Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.420.659

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Efendinin Muhyiddîn-i Arabî Ile Ne Alıp Veremediği Var?

Sekran Bâlî Efendi Osmanlı âlim ve evliyâsından olup İzmir-Tire'de doğdu. İstanbul'da Kânûnî Sultan Süleymân'ın hocası Hayreddîn Efendi'nin yanında tahsilini tamamlayıp Kepenekçi Medresesine müderris tâyin edildi. Ali Paşa Zâviyesinde Ramazan Efendi'nin yanında tasavvufta ilerleyip icazet aldı. Hocasının vefatından sonra bu zaviyede şeyhlik yaptı. 1572 (H.980) senesinde, İstanbul'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Beykoz, Tokat Bahçesi

Evliya Çelebi'nin naklettiğine göre, Tokat bahçesi, Tokat kalesi'nin zaptının bir hatırası olarak Hz. Fatih'in emriyle yapılmıştır. Genis bir ormanlığı ihtiva eden bahçe, çitle çevrili olup, içinde av hayvanları hıfz edilirdi. Tokat bahçesinde bir kösk, büyük bir havuz ve suları kubbede asılı altın bir tasa kadar fışkıran güzel bir şadırvan, bir hamam ve müteaddid avlular vardı. Bir bahçe üstadı tarafından bakılan bu yerden IV. Murad çok haz eder, çemenzarında cirid oynardı. Bahçede Sultan IV. Murad'in attığı mızrağın mesafesini gösteren iki aded dikili taş vardı. Iki taş arasındaki mesafe 120 adımdı. Seyyahlar Hünkar iskelesinden Tokat bahçesine kadar olan sahanın "yeryüzünde cenneti andıran" güzelliğini meth ederek, onun Süleyman Han'ın dehasının bir mahsülü oldugunu, suların dört kat havuzdan aktığını, fakat sonra yüzüstü bırakılarak harab olduğunu ve bilahare 1746 senesinde Sultan I. Mahmud tarafından restore edildiğini söylerler. Duvarlarda Sultan Ahmed, Sultan Murad ve Sultan Osman zamanlarinda yazılmış güzel kitabeleri havi üç levha vardı. Bu kitabelerdeki yazılardan ikisi şöyledir: Ağaçlar altun olsa inciler yaprak İnsanın gözünü doyurmaz, illa toprak ... Fikr et ey dil ki, doğduğun vakit Halk handan idi ve sen giryan Ona sa'y et ki öldüğün vakit Halk giryan ola ve sen handan

Vehbi Tülek

65 - Osman Fadlî Efendi'nin Duasi

Vehbi Tülek

PiyÂle Paşa Ve Malta Seferi

Vehbi Tülek

2 - Şanli "yanya" Müdafaasi Ve Şehid Cavit Paşa

Vehbi Tülek

Tarihimizdeki en büyük felaketlerden biri de Balkan savaşıdır. Balkanlarda Osmanlı devleti aleyhine kurulan ittifakı haber almasına rağmen, iktidardaki İttihad ve Terakki hükûmeti, Trakya'daki birlikleri, orduda yeni bir teşkilatlanma bahanesiyle terhis etmiş, sadece subay kadrosu kalmıştı. Bunu fırsat bilen Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ 8 Eylül 1912'de Osmanlı devletinin Balkanlarda son kalan topraklarına saldırdılar. Devlet alelacele seferberlik ilan etti ise de hızlı davranan Bulgar ordusu bir ay içinde Lüleburgaz'a kadar ilerledi. Edirne kahramanca direniyordu. Şükrü Paşa her türlü zorluğa rağmen Bulgarlara şehri teslim etmedi.

65 - Osman Fadlî Efendi'nin Duasi

Vehbi Tülek

Kiliç Ali Paşa Hamami

Vehbi Tülek

Kibris Fatihi Lala Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Bedeli Çanakkale’de

Vehbi Tülek

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

Küçük Kiyamet

Vehbi Tülek

Bulgar Pehlivani

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ahmed Makdisî

Ahmed Makdisi hazretleri, Hadis, kırâat ve Hanbeli mezhebi fıkıh âlimidir. 647 (m. 1249) senesinde Kudüs yakınlarında Kaysûn'da doğdu. 728 (m. 1328) târihinde Kudüs'te vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Yolun Sonu Başlangıçta Yerleştirilmiştir

Vehbi Tülek

Tâhir-i Lâhorî hazretleri, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin halîfelerinden ve çocuklarının hocalarındandır. Büyük bir âlim idi. Küçük yaşta memleketindeki âlimlerden zâhirî ilimleri tahsîl etmeye başladı. Tasavvuf yolunda ilerlemek için Serhend’e giderek İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin sohbetlerine devam etti. Senelerce hizmet ederek yüksek derecelere kavuştu. 1630 (H.1040) senesinde Lâhor'da vefât etti.

Ehl-i Beytim, Nûh’un Gemisi Gibidir

Vehbi Tülek

Şerefüddîn Ahmed Makdisî

Vehbi Tülek

Şerefüddin Ahmed Makdisi hazretleri Hanbeli fıkıh âlimidir. 693 (m. 1294)'de Şam'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra zamanın büyük âlimlerinden fıkıh öğrendi ve Emeviyye Camii'ne müderris, sonra Hanbeli Kâdılkudâtı tayin edildi. 771 (m. 1370)'de Şam'da vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Ferîdüddîn-i Attâr Ve Bir Garip Derviş!..

Vehbi Tülek

Ey Hayır Ehli, Hayra Koş

Vehbi Tülek

buraya Gelenleri Muradına Kavuştur

Vehbi Tülek

Alî Bin Abdullah Semhûdî

Vehbi Tülek

Her Asırda Peygamber Geldi

Vehbi Tülek

Rüyâda Resûlullahı Gören Borçlu Adam!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Pişman Oldular!

Bülbülün Zikri

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Abayi Yakmak

Namazini Ben Kildirayim

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek