Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.690.823

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ümmetimde, Her Yüz Senede Iyiler Bulunur

Huccetül-İslam Hattâbî hazretleri hadîs âlimidir. Hadîs ilminde huccet (üçyüzbin hadîs-i şerîf bilen) idi. Miladi 931 senesinde Afganistan’da Büst şehrinde doğdu. Mekke, Basra, Bağdâd ve daha başka İslâm şehirlerinde ilim tahsil etti. Çeşitli ilimler hakkında eserler telîf etmiş ve meşhûr hadîs, kitaplarından İmâm-ı Buhârî’nin Sahih’ine, Ebî Davud’un Sünen’ine şerh yazmıştır. 998 yılında Büst’te vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bağdad Gibi Yüz Kaleye Değerdin

Sultan IV. Murad 1638 senesi Ekim ayında, daha önceden İran'ın işgal ettiği Bağdad kalesini muhasara etti. Bir gün Dicle kenarında iken:

"Bağdad'ı fethetmeden İmam-ı Azam hazretlerinin türbesini ziyaret etmekten utanırım" diyordu. Her akşam siperleri geziyor ve askerin moralini takviye ediyordu. Hendekler dolmuş, kale duvarları birçok yerden yıkılmış olup yürüyüş zamanı geldiği halde yapılmıyordu. Muhasaranın 37.ci günü Vezir-i Azamı huzuruna çağırıp niçin nihai hücum yürüyüşünün yapılmadığını sordu. Vezir-i Azam:

"Padişahım sabroluna. Sonunda şehir fetholunacak, yürüyüşe zaman vardır. Askeri acele ile kırdırmayalım" dedi. Padişah:

"Senin namın, dilaverliğin ve şecaatin bu mudur? Tehirin manası nedir?" diye sorunca Vezir-i Azzam:

"Ben canımı padişaha feda etmişim. Tayyar kulunuz ölmekle bir şey olmaz. Allahü Teâlâ kaleyi bize ihsan eylesin" dedi ve ertesi gün kaleye hücuma kalkışıldı. Bazı kuleler ele geçirilerek bayrak dikildi. Tayyar Mehmed Paşa, elinde kılıç, yakınındaki bir kuleye hücum eden askerleriyle birlikte savaşıyordu. Kale düşmek üzereydi. O anda bir tüfek kurşunu gelip Vezir-i Azam Tayyar Mehmed Paşa'nın alnına isabet etti ve oracıkta şehid düştü. Padişah bu hadiseyi duyunca çok üzüldü ve:

"Ah Tayyar!... Bağdad gibi yüz kaleye değerdin" dedi.

Vehbi Tülek

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

Turhanoğlu Ali Bey

Vehbi Tülek

Sultani Zafere Zorlayan Müderris

Vehbi Tülek

1590'lı yıllarda Avusturyalılar'la aramız açılır. Hatta Estergon, Kili ve İbrail kaleleri düşmanın eline geçer. Avrupa'da zor günler yaşanır. Sultan III. Mehmed Han bizzat başında kendisinin bulunacağı bir sefere çıkmak ister, ancak etrafındakiler:
"Aman Sultanım Allah esirgesin" derler, "Eğer zat-ı şahanelerinizin başına bir hal gelecek olursa devletimiz ipi kopmuş tesbih gibi dağılır. Al-i Osman'a yazık olur". Saadettin Efendi ise Sultana cesaret verir. "Asker sizi başında görmeli!" der. Zira Kanuni'den bu yana sefere çıkan sultan yoktur ve saraydan yönetilen ordular sıradan rakipler karşısında bile bocalar. Hoca Saadettin "Bu son fırsat" diye çizer altını "Eğer cihad ruhunu kaybedersek, bir daha iflah olmayız!" Sadece Hoca Saadettin değil, omuzunda yük hissedenlerin alayı öyle düşünürler. Mesela Anadolu'nun üç güneşinden (Şems-i Tebrizi, Akşemseddin, Kara Şems) biri olarak tanınan Şemseddin Sivasi hazretleri, o yaşına rağmen kılıç kuşanır, katılır saflara. Görünüşte bir garip ihtiyardır, ama ruh kazandırır orduya. Himmeti ona keza. Sultan Mehmed'in hocasına itiraz etmesi düşünülemez, nitekim 100,000 kişilik bir ordu kurar, çıkar yola.

Size İtaat Ettik Ve Uyduk

Vehbi Tülek

İlk Türk Uçağinin Uçuşu

Vehbi Tülek

Sultan Iii. Selim Ve Kabakçi Mustafa

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Boynuzsuz Koç

Vehbi Tülek

Ancak İstanbul Kadisi Olursun

Vehbi Tülek

Yunan Askeri Hakiminin İtiraflari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Âşık Paşa Ali Bin Muhlis

Âşık Paşa, Anadolu'da yetişen Türk şâir ve mutasavvıflarının meşhûrlarındandırdır. 670 (m. 1272) târihinde Kırşehir'de doğdu. Babası Muhlis Paşa, Osman Gâzi'nin maiyetinde, âlim, faziletler sâhibi ve Ehl-i sünnet i'tikâdında bir zât idi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarayı Sular Altında Kalan Hükümdar

Vehbi Tülek

Abdullah bin Muhammed Belhi hazretleri hadis hafızı (yüz bin hadis-i şerifi sened ve râvileriyle bilen) ve tarihçidir. Belh'te doğdu. 295 (m. 907)'de Bağdâd'da vefât etti. Kitâb-ül-i'lel ve Kitâb-üt-târih isimli iki eseri vardır. Kitâb-üt-târih'te şöyle nakleder:

Süleyman Neş’et Efendi

Vehbi Tülek

Ebü’l-hasen Bûşencî

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasen Bûşenci hazretleri Horasanlı velilerdendir. Afganistan'da Herat yakınlarındaki Bûşenc'de doğ­du. Gençlik zamanında Bağdad'a gitti. Burada Şibli hazretleri ile sohbetleri oldu. Daha sonra Şam'a ve oradan da Nişâbur'a gitti. 348 (m. 959)'da orada vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Ebû Saîd Kaylavî

Vehbi Tülek

Çocuğa Hediye" Diyerek Verilenler

Vehbi Tülek

Kırâat-i Seb’a” Ve “kırâat-i Aşere

Vehbi Tülek

Günâhlarını Küçük Görmekten Sakın!

Vehbi Tülek

Hayâ Edilmeyen Işte Hayır Yoktu

Vehbi Tülek

Bilenlerden Sorup Öğreniniz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Ölüyü Diriltemem

Değişen Sizin Kalbiniz

"encümen-i Bîzebân"

Sünnet Akçesi

Değişen Sizin Kalbiniz

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek