Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.633.842

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Âlimlere Mutlaka Hürmet Etmek Lâzımdır

Ömer Rûşenî hazretleri Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Aydın vilâyetinin Güzelhisar köyünde doğdu. İlim tahsîli için Bursa'ya geldi. Daha sonra Bakü'ye giderek, Seyyid Yahyâ Şirvânî hazretlerinin sohbet ve hizmetine girdi. Kısa zamanda hocasının önde gelen talebelerinden oldu. Hocasının vefâtından sonra onun yerine geçti. 1487 (H.892) senesinde İran’da Tebriz'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ii. MurÂd Han Ve İstanbul Kuşatmasi

25 Haziran 1421'de Bursa'da tahta çıkan Sultan İkinci Murâd Han 1422'de Osmanlı Devleti için büyük tehlike arz eden Bizans'ın entrikalarına son vermek ve hazret-i Muhammed sallallahü aleyhi ve sellem tarafından vaad edilen mânevi müjdelere kavuşmak için İstanbul'u kuşattı. Bunun üzerine Bizans İmparatoru, Anadolu Beyliklerini Osmanlı Devleti aleyhine kışkırttı. Sultan İkinci Murâd Hanın kardeşi Küçük Mustafa isyan ederek Karaman ve Germiyan beylik kuvvetleriyle Bursa'yı kuşatınca, İstanbul'da kâfi miktarda kuvet bırakıp, Edirne'ye gitti. Edirne'den Bursa'ya geçti. Küçük Mustafa yakalanıp, cezâ landırıldı. Karaman, Eflak beyleri ve Venedikliler ile antlaşma yapıldı. Candarlı İsfendiyar Bey itâat altına alındı. İstanbul kuşatmasını hızlandıran Murâd Han İmparatorun şehri Venedik hâkimiyetine teslim edebileceği ihtimâliyle 22 Şubat 1424'te Bizanslılarla antlaşma yaptı. Bu antlaşma ile Ege ve Karadeniz kıyılarınıOsmanlılara terkeden Bizanslılar, yıllık otuz bin düka altın haraç vermeyi kabûl ettiler. Anadolu'da İzmir, Menteşe ve Teke beylikleri Osmanlı hâkimiyetine geçti. Germiyan Beyliği, Osmanlı Devletine katıldı. 1425'teSelânik'i ele geçiren Venedikliler Osmanlılara karşı Macarlar ile ittifâk kurdular. 1426'da Batı Anadolu'dan hareket eden Türk denizcileri, Venediklilere âitEğriboz, Modon ve Koron'a sefer yaptılar. Osmanlı-Venedik Harbi 1425-1430 yılları arasında devâm etti. Venediklilerin batı ve doğu devletleriyle ittifâk kurmasına rağmen, Sultan İkinci Murâd Han Şubat 1430'da Selânik'i fethetti. Venedik donanması Gelibolu'da Türk donanmasına taarruz ettiyse de müthiş bir bozguna uğradı. Temmuz 1430'da Osmanlı-Venedik Harbine son veren Lapseki Antlaşması imzâlandı. Selânik Osmanlılarda kaldı. Venedikliler yıllık vergiye bağlandı.İtalyanların hâkimiyetindeki Yanya'da ahâli despot kavgalarından bıkmıştı. Yanyalılar Selânik'te bulunan Osmanlı Sultanı İkinci Murâd Hana mürâcaat edip, Türk adâletine sığınarak hürriyet istediler. Rumeli Beylerbeyi Sinân Paşa, ahâlinin hürriyetine dâir Sultan Murâd Hanın fermânını getirince, şehrin anahtarı Osmanlılara teslim edildi. Böylece 1431'de Yanya ve çevresi de Osmanlı hâkimiyetine girmiş oldu.

Vehbi Tülek

Ezan Sesleri DevÂm Etsin!

Vehbi Tülek

Bir Kaşik Tuz

Vehbi Tülek

Türk Adaleti

Vehbi Tülek

Büyük ve uzun ömürlü devletler üstün adaletle kâimdir. Zulüm üzerine kurulmuş devlet ve imparatorluklarda olmuş ise de ömürleri kısa sürmüştür. Kendisine mahsus hususiyetleri, bilhassa kendi dışındaki dinlere tanıdığı çok geniş haklar, daha doğru bir ifade ile diğer dinlerin islerine, ibâdetlerine ve âdetlerine hiç karışmamakla özellik gösteren Türk adaleti çok yüksek meziyetlere sahip bir adalettir.Onaltinci yüzyıl için F. Dowey söyle demektedir; "Birçok Hıristiyan, adaleti ağır ve kararsız olan Hıristiyan ülkelerindeki yurtlarını bırakarak, Osmanlı ülkelerine gelip yerleşiyorlardı. Onbesinci yüzyıl için F. Babinger ise; "Osmanlı padişahının ülkesinde herkes kendi hâlinde.bahtiyâr olabilirdi. Mutlak bir dini hürriyet hüküm sürerdi ve kimse su veya bu inanca sahip olduğundan dolayı bir güçlükle karsılaşmazdı." demektedir. Bizzat padişah adalete itaat ederdi. Üçüncü Sultan Mustafa Hân (1757-1774) beylerbeyi sarayını genişletmek istemişti. Bunun için civardaki bir dul kadının arsasını almak lâzımdı. Kadın arsasını satmak istemeyince, padişah zorla arsayı almayı aklından geçirmedi. Fakat sarayın eskiyen bir kısmını yıktırdı ve halka mahsus bir bahçe hâline getirdi.

Osmanlilarda Kiliç Ustaliği

Vehbi Tülek

22 - Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Molla Fenari'nin Yildiirim'a Mektubu

Vehbi Tülek

Allah İçin Vurmuştum

Vehbi Tülek

Hepimiz Mevaşiyiz

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Ve Yavuz Sultan Selim HÂn’in TürbedÂri

Vehbi Tülek

Vatikan’da Bir Osmanli Şehzadesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Din Ilimleriyle Meşgûl Olmak En Iyi Iştir.

Şeyh Celâl Tânîserî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Hindistan’da Tânîser’de yaşadı. 989 (m. 1581) senesinde vefât etti. Şeyh Abdülkuddûs hazretlerinin en başta gelen talebelerinden ve büyük halîfelerindendi. Tasavvufta yetişip, üstün hâlleri kendisini öyle kaplamıştı ki, çok kerre sekr (tasavvuf sarhoşluğu) hâlinde olurdu. Namaz vakitlerinde, talebeleri ayılması için uğraşırlar “Hak, Hak” diyerek yanında Allahü teâlânın ismini yüksek sesle söyleyerek ayıltırlardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İhtiyârlık Herkese Nasîb Olmaz

Vehbi Tülek

Abdülhamid Şirvâni hazretleri, aslen Kafkasyalıdır... İlim tahsili için, İstanbul ve Mısır gibi, zamânın ilim merkezi olan yerlere giderek büyük âlimlerin sohbetlerinde bulundu. Sonra Mekke-i mükerremeye gitti...

Yalnız Olmak, Kötülerle Oturmaktan Daha Iyidir!

Vehbi Tülek

Nüktedan Velî Nasreddin Hoca

Vehbi Tülek

Nasreddin Hoca, Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinin Hortu köyünde 1208 yılında doğdu. 1284 yılında Akşehir'de öldü. Babası Hortu köyü imamı Abdullah Efendi, annesi aynı köyden Sıdıka Hatun'dur... Önce Sivrihisar'da medrese öğrenimi gören hoca, babasının ölümü üzerine Hortu'ya dönerek köy imamı oldu. 1237'de Akşehir'e yerleşerek, Seyyid Mahmud Hayrani ve Seyyid Hacı İbrahim'in derslerini dinledi, medresede ders okuttu, kadılık görevinde bulundu. Bu görevlerinden dolayı kendisine "Nasuriddin Hâce" adı verilmiş, sonradan bu ad "Nasreddin Hoca" biçimini almıştır...

Selam Vermede Başkasına Benzemek

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı Hüseyin Bin Ahmed

Vehbi Tülek

Yemenli Fakih İbnü’l-hatîb

Vehbi Tülek

Büyük Sevaba Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

Estergon Muhafızı Kara Ali Bey

Vehbi Tülek

Mevlânâ Ebû Saîd

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hizir Ve Gelin

Hizir Ve Gelin

Birinci Cihan Harbi seneleri. Yokluk dizboyu. Rize. Anzer, halkın kendi tabiri ile Ancer. Dünyaca balı ile meşhur olan Ancer. Binlerce poleni ve şifayı içinde barındıran balıyla meşhur Ancer. Kış. Yaylacılık yapan Ancerlilerin bir kısmı aşağıya Rize'ye şehre inmemiş, kışlamışlar. Yazdan yığdıkları otlarıyla, mallarını kışdan çıkarıp, bahara eriştirmenin çabası içindeler. Evet hepsinin mal tabir ettiği koyunları, sığırları var, tektük birkaç tanesinin de kara kovanı var. Şifa niyetine ilaç niyetine küçük bir kavanozu dolduracak kadar balları olurdu çoğunun. O da kış bitmeden tükenir giderdi. Meryem. Lezgilerin kızı Meryem. Yeni gelin, beyini cepheye göndermiş. O da o kış yayla da kışlamış. Sabaha kadar kar yağmıştır. Tam kürekle yolu açayım deyip, kapıya yönelmekte iken, kapısı çalınır. Kapıyı açar. İhtiyar bir adam selam verir ve: -Kızım, ben Aşağı Ancerdenim, gelinim aş eriyor, canı bal çekti, Allah rızası için, bir iki kaşık bal verirmisin?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Yuhçu Baba

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Firkateyne Bininiz

İsmail Hakki Efendi

Delik Kova

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek