Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.812.935

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Allah'ın Velî Kulu Bana Şefâat Et!

Abdülhakîm-i Siyalkûtî hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. 1657 (H.1067) senesinde Siyalkût şehrinde vefât etti.

Bir sohbet esnâsında Abdülhakîm-i Siyalkûtî hazretlerine talebelerinden biri kabir ziyâreti hakkında bir soru sorunca buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu DEDE MOLLA'NIN bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar bir köylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunu farketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyreden Sultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunu açık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonra işine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönül bağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar. Sultan nasıl karşılık vereceğini merak ederek tekrar; "Dede, uzak yerden geliyorum. Karnım aç, yiyeceğin var mı? der. Bunun üzerine biraz ilerde iki taşın üzerine yerleştirilmiş tencerede pişmekte olan aşı işâret ederek; "Pilav, pişmek üzere, işte orada, karnın doyuncaya kadar ye!" der. Pâdişâh; "İyi ama, ardımdaki ordu da aş ister." deyince; "İşte tencere orada, indir sen de ye askerlerin de yesin. Hepinize yeter inşâallah!" diye söyler. Sonra tarlasını sürmeye devâm eder.

Vehbi Tülek

Ali Onbaşi

Vehbi Tülek

Seydi Ahmed Paşa

Vehbi Tülek

Beni O Günlere Eriştirme

Vehbi Tülek

Cem Sultan Papanın elinde esir iken, bir sohbet sırasında Papa ona, kendi dininden ayrı bir memlekete niçin geldiğini sorunca teessüre kapılan Cem; "Maksadım başka bir memlekete iltica etmek değildi. Rumeli'ye geçebilmek için Rodoslulardan yol istedim. Muvafakatlarını alarak Rodos'a geldim. Fakat onlar söz ve yeminlerine sadakat göstermeyip beni yolumdan alıkoydular ve bana yedi yıldır hapis hayatı yaşattılar. Böylece layık oldukları nâmertliklerini gösterdiler. Şimdi ise sizin huzurunuzdayız. Artık Mısır'a gidip ailemle beraber olmaktan başka bir arzum yoktur." dedi.

Mum Donanmasi

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Ii. Adülhamid’in Verdiği Senet

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim’in Erlik Sözü

Vehbi Tülek

Biz Fetva Almadan Bir Şey Yapmayiz

Vehbi Tülek

Zafer Ve Seciye

Vehbi Tülek

İnebahti Deniz MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Osman Zeyla’î

Osman Zeyla'i hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerinin meşhûrlarındandır. Kızıldeniz'in Habeşistan sahilinde Zeyla kasabasında doğdu. Kâhire'ye gelip ders ve fetvâ verdi. 743 (m. 1343)'de Mısır'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kelime-i Şehâdet Söylemek Farzdır

Vehbi Tülek

Hasen ibn-i Ebi Hüreyre hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. Eshab-ı kiramın büyüklerinden Ebû Hüreyre'nin (radıyallahu anh) soyundan gelmektedir. Bağdat'ta yaşadı. Ebû İshak Mervezi'nin derslerine devam ederek Şafii fıkhında söz sahibi oldu. Dârekutni, Hâkim Nişâbûri ve Taberi gibi meş­hur âlimler onun talebelerindendir. İbn-i Ebi Hüreyre 345 (m. 956)'da Bağdat'ta vefat etti. Buyurdu ki:

Abdülkadir Necib Efendi

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Muhammed Huccetullah

Vehbi Tülek

Muhammed Huccetullah, (Muhammed Nakşibend) Hindistan'da yaşıyan evliyânın en büyüklerindendir. Urvet-ül-vüskâ Muhammed Ma'sûm hazretlerinin oğlu, yani İmâm-ı Rabbani Müceddid-i elf-i sâni Ahmed Fârûki Serhendi hazretlerinin torunudur. 1034 (m. 1624) senesinde dedesinin vefât ettiği yıl doğdu...

Erzincanlı Mustafa Hilmi Efendi

Vehbi Tülek

Ebû Ca'fer Nesefî

Vehbi Tülek

Çatalcalı Ali Efendi

Vehbi Tülek

Dünyâdan Çıkmadan Önce, Sevgisini Kalbinden Çıkar!

Vehbi Tülek

Şeyh Tâc Nakşibendî

Vehbi Tülek

O’nun Mübârek Zâtını Kalbinde Hazır Et

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Salavat-ı Şerifin Bereketi

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Devr-i Saadet'te bir Yahûdi, bir Müslüman'a iftira ederek Peygamber Efendimiz'e (sallallahü aleyhi ve sellem) şikâyette bulundu:
-Bu adam benim devemi çaldı. Bu deve benimdir, işte şahidlerim, diyerek iki de münâfıklardan yalancı şahid gösterdi.
Gerekli inceleme yapıldı, durum Müslüman'ın aleyhine tecelli ederek devenin Yahûdi'nin olduğuna hükmolundu ve deve Müslüman'dan alınarak Yahûdi'ye teslim edildi. Bununla kalsa iyi. Hırsızlık yaptığı için o Müslüman'ın ayrıca eli de kesilecekti. O sahabi ellerini açarak:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Gerçek Zehir

Helvaci Çocuk

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

İmanı Ona Kafidir

Cünnetü'l-esmâ

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek