Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.602.952
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Bilindiği gibi, şehzâdeler, hususi hocalar tarafından sarayda yetiştirilirdi. Bu hocalara padişahlar tarafından o kadar geniş salâhiyetler verilirdi ki, gerekirse hoca, şehzâdeyi dövebilirdi.Gecelerden birinde Molla Gürani merhum, istikbâlin Fâtih'i Şehzade Mehmed'e mûtad dersini verdikten sonra odasına çekilmişti. Gece namazına kalktığında, şehzâdenin lambasının yandığını görünce, acaba rahatsız mıdır diye şehzâdenin odasına kadar gider, kapısını çalar. Şehzâde kapıyı açınca hoca sorar:" Hayırdır inşâallah, neden uyumadın?Şehzâde Fâtih cevap verir:" Müzâkere ediyordum efendim!
-Katerina ile Avusturya kralı Josef, Kırım'da buluşmuşlar Sultanım!...I. Abdülhmid Han başını salladı:-O Moskof avreti amansız bir Türk düşmanı ve İslam katilidir.Sadrazam tasdik etti:-Evet Hünkarım..-Kırım'da yapmadığı rezalet kalmamış!-Üzerinde "Bizans-İstanbul Yolu" yazılı Zafer Takı altından, 60.000 Rus askerini geçirmiş. O avret, 8 sene önce doğan torununa dahi Konstantin adını koydu. Tek hayali, o veledi Bizans kralı yapmakmış. Bunun için Avusturya ile anlaşmış. Eflak, Buğdan, Sırbistan ve Bosna taraflarını Avusturya alacakmış. Karadeniz sahilleriyle, Bulgarya ve bazı adaları da Moskof istermiş.
İbn-i Hibbân hazretleri hadis âlimlerinin büyüklerindendir. 354 (m. 965) senesinde vefât etti. Zamanın tanınmış âlimlerinden istifâde etti. Hadis ilminde hafızlık derecesine yükseldi. İbn-i Hibbân'ın bildirdiği bazı hadis-i şerifler:
Âmir bin Füheyre hazretleri, Tufeyl bin Abdullah'ın çobanıydı. Nice yıllar her şeylerini kaybedip, insanlıklarını unutmuş kimselere hizmet etti. Nihayet İslam güneşi her tarafa yayılırken o da Müslüman olmakla şereflendi. Bu yüzden çeşitli işkencelere mâruz kaldı. Bilâl-i Habeşi ile birlikte ağır işkencelere uğratılmış, kızgın güneş altında saatlerce bekletilmişti. Bütün bu eza ve cefaya rağmen imânından zerre kadar taviz vermemiş, hak dinden geri dönmemişti... Günleri böyle işkence ile geçerken imdadına Hz. Ebû Bekir, yetişmiş ve onu satın alarak âzâd etmiştir.
Ahmed el-Yemenî hazretleri Evliyânın büyüklerindendir. 690 (m. 1291) senesinde Yemen’de Beyt-i fakîh’te vefât etti. Kerâmetleri pek çoktur. Şöyle anlatılır:
Birinci Cihan Harbi seneleri. Yokluk dizboyu. Rize. Anzer, halkın kendi tabiri ile Ancer. Dünyaca balı ile meşhur olan Ancer. Binlerce poleni ve şifayı içinde barındıran balıyla meşhur Ancer. Kış. Yaylacılık yapan Ancerlilerin bir kısmı aşağıya Rize'ye şehre inmemiş, kışlamışlar. Yazdan yığdıkları otlarıyla, mallarını kışdan çıkarıp, bahara eriştirmenin çabası içindeler. Evet hepsinin mal tabir ettiği koyunları, sığırları var, tektük birkaç tanesinin de kara kovanı var. Şifa niyetine ilaç niyetine küçük bir kavanozu dolduracak kadar balları olurdu çoğunun. O da kış bitmeden tükenir giderdi. Meryem. Lezgilerin kızı Meryem. Yeni gelin, beyini cepheye göndermiş. O da o kış yayla da kışlamış. Sabaha kadar kar yağmıştır. Tam kürekle yolu açayım deyip, kapıya yönelmekte iken, kapısı çalınır. Kapıyı açar. İhtiyar bir adam selam verir ve: -Kızım, ben Aşağı Ancerdenim, gelinim aş eriyor, canı bal çekti, Allah rızası için, bir iki kaşık bal verirmisin?