Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.349.027

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İslam Ahkâmına Uymak Pek Kolaydır

Abdülganî Nablüsî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 1050 (m. 1640)’da Şam’da dünyaya geldi. Zamanının en büyük âlimlerinden ilim tahsil etti. Edebiyat, fıkıh, tefsir, hadis ilimlerinde ve tasavvufta çok derin âlim olarak yetişti. Kadirî ve Nakşibendî yollarına intisap etti. İstanbul, Mısır ve Hicaz’da ders verdi. 1143 (m. 1731)’de Şam’da vefat etti. Çeşitli ilimlerde iki yüzden fazla değerli kitap yazdı. İmâm-ı Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye” kitabının şerhi olan, “Hadîkat-ün-Nediyye” kitabı çok kıymetli olup, meşhurdur. Bu eserinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Murâd Han döneminde yeniçeri ocağının kuruluşuna ilk adım olmak üzere târihlerde şu vak'a anlatılmaktadır: "Sultan Murâd Gâzi, Edirne'de tahta geçüp oturdu. Bir gün Kara Rüstem derlerdi, Karaman vilâyetinden bir dânişmend geldi. Halil Hayreddin Paşa ol vakitde kâdıasker idi. Kara Rüstem; Efendi! Bunca sultanlık malı niçün zâyi edersiniz, deyince, Kâdıasker; nice mal zâyi etmişiz, diye sordu. Kara Rüstem, bu gâziler ki gazâlarda esir çıkarırlar, cenâb-ı Hakk'ın emriyle beşde biri hünkârındır, dedi. Çandarlı Halil Hayreddin bunu hemen Murâd Hana nakletti. Sultan: Mâdemki Allahü teâlânın emr-i şerifidir şimden sonra alın, dedi... Bundan sonra Gâzi Evrenuz ve Lala Şâhin'e ısmarladılar ki akınlarda çıkan esirden beş başda birin pâdişâh için alalar. Bu usûl üzere hayli oğlanlar toplayıp Murâd Gâziye getürdüler. Halil Hayreddin Paşa; bunları Türk'e verelüm hem müslüman olsunlar, dedi. Kabul edilip bunlar evvelen Türk köylüsünün yanına verildiler. Hem Türkçe öğrenip ve hem de müslüman oldular. Ondan sonra saray kapısına girüp, ak börk giydirip adını yeniçeri koydular."

Vehbi Tülek

PÂdişÂhim, Baba Haydar Sizi Bekliyor!

Vehbi Tülek

Musul'un Osmanli HÂkimiyetine Girmesi

Vehbi Tülek

Buna Karişmak Bizim Vazifemizdir

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Hân Topkapı Sarayı hazinesi görevlilerinden yüz elli kişinin sorumsuz davranışlarından dolayı idâmını emretmişti. Zenbilli Ali Efendi, bu kararı duyunca derhal Divân-ı hümâyûn'a koştu. Vezirler ayağa kalkıp saygı ile karşıladılar ve baş köşeye oturttular. Şeyhülislâmın divâna gelmesi âdet olmadığından, niçin geldiğini sordular. Pâdişâhla görüşmek istediğini söyledi. Durum pâdişâha arzedildi. Yavuz Sultan Selim Han, huzûruna girmesine izin verdi. Arz odasına girip selâm verdi. Pâdişâhın hürmet göstermesin den sonra, gösterilen yere oturdu. Sonra pâdişâha; "Fetvâ vazifesinde (şeyhulislâmlıkda) bulunanların bir işi de, pâdişâhın âhiretini korumak, onları dinen hatâ olan şeylerden sakındırmaktır. Yüz elli kişinin idâm edilmesine pâdişâh fermanı çıktığını duyduk, öldürülmeleri için, dinen bir sebep tesbit edilmiş değildir. Bunların af buyrulması ricâ olunur." sözü üzerine kızan pâdişâh; "Bu iş saltanatın gereğidir. Âlimler böyle işlere karışırsa devlet idâresi kargaşaya uğrar. Sorumsuzluklara göz yummak, beğenilecek tutum değildir. Bu işlere karışmak sizin vazifeniz değildir." dedi.

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

Osmanli Kadinlari Avrupada Hiç Taninmaz

Vehbi Tülek

Kuyucu MurÂd Paşa

Vehbi Tülek

Vasif Efendi İspanya’da

Vehbi Tülek

Yediğin, Giydiğin Haram Olunca

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Aklı Olmayanın Siyâseti Olmaz

Abdurrahmân ibn-i Nasr hazretleri Mısır'da yaşamış olan İslam âlimlerindendir. Mısır'daki Eyyûbi sultanlarının yanında, kâtiplik vazifesi yaptı. 590 (m. 1194) senesinde Mısır'da vefât etti. Menhec-ül-meslûk adlı eserinde Eyyûbi sultanına şöyle nasihat etmektedir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Benî İsrâîl, Ba'lbek Ve İlyâs Aleyhisselâm...

Vehbi Tülek

İsrâiloğulları Filistin'i ele geçirince, kabilelerden biri Ba'lbek'e yerleşmişti. Başlarında zâlim bir hükümdar vardı. Şehrin ismi önceleri "Bek" idi. Ancak bu zâlim kral, "Ba'l" adında bir put yaptırdı ve halkı bu puta tapmaya zorladı. Ve Ba'l ile Bek ismi birleşerek, bu şehre "Ba'lbek" denildi. İşte Hazret-i İlyâs, bu beldeye peygamber olarak gönderildi.
İlyâs aleyhisselâm İsrâiloğullarına buyurdu ki:
"Ba'l putuna tapmaktan vazgeçiniz! Her şeyin yaratıcısı olan Allah'a iman ve ibâdet ediniz!"

Hazreti Ali'yi Görünce Iman Eden Papaz!..

Vehbi Tülek

Mısırlı Velî Ebussuud Carihi

Vehbi Tülek

Ebussuud Carihi, Mısır'da yaşamış olan evliyanın büyüklerindendir. Doğum tarihi bilinmiyor. Mısır'da birçok âlimden ders alarak ilim ve tasavvufta yüksek derecelere erişti. Halktan ve devlet adamlarından çok hürmet gördü. Herkes onun duasını almak ve himmetine kavuşabilmek için dergahına gelir, tamirat işleriyle uğraşırdı...
Ebussuud Carihi hazretleri, yer altına bir sığınak yapmıştı. Ramazan ayının başında oraya girer ve ibadetle meşgul olurdu. Yalnızca Kadir Gecesi bir tas su içerdi. Çok kerametleri görülmüştü. Bazen kendisini bir hal kaplar ve uzun zaman kendine gelemezdi.

Seni, Allahü Teâlâya Îmâna Davet Ediyorum

Vehbi Tülek

Salih Arkadaşlarla Yola Çıkmalı

Vehbi Tülek

Evliyânın Her Istediği Allah Ve âhiret Içindir

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf İbrâhim Gülşenî

Vehbi Tülek

Resûlullahın Şefaatinden Mahrum Kalanlar

Vehbi Tülek

Tehlikelerden Gücünüz Yettiği Kadar Sakınınız!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Evliyalar Ölmez İmiş

Evliyalar Ölmez İmiş

Ankara'nın Zülfazl (günümüzde Solfasol deniyor) köyünden çok temiz, çok saf bir genç, askere gidiyormuş. Babasından kalma bir kaç altını, anasından kalma birkaç mücevheri varmış. Delikanlının derdi asker dönüşü evlenmek; servetini içine koyduğu küçük sandığını emanet edeceği, güvenip, bırakacağı kimseciği de yok. Düşünüyor, tasınıyor, acaba ne yapsam, diye sızlanıyor... Derken, bir gece rüyasında Hacı Bayram'ı görmez mi? "A! be Selim cik, ne düşünüp duruyorsun getir sandığını, bana bırak!" diyor. Selim oğlan, ertesi günü, sevine sevine Ankara'ya geliyor, doğru türbedarın önüne dikiliyor, hal, keyfiyet böyle, böyle... diye meseleyi anlatıyor. Türbedar da uyanıklardanmış, gece o da haberini almışmış. Getiriyorlar sandığı, Hazretin başucuna bırakıyorlar. Sandık deyince, öyle koca bir şey sanılmasın, ancak bir çanta kadar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Sarik Ve Sakal

Helvaci Çocuk

Arkadaşlarımı Korumak Için

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Yirmi Saniyede

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek