Onun Yüzünde Hiç Ölüm Işâreti Yok!
Abdullah Herâtî, Silsile-i aliyye büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin yetiştirdiği velîlerdendir. Afganistan'ın Herât şehrinde doğdu, on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında Şam'da vefât etti...
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
16.582.856
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah Herâtî, Silsile-i aliyye büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin yetiştirdiği velîlerdendir. Afganistan'ın Herât şehrinde doğdu, on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında Şam'da vefât etti...
Ebdal Murâd, Orhan Gâzinin Bursa'yı fethinde yanında bulunan mücâhidlerden idi. Yanında dâimâ bir tahta kılıç bulundurur, bu nasıl kılıç deyip alay edenlere; "Siz onun ne kadar keskin olduğunu bilmezsiniz" derdi.Ebdal Murâd fetih esnâsında Bursa kalesini gözetleme vazifesi yaptı. "Hıdmet-ül-Mülûk nısf-üs-sülûk" (Devlet başkanlarına hizmet tarikat yolculuğunun yarısıdır) sözü gereğince fetihde Sultan Orhan Gâziye maddi ve mânevi yardımlarda bulundu. Dört arşın uzunluğundaki tahta kılıç ile şaşılacak kahramanlıklar gösterdi. Tahta kılıcını kocaman bir kaya parçasına vurmasıyla kayayı ikiye ayırması düşmanı dehşete düşürdü.
Paris'teki Versailles Sarayı'nda o gün iğne atsanız yere düşmez. Salonları dolduranların kalp atışları, nerede ise pencere camlarını zangırdatır. Kral 14. Louis ve eşi ile başbakanı yerlerini almışlar. Perukları pudralı şövalyeler ve dekolte elbiseli asilzâde düşkünü madamlar sıra sıra dizilmişler. Ortalıkta "çıt" çıkmıyor. Birisi bekleniyor. Hele başbakanın arkasında sarı benizli adam, bozuk bir saat gibi. Laf değil, Paris'e ilk Osmanlı elçisi geliyor. Kendisine iki gün evvel, "Huzura kabul edileceksiniz..." demişler. Dudak bükmüş ve:" Biz kabul edilmeyiz, çıkarız... diye cevaplamış.
Sa'id bin Zeyd (radıyallahü anh) aşere-i mübeşşereden, yani dünyâda iken Cennetle müjdelenen on sahâbiden biridir. 51 (m. 671) senesinde Medine'ye yakın bir yer olan Akik'te yetmiş yaşlarında vefât etti. Babası, İslâmiyetten önce Peygamber efendimizle görüşürdü, Allahü teâlânın kendine verdiği ilham ile putlara tapan insanların haline şaşar, putperestliğin şirk olduğunu, onlara kesilen kurbanların etinin yenemeyeceğini düşünürdü. Bu sebepledir ki, Sa'id bin Zeyd'e Peygamber efendimiz Müslüman olmasını söyleyince, hanımı Fâtıma ile birlikte hemen iman ettiler...
Mehmed Nûri Efendi Anadolu'da yaşayan evliyânın büyüklerindendir. 1853 (H.1270) senesinde doğdu. Tahsil çağına gelip, ilköğrenimini tamamladıktan sonra, İbrâhim Paşa Medresesinde tahsiline devâm etti. Tahsil hayâtını tamamladıktan sonra icâzet alarak ders vermeye başladı. Bir süre sonra Harput müftülüğüne tâyin edildi. Meşrûtiyetin ilânından sonra iki dönem Harput-Elaziz mebusu oldu.
Ömer Halvetî hazretleri evliyanın meşhurlarındandır. İran’da Labîcan'da doğdu. Harezm'e gelip orada Muhammed Harezmî hazretlerinin sohbetlerinde yetişti. İcazet, diploma alıp, Tebriz'den Herat'a giderek taliplere ilim ve edep öğretti. 1397 (H.800) tarihinde Tebriz’de vefat etti.
Hazreti Hâlid bin Velid, Müslüman olduktan sonra, ilk olarak Mûte Gazâsında bulundu. İslâm askeri Mûte'ye hareket ederken, Peygamber efendimiz buyurdu ki:
- Cihâda çıkacak olan şu insanlara Hz. Zeyd bin Hârise'yi kumandan tâyin ettim. Eğer o şehid olursa, yerine Ca'fer bin Ebi Tâlib geçsin. O da şehid olursa, yerine Abdullah bin Revâha geçsin. Eğer o da şehid olursa, aranızda münâsip gördüğünüz birini seçip, ona tâbi olursunuz.