Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.279.417

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Cennet Iyilere Cehennem Ise Günâhkârlaradır

Seyyid Radiyüddîn Nâtikî hazretleri büyük velîlerdendir. Nesebi, Peygamber Efendimize dayanır. Horasan civârında Uçyar köyünde doğdu. Doğum târihi belli değildir. İlim tahsîli için Tebriz'e gitti. Zamânın âlimlerinden ilim öğrendi, tahsîlini tamamladıktan sonra Herat'a kâdı tâyin edildi. 1378 (H.780) senesinde Horasan'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yildirim Bayezid Ve İhtiyar Kadin

Sultan Yıldırım Bâyezid Han, Niğbolu zaferinden sonra kazanılan ganimetler ile müslümanların ibâdet etmeleri için, Bursa'nın güzide bir yerinde câmi yaptırmak istedi. Bu durumdan vezirini de haberdar etti. Bugünkü Ulu Câminin yeri uygun görüldü ve arsa sâhip leri ne mülklerinin bedelleri verildi. Herkes gönül rızâsıyla arsalarını verdiler. Fakat câminin inşâ edileceği yerde bir ihtiyar kadıncağızın evi vardı. Bu hanım; "Ben evimi satmam." diye inâd etti. Ona; "Bize bu ev mutlaka lâzım." denildi ise de, hiçbir kimsenin, sözünü dinlemedi. Sultan Yıldırım Bâyezid Han da o kadının yanına gidip, durumu anlattı. Fakat, kadını fikrinden döndüremedi. Sonra Sultan, divânı toplayarak bu husûsu görüştü.

Vehbi Tülek

Devlet Yikildiktan Sonra

Vehbi Tülek

Cezayirli Gazi Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Unutulmaz Bir İftar Çilesi

Vehbi Tülek

İlmiye sınıfından Şemseddin Efendi o akşamüzeri köşe penceresinin önünde oturmuş iftar saatinin gelmesini bekliyordu. Birden Rumeli Kazaskeri'nin at üzerinde ve çevresinde adamları olduğu halde sokak başında belirdiğini gördü. Allah Allah, bu civarda kimin konağına gidiyordu bunlar?Şemseddin Efendi pencereye yapışmış ve gözlerini daha da açmış bakarken, şaşkınlı ğı iyice arttı. Çünkü, kafile onun evinin önünde durdu ve kapı tokmağı vurulmaya başladı. Apar topar fırlayan ve önce hareme dalan efendi, "Aman hanım! Rumeli Kazaskeri teşrif buyurdular. Ona göre sofrayı hazırlat!" dedikten sonra merdiven başında gelenleri karşıladı. Ama o da ne! Daha misafirler yerine oturmamıştı ki, Anadolu Kazaskerinin maiyeti ile birlikte çıkageldiği haber verilmez mi?

Koca Seyid

Vehbi Tülek

Beykoz, Tokat Bahçesi

Vehbi Tülek

Bir Kâse Yoğurt

Vehbi Tülek

Hakani Mehmed Bey’in Ricasi

Vehbi Tülek

Savaş İçin Planiniz Var Mi?

Vehbi Tülek

Yüzbaşi Şevket

Vehbi Tülek

Orhan GÂzi Ve AlÂeddîn Esved

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sen Benden, Duâ Istemeyecek Misin?

Tâcüddinzade Abdülvehhâb Efendi Osmanlı âlimlerindendir. "Molla Abdülvehhâb" diye tanınır. 950 (m. 1543)'de doğdu. 1014 (m. 1605)'de İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Ebû Yâkûb Nehrecûrî

Vehbi Tülek

Evliyanın büyüklerinden olan Ebû Yâkûb Nehrecûri hazretleri, Hicaz'a yerleşmiş ve uzun seneler Harem-i şerife komşu olarak yaşamıştır. Cüneyd-i Bağdâdi, Yâkûb es-Sûsi ve Amr bin Osman el-Mekki gibi büyük zâtlarla görüşüp, sohbet etmiştir.
Ebû Yâkûb Nehrecûri, fazilet sâhibi bir zâttı. Tasavvufun yüksek makamlarına kavuştu. Lütfu ve ikrâmı bol, edebi pek çoktu. Arkadaşları kendisini çok severdi. Yüzünde herkesin fark ettiği bir nûrânilik vardı. Çok ibâdet ederdi. Gönlü bir gün bile rahat olmamıştı. Nitekim; "Ey Yâkûb! Sen kulsun. Kul rahat olmaz" diye bir ses işitti.

Eshâbıma Dil Uzatmayınız

Vehbi Tülek

Mustafa Kuddûsî Efendi

Vehbi Tülek

Mustafa Kuddûsi Efendi, Zile evliyâsındandır. 1820 yılında Zile'de doğdu. 1855 yılında vefât etti. Kabri Zile'nin Kislik Mahallesinde bulunan Müftüzâde Dergâhının karşısındaki bahçededir.
Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Kur’ân-ı Kerîmi Tecvîde Uyarak Okumak

Vehbi Tülek

Kadızade Hacı Salih Efendi

Vehbi Tülek

Allah Indinde En Makbul Amel

Vehbi Tülek

Sabırla, Bütün Işler Yolunda Gider

Vehbi Tülek

Kabirdekiler Birbirlerini Ziyaret Ederler

Vehbi Tülek

Ebû Sa'd Bağdadî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Latif Bir Şikayet

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

SelÂmetle Gidip Gel

Yirmi Saniyede

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek