Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.642.516

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nîmeti Değil, O Nîmeti Vereni Görmek Şükürdür

Ahmed Semerkandî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. On dördüncü asrın sonlarında vefât etti. Zâhirî ilimlerde Zeynüddîn-i Hafî'nin derslerinde yetişip, kalb ilimlerinde ve tasavvuf yolunda da Hâce Alâüddîn-i Attâr hazretlerinin sohbetlerine devâm etmekle ilerledi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanli Zarf

I. Dünya Savaşında Irak Cephesinde savaşan 6. Ordunun Kumandanı Halil Paşa, hatıralarında şöyle bir hadiseyi nakleder:27 Mart 1916 günü Irak'ta Felahiye muharebesinde boğazından ağır yaralanan 18. Kolordu 51. Tümen 9. Alay Emir subayı iken, bu muharebede kendi alayındaki bir bölüğe kumanda eden Üsteğmen Muzaffer, hayatının son dakikalarına geldiğini anlayınca sükûnet ile son görevini yapmaya başladı ve konuşamadığı için, cebinden çıkardığı bir mektup zarfının üzerine kurşun kalemle önce "kıble ne taraftadır?" diye yazarak sordu. Milli şeref ve fazileti bulunan ak yüzünü ve pak alnını, görevini başaranlara mahsus güzellikle huzur-u Peygamberiye çevirdi ve kalbindeki şehadeti diliyle anlatmaya takati olmadığından, kana boyanan o zarfın ortasına okunaklı bir şekilde kelime-i şehadeti yazdı. Sonra bu büyük asker, bölüğüne son sözü söylemek isteyerek aynı zarfın üç yerine; "bölük intikamımı alsın" cümlesini yazarak, ikisini imzaladı, üçüncüsünü ise imzalayamadan son nefesini verdi. Muzaffer Efendinin bu yüce davranışı, yani bir Türk subayının örnek maneviyatı olan o kanlı zarf, Askeri Müzeye gönderildi ve Türk çocuklarına ve gelecek nesillere cevher değerinde bir miras olarak kaldı.

Vehbi Tülek

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed, Şeyhi Aziz Mahmud'a bir hediye sunmak istiyordu. Mürşidinin kendisin den bu hediyeyi kabul etmesi onu çok memnun edecekti. Sultan Ahmed bir gün kendine uygun gördüğü bir hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerine gönderdi. Ama Şeyh Hazretleri kabul etmedi. Şüphesiz bu kabul etmeyiş, sultana karşı bir tavır anlamına gelmiyordu. Evliyanın büyüklerinden çoğu prensip olarak hediye kabul etmezdi. Bu, büyük insanların dünya malına hangi gözle baktıklarını, başkaları için ulaşılmaz sayılan şeylerin nazarlarında hiçbir değer taşımadığını ifade etmenin bir yoluydu.

Sultan Ahmed şeyhi Hüdayi'nin kabul etmediği hediyeyi yine bu devrin evliyasından Abdülmecid Sivasi'ye gönderdi ve o da kabul etti. Kendisine, padişahın aynı hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi'e sunduğu ama kabul etmediği de hatırlatıldı. Sivasi Hazretleri gerçek büyüklere yakışır bir tutum ortaya koydu: "Hüdayi Hazretleri bir karga değildir ki leşi kabul etsin" dedi. Aziz Mahmud Hüdayi'ye de "Sizin kabul etmediğiniz hediyeyi Şeyh Sivasi kabul etti" dediler. Şu cevabı verdi: "Onun için hiç bir mahzuru yoktur. Çünkü o öyle büyük bir ummandır ki bir parçacık çamurun kendini bulandırmayacağını bilir."

6 - Turgut Reis'in Esaret Yillari

Vehbi Tülek

Hadim SinÂn Paşa Ve Misir Seferi

Vehbi Tülek

Ördeğini De Beraber Al

Vehbi Tülek

Şehid Sultan Genç Osman

Vehbi Tülek

65 - Osman Fadlî Efendi'nin Duasi

Vehbi Tülek

KinalizÂde Ali Çelebi

Vehbi Tülek

Silada

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

doğduğumdan Beri Yolcuyum!

Büyük veli Ahmed bin Ebü'l-Havâri hazretleri başından geçen ibret verici bir hâdiseyi şöyle nakletmiştir: Bir gün çöle gitmiştim. Araplar develerini koşturuyorlardı. Onlar bu işle meşgûl olurken köylü bir Arap köşeye çekilmiş Allahü teâlâyı zikrediyor ve kendi hâlinde oturuyordu. Dikkatimi çekti yanına gittim. Selâm verdim selâmımı aldı. Biraz konuştuktan sonra bana; "Allahü teâlâyı zikretmek en lezzetli şey ve şifâ verici bir iştir. Şaşıyorum, insanlar nasıl boyun büküp, yalvarmazlar! Halbuki ölüm onların peşinde, onları tâkib ediyor. İnsanlar ise tehlike ve musibetler içinde. Buna rağmen boş şeylerle meşguller" dedi.
"İnsanlar hangi musibetler ve hangi tehlikeler içinde?" diye sordum:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Herkese Tevekkülü Emretti

Vehbi Tülek

Müeyyedzâde Abdürrahman Efendi Fatih Sultan Mehmed, İkinci Bâyezid ve Yavuz Sultan Selim zamanında yaşamış, tefsir, kelam ve fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. Aslen Amasyalıdır. 860 (m. 1456)'da doğdu. 922 (m. 1516)'da vefat etti. "Kelam ilmine dair risale" isimli eserinde buyuruyor ki:

şim­di Cen­net E­vin­de­yim...

Vehbi Tülek

Allah Ve Resûlünün Sevgisi Için

Vehbi Tülek

Übeyy Nersi hazretleri hadis ve kırâat âlimidir. 424 (m. 1033)'de Kûfe'de Ners köyünde doğdu. 510 (m. 1116)'da Hılle'de vefât etti. Hadis ilminde âlimler kendisine çok güvenirdi. Übeyy-ün-Nersi'nin bildirdiği hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

Büyük Mutasavvıf Sadreddîn-i Konevî

Vehbi Tülek

Yâsîn-i Şerîfte Bir Isim Vardır Ki

Vehbi Tülek

Kazan Hanlığı Ve Süyüm Bike Hatun

Vehbi Tülek

Zeyyâd Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

İzzeddîn Bin Abdüsselâm

Vehbi Tülek

Sû-i Zan, Yanlış Karar Vermeye Sebep Olur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Sarayda İftar

Keramete İnanmayan Âlim

Allah Diyen Genç

Kabahat Kilincin Midir?

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek