Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.507.501

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kendi Rızkına Râzı Olan, Kimseye Muhtaç Olmaz

İmam-ı Câfer-i Sâdık hazretleri Tâbiînin yükseklerinden ve evliyânın büyüklerinden olup "Oniki İmâm"ın altıncısıdır. 702 (H.83) senesinde Medîne-i münevverede doğdu. 765 (H.148) senesinde Mekke'de vefât etti. İlmi, Oniki İmâmdan beşincisi olan babası Muhammed Bâkır'dan öğrendi. İlim ve fazîlette zamânının bir tânesi oldu. Bütün din bilgilerinde olduğu gibi, zamânının bütün fen ilimlerinde de söz sâhibiydi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ümid Bekler

Bir gece Nûreddinzâde Muslihuddin Efendi, fener hazırlatıp saraya gitti. Saraya varınca, kapıda bulunan görevliler içeri aldılar. Pâdişâha durumu arzedilince, kendisini kabûl etti. Pâdişâhla uzun müddet sohbet ettikten sonra şu rüyâsını anlattı: "Bu gece Resûlullah efendimizi rüyâmda gördüm. Emir buyurdu ki: "Süleymân'a bizden selâm söyle; İslâmın düşmanlarıyla farz olan cihâdı niçin terk etti? Benim şefâatimden ümit bekler ve rızâmı almak isterse, İslâm askerini hazır bulundurup, İslâm düşmanlarını ihtar etmekten uzak durmasın!"

Vehbi Tülek

Yanliş Gelen Telgraf

Vehbi Tülek

Şaşiran ŞÂir

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Murad Ve Şücaeddin Karamani

Vehbi Tülek

Bir gün Sultan İkinci Murâd Hân, Edirne'de abdest tâzelemek üzere çıktığı zaman ayağı kayıp düştü. O sırada nûr yüzlü bir kimse peydâ oldu. Sultânı elinden tutup, o tehlikeli hâlden kurtardı ve âniden kayboldu. Sonra Pâdişâh, kendini tehlikeden kurtaran o zâtla görüşmek istedi. Edirne'nin bütün sâlih kimselerini huzûruna dâvet etti. Ancak, dâvet ettiği kimseler arasında aradığı zât yoktu. Nihâyet bütün Edirne halkını bir yere toplatıp, birer birer gözden geçirdikten sonra, aralarında, elinden tutup kurtaran Şücâeddin Karamâni'yi buldu. Ona hürmet edip, iltifât ve ihsânlarda bulundu. Debbaglar Mahallesinde ona bir mescid ve bir dergâh yaptırdı. Talebelerine Murâdiye evkâfından maaş bağlatıp, ihsânlarda bulundu.Şücâeddin Karamâni, kendi mezarının duvarını, kendi eliyle kerpiçden yaptı. Her kerpici, yerine üç defâ İhlâs sûresi okuyarak koydu.Kânûni Sultan Süleymân Hân, pâdişâhlığı zamânında Edirne'ye geldiğinde, mescidini büyültüp câmi hâline getirdi. OrayaKur'ân-ı kerim okuyan hâfızlar, müezzin ve hatib tâyin etti. O sırada dergâhında vazifeli olan Cerrahzâde Mustafa Çelebi, Şeyh Şücâeddin Karamâni hazretlerinin yaptığı duvarı yıktırmayıp, bereketlenmek için olduğu gibi bıraktırdı.Şücâeddin Karamâni, dergâhını ve mescidini büyütüp imâr eden müslüman olmayan mimârın rüyâsına girip, onu İslâma dâvet etti. O da ertesi gün İslâmı kabûl edip, hidâyete kavuştu ve ismini "Hidâyet" olarak değiştirdi.

İstanbul’da Üç Gece

Vehbi Tülek

86 - Hoşa Giden Tabir

Vehbi Tülek

Çerkes Hasan Bey’in İtirafnamesi

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Canli Kuzu

Vehbi Tülek

Kirk Yillik KÂni

Vehbi Tülek

Hadim SinÂn Paşa Ve Misir Seferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

dülger-zâde Mustafa Efendi

Dülger-zâde Mustafa Rızâ-eddin Efendi, ilk tahsilini tamamladıktan sonra, Sinân Paşa Medresesi'ne devam etti. Bu sırada, Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretlerinin dergâhında talebe yetiştirmekle görevli Ya'kûb Efendi'nin emri ile Odabaşı şeyhi Fenâi Efendi'nin derslerine devam edip, Celvetiyye yoluna girdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ali Müttekî El-hindî

Vehbi Tülek

Ali Mütteki hazretlerinin tam adı "Ali bin Abdülmelik Hüsâmeddin bin Kâdı Hân el-Kâdiri eş-Şâzili"dir. Lakabı, "Alâüddin"dir. Mütteki diye meşhûrdur.
Bu mübarek zat 1566 (H.974) senesinde Hindistan'dan Mekke-i mükerremeye gitti. Sıhhati yerinde idi. Kendisini ziyârete gelenlere buyurdu ki:
-Şöyle bir kimse düşünün: Ölümü tatmış, ölümden sonraki şeyleri, başa gelecekleri görmüş, sonra Allahü teâlâ tekrar onu ikinci defâ dünyâya göndermeyi dilemiş ve göndermiş. Böyle bir kimse hiç ölümden gâfil olur mu? Ölümü hiç unutur mu? İşte bu fakir de o kimse gibi ölümden gâfil ve unutmuş değilim...

Meşhur Olmaktan Korkup Şehri Terk Eden Zat!

Vehbi Tülek

Şeyh Abdülhalim Efendi

Vehbi Tülek

Şeyh Abdülhalim Efendi İstanbul evliyâsından olup, Halvetiyye yolunun Ramazaniyye kolunu kuran Ramazan Mahfi Efendinin oğludur. Babasının vefâtından sonra yerine geçti. Fakat kısa süre sonra 1617 yılında vefât etti. Kabri, Kocamustafaşa'da Ramazan Efendi Câmiinin yanındaki babasının türbesinin arkasında bulunan küçük kabristandadır. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Onun Hâlini Allah Sizden Iyi Bilir

Vehbi Tülek

Kendisini Aldatan Kimsenin Seni De Aldatmasından Kork!

Vehbi Tülek

Özrü Kabul Etmeyen Adamın Hazin Sonu!

Vehbi Tülek

Abdurrahman Bin Bişr

Vehbi Tülek

​muhâcirler, Ensâr Ve Diğer Eshâb-ı Kirâm...

Vehbi Tülek

Salih Bin Muhammed Ömerî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Hz. Şeyh Ebû Hafs Ömer'den rivayet edilmiştir: Bir yiğit daima: «Ya Kadimü'l-İhsân İhsânüke'l-Kadim» diye dua edermiş. Salih bir zat da O'na, neden daima bu dua ile meşgul olup, başka zikir ve dua etmediğinin sebebini sorar, Yiğit ise şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Tüccarin Rüyasi

Keramete İnanmayan Âlim

Allah Diyen Genç

Bunlar Şarapti

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek