Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.616.254

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kendin Için Istediğini, Insanlar Için De Iste!

Kemâlüddîn Kureşî hazretleri Şafiî fıkıh, usûl ve hadîs âlimidir. 582 (m. 1186) senesinde doğup, 652 (m. 1254) târihinde Haleb’de vefât etti. İlim tahsllinden sonra Nusaybin’de kadılık yaptı. Daha sonra Dımeşk’da hatîblik yaptı. Sultanların mektûplarını yazdı. Zamanının önde gelenlerinden idi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İstanbul’da Üç Gece

Birinci Dünya Savaşında yedek subay olarak askere alınan ve Kafkasya cephesinde savaşan Hüseyin Kadri bey, daha sonraları İkdam gazetesinde neşredilen hatıraların dan birinde, başından geçen şu hadiseyi nakleder:Kolordu kumandanı bir gün beni çağırdı ve gizli bir vazife için üç günlüğüne İstanbul'a göndereceğini söyledi. Bunu duyunca nasıl sevindiğimi anlatamam. Evden ayrılalı iki seneden fazla olmuştu. Validemi, hemşiremi ve uzun zamandır haber alamadığım nişanlımı görecektim. Trabzon'a kadar araba ile geldikten sonra buradan, İstanbul'a gidecek olan bir gemiye bindim. Nihayet bir gece vakti özlediğim memleketime kavuştum. Fakat, Galata rıhtımında karaya çıktığımda bana buraları bir değişik geldi. Evimiz Vefa'da idi. Hemen bir araba bulup eve geldim. Gittikçe artan bir heyecanla kapıyı çaldım. Ses yok... Acaba bu saatte nerede olabilirler? Bilhassa hizmetçimizin sokak kapısının önünde ki odada yattığını bildiğim için, kapının çalındığını duymamaları bana acaip geldi. Tekrar çaldım, yine ses yok.

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Sahibinin Kursaği

Vehbi Tülek

87 - Sultan Ii. Murad Ve Haci Bayram Veli

Vehbi Tülek

Bütün Osmanlı Padişahları çok dindardılar. İkinci Murad'da dedeleri gibi âlimlere pek saygılı idi. En kıymetli hocalardan ders almıştı. Çocukluğundan beri onlarla beraberdi. Onların her dediğini can kulağıyla dinler ve yapardı. Bu yüzden büyüyünce büyük bir padişah olmuştu. Kendisini ziyadesiyle seven tebaası, O'na Koca Murad demekten hoşlanırdı.

Haberi Duymadan Ahirete Gittiler

Vehbi Tülek

Kinali Kuzu

Vehbi Tülek

DÂmÂd İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Malkoçoğlu Ve Romanya’yi Fethi

Vehbi Tülek

54 - Taziya Muska

Vehbi Tülek

Barbaros’un İstanbul’a Gelişi

Vehbi Tülek

Aziziye Müdafaasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhammed Ubeydullah

Muhammed Ubeydullah Serhendi, İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin torunu ve İmâm-ı Muhammed Ma'sûm'un üçüncü oğludur. 1038 (m. 1628)'de Hindistan'da Serhend'de doğdu. Yüksek babasının teveccüh ve himmetleriyle yetişti, kısa zamanda zâhiri ve bâtıni olarak yükseldi. 1083 (m. 1672)'de vefât etti. Hazinet-ül-me'arif kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kalbi Temiz Olan Dine Uyar

Vehbi Tülek

Ali Sühreverdi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Fıkıh ilminin yanında, fen ilimlerinde de söz sahibi idi. 533 (m. 1139)'da Şam'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

İbrâhîm Halebî

Vehbi Tülek

Her Akıl Sahibinin Îmân Etmesi Lâzımdır.

Vehbi Tülek

İbnü’n-Nefis Sülemî hazretleri fıkıh ve hadîs âlimidir. 570 (m. 1174) senesinde Bağdad’da doğdu. 618 (m. 1221) senesinde Horasan’da şehîd oldu. Birçok hadîs âliminden hadîs-i şerîf dinledi. Hadîs-i şerîf öğrenmede çok gayret sarf etti. Bu ilimde yüksek derecelere kavuştu. Fıkıh ilminde de söz sahibi idi. Hanbelî mezhebinin fıkıh bilgilerini çok iyi bilirdi. Hılâf (mukayeseli hukuk) ilminde de âlim olup, edebiyat ilmine de vâkıf idi. Bir dersinde şunları anlattı:

Bü­yük Mu­ta­sav­vıf Ebû Mu­ham­med Cerîrî

Vehbi Tülek

Günâhları Küçük Görmekten Daha Zararlı Bir Şey Yoktur!

Vehbi Tülek

Hayber'de Ganimet Istemeyen Mücâhid

Vehbi Tülek

Tefsir âlimlerinden Abdüsselâm Bin Abdullah

Vehbi Tülek

Hacı Bayram-ı Velî

Vehbi Tülek

Seyyidleri Seven Kimse...

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Cünnetü'l-esmâ

Sarayda İftar

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek