Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.241.518

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dost Ve Akrabâ Ziyâretini Ihmal Etmemelidir

Ali Havâs hazretleri büyük velîlerdendir. 1534 (H.941) senesinde Kâhire’de vefât etti. Ümmî olup, okuma-yazması yoktu. Allahü teâlânın ihsânı ile Kur'ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîfler üzerinde, âlimleri hayrette bırakan çok kıymetli açıklamalarda bulunurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Sultan Ahmed, Şeyhi Aziz Mahmud'a bir hediye sunmak istiyordu. Mürşidinin kendisin den bu hediyeyi kabul etmesi onu çok memnun edecekti. Sultan Ahmed bir gün kendine uygun gördüğü bir hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerine gönderdi. Ama Şeyh Hazretleri kabul etmedi. Şüphesiz bu kabul etmeyiş, sultana karşı bir tavır anlamına gelmiyordu. Evliyanın büyüklerinden çoğu prensip olarak hediye kabul etmezdi. Bu, büyük insanların dünya malına hangi gözle baktıklarını, başkaları için ulaşılmaz sayılan şeylerin nazarlarında hiçbir değer taşımadığını ifade etmenin bir yoluydu. Sultan Ahmed şeyhi Hüdayi'nin kabul etmediği hediyeyi yine bu devrin evliyasından Abdülmecid Sivasi'ye gönderdi ve o da kabul etti. Kendisine, padişahın aynı hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi'e sunduğu ama kabul etmediği de hatırlatıldı. Sivasi Hazretleri gerçek büyüklere yakışır bir tutum ortaya koydu: "Hüdayi Hazretleri bir karga değildir ki leşi kabul etsin" dedi. Aziz Mahmud Hüdayi'ye de "Sizin kabul etmediğiniz hediyeyi Şeyh Sivasi kabul etti" dediler. Şu cevabı verdi: "Onun için hiç bir mahzuru yoktur. Çünkü o öyle büyük bir ummandır ki bir parçacık çamurun kendini bulandırmayacağını bilir."

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Han’in Takdiri

Vehbi Tülek

Çomar Bölükbaşi

Vehbi Tülek

Bursa İpeği

Vehbi Tülek

1432 yılında Anadolu'yu ve bu arada Bursa'yı ziyaret eden Fransız seyyah Bertrandon da la Broquier hatıralarında şunları nakleder: "Bursa'da ipekten güzel kumaşlar yapılır. İpek Venedik ve Lucca'ya götürülür ve oralarda güzel kadife yapılır. Çok faal bir grup olan Floransalı tüccarlar, Bursa'yı ihmal etmediler ve zengin ürünlerin ticaretini yaptılar. Sürekli bir şekilde devlet merkezi ile yazıştıkları ve haklarının korunması için istekte bulunduklarından, malzeme çoğalmaktadır: Özellikle de 1484 ile 1488 yıllarında bunların Bursa'da kaleme aldıkları hesap defterlerinin incelenmesi sayesinde, ipek ticaretinin ne kadar etkili olduğu anlaşılıyor. Bursa şehrinde bulunan Floransalı tüccarlar veya onların temsilcileri, çoğu hallerde doğrudan Türk tüccar meslekdaşları ile temas halinde idiler ve iki devlet arasında yapılan ithalat ve ihracat sürekli bir şekilde artıyordu. Bu tüccar ailelerden birisine mensup Bartolomeo di Piero di Simone adlı biri, 30.6.1484 günü Bursa'ya geldi ve dört yıl süre ile mallarını sattı. Bu zatın tuttuğu hesap defteri Floransalı tüccarların faaliyetlerini ve bu arada ipek satışını belgelemektedir.

Sahici Türk Ve Müslüman

Vehbi Tülek

Önce İmam, Sonra Mahkeme

Vehbi Tülek

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Vehbi Tülek

İstanbul’un İşgalinde Yapilan Hirsizliklar

Vehbi Tülek

MÂzeret Ortada

Vehbi Tülek

Padişah Az Vermez

Vehbi Tülek

78 - Orhan Gazi Ve Kesik Baş

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Herkes, Dört Suâle Cevap Vermedikçe

Abdullah İbnü'l-Faradi hazretleri hadis hafızıdır. 351 (962)'de Endülüs'te (İspanya) Kurtuba'da (Cordoba) doğdu. Burada tahsil yaptıktan sonra Mekke, Mısır ve Kayrevan'da hadis ilmini geliştirdi. Endülüs'e dönüşünden sonra ders okutmaya baş­ladı. 403 (m. 1013)'de vefat etti. Şu hadis-i şerifleri nakletti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

beni Defneyle Ve Kabrimde Gecele!

Vehbi Tülek

Süfyân-ı Sevri hazretleri 713 (H.95) senesinde Kûfe'de doğdu. 778 (H.161)'de Basra'da vefât etti. Tebe-i tâbiinin büyüklerindendir. Hikmetli sözleriyle insanlara nasihatlerde bulunup, hak yolun bilgilerini öğretti. Bu hususta nasihatleri pek çoktur. Buyurdu ki:

Mâlik Bin Dînâr'a Ders Veren Çocuk!

Vehbi Tülek

Sâlihlerin Sohbetine Devam Eden Kazanır

Vehbi Tülek

Kâsım Seyyâri hazretleri evliyânın meşhurlarındandır. Fıkıh ve hadis ilimlerinde büyük âlim idi. Ebû Bekr-i Vâsıti'nin en büyük talebesidir. Tasavvufta yetişip kemâl derecelerine ulaştı. 953 (H.342) senesinde Merv şehrinde vefât etti. "Seyyâri" adıyla bilinen yolun kurucusudur.

Allah Adamlarının Anıldığı Yere Rahmet-i Ilâhî Yağar!

Vehbi Tülek

Şemseddin Ibn-i Cezeri

Vehbi Tülek

Şerefli Ve Asîl Kimse Sözünde Durur!

Vehbi Tülek

Muhammed Ibn-i Ebbâr

Vehbi Tülek

Peygamber Efendimizin Dua Buyurduğu Çocuk

Vehbi Tülek

Büyüklük, Allahü Teâlâya Mahsustur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Bize Teveccüh Edin

Abdullah El-acemî

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek