Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.227.146

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah'ı Hatırlamaktan Gafil Olma Ey Genç!

İmâm-ı Hâdî hazretleri Oniki İmâm'ın onuncusudur. 829 (H.214) senesinde Medîne'de doğdu. 868 (H.254)de Bağdât'ta, Samarra nâhiyesinde vefât etti. İmâmlığı, otuz üç sene, altı ay, yirmi yedi gündür. Kendisinde sonra oğlu Hasan-ı Askerî imam oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlk Hristiyan Vezir

19. Yüzyıl, Avrupa devletlerinin Osmanlı'nın iç işlerine müdahale olaylarıyla doludur. Özellikle Hristiyan Osmanlı tebaasının haklarını korumak ve güvenliğini sağlamak maskesi altında yapılan bu müdahaleler, aslında emperyalist taarruzun inkişaf safhasını teşkil eder. Ana hedef, Avrupa'nın doğusunda, Ortadoğu'da, Afrikanın kuzeyinde yeni nüfuz ve hakimiyet sahaları teşkil etmekti. Şüphesiz, bize karşı blok halinde yüklenen devletler, kendi aralarında da kıyasıya çekişmekteydiler.

Vehbi Tülek

Babiali Baskini

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Muradin Oğlu Ii. Mehmede Öğütleri

Vehbi Tülek

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Osmanlı Devletinde 4-7 yaş arasındaki çocuklara "elif-ba" ve ahlak bilgilerinin öğretildiği ilk mektebe başlatılırken yapılan merasim. Bu merasimin bir kandil günü olmasına bilhassa dikkat edilirdi. Bu mümkün olmazsa, pazartesi veya perşembe günleri yapılırdı.Merasime bir gün önceden evin temizliğiyle başlanırdı. Ayrıca ailenin mensupları Kapalıçarşı'ya giderek, okula başlayacak çocuğa ve mahalledeki fakirlerin çocuklarına gerekli eşyaları alırlardı. Bundan başka aile yadigarı rahle de cilaya verilirdi.Amin alayı yapılacağı gün, sabah namazından sonra çocuğa yeni elbiseleri giydirilir, hazırlık tamamlanınca ailece Eyüb Sultan'a gidilir ve burada dua edilirdi. Eve dönüldükten kısa bir süre sonra, okul çocukları ile ilahiciler gelirdi. Her okulun ayrı bir ilahicisi vardı. Semtte, amin alayı bir seyir vesilesiydi. O gün sokaklarda bir bayram havası ve görülmedik bir kalabalık olurdu.

LÂ İlÂhe İllallah

Vehbi Tülek

Kanuni Adina Yemin Eden Çavuş

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

KinalizÂde Ali Çelebi

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Vehbi Tülek

Şu Anda Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Ulu CÂmi’nin Açilişi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Teheccüd Ve Evvâbin Namazı Müstehâbdır

Cemâlüddîn el-Makdisî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup, hadis ve Hanbelî mezhebi fıkıh âlimidir. 1185 (H.581) senesinde Kudüs’te doğdu. Şam'da; Bağdâd'da, İsfehan'da, Mısır'da, Mekke ve Medîne'de büyük âlimlerden hadîs-i şerîf dinledi, fıkıh ilmi tahsil etti. 1232 (H.629) senesinde Şam'da vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kûfe Kadısı İyas El-müzenî

Vehbi Tülek

İyas bin Muaviye el-Müzeni, Hicri 46. yılda Arabistan'da doğdu. Müzeyne kabilesine mensup çocukta, çocukluğundan itibaren asalet ve zekâ işaretleri belirdi. Ailesiyle birlikte Basra'ya gitti, orada yetişti ve tahsilini orada yaptı. Halife Ömer bin Abdülaziz onu Kûfe'ye kadı olarak tayin etti. Vefatına kadar da bu vazifede kaldı...

Siz, Ümmetlerin En Iyisi Oldunuz

Vehbi Tülek

Kazâ Ve Kaderin Esrârını Din Câhilleri Anlayamaz!

Vehbi Tülek

Mevlânâ Bedreddin Serhendi İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin talebelerinin en meşhurlarındandır. Hindistan'da Serhend'de 1593 (H.1002) senesinde doğdu. İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin hânegâhında, ilim tahsil ederek yetişti. Hocasının teveccühlerine kavuşup, sohbetlerinde bulunmakla şereflendi. 1688 (H.1098) senesinde vefât etti. İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin, Mevlânâ Bedreddin Serhendi'ye gönderdiği bir mektup:

Benim Ismim 'bal'dır Efendim!

Vehbi Tülek

Şuaybzâde Ali Âkif Efendi

Vehbi Tülek

Abdullah Bin İbrahim Cedrî

Vehbi Tülek

Başkasının Ayıbını Araştıran Kendi Ayıplarını Göremez

Vehbi Tülek

Son Nefeste Imân Selâmeti Ver Allahım

Vehbi Tülek

Böyle Arkadaş Zor Bulunur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Bülbülün Zikri

Yüz Vermedin!

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Yüz Vermedin!

Korkma!

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek