Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.857.241

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâdık, Iyi Bir Talebe Nasıl Olmalıdır?

Kudsî Abdüllatîf Efendi Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. 1384 (H.786) senesinde Kudüs'te doğdu. Medrese tahsilini tamamladıktan sonra evliyanın büyüklerinden Zeynüddîn-i Hâfî hazretlerine talebe oldu. İcazet verilerek Bursa'ya gönderildi. Bursa'da câmi ve dergâh inşâ edip talebe yetiştirmeye başladı. Kurduğu dergâh Zeynîler Dergâhı adıyla meşhur oldu. 1452 (H.856) senesinde Bursa'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Amin Alayi

Osmanlı Devletinde 4-7 yaş arasındaki çocuklara "elif-ba" ve ahlak bilgilerinin öğretildiği ilk mektebe başlatılırken yapılan merasim. Bu merasimin bir kandil günü olmasına bilhassa dikkat edilirdi. Bu mümkün olmazsa, pazartesi veya perşembe günleri yapılırdı.Merasime bir gün önceden evin temizliğiyle başlanırdı. Ayrıca ailenin mensupları Kapalıçarşı'ya giderek, okula başlayacak çocuğa ve mahalledeki fakirlerin çocuklarına gerekli eşyaları alırlardı. Bundan başka aile yadigarı rahle de cilaya verilirdi.Amin alayı yapılacağı gün, sabah namazından sonra çocuğa yeni elbiseleri giydirilir, hazırlık tamamlanınca ailece Eyüb Sultan'a gidilir ve burada dua edilirdi. Eve dönüldükten kısa bir süre sonra, okul çocukları ile ilahiciler gelirdi. Her okulun ayrı bir ilahicisi vardı. Semtte, amin alayı bir seyir vesilesiydi. O gün sokaklarda bir bayram havası ve görülmedik bir kalabalık olurdu.

Vehbi Tülek

Nesilleri HelÂk Olurdu

Vehbi Tülek

Baba Yusuf Sivrihisari Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Sultanim Özür Dileriz

Vehbi Tülek

İhtiyar Sultan Abdülhamid Han, mushaf-ı şerifi üç kere öptü başına koydu ve kendi elleri ile yaptığı zarif dolaba bıraktı. Sonra edeple eğilip seccadesini topladı. Cebinden kehribar tesbihini çıkardı, sedire ilişip cama yaklaştı. Beylerbeyi Sarayı'nın arka tarafına bakan bu kuytu odanın seyre değer bir manzarası olduğu söylenemezdi. Hem gecenin bu vakti ne görülebilirdi ki? Ama o beş yıldır bakmakta olduğu avluya aşinaydı. Çiçekler bakımsız, çınarların dalları çıplak ve ıslak olmalıydı. Oynaşan gölgeler onu hatıralara çağırdı. Evet, şaşırtacak kadar hareketli geçen saltanat yıllarından sonra, bitmek bilmeyen sürgün hayatı başlamıştı. Tahttan indirildiğinden bu yana tam sekiz sene geçmişti. Üç koca yıl Selanik'te Alatini Köşkü'nde kalmış sonra Beylerbeyi Sarayı'na yollanmıştı. Şimdi iyi yürekli annesi Tir-i Müjgân Sultan'ın yaşadığı ve öldüğü mütevazı odadaydı.

Canli Kuzu

Vehbi Tülek

Eğri Fatihi Iii. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Merhameti

Vehbi Tülek

Artik Serbestsiniz

Vehbi Tülek

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

Kibris Fatihi Lala Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Vehhabi İsyani Ve Kavalali İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kul Ile Rabbi Arasındaki Perde, Kendi Nefsidir!

İbn-i Lebbân hazretleri Hadîs âlimlerinin büyüklerindendir. İsmi Abdullah bin Muhammed’dir. İran’da İsfehân’da doğdu. İsfehân’ın meşhur âlimlerinden hadis ve fıkıh ilmi tahsil etti. Sonra Bağdad’a gelip talebe yetiştirdi. 446 (m. 1054) senesinde orada vefât etti. Birçok eser yazmış olan İbn-i Lebbân’ın en meşhûr eseri, “Dürer-ül-gavvâs fî ulûm-il-Havvâs”dır. Bu kitabında şöyle anlatır: 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Özrü Kabul Etmeyen Adamın Hazin Sonu!

Vehbi Tülek

Pir Muhammed Gencevi hazretleri on altıncı asırda Karabağ'da yetişen meşhur velilerdendir. Karabağ'ın Gence şehrinden olup, evliyânın büyüklerinden Şems-i Tebrizi'nin torunlarındandır. Tasavvufta zamânının meşhûr velilerinden Abdülgaffâr hazretlerinin ders ve sohbetlerinde yetişip kemâle erdi...

eğer Sevgin Doğru Olsaydı!

Vehbi Tülek

Allah Korkusundan Ağlayanlar Yanmaz!

Vehbi Tülek

Molla Atâullah Efendi Sultan İkinci Selîm Hanın hocasıdır. İzmir'e bağlı Ödemiş kazâsının Birgi beldesindendir. Zamânının âlimlerinden çeşitli ilimleri tahsîl etti. Çeşitli medreselerde müderrislik yaptı. Sultan İkinci Selîm Han Şehzâde iken hocalığı ile vazîfelendirildi. Selîm Han tahta geçince, Atâullah Efendiyi câmilerde halka vaaz ve nasîhat etmesi için vazîfelendirdi. 1571 (H.979) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir vaazında şöyle anlattı:

Yusuf Gürani Hazretleri

Vehbi Tülek

Ahmed Akvâvî

Vehbi Tülek

Süleyman Kilâî

Vehbi Tülek

Bolulu Himmet Efendi

Vehbi Tülek

Ümeyye Bin Ebî Salt

Vehbi Tülek

“sultânüş Şuara” Necip Fazıl Kısakürek

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kadı  Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Bir tüccar sahrada bir yerden bir yere giderken, içinde 800 altın olan, altın torbası heybeden düşer kaybolur. Aramalara rağmen bulamaz. Şu özellikte torba kaybolmuştur, bulup getirene 100 altın hediye vereceğim diye ilan eder. Salih bir genç bu torbayı bulur. Özel dikilmiş torbayı hiç açmadan tüccara götürür verir ve 100 altın hediyesini bekler. Tüccar kendi elleriyle diktiği torbanın hiç açılmadığını görür, kendi elleriyle dikişleri çözer ve içindeki altınları saymaya başlar. Tam tamına 800 altın, yani kaybettiği gibi tam olduğunu görür. Ama bu arada 100 altın hediyeyi vermemek için fesatlık düşünür, gence der ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

İsmail Hakki Efendi

Fani Dünya

Gerçek Zehir

Bize Teveccüh Edin

Adalet Ve Tevazu

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek