Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.542.141
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Sadrazam Yeğen Mehmed Paşa ordusuyla İstanbul'dan sefere çıkmadan önce hocası Mehmed Emin Tokadi hazretlerinin huzuruna gidip duasını aldı. Hocası onu kucaklayıp bağrına basarak bir müddet öyle tuttu. Sonra da gözyaşları içinde, zafer kazanmaları için dua etti. Fatiha-yı şerif okudu. Yeğen Mehmed Paşa, sohbetlerinden çok istifade ettiği, kalbi ne hizmet ve cihad aşkını yerleştiren hocasından dua aldıktan sonra sefer hazırlıklarını tamamladı. Sonra emrindeki ordu ile Avusturya seferine çıktı.
Sultan Üçüncü Mehmed Hân, Eğri Seferine çıktı. Orduyu vâz ve nasihat ile takviye etmesi için Yayabaşızâde Efendiyi de berâber götürmek istedi. O da Allahü teâlânın dinini yaymak niyetiyle sefere katılmayı kabûl etti.Sefere çıkmadan evvel, kendisinin olan Beydâvi Tefsiri'ni talebelerinin büyüklerin den Bosnalı Hüseyin Efendiye gönderip; "Mütâlaa ettikçe bize duâ etmeyi unutmasın." dedi. Bundan sonra pâdişâh ile birlikte sefere çıktı. Yol boyunca askeri çok güzel bir şekil de muhârebeye hazırladı. Muhârebe esnâsında bir ara askerin durumu bozulup, firâr kaçınılmaz bir hâl almışken, Hızır Efendi pâdişâhın huzûruna çıkıp; "Sultânım! Ricâlullah bizimle birliktedir. Bir mikdâr daha harbe tahammül ediniz. Neticede zafere ulaşacaksınız. Beni de duânızdan unutmayınız. Bu uğurda şehid olacağımı ümid ediyorum." Buyur du ve toplanan askerle düşman üzerine at sürdü. Büyük kahramanlıklar gösterdi, nihâyet şehid oldu. Şehid olduğunda mübârek vücûdunda birçok kılıç ve mızrak yarası vardı.
Mehmed Şah Çelebi, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi'nin soyundan gelen Osmanlı âlimlerindendir. Afyonkarahisar'da doğdu. 978 (m. 1570)'de İstanbul'da vefât etti. Bir talebesine şunları tavsiye etti:
Hasan Fehmi Efendi Yüzonuncu Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1210 (m. 1795)'de Konya'nın Ilgın kazasında doğdu. 1298 (m. 1881)'de Medine-i münevverede vefât etti. "Sabır" hakkında şunları anlattı:
Ebû Recâ' el-Utâridi hazretleri Tabiinin büyüklerindendir. Mekke'nin fethinde imân etti. Fakat Peygamber Efendimizi (sallallahü aleyhi ve sellem) göremedi. Sonra Basra'ya gitti. Hazreti Ömer, Hazreti Ali, İmrân bin Husayn Ebi Mûsâ, İbn-i Abbâs ve Hazreti Aişe'den (radıyallahü anhüm) hadis-i şerif rivâyet etti. 117 (m. 735)'de vefât etti.
Vaktiyle, cömertliği ile nam yapmış bir şeyh vardı. Bu yüzden de daima borçluydu. Dergahına gelen hiç kimseyi boş çevirmez, dertlerine derman olur, borçlarını öderdi. Bunu yapmak için de servet sahiplerinden onbinlerce altın dinar borç almıştı.Sevgili Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) ne güzel buyurmuşlar:"Pazarda iki melek daima dua eder; Yâ Rabbi, sen cömertlere ihsan eyle, hasislerin malını da helak et!"Bu mübarek zatın alacaklıları, paralarını istediler, alamayınca, bir zaman sonra onu rahatsız etmeye başladılar. Hatta işi hakarete kadar götürdüler. Bu yüzden mübarek, hastalanıp yatağa düştü. Alacaklılardan dördü bunu duyunca; "Adam, bizim paramızı ödeyemeden ölecek. Hemen gidip paramızı alalım" diyerek evine geldiler.