Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.052.733

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Din Kardeşinin Yaptığı Nasîhati Kabul Et

Molla Kârazî hazretleri, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin halîfelerinden Şeyh Muhammed Hânî'nin talebesidir. İsmi, "Ahmed" olup, "Kârazî" nisbeleriyle bilinir. Diyarbakır'a bağlı Kâraz'da doğdu ve orada vefât etti. Önce Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerinden Şeyh Hâlid-i Cezerî'nin sohbetlerinde bulundu. Hâlid-i Cezerî vefât edince Şam'a giderek Muhammed Hânî'ye talebe oldu. Kısa zaman içinde tasavvuf yolunda ilerleyip kemâle, olgunluğa ulaştı. Muhammed Hânî hazretleri ona hilafet verdi. Diyarbakır taraflarına gönderdi. Orada yirminci yüzyıl başlarında vefat etti. Bir talebesine buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yeniçeriliğin Kaldirilmasi

500 sene kadar Osmanlı Devleti'nin ordusunun temelini teşkil eden yeniçeriler, büyük savaşlar ve fetihler yaparak haklı bir üne kavuşmuştu. Fakat son yıllarda bu ocak bozulmuş ve Osmanlı Devleti'nin başına belâ olmaya başlamıştı. 15 Haziran 1826 Perşembe gününe, tarihler Vak'a-i Hayriyye derler ki, hayırlı olmuştur. Yeniçeriler tarih sahnesinden bir günde silinmişlerdir. O sırada İstanbul'da bulunan Fransız edebiyatının büyük ismi Theophile Gautier, bakınız bu hâdiseyi nasıl anlatır:

Vehbi Tülek

Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri Ve Kayserili Halil Paşa

Vehbi Tülek

9 - Görülmemiş Bir Meydan Savaşi

Vehbi Tülek

Bu Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Sultan II. Mahmud Han zamanında Harput'ta yetişen büyün alimlerden Abdurrahmân-ı Harpûti, İstanbul'a gitti ise de bir vazife verilmemesi üzerine memleketine döndü. Burada tâliblere ders vermekle meşgûl oldu. Bir müddet sonra tekrar memleketini terk ederek İstanbul'a gitti. Bir gün vakit namazını kılmak için girdiği Ayasofya Câmiinin duvarında asılı bir levhaya gözü takıldı. Levhanın altındaki kâğıtta; "Bu levhadaki ibâreyi, her kim doğru olarak hâllederse, mükâfatlandırılacaktır." yazıyordu. Hemen bir kâğıda ibâreyi bütün kâideleri ile çözen Abdurrahmân-ı Harpûti, kâğıdın altına "Daha başka mânâların da mevcûd olduğu ibâreden anlaşılmakta ise de, kâğıdım olmadığı için bu kadarıyla iktifâ edilmiştir." diye bir şerh koyarak adını ve adresini yazdı ve tahlilnâmelerin içine bıraktı.

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

Bir Kaşik Tuz

Vehbi Tülek

Osmanli Tüccari

Vehbi Tülek

Yara

Vehbi Tülek

İngiliz Destekli Çete İşi İhtilal

Vehbi Tülek

Mahkemeye Hazirim

Vehbi Tülek

İngiliz Elçisinin Sultan Abdülhamid’e Hayranliği

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdurrahman Gubârî

Abdurrahman Gubâri Efendi Osmanlı âlim ve velilerindendir. Akşehir'de doğdu. İstanbul'a giderek medrese tahsilini tamamladıktan sonra medreselerde müderrislik yaptı. Sonra resmi hizmetten ayrı­lıp Nakşibendi şeyhi Abdüllatif Efendi'ye intisap ederek icazet aldı. Kanûni Sultan Süleyman tarafından Mekke Kadılığına tayin edildi. 974 (m. 1566)'da orada vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ey Basîret Sâhipleri! İbret Alınız!

Vehbi Tülek

Ahmed bin Âsım Antâkî hazretleri evliyanın büyüklerindendir. Antakya'da doğdu. 853 (H.239) senesinde vefât etti. Fudayl bin Iyâd, Hâris-i Muhâsibî ve Ebû Süleymân-ı Dârânî'nin sohbetlerinde kemâle geldi. Tebe-i tâbiîn neslinden olup, Bişr-i Hafî ve Sırrî-yi Sekatî'nin akranlarındandır... Ahmed bin Âsım Antâkî buyurdu ki:

Allaha Ve Resûlüne âsi Olanı Sevmek

Vehbi Tülek

İhtiyacı Olana Ödünç Verilir

Vehbi Tülek

Şerefüddin İsâ el-Gazzi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 740 (m. 1339)'da Gazze'de doğdu, 799 (m. 1397'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Kanaatkâr Olan, Ansızın Nimetlere Kavuşur

Vehbi Tülek

Resûlullah, Sabretmemi Vasiyet Buyurmuştu

Vehbi Tülek

Lütfullah Bin Ömer

Vehbi Tülek

Güzel Huylar Kalpten, Kötü Huylar Nefistendir

Vehbi Tülek

Âsım Bin Sâbit (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâdan Korkup, Yasaklarından Sakınanlar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir


Ma'rûf-ı Kerhi Hazretlerinin bir dayısı şehrin vâlisi idi. Vâli, bir gün şehrin kenar mahallelerini dolaşıyordu. Ma'rûf'u bir kenarda oturmuş ekmek yerken gördü. Önünde de bir köpek vardı. Bir lokma kendi yiyor, bir lokma da köpeğin ağzına veriyordu.
Dayısı,
- Köpekle birlikte yemeğe utanmıyor musun dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Karşılık Beklemiyorum

B0r Çuval Toprak

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Allah Haramdan Kaçani Korur

Fani Dünya

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek