Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.611.603

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Önce İmtihana Girin

Fatih Sultan Mehmed Han, fethettiği beldeleri kendi haline bırakmayarak imarına çalıştı. İstanbul'un fethinden sonra Edirne'ye geri dönerken, oğlu Bayezid'e bir saray yapılmasını emretti. Daha sonra Eyüp Sultan Camii, türbesi, medresesi, imaret ve hamamı yapıldı. Sekiz kilise, medrese haline getirildi. 1470 yılında kendi simiyle yaptırdığı caminin etrafında meşhur Sahn-ı Seman medresesini kurdu. Medreselerin açıldığı sırada koca Fatih, külliyede kendisine de bir oda ayrılmasını istedi. Fakat müderrisler: "Burada bir odanız olabilmesi için önce imtihana girin, Danişmend (Asistan) olun, tercih ettiğiniz ilim şubesinde tez yapın, eser verin, sonra müderrisliğe erişin. Ancak ilim ocağında bu şekilde makamınız olur." dediler.Fatih Sultan Mehmed Han, bunun üzerine müderrislerin koştukları şartları gerçekleştir dikten sonra Sahn-ı Seman'da oda sahibi olabildi.

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Tavsiye Etmem Majeste

Vehbi Tülek

Önce Elini Öpüp Sonra Dövmek LÂzim!..

Vehbi Tülek

18. asır sonlarından itibaren Osmanlı sultanları, gerek cuma selâmlığında gerekse diğer hususi zamanlarda halkın arasına çıktıklarında, halktan herhangi bir dileği olanlar, yazdırdıkları arzuhalleri havaya doğru kaldırır ve yüksek sesle, "Pâdişâhım çok yaşa!" derlerdi. Bunun üzerine hükümdârın yakınlarından biri o arzuhâli alır, saraya varıldığında alâkalı mercie vererek icâbının yapılmasını temin ederdi.Sultan II. Mahmud merhum bir bayram günü vükelâ ve maiyyetiyle birlikte Divanyolu'nda at sırtında ilerliyordu. Kalabalığın arasından bir adamın bütün enerjisini sesine toplayarak bağırdığı duyuldu:" Pâdişâhım çok yaşa!.. Pâdişâhım çok yaşa!..

Iii. Mehmed Han Ve Abdülmecid Sivasi Efendi

Vehbi Tülek

Turhanzade Ömer Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Çolak Hasan

Vehbi Tülek

İki Yusuf’un Hikayesi

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

87 - Sultan Ii. Murad Ve Haci Bayram Veli

Vehbi Tülek

Yeniçağ’da Avrupa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdullah El-harrâz

Abdullah el-Harrâz rahmetullahi aleyh, evliyânın büyüklerindendir. İran'ın Rey şehrinde doğup büyüdü. Hicri 922 (H.310) târihinde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Adiyy

Vehbi Tülek

Abdullah bin Adiyy hazretleri hadis hafızı (yüzbin hadis-i şerifi râvileriyle ezbere bilen) ve fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. 277 (m. 890)'da İran'da Cürcan'da doğdu. İlim öğrenmek için birçok şehri dolaşmıştır. 365 (m. 976)'da Cürcan'da vefât etti. Onun bildirdiği hadis-i şeriflerde Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyuruyorlar:

Kaza Ve Kaderi Anlamak Için

Vehbi Tülek

Muhlisler Ve Sâdıklar...

Vehbi Tülek

Ebû Ahmed Kalânisi, evliyânın büyüklerindendir. Bağdât'ta doğdu. Aslen Mervlidir. Zamânındaki büyük velilerin sohbetlerinde bulundu. 883 (H.270) senesi hac için gittiği Mekke-i mükerreme dönüşü vefât etti...

Sadeddîn Cebâvî

Vehbi Tülek

Büyük Hadîs âlimi İmâm-ı Buhârî

Vehbi Tülek

Tasavvuf, Kalbi Sâf Yapmak, Temizlemek Demektir

Vehbi Tülek

Çocukları Hayatlarından Bezdirip, Usandırmayın

Vehbi Tülek

Kızgınlık, Öfke Îmanı Bozar

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Sadreddîn-i Konevî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sarik Ve Sakal

Sarik Ve Sakal

Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: -Buradan kalk. Haddini bil burası senin yerin değil. Herkes meclisin üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakar ki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derken alimler fıkıh konusunda tartışmaya başlarlar:-Hayır, evet, kabul edemem, ben haklıyım, şeklinde her biri birbirine üstünlük kurma sevdasıyla mücadelelerini sürdürür her biri bir dövüş horozuna döner. Bir karmaşadır gider. Fakir alim dayanamaz kalkarak: -Lütfen bir kere de beni dinlermisiniz? Bu konuda benim de söyleyeceğim bir kaç söz var.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Ahde Vefa

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Minareden Okunan Şiir

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek