Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.649.325
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
Devir, "Yavuzu kahhar" diye anılan öfkeli hünkar Yavuz Sultan Selim devri... Öfkeli, ancak keyfe keder hükmetmek yok, zulmetmek yok; her şey kitabına uymalı ki, Zembilli Ali Cemali Efendi'nin ya da İbni Kemal Hoca'nın ihtarına maruz kalmasın. Zira, özellikle Zembilli Hoca, "Hükümden ayrılırsan halline (padişahlıktan azledilmek) fetva veririm" diye gürleyen insandır. Hoca, dünyevi kudret ve kuvvetlerden değil, sadece Allah'tan korkan bir gönül ve hukuk adamıdır. Öyle olduğu için de Zembilli Hoca'nın karşısında tir tir titremektedir. Aslında korktuğu şey hukuktur, onun dışına çıkma endişesidir. Mercidabık Seferi pahalıya patladığın dan, hazinenin paraya ihtiyacı olur. Yavuz Defterdarından (Maliye Bakanı) para bulmasını iser. Defterdar bir formül teklif eder:
Fazıl Ahmet Paşa'nın sadrazamlığı zamanında, Avusturya üzerine yapılan Uyvar seferi sırasında, Osmanlı ordusu, kendisilerinden kat kat daha kalabalık bir Avusturya birliği ile karşılaştı. Sadrazam, bu ordu ile harbi kabul etmek mecburiyetindeydi. Fakat, o devirde Osmanlı ordusu, diğer müesseseler gibi eski ihtişamını kaybetmiş, ancak maddi tedbirlerle muvaffakiyetler kazanabiliyordu. İşte Fazıl Ahmet Paşa, böyle bir durumda, yapılacak olan şeyi yaptı. Düşman kellesi getirecek olan her askere altın verileceğini vadetti.
Ahmed İbni Kemal Paşa (Kemâlpaşazâde), dedesinin ve babası Süleymân Çelebi'nin umerâ sınıfından olması sebebiyle, zamânın geleneği icâbı önce askeri sınıfa girdi. Sultan İkinci Bâyezid Hanın seferlerine sipâhi olarak katıldı. Sonra ilmiye sınıfını seçti ve dâhili ve hârici din ve mezhep düşmanlarına karşı ilmi ve yazdığı kitaplarıyla mücâdele etti. Eshâb-ı kirâm düşmanlığı propagandasıyla doğu Anadolu'da yer yer büyümeye başlayan fitneye karşı Ehl-i sünnet itikâdını bütün gayretiyle müdâfaa etti. Daha sonra da Kânûni Sultan Süleymân Han zamanında (1526'da) Zembilli Ali Efendinin vefâtı üzerine Şeyhülislam yapıldı...
Mustafa Cenânî Efendi Osmanlı Devleti zamanında yetişen âlimlerdendir. Bursa’da, Muradiye’de doğdu. Medrese tahsilini tamamladıktan sonra kadılık yaptı. Bursa’da İvaz Paşa Medresesi’ne müderris tayin edildi. Çok talebe yetiştirdi. Sultan Üçüncü Murâd Hân’ın iltifâtlarına kavuştu. 1004 (m. 1595) senesinde Bursa’da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:
Hamîdüddîn Nâgûrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Hind âlimlerinin önde gelenlerindendi. 1274 (H.673) yılında Nâgûr'da vefât etti. Hâce Muînüddîn-i Çeştî hazretlerinin sohbetlerinde ve derslerinde yetişti. Hamîdüddîn Nâgûrî buyuruyor ki: