Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.365.134

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimseyi Övmekte Ve Yermekte Acele Etmeyin!

Cemâleddîn Geylânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. On ikinci asrın sonlarında İran’da Kazvin'de vefât etti. Necmeddîn-i Kübrâ hazretlerinin sohbetinde ve hizmetinde bulunarak yüksek derecelere kavuştu ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Abdülmecid Han Ve Misir Meselesi

Tanzimat Fermanı'nın yayınlanmasından sonra Mısır'a karşı İngiltere'nin ön ayak olması ile, Mehmed Ali Paşayı tutan Fransa dışarıda bırakılarak Osmanlı, İngiltere, Rusya, Prusya ve Avusturya devletleri Londra'da bir araya geldi ve 15 Temmuz 1840'da Londra anlaşması imzalandı. Buna göre, anlaşmaya imza koyan devletler, Mehmed Ali Paşaya onar günlük iki ültimatom verdiler. Mehmed Ali Paşa bu ültimatomları kabul etmediğini bildirdi. Bunun üzerine İngiltere ve Avusturya tarafından desteklenen Osmanlı kuvvetleri, Mısır ordusunu yendi. Osmanlı askeri 16 Ekim 1840 günü Trablusşam'a, 4 Kasım günü Akka'ya, 13 Kasım günü Haleb'e, 29 Aralık günü Şam'a girdi. Londra anlaşmasına göre artık Mehmed Ali Paşanın Mısır'dan çıkarılması gerekiyordu. 27 Kasım 1840 günü Mısır ile İngiltere arasında yapılan anlaşma ile, Mehmed Ali Paşa, ikinci ültimatomun şartlarına uyacağını bildirince, İngiltere, Osmanlı Devletine ihanet ederek; Babıali'den Mısır ile Sudan'ın ırsi olarak Mehmed Ali'ye bırakılmasını istedi. Bundan maksadları, Mısır'ı yalnız bırakıp, şartların müsaid olduğu bir zamanda işgal etmekti. Bunun üzerine Reşid Paşa, Sultan Abdülmecid'e 24 Mayıs 1841 günü Mısır fermanını yayınlattı. Bu ferman, 1914 senesine kadar Mısır'ın bir çeşit anayasası olarak kalmıştır. Fermana göre Mısır, Osmanlı padişahı tarafından tayin edilen Kavalalı mensuplarınca idare edilecekti.

Vehbi Tülek

92 - Bunlar Bizi Allah Rizasi İçin Ziyarete Gelirler

Vehbi Tülek

Bayezîd Han Ve “yiğitbaşı”...

Vehbi Tülek

Mimar Sinan

Vehbi Tülek

"Bir Mimar Sinan eseri olan Şehzadebaşı Cami'nin 1990'li yıllarda
devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat
muhendisi, caminin restorasyonu sırasında yaşadıkları bir olayı tv'de
şöyle anlatmıştı.

106 - Sultan I. Mahmud'un Duasi

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Daha Büyük KerÂmet Mi Olur?

Vehbi Tülek

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Cephede Bir Bayram Namazi

Vehbi Tülek

Minare Eğri Mi?

Vehbi Tülek

Bodrumlu Fedai Musa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahü Teâlâya Yakınlığı Namazda Aramalıdır

Sirâcüddin İbnü'ş-Şât hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 643 (m. 1246)'da Fas'ta Sebte'de (Ceuta) doğdu. Burada devrinin büyük âlimlerinden fıkıh ilmi tahsil etti ve çok talebe yetiştirdi. 723 (m. 1323)'de Sebte'de vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arkadaşın Için, Tatlı Ve Serin Su Gibi Ol

Vehbi Tülek

Zeynüddin Muhammed el-Hatib hazretleri hadis âlimi ve hatiptir. 863'te(m. 1459) Şam'da doğdu. Burhâneddin İbrahim en-Nâci'nin derslerine devam ederek icazet aldı. Hocasının vefatından sonra Şam Emeviyye Camii'nde hadis okuttu ve vaaz verdi. 929'da (m. 1523) Şam'da vefat etti. Bir vaazında şöyle anlattı:

Peygamberlerden Sonra Insanların En Üstünü

Vehbi Tülek

Ümmetimin En Önce Unutacağı Ferâiz Ilmidir

Vehbi Tülek

Seyfeddîn el-Makdisî hazretleri fıkıh ve hadîs âlimidir. 559 (m. 1164)’de Kudüs’te doğdu. Bağdad’da ilim tahsil etti. Ferâiz, nahiv ilmini öğrendi ve bu konuda kitap yazdı. 586 (m. 1190)’da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Abdurrahim Rûmî

Vehbi Tülek

Hanefi'de Namazın Sünnetleri

Vehbi Tülek

Resûlullah Efendimiz Kavimleri Birleştiriciydi

Vehbi Tülek

Ömer (radiyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Müdâra Ederken Güler Yüzlü Ol!

Vehbi Tülek

Kadılığı Kabul Etmezdim Ancak!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kadin Akli

Kadin Akli

Vaktiyle, bir derviş bir Ramazan akşamı iftara davetliydi. Derviş, yatsıya yakın, evine döndü ve karısından mümkünse kendisi için sofra hazırlamasını istedi. Karısı:"Sen davette değil miydin? Ne yemeği?" deyince, derviş:"Sorma" dedi. "Çok yersem, arkamdan 'Halis derviş değilmiş' diye konuşmalarından korktum, pek birşey yiyemedim." Bunun üzerine, karısı:"Tamam" dedi. "Sen şu akşam namazını kıl da, ben o arada sofrayı hazırlayayım." Derviş:"Ama" dedi, "ben akşam namazını orada kılmıştım."Karısı cevap verdi:"Sen arkamdan kötü konuşurlar diye pek yemek yiyemediğine göre, arkamdan iyi konuşsunlar diye de namazı uzatmışsındır" dedi. "Hadi, akşam namazını bir daha kılıver de, o arada sofrayı hazır edeyim."Rivayet edilir ki, hanımının bu ikazından sonra dervişin aklı başına geldi ve riya derdinden kurtulup halis bir derviş oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Abdullah-i EnsÂrî

Alabilirsen Al

Hakikati Görmek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek