Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.326.664

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah’ın Takdirine Bağlanan Cennetliktir

Mevlânâ Ârif-i Dikgerânî hazretleri "Silsile-i aliyye" adı verilen büyük âlim ve velilerden Seyyid Emîr Külâl hazretlerinin dört halifesinden ikincisidir. Buhara civarındaki Dikgerân köyünde doğdu. Miladi 14. yüzyıl başlarında orada vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebdal Murad’in Kilici

Kazliçeşme

Meyyitezade

Cünnetü'l-esmâ

Allah’a Firar Et

Sünnet Akçesi

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Murâd Han döneminde yeniçeri ocağının kuruluşuna ilk adım olmak üzere târihlerde şu vak'a anlatılmaktadır: "Sultan Murâd Gâzi, Edirne'de tahta geçüp oturdu. Bir gün Kara Rüstem derlerdi, Karaman vilâyetinden bir dânişmend geldi. Halil Hayreddin Paşa ol vakitde kâdıasker idi. Kara Rüstem; Efendi! Bunca sultanlık malı niçün zâyi edersiniz, deyince, Kâdıasker; nice mal zâyi etmişiz, diye sordu. Kara Rüstem, bu gâziler ki gazâlarda esir çıkarırlar, cenâb-ı Hakk'ın emriyle beşde biri hünkârındır, dedi. Çandarlı Halil Hayreddin bunu hemen Murâd Hana nakletti. Sultan: Mâdemki Allahü teâlânın emr-i şerifidir şimden sonra alın, dedi... Bundan sonra Gâzi Evrenuz ve Lala Şâhin'e ısmarladılar ki akınlarda çıkan esirden beş başda birin pâdişâh için alalar. Bu usûl üzere hayli oğlanlar toplayıp Murâd Gâziye getürdüler. Halil Hayreddin Paşa; bunları Türk'e verelüm hem müslüman olsunlar, dedi. Kabul edilip bunlar evvelen Türk köylüsünün yanına verildiler. Hem Türkçe öğrenip ve hem de müslüman oldular. Ondan sonra saray kapısına girüp, ak börk giydirip adını yeniçeri koydular."

Vehbi Tülek

Devlet Yikildiktan Sonra

Vehbi Tülek

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Vehbi Tülek

Bizler AsÂkir-i OsmÂni’yiz

Vehbi Tülek

Çanakkale Harbi'nin dehşetli günlerinden birinde, Tayyar Paşamız; ordunun içinde sesi güzel ne kadar asker varsa, sabah namazından önce hep birden ezan okumaları emrini verir. Emri alan onlarca asker, şafak kızıllığı ile birlikte, davudi sadalarıyla o lahuti nağmeleri Çanakkale'nin kanla karışık soğuk sularına kadar dinletirler.Çok geçmeden düşman mevzilerinden taşa sarılmış kağıtla bir mesaj gelir. Açıp bakarlar, Farsça yazılmış bir not:"Bizler Hindistanlı Müslüman askerleriz. İngilizler bize, Almanlar'a karşı Osmanlı'nın yanında savaşacağımızı söylediler. Fakat biraz önce bir ezan sesi duyduk, siz kimsiniz?"Mehmetçiğin kanı donar adeta... Tarih, kandırılmışlığın böylesine pek az şahit olmuştur. Hemen cevap verilir:"Burası Osmanlı payitahtının kapısı... Bizler de asâkir-i Osmani'yiz...."Evet, aynı Allah'a inanan ve aynı kıbleye yönelen nice din kardeşimiz. İngilizler tarafından işte böyle kandırılmış, dünyanın öbür ucundan karşımıza getirilerek kardeşi kardeşe kırdırmak için kullanılmaya çalışılmıştı.

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

Akka’da Durdurulmasaydim Bütün Doğu’yu Ele Geçirebilirdim

Vehbi Tülek

93 - Sultan Ii. Selim Ve Kibris'in Fethi

Vehbi Tülek

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Helal Lokma Gerek

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mustafa Sefercelânî

Mustafa Sefercelâni hazretleri kelâm ve mantık âlimidir. Şam'da doğdu. 1179 (m. 1765)'de İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde, Hazreti Ali'nin, oğlu Hüseyin'e (radıyallahü anhüma) nasihatini nakletti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Nasipli Hükümdar Seyf Ibni Zilyezn

Vehbi Tülek

Hazret-i Muhammed "sallallahü aleyhi ve sellem" doğduktan sonra, Seyf ibni Zilyezn, Habeşistan'ı aldı. Abdülmuttalib, Veheb bin Abdi Menâf ve Kureyş kabilesinin diğer ileri gelenleri Zilyezn'i tebrik için Yemen'e gittiler... Müsâade alıp içeri girdiklerinde, Abdülmuttalib, hükümdarın yakınına oturdu. Konuşmak için izin istedi ve gâyet fasih bir ifâde ile kendisini tebrik etti. Duâlar yaptı ve medhiyede bulundu...

Yıldızlar Gittiği Zaman

Vehbi Tülek

Erdebilli Sinân Efendi

Vehbi Tülek

Erdebilli Sinân Efendi, Azerbaycan'da, Erdebil köylerinden Râmiye'de doğdu. Önce Erdebil'de tahsil yaptı. Sonra Tebriz'e geldi. Orada Dede Ömer Rûşeni hazretlerinin sohbetlerine katıldı. Hocası onu İstanbul'a gönderdi. İstanbul'da Ayasofya Câmii yakınındaki dergahında vaazlar verdi. Zamânın ileri gelenlerine nasihat verdi. 1544 (H.951) tarihinde İstanbul'da Koşuyolu'nda vefât etti.
Sinân Efendi, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Resûllerin Ve Nebilerin Hususiyetleri Hakkında

Vehbi Tülek

Hem âbid Hem Fakih Abdülmelik Taberî

Vehbi Tülek

Sırların Gönülde Kalırsa, Muradın Çabuk Gerçekleşir

Vehbi Tülek

Bilen Ile Bilmeyen Hiç Bir Olur Mu

Vehbi Tülek

Yemin, Yalnız Allah'ın Isimleri Ile Olur

Vehbi Tülek

İbn-i Hacer-i Askalânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

B0r Çuval Toprak

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Bunlar Şarapti

Allah Diyen Genç

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek