Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.566.076
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Sene 1495. Sultan II. Bayezdi han zamanı. Macarlar Osmanlı hudut köylerine saldırı yor ve zararlar veriyorlardı. Bölgede bulunan akıncı beyi Turhanoğlu Ali Bey, Yakup Paşa'ya gelerek:-Böyle eli kolu bağlı ne zamana kadar bekleyeceğiz? Diye sordu. Yakup Paşa:-Mevsim kış ve İstanbul'dan da sabretmemizi istiyorlar, diye cevap verdi. Bu cevap üzerine Ali Bey biraz öfkeli ve haddi aşarak:-Paşa, Macar kafiri hudutlarımıza saldırır durur, köylerimizi yakar. Sen ise ses çıkar mazsın. Yoksa düşmandan korkar mısın? Dedi. Bu söz üzerine Yakup Paşa, okla vurulmuş gibi yerinden sıçrayıp, gözleri yaşlı olarak Ali Beye:-Ben mi korkarım Turhan oğlum? Senden yaşlıyım. Fakat seninle birlikte çok akınlar da bulunduk. Bizden on kat daha büyük ordulara saldırdık. Ben Allahü Teâlâ'dan başka kim seden korkmam. Ama şu anda ne bir akıncı beyi, ne de bir sancak beyiyim. Devlet bize vezir lik verdi. Paşa yaptı. Devletin menfaatleri, kışı onları oyalamakla geçirmemizi emrdiyor. Hele bahar olsun, yine düşman üzerine uçarız.
Osmanlı devletinde bütün kararlar, Divan denile meşveret meclisinde alınırdı. Bütün Vezirler, Paşalar, Beylerbeyleri fikirlerini beyan ederler, fakat son söz yine Padişahın olurdu. 1621 yılının Nisan ayı başları. Yapılan Divan-ı Hümayun'da, bütün Vezirlerin ve Sadrazamın karşı çıkmasına rağmen, henüz 16 yaşındaki Padişah Genç Osman, Lehistan üzerine sefer açılmasına karar verdi.29 Nisan 1621. Otağ-ı Hümayun, Davut Paşa kışlasına kuruldu. Harp tuğları dikildi.
Osman Efendi, Nakşibendi büyüklerindendir. Uzun süre ikâmet ettiği Mekke-i mükerremede Şeyh Abdullah-ı Mekki hazretlerinden aldığı feyzlerle kemâle ermiş, Erzurum'a yerleşerek Esad Paşanın kendisi için yaptırdığı câmi ve medresede halka İslâmiyetin emir ve yasaklarını anlatmıştır. 1869'da vefât eden Osman Efendinin kabri, Erzurum Esad Paşa Camii bahçesinde olup ziyâret edilmektedir. Osman Efendi, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:
Abdülaziz Buhâri rahmetullahi aleyh, Hanefi fıkıh âlimlerindendir. Buhara'da doğdu. 730 (m. 1330)'da aynı yerde vefat etti. "Keşfü'l-esrâr" isimli eseri meşurdur. Bu eserinde şöyle anlatır:
Ebû Abdullah Bâlisi hazretleri Şâfii fıkıh ve hadis âlimidir. 660 (m. 1262)'de Mısır'da doğdu, 729 (m. 1328)'de vefât etti. Çocuğa Kur'ân-ı kerim öğretmenin fazileti hakkında buyurdu ki:
Hz. Şeyh Ebû Hafs Ömer'den rivayet edilmiştir: Bir yiğit daima: «Ya Kadimü'l-İhsân İhsânüke'l-Kadim» diye dua edermiş. Salih bir zat da O'na, neden daima bu dua ile meşgul olup, başka zikir ve dua etmediğinin sebebini sorar, Yiğit ise şöyle anlatır: