Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.650.745

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir

Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli'yi 45 Yil Beklemiş

Bugünkü rakamlarla ülkemizle 6.5 milyar dolarlık ticaret hacmi bulunan Amerika Birleşik Devletleri (ABD), bundan tam 217 yıl evvel Osmanlı Devleti'yle ticaret anlaşması imzalaya bilmek için 45 yıl uğraşmıştı. Ülkemizle ilk ticari ilişkilerini 1785'de başlatan ABD'ye, 174 yıl önceki yıllık ihracatımız ise 400 bin dolar idi. ABD'nin genç bir devlet olarak dünya siyasetine girişinden sonra ilk ABD gemisinin 1797'de İzmir limanına geldi, daha sonra bir başka ABD gemisinin de İstanbul'a kadar gelmesiyle ilk ilişkilerin başladı. Amerikan senatosunun Osmanlı Devleti ile anlaşma yapmak için büyük çaba gösterdi. Bu konuda görevlendirilen heyetler içinde Benjamin Franklin'in de vardı. Bu iş için 1802 yılında ABD'nin İzmir'e bir konsolos tayin etti ve konsolos iki yıl kaldıktan sonra Osmanlı Devleti'nin konsoloslu ğunu tasdik etmemesi nedeniyle ülkesine geri dönmek zorunda kaldı. ABD'nin 1808 yılında yeniden konsolosluk için teşebbüse geçti, fakat Osmanlı devleti yine kabul etmedi ancak Kaptan Paşa'nın girişimi ile 1811 yılında ticari ataşelik benzeri bir görev için izin verildi. 1816 yılından sonra ABD heyetlerinin Osmanlı devletine daha sık gelip gitmeye başladı. 1820'den sonra bu trafik daha da arttı. Bu arada resmi olmamakla birlikte ticari ilişkiler sürdürüldü. Osmanlı Devleti'nin siyasi ve ekonomik olarak sıkıntılar içinde bulunduğu 1828 yılında yaklaşık 70 bin dolarlık mal aldığı ABD'ye yaklaşık 400 bin dolarlık mal sattı.

Vehbi Tülek

Dörtyüz Kese Altin

Vehbi Tülek

Cephede Bir Bayram Namazi

Vehbi Tülek

Ciğer PÂresi, Ciğer YÂresi

Vehbi Tülek

Osmanlı'nın son devir edebiyatçılarından olan, fakat derbeder ve serseri bir hayat sürdüğü için şiirlerini yayınlatamayan, bu yüzden de edebiyat sahasında pek tanınmayan Adana'lı Ziya Bey, Afyon Evkaf Müdürü iken, bir gün İstanbul'a geldi ve Sirkeci'de, cebi ve midesi boş bir şekilde dolaşmaya başladı. Açlık canına tak etmiş olacak ki, aç karnına düşünmektense, yok karnına başına geleceklere katlanmaya hazır olarak bir ciğer kebapçısına girdi. Kendisine esaslı bir ciğer ziyafeti çektikten sonra kebapçıya seslendi:-Bak usta, cebimde tek kuruş yok. Bu durumda herhalde döveceksin beni. Hadi elini çabuk tut, hesabımı gör de gideyim.-Yağma yok, dedi kebapçı, seni dövmekten ne kazancım olacak. Ama mutafağa geç, üç gün boyunca bulaşıkları yıka da ödeşelim.Adam dediğini yapacak. Kurtuluş yok. Ziya Bey bunu anlayınca hemen kalemini çıkardı ve bir kağıt parçası bularak yazdığı şu beyti, garson yamağına verip, o civardaki otellerden birinde kalan bir arkadaşına gönderdi:Dağladı aşçı diliyle, ciğerim yâresiniCiğerim pâresi, gel ver ciğerin pâresiniAz sonra para geldi ve Ziya Bey de bulaşık yıkamaktan kurtuldu.

Kibris Fatihi Lala Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Müdür Bey’e Habersiz İftara Gidelim

Vehbi Tülek

Selanik Vak’asi

Vehbi Tülek

Bir Salkim Üzüm

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Patrona Halil Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mısırlı Velî Ali Şevnî

Ali Şevni hazretleri, Mısır velilerinden olup Abdülvehhâb-ı Şa'râni hazretlerinin hocalarındandır. 1537 (H.944) senesinde Kâhire'de vefât etti. Kâdiriyye Medresesinin kapısında bulunan Kubbe-i mücâvereye defnedildi...
Vefâtından sonra Abdülvehhâb-ı Şa'râni rüyâsında Ali Şevni'yi gördü. Kabri çok genişti. Üzerinde ipekten yeşil bir yorgan vardı. İki buçuk sene sonra tekrar rüyâsında gördü. Ona; "Beni ört, çünkü çıplağım!" dedi. O gece oğlu vefât etti. Oğlunu Ali Şevni'nin yanına defnettiler. Defin esnâsında Nûreddin Şevni'nin kabrinin bir kısmı açılmıştı. Ali Şevni'nin bedeninin, toprak üzerinde çıplak durduğunu gördü. Kefeni çürümüştü. Fakat bedeni, nasıl defnedilmişse o hâlde duruyordu. Hâlâ sırtından kan damlıyordu. Onun üzerini bir bez ile örttüler...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Emrine Ilk Muhalefet Eden Şeytandır!

Vehbi Tülek

Mahmûd Bedreddîn Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Küçük yaşta ilim tahsiline başladı. O zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Bursa, İstanbul ve Edirne’de müderrislik yaptıktan sonra Edirne’ye kadı olarak tayin edildi. 937 (m. 1530) senesinde Edirne’de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

“genç Osman” İkinci Osman Han

Vehbi Tülek

Hakîkî Dostu, Arkadaşı Kendine Tercih Et

Vehbi Tülek

Siyahî Ahmed Efendi Osmanlı velîlerindendir. 1777 (H.1191) senesinde Kastamonu'da doğdu. Burada zamanın âlimlerinden ilim tahsil ettikten sonra kendisini irşâd edecek bir zâtı aramaya başladı. Karadan hacca gitmek üzere yola çıktı. Şam'a vardığı zaman Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sohbetlerine devam etti ve talebeleri arasına katıldı. Hocası ile birlikte hacca gitti. Tekrar Şam'a dönerek bir müddet daha kaldı. Mevlânâ Hâlid hazretleri ona icâzet verip Kastamonu'ya gönderdi. Burada Hâlidiyye yolunu insanlara öğretti. 1874 (H.1291) senesinde vefât etti. Oğluna şöyle nasîhatte bulundu:

Bu Odalar Kime âittir Ey Allah'ın Resûlü?

Vehbi Tülek

Tâceddîn Küçük Efendi

Vehbi Tülek

Dikkat Ediniz, Uyanık Olunuz

Vehbi Tülek

Çok Istiğfar Eden Kimseye Ne Mutlu

Vehbi Tülek

Fakirin Borcunu Sil Ve Bir Şey Isteme

Vehbi Tülek

Ahmed-i Nâmıkî Câmî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Helvaci Çocuk

Abayi Yakmak

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

İcÂzetin Sirri

Helvaci Çocuk

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek