Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.323.961

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah’ın Takdirine Bağlanan Cennetliktir

Mevlânâ Ârif-i Dikgerânî hazretleri "Silsile-i aliyye" adı verilen büyük âlim ve velilerden Seyyid Emîr Külâl hazretlerinin dört halifesinden ikincisidir. Buhara civarındaki Dikgerân köyünde doğdu. Miladi 14. yüzyıl başlarında orada vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli Ramazanlari

Ramazan Ayını GörmekEskiden Ramazanın birinci gününün tahakkukuna çok ehemmiyet verilirdi. Bunun için de ayı gözle seçilmeyecek derecede bir hilal halinde iken mutlaka görmek şarttır. Her ne kadar takvimlerde yazılı ise de astronomik hesaplarla tâyini cihetini atalarımız hatalı bulmuşlardır.Bu Ramazan ayının rü'yet meselesiyle Istanbul Kadılığı meşgul olurdu. Ramazan olmayı melhuz olan akşam Istanbul Kadısı ile maiyetindeki memurlar Şeyhülislâm dairesinde toplanırlardı. O akşam için Kadı'nın, dairesinde dâvetli ricale ve büyük rütbeli ilmiye memurlarına mükemmel bir ziyafet çekmesi mutaddır.(gelenektir)

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

8 - Harp Meydanlarinin Sultani

Vehbi Tülek

Rodos’un Fethi

Vehbi Tülek

Kânûni, Belgrad'ı fethettikten sonra, Avrupalıların kendi içişleriyle uğraşmalarından da istifâde ederek, Rodos'u fethetmeye karar verdi.Kânûni'nin bu niyetini öğrenen şövalyelerin başı Vilye dö Lil Adam, hazırlık yaparak, şövalyeleri topladı ve yiyecek stoku yaptı.Seferin serdârlığına İkinci Vezir Mustafa Paşa tâyin edildi. 300 harp ve 400 nakliye gemisinden meydana gelen donanmanın sevk ve idâresi ise, Barbaros Hayreddin Paşanın yanında yetişen meşhur amirâl Kurdoğlu Muslihiddin Reis'e verildi. 4 Haziran 1522'de İstanbul'dan donanmayla harekete geçen Mustafa Paşa, 24 Haziran'da Rodos'a geldi. Kânûni Sultan Süleymân ise, 16 Haziran'da kapıkulu ve eyâlet askerleriyle birlikte İstanbul dan kara yoluyla harekete geçti.

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Topal Arabaci

Vehbi Tülek

Çelebi Mehmed Ve Molla Ali

Vehbi Tülek

Yahya Efendi Ve Rum Denizci

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Murad Han’in Şefkati

Vehbi Tülek

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bahtiyâr Evlad Sultan Veled

Sultan Veled, Konya'da yetişen velilerin büyüklerindendir. Mevlânâ Celâleddin Muhammed Rûmi'nin ortanca oğludur. 1226 (H.623) senesinde Karaman'da dünyâya geldi.
Mevlânâ hazretleri, Sultan Veled'e küçük yaşından itibâren ilim öğretmeye başladı. Onu zâhiri ve bâtıni ilimlerde yetiştirdi. Tasavvuf yolunda mârifet, Allahü teâlânın zâtı ve sıfatlarına âit bilgiler sâhibi eyledi...
Sultan Veled gençliğinde, her ilimde pek yüksek derecelere kavuştu. Bununla ilgili olarak Mevlânâ hazretleri, oğluna buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cevhere Berâsîyye

Vehbi Tülek

Cevhere Berâsiyye, evliyâ hanımlardandır. Bağdât'ta yaşadı. Doğum ve vefât târihleri kesin olarak bilinmemektedir. Cevhere Hanım, sâlih bir zât olan Ebû Abdullah el-Berâsi ile evlendi. Hanımlar her gün onun evine gelirler kendisinden nasihat isterlerdi. Onlara buyurdu ki:

Osman Harrât

Vehbi Tülek

Riya, Hayırlı Amelleri Yok Eder

Vehbi Tülek

Bâlizâde Mustafa Efendi Otuzsekizinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. İlk tahsilinden sonra, zamanının âlimlerinden ilim öğrenip yükseldi. Galata Kadılığı, Anadolu ve sonra Rumeli Kadıaskerliği, nihayet Sultan Dördüncü Mehmed Hân tarafından Şeyhülislâmlık makamına getirildi. 1072 (m. 1661) senesinde İstanbul Sütlüce'de vefât etti. Bu mübarek zat, bir dersinde buyurdu ki:

Çakırcalı Mehmet Efe

Vehbi Tülek

Ca'fer Bin Muhammed Faryâbi

Vehbi Tülek

Muhabbet, Allah'ın Ihsânı Ile Elde Edilir

Vehbi Tülek

Hadis âlimi Ali Bin Harb

Vehbi Tülek

İman Etmedikçe Cennete Giremezsiniz

Vehbi Tülek

Hilmi Olmayana Ilmi Fayda Vermez

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

İcÂzetin Sirri

İftiranin Neticesi

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Sarayda İftar

Yuhçu Baba

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek