Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.991.021

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Günahı Küçük Görmek Gibi Musîbet Yoktur

Muhammed bin Ebû Verd hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bağdât'ta yaşadı. Mîlâdî dokuzuncu asrın ikinci yarısında vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin yakınlarından olup, onun, Sırrî-yi Sekatî'nin, Hâris-i Muhâsibî'nin, Bişr-i Hafî'nin ve Ebü'l-Feth el-Hammâl'in sohbetinde bulundu. Tasavvufta yetişip, yükseldi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

74 - Böyle Vaaz Dinlemedik

Sultan III. Mehmed Han zamanında, halvetiye yolunun büyüklerinden olan Abdülehad Efendinin halifelerinden birisi şöyle anlatır:Pâdişâh beni Dâvûdpaşa Câmiinde vâz etmem için dâvet etmişlerdi. Câmiye girdiğimde bende biraz pişmanlık hâli meydana geldi. Kürsiye çıktığımda, hatırıma hiçbir kelime gelmedi. Yakın olduğu hâlde önümdeki yazıyı okuyacak hâlim kalmamıştı. Bu durumdan kurtulmak için Abdülehad Efendinin rûhâniyetine teveccüh etmek hatırıma geldi. Abdülehad Efendinin rûhâniyetine kalpten teveccüh ettiğimde o anda görünüp, sanki bana; "Nedir bu perişanlık, yapacağın vâaz, uzun zamandan beri yaptığın vâazlar değil midir?" buyuruyordu. O sırada bende, tam bir rahatlık ve zindelik meydana geldi. Öyle bir vâz ettim ki, beni tanıyanlar; "Hayâtımızda böyle bir vâaz dinlemedik." dediler.

Vehbi Tülek

İşte, İnsan Bunlari Görüp Gurura Kapilmamali

Vehbi Tülek

Bayezid Camiinde İlk Namaz

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

Bir gün Sultan Mahmud, vezirlerinden biriyle tebdili kıyafet yolda giderken, câminin duvarını tâmir eden Şâh Veli ile karşılaştı. O şâhıs, Şâh Veli'ye; "Hoca ikiylen nasılsın?" diye sordu. Şâh Veli de; "Üçlen iyiyim." karşılığını verdi. O şâhıs; "Niye er kalkmadın?" diye sorduğunda; "Er kalktım da el aldı." cevâbını verdi. Yine o zât; "Bir kaz yollasam yolar mısın?" diye sorunca, Şâh Veli; "O işi iyi beceririm." dedi. Vedâlaşıp ayrıldıktan sonra Sultan Mahmud yanındaki vezirine; "Biz ne konuştuk?" diye sordu. Vezir cevap veremedi.

Napolyon Ve Sultan Iii. Selim

Vehbi Tülek

Şair Padişah Ii. Selim

Vehbi Tülek

Sizler Şahid Olun

Vehbi Tülek

Emir Sultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

11 - Silistre Müdafaasi

Vehbi Tülek

Akillilarin Duraği

Vehbi Tülek

Ravza-i Mutahara Müdafii Fahreddin Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kitap, Sünnet İcmâ Ve Kıyâs

Fahr-ül-İslâm Pezdevi hazretleri Fıkıh ve kelâm âlimlerinin büyüklerindendir. 421 (m. 1030)'de doğdu. 493 (m. 1099)'da Buhârâ'da vefât etti. Fıkıh usûlüne dâir yazdığı kitapta buyuruyor ki

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Seyyid Bilâl

Vehbi Tülek

Emevi Halifesi Ömer bin Abdülaziz hazretlerinin komutanlarından Seyyid Bilâl Türk gönüllü savaşçılar birliği ile Karadeniz kıyısından Bizans'a doğru hareket etmişti. Niyetleri en kestirme yol olan denizden İstanbul önlerine varmaktı. Ancak yola çıktıktan birkaç gün sonra şiddetli bir yağmur ve fırtınaya yakalandılar. Seyyid Bilâl hazretleri ve gâziler güçlükle Sinop limanına sığındılar...

Yemek, Lezzet Almak Niyetiyle Yenmez

Vehbi Tülek

Namaz Müminin Mîrâcıdır

Vehbi Tülek

Hacı Beşir Ağa Osmanlı Dârüsseâde Ağası ve velilerdendir. 1652 (H.1063)'de doğdu. Üçüncü Ahmed'in şehzâdeliği sırasında müsâhibi, danışmanı idi. Sonraları Hicaz'a gönderilerek şeyhül-haremeyn vazifesi verildi. Bu vazifesi sırasında Mekke-i mükerremede bulunan ve evliyânın büyüklerinden olan ve Muhammed Masum Fârûki hazretlerinin halifesi Ahmed-i Yekdest hazretlerinin derslerine ve sohbetlerine katıldı. Mehmed Emin Tokâdi hazretleri ile yakın dost ve âhiret kardeşi idi.

Bir nebbaş'ın Başına Gelenler

Vehbi Tülek

Nîmete Şükür, Belâya Sabır...

Vehbi Tülek

Resûlullah'ın Üzülmesi, Sadece Ümmeti Içindi

Vehbi Tülek

Mademki Emrimizi Tutmazsın Hemen Aramızdan Ayrıl

Vehbi Tülek

Ebû Amr Dimaşkî

Vehbi Tülek

Saatlerini Boşa Geçirenler Kıyamette Pişman Olacak!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abayi Yakmak

Abayi Yakmak

"Abayı yakmak." Bu tâbir mecâzen, "birine âşık olmak, tutulmak, gönül vermek" gibi mânâlar ihtivâ eder. Dervişler arasında birilerinin aşkının büyüklüğünden bahsedilecekse eskiden, "Ooo! Abası hayli yanıktır!" gibi ifadeler kullanılırmış.Eski tekke mimarimizin kompleksi içinde; bir mescid veya câmi, ortada şadırvanı olan bir avlu ve avluyu çevreleyen derviş hücreleri, büyükçe bir dershâne, mutfak, kiler, ambar v.s. bulunduğu bilinmektedir. Bilhassa kış aylarında dershânenin ocağı harlı ateşle yakılarak dervişânın burada toplanmaları sağlanır, böylece hem iktisat yapılmış, hem de uzun saatler mürşidden istifade ve istifâza etmeleri temin edilirmiş.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Geç Gelen Kurtarıcı

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Hizir Ve Gelin

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek