allahü Teâlâdan Gelene Râzıyım Oğlum

Abdülazîz Revvâd hazretleri evliyânın büyüklerinden olup hadîs âlimidir. Horasan’da doğdu. 775 (H.159) târihinde Mekke-i mükerremede vefât etti. Nâfî, İkrime gibi âlimlerden hadîs-i şerîf rivâyet etti. Ondan da Süfyân-ı Sevrî ve daha başka âlimler hadîs-i şerîf bildirmişlerdir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bağdad Gibi Yüz Kaleye Değerdin

Sultan IV. Murad 1638 senesi Ekim ayında, daha önceden İran'ın işgal ettiği Bağdad kalesini muhasara etti. Bir gün Dicle kenarında iken:

"Bağdad'ı fethetmeden İmam-ı Azam hazretlerinin türbesini ziyaret etmekten utanırım" diyordu. Her akşam siperleri geziyor ve askerin moralini takviye ediyordu. Hendekler dolmuş, kale duvarları birçok yerden yıkılmış olup yürüyüş zamanı geldiği halde yapılmıyordu. Muhasaranın 37.ci günü Vezir-i Azamı huzuruna çağırıp niçin nihai hücum yürüyüşünün yapılmadığını sordu. Vezir-i Azam:

"Padişahım sabroluna. Sonunda şehir fetholunacak, yürüyüşe zaman vardır. Askeri acele ile kırdırmayalım" dedi. Padişah:

"Senin namın, dilaverliğin ve şecaatin bu mudur? Tehirin manası nedir?" diye sorunca Vezir-i Azzam:

"Ben canımı padişaha feda etmişim. Tayyar kulunuz ölmekle bir şey olmaz. Allahü Teâlâ kaleyi bize ihsan eylesin" dedi ve ertesi gün kaleye hücuma kalkışıldı. Bazı kuleler ele geçirilerek bayrak dikildi. Tayyar Mehmed Paşa, elinde kılıç, yakınındaki bir kuleye hücum eden askerleriyle birlikte savaşıyordu. Kale düşmek üzereydi. O anda bir tüfek kurşunu gelip Vezir-i Azam Tayyar Mehmed Paşa'nın alnına isabet etti ve oracıkta şehid düştü. Padişah bu hadiseyi duyunca çok üzüldü ve:

"Ah Tayyar!... Bağdad gibi yüz kaleye değerdin" dedi.

Vehbi Tülek

Tavsiye Etmem Majeste

Vehbi Tülek

Bizans’in Korkulu Rüyasi Orhan GÂzi

Vehbi Tülek

51 - İbn-i Haldûn'un Emîr Timur'la Görüşmesi

Vehbi Tülek

Emir Timur, birçok zaferler kazandıktan sonra Suriye üzerine yürümüştü. Mısır-Memlük orduları onun karşısında duramayıp yenildiler. Halep, Hama ve Sam, Emir'in eline geçti. (1401) Mısır'da devletin ileri gelenleri ve kadılar, daha fazla zarar görmemek, aman istemek için Timur Han'a bir heyet göndermeğe karar verdiler. Önce, kadı İbn-i Haldun'a meseleyi sundular. O da Timur'a başvurmayı münasip gördü. İbn-i Haldun'u heyete reis ve sözcü seçtiler. Sonra İbn-i Haldun murahhas oldugu halde Şam'a, Emir Timur'un katına geldiler. Huzura çıktıklarında korku ve heyecan içindeydiler. Emir Timur onların oturmalarına izin verdi; Güler yüzle önlerinden geçti. Her birini dikkatle gözden geçirdi. İbn-i Haldun'un kılık ve kıyafetini görünce o heyet içinde mümtaz bir şahsiyet olduğunu anladı. O diğerlerinden farklıydı. Emir, onunla konuşmağa başladı. Sonra Emir, elçilere ziyafet verdi. İçlerinden bazıları kibarlık gösterip verilen etten yememişti. İbn-i Haldun yiyenlerdendi.

Verin Bana Şu Yilan Yavrusunu!”

Vehbi Tülek

Destileri Kirmasinlar

Vehbi Tülek

Asirlarca Araliksiz Okunan Kur’Ân-i Kerîm

Vehbi Tülek

Ermeni Zulmünün Canli Şahitleri

Vehbi Tülek

Kibris Halkina Sultan Selim’in Fermani

Vehbi Tülek

Kendiliğinden Buralara Gelmez

Vehbi Tülek

Bunlar Yemek Olarak Kafidir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dünyâ Son Durak Ve Geçici Bir Yerdir

Kâmil Efendi İstanbul velilerindendir. 1824 (H.1240) senesi Edremit yakınında Ayvacık kazâsında doğdu. İstanbul'a gelerek Bâyezid ve Fâtih Medresesi müderrislerinden tahsilini tamamlayıp icâzet aldı. Bu sırada Kuşadalı İbrâhim Efendinin talebelerinden Bosnalı Tevfik Efendinin sohbetlerini dinledi ve tasavvuf yolunun bilgilerini öğrendi. Sonra Kaşgâr Emiri tarafından İstanbul'a gönderilen Yâkûb Hanın sohbetlerine iştirâk etti. Sultan Abdülhamid Han, Kâmil Efendiyi sever, hürmet eder ve saygı gösterirdi. 1911 (H.1330) senesi İstanbul'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Melekler, Ilim Talebesinin Üzerine Kanatlarını Gerer!

Vehbi Tülek

Ahmed Gaznevî hazretleri Hanefî fıkıh ve usûl âlimidir. Afganistan’da Gazne’de doğdu. 593 (m. 1197) senesinde Haleb’de vefât etti. “Mukaddimet-ül-Gazneviyye” ismindeki kitabında; farzlar, vâcibler, sünnet ve edebler, ferâiz, ilim öğrenmek, îmânın esasları, sular ve çeşitleri, istibrâ ve istincânın fazileti, abdest ve fazileti, misvak kullanmak, namaz, zekât, Ramazân-ı şerîfin fazileti, İmâm-ı a’zamın büyüklüğü, fazileti ve menkıbeleri anlatılmaktadır.

Ey Oğullarım, Beni Cihâda Hazırlayınız

Vehbi Tülek

Dinimizde Niyetin Önemi Büyüktür

Vehbi Tülek

Muhammed ibn-i Gâzi hazretleri Kıraat, hadis ve fıkıh âlimidir. 841'de (1437) Fas'ta Miknâs'ta doğdu. Orada ve Fas şehrinde medereselerde tahsil gördükten sonra talebe yetiştirdi. 919'da (m. 1513) vefat etti. Bir dersinde şöyle anlattı:

Bu âlem Bir Nizâm Içinde Yaratılmıştır

Vehbi Tülek

Anadolu Velîlerinden Muhammed Kadri Hazîn

Vehbi Tülek

Şefaate Kavuşacak En Mesut Kimse

Vehbi Tülek

Azerbaycan Velîlerinden Seyyid Yahyâ Şirvânî

Vehbi Tülek

Ey Cennetlikler, Bunu Tanıyor Musunuz?

Vehbi Tülek

Ben Hidâyet Üzereyim Siz Dalâlettesiniz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Allah Diyen Genç

Başka Du Bilmez Misin?

Bunlar Şarapti

Helvaci Çocuk

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek