Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.255.777

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ayıpları Örtmekte Gece Gibi Olmaya Çalış

Ebü'l-Hasan Masîsî hazretleri büyük velîlerdendir. Şam’da doğdu. Sonra Adana yakınlarındaki Misis (Masisa) kasabasına yerleşti ve 822 (H.207) yılında burada vefat etti. İbrâhim Edhem hazretleriyle görüşüp sohbetlerinde bulundu. Çok talebe yetiştirdi. Oğluna şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yanliş Gelen Telgraf

Süleyman Nazif Bağdat Valisi'dir. Bir gün III. Ordu Kumandanı Hafız İsmail Hakkı Paşa'dan bir telgraf alır. Telgrafı okuyunca birden rengi atar. Şaşkınlığından kolları iki yana yığılır kalır. Etrafındakiler telaşlanıp çok kötü bir haber olduğunu sanırlar. O sırada Nazif gayet alaycı bir şekilde mırıldanır:-Acayip, böyle emir olur mu?Telgrafta şu cümleler yazılıdır: "Onbin okka şeker ile bin okka çayın yirmidört saat içinde tedarik edilerek sevki..."Süleyman Nazif hemen bir kağıt ve hokka ister. Bir cümle de o yazar ve telgrafı getiren zata uzatır:-Götür bunu hemen Paşa'ya tellesinler.Cevabi telgrafta şunlar yazılıdır: "Çin İmparatoruna yazmış olduğunuz telgrafın yanlışlıkla vilayetimize gelmiş olduğu ma'ruzdur

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Benden Bunlari İstemeyiniz

Vehbi Tülek

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han, bir gün Çatalca'daki uzun bir gezinti sırasında, yanın dakilerle birlikte şiddetli bir yağmura yakalandı. Tebdil-i kıyafet geziyorlardı. Bu yüzden kim oldukları belli değildi. Sığınacak bir yer arandı. Nihayet uzaklarda, kulübe ile ev arası bir yer gördüler. Hava soğuktu. Bir hayli de ıslanmışlardı. Evin kapısını çaldılar. Kapıyı açan ev sahibi, gelenlerin durumlarını görünce hiçbir şey sormadan hemen buyur etti. Evin yanan ocağına biraz daha odun boca ederek ısınmalarına yardımcı oldu. Sultan ve yanındaki birkaç kişi, sedirin üzerinde oturup ısınmanın verdiği rahatlıkla sohbete başladılar. Ev sahibi de ufak tefek ikramlar yapıyordu. Kanuni bir ara muhasibine dönerek:-Şu ateş bin altın değerinde! Dedi.

Sultan I. Ahmed Hanin Vefati

Vehbi Tülek

Bu Sopayi Baban Verdi

Vehbi Tülek

49 - Şehid Musa Hulûsi Paşa

Vehbi Tülek

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Mimar Sinan

Vehbi Tülek

Mimar Koca Mehmed Ağa

Vehbi Tülek

Padişah Az Vermez

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sâlih Gülâbî

Sâlih Gülâbi hazretleri, Hindistan evliyâsının büyüklerinden olup, İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin talebelerindendir. 1628 (H.1038) senesinde Hindistan'da vefât etti... İmâm-ı Rabbâni hazretleri, bu yüksek talebesine, vefatına yakın yazdıkları bir mektupta buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kureyş'ten Ilim Öğreniniz

Vehbi Tülek

Ebû Âsım Abbâdi hazretleri Şafii âlimlerindendir. 375 (m. 985)'de Afganistan'da Herât şehrinde doğdu. Hadis ve fıkıh ilminde büyük bir âlim olarak yetişti. 485 (m. 1066)'da orada vefât etti. Abbâdi, "Tabakât-ül-fukahâ-iş-Şâfiiyye" adındaki eserinin mukaddimesinde buyuruyor ki:

Dünyâ Son Durak Ve Geçici Bir Yerdir

Vehbi Tülek

Bir Kimseye Yapılacak En Güzel Dua

Vehbi Tülek

İmâm-ı Sultani Hayrullah Efendi 151. Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1249 (m. 1834)'de İstanbul'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra Sultan Abdülaziz'in sarayında İmâm-ı Sultani oldu. Padişah Avrupa seyahatine onu da götürdü. Sonra Anadolu ka­dıaskerliği, Ru­meli kadıaskerliği, nihayet Şeyhülislâmlık makamına getirildi. 1315 (m. 1898)'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Ebû Kılâbe Cermî

Vehbi Tülek

Namazın Farz Olduğuna Inanmak Îmânın Şartıdır

Vehbi Tülek

Bu Altınları Fakirlere Ve Zavallılara Dağıt

Vehbi Tülek

İmâm-ı Begâvî

Vehbi Tülek

Bedir Şehitlerinden Sa'd Bin Hayseme

Vehbi Tülek

İnsanların En Iyisi Ve En Kötüsü

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Arafatta Görüşürüz

Arafatta Görüşürüz

Sultan III. Mustafa zamanında İstanbul'da yaşamış olan evliyanın büyüklerinden Abdülehad Nuri Efendinin meşhûr talebelerinden Karabâşi Hacı Sâdık Efendi şöyle anlattı: Hacca giderken, korkulu ve kimsesiz yerlerde, Abdülehad Efendiyi bizzat bu gözlerim ile görürdüm. Kendi kendime, ona olan fazla sevgimden dolayı onu gördüğümü, bir hayal olduğu nu düşündüm. Fakat Mekke-i mükerremeye vardığımda, tavâf ederken hocamı yanımda gördüm. Hattâ bana selâm verdi. Ben de elini öptüm. Sonra kayboldu. Ben tavâfımı bitirdiğimde, hocam Makâm-ı İbrâhim denilen yerden ayrılıyordu. Bana; "Ey Sâdık Dede! Arafat'ta görüşürüz." deyip tekrar kayboldu. Arafat'ta, hocam Abdülehad Efendi ile birlikte vakfeye durduk. Sonra bana vedâ ederek ayrıldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Yuhçu Baba

Kadin Akli

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

İcÂzetin Sirri

Helvaci Çocuk

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek