Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.307.153

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâ Keder, âhiret Ise Mükâfat Yeridir

Âmir bin Abdullah hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. 674 (H.55) senesinde Kudüs'te vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan hazret-i Ömer'i, hazret-i Osman'ı ve Abdullah bin Mes'ûd (radıyallahü anhüm) gibi büyükleri gördü. Hazret-i Ömer'den ve Selmân-ı Fârisî'den (radıyallahü anhümâ) hadîs-i şerîf rivâyet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Çanakkale savaşlarına katılan bir Fransız Generalinden, memleketine döndüğünde savaş hatıralarını anlatmasını istediler. General söze; "Fransızlar böyle mert bir milletle savaştıkları için daima iftihar edebilirler!.." cümlesiyle başlaması üzerine bir gazetecinin; "Neden iftihar edebilirmişiz?" sorusuna General, dünya savaş ve insanlık tarihine altın harflerle yazılacak bir menkıbeyle cevap verdi:

Vehbi Tülek

Yenişehirli Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Cezayirli Gazi Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Mâlum Sultan Abdülhamid Han, hal'inden sonra Selânik'teki Alatini köşküne hapsedildi. Bir gün Alatini Köşkü muhafız kumandanı kolağası Rasim Celaleddin Bey, sultan Abdülhamid Han'la konuşmak için izin isteyerek huzûruna gelip:

-'Zât-ı hümâyûnunuzu rahatsız ettim. beni mâzur görünüz dört düvelle harp hâlinde olduğumuzu söylemem gerekiyor.' deyince Sultan hayretle:

-'Dört düvelle mi?.. Kim bunlar Rasim Bey? Hemen Allah ordu-yı hümayuna nusret, kuvvet versin, inşaallah zafer bizimdir?' diye sordu. asim Bey başını yere eğmiş, ağlayacak gibi konuşuyordu:

"Yunanistan, Bulgaristan, Karadağ ve Sırbistan'la hâkanım ve maalesef yenilmek üzereyiz.' Sultan:

"Dört düvel birleşir de haberimiz olmaz mı Rasim Bey? Bu nasıl bir gaflettir! Bu devletler birleşemezler ki!..Aralarında kilise kavgası var... Yıllar yılı süren Makedonya boğuşmasını hatırlamıyor musunuz?..' diye sordu.

İlyas Reis

Vehbi Tülek

Çapanoğlu Gibi Arkan Var

Vehbi Tülek

Avrupa'daki Osmanli Korkusu

Vehbi Tülek

Osmanli Devleti Ve Endülüs

Vehbi Tülek

Batililari Utandiran Manzara

Vehbi Tülek

Peki Yikilmasin

Vehbi Tülek

Rahmetli Pederim Baytar İdi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sivasî Abdülmecîd Efendi

Sivasi Abdülmecid Efendi, Şemseddin Sivâsi (Kara Şems) hazretlerinin kardeşi Şeyh Muharrem Efendinin oğludur. 1563 (H.971) senesinde Tokat'ın Zile ilçesinde doğdu. 1639 (H.1049) senesinde İstanbul'da vefât etti. Kabri Eyüb Nişancası'ndaki evinin bahçesindedir. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kızgınlık, Öfke Îmanı Bozar

Vehbi Tülek

Muvaffakuddin bin Abdülaziz İskenderâni hazretleri kıraat, fıkıh ve tefsir âlimidir. 550'de (m. 1155) İskenderiye'de doğdu. Burada birçok âlimden kıraat, tefsir, Mâliki fıkhı tahsil etti ve İskenderiye'nin önde gelen âlimlerinden biri oldu. 629'da (m. 1232) orada vefat etti. Bu mübarek zat, derslerinde şöyle anlattı:

Sadeddîn Cebâvî

Vehbi Tülek

İmran Bin Husayn (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

İmran bin Husayn hazretleri, Eshab-ı kiramdandır. Huzaa kabilesinden olup, Hayber Gazasında, kız ve erkek kardeşi ile birlikte Müslüman olmuştur. Babasından evvel iman etmiştir. Babası Husayn, Peygamber Efendimizin yanına gelince, uygunsuz davranacağını sandığı için ayağa kalkmadı. Peygamber Efendimizin dâvetini kabul edip şehadet kelimesini getirmesi üzerine, yerinden kalkıp babasının elini ayağını öptü. Sırf Allah rızasını gözeterek yapılan bu hareket karşısında Peygamber Efendimizin ağladığı da nakledilmektedir...

Abdülkâdir Şeyhî Efendi

Vehbi Tülek

Çocukların Hâmisi Alâeddîn Âbizî

Vehbi Tülek

Fethullah Evdehî Hazretleri

Vehbi Tülek

Ahmed Harrâr Hazretleri

Vehbi Tülek

Haram Olan Şey, Her Hâlükârda Haramdır

Vehbi Tülek

“üç Üstâdım Imansız Gitti!”

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Her Şeyi Göze Almıştı!

Her Şeyi Göze Almıştı!

Müslümanlara sıkıntı veren Yahudi Ebû Râfi'ye haddini bildirmek için onun kalesine giren Hz. Abdullah bin Atik, bundan sonrasını kendisi şöyle anlatır:

İçeri girince, ahıra girip saklandım. Saklandığım yerden kapıcıyı tâkip ettim. Kapıyı kilitledi, anahtarları direğe asıp gitti. Anahtarları alıp, her tarafı dolaştım. Birçok kapıdan geçtim. Her kapıyı açtıkça, kapıyı iç tarafından sürgülüyordum. Bunu, eğer Ebû Râfi'nin adamları beni fark ederlerse, adamı öldürünceye kadar, bana yeteri kadar zaman kazandırsın, diye yapıyordum. Bu suretle Ebû Râfi'nin yattığı odaya kadar vardım.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

"encümen-i Bîzebân"

Sarayda İftar

Allah'ın Emaneti

Hayat Kurtaran Yalan

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek