Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.649.764
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
I.Dünya savaşından evvel Bab-ı Ali'de hukuk müşâviri olan Kont Ostrolog anlatıyor: İngilizlerin, Kut-ül Amare yenilgisini takip eden günlerde, Londra'da büyük bir harp meclisi toplandı. Doğu müsteşarı olmam dolayısıyla ben de bulundum... Başbakan Lloyd George şöyle dedi: "Efendiler, ben bir şeyi anlayamıyorum: Bizim medeni milletlerin orduları savaşta barbarlığa yaklaşıyor. Barbar saydığımız Türk orduları ise, savaşta medenileşiyor. Irak kumandanımız bildiriyor ki, Türkler esirlerimizin istirahatini fevkalâde te'min ediyorlarmış. Yaralılarımızı imkânları nisbetinde tedavi ediyor ve şefkat gösteriyorlarmış. İşte bu davranış larının sebebini bir türlü anlayamıyorum..." Daha sonra savaş bakanı söz alarak şunları söyledi:
Seydi Ahmed, eşsiz bir cengaver, içi dışı bir, sözünü sakınmaz biriydi. Sultan İbrahim Han'ın huzurunda cirit oyununda işi sertiğe döküp, Padişahın sevdiği kişilerden birini öldürüp birini de hastanelik edince gazab-ı şâhâneye uğradı. Birkaç gün saklanıp, padişahın hayatını bağışlaması üzerine ortaya çıktı. İbrahim Han, bu lafını sakınmaz, ele avuca sığmaz kahramanı Budin'e, Siyavuş Paşa nın yanına "Çaşnigirbaşı" payesiyle gönderdi. O da onu Şamatorna sancağına tayin etti. Dağ istan'dan olan Seydi, burada Avrupa'yı titreten akıncılara kumanda edecekti. Bu ise tam ona göre bir işti. Kısa zamanda akıl almaz bir hırs ve şiddetle çok geniş bir ülkeyi baştan başa harap etti.
Ömer İbn-i Fârid hazretleri büyük velilerdendir. 1180 (H.576) senesinde Mısır'da doğup, 1238 (H.636) senesinde yine burada vefât etti. İlk tahsilinden sonra Şâfii fıkhı ile meşgûl oldu. İbn-i Asâkir'den hadis-i şerif ilmini aldı. Büyük hadis âlimi Münziri ve başkaları kendisinden hadis-i şerif rivayet etti. Ezher'de hatiplikle meşgûl oldu. Sonra tasavvuf yoluna ve yalnızlığa meyletti.
Köstendilli Hasan Efendi, Rumeli'de yetişen velilerdendir. Doğum târihi ve hayâtı hakkında fazla bilgi yoktur. Halvetiyye tarikatında idi. 1610 (H. 1019) senesinde Bulgaristan'ın batısında Köstendil'de vefât etti. Büyükköprü denilen kabristana defnedildi. Ârif, kâmil, âlim, ilmiyle amel eden mübârek bir zat idi.
Hasan Efendi, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:
Muhammed Acluni hazretleri Şafii fıkıh ve hadis âlimidir. Ürdün'ün doğusundaki Aclun'da doğdu. İlk tahsilinden sonra Şam'a giderek zamanın meşhur âlimlerinden fıkıh ve fıkıh usulü okudu. Sonra Şam'daki medreselerde fıkıh ve siyer okuttu. 831 (m. 1427)'de Şam'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:
Hacı Ferhad adında bir zât şöyle anlatmıştır: "Mısır'dan gelirken, Akdeniz'de gemimiz sâkin sâkin yol alıyordu. Peşimize bir korsan gemisi takıldı. Saldırmak için yaklaşmaya başladı. Gemimizde Şeyh Burhâneddin ve dedesi Şeyh Muhammed Çelebi Sultan hazretleri de vardı. Bu tehlikeli durum karşısında biz çok endişelendik. Geminin baş tarafına geçip oturdular ve bize; "Üzülmeyiniz! Allahü teâlâ sizi kurtardı!" dediler. Bir de baktık ki kuvvetli bir fırtına çıktı. Korsan gemisi dalgalar arasında kalıp battı. Bizim gemiye bir şey olmadı. Böylece korsanların şerrinden kurtulduk."