Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.467.747

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Herkesin Fetvâsıyla Amel Etmemelidir!

İmâm-ı Birgivî hazretleri Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. 1521 (H.929) senesinde Balıkesir'de doğdu. İstanbul'da bulunan meşhûr Semâniyye Medresesi müderrislerinden ders aldı. Parlak bir başarı ile icâzet imtihânını vererek, bir müddet İstanbul medreselerinde müderrislik yaptı. Bu vazîfesi sırasında Bayrâmiyye tarîkatının şeyhlerinden olan Abdürrahmân Karamânî'ye talebe olup, onun sohbetlerinde bulunarak tasavvufta yetişti. İzmir'in Birgi kasabasına yerleşerek talebe yetiştirdi. 1573 (H.981)de orada vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Doğum

Küçük Kiyamet

Çolak Hasan

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Korkma!

Arkadaşlarımı Korumak Için

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İzmir Valisi Çengeloğlu Tahir Paşa

Çengeloğlu, II. Mahmud Han devrinde ünlü bir Amiral idi. Akdeniz'in Afrika kıyılarında başladığı denizcilik hayatında cesareti ve yiğitliği ile nam salmış, İstanbul'a gelip tersaneye girdikten sonra da, kumanda kabiliyetini göstererek hızla ilerlemiş ve Osmanlı Deniz Kuvvetlerinin en üst makamı olan Kaptan-ı Deryalığa kadar yükselmişti. Tophane Müşirliğine tayin edildiğinde, Galata ve Beyoğlu kabadayılarını hizaya getirerek asayişi sağlamıştı. Halk onu "Deli Herif" diye seviyor ve takdir ediyordu.

Vehbi Tülek

1897 Yunan Harbi Ve Dömeke

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Ve Hediyesi

Vehbi Tülek

Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

1578 yılı Ağustos ayının 9. Cumartesi günü idi. İran Şahı 30.000 kişilik kalabalık bir orduyu Osmanlı sınırına göndermişti. Hedef Erzurum'du. Sadrazam Lala Mustafa Paşa, Erzurum beylerbeyi Özdemiroğlu Osman Paşa'yı İran üzerine sefere memur etti. O da Derviş Paşa'yı düşman kuvvetleri hakkında istihbarat yapması için küçük bir öncü kuvvetle, İranlıların karargah kurduğu Çıldır civarına gönderdi. Yanında üç yüz kadar asker bulunuyordu. İran ordugahına yaklaştığı zaman, onların gayet dağınık vaziyette ve ani bir hücumla dağıtılabilecek bir durumda olduğunu gördü. Yapabileceği iki tercih vardı. Ya düşmana saldıracak, yada geri dönecekti. Bu takdirde askerin maneviyatı bozulacaktı.

Yavuz Sultan Selim Ve Bihrûze Hatun

Vehbi Tülek

Böyle Soruya Böyle Cevap

Vehbi Tülek

Bir Kaşik Tuz

Vehbi Tülek

27 - Yavuz Sultan Selim Ve Muhammed Bedahşi Hazretleri

Vehbi Tülek

Zenbilli Ali Efendi

Vehbi Tülek

Osmanoğullarinin Âkibeti Ne Olacak?

Vehbi Tülek

Naime Sultan

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

“dokuzuncu 0mam” Muhammed Cevâd Takî

Muhammed Cevâd Taki hazretleri, Resûlullah efendimizin torunu olup, hazret-i Ali ile hazret-i Fâtıma'nın (radıyallahü anhümâ) evlâdlarındandır. Hazret-i Hüseyin'in torunlarından olduğu için "Seyyid"dir... Muhammed Cevâd daha küçük yaşta, büyük ve derin bir âlim olmuştur. İmâmlığı on altı sene iki ay on dört gündür. Halife Me'mûn, kızı Ümmü Fadl'ı Muhammed Cevâd ile evlendirmiş, Medine'ye göndermiştir. Ali Naki ve Mûsâ isminde iki oğlu, Fâtıma ve Emmâme isminde iki de kızı vardı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kur’ân Yedi Harf Üzerine Indirilmiştir

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasen Kâbisi hazretleri kırâat, tefsir, hadis, kelâm ve Mâliki fıkıh âlimidir. 324 (m. 936) yılında Tunus'un Kayrevân şehrinde doğan Kâbisi, yine orada 403 (m. 1012) yılında vefât etti. Ebü'l-Hasen Kâbisi'nin rivâyetlerinden bir kısmı şöyledir:

Şeyhülislâm Vassaf-zâde

Vehbi Tülek

Malın Menfaatini Kiraya Vermek

Vehbi Tülek

Pirizâde Mehmed Sâhib Efendi Altmışdördüncü Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1085 (m. 1674)'de İstanbul'da doğdu. 1162 (m. 1749)'da vefât etti. Bir fetvasında buyurdu ki:

Hasan-ı Basrî

Vehbi Tülek

Ey Deniz! Allah'ın Izni Ile Sâkin Ol!

Vehbi Tülek

İyi Geçinmekten Daha Fazîletli Amel Yoktur

Vehbi Tülek

bu Senedi Kabrime Koyun!

Vehbi Tülek

Salât Ve Selâmdan Gafil Olmamalıdır

Vehbi Tülek

İbrahim Bin Ömer Bikâî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Sakin Kalyona Binme

Namazini Ben Kildirayim

Kul Hakkı

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek