Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.376.924

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ Câhili Dost Edinmez!

Nesefî Mevlâna Aziz hazretleri Maverâünnehir âlim ve evliyâsındandır. Nesef şehrinde doğdu. 1300 (H.700) yılından az önce vefât etti. Küçük yaşta ilim tahsîline başladı. Horasan'a ilim öğrenmek için giden Nesefî, büyük velî Sâdeddîn-i Hammûî'ye talebe olmakla şereflendi. Hocasından icâzet aldıktan sonra insanlara tâliplerine ilim öğretmeye başladı. Talebelerine buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ii. Bayezid Ve Baba Yusuf Sivrihisari

Sultan İkinci Bâyezid Han, Bâyezid Câmiini yaptırınca, bir Cumâ günü câminin açılışı için geldi ve Baba Yûsuf Sivrihisâri'yi de dâvet etti. Baba Yûsuf Sivrihisâri, namazdan sonra kürsüye çıkıp vâz etmeye başladı. Tesirli vâzıyla, Pâdişâh ve câmide bulunan cemâat ağlamaya başladı ve bu ağlama ile câmi inledi. Câminin açılışını seyretmek için gelip, dışarıda bekleyen üç hıristiyan, Baba Yûsuf hazretlerinin tesirli sözlerinden ve cemâatin topluca ağlamasından çok etkilenmişlerdi. Bu üç hıristiyan, müslüman olmaya karar verdiler. Hemen câmiye girip, Baba Yûsuf Sivrihisâri'nin huzûrunda müslüman oldular. Bu hâdiseyi gören Sultan İkinci Bâyezid Han, yaptırdığı Bâyezid Câmiinin ilk açılışında böyle bir hâdisenin vukû bulmasından dolayı çok sevindi. Sonra bunlara pek çok para ve mal hediye etti. Ayrıca vezirlerinin de vermelerini söyledi. Böylece müslüman olmakla şereflenen üç kişi, dünya ve âhiret saâdetine kavuştular.

Vehbi Tülek

Padişahın Gezinti Teklifi!

Vehbi Tülek

Üç Ahbab Çavuşlar

Vehbi Tülek

55 - Yildirim Bayezid'in Âlimlere Hürmeti

Vehbi Tülek

Yıldırım Bayezid Han'ın oğlu Musa Çelebi, çocukluğunda da çok zeki ve haşarı idi. Gönderildiği mektepte, arkadaşları ve bilhassa hocası, ondan çok çekiyorlardı. Bir gün hocası dayanamadı ve onu dövdü. Küçük Musa, akşam ağlayarak eve geldi ve babası Sultan Yıldırım Bayezid'e:-Sizin gibi bir sultanın oğlunun darb edilmesi layık mıdır? Dedi.Bunun üzerine Sultan Bayezid:-Demek bir Sultanın oğlunu dövdü, öyleyse yarın ben de mektebe geleyim de hocaya bunun hesabını sorayım, cevabını verdi. Oğlunu gönderdikten sonra mektebe gitti ve hocası ile görüşerek, icabeden talimatları verdi.

Verin Bana Şu Yilan Yavrusunu!”

Vehbi Tülek

Eğri Kalesinde Şehid Olan Evliya

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa’nin İstanbula Dönüşü

Vehbi Tülek

35 - Bu Mukaddes Vatan İçin Ölebiliriz

Vehbi Tülek

Osmanli Kadinlari Avrupada Hiç Taninmaz

Vehbi Tülek

İstanbul’un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Yunan Subayi Ve Pir Emir Sultan

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İlmiyle Amel Etmeyen Din Adamları!

Şems-üş-Şümûs Muhyiddîn hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1570 (H.978) senesinde Hindistan'ın Ahmedâbâd şehrinde doğdu. Zamânının meşhûr âlimlerinden ilim öğrendi. Allâme Cemâleddîn Muhammed ve birçok zattan tasavvuf yolunda hırka giydi. 1628 (H.1038) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kitap yazdı. “El-Minhâc ilâ Ma'rifeti'l-Mi’râc” isimli eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Satılan Malın Kusurunu Gizlemek Helal Değildir

Vehbi Tülek

Ahmed İbnü'l-Kass Taberi hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. İran'da Taberistan'da doğdu. Bağdad'a giderek Şafii mezhebinin ön­de gelen âlimlerinden fıkıh tahsil etti. Abbasi halifesi tarafından Tarsus'a kadı tayin edildi. 335'te (m. 946) orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Sünneti Hafif Görerek Terk Etmek Küfürdür!

Vehbi Tülek

İkiniz De Dilediğiniz Nimetlerden Yiyin

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah el-Bakkâl hazretleri fıkıh âlimidir. 588 (m. 1192) yılında vefat etti. Bir dersinde buyuruyor ki:

Budin Beylerbeyi Aslan Paşa

Vehbi Tülek

Resûlullah, Sabretmemi Vasiyet Buyurmuştu

Vehbi Tülek

Bakkalzâde İsmail Hakkı Efendi

Vehbi Tülek

Dört Imamı Taklîd Etmek Vâcibdir

Vehbi Tülek

Beni Nefsime Hâkim Kıl Allahım

Vehbi Tülek

Osmanlı Şeyhülislâmı Zenbilli Ali Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Korkma!

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Sarik Ve Sakal

Kum Ve Kaya

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek