Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.126.761

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gerçek Dostun Ayıplarını Ört, Kusurlarına Da Tahammül Et!

Ahmed Siyahî Efendi Kastamonu velîlerindendir. 1777 (H.1191) senesinde Kastamonu'da doğdu. Burada zamanın meşhur âlimlerinden ilim tahsil etti. Sonra hacca gitmek üzere yola çıktı. Şam'a vardığı zaman Nakşibendiyye yolunun büyüğü Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sohbetlerine devam etti ve talebeleri arasına katıldı. Mevlânâ Hâlid hazretleri ona icâzet verip vazîfelendirince, Kastamonu'ya döndü. Ömrünün sonuna kadar talebe yetiştiren Ahmed Siyâhî, 1874 (H.1291) senesinde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Beykoz, Tokat Bahçesi

Evliya Çelebi'nin naklettiğine göre, Tokat bahçesi, Tokat kalesi'nin zaptının bir hatırası olarak Hz. Fatih'in emriyle yapılmıştır. Genis bir ormanlığı ihtiva eden bahçe, çitle çevrili olup, içinde av hayvanları hıfz edilirdi. Tokat bahçesinde bir kösk, büyük bir havuz ve suları kubbede asılı altın bir tasa kadar fışkıran güzel bir şadırvan, bir hamam ve müteaddid avlular vardı. Bir bahçe üstadı tarafından bakılan bu yerden IV. Murad çok haz eder, çemenzarında cirid oynardı. Bahçede Sultan IV. Murad'in attığı mızrağın mesafesini gösteren iki aded dikili taş vardı. Iki taş arasındaki mesafe 120 adımdı. Seyyahlar Hünkar iskelesinden Tokat bahçesine kadar olan sahanın "yeryüzünde cenneti andıran" güzelliğini meth ederek, onun Süleyman Han'ın dehasının bir mahsülü oldugunu, suların dört kat havuzdan aktığını, fakat sonra yüzüstü bırakılarak harab olduğunu ve bilahare 1746 senesinde Sultan I. Mahmud tarafından restore edildiğini söylerler. Duvarlarda Sultan Ahmed, Sultan Murad ve Sultan Osman zamanlarinda yazılmış güzel kitabeleri havi üç levha vardı. Bu kitabelerdeki yazılardan ikisi şöyledir: Ağaçlar altun olsa inciler yaprak İnsanın gözünü doyurmaz, illa toprak ... Fikr et ey dil ki, doğduğun vakit Halk handan idi ve sen giryan Ona sa'y et ki öldüğün vakit Halk giryan ola ve sen handan

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Genç Kadiasker

Vehbi Tülek

Buyurun Cenaze Namazina

Vehbi Tülek

Sultan IV. Murad Han, koyduğu içki ve tütün yasağının uygulanıp uygulanmadığını bizzat kontrol etmek için geceleri tebdil-i kıyafetle dolaşır ve yasağa uymayanları şiddetle cezalandırırdı. Yine bir gece şehri dolaşırken kapıları kapalı bir kahvehaneden ışık sızdığını görüp oraya yaklaştı. Pencere deliğinden içeri baktığında birkaç kişinin içki ve tütün içtiklerini gördü. Yavaşça içeri girdi ve masanın birine ilişti. Kahveci, gelenin de tiryaki olduğunu zannederek yanına yaklaştı. Sultan Murad kahveciye:

"İçki içmenin yasak olduğunu bilmiyor musun?" dediğinde kahveci:

"Erenler, uzun etme hadi sen de çek" dedi. Padişah sesini bira daha yükseltip:

"Padişahın emrine karşı gelmenin ne demek olduğunu bilmiyor musun?" diye tekrar sorunca kahveci dayanamayıp:

"Beyzadem, adınızı bağışlar mısınız" dedi. Padişah da:

"Murad" deyince, kahveci:

"Sultanlığı da var mı?" diye sordu. Padişah:

"Evet" deyince, kahveci yandaki masaya yatıp bağırdı:

"Öyleyse buyurun cenaze namazına!"

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

Pişmemişler Celveti Olamazlar

Vehbi Tülek

Filan Gün Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Ben Siftah Ettim

Vehbi Tülek

Tunus’un Fethi

Vehbi Tülek

Elçiye Lüzum Yok

Vehbi Tülek

Verin Bana Şu Yilan Yavrusunu!”

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ab­dülvâ­hid Bin Zeyd ­haz­ret­le­ri­nin Kö­le­si

Bü­yük ve­li Ab­dül­vâ­hid bin Zeyd haz­ret­le­ri şöy­le an­la­tır: Hiz­met­le­ri­mi gör­me­si için bir kö­le sa­tın al­mış­tım. Ge­ce ev­den git­miş­ti. Sa­bah olun­ca eve gel­di ve ba­na üze­ri iş­len­miş bir dir­hem al­tın ver­di. Bu­nu ne­re­den al­dın de­yin­ce; "Efen­dim, ben si­ze her gün böy­le bir dir­hem ve­re­ce­ğim. Kar­şı­lı­ğın­da ge­ce­le­ri be­ni ser­best bı­rak­ma­nı­zı is­ti­yo­rum" de­di. Ben de ka­bul et­tim

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zeynel Âbidin Ali Bin Hüseyin

Vehbi Tülek

Zeynel Âbidin Ali bin Hüseyin hazretleri, Hicretin otuzüçüncü senesinde Medine'de doğdu. Annesi Şehr-i Bânû o devrin Acem Pâdişâhının kızıdır ve Nûş-i Revân-ı âdilin evlâdındandır. [Son Sâsâni hükümdârı Yezdecerd'in kızıdır.] İmâm-ı Zeynel Âbidin'in vefâtı, hicretin doksandördüncü senesinde Muharrem ayının onsekizindedir...

Nevrokoplu Osman Efendi

Vehbi Tülek

Yûsuf Sinâneddîn Sîneçâk

Vehbi Tülek

Yûsuf Sinâneddin hazretleri, on altıncı yüzyılda İstanbul'da yaşamış olan evliyâdandır. Asrındaki Mevleviyye yolu büyüklerinden olan Yûsuf Sinâneddin hazretleri Rumeli'deki Vardar Yenicesi'ndendir. 1546 (H.953) senesinde İstanbul'da vefât etti. Sohbetlerinde Mesnevi'yi çok okurdu. İşte o güzel sözlerden bir demet:

Amr Rabbânî

Vehbi Tülek

Velî Kulların Alâmetleri

Vehbi Tülek

Anadolu Velîlerinden Abdullah Fahri Baba

Vehbi Tülek

Hâlid Bin Saîd (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Hürmet, Merhamet Ve Şefkat

Vehbi Tülek

Ali Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sonunda Orta Yolu Buldular

Sonunda Orta Yolu Buldular

Şam'ın fethinde, Müslümanların, tarihin şeref levhasına geçmesine sebep bir olay olmuştu. İslâmiyeti kendilerine ezeli düşman gören Batı için, ibretlik vesikalardan biri olan bu olay, şöyle meydana geldi:

Şam'ın fethinde, Hâlid bin Velid hazretleri, şehrin bir tarafından girdi. Kendisine karşı koyulduğu için, kılıç kullanarak şehirde ilerliyordu. Hedefi, o zaman için şehrin en büyük kilisesi olan şimdiki Câmi-i Emevi idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Şikayet

Sarik Ve Sakal

Allah Haramdan Kaçani Korur

Abayi Yakmak

Abdullah El-acemî

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek