Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.346.697

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İslam Ahkâmına Uymak Pek Kolaydır

Abdülganî Nablüsî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 1050 (m. 1640)’da Şam’da dünyaya geldi. Zamanının en büyük âlimlerinden ilim tahsil etti. Edebiyat, fıkıh, tefsir, hadis ilimlerinde ve tasavvufta çok derin âlim olarak yetişti. Kadirî ve Nakşibendî yollarına intisap etti. İstanbul, Mısır ve Hicaz’da ders verdi. 1143 (m. 1731)’de Şam’da vefat etti. Çeşitli ilimlerde iki yüzden fazla değerli kitap yazdı. İmâm-ı Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye” kitabının şerhi olan, “Hadîkat-ün-Nediyye” kitabı çok kıymetli olup, meşhurdur. Bu eserinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu DEDE MOLLA'NIN bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar bir köylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunu farketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyreden Sultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunu açık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonra işine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönül bağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar. Sultan nasıl karşılık vereceğini merak ederek tekrar; "Dede, uzak yerden geliyorum. Karnım aç, yiyeceğin var mı? der. Bunun üzerine biraz ilerde iki taşın üzerine yerleştirilmiş tencerede pişmekte olan aşı işâret ederek; "Pilav, pişmek üzere, işte orada, karnın doyuncaya kadar ye!" der. Pâdişâh; "İyi ama, ardımdaki ordu da aş ister." deyince; "İşte tencere orada, indir sen de ye askerlerin de yesin. Hepinize yeter inşâallah!" diye söyler. Sonra tarlasını sürmeye devâm eder.

Vehbi Tülek

Sadrazami Tersleyen Adam

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Nalinci Baba Ve Sultan Iii. Murad

Vehbi Tülek

Sultan III. Murad Han o gün bir hoştur. Telaşeli görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç değil. Veziriazam Siyavuş Paşa sorar:- Hayrola efendim, canınızı sıkan bir şey mi var?- Akşam garip bir rüya gördüm.- Hayırdır inşallah?..- Hayır mı şer mi öğreneceğiz.- Nasıl yani?- Hazırlan, dışarı çıkıyoruz.Ve iki molla kılığında çıkarlar yola.

V. MurÂd Han

Vehbi Tülek

Artik Göç Vakti Geldi

Vehbi Tülek

Bursa İpeği

Vehbi Tülek

Yahya Efendi Ve Rum Denizci

Vehbi Tülek

İstanbul’un İşgalinde Yapilan Hirsizliklar

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

Malkoçoğlu Ve Romanya’yi Fethi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kabir Azâbı Rüyâ Gibi Değildir

Tâcüddin İbrâhim Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Doğum târihi ve yeri bilinmemektedir. 909 (m. 1503) senesinde Amasya'da vefât etti. Kabir hâlleri hakkında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sana Faydası Olmayan Sözü Terk Et

Vehbi Tülek

Seyyid İbrâhim Hamza hazretleri hadis ve nahiv âlimidir. 1054 (m. 1644)'de Şam'da doğdu. 1120 (m. 1708)'de vefât etti. Naklettiği hadis-i şerfilerden bazıları:

Kur’ân-ı Kerimde Üç Kısım Ahkâm Vardır

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Mendi

Vehbi Tülek

Abdullah bin Mendi hazretleri Tebe-i tâbiinin tanınmış hadis hafızı ve fıkıh âlimidir. 135'te (752) Basra'da doğdu. Bağdat'ta hadis ilmini tahsil etti. 198 (m. 813)'de Basra'da vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazılarında Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdular ki:

Bir Sadakat Ve Vefakârlık Örneği

Vehbi Tülek

ölümden Kurtuluş Yoktur!..

Vehbi Tülek

Hırsızlık Yapan Allah'ın Gadabına Uğrar

Vehbi Tülek

Kâfirleri Allahü Teâlânın Azâbı Ile Korkut!

Vehbi Tülek

hala Sultan Ümmü Hırâm

Vehbi Tülek

Molla Marûf Nerkisecârî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir


Ma'rûf-ı Kerhi Hazretlerinin bir dayısı şehrin vâlisi idi. Vâli, bir gün şehrin kenar mahallelerini dolaşıyordu. Ma'rûf'u bir kenarda oturmuş ekmek yerken gördü. Önünde de bir köpek vardı. Bir lokma kendi yiyor, bir lokma da köpeğin ağzına veriyordu.
Dayısı,
- Köpekle birlikte yemeğe utanmıyor musun dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

İsmail Hakki Efendi

9 Evi Dolaşan Kelle

Bereketi Var Mı?

Tüccarin Rüyasi

Gül Yaprağı

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek