Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.756.276

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Sıkıntıda Kalırsan Bizden Yardım Iste!

Abdurrahmân es-Sekkâf hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1338 (H.739) senesinde Arabistan’ın güneyindeki Hadramût’un Terîm şehrinde doğdu. 1416 (H.819) senesinde Terîm'de vefât etti. Zamânının büyük âlimlerinden çeşitli ilimleri tahsîl etti. Ârif-i billah Müzâhim Ahmed gibi zâtlardan tasavvuf ilmini öğrendi. Zamânının büyük âlim ve evliyâları arasına girdi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli Ramazanlari

Ramazan Ayını GörmekEskiden Ramazanın birinci gününün tahakkukuna çok ehemmiyet verilirdi. Bunun için de ayı gözle seçilmeyecek derecede bir hilal halinde iken mutlaka görmek şarttır. Her ne kadar takvimlerde yazılı ise de astronomik hesaplarla tâyini cihetini atalarımız hatalı bulmuşlardır.Bu Ramazan ayının rü'yet meselesiyle Istanbul Kadılığı meşgul olurdu. Ramazan olmayı melhuz olan akşam Istanbul Kadısı ile maiyetindeki memurlar Şeyhülislâm dairesinde toplanırlardı. O akşam için Kadı'nın, dairesinde dâvetli ricale ve büyük rütbeli ilmiye memurlarına mükemmel bir ziyafet çekmesi mutaddır.(gelenektir)

Vehbi Tülek

Dünyanin En Dürüst Ve En Medenî Milleti

Vehbi Tülek

Hadim SinÂn Paşa Ve Misir Seferi

Vehbi Tülek

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti'nde, yabancı devletlere gönderilecek elçilere çok dikkat edilirdi. Devlet-i Aliyye'nin itibarını gözetecek Serdengeçtiler aranırdı. 1736'da İran Şahı Tahmasb'a da bir elçi göndermek icabetti. İmrahor Mustafa Paşa münasip görüldü. Şah tarafından kabul edilen Mustafa Paşa, görevini yerine getirdi. Sonra, âdeti olduğu için Şah biraz eğlenmek, biraz da denemek kastıyle dedi ki: -İmrahor Paşa!.. Benim bir derdim var. Acaba sen halledebilir misin?-Hayırdır İnşâallah.-Bir atım var. Fakat, çok haşarı. Üstüne bineni yere fırlatır. Şuna bin de fikrini söyle!Mustafa Paşa, sükût etti. Biraz sonra iki seyis, iki tarafından yakalamış atı getirdiler. Önüne geleni kapar, ardında kalanı teper bir hayvandı. Şah sinsi sinsi güler, at yerleri eşeler, seyisler korkuyla bekleşirlerdi. Bütün İran devlet büyükleri meraktaydı. Mustafa Paşa, gayret kemerini kuşanıp, seyislere işaret etti. Azgın hayvanı, apıl apıl getirdiler. Bir adım kala: "Bismillah..." deyip üstüne sıçradı. Sonra da seyislere: "Bırakın!" diye bağırdı. Beygir bütün marifetlerini gösterdi. Sıçradı, çifte attı, şâha kalktı. Fakat, İmrahor Paşa'yı sırtından atamadı. Sonunda kuzu gibi uslanıverdi. Osmanlı elçisi, İran Şâhı'nın önüne geldi. Attan aşağı sıçradı. Gemleri uzatırken dedi ki:"At binenin, kılıç kuşananın Şah'ım!"

Kanuni Sultan Süleyman Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Habib Baba

Vehbi Tülek

Nalinci Baba Ve Sultan Iii. Murad

Vehbi Tülek

Birakma Bizi Baba

Vehbi Tülek

Broken Hill Savaşi

Vehbi Tülek

Ya’kub GermiyÂnî’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kitap, Sünnet İcmâ Ve Kıyâs

Fahr-ül-İslâm Pezdevi hazretleri Fıkıh ve kelâm âlimlerinin büyüklerindendir. 421 (m. 1030)'de doğdu. 493 (m. 1099)'da Buhârâ'da vefât etti. Fıkıh usûlüne dâir yazdığı kitapta buyuruyor ki

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fasîh Dede Ve Nasuhi Efendi

Vehbi Tülek

Nasuhi Efendi, büyük velilerdendir. On yedinci yüzyılın ikinci yarısında ve on sekizinci yüzyılın başında yaşamış olup, Halvetiyye yoluna mensuptur. Kastamonulu Şeyh Şâbân-ı Veli hazretlerinin torunlarındandır. Üsküdar'da doğup yaşadığı için "Üsküdâri" nisbesiyle meşhûr olmuştur. 1718 (H.1130) senesinde İstanbul'da vefât etti. Kabri Üsküdar, Doğancılar'da Nasûhi Dergâhı bahçesindedir...

İbrâhim Metbûlî Hazretleri

Vehbi Tülek

Künhi Abdurrahim Dede

Vehbi Tülek

Künhi Abdurrahim Dede "rahmetullahi aleyh" Mevlevi şeyhlerindendir. 1769'da İstanbul'da doğdu. Yenikapı Mevlevihanesi şeyhi Receb Hüsnü Dede'ye intisab etti. Hocasının vefatından sonra oraya şeyh ta­yin edildi. 1831'de vefat etti. Sohbetlerinde, Mesnevi'den naklederek buyurdu ki:

Allahı Anmayı âdet Hâline Getirmek

Vehbi Tülek

Bid'at Ehli Ile Oturmayınız, Onlarla Sohbet Etmeyiniz

Vehbi Tülek

Abdülhalîm Çelebi

Vehbi Tülek

Muhammed Biserî

Vehbi Tülek

Şeyh Mahmud Efendi

Vehbi Tülek

Allahü Tealaya Imandan Sonra

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Geç Gelen Kurtarıcı

Yirmi Saniyede

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Sarik Ve Sakal

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek