Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.391.422

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bid'at Sâhiplerine Hiç Değer Vermemelidir

Babazâde Efendi Osmanlı âlim ve evliyasındandır. 1582 (H.990) senesinde İstanbul'da vefât etti. Babazâde zamânın âlimlerinden ilim tahsîl ettikten sonra, Ayasofya ve Eyyûb Sultan medreselerinde müderrislik yaptı. Kâfir, bid'at sâhibi ve fâsıklara yaklaşmanın, Müslümanların nûrunu azaltacağını söylerdi. Bu hususta talebelerine bir sohbetinde de şöyle buyurmuştur:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ruh Ve Ceset

Keçecizâde Fuad Paşa'nın sadrâzamlığında İstanbul'un Ermeni zenginlerinden biri ölmüştü. Katolik Ermeniler, bu kişinin ölümünden az evvel Katolik mezhebine girdiğini söylüyorlardı. Gregoriyenler ise, onun kendi mezheplerindeyken öldüğünü iddiâ ediyorlardı.Ölünün çok zengin olması sebebiyle, her iki kilise, iddiâlarında ayak diretiyorlardı. Münâkaşa, ihtilaf ve gürültü çıkaran Katoliklerle Gregoriyenler, büyük kavgalara girmek üzereyken mesele hükümete aksettirildi. İki taraf da sadrâzamdan hakem olmasını ricâ ettiler. İnce zekâ, zarâfet ve hazırcevaplığıyla şöhret bulan Sadrâzam, önce Katolik Ermenileri dinledi ve meseleyi iki soruyla halletti... İlkönce Katoliklere dönerek:" Müteveffânın Katolik olarak öldüğüne emin misiniz? diye sorunca onlar, hemen cevap verdiler:" Tamamıyla eminiz! Sadrâzam ikinci soruya geçti: " Demek ki mütevaffânın rûhuna siz sahip çıkıyorsunuz?" Evet!" O halde insaf edin, cesedi de Gregoriyenlerin olsun!

Vehbi Tülek

KinalizÂde Ali Çelebi

Vehbi Tülek

İsterseniz Geri Dönebilirsiniz

Vehbi Tülek

Fatihin Hocasi Molla GürÂnî

Vehbi Tülek

II. Murad Han devrinin meşhur Osmanlı âlimlerinden Molla Yegân, hacca gittiğinde, Kâhire'ye uğradı. Orada Molla Gürâni'yi tanıyıp, onun dine bağlılığını ve ilimdeki yüksek derecesini görünce, Anadolu'ya getirmek istedi. Lütuf ve iltifât göstererek berâber gelmesini söyledi. O da bu teklifi kabûl ederek, Molla Yegân ile birlikte geldi. Meşhur âlim Molla Yegân, hacdan döndüğünde Sultan İkinci Murâd Hanın otağına gidip, bir sohbet yaptı. Sohbet sırasında Pâdişâh; "Gezip gördüğün yerlerden bize ne armağan getirdin." diye sordu. Bunun üzerine Molla Yegân; "Tefsir, hadis ve fıkıh ilminde iyi yetişmiş bir âlim getirdim." diyerek, hiçbir milletin kültür târihinde görülmeyen durumu bildirdi. Sultan; "Şimdi nerededir?" deyince, "Dışarıda beklemektedir" cevâbını verdi. Bunun üzerine Pâdişâh, onu içeri getirmelerini söyledi. Molla Gürâni içeri girip selâm verdi. Sohbet sırasında Molla Gürâni'nin konuşması ve hâli, Pâdişâh'ın hoşuna gitti. Onu hemen dedesi Murâd-ı Hüdâvendigâr Gâzinin eski kaplıcadaki medresesine müderris tâyin etti. Daha sonra Yıldırım Medresesine müderris likle vazifelendiril di. Bir müddet bu vazifede kalan Molla Gürâni, Sultan İkinci Murâd Hanın oğlu Şehzâde Mehmed'in, yâni Fâtih'in yetiştirilmesiyle görevlendirildi.

Şu Anda Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

FÂsiklardan Uzaklaş

Vehbi Tülek

Fatih’in Akincisi Malkoçoğlu BÂlî Bey Bey

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şeyh Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

basra Güneşi Mâlik Bin Dînâr

Mâlik bin Dinâr hazretleri, ömrünü Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uyarak, insanlara nasihat ederek geçirdi. Hak yolu bulmak isteyenlerin önünde bir güneş olup, yollarını aydınlatırdı. Pek çok nasihati vardır. Buyurdu ki:
"Şu beş şey bedbahtlığın alâmetidir: Birincisi, gözün yaşarmaması. İkincisi, kalbin katı olması. Üçüncüsü, hayâsızlık. Dördüncüsü, dünyâya düşkün olmak. Beşincisi, dünyâ için canından endişe etmektir. Mü'min olan kimse Allahü teâlâdan korkar, boş sözlerden dilini korur."
Bir gün Basra vâlisi Mâlik bin Dinar'a der ki:
"Ey Mâlik, bize karşı bu kadar ağır konuşabilmen için sana cesâret veren ve bizi mukâbele etmekten âciz bırakan şey nedir biliyor musun? Dünyâya hiç değer vermemen ve bizden beklediğinin olmamasıdır..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Huzeyfe Bin Yemân (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Huzeyfe bin Yemân hazretleri, Eshâb-ı kirâm arasında Peygamberimizin sırdaşı olmasıyla meşhurdur. Peygamberimiz ona, Eshâb-ı kirâm arasına karışarak kendilerini gizleyen ve böylece fitne çıkarmak isteyen münâfıkların kimler olduğunu tek tek söylemiştir. Bundan başka vukû bulacak hâdiseleri de bildirmişti. Bu mübarek zat, Eshâb-ı kirâm arasında çok sevilir ve ayrı bir itibar görürdü. Çünkü o, Resûlullahın verdiği sırlarla dolu idi. Resûlullah efendimiz gizli kalması lâzım olan birçok bilgiyi, hazreti Huzeyfe'ye söyledi.

Dünyâ Nimetleri, Şekerle Kaplanmış Zehir Gibidir!

Vehbi Tülek

Kırk Yıllık Günaha Kefaret Olan Oruç

Vehbi Tülek

İbn-ül-Uşâri hazretleri Bağdad'da yetişen Hanbeli mezhebi âlimlerindendir. 366 (m. 976)'da Bağdad'da doğdu. 451 (m. 1087)'de vefât etti. Çok hadis-i şerif ezberlemiş olup Hâfız idi. Yani yüzbinden çok hadis-i şerifi senetleri ve râvileri ile birlikte ezbere biliyordu. Hazreti Ebû Bekr-i Sıddik'ın faziletlerini bildiren birçok hadis-i şerif bildirmektedir, Ayrıca onun bildirdiği hadis-i şeriflerde, mübârek günlerden birisi olan Aşure gününün fazileti hakkında Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki:

Kelam âlimlerinden Abdullah Ibn-i Hafîf

Vehbi Tülek

Oflu Emin Efendi

Vehbi Tülek

İnsanların Malına Göz Dikme Ki!

Vehbi Tülek

Melekler Kur'ân Okunan Yere Toplanıp Dinlerler

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Ihsânı Ve Rahmeti Olmasaydı!

Vehbi Tülek

Çocuğun Terbiyesi Ihmal Edilmemeli

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
B0r Çuval Toprak

B0r Çuval Toprak

Hükümdarlardan biri, fakir bir kadının arsasına bir saray yapılmasını emretti. Arsa hükümdarın sarayına yakındı. Arsanın bedelini de ödemiyordu. Zavallı kadıncağızın bu arsasından başka hiçbirşeyi de yoktu. Ne yapsın, ne etsindi? Bu müşkilatı halletmesi için kadıya gitti. Hükümdarı şikayet etti. Zamanın Şeyhü'l-İslam'ı meseleyi dinleyip kadının haklı olduğuna hükmettikten sonra, hükümdara hiçbirşey söylemeden bir tane kazma ve kürek bir de çuval alarak geldi. Kadının arsasını kazıyor sonra da bu toprağı kürekle çuvala dolduruyor du. Bu işleri yaparken hükümdar da sarayından bu durumu seyrediyor ve kendi kendine:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Bana Delil Getir

O Kullarına Çok Merhametlidir

Garip Karşilanan Bir Adak

Her Şeyi Göze Almıştı!

Bereketi Var Mı?

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek