Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.932.813

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlim Sâhiplerinin Kıymeti Allah Katında Yüksektir!

Ziyâüddîn Ahıskavî Efendi Osmanlı âlim ve velîlerinden olup 1733 (H. 1146) senesinde şimdi Gürcistan'da olan Ahıska’da dünyâya geldi. Babasının vefâtından sonra Kars'a, Erzurum'a, sonra Diyarbakır'a gitti. Oradaki âlimlerden, çeşitli ilimlerini okuyup icâzet aldı. Sonra Mısır'a giden Ziyâüddîn Efendi tahsîlini tamamladıktan sonra, İstanbul'a geldi. Bir taraftan ilim öğretmeye, bir taraftan da kıymetli ve faydalı eserler telif etmeye başladı. 1813 (H. 1228) senesinde Üsküdar'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Mübarek Beldelerin Hizmeti Ona Ve Nesline Verildi

Yavuz Sultan Selim Han pâdişâh olmadan önce, Trabzon'da vâliyken Halimi Çelebi'yi kendine hoca edinip, talebe oldu ve ondan feyz aldı. Gece-gündüz onun huzûrundan ayrılmazdı ve devamlı sohbetinde bulunurdu. Abdülhalim Efendiye pekçok iltifât ve ihsânlarda bulundu. Allahü teâlânın inâyet ve ihsâniyle Osmanlı tahtına geçip pâdişâh olunca, onu yine yanından ayırmadı. Devamlı birlikte olmak ister ve kendisiyle ilmi sohbetlerde bulunurdu. Halimi Çelebi, Yavuz Sultan Selim Han ile birlikte Mısır Seferine katıldı.Nakledilir ki: Yavuz Sultan Selim Han zamânında, Molla Şemseddin diye bir saray hocası vardı. Teheccüd namazını kılan, iyi huylu bir zâttı. Yazması çok süratliydi ki, on günde bir mushaf-ı şerifi yazıp bitirirdi.

Vehbi Tülek

Ruh Ve Ceset

Vehbi Tülek

Paşam Siz Haksizsiniz!

Vehbi Tülek

47 - Özi Kahramanlari

Vehbi Tülek

Osmanlı İmparatorluğunda Lale Devri adıyla meşhur olan sulh ve sükun devri, 1730 yılında Patrona Halil isyanıyla sona ermiş, tekrar karışıklıklar başlamıştı. Bunu fırsat bilen Rusya, 1733 yılında Avusturya ile ittifak anlaşması yaptı. Anlaşma hükümlerine göre Rus ordusu aniden Osmanlı topraklarına girecek, Avusturya araya girerek, Osmanlı hükûmetini oyalayacak, bu arada onlar da hücuma geçerek iki ateş arasında bırakacaklardı.

Kinali Kuzu

Vehbi Tülek

Kenan Bey

Vehbi Tülek

Aslan Öldü!...

Vehbi Tülek

Elçi Hazretleri Merak Etmesinler

Vehbi Tülek

Kavuk Yerine Miğfer

Vehbi Tülek

Silahdar Ali Paşa’nin Venedik Muharebesi

Vehbi Tülek

Yediğin, Giydiğin Haram Olunca

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsanlara Eziyet Ve Sıkıntı Vermeyin!

Abdülfettâh-ı Akrî hazretleri İstanbul'un en yüksek üç evliyâsından biridir. 1778 (H.1192) senesinde Bağdâd'da doğdu. Silsile-i aliyye büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Onun emriyle İstanbul'a gelip senelerce insanlara hak yolu öğretmek vazîfesiyle meşgul oldu. 1865 (H.1281) senesinde Üsküdar'da vefât etti. Bir sohbetinde talebelerine, hocası Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin şu vasiyetini okudu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ubeydullah Bin Mesud

Vehbi Tülek

Ubeydullah bin Mesud hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. Buhârâ'da pek çok âlim yetiştiren bir aileye mensuptur. 750 [m. 1349]'de Buhârâ'da vefât etti. Nikâye isimli fıkıh kitabı meşhurdur. Bu kitâbında buyuruyor ki:

Bir Garip Derviş Ve Abdullah-ı Ensârî

Vehbi Tülek

Yanlışı, Doğrusundan Çok Olan Kimseler

Vehbi Tülek

Radıyyüddin Muhammed el-Halebi hazretleri Hanbeli fıkıh âlimidir. 908 (1502)'de Halep'te doğdu. Şam ve Halep'te fıkıh tahsil etti. Halep'te başmüderris oldu ve talebe yetiştirdi. 971 'de (m. 1563) Halep'te vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Ebû Saîd El-hudrî (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Mubâhları Aşırı Kullanmak Hastalıklara Sebep Olur

Vehbi Tülek

Bir Garip Berber Derviş Hüseyin

Vehbi Tülek

Elbette Sen Her Şeye Kadirsin Yâ Rabbi

Vehbi Tülek

Kalpleri Saf Ve Nurlu Olanlar

Vehbi Tülek

Dinde Yapılan Her Yenilik Bidattir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Pişman Oldular!

Ölüyü Diriltemem

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Hizir Ve Gelin

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek