Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.756.645

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Sıkıntıda Kalırsan Bizden Yardım Iste!

Abdurrahmân es-Sekkâf hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1338 (H.739) senesinde Arabistan’ın güneyindeki Hadramût’un Terîm şehrinde doğdu. 1416 (H.819) senesinde Terîm'de vefât etti. Zamânının büyük âlimlerinden çeşitli ilimleri tahsîl etti. Ârif-i billah Müzâhim Ahmed gibi zâtlardan tasavvuf ilmini öğrendi. Zamânının büyük âlim ve evliyâları arasına girdi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Böyle Soruya Böyle Cevap

Avrupalıların 'Muhteşem Süleyman' lakabıyla andıkları Kânuni Sultan Süleyman Hân, 'Muhibbi' mahlası ile çok güzel şiirler yazmıştır. Şiirlerinden bir kısmı toplandı.Bir gün, saray bahçesindeki ağaçların karıncalar tarafından istilâ edildiğini görüp, karıncaların öldürülmesi hususunda, zamânın Şeyhülislâmı Zenbilli Ali Efendi'den fetvâ istedi. Suâli şiir şeklinde olup, şöyleydi:

Dırahtı (ağacı) sarmış olsa karınca, / Zarar var mı karıncayı kırınca.

'Zenbilli Ali Efendi de, bu zarif suâle yine şiirle cevap verip, suâl kâğıdının altına şu beyti yazdı:
'Yarın divânına Hakkın varınca, / Süleyman'dan alır hakkın karınca.

Vehbi Tülek

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

43 - Sakin Yemeyiniz, O Et Zehirlidir

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’in Hal’i

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhanid Han'ı hal' için saraya gelen Hâl heyeti karşısında sultanın vakur ve soğukkanlı tutumunu hadisenin canlı şahidi kızı Ayşe Sultandan dinleyelim: 'Cevat Bey içeri girerek Milli Meclis'ten heyet geldiğini haber verdi. Babam 'Buyursunlar' dedi. Başkâtip önde olarak gelen heyet içeri girdi. Dört kişi idiler. Babamın karşısına sıra ile durup kısa birer selâm verdiler. Babam mukabele etti. Gelenler Arnavut Esat Toptani, Laz Arif Hikmet Paşa, Ermeni Aram Efendi ve Yahudi Karaso Efendi idi. Başta duran Esat Toptani yekten, -Millet seni azletti, dedi. Babam metin ve gür bir sesle, -Zannedersem hâl'etti demek istiyorsunuz. Pek âlâ!. Buna gösterilen sebep nedir, diye cevap verdi.

Ülkemde Bu Adama CevÂb Verecek Bir Âlim Yok Mu?

Vehbi Tülek

Git HünkÂrdan Ferman Getir...

Vehbi Tülek

LÂ İlÂhe İllallah

Vehbi Tülek

Hadim Sinan Paşa Ve Yavuz

Vehbi Tülek

Şehzade Iii. Selim’in Kur’ani Kerim Hatmi İçin Tertib Edilen Merasim

Vehbi Tülek

Bu Fakir Cellad Olmak İçin Gelmedik

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Pîr Ali Efendi

Pir Ali Efendi, büyük âlim ve veli İmâm-ı Birgivi hazretlerinin babasıdır. Kabri Balıkesir'dedir. On altıncı yüzyılda yaşadı. Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

ebû Meysere Amr Bin Şurahbil

Vehbi Tülek

mr bin Şurahbil eş-Şa'bi, Tâbiin devri âlim ve evliyâsındandır. İsmi Amr bin Şurahbil, künyesi "Ebû Meysere"dir. Hemedân'da doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 683 (H.63) senesi Kûfe'de vefât etti...

Mahrûk Efendi

Vehbi Tülek

Baharatçı Velî berbehârî

Vehbi Tülek

Berbehâri hazretleri, kerâmet sâhibi evliyâ zâtlardan ve Hanbeli mezhebinin meşhûr fıkıh âlimlerindendir. Tam ismi, "Hasan bin Ali Berbehâri", künyesi, "Ebû Muhammed"dir. 847 (H.233) senesinde doğdu. 940 (H. 329)'da vefât etti. Hanbeli mezhebinde zamânının en meşhûr fıkıh âlimi idi. Berbehâr, Hindistan'da yetişen bir baharatın ismidir. O zaman bunu getirtenlere "Berbehâri" denilmiştir. Bu işle uğraştığı için Hasan bin Ali'ye de bu lakab verilmiştir. Bugün bu işle iştigal edenlere "baharatçı" denilmektedir.

Ömer Naimi Efendi

Vehbi Tülek

Hadis âlimi Yezid-i Rekkaşi

Vehbi Tülek

Sadaka En Sevilen Maldan Verilmeli

Vehbi Tülek

Ölü, Cuma Günü Kendini Ziyâret Edenleri Bilir!

Vehbi Tülek

En Şerefli Söz, Allahü Teâlâyı Anmaktır

Vehbi Tülek

Armağanî Mehmet Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Padişah Ve At

Firkateyne Bininiz

Allah Haramdan Kaçani Korur

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek