Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.093.060

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İyi Arkadaş, Iki Cihân Için Büyük Saâdettir

Ebü'l-Abbâs Necibî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Endülüs’te (İspanya) İşbiliye'de (Sevilla) doğdu. Mısır'da vefât etti. Önce İşbiliye'de İbn-i Âs isimli zâtın derslerini tâkib etti. Sonra büyük âlim ve velî Câfer Endülüsî'nin hizmetine girdi. Onun sohbetlerinde olgunlaştı ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. Endülüs’te sultanın kendisine sıkıntı vermesinden dolayı Mısır'a gitti ve orada vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İki Cihanda Yüzün Ak Olsun

Kafkasya'yı fethederken Şii Safevi ordularıyla yaptığı meydan muharebeleri ve savunma savaşları sonunda kazandığı muvaffakiyetleriyle dillere destan olan kahraman Özdemiroğlu Osman Paşa İstanbul'a geldiğinde büyük bir coşku ile karşılandı. III. Murad Han bu kahramanı bizzat görüşmek üzere Yalı köşküne davet etti. Paşa huzura girdiğinde Padişah, saray âdetlerini bozarak:"Hoş geldin Osman otur!" dedi. Osman Paşa oturmadı. Ayakta durdu. Padişah tekrar:"Otur Osman!" dedi. Osman Paşa oturdu. Fakat hayâ edip tekrar kalktı. Murad Han dördüncü defa oturmasını ve Kafkasya'daki muharebeleri anlatmasını emredince oturdu ve anlatmaya başladı ve 4 saat devam etti.

Vehbi Tülek

Kahve İkrami

Vehbi Tülek

Bir Yabancinin Hac Düşünceleri

Vehbi Tülek

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Haziran 1680'de vezir olan Fâzıl Mustafa Paşa, 1683'te Niğbolu sancağı da verilmek sûretiyle Silistre (Özü) vâlisi ve Lehistan serdarı oldu. Lâkin veziriâzam Kara Mustafa Paşanın katli üzerine bu da gözden düşerek aynı yıl serdarlıktan azlolunup, emekli edildi. Kendisine Azaz ve Kilis sancakları arpalık olarak verildi. 1684 sonlarında Sakız muhâfızlığına gönderilen Mustafa Paşa, 1686'da Boğaz muhâfızı olup, kapıkulu ocaklarının cephede isyânı ve İstanbul'a hareketleri sırasında sadâret kaymakamlığıyle İstanbul'a dâvet olundu (1687). Bu sırada pâdi şah bulunan Sultan Dördüncü Mehmed Hana karşı orduda bir isyan hareketi meydana gelmişti. Bu isyan ateşinin önüne geçilemediğinden, ordu daha İstanbul a girmeden alınan tedbirlerle Dördüncü Mehmed Han hal edilip yerine kardeşi İkinci Süleymân Han pâdişah yapıldı.

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Ticaret Ahlaki Ve Hollanda

Vehbi Tülek

Şefaat Buyurulup Affolundunuz

Vehbi Tülek

Mimar Sinan’in Yumurtalari

Vehbi Tülek

Burasi Hakikat Sultanlarinin Payitahtidir

Vehbi Tülek

Ebdal Murad’in Kilici

Vehbi Tülek

İslamiyet Dersi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdülgaffâr Kazvînî

Abdülgaffâr Kazvini hazretleri, Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. İran'da Kazvin şehrinde doğdu. Kıymetli eserleri vardır. 665 (m. 1266) senesinde vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce bir Cuma vaazında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hatim Sevâbına Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

İbrâhim ibn-i Vesik el-İşbili hazretleri kıraat âlimidir. 567'de (m. 171) Endülüs'­te (İspanya) İşbiliye'de (Sevilla) doğdu. Orada büyük âlimlerden kıraat tahsil etti. Musul, Şam ve Mısır'da kıraat dersleri verdi. 654 (m. 1256)'da İşbiliye'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Fenârizade Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Hâlinin Onda Dokuzu Susmak Olsun

Vehbi Tülek

Ebü’l-Hasen Magribî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 854 (m. 1450) senesinde Endülüs’te (İspanya) İşbiliyye’de (Sevilla) doğdu. Endülüs’te ve Fas’ta zamanın âlimlerinden okudu. Fas’ta ilimle meşgûl oldu. Ders okutup talebe yetiştirdi. Bir müddet kadılık yaptı. Daha sonra tasavvuf büyüklerinden İbn-i Arefe el-Kayrevânî ve Ebi’l-Abbâs Ahmed et-Tûzî Debbâsî’nin sohbetlerinde yetişti. Mısır’a gitti. Hac vazîfesini yaptıktan sonra, Şam’a geldi. Orada çok kimseleri irşâd etti. Hak yolu gösterdi. Sonra Bursa’ya gidip, bir zaman kaldı. Tekrar Şam’a dönerek, irşâd vazîfesine devam etti. İslâmiyete uymakta çok titiz davranırdı. Buyurdu ki: “Yanıma gelen Sultan Bâyezîd de olsa, İslâmiyetin bildirdiği şekilde davranırım.”

İbn-i Millî Necmeddîn

Vehbi Tülek

Mal Sevgisinin Zararı Zehirden Çoktur!

Vehbi Tülek

kalburcu Şeyhi Ahmed Dede

Vehbi Tülek

Müslümanlar Bütün Peygamberlere Inanır

Vehbi Tülek

Günah Işlemekten Bir Türlü Kurtulamıyorum

Vehbi Tülek

İnsanları Kurtuluş Yoluna Kavuşturanlar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Evliyalar Ölmez İmiş

Evliyalar Ölmez İmiş

Ankara'nın Zülfazl (günümüzde Solfasol deniyor) köyünden çok temiz, çok saf bir genç, askere gidiyormuş. Babasından kalma bir kaç altını, anasından kalma birkaç mücevheri varmış. Delikanlının derdi asker dönüşü evlenmek; servetini içine koyduğu küçük sandığını emanet edeceği, güvenip, bırakacağı kimseciği de yok. Düşünüyor, tasınıyor, acaba ne yapsam, diye sızlanıyor... Derken, bir gece rüyasında Hacı Bayram'ı görmez mi? "A! be Selim cik, ne düşünüp duruyorsun getir sandığını, bana bırak!" diyor. Selim oğlan, ertesi günü, sevine sevine Ankara'ya geliyor, doğru türbedarın önüne dikiliyor, hal, keyfiyet böyle, böyle... diye meseleyi anlatıyor. Türbedar da uyanıklardanmış, gece o da haberini almışmış. Getiriyorlar sandığı, Hazretin başucuna bırakıyorlar. Sandık deyince, öyle koca bir şey sanılmasın, ancak bir çanta kadar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Sarayda İftar

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Sünnet Akçesi

Abdullah-i EnsÂrî

Sarayda İftar

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek