Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.669.717

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kimseye Faydası Olmayan Cansız Bir Madde Gibidir!

Muhammed bin Abdülhâlık Dîneverî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Medîne-i münevvere ve Şam arasında Vâdi-i Kurâ'da ikâmet etti. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Dînever şehrinde vefât etti. Zamânındaki bâzı âlim ve evliyâ ile görüşüp mânevî ilimlerde yüksek dereceye ulaştı. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Devlet İçinde Devlet Ya Da Düyun-u Umumiye

Osmanlı devletinde ilk dış borç, 1854 Kırım Savaşından sonra alındı. Osmanlı Devleti, Sultan İkinci Abdülhamid Han zamânına geldiğinde, ağır dış borçlar altında ezilme mevkindeydi. Akıllı tedbirlerle belli bir zaman içerisinde bu borçlar ödenebilirdi. Lâkin 93 Harbi (1877-78) hezimeti, devleti iflâsın eşiğine getirdi. Devlet, en verimli topraklarını kaybetti. Akın akın gelen göçmenlerin sayısı bir milyona ulaştı. Bu kadar göçmeni bir yıl içinde rahata kavuşturmak çok zordu. Bu arada, Rusya'ya ağır tazminât ödeme mecbûriyetiyle karşı karşıya kalındı. Rusya Ağrı kendilerine bırakıldığı takdirde, tazminât hakkından vazgeçebileceğini teklif etti ise de, Sultan Abdülhamid Han bu teklifi kesinlikle reddetti. Eğer Sultan Abdülhamid Han Ayastefanos Antlaşmasındaki tazminâtı Berlin Muâhedesi ile düşürmemiş olsaydı, devlet daha o sırada batabilirdi. Ordunun durumu ise perişan bir vaziyetteydi. Emperyalist Avrupa devletleri yıllardır peşinde koştukları emellerine ulaşmak üzereydi. Onlar dış baskıların çemberi içerisinde sıkışan imparatorluğu borç bataklığı içinde boğmak istiyorlardı. İşte İkinci Abdülhamid Hanın devraldığı mâli durum bu idi.

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Hazin Göç

Vehbi Tülek

10 - Bir Daha Gelmemize Hacet Kalmaz

Vehbi Tülek

Bir gün cihân pâdişâhı Sultan Mehmed bin Sultan İbrâhim Hanın çuhadarlarından Kara Mehmed isminde birinin dizlerine sızı inip, kötürüm oldu. Pâdişâh, hekim başısı Sâlim Efendiye;

"Şu çuhadarımız iyi olmalıdır." diye tenbih etti. Sâlim Efendi bu ferman üzerine çuhadar efendi ye çeşitli ilaçlar tatbik etti ise de fayda vermedi. Saray hekimleri ve şehirdeki diğer tabibler ona faydalı ilaç bulamadılar. Pâdişâh bir gün çuhadarının yattığı odayı teşrif ettiler, hâlini sordular ve;

Kurşun Yarasi

Vehbi Tülek

Ruh Ve Ceset

Vehbi Tülek

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Bir KurÂn-i Kerim, Bir SelÂm-i Şahane Ve Hilafetin Gücü

Vehbi Tülek

Türklerde Namus

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Silah Kullanma Sanati

Vehbi Tülek

Surre Alayi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ahmed Berkânî

Ahmed Berkâni hazretleri hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 336'da (948) Türkistan'da Hârezm'e bağlı Berkan kasabasında doğdu. Medrese tahsilinden sonra Bağdat'a yerleşti ve burada hadis dersleri vermeye başladı. 425 (m. 1034) vefat etti. Naklettiği bazı hadis-i şerifler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İyi Anlamalıdır Ki, Ilim Üstâddan Öğrenilir

Vehbi Tülek

Mevlânâ Abdülulâ hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Hindistan’da Delhi'de doğdu. 1928 (H. 1347)'de aynı yerde vefât etti. İlk tahsilinden sonra Kâsım Nânûtevî'den ilim öğrendi. Mevlânâ Ahmed Ali Sehârenpûrî'den de hadîs-i şerîf okudu. Tahsilini tamamladıktan sonra Delhi Hüseyinbahş Medresesinde müderrisliğe başladı. Mevlânâ Abdülulâ hazretleri zamânında Hicaz'da Vehhâbîler, kabirleri yıkıp, Müslüman âlemi rencide etmişlerdi. Bunun üzerine Medârik-i Işk adlı eserini yazarak, İbn-i Teymiyye ve onun yolunda gidenlere cevap verdi. Bu kitabında şöyle nakleder:

Kitaptan Ve Sünnetten Ancak Müctehid Anlar

Vehbi Tülek

Câfer-i Sâdık Hazretleri

Vehbi Tülek

Câfer-i Sâdık hazretleri, "Oniki İmâm"ın altıncısı ve Hazret-i Ali'nin torunlarındandır. Tâbiin devrinin yükseklerinden ve evliyânın büyüklerinden olup, tasavvufta büyük rehberlerden olan ve kendilerine "Silsile-i aliyye" denilen Nakşibendiyye yolu âlimlerinin dördüncüsüdür.
Bu mübarek zata bir gün; "Allahü teâlâ, fâizi niçin haram kılmıştır?" diye sordular. Buyurdu ki: "İnsanların birbirine iyilik yapmaları, ihsânda bulunmaları için, Allahü teâlâ onu haram etti. Fâiz haram olmasaydı, birbirine karşılıksız iyilik yapan kalmazdı. Yapılan her iyiliğin karşılığı olarak dünyâda menfaat bekleyen çok olurdu."

İnsanı Dalâletten âlimler Kurtarır.

Vehbi Tülek

Korku Ve Ümit, Nefsi Bağlayan Iki Yulardır!

Vehbi Tülek

Kelam âlimlerinden Abdullah Ibn-i Hafîf

Vehbi Tülek

Talebe, Bütün Varlığı Ile Hocasına Bağlanmalıdır

Vehbi Tülek

Tesbih Söylemek, Tövbenin Anahtarıdır

Vehbi Tülek

İftihârüddin Tâhir Buharî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir


Ma'rûf-ı Kerhi Hazretlerinin bir dayısı şehrin vâlisi idi. Vâli, bir gün şehrin kenar mahallelerini dolaşıyordu. Ma'rûf'u bir kenarda oturmuş ekmek yerken gördü. Önünde de bir köpek vardı. Bir lokma kendi yiyor, bir lokma da köpeğin ağzına veriyordu.
Dayısı,
- Köpekle birlikte yemeğe utanmıyor musun dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek