Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.118.920

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâlih Müslüman Ve Iyi Bir Kul Nasıl Olmalıdır?

Ebü'l-Abbâs Sayyâd hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Yemen'de doğdu. 1183 (H.579) senesinde, Zebîd şehrinde vefât etti. Tasavvuf yolunun edeb ve bilgilerini Fakîh İbrâhim el-Feşelî'den öğrenip kemâle geldi, olgunlaştı. Kerâmetleri görüldü...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanaat, Ama Neden Sonra?

Adamın biri Sadrazam Koca Râgıp Paşa'ya bir arzuhal vermiş; fakirliğinden bahisle, ihsanda bulunmasını istemişti. Râgıp Paşa, arzuhalin altına; "el-Kanâatü kenzün, lâ yefnâ: (Kanaat tükenmez bir hazinedir)" ibaresini yazarak, adama geri verdi. Arzuhalin sahibi, âlim ve nüktedân biriydi. O da ibârenin altına; "Bâ'de'l-ekli ve'ş-şürbi ve's-süknâ: (Yeme, içme ve barınaktan sonra)" cümlesini yazıp arzuhali Râgıp Paşa'ya tekrar takdim etti.Paşa, adamın bu hakimâne ve nüktedân hâlini takdir ederek, isteğinin yerine getirilmesi için emir verdi

Vehbi Tülek

Küçük Kiyamet

Vehbi Tülek

Hemen Tayin Edelim

Vehbi Tülek

Bunlar Yemek Olarak Kafidir

Vehbi Tülek

Kenan Paşa, Şeyh Muhammed Ayni hazretlerini ziyâret maksadıyla Siirt'e oradan da Ayni köyüne gitmişti. Askerleriyle birlikte Ayni köyüne varınca, câminin avlusunda bir hasır üzerine oturdu. Paşa için yemek hazırlamak istediler. Şeyh hazretleri; "Bu hususta tekellüfe girmeyi niz, kendinizi zorlamayınız." dedi. Evinde arpa unundan yapılmış iki yufka ve iki gün önce pişirilmiş et yemeği vardı. Bunları yedirmek bizim için ar olur dedilerse de, Şeyh hazretleri; "Bunlar yemek olarak kâfidir. Mevcud olan bunlardır. Bunları ikrâm etmekte bir mahzur yoktur." dedi. Sonra kendisi Kenan Paşanın yanına gitti. Paşa onu görünce ayağa kalkıp hürmetle elini öptü ve duâ istedi. Sofrayı getirmelerini söyleyince, Paşanın önüne iki yufkayı ve et yemeğini koydular. Bunları yedi. Sonra kalkıp Şeyh Muhammed Ayni hazretlerinin elini tekrar öptü. Teşekkür ederek müsâde isteyip ayrıldı. Dönerken yolda adamlarından biri, Şeyh'in huzûrunda ne yemeği yediğini sorunca; "Arpa ekmeği ve bayat et yemeği yedim. Yemin ederim ki ömrümde böyle lezzetli yemek yemedim." dedi.

Zor Şehzade

Vehbi Tülek

Büyüklüğün Sirri

Vehbi Tülek

24 - Haydi Barbaroslarin Çocuklari

Vehbi Tülek

32 - Şanli İzzeddin Zirhlisi Ve Gamsiz Hasan Bey

Vehbi Tülek

Nusret Mayin Gemisinin Zaferi

Vehbi Tülek

9 - Görülmemiş Bir Meydan Savaşi

Vehbi Tülek

42 - Birakmam Seni Santa Barba

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Âlime Değer Verilmeyen Günler Gelecektir!

Ebû Saîd Lü'lüi hazretleri evliyanın büyüklerinden olup hadis âlimidir. 752 (H.135) senesinde Basra'da doğdu. O zamanın büyük âlimlerinin vaaz meclislerine devâm etti. Mâlik bin Enes, Şu'be, Süfyan bin Uyeyne ve Süfyân-ı Sevrî'den hadîs ve fıkıh ilmini öğrendi. Hadîs ilminde çok derin bilgiye sâhip oldu. 813 (H.198) senesinde doğduğu yerde vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Resûlullah, Özür Dileyen Özrünü Kabul Ederdi

Vehbi Tülek

Behrâm bin Abdullah Demiri hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 34 (m. 1334)'de doğdu. 805 (m. 1402)'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Kim Allah Için Ziyâret Ederse

Vehbi Tülek

Ölümü Hatırlamak, Haram Işlemeye Cesareti Azaltır!

Vehbi Tülek

İbrâhîm bin Ebî Bekr Tilmsânî hazretleri Mâlikî fıkıh âlimlerindendir. 609 (m. 1212)’de Cezayir’in Tilmsân şehrinde doğdu. Endülüs’te (İspanya) Gırnata (Granada) ve Mâleka’da (Malaga) tahsil yaptı. Sonra Fas’ta Sebte’ye yerleşerek talebe yetiştirdi. 690 (m. 1291)’de orada vefat etti. “Urcûzetü’t-Tilmsânî fi’l-ferâiz” isimli eseri feraiz ilmine dairdir. Bu kitabında şöyle yazmaktadır:

Ümmü Varaka (radıyallahü Anha)

Vehbi Tülek

Evlenmek Isteyenin Yasin Okuması Çok Faydalıdır

Vehbi Tülek

Ebû Hâmid Derkâvî

Vehbi Tülek

Doyması Yemekle Olan Kimse, Dâimâ Açtır

Vehbi Tülek

Şemsüddîn Muhammed Dımaşki

Vehbi Tülek

Eşrefzâde Ahmed Ziyâeddin Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Evliyalar Ölmez İmiş

Evliyalar Ölmez İmiş

Ankara'nın Zülfazl (günümüzde Solfasol deniyor) köyünden çok temiz, çok saf bir genç, askere gidiyormuş. Babasından kalma bir kaç altını, anasından kalma birkaç mücevheri varmış. Delikanlının derdi asker dönüşü evlenmek; servetini içine koyduğu küçük sandığını emanet edeceği, güvenip, bırakacağı kimseciği de yok. Düşünüyor, tasınıyor, acaba ne yapsam, diye sızlanıyor... Derken, bir gece rüyasında Hacı Bayram'ı görmez mi? "A! be Selim cik, ne düşünüp duruyorsun getir sandığını, bana bırak!" diyor. Selim oğlan, ertesi günü, sevine sevine Ankara'ya geliyor, doğru türbedarın önüne dikiliyor, hal, keyfiyet böyle, böyle... diye meseleyi anlatıyor. Türbedar da uyanıklardanmış, gece o da haberini almışmış. Getiriyorlar sandığı, Hazretin başucuna bırakıyorlar. Sandık deyince, öyle koca bir şey sanılmasın, ancak bir çanta kadar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Gerçek Zehir

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek