Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.558.083

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimsenin Gönlünü Almak, Altından Daha Kıymetlidir

Seyyid Cemâleddîn-i Ezherî hazretleri İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. İran’da Şîrâz’da doğdu. 1358 (H.760) senesinde Geylân’da vefat etti. Mısır'da Câmi'ul-Ezher Medresesine gitti ve zamânın âlimlerinden dînî ilimleri okudu. Tahsîlini tamamladıktan sonra Tebrîz'e yerleşti. Orada, tasavvuf yolunda ilerlemek için, Şihâbüddîn-i Sühreverdî hazretlerinin oğlu Şihâbüddîn-i Tebrîzî'nin talebeleri arasına girdi. İcazet verilerek Geylân taraflarına gönderildi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanuni Sultan Süleyman Ve Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Kânûni Sultan Süleymân Hân devrinde, bir ara yağmurlar yağmaz olmuş, insanlar kuraklıktan çok muzdarip olmuşlardı. İstanbul halkı, yağmur duâsına çıkılmasına karar verdi. Pâdişâh da çıktı. Okmeydanı'nda büyük bir kalabalık toplandı. Öyle ki bu toplulukta, başta pâdişâh olmak üzere, âlimler, vâliler, idâreciler, vezirler, kuvvetli-zayıf, zengin-fakir herkes vardı. Bilindiği gibi, Osmanlı sultanları yapacakları bütün mühim işlerde, mutlaka şeyhülislâma danışırlar, onun fetvâsına uygun hareket ederlerdi. Bunun için Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendi den, yağmur duâsını kimin yapmasının münâsib olacağı suâl edildi. O da; "Duâyı, pâdişâh veya onun münâsib gördüğü bir zât eder." buyurdu. Bunun üzerine pâdişâh; "Ya'kûb Germiyâni duâ eylesin." dedi. Ya'kûb Efendi ise, kendisini buna ehil, münâsib görmeyip mahcûb oldu ve bir tarafa gizlendi. Oğlu Yûsuf Efendinin, yerini bildirmesiyle arayıp buldular. Gelmek istemedi ise de; "Pâdişâh efendimizin emridir." dediler. Bunun üzerine mecbûren kalkıp geldi. Minbere çıkıp duâ etti. Orada bulunanlar "Âmin" dediler. Bu duâ bereketiyle öyle yağmur yağdı ki, her taraf su ile doldu. İnsanlar, onun büyük bir âlim ve yüksek bir veli olduğunu, bu hâdise ile daha iyi anladılar. O ise kendisini; âciz, aşağı, bu işe lâyık olmayan biri gördüğünden çok mahcub olmuştu. Ya'kûb Germiyâni hazretleri duâ günü, gizlendiği yeri haber verip meydana çıkmasına sebeb olduğu için, daha sonraları oğlu Yûsuf Efendiye sitem etti. Kendisini duâ etmeye, duâsının kabûl olmasına lâyık görmeyerek ve çok tevâzu göstererek; "Yağmur bolluğuna uğradık. Ben o meclise varmayacaktım. Bizi kırıklığa uğratıp, ömrümde, çekemeyeceğim mahcûbiyete müptelâ olmama sebeb oldun." Dedi.

Vehbi Tülek

Selman Reis

Vehbi Tülek

Temizlik

Vehbi Tülek

Nalinci Baba Ve Sultan Iii. Murad

Vehbi Tülek

Sultan III. Murad Han o gün bir hoştur. Telaşeli görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç değil. Veziriazam Siyavuş Paşa sorar:- Hayrola efendim, canınızı sıkan bir şey mi var?- Akşam garip bir rüya gördüm.- Hayırdır inşallah?..- Hayır mı şer mi öğreneceğiz.- Nasıl yani?- Hazırlan, dışarı çıkıyoruz.Ve iki molla kılığında çıkarlar yola.

Ne Oldum Dememeli

Vehbi Tülek

Zirhimi Giyinip Kilicimi Kuşandim

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

Allah İçin Vurmuştum

Vehbi Tülek

Yeniçeri Zorbalari Ve Iv. Mustafa Han

Vehbi Tülek

51 - İbn-i Haldûn'un Emîr Timur'la Görüşmesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Her Kim Mevlâ'sına Kavuşmak Isterse

Seyyid Yahyâ Bin Sâbit hazretleri evliyânın büyüklerinden olup Seyyid Ahmed Rufai hazretlerinin dedesidir. 460 (m. 1068)'de Basra'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kelime-i Şehâdeti Söyleyemeyen Adam!

Vehbi Tülek

Mâlik bin Dinâr hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 748 (H.131) târihinde Basra'da vefât etti. Ömrünü Basra'da geçirdi. Güzel halleri ve çok kerâmetleri görüldü. Nefsini hesâba çeker, bir an onu boş bırakmazdı...

Günahı Çok Olan Çok Su Dağıtsın

Vehbi Tülek

İbâdetlerin En Faziletlisi Mushafa Bakmaktır

Vehbi Tülek

İbn-i Abdünnûr Mâleki hazretleri kıraat âlimidir. 630'da (m. 1233) Endülüs'ün (İspanya) Mâleka (Mala­ga) şehrinde doğdu. Mâleka'da zamanın meşhur âlimlerinden kıraat ilmi tahsil etti. İcazet aldıktan sonra El-Meriyye (Almeria), Berşelûne (Barcelona), Gırnata (Granada) ve Vâdiâş'ta (Guadix) kıraat dersleri verdi. 702 (m. 1302)'de el-Meriyye'de vefat etti. Kur'ân-ı kerime tazim hakkında buyurdu ki:

"merkez Efendi"

Vehbi Tülek

Kullarımdan Gereği Gibi Şükreden Azdır

Vehbi Tülek

Evliyânın Kerâmeti Bizim Yolumuzda Haktır

Vehbi Tülek

Cepheye Gitmeden Harbe Katılan Mübarek Zat

Vehbi Tülek

Altıparmak Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Abdülaziz Buhârî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kul Hakkı

Kul Hakkı

Bâyezid-i Bistâmi yağmurlu bir havada Cumâ namazına gitmek için evinden çıktı. Sağnak hâlde yağan yağmur, yolu çamur hâline getirmişti. Yağmur bitinceye kadar bir evin ihâta duvarına dayandı. Çamurlu ayakkabılarını duvarın taşlarına sürerek temizledi. Yağmur yavaşlayınca câmiye doğru yürüdü. Bu sırada aklına bir mecûsinin duvarını kirlettiği geldi ve üzülerek;

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Allah Nasil Misafir Edilir?

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Kum Ve Kaya

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek