Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.534.072

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Mümin, Kimsenin Ayıbını Ifşâ Etmemelidir

Tosyalı Mustafa Çelebi Osmanlı âlimlerindendir. 1491 (H. 895) senesinde Tosya'da doğdu. 1567 (H.975) yılında İstanbul'da vefât etti. Mustafa Çelebi ilk medrese tahsîlini memleketinde gördükten sonra İstanbul'a gelip, Sahn-ı Semân medreselerinde dânişmendliğe kadar yükseldi. Çok kitap yazdı. Mevâhibü'l-Hallâk fî Merâtibi'l-Ahlâk isimli eserinde şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Allah Yolunu Açik Etsin

Sene 1915. Sonbaharın serin yağışlı günlerinden biri. Birinci Dünyâ harbi bütün cephe lerde devam ediyor. Vatanın her tarafında barut ve kan kokusu. Yiğitlerin biri ölüyor, bini yetişiyor, ihtiyari, genci savaşıyor, didiniyor ve yurdumuza düsman çizmeleri basmasın diye, el açıp Allah'a dua ediyor. Cepheye durmadan takviye kuvvetleri gidiyor, işte o kuvvetleri götüren tren, Bilecik istasyonunda beklemektedir. Askerlerin hepsi sakin, belki bir daha geri dönmeyecekler. Ama şehid olmak inancı gönüllerine huzur veriyor. Sevkiyat subaylarından biri vagonların arasında sessiz, hareketsiz bir gölge görür. Merakla, şüpheyle yaklaşır. O anda çakan şimşeğin aydınlığında şunlara şâhid olmustur:

Vehbi Tülek

Kubadoğlu Süleyman Bey

Vehbi Tülek

Mücevherli Minare

Vehbi Tülek

Kenan Bey

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman zamanında başlayan Osmanlı-İran savaşları, Sultan I. Ahmed devrinde de devam ediyordu. İranlılar Tebriz'i almışlar ve Kars'ı kuşatmışlardı. 15 Haziran 1604 yılında Cağaloğlu Sinan Paşa kumandasında bir ordu Kars'ı kurtarmak için İstanbul'dan yola çıktı. Beylerbeyi Osman Bey, az bir kuvvetle Kars'ı müdafaa ediyor, yar dım gelinceye kadar kaleyi düşmana teslim etmemeye çalışıyordu. Bir gece, genç subay larından biri olan Kenan Beyi yanına çağırdı ve:-Bak yiğidim! Cenab-ı Hakk'ı ve Resûl-ü Ekrem'i memnun etmenin, şecaat göster menin zamanıdır. Bir gece gizlice kaleden dışarı çıkıp düşmanın içine dalacaksın ve kaç kişiler, erzakları, topları ne kadardır, öğrenip bize haber edeceksin. Haydi göreyim seni.. diyerek uğurladı.

İnanilmaz Arttirma

Vehbi Tülek

Yanliş Gelen Telgraf

Vehbi Tülek

Vermeyince Ma’bud

Vehbi Tülek

Çolak Hasan

Vehbi Tülek

Tek Başina Bir Ordu: Ebussuud Efendi

Vehbi Tülek

Kavuk Yerine Miğfer

Vehbi Tülek

Sultan Murad’in Dehasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hadîs âlimi Ali Bin Sehl

Ali bin Sehl İsfehâni, evliyânın büyüklerindendir. Cüneyd-i Bağdâdi, Ebû Tûrâb Nahşebi gibi büyük zatlarla görüştü. Muhammed bin Yûsuf el-Benna'nın talebesidir. Remle'de otururdu. 261 (m. 874)'de vefât etti. Hadis-i şerif ilminde sika (güvenilir) bir râvi idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Güzel Ahlâk Sâhibi Olmak Nasıl Olur?

Vehbi Tülek

İbrâhim bin Muhammed Fezâri hazretleri İslâm âlimlerinden ve büyük velilerden olup "Ebû İshâk" künyesiyle meşhur olmuştur. Kûfe'de doğdu. Şam'a gelerek, o beldenin âlimlerinden ilim tahsil etti. Tâbiinden İmâm-ı Mâlik, Süfyân-ı Sevri gibi büyüklerle görüşüp, onlardan ilim öğrendi ve hadis-i şerif rivâyet etti. İmâm-ı Evzâi hazretlerinin sohbetlerinde bulundu. halife Hârûn Reşid, insanlara İslâmiyeti anlatması için onu Bağdât'a dâvet etti. Daha sonra Adana'da Misis kasabasına giderek oraya yerleşti. 802 (H.186) senesinde orada vefât etti.

Ebû Ahmed Çeştî Hazretleri

Vehbi Tülek

Fakîhzade Lütfullah Efendi

Vehbi Tülek

Fakihzade Lütfullah Efendi, büyük veli Emir Sultan hazretlerinin üçüncü halifesidir. Fakih Abdullah Efendi isminde bir zâtın oğludur. Karaman'da doğdu. 1488 (H.894) senesinde Bursa'da vefât etti...
Lütfullah Efendi vefatına yakın buyurdu ki:

Her Şeye Kadir Olan Sensin

Vehbi Tülek

Ahmed Nûreddîn Sâbûnî

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Ali Mâzerî

Vehbi Tülek

Ebû Bekr-i Dükkî

Vehbi Tülek

Hanbelî Fıkıh âlimi Abdülhâlık Bin Îsâ

Vehbi Tülek

Mucize Ile Kerâmet Arasındaki Fark

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Helvaci Çocuk

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Şikayet

"encümen-i Bîzebân"

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek