Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.658.230

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlmin Çok Dereceleri Vardır Ve Sonu Yoktur

Dizdarzâde Ahmed Efendi Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Karaman'da doğup yetişti. İlk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul’a giderek medrese tahsili yaptı. Sonra Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin talebeleri arasına girdi ve hocasından hilâfet aldı. İzmir'e, sonra Edirne'ye gidip talebe yetiştirdi. 1623 yılında orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Osmanlıda olduğu gibi Memluklularda da toprak idaresi Tımar sistemiyle idi. Ancak Memluklular, Lübnan topraklarını önce Tımar sistemi ile yönettilerse de sonraları bunu veraset sistemine döndürdüler. Sultan Selim Han Lübnan'ı alınca toprakların yine veraset ile idaresinin devamını emretti. Ki koca Osmanlı devletinde toprakları Tımara tabi olmayan tek bölge Lübnan oldu. Selim Han, Lübnan'daki cemaatlerin en güçlüsü olan Dereziler'den, Maanoğulları'nı emir tayin etti. Bu sistem ta 1697'ye kadar böyle sürdü. Ve Lübnan tarihinin en huzurlu dönemini yaşadı. Fransa ve İtalya'dan gelen misyonerler Derezi ailelerine Katolikliği aşılamaya başladılar. Bundan sonra bölgede karışıklık ve huzursuzluk aldı yürüdü. Lübnan liderliği 1697'de yeni Hıristiyan olan Maanoğullları'ndan Beşir Şihabi'ye geçti. Onun oğlu Katolik Beşir Ömer, 1789'da Emir oldu ve 51 sene ülkeyi yönetti. Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa'nın Osmanlı Devletine isyanı üzerine Beşir Ömer onun tarafını tutarak; Osmanlı Devleti aleyhine çalıştı. Fransızlar bu arada Marunileri, Derezilere karşı tahrik ederek silahlandırdılar. Artık Lübnan'da huzur bitmişti. Her tarafta kan akıyordu.1841'de tekrar idarede etkili olan Osmanlı Devleti, İstanbul'dan Ömer Paşa'yı Lübnan'a vali tayin etti... Her tarafta kan dereleri akıyordu. Maruni ve Dereziler birbirlerine karşı silaha sarıldılar. Fransızlar insanları, Ömer Paşa'ya karşı ayaklandırdılar. 1845'te Lübnan'a inceleme ve gerekli değişiklikleri yapmak üzere Osmanlı Dışişleri Bakanı Şekip Efendi tam yetki ile gönderildi. Bu Şekip Efendinin İstanbul'daki hükümete gönderdiği raporu devlet arşivlerinde vardır. Bu raporda özetle şöyle yazıyor: "Lübnan'daki karışıklıkların tek bir sebebi vardır: Buradaki İngiliz ve Fransız Konsolosları Maruni ve Derezileri karşılıklı olarak kışkırtıp silahlandırıyorlar. Bu konsoloslar Lübnan'dan çıkarılmadıkça Lübnan huzura kavuşamaz." Bir Türk devlet adamı, Fransızların Marunileri, İngilizlerin de Derezileri ölüme sürüklediğini tesbit etmiş.

Vehbi Tülek

Allah İçin Vurmuştum

Vehbi Tülek

Helal Lokma Gerek

Vehbi Tülek

Alin Terinde Bereket Vardir

Vehbi Tülek

Sultan I. Mahmud boş zamanlarında kuyumculuk yapar, yaptıklarını sattırır, elde ettiği birkaç kuruş kâr ile de ufak tefek ihtiyaçlarını temin ederdi. Bundan da büyük bir haz duyardı. Yine birgün kuyumculuk ederken vezirlerden biri onun yanına yaklaştı ve:

"Niçin böyle zahmet edersiniz?" deyince Padişah:

"Bre ne yabana söylersiz! Milletin hazinesini, milletin ihtiyaçlarına sarfetmek gerekdir. Saniyen, insan olana durmadan çalışmak gerekdir. İnsanın çalışıp alın teri dökerek kazandığı paranın zevki başkadır. İçinde alın teri, göz nuru bulunan kazanç helal olur. Böyle kazancın tadı, beti ve bereketi olur" dedi.

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud’un Rumeli Seyahati

Vehbi Tülek

Aşçi Yahya Baba Ve Sultan Ii. Bayezid

Vehbi Tülek

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

İstanbul'un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Önce İmam, Sonra Mahkeme

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şemseddîn Muhammed

Şemseddin Muhammed Dımaşki hazretleri Şâziliyye tarikatının Arrâkıyye kolunun kurucusudur. 878'de (m. 1473) Şam'da doğdu. Bir Çerkez emirinin oğludur. İlk tahsilinden sonra Şâzili şeyhi Ali bin Meymûn'a intisap etti. İcazet aldıktan sonra Beyrut'a gönderildi, orada talebe yetiştirdi. Sonra da Mekke'ye yerleşti ve 933 (m. 1526)'da orada vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şehid Padişah Sultan İbrahim

Vehbi Tülek

Onsekizinci Osmanlı Sultanı İbrahim Han'ın babası I. Ahmed Hân, annesi Mahpeyker Kösem Sultan'dır. Ağabeyi IV. Murad'dan sonra tahta geçen İbrahim Han'ın yaptığı ilk icraatlarından biri, Emir-Gûne adlı İran asıllı bir Şii'yi öldürtmek oldu. Çünkü bu adam, Osmanlı Sarayına içki, kumar, eğlence gibi kötülükleri sokmaya çalışıyordu. İşte bu adamın taraftarları Sultan İbrahim Han'a "Deli" adını taktılar. Ne yazık ki, bugün bile bazıları, Sultan İbrahim'e "Deli" diyor. Halbuki ondan yüzlerce yıl sonra yaşamış Rus Çarı Petro, gerçekten deli idi. Yaptığı hizmetlerden dolayı, milleti ona "Büyük Petro" demiştir...

Abdülazîz Dârekî

Vehbi Tülek

Tövbe Etmeyen Kendine Zulmetmiş Olur

Vehbi Tülek

Nâmıkî Câmî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1049 (H.441) senesinde Horasan'da doğdu. 1142 (H.536) senesinde vefât etti. Yirmi iki yaşında iken tövbe etmek nasîb oldu. O yaşa kadar arkadaşları ile içerdi. Sonra tövbe edip dağa gitti. Nice yıllar orada kalıp, ibâdet ve tâat ile meşgûl oldu. Nihayet şehre dönüp talebe yetiştirdi. Oğullarından Zâhirüddîn Îsâ, babasının elinde 600 bin kişinin tövbe ederek doğru yolu bulduklarını bildirmiştir. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Kimse Rızkını Yiyip Bitirmeden Ölmez

Vehbi Tülek

gece Olan Şeyler Gündüz Anlatılmaz!

Vehbi Tülek

Allah, Sevdiği Kulunu Derde Müptela Eder!

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerimi Okurken Uyulacak Edepler Vardır

Vehbi Tülek

Azılı Müşrik Amr Bin Abdûd

Vehbi Tülek

Tövbe, Akıllı Kimsenin Ihtiyâcı Olan Bir Şeydir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Selâhaddin Uşâki'nin çocuğu olduktan bir süre sonra, hocası ve kayınpederi onu evden çıkararak; "Al hanımını evimden ayrıl! Bundan sonra kendi geçimini temin et." dedi. Selâhaddin Uşâki; "Peki hocam, başüstüne!" diyerek hanımı ve çocuğu ile berâber, hocasının evinden ayrıldı. Eğrikapı'dan, Fâtih Câmii civârında, Âşıkpaşa mevkiinde bulunan, Horhor çeşmesine doğru yürürken bir evin kenarında durakladı. Kış günüydü ve kar yağıyordu. Yolun karşı tarafında bulunan Tâhir Ağa onları görünce evine dâvet etmek için yanlarına birini gönderdi. Tâhir Ağa, Selâhaddin Uşâki'yi, evine götürdü. Ona; "Siz kimlerdensiniz? Kış gününde neden bu hâle düşüp sokak kenarında kimsesiz garibler gibi duruyorsunuz?" diye sordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

A'meş Ve Hanımı

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek