Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.165.986

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evliyâyı Ziyâret Edenlerin Kalpleri Temizlenir

Muhammed İbnü’l-Hac Billifıki hazretleri Mâliki fıkıh alimidir. Endülüs'te (İspanya) Meriye (Almeria) yakınlarındaki Billifîk'te (Velpika) doğdu. Medrese tahsilinden sonra Kalşâne (Calsena) Mervele (Marbella), Mâleka (Malaga) ve İstibûne (Estevona) kadılıkları yaptı. 771 (m. 1370)’de Meriye'de vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

71 - HÂce-i SultÂnî AtÂullah Efendi

1550 (H.957) senesinde Manisa sancağında şehzâde olarak bulunan Sultan İkinci Selim Hanın hocası ve terbiye edicisi Akşemseddin evlâdından olan Şemsi Çelebi vefât edince, onun yerine Ataullah Efendi, Şehzâde hocalığı ile vazifelendirildi. İlim ve edeb yönünden Şehzâdenin iyi yetişmesine çalıştı ve bu hususta büyük hizmetleri oldu.1566 (H.974) senesi Rebi'ul-evvel ayında Sultan İkinci Selim Han tahta geçip pâdişâh olunca, Atâullah Ahmed'i büyük bir câmide halka vâz ve nasihat etmesi için vazifelendirdi. Vâz ve nasihatleri insanlar üzerinde çok tesirli idi. Çok sevilip sayıldı.

Vehbi Tülek

İngiliz Kraliçesi I. Elizabeth Osmanli Himayesinde

Vehbi Tülek

Fat0h Sultan Mehmed Han Ve Akbiyik Sultan

Vehbi Tülek

Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Valideciğim,Dört asker doğurmakla müftehir şanlı Türk annesi! Nasihat-amiz mektubunu, Divrin Ovası gibi güzel, yeşillik bir ovacığın ortasından geçen derenin kenarındaki armut ağacının sayesinde otururken aldım. Tabiatın yeşillikleri içinde mest olmuş ruhumu bir kat daha takviye etti. Okudum, okudukça büyük dersler aldım. Tekrar okudum. Şöyle güzel ve mukaddes bir vazifenin içinde bulunduğumdan sevindim. Gözlerimi açtım, uzaklara doğru baktım. Yeşil yeşil ekinlerin rüzgara mukavemet edemeyerek eğilmesi, bana, annemden gelen mektubu selamlıyor gibi geldi. Hepsi benden tarafa doğru eğilip kalkıyordu ve beni, annemden mektup geldi diyerek tebrik ediyorlardı.

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Kibris Halkina Sultan Selim’in Fermani

Vehbi Tülek

Devlet Yikildiktan Sonra

Vehbi Tülek

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi’nin Duasi

Vehbi Tülek

Malkoçoğlu Ve Romanya’yi Fethi

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Namuskarliklari

Vehbi Tülek

Osmanlilarin İndonezya Müslümanlarina Yardimi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İki âlemde De Azîz Ve Muhterem Olanlar

Muhammed bin Ahmed Fâşânî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. 301 (m. 913) senesinde Merv’in köylerinden Fâşân’da doğdu. 371 (m. 981)’de Merv şehrinde vefât etti. İlim öğrenmek için; Irak, Şam ve Mekke’ye gitti. Birçok âlimden icazet alarak talebe yetiştirdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hz. Süheyb Ve Hîfâ Hatun...

Vehbi Tülek

Hifa Hatun, Medine-i Münevvere'de güzelliği ve ahlâkı ile meşhûrdu. Tevekkül sahibi kazaya rızâ gösteren ve Resûlullah efendimize çok bağlı olup, her sözünü dinlerdi. Hep ahirete hazırlanıp, ona yarar ameller işlemeye çalışırdı...
İşte bu Hifâ Hatun, bir gün Peygamber efendimizin huzuruna gelerek şöyle dedi:
-Ey Allah'ın Resûlü! Bana beni Cennet'e götürecek bir iş (amel) öğret!

Balkan Şehidi Kâmil Bey

Vehbi Tülek

Müslümana Hüsnüzan Etmek Lâzımdır

Vehbi Tülek

Ömer bin Osman Cenzî hazretleri tefsîr âlimidir. 478 (m. 1085) yılında Azerbaycan ile Şirvan arasındaki Cenz şehrinde doğdu. Bağdad’a gitti. Büyük âlimlerin sohbetlerinde bulunup derslerine devam etti. Tefsîr ilminde de yüksek ilim sahibi idi. 550 (m. 1155) yılında Merv’de vefât etti. Ömer Cenzî’nin tamamlayamadığı “Tefsîr-ül-Kur’ân” adlı bir kitabından başka “El-Muktefâ fil-emr ven-nehy” adlı bir eseri daha vardır. Bu kitabında şöyle nakleder:

Teyemmüme Başlarken Niyet Etmek Farzdır

Vehbi Tülek

İbn-i Âsım Gırnâtî

Vehbi Tülek

Selmân-ı Fârisî (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Ebu Salih Mısri

Vehbi Tülek

Herkese Ihsânda Bulunmalıdır

Vehbi Tülek

Babazâde Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Her Şeyi Göze Almıştı!

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Kabahat Kilincin Midir?

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek