Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.113.789

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bahri Dede Ve Zigetvar Kalesi'nin Fethi

Bahri Dede evliyânın meşhurlarındandır. Edirne'de doğdu ve orada yetişti. 1566 (H.974) senesinde Bursa'da vefât etti. Edirne'de zamânının âlimlerinden ilim öğrenen Bahri Dede, tasavvufta İbrâhim Edhem hazretlerinin yolunda yetişip kemâle erdi. Bursa'da Murâdiye Dergâhında insanlara rehberlik etti. Sohbetleri çok tesirli ve duâsı makbul idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Böyle Soruya Böyle Cevap

Avrupalıların 'Muhteşem Süleyman' lakabıyla andıkları Kânuni Sultan Süleyman Hân, 'Muhibbi' mahlası ile çok güzel şiirler yazmıştır. Şiirlerinden bir kısmı toplandı.Bir gün, saray bahçesindeki ağaçların karıncalar tarafından istilâ edildiğini görüp, karıncaların öldürülmesi hususunda, zamânın Şeyhülislâmı Zenbilli Ali Efendi'den fetvâ istedi. Suâli şiir şeklinde olup, şöyleydi:

Dırahtı (ağacı) sarmış olsa karınca, / Zarar var mı karıncayı kırınca.

'Zenbilli Ali Efendi de, bu zarif suâle yine şiirle cevap verip, suâl kâğıdının altına şu beyti yazdı:
'Yarın divânına Hakkın varınca, / Süleyman'dan alır hakkın karınca.

Vehbi Tülek

Düğün-bayram Alayina Gitmiyor Ya!

Vehbi Tülek

Koca Cafer Paşa

Vehbi Tülek

Hukukun Şeyhülislamiyim

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Han devri şeyhülislâmlarından Turşucuzâde Ahmed Muhtar Efendi, bir gün makâmındayken Vâlide Sultan'ın kahvecibaşısı gelmiş. Vâlide Sultan'ın, Aksaray'da yapılan câmie âit vakıflardan doğan dâvânın çok uzadığından üzüldüğünü hatırlatmış. Şeyhülislâm'ın cevâbı ise söyle olmuştu: "Hükme te'sirim olmaz. Şer-i şerif ne hükmederse, öyle olur". Kahvecibaşı çıkıp gidince etrafındakilere dönüp şöyle demisti: "Ben Vâlide Sultan'ın değil, hukûkun şeyhülislâmıyım. Ne zaman ki hak ve hukûka müdâhale edilmek istenirse, aklıma, vaktiyle Ayasofya Medresesi'nde derse çıktığım zaman papuçlarımı koltuğuma aldığım gelir. Hak hukuk bekçiligi zor iştir. Belki makama vefa getirmez amma kalbe şifa verir. Bu sebeple pabuç koltukta olacak, makâmı bırakacak amma hakka dil uzattırmayacaksın!".

38 - Savaş Ve Zafer İçin

Vehbi Tülek

Pirizade Mehmed Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Silah Kullanma Sanati

Vehbi Tülek

Nadir Şah Ve I. Mahmûd Han

Vehbi Tülek

Kenan Bey

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Oğluna Nasihati

Vehbi Tülek

Padişahlar Da Güler!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Duanın Kabul Olması Için

Ebû Bekr-i Belhi hazretleri Hanefi fıkıh âlimlerindendir. Afganistan'da Belh şehrinde doğdu. Büyük âlimlerden fıkıh ilmi tahsil ettikten sonra buraya kâdı tayin edildi. 559 [m. 1165]'de vefât etti. Makâmât kitâbı meşhûrdur. Bu kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şehâbeddîn Mahmûd Halebî

Vehbi Tülek

Şehâbeddin Mahmûd Halebi hazretleri, fıkıh, hadis ve lügat âlimidir. 644 (m. 1246) senesinde Haleb'de doğdu. 725 (m. 1325) senesinde Şam'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Öldükten Sonra Da Kesilmeyen Sevaplar

Vehbi Tülek

ceddine Saadetler Olsun Ey Sa'd!..

Vehbi Tülek

Mehir parasıyla hanımına bir şeyler almak için pazara çıkan siyâhi fakir damat Sa'd, bir ses duyar!.. Resûlullah'ın münadisi pazar yerinde şöyle bağırmaktadır:
"Ey Allah'ın süvarileri! Geliniz, cihad var, cihaaad!.."
Sa'd bunu duyar duymaz şöyle düşünür:
"Allahım! Yerlerin ve göklerin Rabbi... Ben bu paraları, Allah'ın, Resûlünün ve mü'minlerin sevdiği yola sarf edeceğim..."

Büyük Mutasavvıf Sadreddîn-i Konevî

Vehbi Tülek

Cizreli Muhammed Saîd Efendi

Vehbi Tülek

Türkistânlı Fakîh Ebû Bekr Bin Mes'ûd

Vehbi Tülek

Abdülmelik Nîşâpûrî

Vehbi Tülek

Bu âleme Gelen Elbette Göçecektir!

Vehbi Tülek

Koca Yusuf

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Karşılık Beklemiyorum

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Cennetlik Hanım Isteyen...

Kadin Akli

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek