Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.065.383

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bizi Felaketten Felakete Sürükleyen Nefsimizdir

İbn-i Mesrûk hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Bağdât'ta yaşadı. 910 (H.298) senesinde vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî, Sırrî-yi Sekatî, Hâris el-Muhâsibî ve diğer velîlerin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Ahmed bin Hanbel hazretlerinden hadîs-i şerîf rivayetinde bulundu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Osmanlı Devleti içerisinde yeniçeri isyân ve zorbalıklarının önü alınamaz bir hâle gelmişti. Tâlim ve eğitim kabûl etmiyorlar, savaşa çıkmayı da reddediyorlardı. Kendilerine harp fenlerinin öğretilmesini isteyen din ve devlet adamlarına karşı harekete geçtiler. Bunun üzerine İkinci Mahmûd Han vezirleri ve ulemâ sınıfını toplantıya çağırdı. Abdurrahmân-ı Harpûti hazretleri de bunlar arasında idi. Yeniçerilerin artan zorbalıklarından bahisle ne yapılması gerektiği soruldu. Mesele son derece nâzikti. Yeniçeriler tekrar isyân ederek devlet ileri gelenlerinin kellelerini istemeye başlamışlardı. Tamâmen bid'at yuvaları hâline gelen bektâşi tekkeleri de kendilerini tahrik ediyordu. Sonuçta ulemâ birlik içerisinde bunların öldürülmeleri câizdir diye fetvâ verdi. Savaşın başlangıcı olmak üzere sancak-ı şerifin çıkarılması kararlaştırıldı. Fakat sancağı şerifin açılması çok önemli bir olaydı. Bu işin dönüşü yoktu. Yeniçeriler ile yapılacak mücâdelenin sonu ise kestirilemiyordu. Bu sebepten karar alınmasına rağmen herkeste bir tereddüd vardı. İşte bu devlet adamlarının çekingen ve kararsız hâlleri sırasında Abdurrahmân Harpûti hazretleri söz aldı."Bu din ve devletin ayakta kalması Allahü teâlânın istediği şeyse yeniçerileri vururuz, yok ederiz. Değilse biz de bu din ile berâber batıp gideriz, daha ne ihtimâl kaldı?" diyerek kalplerdeki şüpheleri giderdi. Herkes tek bilek tek yürek oldu. Nitekim bu inanç ve imânla harekete geçerek yeniçeri ocağını ortadan kaldırdılar ve bozulmuş bektaşi yuvalarını kapattılar

Vehbi Tülek

Ravza-i Mutahara Müdafii Fahreddin Paşa

Vehbi Tülek

Sevdiklerine Kavuştu

Vehbi Tülek

Ii. Selim Ve Yahya Efendi

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân Hanın vefâtından sonra yerine oğlu İkinci Selim Han pâdişâh olup tahta geçmişti. Bir gün saltanat kayığı ile Boğazı gezmek için çıktı. Giderken Boğaz'daki bâzı yerleri yanındakilere soruyordu. Beşiktaş'a geldiklerinde, kendisine; "Efendim burası Beşiktaş'tır ve Yahyâ Efendi hazretleri oturur. Buralarını o ihyâ etmiştir." dediler. O zaman Sultan Selim Han; "Yahyâ Efendi nasıl biridir?" diye sordu. Ona; "Sultanım! Yahyâ Efendi, babanız Cennetmekân hazretlerinin süt kardeşi idi. Babanızla çok iyi görüşürlerdi." dediler. O zaman Sultan Selim Han; "Evet, babamla olan yakınlığını ve dostluğunu bilirim. O babama her ne derse babam şüphesiz yerine getirirdi.

Mimar Sinandan Mektup...

Vehbi Tülek

Çal Çoban Çal

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Görev Şuuru

Vehbi Tülek

Yara

Vehbi Tülek

Astaze

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kâinâta Ibret Nazarıyla Bakmak

Eyyûbi Abdullah Efendi Osmanlı kırâat âlimlerinin büyüklerindendir. Eyüpsultan semtinde ikâmeti sebebiyle "Eyyûbi" denildi. 1252 (m. 1836) senesinde İstanbul'da vefât etti. Şeyhülislâm Hamdizâde Mustafa Efendi'den, Gelenbevi İsmâil Efendi'den, kırâat ilmi ve yüksek ilimleri okudu. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hanefî Fıkıh âlimi Burhâneddîn Zernücî

Vehbi Tülek

Burhâneddin Zernüci hazretleri, Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Hayâtı ve babasının adı hakkında kaynaklarda fazla bir bilgi yoktur. "Hidâye" kitabının sâhibi Burhâneddin Merginâni'nin ve meşhur fıkıh âlimi Kâdı Hân'ın talebesidir. Fıkıh ilmine dair eserleri vardır. Bunlardan "Ta'lim-ül-müteallim" adlı eseri meşhurdur. Bu kitabında buyuruyor ki:

Çocukları Ihtiyârlara Çeviren Dehşetli Gün

Vehbi Tülek

Sen Dünyâda Fakirlere Yiyecek Veriyordun

Vehbi Tülek

Ebü'l-Kâsım Sûfi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bağdât'ta doğdu. 951 (H.340) senesinde Semerkant'ta vefât etti. Bağdât'ta tahsile başladıktan sonra Horasan, Semerkant ve Merv'de zamanın büyük âlimlerinden ilim tahsil edip, tasavvuf yolunda ilerledi. Cüneyd-i Bağdâdi, Hallâc-ı Mensûr onun hocaları arasındaydı. Hallâc-ı Mensûr'dan hilâfet aldı. Ebû Mensûr Mâtüridi ile aynı yıllarda yaşadı. Kendisi anlatır:

Üç Günden Fazla Dargın Durana Azap Var

Vehbi Tülek

Bir Mü’mine Kız Ve Bir Mübarek Baba

Vehbi Tülek

Karahisârî Abdürrahîm Efendi

Vehbi Tülek

Düşmanı Küçük Görmemeli Ve Plânlı Olmalıdır

Vehbi Tülek

Yemame Şehidi Sabit Bin Kays

Vehbi Tülek

Süleymân Sâdeddîn Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Örümcek Ağı

Örümcek Ağı

Dünya hayatında hiç kimseye iyilik yapmamış, bencil bir adam ölünce, cehennem kapısında bir melek karşıladı. Melek adama şöyle seslendi: "Hayatta iken tek bir gün bile birisine iyilik yaptıysan buraya girmeyeceksin. Varsa söyle!"

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

9 Evi Dolaşan Kelle

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek