Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.425.276

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ateş Gelirken Ondan Nasıl Emin Olunur?

Abdullah bin Dînar hazretleri Tâbiînin büyüklerindendir. 744 (H.127) senesinde vefât etti. Hadîs-i şerîf ilminde üstün bir dereceye yükselmiş olup müksirûndan yâni, çok hadîs-i şerîf rivâyet edenlerdendir. Eshâb-ı kirâmdan Abdullah ibni Ömer, Enes bin Mâlik'ten (radıyallahü anhümâ) ilim öğrenip hadîs-i şerîf rivâyet etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yeniçağ’da Avrupa

Hıristiyanlığın en revaçta olduğu Ortaçağ'da, büyük tıp âlimleri, yalnız Müslümanlardı ve Avrupalılar Endülüs'e tıp tahsil etmeye gelirlerdi. Çiçek hastalığına karşı aşıyı bulanlar, Müslüman Türklerdir. O zamanki Avrupa'da insanlar, hastalıktan kırılıyordu. Fransa kralı 15. Louis 1774'de çiçekten öldü. Avrupa uzun zaman vebâ ve kolera salgınlarına uğradı.Napolyon 1798'de Akkâ Kalesi'ni muhâsara etdiği zaman, ordusunda vebâ hastalığı meydana çıkmış ve hastalığa karşı çâresiz kalınca, düşmanı olan müslüman Türklerden yardım istemek zorunda kalmıştı. O zaman yazılan bir Fransız eserinde şöyle demektedir:

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Garip Derviş

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Murad Ve Şücaeddin Karamani

Vehbi Tülek

Belgraddan Bağdada

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi, Belgrad'dan Bağdat'a gitmek üzere yola çıkan fakir bir kimsenin, yeme-içme dahil beş kuruş harcamadan, huzur içinde yolculuk yapabildiğini yazmaktadır. İşte gerçek seyahat hürriyeti budur. Seyahat hürriyeti olup, adamın cebinde gezecek parası yoksa, bu nasıl seyahat etsin? Vakıf kervansarayların kapıları akşama kadar açık durur, ortalık karardıktan sonra kapılar kapanır, vakıf sahibinin vazifelendirdiği kapıcılar, kapının arkasında yatarlardı. Gece bir yolcu geldiğinde, kapıları açıp yolcuyu içeri alırlar; vakıftan, hayvan sahibinin hayvanına yem, kendilerine de yemek çıkarırlardı. Gece içeri gireni bir daha dışarı bırakmazlardı.

Hepimiz Mevaşiyiz

Vehbi Tülek

Sokollu Mehmed Paşanin Mahareti

Vehbi Tülek

Kazliçeşme

Vehbi Tülek

Broken Hill Savaşi

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Iii. Osman Han Ve İstanbul’un Yeniden İmari

Vehbi Tülek

Sözümüzün Netîcesini Görürsün

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

o Emanete Seni Lâyık Gördüm

Abdullah-ı Mekki, Anadolu velilerinden olup Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin halifelerindendir. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. On dokuzuncu yüzyılda yaşamıştır. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin talebelerinin önde gelenlerinden oldu. Hocası ona hilâfet-i mutlaka yâni tam icâzet, diploma verdi ve Erzincan'a gönderdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ey Câhil! Kalk Hemen Buradan Git!

Vehbi Tülek

Ebû Osman el-Yuneynî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Tam ismi "Abdullah bin Abdülazîz (Osman) bin Ca'fer el-Yuneynî"dir. 1136 (H.530) senesinde Sûriye'de Ba'lbek beldesine bağlı Yuneyn köyünde doğdu. 1220 (H.617) senesinde vefât etti. Şam'da zamânının âlim ve velîlerinden ilim ve feyiz alarak yetişti.

Eyyûbîzâde Atâullah Efendi

Vehbi Tülek

Kuss Bin Saide

Vehbi Tülek

Arapların büyük hatiplerinden ve yaşı bir asrı geçmiş olan bir kimse vardı... Adı, Kuss bin Saide idi... Bu zat bir gün Suk-ı Ukaz denilen yerde, imanından aldığı güçle insanlara hitap ederek, onlara imanın hakikatlerinden bir demet sunuyordu...
Kuss bin Saide, gökten, yerden, denizlerden, yıldızlardan bahsediyor, arkasından ölüm gerçeğine dikkati çekiyor ve bütün bunların boşu boşuna olmadığını, merakla etrafında toplananlara anlatıyordu...

mekke-i Mükerremenin Büyüğü

Vehbi Tülek

Şâhî Mûytâb Hazretleri

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Insanlara Hep Kolayı Emretmiştir

Vehbi Tülek

Bakkalzâde İsmail Hakkı Efendi

Vehbi Tülek

Allah'ı Anmaya Mâni Olan Her Şeyi Düşman Bilmeli!

Vehbi Tülek

Dünyâyı, Onu Isteyenlere Bırakmak Akıllıların Işidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

İsmail Hakki Efendi

Arkadaşlarımı Korumak Için

Garip Karşilanan Bir Adak

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek