Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.956.139

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Hastalığın Aslı Çok Yemektir!

Ahmed Hadramî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1565 (H.973)'te Yemen'in Hadramut bölgesindeki Terîm şehrinde vefât etti. Şeyh Abdurrahmân bin Ali gibi zâtlardan tasavvuf, fıkıh, hadîs ilimlerini öğrendi. Tasavvuf ilminde ileri derecelere kavuştu. Kâmil bir zât idi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kismetinde Olanin Kaşiğina Çikar

Fatih Sultan Mehmed'in sadrazamlarından Mahmut Paşa da, tarihimizde cömertliği ile ünlüydü. Mahmutpaşa Çarşısı, bu çarşının üstündeki zarif cami, ayrıca İstanbul'dan başka Ankara, Bursa, Edirne ve Sofya'daki birçok vakıf eser, onun adını günümüzde de yaşatmaktadır.Her vesile ile yoksullara yardım etmekten zevk alan Mahmut Paşa, Ramazan ayı geldiğinde kesenin ağzını büsbütün açardı. Ele konağında verdiği iftar ziyafetleri dillere destandı. Buradaki ziyafetin, başka zengin evlerinde rastlanmayan bir özelliği olduğu için... Onun sofrasında oruç açanlar, her akşam mutlaka ikram edilen nohutlu pilavın gelmesini dört gözle beklerlerdi. Dişlerine takılma ihtimali olan sert bir nesneyi yakalama ümidiyle... Çünki, Paşa, kazanlarda pilav pişirilirken, içine altınlar attırırdı. İşte bu olay, hâlâ herkesin bildiği ve kullandığı bir atasözümüzün doğmasına sebep oldu: "Kısmetinde olanın kaşığına çıkar."

Vehbi Tülek

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

Onlar Benim Kullarim Değildir

Vehbi Tülek

Sultan IV. Mehmed Han, Köprülü Mehmed Paşa'yı büyük yetkilerle iş başına getirdiği zaman Anadolu'nun durumu çok fena idi. İstanbul'daki Yeniçeri ve Sipahi ayaklanmalarına valilerin isyanları da katılmış, fermanlar dinlenmez olmuş, neticede Anadolu'da emniyet ve asayiş namına bir şey kalmamıştı. Halk köyleri boşaltıp kasaba ve şehirlere göç ediyordu. Padişahtan geniş yetkiler alarak işe başlayan Köprülü Mehmed Paşa Kapıkulu askerleri arasında isyana karışanları temizledi. Daha sonra Erdel kralının isyanı üzerine bizzat ordunun başında sefere çıktı. Bu arada sipahilerden bazıları kaçarak Halep valisi Abaza Hasan Paşanın yanına sığındılar.

Astaze

Vehbi Tülek

Kanuniyi Kabul Etmeyen Derviş

Vehbi Tülek

Bu Ne Müfsidane Teklifdir!

Vehbi Tülek

İlk Hristiyan Vezir

Vehbi Tülek

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

Müslümana Dünyada Rahat Yok

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kardeşleriniz Arasında Sulh Yapınız

Abdurrahmân bin Muhammed hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 978 (m. 1571)'de Şam'da doğdu. 1051 (m. 1641)'de Şam'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Peygamberlerin Evveli Âdem Aleyhisselâmdır

Vehbi Tülek

Kemâleddin Tiflisi hazretleri hadis ve Şafii fıkıh âlimidir. 602 (m. 1205)'de Gürcistan'da Tiflis'te doğdu. 672 (m. 1273)'de Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Semûd Kavmi Ve Salih Aleyhisselâm

Vehbi Tülek

Mübah Şeylere Kimse Mâni Olamaz

Vehbi Tülek

Halil Fevzi Efendi Osmanlı âlimlerinden olup Mecelle Cemiyeti âzasıdır. 1219 (m. 1805)'da Bulgaristan'da Filibe'de doğdu. Tahsilini Filibe'de tamamladıktan sonra İstanbul'a giderek müderrislik, Meclis-i İntihâb-ı Hükkâm reisli­ği, Mecelle Cemiyeti âzâlığı, Meclis-i Tedkikât-ı Şer'iyye âzâlığı yaptı. 1301'de (m. 1884) Tâif'te vefat etti. Hazırlanmasında emeği geçen Mecelle'den bazı maddeler:

Kuzey Afrika Fatihi Ukbe Bin Nafi

Vehbi Tülek

Allah Için Bir Şey Isteyene Veriniz

Vehbi Tülek

Allah'ın Sıfatlarını Doğru Bilmelidir

Vehbi Tülek

Ey Cemâat, Bu Zâtın Kıymetini Bilelim

Vehbi Tülek

Ârifler, Sevinçli Iken, Sıkıntı Hâlinden Daha Çok Korkar!

Vehbi Tülek

Kur'ânı Ezberlemek Istiyorum Efendim

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

İmanı Ona Kafidir

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek