Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.570.737

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Zamânın Insanlarının Söylediklerine Iyi Bak!

Hasan bin Ali Berbehârî hazretleri meşhur velîlerden ve Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 847 (H.233) senesinde doğdu. 940 (H. 329) senesinde vefât etti. Hasan bin Ali Berbehârî'nin çeşitli eserleri vardır. Bunlardan Şerh-i Kitâb-üs-Sünen adlı eseri çok kıymetlidir. Buyurdular ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlk Denizalti

1719 yılında Sultan III. Ahmed Hân, şehzâdeleriyle İstanbul'dan 5000 fakir çocuğu sünnet ettirmişti. Bu vesileyle İstanbul'da onbeş gün onbeş gece şenlikler yapılmış, halkın yüzü gülmüştü. Bu şenliklerde bütün halka yemekler verilmiş, herkese hediyeler dağıtılmıştı. Osmanlı tarihindeki sünnet düğünlerinin en muhteşemi olarak bilinen bu düğünde sanatkârlar ve esnaf da olanca hünerlerini göstermişti. Bu gösterilerden biri vardı ki anlatmaya değer: Düğünün son günlerinden bir gün Pâdişah Aynalıkavak Kasrı'ndaydı. Herkes kayıklarla Haliç'e dökülmüştü. Denizin yüzü kayıklarla örtülmüştü. Kürekleri kımıldatmanın imkânı yoktu. Gemilerin üzeri de mahşer gibiydi. Bu gösteride, Mimarbaşı İbrâhim Ağa'nın yaptığı gemi büyüklüğündeki bir timsah modeli, üst çenesini açıp kapayarak yarım saat kadar deniz yüzünde dolaştıktan sonra denize daldı. Zevkle seyredilen bu gösteri çok da takdir toplamıştı. Fakat o da ne? Bir saat sonra battığı yerden tekrar deniz yüzüne çıkınca, takdirler bu sefer hayrete dönüştü. Timsah ağzını açıp durdu, ağzından rengârek kıyâfetli beş tane çocuk çıkıp oynamaya başladı. Mimarbaşının bu timsahı dünyanın bundan üç asır kadar önce tecrübe edilmiş ilk denizaltı gemisi sayılmaktadır

Vehbi Tülek

Bir Yabancinin Hac Düşünceleri

Vehbi Tülek

Vasif Efendi İspanya’da

Vehbi Tülek

Bu Yüzden Kara Çaldim

Vehbi Tülek

Osmanlı şairlerinden Çâkeri, bir ara Sultan II. Bayezid'e nedimlik etmiş ve sancakbeyliği de yapmıştı. Kendisi pek genç olmasına rağmen, hastalıktan dolayı rengi sararmış, sakalı da ağarmıştı. Bu yüzden sakalını siyaha boyardı. Bir gün Sultan II. Bayezid ona:

"Çâkeri, sakalındaki bu nuru ne için zulmete tebdil edersin? Ak sakalının yüzüne kara çalıp mücrimler gibi teşhir edersin?" diye sorunca Çâkeri:

"Devletlû padişahım! Yaşımı hiç şüphesiz ki bilirsiniz. Fakat sakalım yalan söylüyor. Bu yüzden ona kızdım. İntikam almak için yüzüne kara çaldım" cevabını verir.

Huri Kizi İstiyorum

Vehbi Tülek

LÂ İlÂhe İllallah

Vehbi Tülek

Bir Yüz Karasi

Vehbi Tülek

Doğum

Vehbi Tülek

Otlukbeli Savaşi

Vehbi Tülek

Kendiliğinden Buralara Gelmez

Vehbi Tülek

Patrona Halil Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İlim, Cehâletten Irfân Derecesine Ulaştırır

Ahıskalı Abdullah Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 1733 (H. 1146) senesinde şimdi Gürcistan'da olan Ahıska’da dünyâya geldi. Mısır, Şam, Erzurum, sonra Diyarbakır'a giderek ilim tahsil etti. Tahsîlini tamamladıktan sonra İstanbul'a geldi. Burada talebe yetiştirdi ve birçok eser yazdı. 1813 (H. 1228) senesinde Üsküdar'da vefât etti. Ahıskalı Abdullah Efendi sohbetlerinde şöyle buyururdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hasan-ı Basrî

Vehbi Tülek

Hasan-ı Basri hazretlerinin babası, Eshâb-ı kirâmdan Zeyd bin Sâbit'in kölesi olan Ca'fer idi. Annesi de, Ümm-i Seleme radıyallahü anhâ vâlidemizin câriyesi idi. Hasan-ı Basri, on beş, on altı yaşlarındayken âilesiyle birlikte Medine-i münevvereden ayrılarak zamânın önemli ilim merkezlerinden olan Basra'ya gitti.

anselmo Turmeda Abdullah-ı Tercümân

Vehbi Tülek

böyle Kimseler Gizli Düşmandır

Vehbi Tülek

Alâeddin Ali hazretleri, İran'ın Erdebil bölgesinde doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. Babası gibi ilim ve fazilet sâhibi idi. 1429 (H.833) senesi Kudüs'te vefât etti. Oraya defnedildi. Kabri ziyâret mahallidir.

İmâm-ı Abdullah Nesefî

Vehbi Tülek

Siz, Ümmetlerin En Iyisi Oldunuz

Vehbi Tülek

Vakit, Keskin Bir Kılıç Gibidir!

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Koruduğu Kullar

Vehbi Tülek

Sabır, Bütün Iyi Vasıflar Için Bir Koruyucudur

Vehbi Tülek

Ona Sirkeden Başka Bir Şey Şifa Vermez

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Minareden Okunan Şiir

Minareden Okunan Şiir

Büyük çoğunluğu, yüksek rütbeli Osmanlı devlet adamlarından meydana gelen Hacc kafilesi, Fahr-i Âlem, Resul-i Ekrem, Sallallahü aleyhi ve sellem Efendimizi ziyaret yolunda. Çölde günlerdir süren yorucu yolculuk bitmek üzere. Medine'ye yaklaştıkları bir gecede son defa mola verildi. Kafiledekiler kısa süre içinde yorgunluktan uykuya daldılar. Ancak biri var ki, günlerdir uyku görmeyen nemli gözleri ile ufuklara dalmış, iki cihan güneşi sevgili Peygamber Efendimizin hasretiyle yanmış, kavrulmuş, Yusuf Nâbi bu. O gece, Resulullah'a bu kadar yakın olmanın hazzı içerisinde yerinde duramayıp gezerken... O da ne! Devlet büyüklerinden birisi, ayağını Hücre-i Saadet istikametine doğru uzatmış uyumuyor mu?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Bülbülün Zikri

Arafatta Görüşürüz

Hakikati Görmek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Sarayda İftar

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek