Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.612.744

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bulgar Pehlivani

Sizi Sultan İlan Edelim

Rodos’un Fethi

Korkma!

Tüccarin Rüyasi

Hakikati Görmek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yeniçağ’da Avrupa

Hıristiyanlığın en revaçta olduğu Ortaçağ'da, büyük tıp âlimleri, yalnız Müslümanlardı ve Avrupalılar Endülüs'e tıp tahsil etmeye gelirlerdi. Çiçek hastalığına karşı aşıyı bulanlar, Müslüman Türklerdir. O zamanki Avrupa'da insanlar, hastalıktan kırılıyordu. Fransa kralı 15. Louis 1774'de çiçekten öldü. Avrupa uzun zaman vebâ ve kolera salgınlarına uğradı.Napolyon 1798'de Akkâ Kalesi'ni muhâsara etdiği zaman, ordusunda vebâ hastalığı meydana çıkmış ve hastalığa karşı çâresiz kalınca, düşmanı olan müslüman Türklerden yardım istemek zorunda kalmıştı. O zaman yazılan bir Fransız eserinde şöyle demektedir:

Vehbi Tülek

Akşemseddin Ve Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Vefati Ve Celalzade

Vehbi Tülek

Nene Hatun

Vehbi Tülek

1877 yılı Kasım ayının 7'sini 8'ine baðlayan gece, civarda bulunan iki Ermeni köyünden gizlice harekete geçen kalabalık bir çete, sinsi sinsi yaklaþıp Erzurum'un meþhur Aziziye Tabyası'na girmeyi baþarmıþtı. Türk-Rus harbinin kanlı ve karanlık günleriydi; tabyayı savunan bir avuç Türk askeri derin uykuda idi. Yataklarında bastırıldılar ve uykuda kılıçtan geçirildiler kahpece. Ve arkadan gelen Rus kuvvetleri de hiç bir mukavemet görmeksizin Aziziye Tabyası'na yerleþtiler.Bu kahpe baskından yaralı olarak kurtulan bir asker, koþa koþa Erzurum'a varıp kara haberi yetiþtirdi. Minarelerden sabah ezânı yerine "Moskof Aziziye'ye girdi!" sesleri yükselmeye baþladı.

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Demiryollari

Vehbi Tülek

Bu Fakir Cellad Olmak İçin Gelmedik

Vehbi Tülek

Abdülaziz Han’in Tahta Çikmasi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hazreti Mehdî'nin Çok Alâmeti Vardır

Muhammed Tâhir bin Âşûr hazretleri Tunus'ta yaşamış olan İslam âlimlerindendir. 1230'da (m. 1815) Tunus'ta doğdu. Zeytûne Medresesi'nde tahsilini tamam­ladıktan sonra aynı medre­seye müderris olarak tayin edildi. Daha sonra müftü, nihayet Nakibül-eşraflık (Şeyhülislam) vazifesi verildi. 1284'te (m. 1868) Tu­nus'ta vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şehidler Anası Afrâ Hatun

Vehbi Tülek

Hanım sahabilerin büyüklerinden olan Afrâ Hatun (radıyallahu anhâ), şecaat ve cesaret sahibi kahraman bir hanımdı. Güçlü ve kuvvetliydi. Hayatın elem ve kederine, tahammüllüydü. Acılara karşı sabırlıydı. Dünyevi sıkıntı ve çilelere aldırmazdı...

Ebü’l-hasen Bûşencî

Vehbi Tülek

Musa Aleyhisselam

Vehbi Tülek

Musa aleyhisselam, peygamberler içinde üstünlükleri olan ve kendilerine "ulü'l-azm" denilen altı peygamberin üçüncüsüdür. Allahü teâlâ ile konuştuğu için, "Kelimullah" denilmiştir.

Beni İsrâil'e peygamber olarak gönderilmiştir. Yâ'kûb aleyhisselâmın soyundandır. Hârûn aleyhisselâmın kardeşidir. Babasının ismi İmrân'dır. Annesinin ismi Nüceyb veya Nâciye veya Yuhâbil'dir...

İbn-i Fârid Ve yeşil Kuş

Vehbi Tülek

Münafık Ebû Azze El Cumehi'nin Sonu!

Vehbi Tülek

resûlullah'ın Sana Selâmı Var

Vehbi Tülek

Güzel Huylar Kalpten, Kötü Huylar Nefsten

Vehbi Tülek

Gazaplarını Yenen Kimselere Övgü

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Ehl-i Bid’ati Sevmez!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Alabilirsen Al

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

İmanı Ona Kafidir

Kul Hakkı

Bize Teveccüh Edin

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek