Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.570.532

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Zamânın Insanlarının Söylediklerine Iyi Bak!

Hasan bin Ali Berbehârî hazretleri meşhur velîlerden ve Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 847 (H.233) senesinde doğdu. 940 (H. 329) senesinde vefât etti. Hasan bin Ali Berbehârî'nin çeşitli eserleri vardır. Bunlardan Şerh-i Kitâb-üs-Sünen adlı eseri çok kıymetlidir. Buyurdular ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sabetay Sevi Ve VÂnî Muhammed Efendi

Sultan Dördüncü Mehmed Han, Vâlide Turhan Sultan, vezirler ve âlimlerin açılışında hazır bulunduğu Yeni Câmideki ilk Cumâ vâzını yapan (1664) Vâni Mehmed Efendi, çeşitli beyannâmeler yayınlayarak Osmanlı Devletine karşı çıkan, bu beyannâmeleri bütün dünyâ Yahûdilerine göndermeye çalışan, kendisinin Mesih olduğunu iddiâ eden meşhur dönme Sabatay Sevi'nin yargılandığı yüksek divânda üye olarak bulundu. Sabatay Sevi kendisinin Mesih olmadığını ve yaptıklarını inkâr ve Müslüman olduğunu ilân etti. Mehmed Efendi ismini aldı. Onun Müslüman olmuş görünmesiyle ilgili olarak Vâni Mehmed Efendi; "Bu adamın Müslümanlığı kalbi hisler ve ihlâs ile kabul ettiğine kâni değilim. Fakat dinimiz şüpheyi reddeder ve kişinin imânı üzerinde hüküm ancak cenâb-ı Hakk'ındır. Bu itibârla ihlâsla Müslüman olmasını niyâzdan başka şey yapamam." dedi.

1682 yılında Sadrâzam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Viyana'daki Haçlı orduları karşısında bozguna uğradığında, Vâni Muhammed Efendi ordu şeyhiydi. Bunun için ordunun dönüşünde Bursa'da KestelKöyüne sürgün gönderildi. Kestel'de büyük bir câmi ve mektep yaptırdı. 1684'te Kestel'de vefât etti.Boğaziçindeki Vaniköy Câmiini de yaptırdı. Bu semt ismini Vâni Efendiden almıştır ve Vâniköy denmiştir.

Vehbi Tülek

Ben Ağlamayayim Da Kim Ağlasin

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Sahibinin Kursaği

Vehbi Tülek

Kılıcıyla bütün Bizans'ı titreten Osman Gazi, sulh zamanında insanlara ve hatta hayvanlara da çok merhametliydi. Üzerlerine, taşıyamayacakları kadar yük yükletilmiş at ve eşeklerin sahiplerine çıkışır, pazarlara satılmak için getirilmiş hindi ve tavukların baş aşağı taşınmalarına, hele aç bırakılmalarına çok kızardı.

Birgün bir Pazar yerini teftiş ederken, fakir bir köylünün önünde ki iki tavuğun kursağın yoklamış, bunları bomboş görünce adamı iyice azarlamıştı. Zavallı fakir köylü, gözlerine hücum eden yaşlara mani olamadı ve Osman Gazi'ye:"Tavukların kursağında yiyecek var mı yok mu diye yokladın amma, bir de onların sahibinin kursağını yoklasaydın olmaz mıydı? Bende var mı idi ki de onları doyurayım, meramım tavukları satıp biraz yiyecek almaktı" dedi.Bu sözlerden son derece üzülen Osman Gazi, köylünün tavuk larını değerinin çok üzerinde bir bedelle satın alarak, adama yardım etti.

Kibris’in Fethi

Vehbi Tülek

Sultan Iii. Mehmed Ve Karabaş Ali Efendi

Vehbi Tülek

107 - Koca Yusuf Paşa Ve Şebeş Zaferi

Vehbi Tülek

19 - Oruç Reis

Vehbi Tülek

33 - Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

Fatih Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İki Cihanda Aziz Olmak Için

Bozkırlı Mehmed Kudsi Efendi Osmanlı alim ve velilerinden olup Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin halifelerindendir. 1784 (H.1198) senesinde Konya'nın Bozkır kazâsının Aliçerçi köyünde doğdu. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin halifelerinden Ödemişli Hasan Efendiye talebe oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Seyyid Mahmud Çağırgan

Vehbi Tülek

Seyyid Mahmud Çağırgan hazretleri, Horasan'dan Anadolu'ya gelen velilerdendir. 1422-1518 yılları arasında yaşadı. Yavuz Sultan Selim Han, Trabzon vâliliği sırasında sık sık bu zatı ziyaret edip derslerine katılmış ve bu kıymetli veli için birçok yeri vakıf olarak bırakmıştır. Kabri, Giresun-Alucra'ya bağlı Boyluca köyündedir. Seyyid Mahmud hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce oğluna şu nasihatleri verdi:

Cemâlüddîn Yûsuf Erdebîlî

Vehbi Tülek

Ebû Amr Ve Hevazin Kabilesi

Vehbi Tülek

Hevazin Kabilesi, Müslümanların zafer rahatlığı içinde olduğu bir sırada 20 bin asker topladılar. Müslümanları hazırlıksız yakalamak istediler. Bunu duyan Peygamber efendimiz Mekke'de bir vekil bırakarak 12 bin kişilik ordusu ile Hevazin üzerine yürüdü. Hevazin ordusu, bir boğazda ani baskın yaptıkları İslâm ordusunu sıkıştırdı. Bu beklenmedik saldırı müminleri şaşırttı. Mekke'nin fethi gibi büyük bir zaferin verdiği rahatlık, işi gevşek tutmalarına sebep oldu. Hazreti Halid bin Velid'in kumandasındaki birliğin bozulması da, morallerini iyice bozdu. Bu şaşkınlıkla gelen bozgun karşısında İslâm Ordusu dağılmaya başladı. Ancak Peygamber efendimiz sahabilerine seslenerek etrafında toplanmalarını istedi. Düşmanın üzerine hücum edip askerin moralini düzeltti. Savaşta da en üstün kendisinin olduğunu gösterdi. Bozulan İslâm askerleri yeni bir hamleyle düşmanı hezimete uğrattı. Hevazin Ordusu bütün varlığını savaş meydanında bırakarak kaçtı. Müslümanların kovalaması ile iyice perişan oldular.

Her Günah Işledikçe Tövbe Et

Vehbi Tülek

Kötü âlimler Için Acı Azaplar Var!

Vehbi Tülek

Namaz, Ihlâsla Kılınırsa Çok Kıymetli Olur

Vehbi Tülek

Şükre Sebep Olan Dünyâlık Insana Zarar Vermez!

Vehbi Tülek

Fenai Ali Efendi

Vehbi Tülek

Anadolu Velîlerinden İbrahim Hayranî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Allah’a Firar Et

Padişah Ve At

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Bunlar Şarapti

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek