Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.642.090

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

"allahü Teâlâya âşık Olanlar, Allah Kelâmını Dinlesinler!

Muhammed Bahşî Efendi Osmanlı âlim ve evliyasındandır. 1628 (H.1038) senesinde Haleb köylerinden Bekfâlûn'da doğdu. Şam'da meşhur âlimlerden ilim öğrendi. Ârif-i billah Şeyh Eyyûb el-Halvetî'nin hizmetlerinde bulunup, Halvetiyye yolunda yetişti. Haleb'e gidip orada yerleşti. 1675 senesinde Edirne'ye giderek bir müddet kaldı. Sonra İstanbul'a gitti. Vezîri âzam Fâzıl Mustafa Paşa'nın, Muhammed Bahşî'ye karşı husûsî muhabbeti vardı. İlminden daha çok kişinin istifâdesi için onu Haleb'de bulunan Halvetî İhlâsiyye Tekkesinin meşîhatine, şeyhliğine tâyin etti. Hac için Mekke’ye gittiğinde geri dönmeyen Bahşî hazretleri, 1687 (H. 1098)’de orada vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kayip Saat

Osmanlı Devleti zamanında Bursa'da yaşlı bir hanımın saati kaybolmuştu. Kadıncağız ertesi gün, doğru vilâyet konağına koştu. Vâli Ahmed Vefik Paşa'nın huzûruna çıktı. 'Vâli paşam, dedi. Benim baba yâdigârı bir saatim kayboldu. İşittim ki sizin sihirli bir gözlüğünüz varmış, onu gözünüze takınca bütün kayıp şeyleri görüp bulurmuşsunuz. Ne olur benim saatimi de bulun!' dedi.Vefik Paşa, hükûmete ve hükûmet adamına karşı duyulan bu saf ve temiz inancı sarsmak istemedi. Kadıncağıza saati iyice târif ettirdi. Sonra:'Peki hanım teyze. Sen şimdi git, yarın gel. Ben inşaallah bu gece saatini bulurum.' dedi. Sonra çarşıya bir adam gönderip târif edilene en yakın bir saat satın aldırdı. Ertesi gün gelen yaşlı kadına bunu teslim ederken:'Al saatini teyze. Yalnız saatine mukayyet ol. Bir daha kaybedersen bizim gözlük de artık işe yaramaz!' yollu tenbihte bulunmayı da ihmal etmedi.

Vehbi Tülek

72 - Kanunlar Yürüdükçe Devlet Zeval Bulmaz

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Yanliş Gelen Telgraf

Vehbi Tülek

Süleyman Nazif Bağdat Valisi'dir. Bir gün III. Ordu Kumandanı Hafız İsmail Hakkı Paşa'dan bir telgraf alır. Telgrafı okuyunca birden rengi atar. Şaşkınlığından kolları iki yana yığılır kalır. Etrafındakiler telaşlanıp çok kötü bir haber olduğunu sanırlar. O sırada Nazif gayet alaycı bir şekilde mırıldanır:-Acayip, böyle emir olur mu?Telgrafta şu cümleler yazılıdır: "Onbin okka şeker ile bin okka çayın yirmidört saat içinde tedarik edilerek sevki..."Süleyman Nazif hemen bir kağıt ve hokka ister. Bir cümle de o yazar ve telgrafı getiren zata uzatır:-Götür bunu hemen Paşa'ya tellesinler.Cevabi telgrafta şunlar yazılıdır: "Çin İmparatoruna yazmış olduğunuz telgrafın yanlışlıkla vilayetimize gelmiş olduğu ma'ruzdur

Pîrî Reis

Vehbi Tülek

53 - Osmanli Esnaf Ahlaki

Vehbi Tülek

Bir KurÂn-i Kerim, Bir SelÂm-i Şahane Ve Hilafetin Gücü

Vehbi Tülek

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Bostan Çelebi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ferîdüddîn-i Attâr Ve Bir Garip Derviş!..

Feridüddin-i Attâr hazretleri, 1119 (H.513) senesinde Nişâbûr'da doğdu. 1229 (H.627) senesinde Cengiz'in istilâsında bir Moğol askerinin eline esir düştü. Çok para vererek kurtarılmak istendi. Ancak, kurtulamayıp, şehid edildi. Şehid edildiğinde 114 yaşındaydı. Kabri Şadbah kasabasına yakın olup, ziyâretgâhdır...
Büyük mutasavvıf Feridüddin-i Attâr hazretleri, küçüklüğünde Şadbah kasabasında bir yandan babasının yanında attârlık mesleğini öğreniyor, bir yandan da Kutbüddin Haydar isimli büyük bir zâtın sohbetlerine devâm ediyordu. Babasının vefâtı üzerine onun yerine geçip, attârlık mesleğini bir süre devâm ettirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yolda Melekler Sizin Etrafınızı Sarmışlardı

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Hadramî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Arabistan'ın güneyinde Hadramud'da doğdu. Muhammed bin Ali Ba'levî’den ilim tahsil etti. Daha sonra Şeyh Ahmed bin Cu'd hazretlerinin sohbetlerine devâm etti. Tasavvuf bilgilerini öğrenip üstün hâllere kavuştu ve icâzet aldı. 1288 (H.687) senesinde Yemen'de vefât etti. Birçok kerâmetleri görüldü.

Doyuncaya Kadar Yemek Bid’attir!

Vehbi Tülek

Anadolu Velîlerinden Cemâl Halîfe

Vehbi Tülek

Büyük veli Cemâl Halife, Aksaray'da doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1526 (H.933) senesinde İstanbul'da vefât etti.
Cemâl Halife, Habib-i Ömer Karamâni'nin hizmetinde ve sohbetinde bulundu. Tasavvuf yolunda yükseldi. Hocası, ona insanlara İslâmiyetin emir ve yasaklarını anlatmak ve talebe yetiştirmek husûsunda icâzet verdi. O da, Aksaray'dan İstanbul'a geldi. Hemşehrisi ve akrabâsı Sadrâzam Piri Mehmed Paşa kendisine bir dergâh yaptırdı. Bu dergâhta talebe yetiştirmekle meşgûl olan Cemâl Halife, insanlara İslâm dininin emir ve yasaklarını anlatıp onların saâdete ve Allahü teâlânın rızâsına kavuşmaları için gayret etti...

Nurlu Talebe Mükerrem Han

Vehbi Tülek

İbadetlerin Faydası Insanın Kendisinedir

Vehbi Tülek

Cennetten Ümitli Ol Cehennemden Kork

Vehbi Tülek

Bugün Şaşılacak Bir Şey Gördüm

Vehbi Tülek

Ebü’l-hasen Bezzî

Vehbi Tülek

Kibirden Mahrûmiyet Hâsıl Olur!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Firkateyne Bininiz

Firkateyne Bininiz

Abdülehad Efendiye bağlı en samimi talebelerinden olan Hassa-ı Hümâyûndan Gürcübaşı Mûsâ Ağa şöyle anlattı:

Abdülehad Efendi hiç sebep yokken ve bir münâsebet de geçmeden bana; "Mûsâ Ağa! Mısır'dan dönüşte, kalyona binmeyip, sayıkaya veya firkateyne bininiz." buyurdu. Buna çok taaccüb ettim. Çünkü, Mısır'a gitmek hiç hatırımdan geçmemişti. Fakat Abdülehad Efendinin bunu söylemekten bir murâdları olmalı deyip, merakla bekliyordum. Bu sözün mânâsını bir türlü anlayamıyordum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Korkma!

Dört Şey Mühimdir

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek