Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.803.807

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

On Şey Kötülüklerin Anası Durumundadır

Geredeli Abdülganî Efendi Osmanlı âlimlerinden ve Nakşibendî şeyhlerindendir. Aslen Bolu'nun Gerede kasabasındandır. İstanbul’da devrin meşhur âlimlerinden ders alarak yetişti. Bursa ve İstanbul'da yüksek dereceli medreselerde ders verdi. İstanbul, Mısır ve Şam kâdılıkları yaptı. Bir süre Anadolu kazaskerliğini yürüttü. 1586 yılında Mısır'dan dönerken Bursa'da rahatsızlanıp vefât etti. Çok kitap yazdı. Hâşiye alâ Tefsîr-i Beydâvî isimli eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Tozkoparan İskender

Sultan II. Bayezid devrinde gittikçe kuvvetlenen Osmanlı denizcileri Avrupa'yı endişe lendiriyordu. 1499 baharında, Papa'nın teşviki ile toplanan haçlı donanması, Osmanlı donan masını Akdeniz'den silmek maksadıyla harekete geçerek İnebahtı'ya doğru yola çıktı. Kapta nıderya Küçük Davud Paşa kumandasındaki Osmanlı donanması da bu sırada orada bulunu yordu. Kemal Reis ve Burak Reis gibi meşhur Osmanlı denizcileri de bu donanmadaydılar.Osmanlı donanması Mora sahillerindeki Modon açıklarından geçerken, daha önce karakol için ileri gitmiş olan işkanpavyenin köpükler saçarak hızla yaklaştığı görüldü. Kaptan-ı Derya baştardesine iki palamar mesafe kalmıştı ki, gür bir ses duyuldu:-İkiyüz parçalık bir Venedik donanması üzerimize gelir baba Reis!

Vehbi Tülek

Kahve İkrami

Vehbi Tülek

Yirmisekiz Mehmed Çelebi Ve Parisde Opera

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Biliyorsunuz hayatı muhteşem zaferlerle dolu olan Yavuz, genç yaşında küçücük bir çıbana boyun eğer. Son nefesini verirken Hasan Can yanındadır. Yavuz sorar:-Hasan bu ne hal?-Şimdi Allah ile olacak zamandır sultanım.-Ah be Hasan. Sen bunca zamandır, bizi kimle bilirdin? Yavuz'un konuşmaya mecâli yoktur. Mushaf-ı şerifi işaret eder. Hasan Can o berrak sesiyle Yasin-i Şerif'e başlar. Yine volkanlar coşar, sular akar. Sultanın yüzünde huzurun izleri hâlelenir. Sonra latif bir tebessüm yayılır. Koca sultan ayan beyan güler, belki de ilk kez böyle güler... "Nasıl bre?" Mısır seferine çıkacakları gün kayıkla Üsküdar'a geçerler. Nedendir bilinmez Sultan, yoldaşına takılır. "Hasan Can kahvaltı yaptın mı?"

Doğum

Vehbi Tülek

Harp İlanindan Vazgeçsin

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Garip Derviş

Vehbi Tülek

Osmanli Tüccari

Vehbi Tülek

81 - Akilli Kişiler Öğünmekten Ar Ederler

Vehbi Tülek

İngiliz Kraliçesi I. Elizabeth Osmanli Himayesinde

Vehbi Tülek

Eline Ne Gelirse Ver

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Seyfeddîn Menârî'nin Söz Dinlemez Yeğeni

Seyfeddin Menâri hazretleri, Şâh-ı Nakşibend Muhammed Behâeddin-i Buhâri'nin yetiştirdiği büyük velilerdendir. Taşkend ile Semerkand arasında bulunan Ferket kasabasına bağlı Menâr köyünde doğdu. Orada yetişti. Oraya nisbetle "Menâri" denilmiştir...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fen Ve Din âlimi Abdülmümin

Vehbi Tülek

Buyurdu ki: "Kalbin tam bir ihlâs ile (Lâ ilâhe illallah) diyerek bir defâ Allahü teâlâya yönelmesi, gâfil olarak yapılan yer dolusu ibâdetten hayırlıdır..."

Abdülmü'min el-Bağdâdi, hadis, fıkıh ve fen âlimidir. 658 (m. 1260) senesi Cemâzil-âhır ayının onyedisinde Bağdad'da doğdu. 739 (m. 1338) senesi Safer ayının onunda Bağdad'da vefât etti... Pekçok âlimle görüşen bu mübarek zat, fazilet sahibi olup, "İmam"lık makamına yükseldi. Güzel ahlâk sahibi idi. Buyurdu ki:

Susmak Açık Bir Hikmet Ve Güzel Bir Haslettir

Vehbi Tülek

Hasan Ebû Halâve

Vehbi Tülek

Hasan Ebû Halâve hazretleri Kudüs'teki evliyânın büyüklerindendir. Gazze'de doğdu. 1892 (H.1310) senesinde Kudüs'te vefât etti. Çok kerâmetleri görüldü...
Yûsuf Nebhâni hazretleri anlatır:

Ebû Abdullah Bâhilî

Vehbi Tülek

Allah Adamlarının Resûlullah Sevgisi

Vehbi Tülek

Veren El, Alan Elden Hayırlıdır

Vehbi Tülek

Müşfik Bir Asker H. Hayri Aytepe

Vehbi Tülek

Şeytanın Hileleri Pek Çoktur

Vehbi Tülek

Göz Görmeyince Gönülden De Uzak Olur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Bereketi Var Mı?

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek