İnsanın Kemâli, Fâni Olduğunu Anlamasıdır
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.653.572
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Babası Sultan İbrahim'in tahtan indirilmesi üzerine IV. Mehmed Han, 8 Ağustos 1648 Cumartesi günü padişah oldu. Fakat henüz 7 yaşındaydı. Bu yüzden annesi Mahpeyker Valide Kösem Sultan ona yardımcı oluyordu. Padişahın çocuk yaşta olmasını fırsat bilen bazı saray adamları, istedikleri gibi hareket etmeye, bu arada işi zorbalığa kadar götürmeğe başlamışlardı. Bunlardan biri de Boyacı Hasan adıyla meşhur olan bir saray ağasıydı. Yaptığı kanunsuz işlerden dolayı Macaristan'daki Göle kasabasına sürüldü. Fakat burada da rahat durmadı ve halka baskı ve işkence yapmağa başladı. Alınması gereken verginin iki katını topluyor, vermeyenlere de akıl almaz cezalar uyguluyordu.
II. Abdülhamid Han'ın Medine ve Bagdat Demiryolu Projesi, dünya çapında başlı başına bir hâdise teşkil etmektedir. Türkiye üzerinden ve Bagdat-Musul istikâmetinden Medine'ye varacak demiryolu güzergâhı ucuz ve rahat bir ulaşım imkânı sağlayacağı gibi, ticari hareketi, yeraltı ve yerüstü zenginliklerinden istifade imkânını geliştirecekti. Bir yandan Musul-Bağdad-Medine fevkalâde imkânlarla merkeze bağlanırken öte yandan Musul ve Suriye üzerinden İran ve Pakistan'a ayrılacak hat. Orta Asya'ya kadar ulaşma fırsatı temin edecekti. İstanbul-Basra arasında yaklaşık 4 bin km'yi bulan bu proje o zamana kadar gercek leştirilen hemen bütün hatlardan daha büyük ve kapsamlıdır. Chicago'dan Los Angeles'a giden Santa Fe hattından (ki bu hat o tarihte 2246 km idi) ve Omaha'dan San Fransisco'ya giden Union Pasific Demiryolu'ndan daha uzundu.
Hacı Torun Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 1213 (m. 1799)'da Kayseri'de doğdu. 1302 (m. 1885)'de orada vefat etti. Asıl adı Mehmed Salih'tir. Müderris Göncüzâde Kasım Efendinin yanında tahsilini tamamlayarak Kayseri Câmi-i Kebirine dersiam oldu. Yazdığı İşârâtü'l-Kafân adlı eserini Sultan Abdülmecid'e takdim edip iltifata mazhar oldu. Bu eserinde şöyle yazmaktadır:
İsmâil İbn-i Berdis hazretleri hadis hafızıdır. 720'de (m. 1320) Lübnan'da Balebek'te dünyaya geldi. Tahsil için Şam'a giderek İbn-i Asâkir gibi âlimlerden icazet aldı. Sonra BaIebek'e giderek burada çok sayıda talebeye hadis dersi verdi. 786'da (m. 1384) Balebek'te vefat etti. Ramazanda oruç tutmak hakkındaki naklettiği hadis-i şeriflerden birkaçı şöyledir:
Şemseddin ibn-i Cezeri hazretleri Şâfii âlimlerindendir. 751 [m. 1350] de Şâm'da tevellüd, 833 [m. 1429] de İran'da-Şirâz'da vefât etti. (Hısn-ül-hasin) duâ kitabında buyuruluyor ki:
Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.