Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.565.310

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!

Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kirim Savaşi

1800'lü yıllarda dünyâda iki büyük İslâm devleti vardı. Biri Osmanlı Devleti, diğeri ise, Hindistan'daki Gürgâniye Hükümdârlığıydı. İslâmiyetin büyük düşmanı olan İngilizler ise, devamlı bu iki devleti nasıl yok edebileceklerini plânlamakla meşgûldüler. Önce Gürgâniye Devletini parçalamaya karar verdiler. Böylece hem Asya'daki Müslümanları başsız bırakacaklar, hem de Hindistan'ın hazinelerine ve ticâretine hâkim olacaklardı. Fakat Osmanlı Devletinin buna mâni olmasından korkuyorlardı. Bunun için Osmanlı Devletiyle Rusya arasında savaş çıkarmaya çalıştılar. Sıcak denizlere inme hayâliyle yanıp tutuşan Rusya'yı devamlı tahrik ettikleri gibi, sadrâzam Mustafa Reşid Paşayı da kandırarak Rusya ya karşı düşmanca tavır takınmasını temin ettiler. İngilizlerin asıl maksadını anlayamayan Rus Çarı Birinci Nikola, bu devlet ile Osmanlı toprakları hakkında görüşmeye karar verdi. 9 Ocak 1853'te Sen-Petersburg'un kışlık sarayında verilen bir baloda, İngiliz elçisine Osmanlı Devletinin topraklarını paylaşmayı teklif etti. Ancak İngiltere bu teklifi red ettiği gibi, durumu Bâbıâli'ye de bildirdi. Bunun üzerine Rusya, Osmanlı Devleti hakkında tek başına tedbirler almaya kalkıştı. İstanbul'a prens Mençikof'u elçi olarak gönderip, Fransa'nın Kudüs'te daha önceleri Katolikler adına sağladığı imtiyazların Ortodokslar için de tatbik edilmesini Ortodoks tebeânın himâyesinin Rusya'ya verilmesini istedi. Fakat Mustafa Reşid Paşa, bu teklifleri reddedip meselenin diplomatik yollardan çözümünü önledi. Bunun üzerine Avusturya İmparatorluğu ile Prusya Krallığı, İstanbul ve Petersburg'a kendi hakemliklerinde bir konferans toplanıp savaşın önlenmesini teklif ettiler. Rusya bu teklifi kabul ettiği halde Mustafa Reşid Paşa İngilizlerin tahriki ile reddetti. Böylece iki devlet arasında münâsebetler tamâmen kesildi. Rusya harb ilân etmeden Eflak ve Boğdan'ı işgâl etti. Bunun üzerine Osmanlı Devleti, 4 Ekim 1853'te Rusya'ya harp ilân etti.

Vehbi Tülek

Terzi Sûfî Baba

Vehbi Tülek

Sirpsindigi Zaferi

Vehbi Tülek

Ecdaadimizin Vakiflari

Vehbi Tülek

Yardım, şefkat ve sevgi hissinin ebedileşmesi arzusundan doğan ve bunların müesseseleşmiş şekli olan vakıf müesseselerimiz sâyesinde cemiyetimizin yıllarca huzur içinde varlığını devam ettirmek için, insanı hayretler içinde bırakan çok enteresan vakıflar vardı. Bunlardan bazıları şunlardır: Kışın aç kalan kuşların ve yabani hayvanların beslenmesi, Bayram günlerinde şehir ve kasabalarda çocukların sevindirilmesi, Koyun cinsinin ıslah edilmesi,t Et fiyatlarının kış aylarında yükselmemesi için tedbirlerin alınması, Hasta ve garip göçmen leyleklerin bakım ve tedavi edilmesi,  Câmi ve türbe duvarlarındaki ot ve yosunların temizlenmesi,  Ramazan ayında, câmilerde hurma, zeytin gibi iftâriyeliklerin dağıtılması,  Köy ihtiyarlarına elbise temini,  Hamalların sırtlarındaki yükleri, üzerine koyup dinlendikten sonra kimsenin yardımına muhtaç olmaksızın sırtlanabilmeleri için mola taşları dikilmesi, Çalışan kadınlara süt anne bulunması, Hac yolunda parasız kalanlara para dağıtılması, Yüksek dağ ve geçitlerde kar ve tipiden korunmak için sığınak yapılması,  Yaz aylarında sıcaktan bunalanlar için gölgelik yapılması ve icabeden yerlere su küplerinin konulması...

Venediklilerin Zulmüne Karşilik Osmanli Devletinin Vergi Adaleti

Vehbi Tülek

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Vehbi Tülek

Bizim Maksadimiz

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Mehmed Ve Cahidi Efendi

Vehbi Tülek

Sizi Sultan İlan Edelim

Vehbi Tülek

İngilizlerin El Koyduklari Osmanli Gemileri

Vehbi Tülek

Kirkpinar'in Doğuşu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Emir Sultan

Emir Sultan hazretleri, 17-18 yaşlarına geldiğinde babası vefât etti. Babasının vefâtından sonra bir müddet Buhâra'da kaldı. Sonra Mekke'ye gitti. Hac farizasını yerine getirdikten sonra Medine'ye geçti. Emir Sultan hazretleri, Medine-i Münevvere'ye yerleşmek ve ömürlerinin sonuna kadar orada kalmak niyetinde iken, aldığı manevi bir işaret ile Anadolu'ya gelerek Bursa'ya yerleşti. Burada Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid'in kızı ile evlendi. Bir dergah kurarak talipleri yetiştirdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kâsım Aynî Efendi

Vehbi Tülek

Kâsım Efendi, Anteb'in meşhur velilerindendir. "Îneci Kâsım" denilmekle de meşhurdur. 1562 (H.970) senesinde Haleb'de vefât etti. Orada medfûndur. Mısır'da Şeyh Emir Ahmed Hayâli hazretlerine talebe oldu. Sohbetlerinde bulunup feyz aldı. Tasavvufta yetişip kemâle erdi...
Kânûni Sultan Süleymân, Emir Ahmed Hayâli hazretlerini İstanbul'a dâvet etmişti. Giderken Haleb'e uğradı. Haleb'de onu sevenler huzûruna koşup; "Efendim bize nasihat etmesi, rehberlik yapması için talebelerinizden birini burada bırakma lütfunda bulunsanız, olmaz mı?" dediler. Bu arzularını kabûl edip, kendisine halifelik verdiği Kâsım Efendiyi orada halkı irşâd ile vazifelendirdi. Haleb'de insanlara rehberlik yapmakla meşgûl oldu.
Kâsım Ayni Efendi vefatından kısa bir müddet evvel buyurdu ki:

Belâ Ister Gibi Duâ Doğru Değildir!

Vehbi Tülek

Ahmed Akvâvî

Vehbi Tülek

Ahmed Akvâvi hazretleri, on sekizinci asırda yaşayan meşhûr velilerden olup, Osmanlı sultanlarından Üçüncü Ahmed Hanla görüştü. Bir gece rüyâsında Peygamber efendimiz ona; "Sultan Ahmed'e git, Mora Adasını fethedeceğini müjdele. Hemen asker gönderip, orayı fethetsin" buyurdu. Bunun üzerine İstanbul'a doğruca Pâdişâhın sarayına gidip huzûruna çıktı. Hiç kimse ona mâni olmadı. Pâdişâha gâyet tesirli bir sesle; "Sultan Ahmed! Harekete geç! Ben Resûlullah'ın elçisiyim!" deyince, Sultan da derhal sefer hazırlığına başladı. Mora Adasını bütün çevresiyle birlikte üç ayda zaptetti... Ahmed Akvâvi hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Evliyâyı Inkâr Etmeyip, Muhabbet Beslemelidir

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Cübeyr Bin Nüfeyr

Vehbi Tülek

Üstünlüklerini Bize De Anlat

Vehbi Tülek

Şeref; Akıl Ve Edep Iledir Soy Ile Değildir

Vehbi Tülek

Hayber Gazâsında Şehit Düşen Genç

Vehbi Tülek

Kaza Ve Kadere Razı Olmak

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Sultan Mahmut, bir gece yalnız başına şehri dolaşırken bir grup hırsıza rastladı.Hırsızlardan biri:- Ey Adem oğlu sen kimsin, diye sordular.O' da:- Bende sizlerden biriyim, dedi.Daha önce onu hiç görmedikleri halde, her biri, diğerlerinden birinin arkadaşı olacağı zannı ile padişaha ilişmedi, "yabancı biri olsa, hiç tanımadığı, kılıklarından halleri belli olan böyle bir topluluğa kolayca yanaşıp ta; bende sizdenim, diyebilir mi hiç" düşüncesi rahatlattı herkesi. İlişmediler, kabullenip kendi haline bıraktılar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Sarik Ve Sakal

Garip Karşilanan Bir Adak

Karşılık Beklemiyorum

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Gerçek Zehir

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek