Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.565.283
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
"Bir Mimar Sinan eseri olan Şehzadebaşı Cami'nin 1990'li yıllarda
devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat
muhendisi, caminin restorasyonu sırasında yaşadıkları bir olayı tv'de
şöyle anlatmıştı.
Venedikliler'le 14 Aralık 1502'de bir anlaşma imzalanır. Sultan Bâyezid Hân, haber alır ki, Venedikliler anlaşmayı bozarlar. İki kadırgamızı zaptedip Girit'e gönderirler. Eşkiyâlar bize âit Mora'da ortalığı kasıp kavururlar. İki levendimizi esir alırlar. Birisini satıp, diğerini işkence yaparak zindana atarlar. Venedik Dükü, sarayının bir duvarına Türkler aleyhinde bir resim yaptırır. Sultan, şu nâme-i hümâyûnu gönderir:"Haber aldım ki, 2 askerimi esir alıp birisini işkenceye yatırmışsın. Bu Nâme-i Hümâyûnum'u sana getiren Turhan oğlu Ömer Bey'in yanındaki kulum Ali'ye, vakit geçir meden sattığın levendimi nerede ise bulup teslim edesin! İşkence edilene ise 150 bin gü müş akçe tazminat ödiyesin! Ve de, sarayından bizim aleyhimizdeki ol tasviri söküp yaka sın ve küllerini kendisine teslim edesin! Yoksa, bilesin ki sonu senin için nice ve nasıl azaplarla dolu olacağını tahmin edemeyeceğin bir sefer açarım ki sefil-ü rezil olursun!"
Bekr bin Abdullah Müzeni hazretleri Tâbiinin meşhurlarındandır. Enes bin Mâlik, İbn-i Abbâs, İbn-i Ömer "radıyallahü anhüm" ve diğer Eshâb-ı kirâmın sohbetlerinde yetişti. Bunlardan hadis-i şerif rivâyet etti. İlminin çokluğundan dolayı kâdılık, hâkimlik makâmına getirilmek istendi. O zaman şöyle buyurdu: "Kendisinden başka ilâh olmayan Allahü teâlâya yemin ederim ki, ben hâkimlik işini yapamam. Eğer, bu sözüm doğru ise, sizin beni bu iş için görevlendirmeniz, uygun değildir. Eğer sözüm yalan ise, yalancı birisini bu vazifeye tâyin etmeniz doğru olmaz."
Nuaym bin Hammâd Mervezî hazretleri hadis hâfızı ve fıkıh âlimidir. 155’te (m. 772) Türkistan’da Merv’de doğdu. Abdullah bin Mübârek gibi büyük âlimlerden rivayette bulundu. Kendisinden Buhârî, Ebû Dâvûd, Tirmizî gibi âlimler hadis rivayet etti. 228’de (m. 843) vefat etti. Hulefâ-i Râşidînin yüce şânları ile ilgili naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Şemseddin Muhammed Cevceri hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 821 (m. 1418)'de Mısır'da, Cevcer'de doğdu 889 (m. 1484)'de vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:
Selâhaddin Uşâki'nin çocuğu olduktan bir süre sonra, hocası ve kayınpederi onu evden çıkararak; "Al hanımını evimden ayrıl! Bundan sonra kendi geçimini temin et." dedi. Selâhaddin Uşâki; "Peki hocam, başüstüne!" diyerek hanımı ve çocuğu ile berâber, hocasının evinden ayrıldı. Eğrikapı'dan, Fâtih Câmii civârında, Âşıkpaşa mevkiinde bulunan, Horhor çeşmesine doğru yürürken bir evin kenarında durakladı. Kış günüydü ve kar yağıyordu. Yolun karşı tarafında bulunan Tâhir Ağa onları görünce evine dâvet etmek için yanlarına birini gönderdi. Tâhir Ağa, Selâhaddin Uşâki'yi, evine götürdü. Ona; "Siz kimlerdensiniz? Kış gününde neden bu hâle düşüp sokak kenarında kimsesiz garibler gibi duruyorsunuz?" diye sordu.