Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.545.381

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Işin Intizamı Doğruluk Iledir

Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Valide Suyu

Sultan II. Osman zamanı. İstanbul'da Hacı Mehmed Efendi isminde bir tüccar vardı. Günün birinde, dinine bağlı bir hanım ile evlenmek istedi. Fakat alacağı hanımın şu üç şartı kabul etmesini istiyordu:1-Sırtına giydiği siyah örtü, öldükten sonra tabutunun üstüne örtülecek2-Beş vakit namazını zamanında eda edecek, velev ki ben yemeksiz kalayım3-Cenâb-ı Hak evlat verir de ölürse, üzerindeki gelinlik ile benim önüme gelecek ve müjdeleyecekBu şartlarla talip olduğu birinci hanım, ilk ikisini kabul etti ve üçüncüsünü kabul etmedi. İkinci olarak istediği hanım da ilk iki şartı kabul etmedi. Nihayet üçüncü olarak is temeye gittiği hanım, bu şartların üçünü de kabul etti ve Mehmed efendi onunla evlendi.

Vehbi Tülek

İskender Paşa

Vehbi Tülek

Tuğ O Kadar Ucuz Değil

Vehbi Tülek

Yanliş Gelen Telgraf

Vehbi Tülek

Süleyman Nazif Bağdat Valisi'dir. Bir gün III. Ordu Kumandanı Hafız İsmail Hakkı Paşa'dan bir telgraf alır. Telgrafı okuyunca birden rengi atar. Şaşkınlığından kolları iki yana yığılır kalır. Etrafındakiler telaşlanıp çok kötü bir haber olduğunu sanırlar. O sırada Nazif gayet alaycı bir şekilde mırıldanır:-Acayip, böyle emir olur mu?Telgrafta şu cümleler yazılıdır: "Onbin okka şeker ile bin okka çayın yirmidört saat içinde tedarik edilerek sevki..."Süleyman Nazif hemen bir kağıt ve hokka ister. Bir cümle de o yazar ve telgrafı getiren zata uzatır:-Götür bunu hemen Paşa'ya tellesinler.Cevabi telgrafta şunlar yazılıdır: "Çin İmparatoruna yazmış olduğunuz telgrafın yanlışlıkla vilayetimize gelmiş olduğu ma'ruzdur

Artik Göç Vakti Geldi

Vehbi Tülek

Osmanli'yi 45 Yil Beklemiş

Vehbi Tülek

74 - Böyle Vaaz Dinlemedik

Vehbi Tülek

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

Vehbi Tülek

Savaşin Zorluklarina Katlanmadan Zafere Ulaşilamaz

Vehbi Tülek

6 - Turgut Reis'in Esaret Yillari

Vehbi Tülek

Bağdad’in Fethi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İslâm Adâletine Hayran Kalan Hristiyanlar

Hayâli Çelebi evliyânın meşhurlarındandır. Meşhûr veli İbrâhim Gülşeni hazretlerinin oğlu ve halifesidir. 1485 (H.890) senesinde Tebriz'de doğdu. Babasının terbiye ve sohbetlerinde yetişti. İcazet alarak dört halifesinden biri oldu. Babasının vefatından sonra Hacca gitti, dönüşte Mısır'a yerleşti. 1569 (H.977) senesinde Mısır'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İctihâd Yapabilmek Için Derin âlim​ Olmalıdır

Vehbi Tülek

Muhammed Berrüvî hazretleri Şâfîî mezhebi fıkıh âlimidir. 517 (m. 1123) senesinde İran’da Tûs şehrinde doğdu. İmâm-ı Gazâlî’nin talebelerinden Muhammed bin Yahyâ’dan Şafiî fıkhını öğrendi. Sonra Bağdad’a geldi. Behâiyye Medresesi’nde ders okutması için tayini yapıldı. Nizâmiyye Medresesi’nde de vaaz ve nasihat ederdi. 567 (m. 1171) senesinde Bağdad’da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Azılı Bir Müşrik Nadr Bin Hâris

Vehbi Tülek

Hazreti Berra (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Berra (radıyallahü anh) Eshab-ı kiramdandır. Hayatı hakkında fazla bir bilgi yoktur. Bazı hadis-i şerifler ondan rivayet edilmiştir. Ondan rivayet edilen bir hadis-i şerifte, Resulullah Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki:

Fitneler, Bidatler Yayıldığı Zaman

Vehbi Tülek

Ahmed Bezzâr Hazretleri

Vehbi Tülek

İmanı Olanlara Müjdeler Olsun

Vehbi Tülek

Ebû Feth-i Vâsıtî

Vehbi Tülek

Abdülazîz Nesefî

Vehbi Tülek

Karakaş Mehmet Paşa

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

At Hirsizi

İftiranin Neticesi

Değişen Sizin Kalbiniz

Ahde Vefa

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek