Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.859.369

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâdık Talebenin Ilacı Hocasına Bağlılığıdır!

Mevlânâ Abdülmecîd Şirvânî hazretleri Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. Azerbaycan’da Şirvan'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra tasavvufa meyletti. Mevlânâ Şehkubâd hazretlerinin derslerinde kemâle eren Abdülmecîd Şirvânî hocasının vefâtından sonra onun yerine geçti. Sonra Tokat'a giderek talebe yetiştirmeye başladı. 1564 (H. 972)’de orada vefât etti. Talebelerine âhirette pişmân olmamaları ve istenmeyen durumlarla karşılaşmamaları için devamlı nasîhatlerde bulunurdu. Bu hususta şöyle buyururdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Mimar Koca Mehmed Ağa

Sultanahmed Camii mimarı Mehmed Ağa, 1563'de Rumeli'den İstanbul'a geldiğinde çocuk yaştaydı. 5 sene orta tahsilinden sonra Hâssa Mimâri Mektebinde 21 sene mimarlık eğitimi gördü. Çeşitli vazifelerde bulunduktan sonra Sultan III. Murad Han tarafından, Rumeli, Mısır, Arabistan, Kırım ve Macaristan'a, buradaki mimari eserleri incelemek maksadıyla gönderildi. Daha sonra Suyolları Nâzırı oldu. I. Ahmed Han padişah olunca onu Hâssa Sermimarlığı makamına getirdi. Mehmed Ağa, 23 Eylül 1611'de İstanbul'dan hareket ederek, 4 Mart 1612'de Mekke-i Mükerreme'ye vasıl oldu. Şimdi ilk büyük icraatını gerçekleştiriyordu; Meşhur "Altın Oluk"u, Kâbe'ye yerleştir dikten sonra, 82 kilo saf altınla işlenmiş örtü ile Kâbe-i Muazzamayı kapladı ve oradan Medine-i Münevvere'ye geçti. Sultan Ahmed Han, Şeb-çerağ yani Gece Aydınlatan isimli meşhur elması Ravza-i Mutahhara'ya takılmak için göndermişti. Bu meşhur elmas kalın bir altın bir muhafaza içine alınmış, etrafı da 227 küçük elmasla işlenmiş ti. Mehmed Ağa bu elmas askıyı, büyük bir merasimle Peyagamber Efendimizin başucuna astı. Ayrıca Hazret-i Fâtıma validemizin kabrini de baştan başa yeniledi. Daha sonra İstanbul'a döndü.

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Çal Çoban Çal

Vehbi Tülek

MÂzeret Ortada

Vehbi Tülek

Tanzimat yıllarının meşhur şâirlerinden Kâzım Paşa, bir gün serasker kapısında Masârif Nâzırı'nın yanında otururken bir kadın gelip, birikmiş aylıklarını ister. Nâzır, havâle gelmediği ve tahsisat (ödenek) bulunmadığı için bahis mevzuu maaşı veremeyeceğini; eğer bir sonraki ayda gelirse, maaşını alabileceğini; çünkü o zaman bütçenin muhtemelen rahatlayacağını... uzun uzun anlatır. Ancak kadın ısrarcıdır... Darda olduğundan bahsederek sızlanmaya başlar... İşin uzadığını gören Kâzım Paşa, araya girer ve kadına Masârif Nâzırı'nı göstererek;" Hanım, der, ısrar etme artık. İşte mâzeret ortada... Bu ayı veremem diyor; fakat, belki öbür ayı verebilir; git sonra gel.

Kendi Re’yimizle İş Yapmayiz

Vehbi Tülek

68 - Geriye Bakan İki Göz Olacağina İleri Bakan Bir Göz Olsun

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid’in Vefati

Vehbi Tülek

İstanbul’un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Kanuniyi Kabul Etmeyen Derviş

Vehbi Tülek

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Edirne’yi Müslümanlara Tekrar İhsan Edecek

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Canlı Cansız, Her Şey Allah'ı Tesbîh Eder

Fethullah Şirvâni hazretleri Kelâm, fıkıh, matematik ve astronomi âlimi olup Siirt'e bağlı Şirvan köyünde doğdu. 857 (m. 1453) yılında Kastamonu'da vefât edip, oraya defnedildi. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gül Baba

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bayezid Han, dinlenmek için gittiği avdan dönüyordu. Bir an önce saraya varmayı düşünürken atını durdurdu, havayı kokladı ve derin derin nefes alıp ferahladıktan sonra sordu:
- Bu güzel kokular da nereden gelir böyle?
Vezirlerinden biri cevap verdi:
- Devletlü Padişahım! İstanbul kuşatmasına katılan gazilerimizden tabiat âşığı biri vardır ki, ona Gül Baba derler. Ak sakallı, nur yüzlü bir ihtiyardır. Şu yamaçları güllerle ve dahi türlü çiçeklerle donattı. Bu hoş kokular O'nun bahçesinden gelmektedir.
- Merhum babamın bu gazi askerini ziyaret etmek isterim!

Allah'a Tevekkül Etmek Farzdır!

Vehbi Tülek

Dargın Olanla, Üç Gün Içinde Barışmalıdır

Vehbi Tülek

Şemsüddin Muhammed İsfahani hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 616'da (m. 1219) İran'da İsfahan'da doğdu. Sonra Bağdat'a, Şam'a, nihayet Kahire'ye giderek ilim tahsil etti. Kahire'de Sâhibiyye Medresesi'nde ders verdi. 688 (9 Ağustos 1289) tarihinde Kahire'de vefat etti. Şöyle anlatır:

Katı Bir Kalp, Allah'tan Uzaktır

Vehbi Tülek

Muhammed Bâkır Lâhorî

Vehbi Tülek

Evliyazâde İsmail Hakkı Efendi

Vehbi Tülek

"kâdı Hân" Hasen Fergânî

Vehbi Tülek

Mürüvvet, Iyilik Etmeyi Sevmektir

Vehbi Tülek

Şam'dan Yayılan Nur Abdullah-ı Herâtî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Firkateyne Bininiz

Yüz Vermedin!

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Başka Du Bilmez Misin?

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek