Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.412.911

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

En Üstün Hazine, Allahü Teâlâdan Hayâ Etmektir

Şah Medâr hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. 1436 (H.840) senesinde Hindistan'da Mekanpûr beldesinde vefât etti. Evliyânın meşhurlarından Muhammed Taygur Şâmî'nin derslerinde ve sohbetlerinde yetişip kemâle erdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanuniyi Kabul Etmeyen Derviş

Zamânın pâdişâhı Kânûni Sultan Süleymân Han Sineçâk Yûsuf Baba hakkında anlatılanları ve tasavvuftaki yüksek derecesini işitmişti. Sine-çâk Yûsuf Baba'yla sohbet etmek ve ondan istifâde etmek üzere saraya dâvet etti. Fakat Sineçâk Yûsuf Baba, sultanlardan, devlet adam larından ve dünyâ adamlarından uzak durmayı kendine prensip edindiği için dâveti kabûl etmedi. İkinci ve üçüncü dâvetleri de kabul etmeyince, Kânûni Sultan Süleymân; "O gelmezse biz gideriz" deyip saltanat kayığına bindi ve Sütlüce İskelesine yanaştı. Sineçâk Yûsuf Baba'ya, Sultan sizi ziyârete geliyor" diye haber verdiklerinde; "Söyleyin gelmesin!" buyurdu.

Vehbi Tülek

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

Zigetvar Kalesi Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Osman Gazi Ve Kumral Ebdal

Vehbi Tülek

Osman Gazi zamanında Kumral Ebdal isminde, evliyadan bir zat vardı. Bir çok kerameti görülen bu zat, sık sık Hızır aleyhisselam ile görüşürdü. Yine bir defasında Hızır aleyhisselâm, Ebdal Kumral'a Osman Bey'den söz etti. Onun dağılmış olan müslümanları bir bayrak altında toplayacağından ve kurduğu devletin üç kıtaya yayılacağından bahsetti. Ebdal Kumral hazretleri bu genç beyi tanımıyordu. Ancak, birçok gazâda bulun duğunu ve zaman zaman gelip Şeyh Edebâli'nin zâviyesinde misâfir kaldığını duymuştu. Hızır aleyhisselâm; "O genç erin, geleceği çok ümitlidir. Kendisine bu müjdemizi ulaştır" dedi. Kumral Ebdal kendisini tanımadığını söyleyince, Hızır aleyhisselâm; "Onu, Edebâli hazretlerinin yanında bulacaksın. Şeyhe bu mevzuda bir rüyâsını nakledecektir." buyurdu.

I.abdülhamid Hanin İleri Görüşlülüğü

Vehbi Tülek

Fatihin Muhteşem Hafizasi

Vehbi Tülek

Turgut Reis Ve Cerbe Zaferi

Vehbi Tülek

52 - Sigetvar Kalesi Ve Ali Dede Hazretleri

Vehbi Tülek

Haci Mesud

Vehbi Tülek

Osmanli’da Peygamber Sevgisi

Vehbi Tülek

Bu Fakir Cellad Olmak İçin Gelmedik

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Lâmiî Çelebi

Lâmii Çelebi, Osmanlılar zamânında yetişmiş âlim ve velilerdendir. Asıl ismi Mahmûd'dur. Lâmii Çelebi diye meşhur oldu. 1472 (H.877) de Bursa'da doğdu, 1531 (H.938) senesinde vefât etti. Seyyid Emir Ahmed Buhâri hazretlerinin talebesidir...
Lâmii Çelebi birçok kitabı Türkçeye tercüme etti. Bunlardan Şevâhid-ün-Nübüvve meşhurdur. Bu kitapta buyuruluyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahın Resûlüne, Eziyet Etmeniz Doğru Olmaz

Vehbi Tülek

Paşmakçızâde Seyyid Abdullah Efendi Ellidokuzuncu Osmanlı Şeyhülislamıdır. 1091 (m. 1680)'de İstanbul'da doğdu. 1145 (m. 1732)'de Konya'da vefât etti. Buyurdu ki:

Cömertlik, Imândan Bir Şubedir

Vehbi Tülek

Âhirete Faydalı Olacak Iş Peygamberlerin Işidir

Vehbi Tülek

Seyyid Ma’rûf Nûdihî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1761 (H.1175) târihinde Kuzey Irak’ta Süleymâniye'ye bağlı Nûdî köyünde doğdu. 1838 (H.1254) târihinde Süleymâniye’de vefât etti. Kâdiriyye yolu üzerineydi. Medrese-i Gazâiyyede tahsîlini tamamladı ve icâzet alıp medreselerden birinde ders okutmaya başladı. Daha sonra da Süleymâniye’ye tâyin olup Câmiü’l-Kebîr’de ders okuttu. Çok talebesi oldu. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Hamîdî Çelebi

Vehbi Tülek

Muhammed Aleyhisselâmın Ümmeti Şahidimdir

Vehbi Tülek

Onlar Diridirler, Lâkin Siz Anlamazsınız

Vehbi Tülek

Yasin Okuyanın Sıkıntısı Gider

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Ebû Yâkûb Nehrecûrî

Vehbi Tülek

Hanım Sahâbî Ümmü Zer

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

B0r Çuval Toprak

Allah’a Firar Et

Cünnetü'l-esmâ

Kum Ve Kaya

Sarik Ve Sakal

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek