İnsanın Kemâli, Fâni Olduğunu Anlamasıdır
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.652.704
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
93 Harbinin aşladığı sırada 1. Kolordu başkatibi Hikmet Bey, şöyle bir hatırasını nakleder:"Gazi Osman Paşa Vidin'de iken, İstanbul'dan, Ruslara harp ilan edildiğini bildiren telgraf geldi. Cennetmekan Sultan II. Abdülhamid Han'ın gönderdiği bu telgrafı büyük bir hürmetle alan Paşa, Sırbistan'da nice galibiyetler kazanan ordusunun bütün kumandan ve subaylarını bir meydana topladı. Telgraf-ı Şahaneyi büyük bir şevk ve hürmetle okuduktan sonra açıklayıcı mahiyette bir konuşma yaptı. Bunları son derece heyecanla takip eden neferlerden 4 yiğit, son derece edeple ortaya çıkıp selam durduktan sonra içlerinden biri bütün arkadaşlarına vekaleten, Gazi Osman Paşaya, din ve vatan için canlarını vermeye hazır olduklarını bildirdiler.
Lehliler, sınır olaylarını önlemek ve bir barış yapmak ümidi ile İstanbul'a bir elçi gönderdiler. Halbuki o tarihlerde Osmanlılar, Lehistan üzerine bir sefere karar vermişlerdi. Onun için padişah elçiye:-Barıştan ve ittifaktan değil, harpten ve seferden bahsetmelisiniz. Lehistan kralı vergi vermeye muvafakat, Dniestr istihkamlarını tahrip ve kazakları imha etmedikçe onunla bizim aramızda dostluk olamaz. Dedi.
Seyyid Hasan Berzenci hazretleri, Kuzey Irak'ta yetişen evliyâdandır. Seyyid olup soyu Peygamber efendimize ulaşır. 1677 (H.1088) târihinde Nûdi köyünde doğdu. 1743 (H.1156) târihinde Gelezer'de vefât etti.
Muhammed Hâdimi hazretleri Osmanlı İslam âlimlerinin meşhurlarındandır. 1701 (H.1113) senesinde Konya'nın Hâdim kasabasında doğdu. İlk tahsilini babasından gördü. Konya'da Karatay Medresesinde ilim öğrendikten sonra İstanbul'a gitti. Meşhûr âlimlerden Kazâbâdi Ahmed Efendiden ilim öğrenerek icâzet aldı. Hâdim'e dönerek Hâdim Medresesinde ders verdi. Kısa zamanda nâmı İstanbul'a kadar varan Muhammed Hâdimi hazretleri, önce Pâdişâh Üçüncü Ahmed Han, sonra da Birinci Mahmûd Han tarafından İstanbul'a dâvet edildi. Pekçok kitap yazdı. Bu eserlerden, İmâm-ı Birgivi hazretlerinin Tarikat-ı Muhammediye isimli kitâbına yaptığı şerhi çok kıymetlidir. Bu şerhe Berika ismini vermiştir. Bu mübarek zat, 1762 (H.1176) senesinde Hâdim'de vefat etti...
Ahmed Hurfi hazretleri kırâat âlimlerindendir. Mardin'e bağlı Nusaybin'in köylerinden Hurfe'de doğdu. Hadis ve diğer ilimlerde çok yükseldi. Cizre'ye giderek talebe yetiştirdi. Daha sonra Nusaybin'e döndü. 664 (m. 1266)'da vefât etti. Zekât vermenin fazileti hakkında buyuruyor ki:
Abbasi halifelerinin beþincisi Harun Reþid, sarayının bahçesindeki bir gül fidanını çok beðenir. Yapraðı, kokusu, görünüþüyle dikkatini çeken gülü özel bakıma alması için bahçıvana emir verir.
Bahçıvan üzerine titremeye baþlar gülün. Ne var ki, sakınan göze çöp batar derler ya. Aynen öyle olur. Bir sabah bahçıvan gelip bakar ki, gülün dalına konan bir bülbül, ne kadar yaprak varsa hepsini gagalayarak yere düþürmüþ. Tek yaprak bırakmamıþ gülün baþında... Korku içinde koþar halifeye:
- Sultanım der, üzerine titrediðimiz gülün yapraklarını bir bülbül gagalayarak yere dökmüþ, tek yaprak bırakmamıþ gülün baþında... Harun Reþid, telaþ etmeden cevap verir:
- Üzülme efendi üzülme, der. Bülbülün yaptıðı yanına kalmaz!.