Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.973.553

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evlenmek Isteyenin Yasin Okuması Çok Faydalıdır

Dâmâdzâde Feyzullah Efendi Yetmiş birinci Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1112 (m. 1700) senesinde Bursa’da doğdu. Zamanının âlimlerinden ilim tahsil ettikten sonra, birçok medreselerde müderrislik ve kadılık yaptı. Sonra Anadolu, daha sonra da Rumeli kadıaskerliğine yükseltildi. Nihayet şeyhülislâmlık makâmına getirildi. 1175 (m. 1761) senesinde İstanbul Sütlüce’de vefât etti. Bazı suallere verdiği cevaplar şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sevdiklerine Kavuştu

Sultan 1. Ahmed (1590-1617), kalbi hayatının derinliği olan oldukça müttaki bir Osmanlı Padişahıdır. Bahti mahlasıyla Peygamber Efendimize sevgisini ve bağlılığını ifade eden çok içli şiirleri vardır: Nola tacım gibi başımda götürsem daim Kadem-i resmini ol bazret-i şab-i Resül'ün. İşte bu ince ruhlu Osmanlı sultanının vefat etmeden bir gün önce huzurunda bulunan mabeynci Mustafa, Ahmed Han'ın odada muhatabını göremediği kimselere karşı dört defa; "Ve aleyküm selam" dediğine şahit oldu. Mabeynci, bir mânâ veremediği bu garip davranışların sebebini Sultanına sorduğunda, Sultan Ahmed Han şu cevabı verdi: "O anda Hazreti Ebu Bekir-i Sıddık, Hazreti Ömer, Hazreti Osman ve Hazreti Ali efendilerimiz geldiler ve bana; 'Sen, dünya ve ahiretin sultanlığını kendine toplamışsın. Yarın Resulullah Efendimiz'in yanında olacaksın', buyurdular." Gerçekten de bu Hak dostu, denildiği gibi ertesi gün vefat ederek sevdiklerine kavuştu.

Vehbi Tülek

Kavuk Yerine Miğfer

Vehbi Tülek

MÂzeret Ortada

Vehbi Tülek

Ben Ağlamayayim Da Kim Ağlasin

Vehbi Tülek

Emekli bir albay anlatır: Sultan Ahmet camiine gidiyorum her sabah, ne kadar erken gidersem gideyim mihrabın bir kenarında saçı sakalı bembeyaz olmuş ihtiyar bir adam ümitsizce bedbin durmadan ağlıyor. O kadar ağlıyor ki ağlamadığı tek dakikayı yakalayama dım. Nihayet bir gün yanına sokuldum: "Muhterem dedim, Ah Efendim dedim, Allah'ın rahmetinden bir insan bu kadar ümitsiz olur mu? Niye bu kadar ağlıyorsun?" Bana: "Beni konuşturma" dedi, "kalbim duracak". Ben çok ısrar edince ağlıya ağlıya anlattı. Dedi ki :

Çerkes Hasan Bey’in İtirafnamesi

Vehbi Tülek

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Vehbi Tülek

Küçük Zabit

Vehbi Tülek

İyiliğe Karşi Kemlik

Vehbi Tülek

Bodrumlu Fedai Musa

Vehbi Tülek

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Vehbi Tülek

İstanbul’un Sulari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şükür, Nimeti Değil, Onu Vereni Görmektir

Şihâbüddîn Ahmed hazretleri meşhûr velîlerdendir. Kudüs'te doğdu. Tasavvuf yolunu, Şerîf Ali bin Meymûn ve onun talebesi, aynı zamanda halîfesi olan Şeyh Muhammed bin Arâk'tan öğrendi. Talebe yetiştirmeye başlayan Şihâbüddîn'in dergâhı, ilim taliplileri ile dolup taştı. 1561 (H.969) senesinde Kudüs'te vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ömer Bin Hüseyin Hırakî

Vehbi Tülek

Ömer bin Hüseyin Hıraki hazretleri Hanbeli fıkıh âlimidir. Bağdat'ta doğdu. Burada zamanın büyük âlimlerinden tahsil gören Hıraki, Şii Büveyhiler'in Bağdat'a hâki­m olması üzerine Mısır'a, oradan Şam'a hicret etti. Burada 334 (m. 946)'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Namazda Müekked Sünneti Ve Vacibi Terk Etmek

Vehbi Tülek

O, Peygamberlerin En Yükseğidir

Vehbi Tülek

Muhammed el-Hût hazretleri Şâfiî fıkıh, kelam ve hadis âlimidir. 1209’da (1794) Beyrut’ta doğdu. Hazret-i Ali’nin (radıyallahü anh) soyundan olup seyyiddir. İskenderânî’den ilim tahsil ettikten sonra Şam’a gitti. Burada meşhur âlimlerden kelam ve tasavvuf öğrenip memleketine döndü. 1276’da (m. 1860) Beyrut’ta vefat etti. “Dürretü’l-vaz’iyye fî tevhîdi Rabbi’l-beriyye” isimli eseri akaide dairdir. Bu kitabında şöyle yazmaktadır:

Bandırmalı Hamid Efendi

Vehbi Tülek

İbn-i Batuta

Vehbi Tülek

Zikir, Allahü Teâlâya Tâattir

Vehbi Tülek

seyyid Ve Şehîd Hüseyin Bin Ali

Vehbi Tülek

Mazhar-ı Cân-ı Cânân

Vehbi Tülek

Huneyn Gazisi Âmir Bin Amr

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Karşılık Beklemiyorum

Ölüyü Diriltemem

Garip Karşilanan Bir Adak

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek